Son dönemde bir sohbette, “BOŞ VERMİŞİM SİYASETE” demiştim.
Sözümdeyim. Bu kez geçmişin derinliklerinde dolaşıyorum.
İzmir Marşı eşliğinde meydanın eski günlerinde yürürken burnuma gelen güzel bir koku, beni daldığım düşüncelerden uyandırıyor.
Meydanın efsane köftecilerinden Yakup Alev, ocağını yakmış olmalı. Köftelerinin iştah açan kokusu yavaş yavaş meydana yayılıyor.
Öğle saatlerinde devlet memurlarının çoğu evine gitmez, Yakup Alev’in köftesinden yiyebilmek için sıraya girerdi. O kuyruğun kendine özgü sohbeti, şakası ve neşesi vardı.
Hemen karşıda Süzer Firması bulunurdu. Ön tarafında ise Trabzon’a çalışan minibüsler sıralarını beklerdi.
O durağın unutulmaz simalarından biri de Trabzon minibüslerinin simsarı Dursun’du.
Sabahları kahvaltı yapmadan durağa gelir; bir elinde simitler, diğer elinde ayran şişesi olurdu. Simidini yerken ayranını sıradaki minibüsün şoför girişine bırakır, arada bir yudumlardı.
Ancak o ayran çoğu zaman orada unutulurdu. Minibüsle birlikte Trabzon’a kadar gider, akşam aynı araçla yeniden meydana dönerdi.
Dursun’un bir de rakibi vardı: Ulusoy Derya’nın simsarı Rasim…
Yolcu kapma konusunda ikisi arasında kıyasıya bir rekabet yaşanırdı. Her yolcu için ayrı bir mücadele, her sefer öncesinde başka bir telaş vardı.
Bir keresinde Atatürk heykelinin dibinde bir yolcuya ikisi birden yapışmıştı. Biri yakasından, diğeri paçasından çekiyordu.
Olan yolcuya olmuş; üzerinde ne düzgün bir gömlek ne de ceket kalmıştı.
SONRASI MI?
Meydanın o günlerini yaşayanlar, bugün hâlâ aynı özlemle anlatıyor geçmişi.
Şakalarıyla tanınan o insanların çevrelerine yaptığı muziplikleri unutmak mümkün mü? Her birinin ayrı bir hikâyesi, meydanda bıraktığı ayrı bir hatırası vardı.
Düşünüyorum da o günlerin siyasi hayatıyla bugünün politikacıları arasında gerçekten büyük farklar bulunuyor.
Siyasete boş vermiştim ama geçmişin sokaklarında dolaşırken yolum yine siyasete çıktı.
Politikanın yeniden güzelleştiği günlerde buluşmak üzere…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Asım İNAN
GEÇMİŞTE KALAN GÜZEL GÜNLER GERİ GELİR Mİ?
GEÇMİŞTE KALAN GÜZEL GÜNLER GERİ GELİR Mİ?
Asım İNAN
Son dönemde bir sohbette, “BOŞ VERMİŞİM SİYASETE” demiştim.
Sözümdeyim. Bu kez geçmişin derinliklerinde dolaşıyorum.
İzmir Marşı eşliğinde meydanın eski günlerinde yürürken burnuma gelen güzel bir koku, beni daldığım düşüncelerden uyandırıyor.
Meydanın efsane köftecilerinden Yakup Alev, ocağını yakmış olmalı. Köftelerinin iştah açan kokusu yavaş yavaş meydana yayılıyor.
Öğle saatlerinde devlet memurlarının çoğu evine gitmez, Yakup Alev’in köftesinden yiyebilmek için sıraya girerdi. O kuyruğun kendine özgü sohbeti, şakası ve neşesi vardı.
Hemen karşıda Süzer Firması bulunurdu. Ön tarafında ise Trabzon’a çalışan minibüsler sıralarını beklerdi.
O durağın unutulmaz simalarından biri de Trabzon minibüslerinin simsarı Dursun’du.
Sabahları kahvaltı yapmadan durağa gelir; bir elinde simitler, diğer elinde ayran şişesi olurdu. Simidini yerken ayranını sıradaki minibüsün şoför girişine bırakır, arada bir yudumlardı.
Ancak o ayran çoğu zaman orada unutulurdu. Minibüsle birlikte Trabzon’a kadar gider, akşam aynı araçla yeniden meydana dönerdi.
Dursun’un bir de rakibi vardı: Ulusoy Derya’nın simsarı Rasim…
Yolcu kapma konusunda ikisi arasında kıyasıya bir rekabet yaşanırdı. Her yolcu için ayrı bir mücadele, her sefer öncesinde başka bir telaş vardı.
Bir keresinde Atatürk heykelinin dibinde bir yolcuya ikisi birden yapışmıştı. Biri yakasından, diğeri paçasından çekiyordu.
Olan yolcuya olmuş; üzerinde ne düzgün bir gömlek ne de ceket kalmıştı.
SONRASI MI?
Meydanın o günlerini yaşayanlar, bugün hâlâ aynı özlemle anlatıyor geçmişi.
Şakalarıyla tanınan o insanların çevrelerine yaptığı muziplikleri unutmak mümkün mü? Her birinin ayrı bir hikâyesi, meydanda bıraktığı ayrı bir hatırası vardı.
Düşünüyorum da o günlerin siyasi hayatıyla bugünün politikacıları arasında gerçekten büyük farklar bulunuyor.
Siyasete boş vermiştim ama geçmişin sokaklarında dolaşırken yolum yine siyasete çıktı.
Politikanın yeniden güzelleştiği günlerde buluşmak üzere…