Hava Durumu

#Zoonotik Hastalıklar

giresunsonhaber - Zoonotik Hastalıklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zoonotik Hastalıklar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU Haber

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, gıda güvenliğinin yalnızca üretim ya da hijyen başlığıyla ele alınamayacağını belirterek insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte değerlendiren Tek Sağlık yaklaşımının zorunlu hale geldiğini vurguladı. Yüksel, Türkiye’de gıda kaynaklı hastalıkların gerçek yükünü ortaya koyacak düzenli, şeffaf ve bütüncül veri sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “GÜVENSİZ GIDA KÜRESEL BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR” Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Dünya Gıda Güvenliği Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, güvenli gıdaya erişimin doğrudan insan yaşamını, çocuk sağlığını, hayvan sağlığını ve çevresel sürdürülebilirliği ilgilendirdiğini söyledi. Yüksel, Dünya Sağlık Örgütü’nün 4 Haziran 2026 tarihli güncel verilerinin gıda güvenliği alanındaki riskin boyutunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Her yıl yaklaşık 866 milyon insan güvensiz gıdalar nedeniyle hastalanıyor, 1,5 milyon insan yaşamını kaybediyor. Bu tablo, gıda güvenliğinin yalnızca bireysel dikkatle ya da mutfak hijyeniyle açıklanamayacak kadar büyük bir halk sağlığı meselesi olduğunu gösteriyor” dedi. Güvensiz gıdanın toplumun tüm kesimlerini etkilediğini ancak çocukların bu riskten çok daha ağır biçimde etkilendiğini vurgulayan Yüksel, “Beş yaş altı çocuklar dünya nüfusunun yalnızca yüzde 9’unu oluşturmasına rağmen gıda kaynaklı hastalık yükünün yaklaşık üçte birini taşıyor. Bu yaş grubunun yetişkinlere göre yaklaşık üç kat daha yüksek risk altında olması, konunun aynı zamanda çocuk sağlığı ve gelecek kuşaklar açısından da ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. “KİMYASAL KİRLETİCİLER KALICI HASARLARA YOL AÇABİLİR” Yüksel, gıda kaynaklı risklerin yalnızca mikroorganizmalarla sınırlı olmadığını belirtti. Bakteri, virüs ve parazitlerin milyonlarca ishal vakasına yol açtığını aktaran Yüksel, kimyasal kirleticilerin de halk sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu kaydetti. Yüksel, “Kurşun, arsenik ve metilcıva gibi kimyasal kirleticiler gıda kaynaklı ölümlerde önemli paya sahiptir. Bu kirleticiler özellikle çocuklarda kalıcı nörolojik hasarlara neden olabilmektedir. Bu nedenle gıda güvenliği denildiğinde yalnızca görünen bozulma, hijyen eksikliği ya da tüketici alışkanlıkları değil; üretimden çevresel kirliliğe kadar uzanan bütün risk zinciri değerlendirilmelidir” değerlendirmesinde bulundu. Gıda kaynaklı hastalıkların ekonomik yükünün de büyüdüğünü belirten Yüksel, küresel ekonomik yükün 2021 yılında 647 milyar ABD dolarına ulaştığının tahmin edildiğini hatırlattı. “TÜRKİYE’DE GIDA KAYNAKLI HASTALIK YÜKÜ DAHA ŞEFFAF ÖLÇÜLMELİ” Türkiye açısından en önemli başlıklardan birinin veri eksikliği olduğunu ifade eden Yüksel, gıda kaynaklı hastalıkların ulusal yükünü ortaya koyacak düzenli ve şeffaf sürveyans sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yüksel, “Küresel veriler gıda güvenliği alanında ağır bir halk sağlığı yükünü ortaya koyarken Türkiye açısından temel bir soru hâlâ yeterince net değildir: Her yıl kaç kişi gıda kaynaklı hastalık nedeniyle hastalanmakta veya yaşamını kaybetmektedir? Bu soruya düzenli, şeffaf ve bütüncül verilerle yanıt veremediğimiz sürece politika geliştirme kapasitemiz de sınırlı kalır” dedi. Risk yönetiminin bilimsel veriye dayanması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Riskin ölçülemediği bir alanda etkin politika geliştirmek, kaynakları doğru yönlendirmek ve önceliklendirme yapmak mümkün değildir. Ölçülemeyen risk yönetilemez. Türkiye’nin gıda güvenliği alanında daha fazla veri üreten, daha şeffaf ve Tek Sağlık temelli bir yönetişim modeline ihtiyacı vardır” ifadelerini kullandı. “GIDA GÜVENLİĞİ TARLADAN SOFRAYA BÜTÜN ZİNCİRİN KONUSUDUR” Dünya Gıda Güvenliği Günü’nün bu yılki temasının “Yükten Çözüme: Her Yerde Güvenli Gıda” olarak belirlendiğini hatırlatan Yüksel, çözümün Tek Sağlık yaklaşımında olduğunu söyledi. Yüksel, gıda güvenliğinin yalnızca son tüketim aşamasında denetlenecek bir alan olmadığını belirterek, “Gıda güvenliği tarladan sofraya uzanan zincirin her aşamasını ilgilendirir. Üretim, hayvan sağlığı, bitkisel üretim, su ve toprak kalitesi, çevresel kirlilik, taşıma, işleme, depolama, satış ve tüketim birlikte ele alınmadığında güvenli gıda sistemi kurulamaz. Parçalı yaklaşımlar yerine bütüncül bir sistem anlayışına ihtiyaç vardır” dedi. Zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç, pestisit kalıntıları, ağır metaller ve çevresel kirlilik gibi risklerin gıda zinciri üzerinden doğrudan insan sağlığını etkilediğini vurgulayan Yüksel, bu risklerin çok sektörlü iş birliğiyle yönetilebileceğini belirtti. “VETERİNER HEKİMLER GIDA GÜVENLİĞİ ZİNCİRİNİN KRİTİK BİLEŞENİDİR” Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, güvenli gıda üretiminde veteriner hekimlerin rolünün hayati önemde olduğunu belirtti. Hayvan sağlığı korunmadan güvenli gıda üretiminin mümkün olmayacağını vurgulayan Yüksel, sürü sağlığı yönetimi, biyogüvenlik uygulamaları, kesim öncesi ve sonrası kontroller ile zoonozların önlenmesinin halk sağlığı açısından temel başlıklar olduğunu ifade etti. Yüksel, “Veteriner hekimler gıda güvenliği zincirinin kritik bir bileşenidir. Sağlıklı hayvan yetiştiriciliği, sürü sağlığı yönetimi, kesim öncesi ve sonrası kontroller, zoonozların önlenmesi ve biyogüvenlik uygulamaları olmadan güvenli gıda üretimi mümkün değildir. Bu alan yalnızca hayvan sağlığı hizmeti değil, doğrudan insan sağlığını koruyan bir halk sağlığı hizmetidir” diye konuştu. Bitkisel üretimin de aynı bütüncül yaklaşım içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yüksel, “Pestisitlerin doğru kullanımı, kalıntı kontrolü, su ve toprak kalitesinin korunması güvenli gıda sisteminin ayrılmaz parçalarıdır. Riskleri üretim aşamasında önlemek, halk sağlığı açısından en etkili yaklaşımdır” dedi. “TEK SAĞLIK BİLİMSEL BİR ÇERÇEVEDEN ÖTE POLİTİKA MODELİDİR” İklim değişikliği, küresel ticaret ve antimikrobiyal direnç gibi faktörlerin gıda güvenliği risklerini daha karmaşık hale getirdiğini ifade eden Yüksel, güvenli gıda meselesinin tek bir kurumun ya da sektörün sorumluluğuna bırakılamayacağını belirtti. Yüksel, “Gıda güvenliği yalnızca tarım sektörünün ya da sağlık sektörünün konusu değildir. İklim değişikliği, küresel ticaret, çevresel kirlilik ve antimikrobiyal direnç gibi faktörler riskleri daha karmaşık hale getiriyor. Bu nedenle Tek Sağlık yaklaşımı yalnızca bilimsel bir çerçeve değil, aynı zamanda etkili bir politika modelidir” ifadelerini kullandı. Türkiye’de gıda güvenliği sisteminin bilimsel veriye, şeffaf yönetişime ve kurumlar arası iş birliğine dayanması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez. Hayvan sağlığı korunmadan insan sağlığı korunamaz. Çevre korunmadan güvenli gıda üretilemez. Güvenli gıda olmadan sağlıklı bir gelecek mümkün değildir” dedi. “BİLİMSEL VERİYE DAYALI GIDA GÜVENLİĞİ SİSTEMİ ARTIK ZORUNLUDUR” Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Türkiye’nin gıda güvenliği alanında daha güçlü veri altyapısına, şeffaf yönetişime, etkin denetime ve Tek Sağlık temelli politika modeline ihtiyacı olduğunu belirtti. Yüksel, “Ülkemizde bilimsel veriye, şeffaf yönetişime ve Tek Sağlık yaklaşımına dayalı bir gıda güvenliği sistemi artık zorunluluktur. Güvenli gıda, yalnızca bugünün halk sağlığı meselesi değil; sağlıklı toplum, sürdürülebilir çevre ve güvenli gelecek meselesidir” değerlendirmesinde bulundu. Veteriner Halk Sağlığı Derneği, Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı çağrıda, gıda güvenliğinin üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda bütüncül biçimde ele alınması, risklerin bilimsel verilerle izlenmesi ve insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte değerlendiren Tek Sağlık yaklaşımının kamu politikalarının merkezine yerleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

GELECEĞİN SAĞLIK POLİTİKALARINDA “TEK SAĞLIK” VURGUSU Haber

GELECEĞİN SAĞLIK POLİTİKALARINDA “TEK SAĞLIK” VURGUSU

GELECEĞİN SAĞLIK POLİTİKALARINDA “TEK SAĞLIK” VURGUSU CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politikaları Kurulu’nun düzenlediği çalıştayda veteriner hekimlerin toplum sağlığındaki rolü masaya yatırıldı. Zoonotik hastalıklar, gıda güvenliği, antimikrobiyal direnç ve afet yönetimi başlıklarında “Tek Sağlık” yaklaşımının kurumsal zemine kavuşturulması istendi. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politikaları Kurulu, “Geleceğin Sağlık Politikaları” çalışmaları kapsamında 15 Nisan 2026’da Veteriner Hekimlerin Toplum Sağlığındaki Rolü Çalıştayı’nı düzenledi. Akademisyenler, kamu temsilcileri, yerel yönetimlerde görev yapan veteriner hekimler ve serbest çalışan meslek mensuplarının katıldığı çalıştayda, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımı öne çıktı. Toplantıda, zoonotik hastalıklardan gıda güvenliğine, epidemiyolojik sürveyanstan afet ve pandemi yönetimine kadar geniş bir çerçevede veteriner hekimliğin halk sağlığı içindeki kritik konumu değerlendirildi. Katılımcılar, sağlık politikalarının yalnızca insan sağlığı merkezli kurulmasının güncel risklere karşı yetersiz kaldığını, hayvan ve çevre sağlığını dışlayan yaklaşımın yeni krizleri derinleştirdiğini vurguladı. HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞI AYNI SİSTEMİN PARÇASI Çalıştayda yapılan değerlendirmelerde, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden bağımsız ele alınamayacağı açık biçimde ortaya kondu. Katılımcılar, zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç, gıda güvenliği ve afet yönetimi gibi alanlarda parçalı değil, koordineli ve entegre bir politika çerçevesi gerektiğini belirtti. Sunumlarda, son 30 yılda insanlarda görülen bulaşıcı hastalıkların yaklaşık yüzde 70’inin hayvan kaynaklı olduğuna dikkat çekildi. Türkiye’nin coğrafi konumu ve hayvancılık yapısı nedeniyle Brucella, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ve çeşitli influenza suşları gibi risklerle karşı karşıya bulunduğu ifade edildi. Veteriner hekimlerin, bu etkenlerin hayvan rezervuarındayken tanımlanması, izlenmesi ve erken teşhis süreçlerinde temel rol oynadığı kaydedildi. SÜRVEYANS SİSTEMİNDE ENTEGRASYON ÇAĞRISI Çalıştayın en dikkat çeken başlıklarından biri, mevcut sürveyans yapısındaki dağınıklık oldu. Katılımcılar, hayvan ve insan sağlığı verilerinin birbirinden kopuk sistemlerde tutulmasının risk yönetimini zayıflattığını, oysa hayvan popülasyonlarındaki hareketliliğin insan vakalarından haftalar önce uyarı sinyali verebildiğini belirtti. Bu nedenle üç temel politika önerisi öne çıktı. Hayvan ve insan sağlığı verilerini birleştiren Ulusal Entegre Sentinel Sürveyans Platformu’nun kurulması, rutin veteriner klinik ve nekropsi verilerinin sistematik biçimde raporlanması ve bölgesel veteriner halk sağlığı laboratuvarlarının güçlendirilmesi istendi. Ayrıca referans laboratuvar ağının genişletilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı. GIDA GÜVENLİĞİ VE GIDA GÜVENCESİ AYNI MASADA Çalıştayda yalnızca salgın riskleri değil, gıda güvenliği ve gıda güvencesi başlıkları da ayrıntılı biçimde ele alındı. Katılımcılar, Türkiye’de gıda güvenliği denetimlerinde mevzuat ve teknik altyapının belirli ölçüde mevcut olduğunu, ancak uygulama kalitesi ve şeffaflık alanında önemli sorunlar bulunduğunu belirtti. Denetimlerin yalnızca sayısal olarak artırılmasının yeterli olmayacağı, risk bazlı ve nitelik odaklı bir sisteme geçilmesi gerektiği ifade edildi. Gıda güvenilirliğinin yanında, özellikle dar gelirli kesimler ve çocuklar açısından gıda güvencesinin de temel bir halk sağlığı sorunu haline geldiği kaydedildi. Bu çerçevede okul temelli gıda desteği politikalarının yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı. YEREL YÖNETİMLERE VETERİNER HALK SAĞLIĞI GÖREVİ Çalıştay sonunda veteriner hekimliğin halk sağlığı sistemi içindeki yerinin yalnızca mesleki bir başlık değil, doğrudan kamusal bir ihtiyaç olduğu yönünde ortak görüş ortaya çıktı. Katılımcılar, bu alanın yasal ve mali karşılığının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek somut politika önerileri sundu. Öneriler arasında Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu’nun kurulması, bakanlıklar arası veri paylaşımının mevzuatla zorunlu hale getirilmesi, Ulusal Gıda Güvenliği Otoritesi’nin oluşturulması ve yerel yönetimlerde Veteriner Halk Sağlığı birimlerinin zorunlu hale getirilmesi yer aldı. Ayrıca veteriner halk sağlığı uzmanlarının pandemi ve afet planlarında tanımlı roller üstlenmesi ve “Tek Sağlık” yaklaşımının eğitim müfredatına dahil edilmesi istendi. CHP RAPORU POLİTİKAYA TAŞIYACAK CHP Sağlık Politikaları Kurulu, çalıştay raporunun hazırlıklarının sürdüğünü açıkladı. Kurul, toplantıda ortaya çıkan stratejik önerilerin partinin sağlık politikalarına dahil edilmesi için sürecin takip edileceğini bildirdi. Ankara’daki çalıştay, veteriner hekimliğin yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı bir alan olmadığını, toplum sağlığının korunmasında doğrudan belirleyici bir role sahip olduğunu yeniden gündeme taşıdı. Toplantıdan çıkan tablo, yeni dönemde sağlık politikalarının “Tek Sağlık” ekseninde yeniden kurulması yönündeki talebin daha yüksek sesle dile getirildiğini gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.