Hava Durumu

#Zirai Don

Giresun Sonhaber - Zirai Don haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zirai Don haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

16 İLÇEDE GÜN GÜN HAVA DURUMU VE ÇİFTÇİLERE KRİTİK UYARI Haber

16 İLÇEDE GÜN GÜN HAVA DURUMU VE ÇİFTÇİLERE KRİTİK UYARI

GİRESUN’DA ZİRAİ DON ALARMI! 16 İLÇEDE GÜN GÜN HAVA DURUMU VE ÇİFTÇİLERE KRİTİK UYARI Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Doğu Karadeniz’in 800 metre ve üzerindeki iç ve yüksek kesimleri için 7 Kasım Cumartesi gecesinden 10 Kasım Salı sabahına kadar zirai don uyarısı yayımladı. Giresun’un özellikle Alucra, Şebinkarahisar ve Çamoluk ilçelerinde sıfırın altına düşmesi beklenen sıcaklıklar tarımsal faaliyetler açısından risk oluşturuyor. Kar ve yağış beklentisinin de bulunduğu dört günlük dönemde, üreticilerin özellikle gece ve sabah saatlerinde dikkatli olması gerekiyor. ZİRAİ DON UYARISI 7 KASIM SAAT 22.00’DE BAŞLIYOR Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 6 Kasım 2026 tarihli, 570 numaralı uyarısına göre zirai don riski 7 Kasım Cumartesi saat 22.00’de başlayacak ve 10 Kasım Salı saat 10.00’a kadar devam edecek. Uyarı, Giresun’un yalnızca belirli ilçelerini değil, Doğu Karadeniz’in 800 metre ve üzerindeki iç ve yüksek kesimlerini kapsıyor. Hafif ve yer yer orta kuvvette don beklenirken Alucra, Şebinkarahisar ve Çamoluk başta olmak üzere yüksek rakımlı yerleşim alanları ve tarım arazilerinde sıcaklıkların yakından izlenmesi gerekiyor. 7 KASIM CUMARTESİ: SOĞUK HAVA YÜKSEK KESİMLERE ULAŞIYOR Cumartesi günü Giresun’un kıyı kesimlerinde yağmurlu hava beklenirken iç kesimlerde sıcaklıkların düşmesi öngörülüyor. Alucra’da karla karışık yağmur, Şebinkarahisar ve Çamoluk’ta kuvvetli sağanak tahmin ediliyor. Zirai don uyarısının saat 22.00’de başlamasıyla birlikte özellikle yüksek rakımlı tarım arazilerinde gece sıcaklıklarının kritik seviyelere inme ihtimali bulunuyor. 8 KASIM PAZAR: KAR VE ZİRAİ DON BİRLİKTE BEKLENİYOR Pazar günü Giresun merkez ve kıyı ilçelerinde yağışlı hava etkisini sürdürürken Alucra, Şebinkarahisar ve Çamoluk’ta kar yağışı bekleniyor. Günlük tahminlerde en düşük sıcaklığın Alucra’da -4 °C, Şebinkarahisar ve Çamoluk’ta -2 °C olması öngörülüyor. Meteoroloji tarafından yayımlanan 8–9 Kasım gecesine ait zirai don risk haritası da Doğu Karadeniz’in iç kesimlerindeki tarımsal alanlar açısından uyarının devam ettiğini gösteriyor. 9 KASIM PAZARTESİ: EN SOĞUK İLÇELER YİNE İÇ KESİMLERDE Pazartesi günü Alucra ve Şebinkarahisar’da kar, Çamoluk’ta karla karışık yağmur tahmin ediliyor. En düşük sıcaklıkların Alucra’da -5 °C, Çamoluk’ta -4 °C ve Şebinkarahisar’da -2 °C’ye kadar düşmesi bekleniyor. Kıyı ve orta kesimlerde yağışlı hava devam ederken 9–10 Kasım gecesine ait Meteoroloji haritasında yüksek kesimlerde don riskinin sürdüğü görülüyor. 10 KASIM SALI: UYARI SONA ERİYOR, SOĞUK SABAH DEVAM EDİYOR Meteorolojinin mevcut zirai don uyarısı 10 Kasım Salı günü saat 10.00’da sona erecek. Buna karşılık ilçe tahminlerinde sabah sıcaklıklarının oldukça düşük seviyelerde kalacağı görülüyor. Alucra’da -8 °C, Şebinkarahisar’da -5 °C, Çamoluk’ta -4 °C’ye kadar düşen sıcaklıklar bekleniyor. Uyarı süresinin sona ermesi, bütün yüksek rakımlı tarım alanlarında don riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. GİRESUN’DA DÖRT GÜNLÜK TARIMSAL HAVA DURUMU Tarih Kıyı ve orta kesimler İç ve yüksek kesimler Tarımsal risk 7 Kasım Cumartesi Yağmur ve sağanak Soğuma, yer yer karla karışık yağmur Saat 22.00 sonrası don başlangıcı 8 Kasım Pazar Yağmur, yer yer kuvvetli yağış Kar ve sıfır altı sıcaklık Zirai don, kar ve buzlanma 9 Kasım Pazartesi Yağmurlu Kar ve karla karışık yağmur Gece ve sabah don riski 10 Kasım Salı Parçalı bulutlu Çok soğuk sabah saatleri Sabah don ve buzlanma ihtimali GİRESUN MERKEZ VE 15 İLÇENİN EN DÜŞÜK SICAKLIK TAHMİNLERİ Meteoroloji 11. Bölge Müdürlüğünün il ve ilçe merkezlerine yönelik tahminleri, özellikle iç kesimlerde sıcaklıkların sıfırın altına düşeceğini gösteriyor. Yüksek rakımlı köylerde, vadilerde ve tarımsal üretim alanlarında sıcaklıklar ilçe merkezi değerlerinden farklı olabilir. İlçe 7 Kasım 8 Kasım 9 Kasım 10 Kasım Giresun Merkez 12 °C 9 °C 7 °C 5 °C Alucra 1 °C -4 °C -5 °C -8 °C Bulancak 9 °C 6 °C 5 °C 4 °C Çamoluk 3 °C -2 °C -4 °C -4 °C Çanakçı 6 °C 2 °C 2 °C -4 °C Dereli 10 °C 6 °C 5 °C 3 °C Doğankent 8 °C 3 °C 3 °C -3 °C Espiye 12 °C 9 °C 8 °C 4 °C Eynesil 11 °C 8 °C 7 °C 6 °C Görele 10 °C 8 °C 7 °C 2 °C Güce 8 °C 4 °C 4 °C -2 °C Keşap 11 °C 7 °C 6 °C 4 °C Piraziz 10 °C 7 °C 6 °C 5 °C Şebinkarahisar 5 °C -2 °C -2 °C -5 °C Tirebolu 10 °C 7 °C 6 °C 2 °C Yağlıdere 7 °C 2 °C 2 °C -1 °C METEOROLOJİNİN 8–9 KASIM DON HARİTASI NE GÖSTERİYOR? Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 8–9 Kasım 2026 gecesine ait zirai don risk haritasında, Doğu Karadeniz’in özellikle iç ve yüksek kesimlerinde riskli alanlar dikkat çekiyor. Haritadaki farklı mavi tonlar, tahmin edilen don riskinin şiddetini gösteriyor. Giresun’un kıyı kesimleriyle yüksek rakımlı iç bölgeleri arasındaki sıcaklık farklılıkları nedeniyle tarımsal riskin bütün ilde aynı düzeyde olmadığı görülüyor. Alucra, Şebinkarahisar ve Çamoluk’un yüksek kesimleri, ilçe sıcaklık tahminleriyle birlikte öncelikli olarak değerlendirilmesi gereken alanlar arasında bulunuyor. 9–10 KASIM GECESİ: DON RİSKİ YÜKSEK KESİMLERDE DEVAM EDİYOR MGM'nin 9–10 Kasım gecesine ilişkin ikinci risk haritasında da Doğu Karadeniz'in iç kesimlerindeki don tehlikesi devam ediyor. Özellikle Alucra'da -8 °C, Şebinkarahisar'da -5 °C'ye kadar düşmesi beklenen ilçe merkezi sıcaklıkları, tarımsal üretim yapılan yüksek alanlarda dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. Bununla birlikte risk haritaları doğrudan her bahçede ölçülmüş sıcaklıkları değil, meteorolojik tahmin modelleriyle belirlenen risk bölgelerini yansıtıyor. HAFİF VE ORTA KUVVETTE DON NE ANLAMA GELİYOR? Meteoroloji Genel Müdürlüğünün sınıflandırmasına göre hafif zirai don, hava sıcaklığının 0 ile -2,2 °C arasında; orta kuvvette don ise -2,2 ile -4,4 °C arasında olmasıyla tanımlanıyor. Ancak bitkiler üzerinde oluşabilecek zarar yalnızca sıcaklığın kaç dereceye düştüğüne bağlı değil. Donun ne kadar sürdüğü, ürünün türü, gelişme dönemi, toprağın durumu ve arazinin konumu da zarar düzeyini etkileyebiliyor. ÜRETİCİLER ZİRAİ DONA KARŞI HANGİ ÖNLEMLERİ ALMALI? Tarımsal faaliyetlerde bulunan vatandaşların gece yarısından gün doğumuna kadar sıcaklıkları yakından izlemesi, açık alandaki dona hassas bitkileri uygun tarımsal örtülerle koruması ve seraların kapı, havalandırma ve ısıtma sistemlerini kontrol etmesi önem taşıyor. Sulama tesisatlarında donmaya karşı önlem alınması, açıkta kalan su hatlarının korunması ve tarımsal faaliyetlerin hava koşullarına göre planlanması gerekiyor. Donla mücadele amacıyla sulama yapılması ise ancak ürün türüne uygun yöntemler ve gerekli teknik altyapı bulunması hâlinde değerlendirilmelidir. FINDIK BAHÇELERİNDE DON ZARARI BEKLENİYOR MU? Giresun ekonomisinin temel tarımsal ürünlerinden fındık açısından da yüksek rakımlı bahçelerdeki sıcaklık değişimleri önem taşıyor. Ancak kasım ayında beklenen soğuk havanın gelecek sezonun fındık verimini doğrudan düşüreceği yönünde kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Bunun için bitkilerin fizyolojik gelişme dönemi, bahçenin rakımı, sıcaklığın düşüş süresi ve gerçekleşen meteorolojik ölçümler birlikte değerlendirilmelidir. Zirai don uyarısı, meydana gelmiş ürün zararı anlamına gelmiyor. ÇİFTÇİLERE ÇAĞRI: GÜNCEL DON HARİTALARINI TAKİP EDİN Meteoroloji Genel Müdürlüğü, tarımsal faaliyetlerle uğraşan vatandaşların zirai don riskine karşı gerekli önlemleri almasını istiyor. Giresun'un özellikle yüksek rakımlı ilçelerinde üretim yapan çiftçilerin günlük ve saatlik sıcaklık tahminlerini, beş günlük zirai don risk haritalarını ve il/ilçe tarım müdürlüklerinin açıklamalarını takip etmeleri gerekiyor. Hava koşullarının değişmesi durumunda mevcut meteorolojik tahminler ve risk alanları yeniden güncellenebiliyor. . TARİH: 7 Kasım 2026 UYARI NUMARASI: 570 UYARI GEÇERLİLİĞİ: 7 Kasım 2026 saat 22.00 – 10 Kasım 2026 saat 10.00 KAYNAK: Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi; Meteoroloji 11. Bölge Müdürlüğü; MGM Zirai Don Uyarı Sistemi; 8–9 ve 9–10 Kasım 2026 gecelerine ait zirai don risk haritaları.

Bahçe ve Tarlalarda Yapay Zekâ Nöbeti Başladı Haber

Bahçe ve Tarlalarda Yapay Zekâ Nöbeti Başladı

MERSİN YENİŞEHİR BELEDİYESİ, TARIMSAL ÜRETİMİ İKLİM KRİZİNİN OLUMSUZ ETKİLERİNDEN KORUMAK AMACIYLA YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ TARIMSAL TAHMİN VE ERKEN UYARI SİSTEMİ’Nİ HAYATA GEÇİRDİ. Değirmençay, Karahacılı ve Çavak mahallelerinde kurulan sistemle ilçeye bağlı 9 kırsal mahallede üreticiler; zirai don, aşırı yağış, fırtına ve tarımsal zararlılara karşı önceden SMS yoluyla bilgilendirilecek. Mersin Yenişehir Belediyesi, tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve çiftçilerin iklim değişikliğinden kaynaklanan risklere karşı önceden önlem almasını sağlamak amacıyla akıllı tarım teknolojilerini kırsal mahallelere taşıdı. Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Yapay Zekâ Destekli Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi sayesinde üreticiler, bölgeye özgü hava tahminlerine ve tarımsal zararlılarla ilgili güncel verilere ulaşabilecek. ÜÇ NOKTADA TEKNOLOJİK TAKİP Proje kapsamında Değirmençay, Karahacılı ve Çavak mahallelerinde üç farklı noktaya tarımsal iklim istasyonları, sensörler ve dijital kameralı zararlı takip tuzakları yerleştirildi. Sistem, Yenişehir ilçesindeki tarımsal üretimin gerçekleştirildiği 9 kırsal mahalleyi kapsayacak şekilde planlandı. Sensörler aracılığıyla sıcaklık, hava nemi, yağış miktarı, rüzgâr hızı, toprak sıcaklığı, güneşlenme ve toprak nemi gibi önemli veriler anlık olarak takip edilecek. FieldClimate yazılım platformunda analiz edilen verilerle bölgeye özgü 7 ila 14 günlük hava tahminleri oluşturulacak. Yapay zekâ destekli analizler sayesinde zirai don, aşırı sıcaklık, fırtına, dolu ve aşırı yağış gibi risklere karşı üreticilere SMS ve cep telefonu bildirimleri gönderilecek. Dijital tuzaklarla tarımsal zararlıların yoğunluğu da izlenerek çiftçilerin ilaçlama zamanını daha doğru belirlemesi ve ürün kayıplarının azaltılması hedefleniyor. “AMAÇ, ÜRETİCİLERİN ZAMANINDA ÖNLEM ALMASI” Yenişehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi İsmet Güldoğan, akıllı tarım uygulamalarının sürdürülebilir üretim açısından önem taşıdığını belirtti. İklim değişikliği, su kaynaklarının verimli kullanılması ve bitki hastalıklarıyla mücadelenin tarımsal üretimde belirleyici olduğuna dikkat çeken Güldoğan, sensör teknolojileriyle bitkilerin ve çevrenin ihtiyaçlarının daha doğru analiz edilmesini amaçladıklarını ifade etti. Erken uyarı sistemiyle üreticilerin olumsuz hava koşulları ve hastalıklarla zararlılara karşı önceden bilgilendirileceğini kaydeden Güldoğan, risklerin erkenden tespit edilmesinin zamanında müdahale olanağı sağlayacağını vurguladı. Güldoğan, sürdürülebilir tarımın temelinde kaynakları korumanın, zamanında müdahale etmenin ve bilimsel yöntemlerden yararlanmanın bulunduğunu belirtti. Proje Sorumlusu Çiğdem Yıldırım da kırsal mahallelerde tarımsal üretimin takibini desteklemek amacıyla hava tahmini sensörlerinin ve zararlı takip tuzaklarının kurulduğunu söyledi. Sensörlerin bölgedeki hava koşullarını izlediğini, dijital tuzakların ise tarımsal zararlıların yoğunluğunun belirlenmesine yardımcı olduğunu aktaran Yıldırım, sistemden elde edilen veriler doğrultusunda üreticilerin bilgilendirileceğini ve olası risklere karşı zamanında tedbir almalarının sağlanacağını ifade etti. Yıldırım, erken uyarı sisteminden yararlanmak isteyen üreticilerin Yenişehir Belediyesi Halk Masasına başvurabileceğini belirtti. ÇİFTÇİLERDEN YENİŞEHİR BELEDİYESİ’NE TEŞEKKÜR Bölgede üretim yapan çiftçiler de herhangi bir ek maliyet üstlenmeden sunulan teknolojik hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Üreticiler, sistemin özellikle ilaçlama zamanının belirlenmesi ve doğal afetlere karşı önlem alınması açısından önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Değirmençay Mahallesi’nde çiftçilik yapan Ali Ata, daha önce ilaçlama konusunda bazı eksiklikler yaşadıklarını belirterek, hava tahminlerinin SMS yoluyla kendilerine ulaşmasının işlerini kolaylaştırdığını söyledi. Sistem sayesinde zararlıların daha erken takip edilebildiğini ve hava koşullarına göre önlem alabildiklerini kaydeden Ata, hizmetin üreticilerin ayağına kadar getirilmesinden dolayı Yenişehir Belediyesine teşekkür etti. “TARIM KOLAYLAŞIYOR AMA ÜRETİCİ PARA KAZANAMIYOR” Değirmençaylı üretici Mehmet Dokan da erken uyarı sisteminin zararlılarla mücadele ve doğal afetlerin yol açtığı kayıpları azaltma açısından önemli olduğunu belirtti. Daha önce zararlıları çoğunlukla ağaçların yapraklarında gördükten sonra ilaçlama yaptıklarını anlatan Dokan, yeni sistemle daha erken müdahale edebileceklerini ifade etti. Zirai don ve aşırı yağışların ciddi ürün kayıplarına yol açtığını vurgulayan Dokan, geçen yıl yaşanan don olaylarında geleneksel yöntemlerle önlem alarak zararlarının bir bölümünü azaltabildiklerini söyledi. Erken uyarı sisteminin afetlere karşı hazırlık konusunda üreticilere önemli katkı sunacağını dile getiren Dokan, teknolojik desteğin çiftçilerin bütçesine ek yük getirmeden sağlanmasının önemine dikkat çekti. Ancak tarımsal üretimdeki ekonomik sıkıntıların sürdüğünü belirten Dokan, girdi maliyetleri ve kazanç yetersizliği nedeniyle çiftçilerin üretimi bırakmayı düşündüğünü ifade etti. Dokan, teknolojinin tarıma önemli katkılar sunduğunu ancak üreticilerin bu teknolojilere kendi imkânlarıyla yatırım yapmakta zorlandığını belirterek, erken uyarı sistemini üreticilere ücretsiz ulaştıran Yenişehir Belediyesine teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ELMAS: "FINDIK FİYATI ÜRETİCİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEK " Haber

ELMAS: "FINDIK FİYATI ÜRETİCİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEK "

MİLLETVEKİLİ ELMAS: "FINDIK ALIM FİYATI ÜRETİCİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEK BİR RAKAM OLACAK" ANKARA – AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, TBMM Genel Kurulu'nda fındıkla ilgili verilen önerge üzerine AK Parti Grubu adına yaptığı konuşmada, hükümetin fındık üreticisine yönelik desteklerini anlattı. Elmas, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alım fiyatının hasat öncesinde açıklanacağını belirterek, "Üreticinin yüzünü güldürecek bir rakam olacak." dedi. Fındığın yüz binlerce ailenin geçim kaynağı ve Türkiye için stratejik bir ihracat ürünü olduğunu vurgulayan Elmas, önergeyle devletin üreticiyi yalnız bıraktığı yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığını savundu. Bunun gerçeği yansıtmadığını ifade eden Elmas, AK Parti iktidarları döneminde fındık üreticilerine önemli destekler sağlandığını söyledi. Elmas, 2009 yılından bugüne kadar fındık üreticilerine yaklaşık 16 milyar lira destek verildiğini belirterek, alan bazlı gelir desteği, mazot ve gübre desteği, TMO alımları ile düşük faizli krediler gibi uygulamalarla üreticinin yanında olduklarını kaydetti. Kahverengi kokarca zararlısıyla mücadele kapsamında bugüne kadarki en kapsamlı çalışmaların yürütüldüğünü dile getiren Elmas, feromon tuzakları, biyolojik ve kimyasal mücadele, ilaçlama çalışmaları ile yararlı böcek salımı için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 138 milyon liralık kaynak kullanıldığını ifade etti. Giresun'da ise İŞKUR aracılığıyla oluşturulan ekipler için Toplum Yararına Program kapsamında 5 milyon lira kaynak ayrıldığını söyledi. Geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından üreticilerin yalnız bırakılmadığını belirten Elmas, 21 bin 464 fındık üreticisine toplam 541 milyon 437 bin 173 lira destek sağlandığını açıkladı. Fındık alım fiyatına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Elmas, hasat sezonu başlamadan önce TMO'nun alım fiyatını açıklayacağını belirterek, fiyatın üreticiyi memnun edecek seviyede olacağını ifade etti. Rekolte tahminlerinin uzmanlar tarafından bilimsel veriler ışığında hazırlandığını söyleyen Elmas, Rekabet Kurumu'nun da üretici aleyhine oluşabilecek piyasa hareketlerini yakından takip ettiğini dile getirdi. Konuşmasında TMO'nun altyapısına da değinen Elmas, kurumun 200 bin ton depolama kapasitesi, yaygın alım noktaları ve dijital altyapısıyla üreticinin emeğine sahip çıktığını söyledi. Lisanslı depoculuğun önemine vurgu yapan Elmas, üreticilere "Fındığınızı emanete vermeyin, lisanslı depolarda muhafaza ederek değer kazandırın." çağrısında bulundu. Elmas, Giresun Üniversitesi'nin Fındık İhtisas Üniversitesi olarak sektöre bilimsel katkı sunduğunu da belirterek, katma değerli üretim projeleriyle Türk fındığının uluslararası rekabet gücünün artırılması için çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.

TMO 2025’TE FINDIĞI NASIL ALDI? 28 NOKTALIK HARİTA VE 2026 BEKLENTİSİ Haber

TMO 2025’TE FINDIĞI NASIL ALDI? 28 NOKTALIK HARİTA VE 2026 BEKLENTİSİ

TMO 2025’TE FINDIĞI NASIL ALDI? 28 NOKTALIK HARİTA VE 2026 BEKLENTİSİ Toprak Mahsulleri Ofisi, 2025 mahsulü kabuklu fındık alımlarında Giresun kalite için 200, levant kalite için 195, sivri kalite için 190 lira fiyat uyguladı. Don nedeniyle üretimin sert biçimde gerilediği sezonda alımlar randevulu sistemle yürütüldü; bölgesel haritalarda altı başmüdürlüğe bağlı 28 alım noktası işaretlendi. 2026 hasadı yaklaşırken üretici şimdi yeni fiyatı, kalite kriterlerini, ödeme takvimini ve alım noktalarını bekliyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2025 yılı kabuklu fındık alım kampanyası; düşük rekolte, nisan ayında yaşanan zirai don, kahverengi kokarca kaynaklı kalite kayıpları, serbest piyasa fiyatları ve randevulu teslim sistemi altında yürütüldü. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2025-2026 sezonu alım fiyatlarını 5 Ağustos 2025’te açıkladı. TMO, randevu sistemini 18 Ağustos’ta açtı, kabuklu fındık alımına ise 25 Ağustos’ta başladı. İlk aşamada 16 alım noktasının faaliyete geçirilmesi, hasat ve üretici talebine göre bu sayının 61’e kadar çıkarılması planlandı. DON ÜRETİMİ 453 BİN TONA DÜŞÜRDÜ 2025 sezonunun en belirleyici gelişmesi nisan ayında yaşanan zirai don oldu. TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, Türkiye’nin 2024’te 717 bin ton olan fındık rekoltesinin 2025’te yüzde 37 kayıpla 453 bin tona gerilediğini açıkladı. Rekolte çalışması; tarım il müdürlükleri, ziraat odaları, TMO temsilcileri, araştırma enstitüleri ve üniversitelerin saha incelemeleriyle hazırlandı. Güldal, hasadın ilk dönemindeki gözlemlerin 453 bin tonluk tahminin bile iyimser kalabileceğine işaret ettiğini söyledi. Ürün miktarındaki düşüş, piyasadaki arz beklentisini değiştirdi. Sezonun ilk günlerinde Sakarya başta olmak üzere bazı üretim bölgelerinde serbest piyasa fiyatlarının TMO’nun açıkladığı rakamların üzerine çıktığı görüldü. Bu durum TMO’yu birçok bölgede doğrudan en yüksek fiyatı veren alıcıdan çok, piyasanın aşağı yönlü hareketini sınırlayan referans alıcı konumuna taşıdı. GİRESUN KALİTEYE 200, LEVANT KALİTEYE 195 LİRA TMO, 2025 mahsulü kabuklu fındık fiyatlarını yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre belirledi: Ürün grubu 2025 TMO alım fiyatı Giresun kalite 200 TL/kg Levant kalite 195 TL/kg Sivri kalite 190 TL/kg Yüzde 50’nin üzerindeki her bir randıman için Giresun kalite fındığa kilogram başına 4 lira, levant kalite fındığa ise 3,90 lira ilave ödeme uygulandı. Böylece yüksek randımanlı ve iyi kurutulmuş ürünün fiyatı taban rakamın üzerine çıktı. TMO, fiyat politikasını üreticinin depolama ve finansman ihtiyacını karşılamak, pazarlama döneminde oluşabilecek baskıyı azaltmak ve piyasa istikrarını korumak amacıyla oluşturduğunu bildirdi. Ürün bedelleri için 30 günlük ödeme takvimi açıklandı; ödemelerin imkânlar ölçüsünde daha kısa sürede yapılması planlandı. ALIMLAR RANDEVUSUZ YAPILMADI TMO’ya ürün teslim etmek isteyen üreticiler randevularını kurumun internet sitesi, e-Devlet veya TMO iş yerleri üzerinden aldı. Randevusu bulunmayan üreticilerin doğrudan alım noktasına giderek ürün teslim etmesine izin verilmedi. Uygulama, alım merkezlerindeki araç ve üretici yoğunluğunu azaltmak, aynı güne yığılan teslimatları kontrol etmek ve analiz işlemlerini sıraya koymak amacıyla sürdürüldü. Randevu işlemi altı aşamada tamamlandı: TMO’nun resmi internet sitesindeki “Ürün Alım Randevu” bölümüne girildi.T.C. kimlik numarası veya e-Devlet üzerinden sisteme giriş yapıldı, aydınlatma metni onaylandı.Sisteme ilk kez giren üreticiler telefon numarası ve e-posta bilgilerini kaydetti.Telefona gönderilen doğrulama kodu sisteme yazıldı.Banka bilgileri, ürün çeşidi, teslim edilecek işyeri, ürün miktarı ve teslim tarihi seçildi.“Randevu Oluştur” ve “Kaydet” işlemlerinin ardından randevu bilgisi kısa mesajla üreticiye iletildi. RUTUBET VE RANDIMAN TESLİMİN MERKEZİNDEYDİ Alım noktasına getirilen her ürün doğrudan kabul edilmedi. Fındık önce numune alma ve analiz işleminden geçirildi. Rutubet, sağlam iç oranı, buruşuk iç, çürük ve bozuk tane ile yabancı madde miktarı kontrol edildi. TMO’nun açıkladığı temel kriterlerde rutubet oranının en fazla yüzde 6,5, sağlam iç fındık oranının en az yüzde 40, buruşuk iç oranının en fazla yüzde 10 ve yabancı madde oranının en fazla binde 5 olması istendi. Kurum, üreticileri erken hasattan kaçınmaları ve fındığı teslimden önce yeterince kurutmaları konusunda uyardı. Kurutulmadan getirilen ürünlerde yüksek rutubet, teslimin ertelenmesine ve üreticinin fındığı yeniden kurutmak zorunda kalmasına yol açtı. Erken hasat edilen fındıkta ise randıman ve sağlam iç oranı düştüğü için üreticinin kilogram başına alacağı bedel geriledi. Kahverengi kokarcanın oluşturduğu emgi zararı da analiz sürecinin önemli başlıklarından biri oldu. Güldal, çürük ve bozuk iç fındık oranında daha önce yüzde 5 olarak uygulanan sınırın kokarca zararının etkisini azaltmak amacıyla yüzde 7’ye çıkarıldığını hatırlattı. TMO, yalnızca 2025 mahsulü ürün kabul etti. Eski yıl mahsulü fındık ile eski ve yeni mahsulün karıştırıldığı ürünler alım kapsamı dışında bırakıldı; ürünün doğal renk ve kokusunu taşıması ve dış yüzeyinin ıslak olmaması şartı uygulandı. 2025 HARİTALARINDA 28 ALIM NOKTASI İŞARETLENDİ Sezon başlangıcında 16 noktada alım yapılacağı, ihtiyaca göre kapasitenin 61 noktaya kadar genişletilebileceği açıklanırken, 2025 bölgesel alım haritalarında altı başmüdürlüğe bağlı toplam 28 nokta işaretlendi. Alım noktalarının bölgelere göre, en fazla noktadan en aza doğru dağılımı şöyle oluştu: Sıra TMO başmüdürlüğü Alım noktası sayısı Haritada işaretlenen noktalar 1 Samsun 7 Bafra, Samsun Merkez, Çarşamba, Terme, Ayvacık, Salıpazarı, Tokat-Erbaa 1 Sakarya 7 Adapazarı, Akyazı, Kocaali, Akçakoca, Düzce Merkez, Alaplı, Bartın Merkez 3 Ordu 5 İkizce, Ünye, Fatsa, Ordu Merkez, Ulubey 3 Trabzon 5 Beşikdüzü, Akçaabat, Ortahisar, Arsin, Artvin-Borçka 5 Giresun 3 Giresun Merkez, Espiye, Eynesil 6 Kocaeli 1 Kandıra Toplam 28 Samsun ve Sakarya başmüdürlükleri yedişer noktayla en geniş teslim ağına sahip bölgeler oldu. Ordu ve Trabzon beşer, Giresun üç, Kocaeli ise bir alım noktasıyla haritada yer aldı. Artvin’in Borçka ilçesindeki ekip şefliği, diğer bazı merkezlerden daha geç olarak 8 Eylül 2025’te hizmete açıldı. Bu uygulama, bütün noktaların aynı gün açılmadığını; alım merkezlerinin hasat takvimi ve bölgesel ihtiyaca göre kademeli biçimde devreye alındığını gösterdi. ÜRETİCİ FİYAT, NAKLİYE VE ÖDEME SÜRESİNİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRDİ TMO fiyatı üretici için güvence oluştururken teslim kararı yalnızca kilogram fiyatına bağlı kalmadı. Üreticiler; serbest piyasanın günlük fiyatını, ürünün randımanını, TMO analizinde oluşabilecek kesintileri, en yakın alım noktasına nakliye maliyetini ve ürün bedelinin ödeme tarihini birlikte değerlendirdi. Serbest piyasanın TMO fiyatının üzerine çıktığı yerlerde ürün özel sektöre yönelirken, piyasa fiyatının zayıfladığı veya alıcının düşük fiyat verdiği bölgelerde TMO’nun müdahale alımı üreticinin pazarlık gücünü korudu. TMO Genel Müdürü Güldal da üreticilere ürünlerini kurumun ilan ettiği fiyatın altında satmamaları çağrısı yaptı. 2026 İÇİN FİYAT, TARİH VE NOKTA LİSTESİ BEKLENİYOR 5 Ağustos 2026 itibarıyla TMO ve Tarım ve Orman Bakanlığının erişilebilir resmi fındık duyurularında 2026-2027 sezonuna ait kabuklu fındık alım fiyatı, randevu başlangıç tarihi ve bölgesel alım noktaları listesi yayımlanmadı. Resmi kanallarda erişilebilen son ayrıntılı fiyat duyurusu 2025-2026 sezonuna ait bulunuyor. Üreticinin 2026 sezonunda yalnızca kilogram fiyatını değil; alım merkezlerinin bahçelere yakınlığını, noktaların hangi tarihte açılacağını, günlük teslim kapasitesini, randıman primini, kokarca zararına uygulanacak toleransı ve ürün bedelinin kaç gün içinde ödeneceğini öğrenmesi gerekiyor. Geç açıklanan veya sınırlı tutulan alım ağı, üreticinin nakliye giderini ve özel alıcı karşısındaki zaman baskısını artırırken, erken ilan edilen güçlü bir alım programı serbest piyasadaki fiyat oluşumunu doğrudan etkiliyor.

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR Haber

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR Fındık ihracatçılarının 2026-2027 sezonu için mart ayında 829 bin 239 ton olarak açıkladığı ilk rekolte tahmini, mayıs ayında 809 bin 940 ton olarak güncellendi. İki çalışma arasında 19 bin 299 tonluk düşüş bulunmasına rağmen ihracatçıların yüksek rekolte beklentisinin ana çerçevesi değişmedi. (Ekonomim) Türkiye’nin 2026-2027 sezonu fındık rekoltesine ilişkin ihracatçı birlikleri tarafından yapılan iki ayrı saha çalışması, üretimin 800 bin tonun üzerinde gerçekleşeceği yönündeki beklentinin mart ayından mayıs ayına kadar korunduğunu gösterdi. İlk çalışma çiçek sayımına, ikinci çalışma ise karanfilden çotanağa dönüşüm sürecinde yapılan yeni saha incelemelerine dayandırıldı. (Ekonomim) 7 MART: İLK TAHMİN 829 BİN 239 TON 7 Mart 2026, saat 11.57 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı” başlığıyla yayımlanan haberde, ihracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayalı ilk çalışması aktarıldı. Haberde 12 ilde, 79 ilçede, 446 bahçede ve 1.483 dal üzerinde yapılan sayımlar sonucunda Türkiye’nin 2026-2027 sezonu ilk tahmini fındık rekoltesinin 829 bin 239 ton olarak belirlendiği bildirildi. Haber aynı gün saat 12.26’da güncellendi. (Ekonomim) İlk değerlendirmede, yeni sezon ürünüyle mevcut stokların birlikte hesaplanması hâlinde Türkiye’nin toplam fındık arzının 800-900 bin ton aralığında olabileceği belirtildi. Bu rakam, ihracatçıların sezonun daha başlangıcında güçlü bir üretim ve arz beklentisi taşıdığını ortaya koydu. (Ekonomim) 10 MART: AYNI TAHMİN AYRINTILARIYLA YAYIMLANDI 10 Mart 2026, saat 00.00 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “İhracatçı birliklerinin fındık rekolte tahmini 829 bin ton” başlıklı ikinci haberde, aynı çalışmanın ayrıntıları yeniden yayımlandı. Bu yayında çalışma alanı 17 il, 79 ilçe, 446 bahçe ve 1.483 dal olarak verilirken rekolte tahmini yine 829 bin 239 ton olarak korundu. (Ekonomim) 7 Mart tarihli ilk haberde il sayısı 12, 10 Mart tarihli ayrıntılı haberde ise 17 olarak yer aldı. Buna karşılık ilçe, bahçe ve dal sayıları ile açıklanan toplam rekolte tahmini değişmedi. (Ekonomim) 14 MAYIS: İKİNCİ SAHA ÇALIŞMASI 809 BİN 940 TON DEDİ 14 Mayıs 2026, saat 13.55 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “INC’de açıklandı: Türkiye’nin fındık üretimi 810 bin ton” başlıklı haberde, 12-14 Mayıs 2026 tarihlerinde Makao’da düzenlenen 43. Dünya Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nde açıklanan yeni tahminler aktarıldı. Türkiye’nin 2026-2027 sezonu fındık rekoltesi 809 bin 940 ton olarak duyuruldu. Haber aynı gün saat 15.04’te güncellendi. (Ekonomim) Mayıs ayında açıklanan rakamın, Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin ikinci saha çalışmasına dayandığı belirtildi. Çalışma kapsamında Batı ve Doğu Karadeniz’de 7 il, 64 ilçe ve 409 bahçede inceleme yapıldı; 1.342 dal üzerinden karanfilden çotanağa dönüşüm süreci değerlendirildi. Bahçelerdeki kayıp oranlarının bölge ve çeşitlere göre yüzde 5 ile yüzde 40 arasında değiştiği; uç kuruması, fındık filiz güvesi ve kahverengi kokarca gibi etkenlerin bazı bölgelerde verimi etkilediği kaydedildi. (Ekonomim) 19 BİN 299 TONLUK REVİZYON, YÜKSEK BEKLENTİYİ DEĞİŞTİRMEDİ Mart ayında açıklanan 829 bin 239 tonluk ilk tahmin ile mayıs ayında açıklanan 809 bin 940 tonluk ikinci tahmin arasında 19 bin 299 tonluk düşüş oluştu. Ancak ikinci saha çalışmasında kayıp ve zararlı etkileri hesaba katılmasına rağmen tahminin 800 bin tonun üzerinde kalması, ihracatçıların mart ayında ortaya koyduğu yüksek rekolte beklentisini sürdürdüğünü gösterdi. (Ekonomim) Açıklanan rakamlar kesin hasat sonucu değil, sezonun farklı aşamalarındaki saha gözlemlerine dayalı tahminlerden oluşuyor. Nihai ürün miktarı; hava koşulları, döllenme ve çotanak gelişimi, hastalık ve zararlılar, ürün dökümü, randıman ve hasat dönemindeki gelişmelerin ardından ortaya çıkacak. (Ekonomim) GEÇEN SEZON TAHMİNLER AŞAĞI YÖNLÜ REVİZE EDİLMİŞTİ 10 Mart tarihli haberde aktarılan verilere göre ihracatçı birliklerinin 2025-2026 sezonu için açıkladığı tahminler yıl içinde önemli ölçüde değişmişti. Şubat ayında 768 bin 715 ton olarak açıklanan tahmin, mayısta 609 bin 384 tona, temmuzda 601 bin 206 tona ve kasım ayındaki revizyonla 528 bin 808 tona gerilemişti. Geçen sezon yaşanan zirai don ve olumsuz hava koşulları, ilk tahminlerle sonraki değerlendirmeler arasında ciddi fark oluşmasına neden olmuştu. (Ekonomim) Bu geçmiş tablo, 2026-2027 sezonu için mart ve mayıs aylarında açıklanan 829 bin 239 ton ve 805 bin 246 tonluk rakamların sezon içindeki gelişmelere göre yeniden değerlendirilebileceğini gösteriyor. Bununla birlikte ihracatçılar, iki ayrı saha çalışmasında da Türkiye için 800 bin tonun üzerinde rekolte beklentisini koruyor. (Ekonomim)

NAZIM ELMAS: “FINDIK ÜRETİCİMİZ ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI HER ZAMAN ALMAKTADIR” Haber

NAZIM ELMAS: “FINDIK ÜRETİCİMİZ ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI HER ZAMAN ALMAKTADIR”

NAZIM ELMAS: “FINDIK ÜRETİCİMİZ ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI HER ZAMAN ALMAKTADIR” AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, TBMM Genel Kurulu’nda fındıkla ilgili Meclis araştırması önergesi üzerine partisinin grubu adına yaptığı konuşmada, hükümetin üreticiye sağladığı destekleri anlattı. Elmas, “Fındık üreticimiz alın terinin karşılığını her zaman almaktadır” diyerek yeni sezon alım fiyatının hasat başlamadan önce açıklanacağını söyledi. AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen fındık konulu Meclis araştırması önergesi üzerine AK Parti Grubu adına söz aldı. Konuşmasına milletvekillerini ve ekranları başında Genel Kurulu izleyen vatandaşları selamlayarak başlayan Elmas, fındığın yüz binlerce ailenin geçim kaynağı olduğunu ve Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. “ÜRETİCİMİZİN YANINDA OLDUK, OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Elmas, AK Parti iktidarlarının fındık üreticisini yalnız bırakmadığını savunarak, “Fındık üreticimiz alın terinin karşılığını her zaman almaktadır. Yüz binlerce ailemizin geçim kaynağıdır fındık. Bu nedenle AK Parti olarak göreve geldiğimiz ilk günden itibaren fındık üreticimizin yanında olduk. Bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz” dedi. Araştırma önergesinde ortaya konulan tablonun gerçeği yansıtmadığını ileri süren Elmas, “Önergede çizilen tablo, sanki devlet üreticisini yalnız bırakmış, hiçbir destek vermemiş gibi bir algı oluşturmaya yöneliktir. Oysa gerçekler bunun tam tersini göstermektedir” ifadelerini kullandı. “2009’DAN BUGÜNE 16 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLANDI” Fındık üreticisine sağlanan desteklere ilişkin rakamlar paylaşan Elmas, “AK Parti iktidarları döneminde, 2009 yılından bugüne kadar fındık üreticimize yaklaşık 16 milyar lira destek sağlanmıştır” diye konuştu. Elmas; alan bazlı gelir desteği, mazot ve gübre destekleri, Toprak Mahsulleri Ofisi alımları ve düşük faizli kredilerle üreticinin desteklendiğini söyledi. Giresun ve çevresindeki arazilerin eğimli yapısı nedeniyle hasatta makineleşmenin sınırlı kaldığını belirten Elmas, fileyle toplama başta olmak üzere verimliliği artıracak tedbirlerin uygulandığını kaydetti. KAHVERENGİ KOKARCA VE ZİRAİ DON DESTEKLERİNİ ANLATTI Kahverengi kokarcayla mücadele çalışmalarına da değinen Elmas; feromon tuzaklar, biyolojik ve kimyasal mücadele, kışlak temizliği, ilaçlama ve doğaya yararlı böcek salımı gibi uygulamaların sürdürüldüğünü söyledi. Giresun’da İŞKUR üzerinden kahverengi kokarcayla mücadele edecek ekipler oluşturulduğunu belirten Elmas, bu çalışmalar için Toplum Yararına Program kapsamında yaklaşık 5 milyon liralık bütçe ayrıldığını ifade etti. Geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından üreticilerin yalnız bırakılmadığını savunan Elmas, “Gerekli destek mekanizmalarını hızla devreye aldık. 21 bin 464 fındık üreticisine 541 milyon 437 bin 173 lira destek verilmiştir” dedi. “FINDIK FİYATI 95 SENTTEN 4 DOLAR 34 SENTE ULAŞTI” Muhalefetin fındık fiyatına ilişkin eleştirilerine de yanıt veren Elmas, fiyat artışını dolar üzerinden değerlendirdi. Elmas, “AK Parti iktidara geldiğinde fındığın kilogram fiyatı yaklaşık 95 sent seviyesindeydi. Geçtiğimiz sezon açıkladığımız alım fiyatı ise 4 dolar 34 sent seviyesine ulaşmıştır. Bu, üreticimizin gelirinin döviz bazında da önemli ölçüde arttığını göstermektedir” ifadelerini kullandı. Yeni sezon fiyatına ilişkin de mesaj veren Elmas, “İnşallah bu yıl da üreticimizin emeğini koruyacak, beklentilerini karşılayacak bir fiyat politikası uygulanacaktır” dedi. TMO’NUN ALIM VE DEPOLAMA KAPASİTESİNİ AÇIKLADI Toprak Mahsulleri Ofisinin fındık sektöründeki rolüne dikkat çeken Elmas, kurumun 200 bin ton depolama kapasitesi, 60 alım merkezi, 80 ekip ile teknolojik ve dijital sistemleri sayesinde üreticinin yanında olduğunu savundu. Giresun Üniversitesinin Fındık İhtisas Üniversitesi olarak görevlendirildiğini de hatırlatan Elmas, üreticilerin bilimsel çalışmalarla desteklenmesinin amaçlandığını söyledi. “BİZ LAF ÜRETMİYORUZ, DESTEK ÜRETİYORUZ” Konuşmasının sonunda hükümetin fındık politikasını savunan Elmas, “Biz laf üretmiyoruz, destek üretiyoruz. Yatırım yapıyoruz. Üreticimizin yanında duruyoruz” dedi. Elmas, yeni sezon fındık alım fiyatının hasat başlamadan önce açıklanacağını da belirtti.

2025 YILININ MART VE NİSAN AYLARINDA YAŞANAN DON FELAKETİ Haber

2025 YILININ MART VE NİSAN AYLARINDA YAŞANAN DON FELAKETİ

Bahar donları meyve ve sebze üreticileri için ciddi tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, bitkileri don riskinden korumak için mikro-sprinkler sistemlerinin kullanımını öneriyor. İSTANBUL (İGFA) - Bahar aylarında ani sıcaklık düşüşleri, meyve ağaçları ve sebze üretimi için ciddi tehlike oluşturuyor. Özellikle çiçeklenme döneminde meydana gelen zirai don olayları, bitkilerin gelişim döngüsünü kesintiye uğratarak verim kayıplarına yol açabiliyor. Uzmanlar, çiftçilerin don riskini etkin şekilde yönetebilmesi için modern sulama ve iklim kontrol sistemlerine yönelmesi gerektiğini vurguluyor. 2025 yılının Mart ve Nisan aylarında yaşanan don felaketi, son 30 yılın en ağır tarımsal bilançosunu oluşturmuştu. Fındıkta yüzde 60, çayda yüzde 30–35 ve üzüm bağlarında bazı bölgelerde yüzde 80’e varan rekolte kayıpları yaşanmış, kayısı fiyatları ton başına 5 bin dolardan 11 bin doların üzerine çıkarak piyasalarda dalgalanmalara yol açmıştı. İklim değişikliği ile mevsimsel sıcaklık dalgalanmalarının artması, don riskinin sıklığını ve şiddetini yükseltiyor. Uzmanlar, özellikle 0°C’nin altındaki sıcaklıkların bitkilerde don hasarına yol açabileceğini, -2°C ve altındaki sıcaklıkların ise çoğu bahçe bitkisi için tehlike oluşturduğunu belirtiyor. Bu nedenle çiftçilerin, bahçelerde rüzgâr koruma duvarları inşa ederek ve bitkilerin soğuk hava akımlarına karşı dayanıklılığını artıran yöntemleri uygulayarak riskleri azaltmaları tavsiye ediliyor. Donla mücadelede aktif yöntemler arasında mikro-sprinkler sistemleri öne çıkıyor. Suyun kontrollü şekilde atomize edilmesiyle bitkilerin etrafında koruyucu bir mikro iklim oluşturuluyor ve bu sayede don riski önemli ölçüde azaltılıyor. Uzmanlar, mikro-sprinkler sistemlerinin yanı sıra sisleme ve sıcak hava akımı uygulamalarının da bahçelerde sıcaklık dengesini koruyarak bitkilerin don hasarına karşı korunmasına yardımcı olduğunu söylüyor. 2025 YILININ MART VE NİSAN AYLARINDA YAŞANAN DON FELAKETİ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.