Hava Durumu

#Ziraat Bankası

giresunsonhaber - Ziraat Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TOKİ’DEN 64 İLDE KURASIZ AÇIK SATIŞ KAMPANYASI Haber

TOKİ’DEN 64 İLDE KURASIZ AÇIK SATIŞ KAMPANYASI

TOKİ’DEN 64 İLDE KURASIZ AÇIK SATIŞ KAMPANYASI TOKİ, 64 ilde 19 bin 17 konutu açık satış yöntemiyle satışa çıkarıyor. Satışlar 15 Haziran 2026’da başlayacak, 17 Temmuz 2026’da sona erecek. Konutlar başvuru önceliğine göre, kura çekilmeden satın alınabilecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, 2+1 ve 3+1 konutlardan oluşan açık satış kampanyasında 12 bin 166 adet 2+1, 6 bin 851 adet 3+1 olmak üzere toplam 19 bin 17 konutu satışa sunacak. TOKİ’nin proje listesinde 260 ayrı proje yer alıyor. SATIŞLAR 15 HAZİRAN’DA BAŞLIYOR Konut satışları 15 Haziran - 17 Temmuz 2026 tarihleri arasında yapılacak. Satış işlemleri Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve T.C. Ziraat Bankası A.Ş. şubeleri üzerinden yürütülecek. TOKİ, konutların başvuru önceliğine göre kurasız satılacağını duyurdu. BAŞVURU ŞARTLARI Kampanyadan yararlanmak isteyenlerde şu şartlar aranacak: Şart Detay Vatandaşlık T.C. vatandaşı olmak Yaş 18 yaşını doldurmuş olmak Konut sahipliği Kişinin kendisi ve eşi üzerine Türkiye sınırları içinde tapuda kayıtlı bağımsız konut bulunmaması TOKİ geçmişi Kişinin kendisi ve eşinin daha önce TOKİ’den konut satın almamış olması Hane sınırı Bir hane halkı adına yalnızca bir konut alınabilecek Gelir / ikamet şartı Gelir ve ikamet şartı aranmayacak Bu şartları taşımadığı sonradan tespit edilenlerin satış sözleşmesi feshedilecek. ÜÇ AYRI ÖDEME SEÇENEĞİ VAR TOKİ açık satış kampanyasında alıcılara üç ödeme modeli sunacak: Seçenek Ödeme Modeli Peşin ödeme Peşin alımlarda yüzde 25 indirim Yüzde 50 peşinat Yüzde 50 peşinat, 72 ay vade, yüzde 8 indirim Yüzde 25 + ara ödeme Peşinatın yarısı sözleşmede, diğer yarısı 30 Haziran 2027’ye kadar; kalan tutar 60 ay vade Borç bakiyesi ve taksitler her yıl ocak ve temmuz aylarında, memur maaş artış oranı dikkate alınarak ve TÜFE oranını geçmeyecek şekilde artırılacak. İlk taksit, sözleşme imzalama tarihini izleyen ay başlayacak. İlk dönemsel artış Ocak 2027’den itibaren uygulanacak. 64 İLDE SATIŞA ÇIKACAK KONUT SAYILARI Sıra İl Satışa Çıkacak Konut Sayısı 1 AFYONKARAHİSAR 396 2 AĞRI 118 3 AKSARAY 219 4 AMASYA 68 5 ANKARA 2.062 6 ANTALYA 46 7 ARDAHAN 13 8 ARTVİN 30 9 AYDIN 310 10 BALIKESİR 213 11 BATMAN 588 12 BAYBURT 172 13 BİLECİK 206 14 BİNGÖL 88 15 BİTLİS 262 16 BURDUR 269 17 BURSA 2.200 18 ÇANAKKALE 108 19 ÇANKIRI 83 20 ÇORUM 157 21 DENİZLİ 319 22 DÜZCE 130 23 EDİRNE 127 24 ELAZIĞ 61 25 ERZİNCAN 37 26 ERZURUM 21 27 ESKİŞEHİR 565 28 GAZİANTEP 7 29 GİRESUN 38 30 GÜMÜŞHANE 44 31 HAKKARİ 86 32 HATAY 1.240 33 ISPARTA 176 34 İZMİR 306 35 KAHRAMANMARAŞ 1.073 36 KARABÜK 127 37 KARAMAN 120 38 KARS 48 39 KASTAMONU 28 40 KAYSERİ 104 41 KIRIKKALE 85 42 KIRKLARELİ 139 43 KIRŞEHİR 220 44 KOCAELİ 423 45 KONYA 998 46 KÜTAHYA 127 47 MALATYA 1.000 48 MANİSA 115 49 MARDİN 452 50 MERSİN 272 51 MUĞLA 97 52 MUŞ 147 53 NEVŞEHİR 317 54 RİZE 5 55 SAKARYA 20 56 SAMSUN 684 57 SİİRT 294 58 SİVAS 203 59 ŞIRNAK 275 60 TEKİRDAĞ 424 61 TOKAT 59 62 VAN 161 63 YOZGAT 216 64 ZONGULDAK 19 TOPLAM 19.017 İl bazlı toplamlar, TOKİ’nin proje listesinde yer alan ilçe ve proje satırlarındaki toplam konut adetleri birleştirilerek hesaplandı. Listenin genel toplamı TOKİ dokümanında 12.166 adet 2+1, 6.851 adet 3+1 ve toplam 19.017 konut olarak yer alıyor. EN FAZLA KONUT BURSA, ANKARA VE HATAY’DA Kampanyada en yüksek konut sayısı 2 bin 200 konutla Bursa’da yer aldı. Bursa’yı 2 bin 62 konutla Ankara, 1.240 konutla Hatay, 1.073 konutla Kahramanmaraş, 1.000 konutla Malatya ve 998 konutla Konya izledi. TESLİM VE KDV DETAYI Konutların bir bölümü hemen teslim edilecek. Hemen teslim kapsamında olmayan projelerde teslim süresi, sözleşme tarihinden itibaren 48 ay olarak uygulanacak. KDV, anahtar teslim tarihinde geçerli oran üzerinden tahakkuk edecek; KDV oranı yüzde 1 olan projelerde peşin, yüzde 10 olan projelerde ise teslimden sonraki vadelere yayılarak tahsil edilecek

KIRSALDA BEREKET İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI Haber

KIRSALDA BEREKET İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI

KIRSALDA BEREKET İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI Tarım ve Orman Bakanlığı, küçükbaş hayvancılığı büyütmek için yeni destek programını başlattı. Proje kapsamında hak sahiplerine 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş hayvan verilecek. Başvurular 30 Nisan 2026 mesai bitimine kadar İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinde alınacak. Tarım ve Orman Bakanlığı, “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi”ni 1 Nisan 2026 itibarıyla uygulamaya aldı. HAYGEM koordinasyonunda yürütülecek projede, TİGEM’e ait küçükbaş hayvanlar üreticilere teslim edilecek. Programın temel hedefi, küçükbaş işletme ve anaç hayvan sayısını artırmak, kırsal üretimi güçlendirmek ve kırmızı et arzında sürdürülebilirliği sağlamak olarak açıklandı. Projeden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerçek kişiler yararlanabilecek. İşletmesi olanlar da olmayanlar da başvuru yapabilecek; ancak hâlihazırda küçükbaş yetiştiriciliği yapanlarda 31 Aralık 2025 tarihli TÜRKVET kayıtlarına göre en fazla 105 dişi anaç hayvan sınırı aranacak. 106 ve üzeri dişi anaç varlığı bulunan işletmeler başvuru hakkı elde edemeyecek. İşletmesi bulunmadan başvurup hak sahibi olanlar ise, bilgilendirme sonrası 5 iş günü içinde gerekli kapasitede işletme açmak zorunda kalacak. Başvurularda her yetiştirici yalnızca bir işletme için işlem yapabilecek, aynı haneden de sadece bir kişi müracaat edebilecek. Kiralık işletmeyle başvuracaklardan noter onaylı en az 3 yıllık kira sözleşmesi istenecek. Kamu kurumlarında çalışanlar, tüzel kişiler, 18 yaş altındakiler, bazı destek programlarından daha önce yararlananlar ve belirli yasal engelleri bulunan kişiler proje dışında tutulacak. Başvurular il bazında puanlanacak. Kadın yetiştiriciler, genç üreticiler, gazi ve engelli başvuru sahipleri ile birinci derece şehit yakınları, tarımsal örgüt üyeleri, veteriner hekim, ziraat mühendisi ve gıda mühendisi olanlar ile küçükbaş hayvancılık eğitimi bulunanlar değerlendirmede ek puan alacak. Aile işletmeleri, hayvan varlığı, sürü kayıt süresi, aktiflik durumu ve 2025 yılı ÇKS verileri de puanlamada etkili olacak. Puan eşitliğinde kadınlara, daha genç başvuru sahiplerine ve başvurusunu daha erken tamamlayanlara öncelik verilecek. Projede hak kazananlar, Ziraat Bankası Temel Hayvancılık Kredisi kullanabilecek. Hayvanlar peşin ya da krediyle alınabilecek; teslimatlar TİGEM’in proje için ilan edeceği fiyatlar üzerinden yapılacak. Hak sahiplerine hayvanlar bir yıllık TARSİM sigortasıyla verilecek. Ayrıca teslimden sonraki ilk 12 ay boyunca, üç ayda bir olmak üzere hayvan başına 150 lira, toplamda 450 lira bakım ve besleme desteği ödenecek. Proje 2026-2028 döneminde uygulanacak. Başvurular 1-30 Nisan 2026 tarihleri arasında alınacak, askı ve itiraz süreci mayıs ayında tamamlanacak. Hak sahiplerinin bilgilendirilmesi ve hayvan teslim süreçleri ise 2026’nın ikinci yarısında başlayacak. Teslim edilen hayvanlar iki yıl boyunca denetime tabi tutulacak; mücbir sebep dışında satış yapılması halinde taahhütname hükümleri devreye girecek. https://www.tarimorman.gov.tr/HAYGEM/Haber/454/Kirsalda-Bereket-Kucukbasa-Destek-Projesi-Basliyor?fbclid=IwY2xjawQ6VMBleHRuA2FlbQIxMABzcnRjBmFwcF9pZBAyMjIwMzkxNzg4MjAwODkyAAEeroD4-L1EvCnR6IaVKl7naeGiBGFLVrakdgt0UtXSfhR7Opb0zoZxoLJslgk_aem_p_9__r_I7MUExiVcaWjAmw

KÜÇÜKBAŞ DESTEK PROJESİNDE BAŞVURULAR 1 NİSAN’DA BAŞLIYOR Haber

KÜÇÜKBAŞ DESTEK PROJESİNDE BAŞVURULAR 1 NİSAN’DA BAŞLIYOR

KÜÇÜKBAŞ DESTEK PROJESİNDE BAŞVURULAR 1 NİSAN’DA BAŞLIYOR Giresun’da Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi için başvuru süreci 1 Nisan 2026’da açılıyor. İl ve ilçe tarım müdürlüklerinden yapılacak başvurular 30 Nisan 2026 mesai bitiminde sona erecek. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi kapsamında üreticilere küçükbaş hayvan verileceğini açıkladı. Proje, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülecek, hayvan temini ise Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü üzerinden sağlanacak. BAŞVURULAR İL VE İLÇE MÜDÜRLÜKLERİNE YAPILACAK Başvurular 1 Nisan 2026 tarihinde başlayacak ve 30 Nisan 2026 mesai bitiminde tamamlanacak. Başvuru sahibi, işletmesinin bulunduğu yerdeki İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne şahsen ya da noter onaylı vekili aracılığıyla müracaat edecek. Başvuru süreci sonunda il ve ilçe listeleri 5-12 Mayıs 2026 tarihleri arasında askıya çıkarılacak. KİMLER BAŞVURABİLECEK? Projeye Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerçek kişiler başvurabilecek. İşletmesi bulunan üreticiler için 31 Aralık 2025 tarihli TÜRKVET kaydında en fazla 105 dişi anaç küçükbaş hayvan şartı aranacak. İşletmesi bulunmayan kişiler de başvuru yapabilecek; ancak hak sahibi olmaları halinde belirlenen süre içinde mevzuata uygun işletme açmaları gerekecek. Aynı haneden yalnızca bir kişi başvurabilecek. Kamu kurum ve kuruluşları, kamu personeli, tüzel kişiler, 18 yaşından küçükler ve 5488 sayılı Tarım Kanunu kapsamında cezalandırılmış kişiler projeden yararlanamayacak. Ayrıca daha önce belirli destek programlarından yararlanan bazı üreticiler ile proje şartlarını taşımayan büyükbaş işletme sahipleri de kapsam dışında tutulacak. 100 BAŞ KÜÇÜKBAŞ HAYVAN VERİLECEK Projede hak sahibi olan yetiştiricilere 95 dişi ve 5 erkek olmak üzere toplam 100 baş küçükbaş hayvan teslim edilecek. Hak sahipleri, hayvan bedelini peşin ya da krediyle ödeyebilecek. Proje kapsamında Ziraat Bankası Temel Hayvancılık Kredisi de kullanılabilecek. Giresun için dağıtılacak küçükbaş hayvan ırklarında birinci tercih Bafra, ikinci tercih ise Akkaraman olarak belirlendi. Teslim edilen hayvanların bir yıllık TARSİM sigortası TİGEM tarafından karşılanacak. BAKIM VE BESLEME DESTEĞİ DE VERİLECEK Hayvan tesliminden sonraki ilk aydan itibaren, 12 ay boyunca, üç ayda bir bakım ve besleme gideri desteği ödenecek. Ödeme, denetimlerde tespit edilen hayvan sayısı üzerinden gerçekleştirilecek. BAŞVURU İÇİN HANGİ BELGELER İSTENECEK? Başvuru dilekçesi ve formunun yanı sıra nüfus cüzdanı fotokopisi, varsa mesleki diploma veya çıkış belgesi, gazi, engelli ya da şehit yakını belgesi, tarımsal örgüt üyelik belgesi ve küçükbaş hayvancılıkla ilgili eğitim belgesi başvuru dosyasına eklenecek. Başvuru için ayrıca güncel döner sermaye ücreti alınacak. https://giresun.tarimorman.gov.tr/Duyuru/634/Kirsalda-Bereket-Kucukbasa-Destek-Projesi-Icin-Muracaatlar-1-Nisanda-Basliyor

SOLAKOĞLU: “EKMEDEN ÖNCE FİYATI BİLECEĞİZ" Haber

SOLAKOĞLU: “EKMEDEN ÖNCE FİYATI BİLECEĞİZ"

SOLAKOĞLU: “EKMEDEN ÖNCE FİYATI, TALEBİ VE VADEYİ GÖREBİLDİĞİMİZ BİR SİSTEM KURMALIYIZ” Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi çalışmaları kapsamında Giresun’a gelen CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, tarımda temel sorunun maliyetler değil, üreticinin ekim kararını sağlıklı bilgi olmadan vermek zorunda kalması olduğunu söyledi. Solakoğlu, çözüm olarak ticaret borsaları üzerinden fiyat, talep ve vade bilgisinin ekim öncesinde görülebildiği, üretici ile sanayiciyi hasat öncesinde buluşturan bir yapı önerdi. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi çalışmaları kapsamında 27 Şubat 2026 Cuma günü Giresun’a gelen Sencer Solakoğlu ve beraberindeki heyet, Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanlığı’nda parti örgütüyle bir araya geldi. Toplantıya CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, ilçe başkanları, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve partililer katıldı. Toplantıda konuşan İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ile birlikte partide yeni bir sürece girildiğini belirterek, parti programına uygun hükümet programı çalışmalarının bu yapı bünyesinde oluşturulan kurullar üzerinden yürütüldüğünü söyledi. SAHADA ÜÇ AYAKLI PROGRAM Solakoğlu ve beraberindeki heyet, il başkanlığındaki toplantının ardından Giresun’un tarımsal yapısını ve fındık piyasasını yerinde değerlendirmek amacıyla saha temaslarını sürdürdü. Program kapsamında ilk olarak Giresun Ticaret Borsası’nda düzenlenen toplantıya katılan heyet, burada fındıkta fiyat oluşumu, pazarlama kanalları ve üretici-tüccar ilişkilerinde yaşanan yapısal sorunlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Saha programının devamında üretici örgütleri ve meslek odalarıyla yapılan görüşmelerde, planlı üretim, piyasa şeffaflığı ve üreticinin korunmasına yönelik başlıklar ele alındı. Heyet, Giresun’da yapılan bu temaslardan elde edilen tespitlerin, CHP’nin tarım politikalarına ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi bünyesinde yürütülen politika çalışmalarına doğrudan katkı sunacağını ifade etti. “İLK 100 GÜNDE YOL HARİTASI NETLEŞECEK” Sencer Solakoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gelmesi halinde tarım ve gıda politikalarında izlenecek yolun belirsiz olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, ilk 100 günde atılacak adımların açık ve net biçimde kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Solakoğlu, “Ne yapacağımız da nasıl yapacağımız da hazır. Bunu şeffaf biçimde ortaya koyacağız” dedi. Bu sürecin temel başlıklarının; planlı üretim, garantili alım modeli ve tarımda kurumsal yapının yeniden işler hale getirilmesi olacağını ifade eden Solakoğlu, üreticinin belirsizlikle üretim yapmak zorunda bırakılmayacağı bir sistem hedeflediklerini söyledi. Tarımda yaşanan sorunların kötü niyetten çok yönetim zaaflarından kaynaklandığını dile getiren Solakoğlu, mevcut tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Bu bir hırsızlık meselesi değil; basiretsizlik meselesidir. Türkiye’nin üretimi, tarımı ve kamu kaynakları ehil olmayan ellere teslim edilmiş durumda. Biz bu tabloyu tersine çevireceğiz; eksiden alıp artıya geçireceğiz.” Solakoğlu, tarım ve gıdanın siyaset üstü bir alan olduğuna dikkat çekerek, üreticinin emeğini koruyan, kaliteyi esas alan, öngörülebilir ve kamucu bir tarım düzenini yeniden kurmayı hedeflediklerini söyledi. “SORUN NE EKTİĞİMİZ DEĞİL, EKERKEN BİLMEMEMİZ” Programın en kapsamlı bölümü, Giresun Ziraat Odaları Birliği Giresun Şubesi’nde düzenlenen üretici buluşması oldu. Solakoğlu, burada yaptığı konuşmada üreticinin sahada yaşadığı sorunları kendi çiftçilik deneyiminden örneklerle anlattı. Tarımda yaşanan sorunların temelinde üreticinin özgür olması değil, üretim kararını yeterli bilgi olmadan vermek zorunda kalması bulunduğunu söyleyen Solakoğlu, “Ben bir çiftçiyim. Şubat ayı bitiyor, Nisan’da ekime başlayacağım ama ne ekeceğimi bilmiyorum. Bursa’nın en büyük çiftçisi bunu bilmiyorsa, köydeki üreticinin halini düşünün” dedi. PLANSIZLIK HEM ÇİFTÇİYİ HEM SOFRAYI VURUYOR Plansız üretimin hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini vurgulayan Solakoğlu, karpuz örneği üzerinden tabloyu şöyle anlattı: “Geçen yıl karpuz tarlada kaldı. Ben karpuz ektiğim için domates ve biber ekilmedi. Arz düştü, siz pahalı yediniz; biz çiftçiler zarar ettik. Gıda enflasyonu dediğimiz şey tam olarak bu.” “Sorun girdi maliyetleri değil, plansız üretim” Mazot ve gübre gibi girdilerin ucuzlatılmasının tek başına çözüm olmadığını vurgulayan Solakoğlu, “Eğer ürün tarlada çöpe gidecekse yaptığınız sübvansiyon da çöpe gider. Olmayan domatesin fiyatını düşüremezsiniz. Sorun yüksek girdi fiyatları değil, sorun plansız üretimdir” diye konuştu. Mazot ve gübre gibi girdilerin ucuzlatılmasının tek başına çözüm olmayacağını vurgulayan Solakoğlu, “Eğer ürün tarlada çöpe gidecekse, verdiğiniz destek de çöpe gider. Sorun girdi maliyetleri değil, plansız üretimdir” ifadelerini kullandı. TİCARET BORSALARI ÜZERİNDEN ŞEFFAF BİLGİ VE ÜRETİCİ-SANAYİCİ BULUŞMASI Solakoğlu, tarımda yaşanan bu döngünün yasaklarla ya da “ne ekileceğini söyleyen” bir modelle çözülemeyeceğini vurguladı. Çözüm olarak önerdiği yapının, ticaret borsaları üzerinden işleyecek şeffaf bir sistem olduğunu belirtti. Bu sistemde üretici, sezon başlamadan önce ticaret borsasına giderek; hangi ürünün, hangi kalite sınıfında, hangi fiyata, hangi vadeyle alıcı bulduğunu görebilecek. Solakoğlu’na göre bu yapı yalnızca bilgi sunan bir sistem değil; üretici ile sanayiciyi hasat öncesinde aynı zeminde buluşturan bir mekanizma olacak. Ticaret borsaları üzerinden sanayici ve tüccarların alım talepleri ile üreticinin üretim taahhütleri bir araya getirilecek. Bu sayede üretici, ürününü kime satacağını ve hangi koşullarla satacağını önceden görebilecek; sanayici ise hasat yapılmadan önce fiyatı, kaliteyi ve tedarik miktarını bilerek bütçe ve üretim planlaması yapabilecek. Solakoğlu, bu bilgiyi gören üreticinin yine tamamen özgür olacağını vurgulayarak, isterse fiyat ve talep bilgisine göre ekim yapacağını, isterse kendi tercihini kullanacağını ifade etti. Önemli olanın, üreticinin artık kararını körlemesine değil, borsa üzerinden oluşan somut veriye bakarak vermesi olduğunu söyledi. GARANTİLİ ALIM MODELİ: ZORUNLU DEĞİL, GÖNÜLLÜ Solakoğlu, bu yapıyı “garantili alım modeli” olarak tanımladı. Sistemin kimse için zorunlu olmayacağını özellikle vurguladı. Üreticinin bu modele girmek zorunda kalmayacağını, ancak sistem doğru kurulduğunda üreticinin zaten gönüllü olarak dahil olacağını söyledi. Model kapsamında, üretici taahhütleri ile sanayici ve tüccar taleplerinin ticaret borsaları üzerinden bir araya geleceğini belirten Solakoğlu, böylece her iki tarafın da hasattan önce fiyat, miktar ve vade açısından öngörü sahibi olacağını ifade etti. Solakoğlu, ticaret borsalarında yapılan bu garantili alım sözleşmelerinin, üreticinin finansmana erişiminde de belirleyici olacağını dile getirdi. Buna göre; üretici, ticaret borsasında yaptığı bu kontratla Ziraat Bankası’na gittiğinde, ayrıca ipotek, taşınmaz ya da kefalet gibi başka bir teminata gerek kalmadan krediye ulaşabilecek. Böylece üretici, şahsi varlıklarını değil, yaptığı üretimi ve satış sözleşmesini teminat göstererek finansmana erişmiş olacak. FINDIKTA BÖLGESEL FARK VE KAYIP ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Solakoğlu, fındıkta Çarşamba Ovası ile Giresun’un üretim koşullarının aynı olmadığını; arazi yapısı, makineleşme ve verim açısından ciddi farklar bulunduğunu söyledi. Buna rağmen aynı fiyatlama ve destekleme anlayışının sürdüğünü belirterek, bu durumun Giresunlu üreticiyi dezavantajlı hale getirdiğini ifade etti. FİSKOBİRLİK’in geçmişte üreticiye fiyat ve alım koşulları açısından öngörü sağladığını hatırlatan Solakoğlu, bu yapının işlevsizleştirilmesiyle piyasada ciddi bir boşluk oluştuğunu söyledi. TMO’nun bu boşluğu dolduracak kapasiteye sahip olmadığını belirten Solakoğlu, tarımda liyakat ve uzmanlık sorunu yaşandığını dile getirdi. FİSKOBİRLİK’in üretici için işlevsiz hale gelmesinin ardından piyasada ciddi bir boşluk oluştuğunu savunan Solakoğlu, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) bu boşluğu dolduracak bir kurumsal kapasiteye sahip olmadığını ifade etti. Tarım politikalarında uzmanlık ve liyakat sorunu yaşandığını dile getiren Solakoğlu, “Tarımı bilen kadrolarla, istişareye dayalı bir yapı kurulmadığı sürece bu sorunlar devam eder. Ürün bazlı, günü kurtarmaya dönük desteklerle gıda enflasyonunu düşürmek mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu. HAMMADDEYLE DEĞİL, KATMA DEĞERLE AYAKTA KALINIR Solakoğlu, konuşmasında kooperatifçilik ve markalaşmaya da değindi. Hammadde satarak üreticinin zengin olamayacağını vurgulayan Solakoğlu, küçük ve orta ölçekli kooperatiflerin yalnızca hammadde satan yapılar olmaktan çıkıp nihai ürün üreten bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi. Giresun fındığının geçmişte güçlü bir bilinirliğe sahip olduğunu hatırlatan Solakoğlu, bu deneyimin önemli bir birikim olduğunu ifade etti. Bu noktada, Giresun fındığının geçmişte “Aganigi Naganigi” markasıyla bir markalaşma süreci yaşadığını belirten Solakoğlu, o dönemde yakalanan bilinirliğin ve farkın zamanla kaybedildiğini söyledi. Solakoğlu, bu sürecin bir başarısızlık değil, yarım kalmış bir deneyim olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bir markalaşma yapıldı, sonra her şey kaybedildi. Bizim yapmamız gereken, o dönemde kazanılan farkı, bilinirliği ve güveni yeniden kazanmaktır” ifadelerini kullandı. Solakoğlu, hedefin üreticinin katma değerden pay aldığı sürdürülebilir bir yapı kurmak olduğunu dile getirdi. DANIŞMANLIK SAHAYA İNECEK Solakoğlu, tarımda verimlilik artışının yalnızca desteklerle değil, bilginin doğrudan sahaya inmesiyle mümkün olacağını vurguladı. Bu kapsamda, her bölgede üreticinin telefonla doğrudan ulaşabileceği, bölgenin ürün desenine ve üretim koşullarına hâkim ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin görev yapacağını söyledi. Bu uzmanların, görev yaptıkları bölgelerde yalnızca masa başından değil; sahada, üreticinin tarlasına ve işletmesine kadar ulaşan bir danışmanlık anlayışıyla çalışacağını belirten Solakoğlu, ihtiyaç duyulması halinde üreticinin talebi üzerine tarlaya gelerek yerinde değerlendirme yapabileceklerini ifade etti. Solakoğlu, bu personelin görev yaptıkları bölgenin ürünlerine göre ihtisaslaşmış ve ilave eğitimlerden geçmiş olacağını, böylece her ürün için genel değil, bölgeye özgü ve uygulamaya dönük bilgi sunulacağını dile getirdi. Üreticinin karşılaştığı bir sorunun sahada çözülememesi halinde, danışmanların bu soruyu daha üst teknik birimlere taşıyarak çözüm üretebileceğini de ekledi. Bu danışmanlık hizmetinin üretici için tamamen ücretsiz olacağını vurgulayan Solakoğlu, amacın üreticiyi masraf altına sokmak değil; doğru bilgiyle buluşturarak verimi ve kaliteyi artırmak olduğunu söyledi. “ÇÖZÜM SİSTEM” Konuşmasının sonunda Solakoğlu, tarımda tek bir mutlak doğru olmadığını ancak en az zarar veren ve uzun vadede en akılcı yolun seçilmesi gerektiğini vurguladı. “Sorun destek değil; sorun, üreticinin ekim kararını bilgi olmadan vermesi. Çözüm ise sistemdir” diyerek konuşmasını tamamladı.

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN KREDİ UYARISI: “BORÇLU ÇİFTÇİYE KREDİ YASAĞI, ÜRETİMİ DURDURUR” Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN KREDİ UYARISI: “BORÇLU ÇİFTÇİYE KREDİ YASAĞI, ÜRETİMİ DURDURUR”

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN KREDİ UYARISI: “BORÇLU ÇİFTÇİYE KREDİ YASAĞI, ÜRETİMİ DURDURUR” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borcu bulunan çiftçilerin Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla sübvansiyonlu kredi kullanamamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şenyürek, söz konusu uygulamanın tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ciddi biçimde tehdit ettiğini söyledi. Giresun’da yaklaşık 80 bin üreticinin Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olduğunu hatırlatan Şenyürek, “Bu karar birkaç üreticiyi değil, Giresun’un tamamını ilgilendiren bir üretim krizine dönüşmektedir” dedi. Şenyürek, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın son açıklamalarının sahadaki tabloyu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Bayraktar’ın ‘SGK prim borcu ve vadesi geçmiş vergi borcu nedeniyle çiftçilere kredi verilmemesi tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar verir’ sözlerini hatırlattı. Şenyürek, “Bu uyarı görmezden gelinemez” ifadesini kullandı. “Şebinkarahisar'da yaşananlar, Giresun'un özetidir” CHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol’un açıkladığı verilerin kararın ilçelerde yarattığı tabloyu net biçimde ortaya koyduğunu belirten Şenyürek, Şebinkarahisar’da 3.088 üreticinin Tarım Kredi Kooperatifleriyle doğrudan ya da dolaylı ilişki içinde olduğunu söyledi. Bu üreticilerin önemli bir bölümünün SGK ve vergi borcu gerekçesiyle sübvansiyonlu krediye erişemediğini ifade eden Şenyürek, “Tarım Kredi’den indirimli kredi kullanan bir çiftçi 1.000 lira için yaklaşık 1.200 lira geri ödeme yaparken, borcu olduğu için bu haktan yararlanamayan çiftçi aynı tutar için yüzde 50’nin üzerinde faizle yaklaşık 1.666 lira ödemek zorunda bırakılıyor. Bu fark üretimi değil, borcu büyütüyor” şeklinde konuştu. “Afetler varken çiftçi çaresiz bırakılamaz” 2025 yılının zirai don, kuraklık, kahverengi kokarca zararı ve şap hastalığı nedeniyle çiftçiler açısından adeta bir afet yılına dönüştüğünü vurgulayan Şenyürek, “TZOB’un da işaret ettiği gibi; kuraklık ve zirai don üretimi azaltırken, kahverengi kokarca fındıkta rekolteyi düşürdü, şap hastalığı hayvancılığı vurdu; üretici hayvanını satamadı, geliri eridi. Böylesi bir tabloda ‘borcun varsa kredi yok’ demek, çiftçiyi tamamen çaresiz bırakmaktır” dedi. “Büyük şirketlere af, çiftçiye engel kabul edilemez” Milyonlarca liralık vergi borcu bulunan büyük şirketler için çıkarılan af düzenlemelerine dikkat çeken Şenyürek, “Küçük üreticiye gelince aynı anlayış ortadan kalkıyor. Bu yaklaşım sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmaz” ifadelerini kullandı. Şenyürek açıklamasını şu çağrıyla tamamladı: “Vergi ve SGK borçları üretimi engellemeyecek şekilde yapılandırılmalı, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası üzerinden sübvansiyonlu kredi kullanımı derhal yeniden açılmalıdır. TZOB’un uyarıları da göstermektedir ki; bu karar devam ederse üretim düşecek, gıda güvenliği riske girecektir. CHP olarak biz; üreticinin emeğini koruyan, kooperatifçiliği güçlendiren, planlı üretimi ve taban fiyat güvencesini esas alan, kamucu ve sosyal adaletçi tarım politikalarının takipçisiyiz. Çiftçiyi yüksek faize mahkum eden değil; girdiyi ucuzlatan, borcu yönetilebilir kılan, üretimi sürdürülebilir hale getiren bir düzen için mücadelemizi sürdüreceğiz. Üretenin yanında, ithalat lobilerinin karşısında durmaya devam edeceğiz.”

TOBB Nefes Kredisi 50 milyar liraya yükseldi Haber

TOBB Nefes Kredisi 50 milyar liraya yükseldi

KOBİ’lere cazip koşullarda finansal destek sunmak amacıyla hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde, kredi hacmi 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkarıldı. ANKARA (İGFA) - TOBB’un girişimleriyle artırılan Nefes Kredisi’ne yeni başvurular 19 Kasım Çarşamba günü itibariyle kabul edilmeye başlanacak. TOBB, KGF ve bankaların ortak çalışmasıyla sunulacak bu kredide 24 ay vadesine kadar yüzde 33, 24 ayın üzerinde ise yüzde 32 faiz oranı uygulanacak. Kredi, 6 ay anapara ödemesi olmadan, en fazla 36 ay vadeli olarak kullanılabilecek. Bir firma en fazla 1,5 milyon TL kredi alabilir. KOBİ’lere yeni bir TOBB Nefes Kredisi olanağı sunuluyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların desteğiyle, KOBİ’lere yardımcı olmak üzere 2 Ekim 2025'te başlatılan 25 milyar Türk Lirası tutarındaki ikinci TOBB Nefes Kredisi’nin hacmi 50 milyar Türk Lirası’na yükseltildi. İş dünyasından gelen yoğun talepler üzerine TOBB’un girişimiyle artırılan Nefes Kredisi’ne başvurular 19 Kasım Çarşamba günü itibariyle başlayacak. Krediye TOBB'a bağlı tüm Oda-Borsa üyeleri başvurabilecek. İşletmeler, TOBB Nefes Kredisi için Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Denizbank, Garanti Bankası, Akbank, Yapı Kredi ve Ziraat Katılım şubelerine başvuruda bulunabilecek. Artırılan kredi hacminde şartlar aynen devam edecek. Bir firma en fazla 1,5 milyon TL kredi kullanabilir. Krediler, ilk 6 ay anapara ödemesi olmadan en fazla 36 ay vadeli olarak sunulacak. Kredi, 24 aya kadar sürede yüzde 33, 24 ayın üzerinde ise yüzde 32 faizle verilecek. Temmuz ayında verilen ilk TOBB Nefes Kredisi ile 23 bin 515 firmaya 30 milyar TL destek sağlanmıştı. Böylece TOBB Nefes Kredisi ile bu yıl KOBİ’lere sağlanan toplam destek 80 milyar Türk Lirası’na ulaşmış bulunuyor. KOBİ’lerin en büyük sorununun finansmana erişim olduğuna dikkat çeken TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Sürekli vurguladığım en önemli mesele finansmana erişim. Özellikle KOBİ kredilerindeki büyüme sınırı krediye ulaşmayı zorlaştırıyor. Bu dönemde KOBİ’lerimize destek olmak için yeni bir kaynak yarattık. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve Bankalar güçlerimizi birleştirdik. Amacımız zor günlerde KOBİ’lerimizin yanında olarak çarkların işlemesini sağlamak. Temmuz ayında ilk Nefes Kredisi’ni devreye aldık. KOBİ’lerimize 30 milyar TL destek sağladık. İkinci Nefes Kredisi’ne ise 2 Ekim tarihinde başladık. Bu paketten şu ana kadar 20 bin civarında firma faydalandı. 25 milyar Türk Lirası büyüklüğündeki kredi hacmi dolmak üzere. Oda-Borsa Başkanlarımız ve iş dünyamızdan gelen yoğun talepler üzerine kredi tutarının artırılması konusundaki beklentimizi ilgili makamlara ilettik. Yaptığımız girişimler sonucu kredi hacmi 50 Milyar Türk Lirası’na yükseltildi. Böylece yalnızca 2025 yılı içinde TOBB Nefes Kredisi ile KOBİ’lere sağladığımız destek 80 milyar Türk Lirası’na ulaşacak. Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen’e ve katılımcı tüm banka yetkililerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ederim. KOBİ’lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması; daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir” dedi.

Yüzyılın Konut Projesi'ne başvurular başladı Haber

Yüzyılın Konut Projesi'ne başvurular başladı

TOKİ tarafından ülke genelinde 500 bin sosyal konutun hayata geçirileceği "Yüzyılın Konut Projesi" için başvurular başladı. e-Devlet üzerinden yapılacak olan başvurular 18 Aralık'ta, banka şubesi yoluyla yapılacak olanlar ise 19 Aralık'ta sona erecek. ANKARA (İGFA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Yüzyılın Konut Projesi"ne yönelik başvuruların bugün itibarıyla başladığını açıkladı. "Başvuruları nasıl yapacağınızı biliyor musunuz?" mesajıyla başvuru süreçlerini anlatan bir video paylaşan Bakan Kurum, e-Devlet üzerinden yapılacak başvuru adımlarını gösterdi ve dikkat edilmesi gereken detayları vurguladı. https://twitter.com/murat_kurum/status/1987733931467157876 Videoda, başvuruların yetkili banka şubeleri veya e-Devlet aracılığıyla iki farklı şekilde yapılabileceği açıklandı. Başvurular için Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Emlak Katılım gibi şubeler yetkili kılındı. Ayrıca, e-Devlet üzerinden nasıl başvuru yapılacağına dair bilgiler adım adım aktarıldı. E-DEVLET'TE YOĞUNLUK ÖNLEMLERİ Diğer yandan, e-Devlet üzerinden yapılacak başvurularda olası yoğunluğu azaltmak üzere, başvuruların ilk 5 gününde, T.C. Kimlik Numarası'nın (TCKN) son rakamına göre başvuru alımı gerçekleştirilecek. Başvuruların alınacağı 10 Kasım'da TCKN'si '0' ile bitenler, 11 Kasım'da '2' ile bitenler, 12 Kasım'da '4' ile bitenler, 13 Kasım'da '6' ile bitenler ve 14 Kasım'da '8' ile bitenler başvuruda bulunabilecek. 15 Kasım'dan itibaren ise kimlik numarasına bakılmaksızın tüm vatandaşlar başvurularını gerçekleştirebilecek. Yetkili banka şubelerine yapılacak başvurularda kimlik numarası sınırlaması aranmayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.