Hava Durumu

#Yürütmeyi Durdurma

giresunsonhaber - Yürütmeyi Durdurma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yürütmeyi Durdurma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞENYÜREK, SEKÜ’DE MADEN GİRİŞİMİNE KARŞI KÖYLÜNÜN YANINDA Haber

ŞENYÜREK, SEKÜ’DE MADEN GİRİŞİMİNE KARŞI KÖYLÜNÜN YANINDA

ŞENYÜREK, SEKÜ’DE MADEN GİRİŞİMİNE KARŞI KÖYLÜNÜN YANINDA CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama girişimine karşı nöbet tutan yurttaşlarla buluştu. Şenyürek, köy halkıyla birlikte sahaya giderek dayanışma mesajı verdi. Ziyaret, 24 Şubat 2026 tarihli yürütmeyi durdurma kararının ardından bölgede yeniden yükselen gerilim günlerinde gerçekleşti; davanın yeni duruşması 24 Nisan 2026’da görülecek. CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Sekü köyünde maden tartışmasının büyüdüğü günlerde parti heyetiyle birlikte köy halkının yanında yer aldı. Şenyürek’e Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Görele Belediye Başkanvekili Aysel Uzun, il yöneticileri, il genel meclisi üyeleri ve ilçe örgütleri eşlik etti. CHP’nin il örgütü düzeyinde Sekü hattına doğrudan sahip çıktığı mesajı verildi. Sekü’de son günlerde yeniden yükselen gerilim, maden şirketine ait sondaj aracının köy hattına girmek istemesiyle büyüdü. Bölge halkı araca geçit vermedi. Köylüler mahkemenin yürütmeyi durdurma kararını hatırlatarak sahadaki yeni girişime karşı çıktılar. Başkan Köse ise, vatandaşların görüş ve taleplerini dinleyerek, sürecin yakından takip edileceğini söyledi. ‘’HALKIMIZIN YANINDAYIZ” Maden aranmak istenen mevkiye kadar giderek burada bir açıklama yapan Başkan Köse vatandaşların haklı taleplerinin yanında olduklarını vurgulayarak: “Bu topraklar hepimizin. Vatandaşlarımızın yaşam alanlarını tehdit edecek hiçbir girişime sessiz kalmamız mümkün değil. Halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi. Köse açıklamasına şöyle devam etti: “Her köşesi, taşı toprağı altın olan memleketimizde Tirebolu’muzun Sekü Köyü’ndeyiz. Bir siyasi imza atmak için değil, halkın duyarlılığının yanında olmak için buradayız. Gerçekten uzak bir mesafe köye, köy halkı ise çok duyarlı ve bu konuda yüksek hassasiyet gösteriyor. Biz de Sekü Köyü halkının hassasiyetlerine ortak olmak için buraya geldik. Madenler ülkemizin çok önemli gelir kaynaklarındandır. Bizler madenlere karşı değiliz. Madenler ülkemizin çıkarları ve ekonomisinin yükseltilmesi için mutlaka kullanılmalıdır. Fakat vahşi madencilik ve hukuka aykırı bütün olasılıkları vatandaşımızın istemediği gibi bizler de istemiyoruz. Burada hassasiyetimiz şudur. Madenler ülkemizin çok kıymetli emtialarıdır ama, bu bölgelerin taşı toprağı altın. İnsanlarımızın sesine kulak vermek şarttır. Hukuka uygun ve vatandaşımızın görüşünü alarak yapılacak çalışmalar uygun olacaktır. Ancak vatandaş rahatsızdır. Bizlerde bu rahatsızlığı dile getirmek üzere buradayız” Mahkeme, Tirebolu-Görele hattındaki projeyle ilgili 24 Şubat 2026 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verdi. Dosyanın ilk duruşması 31 Mart’ta yapıldı. Dava 24 Nisan 2026 tarihine bırakıldı. Sekü’deki tartışma da bu yargı sürecinin gölgesinde sürüyor. Şenyürek’in Sekü ziyareti, CHP’nin Giresun’daki maden başlığında sahaya indiği en net çıkışlardan biri oldu. İl başkanlığı düzeyinde verilen bu fotoğraf, köylünün nöbetine açık siyasi destek anlamı taşıdı. Sekü’deki dava 24 Nisan’da yeniden mahkeme gündemine gelecek.

ELVAN IŞIK GEZMİŞ: MADENE VERECEK KÖYÜMÜZ YOK Haber

ELVAN IŞIK GEZMİŞ: MADENE VERECEK KÖYÜMÜZ YOK

ELVAN IŞIK GEZMİŞ: MADENE VERECEK KÖYÜMÜZ YOK CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama girişimine karşı nöbet tutan yurttaşlarla bir araya geldi. Gezmiş, köylülerin suyu, havayı ve toprağı savunduğunu belirterek “Bu haklı mücadelenin sonuna kadar yanındayız” dedi. Sekü dosyasında yürütmeyi durdurma kararı bulunuyor; davanın bir sonraki duruşması 24 Nisan 2026’da görülecek. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama faaliyetlerine karşı direnen köylülerle buluştu. Gece saatlerinde köyde yapılan ziyarette CHP Tirebolu İlçe Başkanı Kemal Devrim Bayrak ve parti örgütü de yer aldı. Gezmiş, “Suyumuza, havamıza, toprağımıza dokunma” çağrısını öne çıkararak Sekü halkının yaşam alanını savunduğunu söyledi. Gezmiş, açıklamasında köylülerin soğuk ve yağmur altında toprağını terk etmediğini vurguladı. Sekü’de gençlerin, yaşlıların ve ailelerin bir arada aynı talebi dile getirdiğini belirten Gezmiş, “Köyümüze, toprağımıza, suyumuza sahip çıkıyoruz diyen yurttaşlarımız yalnız değildir. Cumhuriyet Halk Partisi örgütü olarak bu mücadelenin dün olduğu gibi bugün de yarın da yanında olacağız. Madene verecek köyümüz yok” ifadelerini kullandı. Sekü köyündeki gerilim, yalnızca bir siyasi ziyaretin değil, haftalardır büyüyen çevre ve hukuk mücadelesinin yeni halkası oldu. Giresun İdare Mahkemesi aynı projedeki “ÇED Olumlu” kararının yürütmesini 24 Şubat’ta durdurdu. Dosyanın ilk duruşması 31 Mart’ta görüldü ve dava 24 Nisan 2026 tarihine bırakıldı. Buna karşın son günlerde proje sahasına yeniden sondaj makinesi çıkarılmak istendi. Bölge halkı, çevre savunucuları ve hukukçular makinenin önünü keserek girişime izin vermedi. Sekü ve Karlıbel hattında yaşanan bu tablo, maden şirketinin sahaya dönme girişimi ile köylülerin su kaynaklarını, tarım alanlarını ve yaşam çevresini koruma iradesini yeniden karşı karşıya getirdi. Gezmiş’in Sekü’den verdiği mesaj bu nedenle yalnızca dayanışma açıklaması değil, aynı zamanda süren davaya ve köylülerin sahadaki direnişine siyasi destek beyanı niteliği taşıdı. CHP heyeti, Tirebolu’da yaşam alanlarına dönük madencilik baskısına karşı geri adım atılmayacağını ilan etti. Sekü’de verilen mesaj nettir: Köylü toprağını bırakmıyor, mücadele büyüyor.

SEKÜ’DE MADEN GERİLİMİ: KÖYLÜLER MAKİNEYİ DURDURDU Haber

SEKÜ’DE MADEN GERİLİMİ: KÖYLÜLER MAKİNEYİ DURDURDU

SEKÜ’DE MADEN GERİLİMİ: KÖYLÜLER MAKİNEYİ DURDURDU Tirebolu’nun Sekü köyü ile Görele’nin Karlıbel hattında yürütülmek istenen maden arama projesi bugün yeniden gerilim yarattı. Köylüler, çevre derneği yöneticileri ve hukukçular, arama alanına gitmek isteyen sondaj makinesini durdurdu. Giresun İdare Mahkemesi aynı projedeki “ÇED Olumlu” kararının yürütmesini 24 Şubat’ta durdurmuştu. Dava 24 Nisan’da yeniden görülecek. Tirebolu’da bugün yaşanan müdahale, yalnızca bir iş makinesinin geri çevrilmesiyle sınırlı kalmadı. Sekü ve Karlıbel hattında maden arama faaliyeti yürütmek isteyen Alagöz Maden’in sondaj makinesi köylülerin, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği yöneticilerinin ve davayı takip eden hukukçuların itirazı üzerine alandan çıkarıldı. Bölgede yeni bir sondaj girişimi, doğrudan mahkeme kararının sınırları üzerinden tartışmaya açıldı. Bu dosyanın merkezinde Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Sekü-Karlıbel hattında yarma ve sondaj yöntemiyle yürütmek istediği IV. Grup maden arama projesi yer alıyor. Projeye karşı bölge halkı, çevre dernekleri ve yurttaşlar dava açtı. CHP de geçen yıl 736 imzalı başvuruyla dosyaya itiraz etti. İtiraz dilekçelerinde su kaynakları, tarım alanları, heyelan ve taşkın riski ile ekolojik tahribat başlıkları öne çıktı. MAHKEME NE DEDİ? Giresun İdare Mahkemesi, 24 Şubat’ta verdiği ara kararda bu proje için tesis edilen “ÇED Olumlu” kararının yürütmesini durdurdu. Kararda, işlemin yetkisiz makam tarafından tesis edildiği ve uygulanması halinde telafisi güç zarar doğabileceği vurgulandı. Mahkeme, kararın dayanağındaki yetki sorununu açık hukuka aykırılık gerekçesi yaptı. NEDEN HÂLÂ SONDAJ GİRİŞİMİ OLUYOR? Sahadaki bugünkü gerilim tam da bu noktada büyüdü. Yürütmeyi durdurma kararı nihai hüküm değil; esas dava sürüyor. Buna rağmen davacı taraf, aynı proje alanında yeniden sondaj girişimi yapıldığını ve bunun mahkeme kararına aykırı olduğunu savunuyor. Davayı izleyen avukat Sevda Karataş Şahin, idareye başvuru ve suç duyurusu hazırlığı başlatacaklarını açıkladı. DAVA NASIL İLERLEYECEK? Dosyanın ilk duruşması 31 Mart’ta Giresun İdare Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Tirebolu-Görele hattındaki davayı 24 Nisan 2026 tarihine bıraktı. O gün verilecek yön, yalnızca bir idari işlemin değil, Sekü ve Karlıbel hattında maden aramasının devam edip etmeyeceğinin de ana belirleyicisi olacak. Sekü’de bugün durdurulan şey yalnızca bir makine değildi. Mahkeme kararına rağmen sahaya dönme iradesi ile köylülerin toprağını, suyunu ve yaşam alanını koruma direnci bir kez daha karşı karşıya geldi. Şimdi gözler 24 Nisan’da. Sahada halk dur dedi, son sözü yine mahkeme söyleyecek.

GİRESUN’DA İKİ MADEN DAVASINDA İLK DURUŞMA TAMAMLANDI Haber

GİRESUN’DA İKİ MADEN DAVASINDA İLK DURUŞMA TAMAMLANDI

GİRESUN’DA İKİ MADEN DAVASINDA İLK DURUŞMA TAMAMLANDI Bulancak ve Tirebolu-Görele hattındaki iki ayrı maden dosyasında ilk duruşmalar 31 Mart’ta görüldü. Tirebolu-Görele dosyasında dava 24 Nisan 2026’ya bırakıldı. Bulancak dosyasında ise yeni tarih netleşmedi. Giresun’da su kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanlarını ilgilendiren iki kritik maden davasında ilk duruşmalar dün yapıldı. Giresun İdare Mahkemesi’nde görülen dosyalar, Bulancak’taki 4. Grup madencilik projesi ile Tirebolu-Görele hattındaki maden arama girişimini kapsıyor. Bulancak dosyasında, Tandır Köyü ile Kovanlık beldesi Ahurlu Mahallesi sınırlarında planlanan 4. Grup madencilik faaliyetinin iptali isteniyor. Tirebolu-Görele dosyasında ise Görele Karlıbel ile Tirebolu Sekü mevkilerindeki maden arama projesi yargılanıyor. Her iki dosyada da duruşma öncesinde yürütmeyi durdurma kararları verilmişti. Duruşmaların ardından çevre dernekleri ve yurttaşlar adliye önünde ortak açıklama yaptı. Açıklamada maden faaliyetlerinin ekolojik dengeyi bozacağı, suyu ve tarımı tehdit ettiği vurgulandı. Dernek temsilcileri, özellikle Görele Çömlekçi Vadisi çevresinde 158 bin ağacın risk altında olduğunu söyledi. Tirebolu-Görele dosyasında mahkemenin taraf beyanlarını aldıktan sonra davayı 24 Nisan 2026 tarihine ertelediği bilgisi arama sonuçlarında yer aldı. Bulancak dosyasında ise ilk duruşmanın yapıldığı teyit edildi, ancak yeni duruşma günü açık kaynaklarda net biçimde doğrulanmadı. 31 Mart’taki duruşmalar, Giresun’da madencilik projeleriyle doğa savunusu arasındaki gerilimi mahkeme salonuna taşıdı. Gözler şimdi hem Tirebolu-Görele dosyasındaki 24 Nisan oturumuna hem de Bulancak dosyasında verilecek ara karara çevrildi.

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Haber

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’ndeki Alagöz Maden sahasında atık havuzundan dere yatağına yeni sızıntı olduğu iddiası gündeme geldi. Aynı saha son dört yılda resmi ceza, kirlilik tespiti, denetim, kapasite artışı kararı ve yargı süreciyle art arda çevre tartışmalarının odağında yer aldı. Alagöz Maden’in Çatalağaç’taki sahasında yeni görüntüler çevre tartışmasını yeniden alevlendirdi. 30 Mart 2026’da yayımlanan görüntülerde, atık havuzundan sızdığı öne sürülen bulanık suyun dere yatağına karıştığı görüldü. İddiaya konu akışın Çatalağaç deresinden Harşit Çayı’na, oradan da Karadeniz’e ulaşabileceği belirtildi. Gün sonuna kadar şirketten ya da yetkili kurumlardan bu görüntülere ilişkin yeni bir resmi açıklama gelmedi. Aynı sahada ilk resmi ceza 2022’de kesildi Çatalağaç’taki çevre dosyasının resmi başlangıcı 2022’ye uzanıyor. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında, maden faaliyet alanından geçen Derindere’nin yan kollarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığını duyurdu. Valilik, yapılan inceleme sonrasında şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandığını ve çevreye verilen olumsuzluğun giderilmesi için süre tanındığını açıkladı. Bu kayıtla birlikte sahadaki kirlilik tartışması ilk kez resmi işlemle doğrulanmış oldu. 2024’te numune sonucu kirlilik tespiti yapıldı Dosya 2024’te daha ağır bir bulguyla yeniden gündeme geldi. Basına yansıyan denetim kayıtlarında, 18 Nisan 2024’te alınan numuneler sonrasında tesis sahasına ulaşan yüzeysel suların maden faaliyeti nedeniyle “atık su vasfı” kazandığı aktarıldı. Aynı süreçte şirkete 464 bin 585 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bu aşama, sahadaki çevre tartışmasının yalnızca yurttaş şikâyetlerine değil, numune ve denetim bulgularına da dayandığını gösterdi. 2025’te taşkın ve denetim tartışması büyüdü Giresun Valiliği, 18 Mayıs 2025’te Çatalağaç’taki maden işletmesine ilişkin iddialar nedeniyle denetim ve inceleme süreci başlatıldığını açıkladı. Aynı yıl eylül ayında ise yoğun yağış sonrası atık havuzunun taştığı, kirli akışın dereye ve toprağa yayıldığı yönünde yeni haberler yayımlandı. Şirket cephesi o dönemde taşan suyun zararsız olduğu savunmasını yaptı. Bölge sakinleri ise suyun renginde değişim, kötü koku ve çevresel tahribat yaşandığını söyledi. Risk yalnızca saha sınırında kalmıyor Çatalağaç’taki en büyük çevre endişesi, sızıntının yayılım hattında ortaya çıkıyor. Köy deresinin kısa sürede Harşit Çayı’na bağlanması, olası kirleticilerin daha geniş bir su havzasına taşınma riskini artırıyor. Harşit Çayı’nın Karadeniz’e dökülmesi nedeniyle olası bir sızıntı ya da taşkın yalnızca dere yatağını değil, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve deniz ekosistemini de etkileyebilecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşıyor. Basına yansıyan teknik değerlendirmelerde de aşırı yağış koşullarında atık havuzundan kaynaklanan kirleticilerin Harşit havzasına ulaşabileceği uyarıları yer aldı. ÇED onayı verildi, ardından dava açıldı Çevre tartışmaları sürerken idari süreç de ilerledi. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün duyurusuna göre, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için 21 Ocak 2026’da “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu karar, çevresel tartışmalar sürerken sahadaki kapasite büyütme sürecinin de sürdüğünü gösterdi. Ancak dosya kısa süre sonra yargıya taşındı. Şubat 2026’da çevre örgütleri, köy muhtarlıkları ve yurttaşlar projeye verilen ÇED olumlu kararına karşı dava açtı. Basına yansıyan bilgilere göre Giresun İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece sahadaki çevre tartışması yalnızca idari değil, aynı zamanda hukuki bir dosyaya da dönüştü. Bölge halkının talebi net Çatalağaç’taki son sızıntı iddiası, tek başına bugünün görüntülerinden ibaret değil. Ortada 2022’de resmi ceza alan, 2024’te kirlilik bulgusuyla yeniden yaptırım gören, 2025’te denetlenen, 2026’da kapasite artışı onayı alırken aynı zamanda mahkemelik olan bir maden sahası bulunuyor. Bölge halkı, dere hattında bağımsız numune alınmasını, düzenli kamu denetimi yapılmasını, atık havuzunun güvenliğinin sağlanmasını ve çevreye zarar veren riskler ortadan kaldırılıncaya kadar etkili önlem uygulanmasını istiyor.

GİRESUN’DA 31 MART’TA İKİ KRİTİK MADEN DAVASI GÖRÜLECEK Haber

GİRESUN’DA 31 MART’TA İKİ KRİTİK MADEN DAVASI GÖRÜLECEK

GİRESUN’DA 31 MART’TA İKİ KRİTİK MADEN DAVASI GÖRÜLECEK Giresun’da doğa, su kaynakları ve yaşam alanlarını ilgilendiren iki ayrı maden davası 31 Mart günü art arda görülecek. Bulancak’taki 4. Grup madencilik projesi ile Tirebolu-Görele hattındaki maden arama girişimi yargıya taşındı. Her iki dosyada da verilen yürütmeyi durdurma kararları, kentte çevresel tahribat tartışmasını yeni bir aşamaya taşıdı. Giresun’da maden faaliyetlerine karşı açılan iki ayrı dava aynı gün Giresun Adliyesi’nde görülecek. Duruşmalar, hem bölge halkının hem de çevre örgütlerinin dikkatini Bulancak, Tirebolu ve Görele hattına çevirdi. Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim bölgeleri ve doğal yaşam üzerindeki riskler, iki dosyanın da merkezinde yer alıyor. İKİ DAVA, İKİ DOSYA Bulancak dosyası: 4. Grup maden projesi yargıda İlk dava, Bulancak ilçesine bağlı Tandır köyü ile Kovanlık beldesi Ahurlu Mahallesi sınırlarında planlanan 4. Grup madencilik faaliyetiyle ilgili açıldı. Davayı Bulancak Piraziz Çevre ve Doğa Derneği açtı. Dosyada, Akan Madencilik’in bölgede yürütmek istediği faaliyetin iptali isteniyor. Bu dosyanın ilk duruşması 31 Mart günü saat 10.00’da Giresun Adliyesi’nde yapılacak. Mahkemenin duruşma öncesinde yürütmeyi durdurma kararı vermesi, davanın ağırlığını artırdı. Dava dosyasında, planlanan madencilik faaliyetinin su kaynakları, tarım arazileri ve yerleşim alanları üzerinde ciddi risk oluşturduğu vurgulanıyor. Bölgedeki çevresel dengenin bozulacağı, yaşam alanlarının zarar göreceği ve doğa tahribatının büyüyeceği belirtiliyor. Tirebolu-Görele dosyası: maden arama projesine karşı iptal davası Aynı gün görülecek ikinci dava ise Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği tarafından açıldı. Bu dosya, Görele ilçesi Karlıbel mevkii ile Tirebolu ilçesi Sekü mevkiinde planlanan maden arama projesini kapsıyor. Bu davanın duruşması da 31 Mart günü saat 10.15’te Giresun Adliyesi’nde görülecek. Bu dosyada da yürütmeyi durdurma kararı verildi. Dava içeriğinde, maden arama faaliyetinin bölgenin doğal yapısına, su havzalarına ve yaşam alanlarına geri dönüşü olmayan zararlar verebileceği belirtiliyor. Dernek, projeye karşı çıkarken bölgedeki ekolojik dengenin bozulacağına ve vahşi madencilik anlayışının yeni bir tahribat yaratacağına dikkat çekiyor. ORTAK BAŞLIK: SU, TARIM VE YAŞAM ALANLARI İki dava farklı bölgeleri kapsasa da itiraz başlıkları aynı noktada birleşiyor. Her iki dosyada da su kaynaklarının kirlenmesi, tarım alanlarının zarar görmesi, doğal yapının bozulması ve yerleşim alanlarının baskı altına girmesi temel risk alanları olarak öne çıkıyor. 31 Mart’ta görülecek bu iki dava, yalnızca iki ayrı proje dosyası olarak değil, Giresun’da doğa ile madencilik arasındaki gerilimin yargıdaki en önemli başlıklarından biri olarak görülüyor. ORTAK RİSK BAŞLIKLARI Bulancak ile Tirebolu-Görele davalarında su kaynakları, tarım alanları, orman varlığı ve yaşam alanları üzerindeki tehdit öne çıkıyor. İtirazlar; sondaj, yol açımı ve kazı çalışmalarının su düzenini bozacağı, erozyonu artıracağı, toz, gürültü ve titreşimle bölge yaşamını olumsuz etkileyeceği noktasında birleşiyor. DERELİ DOSYASI NEDEN AYRI DEĞERLENDİRİLİYOR? Dereli dosyası, çinko-bakır projesi olması nedeniyle teknik olarak ayrı duruyor. Bu sahada yalnız genel çevre riski değil, madenin niteliğine bağlı özel teknik başlıklar da tartışılıyor. Bu yüzden Dereli’deki dosya, Bulancak ile Tirebolu-Görele’deki ortak risklerden ayrı bir başlık olarak ele alınıyor.

SPOR TOTO’DAN YÜRÜTMEYİ DURDURMA Haber

SPOR TOTO’DAN YÜRÜTMEYİ DURDURMA

SPOR TOTO’DAN SANAL BAYİLERE YÜRÜTMEYİ DURDURMA Spor Toto Teşkilat Başkanlığı tarafından alınan yürütmenin durdurulması kararı, yalnızca tek bir firmayı değil, tüm sanal bayilerin reklam ve tanıtım faaliyetlerini kapsıyor. Karar sektörel düzeyde uygulanıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Spor Toto Teşkilat Başkanlığı tarafından tebliğ edilen 30875700-110 sayılı yürütmenin durdurulması kararı, sanal bahis sektörüne yönelik genel ve bağlayıcı bir düzenleme niteliği taşıyor. Edinilen bilgilere göre söz konusu karar, Türkiye genelinde faaliyet gösteren tüm sanal bayilerin reklam, tanıtım, sponsorluk ve marka görünürlüğü oluşturan pazarlama faaliyetlerini kapsıyor. Bu kapsamda; dijital ve basılı reklamlar, saha uygulamaları, organizasyon alanları ile medya görünürlüğü sağlayan tüm tanıtım unsurlarının geçici olarak durdurulması öngörülüyor. Yürütmenin durdurulması kararı, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargısal denetime konu olduğu süreç tamamlanana kadar, uygulamanın geçici olarak askıya alınması anlamına geliyor. Bu nedenle sektör genelinde reklam faaliyetlerinin sürdürülmesi mümkün bulunmuyor. SAHAYA VE MEDYAYA YANSIMASI Kararın ardından, medya ve organizasyon alanlarında marka görünürlüğüne ilişkin önlemler de devreye alındı. Türkiye Spor Yazarları Derneği Giresun Temsilciliği, foto muhabirlerine yönelik yaptığı duyuruda, sanal bayilere ait logoların görünür olmasının karar kapsamına girebileceğini belirterek, ikinci bir bildirime kadar gerekli tedbirlerin alınmasını istedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.