Hava Durumu

#Yönetmelik

giresunsonhaber - Yönetmelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yönetmelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her il için İklim Eylem Planı zorunlu! Yeni yönetmelik 'Resmi'leşti Haber

Her il için İklim Eylem Planı zorunlu! Yeni yönetmelik 'Resmi'leşti

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, iklim kriziyle mücadele kapsamında yerel yönetimlere yeni görevler tanımladı. Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmelikle beraber tüm illerde "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı" oluşturulacak ve vali koordinasyonunda İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları kurulacak. ANKARA (İGFA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kaleme alınan "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme ile Türkiye'nin net sıfır emisyon gayesi doğrultusunda, her ilin iklim değişikliğine uyum sağlaması ve sera gazı salınımlarını düşürmesi amacıyla Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) hazırlaması zorunlu kılındı. YİDEP çalışmaları; illerin iklimle ilgili risklerini, sera gazı envanterlerini, emisyon azaltma hedeflerini, uyum stratejilerini, gerçekleştirilecek eylemleri, sorumlu birimleri, bütçeyi ve finansman yöntemlerini kapsayacak. Bu planlar, valinin yönetiminde; büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde ise il belediyesi ve il özel idaresi tarafından ilgili kurumların desteğiyle hazırlanacak. Yönetmelik kapsamında ayrıca her ilde bir İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu oluşturulacak. Vali başkanlığındaki bu kurulda kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, meslek örgütleri, ticaret ve sanayi odaları ile ihtiyaç halinde sivil toplum kuruluşları görev alacak. Kurul, hazırlanan eylem planlarının onaylanması, yıllık izleme ve değerlendirme süreçlerini yönetecek. Eylem planlarının yürütülme süreci dijital ortamda takip edilecek. Belediyeler; iklim risk analizlerini, güncel sera gazı envanterlerini ve faaliyetlerin ilerleme durumunu E-YİDEP sistemine girecek. Hazırlanan stratejik planlar ise kamuoyunun bilgi edinmesi amacıyla İklim Portalı üzerinden paylaşılacak. KURULLAR 31 ARALIK 2026'YA KADAR OLUŞTURULACAK Yönetmelik hükümlerine göre, tüm illerdeki İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurullarının kurulması için son tarih 31 Aralık 2026 olarak belirlendi. İlk Yerel İklim Değişikliği Eylem Planlarının ise 2028-2032 yıllarını kapsayacak biçimde, 31 Aralık 2027 tarihine kadar tamamlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

BULANCAK’TA İKİ OTEL MÜHÜRLENDİ Haber

BULANCAK’TA İKİ OTEL MÜHÜRLENDİ

BULANCAK’TA İKİ OTEL MÜHÜRLENDİ YANGIN RAPORUNU SUNAMADILAR Bulancak’ta yangın güvenliği denetimlerinde gerekli uygunluk raporunu ibraz edemeyen ve tanınan süre içinde eksiklerini gidermeyen iki otel mühürlenerek faaliyetten men edildi. Belediye, otel, pansiyon ve diğer konaklama tesislerine yönelik kontrollerin süreceğini açıkladı. Bulancak Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde faaliyet gösteren otel, pansiyon ve benzeri konaklama tesislerinde yangın güvenliği denetimi gerçekleştirdi. Kontrollerde tesislerin yangın güvenliği şartlarına uygunluğu ve bu uygunluğu belgeleyen itfaiye raporları incelendi. RAPORU İBRAZ EDEMEYEN İKİ OTEL MÜHÜRLENDİ Denetimlerde iki otelin yangın güvenliği uygunluk raporunu ibraz edemediği belirlendi. İlgili yönetmelikte öngörülen şartları kendilerine tanınan süre içinde yerine getirmediği tespit edilen iki işletme, ekipler tarafından mühürlenerek faaliyetten men edildi. YÖNETMELİK İTFAİYE RAPORUNU ZORUNLU TUTUYOR 10 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’e “Geçici Madde 9” eklendi. Düzenleme kapsamındaki konaklama tesislerinde, yangın güvenliği şartlarına uygunluğu gösteren itfaiye raporunun yetkili idarelerin denetimlerinde ibraz edilmesi zorunlu hâle getirildi. Yönetmeliğe göre raporunu sunamayan işletmelerin faaliyetleri durduruluyor; eksikliklerin giderilmesi için 31 Mayıs 2026’ya kadar tanınan süre boyunca müşteri kabul edilmesine izin verilmiyor. Bu sürenin sonunda gerekli raporu ibraz edemeyen işletmeler hakkında ruhsat iptali ve kapatma işlemi uygulanıyor. OTEL VE PANSİYON DENETİMLERİ SÜRECEK Bulancak Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, vatandaşların can ve mal güvenliğinin öncelikli olduğunu vurguladı. Açıklamada, otel, pansiyon ve diğer konaklama tesislerine yönelik denetimlerin ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda titizlikle sürdürüleceği belirtildi.

JENERATÖR CEZASI TARTIŞMA YARATTI Haber

JENERATÖR CEZASI TARTIŞMA YARATTI

JENERATÖR CEZASI TARTIŞMA YARATTI Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından jeneratör bağlantıları gerekçe gösterilerek iş yeri ve konut abonelerine “kaçak elektrik kullanımı” tahakkuku çıkarılması tartışma konusu oldu. Giresun’da bir işletmeye gönderilen 105 bin 92 liralık fatura, özellikle jeneratörlerin iç ihtiyaç beslemesi, sayaç bağlantısı ve gerçek tüketim hesabı konusunda yeni bir tartışma başlattı. Jeneratör Kullanan Abonelere Kaçak Elektrik Tahakkuku Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin, bazı iş yerleri ve konutlarda bulunan jeneratör bağlantıları nedeniyle “kaçak elektrik kullanımı” gerekçesiyle tahakkuk düzenlediği iddia edildi. Elektrik kesintilerinde binalara enerji sağlamak amacıyla kullanılan jeneratörler üzerinden çıkarılan yüksek tutarlı faturalar, aboneler açısından hem teknik hem de hukuki yönüyle soru işaretleri oluşturdu. Giresun’da bir işletmeye gönderilen belgelerde, jeneratörün “iç ihtiyaç beslemesinin” sayaçtan geçmeden doğrudan dağıtım şebekesinden alındığı ileri sürüldü. Çoruh EDAŞ tarafından düzenlenen faturada, 5.000 watt tespit gücü, 10.800 kWh kaçak tüketim ve 105.092,24 TL ödenecek tutar yer aldı. Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği; dağıtım şirketleri, tüketiciler ve tedarikçiler arasındaki sayaç, sayaca erişim, kaçak/usulsüz elektrik kullanımının tespiti ve buna ilişkin işlemleri düzenleyen hükümler içeriyor. Yönetmelik, EPDK’nın elektrik piyasası tüketici hizmetlerine ilişkin temel düzenlemeleri arasında yer alıyor. (EPDK) Ceza Jeneratörün Ürettiği Enerjiye mi, İç Beslemeye mi? Tartışmanın merkezinde önemli bir teknik ayrım bulunuyor. Jeneratörler, elektrik kesintisi sırasında şebekeden enerji almaz; aksine yakıt kullanarak kendi enerjisini üretir ve binanın elektrik ihtiyacını karşılar. Bu nedenle, jeneratörün kesinti sırasında ürettiği enerjinin doğrudan “şebekeden kaçak tüketim” olarak değerlendirilmesi teknik açıdan tartışmalı görülüyor. Ancak dağıtım şirketinin iddiası, jeneratörün binaya verdiği enerji değil; jeneratörün çalışmaya hazır beklemesi için kullanılan akü şarj cihazı, motor ısıtıcısı, pano otomasyonu veya benzeri yardımcı besleme hattının sayaç öncesinden alınması üzerine kuruluyor. Bu durumda kritik soru şu oluyor: Sayaçtan geçmeden alındığı iddia edilen enerji gerçekten ne kadardır? Aboneler, tahakkukun jeneratörün gerçek yardımcı tüketimi üzerinden değil, varsayımsal bir güç ve süre hesabı üzerinden yapıldığını ileri sürerek hesaplamaya itiraz ediyor. 105 Bin Liralık Faturada 10.800 kWh Hesabı İncelenen faturada, kaçak tüketim miktarı 10.800 kWh olarak gösterildi. Bu rakamın, 5 kW tespit gücü üzerinden uzun dönemli bir hesaplamayla oluşturulduğu anlaşılıyor. Faturadaki temel kalemler şöyle: Kalem Faturadaki Bilgi Tespit gücü 5.000 W Kaçak tüketim 10.800 kWh Çarpan 2,0 Enerji bedeli 93.327,29 TL Toplam ödenecek tutar 105.092,24 TL Son ödeme tarihi 06.07.2026 Aboneler açısından itiraz noktası ise şu: Eğer sayaç öncesinden alınan enerji yalnızca jeneratörün yardımcı beslemesine aitse, bu tüketimin gerçek cihaz gücü, fiili çalışma süresi ve teknik ölçümle ortaya konulması gerekiyor. Aksi halde jeneratörün tüm kapasitesi ya da varsayımsal bir çalışma süresi üzerinden yüksek tahakkuk oluşturulması, tüketici aleyhine sonuç doğurabiliyor. Aboneler Gerçek Tüketim Hesabı İstiyor Jeneratör bulunan iş yerleri ve konutlarda asıl belirleyici noktanın, bağlantının hangi noktadan yapıldığı ve sayaç dışı kaldığı iddia edilen hattın hangi cihazları beslediği olduğu belirtiliyor. Elektrik teknik uzmanlarına göre bu tür durumlarda şu soruların netleşmesi gerekiyor: Jeneratörün iç ihtiyaç beslemesi sayaç öncesinden mi, sayaç sonrasından mı alınmış? Sayaç dışı kaldığı iddia edilen hat hangi cihazları besliyor? Bu cihazların gerçek kurulu gücü kaç watt? Jeneratör yıl içinde kaç saat çalıştı? Elektrik kesintisi kayıtları ile jeneratör çalışma saatleri örtüşüyor mu? Dağıtım şirketinin hesapladığı tüketim, somut ölçüme mi yoksa varsayıma mı dayanıyor? Kaçak elektrik tüketimiyle ilgili mevzuatta, dağıtım sistemine müdahale edilerek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik tüketilmesi kaçak tüketim halleri arasında sayılıyor. Ancak böyle bir tahakkukun teknik tespit, tutanak, hesap yöntemi ve tüketim miktarı yönünden somut verilere dayanması gerekiyor. Yönetmeliğin kaçak tüketim halleriyle ilgili maddelerinde sayaçtan geçirilmeksizin tüketim ve ölçü sistemine müdahale gibi durumlar düzenleniyor. (Zumbul Avukatlık Bürosu) “Jeneratör Enerjisi Şebeke Enerjisi Değildir” İtirazı Abonelerin en temel itirazı, jeneratörün kesinti sırasında ürettiği enerjinin dağıtım şirketinden alınmış elektrik olarak kabul edilemeyeceği yönünde. Bu görüşe göre, jeneratörün ürettiği enerji yakıtla elde edilen özel üretimdir. Dolayısıyla kaçak tahakkuk yapılacaksa, yalnızca sayaç dışı kaldığı teknik olarak ispatlanan yardımcı besleme hattı dikkate alınmalıdır. Başka bir ifadeyle, jeneratörün tüm kapasitesi ya da binaya verdiği enerji değil, varsa sayaç öncesinden alınan küçük yardımcı tüketim kalemleri hesaplanmalıdır. Bu ayrım yapılmadan düzenlenen yüksek tutarlı faturaların, tüketici nezdinde mağduriyet oluşturabileceği ifade ediliyor. Çoruh EDAŞ Ne Diyor? Çoruh EDAŞ tarafından gönderilen bildirimde, yapılan kontrolde jeneratör iç ihtiyaç beslemesinin herhangi bir ölçü devresinde ve tesisata ait sayaçta kaydedilmeksizin doğrudan dağıtım şebekesinden sağlandığının belirlendiği ifade edildi. Yazıda, bağlantının dağıtım şebekesinden ayrılması amacıyla çalışma sırasında jeneratörün otomatik olarak devreye girmesi nedeniyle iç tesisat tarafındaki bağlantıya müdahale edilemediği belirtildi. Şirket, mevcut bağlantının jeneratörü kuran firma veya yetkili elektrik tesisatçısı tarafından sökülerek, jeneratör iç ihtiyaç beslemesinin tesisata ait sayaç sonrasından sağlanacak şekilde yeniden düzenlenmesini istedi. Çoruh EDAŞ’ın resmi internet sitesinde tüketici başvurusu, planlı kesintiler, borç sorgulama ve arıza ihbar gibi başvuru kanalları yer alıyor. Şirketin iletişim bölümünde Giresun İl Müdürlüğü de ayrı başvuru noktaları arasında gösteriliyor. (Çoruh EDAŞ) Tüketici Ne Yapmalı? Bu tür tahakkuklarla karşılaşan abonelerin, faturayı yalnızca ödeme belgesi olarak değil, aynı zamanda teknik ve hukuki yönden incelenmesi gereken bir işlem olarak değerlendirmesi gerekiyor. Uzmanlara göre aboneler şu belgeleri yazılı olarak talep etmeli: Kaçak elektrik tespit tutanağı Tespit anına ait fotoğraflar Bağlantı noktasını gösteren kroki veya tek hat şeması Tespit edilen 5 kW gücün hangi cihazlardan oluştuğuna dair teknik açıklama 10.800 kWh tüketimin nasıl hesaplandığını gösteren ayrıntılı hesap cetveli İlgili dönemdeki elektrik kesinti kayıtları Jeneratörün bakım, servis ve çalışma saati kayıtları Ayrıca yetkili elektrik mühendisi veya elektrik tesisatçısı tarafından hazırlanacak teknik rapor, itiraz sürecinde belirleyici olabilir. Konu Yalnızca Bir İşletmenin Sorunu Değil Jeneratörler özellikle marketler, fırınlar, soğuk hava depoları, apartmanlar, siteler, sağlık hizmeti veren işletmeler ve inşaat alanlarında yaygın olarak kullanılıyor. Elektrik kesintilerinde hizmetin aksamaması, gıda ürünlerinin bozulmaması, asansör ve güvenlik sistemlerinin çalışması için jeneratörler birçok yapıda zorunlu ihtiyaç haline gelmiş durumda. Bu nedenle Çoruh EDAŞ’ın jeneratör bağlantıları üzerinden yaptığı denetimlerin, yalnızca tekil aboneleri değil, bölgede jeneratör kullanan çok sayıda iş yeri ve konutu ilgilendirdiği belirtiliyor. Ancak denetimlerin hukuka uygunluğu kadar, tahakkukların gerçek tüketimle orantılı olup olmadığı da kamuoyunun yanıt beklediği başlıklar arasında yer alıyor. Yanıt Bekleyen Sorular Kamuoyunda tartışma yaratan jeneratör cezalarıyla ilgili şu soruların açıklığa kavuşturulması bekleniyor: Jeneratör iç ihtiyaç beslemesinde sayaç öncesi bağlantı tespit edilen abone sayısı kaç? Bu abonelere çıkarılan toplam tahakkuk tutarı ne kadar? Tespit edilen tüketim gerçek ölçüme mi, varsayımsal hesaba mı dayanıyor? Jeneratörün ürettiği enerji ile yardımcı besleme tüketimi birbirinden ayrılıyor mu? Abonelere bağlantıyı düzeltmeleri için önceden süre tanındı mı? Tespit tutanakları abonelere ayrıntılı olarak veriliyor mu? Elektrik kesinti kayıtları hesaplamaya dahil ediliyor mu? Sonuç: Denetim Gerekli, Hesap Şeffaf Olmalı Elektrik tesisatlarında sayaç dışı bağlantı yapılmaması, hem mevzuat hem de can ve mal güvenliği açısından zorunlu. Ancak jeneratör gibi özel teknik sistemlerde yapılacak kaçak elektrik tahakkuklarının, gerçek tüketim ve somut teknik tespitlere dayanması gerekiyor. Çoruh EDAŞ’ın kaçak elektrikle mücadele kapsamında denetim yapması yasal yetki alanı içinde görülse de, abonelere çıkarılan yüksek tutarlı faturaların hangi hesaplama yöntemiyle oluşturulduğunun şeffaf biçimde açıklanması bekleniyor. Jeneratör kullanan aboneler ise “kaçak elektrik” suçlamasıyla karşı karşıya kalmadan önce, bağlantıların sayaç sonrası düzenlenmesi için teknik bilgilendirme ve makul düzeltme süreci işletilmesi gerektiğini savunuyor. Konu, yalnızca bir fatura meselesi değil; elektrik kesintilerine karşı jeneratör kullanan binlerce abonenin teknik güvenliği, tüketici hakkı ve adil faturalandırma beklentisi açısından yakından izlenmesi gereken bir başlık olarak öne çıkıyor.

Hayvan küpeleme sisteminde yeni dönem... Karekod geliyor, il kodlu küpelerin süresi uzatıldı Haber

Hayvan küpeleme sisteminde yeni dönem... Karekod geliyor, il kodlu küpelerin süresi uzatıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Resmî Gazete'de yayımlanan iki farklı yönetmelik ile koyun, keçi ve sığırların tanımlanması ve takibine dair uygulamalarda değişikliğe gidildi. Sığırların kulak küpelerinde karekod sistemine geçilirken, yeni doğan hayvanlarda il kodlu plastik küpelerin kullanım süresi 31 Aralık 2026'ya kadar uzatıldı. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı, sığır, koyun ve keçi türü hayvanların tanımlanması, tescili ve izlenmesiyle ilgili iki ayrı yönetmelikte güncelleme yaptı. Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle, hayvan kayıt sistemindeki teknik altyapı yenilendi ve uygulamaya dair yeni kurallar getirildi. Koyun ve keçilere dair yönetmelikte sadece "Bakanlığın Gıda ve Kontrol" ifadesi "Hayvancılık" şeklinde güncellenirken, sığır cinsi hayvanların yönetmeliğinde ise daha geniş kapsamlı düzenlemeler hayata geçirildi. Yapılan değişikliğe göre, il kodu içeren kulak küpelerinin kaybolması veya düşmesi durumunda, aynı özgün numaraya sahip il kodlu plastik kulak küpesinin yeniden takılmasına imkan tanındı. Yeni düzenleme ile birlikte, sığırların plastik kulak küpelerinde barkodun yanı sıra karekod uygulaması da başlatıldı. Barkod ve karekodların teknik detayları ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenecek. Ayrıca, kulak küpeleri için sunulan renk seçenekleri arasına "turkuaz" rengi de dahil edildi. Bununla birlikte, yeni doğan hayvanlarda il kodlu plastik kulak küpelerinin kullanımına 31 Aralık 2026 tarihine kadar izin verilmeye devam edilecek. Yönetmeliklerle birlikte hayvan tanımlama numaralarına dair teknik kriterler güncellenirken, bazı eski hükümler ise yürürlükten kaldırıldı. Yayımlandığı an itibarıyla yürürlüğe giren her iki yönetmeliğin hükümleri, Tarım ve Orman Bakanı tarafından yürütülecek.

Sağlık raporlarında dijital dönem başladı... Sağlık Kurulu rapor süreçleri kolaylaştırıldı Haber

Sağlık raporlarında dijital dönem başladı... Sağlık Kurulu rapor süreçleri kolaylaştırıldı

Resmi Gazete’de bugün yayımlanan yeni yönetmelikle birlikte sağlık raporlarında dijital dönüşüm dönemi başladı. Yapılan yeni düzenlemeyle e-Nabız üzerinden başvuru imkanı gelirken, pek çok rapor süreci kolaylaştırıldı. ANKARA (İGFA) - Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Sağlık Raporları Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Söz konusu yönetmelik ile sağlık raporlarının başvuru, değerlendirme ve düzenleme aşamalarında kritik değişikliklere gidildi. BAŞVURULAR E-NABIZ ÜZERİNDEN YAPILACAK Yeni düzenleme uyarınca tüm sağlık raporu başvuruları artık e-Nabız sistemi üzerinden yapılacak. Böylece yazılı dilekçe ve benzeri bürokratik uygulamalar sona erecek. Lisansa tabi olmayan sosyal aktiviteler ve spor faaliyetleri için vatandaşlar, hekime gitmeye gerek kalmadan e-Nabız üzerinden “Sağlık Durum Belgesi” alabilecek. Karar Destek Sistemi aracılığıyla; kişinin beyan ettiği bir hastalık, ilaç kullanımı veya engel teşkil eden bir sağlık sorunu bulunmadığı takdirde belge otomatik olarak oluşturulabilecek. Ayrıca, elektronik ortamda tanzim edilen raporların fiziki olarak teslim alınması ve arşivlenmesi zorunluluğu da ortadan kaldırıldı. SAĞLIK KURULU SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENDİ Yönetmelik ile birlikte “üç hekimli” ve “tam teşekküllü” olmak üzere iki temel sağlık kurulu yapısı belirlendi. Birçok raporun üç hekim imzasıyla düzenlenmesi sağlanırken, süreçleri hızlandırmak amacıyla mühür ve başhekim onayı zorunluluğu kaldırıldı. Az tehlikeli sınıfta yer alan ve 50’den az çalışanı olan işyerleri için işe giriş raporlarının tüm kamu hekimlerince düzenlenebilmesinin yolu açıldı. İlaç ve tıbbi malzeme kullanım raporları ile engelli sağlık raporlarının ise evde sağlık hizmetleri aracılığıyla uzaktan yenilenebilmesi imkanı getirildi. “RAPOR BAŞVURU MERKEZİ” KURULACAK Üçüncü ve ikinci basamak sağlık kuruluşlarında rapor işlemlerinin tek bir merkezden yönetilmesi amacıyla “Rapor Başvuru Merkezi” oluşturulacak. Böylelikle vatandaşlar; rapor başvurusu, takip ve sonuçlandırma işlemlerini tek bir noktadan yürütebilecek. Yeni düzenleme ile engelli sporcuların lisans işlemleri için ayrıca rapor alma şartı kaldırılırken, sağlık raporlarında standart format uygulamasına geçilecek. Ayrıca raporlara eklenecek İngilizce dil desteği ile belgelerin uluslararası alanda kullanımı kolaylaştırılacak.

O BİNALARDA ARTIK ZORUNLU OLACAK Haber

O BİNALARDA ARTIK ZORUNLU OLACAK

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi kapsamında yeşil bina uygulamalarını yaygınlaştıracak yeni düzenlemeleri yürürlüğe koydu. Resmi Gazete’de yayımlanan kararlara dair sosyal medya üzerinden açıklama yapan Bakan Kurum, “Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. ANKARA (İGFA) - 1 Ocak 2027’den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda; Enerji Kimlik Belgesi, Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesini devreye alıyoruz. Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması getiriyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefiyle paralel olarak sürdürülebilir ve doğa dostu yapılaşma süreçlerini hızlandırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” ile “Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ” güncellendi. Yeni düzenlemeler hakkında sosyal medya hesabından bilgi paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. 1 Ocak 2027’den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda; Enerji Kimlik Belgesi, Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesini devreye alıyoruz. Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması getiriyoruz” mesajını verdi. 10 BİN METREKARE VE ÜZERİ OLAN BİNALARI KAPSAYACAK Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle, 10 bin metrekare ve üzerindeki yapılar için ‘Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’ zorunlu kılınırken, bu belgeleri hazırlayacak Enerji Kimlik Belgesi Uzmanları’nın eğitim ve yetkilendirme şartları yeniden düzenlendi. Yapılan değişiklikle, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yapı ruhsatı alacak ve inşaat alanı 10 bin metrekare ve üzeri olan binalarda, yapı kullanma izin belgesi aşamasında ‘Enerji Kimlik Belgesi’ ile birlikte ‘Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’nin ilgili idareye sunulması şart koşulacak. BİNANIN TÜM SÜREÇLERİNDEKİ EMİSYONLARI HESAPLANACAK ‘Bina Yaşam Döngüsü Analizi’ kapsamında, binaların kullanım aşamasındaki enerji tüketiminden kaynaklanan karbon salımlarının yanı sıra; ham madde tedariğinden başlayarak nakliye, inşaat, kullanım, işletme, bakım, onarım, yenileme, yıkım, atık yönetimi ve bertaraf ile varsa geri kazanım ve enerji ihracı gibi tüm yaşam döngüsü süreçlerindeki sera gazı emisyonları hesaplanacak. Söz konusu analizler BEP-TR sistemi üzerinden yürütülecek ve belgeler yetkili Enerji Kimlik Belgesi Uzmanları tarafından tanzim edilecek. DÜŞÜK KARBONLU BİNA BELGESİ Yönetmelik ile beraber, işletme kaynaklı sera gazı emisyonu düşük seviyede olan yapılar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması başlatıldı. Buna göre, Enerji Kimlik Belgesinde sera gazı emisyon sınıfı en az “B”, enerji performans sınıfı ise en az “C” olan binalar bu belgeyi almaya hak kazanacak. UZMANLARA YENİ EĞİTİM VE YETKİ ŞARTI “Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ”deki güncelleme ile uzmanların görev tanımları, “Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi” ve “Düşük Karbonlu Bina Belgesi”ni kapsayacak şekilde genişletildi. Uzmanların eğitim süreleri artırılırken, mevcut yetkili uzmanların haklarının süreleri dolana kadar korunacağı belirtildi. Yetki süresi dolan uzmanlar ise Bakanlıkça belirlenecek yeni eğitim programlarını tamamlayıp sınava girerek yetkilerini yenileyebilecekler.

BULANCAK’TA TESCİLLİ YAPI KALDIRILDI Haber

BULANCAK’TA TESCİLLİ YAPI KALDIRILDI

BULANCAK’TA TESCİLLİ YAPI KALDIRILDI Bulancak Belediyesi, İhsaniye Mahallesi’ndeki ciddi biçimde yıpranan tescilli yapının kontrollü şekilde kaldırıldığını açıkladı. Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, işlemin vatandaş güvenliği gözetilerek yapıldığını ve yapının aslına uygun biçimde yeniden kazandırılması için ilk adımın atıldığını belirtti. BAŞKAN SIBIÇ: GÜVENLİK İÇİN KALDIRDIK, YENİDEN KAZANDIRACAĞIZ Bulancak Belediyesi, İhsaniye Mahallesi’ndeki tescilli yapıya bugün kontrollü müdahale etti. Başkan Necmi Sıbıç, yapının zaman içinde ciddi biçimde yıprandığını, risk oluşturduğunu, işlemin gerekli kurul kararları doğrultusunda yürütüldüğünü ve hedefin yapıyı aslına uygun biçimde yeniden kente kazandırmak olduğunu açıkladı. ESKİ YAPILARDA EN KRİTİK BAŞLIK ASBEST Bu tür yapılarda asıl teknik tartışma asbest başlığında yoğunlaşıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre asbest Türkiye’de 2010 yılına kadar çeşitli yapı malzemelerinde kullanıldı. Marley, boru, levha, eternit, conta, asbestli çimento paneller, baca ve dekoratif kaplamalar bu başlığın içine giriyor. Bakanlık, asbest liflerinin havada solunur hale gelmesi durumunda akciğerde birikerek ciddi sağlık riskleri ve kansere yol açabildiğini açık biçimde belirtiyor. ŞÜPHE VARSA TEST, ULAŞILAMAYAN ALANDA VARSAYIM ESASI Yapının yaşına bakarak tek başına “asbest vardır” ya da “asbest yoktur” hükmü kurulamaz. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yıkım rehberleri, yıkıma başlamadan önce asbest varlığının tespit edilmesini, ulaşılması zor bölgelerde şüphe varsa asbest varmış gibi hareket edilmesini ve söküm planının buna göre hazırlanmasını esas alıyor. Bu yaklaşım, çalışanı da çevrede yaşayan yurttaşı da aynı anda korumayı hedefliyor. TESCİLLİ YAPILAR KAPSAM DIŞINDA, ASBEST RİSKİ AYRI MEVZUATTA DURUYOR “Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik” tescilli yapıların yıkımlarını kapsam dışında bırakıyor. Buna karşın aynı yönetmelik, genel binalarda asbest ve benzeri tehlikeli kimyasal içeren imalatlar sökülüp uzaklaştırılmadan ana yıkıma geçilemeyeceğini düzenliyor. Yönetmelik ayrıca yıkıma başlanmadan önce asbestli imalatın var olup olmadığının araştırılmasını, varsa türü, miktarı ve yerini belirleyen envanter çalışmasının yapılmasını ve katı numune alma ile analiz işlemlerinin yetkilendirilmiş laboratuvar tarafından yürütülmesini zorunlu tutuyor. Bu nedenle tescilli bir yapıda koruma kurulu kararı bulunması, asbest başlığını ortadan kaldırmıyor; asbest güvenliği ayrı bir teknik yükümlülük olarak masada kalıyor. İŞ PLANI, BİLDİRİM VE BELGELİ EKİP ŞARTI Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yıkım ve asbest rehberleri, asbestli söküm işine başlamadan önce işverenin iş planı hazırlamasını ve Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne bildirim yapmasını öngörüyor. Bildirimde işyerinin unvanı ve adresi, sökülecek asbestin türü ve miktarı, yapılacak iş, çalışan sayısı, başlama tarihi, tahmini süre ile asbest söküm uzmanı ve asbest söküm çalışanı belgeleri yer alıyor. İş planında ise kullanılacak yöntem, ekipman, çalışanların korunması ve arındırılması ile çevredeki kişilerin korunmasına ilişkin tedbirler yazılıyor. Bakanlığın sıkça sorulan sorular sayfası da asbest söküm, yıkım, tamir, bakım ve uzaklaştırma alanlarında ölçüm ve numune alma işlemlerinin akredite ve yetkilendirilmiş laboratuvarlarca yapıldığını vurguluyor. TOZ, ATIK VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ AYNI DOSYANIN PARÇASI Yıkım mevzuatı, toz emisyonunun kontrolü için önlem belirlenmesini ve toz bastırma sistemlerinin kullanılmasını zorunlu kılıyor. Bakanlığın asbest rehberleri de asbestli atıkların tehlikeli atık sınıfında olduğunu, lisanslı taşıma araçlarıyla düzenli depolama tesisine götürülerek bertaraf edilmesi gerektiğini belirtiyor. Başka bir ifadeyle mesele yalnızca binanın kaldırılması değil; tozun yayılmaması, atığın karışmaması ve bertaraf zincirinin kayıtlı biçimde işletilmesi.

TARIM ARAZİLERİN AMAÇ DIŞI KULLANIMA SIKI DENETİM Haber

TARIM ARAZİLERİN AMAÇ DIŞI KULLANIMA SIKI DENETİM

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yeni yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Tarım arazilerinin korunması, kullanımı ve amaç dışı kullanımına ilişkin kurallar yeniden düzenlendi. Tarlalarda bungalov ve bağ evlerine sert tedbirler ile yasak geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile tarım arazilerinin korunması, planlı kullanımı ve amaç dışı kullanımına ilişkin esaslar baştan sona yenilendi. Yönetmelik kapsamında, tarım arazilerinin sınıflandırılması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve arazi kullanımına yönelik izin süreçleri detaylı şekilde tanımlandı. Özellikle tarım arazilerinin keyfi şekilde farklı amaçlarla kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. İZİNSİZ BUNGALOV VE BAĞ EVLERİNE SERT TEDBİRLER Düzenlemeye göre, tarım arazilerinde yapılacak her türlü tarım dışı kullanım için sıkı kriterler getirildi. Alternatif alan bulunmaması, kamu yararı kararı alınması ve toprak koruma projelerine uyulması gibi şartlar zorunlu hale geldi. Büyük ova koruma alanlarında ise tarım dışı kullanım neredeyse tamamen yasaklandı. Buna göre bungalov ve bağ evi için kurul izni gerekecek, kaçak yapılar yıkılacak, tarlalar eski haline getirilecek Yıkım kararı olan yapıların 1 ay içinde yıkılması gerekirken, mevcut yapılar için de izin başvurusu yapılacak. Ayrıca Güneş Enerjisi Santrali (GES) gibi yatırımların yalnızca “kuru marjinal tarım arazileri” üzerinde kurulabileceği hükme bağlanırken, tarımsal amaçlı yapılar için de belirli kriterler ve denetim mekanizmaları oluşturuldu. Yeni yönetmelikle birlikte izinsiz yapılaşma ve amaç dışı kullanım durumlarında ağır yaptırımlar uygulanacak. İzinsiz faaliyetlerin durdurulması, yapıların yıkılması ve idari para cezalarının artırılması gibi yaptırımlar dikkat çekiyor. Öte yandan, illerde kurulacak Toprak Koruma Kurulları aracılığıyla arazi kullanım taleplerinin değerlendirilmesi ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi öngörülüyor. Yeni düzenleme ile birlikte 2017 yılında yürürlüğe giren önceki yönetmelik yürürlükten kaldırılırken, tarım arazilerinin korunmasına yönelik daha sıkı ve kapsamlı bir sistem hayata geçirilmiş oldu. Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.