Hava Durumu

#Yönetmelik

giresunsonhaber - Yönetmelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yönetmelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık raporlarında dijital dönem başladı... Sağlık Kurulu rapor süreçleri kolaylaştırıldı Haber

Sağlık raporlarında dijital dönem başladı... Sağlık Kurulu rapor süreçleri kolaylaştırıldı

Resmi Gazete’de bugün yayımlanan yeni yönetmelikle birlikte sağlık raporlarında dijital dönüşüm dönemi başladı. Yapılan yeni düzenlemeyle e-Nabız üzerinden başvuru imkanı gelirken, pek çok rapor süreci kolaylaştırıldı. ANKARA (İGFA) - Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Sağlık Raporları Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Söz konusu yönetmelik ile sağlık raporlarının başvuru, değerlendirme ve düzenleme aşamalarında kritik değişikliklere gidildi. BAŞVURULAR E-NABIZ ÜZERİNDEN YAPILACAK Yeni düzenleme uyarınca tüm sağlık raporu başvuruları artık e-Nabız sistemi üzerinden yapılacak. Böylece yazılı dilekçe ve benzeri bürokratik uygulamalar sona erecek. Lisansa tabi olmayan sosyal aktiviteler ve spor faaliyetleri için vatandaşlar, hekime gitmeye gerek kalmadan e-Nabız üzerinden “Sağlık Durum Belgesi” alabilecek. Karar Destek Sistemi aracılığıyla; kişinin beyan ettiği bir hastalık, ilaç kullanımı veya engel teşkil eden bir sağlık sorunu bulunmadığı takdirde belge otomatik olarak oluşturulabilecek. Ayrıca, elektronik ortamda tanzim edilen raporların fiziki olarak teslim alınması ve arşivlenmesi zorunluluğu da ortadan kaldırıldı. SAĞLIK KURULU SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENDİ Yönetmelik ile birlikte “üç hekimli” ve “tam teşekküllü” olmak üzere iki temel sağlık kurulu yapısı belirlendi. Birçok raporun üç hekim imzasıyla düzenlenmesi sağlanırken, süreçleri hızlandırmak amacıyla mühür ve başhekim onayı zorunluluğu kaldırıldı. Az tehlikeli sınıfta yer alan ve 50’den az çalışanı olan işyerleri için işe giriş raporlarının tüm kamu hekimlerince düzenlenebilmesinin yolu açıldı. İlaç ve tıbbi malzeme kullanım raporları ile engelli sağlık raporlarının ise evde sağlık hizmetleri aracılığıyla uzaktan yenilenebilmesi imkanı getirildi. “RAPOR BAŞVURU MERKEZİ” KURULACAK Üçüncü ve ikinci basamak sağlık kuruluşlarında rapor işlemlerinin tek bir merkezden yönetilmesi amacıyla “Rapor Başvuru Merkezi” oluşturulacak. Böylelikle vatandaşlar; rapor başvurusu, takip ve sonuçlandırma işlemlerini tek bir noktadan yürütebilecek. Yeni düzenleme ile engelli sporcuların lisans işlemleri için ayrıca rapor alma şartı kaldırılırken, sağlık raporlarında standart format uygulamasına geçilecek. Ayrıca raporlara eklenecek İngilizce dil desteği ile belgelerin uluslararası alanda kullanımı kolaylaştırılacak.

O BİNALARDA ARTIK ZORUNLU OLACAK Haber

O BİNALARDA ARTIK ZORUNLU OLACAK

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi kapsamında yeşil bina uygulamalarını yaygınlaştıracak yeni düzenlemeleri yürürlüğe koydu. Resmi Gazete’de yayımlanan kararlara dair sosyal medya üzerinden açıklama yapan Bakan Kurum, “Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. ANKARA (İGFA) - 1 Ocak 2027’den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda; Enerji Kimlik Belgesi, Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesini devreye alıyoruz. Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması getiriyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefiyle paralel olarak sürdürülebilir ve doğa dostu yapılaşma süreçlerini hızlandırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” ile “Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ” güncellendi. Yeni düzenlemeler hakkında sosyal medya hesabından bilgi paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. 1 Ocak 2027’den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda; Enerji Kimlik Belgesi, Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesini devreye alıyoruz. Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması getiriyoruz” mesajını verdi. 10 BİN METREKARE VE ÜZERİ OLAN BİNALARI KAPSAYACAK Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle, 10 bin metrekare ve üzerindeki yapılar için ‘Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’ zorunlu kılınırken, bu belgeleri hazırlayacak Enerji Kimlik Belgesi Uzmanları’nın eğitim ve yetkilendirme şartları yeniden düzenlendi. Yapılan değişiklikle, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yapı ruhsatı alacak ve inşaat alanı 10 bin metrekare ve üzeri olan binalarda, yapı kullanma izin belgesi aşamasında ‘Enerji Kimlik Belgesi’ ile birlikte ‘Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’nin ilgili idareye sunulması şart koşulacak. BİNANIN TÜM SÜREÇLERİNDEKİ EMİSYONLARI HESAPLANACAK ‘Bina Yaşam Döngüsü Analizi’ kapsamında, binaların kullanım aşamasındaki enerji tüketiminden kaynaklanan karbon salımlarının yanı sıra; ham madde tedariğinden başlayarak nakliye, inşaat, kullanım, işletme, bakım, onarım, yenileme, yıkım, atık yönetimi ve bertaraf ile varsa geri kazanım ve enerji ihracı gibi tüm yaşam döngüsü süreçlerindeki sera gazı emisyonları hesaplanacak. Söz konusu analizler BEP-TR sistemi üzerinden yürütülecek ve belgeler yetkili Enerji Kimlik Belgesi Uzmanları tarafından tanzim edilecek. DÜŞÜK KARBONLU BİNA BELGESİ Yönetmelik ile beraber, işletme kaynaklı sera gazı emisyonu düşük seviyede olan yapılar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması başlatıldı. Buna göre, Enerji Kimlik Belgesinde sera gazı emisyon sınıfı en az “B”, enerji performans sınıfı ise en az “C” olan binalar bu belgeyi almaya hak kazanacak. UZMANLARA YENİ EĞİTİM VE YETKİ ŞARTI “Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ”deki güncelleme ile uzmanların görev tanımları, “Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi” ve “Düşük Karbonlu Bina Belgesi”ni kapsayacak şekilde genişletildi. Uzmanların eğitim süreleri artırılırken, mevcut yetkili uzmanların haklarının süreleri dolana kadar korunacağı belirtildi. Yetki süresi dolan uzmanlar ise Bakanlıkça belirlenecek yeni eğitim programlarını tamamlayıp sınava girerek yetkilerini yenileyebilecekler.

BULANCAK’TA TESCİLLİ YAPI KALDIRILDI Haber

BULANCAK’TA TESCİLLİ YAPI KALDIRILDI

BULANCAK’TA TESCİLLİ YAPI KALDIRILDI Bulancak Belediyesi, İhsaniye Mahallesi’ndeki ciddi biçimde yıpranan tescilli yapının kontrollü şekilde kaldırıldığını açıkladı. Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, işlemin vatandaş güvenliği gözetilerek yapıldığını ve yapının aslına uygun biçimde yeniden kazandırılması için ilk adımın atıldığını belirtti. BAŞKAN SIBIÇ: GÜVENLİK İÇİN KALDIRDIK, YENİDEN KAZANDIRACAĞIZ Bulancak Belediyesi, İhsaniye Mahallesi’ndeki tescilli yapıya bugün kontrollü müdahale etti. Başkan Necmi Sıbıç, yapının zaman içinde ciddi biçimde yıprandığını, risk oluşturduğunu, işlemin gerekli kurul kararları doğrultusunda yürütüldüğünü ve hedefin yapıyı aslına uygun biçimde yeniden kente kazandırmak olduğunu açıkladı. ESKİ YAPILARDA EN KRİTİK BAŞLIK ASBEST Bu tür yapılarda asıl teknik tartışma asbest başlığında yoğunlaşıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre asbest Türkiye’de 2010 yılına kadar çeşitli yapı malzemelerinde kullanıldı. Marley, boru, levha, eternit, conta, asbestli çimento paneller, baca ve dekoratif kaplamalar bu başlığın içine giriyor. Bakanlık, asbest liflerinin havada solunur hale gelmesi durumunda akciğerde birikerek ciddi sağlık riskleri ve kansere yol açabildiğini açık biçimde belirtiyor. ŞÜPHE VARSA TEST, ULAŞILAMAYAN ALANDA VARSAYIM ESASI Yapının yaşına bakarak tek başına “asbest vardır” ya da “asbest yoktur” hükmü kurulamaz. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yıkım rehberleri, yıkıma başlamadan önce asbest varlığının tespit edilmesini, ulaşılması zor bölgelerde şüphe varsa asbest varmış gibi hareket edilmesini ve söküm planının buna göre hazırlanmasını esas alıyor. Bu yaklaşım, çalışanı da çevrede yaşayan yurttaşı da aynı anda korumayı hedefliyor. TESCİLLİ YAPILAR KAPSAM DIŞINDA, ASBEST RİSKİ AYRI MEVZUATTA DURUYOR “Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik” tescilli yapıların yıkımlarını kapsam dışında bırakıyor. Buna karşın aynı yönetmelik, genel binalarda asbest ve benzeri tehlikeli kimyasal içeren imalatlar sökülüp uzaklaştırılmadan ana yıkıma geçilemeyeceğini düzenliyor. Yönetmelik ayrıca yıkıma başlanmadan önce asbestli imalatın var olup olmadığının araştırılmasını, varsa türü, miktarı ve yerini belirleyen envanter çalışmasının yapılmasını ve katı numune alma ile analiz işlemlerinin yetkilendirilmiş laboratuvar tarafından yürütülmesini zorunlu tutuyor. Bu nedenle tescilli bir yapıda koruma kurulu kararı bulunması, asbest başlığını ortadan kaldırmıyor; asbest güvenliği ayrı bir teknik yükümlülük olarak masada kalıyor. İŞ PLANI, BİLDİRİM VE BELGELİ EKİP ŞARTI Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yıkım ve asbest rehberleri, asbestli söküm işine başlamadan önce işverenin iş planı hazırlamasını ve Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne bildirim yapmasını öngörüyor. Bildirimde işyerinin unvanı ve adresi, sökülecek asbestin türü ve miktarı, yapılacak iş, çalışan sayısı, başlama tarihi, tahmini süre ile asbest söküm uzmanı ve asbest söküm çalışanı belgeleri yer alıyor. İş planında ise kullanılacak yöntem, ekipman, çalışanların korunması ve arındırılması ile çevredeki kişilerin korunmasına ilişkin tedbirler yazılıyor. Bakanlığın sıkça sorulan sorular sayfası da asbest söküm, yıkım, tamir, bakım ve uzaklaştırma alanlarında ölçüm ve numune alma işlemlerinin akredite ve yetkilendirilmiş laboratuvarlarca yapıldığını vurguluyor. TOZ, ATIK VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ AYNI DOSYANIN PARÇASI Yıkım mevzuatı, toz emisyonunun kontrolü için önlem belirlenmesini ve toz bastırma sistemlerinin kullanılmasını zorunlu kılıyor. Bakanlığın asbest rehberleri de asbestli atıkların tehlikeli atık sınıfında olduğunu, lisanslı taşıma araçlarıyla düzenli depolama tesisine götürülerek bertaraf edilmesi gerektiğini belirtiyor. Başka bir ifadeyle mesele yalnızca binanın kaldırılması değil; tozun yayılmaması, atığın karışmaması ve bertaraf zincirinin kayıtlı biçimde işletilmesi.

TARIM ARAZİLERİN AMAÇ DIŞI KULLANIMA SIKI DENETİM Haber

TARIM ARAZİLERİN AMAÇ DIŞI KULLANIMA SIKI DENETİM

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yeni yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Tarım arazilerinin korunması, kullanımı ve amaç dışı kullanımına ilişkin kurallar yeniden düzenlendi. Tarlalarda bungalov ve bağ evlerine sert tedbirler ile yasak geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile tarım arazilerinin korunması, planlı kullanımı ve amaç dışı kullanımına ilişkin esaslar baştan sona yenilendi. Yönetmelik kapsamında, tarım arazilerinin sınıflandırılması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve arazi kullanımına yönelik izin süreçleri detaylı şekilde tanımlandı. Özellikle tarım arazilerinin keyfi şekilde farklı amaçlarla kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. İZİNSİZ BUNGALOV VE BAĞ EVLERİNE SERT TEDBİRLER Düzenlemeye göre, tarım arazilerinde yapılacak her türlü tarım dışı kullanım için sıkı kriterler getirildi. Alternatif alan bulunmaması, kamu yararı kararı alınması ve toprak koruma projelerine uyulması gibi şartlar zorunlu hale geldi. Büyük ova koruma alanlarında ise tarım dışı kullanım neredeyse tamamen yasaklandı. Buna göre bungalov ve bağ evi için kurul izni gerekecek, kaçak yapılar yıkılacak, tarlalar eski haline getirilecek Yıkım kararı olan yapıların 1 ay içinde yıkılması gerekirken, mevcut yapılar için de izin başvurusu yapılacak. Ayrıca Güneş Enerjisi Santrali (GES) gibi yatırımların yalnızca “kuru marjinal tarım arazileri” üzerinde kurulabileceği hükme bağlanırken, tarımsal amaçlı yapılar için de belirli kriterler ve denetim mekanizmaları oluşturuldu. Yeni yönetmelikle birlikte izinsiz yapılaşma ve amaç dışı kullanım durumlarında ağır yaptırımlar uygulanacak. İzinsiz faaliyetlerin durdurulması, yapıların yıkılması ve idari para cezalarının artırılması gibi yaptırımlar dikkat çekiyor. Öte yandan, illerde kurulacak Toprak Koruma Kurulları aracılığıyla arazi kullanım taleplerinin değerlendirilmesi ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi öngörülüyor. Yeni düzenleme ile birlikte 2017 yılında yürürlüğe giren önceki yönetmelik yürürlükten kaldırılırken, tarım arazilerinin korunmasına yönelik daha sıkı ve kapsamlı bir sistem hayata geçirilmiş oldu. Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.