Hava Durumu

#Yoksulluk

giresunsonhaber - Yoksulluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoksulluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA EMEKLİLER İLK GENEL KURULDA GÜÇ BİRLİĞİ YAPTI Haber

GİRESUN’DA EMEKLİLER İLK GENEL KURULDA GÜÇ BİRLİĞİ YAPTI

GİRESUN’DA EMEKLİLER İLK GENEL KURULDA GÜÇ BİRLİĞİ YAPTI Birleşik Emekliler Sendikası Giresun Şubesi, 5 Nisan 2026 Pazar günü ilk olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. Genel kurul, Giresun’da son bir yıldır büyüyen emekli örgütlenmesini yeni bir aşamaya taşıdı. Toplantıya katılan CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, emeklilerin insanca yaşam talebinin ertelenemez bir hak olduğunu vurguladı. Birleşik Emekliler Sendikası Giresun Şubesi, Hacı Miktat Mahallesi İncedayı Sokak No: 4 Kat: 3 adresindeki Giresun Belediyesi Halk Akademisi Merkez binasında ilk olağan genel kurulunu yaptı. Tek liste girilen Genel kurul, Giresun’daki emeklilerin yalnızca bir dayanışma zemini kurmadığını, artık daha kurumsal ve daha görünür bir mücadele hattı inşa ettiğini ortaya koydu. Toplantıda söz alan CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, yıllarca bu ülkeye emek vermiş yurttaşların ağır ekonomik baskı altında bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Şenyürek, emeklilerin insanca yaşayabileceği gelir düzeyine ulaşmasının, sosyal haklarının güçlendirilmesinin ve yaşam koşullarının iyileştirilmesinin temel bir adalet meselesi olduğunu ifade etti. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın sosyal medya paylaşımında da Şenyürek’in il yöneticileri ve merkez ilçe örgütüyle birlikte genel kurula katıldığı görüldü. ŞUBELEŞME SÜRECİ GENEL KURULLA YENİ AŞAMAYA GEÇTİ Birleşik Emekliler Sendikası Giresun Temsilciliği, mart ayında şubeleşme sürecini tamamlamak için kongre kararı aldı. İlk toplantı 4 Nisan için ilan edildi, yeterli çoğunluk sağlanamaması halinde ikinci toplantının 5 Nisan’da aynı adreste yapılacağı açıklandı. Gündeme yönetim, denetim ve disiplin kurullarının belirlenmesi ile Giresun’daki sendikal yapının güçlendirilmesi başlıkları alındı. Bu çerçeve, 5 Nisan’daki genel kurulun yalnızca rutin bir toplantı değil, doğrudan kurumsallaşma hamlesi olduğunu gösterdi. GİRESUN’DA EMEKLİ TEPKİSİ SON AYLARDA SOKAĞA TAŞTI Genel kurul, kentte son aylarda yükselen emekli tepkisinin ardından yapıldı. Birleşik Emekliler Sendikası Giresun Şubesi ocak ayında Atatürk Meydanı’nda süresiz oturma eylemi başlattı. Aynı ay Hacımiktat Camii önünde lokma dağıtımı yapıldı; eylemde emeklilerin geçim sıkıntısına sert tepki gösterildi. Şube Başkanı Birol Bayraktar, “Bizim için artık meydanlar meclisimizdir” diyerek mücadelenin süreceğini ilan etti. Bu tablo, Giresun’daki emekli hareketinin masa başı açıklamalarla sınırlı kalmadığını, sokakta görünür ve sürekli bir çizgiye yöneldiğini ortaya koydu. YEREL ÖRGÜTLENME BİR GÜNDE ORTAYA ÇIKMADI Giresun’daki yapı, 2025 boyunca adım adım örüldü. Birleşik Emekliler Sendikası Giresun ve Bulancak örgütleri geçen yıl dayanışma etkinlikleri düzenledi, kentte üye tabanını büyütmeye dönük çalışmalar yaptı. Aynı dönemde sendika yönetimi CHP Giresun İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek emeklilerin sorunlarını siyasal muhataplarla da doğrudan gündeme taşıdı. Bu temaslar, genel kurulun arkasında uzun süredir devam eden bir örgütlenme trafiği bulunduğunu gösterdi. ULUSAL DÜZEYDE DE YENİ YÖNETİM DÖNEMİ BAŞLADI Birleşik Emekliler Sendikası yalnızca Giresun’da değil, ülke genelinde de yeni bir örgütlenme döneminden geçiyor. Sendikanın resmi tanıtım içeriğinde kuruluş tarihi 13 Haziran 2022 olarak yer alıyor. Genel merkezin 2. Olağan Genel Kurulu ise 22 Şubat 2026’da Kartal’daki Soğanlık Kültür Merkezi’nde yapıldı. Kongrede Mahmut Şengül yeniden genel başkan seçildi. Bu sonuç, sendikanın ulusal ölçekte mevcut mücadele hattını sürdürme kararı aldığına işaret etti. EMEKLİNİN GÜNDEMİNDE TEK BAŞLIK GEÇİM DERDİ Genel kurulun asıl ağırlık merkezi ise geçim oldu. TÜRK-İŞ’in 31 Mart 2026 tarihli araştırması, dört kişilik bir aile için açlık sınırını 32 bin 792 lira 74 kuruş, yoksulluk sınırını 106 bin 816 lira 70 kuruş, bekâr bir çalışanın yaşama maliyetini ise 42 bin 585 lira 17 kuruş olarak hesapladı. Aynı araştırmada mutfak enflasyonu aylık yüzde 1,32, on iki aylık artış yüzde 38,86 olarak açıklandı. Bu veriler, emeklilerin neden maaş artışlarını yetersiz bulduğunu ve neden meydanlara çıktığını rakamlarla da ortaya koydu. GENEL KURULUN VERDİĞİ MESAJ AÇIK Giresun’daki ilk olağan genel kurul, emeklilerin kentte daha güçlü, daha sürekli ve daha örgütlü bir mücadele hattı kurma iradesini ortaya koydu. Toplantıdan çıkan temel mesaj nettir: Emekli yurttaşlar, yoksulluk sınırının giderek ağırlaştığı bir dönemde yalnızca sabır çağrısı değil, doğrudan gelir, hak ve yaşam güvencesi istiyor. Giresun’daki genel kurul da bu talebin artık daha kurumsal bir sesle dile getirileceğini gösterdi.

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR Haber

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, İran’daki savaş ve Orta Doğu’daki tırmanmanın yıl ortasına kadar sürmesi halinde yaklaşık 45 milyon kişinin daha akut gıda güvensizliğine itilebileceğini açıkladı. Böylece dünyada şiddetli açlıkla karşı karşıya kalan insan sayısının 363 milyona yükselerek son yılların en ağır tablosuna ulaşabileceği bildirildi. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın 17 Mart 2026 tarihli analizine göre, çatışmanın yıl ortasına kadar sona ermemesi ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalması halinde, hâlihazırda gıda güvensizliği yaşayan 318 milyon kişiye yaklaşık 45 milyon kişi daha eklenecek. WFP, bu tablonun 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında görülen 349 milyonluk düzeyi de aşabilecek yeni bir küresel gıda şokuna işaret ettiğini duyurdu. Kurumun değerlendirmesinde, krizin merkezinde yalnızca savaş alanı değil, enerji ve lojistik koridorları da yer aldı. WFP, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili deniz taşımacılığı durma noktasına gelirken, Kızıldeniz hattındaki risklerin de arttığını; bunun enerji, yakıt ve gübre maliyetlerini yukarı çekerek açlığı Orta Doğu’nun çok ötesine taşıdığını bildirdi. Kuruma göre özellikle gıda ve yakıt ithalatına bağımlı Afrika ve Asya ülkeleri en ağır darbeyi alma riskiyle karşı karşıya. WFP Genel Müdür Yardımcısı ve Baş Operasyon Sorumlusu Carl Skau da tabloyu “küresel şok dalgası” sözleriyle özetledi. Skau, çatışmanın sürmesi halinde zaten bir sonraki öğününü karşılamakta zorlanan ailelerin en sert darbeyi yiyeceğini vurgularken, insani yardım hatlarında da ciddi kırılma yaşandığını söyledi. Cenevre’de yapılan açıklamalara göre kurumun sevkiyat maliyetleri savaşın başlamasından bu yana yüzde 18 arttı; daha pahalı yakıt ve uzayan güzergâhlar nedeniyle yardım operasyonlarının maliyeti hızla yükseldi. WFP’nin bölgesel projeksiyonları da alarmın boyutunu ortaya koydu. Buna göre Batı ve Orta Afrika’da akut gıda güvensizliği yaşayan insan sayısında yüzde 21, Doğu ve Güney Afrika’da yüzde 17,7, Asya’da ise yüzde 24 artış bekleniyor. Kurum, Sudan’ın buğday ithalatına yüksek bağımlılığı nedeniyle fiyat artışlarından doğrudan etkileneceğini, Somali’de ise bazı temel ürünlerin fiyatlarının savaşın başlamasından bu yana en az yüzde 20 yükseldiğini belirtti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü de ayrı değerlendirmesinde, savaşın küresel enerji, gübre ve tarım-gıda sistemleri üzerinde sert baskı oluşturduğunu bildirdi. FAO’nun Mart 2026 tarihli raporuna göre, Hürmüz Boğazı’ndaki aksama petrol, gaz ve gübre ticaretini doğrudan etkiliyor; artan enerji maliyetleriyle birlikte gübre arzındaki daralma, mahsul veriminde düşüş ve gıda fiyatlarında yeni dalgalanma riskini büyütüyor. Aynı raporda, kriz sürerse 2026’nın ilk yarısında küresel gübre fiyatlarının ortalama yüzde 15 ila 20 daha yüksek seyredebileceği uyarısı yapıldı. Reuters’ın 20 Mart tarihli analizinde de Körfez hattının küresel gübre tedarikindeki kritik rolüne dikkat çekildi. Habere göre Hürmüz Boğazı, dünya çapında ticareti yapılan gübrenin yaklaşık yüzde 30’unun geçtiği ana koridorlardan biri. Bank of America verilerine dayandırılan değerlendirmede üre fiyatlarının şimdiden yüzde 30 ila 40 arttığı, savaşın birkaç hafta daha sürmesi halinde başta tahıllar olmak üzere temel emtia arzında daralma yaşanabileceği aktarıldı. FAO Başekonomisti Máximo Torero da bu durumun ekim dönemini, yem arzını ve dolayısıyla et-süt fiyatlarını etkileyeceği uyarısında bulundu. Uzmanlara göre en kırılgan halka, dışarıdan gıda, yakıt ve gübre alan düşük gelirli ülkeler olacak. Gelişmekte olan birçok ekonomide gıda ve yakıtın enflasyon sepetindeki payı yüzde 30 ile 50 arasında değişirken, bu oran gelişmiş ekonomilerde çok daha düşük seyrediyor. Bu nedenle enerji kaynaklı her yeni sarsıntı, ithalata bağımlı ülkelerde doğrudan mutfak enflasyonuna, ardından da daha derin bir yoksulluk ve açlık dalgasına dönüşme potansiyeli taşıyor. Birleşmiş Milletler cephesinden verilen ortak mesaj ise net: çatışma uzadıkça yalnızca cephe hattı değil, dünyanın en kırılgan sofraları da vuruluyor. WFP, yeterli finansman sağlanmaması halinde mevcut insani yardım kapasitesinin daha da daralacağını ve açlık riski altındaki ülkelerde tablonun felakete dönüşebileceğini bildirdi. Kaynaklar: BM Dünya Gıda Programı (WFP), BM Cenevre Ofisi, FAO, Reuters.

CHP KADIN KOLLARI’NDAN 8 MART’TA GÜÇLÜ MESAJ: “ÇARE EŞİTLİKTEDİR” Haber

CHP KADIN KOLLARI’NDAN 8 MART’TA GÜÇLÜ MESAJ: “ÇARE EŞİTLİKTEDİR”

CHP KADIN KOLLARI’NDAN 8 MART’TA GÜÇLÜ MESAJ: “ÇARE EŞİTLİKTEDİR” Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada; kadınlara yönelik şiddet, yoksulluk, güvencesizlik, eşitsiz ücret, bakım yükü ve cezasızlık politikalarına sert tepki gösterdi. Açıklamada, kadınların yaşam hakkı ve özgürlüğü için mücadeleden geri adım atılmayacağı vurgulandı. Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanlığı’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklaması, kadın hakları, toplumsal eşitlik ve sosyal adalet başlıklarında dikkat çeken mesajlar içerdi. Açıklamada, kadınların yalnızca fiziksel şiddetle değil; aynı zamanda yoksulluk, güvencesizlik, ekonomik bağımlılık ve görünmeyen emek sömürüsüyle de mücadele ettiği ifade edildi. Açıklamada, kadınların yaşam hakkının sistematik biçimde tehdit altında olduğu belirtilerek, şüpheli kadın ölümlerinin karanlıkta bırakıldığı ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği yönünde güçlü bir eleştiri dile getirildi. Şiddeti önlemekle yükümlü mekanizmaların işletilmemesi ve kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırıların tesadüf olmadığı savunuldu. CHP Kadın Kolları, kadınları eve kapatmaya çalışan anlayışa karşı özgür ve eşit yaşam mücadelesinin süreceğini vurgularken, kadın düşmanı politikalara boyun eğilmeyeceğini açık biçimde ortaya koydu. KADINLAR HEM EVDE HEM İŞTE EŞİTSİZLİKLE KARŞI KARŞIYA Basın açıklamasında kadınların omzundaki görünmeyen bakım yüküne de özel vurgu yapıldı. Çocuk, yaşlı ve engelli bakımının kamusal bir sorumluluk olması gerekirken hâlâ kadınların “doğal görevi” gibi görüldüğü ifade edildi. Kadınların hem ev içinde ücretsiz emek verdiği hem de iş yaşamında ayrımcılık, düşük ücret ve güvencesiz çalışma koşullarıyla karşılaştığı kaydedildi. Açıklamada, kadının ekonomik bağımsızlığı olmadan gerçek özgürlükten söz edilemeyeceği belirtilerek eşit işe eşit ücret talebi güçlü biçimde yinelendi. Aynı işi yapan kadınların daha düşük ücret aldığı, terfilerde geri planda bırakıldığı ve güvencesiz çalışmaya zorlandığı savunuldu. “ATATÜRK’ÜN AÇTIĞI YOLDA MÜCADELE SÜRECEK” Metinde Cumhuriyet değerlerine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara kazandırdığı haklara da özel yer verildi. Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının birçok Avrupa ülkesinden önce tanındığı hatırlatılırken, Atatürk’ün kadınları toplumsal yaşamın asli unsuru olarak gören yaklaşımının bugün de yol gösterici olduğu vurgulandı. CHP Kadın Kolları, Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğinde kadınları sadece aile içinde değil, hayatın her alanında güçlendiren bir Türkiye mücadelesi verdiklerini belirtti. Yerel yönetimlerin açtığı kreşlerin de kadınların istihdama katılımı açısından önemli bir güvence olduğu ifade edildi. “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMİYORUZ” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden birini ise kadın haklarına ilişkin temel talepler oluşturdu. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilmeyeceği vurgulanırken, 6284 sayılı Kanun’un etkin ve eksiksiz uygulanması gerektiği belirtildi. Eşit işe eşit ücret, kamusal bakım politikaları ve kadın yoksulluğuna karşı daha güçlü sosyal destek mekanizmaları talep edildi. Kadınların özgür olmadığı bir toplumda demokrasinin yalnızca bir kelime olarak kalacağı vurgulanan açıklamada, eşitlik ve adalet mücadelesinin korkmadan, yılmadan ve omuz omuza sürdürüleceği ifade edildi. CHP Kadın Kolları açıklamasında, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü değil, eşitliğe giden yolda bir isyan ve yeniden inşa günü olduğu vurgulandı. New York’ta hak mücadelesi verirken yaşamını yitiren 129 kadın da anılarak, bugünün kadın mücadelesinin tarihsel bir direnişin devamı olduğu ifade edildi. Açıklama, kadın dayanışması ve örgütlü mücadele çağrısıyla sona erdi: “Son sözümüz net ve bakidir. Çare eşitliktedir. Çare Cumhuriyet değerlerimizde, kurtuluş mücadelemizdedir.”

GİRESUN KADIN MECLİSİ’NDEN 8 MART MESAJI: “DAYANIŞMA VARSA UMUT VAR” Haber

GİRESUN KADIN MECLİSİ’NDEN 8 MART MESAJI: “DAYANIŞMA VARSA UMUT VAR”

GİRESUN KADIN MECLİSİ’NDEN 8 MART MESAJI: “DAYANIŞMA VARSA UMUT VAR” CHP Giresun İl Kadın Kolları, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında bileşeni oldukları Giresun Kadın Meclisi ile birlikte çeşitli ziyaretlerde bulundu. Heyet, program çerçevesinde: Birleşik Emekliler Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Seher Yılmaz ve sendika üyelerini, Tüm Emeklilerin Sendikası Giresun Kadın Sekreteri ile Sol Parti Giresun (Sol Feminist) Kadın Koordinatörü Neslihan Konar Özer’i ziyaret ederek kadın emeği, emekli kadınların ekonomik sorunları ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği konularında görüş alışverişinde bulundu. “KADIN EMEĞİ GÖRÜNMEZ DEĞİLDİR” Ziyaretlerde yapılan değerlendirmelerde, özellikle emekli kadınların artan yoksulluk riski, güvencesiz çalışma biçimleri ve kadın emeğinin sistematik biçimde görünmez kılınmasına dikkat çekildi. Kadın örgütleri temsilcileri, ekonomik kriz koşullarında kadınların daha kırılgan hale geldiğini vurgulayarak örgütlü mücadelenin önemine işaret etti. Açıklamada, “Kadın varsa mücadele var, dayanışma varsa umut var” mesajı öne çıktı. Kadın dayanışmasının hem sosyal hem ekonomik hak arayışında temel güç olduğu ifade edildi. 8 MART’IN ANLAMI VE TARİHSEL ARKA PLANI 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün kökeni, 19. yüzyılın sonlarında sanayileşme sürecinde ağır çalışma koşullarına karşı direnen kadın işçilerin mücadelesine dayanır. Özellikle 1857’de ABD’nin New York kentinde tekstil işçisi kadınların eşit ücret ve insanca çalışma koşulları talebiyle başlattığı grev, kadın emeği mücadelesinin sembollerinden biri olarak kabul edilir. 1910 yılında Kopenhag’da düzenlenen 2. Enternasyonal Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara Zetkin’in önerisiyle 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılması kararlaştırılmıştır. Birleşmiş Milletler ise 1977 yılında 8 Mart’ı resmî olarak “Dünya Kadınlar Günü” olarak tanımıştır. BUGÜN 8 MART; Kadın emeğinin görünür kılınması, Eşit işe eşit ücret talebi, Siyasal ve sosyal hakların güçlendirilmesi, Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması mücadelesinin simgesi olarak kabul edilmektedir. Giresun’daki etkinliklerde de bu tarihsel mirasa atıf yapılarak, kadınların ekonomik ve sosyal hakları için dayanışmanın büyütüleceği mesajı verildi.

Türk Tabipleri Birliği’nden savaş karşıtı açıklama: Yaşamın ve barışın savunucusuyuz Haber

Türk Tabipleri Birliği’nden savaş karşıtı açıklama: Yaşamın ve barışın savunucusuyuz

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarını kınayarak, savaşın halk sağlığı açısından ağır ve kalıcı sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarının Ortadoğu’da bölgesel gerilimi artırdığı ve ağır bir yıkım ile insani kriz tehdidi oluşturduğu belirtildi. Açıklamada, söz konusu saldırıların nefretle karşılandığı ve kınandığı ifade edildi. TTB, savaşların yalnızca devletleri ya da sınırları değil, doğrudan halkların yaşamını hedef aldığını vurguladı. Ölüm, yaralanma, sakatlık, zorunlu göç, yoksulluk, açlık ve salgın hastalık riskinin savaşın kaçınılmaz sonuçları olduğuna dikkat çekilen açıklamada, sağlık altyapısının zarar görmesinin kuşaklar boyu sürecek halk sağlığı krizlerine yol açabileceği kaydedildi. Açıklamada, yaşanan gelişmelerin küresel güç mücadelelerinin bir sonucu olduğu savunularak, bu süreçlerin bedelini en çok işçilerin, yoksulların, göçmenlerin, kadınların, çocukların ve sağlık emekçilerinin ödediği ifade edildi. İran halkının hem iç politik baskılar hem de dış askeri müdahale tehdidi altında olduğu belirtilirken, “Emperyalist saldırılar hiçbir halkı özgürleştirmez; eşitsizlikleri ve bağımlılık ilişkilerini derinleştirir” denildi. Ortadoğu halklarının kaderinin bombardımanlar ve vekâlet savaşlarıyla belirlenemeyeceği vurgulanan açıklamada, bölgenin ihtiyacının yeni çatışmalar değil; demokratikleşme, eşitlik, laiklik ve barış içinde bir arada yaşamı güçlendirecek politikalar olduğu ifade edildi. TTB, halkların yaşam ve sağlık hakkının savunucusu olduklarını belirterek, uluslararası toplumu saldırıları durdurmaya ve diplomatik çözüm yollarını işletmeye çağırdı. Bölge ülkelerine ise gerilimi artıracak adımlardan kaçınma çağrısında bulunuldu.

CHP’li Şenyürek: “Maaşlar Cebe Girmeden Eriyor” Haber

CHP’li Şenyürek: “Maaşlar Cebe Girmeden Eriyor”

CHP’li Şenyürek: “Maaşlar Cebe Girmeden Eriyor” Ocak ayı enflasyon verileri üzerinden konuşan CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, asgari ücretli ve emeklinin alım gücünün yılın ilk ayında düşmeye başladığını söyledi. Gökhan Şenyürek, Ocak 2026 enflasyon rakamlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, açıklanan veriler ile vatandaşın günlük hayatta karşılaştığı fiyat artışları arasında ciddi fark bulunduğunu belirtti. Şenyürek, “Rakamlar ayrı, hayatın gerçeği ayrı. Market, pazar, kira ve faturalar vatandaşın belini büküyor” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) Ocak ayında aylık yüzde 4,84, yıllık bazda ise yüzde 30,65 arttığını hatırlatan Şenyürek, bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) açıkladığı oranların ise çok daha yüksek olduğuna dikkat çekti. ENAG’a göre Ocak ayı enflasyonu aylık yüzde 6,32, yıllık ise yüzde 53,42 olarak hesaplandı. “Daha Yılın İlk Ayında Kayıp Başladı” Şenyürek, ücret ve maaşlardaki artışların kısa sürede eridiğini savunarak, “Asgari ücretli de emekli de şimdiden kayıpta. Yapılan zamlar, temel harcamalardaki artışla geri alınıyor. Geçim mücadelesi her geçen gün ağırlaşıyor” ifadelerini kullandı. “Ekonomide İyileşme Yok” Ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Şenyürek, iktidarın kamuoyuna iyimser bir tablo sunduğunu ancak sahadaki durumun farklı olduğunu öne sürdü. “Enflasyon düşmüyor, yoksulluk büyüyor, gelir dağılımı bozuluyor. Gerçek tablo, açıklanan verilerle örtüşmüyor” dedi. “Sosyal Devlet ve Gelir Adaleti Vurgusu” Şenyürek, çözümün sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesinde olduğunu belirterek, emekli ve çalışanların gelirlerinin gerçek enflasyona karşı korunması gerektiğini söyledi. “Bu ülkenin yükünü emekçiler çekiyor ancak krizin bedelini de yine onlar ödüyor. Bu düzen değişmeli” değerlendirmesinde bulundu.

ÖZGÜR ÖZEL: “EMEKLİYE ACIMAYANA ACIMAYACAĞIZ” Haber

ÖZGÜR ÖZEL: “EMEKLİYE ACIMAYANA ACIMAYACAĞIZ”

ÖZGÜR ÖZEL: “EMEKLİYE ACIMAYANA ACIMAYACAĞIZ” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, emekli maaşlarına ilişkin Meclis’te yapılan oylamanın ardından sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Özel, CHP’nin emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik sunduğu önerilerin iktidar çoğunluğu tarafından reddedildiğini belirterek sert ifadeler kullandı. Özel açıklamasında, CHP olarak en düşük emekli maaşının 28 bin liraya yükseltilmesini ve her emekliye 8 bin lira seyyanen zam verilmesini teklif ettiklerini hatırlattı. Bu önerinin kabul edilmemesine tepki gösteren Özel, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların görmezden gelindiğini savundu. CHP Lideri, paylaşımında karar vericilerin halktan koptuğunu ima eden şu ifadeleri kullandı: “Bir gün yoksulluk görmemiş olanlar, kollarında 20 milyonluk saatlerle 20 bin liraya el kaldırdılar.” Açıklamasının devamında emekli maaşlarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki bir mesele olduğunu vurgulayan Özel, emeklilerin insanca yaşam taleplerinin karşılanması gerektiğini dile getirdi. Özel, paylaşımını şu sözlerle tamamladı: “Ant olsun ki; emekliye acımayana acımayacağız!” CHP Genel Başkanı’nın bu açıklaması, emekli maaşları ve alım gücü tartışmalarını yeniden siyasetin gündemine taşırken, önümüzdeki süreçte Meclis’te emeklilere yönelik düzenlemelerin tartışılmaya devam edeceğine işaret etti. “En düşük emekli maaşı 28 bin lira olsun, her emekliye 8 bin lira seyyanen zam verelim” dedik. Bir gün yoksulluk görmemiş olanlar, kollarında 20 milyonluk saatlerle 20 bin liraya el kaldırdılar. Ant olsun ki; Emekliye acımayana acımayacağız! pic.twitter.com/RqFKwAoUvC — Özgür Özel (@eczozgurozel) January 25, 2026

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ: KUTLAMIYOR, MÜCADELE EDİYORUZ Haber

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ: KUTLAMIYOR, MÜCADELE EDİYORUZ

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ: KUTLAMIYOR, MÜCADELE EDİYORUZ Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, mevcut koşullar altında bu günü kutlamanın mümkün olmadığını belirterek, gazetecilerin hak mücadelesine dikkat çekti. Açıklamada, 10 Ocak 1961 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 212 Sayılı Basın İş Kanunu’nun, gazetecilere çalışma güvencesi, sendikal haklar ve mesleki koruma sağlayan tarihsel bir kazanım olduğu hatırlatıldı. Ancak aradan geçen 64 yılda gazetecilik mesleğinin, bu yasa ile elde edilen hakların çok gerisine düştüğü vurgulandı. ÇGD, teknolojinin ilerlediği ve ekonominin büyüdüğünün iddia edildiği bir dönemde gazeteciliğin sistematik biçimde hedef alınmasının, çalışma koşullarının kötüleştirilmesinin ve hakların gasp edilmesinin tesadüf olmadığını, bunun bilinçli ve hedefli bir tercih olduğunu ifade etti. Açıklamada, gazeteciliğin bugün sendikal hakların zayıflatıldığı, güvencesizliğin yaygınlaştığı ve işsizliğin kronikleştiği bir meslek alanına dönüştüğü belirtilirken, bu koşullar altında sansür ve otosansürün istisna olmaktan çıkıp rutin hâle geldiğine dikkat çekildi. Emek yoğun bir meslek olan gazeteciliğin, aynı zamanda sömürünün en ağır yaşandığı alanlardan biri hâline geldiği vurgulandı. Patron baskısı altında güvencesiz çalışan gazetecilerin soruşturmalar, gözaltılar, tutuklamalar, ev hapsi uygulamaları ve erişim engelleriyle sürekli baskı altında tutulduğu ifade edilen açıklamada, internet sansürü ve erişim engellerinin de günlük hayatın sıradan bir parçası hâline geldiği kaydedildi. Anayasa’da yer alan “Basın hürdür, sansür edilemez” ilkesinin fiilen kâğıt üzerinde kaldığı belirtilen açıklamada, tüm olumsuz tabloya rağmen gazetecilerin 1961’de ortaya koyduğu mücadele iradesini hâlâ taşıdığı vurgulandı. Basın meslek örgütlerinin ortak ve kararlı mücadelesinin geçmişte kazanımlar yarattığı hatırlatılarak, bugün yapılması gerekenin bu mücadeleyi büyütmek ve süreklileştirmek olduğu ifade edildi. ÇGD açıklamasında, sendikasız, güvencesiz, yoksulluk hatta açlık sınırının altında ücretlerle ve belirsiz çalışma saatleriyle çalışan yüzlerce gazeteci için, bir sonraki 10 Ocak’ın daha kötü koşullarla gelmemesi adına mücadelenin süreceği belirtildi. Dernek, mesleğine sahip çıkan gazetecilerle birlikte halkın haber alma hakkını savunmaya, dayanışmayı büyütmeye ve basın ile ifade özgürlüğü mücadelesini her alanda kararlılıkla sürdürmeye devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu. Açıklamanın sonunda, mevcut koşullar altında 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün kutlanamayacağı vurgulanarak, meslek onuru için mücadele eden tüm gazeteciler saygıyla selamlandı.

Emeklilerden zam tepkisi: “Açlık sınırının altında yaşıyoruz” Haber

Emeklilerden zam tepkisi: “Açlık sınırının altında yaşıyoruz”

Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şubesi Başkan Yardımcısı Erkan Erdem, SGK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19, memurlara ve memur emeklilerine ise yüzde 18,60 oranında yapılan zammı eleştirdi. Gürhan ADANA / BURSA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Aralık ayı için açıkladığı yüzde 0,89’luk aylık ve yüzde 30,89’luk yıllık enflasyon oranlarının kamuoyunda tepkiyle karşılandığını belirten Erdem, bu rakamların vatandaşların pazarda, markette ve kirada hissettikleri gerçek fiyat artışlarıyla uyumlu olmadığını vurguladı. Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şubesi Başkan Yardımcısı Erkan Erdem, TÜİK’in verilerini eleştirdi. Asgari ücrete yüzde 27 zam yapılırken, kira artış oranının yüzde 34,88 olarak ilan edilmesine dikkat çeken Erdem, SGK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19, memurlara ve memur emeklilerine verilen yüzde 18,60’lık zamları da eleştirdi. Erdem, bu durumu "ısmarlama enflasyon rakamlarının kaçınılmaz sonucu" olarak tanımladı. En düşük emekli maaşının 18 bin 935 TL olarak belirlenmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Erdem, açlık sınırının 30 bin TL’yi geçtiği bir ülkede milyonlarca emeklinin açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edildiğini dile getirdi. Artan vergiler, harçlar ve faturaların halkı ezdiğini ifade eden Erdem, gelir dağılımındaki adaletin tamamen bozulduğunu kaydetti. Erdem, "Bu ülkede yoksulluk bir sonuç değil, bilinçli olarak yönetilen bir politikadır. Halkın dayanacak gücü kalmadı; bıçak kemiğe dayandı." sözleriyle açıklamalarını noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.