Hava Durumu

#Yoksulluk

giresunsonhaber - Yoksulluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoksulluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EMİNE ŞENEL: “CUMHURİYETİ HALKÇILIKLA TAÇLANDIRACAĞIZ!” Haber

EMİNE ŞENEL: “CUMHURİYETİ HALKÇILIKLA TAÇLANDIRACAĞIZ!”

EMİNE ŞENEL: “CUMHURİYETİ HALKÇILIKLA TAÇLANDIRACAĞIZ!” 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, Cumhuriyet’in ilanının 103. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesine dikkat çekerek, “Vatanımızda başı dik ve refah içinde yaşamamız, ürettiğimiz tüm değerleri kardeşçe bölüşmemiz için bilime dayanan halkçı bir cumhuriyeti inşa etmek sorumluluğundayız” dedi. 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması ve halkçılık ilkesi doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünü büyük bir kararlılıkla kutladıklarını belirten Şenel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Ülkemizin iki yüz yıllık çağdaşlaşması yürüyüşünün önemli bir aşaması olan ve 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyetimizin 103. Yıldönümünü, her zamankinden daha büyük bir kararlılıkla ve azimle kutluyoruz.” “SORUNLARI AŞMANIN YOLU EŞİTLİĞİ VE BİRLİĞİ SAĞLAMAKTAN GEÇİYOR” Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne uzanan süreçte halkçı bir yönetim anlayışının önemine dikkat çeken Şenel, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu toplumsal ve ekonomik sorunların eşitlik ve dayanışmayla aşılabileceğini ifade etti. Şenel, “Ne var ki bugün ülkemiz ve halkımız ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Sorunları aşmanın yolu, eşitliği ve birliği sağlamakla olanaklıdır” sözleriyle toplumsal birlik çağrısında bulundu. “KADINLAR SİYASİ VE SOSYAL HAYATTA İKİNCİ PLANDA TUTULUYOR” Kadınların toplumsal yaşamda karşılaştıkları eşitsizliklere ve kadına yönelik şiddete dikkat çeken Şenel, kadınların ekonomik ve sosyal sorunlardan en fazla etkilenen kesimlerin başında geldiğini belirtti. Şenel, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “29 Ekim Kadınları Derneği, bu kutsal yürüyüşte saf tutan kadınların örgütüdür. Kadınların ve kızların karşılaştıkları sorunlar halkçı bir cumhuriyete yakışmıyor.” Kadınların yaşam hakkı, eğitim olanakları ve toplumsal temsiline ilişkin sorunlara da değinen Şenel, “Toplumsal sorunların ağır yükünü esas olarak kadınlar omuzlamışlardır. Bununla birlikte kadınlar siyasi ve sosyal hayatta ikinci planda tutuluyorlar” dedi. “HAYAT PAHALILIĞI EN ÇOK KADINLARI KAYGILANDIRIYOR” Ekonomik sıkıntıların aile yaşamına etkilerine de değinen Şenel, özellikle çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan kadınların yaşadığı güçlüklere dikkat çekti. Şenel, “Hayat pahalılığı, ekonomik yetersizlik, yoksulluk, en çok hane halkını doyurmaya çalışan, okula gönderdiği çocuğunun beslenme çantasını hazırlayan kadınları kaygılandırmaktadır” ifadelerini kullandı. Farklı dil, din ve mezheplerden yurttaşların demokrasi ve insan hakları temelinde barış içinde yaşamasının önemini vurgulayan Şenel, kadınların toplumsal barışın korunmasında önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirtti. “YOLUMUZA YILMADAN DEVAM EDECEĞİZ” Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik, refah ve dayanışma hedefi olduğunu vurgulayan Şenel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu nedenlerle cumhuriyet ülkümüz, herkesin yeterince beslendiği, güvenlik içinde kardeşçe yaşadığı, çağdaş gelişmelerden hakkıyla yararlandığı bir devlet ve toplum düzeni olmaya devam ediyor. Bu amacımızın gerçekleşmesi için bundan sonra da yolumuza yılmadan devam edeceğimizi duyururuz.” 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, açıklamasını Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak tamamladı.

GÖKHAN ŞENYÜREK, İL BAŞKANLARI TOPLANTISINA KATILDI Haber

GÖKHAN ŞENYÜREK, İL BAŞKANLARI TOPLANTISINA KATILDI

GÖKHAN ŞENYÜREK, ÖZGÜR ÖZEL BAŞKANLIĞINDAKİ İL BAŞKANLARI TOPLANTISINA KATILDI YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Genel Başkan Özgür Özel'in başkanlığında parti genel merkezinde düzenlenen İl Başkanları Toplantısı'na katıldı. Şenyürek, toplantının ardından yaptığı açıklamada seçim hedeflerine ve siyasi mücadeleye ilişkin mesajları paylaştı. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in başkanlığında gerçekleştirilen İl Başkanları Toplantısı'na Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek de katıldı. Şenyürek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada toplantının parti örgütleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek genel başkanın konuşmasından bir bölümü kamuoyuyla paylaştı. ÖZEL'DEN SEÇİM VE İKTİDAR MESAJI Şenyürek'in paylaşımına göre Özgür Özel, toplantının açılışında seçim ve iktidar hedeflerine ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Milletimiz şundan emin olsun ki biz o sandığa varacağız, o seçimi alacağız, YENİ Parti’nin yepyeni düzenini kuracağız, AK Parti’nin kara düzenini sonlandıracağız.” Özel'in açıklaması, partisinin gelecek seçimlere yönelik siyasi hedeflerini ve mevcut iktidara karşı muhalefet yaklaşımını ortaya koyan bir mesaj olarak değerlendirildi. ŞENYÜREK: MÜCADELEMİZİ BÜYÜTECEĞİZ Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek de toplantının ardından yaptığı paylaşımda, yoksulluk ve adaletsizlik konularına değinerek siyasi çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Şenyürek, “Halkımızı yoksulluğa ve adaletsizliğe mahkûm eden bu düzeni değiştirmek, milletimizin umudunu iktidara taşımak için mücadelemizi büyüteceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: Dr. Gökhan Şenyürek'in kamuya açık sosyal medya açıklaması; YENİ Parti resmî internet sitesi bağlantısı.

Seyyanen zam eyleminde intihara kalkışan emekli polis kurtarılamadı Haber

Seyyanen zam eyleminde intihara kalkışan emekli polis kurtarılamadı

Anayasa Mahkemesi önünde seyyanen zam talebiyle düzenlenen eylemde, ekonomik sıkıntıları dile getiren 60 yaşındaki emekli polis Ali Şekeroğlu intihar ederek hayatını kaybetti. Siyasi temsilciler, TMMOB, sendika ve konfederasyonlar tarafından tepkiyle karşılanan olay sonrası emeklilerin yaşadığı yoksulluğa ve geçim sorunlarına dikkat çekildi. ANKARA (İGFA) - Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde seyyanen zam talebiyle düzenlenen eylemde acı bir trajedi yaşandı. Eylem esnasında beylik tabancasıyla intihar girişiminde bulunan 60 yaşındaki emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'ndan acı haber geldi. “Ben artık bu işten vazgeçtim” dediği duyulan emekli, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. “MİLYONLARCA EMEKLİ İNSANCA YAŞAM İSTİYOR” CHP Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, “Geçinemiyorum” diyerek yaşadığı ekonomik sıkıntıyı dile getiren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun hayatını kaybetmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. CHP'li Sarı, emeklilerin ekonomik koşullarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, milyonlarca emeklinin yıllarca çalıştıktan sonra insan onuruna yaraşır bir gelir ve insanca yaşam talep ettiğini söyledi. Sarı, paylaşımında emeklileri yoksulluğa mahkûm ettiğini savunduğu ekonomik politikaların siyasi sorumluluğunun göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Emeklilerin uzun süredir dile getirdiği “geçinemiyoruz” çağrısının duyulması gerektiğini ifade eden Sarı, Ali Şekeroğlu’nun ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. KİMSE, “İSTİSMAR!” DEYİP DE SORUMLULUKTAN KAÇMASIN! İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise, Ankara’da bir polis emeklisinin intihar girişimi, yıllarca ülkesine hizmet eden çileli insanımızın, içinde bulunduğu ağır tablonun en acı bir göstergesi olduğunu kaydetti. Türkoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, "Kimse çıkıp da, bu hazin hadiseyi istismar ettiğimizi falan söyleyip sorumluluktan kaçmasın! Olayın siyasetle falan değil, insanca yaşama hakkıyla ilgisi var…Dahası; 86 milyonun kanayan yarasına merhem olmakla, sızlayan vicdanlara ses olmakla ilgisi var!" değerlendirmesinde bulundu. KİMSE, “İSTİSMAR!” DEYİP DE SORUMLULUKTAN KAÇMASIN! ????Ankara’da bir polis emeklisinin intihar girişimi, yıllarca ülkesine hizmet eden çileli insanımızın, içinde bulunduğu ağır tablonun en acı bir göstergesidir. ????Kimse çıkıp da, bu hazin hadiseyi istismar ettiğimizi falan… pic.twitter.com/r5ESfGEuWk — Selçuk Türkoğlu (@YS_Turkoglu) September 25, 2026 “İNSANCA YAŞAM BİR YURTTAŞLIK HAKKIDIR” Öte yandan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Ankara’da emeklilerin seyyanen zam talebiyle gerçekleştirdiği eyleme ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, emeklilerin ekonomik durumuna dikkat çekilerek milyonlarca yurttaşın açlık, yoksulluk ve geçim kaygısıyla karşı karşıya bırakıldığı savunuldu. TMMOB, ekonomik krizin yükünün emekçiler ve emeklilerin üzerine bırakıldığını ileri sürerek, yıllarca çalışarak ülkeye emek veren vatandaşların düşük gelir ve yoksullukla karşı karşıya kalmaması gerektiğini ifade etti. "EMEKLİNİN YERDEKİ KANI YÖNETİCİLERİN ELİNDEDİR!" Yaşanan olay sonrasında bir başka açıklamada Kamu-İş Konfederasyonu'ndan geldi. Yaşanan olaya dikkati çeken üyeler, "Açıkça söylüyoruz: Emeklinin yerdeki kanı yöneticilerin elindedir! Emekliyi sokağa çıkamaz, temel ihtiyaçlarını karşılayamaz, torununa harçlık veremez hâle getiren politikaların sorumlusu hükümettir" dedi.

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı Haber

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı

Dünya genelinde gıdanın ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarını inceleyen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi’nin yeni araştırması, mevcut ilerleme hızıyla küresel 2030 hedefleri arasındaki ciddi farkı ortaya koydu. Araştırmaya göre pestisit kullanımından sera gazı emisyonlarına kadar pek çok alanda kapsamlı adımlar atılması gerekiyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, ilerlemenin hızlanması halinde 2050’ye kadar hedeflere ulaşılabileceğini belirtti. Küresel hedeflere en çok yaklaşan ülkeler arasında ise Japonya ve Kanada yer aldı. İklim krizi, artan maliyetler ve doğal kaynakların tahribi; güvenilir, besleyici ve erişilebilir gıdaya ulaşmayı dünyanın en kritik sorunlarından biri haline getiriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı (GAIN) tarafından ortaklaşa yürütülen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi (FSCI) araştırması, dünya genelinde gıdanın üretimden tüketime uzanan yapısının 2030 hedeflerinin önemli ölçüde gerisinde kaldığını gösterdi. Gıda kaynaklı emisyonlar “sıfır” hedefine çok uzak Nature Food dergisinde yayınlanan araştırmada 197 ülke, beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik, yönetim ve dayanıklılık olmak üzere beş ana alanda ve 44 gösterge üzerinden değerlendirildi. Bu kapsamda 22 göstergede küresel ortalama bakımından ilerleme kaydedildiği, 15 göstergede belirgin bir değişiklik yaşanmadığı, 7 göstergede ise tablonun kötüleştiği tespit edildi. Suya güvenli erişim, bilgiye erişim, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişme kaydedilen alanlar arasında yer aldı. Sivil toplumun karar süreçlerine katılımı, kamu yönetiminde hesap verebilirlik, sağlıklı beslenmenin maliyeti, gıda güvencesizliği, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonları ise olumsuz yönde ilerledi. Araştırmada özellikle gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarında bugünkü eğilimlerin devam etmesi durumunda hiçbir ülkenin ‘sıfır emisyon’ hedefine ulaşamayacağına dikkat çekildi. Japonya, İzlanda ve Kanada küresel gıda hedeflerinde öne çıktı Ülkelerin küresel hedeflere ne ölçüde yaklaştığı dünyanın farklı coğrafyaları açısından da değerlendirildi. Yeni Zelanda 14 göstergede Okyanusya’da, Tunus 16 göstergede Afrika’da, İzlanda 21 göstergede Avrupa’da, Kanada 17 göstergede Kuzey ve Güney Amerika’da, Japonya ise 16 kriterde Asya kıtasında hedeflenene en yakın sonuçları kaydetti. Hedeflere ulaşmak için gereken ilerleme hızı da coğrafyalara göre belirgin biçimde değişiyor. Afrika’nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu idaresi ve çocuk işçiliğinin de aralarında bulunduğu 16 kriterde küresel ölçütleri yakalayabilmesi için her yıl yüzde 20’nin üzerinde iyileşme sağlaması gerekiyor. Avrupa’da ihtiyaç duyulan iyileşme oranları ise diğer bölgelere kıyasla daha düşük seviyede. “Hedeflere 2050’ye kadar ulaşmak mümkün” Araştırmayı değerlendiren TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, artan nüfusun, iklim değişikliğinin ve doğal kaynaklardaki tahribatın gıda ekosistemi üzerindeki yükü her geçen gün artırdığını belirterek şunları söyledi: “Gıda alanındaki başarıyı üretim miktarı tek başına belirlemiyor. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması, tüketicinin bu gıdaya erişebilmesi, üretimde kullanılan suyun, enerjinin ve hammaddenin verimli yönetilmesi de büyük önem taşıyor. Araştırma, bütün bu konuların bir arada ele alınması gerektiğini ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin 2030 hedefleri için yeterli olmadığını gösteriyor. Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050’ye kadar ulaşmak mümkün. Bunun için üretim ve tüketimi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda vakit kaybetmeden yeniden şekillendirmeliyiz.” Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki uzmanlığının önemli bir avantaj sağladığını belirten Sidar, “Güçlü bir üretim altyapısına ve uzun yıllara dayanan sektör deneyimine sahibiz. Bu potansiyeli uzun vadeli politikalarla desteklediğimizde Türk gıda sanayisini iklim, tedarik ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hâle getirebiliriz” dedi. Gıda sektörünün paydaşları 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde buluşuyor Sidar, araştırmanın gündeme taşıdığı konuların TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde sektörün farklı paydaşlarıyla birlikte değerlendirileceğini söyledi. “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek zirvenin programında iklim krizi, gıda israfı, sürdürülebilir üretim, gıda ekonomisi, rejeneratif tarım ve tedarik zincirindeki dönüşüm gibi başlıklar yer alıyor. İş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerini buluşturacak zirvede, gıdanın geleceğine ilişkin çözüm önerileri ve yeni iş birliği imkanları paylaşılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BEKTAŞOĞLU CHP’DEN İSTİFA ETTİ: “SİYASET MAKAMLARIN DEĞİL, MÜCADELENİN ADIDIR” Haber

BEKTAŞOĞLU CHP’DEN İSTİFA ETTİ: “SİYASET MAKAMLARIN DEĞİL, MÜCADELENİN ADIDIR”

BEKTAŞOĞLU CHP’DEN İSTİFA ETTİ: “SİYASET MAKAMLARIN DEĞİL, MÜCADELENİN ADIDIR” 25. ve 26. Dönem CHP Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu, kesintisiz 50 yıllık parti üyeliğini sonlandırdı. Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’de yer alacağını açıklayan Bektaşoğlu, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da halkın, emeğin ve Cumhuriyet’in temel değerlerinin yanında olmaya devam edeceğim” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi’nde yarım asrı geride bırakan eski Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu, partisinden istifa ettiğini duyurdu. 1980 sonrası yeniden yapılanma sürecinde kurucu üye olarak görev alan; CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çeşitli sorumluluklar üstlenen Bektaşoğlu, “baba ocağı” olarak gördüğü partisinden ayrılmanın derin burukluğunu yaşadığını belirtti. Bektaşoğlu, CHP’nin iç tartışmaları geride bırakarak halkın sorunlarına ve iktidar mücadelesine yönelmesi gerektiği çağrılarının karşılık bulmadığını savundu. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu değişim iradesinin mevcut parti yapısı içinde hayata geçirilemediğini ifade eden Bektaşoğlu, siyasi mücadelesini Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’de sürdüreceğini açıkladı. BEKTAŞOĞLU’NUN AÇIKLAMASI “Kesintisiz 50 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimin ardından, ‘baba ocağım’ olarak gördüğüm partimden ayrılmanın derin burukluğunu yaşıyorum. 1980 sonrası yeniden yapılanma sürecinde kurucu üye olarak görev aldım; il ve ilçe örgütlerimizin çeşitli kademelerinde sorumluluk üstlendim. Belediye başkanlığı ve milletvekilliği aday adaylıklarında bulundum. Yaşamım boyunca partimin her kademesinde emek verdim. Daha önce yaptığım açıklamalarda da dile getirdiğim üzere, Cumhuriyet Halk Partisi’nin vakit kaybetmeden kurultay sürecini tamamlayarak tüm enerjisini iç tartışmalara değil, halkın gerçek sorunlarına ve iktidar mücadelesine yöneltmesi gerektiğini savundum. Ancak gelinen noktada bu beklentinin karşılık bulmadığını ve Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu değişim iradesinin mevcut yapı içerisinde hayata geçirilemediğini görüyorum. Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik kriz, derinleşen yoksulluk, adaletsizlik ve demokrasi sorunları karşısında; gençlere umut olan, emeklinin sesini duyan, işçinin alın terini savunan, üreticinin ve özellikle fındık üreticisinin hakkını önceleyen yeni bir siyasal anlayış doğmuştur. Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde şekillenen ve kısa sürede toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulan Yeni Parti, Türkiye’nin geleceği adına güçlü bir umuttur. Bu doğrultuda Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ederek, kuruluşunu tamamlayan ve üye kayıt süreci önümüzdeki günlerde başlayacak olan Yeni Parti’de yer alma kararı aldım. Bugüne kadar edindiğim tüm siyasi bilgi, birikim ve deneyimimi, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında demokrasiyi, sosyal adaleti ve halkın iktidarını inşa etme mücadelesine sunacağım. Bizler için siyaset, makamların değil mücadelenin; kişilerin değil ilkelerin; ayrışmanın değil dayanışmanın adıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da halkın yanında, emeğin yanında ve Cumhuriyet’in temel değerlerinin yanında olmaya devam edeceğim. Kamuoyuna saygıyla duyururum.”

ŞENYÜREK: “YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR, İKTİDAR GERÇEK GÜNDEMİ PERDELİYOR” Haber

ŞENYÜREK: “YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR, İKTİDAR GERÇEK GÜNDEMİ PERDELİYOR”

ŞENYÜREK: “YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR, İKTİDAR GERÇEK GÜNDEMİ PERDELİYOR” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Mayıs ayı enflasyon rakamlarının ardından yaptığı açıklamada iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Şenyürek, vatandaşın sofrasındaki küçülmenin, pazardaki fiyatların, marketteki etiketlerin ve mutfaktaki geçim sıkıntısının resmi rakamların çok ötesinde bir yoksullaşmayı ortaya koyduğunu söyledi. “PEMBE TABLONUN HALKIN GERÇEK HAYATIYLA İLGİSİ YOK” Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, TÜİK’in Mayıs ayı enflasyon verilerinin ardından yaptığı değerlendirmede, iktidarın ekonomide çizdiği tablonun halkın günlük yaşamındaki ağır tabloyu gizleyemediğini belirtti. Şenyürek, “Bugün açıklanan Mayıs ayı enflasyon rakamları, iktidarın ekonomide çizdiği pembe tablonun halkın gerçek hayatıyla hiçbir ilgisi olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. TÜİK’e göre dahi yıllık enflasyon yüzde 32’nin üzerindedir. Yılın ilk beş ayında ortaya çıkan tablo, vatandaşın alım gücünün her geçen gün biraz daha eridiğini, sofrasının biraz daha küçüldüğünü açıkça göstermektedir” dedi. “TÜRKİYE’DE EN TEMEL MESELE GEÇİM MESELESİDİR” Şenyürek, Türkiye’de vatandaşın öncelikli gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu vurgulayarak emekliden asgari ücretliye, memurdan esnafa, üreticiden gençlere kadar geniş kesimlerin ekonomik baskı altında yaşadığını ifade etti. Şenyürek, “Türkiye’de artık en temel mesele geçim meselesidir. Emekli ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor, asgari ücretli çocuğunun masrafını nasıl karşılayacağını hesaplıyor, memur kirasını ödemekte zorlanıyor, esnaf siftah yapmadan kepenk kapattığı günleri çoğaltıyor, üretici mazotun, gübrenin, ilacın maliyeti altında eziliyor. Ancak iktidar, halkın bu gerçek gündeminin konuşulmaması için her gün başka bir tartışma başlığı açıyor” ifadelerini kullandı. “RAKAMLARLA OYNAYARAK YOKSULLUĞU ÖRTEMEZSİNİZ” İktidarın ekonomik krizi gündem değiştirerek perdelemeye çalıştığını söyleyen Şenyürek, hayat pahalığının artık her hanede doğrudan hissedildiğini belirtti. Şenyürek, “Ekonomiyi yönetemeyenler, gündemi yöneterek gerçeği saklayabileceklerini zannediyor. Rakamlarla oynayarak, hedefleri değiştirerek, krizi cümlelerin arkasına saklayarak bu milletin yaşadığı yoksulluğu örtemezsiniz. Pazara çıkan emekli, markete giden anne, çocuğuna harçlık vermekte zorlanan baba, fındık bahçesinde emeğinin karşılığını alamayan üretici, gerçeği zaten her gün yaşayarak görüyor” dedi. “GİRESUN’DA DA TABLO FARKLI DEĞİL” Şenyürek, ekonomik krizin Giresun’da da üreticiyi, emekliyi, esnafı ve gençleri doğrudan etkilediğini dile getirdi. Fındık üreticisinin maliyetler karşısında nefes almakta zorlandığını, emeklinin maaşıyla geçinemediğini, esnafın giderlerinin gelirini aştığını ve gençlerin işsizlik kaygısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Şenyürek, “Giresun’da da tablo farklı değildir. Fındık üreticisi artan maliyetler karşısında nefes alamaz hale gelmiştir. Emeklimiz maaşıyla geçinememektedir. Esnafımızın giderleri gelirini aşmıştır. Gençlerimiz işsizlik ve gelecek kaygısıyla karşı karşıyadır. Bir yanda sürekli artan fiyatlar, diğer yanda yerinde sayan gelirler vardır. Bunun adı ekonomik istikrar değil, açıkça halkın yoksullaştırılmasıdır” diye konuştu. “VATANDAŞIN GERÇEK ENFLASYONU MUTFAKTA, KİRADA VE FATURADA ORTAYA ÇIKIYOR” Resmi enflasyon rakamları ile vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı fiyatlar arasındaki farkın büyüdüğünü belirten Şenyürek, maaş artışlarının resmi veriler üzerinden belirlendiğini, ancak vatandaşın gerçek hayatın fiyatlarıyla mücadele ettiğini vurguladı. Şenyürek, “Bugün çarşıda, pazarda, markette yaşanan hayat pahalığı, açıklanan resmi rakamların çok daha ötesindedir. Vatandaşın gerçek enflasyonu; mutfakta kaynayan tencerede, kira kontratında, elektrik ve doğalgaz faturasında, çocuğunun okul masrafında, üreticinin bahçesine girmeden önce yaptığı maliyet hesabında ortaya çıkmaktadır. TÜİK’in rakamlarıyla maaş zammı belirlenirken, vatandaş gerçek hayatın fiyatlarıyla yaşam mücadelesi vermektedir” açıklamasını yaptı. “ENFLASYONUN BEDELİNİ EMEKLİ, İŞÇİ, MEMUR, ÇİFTÇİ VE ESNAF ÖDÜYOR” Şenyürek, iktidarın ekonomi politikalarının toplumun geniş kesimleri için hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü söyledi. Enflasyonun yükünün emekliye, işçiye, memura, çiftçiye, esnafa ve gençlere yüklendiğini belirtti. Şenyürek, “İktidarın ekonomi politikası, vatandaş için artık açık bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Enflasyonun bedelini saray çevreleri de ranttan beslenenler de ödemiyor. Bu bedeli emekli ödüyor, işçi ödüyor, memur ödüyor, çiftçi ödüyor, esnaf ödüyor, gençler ödüyor” dedi. “HALKIN GÜNDEMİNİ YAPAY TARTIŞMALARLA ÖRTEMEZLER” Şenyürek, iktidarın en büyük çabasının vatandaşın sofrasındaki yangının konuşulmasını engellemek olduğunu ifade ederek gerçek gündemin mutfak, pazar, kira, fatura ve işsizlik olduğunu söyledi. Şenyürek, “Bugün iktidarın en büyük çabası, vatandaşın sofrasındaki yangının konuşulmamasıdır. Çünkü biliyorlar ki bu ülkede gündem mutfaktır, pazardır, kiradır, faturadır, işsizliktir. Halkın gündemi bellidir; bu gündemin üstünü ne yapay tartışmalarla ne de hamasetle örtebilirler” ifadelerini kullandı. “SORUN KAYNAK YOKLUĞU DEĞİL, ADALETSİZ YÖNETİM ANLAYIŞIDIR” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Türkiye’nin kaynak sorunu yaşamadığını, temel meselenin adaletsiz yönetim anlayışı olduğunu savundu. Üretenin, emek verenin ve alın teriyle yaşayanların korunmadığı bir düzende krizden çıkışın mümkün olmadığını belirtti. Şenyürek, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir kez daha söylüyoruz; bu ülkenin kaynakları vardır. Sorun kaynak yokluğu değil, adaletsiz yönetim anlayışıdır. Sorun, üretenin değil rantçının; emekçinin değil ayrıcalıklı çevrelerin korunduğu bu düzendir. Üretenin, emek verenin, alın teriyle yaşayanın hakkını koruyan bir ekonomik düzen kurulmadan bu krizden çıkış mümkün değildir” dedi. “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI HALKÇI BİR İKTİDARDIR” Şenyürek, vatandaşın sofrasını küçülten, emeğin değerini düşüren, üreticiyi toprağından koparan ve gençleri umutsuzluğa sürükleyen mevcut ekonomik düzenin Türkiye’ye artık bir çözüm sunamayacağını söyledi. Şenyürek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Vatandaşın sofrasını küçülten, emeğin değerini düşüren, üreticiyi toprağından koparan, gençleri umutsuzluğa sürükleyen bu düzenin artık ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Türkiye’nin ihtiyacı; halkın yaşadığı geçim sıkıntısını görmezden gelen, gerçek gündemi perdelemeye çalışan bir anlayış değil; emeği önceleyen, üretimi destekleyen, gelir adaletini sağlayan sosyal adaletçi ve halkçı bir iktidardır. Halkın sofrasındaki yangını söndürecek olan da Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu üretimden yana ekonomi anlayışıdır.”

Ümit Özdağ: Türkiye’de mutlak butlan kadar mutlak yoksulluk da var Haber

Ümit Özdağ: Türkiye’de mutlak butlan kadar mutlak yoksulluk da var

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, düzenlediği toplantıda ekonomik krizi, yoksulluğu ve tarım politikalarını eleştirdi. Sığınmacıların gönderileceğini belirten Özdağ; yargı kararları, terörle mücadele ve uyuşturucuyla savaş konularında açıklamalarda bulundu. ANKARA (İGFA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak ekonomik sorunlar, yargı kararları, terörle mücadele ve sığınmacı politikaları hakkında açıklamalarda bulundu. Özdağ, 21 Mayıs’ta alınan “mutlak butlan” kararını eleştirerek bunun Türkiye’de demokrasiye ve hukuk devletine yönelik bir müdahale olduğunu savundu. İktidarın bu tartışmalar üzerinden ekonomik sorunları geri plana itmeye çalıştığını öne süren Özdağ, “Türkiye’de sadece mutlak butlan değil, aynı zamanda mutlak yoksulluk da söz konusu. İktidar, siyaseti manipüle ederek yoksulluğu gizlemeye çalışıyor” dedi. Ekonomik göstergelere dikkat çeken Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türk-İş verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 35 bin 174 lira, yoksulluk sınırının ise 114 bin 576 lira olduğunu belirtti. Asgari ücret ve emekli maaşlarının bu seviyelerin çok altında kaldığını ifade eden Özdağ, vatandaşların geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Hükümetin uyguladığı ekonomi politikalarını da eleştiren Özdağ, bütçe harcamalarında yatırımların geri planda kaldığını savunarak, ilk dört ayda faiz ödemelerinin yatırım harcamalarının 7,5 katına ulaştığını öne sürdü. Merkez Bankası rezervlerinde yaşanan düşüşe de değinen Özdağ, siyasi gelişmelerin ekonomiye olumsuz yansıdığını iddia etti. Tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı hububat alım fiyatlarının enflasyonun altında kaldığını savundu. Türkiye’nin buğday üretiminde yıllardır aynı seviyede kaldığını belirten Özdağ, tarım sektörünün desteklenmesi gerektiğini söyledi. Zafer Partisi’nin ekonomi programına da değinen Özdağ, Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden kurulacağını ve planlı serbest piyasa ekonomisine geçileceğini ifade etti. Tarım, sanayi ve üretim odaklı kalkınma modeliyle Türkiye’nin yeniden refah seviyesini yükseltebileceğini savundu. Sığınmacı politikalarına ilişkin görüşlerini de paylaşan Özdağ, Zafer Partisi’nin iktidara gelmesi halinde sınır güvenliğinin güçlendirileceğini ve düzensiz göçmenlerin uluslararası hukuk çerçevesinde ülkelerine gönderileceğini söyledi. Uyuşturucu kullanımındaki artışa da dikkat çeken Özdağ, bağımlılıkla mücadelede daha sert ve kapsamlı politikalar uygulanması gerektiğini belirtti. Uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığının toplumsal bir tehdit haline geldiğini ifade eden Özdağ, bu alanlarda zorunlu tedavi uygulamalarının gündeme alınması gerektiğini dile getirdi. Basın toplantısında terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmalarına da değinen Özdağ, PKK ile yürütüldüğünü öne sürdüğü görüşmeleri eleştirerek, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik bazı açıklamalara tepki gösterdi. CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdağ, parti içindeki tartışmaların ötesinde demokrasi ve hukuk devleti açısından dış müdahale boyutu bulunduğunu savundu. Zafer Partisi’nin herhangi bir siyasi grubun değil, devletin ve demokrasinin yanında olduğunu söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına da yanıt veren Ümit Özdağ, Zafer Partisi’nin siyasi tutumunu bağımsız şekilde belirlediğini ifade ederek, partisinin Cumhuriyet’in temel değerlerini savunmaya devam edeceğini kaydetti.

BEKTAŞOĞLU: CHP ENERJİSİNİ İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNE YÖNELTMELİ Haber

BEKTAŞOĞLU: CHP ENERJİSİNİ İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNE YÖNELTMELİ

BEKTAŞOĞLU: CHP ENERJİSİNİ İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNE YÖNELTMELİ 25. ve 26. Dönem Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nde iç tartışmalarla zaman kaybedilmemesi gerektiğini belirterek, kurultay sürecinin tamamlanması ve mücadelenin AKP iktidarının yarattığı yoksulluk, adaletsizlik ve demokrasi krizine karşı yoğunlaştırılması çağrısı yaptı. “İÇ TARTIŞMALARLA VAKİT KAYBEDİLMEMELİ”ve 26. Dönem Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin gündemine ilişkin yaptığı değerlendirmede, partinin önceliğinin iç tartışmalar değil, örgüt gücünü büyütmek ve iktidar hedefini hızlandırmak olması gerektiğini vurguladı. Bektaşoğlu, CHP’nin Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve demokratik kriz karşısında tarihsel bir sorumluluk taşıdığını belirterek, parti içi süreçlerin daha fazla zaman kaybına yol açmadan sonuçlandırılması gerektiğini ifade etti. “TÜM ENERJİ AKP İKTİDARINA KARŞI MÜCADELEYE VERİLMELİ” Bektaşoğlu, kurultay sürecinin bir an önce tamamlanması gerektiğini belirterek, CHP’nin tüm enerjisini halkın yaşadığı yoksulluğa, adaletsizliğe ve demokrasi krizine karşı mücadeleye yöneltmesi gerektiğini söyledi. CHP örgütünün Türkiye’nin dört bir yanında halkın sesi olma sorumluluğu taşıdığını kaydeden Bektaşoğlu, siyasetin merkezine umut, dayanışma ve değişim talebinin konulması gerektiğini dile getirdi. “GÖREVİMİZ UMUDU ÖRGÜTLEMEK” Bektaşoğlu, CHP’nin bugün önündeki en önemli görevin umudu örgütlemek, halkın taleplerini büyütmek ve milyonların değişim isteğini iktidara taşımak olduğunu belirtti. Parti içindeki birlik mesajını öne çıkaran Bektaşoğlu, mücadelenin ortak akılla, dayanışmayla ve örgütlü güçle büyütülmesi gerektiğini vurguladı. “YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ” Bektaşoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet Halk Partisi’nin ihtiyacı iç tartışmalarla vakit kaybetmek değil, örgütün gücünü büyüterek iktidar yürüyüşünü hızlandırmaktır. Kurultay süreci bir an önce tamamlanmalı, tüm enerjimizi AKP iktidarının yarattığı yoksulluğa, adaletsizliğe ve demokrasi krizine karşı mücadeleye yöneltmeliyiz. Bugün görevimiz; umudu örgütlemek, halkın sesi olmak ve milyonların değişim talebini iktidara taşımaktır. Birlikte, omuz omuza, halkın iktidarını kurmak için yürümeye devam edeceğiz. Ya hep beraber ya hiç birimiz. Bu oyunu hep birlikte bozacağız.” Bektaşoğlu’nun açıklaması, CHP’de kurultay tartışmalarının gölgesinde birlik, örgütlenme ve iktidar hedefi vurgusunu öne çıkardı.

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR” Haber

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR”

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı için açıklanan yaş çay alım fiyatının üreticinin maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fiyatın yeniden belirlenmesini istedi. Şenyürek, kilogram başına en az 45 TL seviyesinde alım fiyatı açıklanması gerektiğini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı yaş çay alım fiyatına tepki gösterdi. Açıklanan fiyatın üreticinin artan maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirten Şenyürek, “Üreticiye geçim değil, yoksulluk dayatılıyor” dedi. Çayın yalnızca Rize’nin değil, Giresun’da da binlerce ailenin temel geçim kaynakları arasında yer aldığını vurgulayan Şenyürek, kentte yaklaşık 15 bin kayıtlı çay üreticisi bulunduğunu ifade etti. Şenyürek, Eynesil başta olmak üzere Tirebolu, Görele, Çanakçı, Güce ve Espiye ilçelerinde çay tarımının önemli bir ekonomik faaliyet olduğunu belirtti. Giresun’da yaklaşık 16 bin 578 dekarlık alanda çay üretimi yapıldığını, yıllık yaş çay üretiminin ise 26 bin tonu aştığını kaydeden Şenyürek, açıklanan fiyatın bölgedeki binlerce aileyi doğrudan ilgilendirdiğini söyledi. “MALİYETİN 31 TL’YE DAYANDIĞI BİR ORTAMDA 35 TL YETERLİ GÖSTERİLEMEZ” Yaş çay fiyatının yalnızca ekonomik bir karar olarak görülemeyeceğini belirten Şenyürek, üreticinin gübre, işçilik, nakliye ve günlük yaşam giderlerinde büyük artışlarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Şenyürek, “Bugün gübreden işçiliğe, nakliyeden günlük yaşam giderlerine kadar her kalemde ciddi artış yaşanırken, üreticiye verilen fiyat adeta ‘yoksullaşmaya devam edin’ demektir. Maliyetin 31 TL’ye dayandığı bir ortamda 35 TL’lik alım fiyatını yeterli göstermek, üreticinin aklıyla alay etmektir” ifadelerini kullandı. “ÜRETİCİ ÖZEL SEKTÖR KARŞISINDA SAVUNMASIZ BIRAKILIYOR” Şenyürek, üreticinin yalnızca düşük fiyat nedeniyle değil, ÇAYKUR’un kota uygulaması nedeniyle de mağduriyet yaşadığını belirtti. Kota sisteminin üreticiyi özel sektör karşısında zayıf bıraktığını söyleyen Şenyürek, üreticinin ürününü ÇAYKUR’a yeterli miktarda teslim edemediği için özel sektörün düşük fiyat ve geç ödeme baskısıyla karşılaştığını ifade etti. Şenyürek, “Üretici, kotaya takıldığı için çayını ÇAYKUR’a yeterli miktarda teslim edememekte; bu nedenle özel sektörün düşük fiyat ve geç ödeme dayatmasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bugün birçok üretici, borçla yaptığı üretimin bedelini ancak 9 aya varan sürelerin sonunda alabilmektedir. Bu kabul edilemez bir mağduriyettir” dedi. Çayın Karadeniz insanı için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını vurgulayan Şenyürek, açıklanan fiyatın üreticiyi korumadığını, özel sektör karşısında daha savunmasız hale getirdiğini kaydetti. “ÇAY ÜRETİCİSİNİN EMEĞİ DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR” Şenyürek, kamuoyunda “taban fiyat” algısı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek açıklanan rakamın yalnızca ÇAYKUR’un alım fiyatı olduğunu söyledi. Özel sektörün bu fiyatın altında alım yapabildiğine dikkat çeken Şenyürek, üreticiyi koruyacak yasal düzenlemenin eksikliğine işaret etti. Şenyürek, “Özel sektör bugün bunun altında alım yapabilmektedir. Çünkü üreticiyi gerçekten koruyacak bir Çay Kanunu hala çıkarılmış değildir. Çay üreticisinin emeği göz göre göre değersizleştirilmektedir” ifadelerini kullandı. “ÇAYKUR İŞÇİLERİNİN KADRO TALEBİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ” Çay üretiminin yalnızca üreticilerle sınırlı olmadığını belirten Şenyürek, ÇAYKUR bünyesinde çalışan geçici işçilerin de yıllardır güvencesiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Şenyürek, “ÇAYKUR’da çalışan geçici işçilerimizin kadro beklentisi yıllardır çözümsüz bırakılmıştır. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in de açıkça ifade ettiği gibi, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ÇAYKUR emekçilerinin kadro sorunu çözülecek, alın teriyle çalışan hiçbir emekçi güvencesizliğe mahkum edilmeyecektir” dedi. “YAŞ ÇAY FİYATI YENİDEN BELİRLENMELİ” Yaş çay alım fiyatının günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Şenyürek, kilogram başına en az 45 TL seviyesinde fiyat açıklanmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Şenyürek, üreticiyi koruyacak Çay Kanunu’nun acilen çıkarılması, özel sektörün düşük fiyat dayatmasının önlenmesi, ÇAYKUR’un kota uygulamasının üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi, destekleme priminin yeniden uygulanması ve çay üreticisinin emeğinin korunması gerektiğini belirtti. CHP’nin Karadeniz’de çay üreticisinin emeğini savunmaya devam edeceğini söyleyen Şenyürek, “Üreticinin sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.