Hava Durumu

#Yerleşim Alanları

giresunsonhaber - Yerleşim Alanları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerleşim Alanları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” Haber

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK”

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” İstanbul’da düzenlenen panel, Doğu Karadeniz’de vahşi madenciliğin su kaynakları, tarım alanları, ormanlar, halk sağlığı ve yaşam alanları üzerinde oluşturduğu riskleri gündeme taşıdı. Panelde, doğa katliamına bugün “dur” denilmezse gelecekte geri dönüşün olmayacağı vurgulandı. DOĞU KARADENİZ’DEKİ MADEN RİSKİ İSTANBUL’DA TARTIŞILDI Görele ve Çanakçı Çevre Koruma Platformu ile Giresun’dan bazı çevreci sivil toplum kuruluşları, İstanbul’da “Halkımız Doğu Karadeniz’de Vahşi Madenciliğe Neden Karşı Çıkıyor?” temalı panel düzenledi. İstanbul Esenler Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Dr. Adil Emecan yaptı. Panele İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Öztürk, Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Birsen Oksal ve Prof. Dr. Hakan Bektaş, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fehmi Çalık ile Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Dalman konuşmacı olarak katıldı. “DOĞA KATLİAMINA ‘DUR’ DENİLMEZSE GERİ DÖNÜŞ YOK” Panelde vahşi madenciliğin Doğu Karadeniz’in doğal yapısı, su havzaları, tarım üretimi ve yerleşim alanları üzerindeki etkileri bilimsel veriler ışığında ele alındı. Konuşmacılar, madencilik faaliyetlerinin yalnızca ekonomik başlıklarla açıklanamayacağını, bölgenin yaşam hakkını ve gelecek güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini belirtti. Panelde şu vurgu yapıldı: " DOĞA KATLİAMINA 'DUR' DENİLMEZSE GERİ DÖNÜŞ YOK" Konuşmacılar, bölgedeki maden faaliyetlerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu coğrafyada yapılan madencilik 'kalkınma' değil, kontrollü bir yıkımdır.'Maden şirketleri istihdam sağlıyor, ekonomiye katkı yapıyor' gibi söylemler acı gerçekleri örtmeye yetmiyor." DERELER, İÇME SULARI VE TARIM ALANLARI İÇİN TEHLİKE UYARISI Panelde, açılan maden sahalarının dereleri, içme suyu kaynaklarını, tarım arazilerini ve ormanlık alanları tehdit ettiği ifade edildi. Siyanür ve ağır metallerin toprağa karışması halinde etkilerin yıllarca değil, nesiller boyunca sürebileceği vurgulandı. Konuşmacılar şu açıklamayı yaptı: "Açılan maden sahalarıyla birlikte dereler zehir akıyor, bulanıyor, içme suları risk altına giriyor. Siyanür ve zehirli ağır metaller toprağa karışıyor, bunun etkisi yıllarca değil, nesiller boyu sürecek.Sadece bu da değil, heyelan riski katlanarak artıyor ve Karadeniz’in zaten hassas olan yapısı daha da kırılgan hale geliyor. Bölgemizde fındık, çay, arıcılık ve hayvancılık bitme noktasına geliyor. Ormanlar kesiliyor, topraklara, derelere maden zehiri akıtılıyor, dolayısıyla önü alınamaz büyük bir tahribat meydana geliyor. 'Bir siyanür havuzu hiç sızdırmaz bile olsa 500 yıl muhafaza edilmesi gerekiyor ki doğaya zararı enaza indirgensin' dersek durumun vahameti daha net anlaşılır.Tüm bu yaşananlar İnsanlarda kanser ve kronik hastalık riskini ciddi şekilde yükseltiyor. Şimdi açıkça şunu sormak gerekiyor, maden şirketlerinin birkaç yıllık geliri ve devlete verilen yüzde 3-4 oranında katkı için yüzyılların doğasını, suyunu, toprağını feda etmek akıl işi midir? Şu da bir gerçek; bu mesele artık sadece çevrecilerin hassasiyeti değildir, bu mesele çocuklarımızın geleceği, içeceği su, yiyeceği gıda, yaşayacağı toprak meselesidir. Bir de şu var, bu projeler yapılırken çoğu zaman bölge halkının fikri bile sorulmuyor. Kararlar masada alınıyor, bedel köyde, derede, bahçede, tarlada ödeniyor. Biz şunu söylüyoruz; bu topraklar sahipsiz değildir. Bu dereler, bu ormanlar, bu yaşam alanları birkaç şirketin insafına bırakılacak kadar değersiz değildir. Bu panelde ortaya koyduğumuz bilimsel gerçekler gayet nettir; yaşanan doğa katliamına eğer bugün 'dur' denilmezse gelecekte kesinlikle geri dönüş olmayacaktır.Yakın zamanda panelde yapılan tüm konuşmaları video serisi halinde paylaşacağız. Herkes izlesin ve ürkütücü gerçeği görsün. Çünkü bu mücadele sadece Giresun'un değil; Doğu Karadeniz halkının, hatta bu ülkede nefes alan herkesin meselesidir." “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” Panelde insan sağlığına yönelik riskler de öne çıktı. Konuşmacılar, suya, toprağa ve tarımsal üretime karışabilecek kirleticilerin bölgede yaşayan yurttaşlar açısından ciddi sağlık tehdidi oluşturduğunu belirtti. Panelde şu uyarı yapıldı: " İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK" GİRESUN’UN YÜZDE 85’İ İÇİN MADEN SAHASI UYARISI Konuşmacılar, Giresun’daki maden rezervlerinin orta ve düşük düzeyde olduğunu, bu nedenle yeraltı katmanında dağınık halde bulunduğunu ifade etti. Bu yapının, maden çalışmalarını geniş alanlara yayma riski taşıdığı belirtildi. Panel şu vurguyla tamamlandı: " Giresun'da çıkarılacak madenler orta ve düşük düzeyde, bu nedenle yeraltı katmanında çok dağınık durumda. İlimizin yüzde 85'nin maden sahası ilan edilmesinin sebebi budur.Bu da, çalışmaların çok geniş bir alanda, yani tarım arazilerinde ve su havzalarında da yapılacağını gösteriyor." PANELİ SİYASETÇİLER, AKADEMİSYENLER VE STK TEMSİLCİLERİ TAKİP ETTİ Paneli Beyoğlu Belediye Başkanı Sefer Karaahmetoğlu, Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Civil Uzun, 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, bazı siyasetçiler, kurum, kuruluş ve STK yöneticileri, akademisyenler, iş insanları ile çeşitli meslek gruplarından çok sayıda katılımcı takip etti.

ŞENLİKOĞLU: “MADEN ŞİRKETLERİNE ASLA İZİN VERMEYİZ” Haber

ŞENLİKOĞLU: “MADEN ŞİRKETLERİNE ASLA İZİN VERMEYİZ”

DERELİ BELEDİYE BAŞKANI ŞENLİKOĞLU: “MADEN ŞİRKETLERİNE ASLA İZİN VERMEYİZ” Dereli’de düzenlenen geniş katılımlı istişare toplantısında maden faaliyetleri masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan Dereli Belediye Başkanı Kazım Zeki Şenlikoğlu, su kaynakları, tarım arazileri ve akarsuların korunmasının öncelik olduğunu belirterek, ilçede planlanan madencilik çalışmalarına karşı net tutum aldı. Giresun’un Dereli ilçesinde maden faaliyetlerine karşı yürütülen sürecin değerlendirildiği toplantı, Doğa ve Yaşam Derneği yönetiminin öncülüğünde geniş katılımla yapıldı. Toplantıya Dereli Belediye Başkanı Kazım Zeki Şenlikoğlu, Yaylacık Köyü Muhtarı ve Şoförler Odası Başkanı Yılmaz Bıçak, Meşeliyatak Köyü Muhtarı Muharrem Aydın, Yeşiltepe Köyü Muhtarı Orhan Karataş, Sütlüce Mahallesi Muhtarı İzzet Talıç, Bahçeli Mahallesi Muhtarı Hasan Coşkun, İstanbul Dereli Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı Hüseyin Koç, Avukat Seren Önal, Giresun İl Genel Meclisi üyeleri Eyüp Çiftçi ile Şükrü Ertürk, esnaflar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Toplantıda konuşan Dereli Belediye Başkanı Kazım Zeki Şenlikoğlu, maden konusunun siyaset üstü bir mesele olduğunu söyledi. Şenlikoğlu, ilçenin doğal yapısı, su kaynakları ve tarım alanları üzerindeki risklere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: Kazım Zeki Şenlikoğlu: “İlçemizde halkımızın teveccühüyle dört dönemdir görev yapıyorum. Halkımız bizi yalnızca hizmet vermemiz için değil, yanlışlara müdahale etmemiz ve doğrulara sahip çıkmamız için seçti. Maden meselesi partiler üstü bir konudur. Çal Köyü, Yeşiltepe Köyü, Yıldız Köyü, Meşeliyatak Köyü, Eğriambar Köyü, Bahçeli ve Sütlüce’de su kaynaklarımızın ve tarım arazilerimizin risk altında olduğunu görüyoruz. Bu ilçede maden çıkarılmasının yanlış olduğunu ilk günden beri söylüyoruz. Resmi yazışmalarımızı yaptık, ilgili mercileri bilgilendirdik. Su kaynaklarımızın, tarım arazilerimizin ve akarsularımızın yok edilmesine asla izin vermeyiz.” Şenlikoğlu, belediyenin her kararda kamu yararını esas aldığını da vurguladı. İlçede yapılacak her işin memlekete fayda mı yoksa zarar mı getireceğine baktıklarını belirten Şenlikoğlu, Dereli’nin coğrafi yapısının ve doğal dengelerinin korunması gerektiğini ifade etti. Toplantıda söz alan Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı Yıldıray Bıçak da ilçede oluşan ortak tutumun önemli olduğunu söyledi. Bıçak, doğa, su varlıkları ve yaylaların korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir mesele olduğuna işaret etti. Yıldıray Bıçak: “Belediye Başkanımızın ilçemizde maden faaliyetine karşı olduğunu açık biçimde ifade etmesi çok önemlidir. İlçemize, köylerimize ve yaylalarımıza sahip çıkmak zorundayız. Dernek olarak dün olduğu gibi bugün de tüm gücümüz, birikimimiz ve bilgimizle halkımızın yanında olacağız. Tarım arazilerimize, sularımıza, yaylalarımıza ve derelerimize birlikte sahip çıkacağız. Dereli; Kümbet’i, Kulakkaya’sı, Bektaş’ı, Mavi Gölü ve Göksu Travertenleri ile turizm açısından güçlü bir merkezdir. Doğal yapının zarar gördüğü bir yerde turizmi büyütmek mümkün değildir.” Toplantıda yer alan muhtarlar, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşlar da ilçenin doğal varlıklarının korunması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Buluşmadan çıkan ortak mesaj, Dereli’de planlanan maden çalışmalarına karşı hukuki, idari ve demokratik zeminde birlikte hareket edilmesi oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.