Hava Durumu

#Yerel Üretim

giresunsonhaber - Yerel Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR” Haber

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR”

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR” Giresun Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Fırat Canikli, Giresun’un gastronomi turizminde güçlü bir potansiyele sahip olmasına rağmen yöresel ürünlerini koruma, tanıtma ve tescil ettirme konusunda geride kaldığını söyledi. Ordu Dağ Çileği Reçeli’nin coğrafi işaret almasını örnek gösteren Canikli, “Biz izliyoruz, diğer iller sahip çıkıyor. Giresun artık bir adım öne çıkmak zorunda” dedi. “YÖRESEL ÜRÜNLERİMİZE SAHİP ÇIKAMIYORUZ” Giresun Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Fırat Canikli, Giresun’un yöresel lezzetleri, yerel ürünleri ve gastronomi turizmi konusunda daha güçlü bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gastronomi turizminin yalnızca yemek sunumundan ibaret olmadığını vurgulayan Canikli, bu alanın temelinde yöresel ürünler, coğrafi işaretler, yerel mutfak kültürü ve sürdürülebilir tanıtım çalışmaları bulunduğunu belirtti. Canikli, “Ne yazık ki Giresun olarak yöresel ürünlerimize ve lezzetlerimize sahip çıkamıyoruz” sözleriyle kentteki eksikliğe dikkat çekti. ORDU’NUN COĞRAFİ İŞARET HAMLESİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ Fırat Canikli, Ordu Dağ Çileği Reçeli’nin coğrafi işaretle tescillenmesini hatırlatarak, yöresel değerlerine sahip çıkan Ordu’yu tebrik etti. Canikli, çevre illerin kendi yöresel ürünlerini tescil ettirmek, tanıtmak ve gastronomi turizmine kazandırmak için aktif çalışma yürüttüğünü ifade etti. Giresun’un da sahip olduğu mutfak mirasıyla bu alanda güçlü biçimde yer alabileceğini belirten Canikli, kentin artık sloganların ötesine geçmesi gerektiğini söyledi. “ARTIK BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK ZORUNDAYIZ” “Fındığın Başkenti, Kiraz’ın Anavatanı” vurgusunun Giresun için önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Canikli, dünyada ve Türkiye’de turizm anlayışının doğa, kültür, tarih ve gastronomi ekseninde yeniden şekillendiğini söyledi. Canikli, Akdeniz, Ege, Güneydoğu ve İç Anadolu mutfaklarının turizmde güçlü markalara dönüştüğünü belirterek, Giresun’un da kendi mutfak değerleriyle aynı başarıyı yakalayabileceğini ifade etti. Canikli, “Akdeniz, Ege, Güneydoğu ve İç Anadolu mutfakları turizmde nasıl öne çıkıyorsa, Giresun da çıkabilir. Bunun yolu yöresel ürünlere sahip çıkmaktan geçiyor” dedi. “BİZ İZLİYORUZ, DİĞER İLLER SAHİP ÇIKIYOR” Giresun’un yıllardır kendi mutfak kültüründe yer alan birçok ürünü tescil ettirme ve tanıtma konusunda yeterince hızlı davranmadığını söyleyen Canikli, çevre illerin bu boşluğu değerlendirdiğini belirtti. Canikli, Giresun’un meşhur sade simidinin Rize’de, Sakarca Mıhlaması, Galdirik Kavurması, Melocan Kavurması, Fındıklı Burma Tatlısı, Pancar Çorbası, Karalahana Sarması ve Mantar Kavurması gibi birçok ürünün ise Ordu’da coğrafi işaret aldığını hatırlattı. Bölgenin ortak değerlerine sahip çıkan illeri eleştirmediklerini belirten Canikli, “Onlar gastronomi turizminden pay almak için üzerine düşeni yapıyor. Biz ise sadece izliyoruz” ifadelerini kullandı. “BİR KAZAN PANCAR ÇORBASI İLE GASTRONOMİ TURİZMİ OLMAZ” Canikli, Giresun’da zaman zaman düzenlenen sembolik etkinliklerin gastronomi turizmi açısından kalıcı sonuç üretmediğini söyledi. Yerel mutfağın tanıtımının planlı, kurumsal ve sürdürülebilir biçimde yürütülmesi gerektiğini belirten Canikli, yalnızca kısa süreli etkinliklerle gastronomi turizminde güçlü bir marka oluşturulamayacağını vurguladı. Canikli, “Hiç kimse kusura bakmasın; bir kazan pancar çorbası ile gastronomi turizmi olmaz. Gastronomi turizmi yerel ürünlere sahip çıkmak ve değer vermekle olur” dedi. GİRESUN MUTFAĞININ GÜÇLÜ POTANSİYELİ VAR Giresun mutfağı, Karadeniz’in ot kültürü, fındık üretimi, yayla yaşamı, deniz ürünleri, kiraz geçmişi ve kırsal üretim geleneğiyle güçlü bir gastronomi potansiyeli taşıyor. Pancar çorbası, karalahana sarması, sakarca, galdirik, melocan, fasulye diblesi, hamsili yemekler, fındıklı tatlılar, yöresel hamur işleri, mısır unu ağırlıklı lezzetler ve dağ ürünleri, kentin tanıtımında daha görünür hale getirilebilecek başlıklar arasında yer alıyor. Canikli, bu ürünlerin yalnızca ev mutfağında veya yerel hafızada kalmaması gerektiğini, tescil, tanıtım, festival, menü, restoran ve turizm rotalarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. “GASTRONOMİ KÜÇÜK GÖRÜLECEK BİR ALAN DEĞİL” Giresun’un ulaşım, sanayi ve kalkınma gibi temel sorunları bulunduğunu hatırlatan Canikli, buna rağmen gastronominin kentin ekonomik ve turistik geleceği açısından küçük görülmemesi gerektiğini söyledi. Canikli, yöresel ürünlerin doğru tanıtılması halinde hem üreticiye hem esnafa hem de turizm sektörüne katkı sağlayabileceğini belirtti. Gastronomi turizminin kırsal kalkınma, kadın emeği, yerel üretim, restoran sektörü, konaklama, festival ekonomisi ve şehir markasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Canikli, Giresun’un bu alanda geç kalmadan ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. KURUMLARA VE PAYDAŞLARA ÇAĞRI Fırat Canikli, Giresun’un yöresel lezzetlerini koruma ve gastronomi turizminde hak ettiği yeri alma konusunda tüm kurumlara çağrıda bulundu. Başta Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği, Giresun Valiliği, Giresun Belediyesi, Ticaret Borsası ve ilgili tüm paydaşların sorumluluk alması gerektiğini belirten Canikli, ortak çalışma kültürünün önemine dikkat çekti. Canikli, “Artık hep birlikte değerlerimize sahip çıkalım. Gastronomi turizminde çok geç kalmadan yerimizi alalım” dedi. GASTRONOMİDE KALICI YOL HARİTASI İHTİYACI Giresun’un yöresel ürünlerini koruması, coğrafi işaret süreçlerini hızlandırması, yerel mutfağı turizm rotalarına dahil etmesi ve gastronomi etkinliklerini sürdürülebilir hale getirmesi gerekiyor. Canikli’nin çıkışı, Giresun’da yıllardır konuşulan ancak kurumsal düzeyde yeterince güçlü adımlar atılamayan yöresel lezzetler konusunu yeniden gündeme taşıdı. Giresun’un mutfak mirasını koruyacak, yerel ürünlerini tescil ettirecek ve gastronomi turizminden daha fazla pay almasını sağlayacak ortak bir çalışma süreci, kentin turizm hedefleri açısından öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

BAŞKAN KÖSE ÇAY HASAT ŞENLİĞİ’NDE: Haber

BAŞKAN KÖSE ÇAY HASAT ŞENLİĞİ’NDE:

BAŞKAN KÖSE ÇAY HASAT ŞENLİĞİ’NDE: GİRESUN ÇAYI ÜRETİMDEN SANAYİYE AYRI BİR BAŞLIK İSTİYOR Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali kapsamında Eynesil’in Ören beldesinde düzenlenen Çay Hasat Şenliği’ne katıldı. Şenlik, çayın tarladan fabrikaya, fabrikadan iç pazara uzanan yolculuğunu yeniden gündeme taşırken, Giresun’un Türkiye çay üretimindeki sınırlı ancak stratejik yerini de görünür hale getirdi. Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali, Eynesil’in Ören beldesinde düzenlenen Çay Hasat Şenliği ile çay bahçelerine taşındı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, üreticiler ve vatandaşlarla bir araya gelerek bölgenin önemli tarımsal ürünlerinden biri olan çayın tanıtımına destek verdi. Şenlikte üreticiler, vatandaşlar ve davetliler çay hasadının yapıldığı bahçelerde buluştu. Yöresel ürünler, hasat kültürü, üretici emeği ve Giresun’un gastronomi kimliği aynı programda öne çıktı. Başkan Köse, Giresun’un doğal ve yöresel ürünlerinin tanıtılmasının kent ekonomisi açısından önem taşıdığını belirterek, gastronomi etkinliklerinin yalnızca kültürel buluşma değil, yerel üretimin değerini artıran bir tanıtım alanı olduğunu vurguladı. ŞENLİĞİN MERKEZİNDE AMBER ÇAY VAR Eynesil’deki Çay Hasat Şenliği, Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali’nin çay üretimi ve hasat kültürüne ayrılan özel başlığı olarak öne çıktı. Kamuoyuna yansıyan programlarda etkinlik, Amber Çay Hasat Şenliği adıyla yer aldı. Amber Çay Sanayi ve Ticaret A.Ş., Giresun’un Eynesil ilçesinde 1988 yılında kuruldu. Firma, 1990 yılında 20 ton yaş çay işleme kapasitesiyle üretime başladı. Amber Çay’ın üretim merkezi Eynesil’de bulunuyor. Firma, Eynesil bölgesinden gelen yaş çayı işleyerek siyah çay üretimi yapıyor. Bu kapasite, Amber Çay’ın Giresun çay sanayisi içindeki yerini küçük ama yerel kimliği güçlü bir tesis olarak konumlandırıyor. Giresun’da çay üretimi Rize ve Trabzon ölçeğinde büyük bir hacme ulaşmasa da Eynesil, Tirebolu, Görele, Güce ve çevresinde çay, kırsal üretici için fındığın yanında önemli bir gelir başlığı olmayı sürdürüyor. Amber Çay’ın yıllık fiili alım miktarı kamuya açık kaynaklarda düzenli ve net biçimde yer almıyor. Ancak firmanın günlük 20 tonluk yaş çay işleme kapasitesi üzerinden bakıldığında, 100 günlük aktif sezon hesabıyla yaklaşık 2 bin ton, 120 günlük sezon hesabıyla yaklaşık 2 bin 400 ton yaş çay işleme kapasitesi ortaya çıkıyor. Bu rakam, kesin yıllık alım değil; fabrikanın açıklanan günlük kapasitesinden hareketle yapılan sezonluk kapasite hesabıdır. ÇAYIN TARİHİ YOLCULUĞU: DENEMEDEN KAMU TEKELİNE, KAMU TEKELİNDEN ÖZEL SEKTÖRE Türkiye’de çay tarımı, bugünkü güçlü konumuna uzun bir süreç sonunda ulaştı. Doğu Karadeniz’de çay üretimi önce iklim ve toprak koşullarının uygunluğu üzerinden deneme çalışmalarıyla başladı. Rize ve çevresinde şekillenen üretim, zamanla bölgesel tarımın ana unsurlarından biri haline geldi. 1940 yılında çıkarılan Çay Kanunu ile çay tarımı güvence altına alındı. Bu dönemden sonra çay, Doğu Karadeniz’de devlet politikasıyla desteklenen stratejik bir ürün niteliği kazandı. Üretim alanları genişledi, üretici sayısı arttı, yaş çayın fabrikalarda işlenmesine dayalı sanayi altyapısı oluşmaya başladı. 1971 yılında Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, yani ÇAYKUR kuruldu. ÇAYKUR’un kurulmasıyla çayda kamu alımı, fabrika işletmeciliği ve piyasa düzenleme gücü daha kurumsal bir yapıya kavuştu. 1984 yılına kadar çay sektöründe kamu ağırlıklı yapı devam etti. 1984 yılında çıkarılan düzenlemeyle özel sektör çay piyasasına girdi. Bu tarihten sonra çay sanayisinde kamu fabrikalarının yanında özel fabrikalar da üretim yapmaya başladı. Giresun’daki özel çay tesislerinin gelişimi de bu dönemin ardından hızlandı. Amber Çay’ın 1988’de kurulması ve 1990’da üretime başlaması, özel sektörün çay sanayisinde ağırlık kazandığı bu yeni dönemin Giresun’daki örneklerinden biri oldu. TÜRKİYE’DE ÇAY TARIMI DOĞU KARADENİZ’E SIKIŞMIŞ DURUMDA Türkiye’de çay tarımı esas olarak Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yapılıyor. Üretim Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun hattında yoğunlaşıyor. İklim, yağış rejimi, nem oranı ve toprak yapısı, çayı Türkiye’de dar bir coğrafyanın ürünü haline getiriyor. 2024 yılında Türkiye’de yaklaşık 81 bin hektar alanda 1 milyon 415 bin ton yaş çay üretildi. Üretimde Rize açık ara ilk sırada yer aldı. Rize’yi Trabzon, Artvin ve Giresun izledi. İl 2024 yaş çay üretimi Türkiye üretimindeki payı Rize 958 bin ton Yaklaşık yüzde 68 Trabzon 273 bin ton Yaklaşık yüzde 19 Artvin 153 bin ton Yaklaşık yüzde 11 Giresun 31 bin ton Yaklaşık yüzde 2 Toplam 1 milyon 415 bin ton Yüzde 100 Bu tablo, Giresun’un Türkiye çay üretiminde miktar olarak küçük bir paya sahip olduğunu gösteriyor. Ancak Giresun çayı, özellikle Eynesil ve Tirebolu hattında yerel üretici geliri, bölgesel marka değeri ve gastronomi kimliği bakımından ayrı bir anlam taşıyor. GİRESUN’UN ÜRETİMİ KÜÇÜK, SANAYİ KARŞILIĞI ÖNEMLİ Giresun’un yaş çay üretimi son yıllarda yaklaşık 30 bin ton bandında seyrediyor. 2024 yılı üretimi 31 bin ton olarak kayıtlara geçti. Bu üretim, Türkiye toplamı içinde düşük görünse de ildeki çay sanayisi açısından dikkate değer bir hacim oluşturuyor. Giresun’da çay üretimi özellikle Eynesil, Tirebolu, Görele, Güce ve çevresinde yoğunlaşıyor. Çay, bu bölgelerde fındığın alternatifi değil; fındıkla birlikte kırsal geliri çeşitlendiren tamamlayıcı ürün niteliği taşıyor. Bu nedenle Giresun çayını yalnızca tonaj üzerinden değerlendirmek eksik kalıyor. Ürünün yerel ekonomiye, üreticiye, fabrikalara ve gastronomi markasına katkısı birlikte ele alınmak zorunda. Giresun’da doğrulanabilen başlıca çay işleme tesisleri arasında ÇAYKUR Tirebolu Çay Fabrikası, Ören Çay, Amber Çay ve Tirebolu Çaysan öne çıkıyor. Tesis İlçe / Bölge Günlük yaş çay işleme kapasitesi ÇAYKUR Tirebolu Çay Fabrikası Tirebolu 165 ton Ören Çay Eynesil / Ören 50 ton Amber Çay Eynesil 20 ton Tirebolu Çaysan Tirebolu 65 ton Toplam Yaklaşık 300 ton/gün Bu tesislerin toplam günlük kapasitesi yaklaşık 300 ton seviyesine ulaşıyor. Çay sezonunun 100-120 aktif üretim günü üzerinden hesaplanması halinde, Giresun’daki doğrulanabilen tesislerin teorik sezonluk yaş çay işleme kapasitesi yaklaşık 30-36 bin ton aralığında oluşuyor. Giresun’un 2024’teki 31 bin tonluk yaş çay üretimi, bu teorik kapasiteyle aynı banda denk geliyor. Bu nedenle ilde üretilen çayın, Giresun’daki tesisleri büyük ölçüde besleyebilecek seviyede olduğu görülüyor. Ancak her fabrikanın yalnızca Giresun’dan yaş çay aldığını söylemek için fabrika bazlı alım kayıtları gerekir. Özellikle il sınırlarına yakın üretim havzalarında, dönemsel olarak çevre illerden veya komşu üretim alanlarından yaş çay alımı yapılması mümkündür. SÜRGÜN DÖNEMLERİ ÜRETİCİ İÇİN EN KRİTİK TAKVİM Çay tarımı yıl boyunca aynı tempoda yürümüyor. Üretim, sürgün dönemlerine göre şekilleniyor. Birinci sürgün, sezonun başlangıcını ve kalite açısından en hassas dönemi oluşturuyor. İkinci ve üçüncü sürgünlerde hem ürün miktarı hem de fabrika kapasitesi üzerindeki baskı artabiliyor. Yaş çayın zamanında toplanması, bekletilmeden fabrikaya ulaştırılması ve doğru koşullarda işlenmesi gerekiyor. Çay yaprağı uzun süre bekletildiğinde kalite kaybı yaşanıyor. Bu nedenle çay tarımı yalnızca bahçedeki üretimle sınırlı değil; hasat, taşıma, alım noktası, fabrika kapasitesi ve işleme takvimiyle birlikte çalışan bir zincire dayanıyor. Giresun’da küçük üretici yapısı, parçalı arazi düzeni ve eğimli bahçeler bu zinciri daha hassas hale getiriyor. Üretici, hasat döneminde işçilik maliyeti, nakliye, alım yoğunluğu ve fiyat baskısıyla aynı anda karşı karşıya kalıyor. TÜRKİYE İÇ PAZARI BÜYÜK ÖLÇÜDE YERLİ ÜRETİMLE KARŞILANIYOR Türkiye, dünyada çay tüketimi yüksek ülkeler arasında yer alıyor. İç pazarın temel ihtiyacı büyük ölçüde yerli üretimle karşılanıyor. 2024 yılında Türkiye’de yaş çay üretimi 1 milyon 415 bin ton, kuru çay üretimi ise yaklaşık 290 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’nin çayda yeterlilik derecesi yüzde 95,8 olarak hesaplanıyor. Bu oran, iç pazarın neredeyse tamamının yerli üretimle karşılandığını gösteriyor. Buna rağmen Türkiye’ye her yıl belirli miktarda çay ithalatı yapılıyor. 2024/25 sezonunda Türkiye’ye 15 bin 843 ton çay ithal edildi. En fazla ithalat Sri Lanka, İran, Hindistan ve Kenya’dan yapıldı. Aynı dönemde Türkiye’nin çay ihracatı 5 bin 413 ton seviyesinde kaldı. Bu tablo, Türkiye’nin net ithalatçı konumda olduğunu gösteriyor. Dış ticaret kalemi 2024/25 miktarı Çay ithalatı 15 bin 843 ton Çay ihracatı 5 bin 413 ton Net ithalat Yaklaşık 10 bin 430 ton İthalatın nedeni yalnızca üretim açığı değil. Harman, özel ürün, farklı damak profili, ticari tedarik ve bazı markaların ürün çeşitlendirme politikaları da ithal çayın iç pazara girmesinde etkili oluyor. ÇAYDA TEMEL SORUN ÜRETİMİN VARLIĞI DEĞİL, ÜRETİCİNİN GELİRİ Türkiye çayda kendi pazarını büyük ölçüde karşılayabilen bir ülke. Ancak bu, üreticinin sorunsuz bir yapıda üretim yaptığı anlamına gelmiyor. Çay tarımında temel sorunlar üretim miktarından çok maliyet, kalite, alım sistemi, fabrika kapasitesi, özel sektör fiyatlaması ve üretici gelirinde yoğunlaşıyor. Gübre, bakım, nakliye, enerji, işçilik ve finansman maliyetleri üreticinin gelirini doğrudan etkiliyor. Küçük aile işletmelerinin ağırlıkta olması, arazi parçalanması ve eğimli bahçeler üretim maliyetini artırıyor. Bahçelerin yenilenmesi, verimlilik ve kalite standardı ise uzun vadeli planlama gerektiriyor. Giresun gibi üretim payı küçük olan illerde bu sorunlar daha hassas sonuçlar doğuruyor. Çünkü üretim hacmi sınırlı olduğu için üreticinin pazarlık gücü zayıflıyor; buna karşılık ürünün yerel marka değeri, aroma yapısı ve gastronomi potansiyeli daha fazla önem kazanıyor. GİRESUN ÇAYI YEREL MARKA POLİTİKASIYLA GÜÇLENEBİLİR Giresun çayı, Türkiye üretiminin yalnızca yaklaşık yüzde 2’sini oluştursa da Eynesil ve Tirebolu hattında güçlü bir yerel kimliğe sahip. Bu kimliğin korunması için çayın yalnızca yaş yaprak olarak değil, işlenmiş ürün, paketli marka, gastronomi değeri ve turizm unsuru olarak ele alınması gerekiyor. Amber Çay Hasat Şenliği bu açıdan önemli bir örnek oluşturuyor. Şenlik, çayın yalnızca fabrikaya giden bir ürün olmadığını; tarlası, üreticisi, hasat kültürü, yöresel lezzeti ve marka değeriyle birlikte tanıtılabileceğini gösteriyor. Ancak festival etkisinin kalıcı ekonomik değere dönüşmesi için Giresun çayında üretici örgütlenmesi, kalite standardı, yerel marka desteği ve satış kanallarının güçlendirilmesi gerekiyor. Giresun’un çayda Rize ile tonaj yarıştırması gerçekçi bir hedef değil. Giresun’un önündeki daha doğru yol; sınırlı üretimi kalite, yöresel kimlik, butik üretim, gastronomi ve güvenilir yerel marka üzerinden değerlendirmektir. Eynesil’deki şenlik, bu yönüyle yalnızca bir hasat etkinliği değil, Giresun çayının geleceği için kurulması gereken daha geniş tarım ve sanayi politikasının işaretini veriyor. ŞENLİKTEN ÇIKAN MESAJ AÇIK: GİRESUN ÇAYI KÜÇÜK PAYLA BÜYÜK DEĞER TAŞIYOR Başkan Fuat Köse’nin Çay Hasat Şenliği’ne katılımı, Giresun’un tarımsal çeşitliliğini ve yerel üretim gücünü yeniden gündeme taşıdı. Festival, çayın tarladaki emeğini görünür kıldı; üretici, sanayici, yerel yönetim ve gastronomi alanını aynı zeminde buluşturdu. Giresun’un 31 bin tonluk yaş çay üretimi, Türkiye toplamı içinde küçük bir paya denk geliyor. Buna karşılık ildeki yaklaşık 300 tonluk günlük işleme kapasitesi, çayın Giresun’da yalnızca tarla ürünü değil, aynı zamanda sanayi ürünü olduğunu gösteriyor. Amber Çay’ın Eynesil’deki varlığı, bu yerel sanayi zincirinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Giresun çayının geleceği; hasat şenliklerinin tanıtım gücüyle, üreticinin gelirini koruyan alım politikasıyla, kaliteyi öne çıkaran üretim modeliyle ve yerel markaları büyüten ticari stratejiyle şekillenecek. Çay, Giresun’da fındığın gölgesinde kalan bir ürün değil; doğru planlandığında kentin tarım, sanayi, gastronomi ve turizm başlıklarını aynı hatta buluşturabilecek güçlü bir yerel değerdir.

YUMAKLI GÜMÜŞHANE’DE TARIM VE KIRSAL KALKINMA DOSYASINI MASAYA YATIRDI Haber

YUMAKLI GÜMÜŞHANE’DE TARIM VE KIRSAL KALKINMA DOSYASINI MASAYA YATIRDI

YUMAKLI GÜMÜŞHANE’DE TARIM VE KIRSAL KALKINMA DOSYASINI MASAYA YATIRDI Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Gümüşhane programında valilik, belediye ve il müdürlüğü ziyaretlerinin ardından sektör paydaşlarıyla toplantı yapıldı, iftar programında vatandaşlarla buluşuldu, günün son bölümünde ise üniversite öğrencileriyle bir araya gelindi. Programa TKDK Gümüşhane İrtibat Ofisi adına Giresun İl Koordinatörü Mehmet Samet Acaroğlu da katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 13 Mart 2026 tarihli Gümüşhane programında kentin tarım, kırsal kalkınma ve sektör yapılanmasına ilişkin başlıkları yerinde değerlendirdi. Resmî kaynaklara göre program kapsamında önce Gümüşhane Valiliği ve Gümüşhane Belediyesi ziyaret edildi, ardından sektör temsilcileriyle toplantı gerçekleştirildi. Günün devamında iftar programı düzenlenirken, son durakta Gümüşhane Üniversitesi öğrencileriyle buluşma yapıldı. Programın en dikkat çekici ayağını sektör paydaşları toplantısı oluşturdu. Gümüşhane Valiliği’nin açıklamasına göre Yumaklı, Vali Cevdet Atay ve protokol üyeleriyle birlikte sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda üretimin artırılması, tarım ve orman alanındaki çalışmalar ile kırsal kalkınma başlıkları ele alındı. Yerel basına yansıyan açıklamalarda Bakan Yumaklı, son 23 yılda Gümüşhane’ye tarım, orman ve su alanlarında yaklaşık 62 milyar liralık yatırım ve destek sağlandığını söyledi. Bakanlık programı yalnızca kurum ziyaretleriyle sınırlı kalmadı. Gümüşhane’de düzenlenen toplu iftar programında vatandaşlarla aynı sofrada buluşulurken, Ramazan ayının birlik atmosferi de programın öne çıkan başlıklarından biri oldu. Ardından Gümüşhane Üniversitesi’nde öğrencilerle yapılan buluşmada gençlerin görüşleri, beklentileri ve gelecek tasavvurları dinlendi. Üniversite paylaşımında, ziyaretin dayanışma ve kardeşlik vurgusuyla gerçekleştiği belirtildi. Programın TKDK boyutu da ayrıca dikkat çekti. TKDK Giresun İl Koordinatörlüğü paylaşımına göre, TKDK Gümüşhane İrtibat Ofisi’ni temsilen Giresun İl Koordinatörü Mehmet Samet Acaroğlu da bakanlık programına katıldı. Bu ayrıntı, Gümüşhane’de yürütülen kırsal kalkınma gündeminin yalnızca genel tarım politikalarıyla değil, destek ve hibe mekanizmalarıyla da birlikte ele alındığını gösterdi. Son haftalarda TKDK hattında Gümüşhane için atılan adımlar da bu tabloyu güçlendiriyor. Şubat 2026’da yayımlanan haberlerde, IPARD III kapsamında Gümüşhane’de toplam 34 milyon liralık iki projeye yüksek oranlı hibe desteği verildiği duyuruldu. Ocak 2026’da ise Şiran Yerel Eylem Grubu Derneği ile yüzde 100 hibeli LEADER sözleşmesi imzalandığı açıklandı. Bu gelişmeler, Gümüşhane’de kırsal kalkınma başlığının saha ziyaretleriyle sınırlı olmadığını, finansman ve proje ayağında da somutlaştığını ortaya koydu. Gümüşhane programından çıkan ana mesaj net oldu: Tarım, kırsal kalkınma ve yerel üretim artık yalnızca klasik destek başlığı olarak değil, yatırım, gençlik, yerel iş birliği ve saha koordinasyonu ekseninde birlikte yürütülen bir politika alanı olarak ele alınıyor. Yumaklı’nın temasları, bu başlıkların Gümüşhane’de hem kamu kurumları hem sektör temsilcileri hem de gençlerle aynı gün içinde aynı gündem etrafında buluşturulduğunu gösterdi

BULANCAK’TAN İSTANBUL’A YEREL LEZZET KÖPRÜSÜ: BULNUT TANITIMI Haber

BULANCAK’TAN İSTANBUL’A YEREL LEZZET KÖPRÜSÜ: BULNUT TANITIMI

BULANCAK’TAN İSTANBUL’A YEREL LEZZET KÖPRÜSÜ: BULNUT TANITIMI Necmi Sıbıç, bir dizi temas kapsamında gittiği İstanbul’da, Bulancak Belediyesi öncülüğünde geliştirilen yerel fındık markası BULNUT’un tanıtımı için önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Programın ilk durağı Beyoğlu Belediyesi oldu. Başkan Sıbıç, burada Sefer Karaahmetoğlu ve Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yakupoğlu ile bir araya geldi. Ziyarette, Bulancak’ın bereketli topraklarında yetişen fındıklardan üretilen BULNUT Fındık ve BULNUT Kakaolu Fındık Kreması ürünleri takdim edildi. %100 doğal ve yerli üretim vurgusuyla geliştirilen ürünler, lezzet ve kalite açısından beğeni topladı. “YEREL ÜRETİCİYE KATMA DEĞER SAĞLIYORUZ” Görüşmede konuşan Başkan Sıbıç, Bulancaklı üreticilerin emeğini markalaştırarak daha geniş pazarlara ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti. Yerel kalkınma, kooperatifçilik ve sosyal belediyecilik ekseninde yürütülen projelerin yaygınlaştırılacağını ifade eden Sıbıç, “Yerel üretimi destekleyen her adım, doğrudan üreticimizin refahına katkı sunuyor” dedi. Başkan Vekili Karaahmetoğlu ise BULNUT markasının doğal gıda ve yerel ekonomi modeli açısından örnek bir çalışma olduğunu vurgulayarak ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. BULNUT İÇİN İSTANBUL’DA YENİ PAZAR HEDEFİ İstanbul programı çerçevesinde temaslarını sürdüren Başkan Sıbıç, BULNUT ürünlerinin İBB Halk Market aracılığıyla İstanbullularla buluşturulması konusunda da önemli bir görüşme yaptı. Bu kapsamda İSYÖN A.Ş. Genel Müdürü Hamdi Arpa ile bir araya gelindi. Genel Müdür Arpa, ziyaretten memnuniyet duyduğunu ifade ederek Başkan Sıbıç’a teşekkür etti ve kaleme aldığı “İstanbul’un Balıkhanelerinden Öyküler” adlı kitabını hediye etti. Görüşmede, yerel üretim ürünlerinin sosyal market kanalları aracılığıyla büyükşehir tüketicisiyle buluşturulmasının hem üreticiye hem tüketiciye fayda sağlayacağı vurgulandı. “Yerelden sofraya, birlikte güçlüyüz” mesajıyla gerçekleştirilen ziyaretlerde; Belediye Özel Kalem Müdürü Ertuğrul Yıldız, Yazı İşleri Müdürü Fatih Serdar Doğan, Giresunlu iş insanı Önder Kızıltaş ve BULNUT Satış Sorumlusu Muhammed Koca da yer aldı. Bulancak Belediyesi’nin yerel tarımsal ürünleri markalaştırarak ulusal pazara açma vizyonu doğrultusunda yapılan bu temasların, önümüzdeki süreçte yeni iş birliklerinin kapısını aralaması bekleniyor.

KENT KONSEYİ KADIN MECLİSİ’NDEN ATALIK TOHUMLAR Haber

KENT KONSEYİ KADIN MECLİSİ’NDEN ATALIK TOHUMLAR

KENT KONSEYİ KADIN MECLİSİ’NDEN ATALIK TOHUMLARA ANLAMLI SAHİPLENME Giresun Kent Konseyi Kadın Meclisi, yerel üretimin sürdürülebilirliğine katkı sunmak ve ata mirası tohumların geleceğe taşınmasını sağlamak amacıyla ikinci kez Atalık Tohum Takas Etkinliği düzenliyor. Giresun Belediyesi tarafından Atatürk Meydanı’nda kurulan Yılbaşı Çarşısı içerisinde yapılacak etkinlik, 23 Aralık Salı günü saat 15.00’ten sonra vatandaşların katılımına açık olacak. Kadın Meclisi üyeleri, kendi bahçelerinde ve yerel üretim alanlarında özenle çoğalttıkları atalık tohumlarla etkinlik alanında hazır bulunacak. Etkinliğe katılan vatandaşlar ise evlerinde sakladıkları yerel tohumları getirerek takas yapabilecek; böylece hem üretim kültürünün paylaşımı sağlanacak hem de kuşaktan kuşağa aktarılan tarımsal bilgi yaşatılacak. Yerel tarımın korunması, biyolojik çeşitliliğin yaşatılması ve kadın emeğinin görünür kılınması amacıyla Giresun Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen ikinci Atalık Tohum Takas Etkinliği, 23 Aralık Salı günü Atatürk Meydanı’ndaki Yılbaşı Çarşısı’nda gerçekleştirilecek. Genetiği değiştirilmemiş, yerel ve doğal tohumların takas edileceği etkinlik, tarımsal bağımsızlık ve sağlıklı gıda konusunda toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Atalık tohumlar, nesiller boyunca çiftçiler tarafından korunan, genetiği değiştirilmemiş, hibrit olmayan ve yetiştiği bölgenin iklim koşullarına uyum sağlamış yerel tohumlar olarak tanımlanıyor. Bu tohumlar yeniden ekildiğinde aynı nitelikleri korurken, ticari tohumların aksine her yıl yeniden satın alma zorunluluğu doğurmuyor. Dayanıklılığı, verimliliği ve doğal lezzetiyle öne çıkan atalık tohumlar, sağlıklı ve sürdürülebilir tarımın temel yapı taşları arasında yer alıyor. Düzenlenen tohum takası etkinliğiyle; yerel ve doğal tohumların gelecek nesillere aktarılması, tarımsal üretimde dışa bağımlılığın azaltılması, sağlıklı gıdaya erişim konusunda toplumsal bilinç oluşturulması ve kadınların tarımdaki bilgi, emek ve deneyiminin görünür kılınması amaçlanıyor. Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Ecz. Mine Erdoğan, atalık tohumların yalnızca bir üretim unsuru değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir miras olduğuna dikkat çekerek, “Tohumlarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır” ifadeleriyle tüm Giresun halkını etkinliğe davet etti. Doğaya, sağlıklı gıdaya ve yerel değerlere sahip çıkmak isteyen vatandaşlar, 23 Aralık Salı günü Atatürk Meydanı’ndaki Yılbaşı Çarşısı’nda düzenlenecek atalık tohum takas etkinliğinde bir araya gelecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.