Hava Durumu

#Yerel Kalkınma

giresunsonhaber - Yerel Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIKTA İKİ KOMŞU ŞEHİR, İKİ FARKLI YÖNETİM ANLAYIŞI Haber

FINDIKTA İKİ KOMŞU ŞEHİR, İKİ FARKLI YÖNETİM ANLAYIŞI

FINDIKTA İKİ KOMŞU ŞEHİR, İKİ FARKLI YÖNETİM ANLAYIŞI ORDU ÜRETİCİ İÇİN KURUYOR, GİRESUN ELİNDEKİNİ KULLANMIYOR Ordu Büyükşehir Belediyesi, fındık üreticisinin ürününü sağlıklı koşullarda depolayabilmesi, hasat dönemindeki zorunlu satış baskısından korunması ve finansmana erişebilmesi amacıyla 20 bin ton kapasiteli Fındık Ticaret Merkezi ve Lisanslı Depo Projesi için kesin başvurusunu tamamladı. Ordu’da belediye, oda, borsa ve özel sektör aynı hedef etrafında birleşirken Giresun’da Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarıyla 9,45 milyon avroya kurulan 17 bin tonluk tesisin üreticiye hizmet veren asli işlevinden uzaklaştırılarak boş ve atıl depo şeklinde kiraya verilmek istendiği öğrenildi. ORDU’DA FINDIK İÇİN STRATEJİK HAMLE Ordu’da başta fındık olmak üzere bölgedeki tarımsal ürünlerin sağlıklı, güvenli ve belirlenmiş standartlara uygun şekilde saklanması amacıyla hazırlanan Fındık Ticaret Merkezi ve Lisanslı Depo Projesi’nde kesin başvuru aşaması tamamlandı. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in yürüttüğü temaslar sonucunda yatırım programına alınan proje, belediye iştiraki Ordu Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. tarafından hazırlandı. Proje kapsamındaki teknik, ekonomik ve mali raporlarla gerekli belgeler, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Bakanlığa teslim edildi. Bakanlık değerlendirmesinin olumlu sonuçlanması durumunda izin, ihale ve yapım süreçlerine geçilmesi planlanıyor. Dolayısıyla tamamlanan aşama tesisin inşaatı değil, yatırım desteği alınmasına yönelik kesin başvurudur. 651,5 MİLYON LİRALIK YATIRIM Altınordu ilçesinde kurulması planlanan tesis için yaklaşık 651,5 milyon liralık yatırım öngörülüyor. Projenin açıklanan temel hedefleri şöyle: 20 bin ton depolama kapasitesi, tam otomasyonlu ürün kabul ve saklama sistemi, yüksek teknolojili altyapı, fındık ticaret merkezi ve 30 kişilik doğrudan istihdam. Tesisin yalnızca ürün konulan büyük bir depo olarak değil; üreticiyi, tüccarı, sanayiciyi ve ihracatçıyı kayıtlı bir ticaret düzeninde buluşturan entegre bir tarım ve lojistik merkezi olarak işletilmesi hedefleniyor. Bu yönüyle proje, Ordu’nun fındıktaki üretim gücünü yalnızca miktar üzerinden değil; depolama, kalite, finansman, kayıtlı ticaret ve pazarlama altyapısı üzerinden güçlendirmeyi amaçlıyor. ÜRETİCİNİN EN BÜYÜK SORUNU: HASATTA SATMAK ZORUNDA KALMAK Fındık üreticisinin yaşadığı temel ekonomik sorunlardan biri, ürünün büyük bölümünün kısa bir hasat döneminde piyasaya çıkmasıdır. İşçilik, patoz, nakliye, gübre, ilaçlama ve günlük yaşam giderlerini karşılamak zorunda kalan küçük üretici, yeterli nakit rezervi bulunmadığında fındığını bekletemez. Ürününü hasadın hemen ardından satmak zorunda kalan üretici, satış zamanını serbestçe seçme imkânını kaybeder. Ekonomi literatüründe bu durum “nakit ihtiyacından kaynaklanan zorunlu satış” olarak değerlendirilir. Piyasaya ürün arzının yoğunlaştığı dönemde alıcıların pazarlık gücü artarken küçük üreticinin pazarlık gücü zayıflayabilir. Lisanslı depo sistemi, doğru işletildiğinde bu dengesizliği azaltabilecek araçlardan biridir. DEPO DEĞİL, ÜRETİCİYE ZAMAN KAZANDIRAN BİR SİSTEM Üretici lisanslı depoya teslim ettiği ürününü doğrudan satmış olmaz. Fındık önce yetkili sınıflandırıcı tarafından analiz edilir; kalite, sınıf ve miktarı belirlenir. Ardından ürün karşılığında elektronik ortamda ürün senedi oluşturulabilir. Elektronik Ürün Senedi, ürünün mülkiyetini temsil eder. Üretici, fiziki fındığı tekrar taşımadan senedi üzerinden satış yapabilir veya uygun finansman modellerinde teminat olarak kullanabilir. Ticaret Bakanlığına göre lisanslı depoya kabul edilen ürünler yetkili sınıflandırıcılar tarafından analiz edilip sınıflandırılıyor; ürün karşılığında düzenlenen senet ise aynı miktar, cins, sınıf ve kalitedeki ürünün hak sahibine teslimini güvence altına alıyor. Lisanslı depoların ayrıca teminat ve sigorta yükümlülüğü bulunuyor. Bu sistem üreticiye üç temel imkân sağlar: Ürününü sağlıklı koşullarda saklamak, satış zamanını seçmek ve ürünü elden çıkarmadan finansmana ulaşmak. Ancak bu faydaların ortaya çıkması için tesisin gerçekten üretici tarafından kullanılabilmesi gerekir. Bina yapmak tek başına yeterli değildir. KALİTE KAYBI EKONOMİK KAYIPTIR Fındığın uygun olmayan sıcaklık, nem ve havalandırma koşullarında bekletilmesi; acılaşma, küflenme, böceklenme, randıman kaybı ve aflatoksin riskini artırabilir. Bu nedenle modern depolama yalnızca ürünün fiziksel olarak korunması anlamına gelmez. Kaliteyi korumak, aynı zamanda üreticinin ürün değerini ve bölgenin ihracat itibarını korumaktır. Ordu’da kurulması planlanan tam otomasyonlu tesisin sıcaklık, nem, havalandırma, ürün izlenebilirliği ve laboratuvar süreçleriyle birlikte işletilmesi hâlinde bölgenin fındık ticaretinde kalite standardizasyonuna katkı sağlaması beklenebilir. ORDU’NUN ORTAK PROJESİ Başvuru sürecinin dikkat çeken yönlerinden biri de yatırımın yalnızca belediye bürokrasisi tarafından hazırlanmış bir proje olarak kalmaması oldu. Ordu Ticaret ve Sanayi Odası, Ünye Ticaret ve Sanayi Odası, Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası, Ordu Ticaret Borsası, Ünye Ticaret Borsası ve Fatsa Ticaret Borsası, yatırımın bölge ekonomisine sağlayacağı katkıları anlatan resmi destek ve niyet beyanları hazırladı. Özel sektör temsilcileri de başvuru sürecine katkı sundu. Bu kurumsal birliktelik, projenin yalnızca bir belediye yatırımı değil, Ordu’nun ortak tarımsal kalkınma projesi olarak ele alındığını gösteriyor. EMEĞİ GEÇENLERİ KUTLUYORUZ Fındık üreticisinin ekonomik bağımsızlığını, ürün kalitesini ve satış gücünü artırmaya yönelik böyle bir projenin hazırlanması önemlidir. Başta projenin yatırım programına alınması için temaslarda bulunan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sancar Eser, şirket yöneticileri ve teknik çalışma ekibi olmak üzere başvuruya katkı sunan oda, borsa ve özel sektör temsilcileri takdiri hak ediyor. Sancar Eser de yatırımın yalnızca bir depolama tesisi olmadığını; üretici, tüccar, sanayici ve ihracatçıyı aynı sistem içerisinde buluşturacak bir ticaret ve lojistik altyapısı olarak planlandığını açıkladı. Ancak asıl başarı, Bakanlığın destek kararının ardından tesisin tamamlanması ve küçük üreticinin sistemi gerçekten kullanabilmesiyle ölçülecek. ORDU, GİRESUN’UN HATALARINDAN DERS ÇIKARMALI Ordu’nun projesi önemli olmakla birlikte, Giresun örneği lisanslı depoculukta yalnızca yatırım yapmanın yeterli olmadığını gösteriyor. Ordu’da tesis faaliyete geçtiğinde şu göstergeler her sezon kamuoyuna açıklanmalı: Depoya giren toplam fındık miktarı, kapasite kullanım oranı, tesisten yararlanan üretici sayısı, üreticilerin ortalama teslimat miktarı, tüccar ve şirketlerin toplam içindeki payı, düzenlenen elektronik ürün senedi hacmi, ürünlerin ortalama bekleme süresi ve üreticinin depolama sonrasında elde ettiği fiyat avantajı. Küçük üreticiler için ilçelerde ürün toplama merkezleri kurulması, taşıma maliyetinin düşürülmesi, düşük miktarlı teslimatların kabul edilmesi ve elektronik ürün senedi işlemleri konusunda ücretsiz danışmanlık verilmesi de projenin sosyal başarısı açısından kritik olacaktır. Aksi hâlde yüksek teknolojiyle kurulan tesisin kapasitesi, küçük üretici yerine büyük ticari işletmeler tarafından kullanılabilir. GİRESUN TİCARET BORSASININ LİSANSLI DEPO FİYASKOSU Ordu yeni bir lisanslı depo kurmak için bütün kurumlarıyla harekete geçerken Giresun’un elinde aynı amaçlarla kurulmuş, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarıyla finanse edilmiş büyük bir tesis bulunuyor. Giresun’daki tesisin sorunu bina, arsa veya başlangıçtaki teknolojik altyapı eksikliği değildi. Sorun, milyonlarca avroluk yatırımın kuruluş amaçlarına uygun ve üretici merkezli bir işletme modeline dönüştürülememesi oldu. 9,45 MİLYON AVROYA KURULDU Giresun Fındık Lisanslı Deposu ve Spot Borsası Projesi, Giresun Ticaret Borsası tarafından Avrupa Birliği destekli Rekabetçi Sektörler Programı’na sunuldu. Projenin toplam bütçesi 9 milyon 450 bin 309 avro olarak açıklandı. Bu kaynağın 7 milyon 753 bin 979 avrosu Avrupa Birliği katkısından, 1 milyon 696 bin 331 avrosu ise ulusal katkıdan oluştu. Projenin ortakları arasında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Giresun İl Özel İdaresi, Rize Ticaret Borsası ve Düzce Ticaret Borsası yer aldı. Operasyonel anlaşma 12 Ocak 2011’de imzalandı; kesin kabul 10 Mart 2017’de yapıldı. Tesis, 8 Eylül 2017’de büyük beklentiler ve üst düzey katılımlı bir törenle faaliyete geçirildi. Giresun Ticaret Borsası bugün de projeyi tamamlanan yatırımları arasında gösteriyor. Giresun Ticaret Borsasının güncel proje tanıtımında tesiste 17 bin ton kapasiteli 24 çelik silo, kalite kontrol laboratuvarı ve spot borsa binası bulunduğu belirtiliyor. GİFLİDAŞ’ın kendi internet sitesindeki teknik bilgi sayfasında ise kapasite 16 bin ton olarak veriliyor. Milyonlarca avroluk bir yatırım hakkında Borsa ile iştirak şirketinin internet sayfalarında kapasiteye ilişkin farklı rakamların bulunması bile kurumsal veri yönetiminin ve kamuoyu bilgilendirmesinin ne kadar yetersiz kaldığını gösteriyor. ORDU’YA TEBRİK Ordu’nun projesi henüz tamamlanmış bir yatırım değildir. Bakanlık değerlendirmesinin olumlu sonuçlanması, finansman, izin, ihale ve yapım süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Ancak Ordu’nun daha başvuru aşamasında belediye, oda, borsa ve özel sektörü bir araya getirerek üretici için yeni bir altyapı oluşturma iradesi ortaya koyması önemlidir. Giresun’un ise yeni bir depo projesine ihtiyacı yoktur. Giresun’un ihtiyacı, elindeki yüksek maliyetli tesisi kuruluş amacına döndürmek; üretici örgütlerinin de yer aldığı şeffaf, bağımsız ve hesap verebilir bir işletme modeli kurmaktır. İki komşu şehir arasındaki fark yalnızca yatırım farkı değildir. Biri geleceğe dönük üretici politikası geliştirirken diğeri elindeki stratejik tarım altyapısını kuruluş amacından uzaklaştırmaktadır.

GİRESUN’DA SU GÜVENLİĞİ MASADA: Haber

GİRESUN’DA SU GÜVENLİĞİ MASADA:

GİRESUN’DA SU GÜVENLİĞİ MASADA: KAYNAKLAR, ARITMA TESİSLERİ VE ŞEBEKE KAYIPLARI ELE ALINDI Giresun’da İl Su Kurulu Toplantısı, Valilik Toplantı Salonu’nda Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda içme ve kullanma suyu güvenliği, su kaynaklarının korunması, içme suyu arıtma tesislerinin mevcut durumu, şebeke kayıplarının azaltılması ve tarımsal sulamada su verimliliğini artıracak uygulamalar değerlendirildi. Giresun açısından toplantının ana başlığı, suyun yalnızca bugünün değil, gelecek yılların en stratejik konusu haline gelmesi oldu. İL SU KURULU VALİLİKTE TOPLANDI Giresun’da İl Su Kurulu Toplantısı, Valilik Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıya Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu başkanlık etti. Toplantıda içme ve kullanma suyu güvenliğinin sağlanması, su kaynaklarının korunması ve il genelinde su yönetimine yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Kurulda ayrıca içme suyu arıtma tesislerinin mevcut durumu, şebeke kayıplarının azaltılmasına yönelik çalışmalar ve tarımsal sulamada su verimliliğini artıracak uygulamalar üzerinde duruldu. GİRESUN İÇİN SU YÖNETİMİ STRATEJİK BAŞLIK HALİNE GELDİ Giresun, yüksek yağış alan bir Karadeniz ili olarak bilinse de su yönetimi artık yalnızca “kaynak varlığı” üzerinden değerlendirilemiyor. İklim değişikliği, mevsimsel yağış rejimindeki dalgalanmalar, yaz aylarında artan tüketim, kırsal alanlardaki altyapı ihtiyaçları, içme suyu kaynaklarının korunması ve tarımsal sulamada verimlilik, Giresun için su yönetimini daha kritik hale getiriyor. Bu nedenle İl Su Kurulu toplantısında ele alınan başlıklar, sadece teknik altyapı gündemi değil; halk sağlığı, tarımsal üretim, çevre güvenliği ve yerel kalkınma açısından da önem taşıyor. İÇME SUYU GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ GÜNDEM OLDU Toplantının öncelikli başlıklarından biri içme ve kullanma suyu güvenliği oldu. İçme suyunda güvenliğin sağlanması; kaynaktan depoya, depodan arıtma tesisine, arıtma tesisinden şehir şebekesine kadar bütün zincirin kontrol edilmesini gerektiriyor. Bu kapsamda su kaynaklarının korunması, arıtma tesislerinin kapasitesi, depolama alanlarının durumu, şebeke hatlarının kayıp-kaçak oranı ve düzenli izleme çalışmaları Giresun açısından öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. İçme suyunda güvenlik yalnızca suyun musluğa ulaşmasıyla sınırlı değil. Suyun sağlıklı, sürdürülebilir, kesintisiz ve kalite standartlarına uygun şekilde vatandaşlara ulaştırılması gerekiyor. ARITMA TESİSLERİNİN MEVCUT DURUMU DEĞERLENDİRİLDİ Toplantıda içme suyu arıtma tesislerinin mevcut durumu da değerlendirildi. Giresun’da içme suyu altyapısının uzun vadeli planlamasında arıtma tesisleri kritik rol oynuyor. Özellikle kent merkezi, ilçe merkezleri ve nüfus hareketliliği artan bölgelerde arıtma kapasitesinin yeterliliği, su kalitesi açısından temel gündem başlığı haline geliyor. Giresun’un uzun vadeli içme suyu ihtiyacı için gündemde olan İkisu İçme Suyu Projesi ve Giresun İçme Suyu Arıtma Tesisi Projesi bu açıdan önem taşıyor. Giresun Belediyesi’nin daha önce duyurduğu bilgilere göre DSİ tarafından yürütülen proje; Giresun, Bulancak, Keşap, Dereli ve Duroğlu’nun uzun yıllara yayılan içme suyu ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. (Giresun Belediyesi) Yerel basına yansıyan bilgilere göre Giresun’a gelecek içme suyu için Kavaklar Mahallesi’nde arıtma tesisi kurulması planlanıyor ve proje aşamasındaki imalat noktaları DSİ heyeti tarafından yerinde incelendi. İKİSU PROJESİ GİRESUN’UN UZUN VADELİ SU PLANI AÇISINDAN ÖNEMLİ Giresun’un içme suyu gündeminde İkisu İçme Suyu Projesi ayrı bir başlık oluşturuyor. Proje, yalnızca Giresun merkez için değil; Dereli, Keşap, Bulancak ve çevre yerleşimlerin uzun vadeli içme suyu ihtiyacını karşılamaya yönelik bölgesel bir altyapı yatırımı olarak değerlendiriliyor. Giresun’da nüfus hareketliliği, yaz aylarında artan su tüketimi, yeni yerleşim alanları, sanayi ve hizmet alanlarındaki büyüme, içme suyu yatırımlarını daha planlı hale getirmeyi zorunlu kılıyor. Bu nedenle İl Su Kurulu toplantısında arıtma tesisleri ve kaynak güvenliği başlığının ele alınması, İkisu ve bağlantılı içme suyu yatırımlarının şehir açısından taşıdığı önemi yeniden gündeme getirdi. ŞEBEKE KAYIPLARI AZALTILMADAN SU YÖNETİMİ TAMAMLANAMAZ Toplantıda değerlendirilen bir diğer kritik konu şebeke kayıpları oldu. İçme suyu kaynakları ne kadar güçlü olursa olsun, suyun şebekeye verildikten sonra kayıp-kaçak nedeniyle boşa gitmesi hem ekonomik hem çevresel açıdan ciddi sorun oluşturuyor. Eskiyen hatlar, arızalar, kaçak kullanımlar, ölçüm eksiklikleri ve basınç yönetimi sorunları, şehirlerde su kayıplarının temel nedenleri arasında yer alıyor. Giresun gibi eğimli topoğrafyaya sahip kentlerde şebeke basıncı, hat yenileme, depo yönetimi ve mahalle bazlı izleme çalışmaları daha da önem kazanıyor. Şebeke kayıplarının azaltılması; yeni su kaynağı bulmak kadar değerli bir tasarruf alanı oluşturuyor. Çünkü kayıp oranı düşürüldüğünde aynı kaynakla daha fazla nüfusa ve daha güvenli hizmet sunulabiliyor. TARIMSAL SULAMADA VERİMLİLİK GÜNDEMDE İl Su Kurulu toplantısında tarımsal sulamada su verimliliğini artıracak uygulamalar da ele alındı. Giresun’da tarımsal üretimin ana omurgasını fındık oluşturuyor. Bunun yanında sebzecilik, meyvecilik, örtü altı üretim ve iç kesimlerde farklı ürün desenleri de su yönetimiyle doğrudan bağlantılı. İklim değişikliğiyle birlikte yaz aylarında kuraklık riski, düzensiz yağışlar ve toprak nemindeki azalma tarımsal üretimi etkiliyor. Bu nedenle sulamada verimlilik, yalnızca sulama yapılan alanlar için değil, ürün kalitesi ve verim istikrarı açısından da önem taşıyor. Tarımsal sulamada vahşi sulama yerine basınçlı sulama sistemleri, damla sulama, yağmurlama, sulama zamanlaması, toprak nemi takibi ve ürün bazlı su ihtiyacı planlaması öne çıkıyor. SU KAYNAKLARININ KORUNMASI KURUMSAL KOORDİNASYON İSTİYOR Toplantıda su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde yönetilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik istişarelerde bulunuldu. Su yönetimi tek kurumun sorumluluğunda yürütülebilecek bir alan değil. Belediyeler, İl Özel İdaresi, DSİ, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, çevre birimleri, sağlık birimleri, kaymakamlıklar ve yerel yönetimler aynı veri ve planlama anlayışıyla hareket etmek zorunda. Kaynak koruma alanları, dere yatakları, içme suyu havzaları, arıtma tesisleri, depolar, şebeke hatları ve tarımsal sulama sistemleri bir bütün olarak ele alınmadığında su yönetimi parçalı kalıyor. İl Su Kurulu toplantısı, bu parçalı yapının ortak koordinasyonla yönetilmesi açısından önem taşıyor. SU KURULLARI YERELDEN ULUSALA UZANAN YAPIYLA ÇALIŞIYOR Türkiye’de su yönetiminde Ulusal Su Kurulu, Havza Su Kurulları ve İl Su Kurulları birbirini tamamlayan bir yapı olarak çalışıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre illerde belirlenen ihtiyaçlar ve alınan kararlar Havza Su Kurullarına taşınıyor, buradan çıkan sonuçlar da Ulusal Su Kuruluna aktarılıyor. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Su Kurullarının görev ve çalışma esaslarını düzenleyen yönetmelik, Ulusal Su Kurulu, Havza Su Kurulları ve İl Su Kurullarının kuruluşu ile görev ve çalışma usullerini belirlemek amacıyla hazırlandı. (Mevzuat) Bu yapı, Giresun’da tespit edilen su sorunlarının yalnızca yerel gündemde kalmamasını, havza ve ülke ölçeğinde su politikalarına aktarılmasını sağlıyor. GİRESUN’UN SU GÜNDEMİ KAYNAKTAN MUSLUĞA PLANLANMALI Giresun açısından su yönetiminde önümüzdeki dönemin temel başlıkları kaynaktan musluğa güvenli su, arıtma kapasitesi, şebeke kayıplarının azaltılması, kırsal içme suyu altyapısı, tarımsal sulama verimliliği ve iklim değişikliğine uyum olarak öne çıkıyor. Bu başlıkların her biri, şehrin hem bugünkü yaşam kalitesini hem de gelecek yıllardaki büyüme kapasitesini doğrudan ilgilendiriyor. İl Su Kurulu toplantısı, Giresun’da suyun yalnızca teknik altyapı meselesi değil; halk sağlığı, tarımsal üretim, çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma başlığı olarak ele alınması gerektiğini ortaya koydu. KURAKLIK RİSKİNE KARŞI ERKEN PLANLAMA ŞART Giresun yağışlı bir coğrafyada yer alsa da iklim değişikliği, tüm illerde olduğu gibi su yönetimini daha dikkatli planlamayı zorunlu hale getiriyor. Yağışın yıl içindeki dağılımı, ani sağanaklar, taşkın riski, yaz aylarında su tüketiminin artması, tarımsal üretimde su ihtiyacı ve içme suyu kaynaklarının korunması aynı anda yönetilmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor. Bu nedenle su yönetimi yalnızca kriz dönemlerinde değil, normal dönemlerde de düzenli veri, izleme, yatırım ve koordinasyon gerektiriyor. GİRESUN İÇİN SUDA YENİ DÖNEMİN ANAHTARI: KORUMA, VERİMLİLİK VE KOORDİNASYON İl Su Kurulu Toplantısı, Giresun’un su yönetiminde üç temel başlığın öne çıktığını gösterdi. Birincisi, içme suyu kaynaklarının korunması ve güvenli arıtma sistemiyle vatandaşa ulaştırılmasıdır. İkincisi, şebeke kayıplarının azaltılarak mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasıdır. Üçüncüsü ise tarımsal sulamada suyun ölçülü, planlı ve verimli kullanılmasını sağlayacak uygulamaların yaygınlaştırılmasıdır. Giresun’un gelecekte su sorunu yaşamaması için yeni kaynak arayışı kadar mevcut kaynakların korunması, kayıpların azaltılması ve bütün kurumların aynı planlama diliyle hareket etmesi gerekiyor.

KEŞAP’TA TKDK DESTEKLERİ VE LEADER YAKLAŞIMI ANLATILDI Haber

KEŞAP’TA TKDK DESTEKLERİ VE LEADER YAKLAŞIMI ANLATILDI

KEŞAP’TA TKDK DESTEKLERİ VE LEADER YAKLAŞIMI ANLATILDI Keşap’ta düzenlenen bilgilendirme toplantısında LEADER yaklaşımı, kırsal kalkınma hedefleri, proje geliştirme süreçleri ve TKDK destek mekanizmaları ele alındı. Programda yerel potansiyelin harekete geçirilmesi ve kırsalda sürdürülebilir kalkınmanın güçlendirilmesi vurgulandı. YEREL KALKINMA İÇİN KEŞAP’TA BULUŞMA Keşap Kaymakamlığı ve Keşap Belediyesi tarafından düzenlenen LEADER Yaklaşımı ve TKDK Destekleri Bilgilendirme Toplantısı, yerel kalkınma alanında çalışma yürüten kurum temsilcileri, paydaşlar ve katılımcıların ilgisiyle gerçekleştirildi. Toplantıda, kırsal alanlarda üretim kapasitesinin artırılması, yerel kaynakların daha etkili kullanılması ve proje temelli kalkınma modelinin güçlendirilmesi üzerinde duruldu. TKDK DESTEKLERİ VE PROJE SÜREÇLERİ ANLATILDI Programda TKDK Giresun İl Koordinatörü Mehmet Samet Acaroğlu ve Proje Başvuru Yönetimi Birim Amiri Bora Sönmez tarafından sunum yapıldı. Sunumlarda LEADER yaklaşımının yerel kalkınmaya sunduğu imkanlar, kırsal kalkınma vizyonu, proje başvuru süreçleri ve TKDK tarafından sağlanan destek mekanizmaları hakkında bilgi verildi. Katılımcıların soruları da toplantı sırasında yanıtlandı. Programda özellikle proje geliştirme, desteklerden yararlanma koşulları ve yerel kalkınma stratejilerinin sahada nasıl uygulanacağı başlıkları öne çıktı. KIRSALDA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA VURGUSU Toplantıda, kırsal bölgelerde sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca destek programlarıyla değil, yerelde ortak aklın güçlendirilmesi, kurumlar arası iş birliğinin artırılması ve uygulanabilir projelerin hayata geçirilmesiyle mümkün olacağı vurgulandı. Yerel potansiyelin üretime, istihdama ve ekonomik gelişmeye dönüştürülmesi için LEADER yaklaşımının önemli bir araç olduğu ifade edildi. Keşap’ta gerçekleştirilen toplantı, kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda kurumlar, yerel paydaşlar ve proje üretmek isteyen kesimler arasında iş birliğini güçlendiren bir program olarak tamamlandı.

SILA ELEVLİ’NİN YER ALDIĞI TEKFINDIK KOOPERATİFİ TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU Haber

SILA ELEVLİ’NİN YER ALDIĞI TEKFINDIK KOOPERATİFİ TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU

SILA ELEVLİ’NİN YER ALDIĞI TEKFINDIK KOOPERATİFİ TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU Giresun Üniversitesi öğrencisi Sıla Elevli’nin yer aldığı Tekfındık Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, 19. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” ödülünü kazandı. Garanti BBVA, Ekonomist Dergisi ve KAGİDER iş birliğiyle düzenlenen 19. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, 28 Nisan 2026’da yapılan ödül töreniyle sonuçlandı. Beş kategoride verilen ödüller arasında “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” ödülü Tekfındık Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’ne verildi. Ödülü kooperatif adına Sıla Elevli aldı. GİRESUN FINDIĞI KADIN EMEĞİYLE ULUSAL SAHNEYE TAŞINDI Tekfındık Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin başarısı, Giresun’da fındık üretimi, kadın emeği, kooperatifçilik ve yerel kalkınma başlıklarını ulusal ölçekte görünür hale getirdi. Giresun Üniversitesi öğrencisi Sıla Elevli, ödül töreninde fındığın katma değerini artırmaya yönelik çalışmaların ve kadın üreticilerin emeğinin görünür kılınmasının önemini vurguladı. Tekfındık, fındık üretiminde geleneksel yarıcılığı dijital ve sürdürülebilir bir modele dönüştürmeyi hedefliyor. Kooperatif; bahçe süreçlerinin yönetimi, verim artırma, raporlama ve hasat gelirinin adil paylaşımı üzerinden yeni nesil bir üretim modeli geliştiriyor. YARIŞMADA BEŞ KATEGORİDE ÖDÜL VERİLDİ Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda bu yıl beş kategoride ödül dağıtıldı. Gurvita kurucusu Bahar Şamhili Tanju “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi”, Bahar Alan Novavera girişimiyle “Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”, Hülya Tomak Blueit girişimiyle “Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi”, İpek Tüysüzoğlu Yugen girişimiyle “Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” seçildi. Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi ise “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” ödülünü aldı. KADIN KOOPERATİFÇİLİĞİ İÇİN GİRESUN MODELİ Tekfındık’ın ödülü, Giresun’da fındığın yalnızca tarımsal ürün olarak değil, kadın emeğiyle güçlenen bir kalkınma alanı olarak değerlendirildiğini gösterdi. Kooperatifin üretim modeli; sürdürülebilir fındık tarımı, izlenebilir üretim, bahçe yönetimi ve kadınların ekonomik hayata katılımı açısından dikkat çekiyor. Giresun Üniversitesi, öğrencisi Sıla Elevli’yi ve Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi’ni tebrik ederek başarının bölgesel kalkınma, kadın girişimciliği ve kooperatifçilik alanlarında örnek bir model oluşturduğunu belirtti.

BULANCAK BELEDİYESİ’NDEN YENİ MARKA: ÇAYBUL Haber

BULANCAK BELEDİYESİ’NDEN YENİ MARKA: ÇAYBUL

BULANCAK BELEDİYESİ’NDEN YENİ MARKA: ÇAYBUL Bulancak Belediyesi, yerel üretimi destekleyen markalaşma çalışmalarına ÇAYBUL’u ekledi. Belediye, BULNUT’un ardından şimdi de ilk hasat Mayıs çayını yeni marka çatısı altında tüketiciyle buluşturdu. YEREL ÜRETİMDE YENİ ADIM Bulancak Belediyesi, bölgenin tarımsal ürünlerini markalaştırma hedefi doğrultusunda yeni bir adım attı. Daha önce BULNUT markasını hayata geçiren belediye, şimdi de ÇAYBUL markasıyla ürün yelpazesini genişletti. Yeni marka ile birlikte ilk hasat Mayıs çayının Bulancak Belediyesi tarafından tüketiciye sunulacağı belirtildi. Belediye, bu adımla hem yerel üretimi desteklemeyi hem de bölgenin doğal ürünlerini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. İLK HASAT MAYIS ÇAYI MARKALAŞTI ÇAYBUL markasıyla satışa sunulacak ürünün, hiçbir katkı maddesi içermeden tamamen doğal yöntemlerle üretildiği açıklandı. İlk hasat Mayıs çayının tazeliği, kokusu ve lezzetiyle öne çıkarılması hedefleniyor. Belediye, bölgenin tarımsal değerlerini işleyerek hem üreticiye destek vermeyi hem de vatandaşlara güvenilir ürün sunmayı amaçlıyor. BELEDİYENİN HEDEFİ GELİR VE İSTİHDAM Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, yeni markanın yalnızca bir ürün çalışması olmadığını, aynı zamanda ekonomik ve sosyal hedefler taşıdığını vurguladı. Sıbıç, şunları söyledi: “Bulancak Belediyesi olarak hayata geçirdiğimiz ÇAYBUL markamızla, ilk hasat Mayıs çayının eşsiz aromasını hemşehrilerimizle buluşturuyoruz. Hiçbir katkı maddesi içermeyen, tamamen doğal yöntemlerle üretilen bu özel çay; tazeliği, kokusu ve lezzetiyle fark yaratıyor. Amacımız, bölgemizin tarımsal değerlerini en kaliteli şekilde işleyerek hem üreticimize destek olmak hem de vatandaşlarımıza güvenilir ürünler sunmaktır. Aynı zamanda bu markalarımızla belediyemize yeni gelir kaynakları oluştururken, istihdam anlamında da fayda sağlamayı hedefliyoruz.” BULNUT’TAN SONRA İKİNCİ MARKA ÇAYBUL, Bulancak Belediyesi’nin markalaşma odaklı üretim modelinde yeni halka oldu. BULNUT’un ardından gelen yeni marka, belediyenin yerel ürünleri kurumsal kimlik altında pazara sunma stratejisini büyüttü. Bu adım, belediyenin tarımsal üretim, katma değer, yerel kalkınma ve istihdam başlıklarını aynı çatı altında toplama arayışının yeni örneği olarak öne çıktı.

YILMAZ: GİRESUN’DA YEREL KALKINMA HAMLESİ BAŞVURULARI BAŞLADI Haber

YILMAZ: GİRESUN’DA YEREL KALKINMA HAMLESİ BAŞVURULARI BAŞLADI

METE BAHADIR YILMAZ: GİRESUN’DA YEREL KALKINMA HAMLESİ BAŞVURULARI BAŞLADI AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Giresun’da dört yatırım başlığı için başvuruların açıldığını açıkladı. Program, turizmden sanayiye, fındıktan su ürünlerine kadar uzanan yatırım alanlarında 15 Mayıs 2026’ya kadar başvuru kabul edecek. Mete Bahadır Yılmaz, Giresun için yeni yatırım başvuru döneminin açıldığını duyurdu. Yılmaz, “yatırım destek başvuruları başladı” dedi ve programın ilin üretim, istihdam ve turizm kapasitesini büyütmeyi hedeflediğini belirtti. Yılmaz, açıklamasında programın Giresun’un “ekonomik, sosyal ve turizm alanındaki gelişimini hızlandırmaya yönelik” hazırlandığını vurguladı. Açıklamada, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı üzerinden yürütülecek başvurular için yatırımcılara “301 milyon liraya varan mali destek”, vergi avantajı ve SGK prim desteği sağlanacağı belirtildi. Başvurular 15 Mayıs 2026’da sona erecek. GİRESUN İÇİN SEÇİLEN DÖRT YATIRIM ALANI Giresun çağrısında dört başlık öne çıktı. Bunlar doğa temelli turizm yatırımları, kaldırma ve taşıma ekipmanları üretimi, fındık ve fındık atıklarından yüksek katma değerli ürünler üretimi ile su ürünleri üretimi ve işleme yatırımları oldu. Bakanlığın yatırım konuları listesinde doğa temelli turizm ve kaldırma-taşıma ekipmanları açık biçimde yer alırken, aynı resmi listede fındık atık ve yan ürünlerinden yüksek katma değerli üretim ile su ürünleri işleme başlıkları da yer aldı. Açıklanan dört yatırım alanı için , “301 milyon TL’ye varan” destek vurgusu ve 15 Mayıs son başvuru tarihi, programın resmi çağrı takvimi olarak belirlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerel Kalkınma Hamlesi sayfasında 2026 çağrısı için başvuru takvimi 2 Mart-15 Mayıs olarak ilan edildi. Programın resmi bilgi sayfasında vergi indirimi, yatırım yeri tahsisi, gümrük vergisi muafiyeti ve 301 milyon liraya kadar nakdi destek ya da faiz/kâr payı desteği de destek unsurları arasında sayıldı. Program, 81 ilde toplam 324 yatırım konusunu kapsayan ulusal bir teşvik modeli olarak yürütülüyor. Her il için dört öncelikli yatırım konusu belirlendi ve kalkınma ajansları bu başlıklar üzerinden başvuru ile ön değerlendirme sürecini yürütüyor. Programın başka illerdeki örnekleri, İzmir’de aktarma elemanları üretimi, deniz ürünleri kaynaklı fonksiyonel gıda üretimi, Küçük Menderes Havzası’nda doğa temelli turizm ve nitelikli kültür endüstrisi yatırımları destek listesine alındı. Antalya’da sporcu sağlığı ve performans merkezi, mikroalg tabanlı omega-3 ve biyogübre üretimi, tıbbi ve aromatik bitkisel ürünler ile organik sera atıklarından selüloz ve mikrobiyal gübre üretimi öne çıktı. Isparta’da gül ve diğer tıbbi-aromatik bitki özlerinden kozmetik üretimi, meyve atıklarından katma değerli ürünler ve geriatri turizmi yatırımları destek başlıkları arasında yer aldı. Doğu Akdeniz Bölgesi’nde ise Hatay için ayakkabı ve mobilya yan sanayi, su ürünleri ve ileri metal malzemeler; Kahramanmaraş için altın rafinerisi, havacılık ve uzay sanayine yönelik ara ve nihai ürün üretimi, entegre su ürünleri tesisi ve teknik tekstil; Osmaniye için demir-çelik geri kazanımı, çelik tabanlı katma değerli üretim, entegre sera ve tarımsal atıklardan katma değerli üretim başlıkları ilan edildi.

Yerel Kalkınma Hamlesi'nde yeni dönem... 81 ilde 324 yatırıma destek geliyor Haber

Yerel Kalkınma Hamlesi'nde yeni dönem... 81 ilde 324 yatırıma destek geliyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 başvuru döneminin 2 Mart’ta başlayacağını duyurdu. Program çerçevesinde 81 ilde 324 yatırım konusu için önemli teşvikler sağlanacak. ANKARA (İGFA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin üretim altyapısını güçlendirmeyi ve illerin potansiyelini katma değerli yatırımlara dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti. 301 MİLYON TL’YE KADAR NAKDÎ DESTEK Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 81 ilde 324 yatırım konusu destekleneceğini duyuran Bakan Kacır, "Her bir yatırım için 301 milyon TL’ye kadar nakdî destek sağlanacak. Yatırım tutarının yüzde 50’si kadar vergi indirimi uygulanacak. Başvurular 2 Mart – 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında alınacak" dedi. ÖNCELİKLİ ALANLARA DESTEK Program kapsamında il bazlı belirlenen öncelikli yatırım alanlarına odaklanılacağını kaydeden Bakan Kacır, söz konusu programla birlikte katma değerli üretimin ve nitelikli istihdamın artırılması hedeflenirken, yerel kalkınma vizyonunun somut ve sürdürülebilir projelerle hayata geçirilmesinin amaçlandığını söyledi.Bakan Kacır, programın Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine “topyekûn kalkınma” anlayışıyla yürütüleceğini vurguladı. Çağrı metni ve başvuru rehberi için tıklayabilirsiniz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.