Hava Durumu

#Yerel Basın

giresunsonhaber - Yerel Basın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Basın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ASIM İNAN: GİRESUN’UN YAŞAYAN HAFIZASI Haber

ASIM İNAN: GİRESUN’UN YAŞAYAN HAFIZASI

ASIM İNAN: GİRESUN’UN YAŞAYAN HAFIZASI Emekli öğretmen, gazeteci ve araştırmacı yazar Asım İnan; eğitimcilikten yerel basına, köşe yazarlığından kitap çalışmalarına uzanan yaşamıyla Giresun’un yakın tarihini, kent kültürünü, gündelik hayatını ve futbol geçmişini kayıt altına alan isimler arasında yer alıyor. 1950 yılında Giresun’un Tirebolu ilçesinde doğan Asım İnan, meslek yaşamına öğretmen olarak başladı. Uzun yıllar eğitim alanında görev yapan ve çok sayıda öğrenci yetiştiren İnan, emekliliğinin ardından gazetecilik, araştırma ve kitap çalışmalarına ağırlık verdi. Kendi yazılarında doğum yerinin Tirebolu olduğunu ve ilçenin köylerinde öğretmenlik yaptığını da anlattı. (Yeşilgiresun Gazetesi) ÖĞRETMENLİKTEN YEREL BASINA UZANAN YOL İnan’ın gazetecilik serüveni, emeklilik sonrasında başlayan bir uğraştan ibaret olmadı. Öğretmenlik yıllarında gelişen gözlem, araştırma ve anlatma birikimi, zaman içinde yerel basındaki çalışmalarının temelini oluşturdu. 1995 yılında “Şafak 28” adlı gazeteyi yayımlayan İnan, bu döneme ve birlikte çalıştığı isimlere ilişkin anılarını yıllar sonra İzler Dergisi için verdiği röportajda yeniden anlattı. Giresun Işık Gazetesi’nde uzun süre köşe yazıları kaleme alan İnan’ın yazıları, Yeşilgiresun Gazetesi başta olmak üzere çeşitli yerel yayın organlarında okurla buluştu. (Giresun Işık Gazetesi) Yerel basındaki çalışmalarında Giresun’un mahallelerini, unutulmaya yüz tutan mekânlarını, toplumsal değişimini, yerel siyaseti ve spor tarihini ele alan İnan, kişisel tanıklıklarını araştırma ve arşiv belgeleriyle bir araya getirdi. KENTİN GÜNDELİK HAYATINI KAYDA GEÇİRDİ Asım İnan’ın yazılarında kuru bir tarih anlatısından çok yaşanmışlıklar öne çıktı. Eski Giresun sokakları, mahalleler, sinemalar, parklar, liman, ulaşım kültürü, yerel insan portreleri ve zamanla kaybolan alışkanlıklar; kendi tanıklıkları, yıllar içinde topladığı anılar ve arşivindeki fotoğraflarla birlikte anlatıldı. Gazi Caddesi’nden Sokakbaşı’na, Taşbaşı Parkı’ndan limana kadar kentin hafızasında yer tutan birçok alan, İnan’ın yazılarında o mekânlarda yaşayan insanlar ve yaşanan olaylarla birlikte yeniden canlandı. (Yeşilgiresun Gazetesi) Bu çalışmalar, Giresun’un yalnızca fiziki değişimini değil, sosyal ve kültürel dönüşümünü de görünür kıldı. İnan, mekânların tarihini insan hikâyeleriyle birleştirerek kent belleğini gündelik hayat üzerinden yeniden kurdu. “SAHİL YOLU GEÇMEDEN GİRESUN” DÖRT CİLDE ULAŞTI İnan, 2021 yılında yayımlanan “Sahil Yolu Geçmeden Giresun 1” ile Giresun’un sahil yolu öncesindeki kent dokusunu, eski değerlerini, geleneklerini, kültürünü ve insan hikâyelerini kitaplaştırmaya başladı. Aynı yıl serinin ikinci cildi, 2022’de ise üçüncü cildi okurla buluştu. (İlla Kitap) Serinin dördüncü kitabı “Sahil Yolu Geçmeden Giresun 4: Değişik Portreler ve Konular” 2024 yılında yayımlandı. Dilkitap Yayınları tarafından basılan 176 sayfalık kitap, serinin önceki ciltlerinde olduğu gibi Giresun’un insanlarını, mekânlarını ve geçmişten bugüne taşınan hikâyelerini merkezine aldı. (Simurg Kitabevi) İnan, kitaplarını ekonomik kazanç amacıyla değil, Giresun’un geçmişini unutturmamak ve kentin kültürel birikimini Türkiye’nin farklı şehirlerindeki okurlara ulaştırmak için hazırladığını açıkladı. Kitaplarının Giresun dışından da talep gördüğünü belirten İnan, çalışmalarıyla kentin adını, tarihini, örf ve âdetlerini daha geniş bir okur kitlesine taşımayı amaçladığını ifade etti. (Yeşilgiresun Gazetesi) Dört ciltlik seride eski Giresun’un yalnızca fiziki görünümü değil; mekânlarda yaşanan olaylar, kent yaşamına yön veren insanlar ve zaman içinde ortaya çıkan sosyokültürel değişim de ele alındı. Fotoğraf, anı ve tanıklıklarla kurulan anlatı, seriyi aynı zamanda görsel ve sözlü tarih çalışmasına dönüştürdü. (Yeşilgiresun Gazetesi) GİRESUN FUTBOLUNUN YAZILI HAFIZASINI OLUŞTURDU Asım İnan’ın araştırmalarında Giresun futbolu özel bir yer tuttu. 2023 yılında yayımlanan “Giresunspor 9 Nisan” adlı kitabında Giresunspor’un 9 Nisan 1967’de Türkiye İkinci Ligi’ne kabul edilme sürecini, dönemin tanıkları ve futbol tarihine ilişkin ayrıntılarla anlattı. (BKM Kitap) Kitapta dönemin Spor Bakanı Kâmil Ocak, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak ve Giresunspor’un lige alınması için çalışan Beden Terbiyesi İl Müdürü Kemal Müftüoğlu’nun yürüttüğü çalışmalar yer aldı. Bulancakspor ile Görelespor’un profesyonel liglere katılma süreçleri, Karadenizgücü’nün kuruluş hikâyesi, amatör ve köy takımları ile Giresun futbolunda iz bırakan isimler de eserin kapsamına girdi. (Yeşilgiresun Gazetesi) İnan, köşe yazılarında da Giresunspor’un kuruluş yıllarını, unutulmaz futbolcularını, yöneticilerini, taraftarlarını ve karşılaşmalarını kendi tanıklıklarıyla aktardı. Tireboluspor’un geçmişi, Tirebolu’nun eski futbol takımları ve Giresun amatör futbolunun farklı dönemleri de uzun soluklu araştırma ve yazı dizilerinin konuları arasında yer aldı. (Yeşilgiresun Gazetesi) ANI, FOTOĞRAF VE TANIKLIKLARDAN OLUŞAN ARŞİV Kendisine ait fotoğrafları, kent yaşamına ilişkin belgeleri ve yıllar içinde biriktirdiği anıları kitaplarında değerlendiren İnan, geçmişle bugün arasında kalıcı bir bağ kurdu. Gazeteciliği, eğitimciliği ve araştırmacı yazarlığı aynı çizgide buluşturan çalışmaları, Giresun’un toplumsal, kültürel ve sportif belleğinin korunmasına katkı sundu. İnan’ın arşivindeki eski fotoğraflar, yalnızca kentin değişen görünümünü değil; öğretmenleri, esnafı, sporcuları, mahalle sakinlerini ve gündelik hayatın unutulmaya yüz tutan ayrıntılarını da bugüne taşıdı. “Sahil Yolu Geçmeden Giresun” serisi ve futbol araştırmaları, kişisel hafızanın yazılı kent tarihine dönüştüğü kapsamlı bir külliyat oluşturdu. Asım İnan, 2026 yılında da Yeşilgiresun Gazetesi’ndeki köşe yazılarıyla Giresun’un mahallelerini, kent yaşamını ve bölge sporunun geçmişini yeni kuşaklara aktarmayı sürdürdü. (Yeşilgiresun Gazetesi) YAYIMLANMIŞ BAŞLICA ESERLERİ Sahil Yolu Geçmeden Giresun 1 Sahil Yolu Geçmeden Giresun 2 Sahil Yolu Geçmeden Giresun 3: Kerasus Damakta Bir Tattır Giresunspor 9 Nisan Sahil Yolu Geçmeden Giresun 4: Değişik Portreler ve Konular KAYNAKÇA Giresun Işık Gazetesi; Yeşilgiresun Gazetesi ve yazar arşivi; İzler Dergisi röportajına ilişkin yayın; Dilkitap Yayınları kitap kayıtları; “Sahil Yolu Geçmeden Giresun” ve “Giresunspor 9 Nisan” kitaplarının bibliyografik kayıtları.

REKOLTEYİ KİM YÖNETİYOR Haber

REKOLTEYİ KİM YÖNETİYOR

REKOLTEYİ KİM YÖNETİYOR Fındıkta büyük alıcılar daha kış aylarından itibaren çiçeklenme, karanfil, hava, stok, ihracat ve dünya üretim verilerini izleyerek yeni sezon için pozisyon alıyor; uluslararası müşterileriyle ileri tarihli satış bağlantıları kuruyor. Üretici ise hasada günler kala kendi ilinin resmî rekoltesini, TMO’nun alım fiyatını ve devletin piyasa planını hâlâ bilmiyor. İl komisyonlarının tamamladığı sonuçlar Bakanlık tarafından tek merkezden açıklanmadan yerel basına parça parça yansıyor. Bilginin dağınık, geç ve eşitsiz dağıldığı bu yapıyla üretici lehine fındık politikası oluşturmak mümkün değil. Giresun’un 2026 yılı tahmini fındık rekoltesinin 86 bin 400 ton olduğu bazı yerel basın kuruluşlarında yayımlandı. Ancak bu rakamı içeren imzalı komisyon kararı, Tarım ve Orman Bakanlığı onayı veya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yayımlanmış resmî sonuç metni bulunmuyor. Haberlerde bilginin kaynağı “edinilen bilgilere göre” sözleriyle açıklandı. Aynı rakamın ve birbirine benzeyen metinlerin farklı yayınlarda kısa aralıklarla yer alması, haberlerin aynı kaynaktan servis edilmiş ya da bazı yayınlar tarafından birbirinden aktarılmış olabileceğini düşündürüyor. Fakat 86 bin 400 tonun ilk olarak kim tarafından, hangi belgeye dayanılarak ve hangi aşamada basına verildiği bilinmiyor. Rekolte rakamı; fındığın sezon fiyatını, arz beklentisini, ihracat bağlantılarını ve üreticinin pazarlık gücünü etkileyebilecek stratejik bir piyasa verisi. KOMİSYON ÇALIŞIYOR, SONUÇ BAKANLIĞA GİDİYOR Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 14 Temmuz 2026 tarihli açıklamasına göre rekolte çalışması, 12 kişilik komisyon tarafından 13 ilçedeki 130 örnek bahçede yürütüldü. Sahil, orta ve yüksek rakımlı bölgelerde çotanak sayımları yapıldı; rastgele alınan 100 fındık kırılarak sağlam dane oranı incelendi. Komisyonda İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yanında şu kurumların temsilcileri yer aldı: Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Toprak Mahsulleri Ofisi Giresun Başmüdürlüğü Giresun Üniversitesi Giresun Ticaret Borsası Karadeniz İhracatçı Birlikleri Fiskobirlik İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, çalışmalar tamamlandıktan sonra hesaplamaların yapılacağını ve belirlenen Giresun rekoltesinin Bakanlığa bildirileceğini açıkladı. Bu yapı, sonucun yalnızca tek bir kişinin veya kurumun elinde olmadığını gösteriyor. Komisyon üyeleri, bağlı kurumlar ve Bakanlık birimleri hesaplanan rakama resmî duyurudan önce erişebiliyor. Sorun, piyasayı etkileyebilecek sonucun hangi aşamada kimlerle paylaşıldığının ve ne zaman resmiyet kazandığının bilinmemesidir. DİĞER İLLERDE DE RAKAMLAR PARÇA PARÇA DOLAŞIMA GİRİYOR 2026 sezonunda benzer bir açıklama karmaşası diğer fındık illerinde de görülüyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü rekolte çalışmalarının sürdüğünü duyurdu ancak tonaj açıklamadı. Düzce’de saha çalışmalarının tamamlandığı ve sonuçların komisyon tarafından değerlendirildiği bildirildi; nihai rekoltenin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanacağı özellikle belirtildi. Ordu’da ise 195 bin 351 tonluk tahmin, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün resmî internet sitesindeki bir sonuç metninden önce ziraat odası yöneticilerinin açıklamaları ve basın haberleri üzerinden kamuoyuna ulaştı. İhracatçıların Ordu için daha önce açıkladığı tahmin 265 bin 995 tondu. İki tahmin arasında 70 bin 644 tonluk çok büyük bir fark bulunuyor. Giresun için de sektörün daha önceki ön tahmini 87 bin 537 tondu. Yerel basına yansıyan komisyon rakamı ise 86 bin 400 ton. Bu iki Giresun tahmini birbirine yakın görünse bile hangisinin hangi yöntemle hazırlandığı, Bakanlık tarafından hangisinin kabul edildiği ve nihai resmî sonucun ne olduğu açıklanmış değil. İl komisyonları aynı Bakanlığın koordinasyonunda çalışırken bazı illerin rakamlarının ziraat odalarından, bazılarının yerel basından, bazılarının ise sektör raporlarından öğrenilmesi, fındık yönetiminde ortak bir açıklama düzeni bulunmadığını gösteriyor. BÜYÜK TÜCCAR HASADI BEKLEMİYOR Fındık ticareti ağustos ayında ürün pazara indiğinde başlamıyor. Büyük tüccar, ihracatçı ve sanayici yeni sezon hazırlığını aylar öncesinden yapıyor. Kış dönemindeki erkek çiçek ve karanfil oluşumu, ilkbahardaki meyve tutumu, don ve kuraklık riski, bahçelerdeki hastalık ve zararlı durumu, önceki sezondan kalan stok, TMO stokları, ihracat bağlantıları, döviz kuru, rakip ülkelerin üretim beklentileri ve küresel çikolata sanayisinin talebi birlikte değerlendiriliyor. Sektör kuruluşları ve uluslararası alıcılar bu nedenle devletin temmuz ayındaki il komisyonu sonuçlarını beklemeden kendi saha araştırmalarını yaptırıyor. Nitekim 2026 sezonu için Uluslararası Sert Kabuklu Meyve ve Kuru Meyve Konseyinin mayıs tahmini Türkiye için yaklaşık 810 bin ton, Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliklerinin ön çalışması ise 829 bin 239 ton düzeyindeydi. Bu erken tahminlerin uluslararası alıcıların tedarik planlarında kullanıldığı sektör raporlarına da yansıdı. Bu rakamlar kesin üretim sonucu değil. Ancak uluslararası alıcıya teklif hazırlanırken, teslimat planı yapılırken ve yeni sezon fiyat riski hesaplanırken piyasanın kullandığı erken göstergeler. ALİVRE SATIŞTA BUGÜN FİYAT, YARIN ÜRÜN KONUŞULUYOR Alivre satış, henüz hasat edilmemiş veya satıcının elinde hazır bulunmayan ürünün ileriki bir tarihte teslim edilmek üzere bugünden fiyat ve miktar bağlantısına bağlanmasıdır. İhracatçı, örneğin sonbaharda teslim edeceği iç fındığı aylar öncesinden yabancı alıcıya satabilir. Bu bağlantıyı yaparken gelecekte piyasadan yeterli miktarda kabuklu fındık toplayabileceğini, işleyeceğini ve taahhüt ettiği tarihte teslim edeceğini hesaplar. Bu işlem ihracatçı açısından hem ticaret imkânı hem de ciddi bir risktir. Rekolte beklenenden düşük, iç doluluk zayıf veya piyasa fiyatı bağlantı fiyatının üzerinde gerçekleşirse satıcı zarar edebilir. Rekolte yüksek ve alım fiyatı beklenenden düşük kalırsa daha avantajlı bir maliyetle ürün tedarik edebilir. Geniş saha ağı, manav ve tüccar bağlantıları, ihracat siparişleri, stok bilgisi, uluslararası alıcı ilişkileri, finansman kapasitesi ve özel rekolte araştırmaları onlara üreticiden çok daha erken ve kapsamlı bir görünüm sağlar. BÜYÜK AKTÖR BELİRSİZLİĞİ YÖNETİR, ÜRETİCİ BEDELİNİ ÖDER Belirsizlik bütün tarafları aynı ölçüde etkilemez. Büyük ihracatçı farklı tahminleri satın alabilir, sahaya ekip gönderebilir, çeşitli bölgelerden ürün tedarik edebilir, stok tutabilir, döviz ve teslimat planı yapabilir. Bir tahmini yanlış çıktığında diğer pozisyonlarıyla riskini azaltabilir. Küçük üreticinin ise tek bahçesi ve yılda bir kez elde ettiği ürünü vardır. Hasat işçiliği, patoz, taşıma, gübre, ilaç ve finansman giderleri peşinen oluşur. Üretici çoğu zaman TMO fiyatını, alım takvimini ve piyasanın gerçek arz durumunu bilmeden ürününü toplar. Borcu veya acil nakit ihtiyacı varsa bekleme gücü de sınırlıdır. Bu nedenle bilgi eşitsizliği yalnızca teknik bir veri problemi değildir; pazarlık gücünün kimde olacağını belirleyen ekonomik bir sorundur. FINDIK POLİTİKASI YALNIZCA TABAN FİYAT AÇIKLAMAK DEĞİLDİR Fındık politikası, hasattan birkaç gün önce TMO fiyatı açıklamaktan ibaret görülemez. Sağlıklı bir politika şu sorulara sezon başlamadan yanıt vermelidir: Türkiye’nin ve her ilin tahmini üretimi ne kadar? Önceki sezondan devreden kamu ve özel sektör stoku ne kadar? İç piyasa tüketimi ve ihracat bağlantıları hangi düzeyde? İhracatçıların ileri tarihli teslimat yükümlülükleri ne kadar? TMO kaç ton ürün alacak ve hangi tarihte alıma başlayacak? Lisanslı depo kapasitesi üreticinin ürününü bekletebilmesine yeterli mi? Üretim maliyeti ve üretici refah payı hangi yöntemle hesaplandı? Hastalık, zararlı ve kalite kaybı tahmine nasıl yansıtıldı? Sezon sonunda tahmin ile gerçekleşme arasındaki fark ne oldu? Bu veriler birlikte açıklanmadan yalnızca rekolte rakamı üzerinden “ürün çok” veya “ürün az” algısı oluşturmak gerçek bir fındık politikası değildir. KURULMASI GEREKEN ŞEFFAF FINDIK VERİ SİSTEMİ Tarım ve Orman Bakanlığı, her sezon için kamuya açık bir Fındık Arz ve Piyasa İzleme Sistemi kurmalıdır. Sistemde: İl komisyonlarının kullandığı yöntem ve örnek bahçe sayısı, İlçe ve il bazındaki ilk tahminler, Komisyon kararının tarihi, Bakanlık tarafından onaylanan resmî tahmin, TMO ile özel sektörün devreden stokları ayrı ayrı, Aylık ihracat ve iç piyasa verileri, Hasat sonrası TÜİK gerçekleşmeleri, Tahmin-gerçekleşme farkı ve sapma oranı, Son 10 yılın karşılaştırmalı serisi, Verilerde yapılan her revizyonun tarihi ve gerekçesi yayımlanmalıdır. Bütün illerin sonuçları aynı gün ve aynı formatta açıklanmalı; komisyon verilerinin resmî duyurudan önce seçilmiş kişi, kuruluş veya yayınlara parça parça ulaşmasını önleyecek bir açıklama protokolü uygulanmalıdır. ÜRETİCİ DE AYNI VERİYLE PAZARLIĞA OTURMALI Büyük tüccarın araştırma yapması, geleceğe dönük satış bağlantısı kurması ve ticari risk alması piyasanın bir parçasıdır. Kabul edilemez olan, üreticinin kendi ürünü hakkında aynı temel bilgiye zamanında ulaşamamasıdır. Devlet; rekolteyi, stoku, maliyeti ve alım programını zamanında açıklamadığı sürece fiyatı belirleyen güç kamu politikası değil, bilgiye ve sermayeye erken ulaşan piyasa aktörleri olacaktır. Giresun’daki 86 bin 400 ton tartışması bu nedenle tek başına bir “Rakam kimden sızdı?” meselesi değildir. Türkiye’nin fındığı nasıl yönettiğini, bilginin kimde toplandığını, kimin erken pozisyon aldığını ve üreticinin neden her sezon son anda açıklanacak fiyata mahkûm edildiğini gösteren yapısal bir sorundur. Bu kadar dağınık veri, gecikmiş açıklama ve eşitsiz bilgi düzeniyle üretici lehine fındık politikası üretilemez.

YEREL BASINA FESTİVAL ENGELİ Haber

YEREL BASINA FESTİVAL ENGELİ

YEREL BASINA FESTİVAL ENGELİ 49. Uluslararası Giresun Aksu Festivali binlerce kişinin katılımıyla kutlanırken, organizasyonda yerel basına yönelik düzenleme eksikliği tartışma yarattı. Selda Bağcan konserinde gazetecilere alan ayrılmaması, basın mensuplarına görevli kartı verilmemesi, basın alanlarının kontrolsüz şekilde dolması, sanatçı protokolündeki eksiklikler ve Halk TV yayınındaki tarih anlatımı festival sonrası eleştirilerin odağına yerleşti. YEREL BASIN KONSER ALANINDA DIŞARIDA KALDI Uluslararası Giresun Aksu Festivali kapsamında Giresun Belediyesi tarafından düzenlenen Selda Bağcan konserinde yerel basın mensuplarına alan ayrılmaması tartışma yarattı. Konseri takip ederek görüntü almak ve kamuoyunu bilgilendirmek isteyen gazetecilere basın bölümü tahsis edilmemesi, yerel medya temsilcileri tarafından tepkiyle karşılandı. Festival gibi geniş katılımlı etkinliklerde basının görevini sağlıklı şekilde yerine getirebilmesi için özel alan, görevli kartı ve güvenlik koordinasyonu sağlanması gerekiyor. Bu düzenin kurulmaması, gazetecilerin görüntü alma, programı izleme ve haber takibi yapma imkanını zorlaştırdı. BASIN GÖREVLİ KARTI VERİLMEMESİ TEPKİ ÇEKTİ Festivalde dikkat çeken bir başka başlık, basın mensuplarına görevli kartı verilmemesi oldu. Aksu Şenlikleri’nin uzun yıllara dayanan organizasyon geçmişinde basın görevlendirmesinin bu şekilde ihmal edildiği başka bir örnek hatırlanmazken, gazetecilerin alanda kimliklendirme yapılmadan çalışmak zorunda bırakılması tepki topladı. Basın görevli kartı, büyük organizasyonlarda gazetecilerin görev alanını tanımlayan, güvenlik birimlerinin basın mensuplarını ayırt etmesini sağlayan ve haber takibini kolaylaştıran temel uygulamalardan biridir. Bu uygulamanın yapılmaması, festivalin medya yönetimi açısından ciddi bir eksiklik olarak öne çıktı. BASIN ALANI GAZETECİLER DIŞINDAKİ KİŞİLERLE DOLDU Basına alan ayrılmaması ve görevli kartı verilmemesi, alandaki düzen sorununu daha da görünür hale getirdi. Gazeteciler için ayrılması gereken bölümlerin basın mensupları dışındaki kişilerle dolması, haber takibini zorlaştırdı. Başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve bazı yakınlarının basın alanlarında yer alması, görev yapan gazetecilerin görüntü alma ve program akışını izleme imkanını daralttı. Yerel basın temsilcileri, şehir adına düzenlenen etkinliklerde gazetecilerin dışlanmasının kabul edilemez olduğunu belirterek “Basınsız tanıtım olur mu?” sorusunu gündeme taşıdı. SANATÇILARA PLAKET, ÇİÇEK VE FINDIK Festivalde tartışılan bir diğer konu sanatçı ağırlama protokolü oldu. Giresun’un kültürel kimliğini temsil eden böylesi önemli bir organizasyonda sahne alan sanatçılara plaket, çiçek ve kentin simgesi olan fındık takdim edilmesi beklenirdi. Aksu Festivali yalnızca bir konser ve eğlence programı değil; Giresun’un kültürünü, misafirperverliğini ve şehir kimliğini temsil eden güçlü bir tanıtım alanıdır. Bu nedenle festivale katkı sunan sanatçılara hazırlanacak plaket, çiçek ve Giresun fındığından oluşan sembolik takdim, hem sanatçılara verilen değeri gösterecek hem de kentin tanıtımına katkı sağlayacaktı. SELDA BAĞCAN KONSERİNDE PLAKET DİYALOĞU DİKKAT ÇEKTİ Selda Bağcan konserinde yaşanan plaket diyaloğu da organizasyon eksikliğini görünür hale getirdi. Bağcan’ın kendi plaketi olup olmadığını sorması dikkat çekti. Sanatçı için plaket hazırlanmadığının anlaşılması üzerine Bağcan’ın “Peşimden göndersiniz de kabuldür” sözleriyle durumu karşılaması, festival protokolünde sanatçı ağırlama planlamasının daha özenli yapılması gerektiğini ortaya koydu. Giresun’un en önemli kültürel organizasyonunda sahne alan sanatçılara plaket, çiçek ve Giresun fındığı takdim edilmemesi, küçük bir protokol ayrıntısı değil; kentin temsil gücünü doğrudan ilgilendiren bir eksiklik olarak değerlendirildi. HALK TV YAYININDA TARİH ANLATIMI EKSİK BULUNDU Festival sürecinde Halk TV yayınında yapılan tarih anlatımı da eleştirilerin bir başka başlığını oluşturdu. Yayında Giresun’un Milli Mücadele’deki fedakarlıkları, Topal Osman Ağa’nın vatan savunmasındaki rolü ve Giresunlu gönüllü alayların cephede üstlendiği görevlerin yeterince ele alınmaması, kent tarihinin eksik aktarılması olarak değerlendirildi. Giresun’un Kurtuluş Savaşı hafızasında Topal Osman Ağa ile 42., 44. ve 47. Giresun gönüllü alayları özel bir yere sahip bulunuyor. Giresun’dan cepheye giden gönüllülerin mücadelesi, yalnızca yerel tarih açısından değil, Milli Mücadele tarihinin bütünlüğü açısından da önemli başlıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle Giresun’un tarihini konu alan yayınlarda Osman Ağa’dan, gönüllü alaylardan ve kentin cephelerdeki fedakarlıklarından yeterince söz edilmemesi, festivalin tarihsel anlatımında eksik kalan yönlerden biri olarak öne çıktı.

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ’NDE İKİ ADAYLI SEÇİM Haber

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ’NDE İKİ ADAYLI SEÇİM

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ’NDE İKİ ADAYLI SEÇİM GİRESUN BASININDA SEÇİM YARIŞI HIZLANDI Giresun Gazeteciler Derneği’nin olağan genel kurulu öncesinde seçim süreci iki adaylı yarışa dönüştü. Mevcut Başkan Bekir Bayram ile gazeteci Mustafa Demir’in başkanlık için yarışacağı genel kurul, Giresun’un köklü basın hayatında yeni dönem beklentisini artırdı. Derneğin olağan genel kurulu, çoğunluk şartı aranmadan 6 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 11.30’da Giresun Belediyesi Halk Akademisi Konferans Salonu’nda yapılacak. Genel kurul adresi, Hacımiktat Mahallesi İncedayı Sokak No:4 Kat:3 Merkez/Giresun’daki eski TİBOR Binası olarak duyuruldu. GAZETECİLİK MESLEĞİNİN ONURUNA YAKIŞAN BİR SÜREÇ BEKLENTİSİ Giresun basın camiası, iki adaylı seçim sürecinin gazetecilik mesleğinin onuruna, meslek ahlakına ve demokratik temsil geleneğine yakışan bir olgunlukta geçmesini bekliyor. Genel kurul, yalnızca dernek başkanının ve yönetim organlarının belirleneceği bir seçim olmayacak. Aynı zamanda Giresun’da gazeteciliğin mesleki dayanışma, basın özgürlüğü, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve yerel basının güçlendirilmesi başlıklarında hangi anlayışla yol alacağını da ortaya koyacak. BEKİR BAYRAM MEVCUT YÖNETİMİN ADAYI OLARAK SEÇİME GİRİYOR Giresun Gazeteciler Derneği Başkanı Bekir Bayram, dernekte uzun yıllardır yürüttüğü başkanlık göreviyle seçim sürecinin mevcut yönetim kanadındaki adayı olarak öne çıkıyor. Bayram’ın görev sürecinde dernek; gazetecilerin mesleki dayanışması, yerel basının sorunlarının gündeme taşınması, basın özgürlüğü, haber alma hakkı ve gazetecilik meslek ilkeleri başlıklarında faaliyetlerini sürdürdü. Bayram, derneğin kuruluş yıl dönümleri ve mesleki açıklamalarında Giresun basınının kurumsal hafızasına, geçmiş dönem başkanlarına ve meslek büyüklerine vefa vurgusu yaptı. Bekir Bayram, Giresun Gazeteciler Derneği Başkanlığı’nın yanı sıra, bölgesel basın örgütlenmesi içinde de görev aldı. 2013 yılında Karadeniz Gazeteciler Federasyonu’nun kuruluş sürecinde Genel Sekreterlik görevine getirildi. Bu görev, Bayram’ın yalnızca Giresun’da değil, Karadeniz ölçeğinde de basın meslek örgütlenmesi içinde yer aldığını gösterdi. MUSTAFA DEMİR ADAYLIĞIYLA YARIŞI İKİ ADAYLI HALE GETİRDİ Gazeteci Mustafa Demir, adaylığını açıklayarak Giresun Gazeteciler Derneği genel kurulunu iki adaylı seçim sürecine taşıdı. Demir, Giresun basınında uzun yıllardır görev yapan gazeteciler arasında yer alıyor. Meslek hayatına 1999 yılında Kanal G TV’de haber kameramanı olarak başladı. Daha sonra Tempo TV’de kameraman, muhabir, haber müdürü ve ana haber spikeri olarak görev yaptı. Demir’in meslek geçmişinde TRT Giresun muhabirliği de bulunuyor. Mustafa Demir, yazılı basında da Öncü Gazetesi Haber Müdürü olarak görev aldı. Ayrıca Küresel Gazeteciler Konseyi Giresun İl Temsilciliği görevini yürüttü. Demir’in adaylığı, genel kurul öncesinde dernek üyelerinin farklı bir yönetim anlayışını değerlendireceği yeni bir seçim atmosferi oluşturdu. GİRESUN BASINININ KÖKLERİ OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E UZANIYOR Giresun’da basın hayatı, Osmanlı Devleti’nin son döneminde gelişen taşra basını geleneği içinde şekillendi. Kentte yerel yayıncılığın temelleri matbaa faaliyetleriyle atıldı; Osmanlı’nın son yıllarından Cumhuriyet’e uzanan süreçte gazete ve matbuat, Giresun’un sosyal, siyasi ve kültürel hafızasının önemli taşıyıcılarından biri oldu. Giresun’da ilk yayınlar arasında Giresun, Giresun Maarif, Karadeniz, Hadim-i Millet ve Kavlak gibi gazeteler yer aldı. Milli Mücadele yıllarında ise Işık ve Gedikkaya gibi yayınlar, şehirde basın hayatının gelişmesine katkı sundu. Bu birikim, Giresun’da gazeteciliğin yalnızca haber aktaran bir meslek alanı değil, aynı zamanda kentin hafızasını, fikir hayatını ve toplumsal dönüşümünü kayda geçiren güçlü bir yerel gelenek olduğunu ortaya koydu. YEŞİLGİRESUN GAZETESİ KENTİN BASIN HAFIZASINDA ÖZEL BİR YER TUTUYOR Giresun basın tarihinde Yeşilgiresun Gazetesi ayrı bir önem taşıyor. Gazete, Işık adıyla 1918’de kuruldu; 6 Haziran 1925’ten itibaren Yeşilgiresun adıyla yayın hayatını sürdürdü. Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre gazete, sahibi, sorumlu müdürü ve başyazarı Nuri Ahmet Çimşit döneminde 1928’e kadar Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesiyle karma olarak haftalık yayımlandı; 1928’den sonra Türkiye Türkçesiyle yoluna devam etti. Osmanlıca Mahalli Gazete ve Mecmualar arşivinde ise Çemşitzâde Nuri Bey’in 3 Haziran 1925’ten itibaren “gayri siyasi” nitelikte Yeşilgiresun gazetesini çıkarmaya başladığı bilgisi yer alıyor. Bu kayıt, Yeşilgiresun’un Cumhuriyet’in ilk yıllarında Giresun’da yerel basının kurumsallaşmasında önemli bir yayın olduğunu gösteriyor. Yeşilgiresun Gazetesi’nin 1925’ten bugüne uzanan çizgisi, Giresun’un yerel basın hafızasında özel bir yer oluşturdu. Gazete, kent gündemini, sosyal yaşamı, yerel yönetim tartışmalarını, kültür sanat faaliyetlerini ve siyasi gelişmeleri kayıt altına alan yayınlardan biri olarak Giresun basın tarihinin önemli başlıkları arasında yer aldı. 1980’DE KURULAN DERNEK, BASIN GELENEĞİNİN KURUMSAL TEMSİLCİSİ OLDU Giresun Gazeteciler Derneği, 9 Nisan 1980’de kuruldu. Derneğin kurucuları arasında Yusuf Zeki Akdağ, Ali Gülertekin, Hasan Öğütçü, Mehmet Yüksel, Tahsin Dervişoğlu, Mustafa Dağ, Nurten Pamuk Akdağ, Haluk Aktan ve Selami Çelebi yer aldı. Derneğin kurucu başkanlığını Yusuf Zeki Akdağ üstlendi. Derneğin geçmiş dönem başkanları arasında Yusuf Zeki Akdağ, Hasan Öğütçü, Ali Gülertekin ve Mehmet Yüksel bulunuyor. Mehmet Yüksel’in 1993-2005 yılları arasında başkanlık yaptığı, Bekir Bayram’ın ise sonraki süreçte dernek başkanlığı görevini sürdürdüğü biliniyor. Giresun Gazeteciler Derneği, Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’e uzanan yerel basın geleneğinin mesleki örgütlenme alanındaki kurumsal temsilcilerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. YENİ DÖNEM GİRESUN BASINI İÇİN ÖNEMLİ BİR EŞİK OLACAK Giresun’un Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’ten bugüne uzanan basın birikimi içinde yapılacak iki adaylı seçim, derneğin geleceği açısından dikkatle izleniyor. Yeni dönemde yerel basının ekonomik sorunları, gazetecilerin mesleki hakları, haber alma hakkı, basın özgürlüğü, genç gazetecilerin mesleğe kazandırılması, dijital dönüşüm, kurumsal hafızanın korunması ve mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi başlıklarının derneğin temel gündemleri arasında yer alması bekleniyor. SANDIK 6 HAZİRAN’DA KURULACAK Giresun Gazeteciler Derneği üyeleri, 6 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 11.30’da sandık başına gidecek. Genel kurulda yönetim ve denetim kurulları belirlenecek. İki adaylı seçim, Giresun basın camiasında demokratik rekabetin öne çıktığı bir sürece dönüştü. Genel kurulun gazetecilik mesleğinin onuruna yakışan bir olgunlukla tamamlanması ve yeni dönemin Giresun’un köklü basın hayatına güç katması bekleniyor.

GTSO’NUN “YARISI BİZDEN” ÇAĞRISI Haber

GTSO’NUN “YARISI BİZDEN” ÇAĞRISI

GTSO’NUN “YARISI BİZDEN” ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Hasan Çakırmelikoğlu’nun Giresun için “Yarısı Bizden” çağrısını 27 Nisan 2026 saat 11.00’de resmi hesabından yayımladı. Aynı içerik, 25 ve 26 Nisan’da bazı yerel basın organlarında haber olarak yer aldı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’nun kentsel dönüşüm ve “Yarısı Bizden” kampanyası çağrısı, resmi oda paylaşımından önce yazılı basında ve bu basın kuruluşların web adreslerinde yer aldı. Ancak, çağrının özü değişmedi. Çakırmelikoğlu, Giresun’daki yapı stokunun ekonomik ömrünü tamamladığını belirtti, kentsel dönüşümün hızlandırılmasını istedi ve Giresun’un “Yarısı Bizden” kampanyasına pilot il olarak dahil edilmesi gerektiğini savundu. ÇAKIRMELİKOĞLU’NUN AÇIKLAMASI “Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, Giresun’daki yapı stokunun önemli bir bölümünün ekonomik ömrünü tamamladığını belirterek, kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini söyledi. Çakırmelikoğlu, şehrin ‘Yarısı Bizden’ kampanyası kapsamına alınarak pilot il ilan edilmesi çağrısında bulundu. Çakırmelikoğlu yaptığı açıklamada, mevcut yapıların başta deprem olmak üzere doğal afetlere karşı ciddi riskler taşıdığını ifade etti. Bu durumun yalnızca bir barınma sorunu olmadığını vurgulayan Çakırmelikoğlu, aynı zamanda ticaret, üretim ve şehir ekonomisini doğrudan etkileyen hayati bir mesele olduğuna dikkat çekti. Güvenli konutlar, planlı şehirleşme ve güçlü altyapının sürdürülebilir ekonomik yapının temelini oluşturduğunu dile getiren Çakırmelikoğlu, ‘Kentsel dönüşüm sürecinin hızlandırılması artık bir tercih değil, zorunluluktur’ dedi. Ekonomik şartlar nedeniyle vatandaşların ve esnafın dönüşüm sürecini tek başına üstlenmekte zorlandığını belirten Çakırmelikoğlu, devlet destekli ‘Yarısı Bizden’ kampanyasının bu noktada önemli bir çözüm sunduğunu kaydetti. Kampanya kapsamında sağlanan hibe, düşük faizli uzun vadeli kredi ve kira yardımlarının süreci daha sürdürülebilir hale getirdiğini ifade etti. Çakırmelikoğlu, kampanyanın Giresun’da uygulanması halinde riskli yapıların dönüşümünün hızlanacağını, vatandaşın mali yükünün hafifleyeceğini ve inşaat başta olmak üzere birçok sektörde ekonomik hareketlilik yaşanacağını belirtti. Ayrıca şehrin daha güvenli, modern ve yaşanabilir bir yapıya kavuşacağını söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere yetkili kurumlara çağrıda bulunan Çakırmelikoğlu, Giresun’un kampanya kapsamına alınması için gerekli adımların ivedilikle atılmasını istedi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası olarak sürecin her aşamasında sorumluluk almaya hazır olduklarını belirten Çakırmelikoğlu, şehrin yapı stoku, coğrafi koşulları ve dönüşüm ihtiyacının aciliyeti dikkate alındığında pilot il olarak belirlenmesinin ülke genelinde örnek bir model oluşturacağını sözlerine ekledi.” EKONOMİK OLARAK BİR KARŞILIĞI VAR MI? “Yarısı Bizden” kampanyasının Giresun’a uygulanması, Bakanlık kararı ve resmi kapsam genişlemesi halinde ekonomik karşılık üretir. İstanbul için yürütülen mevcut modelde her konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği sağlanıyor. Bir iş yeri için 437 bin 500 TL hibe, 437 bin 500 TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği veriliyor. Bu destek Giresun’a açılırsa üç ayrı sonuç doğurur: riskli yapıların dönüşüm maliyeti hak sahipleri için azalır, inşaat ve yapı malzemeleri sektöründe hareketlilik oluşur, şehir merkezindeki eski yapı stoku için dönüşüm baskısı artar. Ancak kampanya tek başına bütün maliyeti çözmez. Arsa payı, imar hakkı, müteahhit fizibilitesi, malik uzlaşısı, ek finansman ve geçici barınma maliyeti sürecin belirleyici unsurları olur. DAHA ÖNCE UYGULANAN YERLER OLDU MU? “Yarısı Bizden” kampanyası resmi olarak İstanbul için yürütüldü. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kampanyanın İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmak için 22 Şubat 2024’te yürürlüğe girdiğini ve 80 binden fazla bağımsız bölümün dönüşümüne destek sağlandığını açıkladı. Bakanlık, 31 Aralık 2026’ya kadar riskli yapı ilan edilen bağımsız bölümlerin kampanyadan yararlanmasının önünü açan düzenlemeyi de İstanbul için tanımladı.

DOĞU KARADENİZ YEREL MEDYASI TRABZON’DA BULUŞTU Haber

DOĞU KARADENİZ YEREL MEDYASI TRABZON’DA BULUŞTU

DOĞU KARADENİZ YEREL MEDYASI TRABZON’DA BULUŞTU CHP İletişim’in Trabzon’da düzenlediği Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması tamamlandı. Dokuz ilden gazetecileri bir araya getiren programda yerel basının ekonomik daralması, basın özgürlüğü, mesleki güvencesizlik ve dijital dönüşüm başlıkları gün boyu tartışıldı. Açılışta Burhanettin Bulut, Ahmet Kaya, Mustafa Bak ve Sibel Suiçmez konuştu; panel ve söyleşilerde sahadan gelen sorunlar masaya yatırıldı. TRABZON — Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması, 24 Nisan’da Trabzon Ortahisar Belediyesi Orhan Karakullukçu Çok Amaçlı Salonu’nda yapıldı. Trabzon, Artvin, Rize, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Ordu, Tokat ve Samsun’dan yerel medya temsilcilerinin katıldığı program, açılış konuşmaları, “Yerelde Gazetecilik” paneli ve öğleden sonraki söyleşi oturumlarıyla tamamlandı. CHP İletişim Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması, Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut öncülüğünde Trabzon Ortahisar Belediyesi’nde gerçekleşti. Programa Giresun’dan il yöneticileri Serdar Bayramoğlu, Ömür Yüksel, Ali Han Bektaş ile basın emekçileri Ufuk Kekül, Nur Kılıç, Hasan Seyis, Mehmet Yaşar ve Hilal Karaibrahim katıldı. Giresun heyetinin katılımı ve katkısı, toplantının bölgesel niteliğine ayrı bir derinlik kattı. AÇILIŞTA YEREL MEDYANIN KRİZ BAŞLIKLARI ÖNE ÇIKTI Programın açılışında CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ve CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut söz aldı. Toplantıya ayrıca CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, çevre illerden parti temsilcileri ve çok sayıda gazeteci katıldı. MUSTAFA BAK: YEREL BASIN EN ZORLU DÖNEMLERDEN BİRİNİ YAŞIYOR CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, yerel basının ulusal medyanın ötesinde bir anlam taşıdığını, sokağın sorununu görünür kıldığını ve yerel yöneticileri denetlenebilir tuttuğunu söyledi. Bak, artan baskı, dağıtım ve personel maliyetleri karşısında reklam gelirlerinin eridiğini, birçok gazetenin kapanma noktasına sürüklendiğini belirtti. Düşük ücret, güvencesiz çalışma ve ağır iş yükünün mesleğin geleceğini tehdit ettiğini vurgulayan Bak, yerel basına verilecek desteğin lütuf değil zorunluluk olduğunu dile getirdi. AHMET KAYA: ÖZGÜR BASIN ŞEFFAF YÖNETİMİN GÜVENCESİDİR Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzon basınının Türk basın tarihinde köklü ve onurlu bir gelenek taşıdığını söyledi. Kaya, basın kuruluşlarının siyasi ve ekonomik baskı altında varoluş mücadelesi verdiğini, bu baskının halkın doğru bilgiye ulaşma hakkını da zedelediğini ifade etti. Kaya, sadece yaptıklarını alkışlayan bir basın istemediklerini belirterek, eleştiren, denetleyen ve halkın talebini doğrudan yönetime taşıyan özgür basının demokratik yerel yönetim için temel güvence olduğunu vurguladı. SUİÇMEZ: YEREL MEDYA KENTİN HAFIZASI, VİCDANI VE SESİDİR CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, yerel medyanın yalnızca haber aktaran bir mecra olmadığını, kentin hafızasını, vicdanını ve sesini taşıdığını söyledi. Suiçmez, artan maliyetler, azalan reklam gelirleri, kamu ilanlarının adil dağılmaması, düşük ücret ve sosyal güvenceden yoksun çalışma koşullarının yerel basını ağır bir baskı altına soktuğunu belirtti. Dijital dönüşüm için gerekli eğitim ve desteğin sağlanmaması halinde yerel medyanın daha da kırılgan hale geleceğini vurgulayan Suiçmez, medya için desteğin tercih değil zorunluluk olduğunu ifade etti. BULUT: BASIN ÖZGÜR DEĞİLSE DEMOKRASİDEN SÖZ EDİLEMEZ CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, yerel medyanın ekonomik sorunlarının yanında çok daha ağır bir özgürlük sorunu yaşadığını söyledi. Bulut, gazetecilerin mesleklerini yapamaz hale getirildiğini, otosansürün birçok yerde kurumsal biçimde büyüdüğünü ve Türkiye’de gazeteciliğin giderek bir cesaret mesleğine dönüştüğünü ifade etti. Basın özgürlüğü zayıfladığında sağlıklı siyasetten ve demokrasiden söz edilemeyeceğini belirten Bulut, farklı bölgelerde yapılan toplantılardan çıkacak verilerin bir araya getirilerek daha kapsamlı bir medya çerçevesi oluşturulacağını açıkladı. PANELDE SAHADAKİ GAZETECİLİK MASAYA YATIRILDI Açılışın ardından CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç moderatörlüğünde “Yerelde Gazetecilik” paneli yapıldı. Panelde Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Aydın Gelleci, Çağdaş Gazeteciler Derneği Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı, TV52 Genel Yayın Müdürü Fatih Özdemir ve gazeteci Nur Kılıç söz aldı. Öğleden sonraki bölümde ise Burhanettin Bulut moderatörlüğünde Kıvanç El yazılı basını, Gülşah İnce görsel basını, Ahmet Hilmi Hacaloğlu ise dijital gazeteciliği değerlendirdi. KILINÇ İLETİŞİM KÖPRÜSÜ, GELLECİ EKONOMİK BAĞIMSIZLIK, KARAFAZLI BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEDİ Yüksel Mansur Kılınç, buluşmanın medya sektörünün sorunlarını doğrudan sahadan dinlemek ve kalıcı bir iletişim köprüsü kurmak için düzenlendiğini söyledi. Aydın Gelleci, gelirler düştükçe medya bağımsızlığının da zedelendiğini, dijital dönüşüm sancıları ile nitelikli personel eksikliğinin yerel basını daralttığını anlattı. Gençağa Karafazlı ise yerel medyanın ekonomik, politik ve hukuki kuşatma altında olduğunu belirterek yerel medya yoksa demokrasinin de olmayacağını söyledi. ORTAK GÜNDEM: EKONOMİK DARALMA, GÜVENCESİZLİK, DİJİTAL DÖNÜŞÜM Toplantı boyunca artan maliyetler, azalan reklam gelirleri, kamu ilanlarının dağıtımındaki sorunlar, düşük ücret, güvencesiz çalışma, basın özgürlüğü üzerindeki baskılar ve dijital dönüşümün yarattığı yeni yükler ortak başlıklar olarak öne çıktı. Yerel medya temsilcileri, bölgesel basının ayakta kalmasının yalnızca mesleki değil, demokratik kamusal hayat açısından da kritik önemde olduğu görüşünde birleşti. TRABZON PROGRAMI GÜN BOYU SÜRDÜ VE TAMAMLANDI Trabzon’daki buluşma, açılış konuşmalarının ardından panel ve söyleşi oturumlarıyla gün boyu devam etti. Program, yerel medya temsilcilerinin sorunlarını doğrudan aktardığı, siyaset ve basın çevrelerinin aynı başlıklar etrafında buluştuğu bölgesel bir medya toplantısı olarak tamamlandı. Trabzon buluşması, yerel basının taleplerini görünür kılan ve çözüm başlıklarını ortaklaştıran bir toplantı olarak kayda geçti.

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ 46. YAŞINDA Haber

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ 46. YAŞINDA

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ 46. YAŞINDA; BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÇİZGİSİNİ ÖDÜL GELENEĞİYLE BÜYÜTTÜ 9 Nisan 1980’de kurulan Giresun Gazeteciler Derneği 46. yılını kutladı. Başkan Bekir Bayram, derneğin basın özgürlüğünü, haber alma hakkını, meslek onurunu ve gazetecilerin haklarını koruma çizgisini sürdürdüğünü açıkladı. Derneğin kurumsal hafızasında yalnızca başkanlar ve meslek mücadelesi değil, gazeteciliği teşvik eden yarışmalar, plaket törenleri ve aldığı bölgesel ödüller de öne çıktı. Giresun Gazeteciler Derneği 46. kuruluş yıl dönümüne, basın özgürlüğü ve meslek dayanışması vurgusuyla girdi. Dernek Başkanı Bekir Bayram, 9 Nisan 1980’de kurulan yapının geçmişten bugüne basın özgürlüğünü ön planda tuttuğunu belirtti. Bayram, insan haklarının korunduğu, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi kurallarının işlediği, milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışının güç kazandığı bir düzende düşünce, iletişim ve basın özgürlüğünün Türkiye’de tam anlamıyla gerçekleşmesini hedeflediklerini söyledi. Bayram, haber alma ve kamuoyunu bilgilendirme hakkının hiçbir baskı ve sınırlama olmadan kullanılmasının önünü açmayı derneğin temel amacı olarak tarif etti. Yazılı, görsel, işitsel ve elektronik yayıncılık alanında çalışan basın mensuplarının ve kurumlarının hak ve menfaatlerini koruyup geliştirmeyi, gazetecilerin kültürel gelişimine katkı sunmayı, ekonomik ve sosyal refahını yükseltmeyi, cevap ve düzeltme hakkına saygıyı yerleştirmeyi ve gazetecilik mesleğinin özel çıkarlara alet edilmesine karşı durmayı derneğin ana ilkeleri arasında saydı. Bayram, amaçlarının, İnsan haklarının korunduğu, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi kurallarının işlediği, milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışı çerçevesinde, düşünce, iletişim ve basın özgürlüğünün Türkiye’de tam olarak gerçekleşmesini sağlamak olduğunu ifade etti. “Haber alma ve kamuoyunu bilgilendirme hakkının hiçbir baskı ve sınırlama olmaksızın kullanılabilmesinin yolunu açmak” diyen Başkan Bekir Bayram, “Basın, yayın, görsel, işitsel ve elektronik yayıncılık mesleğinde çalışanların ve onların bağlı bulundukları kurumların hak ve menfaatlerini koruyarak geliştirmek deneğimizin ana ilkesidir. Basın, yayın, görsel, işitsel ve elektronik yayıncılık mesleğinde çalışanların kültürel gelişmesine, ekonomik ve sosyal refah düzeyinin yükselmesine katkıda bulunmak. Kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayın yapılmasına engel olmak, cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterilmesini sağlamayı bir yükümlülük olarak kabul ediyoruz. Gazetecilik mesleğinin özel amaçlara ve çıkarlara alet edilmesini engellemek, meslek ilkelerine uyulmasını gözetmek ve mesleğin onurunu korumak derneğimizin ilkeleri arasında yer almaktadır” ifadesini kullandı. Giresun Gazeteciler Derneği, uluslararası ve ulusal alanda kabul görmüş basın meslek ilkelerini savunmak. Ulusal çıkarları, basın mesleğine ilişkin hak ve menfaatleri, mesleğin şeref, haysiyet ve nezahetini korumayı kendisine hedef kıldığını kaydeden Başkan Bekir Bayram, “Yasalar ve uluslararası anlaşmalarla gazetecilere tanınan hak ve özgürlükleri her türlü saldırıya karşı korunmasını sağlamaktır.. Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüklerinin sınırlandırılmasına karşı mücadele etmektir. Mesleğin özel amaçlara ve çıkarlara alet edilmesini engellemek, meslek ilkelerine uyulmasını gözetmek ve mesleğin onurunu korumaktır. Basın hürriyetinin savunulması için, kamu ve özel kuruluşlarla, gerektiğinde uluslararası kuruluşlar nezdinde çalışmalar yapmak yaptırmaktır. Mesleği ilgilendiren bütün sorunları incelemek, çözüm yolları bulmak, bu yolda görevli diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, ortaklık kurmaktır. Bu kapsamda bölgesel, ulusal ve uluslararası nitelikteki meslek sorunlarını incelemek ve bunlarla ilgili çözüm yollarını tespit etmek için kanunların izin verdiği ölçüde diğer meslek kuruluşları ile ortak çalışmalar yapmak, mesleki dayanışmayı güçlendirmektir. Mesleki alanda dayanışmayı güçlendirmek, üyelerine ve üyelerinin çalıştıkları kurumlara gelişme olanakları sağlamaktır. Bu vesile ile vefatlarıyla aramızdan ayrılan dernek kurucularımıxı bir kez daha rahmet diliyorum” şeklinde konuştu. 46 yıllık derneğin kurumsal hafızasında ödül ve yarışmalar ayrı bir başlık oluşturdu. Giresun Gazeteciler Derneği, gazeteciliği yalnızca savunan değil, aynı zamanda ödüllerle teşvik eden bir çizgi kurdu. Kamuya açık kayıtlarda bu çizginin en görünür örneklerinden biri 2014’te duyurulan “Giresun Basın Ödülleri” oldu. Dernek, bu yarışmayı çalışan basın ve yayın mensuplarının üstün nitelikli çalışmalarını teşvik etmek, mesleki başarıyı desteklemek ve toplumda gazetecilik faaliyetlerine ilgi uyandırmak amacıyla düzenledi. Yarışmada yazılı basın için haber, araştırma-inceleme-röportaj, güncel yazı, spor haberi, haber fotoğrafı, spor fotoğrafı ve sayfa tasarımı; televizyon için haber, haber programı, spor programı, yerel belgesel ve görüntü; radyo için program ve haber; internet gazeteciliği için de içerik ve görsel alanlarında ödül başlıkları açıldı. Seçici kurul özel ödül de belirledi. Anadolu Ajansı arşivine giren kayıtlara göre Giresun Gazeteciler Derneği’nin düzenlediği “Başarı Ödülleri Yarışması” 2007’de de sonuç verdi. Bu yarışmada AA muhabiri Mehmet Ekizoğlu, “Bebek Katili Bakteri Hortladı” başlıklı haberiyle “Yaygın Basın Haberi” dalında ödül aldı. Aynı yarışmada Giresun Dereli ilçesi yurt muhabiri Gülizar Şenel de “Bir Çuval Fındığı Getir, Buzdolabını Götür” başlıklı haberiyle mansiyon kazandı. Bu kayıt, derneğin yerel basın kadar yaygın basın üretimini de değerlendiren bir ödül pratiği kurduğunu gösterdi. Derneğin verdiği ödüller yalnızca yarışma formatında kalmadı. 25. kuruluş yılı nedeniyle 2005’te düzenlenen gecede Kanal D İcra Kurulu Başkanı Arzuhan Yalçındağ, Kelkit Platformu’na katkıları nedeniyle Giresun Gazeteciler Derneği tarafından ödüle layık görüldü. Bu tören, derneğin bazı dönemlerde gazetecilik ürünlerinin yanında bölgesel girişimlere ve kamusal katkıya da takdir sunduğunu ortaya koydu. Son dönemde derneğin ödül pratiği, meslekte emek ve sürekliliği öne çıkaran plaket programlarıyla da genişledi. Giresun Gazeteciler Derneği, 8 Mart 2024’te Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla meslekte 20 yılını dolduran kadın gazetecileri plaketle ödüllendirdi. Törende Sadberk Denizel, Sabriye Aydeniz, Serpil Gürgen, Emsal Özturan, Aslı Işık, Suna Akbaş, İnci Zere ve Aygüzen Öğütçü’ye plaket verildi. Bu adım, derneğin ödül anlayışını yalnızca haber başarısına değil, meslekte kalıcılığa ve emeğe de bağladığını gösterdi. Giresun Gazeteciler Derneği yalnızca ödül veren bir kurum olarak değil, ödül alan bir meslek örgütü olarak da öne çıktı. Derneğin resmî sitesi ve yerel basın kayıtları, GGD’nin 2021’de Karadeniz Haberci’nin düzenlediği “Yılın Enleri” organizasyonunda Karadeniz Bölgesi’nin Yılın Gazeteciler Cemiyeti ödülüne layık görüldüğünü gösteriyor. Ankara’daki törende ödül, dernek adına Emre Bayram tarafından alındı. Bu ödül, Giresun’daki meslek örgütlenmesinin bölgesel ölçekte de karşılık bulduğunu ortaya koydu. Derneğin kurumsal gücü yalnızca ödüllerle değil, temsil kapasitesiyle de büyüdü. Resmî kayıtlara göre 2023 genel kurulunda Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu delegeliklerine Bekir Bayram, Ufuk Kekül, Mustafa Öztürk, Osman Kıroğlu, Ziya Gökçe ve Asım İnan seçildi. 2025’te ise Bekir Bayram, Karadeniz Gazeteciler Federasyonu yönetiminde genel başkan yardımcılığı görevine getirildi. Bu tablo, Giresun Gazeteciler Derneği’nin yerel sınırların ötesine taşan bir meslek ağı içinde yer aldığını gösterdi. Kurumsal geçmişin temelinde ise güçlü bir kurucu hafıza bulunuyor. Basın kayıtlarında derneğin Yusuf Zeki Akdağ, Ali Gülertekin, Hasan Öğütçü, Mehmet Yüksel, Tahsin Dervişoğlu, Mustafa Dağ, Nurten Pamuk Akdağ, Haluk Aktan ve Selami Çelebi tarafından kurulduğu yer alıyor. Aynı kayıtlarda Yusuf Zeki Akdağ kurucu başkan olarak anılırken, Hasan Öğütçü, Ali Gülertekin ve Mehmet Yüksel geçmiş dönem başkanları arasında gösteriliyor. 2021 genel kurulunda da Yusuf Zeki Akdağ, Hasan Öğütçü, Ali Gülertekin ve Mehmet Yüksel’e onursal başkan payesi verildi. Mehmet Yüksel’in 1993-2005 arasında dernek başkanlığı yaptı. 46. yaşına giren dernek, bir yandan basın özgürlüğü, ifade hürriyeti ve gazetecinin hakkı için söz söylüyor; diğer yandan ödül yarışmaları, plaket törenleri ve bölgesel temsil gücüyle Giresun basınının kurumsal hafızasını canlı tutuyor. Bekir Bayram’ın 46. yıl mesajı da bu çizgiyi net biçimde ortaya koyuyor: gazetecilikte haber alma hakkı, meslek onuru, dayanışma ve özgür basın mücadelesi birlikte savunulacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.