Hava Durumu

#Yer Seçimi

giresunsonhaber - Yer Seçimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yer Seçimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” GİRESUN’UN YILLARDIR ÇÖZÜLEMEYEN ÇÖP SORUNUNDA YENİ TARTIŞMA: BU KEZ TİREBOLU GÜNDEMDE Giresun’un uzun yıllardır Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi üzerinden yaşadığı çevre, kapasite, ÇED ve yargı tartışmaları, tesisin Ağustos 2026’da faaliyetinin durdurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Yeni tesis için alternatif alan arayışları sürerken Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki olası yerlerin gündeme gelmesi tartışmaları beraberinde getirdi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak Tirebolu’nun geleceğinin “oldu bitti” anlayışıyla belirlenemeyeceğini söyledi. Giresun’un yıllardır kalıcı çözüm bekleyen katı atık sorunu yeniden kentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Görele’nin Çavuşlu beldesinde kullanılan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin Ağustos ayında faaliyetinin durdurulmasının ardından, Giresun genelinde toplanan evsel atıkların nerede ve hangi yöntemle bertaraf edileceği sorusu daha da önem kazandı. Yeni tesis için alternatif bölgeler üzerinde çalışmalar ve tartışmalar sürerken, Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki bazı alanların gündeme gelmesi bölgedeki yerel yöneticilerin ve siyasi isimlerin tepkisine neden oldu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Giresun’un çöp sorununa çözüm bulunmasına karşı olmadıklarını ancak alınacak kararların bilimsel verilere, ortak akla ve şeffaflığa dayanması gerektiğini belirtti. “HİZMETE DEĞİL, YANLIŞ YERE VE YANLIŞ YÖNTEME KARŞIYIZ” Modern, çağdaş ve çevreye duyarlı bir çöp tesisine kimsenin karşı çıkmayacağını belirten Taşgöz, tartışmanın tesis yapılmasına karşı çıkmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Taşgöz şöyle konuştu: “Biz hizmete değil, yanlış yere, yanlış yöntemle ve oldu bitti anlayışıyla yapılmak istenen her türlü projeye karşıyız.” Taşgöz’ün açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise yeni tesis için yürütüldüğü belirtilen yer seçimi süreci oldu. “TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANININ GÖRÜŞÜ ALINDI MI?” Taşgöz, Tirebolu’yu doğrudan ilgilendirecek böylesine önemli bir yatırım konusunda yerel yönetimin ve vatandaşların görüşlerinin alınıp alınmadığının açıklanması gerektiğini belirtti. Yetkililere peş peşe sorular yönelten Taşgöz: “Tirebolu Belediye Başkanımızın görüşü alındı mı? Tirebolu halkına soruldu mu? Kaç toplantı yapıldı? Ne kadar saha çalışması gerçekleştirildi? Hangi bilimsel veriler toplandı? Alternatif bölgeler değerlendirildi mi? Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim yerleri ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı?” diye sordu. Taşgöz, bu soruların cevaplarının kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek: “Bunların cevabı kamuoyuna açıkça verilmeden, ‘yapacağız, olacak’ anlayışıyla bu şehrin geleceği hakkında karar verilemez.” ifadelerini kullandı. TARTIŞMANIN ARKASINDA YILLARA YAYILAN ÇAVUŞLU SÜRECİ VAR Bugün Tirebolu üzerinden yürütülen tartışma, Giresun’un katı atık konusunda yaşadığı ilk yer seçimi ve çevre tartışması değil. Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişinde ÇED kararları, kapasite artışları, mahkeme süreçleri, çevresel etkiler konusunda yapılan itirazlar ve dönem dönem faaliyet durdurma kararları bulunuyor. Tesisin kurulmasına ilişkin süreç 2010’lu yılların başına kadar uzanıyor. Çavuşlu’da planlanan tesis için 2010 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildi. Ancak proje daha kuruluş aşamasındayken bölgede yaşayan vatandaşların itirazları yargıya taşındı ve ilerleyen yıllarda çeşitli mahkeme kararları gündeme geldi. Tesis daha sonra faaliyete geçti ancak hukuki ve çevresel tartışmalar sona ermedi. TESİS AÇILDI, FAALİYETİ DURDU, YENİDEN DEVREYE ALINDI Çavuşlu’daki tesis 2015 yılında evsel atık kabul etmeye başladı. Ancak tesisin faaliyetleri aynı yıl içerisinde mahkeme kararı nedeniyle durduruldu. Daha sonraki süreçte proje yeniden düzenlendi ve 10 Nisan 2017 tarihinde 98 ton/gün kapasite için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesinin ardından tesis yeniden faaliyete geçti. Giresun’un birçok ilçesinden gelen evsel atıkların Çavuşlu’da toplanmaya başlamasıyla tesis zaman içerisinde ilin katı atık sisteminin ana merkezlerinden biri haline geldi. Ancak artan atık miktarı beraberinde kapasite tartışmasını da getirdi. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI GÜNDEME GELDİ 2020 yılında tesisin kapasitesinin artırılması amacıyla yeni bir süreç başlatıldı. 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışı için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Aynı dönemlerde tesisin işletilmesi ve katı atıktan oluşan gazın enerji üretiminde değerlendirilmesine yönelik işletme modeli de gündeme geldi. Ancak kapasite artışına ilişkin karar yeniden yargıya taşındı. Ordu 2. İdare Mahkemesi 2021 yılında kapasite artışına ilişkin ÇED kararını iptal etti. Böylece Çavuşlu’daki tesis bir kez daha çevre mevzuatı ve yargı kararları üzerinden Giresun gündeminin merkezine yerleşti. 2022’DE ÇEVRE KİRLİLİĞİ İDDİALARI GÜNDEM OLDU 2022 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki tartışmalar bu kez çevresel etkiler üzerinden yoğunlaştı. Tesis sahasından kaynaklandığı ileri sürülen sızıntı sularının çevreye, toprağa ve su kaynaklarına zarar verdiği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu. Tesisle ilgili yeni hukuki süreçler yaşanırken, faaliyetlerin durdurulması ihtimali Giresun açısından başka bir soruyu da beraberinde getirdi: Çavuşlu kapanırsa Giresun’un çöpü nereye gidecek? Çünkü o tarihlerde Çavuşlu’nun yerine aynı ölçekte devreye alınabilecek kalıcı bir alternatif tesis bulunmuyordu. ÇED SÜRECİ YENİDEN YÜRÜTÜLDÜ Çavuşlu tesisine ilişkin hukuki süreçlerin ardından proje üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. 2022 ve 2023 yıllarında ÇED süreçleri yeniden gündeme geldi. 31 Temmuz 2023 tarihinde tesis için yeni bir ÇED olumlu kararının ardından Çavuşlu tekrar atık kabul etmeye başladı. Böylece yıllardır devam eden süreç, zaman zaman yeni ÇED kararları ve yeni yargı değerlendirmeleriyle devam etti. Çavuşlu örneği, Giresun’da katı atık tesisinin yalnızca teknik bir yatırım olmadığını; yer seçimi, çevresel etkiler, su kaynakları, yerleşim alanları ve hukuki süreçlerin de en az tesis teknolojisi kadar önemli olduğunu ortaya koydu. 2025’TE YENİ TESİS TALEBİ DAHA YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİLDİ 2025 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki mevcut alanın geleceği ve yeni bir katı atık tesisinin kurulması konusu yeniden gündeme taşındı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Kasım 2025’te Ankara’da yaptığı görüşmelerde mevcut tesisin faaliyetinin sonlandırılması ve Giresun için yeni bir katı atık tesisinin yerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Böylece uzun zamandır tartışılan ancak sonuçlandırılamayan yeni tesis arayışı yeniden hız kazandı. 2026’NIN İLK AYLARINDA GELEVERA TARTIŞMASI Yeni tesis için 2026 yılının ilk aylarında bu kez Espiye ve Gelevera Vadisi çevresindeki alanlar gündeme geldi. Gelevera Deresi ve çevresindeki olası tesis yerlerine bölgeden itirazlar yükseldi. Tepkilerin merkezinde özellikle su kaynakları, dere havzası, yerleşim alanları ve bölgenin doğal yapısı bulunuyordu. Bölgede yapılan açıklamalarda yeni ve modern bir katı atık tesisine ihtiyaç olduğu kabul edilirken, tesisin yanlış bir alana kurulmasına karşı çıkıldığı ifade edildi. Bu süreç de Giresun’un yeni tesis için hangi bilimsel kriterlere göre yer seçtiği sorusunu gündeme taşıdı. AĞUSTOS 2026: ÇAVUŞLU’DA FAALİYET DURDU Giresun’un katı atık sorununu yeniden acil hale getiren gelişme ise Ağustos 2026’da yaşandı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu tarafından yapılan açıklamalara göre 3 Ağustos tarihinde tesiste gerçekleştirilen denetimler sonrasında işletmeye yaklaşık 8 milyon TL idari para cezası uygulandı. Takip eden günlerde tesisin faaliyetinin durdurulduğu ve mühürlendiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişmenin ardından Çavuşlu’ya atık gönderen belediyeler için alternatif bertaraf alanı bulunması zorunlu hale geldi. Sorun kısa süre içerisinde yalnızca Çavuşlu’nun değil, Giresun genelindeki yerel yönetimlerin ortak problemi haline dönüştü. ÇÖPLERİN ÇEVRE İLLERE GÖNDERİLMESİ DE GÜNDEME GELDİ Çavuşlu’nun devre dışı kalmasının ardından atıkların geçici olarak çevre illerde bulunan lisanslı tesislere taşınması seçenekler arasında değerlendirildi. Ancak atıkların uzun mesafelere taşınması; nakliye, yakıt, araç, personel ve bertaraf giderleri nedeniyle belediyeler açısından ciddi bir maliyet oluşturabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Giresun için kalıcı, çevre mevzuatına uygun ve uzun yıllar kullanılabilecek yeni bir katı atık sistemi kurulması zorunluluğu daha görünür hale geldi. YENİ TARTIŞMANIN ADRESİ TİREBOLU Alternatif tesis yeri arayışlarında Tirebolu çevresindeki alanların gündeme gelmesi yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Özellikle Harşit Vadisi, içme suyu kaynakları, fındık bahçeleri, yerleşim alanları ve bölgenin taşkın geçmişi üzerinden çeşitli itirazlar dile getirildi. Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara da kamuoyuna yaptığı açıklamada yatırıma karşı olmadıklarını ancak yanlış yer seçimine karşı olduklarını belirterek su kaynakları ve Harşit Vadisi konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi. Tartışmanın büyümesinin ardından İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. TAŞGÖZ: “ÖNCE BİLİM, SONRA ORTAK AKIL, SONRA KARAR” Taşgöz, Giresun’un çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak çözüm aranırken yeni çevre ve yaşam sorunlarının ortaya çıkarılmaması gerektiğini vurguladı. Taşgöz: “Çözüm üretirken başka bir sorun yaratmak, bugünün problemini yarının felaketine dönüştürmek olur. Bizim tavrımız nettir: Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.” ifadelerini kullandı. “TİREBOLU’NUN DOĞASI, SUYU VE YAŞAM ALANLARI KORUNMALI” Taşgöz, Tirebolu’nun doğasının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Taşgöz: “Tirebolu’nun doğası, suyu, yaşam alanları ve geleceği birkaç kişinin masasındaki karara bırakılamaz. Devletin kurumları da, siyasiler de bu konuda bir değil, on kez düşünmek zorundadır.” diye konuştu. “TİREBOLU HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Taşgöz açıklamasının sonunda Tirebolu halkına da mesaj verdi. “Tirebolu halkı yalnız değildir. İYİ Parti olarak Tirebolu’nun ve Tirebolu halkının sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı. ASIL TARTIŞMA: TESİS DEĞİL, YER SEÇİMİ VE YÖNTEM Gelinen noktada Giresun’un yeni ve sürdürülebilir bir katı atık sistemine ihtiyaç duyduğu konusunda geniş bir görüş birliği bulunuyor. Ancak yaşanan tartışmaların merkezinde yeni tesisin yapılıp yapılmamasından çok, nereye yapılacağı ve o bölgenin hangi kriterlere göre seçileceği bulunuyor. Çavuşlu’da yıllara yayılan çevre ve hukuk tartışmaları da yeni tesis için daha kapsamlı bir yer seçimi yapılmasının önemini ortaya koyuyor. Yeni bir katı atık tesisi için karar verilmeden önce; içme ve kullanma suyu kaynaklarının, yeraltı sularının, dere ve havzaların, taşkın ve heyelan risklerinin, jeolojik ve hidrojeolojik yapının, tarım ve fındık üretim alanlarının, yerleşim yerlerine mesafenin, ulaşım güzergâhlarının, atık taşıma maliyetlerinin, turizm ve doğal yaşam alanlarının, bölgenin uzun vadeli gelişme planlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda bir alanın yalnız başına uygun bulunması yerine farklı alternatiflerin aynı bilimsel kriterlerle karşılaştırılması ve tercih edilen alanın neden seçildiğinin kamuoyuyla paylaşılması, sürecin şeffaflığı açısından önem taşıyor. TAŞGÖZ’ÜN SORDUĞU SORULAR ŞİMDİ CEVAP BEKLİYOR İnan Taşgöz’ün açıklamasıyla birlikte kamuoyunun önündeki temel sorular da daha belirgin hale geldi: Tirebolu Belediye Başkanının görüşü alındı mı? Tirebolu halkına bilgi verildi mi? Kaç alternatif tesis alanı incelendi? Bu alanlar hangi kriterlere göre elendi? Su kaynakları açısından bilimsel inceleme gerçekleştirildi mi? Tarım alanlarına ve fındık bahçelerine etkisi değerlendirildi mi? Taşkın ve diğer doğal afet riskleri araştırıldı mı? Yerleşim alanları ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı? Bu soruların cevapları, yalnızca Tirebolu açısından değil, Giresun’un önümüzdeki onlarca yıl kullanacağı katı atık sisteminin geleceği açısından da önem taşıyor. GİRESUN ÇÖP SORUNUNU ÇÖZMEK ZORUNDA; ANCAK YENİ BİR SORUN YARATMADAN Giresun açısından artık iki temel gerçek bulunuyor. Birincisi, mevcut çöp sorununun ertelenemeyecek noktaya ulaşmış olması. İkincisi ise yeni tesisin yerinin yanlış seçilmesi durumunda bugünkü çöp sorununun ilerleyen yıllarda çevre, su, tarım, hukuk ve toplum açısından başka sorunlara dönüşebilme ihtimali. Bu nedenle yeni tesis konusunda kamuoyunun önündeki temel beklenti; bilimsel verilerin açıklandığı, alternatif alanların karşılaştırıldığı, ilgili belediyelerin ve bölge halkının sürece dahil edildiği, çevresel risklerin ortaya konulduğu şeffaf bir karar mekanizmasının işletilmesi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz’ün açıklaması da tartışmanın bu noktasında özet bir mesaj ortaya koyuyor: “Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.”

MAHKEME ERİKLİMAN PARSELİNDE “ÜNİVERSİTE ALANI” KARARINI HUKUKA UYGUN BULDU Haber

MAHKEME ERİKLİMAN PARSELİNDE “ÜNİVERSİTE ALANI” KARARINI HUKUKA UYGUN BULDU

MAHKEME ERİKLİMAN PARSELİNDE “ÜNİVERSİTE ALANI” KARARINI HUKUKA UYGUN BULDU Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü, 29.06.2026 tarihinde Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parsel ile ilgili yargı sürecine ilişkin kamuoyu açıklaması yayımladı. Açıklamada, Fiskobirlik tarafından Giresun Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın, Giresun İdare Mahkemesinin 2025/665 E. ve 2026/382 K. sayılı kararıyla reddedildiği bildirildi. ÜNİVERSİTE ALANI KARARINA AÇILAN DAVA REDDEDİLDİ GİRESUN — Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü, Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parsele ilişkin yargı süreci hakkında kamuoyu açıklaması yaptı. Açıklamada, 2008 yılında resmi kurum alanından “Üniversite Gelişim Alanı”na dönüştürülen taşınmazla ilgili sürece ilişkin bilgiler paylaşıldı. PARSEL 2008’DE “ÜNİVERSİTE GELİŞİM ALANI”NA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ Açıklamada, Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parselin Sahil Yolu üzerinde, Fiskobirlik EFİT Entegre Tesislerinin önünde bulunduğu belirtildi. Söz konusu taşınmazın 2008 yılında resmi kurum alanından “Üniversite Gelişim Alanı”na dönüştürüldüğü ifade edildi. Açıklamada ayrıca, taşınmazın hâlihazırda Fiskobirlik tarafından üçüncü kişilere satışının gerçekleştirildiği bilgisine yer verildi. 2012’DE BELEDİYE MECLİSİ KARARI ALINDI Giresun Üniversitesi Rektörlüğünün talebi üzerine, Giresun Belediye Meclisi tarafından 10.10.2012 tarihli ve 444 sayılı karar alındığı bildirildi. Bu kararla, Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parselin “Üniversite Gelişim Alanı” olarak planlanmasına karar verildiği kaydedildi. FİSKOBİRLİK İPTAL DAVASI AÇTI Açıklamaya göre, Fiskobirlik tarafından söz konusu kararın iptali talebiyle Giresun Belediye Başkanlığı aleyhine dava açıldı. Davanın, Ordu İdare Mahkemesinin 2013/47 E. sayılı dosyasıyla açıldığı belirtildi. Giresun’da İdare Mahkemesi kurulmasının ardından dosyada yetkisizlik kararı verildiği ve dosyanın Giresun İdare Mahkemesine gönderildiği aktarıldı. DOSYA GİRESUN İDARE MAHKEMESİNE TAŞINDI Açıklamada, dosyanın Giresun İdare Mahkemesinde 2025/665 E. sayısını aldığı bildirildi. Giresun Üniversitesi Rektörlüğünün dosyaya katılma talebinde bulunduğu, mahkeme tarafından da Rektörlüğün davalı idare olan Giresun Belediye Başkanlığı yanında davaya müdahale isteminin kabul edildiği ifade edildi. MAHKEME DAVAYI REDDETTİ Giresun Üniversitesi açıklamasında, dava sonucunda Giresun İdare Mahkemesinin 2025/665 E. ve 2026/382 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği duyuruldu. Mahkeme kararında, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile Ordu İdare Mahkemesinin E:2016/392 sayılı dosyasında alınan 18.08.2016 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirildiği belirtildi. KARARDA GİRESUN’UN ARAZİ YAPISINA DİKKAT ÇEKİLDİ Açıklamada aktarılan mahkeme kararında, Karadeniz coğrafyasının tipik özelliklerini taşıyan Giresun’da, büyük alan kullanımı gerektiren üniversite gibi kuruluşlar için uygun arsa bulmakta önemli eşiklerle karşılaşıldığı ifade edildi. Kararda, üniversitenin kampüs içinde ve kampüs dışında, kentsel alan içinde tesislerinin bulunmasının hem ihtiyaç hem de gereklilik olduğu kaydedildi. “TAŞINMAZ ÜNİVERSİTE İHTİYACININ BİR BÖLÜMÜNÜ KARŞILAMA OLANAĞI TAŞIYOR” Mahkeme kararında, 2008 yılında resmi kurum alanından üniversite alanına dönüştürülen ve halen üniversite alanı kararı sürdürülen dava konusu taşınmazın, üniversitenin ihtiyacının bir bölümünü karşılama olanağı bulunduğu belirtildi. Kararda, üniversite alanı kararının kaldırılarak alanın ticaret veya konut alanına dönüştürülmesi talebinin nesnel ve teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı ifade edildi. PLANLAMA VE ŞEHİRCİLİK İLKELERİNE UYGUN BULUNDU Açıklamada yer verilen mahkeme kararına göre, dava konusu taşınmazda getirilen üniversite alanı kullanım kararının yer seçimi, yerleşke bütünlüğü, kamu yararı ve ihtiyacın karşılanması yönlerinden planlama ve şehircilik ilkeleri ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldı. Mahkeme, Giresun İli Merkez İlçesi Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parselin bulunduğu alanda aynı kullanım kararının getirilmesi suretiyle 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin 10.10.2012 tarihli ve 444 sayılı Giresun Belediye Meclisi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti. Bu gerekçeyle davanın reddine karar verildi. ÜNİVERSİTE: “KAMU YARARI MAHKEME TARAFINDAN TESCİL EDİLDİ” Giresun Üniversitesi Rektörlüğü, açıklamasında mahkeme kararına ilişkin şu değerlendirmeyi paylaştı: “Sonuç olarak bu karar ile; 1717 ada, 1 numaralı parselin ‘Üniversite tarafından kullanılmasında kamu yararı’ olduğu Mahkeme tarafından tescil edilmiştir.” AYNI KONUDAKİ DAVALAR DEVAM EDİYOR Açıklamada, Giresun Üniversitesi tarafından Giresun Belediye Başkanlığı aleyhine aynı konuda, aynı mahkemede açılan iptal davalarının devam ettiği bildirildi. Üniversite, süreç içinde verilecek kararların kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. AÇIKLAMA REKTÖRLÜK TARAFINDAN YAPILDI Kamuoyu açıklaması, Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü imzasıyla yayımlandı.

ŞEBİNKARAHİSAR’DA GES TARTIŞMASI BÜYÜYOR Haber

ŞEBİNKARAHİSAR’DA GES TARTIŞMASI BÜYÜYOR

ŞEBİNKARAHİSAR’DA GES TARTIŞMASI BÜYÜYOR Şebinkarahisar’ın Biroğul Mahallesi ile Sarıyer Köyü sınırlarındaki yaklaşık 2 bin dönümlük mera ve tarım alanına kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali için bilgilendirme toplantısı yapıldı. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın da katıldığı toplantı, enerji yatırımı ile tarım, mera ve kırsal yaşam arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Şebinkarahisar’da Biroğul Mahallesi ile Sarıyer Köyü sınırlarında kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali ve elektrik depolama tesisi projesi, ilçede yeni bir çevre ve arazi kullanımı tartışması başlattı. Proje dosyasında sahanın 220 hektara, yani yaklaşık 2 bin 200 dönüme yayıldığı; Biroğul ve Sarıyer çevresindeki çeşitli mevkileri kapsadığı belirtiliyor. Proje için 31 Mart’ta halkın katılım toplantısı düzenlendi. CHP Giresun İl Başkanlığı, toplantıya il yöneticileri, İl Genel Meclisi Grup Başkanı Eyüp Çiftçi, Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol, partililer ile mahalle ve köy muhtarlarıyla katıldı. Dosyanın merkezinde enerji üretimi değil, yatırımın seçildiği alan var. Çünkü tartışılan saha, mera ve tarla vasfı taşıyan arazilerden oluşuyor. Bu nedenle itirazların ana omurgasını hayvancılık, tarımsal üretim ve kırsal yaşam alanlarının daralacağı endişesi oluşturuyor. İTİRAZIN ODAĞINDA YER SEÇİMİ VAR Bölgedeki itirazlar, yenilenebilir enerjiye bütünüyle karşı çıkmıyor. Tepki, geniş ölçekli bir GES sahasının mera ve tarım arazileri üzerine kurulmak istenmesine yöneliyor. Yerel haberlerde ve itiraz metinlerinde, proje alanının bir bölümünün mera niteliği taşıdığı, bunun da özellikle hayvancılıkla geçinen köyler açısından doğrudan risk yarattığı vurgulanıyor. CHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol da kamuoyuna yansıyan açıklamalarında, projenin tarım ve hayvancılığı zayıflatacağını savundu. ÇEVRESEL RİSK TARTIŞMASI NEREDEN ÇIKIYOR? Büyük ölçekli güneş enerji santralleri düşük karbonlu enerji üretimi sağlıyor; ancak geniş arazi kullanımına dayandıkları için yanlış yer seçildiğinde yerel çevre üzerinde baskı yaratabiliyor. Şebinkarahisar’daki dosyada dile getirilen çevresel riskler; mera kaybı, otlatma alanlarının daralması, tarımsal üretimin gerilemesi, doğal dengenin bozulması ve kırsal peyzajın değişmesi başlıklarında toplanıyor. Yerel yayınlar, proje alanının turizm ve tarihî doku bakımından hassas görülen çevrelere yakınlığı nedeniyle ayrıca tartışıldığını aktarıyor. ÇED SÜRECİ DEVAM EDİYOR Dosya, Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci içinde ilerliyor. Güncel ÇED düzenlemesinde proje alanı 25 hektar ve üzerindeki güneş enerji santralleri Ek-1 kapsamında yer alıyor. Şebinkarahisar’daki proje ise yaklaşık 220 hektarlık alanı kapsadığı için bu ölçeğin çok üzerinde bulunuyor. Halkın katılım toplantısı da bu sürecin parçası olarak yapıldı. MERA BAŞLIĞI NEDEN ÖNEMLİ? Mera Kanunu, mera, yaylak ve kışlakların korunmasını esas alıyor ve bu alanların kullanımını özel kurallara bağlıyor. Bu nedenle proje sahasında mera vasfı bulunan alanlar yer alıyorsa, tartışma yalnızca çevresel değil aynı zamanda hukuki bir boyut da kazanıyor. Muhalefetin ve bölge halkının itirazı da tam bu noktada yoğunlaşıyor: üretim toprağı ile otlak alanların enerji yatırımına açılmasının kamu yararı taşıyıp taşımadığı sorgulanıyor. SONUÇTA TARTIŞILAN DOSYA SADECE ENERJİ DOSYASI DEĞİL Şebinkarahisar’daki GES başlığı, bir yatırım haberinin ötesine geçmiş durumda. İlçede tartışılan konu, güneşten elektrik üretimi değil; bu üretimin hangi arazide, hangi bedelle ve kimin yaşam alanı üzerinde kurulacağı sorusu. Bu nedenle önümüzdeki günlerde gözler hem ÇED sürecine hem de bölge halkının itirazlarına çevrilecek.

GELEVERA İÇİN TEK SES: ŞİRİNKÖY’DE KATI ATIK TESİSİ PLANINA SERT TEPKİ Haber

GELEVERA İÇİN TEK SES: ŞİRİNKÖY’DE KATI ATIK TESİSİ PLANINA SERT TEPKİ

GELEVERA İÇİN TEK SES: ŞİRİNKÖY’DE KATI ATIK TESİSİ PLANINA SERT TEPKİ Espiye ile Tirebolu sınırında yer alan Şirinköy mevkiine yapılması planlanan Katı Atık Bertaraf Tesisi, çevresel riskler gerekçesiyle bölge halkının ve yerel yöneticilerin güçlü tepkisiyle karşılaştı. Gelevera Deresi’nin ekosistemine zarar vereceği endişesi, Espiye’de geniş katılımlı bir itiraza dönüştü. Şirinköy’de planlanan depolama alanı sahasında düzenlenen mitingde; Espiye, Güce ve Soğukpınar belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş bir araya gelerek projeye karşı ortak duruş sergiledi. Miting boyunca “Gelevera Deresi çöplük olmasın” çağrısı öne çıktı. “İTİRAZIMIZ TEKNOLOJİYE DEĞİL, YERE” Espiye Çevre Komisyonu Başkanı Kemal Küçükaydın, konuşmasında itirazın özünü net biçimde ortaya koydu. Küçükaydın, çevreye duyarlı ve bilimsel tesislere karşı olmadıklarını, ancak yaşamın merkezindeki bir su kaynağının hemen yanı başına katı atık tesisinin kurulmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Gelevera, bu bölgenin can damarıdır. Yanlış yer seçimi, telafisi zor sonuçlar doğurur” dedi. KARADERE: “YANLIŞTAN DÖNÜLENE KADAR MÜCADELE” Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, mitingde kararlılık mesajı verdi. Karadere, geçmişte de benzer bir girişime karşı durduklarını hatırlatarak, “22 yıl önce Espiye’nin geleceğini korumak için izin vermedim. Bugün de aynı noktadayım. Yer seçimi yanlıştır; bu yanlıştan dönülene kadar mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı. ORTAK TALEP: YER SEÇİMİ YENİDEN DEĞERLENDİRİLSİN Katılımcılar, Gelevera Havzası’nın korunmasının bölgesel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Belediyeler ve sivil inisiyatifler, çevresel etki değerlendirmelerinin şeffaf biçimde paylaşılmasını ve alternatif alanların bilimsel kriterlerle yeniden ele alınmasını talep etti. Gelevera için yükselen bu ortak ses, projeye dair karar süreçlerinde yerel iradenin dikkate alınması çağrısıyla son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.