Hava Durumu

#Yenilenebilir Enerji

Giresun Sonhaber - Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bankacılık Sektöründen Enerjiye 1 Trilyon TL’yi Aşan Finansman Haber

Bankacılık Sektöründen Enerjiye 1 Trilyon TL’yi Aşan Finansman

TBB Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL’yi aştığını, proje finansmanında yenilenebilir enerjinin payının yüzde 53’e ulaştığını belirterek sektörün yeşil dönüşümün finansmanında daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. TBB Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL’yi aştığını, proje finansmanında yenilenebilir enerjinin payının yüzde 53’e ulaştığını belirterek sektörün yeşil dönüşümün finansmanında daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol ise COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak, Antalya’da elektriğin küresel enerji sistemlerindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasına yönelik güçlü bir uluslararası taahhüt hedeflendiğini ifade etti. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol ise COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak, Antalya’da elektriğin küresel enerji sistemlerindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasına yönelik güçlü bir uluslararası taahhüt hedeflendiğini ifade etti. TBB Başkanı Alpaslan Çakar: “Bugün yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, sanayimizin düşük karbonlu üretime geçişi ve yeni teknolojilere uyum, önümüzdeki dönemin önemli yatırım alanları olarak karşımıza çıkıyor. Enerjideki bu dönüşüm, çok büyük bir yatırım ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı, 2026 yılında küresel enerji yatırımlarının 3,4 trilyon dolara ulaşmasını, bunun yaklaşık 2,2 trilyon dolarının temiz enerji alanlarına yönelmesini bekliyor. Türk bankacılık sektörü olarak biz de bu alanda önemli bir sorumluluk üstleniyoruz. Yenilenebilir enerjiden enerji verimliliğine; sanayiden ulaşıma, inşaattan tarıma kadar farklı sektörleri destekleyen finansman araçlarımızla ülkemizin enerji dönüşümünün finansmanında aktif biçimde yer alıyoruz. Bugün itibarıyla bankacılık sektörümüzün enerji sektörüne kullandırdığı kredi miktarı 1 trilyon TL’nin üzerindedir. Proje finansmanı tarafında ise 695 milyar TL’lik enerji kredilerinin 347 milyar TL’lik bölümünü yenilenebilir enerji kredileri oluşturuyor. Bir başka ifadeyle, enerji sektörüne verilen her 100 TL’lik proje finansmanının 53 TL’si yenilenebilir enerjiye sağlanmış durumda. Bankacılık sektörü olarak daha fazla kaynağı yeşil ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmayı, uluslararası finansman imkânlarını ülkemize kazandırmayı ve yeni finansman modelleri geliştirmeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. 1,5 derece hedefi için yıllık yaklaşık 7,8 trilyon dolarlık iklim yatırımına ihtiyaç duyulurken, küresel iklim finansmanı yaklaşık 2 trilyon dolar seviyesinde. Türk bankacılık sektörü olarak sermayeyi nitelikli ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmada önemli bir rol üstleniyoruz. COP31’in yeni finansman modelleri ve iş birlikleri için önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz.” dedi. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol: “COP31, Türkiye için muazzam bir fırsat. Antalya’da önemli kararların alınmasının yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadeleyi ve bu alanda atılabilecek somut adımları Türkiye kamuoyuna anlatmak için de önemli bir platform olacak. Elektrifikasyon konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla Antalya’nın ana hedeflerinden biri, bugün dünyada yüzde 23 olan elektriğin enerji sistemlerindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarmak. Böyle bir karar alınması, piyasalara çok güçlü bir sinyal verecek: Gelecek elektrikte. Elektrifikasyon hedefinin arkasında çok uzun bir yatırım zinciri var. Türkiye’nin uluslararası temaslarında, Avustralya’yla birlikte ortaya koyduğu bu hedefin giderek daha geniş bir kabul gördüğünü görüyoruz. Antalya’da birçok ülkenin bu konuda taahhüt vermesini sağlayabilirsek, bu yalnızca Türkiye için değil, dünya için de önemli bir kazanım olacak ve Antalya yıllar boyunca hatırlanacak. Dünyada enerji yatırımlarının dağılımına baktığımızda çok önemli bir dönüşüm görüyoruz. Geçmişte yatırımların yüzde 40’ı yenilenebilir enerjiye, yüzde 60’ı fosil kaynaklara giderken, bu yıl tablo tam tersine döndü. Yenilenebilir enerji yatırımları çok hızlı büyüyor. Bunun iklim politikalarından bağımsız olarak teknolojiyle de güçlü bir ilişkisi var. Bu dönüşüm bana umut veriyor; çünkü Antalya’da güçlü bir taahhüt ortaya koyabilirsek, bu yatırımların daha da büyümesinin önünü açabiliriz.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karadeniz’in çocukları iklim zirvesi için Ordu’da buluştu Haber

Karadeniz’in çocukları iklim zirvesi için Ordu’da buluştu

COP31 Karadeniz İklim Zirvesi ile “Mavi Gelecek İçin Çocuklar, Küçük Adımlar ve Büyük Dalgalar” Projesi çerçevesinde, Karadeniz'in çeşitli şehirlerinden gelen çocuk temsilciler Ordu'da buluştu. ORDU (İGFA) - Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin illerini temsil eden çocuklar, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in katılımıyla Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda bir araya geldi. Düzenlenen toplantıda; çocukların bakış açısıyla iklim krizi, denizlerin muhafazası, deniz kirliliği, mikroplastikler ve Karadeniz’in biyolojik zenginliği konuşulurken, çocukların çevre sorunlarına dair sunduğu görüş ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. BAŞKAN GÜLER: “TEMEL HEDEFİMİZ DENİZLERİMİZİ KİRLETMEMEK” Program kapsamında çocuklara seslenen Başkan Güler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevinde olduğu dönemde çevre, iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve hava kirliliğiyle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara değindi. Başkan Güler, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “COP31 oldukça büyük ve kritik bir hareket. İnsanlığın ortak problemi olan çevre kirliliği burada ele alınıyor. Karadeniz’in gençleri olarak sizler de burada temsilciler olarak yer alıyorsunuz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığım döneminde yenilenebilir enerji yasasını hayata geçirdik. Rüzgâr, güneş ve jeotermal gibi kaynaklardan elektrik üretimi sağlıyoruz. Bakanlığımız döneminde ayrıca Kyoto Protokolü’nü imzaladık ve İstanbul’daki hava kirliliği sorununu çözüme kavuşturduk.” Söz konusu tecrübelerini Ordu’da da uygulamaya devam ettiklerini kaydeden Başkan Güler, çevrenin korunmasının gelecek nesiller için hayati önem taşıdığını vurgulayarak şöyle devam etti: “Hali hazırda atık yönetimi ve yağmur suyu kontrolü çalışmaları yürütüyoruz. Suyun yönetimi çok kritiktir. Ayrıca Ordu’da aktif karbon üretimi gerçekleştiriyoruz; dünyada su temizliği için aktif karbon kullanılmaktadır. Ordu genelinde yaklaşık 70 gölet inşa ettik ve dalga enerjisinden elektrik üretimini deniyoruz. Ancak tüm bunlardan önce asıl önceliğimiz denizlerimizi kirletmemektir. Karadeniz’den tüm dünyaya bir selam gönderelim. COP31 elçileri olarak mesajlarımızı iletelim: Denizlerimizi kirletmeyelim. Çünkü bu ekosistemi sizlere teslim edeceğiz.” “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BİZ ÇOCUKLAR İÇİN SADECE BİR ÇEVRE MESELESİ DEĞİL” Etkinlikte çocuklar adına söz alan Çocuk Hakları Türkiye Koordinatörü Rukiye Rümeysa YeniYıldız, iklim değişikliğinin çocukların yaşam hakkı ve gelecekleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yeniyıldız, konuşmasında şunları söyledi: “Bugün bu küresel gündeme Karadeniz çocuklarının sesiyle katkı sunmak istiyoruz. Zira iklim değişikliği biz çocuklar için sadece çevresel bir konu değil; sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızı, temiz suya erişimimizi, güvenli yaşam alanlarımızı, doğayla olan bağımızı ve gelecek kuşakların haklarını doğrudan etkileyen bir durumdur. Bu sebeple bugün Karadeniz illerinden gelen çocuk temsilcilerimiz, kendi şehirleri ve bölgeleri özelinde farklı iklim başlıklarını değerlendirecekler.” Program, çocukların daha temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir Karadeniz için paylaştıkları ortak mesajlarla noktalandı.

GİRESUN LİMANI’NDA DEV SEVKİYAT: 125 KONTEYNER TEK SEFERDE YOLA ÇIKTI Haber

GİRESUN LİMANI’NDA DEV SEVKİYAT: 125 KONTEYNER TEK SEFERDE YOLA ÇIKTI

GİRESUN LİMANI’NDA DEV SEVKİYAT: 125 KONTEYNER TEK SEFERDE YOLA ÇIKTI Giresun Limanı, Eylül ayında gerçekleştirilen yüksek hacimli ihracat operasyonuna sahne oldu. Espiye’de üretilen yaklaşık 3 bin 500 ton pelet, 125 konteynerle Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere’ye gönderildi. Giresun’un ihracatında fındığın yanında farklı sektörlerin payı artarken, Giresun Limanı’ndan gerçekleştirilen son sevkiyat dikkat çekti. Pasifik Holding bünyesinde faaliyet gösteren ADEN Pellet Yenilenebilir Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş., Espiye’deki tesisinde üretilen peletleri Giresun Limanı üzerinden Avrupa pazarına gönderdi. Şirket tarafından gerçekleştirilen operasyonda 125 konteynerde yaklaşık 3 bin 500 ton pelet tek seferde ihraç edildi. 225 BİN PAKET PELET AVRUPA’YA GİTTİ Şirket Genel Müdürü Ozan Erbaş’ın verdiği bilgilere göre sevkiyatta, her biri 15 kilogramlık toplam 225 bin paket pelet yer aldı. Başta İtalya ve Slovenya olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ile İngiltere’ye gerçekleştirilen ihracatın, Giresun Limanı’ndan bugüne kadar yapılan yüksek hacimli ihracat operasyonlarından biri olduğu belirtildi. Erbaş, operasyonla ilgili olarak: “Giresun Limanı’ndan tek seferde gerçekleştirdiğimiz 125 konteynerlik ihracat operasyonuyla yaklaşık 3 bin 500 ton pelet sevkiyatı gerçekleştirerek bölgede bugüne kadar yapılan en yüksek hacimli ihracat operasyonuna imza attık. Bu operasyonla Giresun’un ihracatına ve bölgenin üretim ekonomisine de önemli bir katkı sağlamış olduk.” ifadelerini kullandı. ESPİYE’DE ÜRETİLİYOR, GİRESUN LİMANI’NDAN İHRAÇ EDİLİYOR ADEN Pellet, Aralık 2024’ten bu yana Espiye’de bulunan tesisinde odun peleti üretiyor. 25 bin metrekare alan üzerinde kurulu, 9 bin metrekare kapalı alana sahip tesisin yıllık üretim kapasitesi 40 bin ton olarak açıklandı. Üretim tesisinin Giresun Limanı’na yaklaşık 37 kilometre uzaklıkta bulunması da şirket açısından önemli bir lojistik avantaj oluşturuyor. ÇAKIRMELİKOĞLU: “ÜRETEN VE İHRAÇ EDEN BİR İL OLMA YOLUNDAYIZ” Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu da üretim ve ihracat odaklı büyümenin önemine dikkat çekti. Çakırmelikoğlu: “Üreten ve ihraç eden bir il olma yolunda güzel adımlar atmaya devam ediyoruz. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Giresun’un gelecek dönemde organize sanayi bölgeleriyle entegre, üretim ve ihracat odaklı gelişimine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi. HEDEF ÜRETİMİ VE İHRACATI ARTIRMAK Şirket, önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artırmayı, mevcut ihracat pazarlarındaki faaliyetlerini büyütmeyi ve yeni pazarlara açılmayı hedefliyor. Giresun Limanı üzerinden gerçekleştirilen 125 konteynerlik sevkiyat, kentte fındık dışındaki üretim alanlarının ihracata açılması ve limanın dış ticarette daha etkin kullanılması açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.Dosyadaki bilgilere göre tesis 25 bin m² alan, 9 bin m² kapalı alan ve yıllık 40 bin ton kapasiteye sahip; limana uzaklığının yaklaşık 37 kilometre olduğu belirtiliyor.

Türkiye Kıtalar Arasında Girişimcilik Ekosistemlerini Buluşturuyor Haber

Türkiye Kıtalar Arasında Girişimcilik Ekosistemlerini Buluşturuyor

Yükselen girişimler, yatırımcılar ve teknoloji devleri, GITEX Ai Türkiye’nin ilk edisyonunda yeni pazarlara açılmak, iş birlikleri geliştirmek ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek üzere bir araya gelecek. Türkiye’nin teknoloji ve yapay zekâ alanındaki en kapsamlı uluslararası buluşmalarından biri olacak etkinlik; 300’ü aşkın şirket ve girişimin yanı sıra, dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcıları, kamu temsilcilerini, alanında uzman konuşmacıları ve teknoloji dünyasının önde gelen yöneticilerini ağırlayacak. İki gün sürecek etkinlik, İstanbul’un küresel girişimcilik ekosistemindeki konumunu hızla güçlendirdiği bir dönemde gerçekleştirilecek. İstanbul, 2025 Küresel Girişimcilik Ekosistemi Raporu’nda gelişmekte olan girişimcilik ekosistemleri arasında üçüncü sıraya yükselirken, son beş yılda 13 basamaklık ilerleme kaydetti. Türkiye’de bugüne kadar sekiz yerli girişim, 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşarak “unicorn” unvanı kazandı.2025 Türkiye Yapay Zekâ Ekosistemi ve Küresel Etki Raporu’na göre ise ülkede yapay zekâ alanında faaliyet gösteren 1.188 aktif girişim bulunuyor. Uluslararası girişimler, farklı sektörlerdeki yenilikçi çözümlerini tanıtacak Etkinliğe katılan girişimler; sürdürülebilir tarım, yapay zekâ destekli eğitim, kurumsal teknolojiler, sağlık ve altyapı başta olmak üzere birçok alandaki sorunlara çözüm sunan teknolojilerini sergileyecek. Malezya’daki Universiti Putra Malaysia bünyesinden doğan AgroPV Integrated SB, güneş enerjisi üretimi ile tarımsal faaliyetleri aynı alanda buluşturan ticari tarım-güneş enerjisi çözümlerini tanıtacak. Pakistan merkezli Nosmai ise e-ticaret, perakende ve tüketici platformları için geliştirdiği artırılmış gerçeklik ve kamera tabanlı yapay zekâ teknolojilerini İstanbul’da sektör temsilcileriyle buluşturacak. Konu hakkında açıklama yapan Nosmai Kurucu Ortağı ve CEO’su Ismail Qasim, “Pakistan, güçlü bir mühendislik birikimine, genç ve geniş bir teknik iş gücüne ve küresel pazarlar için ürün geliştiren, giderek olgunlaşan bir şirket ekosistemine sahip. Türkiye ise tüketici ve ticaret alanlarında güçlü şirketleri, geniş iç pazarı, aktif yatırımcı topluluğu ve Avrupa, Körfez ülkeleri ile Orta Asya’ya açılan köklü ticari bağlantılarıyla öne çıkıyor. Her iki ülke de bugün küresel ölçekte sahip oldukları görünürlüğün çok ötesinde bir yetenek ve üretim kapasitesine sahip” dedi. Uluslararası katılımcılar arasında ayrıca yapay zekâ ile entegre multimedya eğitim sistemleriyle 130 binden fazla öğrenciye ulaşan Nijeryalı Zenafri; bilgi teknolojileri alanındaki sorunların çözümüne yönelik kurumsal yapay zekâ sistemleri geliştiren Polonyalı AI Tech Matrix; kurumların yeni teknolojileri prototip aşamasından uygulamaya taşımasına yardımcı olan Perulu Ourabyte ile inşaat, su ve sanitasyonun yanı sıra, yenilenebilir enerji alanlarında mühendislik çözümleri sunan Ürdünlü SOLVillion da bulunuyor. Turcorn 100 Programı küresel sahneye çıkıyor Türkiye, farklı ülkelerden teknoloji girişimlerinin yanı sıra yüksek büyüme potansiyeline sahip yerli teknoloji şirketlerini de küresel sahneye taşıyacak. Girişimlerin ve ölçeklenme aşamasındaki şirketlerin uluslararası pazarlara açılmasını hızlandırmak ve unicorn olma yolculuklarını desteklemek amacıyla yürütülen Türkiye’nin bu alandaki öncü programlarından Turcorn 100’e, 30 Nisan 2026 itibarıyla 39 şirket kabul edildi. Bu şirketlerin 24’ü, GITEX Ai Türkiye’ye katılarak teknoloji ve çözümlerini sergileyecek. Katılımcılar arasında son yatırım turunda 104 milyon ABD doları yatırım alan finansal teknoloji şirketi Colendi; 15 milyon ABD doları yatırım alan perakende sektörüne yönelik görüntü tanıma teknolojileri geliştiren Vispera; 4 milyon ABD doları yatırım alan Saha Robotics; 3,1 milyon ABD doları yatırım alan yapay zekâ destekli reklam SaaS platformu WASK ve 1,7 milyon ABD doları yatırım alan dijital kimlik ve imza teknolojileri şirketi TechSign bulunuyor. Veriler Turcorn 100 raporuna dayanıyor. Turcorn 100 şirketlerinin yanı sıra, Türkiye’nin yükselen yapay zekâ girişimleri de farklı sektörlerin ve iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik geliştirdikleri çözümleri sergileyecek. İTÜ ARI Teknokent ekosisteminde faaliyet gösteren Lavren, hukuk ve profesyonel hizmetler alanlarına yönelik ileri düzey yapay zekâ çözümleri geliştiriyor. Lavren Kurucu Ortağı Cem Şanap, “Bizim için asıl önemli olan, ‘Bu model neler yapabilir?’ sorusundan, ‘Bu yetenek artık elimizde olduğuna göre kurumun çalışma biçimi nasıl değişmeli?’ sorusuna geçebilmek” açıklamasında bulundu. Türkiye merkezli Syntina AI ise üretken yapay zekâyı mimarlık ve tasarım alanlarında kullanıyor. Syntina AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Halil İbrahim Can, “Sektörün ‘Yapay zekâ mimarların yerini alacak mı?’ tartışmasını geride bırakarak, daha doğru bir soruya yönelmesini umuyoruz: Mimarlık gibi belirli bir alanın ihtiyaçları için özel olarak geliştirilen bir yapay zekâ nasıl olmalı?” dedi. Yapay zekâ odaklı iş yönetimi platformu Workiom da etkinlikte uluslararası büyüme hedeflerine odaklanacak. Workiom Kurucu Ortağı ve COO’su Nurettin Şendoğan, “Hedefimiz, yapay zekâyı merkeze alan bir şirketin Türkiye’de kurulabileceğini ve küresel ölçekte rekabet edebileceğini kanıtlamak” dedi. 100 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten yatırımcılar, Türkiye’nin yeni küresel başarı hikâyelerini arayacak Türkiye’deki girişimlere yapılan yatırımlar son beş yılda on kat artarak 2025 yılında 700 milyon ABD dolarına ulaştı. Türk girişimleri 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek bir önceki yılın aynı dönemindeki tutarın yedi katından fazlasına ulaştı. Buna karşın Ernst & Young tarafından hazırlanan rapora göre sermayeye erişim hâlâ önemli bir engel oluşturuyor ve Türkiye’deki girişimcilerin yüzde 71’i finansmanı temel zorluklardan biri olarak görüyor. 20 ülkeden, yönettikleri toplam varlık büyüklüğü 100 milyar ABD dolarını aşan 100’den fazla yatırımcı; ölçeklenme potansiyeli taşıyan bir sonraki büyük yapay zekâ girişimini keşfetmek üzere GITEX Ai Türkiye’de bir araya gelecek. Katılımcılar arasında ABD’den 3 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Manhattan Ventures, Birleşik Krallık’tan 2 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Molten Ventures, Malezya’dan 2 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Gobi Partners, BAE’den 200 milyon ABD dolarının üzerinde varlık yöneten Jasoor VC ve Katar’dan 200 milyon ABD dolarının üzerinde varlık yöneten Utopia Capital bulunuyor. Uluslararası pazarlarda büyüyebilecek girişimleri değerlendirmek üzere etkinliğe katılacak yatırımcılardan biri de 3,5 milyar avro büyüklüğündeki WALTER GROUP tarafından desteklenen Avusturya merkezli erken aşama girişim sermayesi yatırımcısı WaVe-X olacak. WaVe-X, otonom karar alabilen yapay zekâ teknolojileri geliştiren HappyRobot’un 1,2 milyar ABD doları değerleme üzerinden 150 milyon ABD doları yatırım almasıyla portföyündeki ilk unicorn’u çıkardı. WaVe-X Genel Müdürü Thomas Muscher, “Küresel potansiyele sahip bir girişimi farklılaştıran unsur; sektörün gerçek bir ihtiyacına yanıt veren bir ürün geliştirmesi ve bu ürünü farklı ülkelere kolaylıkla taşıyabilecek ölçeklenebilir bir iş modeli kurmasıdır” dedi. Türkiye’nin yatırım ekosistemi de etkinlikte önemli bir rol üstlenecek. ÜNLÜ & Co., girişim sermayesi kolu ÜNLÜ Ventures aracılığıyla GITEX Ai Türkiye’ye katılacak. Bloomberg’in 2010–2026 dönemini kapsayan verilerine göre, İstanbul’da kurulan varlık yönetimi grubu, özelleştirmeler hariç, hisse senedi sermaye piyasası işlemlerinde Türkiye’deki özel finans kuruluşları arasında ikinci sırada yer aldı. Şirket, toplam değeri 3,4 milyar ABD dolarına ulaşan 37 işlemde yüzde 23 pazar payı elde etti. ÜNLÜ & Co. Direktörü Emre Dilbe, “Türkiye, küresel ölçekte başarılı teknoloji şirketleri yaratabilecek yeteneğe ve girişimcilik kapasitesine sahip olduğunu şimdiden kanıtladı. Yeni nesil unicorn’ların ortaya çıkabilmesi için daha büyük ve kurumsal yapıya sahip girişim sermayesi fonlarına, yerli kurumsal yatırımcıların ekosisteme daha fazla katılmasına ve uluslararası sermayeyle daha güçlü bağlar kurulmasına ihtiyaç var” açıklamasında bulundu. İnovasyon farklı pazarlarla buluşuyor GITEX Ai Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında gerçekleştirilecek. Etkinlik, GITEX organizasyonlarını dünya genelinde düzenleyen Dubai World Trade Centre ile Informa’nın ortak girişimi inD tarafından organize edilecek. Google Cloud, HPE & NVIDIA, AWS, Schneider Electric, Huawei, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Trendyol, Andevos ve Halkbank gibi bölgesel liderler de etkinlikte yer alacak. Bu güçlü buluşma, girişimlere sektör liderleriyle doğrudan bağlantı kurma, yeni ticari iş birlikleri geliştirme, farklı pazarlara açılma ve potansiyel yatırımcılarla bir araya gelme fırsatı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trabzon iklim ve enerji ağında Haber

Trabzon iklim ve enerji ağında

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik ve iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri kapsamında uluslararası düzeyde kritik bir adım attı. Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in imzasıyla Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi'ne katılım sağlayan belediye, başvurunun onaylanmasıyla birlikte 27 ülkeyi kapsayan ve 10 bin 780'den fazla yerel yönetimin bulunduğu küresel iklim ve enerji ağına katıldı. TRABZON (İGFA) - Enerji verimliliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kentleşme konularındaki faaliyetlerini kararlılıkla sürdüren Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bu alandaki çalışmalarına hız verdi. Daha önce hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) çerçevesinde hareket eden belediye, mevcut planın güncellenmesi sürecini de yürütüyor. Bu süreçte Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç tarafından Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (CoM) imzalanarak resmi üyelik başvurusu yapıldı. Başvurunun kabul edilmesiyle beraber Trabzon Büyükşehir Belediyesi, enerji ve iklimle ilgili çalışmalar yürüten dünyanın en prestijli yerel yönetim ağlarından birine dahil oldu. İKLİM HEDEFLERİNE ULUSLARARASI TAAHHÜT CoM üyeliği ile birlikte Trabzon Büyükşehir Belediyesi, küresel ısınmanın 1,5 derece ile sınırlandırılması yönündeki ortak hedefe destek vererek iklim eylemlerini uluslararası boyutta güçlendirme sözü verdi. Bu doğrultuda; sera gazı salımlarının düşürülmesi, enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması ve iklim değişikliğine karşı uyum kapasitesinin yükseltilmesi planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi; planlama, uygulama, izleme ve raporlama aşamalarını uluslararası standartlara taşıyarak daha etkin hale getirecek. Ayrıca karbon emisyonlarının azaltılması, kentin iklim krizine karşı direncinin artırılması, doğal kaynakların korunması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması için yeni projeler ve politikalar geliştirilecek. DAHA DİRENÇLİ VE YAŞANABİLİR BİR TRABZON Trabzon Büyükşehir Belediyesi, CoM üyeliğinin sağladığı avantajlarla uluslararası bilgi paylaşımından, iş birliklerinden ve başarılı yerel örneklere erişimden maksimum düzeyde faydalanmayı amaçlıyor. Sürdürülebilir kalkınma prensipleriyle yürütülecek çalışmalar sayesinde, enerji kaynaklarının optimizasyonu sağlanarak çevresel etkiler minimize edilecek ve Trabzon'un iklim krizine karşı çok daha dayanıklı bir şehir olması hedeflenecek. Sürdürülebilir kentleşme ve iklim değişikliğiyle mücadele odaklı çalışmalarını önümüzdeki süreçte de artırmayı planlayan Büyükşehir Belediyesi, hayata geçireceği projelerle çevre dostu, sağlıklı ve dirençli bir Trabzon inşa ederek, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir şehir miras bırakmayı hedefliyor.

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU: Haber

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU:

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU: 86 PROJE İÇİN 172,6 MİLYON LİRA HİBE TALEP EDİLDİ Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’nın 17. Etabına Giresun’dan 86 proje sunuldu. Projeler için talep edilen toplam hibe 172 milyon 594 bin 378 liraya ulaştı. Başvuru sayısı önceki dönemin yaklaşık 2,3 katına, talep edilen hibe tutarı ise yaklaşık üç katına çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’nın 2026 yılı 17. Etap başvuru süreci, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre 3 Temmuz 2026 tarihinde tamamlandı. Giresun’da üreticiler, tarımsal işletmeler, kooperatifler ve kırsal alanda yatırım yapmayı planlayan girişimciler tarafından programa toplam 86 proje başvurusu yapıldı. Bu projeler kapsamında Bakanlıktan talep edilen hibe tutarı 172 milyon 594 bin 378 lira oldu. Programın mevzuat altyapısını oluşturan 2026/9 sayılı Tebliğ, 3 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlık daha sonra uygulama esaslarını, başvuru rehberini, satın alma esaslarını, işletme planını ve hibe sözleşmesi belgelerini yayımladı. Uygulama esaslarında son değişiklik 29 Haziran 2026 tarihinde yapıldı. BAŞVURU SAYISI 37’DEN 86’YA ÇIKTI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, bir önceki uygulama döneminde Giresun’dan 37 proje için başvuru yapılmış ve 57 milyon 987 bin 321 lira hibe talep edilmişti. 2026 yılında proje sayısının 86’ya yükselmesiyle başvurular önceki dönemin yüzde 232’sine ulaştı. Başka bir ifadeyle, proje sayısındaki net artış yaklaşık yüzde 132 oldu. Talep edilen hibe tutarı da 57 milyon 987 bin 321 liradan 172 milyon 594 bin 378 liraya çıktı. Böylece toplam talep önceki dönemin yaklaşık yüzde 298’ine ulaşırken, hibe talebindeki net artış yaklaşık yüzde 198 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, Giresun’da kırsal kalkınma desteklerine yönelik ilginin yalnızca proje sayısında değil, yatırımların mali büyüklüğünde de ciddi biçimde arttığını gösterdi. PROJE BAŞINA ORTALAMA HİBE TALEBİ 2 MİLYON LİRAYI AŞTI Giresun’dan sunulan 86 proje için talep edilen toplam hibe dikkate alındığında, proje başına ortalama hibe talebi yaklaşık 2 milyon 7 bin lira oldu. Önceki dönemde ise 37 proje için talep edilen 57 milyon 987 bin 321 liralık toplam tutar, proje başına yaklaşık 1 milyon 567 bin lira seviyesindeydi. Buna göre proje başına ortalama talep de yaklaşık yüzde 28 arttı. Bu artış, başvuruların daha yüksek maliyetli makine, ekipman, tesis, teknoloji ve modernizasyon yatırımlarına yöneldiğine işaret ediyor. HİBE ORANI YÜZDE 50 İLE 70 ARASINDA Program kapsamında uygun bulunan yatırımlara, yatırımın niteliği ve başvuru sahibinin durumuna göre KDV dahil yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği verilebiliyor. Başvurular gerçek kişiler, tüzel kişiler ve tarımsal amaçlı örgütler tarafından yapılabiliyor. Program kapsamında açıklanan üst yatırım limiti ise 30 milyon lira olarak duyuruldu. Ancak yapılan başvuru, projenin doğrudan destek almaya hak kazandığı anlamına gelmiyor. Başvuruların teknik, idari ve mali uygunluk yönünden incelenmesi; yatırımın program amaçlarına, üretim planlamasına ve açıklanan bütçe koşullarına uygun bulunması gerekiyor. Hibe hesabı da başvuruda belirtilen toplam tutar üzerinden otomatik olarak yapılmıyor. Bakanlık tarafından uygun kabul edilen ve hibeye esas proje tutarı içinde değerlendirilen harcamalar dikkate alınıyor. Program dışındaki giderler, uygun bulunmayan maliyetler ve ayni katkılar yatırımcı tarafından karşılanıyor. HANGİ YATIRIMLAR DESTEKLENİYOR? Kırsal Kalkınma Yatırım Programı; tarımsal üretimin artırılmasından ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına, tarımsal işletmelerin modernizasyonundan yeni teknoloji kullanımına kadar geniş bir yatırım alanını kapsıyor. Bakanlığın 2026 programında öne çıkan başlıklar arasında şunlar bulunuyor: Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması,Tarıma dayalı sanayi yatırımları,Hayvansal ve bitkisel üretim tesisleri,Kapalı ortamda bitkisel üretim üniteleri,Soğuk hava deposu ve ürün muhafaza sistemleri,Yenilenebilir enerji kullanılan tarımsal yatırımlar,Tarımsal işletmelerde teknoloji yenileme ve otomasyon,Akıllı tarım, sensör, veri yönetimi ve nesnelerin interneti sistemleri,Yapay zekâ tabanlı üretim izleme ve karar destek sistemleri,Tarımsal robotik ve görüntü işleme uygulamaları,İpek böceği yetiştiriciliği,Kırsal ekonomik altyapının geliştirilmesine yönelik yatırımlar. Bakanlığın program sayfasında akıllı tarım, yapay zekâ tabanlı karar destek sistemleri, otomasyon, görüntü işleme, tarımsal bilişim, yenilenebilir enerji ve ipek böceği yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar da destek başlıkları arasında sıralanıyor. KADINLAR, GENÇLER VE ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ ÖNE ÇIKIYOR Program yalnızca yeni tesislerin kurulmasını değil, faaliyette bulunan işletmelerin kapasite artırımı, teknoloji yenilemesi, modernizasyonu ve otomasyonunu da kapsıyor. Mevzuatta kadın girişimciler, genç girişimciler ve üretici örgütleri kırsal kalkınmanın öncelikli aktörleri arasında ele alınıyor. Genç girişimci, başvuru tarihinde 18 yaşını doldurmuş ancak 41 yaşından gün almamış gerçek kişi olarak tanımlanıyor. Kooperatifler, üretici birlikleri, yetiştirici birlikleri, sulama birlikleri ve tarımsal amaçlı diğer örgütlenmeler de gerekli şartları taşımaları halinde programa başvurabiliyor. Bu yapı, bireysel işletmelerin yanı sıra ortak üretim, ortak işleme, ortak depolama ve pazarlama yatırımlarının da desteklenmesini amaçlıyor. PROJELER İKİ AŞAMALI DEĞERLENDİRİLECEK Başvurular ilk olarak il düzeyinde oluşturulan İl Proje Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenecek. Komisyon; vali yardımcısının başkanlığında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Özel İdaresi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Ticaret Müdürlüğü, Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü ile gerekli görülmesi halinde üniversite, kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşturuluyor. İl komisyonunun uygun bulduğu projeler daha sonra Bakanlık bünyesindeki Merkez Proje Değerlendirme Komisyonuna gönderiliyor. Merkez komisyonu projeleri program esasları, üretim planlaması, yatırım bütçesi ve illere ayrılabilecek kaynaklar doğrultusunda değerlendiriyor. Bu nedenle Giresun’dan yapılan 86 başvurunun tamamının desteklenmesi kesin değil. Desteklenecek proje sayısı; teknik uygunluk, puanlama, bütçe imkânı ve Bakanlığın nihai değerlendirmesi sonucunda belirlenecek. DESTEK ALAN YATIRIMLAR BEŞ YIL İZLENECEK Projesi kabul edilen yatırımcılarla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü arasında hibe sözleşmesi imzalanacak. Yatırımların, onaylanan proje ve satın alma kurallarına uygun olarak tamamlanması gerekecek. Mevzuata göre yatırımcıların uygulama sürecinde belirli dönemlerde ilerleme raporu sunması gerekiyor. Tamamlanan yatırımlar ise nihai ödemenin ardından beş yıl boyunca izlenecek. Bu dönemde yatırımın amacına uygun biçimde faaliyet göstermesi, desteklenen makine ve ekipmanın korunması ve işletmenin sürdürülebilirliğinin devam ettirilmesi gerekecek. AMAÇ SADECE TESİS KURMAK DEĞİL Programın temel amacı yalnızca yeni bina, tesis veya makine yatırımı yapılması değil. Bakanlık, desteklerle birlikte kırsal alanda üretim kapasitesinin artırılmasını, tarım ile sanayi arasındaki bağın güçlendirilmesini ve yerel ürünlerin daha yüksek katma değerle pazara sunulmasını hedefliyor. Program ayrıca; Kırsal nüfusun gelir düzeyinin yükseltilmesini,Aile işletmeleri ile mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin güçlendirilmesini,Tarımsal ürünlerin işlenmeden bölge dışına çıkmasının azaltılmasını,Depolama, paketleme ve pazarlama altyapısının geliştirilmesini,Gıda güvenilirliğinin güçlendirilmesini,Kırsalda yeni istihdam alanları oluşturulmasını,Alternatif gelir kaynaklarının geliştirilmesini,Yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanılmasını amaçlıyor. 2026/9 sayılı Tebliğ de programın temel çerçevesini; kırsal gelirlerin yükseltilmesi, tarımsal üretim ile tarıma dayalı sanayinin bütünleştirilmesi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, kırsal ekonomik altyapının güçlendirilmesi ve yeni teknolojilerin yaygınlaştırılması üzerine kuruyor. GİRESUN İÇİN FINDIKTAN DAHA GENİŞ BİR YATIRIM ALANI Giresun açısından program; fındığın kurutulması, depolanması, işlenmesi, paketlenmesi ve farklı ürünlere dönüştürülmesinin yanında hayvancılık, arıcılık, bitkisel üretim, yöresel ürünler, soğuk zincir, kırsal turizm bağlantılı üretim faaliyetleri ve yenilenebilir enerji yatırımları bakımından da önem taşıyor. Başvuruların yatırıma dönüşmesi halinde Giresun’da yalnızca üretim miktarının değil, ürünlerin işlenme kapasitesinin, raf ömrünün, pazarlama gücünün ve katma değerinin de artması bekleniyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, üreticilerin ve girişimcilerin Bakanlık desteklerinden en yüksek ölçüde yararlanmasını sağlamak amacıyla çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti. Giresun’dan yapılan 86 başvurunun kaçının destekleneceği ve kente tahsis edilecek toplam hibe tutarı, Bakanlığın değerlendirme ve bütçe dağılımının tamamlanmasının ardından kesinleşecek.

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Haber

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI

FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Ferrero Grubu’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirketin kullandığı fındığın yüzde 97’si üreticiye kadar izlenebilir hale geldi. Raporda kakao, kahve ve palm yağında ulaşılan takip oranlarının yanı sıra karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımı ve ambalajların dönüştürülmesine ilişkin veriler de paylaşıldı. Ferrero Grubu, 2024-2025 mali dönemindeki çevresel, sosyal ve tedarik zinciri çalışmalarını kapsayan 17’nci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şirketin kuruluşunun 80’inci yılında açıklanan raporda sürdürülebilirlik çalışmaları; iklim ve çevre, sorumlu ham madde tedariki, tüketim yaklaşımı ile çalışanlar ve toplum başlıkları altında değerlendirildi. Ferrero, özellikle tarımsal ham maddelerin kaynağının takip edilmesine, çiftçilerle yürütülen çalışmalara ve tedarik zincirindeki çevresel risklerin azaltılmasına ağırlık verdiğini bildirdi. (Ferrero) FINDIKTA ÜRETİCİYE KADAR TAKİP ORANI YÜZDE 97 Raporda, Ferrero’nun üretim süreçlerinde kullandığı fındığın yüzde 97’sinin doğrudan üreticiye kadar izlenebildiği belirtildi. Kakao tedarikinde çiftliklerin sınırlarını gösteren tarımsal haritalara kadar izlenebilirlik oranının yüzde 98’e, palm yağında plantasyona kadar izlenebilirliğin yüzde 98,6’ya ve kahvede tarımsal parsel haritalarına kadar takip oranının yüzde 100’e ulaştığı açıklandı. (planetnuts.cl) Ferrero’nun açıkladığı veriler, küresel gıda sektöründe artık yalnızca ham maddenin hangi ülkeden geldiğinin değil, hangi üretim alanında ve hangi üretici tarafından yetiştirildiğinin de giderek daha fazla önem kazandığını ortaya koydu. 230 BİN TARIMSAL ÜRETİM ALANI İNCELENDİ Şirket; kakao, kahve ve palm yağı tedarikçilerine ait yaklaşık 230 bin tarımsal alanın, Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü’ne uyum amacıyla geliştirilen takip sistemi üzerinden incelendiğini açıkladı. Söz konusu sistemle ham maddelerin ormansızlaşmaya yol açan veya mevzuata uygun olmayan üretim alanlarından temin edilmesi riskinin azaltılması amaçlanıyor. (planetnuts.cl) Rapora göre kakao alımlarının yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons ve Fairtrade gibi bağımsız sertifika veya standartlar kapsamında gerçekleştirildi. Kullanılan palm yağının tamamının RSPO sertifikalı, kahvenin tamamının ise Rainforest Alliance sertifikasına sahip olduğu bildirildi. TEDARİK STRATEJİSİNİN MERKEZİNDE TARIMSAL ÜRETİM VAR Ferrero, temel ham maddelerin tedarik sürecini “Ferrero Farming Values” adı verilen yaklaşım üzerinden yürüttüğünü duyurdu. Bu sistem; tedarikçilerin denetlenmesi, ürünün kaynağının izlenmesi, bağımsız sertifikasyon, iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi, üretici topluluklarının desteklenmesi ve sektör genelinde iş birliği kurulması olmak üzere beş temel unsur üzerine oluşturuldu. Ferrero Grubu Üst Yöneticisi Lapo Civiletti, söz konusu yaklaşımın tedarikçi sorumluluğunu güçlendirmeyi, çiftçileri desteklemeyi ve farklı tarımsal ürünlerin kendine özgü üretim koşullarına göre çalışma modelleri geliştirmeyi amaçladığını belirtti. (Ferrero) KARBON SALIMINDA YÜZDE 7,2’LİK AZALMA Raporda şirketin doğrudan faaliyetlerinden ve satın aldığı enerjiden kaynaklanan Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı salımlarının, önceki mali döneme göre yüzde 7,2 azaltıldığı açıklandı. Ferrero’ya ait 24 üretim tesisinin şebekeden temin edilen yüzde 100 yenilenebilir elektrikle çalıştığı, üretim tesislerine özel karbon azaltma yol haritaları hazırlanabilmesi amacıyla da “Karbonsuzlaşma Merkezi” kurulduğu bildirildi. (planetnuts.cl) Şirket ayrıca ilk kez grup genelindeki su ayak izini hesapladığını ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini hedefleyen Alliance for Water Stewardship oluşumuna katıldığını duyurdu. AMBALAJLARIN YÜZDE 92,9’U DÖNÜŞÜME UYGUN TASARLANDI Ferrero’nun kullandığı ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir olacak şekilde tasarlandığı kaydedildi. Ambalajların yüzde 86,8’inin ise mevcut toplama ve geri dönüşüm sistemleri içerisinde uygulamada da dönüştürülebilir durumda olduğu belirtildi. Ferrero Rocher kutularında yapılan tasarım değişikliğiyle ürün başına kullanılan plastik oranının 2019-2020 dönemine göre yüzde 14,7 azaltıldığı, Eylül 2021’den bu yana yaklaşık 16 bin ton plastik kullanımının önüne geçildiği bildirildi. (planetnuts.cl) TARIMSAL TEDARİKTE YENİ DÖNEM Ferrero’nun açıkladığı rapor, büyük gıda şirketlerinin tedarik politikalarında izlenebilirlik, çevresel uygunluk, üretici kayıtları, sertifikasyon ve karbon ayak izinin giderek daha belirleyici hale geldiğini gösterdi. Dünya fındık üretimi ve ihracatında önemli bir konuma sahip Türkiye açısından da üreticinin kayıt altına alınması, bahçelerin dijital olarak haritalandırılması, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve ürünün bahçeden fabrikaya kadar izlenebilmesi, önümüzdeki dönemde uluslararası ticaretin temel şartları arasında yer almaya devam edecek. Son paragrafta, raporun Türkiye ve Giresun fındık sektörü bakımından taşıdığı muhtemel sonuçlar gazetecilik değerlendirmesi olarak ayrıca işlendi. Kaynak: Camila Muñoz Silva/PlanetNuts için gazeteci https://planetnuts.cl/informe-de-sostenibilidad-2025-de-ferrero-destaca-avances-en-trazabilidad-descarbonizacion-y-abastecimiento-responsable/

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.