Hava Durumu

#Yatırımlar

giresunsonhaber - Yatırımlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırımlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VALİ KOÇ GİRESUN 1. OSB’DE: DÖRT KÖYÜN ULAŞIMINI SAĞLAYAN YOL YENİLENECEK Haber

VALİ KOÇ GİRESUN 1. OSB’DE: DÖRT KÖYÜN ULAŞIMINI SAĞLAYAN YOL YENİLENECEK

VALİ KOÇ GİRESUN 1. OSB’DE: DÖRT KÖYÜN ULAŞIMINI SAĞLAYAN YOL YENİLENECEK Giresun Valisi Mustafa Koç, 1. Organize Sanayi Bölgesi'nde üretim yapan bir işletmeyi ziyaret ederek sanayi faaliyetlerini inceledi. Ardından Kemaliye, Ortaköy, İncegeriş ve Evrenköy köylerine ulaşım sağlayan 1.500 metrelik grup yolunda incelemelerde bulundu. Yolun 900 metresine beton, 600 metresine ise sıcak asfalt kaplama yapılması planlanıyor. 1995 yılında kurulan ve Giresun'un ilk organize sanayi bölgesi olan 1. OSB, tekstil, fındık ve gıda işleme, metal, makine, mobilya ve yapı malzemeleri üretimiyle kent ekonomisinde önemli bir yere sahip. Valiliğin 2021 yılı kayıtlarında bölgede 36 firmaya parsel tahsisi yapıldığı, 27 fabrikada 2.120 kişinin istihdam edildiği belirtiliyor. Giresun Valisi Mustafa Koç, 16 Ekim 2026 tarihinde Giresun 1. Organize Sanayi Bölgesi'nde incelemelerde bulundu. Valilik tarafından yapılan açıklamaya göre Vali Koç, dayanıklı mutfak aletleri üretimi yapan bir işletmeyi ziyaret ederek üretim faaliyetleri hakkında yetkililerden bilgi aldı. İşletme ziyaretinin ardından OSB içerisinden geçerek çevredeki yerleşim yerlerine ulaşım sağlayan grup yolunu inceleyen Koç'a, planlanan yol çalışmaları hakkında bilgi verildi. DÖRT KÖYE ULAŞIM SAĞLAYAN 1.500 METRELİK YOL YENİLENECEK Kemaliye, Ortaköy, İncegeriş ve Evrenköy köylerinin ulaşımında kullanılan grup yolunda iki farklı kaplama yönteminin uygulanması planlanıyor. Valiliğin açıklamasına göre toplam 1.500 metre uzunluğundaki yolun 900 metrelik bölümünde beton yol kaplaması, kalan 600 metrelik bölümünde ise sıcak asfalt kaplaması yapılması öngörülüyor. Planlanan düzenlemenin, bölgedeki köylerin ulaşım koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor. Söz konusu güzergâhın OSB içerisinden geçmesi nedeniyle yolun sanayi bölgesiyle çevresindeki yerleşim yerleri arasındaki ulaşım bakımından da önemi bulunuyor. GİRESUN 1. ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ 1995 YILINDA KURULDU Giresun'un ilk organize sanayi bölgesi olan 1. OSB, 10 Nisan 1995 tarihinde Giresun İl Özel İdaresi, Giresun Belediyesi ve Giresun Ticaret ve Sanayi Odasının katılımıyla kuruldu. Yaklaşık 70 hektarlık alana sahip organize sanayi bölgesinin temel altyapı çalışmalarının 2006 yılında tamamlandığı, ilerleyen yıllarda yol ve altyapı yenileme ihtiyaçlarının gündeme geldiği biliniyor. Giresun Valiliğinin 17 Haziran 2021 tarihli açıklamasına göre bölgede 41 sanayi parseli bulunuyordu. Bu parsellerden 40'ı, toplam 36 firmaya tahsis edilmişti. Aynı açıklamada, farklı sektörlerde faaliyet gösteren 27 fabrikada 2.120 kişiye istihdam sağlandığı belirtilmişti. Bu rakamlar 2021 yılına ait olup 2026 yılındaki güncel işletme ve çalışan sayısını göstermiyor. Sonraki yıllarda bölgede yeni tesis yatırımları ve kapasite artışları gerçekleştirildi. FINDIKTAN TEKSTİLE, MAKİNEDEN METAL SANAYİNE KADAR ÜRETİM Giresun 1. OSB, yalnızca fındık işleme faaliyetleriyle sınırlı kalmayan, farklı sanayi kollarının bir arada bulunduğu bir üretim merkezi niteliği taşıyor. Valiliğin 2021 yılında yayımladığı sektörel dağılıma göre bölgede tekstil ve hazır giyim alanında 7, fındık ve gıda ürünleri alanında 4, metal sanayisinde 5, yapı malzemeleri ve yalıtım sektöründe 4 fabrika faaliyet gösteriyordu. Aynı dönemde makine imalatı, büro ve ev mobilyaları, otomotiv yedek parça, yem üretimi ve dış mekân sera çiçekçiliği alanlarında da işletmeler bulunuyordu. Sanayi bölgesindeki üretim çeşitliliği, Giresun'un geleneksel tarıma dayalı ekonomik yapısının yanında imalat sanayisinin gelişmesi bakımından önem taşıyor. YENİ YATIRIMLARLA ÜRETİM KAPASİTESİ GELİŞİYOR Giresun 1. OSB'de son yıllarda mevcut işletmelerin üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlar da gündeme geldi. Mayıs 2025'te tekstil sektöründe faaliyet gösteren GİTEKS'in yeni tesisinin açılışı gerçekleştirilirken GİYSUN'un yeni üretim tesisinin temeli atılmıştı. Bu yatırımların bölgedeki üretim ve istihdam kapasitesinin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Vali Mustafa Koç'un son ziyareti de sanayi bölgesindeki üretim faaliyetleri ile çevre köylerin ulaşım ihtiyaçlarının birlikte değerlendirildiği bir inceleme oldu. Giresun 1. Organize Sanayi Bölgesi'nde planlanan yol çalışmasının tamamlanmasıyla Kemaliye, Ortaköy, İncegeriş ve Evrenköy köylerine ulaşım sağlayan güzergâhta yol standardının iyileştirilmesi amaçlanıyor.

Hyundai, Yeni BAYON ve TUCSON’u Paris Otomobil Fuarı’nda Görücüye Çıkardı Haber

Hyundai, Yeni BAYON ve TUCSON’u Paris Otomobil Fuarı’nda Görücüye Çıkardı

Yeni BAYON, iddialı SUV tasarımı, gelişmiş bağlantı özellikleri ve üst segment konforuyla dünya prömiyerini Paris’te gerçekleştirdi. Yeni TUCSON, akıllı hibrit motor seçenekleri, geniş iç mekânı ve Pleos Connect ile yeni nesil bağlantı deneyimini Avrupa prömiyerinde sunarken, sportif TUCSON N Line dünya sahnesine çıkıyor. Hyundai, Paris Otomobil Fuarı’nda Yeni BAYON’un dünya prömiyeri başta olmak üzere üç önemli modelin tanıtımını gerçekleştirdi. Tamamen yenilenen B-SUV modelinin global tanıtımının yanı sıra Hyundai, Avrupa ürün gamının merkezini güçlendiren Avrupa versiyonu TUCSON ve TUCSON N Line’ı da sundu. Marka ayrıca tamamen elektrikli hafif ticari aracı STARIA Cargo’yu sergiledi. Şirketin Avrupa’daki büyümesinin yeni aşamasını temsil eden yeni SUV modellerinin tanıtımı ve yeni müşteri segmentlerine girişi, bölgede yürütülen önemli stratejik marka girişimleriyle desteklendi. Bunlar arasında Hyundai’nin UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak futbolseverler ve müşterilerle bağ kurma hedefi ile Waymo ortaklığının uluslararası pazarlara genişletilmesi olasılığı yer alıyor. Avrupa’da, Avrupalı müşteriler için tasarlanıp geliştirilen ve bugünlerde bayilerde yerini alan Yeni IONIQ 3’ün de bulunduğu Hyundai standı, markanın Avrupa’daki büyümeye yönelik stratejik odağını ve mobilitenin geleceğine ilişkin vizyonunu yansıtıyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve Global CEO’su José Muñoz, “Hyundai, yaklaşık 50 yıldır Avrupa’da otomobil satıyor. Bu süre içinde müşterilerimiz araçlarımıza ve güvenilir servis ağımıza güven duymaya başladı. Bugün Avrupa’da sattığımız araçların yaklaşık yüzde 80’i Avrupa’da üretiliyor. Yerelleşmeye devam ederken 2030 yılına kadar burada yaklaşık 3 milyar euro yatırım yapmış olacağız. Yeni BAYON ve TUCSON, Avrupalı müşterilerin istediği ve değer verdiği teknoloji ve özelliklerle bu bölge için tasarlandı ve geliştirildi” dedi. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise, “Paris’teki varlığımız, Hyundai’nin Avrupa’daki hedeflerinin açık bir göstergesi. Önemli model prömiyerleri, markamızı milyonlarca insana daha da yaklaştıran ortaklıklar ve bölgede devam eden yatırımlarımızla hem Hyundai’nin bugünkü gücünü hem de bir sonraki aşamamıza yön veren hedeflerimizi ortaya koyuyoruz” dedi. Yeni Hyundai BAYON: Gerçek SUV Tasarımı, Üst Segment Konforu ve İleri Teknoloji 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren Yeni BAYON, günlük mobiliteye iddialı bir karakter, gelişmiş özellikler ve yüksek yolcu konforu kazandıran gerçek bir B-SUV olarak öne çıkıyor. Hyundai’nin tasarım ve teknolojiyi kompakt SUV segmentinde bir araya getiren başarılı yaklaşımını yansıtan Yeni BAYON, markanın Avrupa’daki hedeflerini temsil ediyor ve yeni müşterilere ulaşması için güçlü bir fırsat sunuyor. Yeni BAYON; çeviklik, pratiklik ve günlük kullanım kolaylığını bir araya getirirken daha güçlü bir SUV kimliği benimsiyor. İddialı dış tasarımını sezgisel teknolojiler, gelişmiş sürücü destek sistemleri (ADAS) ve tüm yolcular için artırılmış konfor sunan bir iç mekân tamamlıyor. BAYON N Line, Hyundai’nin ödüllü N modellerinden ilham alan, versiyona özel 18 inç jantlar ve parlak siyah kaplamalar dâhil olmak üzere özel dış ve iç tasarım unsurlarıyla daha keskin ve performans odaklı bir karakter sunuyor. Entegre çift egzoz çıkışına sahip arka difüzör sportif görünümü güçlendiriyor. İç mekândaki N Line’a özel kumaş ve tekstil süet koltuklar ise dinamik ve premium karakteri vurguluyor. BAYON’un bağlantı ve kullanım kolaylığı özellikleri arasında, uyumlu akıllı telefon ve saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı sağlayan Hyundai Digital Key 2, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto ile akıllı telefon entegrasyonu ve kablosuz şarj yer alıyor. Opsiyonel çift 12,3 inç kavisli ekran, kesintisiz bir bağlantı deneyimini destekliyor. Isıtmalı ve havalandırmalı ön koltukları; artırılmış diz mesafesi, sırtlık eğimi ayarlanabilen arka koltuklar, orta kol dayama, ısıtmalı arka koltuklar ve arka yolculara özel havalandırma çıkışları tamamlıyor. Açılabilir panoramik sunroof ile birlikte bu özellikler, kompakt SUV sınıfından daha büyük segmentlerde sunulan yolcu konforunu BAYON’a taşıyor. Daha uzun aks mesafesi arka diz mesafesini artırırken Yeni BAYON, hem önde hem arkada sınıfının lideri baş ve omuz mesafesi sunuyor. Bagaj tabanının altındaki ek saklama alanıyla desteklenen 440 litrelik bagaj hacmi de kullanım kolaylığını artırıyor. Yolcu alanı, pratik saklama çözümleri, çok yönlülük ve kompakt dış boyutların birleşimi, Yeni BAYON’u günlük ulaşım, aile kullanımı ve uzun yolculuklar için ideal bir kompakt SUV hâline getiriyor. 90 PS ve 115 PS seçeneklerine sahip 1.0 T-GDI motorla satışa sunulacak Yeni BAYON’un ürün gamına ilerleyen dönemde 1.6 HEV hibrit motor da eklenecek. 138 PS güç üretmesi ve 102 g/km’den başlayan CO₂ emisyonu sunması öngörülen Yeni BAYON HEV, direksiyon üzerindeki kulakçıklarla kontrol edilen uyarlanabilir rejeneratif frenleme sistemiyle elektrikli araçlara benzer, farklı bir sürüş deneyimi sunacak. Yeni BAYON, şehir trafiğinde, otoyollarda ve park manevralarında sürücülere yardımcı olmak için tasarlanan kapsamlı Hyundai SmartSense paketini sunuyor. Mevcut teknolojiler arasında Otoyol Sürüş Asistanı 2 (HDA 2), Çevre Görüş Monitörü (SVM), Kör Nokta Görüntüleme Monitörü (BVM), Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 (FCA 2), Akıllı Hız Sabitleyici (SCC), Şerit Takip Asistanı 2 (LFA 2), Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA), Arka Çapraz Trafik Çarpışma Önleme Asistanı (RCCA) ve Geri Park Çarpışma Önleme Asistanı (PCA-R) bulunuyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “Yeni BAYON, bir güncellemeden çok daha fazlası. Daha iddialı tasarım, daha fazla alan, daha yüksek konfor ve müşterilerin normalde daha büyük araçlardan beklediği teknolojilerle SUV karakterini güçlendirdik. Avrupa’nın en önemli segmentlerinden birinde BAYON, yeni müşterilere ulaşmak için bize daha güçlü bir fırsat sunuyor. 2027’de ürün gamına katılacak hibrit motor seçeneğiyle BAYON bu ivmeyi sürdürecek” dedi. Yeni TUCSON’un Avrupa Prömiyeri ve TUCSON N Line Hyundai, Paris’te Yeni TUCSON’un Avrupa versiyonunu da tanıtırken modele daha dinamik ve özgün bir görünüm kazandıran Yeni TUCSON N Line’ı ilk kez sergiledi. Daha büyük, daha iddialı ve daha akıllı olan Yeni TUCSON, bugüne kadarki en iyi TUCSON olarak öne çıkıyor. İddialı C-SUV, gelişmiş elektrik destekli motor seçeneklerini Hyundai’nin yeni nesil bilgi-eğlence sistemi Pleos Connect ile birleştiriyor. Sınıfının en büyük ekranını 17 inç boyutuyla sunan sistem, artırılmış konfor ve çok yönlü kullanım imkânını destekliyor. Artırılan boyutları, geniş ve esnek iç mekânıyla Yeni TUCSON; günlük ulaşım ve aile kullanımından uzun yolculuklara ve boş zaman aktivitelerine kadar geniş bir müşteri ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. Arka kapıların açılma açısı, araca giriş çıkışı kolaylaştırmak için 73 dereceden 83 dereceye yükseltildi. Yeni model, 1.038 mm ön baş mesafesi, 1.002 mm arka diz mesafesi ve 1.470 mm ön omuz mesafesiyle sınıfının en geniş iç mekânını sunuyor. İlk neslinin 2004 yılında tanıtılmasından bu yana TUCSON, Avrupa genelinde 2 milyon adetten fazla satışla Hyundai’nin bölgedeki en başarılı modellerinden biri hâline geldi. 2020 sonunda satışa sunulan dördüncü nesil, Avrupa’da bireysel müşterilere yapılan satışlarda C-SUV segmentinin en çok tercih edilen modeli oldu ve 2025 yılında da liderliğini korudu. Bu başarı, müşterilerin TUCSON’a duyduğu güveni ortaya koyuyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “Bir ikonu yenilemek hiçbir zaman kolay değildir. Daha temkinli davranıp başarılı bir modeli geliştirmekle yetinebilirdik. Ancak bu, Hyundai’nin yaklaşımı değil. Tasarım ve konfordan teknoloji ve verimliliğe kadar müşteriler için önemli olan her alanda TUCSON’u ileri taşımak için kendimize meydan okuduk. Ortaya çıkan sonuç, yalnızca bir sonraki TUCSON değil; bugüne kadar ürettiğimiz en iyi TUCSON” dedi. Yeni TUCSON, Hyundai’nin ‘Art of Steel’ tasarım dili aracılığıyla ‘Bold by Design’ anlayışını yansıtıyor; yapısal sağlamlığı güçlü bir yol duruşuyla birleştiriyor. Kaslı dış oranlarından rafine iç mekânına kadar her unsur, işlev odaklı mühendisliği ve estetik vizyonu ortaya koyuyor. Dış tasarım, çeliğin doğal gerilimini ve gücünü sergileyen belirgin, kaslı çamurluklar etrafında şekilleniyor. Bu görünüm, sade kapı yüzeyleri ve keskin gövde çizgileriyle dengelenerek Yeni TUCSON’un iddialı SUV imajını güçlendiriyor. Ön bölümde H-Edge aydınlatma, dolaylı merkezi aydınlatmayı kenar aydınlatmasıyla birleştirerek aracın yatay oranlarını vurguluyor ve daha geniş, daha dengeli bir görünüm oluşturuyor. Arkadaki heykelsi Prism arka lambalar ise aracın hacmini ve dış hatlarını belirginleştiriyor. Üç boyutlu iç yapısı, özgün bir aydınlatma imzası oluştururken arka tasarımın hassas ve teknolojik karakterini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, donanıma bağlı olarak Micro Pixel Lighting (MPL) ile de sunuluyor. 25.600 ayrı LED piksel kullanan sistem, hassas biçimde kontrol edilen ışık dağılımının yanı sıra karşılama ve uğurlama animasyonları da sunuyor. LED arka lambalar, Avrupa ürün gamının tamamında standart olarak yer alıyor. TUCSON N Line, özel N Line dış tasarım paketiyle dinamik ve etkileyici bir görünüm sunuyor. Modele özel tasarım detayları kaslı karakterini keskinleştirirken 20 inç alaşım jantlar atletik duruşunu güçlendiriyor. N Line tasarımı, Yeni TUCSON’un güçlü görsel temeli üzerine inşa ediliyor. Performanstan ilham alan diğer tasarım unsurları arasında belirgin alt spoylere ve saten siyah hava kanallarına sahip daha köşeli bir ön tampon bulunuyor. Bunları kaslı yan etekler, gövde rengindeki alt kapı kaplamaları, parlak siyah yan aynalar ve C sütunu detayları, gövde renginde difüzör etkili eklentilere ve çift egzoz çıkışına sahip arka tampon tamamlıyor. Sportif parlak detaylar ile ön bölüm, bagaj kapağı ve ön çamurluklardaki dikkat çekici N Line logoları, Yeni TUCSON’un temel oranlarını ve iddialı SUV kimliğini değiştirmeden daha alçak, daha keskin ve daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni TUCSON, ön sırada segmentinin en geniş baş, omuz ve bacak mesafesini, ikinci sırada ise sınıfının lideri baş ve diz mesafesini sunuyor. Sınıfının en iyi değeri olan 695 litrelik bagaj hacmine; Relaxation koltuk, elektrikli direksiyon ayarı, çoklu hava moduyla dolaylı havalandırma ve Ergomotion koltuklar gibi ek konfor özellikleri eşlik ediyor. Böylece TUCSON, segmentinde benzersiz bir konfor paketi sunuyor. İç mekân, işlev odaklı tasarımıyla SUV’larda minimalizmi yeniden tanımlıyor. İki katmanlı ön konsol, biçim ve işlevi birleştiriyor: yatay üst katman görsel konfor ve netlik sağlarken alt bölümdeki derin, açık raf saklama alanı sunuyor. N Line modellerinde, sportif tekstil süet kaplı koltuklarda, kapılarda ve ön konsolda kontrast oluşturan kırmızı detaylarla tamamlanan özel Black Monotone iç mekân bulunuyor. Delikli deri tutma alanlarına, kırmızı dikişlere ve koyu metal detaylara sahip N direksiyon simidi, kabinin sportif hissini güçlendiriyor. Bu unsurlar, standart modelin geniş ve pratik mimarisini korurken iç mekâna daha dinamik bir karakter kazandırıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı yeni nesil Hyundai Pleos Connect bilgi-eğlence sistemi, 12,9 veya 17 inç boyutlarında sunulan merkezi ekranı ince, 9,9 inç sürücü ekranıyla birleştirerek daha akıllı ve sezgisel bir bağlantı deneyimi sağlıyor. TUCSON’un Gleo AI sesli asistanı, canlı verilerle bu deneyimi geliştiriyor ve sürücülerin ekran menüleri arasında gezinmeden işlevlere ve bilgilere ulaşmasını sağlıyor. Android Automotive OS platformu, uyumlu uygulamalara ve bağlantılı hizmetlere entegre erişim de sağlıyor. Kablosuz (OTA) yazılım güncellemeleri, belirli araç sistemleri ve bilgi-eğlence işlevlerinin uzaktan güncellenmesine olanak tanıyor. Yeni TUCSON, araç içi ses deneyimini geliştirmek için 12 hoparlörlü Bang & Olufsen premium ses sistemiyle de sunuluyor. Smart Mood Lamp ile etkileşimli ambiyans aydınlatması, kabin deneyimini daha da zenginleştiriyor. Hyundai Digital Key 2 ise uyumlu akıllı telefon ve saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı sağlıyor. Sürücünün dikkatinin dağılmasını azaltmak için sık kullanılan bilgiler ve kontroller, sürücünün doğal görüş alanına yerleştiriliyor. Dijital gösterge ekranı direksiyon simidinin üzerinde konumlanırken opsiyonel Head-Up Display, temel sürüş bilgilerini doğrudan ön cama yansıtıyor. Böylece sürücüler gözlerini yoldan ayırmadan bilgi alabiliyor. Elektrikli olarak ayarlanabilen direksiyon simidi, ideal sürüş konumunu bulmayı ve araca giriş çıkışı kolaylaştırıyor. Merkezi bilgi-eğlence ekranının altındaki fiziksel düğmeler, temel işlevlere doğrudan erişim sağlıyor. Uzatılmış orta konsol kol dayama bölümü, merkezi ekran kullanılırken ek destek sunmak üzere tasarlandı. Konsolda, küçük kişisel eşyalar için gizli saklama alanlarının yanı sıra iki adet 15 W kablosuz şarj ünitesi bulunuyor. Dört adet 100 W USB-C bağlantı noktası ise dizüstü bilgisayarların, tabletlerin ve diğer uyumlu cihazların kabin genelinde hızlı şarj edilmesini sağlayarak sınıfının lideri şarj kolaylığını destekliyor. Yeni TUCSON’un merkezinde, Hyundai’nin gelişmiş yeni nesil hibrit sistemini de içeren elektrik destekli motor seçenekleri yer alıyor. Sistem, hızlı tepki veren performansı verimli ve rafine günlük sürüşle birleştirmek üzere geliştirildi. Hibrit modellerde sunulan HEV Stay Mode, içten yanmalı motor kapalıyken klima, ses sistemi ve cihaz şarjı gibi belirli araç işlevlerinin uzun süre kullanılabilmesini sağlıyor. Böylece duraklamalar ve molalar sırasında daha sessiz ve konforlu bir kabin ortamı sunuluyor. Yeni TUCSON’un hibrit motoru 245 PS güç ve 380 Nm tork üretiyor. Şarj edilebilir hibrit TUCSON PHEV ise 1,6 litrelik turbo benzinli motoru 17,1 kWh batarya ve elektrik motoruyla birleştirerek 292 PS güç ve 380 Nm tork sunuyor. Nihai homologasyona tabi olmak üzere, 17 inç jantlarla tahmini 81 km’ye kadar tamamen elektrikli menzil sağlıyor. 7,2 kW araç içi şarj ünitesi, evde veya halka açık şarj noktalarında kolay AC şarj imkânı sunuyor. Ayrıca altı ileri manuel şanzımanla veya 48 V hafif hibrit sistem ve yedi ileri çift kavramalı şanzımanla (7DCT) sunulan 150 PS gücünde 1.6 T-GDI benzinli motor da bulunuyor. TUCSON, kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek sistemleriyle sınıfının lideri bir güvenlik paketi sunuyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 ve Otoyol Sürüş Asistanı 2; Akıllı Hız Limiti Asistanı (ISLA) ve Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici gibi teknolojileri tamamlıyor. ISLA, algılanan hız sınırlarına uyulmasında sürücüye destek olurken Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici, belirli yol koşullarına göre araç hızını ayarlamak için navigasyon bilgilerini kullanıyor. Yeni TUCSON’un hibrit versiyonu, 1.910 kg’ye kadar sınıfının lideri çekme kapasitesi sunuyor. Şarj edilebilir hibrit versiyon ise yüzde 12 eğimde 1.810 kg’ye kadar çekme kapasitesine sahip. Römorkla Geri Manevra Asistanı (TRA), römorkla geri giderken direksiyon kontrolüne destek vererek düşük hızlı manevraları kolaylaştırmak üzere tasarlandı. Hyundai, Yeni STARIA Cargo ile Elektrikli Araç Uzmanlığını Hafif Ticari Araç Segmentine Taşıyor Hyundai, Avrupa’daki SUV hamlesinin yeni aşamasının yanı sıra işletmeler ve profesyonel kullanıcılar için gelişmiş elektrikli performansı pratik günlük kullanımla birleştirmek üzere tasarlanan tamamen elektrikli hafif ticari aracı STARIA Cargo’yu da sergiledi. Hyundai, elektrikli araç uzmanlığından yararlanarak Avrupalı ticari kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak için ürün gamını hafif ticari araç segmentine genişletiyor. STARIA Cargo, 450 km’ye kadar WLTP menzili ve 800 voltluk elektrik mimarisiyle sınıfının lideri yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj performansı sunuyor. Bu özellikler, aracın kullanım dışı kaldığı süreyi azaltarak verimliliği artırıyor. 160 kW (218 PS) elektrik motoru güçlü performans sağlarken 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg çekme kapasitesi ve üç Euro paletlik yükleme alanı, çok çeşitli profesyonel kullanım alanlarını destekliyor. STARIA Cargo, azami 1.040 kg yükünü taşırken dahi teknik olarak 2.000 kg’ye kadar römork çekebiliyor ve böylece yüksek esneklik sunuyor. Kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek teknolojileri, güvenli ve kolay günlük kullanımı destekliyor. Hyundai’nin elektrikli araç teknolojilerindeki liderliğini binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konforla birleştiren STARIA Cargo, profesyonel kullanıcıların elektrikli mobiliteye geçişini daha pratik hâle getirirken günlük ticari kullanımın gerekliliklerini karşılamak üzere tasarlandı. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “İşletmeler elektrifikasyon ile verimlilik arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı. STARIA Cargo’yu tam da bu nedenle geliştirdik. 450 km menzili ve 800 voltluk mimarisinin sağladığı ultra hızlı şarjı, profesyonel müşterilerin her gün ihtiyaç duyduğu taşıma, çekme ve yükleme kapasitesiyle birleştiriyor. Sonuç, Avrupalı kullanıcıların ihtiyaçları etrafında geliştirilen tamamen elektrikli bir hafif ticari araç” dedi. STARIA Cargo’nun iç mekânında, temel araç işlevlerine sezgisel erişim sunan 12,3 inç dokunmatik ekranı ve dijital gösterge panelini içeren Hyundai Connected Car Navigation Cockpit (ccNC) bulunuyor. Bağlantılı işlevler; uzaktan araç yönetimini, şarj durumunun izlenmesini ve klima kontrolünü destekliyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı (V2L), hem dışarıdan hem de yük alanındaki iç priz aracılığıyla 3,5 kW güçle kullanılabiliyor. Bu özellik, harici elektrikli cihazların doğrudan araçtan çalıştırılmasını sağlayarak günlük kullanım esnekliğini artırıyor. Hyundai, Avrupa genelindeki yerel ticari müşterilerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmış dönüşüm çözümleri sunmak için üstyapı ortaklarıyla da çalışıyor. Şirket, gelecekte farklı Avrupa pazarlarında Hyundai bayileri üzerinden sunulabilecek standart dönüşüm çözümlerini de değerlendirerek müşterilere daha tutarlı ve kolay bir deneyim sağlamayı hedefliyor. Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Hyundai’nin Paris standında, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak çok yıllı ortaklığını tanıtan özel bir alan bulunuyor. UEFA Champions League kupası, basın günü olan 12 Ekim Pazartesi günü Hyundai’nin Paris Otomobil Fuarı standında sergileniyor. Ortaklık, şirketin Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine yönelik bağlılığını temsil ediyor. 2026/27 sezonunda başlayan iş birliği, 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek. Futbol, Hyundai için köklü bir alan. Şirket, yaklaşık 30 yıldır en büyük uluslararası turnuvalardan dünyanın dört bir yanındaki kulüplere ve federasyonlara kadar futbolun en üst seviyelerine destek veriyor. UEFA Champions League ortaklığı, bu bağlılığı Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor. UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki ortak noktalar, ölçeğin ötesine geçiyor. Turnuvadaki takımlar, dünyanın her köşesinden yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’da en üst seviyede mücadele ediyor. Hyundai ise global ölçeğinin gücünden yararlanırken Avrupa’da araç tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; kıta genelinde satış gerçekleştiriyor. Hyundai, ‘İnsanlık İçin İlerleme’ marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeye ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmaya odaklanıyor. UEFA ile European Football Clubs’ın ortak girişimi UC3 ile yürütülen bu iş birliği, UEFA Champions League etkileşimleri ve Hyundai’nin mobilite çözümleri aracılığıyla şirket, Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Böylece milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu etki yaratmayı hedefliyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “UEFA Champions League ile Hyundai’yi ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefi yönlendiriyor. Bu ortaklığa bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla giriyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş önemli yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, gelecekteki ürün gamımıza öncülük ediyor” dedi. UEFA Champions League, dünyanın en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu. Dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden biri turnuvaya ilgi duyuyor. 36 kulübün yer aldığı organizasyon, geniş bir futbolsever kitlesiyle etkileşim kurmak ve Hyundai’nin robotik ile fiziksel yapay zekâdan Avrupalı müşterilere özel yazılım ve akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek yönünü göstermek için ideal bir platform sunuyor. Hyundai ve Waymo, Otonom Mobilite Ortaklığını Uluslararası Pazarlara Genişletmeyi Değerlendirecek Hyundai ve Waymo, otonom mobilite hizmetleri alanındaki stratejik ortaklıklarını uluslararası pazarlara genişletme potansiyelini değerlendirecek. Otonom sürüşe hazır ilk IONIQ 5 araçları, Waymo Driver sistemiyle donatılmak üzere bu yıl ABD’de Waymo’ya teslim ediliyor. Hyundai, Paris Otomobil Fuarı standında bu teknolojiyi de tanıtıyor. Waymo ortaklığı kapsamında Hyundai araçları, ABD’de otonom yolculuk çağırma hizmetlerinde kullanılacak. Uluslararası pazarların da bu yolculuğun bir parçası olması öngörülüyor. Ödüllü, tamamen elektrikli IONIQ 5, ultra hızlı şarj kabiliyetine sahip Hyundai’nin gelişmiş 800 voltluk mimarisi üzerine inşa ediliyor. Böylece dünya standartlarında elektrikli verimliliği ve son derece sessiz performansı otonom mobiliteye taşıyor. Sorunsuz entegrasyon için özel olarak geliştirilen IONIQ 5, Hyundai’nin gelişmiş elektrikli araç platformunu Waymo’nun altıncı nesil otonom donanım ve yazılım sistemiyle birleştiriyor. Araç, özel olarak tasarlanan yedekli fren ve direksiyon sistemleriyle güvenli, akıcı ve güvenilir bir yolculuk sunuyor. Hyundai ve Waymo, trafik kaynaklı can kayıplarının sıfıra indirilmesini ve herkes için adil, stressiz mobiliteyi hedefleyen ortak global vizyon Vision Zero doğrultusunda ölçülebilir ilerleme sağlamaya odaklanıyor. Gelişmiş Robotik Teknolojileri Hyundai’nin Global Dönüşümüne Öncülük Edecek Hyundai, fiziksel yapay zekâ ve robotik şirketine dönüşümünün bir parçası olarak 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda robotik yeniliklerini de sergiliyor. Bu dönüşüm, Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz tarafından bu yılın başlarında düzenlenen CEO Investor Day 2026’da vurgulandı. Fuar ziyaretçileri, Hyundai Motor Group şirketi Boston Dynamics’in çevik, dört ayaklı robotu Spot’u inceleyebiliyor, robotla etkileşim kurabiliyor ve selfie çekebiliyor. Hyundai’nin insanları birlikte çalışabilecekleri robotlarla buluşturarak insanlığın ilerlemesine katkı sunma odağı doğrultusunda Spot, şirketin dünya genelindeki tesislerinde endüstriyel denetim ve öngörücü bakım süreçlerinde kullanılmaya başlandı. Güvenliği artırıp çalışanların fiziksel yükünü ve riskini azaltan Spot, insanların daha fazla değer yaratan görevlere odaklanmasını sağlıyor. Boston Dynamics, CES 2026’da insansı robotu Atlas’ın üretim versiyonunu tanıtırken Hyundai Motor Grubu da robotik ve fiziksel yapay zekâ yol haritasını açıkladı. Atlas, insan odaklı akıllı fabrika inovasyonunu geliştirmek üzere ilk olarak 2028 yılına kadar Hyundai Motor Group Metaplant America’da sıralama görevlerinde kullanılacak. İnsan-robot iş birliğini ilerleten Atlas, yüksek riskli görevleri üstlenerek çalışanların fiziksel yükünü azaltıyor; robotların ticarileştirilmesinin ve insanların robotlarla birlikte çalıştığı bir ortamın temelini oluşturuyor. Hyundai, Paris’te harici güç gerektirmeyen X-ble Shoulder robotik teknolojisini de sergiliyor. Stand ziyaretçileri bu yeniliği bizzat deneyimleyebiliyor. Hyundai Motor Group Robotics LAB tarafından geliştirilen endüstriyel giyilebilir robot X-ble Shoulder, giyilebilir teknolojide yeni bir dönemi temsil ediyor. Çalışanın kolunu yukarı kaldırdığı baş üstü işlerde kullanıldığında üst kol kaslarını destekleyerek üst kas-iskelet sisteminin yükünü azaltabiliyor. X-ble Shoulder; çalışan güvenliğini artırıyor, kas-iskelet sistemi yaralanma riskini azaltıyor, kullanıcı konforunu geliştiriyor ve verimlilik ile üretkenliği yükseltiyor. Ünite, omuz yükünü yüzde 60’a kadar, ön ve yan deltoid kas aktivitesini ise yüzde 30’a kadar azaltabiliyor. X-ble Shoulder, elektrikli bir sistem yerine kas destek modülü ve harici güç gerektirmeyen tork üretim yapısıyla yardımcı kuvvet oluşturuyor. Şarj gerektirmemesi, bakım ve yönetimini kolaylaştırıyor. Yaklaşık 1,9 kg ağırlığındaki X-ble Shoulder, kullanıcısına göre ayarlanabiliyor. Gövde uzunluğu 406 mm ile 446 mm arasında ayarlanırken ünite, çalışma veya dinlenme faaliyetlerini engellemeden 0 ile 180 derece arasında tam kol hareketine olanak tanıyor. Hyundai’nin Avrupa’ya Uzun Vadeli Bağlılığı Hyundai’nin Avrupa’ya bağlılığı bugün somut sonuçlarla görülüyor. Nošovice’deki Hyundai Motor Manufacturing Czech (HMMC), 2006 yılında kurulmasından bu yana 5 milyondan fazla araç üretti. Bu dönüm noktası; uzun vadeli istikrarı, teknolojik olgunluğu ve Avrupa için Avrupa’da üretim yaklaşımını yansıtıyor. Tesis, Yeni TUCSON’un üretimine başlamaya hazırlanırken Hyundai operasyonları içindeki stratejik önemini de güçlendirecek. HMMC gibi Hyundai Motor Türkiye (HMTR) de tamamen yeni bir modelin üretimine hazırlanıyor ve bu yılın ilerleyen döneminde Yeni BAYON’un üretimine başlayacak. İzmit’te yeni kompakt SUV’un üretimi, bu yılın başlarında tesis bünyesinde kurulan yeni Batarya Sistem Montaj fabrikası sayesinde hibrit motor seçeneklerini de kapsayacak. Her iki fabrikaya ve Almanya’daki Hyundai Motor Europe Technical Center (HMETC) bünyesindeki Ar-Ge merkezine, Hyundai’nin Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmek amacıyla önemli yatırımlar yapıldı. HMETC’deki yeni Square Campus’a yapılan 150 milyon euroluk yatırımla Hyundai, geçen yıl Ar-Ge tesislerine 25.000 m² daha ekleyerek merkezi Avrupa’nın en gelişmiş otomotiv Ar-Ge merkezlerinden biri hâline getirdi. Şirket, İzmit tesisini yeniden tasarlanan elektrikli araç gövde tabanı, yüksek voltajlı batarya entegrasyonu ve güç elektroniğiyle dönüştürmek için 250 milyon euro yatırım yaptı. Tesisin ilk elektrikli aracı IONIQ 3’ün üretimi, bu yıl ağustos ayında başarıyla başladı. Çekya’daki Nošovice fabrikası da bataryalı elektrikli araçların batarya üretimini ve montajını desteklemek amacıyla 2025 yılında genişletildi. Böylece 2008’deki açılışından bu yana tesise yapılan toplam yatırım 2 milyar euroyu aştı. Hyundai Motor Europe, bölgede yaklaşık 580.000 adetlik üretim kapasitesine ve bu kapasiteyi artırma imkânına sahip. Şirket, bölgesel üretimin yarısından fazlasının bataryalı elektrikli araçlardan oluşmasını hedefliyor. Hyundai’nin Avrupa’ya bağlılığı uzun vadeli. Şirket Avrupa’da araç tasarlıyor, geliştiriyor, test ediyor, üretiyor ve satıyor. 2030 yılına kadar bölgeye 3 milyar eurodan fazla yatırım yapmış olacak. Bu yaklaşım, bazı şirketler faaliyetlerini azaltırken Hyundai’nin stratejik bağlılığını daha da güçlendirdiğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ekonomisi 6 yıldır kesintisiz büyüyor... GSYH ikinci çeyrekte yüzde 2,3 arttı Haber

Türkiye ekonomisi 6 yıldır kesintisiz büyüyor... GSYH ikinci çeyrekte yüzde 2,3 arttı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüdüğünü açıkladı. Böylece ekonomi 24 çeyrektir, yani 6 yıldır kesintisiz büyümesini sürdürdü. Yıllıklandırılmış GSYH ise 1 trilyon 706 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi. Bolat, Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüdüğünü ve kesintisiz büyüme döneminin 24 çeyreğe ulaştığını bildirdi. 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6 büyüyen ekonominin, yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 büyüme kaydettiği belirtildi. Bakan Bolat’ın açıklamasına göre, 2026’nın ilk yarısı itibarıyla yıllıklandırılmış GSYH 1 trilyon 706 milyar dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Net mal ve hizmet ihracatı da büyümeye katkı sağladı. İkinci çeyrekteki yüzde 2,3’lük büyümenin 0,6 puanı net ihracattan geldi. BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİ HİZMETLER OLDU Üretim tarafında hizmetler sektörü yüzde 2,1 büyürken, sektörden büyümeye 1,3 puanlık katkı geldi. Sanayi üretimi yüzde 2,4 artarak büyümeye 0,5 puan katkı sağladı. Elverişli hava koşullarının da etkisiyle tarım üretimi yüzde 13,3 artış göstererek büyümeye 0,5 puan katkıda bulundu. İnşaat sektöründe ise katma değer yüzde 1,9 azaldı. ÖZEL TÜKETİM BÜYÜMEYE EN FAZLA KATKIYI VERDİ Harcama yöntemiyle hesaplamada ikinci çeyrek büyümesine en yüksek katkı özel tüketimden geldi. Özel tüketimin büyümeye katkısı 2,3 puan olurken, yatırımlar 0,2 puan katkı sağladı. Yatırımların büyümeyi desteklemesi böylece 7 çeyrek boyunca kesintisiz devam etti. Kamu harcamalarının büyümeye katkısı ise eksi 0,2 puan olarak gerçekleşti. Temmuz 2026’da işsizlik oranının yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Bakanlık, işsizlik oranının 39 aydır yüzde 10’un altında seyrettiğine dikkat çekti. Küresel belirsizlik ve jeopolitik risklere rağmen ikinci çeyrekte dış ticaret açığının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,8, cari işlemler açığının ise yüzde 7,7 gerilediği bildirildi. Yıllıklandırılmış cari işlemler açığının milli gelire oranı da yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşti. İHRACAT HEDEFİ 282 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE Ticaret Bakanlığı, küresel risklere rağmen ekonomik büyüme ivmesinin korunması ve güçlendirilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini açıkladı. Bakanlığın 2026 yılı hedefleri arasında mal ihracatında 282 milyar doların üzerinde, mal ve hizmet ihracatında ise 410 milyar dolarlık seviyeye ulaşmak bulunurken Ticaret Bakanı Ömer Bolat, üretimde verimlilik odaklı dönüşüm ve rekabet gücünü artıracak yapısal reformlarla Türkiye ekonomisinin büyüme kapasitesinin daha da yükseltileceğini belirtti.

VALİ KOÇ VE MİLLETVEKİLLERİ YAVUZKEMAL’DE: ÜRETİMİ İNCELEDİLER, HALKI DİNLEDİLER Haber

VALİ KOÇ VE MİLLETVEKİLLERİ YAVUZKEMAL’DE: ÜRETİMİ İNCELEDİLER, HALKI DİNLEDİLER

VALİ KOÇ VE MİLLETVEKİLLERİ YAVUZKEMAL’DE: ÜRETİMİ İNCELEDİLER, HALKI DİNLEDİLER Giresun Valisi Mustafa Koç ile milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal, Yavuzkemal Beldesi’nde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Heyet, beldenin sorunları ve vatandaşların talepleri hakkında bilgi aldıktan sonra bölgedeki serada yürütülen üretim çalışmalarını inceledi. Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal ile birlikte Dereli ilçesine bağlı Yavuzkemal Beldesi’ni ziyaret etti. Giresun Valiliğinden yapılan açıklamaya göre heyet, Yavuzkemal Belediye Başkanı Adam Önal tarafından karşılandı. BELDENİN TALEP VE BEKLENTİLERİ GÖRÜŞÜLDÜ Yavuzkemal Belediye Başkanlığında gerçekleştirilen görüşmede beldenin genel durumu, devam eden çalışmalar, ihtiyaç duyulan yatırımlar ile vatandaşların talep ve beklentileri değerlendirildi. Belediye Başkanı Adam Önal, Yavuzkemal’de yürütülen belediye hizmetleri ve planlanan çalışmalar hakkında Vali Koç ile milletvekillerine bilgi verdi. VATANDAŞLARIN SORUNLARINI DİNLEDİLER Vali Mustafa Koç ve beraberindeki milletvekilleri, belediye ziyaretinin ardından belde merkezinde vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşlarla sohbet eden heyet; iletilen sorunları, önerileri ve yerel hizmetlere ilişkin beklentileri dinledi. Vali Koç, gösterilen ilgi ve misafirperverlik dolayısıyla Belediye Başkanı Adam Önal ile Yavuzkemal halkına teşekkür etti. SERADA YETİŞTİRİLEN ÜRÜNLERİ İNCELEDİLER Yavuzkemal programı kapsamında beldede faaliyet gösteren bir sera da ziyaret edildi. Serada yetiştirilen yöresel ve doğal ürünleri inceleyen Vali Koç ile milletvekilleri, yürütülen üretim faaliyetleri hakkında yetkililerden bilgi aldı. Heyet, olgunlaşan sera ürünlerinin hasadına da katıldı. YEREL ÜRETİME DESTEK MESAJI Vali Mustafa Koç, tarımsal üretime emek veren vatandaşlara teşekkür ederek çalışmalarında kolaylıklar diledi. Gerçekleştirilen ziyaretle Yavuzkemal’in yerel hizmet ve yatırım beklentilerinin yanı sıra bölgedeki tarımsal üretim potansiyeli de yerinde değerlendirildi.

AK PARTİ GİRESUN İL BAŞKANLIĞI’NDAN İLÇE BAŞKANLARIYLA İSTİŞARE TOPLANTISI Haber

AK PARTİ GİRESUN İL BAŞKANLIĞI’NDAN İLÇE BAŞKANLARIYLA İSTİŞARE TOPLANTISI

AK PARTİ GİRESUN İL BAŞKANLIĞI’NDAN İLÇE BAŞKANLARIYLA İSTİŞARE TOPLANTISI AK Parti Giresun İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda, ilçe teşkilatlarının çalışmaları, devam eden yatırımlar, yerel hizmetler ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası değerlendirildi. AK Parti Giresun İl Başkanlığı, ilçe başkanlarının katılımıyla istişare ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan başkanlığında yapılan toplantıda, Giresun merkez ve ilçelerde yürütülen teşkilat çalışmaları, belediye hizmetleri, devam eden yatırımlar ve vatandaşlardan gelen talepler ele alındı. İLÇELERİN GÜNDEMİ MASAYA YATIRILDI Toplantıda, ilçelerde sürdürülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunulurken, önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler ve hizmet başlıkları da görüşüldü. İlçe başkanlarının sahadan aktardığı talepler doğrultusunda, Giresun genelinde koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmetlerin daha etkin yürütülmesi üzerinde duruldu. TEŞKİLAT ÇALIŞMALARI DEĞERLENDİRİLDİ AK Parti Giresun İl Başkanlığı’nda yapılan toplantıda, teşkilatların saha çalışmaları, vatandaş buluşmaları ve yerel sorunlara yönelik çözüm önerileri de gündeme geldi. Toplantının, il başkanlığı ile ilçe teşkilatları arasındaki iletişimi güçlendirme ve ortak çalışma anlayışını geliştirme amacı taşıdığı belirtildi. GİRESUN İÇİN ORTAK ÇALIŞMA VURGUSU Toplantıda, Giresun’un merkezinden ilçelerine kadar tüm bölgelerde hizmetlerin takip edilmesi, yatırımların sahadaki karşılığının değerlendirilmesi ve vatandaş odaklı çalışmaların sürdürülmesi gerektiği vurgulandı. AK Parti teşkilatlarının, “birlik ve koordinasyon içinde Giresun’a hizmet etme” anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi. YENİ DÖNEM PLANLAMALARI ELE ALINDI İstişare toplantısında, önümüzdeki döneme ilişkin siyasi ve yerel çalışma takvimi de değerlendirildi. AK Parti Giresun İl Başkanlığı’nın, ilçe başkanlarıyla yapılan bu tür toplantıları düzenli olarak sürdüreceği ve ilçelerden gelen taleplerin ilgili kurumlarla koordineli şekilde takip edileceği bildirildi.

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: Haber

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK:

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: “KÜRESEL PAZARIN YENİ DENGESİ ÜRETİCİ ÇEŞİTLİLİĞİYLE KURULACAK” Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyüme hedefinden geri adım atmıyor. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında konuşan AgriChile yetkilileri; fiyat istikrarı, kalite, depolama, sürdürülebilirlik, rejeneratif tarım ve yeni yatırımlar üzerinden Şili’nin küresel fındık pazarında daha güçlü bir aktör haline geldiğini anlattı. Ferrero ve AgriChile’den Şili Fındığına Güçlü Büyüme Mesajı Dünya fındık ve çikolata sektörünün en büyük aktörlerinden Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyümenin devam edeceğini açıkladı. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında ele alınan değerlendirmelerde, Şili’nin fındık üretimindeki yükselişi; kalite, iklim avantajı, yatırım kapasitesi, sürdürülebilirlik ve yeni üretici bölgelerin küresel pazara etkisi üzerinden değerlendirildi. Programda verilen mesajlara göre AgriChile, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin yalnızca bugünkü hacimle sınırlı kalmayacağını, ülkenin uygun iklim koşulları, artan işleme kapasitesi ve üretim tecrübesiyle önümüzdeki yıllarda da büyümeyi sürdüreceğini öngörüyor. Küresel Fındıkta Fiyat Dengesi: Tek Ülkeye Bağımlılık Azalıyor AgriChile Genel Müdürü Camilo Socco’nun değerlendirmelerine göre fındık fiyatları artık yalnızca yerel üretim koşullarıyla değil, küresel arz-talep dengesiyle şekilleniyor. Bir ülkedeki üretim düşüşü ya da artışı, dünya genelinde hammadde bulunabilirliğini doğrudan etkiliyor. Programda, fiyatlarda yaşanan sert dalgalanmaların küresel piyasa açısından sağlıklı olmadığı vurgulandı. Bu nedenle Şili, Oregon ve Balkanlar gibi farklı üretim merkezlerinin gelişmesinin, gelecekte fındık fiyatlarının daha dengeli seyretmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Şili, Avrupa Fındığında İkinci Güç Olarak Öne Çıkıyor Yayında, Şili’nin Avrupa fındığında önemli bir üretici ülke konumuna geldiği belirtilirken, Oregon’un da Şili’ye yakın hacimlerle büyüdüğü, Balkanlar’da ise üretimin gelişme aşamasında olduğu aktarıldı. Bu tablo, küresel fındık pazarında geleneksel üretici ülkelerin yanında yeni merkezlerin de güç kazandığını gösteriyor. AgriChile’ye göre üretici ülke çeşitliliğinin artması, yalnızca arzı büyütmekle kalmayacak; aynı zamanda fiyat istikrarı açısından da pazara katkı sunacak. Kalite Vurgusu: “Şili Fındığında A ve B Kalite Oranı Güçlü” Programda Şili’deki mevcut sezonun kalite açısından dirençli geçtiği belirtildi. AgriChile yetkilileri, bu sezon ürün kalitesinde önceki yıllara göre ciddi bir fark oluşmadığını, A ve B kalite oranının güçlü şekilde devam ettiğini ifade etti. Yetkililere göre bu kalite düzeyi, Şili fındığını diğer üretim bölgelerinden ayıran başlıca unsurlardan biri. Ancak bazı bölgelerde küf ve zararlı baskısında küçük artışlar gözlendiği, bunun şu an için endişe verici boyutta olmadığı; buna rağmen gelecek sezonlar için dikkatli olunması gerektiği kaydedildi. Hasat Sonrası Kritik Uyarı: Depolama Kaliteyi Belirleyecek AgriChile’nin üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri hasat sonrası depolama oldu. Artan üretim hacminin, tarladan alıcıya kadar geçen süreçte daha güçlü bir ara depolama altyapısını zorunlu hale getirdiği vurgulandı. Yetkililer, ürünün temizlenip kurutulduktan sonra uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti. Büyük havalandırmalı çuvallar ve silo sistemleri, fındığın nem, küf ve kalite kaybı yaşamadan alıcı tesislere ulaşması için etkili çözümler arasında gösterildi. “İyi Sezon, Yatırım İçin Fırsat” AgriChile temsilcileri, Şili’de bu sezonun hem fiyat hem de ürün hacmi açısından üreticiye önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Bu nedenle üreticilere temizleme, kurutma ve ara depolama yatırımlarını artırma çağrısı yapıldı. Programda, kaliteyi korumanın yalnızca üretim aşamasında değil, hasat sonrasında da başladığı vurgulandı. Fındığın pazara güçlü girebilmesi için üreticinin tarladaki başarısını depolama ve işleme süreçleriyle tamamlaması gerektiği ifade edildi. Bilimsel Araştırma Sahaya İndiriliyor AgriChile’nin Ar-Ge çalışmalarında da dikkat çeken başlıklar yer aldı. Şirketin düzenlediği bilimsel toplantılarda, Şili’de Avrupa fındığı üzerine yürütülen iki-üç yıllık ve daha uzun süreli araştırmaların üreticiye aktarılması hedefleniyor. Araştırmalar; besleme, sulama, zararlı ve hastalık kontrolü, karbon ayak izi, sürdürülebilir üretim, biyolojik mücadele ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara yoğunlaşıyor. AgriChile yetkilileri, bu çalışmaların doğrudan üreticinin agronomik yönetimini geliştirmeye dönük olduğunu belirtti. Zararlılarla Mücadelede Yeni Dönem Programda, Şili’nin güney bölgelerinde sorun oluşturan bazı zararlılar için yeni mücadele yöntemleri üzerinde duruldu. Özellikle tuzak sistemleri, düşük çevresel etkiye sahip uygulamalar, biyolojik mücadele ve entegre zararlı yönetimi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. AgriChile’ye göre gelecek dönemde yalnızca kimyasal gübreleme ve klasik mücadele yöntemleri yeterli olmayacak. Daha düşük toksikolojik etkiye sahip moleküller, biyolojik çözümler ve sürdürülebilir yönetim modelleri Avrupa fındığı üretiminde daha fazla önem kazanacak. İklim Değişikliğine Karşı Yeni Tedbirler Şili’de Avrupa fındığı üretiminde iklim değişikliği de önemli gündemlerden biri olarak öne çıktı. Özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde artan radyasyon baskısına karşı bio-stimülantlar ve güneş koruyucu uygulamaların gelecekte daha fazla kullanılabileceği belirtildi. Bu değerlendirme, fındık üretiminde yalnızca verim ve kalite değil, değişen iklim koşullarına uyum kabiliyetinin de stratejik öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik Sahadan Başlıyor Ferrero ve AgriChile’nin üzerinde durduğu ana başlıklardan biri de sürdürülebilirlik oldu. Programda sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir tercih değil; sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları olan temel bir üretim yaklaşımı olduğu ifade edildi. AgriChile temsilcileri, tüketicinin artık sürdürülebilir üretim beklentisinin arttığını, bu nedenle fındık tedarik zincirinde sürdürülebilir uygulamaların doğrudan sahadan başlaması gerektiğini vurguladı. Rejeneratif Tarım: Daha Az Kimyasal, Daha Çok Biyolojik Denge Yayında, AgriChile’nin rejeneratif tarımı sahada uygulamaya çalıştığı belirtildi. Bu kapsamda kimyasal gübre kullanımının azaltılması, biyolojik çeşitliliğin artırılması, faydalı böceklerin korunması ve doğal yaşam alanlarının üretim sahaları içinde desteklenmesi öne çıkarıldı. Tarla kenarlarında oluşturulan çiçekli alanların yalnızca görsel amaç taşımadığı, faydalı böcekler için biyolojik koridor görevi gördüğü anlatıldı. İşlenmeyen alanların doğallaştırılmasıyla flora ve fauna için yaşam alanı oluşturulduğu, bunun da üretim ekosistemine katkı sağladığı ifade edildi. “Farklı Yapmak, Daha Pahalı Yapmak Değildir” AgriChile yetkilileri, sürdürülebilir ve rejeneratif tarım uygulamalarının her zaman daha yüksek maliyet ya da daha düşük üretim anlamına gelmediğini vurguladı. Programda, “bir işi farklı yapmak” ile “daha pahalı yapmak” arasında doğrudan bir bağ kurulamayacağı mesajı verildi. Bu yaklaşım, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevre duyarlılığı olarak değil, aynı zamanda verimlilik ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da ele aldığını gösteriyor. Yeni Üreticilere Mesaj: “Doğru Yer, Doğru Planlama, Doğru Dikim” Avrupa fındığını farklı meyve türlerinden ya da geleneksel tarım ürünlerinden geçiş yapmak isteyen üreticiler için de değerlendiren AgriChile, en kritik unsurun doğru ekonomik analiz ve doğru saha seçimi olduğunu belirtti. Yetkililere göre Avrupa fındığı geniş iklim aralıklarına uyum sağlayabilen “esnek” bir ürün. Ancak bu esneklik, plansız dikim yapılabileceği anlamına gelmiyor. Üreticilere, yatırım kararı almadan önce iyi bir fizibilite, uygun arazi seçimi ve doğru dikim planlaması yapılması çağrısı yapıldı. Üçüncü Tesisle Alım ve İşleme Kapasitesi Artacak AgriChile’nin büyüme stratejisinde yeni tesis yatırımları da kritik yer tutuyor. Programda üçüncü tesisin devreye girmesiyle birlikte şirketin meyve kabul ve işleme kapasitesinin önemli ölçüde artacağı ifade edildi. Bu yatırım, Şili’de üretim hacminin artmasına paralel olarak sanayi altyapısının da güçlendirildiğini gösteriyor. AgriChile, yalnızca üretimi değil, hasat sonrası kabul, işleme, depolama ve kalite yönetimini de büyümenin parçası olarak ele alıyor. Şili İçin 100 Bin Tonun Üzeri Konuşuluyor Programda, Şili’nin uzun vadeli üretim potansiyeline ilişkin dikkat çekici rakamlar da gündeme geldi. 80 bin hektar seviyesinde üretimin 100 bin tonun üzerine çıkabileceği, hatta uzun vadede 200 bin ton ve 300 bin ton gibi rakamların da konuşulduğu ifade edildi. AgriChile yönetimi ise bu rakamlardan çekinmediğini belirtti. Şili’nin Avrupa fındığı için elverişli iklim koşullarına sahip olduğu, farklı mikroklimaların üretim alanını genişletebileceği, yeni çeşitler ve araştırmalarla verimin daha da artırılabileceği vurgulandı. “Doğru Yapılırsa Şili Büyümeye Devam Eder” AgriChile’nin verdiği ana mesaj, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin doğru planlama ile büyümeye devam edeceği yönünde oldu. Şirket, ülkenin iklim avantajı, artan üretici ilgisi, sanayi yatırımları ve bilimsel araştırmalarla bu büyümeyi sürdürebileceğini düşünüyor. Programda, tüketicinin aradığı kaliteye cevap verilebildiği sürece Şili’nin küresel pazarda büyümesinin önünde ciddi bir engel görülmediği ifade edildi. Türkiye ve Giresun İçin Dikkat Çeken Tablo Şili’de Ferrero ve AgriChile’nin ortaya koyduğu büyüme vizyonu, Türkiye ve özellikle Giresun fındığı açısından da dikkatle okunması gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Yayında verilen mesajlar, küresel fındık rekabetinin artık yalnızca üretim miktarı üzerinden değil; kalite, sürdürülebilirlik, depolama, izlenebilirlik, Ar-Ge, iklim uyumu ve sanayi entegrasyonu üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Bu nedenle Şili’deki büyüme hamlesi, klasik anlamda yalnızca yeni bir üretici ülkenin yükselişi değil; fındıkta yeni rekabet standartlarının da habercisi niteliği taşıyor.

MUHTARLAR KÖYLERİN TALEPLERİNİ TEMÜR’E AKTARDI Haber

MUHTARLAR KÖYLERİN TALEPLERİNİ TEMÜR’E AKTARDI

MUHTARLAR KÖYLERİN TALEPLERİNİ TEMÜR’E AKTARDI Giresun’da merkeze bağlı köy muhtarları, AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Merkez İlçe Başkanı Ekrem Faruk Civelekoğlu ve İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Şahin’in katıldığı istişare toplantısında köylerin ihtiyaçlarını, devam eden yatırımları ve vatandaşların beklentilerini gündeme taşıdı. 53 KÖYÜN TALEPLERİ MASAYA YATIRILDI Giresun merkez köy muhtarları, köylerin mevcut sorunları ve öncelikli hizmet başlıkları için düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıda altyapı, ulaşım, içme suyu, çevre düzenlemesi, devam eden yatırımlar ve vatandaşlardan gelen talepler değerlendirildi. AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Merkez İlçe Başkanı Ekrem Faruk Civelekoğlu ve İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Şahin’in katıldığı toplantıda muhtarlar, sahada karşılaştıkları sorunları ve çözüm bekleyen başlıkları doğrudan aktardı. YATIRIMLAR VE HİZMET PLANLAMASI GÖRÜŞÜLDÜ Toplantıda köylerde sürdürülen çalışmaların son durumu, yeni dönemde planlanan hizmetler ve öncelikli yatırım ihtiyaçları ele alındı. Muhtarların ilettiği talepler not alınırken, çözüm bekleyen konuların ilgili kurumlarla koordinasyon içinde takip edilmesi kararlaştırıldı. Görüşmede köylerin yaşam kalitesini artıracak hizmetlerin hızlandırılması, vatandaşlardan gelen taleplerin yerinde değerlendirilmesi ve yerel yönetimlerle muhtarlar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi öne çıktı. MUHTARLAR SAHANIN SESİNİ TAŞIDI Toplantıya İl Başkan Yardımcısı Emrullah Çakırmelikoğlu, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Halil Karaca ve Meclis Üyesi Fuat Yurt da katıldı. Muhtarların sahadan aktardığı değerlendirmeler, köylerdeki hizmet önceliklerinin belirlenmesi açısından toplantının ana gündemini oluşturdu. Ali Temür, köylerin gelişimi ve vatandaşların refahı için muhtarlarla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceklerini belirterek, toplantıya katılan muhtarlara teşekkür etti.

PİRAZİZ HEYETİNDEN HEKİM HOLDİNG’E ZİYARET Haber

PİRAZİZ HEYETİNDEN HEKİM HOLDİNG’E ZİYARET

PİRAZİZ HEYETİNDEN HEKİM HOLDİNG’E ZİYARET Dr. Öner Hekim: “MEMLEKETIME DEĞER KATMAK BENİM İÇİN HER ZAMAN ÖNEMLİ OLMUŞTUR” Giresun’un Piraziz ilçesinden İstanbul’a giden 42 kişilik esnaf heyeti, Hekim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öner Hekim’i ziyaret etti. Heyet, Sakarya, Çayırova, Tuzla ve Pendik’teki üretim tesisleri ile sosyal hizmet yatırımlarını gezerek Hekim Holding’in faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Giresun’un Piraziz ilçesinden esnafların yer aldığı 42 kişilik heyet, cumartesi günü İstanbul’da Hekim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öner Hekim ile bir araya geldi. Ziyaret programında üretim tesisleri, showroomlar, aile sağlığı merkezleri, cami, Kur’an kursu ve Hekimoğlu Konağı gezildi. Program kapsamında heyet ilk olarak holding yöneticileri eşliğinde Sakarya 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Hekim Yapı Kampüsü’nü ziyaret etti. Piraziz heyeti, kampüs bünyesinde faaliyet gösteren Hekim Board, Hekim Panel, Hekim Por, Hekim Boya Plastik, Hekim Profil ve Hekim Madencilik tesislerinde incelemelerde bulundu. Heyete üretim süreçleri, faaliyet alanları, kullanılan teknolojiler ve tesislerin kapasite yapıları hakkında bilgi verildi. ÜRETİM TESİSLERİNDE İNCELEME Sakarya programının ardından heyet, Çayırova Şekerpınar Kampüsü’nde yer alan Prefabrik Yapı A.Ş., Hebo Yapı A.Ş. ve Hekim Panel üretim tesislerini ziyaret etti. Burada da üretim teknolojileri, kapasite yapıları ve sürdürülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Tuzla’daki kahvaltı programının ardından Hebo Yapı A.Ş. Hazır Yapı Showroom’u ile Özge Yapı A.Ş. Fabrikası ve Hazır Yapı Showroom’u gezildi. Pirazizli esnaflar, hazır yapı sektöründeki ürün grupları ve uygulama alanları hakkında yetkililerden bilgi aldı. ÖMER HEKİM CAMİİ VE KUR’AN KURSU ZİYARET EDİLDİ Ziyaret programında Pendik Güzelyalı’da bulunan Ömer Hekim Camii ve Ömer Hekim Kur’an Kursu da yer aldı. Heyet, Hekim Ailesi’nin katkılarıyla hizmete kazandırılan yapıları gezdi. Programın devamında Piraziz heyeti, Metin Seçkin Aile Sağlığı Merkezi ile Ömer Hekim Aile Sağlığı Merkezi’ni de ziyaret etti. Heyet, sağlık alanındaki yatırımları yerinde inceledi. DR. ÖNER HEKİM HEYETİ MAKAMINDA AĞIRLADI Programın son bölümünde Piraziz heyeti, Hekim Holding merkezinde Dr. Öner Hekim tarafından makamında ağırlandı. Dr. Öner Hekim, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek hemşerileriyle bir araya gelmenin kendisi için anlamlı olduğunu söyledi. Dr. Öner Hekim, şu ifadeleri kullandı: “Hemşerilerimizi burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Giresun’un Bulancak ve Piraziz ilçeleri benim doğup büyüdüğüm, her zaman gönül bağımı koruduğum çok kıymetli yörelerdir. Memleketime değer katmak, üretim ve istihdam oluşturarak katkı sunmak benim için her zaman önemli olmuştur. Bu anlamlı ziyaret sayesinde bir araya gelerek hem birbirimizi daha yakından tanıma hem de karşılıklı fikir alışverişinde bulunma fırsatı yakaladık. Kapımız her zaman hemşerilerimize açıktır.” “SİZİNLE GURUR DUYUYORUZ” Gezi programını organize eden Altan Özdemir, heyet adına yaptığı konuşmada Dr. Öner Hekim’e teşekkür etti. Özdemir, Hekim Holding’in yatırımlarının hem bölge hem de ülke açısından önemli olduğunu vurguladı. Altan Özdemir, konuşmasında şunları kaydetti: “İlimize ve ülkemize kazandırdığınız yatırımlar, başarılarınız ve memleketimize verdiğiniz destek dolayısıyla sizinle gurur duyuyoruz. Nazik ev sahipliğiniz ve misafirperverliğiniz için teşekkür ediyoruz.” HEYET ÇANAKKALE ŞEHİTLİĞİ’NE UĞURLANDI Piraziz heyeti, program kapsamında Hekimoğlu Konağı’nı da gezdi. İstanbul’daki ziyaret programını tamamlayan heyet, Dr. Öner Hekim tarafından Çanakkale Şehitliği ziyareti için uğurlandı. Ziyaret, Pirazizli esnaflar ile Hekim Holding yönetimi arasında hem üretim faaliyetlerinin yerinde görülmesine hem de hemşehrilik bağlarının güçlenmesine katkı sundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.