Hava Durumu

#Yaşam Alanı

giresunsonhaber - Yaşam Alanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Alanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÖRELE’DE YÜRÜYÜŞ YOLU VE ÇEVRE DÜZENLEME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Haber

GÖRELE’DE YÜRÜYÜŞ YOLU VE ÇEVRE DÜZENLEME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

GÖRELE’DE YÜRÜYÜŞ YOLU VE ÇEVRE DÜZENLEME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Görele Belediyesi, kent estetiğine katkı sağlayacak “Yürüyüş Yolu ve Çevre Düzenleme” projesinde saha çalışmalarını sürdürüyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından ihale edilen ve sözleşme süreçleri tamamlanan alanda zemin hazırlıkları devam ederken, projenin kısa sürede vatandaşların hizmetine sunulması hedefleniyor. SAHA ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR Görele Belediyesi, ilçe genelinde vatandaşların güvenli, konforlu ve estetik bir alanda vakit geçirebilmesi amacıyla başlattığı “Yürüyüş Yolu ve Çevre Düzenleme” projesinde çalışmalarını sürdürüyor. Belediye ekipleri, proje alanında zemin hazırlıklarına devam ederken, çalışmanın tamamlanmasıyla ilçeye modern ve doğayla uyumlu yeni bir yaşam alanı kazandırılması planlanıyor. BELEDİYE YÖNETİMİ ÇALIŞMALARI YERİNDE İNCELEDİ Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Uzun, Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Gürel ve Fen İşleri Müdürü Semih Kübüç, proje alanında yürütülen çalışmaları yerinde takip etti. Belediye yöneticileri, ekiplerden çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı. ZEMİN HAZIRLIKLARI YAPILIYOR Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından ihale edilen ve sözleşme süreçleri tamamlanan alanda zemin hazırlıkları gerçekleştiriliyor. Proje kapsamında yürüyüş yolu, çevre düzenlemesi ve kent estetiğine katkı sağlayacak uygulamaların hayata geçirilmesi hedefleniyor. MODERN VE DOĞAYLA UYUMLU ALAN HEDEFLENİYOR Görele Belediyesi, projenin tamamlanmasıyla hemşehrilerin güvenle yürüyüş yapabileceği, dinlenebileceği ve sosyal yaşam içinde kullanabileceği yeni bir alan oluşturmayı amaçlıyor. Belediye, çalışmalar süresince vatandaşların gösterdiği sabır ve anlayış için teşekkür ederek projenin en kısa sürede hizmete sunulması için saha çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

GURBETTE VEFA ÖRNEĞİ: HACI ABDULLAH HALİFE’NİN ADI GEBZE’DE YAŞAYACAK Haber

GURBETTE VEFA ÖRNEĞİ: HACI ABDULLAH HALİFE’NİN ADI GEBZE’DE YAŞAYACAK

GURBETTE VEFA ÖRNEĞİ: HACI ABDULLAH HALİFE’NİN ADI GEBZE’DE YAŞAYACAK Kocaeli’de yaşayan Giresunluların girişimi sonuç verdi. Gebze Belediyesi, Beylikbağı Ulus Mahallesi’nde yapımı tamamlanan parka Giresun’un Yağlıdere ilçesiyle özdeşleşen tarihî ve manevi şahsiyet Hacı Abdullah Halife’nin adını verdi. Karar, gurbette yaşayan Giresunlular için yalnızca bir park isimlendirmesi değil; memleket hafızasının, kültürel aidiyetin ve Giresun’un manevi mirasının yaşatılması açısından güçlü bir vefa adımı oldu. GEBZE’DE GİRESUN HAFIZASINI YAŞATAN KARAR Kocaeli Giresun Yağlıdereliler Derneği’nin öncülüğünde, belde ve köy derneklerinin ortak iradesiyle yürütülen süreç Gebze’de karşılık buldu. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Beylikbağı Ulus Mahallesi’nde yapımı tamamlanan parka “Hacı Abdullah Halife” adının verilmesi yönündeki sözünü yerine getirdi. Parkın isimlendirilmesi, Gebze’de yaşayan Yağlıdereliler ve Giresunlular tarafından memnuniyetle karşılandı. Dernekler, bu kararı yalnızca bir belediye hizmeti olarak değil; Giresun’un tarihî şahsiyetlerine, manevi değerlerine ve kültürel köklerine sahip çıkma iradesinin kamusal alana yansıması olarak değerlendirdi. Beylikbağı Ulus Mahallesi’nde hizmete açılan park, mahalle sakinleri için yeni bir yaşam alanı olurken, Giresunlular açısından Yağlıdere’den Gebze’ye uzanan güçlü bir aidiyet sembolüne dönüştü. YAĞLIDERE’DEN KOCAELİ’YE UZANAN MANEVİ BAĞ Hacı Abdullah Halife isminin Gebze’de yaşatılması, özellikle gurbette büyüyen genç kuşaklar açısından ayrı bir anlam taşıyor. Kocaeli’de yaşayan Giresunlu ailelerin çocukları, bu isim üzerinden yalnızca bir park tabelasıyla değil; Yağlıdere’nin tarihî kökleriyle, Giresun’un manevi mirasıyla ve aile büyüklerinden devralınan kültürel hafızayla bağ kuracak. Gurbetteki hemşehri toplulukları için bu tür isimlendirmeler, memleket kimliğini görünür kılan kalıcı işaretler arasında yer alıyor. Hacı Abdullah Halife adının Gebze’de bir parka verilmesi de Giresunluların yalnızca bugünkü birlikteliğini değil, geçmişten gelen tarihî ve manevi bağlarını da kent hafızasına taşıdı. GEBZE’DE GİRESUN İSİMLERİ YAŞATILIYOR Gebze’de Hacı Abdullah Halife adının bir parka verilmesi, ilçede Giresun’un tarihî ve manevi şahsiyetlerine yönelik vefa zincirinin yeni halkası oldu. İlçede daha önce de Giresun’un yakın tarihindeki önemli isimlerden Topal Osman Ağa adına cadde ve park bulunurken, Şehit Süleyman Kul Parkı ile Hüseyin Avni Alpaslan Parkı da Giresun hafızasını Gebze’nin kamusal alanlarında yaşatan isimler arasında yer alıyor. Bu tablo, Kocaeli’de yaşayan Giresunluların yalnızca dernek faaliyetleriyle değil, kent belleğine kazandırılan isimlerle de memleket değerlerini görünür kıldığını gösteriyor. Topal Osman Ağa’dan Hüseyin Avni Alpaslan’a, Şehit Süleyman Kul’dan Hacı Abdullah Halife’ye uzanan bu isimler, Gebze’deki Giresun varlığının tarih, vefa, aidiyet ve kültürel devamlılık üzerinden güçlendiğini ortaya koyuyor. Hacı Abdullah Halife Parkı’nın açılmasıyla birlikte Gebze’deki Giresun izlerine yeni bir manevi halka daha eklendi. Bu isimlendirme, Yağlıdere’nin tarihî mirasını Kocaeli’ye taşırken, gurbette yaşayan Giresunluların geçmişle bağını kamusal alanda daha görünür hale getirdi. HACI ABDULLAH HALİFE KİMDİR? Hacı Abdullah Halife, Giresun’un özellikle Yağlıdere vadisi, Tekke Köyü ve Tuğlacık çevresiyle özdeşleşen tarihî ve manevi bir şahsiyettir. Yağlıdere Kaymakamlığı, Hacı Abdullah Halife’yi 15. yüzyıl sonları ile 16. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, Karadeniz bölgesinin İslamlaşma sürecine katkıda bulunmuş önemli bir Ahi lideri olarak tanımlıyor. (Yağlıdere Kaymakamlığı) Giresun Valiliği de Hacı Abdullah Halife’yi Yağlıdere vadisinin önemli tarihî şahsiyetlerinden biri olarak değerlendiriyor; bölgenin imarı, idaresi, savunması ve gelişiminde etkili olmuş bir Ahi lideri kimliğiyle anıyor. (Giresun Valiliği) Bu yönüyle Hacı Abdullah Halife, yalnızca dinî kimliğiyle değil; Ahilik kültürü, vakıf geleneği, sosyal dayanışma, yolcuya hizmet anlayışı ve bölgesel hafızaya bıraktığı izlerle Giresun tarihinde özel bir yere sahip bulunuyor. TEKKE KÖYÜ’NÜN TARİHÎ MERKEZİNDE YER ALDI Hacı Abdullah Halife’nin adı, Yağlıdere ilçesine bağlı Tekke Köyü’ndeki tarihî külliye ile birlikte yaşıyor. Kültür Portalı’nda yer alan bilgilere göre Hacı Abdullah Külliyesi’nin, Yavuz Sultan Selim’in Trabzon Valiliği döneminde annesi Gülbahar Hatun tarafından tesis edildiğine ve yönetiminin Hacı Abdullah Halife’ye bırakıldığına dair yayınlar bulunuyor. Aynı kaynakta, külliyeden günümüze cami, zaviye-ocak, misafirhane, değirmen ve kurucu şeyhin Tuğlacık Köyü’ndeki türbesinin ulaştığı belirtiliyor. (Kültür Portalı) Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün tescilli dini yapılar bölümünde de Hacı Abdullah Halife Külliyesi; cami, dergâh, türbe, mezarlık, misafirhane ve değirmen unsurlarıyla kayıt altına alınan tarihî bir yapı topluluğu olarak yer alıyor. (Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü) Bu yapı topluluğu, Hacı Abdullah Halife’nin bölgedeki etkisinin yalnızca manevi alanda kalmadığını; eğitim, barınma, ibadet, yolcu hizmeti, üretim ve sosyal dayanışma gibi alanlara da uzandığını gösteriyor. AHİLİK GELENEĞİYLE ANILAN BİR MANEVİ ÖNDER Hacı Abdullah Halife’nin Giresun açısından önemini belirleyen başlıklardan biri Ahilik geleneğidir. Ahilik; meslek ahlakı, üretim disiplini, dayanışma, yardımlaşma ve toplumsal düzen anlayışını bir arada taşıyan köklü bir kurum olarak biliniyor. Hacı Abdullah Halife’nin Ahi lideri olarak anılması, onun tarihî kişiliğini yalnızca tekke çevresine hapsedilemeyecek kadar geniş bir sosyal zemine yerleştiriyor. Tekke, zaviye, misafirhane ve değirmen gibi yapıların aynı merkez etrafında şekillenmesi; dönemin toplum hayatında inanç, üretim, konaklama, dayanışma ve eğitim hizmetlerinin birlikte yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Yağlıdere vadisindeki bu tarihî merkez, Karadeniz’in iç kesimleriyle sahil hattı arasında geçişlerin, yerleşmenin ve vakıf hizmetlerinin güçlendiği bir dönemin izlerini taşıyor. Hacı Abdullah Halife adı da bu sürecin Giresun’daki en güçlü manevi simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. YAVUZ SULTAN SELİM DÖNEMİYLE BAĞLANTISI Hacı Abdullah Halife’nin adı, yerel hafızada Yavuz Sultan Selim’in Trabzon Valiliği dönemiyle birlikte de anılıyor. Kültür Portalı, Hacı Abdullah Külliyesi’nin Yavuz Sultan Selim’in Trabzon Valiliği sırasında, 1489-1512 yılları arasında, annesi Gülbahar Hatun tarafından tesis edildiğine ve idaresinin Hacı Abdullah Halife’ye bırakıldığına dair yayınlar bulunduğunu aktarıyor. (Kültür Portalı) Bazı yerel haber ve anma programlarında Hacı Abdullah Halife, Yavuz Sultan Selim’in Trabzon Valiliği sırasında hocalığını yaptığı belirtilen tarihî şahsiyet olarak da anılıyor. Bu bilgi yerel hafızada güçlü biçimde yer alsa da haber dilinde kontrollü kullanılması gereken bir tarihî aktarım niteliği taşıyor. Bu nedenle Hacı Abdullah Halife’nin Yavuz Sultan Selim dönemiyle bağlantısı, vakıf ve külliye kayıtları ile yerel gelenekteki anlatımlar birlikte değerlendirilerek aktarılmalıdır. KÜLLİYE, CAMİ, ZAVİYE VE TÜRBEYLE YAŞAYAN MİRAS Hacı Abdullah Halife’nin Giresun’daki izleri bugün hâlâ somut tarihî yapılar üzerinden takip edilebiliyor. Tekke Köyü’ndeki cami, zaviye-ocak, misafirhane ve değirmen; Tuğlacık’taki türbe ile birlikte bölgenin manevi ve kültürel mirasını taşıyor. Hacı Abdullah Halife Camisi, yalnızca ibadet mekânı olarak değil, mimari ve sanat tarihi bakımından da önem taşıyor. Kültür Portalı’nda caminin içindeki kalem işi süslemelerde bitkisel, geometrik, yazılı ve nesneli motiflerin bulunduğu; cennet tasviri, kandil, bayrak, saat, ağaç ve çiçek gibi unsurların dikkat çektiği belirtiliyor. (Kültür Portalı) Vakıflar Dergisi’nde yayımlanan akademik çalışmada da Tekke Köyü Hacı Abdullah Halife Camisi’nin Trabzon’daki Gülbahar Hatun Vakfı’na bağlı olarak inşa edilen yapılardan biri olduğu, camide sıva üzerine kalem işi tekniğiyle yapılmış süsleme kompozisyonlarının bulunduğu bilgisi yer alıyor. (DergiPark) Bu bilgiler, Hacı Abdullah Halife adının yalnızca sözlü kültürde değil, Giresun’un tescilli kültür varlıkları ve akademik çalışmalara konu olan tarihî mirası içinde de karşılık bulduğunu gösteriyor. MİSAFİRHANE VE DEĞİRMENLE SOSYAL HAYATA UZANAN HİZMET Hacı Abdullah Halife Külliyesi’nin içinde misafirhane ve değirmen gibi yapıların bulunması, dönemin tekke-zaviye merkezlerinin yalnızca ibadet alanı olmadığını ortaya koyuyor. Bu yapılar, yol güzergâhlarını kullananlara konaklama imkânı sağlayan, çevre halkının ihtiyaçlarına cevap veren ve bölgesel dayanışmayı güçlendiren sosyal merkezler olarak işlev gördü. Bu nedenle Hacı Abdullah Halife’nin tarihî kişiliği, dinî önderlik ile sosyal hizmet anlayışını birleştiren bir zeminde değerlendiriliyor. Yağlıdere’de onun adıyla anılan miras; inanç, ahlak, üretim, paylaşım ve vakıf kültürünün bir arada yaşadığı tarihî bir örnek olarak Giresun hafızasında yerini koruyor. GİRESUNLULAR İÇİN BİR KÖK, GEBZE İÇİN BİR VEFA İSMİ Gebze’deki parkın Hacı Abdullah Halife adıyla anılması, Yağlıdere’nin tarihî mirasını Kocaeli’nin kent yaşamına taşıdı. Bu adım, gurbette yaşayan Giresunlular için memleketle bağ kurmanın, çocuklara köklerini hatırlatmanın ve Giresun’un manevi şahsiyetlerini yeni kuşaklara aktarmanın kalıcı yollarından biri oldu. Kocaeli Giresun Yağlıdereliler Derneği ve sürece destek veren belde-köy dernekleri, bu kararın birlik içinde yürütülen sivil toplum çalışmasının sonucu olduğunu vurguladı. Dernekler, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz’e ve emeği geçen yerel yönetim birimlerine teşekkür etti. PARK BİR YAŞAM ALANI, İSİM BİR TARİH DERSİ OLDU Beylikbağı Ulus Mahallesi’nde hizmete açılan park, mahalle sakinleri için yeni bir sosyal alan olmanın yanında, Giresunlular açısından tarihî bir hafıza mekânına dönüştü. Hacı Abdullah Halife adının Gebze’de yaşatılması, Yağlıdere’den çıkan manevi mirasın gurbet şehirlerinde de sahiplenildiğini gösterdi. Giresun’un Ahilik, vakıf, tekke-zaviye ve manevi önderlik geleneğiyle anılan isimlerinden Hacı Abdullah Halife, artık Gebze’de bir parkta yaşayacak. Bu karar, yerel yönetim ile sivil toplumun ortak iradesiyle hayata geçen kalıcı bir vefa örneği olarak kayıtlara geçti.

FATİH CADDESİ’NDE KORNA, YÜKSEK SESLİ MÜZİK VE GELİŞİGÜZEL PARK TEPKİSİ Haber

FATİH CADDESİ’NDE KORNA, YÜKSEK SESLİ MÜZİK VE GELİŞİGÜZEL PARK TEPKİSİ

FATİH CADDESİ’NDE KORNA, YÜKSEK SESLİ MÜZİK VE GELİŞİGÜZEL PARK TEPKİSİ Giresun’da Fatih Caddesi’nin Sazbeyi Petrol Ofisi ile Fiskobirlik Genel Müdürlüğü arasında kalan bölümünde yaşanan trafik yoğunluğu, korna sesi, yüksek sesli müzik ve gelişigüzel park sorunu bölge sakinlerinin tepkisini artırıyor. Mahalle içinde ortak yaşam kurallarını zorlayan davranışlar, özellikle gece saatlerinde ciddi rahatsızlık oluşturuyor. CADDEDE TRAFİK DEĞİL, ORTAK YAŞAM SORUNU YAŞANIYOR Fatih Caddesi’nde yıllardır süren trafik düzensizliği, yalnızca araç geçişini değil, bölgede yaşayan vatandaşların günlük yaşamını da olumsuz etkiliyor. Sazbeyi Petrol Ofisi ile Fiskobirlik Genel Müdürlüğü arasında kalan bölümde özellikle yoğun saatlerde araç akışı yavaşlıyor, kısa süreli beklemeler ise bazı sürücülerin sabırsız ve rahatsız edici davranışlarıyla daha büyük bir soruna dönüşüyor. Cadde içinde ilerleyen bazı araçlardan yüksek sesle müzik açılması, bölgeden geçildikten sonra sesin yeniden kapatılması, mahalle sakinleri tarafından bilinçli bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Bu durum, caddenin yalnızca bir geçiş güzergâhı değil, aynı zamanda insanların yaşadığı bir mahalle alanı olduğu gerçeğini göz ardı ediyor. GECE YARISI BİLE KORNA SESİ SUSMUYOR Bölgede en fazla tepki çeken konuların başında gereksiz korna kullanımı geliyor. Saat fark etmeksizin cadde içinden geçen bazı sürücüler, kısa süreli beklemelere tahammül göstermeden dakikalarca kornaya basıyor. Gece yarısı bile mahalle içinde korna sesi duyulması, özellikle çocuklu aileleri, yaşlıları, hastaları ve erken saatte işe gitmek zorunda olan vatandaşları rahatsız ediyor. Korna, trafikte uyarı amacıyla kullanılması gereken bir güvenlik aracıyken, Fatih Caddesi’nin bu bölümünde çoğu zaman sabırsızlığın ve saygısızlığın göstergesine dönüşüyor. YÜKSEK SESLİ MÜZİK MAHALLE HUZURUNU BOZUYOR Cadde üzerinde yaşanan bir diğer sorun ise araçlardan açılan yüksek sesli müzik. Araç içi eğlence, çevrede yaşayan insanların huzurunu bozacak seviyeye ulaştığında kişisel tercih olmaktan çıkıyor, ortak yaşam hakkını ihlal eden bir davranışa dönüşüyor. Özellikle gece saatlerinde yüksek sesli müzikle cadde içinden geçilmesi, yalnızca trafik düzenini değil, mahalle kültürünü ve şehir görgüsünü de zedeliyor. Kent yaşamı, herkesin istediği gibi değil, herkesin birbirinin hakkını gözettiği ölçüde yaşanabilir hale gelir. GELİŞİGÜZEL PARKLAR TRAFİĞİ KİLİTLİYOR Fatih Caddesi’nin söz konusu bölümünde gelişigüzel park edilen araçlar da trafik akışını zorlaştırıyor. Yol kenarına kontrolsüz bırakılan araçlar, daralan güzergâhta beklemeleri artırıyor; bekleme süresi uzadıkça korna, gürültü ve tartışma riski de büyüyor. Kaldırımları, geçiş alanlarını ve yol kenarlarını dikkatsizce işgal eden araçlar hem yayaların güvenliğini hem de sürücülerin düzenli ilerlemesini engelliyor. Bu tablo, basit bir park sorununun ötesinde şehir disiplini ve kamusal alan kullanımına ilişkin ciddi bir problem oluşturuyor. BAYRAM VE TATİL DÖNEMLERİNDE SORUN DAHA DA BÜYÜYOR Bayram ve tatil dönemlerinde farklı şehirlerden gelen araçların yoğunluğu caddedeki baskıyı daha da artırıyor. Trafiğin sıkıştığı anlarda bazı sürücülerin sabırsız davranması, gereksiz korna çalması, yüksek sesle müzik açması ve gelişi güzel park etmesi bölgedeki rahatsızlığı katlıyor. Tatil ya da ziyaret amacıyla şehre gelen herkesin, bulunduğu yerin bir yaşam alanı olduğunu dikkate alması gerekiyor. Bir caddeden geçmek, o caddede yaşayan insanların huzurunu bozma hakkı vermez. YOL ÜSTÜNLÜĞÜ SAYGIYLA BAŞLAR Şehir içinde yol kullanımı yalnızca trafik kurallarından ibaret değildir. Yol üstünlüğü; yayaya saygı, komşuya saygı, hastaya saygı, yaşlıya saygı ve gece dinlenen insana saygıyla birlikte düşünülmelidir. Korna çalmak, yüksek sesle müzik açmak, kaldırımı veya yolu kapatmak, başkalarının yaşam alanını dikkate almadan hareket etmek kent kültürüyle bağdaşmaz. Trafikte birkaç saniye beklemek, bir mahalleyi dakikalarca rahatsız etmekten daha ağır bir yük değildir. FATİH CADDESİ’NDE DENETİM VE DUYARLILIK BEKLENTİSİ Bölge sakinleri, Fatih Caddesi’nde yaşanan bu sorunun artık yalnızca bireysel rahatsızlık değil, kamusal düzen meselesi haline geldiğini belirtiyor. Gereksiz korna kullanımı, yüksek sesli müzik, gelişigüzel park ve kaldırım işgali konusunda daha etkili denetim yapılması bekleniyor. Bu caddede çözüm yalnızca trafik akışını düzenlemekle sınırlı kalmamalı. Aynı zamanda ortak yaşam kurallarını ihlal eden davranışlara karşı net bir şehir disiplini oluşturulmalı. Fatih Caddesi’nde yaşayan vatandaşların beklentisi açık: Araç kullanan herkesin mahalle içinden geçtiğini unutmadan hareket etmesi, gereksiz korna çalmaması, yüksek sesle müzik açmaması, gelişi güzel park yapmaması ve ortak yaşam hakkına saygı göstermesi gerekiyor.

BAŞKANDAN KEŞAP’A BAYRAM HEDİYESİ Haber

BAŞKANDAN KEŞAP’A BAYRAM HEDİYESİ

BAŞKANDAN KEŞAP’A BAYRAM HEDİYESİ Keşap Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Ali Bayramoğlu Sosyal Tesisi, Kurban Bayramı itibarıyla vatandaşların hizmetine açılıyor. Uzun süredir beklenen tesis, aileler, gençler ve misafir ağırlamak isteyen vatandaşlar için ilçede önemli bir sosyal yaşam alanı olacak. KEŞAP’TA YENİ SOSYAL YAŞAM ALANI Keşap Belediyesi, ilçenin sosyal yaşam alanı ihtiyacına cevap verecek Ali Bayramoğlu Sosyal Tesisi’ni Kurban Bayramı itibarıyla hizmete açıyor. Belediye Başkanı Tuncay Muhammet Arışan’ın öncülüğünde hayata geçirilen tesis; modern yapısı, sosyal donatı alanları ve ailelerin rahatlıkla vakit geçirebileceği konseptiyle Keşap’ta sosyal hayatın yeni merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor. İlçede uzun süredir eksikliği hissedilen sosyal alan ihtiyacını karşılayacak tesis, özellikle aileler, gençler ve misafir ağırlamak isteyen vatandaşlar için önemli bir buluşma noktası olacak. “SADECE BİR BİNA DEĞİL, YENİ BİR YAŞAM ALANI” Keşap Belediye Başkanı Tuncay Muhammet Arışan, Ali Bayramoğlu Sosyal Tesisi’nin ilçenin sosyal hayatına değer katacağını belirtti. Arışan, “Keşap’ımızın uzun yıllardır hissedilen önemli eksiklerinden biri sosyal yaşam alanıydı. İnsanlarımızın ailesiyle oturabileceği, misafirini ağırlayabileceği, kaliteli ve nezih bir ortam ihtiyacı vardı. Biz de göreve geldiğimiz günden bu yana sadece altyapı değil, insanların sosyal hayatına dokunacak projeleri de önemsiyoruz. Ali Bayramoğlu Sosyal Tesisi, ilçemiz için sadece bir bina değil; insanların bir araya geleceği, sohbet edeceği, vakit geçireceği yeni bir yaşam alanıdır. Kurban Bayramı itibarıyla halkımızın hizmetinde olacak olması da ayrıca bizleri mutlu ediyor” dedi. VATANDAŞLARDAN TESİSE YOĞUN İLGİ Keşaplı vatandaşlar, ilçeye kazandırılan sosyal tesisten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ailelerin güvenle vakit geçirebileceği modern bir tesisin hizmete açılacak olması, ilçede önemli bir eksikliğin giderilmesi olarak değerlendirildi. Bayram öncesi tamamlanan Ali Bayramoğlu Sosyal Tesisi’nin, Kurban Bayramı ile birlikte Keşap’ın en yoğun uğrak noktalarından biri olması bekleniyor.

BULANCAK HALK PLAJI PROJESİ’NDE ÇALIŞMALAR BAŞLADI Haber

BULANCAK HALK PLAJI PROJESİ’NDE ÇALIŞMALAR BAŞLADI

BULANCAK HALK PLAJI PROJESİ’NDE ÇALIŞMALAR BAŞLADI BULANCAK BELEDİYESİ, SAHİLDE YÜRÜYÜŞ YOLLARI, DİNLENME ALANLARI VE ÇEVRE DÜZENLEMELERİYLE YENİ BİR YAŞAM ALANI OLUŞTURUYOR Bulancak Belediyesi, ilçeye kazandırılacak Halk Plajı Projesi için çalışmalara başladı. Proje kapsamında mevcut plaj alanı; daha düzenli, estetik ve kullanışlı bir sahil yaşam alanına dönüştürülecek. Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Halk Plajı Projesi ile vatandaşların yalnızca yaz aylarında değil, yılın dört mevsiminde kullanabileceği sosyal bir alan oluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. SAHİLDE DÖRT MEVSİM KULLANILACAK ALAN Projede yürüyüş yolları, dinlenme alanları ve çevre düzenlemeleri yer alacak. Düzenlemelerle birlikte plaj bölgesinin hem yaz aylarında denizden faydalanılan bir alan olması hem de akşam saatlerinde ailelerin vakit geçirebileceği sosyal bir sahil hattına dönüşmesi amaçlanıyor. Başkan Sıbıç, çalışmaların başladığını belirterek şunları söyledi: “Daha önce paylaştığımız Halk Plajı projemizde bugün itibarıyla çalışmalarımıza başladık. Daha düzenli, daha estetik ve daha kullanışlı bir plaj alanıyla; yürüyüş yolları, dinlenme alanları ve çevre düzenlemeleriyle vatandaşlarımızın dört mevsim keyifle vakit geçirebileceği bir yaşam alanı oluşturuyoruz. Yazın serinleyeceğimiz, akşamları ailelerimizle nefes alacağımız bu alanı Bulancak’ımıza kazandırıyoruz. Halk Plajı Projemiz ilçemize hayırlı olsun.” BULANCAK SAHİLİNE SOSYAL YAŞAM DOKUNUŞU Halk Plajı Projesi, Bulancak sahilinde sosyal kullanım kapasitesini artıracak düzenlemeleri içeriyor. Belediye, proje ile plaj alanını yalnızca denize girilen bir bölge olmaktan çıkararak yürüyüş, dinlenme ve ailelerin vakit geçirebileceği bir yaşam alanı haline getirmeyi hedefliyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Halk Plajı’nın Bulancak’ın sahil estetiğine katkı sağlaması ve ilçe halkı için yeni bir sosyal buluşma noktası olması bekleniyor.

CHP  7 MAYIS’TA SEKÜ’DE Haber

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE CHP heyeti, 7 Mayıs Perşembe günü Giresun’da maden ruhsatları, sondaj girişimleri, ÇED süreçleri, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı başlıklarını gündeme taşıyacak. Heyet, Tirebolu’daki basın açıklamasının ardından Sekü Köyü’nde yurttaşlarla buluşacak. CHP HEYETİ TİREBOLU’DA AÇIKLAMA YAPACAK CHP Genel Başkan Yardımcıları, gölge bakanlar, bölge milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ile il ve ilçe örgütleri, “Maden Ruhsatlarıyla Kuşatılan Karadeniz’de Halkımızın Yanındayız” programı kapsamında 7 Mayıs’ta Giresun’a gelecek. Giresun programı, saat 16.30’da Tirebolu İlçe Başkanlığı önünde yapılacak geniş katılımlı basın açıklamasıyla başlayacak. Heyet, açıklamanın ardından saat 17.00’de Sekü Köyü’ne hareket edecek. Sekü Köy Meydanı’ndaki halk buluşması saat 17.30’da yapılacak. SEKÜ KÖYÜ’NDE MADEN VE SONDAJ GÜNDEMİ ELE ALINACAK CHP heyeti, Sekü Köyü’nde köylülerin maden arama ve sondaj girişimlerine karşı yürüttüğü yaşam alanı mücadelesini yerinde dinleyecek. Programda Giresun’un geneline yayılan maden ruhsatları, sondaj faaliyetleri, işletme sahaları, kapasite artışı dosyaları, ÇED süreçleri, mahkeme başlıkları, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı birlikte değerlendirilecek. GİRESUN’DA 720 MADEN RUHSATI BULUNUYOR TEMA Vakfı’nın MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışmada Giresun’daki ruhsat yoğunluğu dikkat çekti. Çalışmada Giresun il sınırları içinde 720 adet IV. Grup maden ruhsatı bulunduğu, çalışma alanının yüzde 85’inin maden ruhsat alanı içinde kaldığı belirtildi. Ruhsatlı alanların yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki maden ruhsat alanı olarak sınıflandırıldı. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde IV. Grup madenlere ruhsatlılık oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. FINDIK, SU, ORMAN VE MERA ALANLARI RİSK BAŞLIĞINDA Giresun’da orman alanlarının yüzde 90’ı, tarım alanlarının yüzde 85’i, meraların yüzde 99’u ve iskân alanlarının yüzde 84’ü IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Bu tablo, maden ruhsatlarının yalnızca dağlık ve yerleşim dışı bölgelerle sınırlı kalmadığını; fındık bahçelerini, köy yerleşimlerini, meraları, orman varlığını ve su kaynaklarını da doğrudan ilgilendirdiğini gösteriyor. KORUNAN ALANLARDA RUHSAT ÇAKIŞMASI YÜZDE 89’A ULAŞTI Giresun’daki korunan alanların yüzde 89’u IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Arkeolojik sit alanları, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları ile yaban hayatı geliştirme sahalarında çakışma oranı yüzde 100’e ulaşıyor. Tabiat parklarının yüzde 98’i, gölet ve barajların yüzde 95’i, tohum-meşcere alanlarının ise yüzde 36’sı ruhsat haritası içinde yer alıyor. SEKÜ’DEN DERELİ’YE, DOĞANKENT’TEN ALUCRA’YA MADEN BAŞLIĞI GENİŞLİYOR Tirebolu Sekü Köyü ile Görele Karlıbel Köyü hattı, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan sondaj girişimleri nedeniyle Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin öne çıkan noktalarından biri oldu. Dereli hattında Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği bölgede sondaj çalışmaları başladı. Doğankent, Görele ve Tirebolu sınırlarındaki bakır-kurşun-çinko flotasyon tesisi, maden ocakları ve atık depolama kapasite artışı dosyası da Giresun’un maden gündemindeki ana başlıklar arasında yer alıyor. Alucra Demirözü çevresindeki altın-gümüş madeni açık ocak işletmeciliği dosyası ve Şebinkarahisar’da 2021 yılında yaşanan atık barajı olayı da kentte maden faaliyetlerine ilişkin tartışmaları büyüten başlıklar arasında bulunuyor. KARADENİZ PROGRAMI RİZE MİTİNGİYLE TAMAMLANACAK CHP’nin Karadeniz programı Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerini kapsıyor. Program 7 Mayıs’ta Ordu Fatsa’da başlayacak, aynı gün Giresun Tirebolu ve Sekü Köyü ile devam edecek. Heyet, 8 Mayıs’ta Trabzon Araklı ve Rize Çayeli programlarını gerçekleştirecek. Program, 9 Mayıs Cumartesi günü Rize’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla yapılacak mitingle tamamlanacak.

Ordu'nun kalbinde büyük dönüşüm Haber

Ordu'nun kalbinde büyük dönüşüm

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in liderliğinde sürdürülen çalışmalar neticesinde, şehir hafızasında kritik bir noktada bulunan Millet Düzü hızla yükselmeye devam ediyor. Tamamlandığında otoparkı, ticari alanları, meydanı ve modern mimarisiyle kente büyük değer katacak olan projede ekipler, temel beton döküm işlemine geçti. ORDU (İGFA) - Altınordu ilçesinde, geçmişte Çarşamba Pazarı olarak tanınan Millet Düzü, Büyükşehir Belediyesinin yürüttüğü projelerle sağlam temeller üzerine kurulu modern bir yaşam alanı olarak yeniden inşa ediliyor. Altyapı sürecinin en önemli safhalarından biri olan fore kazık imalatlarının bitirilmesinin ardından üst yapı aşamasına geçilerek temel beton dökümü başlatıldı. TARİHİ DOKUYA UYUMLU MODERN TASARIM Ticaret merkezi ve yer altı otoparkı şeklinde kurgulanan proje, bölgedeki tarihi dokuyla bütünleşen modern bir mimari vizyonla planlandı. Uygulamada hem estetik detaylar hem de işlevsellik ön planda tutuldu. 241 ARAÇLIK KAPALI OTOPARK, MEYDAN VE TİCARET ALANLARI Toplam 5 bin 700 metrekarelik bir alan üzerine kurulacak projede; 1 restoran binası, 43 dükkân ve 14 ofis yer alacak. Yer altında 2 katlı ve 241 araç kapasiteli kapalı otoparkın bulunacağı yapının üst kısmı ise geniş bir meydan olarak vatandaşların hizmetine sunulacak. Millet Düzü, tamamlandığında Ordu'ya hem sosyal hem de ekonomik anlamda önemli katkılar sağlayacak.

PAZARSUYU DERESİ’NDE BÜYÜK DÖNÜŞÜM BAŞLIYOR Haber

PAZARSUYU DERESİ’NDE BÜYÜK DÖNÜŞÜM BAŞLIYOR

PAZARSUYU DERESİ’NDE BÜYÜK DÖNÜŞÜM BAŞLIYOR Bulancak Belediyesi, yıllardır atıl durumda kalan ve çöp alanına dönüşen Pazarsuyu Deresi şantiye çevresinde rekreasyon ve çevre düzenleme çalışmasını başlatıyor. Proje kapsamında yürüyüş yolları, oturma alanları, peyzaj düzenlemeleri, aydınlatma ve güvenlik sistemleri kurulacak. Bulancak Belediyesi, ilçede uzun süredir ihmal edilen alanlardan biri haline gelen Pazarsuyu Deresi şantiye çevresini yeniden düzenlemek için çalışma başlatıyor. Dere hattının özellikle şantiye civarını kapsayan bölümünde uygulanacak rekreasyon projesiyle bölge, modern ve güvenli bir yaşam alanına dönüştürülecek. Proje kapsamında dere kenarında yürüyüş yolları, oturma alanları ve modern peyzaj düzenlemeleri yapılacak. Düzenleme tamamlandığında alan, hem estetik görünümü hem de günlük kullanıma uygun yapısıyla vatandaşların hizmetine sunulacak. YÜRÜYÜŞ YOLLARI VE OTURMA ALANLARI YAPILACAK Bulancak Belediyesi, çalışma ile yalnızca fiziki çevreyi yenilemekle kalmayacak, bölgeye yeni bir sosyal kullanım alanı da kazandıracak. Dere kenarında planlanan yürüyüş güzergâhları ve oturma alanları, vatandaşların aileleriyle vakit geçirebileceği yeni bir buluşma noktası oluşturacak. Modern peyzaj düzenlemeleriyle desteklenecek proje, uzun süredir kötü görüntüyle anılan bölgenin çehresini değiştirecek. GÜVENLİK ÖN PLANDA TUTULDU Projede güvenlik unsurları da öne çıkıyor. Alana kurulacak aydınlatma sistemleri, yerleştirilecek güvenlik kameraları ve planlı yürüyüş güzergâhlarıyla bölgenin günün her saatinde güvenli biçimde kullanılabilmesi hedefleniyor. Bu düzenlemeyle birlikte hem çevre kirliliğinin önüne geçilmesi hem de kamu kullanımına açık, düzenli ve huzurlu bir alan oluşturulması amaçlanıyor. NECMİ SIBIÇ: “BULANCAK’A YAKIŞIR BİR ALAN OLUŞTURUYORUZ” Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, projeye ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Pazarsuyu Deresi çevresinde uzun yıllardır atıl durumda kalan ve kötü görüntülere neden olan bu alanı ilçemize yakışır bir hale getirmek için çalışmalarımıza başlıyoruz. Amacımız sadece bir düzenleme yapmak değil; vatandaşlarımızın aileleriyle birlikte vakit geçirebileceği, güvenli ve modern bir yaşam alanı oluşturmak.” Sıbıç, projede güvenliğin temel başlıklardan biri olduğunu vurgulayarak, “Aydınlatma, kamera sistemleri ve düzenli yürüyüş alanlarıyla hem konforlu hem de huzurlu bir ortam sağlayacağız. Bulancak’ımızın her noktasında yaşam kalitesini artırmaya devam edeceğiz” dedi. Başkan Sıbıç, yapılacak düzenlemelerle kötü görüntünün tamamen ortadan kaldırılacağını belirterek, temiz, düzenli ve güvenli bir alanın Bulancak’a kazandırılacağını söyledi. “Doğaya ve kente değer katan projelerimizi hayata geçirmeyi sürdüreceğiz çünkü doğa hepimizin, Bulancak hepimizin” ifadelerini kullandı.

MADEN TEPKİSİ: “TARIM ARAZİLERİ TASFİYE EDİLİYOR” Haber

MADEN TEPKİSİ: “TARIM ARAZİLERİ TASFİYE EDİLİYOR”

DERELİ DOĞA VE YAŞAM DERNEĞİ’NDEN MADEN TEPKİSİ: “TARIM ARAZİLERİ TASFİYE EDİLİYOR” Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, Giresun coğrafyasının yüzde 85’inin maden sahası ilan edildiğini belirtti. Türk, tarım arazilerinin maden ruhsatları üzerinden tasfiye edildiğini, yerel halkın ise mülksüzleştirme riskiyle karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, maden ruhsatları üzerinden yürüyen sürece sert tepki gösterdi. Türk, tarım arazileri, meralar ve su kaynaklarının tehdit altında olduğunu belirterek, bölgede geniş çaplı bir mülksüzleştirme sürecinin işletildiğini ifade etti. Türk, Giresun coğrafyasının yüzde 85’inin maden sahası ilan edildiğini hatırlattı. Bu tablonun yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve mülkiyet boyutları olan ağır bir sonuç doğurduğunu vurguladı. “CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK MÜLKİYET DEĞİŞİMLERİNDEN BİRİ” İbrahim Türk, tarım arazilerinin maden ruhsatları aracılığıyla tasfiye edildiğini ve bunun yerel halk açısından doğrudan mülksüzleştirme anlamına geldiğini söyledi. Türk, “Başka bir anlatımla Cumhuriyet tarihimizin en büyük ‘mülkiyet değişimi’ operasyonlarından biriyle karşı karşıyayız” dedi. Türk, 1923’ten 2002’ye kadar yaklaşık 80 yılda verilen toplam maden ruhsatı sayısının 1186 olduğunu, buna karşılık son 25 yılda bu rakamın 386 bine ulaştığını ifade etti. Bu artışın ülke ve bölge açısından geniş çaplı bir çevre felaketinin habercisi olduğunu dile getirdi. FINDIK BAHÇELERİ, MERALAR VE SU KAYNAKLARI UYARISI Türk, maden yasalarındaki boşlukların ve kamu yararı adı altında öne sürülen uygulamaların şirket çıkarlarını koruduğunu savundu. Çiftçilerin tek geçim kaynağı olan asırlık fındık bahçelerinin, meraların ve su kaynaklarının tehdit altında bulunduğunu söyledi. Acele kamulaştırma uygulamalarıyla köylünün elinden alınan arazilerin yalnızca bir toprak parçası olmadığını belirten Türk, bunun çocukların geleceği, bölgenin gıda güvenliği ve kültürel hafızası açısından da ağır sonuçlar doğuracağını kaydetti. Türk, “Bir maden şirketinin 30-40 yıllık kâr hırsı, bu toprakların bin yıllık bereketine tercih edilemez” ifadelerini kullandı. MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI İbrahim Türk, bölge milletvekillerine de doğrudan çağrı yaptı. Seçim dönemlerinde toprağın bereketinden söz eden siyasetçilerin, fındık bahçeleri maden sahasına çevrilirken sessiz kaldığını söyledi. Türk, “Toprağı elinden alınan köylünün feryadı Ankara’ya ulaşmıyor mu?” diye sordu. “Halkın vekili olmak, sadece açılışlarda kurdele kesmek değil; halkın yaşam alanını sermayeye karşı savunmaktır” diyen Türk, susulan her ruhsatın bir ailenin daha toprağından kopması anlamına geldiğini ifade etti. “HUKUKİ HAKLARIMIZI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIZ” Türk, madencilik adı altında yürütülen mülksüzleştirme ve şehre sürgün politikasına karşı sessiz kalmayacaklarını söyledi. Tarım arazilerinin ekonomik veri değil, doğrudan yaşam alanı olduğunu vurgulayan Türk, maden şirketlerinin geride zehirlenmiş topraklar ve sular bırakıp gideceğini, bölge halkının ise bu coğrafyada yaşamayı sürdüreceğini belirtti. Açıklamasının sonunda hukuki mücadelenin süreceğini duyuran Türk, her bir fındık dalının ve her bir su damlasının takipçisi olacaklarını söyledi. Türk, “Vatanını sevmek, toprağını ve suyunu korumaktır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.