Hava Durumu

#Yaşam Alanı

giresunsonhaber - Yaşam Alanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Alanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Sarı: Suya şaşı bakmayalım Haber

Prof. Dr. Sarı: Suya şaşı bakmayalım

22 Mart Dünya Su Günü’nde açıklama yapan çevreci akademisyen Prof. Dr. Mustafa Sarı, tatlı su kaynaklarının hızla tükendiğine dikkat çekerek suyun yalnızca bir kaynak değil, milyonlarca canlının yaşam alanı olduğunu vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Dünya Su Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan akademisyen Prof. Dr. Mustafa Sarı, su kaynaklarının yanlış kullanımına dikkat çekti. Dünya yüzeyinin büyük kısmı suyla kaplı olmasına rağmen, kullanılabilir tatlı su oranının yüzde 1’in altında olduğunu belirten Sarı, buna rağmen suyun bilinçsiz tüketildiğini ifade etti. Sarı, su kıtlığının çoğu zaman günlük hayatta fark edilmediğini belirterek, “Musluktan su akıyorsa ya da tarımda sulama yapılabiliyorsa, su krizi akla gelmiyor. Oysa bu yaklaşım sürdürülebilir değil” dedi. Suyun yalnızca insanlar için değil, milyonlarca canlı için de bir yaşam alanı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sarı, planktondan köpek balıklarına kadar yaklaşık 2 milyon türün sularda yaşadığını, ancak bu türlerin büyük bölümünün henüz keşfedilmediğini dile getirdi. Yanlış uygulamaların ekosistemi tehdit ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, “Nehirleri, gölleri ve denizleri atık alanı olarak kullanmaya devam edersek ve bilinçsiz avcılıkla türleri yok edersek, birçok canlıyı tanıma fırsatı bile bulamadan kaybedebiliriz” uyarısında bulundu. Balıkçılığın doğayla bir mücadele değil, sürdürülebilirlik temelinde yürütülmesi gereken bir faaliyet olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sarı, suyun korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, “Su candır, canlıların evidir. Suya bakış açımızı değiştirmeli ve bu hayati kaynağı korumalıyız” çağrısında bulundu.

SU PLANI ÇIKTI, GİRESUN’DA MADEN ALARMI BÜYÜDÜ Haber

SU PLANI ÇIKTI, GİRESUN’DA MADEN ALARMI BÜYÜDÜ

SU PLANI ÇIKTI, GİRESUN’DA MADEN ALARMI BÜYÜDÜ RESMÎ GAZETE’DE SU PLANI, GİRESUN’DA YAŞAM ALANI TARTIŞMASI 14 Mart 2026 tarihli ve 33196 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11063 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “Ulusal Su Planı (2026-2035)” yürürlüğe girdi. Kâğıt üzerinde su yönetimini düzenleyen karar, Giresun’da ise çok daha sert bir karşılık buldu. Çünkü kentte su başlığı artık tek başına su başlığı değil; maden ruhsatları, orman kaybı, tarımsal üretim, kırsal yaşam ve anayasal çevre hakkı aynı dosyada birleşmiş durumda. Kararın metni doğrudan Giresun’a özgü yeni bir maden ruhsatı ilan etmiyor. Yayımlanan düzenleme, ulusal ölçekte su kaynaklarının korunması, verimli kullanılması, su kalitesinin iyileştirilmesi, kuraklık yönetimi, atık su altyapısının güçlendirilmesi ve tahsis planlaması gibi başlıkları içeren bir çerçeve metin niteliği taşıyor. Buna rağmen Giresun’da kararın yankısı teknik metnin sınırlarını aştı. Bunun nedeni, ilin uzun süredir maden ruhsat baskısı, su havzaları üzerindeki risk, orman alanlarının parçalanması ve üretim alanlarının daralması tartışmalarıyla yaşamaya devam etmesi. Kentte büyüyen tepkinin zemini yeni değil. Giresun Son Haber’in 11 Şubat 2026 tarihli “Aksu Vadisi için alarm” başlıklı haberinde, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, Aksu Vadisi’ndeki madencilik faaliyetlerinin su kaynaklarını etkilediğini, tarım ve hayvancılık açısından tehlike oluşturduğunu belirterek denetim ve su analizi çağrısı yapmıştı. Şubat ayında yerel basına yansıyan bu uyarı, 14 Mart’taki Resmî Gazete kararının ardından bu kez daha geniş bir tartışmanın içine taşındı. Giresun’daki asıl gerilim, su planı metninin sahadaki ruhsat gerçeğiyle çakıştığı noktada ortaya çıkıyor. Son iki yılda yerel ve ulusal basına yansıyan MAPEG dayanaklı haberlerde, Giresun yüzölçümünün yaklaşık yüzde 85’inin maden ruhsat alanları kapsamında bulunduğu, bu alanların arama, işletme ve ihale safhasındaki ruhsatlarla il geneline yayıldığı aktarıldı. Aynı haberlerde 16 ilçenin önemli bölümünde IV. Grup maden ruhsatlarının yoğunlaştığı, bazı ilçelerde ruhsatlılık oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığı vurgulandı. Bu tablo, Giresun’da su yönetimi kararının neden yalnızca bürokratik bir düzenleme olarak okunmadığını açık biçimde gösteriyor. Sorun tam da burada düğümleniyor: Bir ilde su havzaları ile maden sahaları aynı coğrafyada üst üste biniyorsa, “su yönetimi” başlığı soyut bir plan olmaktan çıkıyor. Giresun’da su, yalnızca musluktan akan su anlamına gelmiyor; fındık bahçesinin verimi, hayvancılığın devamı, arıcılığın geleceği, meranın sürekliliği, dere yatağının sağlığı ve kırsal yaşamın ayakta kalması anlamına geliyor. Bu nedenle kentte çevre itirazı ile üretim kaygısı birbirinden ayrılmıyor; suya dönük her risk, aynı anda ekonomi, sosyal yapı ve göç baskısı tartışmasına dönüşüyor. Giresun’daki itirazın bir başka sert başlığı orman ve üst havza müdahaleleri. Çünkü maden faaliyeti yalnızca kazı yapılan noktadan ibaret görülmüyor; sahaya ulaşım için açılan yollar, geçici şantiye alanları, lojistik hatlar ve yardımcı tesisler de aynı zincirin parçası olarak değerlendiriliyor. Eğimin yüksek olduğu, yağış rejiminin güçlü olduğu ve yüzey suyu sistemlerinin hassaslaştığı Giresun coğrafyasında bu müdahalelerin su bulanıklığı, sediment taşınımı, toprak kaybı ve havza bütünlüğünde bozulma yaratabileceği yönündeki kaygı büyüyor. Yerel basına yansıyan Aksu Vadisi haberlerinde de suyun balçığa döndüğü, üreticinin su ve toprak kalitesi konusunda alarm verdiği görülüyor. Bu dosyanın hukuki dayanağı da net. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu açıkça düzenliyor; çevreyi geliştirmeyi, çevre sağlığını korumayı ve çevre kirlenmesini önlemeyi devletin ve vatandaşların ödevi olarak tanımlıyor. Giresun’da yükselen tepki bu nedenle yalnızca siyasal bir karşı çıkış değil; suyu, toprağı, ormanı ve yaşam alanlarını etkilediği düşünülen uygulamalara karşı anayasal hak zemininde yükselen bir itiraz olarak şekilleniyor. Bilimsel ve teknik açıdan bakıldığında da itirazın omurgası boş değil. Su havzaları üzerindeki yoğun baskı, özellikle madencilik, yol açma ve yüzey bozunumu içeren faaliyetlerde bulanıklık artışı, askıda katı madde yükü, yüzey akış rejiminde değişim ve kaynak beslenmesinde bozulma riski yaratabiliyor. Giresun gibi kırsal üretimin su kalitesine doğrudan bağlı olduğu bir coğrafyada bu risk yalnızca ekolojik bir mesele olarak kalmıyor; verim düşüşü, kalite kaybı, kırsal gelir daralması ve uzun vadede yerleşim alanlarının zayıflaması anlamına da geliyor. Bu yüzden kentteki itiraz, sadece “doğa savunusu” değil; aynı zamanda üretim, geçim ve yerinde yaşam savunusu olarak okunuyor. Dosyanın sertleştiği yer de tam olarak burası. Giresun’da “neden itiraz edilmeli” sorusunun yanıtı çevresel duyarlılık cümleleriyle sınırlı değil. İtiraz edilmeyen her baskının önce suyu zayıflatacağı, ardından üretimi gerileteceği, sonra kırsal yaşamı çözeceği düşüncesi öne çıkıyor. Suyun kalitesi bozulursa fındık etkilenir; mera baskılanırsa hayvancılık daralır; orman parçalanırsa toprak tutunma gücü azalır; dere sistemi bozulursa yalnızca doğa değil, köyün geleceği de yara alır. Giresun’daki bugünkü alarm, bu zincirleme etki korkusundan besleniyor. Bir başka önemli nokta da şu: 11063 sayılı kararın kendisi, doğrudan “Giresun’un yüzde 85’i maden sahası ilan edildi” diyen bir metin değil. Ancak Giresun’da zaten yıllardır biriken ruhsat, su, orman ve üretim baskısı nedeniyle bu karar, teknik metnin ötesinde yeni bir eşik olarak algılandı. Kentte tartışılan şey yalnızca kararın satırları değil; o satırların, mevcut ruhsat haritası ve saha uygulamalarıyla birleştiğinde neye dönüşeceği sorusu. Bu yüzden karar Resmî Gazete’de yayımlandığı gün, Giresun’da mesele bir su planı değil, bir yaşam alanı dosyası olarak okundu. DERNEĞİN İTİRAZI Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk adına yapılan açıklamada itiraz başlıkları şöyle sıralandı: İstisnasız tüm ilçelerde maden faaliyeti: “Giresun’un %85’i maden sahası ilan edilmiştir. Bu yıkım sadece birkaç köyle sınırlı değildir; bugün Giresun’un tüm ilçelerinde ya bir maden işletmesi ya da bir arama ruhsatı bulunmaktadır. Bu, ilimizin her karış toprağının maden şirketlerinin insafına bırakılması demektir!” Su kaynaklarında kuşatma: “Dereli hattındaki Eğrianbar, Meşeliyatak, Yeşiltepe, Yıldız, Sütlüce ve Bahçeli bölgelerinde olduğu gibi, diğer ilçelerimizde de su kaynaklarının tamamı maden sahalarının içinde kalmıştır.” Üretim ve kırsal ekonomi vurgusu: “Devletimize asıl büyük ve sürekli katkıyı sağlayan geçici maden projeleri değil; fındık tarımı, hayvancılık ve arıcılıktır. Köylünün alın teri, maden şirketinin kârından çok daha büyüktür. Suyumuzu feda etmek, milli ekonomiyi yok etmektir!” Su kullanım önceliği itirazı: “Yeni kararname ile su ‘stratejik kaynak’ sayılarak kullanım önceliği Giresunlu üreticiden alınıp maden projelerine devredilmektedir.” Orman ve doğa kıyımı iddiası: “Tüm ilçelerimizde maden yolları açmak uğruna, halkımızın özenle yetiştirdiği ormanlar fiilen kesilmektedir.” Açıklamanın Aksu Vadisi bölümünde şu ifadelere yer verildi: “Halkımız ekranlardaki savaşı izlerken, yayla yolu güzergahlarımızda orman kesimleri ve maden sondajları fiilen başlatılmıştır. Bu çalışmalar başta Aksu Çayı olmak üzere tüm su havzalarımızı %100 oranında zehirleme potansiyeli taşımaktadır. Televizyonlarda 'modern yönetim' altyazılarıyla sunulan bu plan; Giresun halkı için susuzluk ve yok edilen doğa demektir!” Kültürel miras ve çevre hakkına ilişkin bölümde ise şu vurgu yapıldı: “Tüm ilçelerimizdeki tarihi yapılarımız ve ormanlarımız maden baskısı altında yok edilmektedir. Anayasa’nın 56. maddesi uyarınca 'sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkımızı' savunuyoruz. Giresun’un %85’ini maden sahasına hapseden, suyumuzu ve bin yıllık mirasımızı savaş gündeminin arkasına sığınılarak feda eden bu anlayışa karşı tüm ilçelerimizle birlikte hukuki takibimizi sürdürceğiz!”

GİRESUN MERKEZ’E YENİ ÇOK AMAÇLI SPOR SALONU VE GENÇLİK MERKEZİ Haber

GİRESUN MERKEZ’E YENİ ÇOK AMAÇLI SPOR SALONU VE GENÇLİK MERKEZİ

GİRESUN’A 800 MİLYON TL DEĞERİNDE ÇOK AMAÇLI SPOR SALONU VE GENÇLİK MERKEZİ Giresun şehir merkezinde, Millet Bahçesi ve Olimpik Yüzme Havuzu ile aynı yerleşkede bulunan ve 1976 yılından bu yana il sporuna hizmet veren 19 Eylül Spor Salonu’nun yerine yapılacak olan Giresun Merkez Çok Amaçlı Spor Salonu ve Gençlik Merkezi için protokol imzaları atıldı. Toplam yatırım bedelinin 800 milyon TL olduğu açıklandı. PROTOKOL ANKARA’DA İMZALANDI Ankara’da düzenlenen imza töreni; Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törene; Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Ata Öztürk, Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Milletvekili Ali Temür, AK Parti İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, Gençlik ve Spor İl Müdürü Muzaffer Ergün katıldı. 19 EYLÜL SPOR SALONU YERİNE MODERN KOMPLEKS 1976 yılından bu yana hizmet veren mevcut tesis, kapasite ve fonksiyonel alan yetersizliği nedeniyle artan talebi karşılamakta zorlanıyordu. Bu ihtiyaca cevap vermek amacıyla yeni ve kapsamlı bir spor kompleksi planlandı. İl Milli Emlak Müdürlüğü tarafından, Merkez Fevziçakmak Mahallesi 655 Ada 139 Nolu Parselde bulunan taşınmazın 6.467,72 metrekarelik kısmı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne tahsis edildi. Proje ve ihale dosyalarının hazırlanmasına yönelik süreç 2021 yılında başlatıldı. TOPLAM 17.526,60 METREKARE KAPALI ALAN Yeni tesis toplam 17.526,60 m² kapalı alan üzerine inşa edilecek ve 6 kattan oluşacak: 1 Bodrum Kat – 3.830 m² 1 Zemin Kat – 3.270 m² Kat – 4.180 m² Kat – 1.923 m² Kat – 2.660 m² Çatı Katı – 663,60 m² SPOR SALONU BÖLÜMÜNDE YER ALACAK BİRİMLER Proje kapsamında spor bölümünde: 1.896 koltuk kapasiteli, 1.353 m² ana spor salonu 9 bireysel spor alanı 1 bowling salonu 8 sporcu soyunma odası 2 hakem soyunma odası 15 antrenör odası 2 depo alanı 1 çatı kafe 1 yürüyüş parkuru bulunacak. GENÇLİK MERKEZİ BÖLÜMÜNDE YER ALACAK BİRİMLER Gençlik merkezi bölümünde ise: Giriş fuayesi 2 kafeterya 4 atölye 1 kitap kafe 3 ofis 4 yönetici odası Kapalı otopark Mutfak Bay ve bayan mescid Abdesthane Sığınak Teknik alanlar yer alacak. ŞEHİR MİMARİSİNE UYUMLU TASARIM Proje; estetik açıdan şehir ve bölge mimarisiyle uyumlu bir anlayışla tasarlandı. Özellikle bireysel spor ve antrenman alanlarına yönelik artan talebin karşılanması hedefleniyor. Tamamlandığında tesisin, Giresun’un sportif faaliyetlerine ve gençlik hizmetlerine uzun vadeli katkı sunması bekleniyor. TEŞEKKÜR VE MESAJ Yatırımın hayata geçirilmesinde destek sunan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Ata Öztürk’e teşekkür edildi. Yetkililer, projenin Giresun’a, gençlere, sporculara ve tüm sporseverlere hayırlı olması temennisinde bulundu.

ÇITLAKKALE’YE YENİ NEFES: MEYDAN PROJESİNDE SONA YAKLAŞILDI Haber

ÇITLAKKALE’YE YENİ NEFES: MEYDAN PROJESİNDE SONA YAKLAŞILDI

ÇITLAKKALE’YE YENİ NEFES: MEYDAN PROJESİNDE SONA YAKLAŞILDI Giresun Belediyesi tarafından Çıtlakkale Mahallesi’nde hayata geçirilen meydan düzenleme projesinde sona yaklaşılıyor. Kentin en büyük mahallelerinden biri olan Çıtlakkale’de yürütülen çalışma, bölgeye modern, güvenli ve kullanışlı bir sosyal yaşam alanı kazandırmayı amaçlıyor. Toplam 606 metrekarelik alanda sürdürülen projede ilk etapta mevcut altyapı iyileştirmeleri tamamlandı. Altyapı çalışmalarının ardından üstyapıya geçilerek oturma alanları, peyzaj ve çevre düzenlemeleri ile kaldırım yenileme çalışmaları titizlikle devam ediyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte; modern oturma alanları, yenilenen aydınlatma sistemleri, düzenli peyzaj alanları ve estetik zemin uygulamalarıyla mahalle sakinlerinin güvenle vakit geçirebileceği yeni bir meydan hizmete sunulacak. Çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Belediye Başkanı Fuat Köse, şu ifadeleri kullandı: “Tüm mahallelerimizde hizmet üretmeye devam ediyoruz. Çıtlakkale Mahallemize yakışır, düzenli ve modern bir meydan kazandırıyoruz. Hemşehrilerimizin memnuniyeti bizim için en büyük motivasyon kaynağıdır. Çalışmalarımızı en kısa sürede tamamlayarak yeni yaşam alanını halkımızın hizmetine sunacağız.” Mahalle sakinleri ise yürütülen çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirerek, meydan düzenlemesinin Çıtlakkale’ye değer kattığını belirtti ve emeği geçenlere teşekkür etti.

BULANCAK’TA BELEDİYE GÜVENCESİYLE YENİ KONUT HAMLESİ Haber

BULANCAK’TA BELEDİYE GÜVENCESİYLE YENİ KONUT HAMLESİ

BULANCAK’TA BELEDİYE GÜVENCESİYLE YENİ KONUT HAMLESİ Bulancak Belediyesi, ilçede artan konut ihtiyacına çözüm üretmek amacıyla yürüttüğü projelere bir yenisini daha ekliyor. Belediye iştiraki Bulancak Beton A.Ş. tarafından hayata geçirilecek yeni konut projesinin adresi bu kez Güzelyalı Mahallesi oldu. Belediyenin sosyal belediyecilik yaklaşımı doğrultusunda planlanan proje, hem nitelikli yaşam alanı üretmeyi hem de vatandaşlara güvenli ve erişilebilir konut imkânı sunmayı hedefliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Necmi Sıbıç, yerel yönetimlerin yalnızca altyapı değil, yaşam kalitesini artıran yatırımlarla da öne çıkması gerektiğini vurguladı. Sıbıç, Bulancak’ta yaşayan vatandaşların güvenli ve konforlu konutlara erişimini önemsediklerini belirterek, belediye şirketi aracılığıyla yürütülen projelerin bu anlayışın somut bir yansıması olduğunu ifade etti. Yeni projenin, merkezi konumu ve planlı mimarisiyle ilçeye değer katacak bir yaşam alanı sunacağını dile getirdi. Yaklaşık 1,8 dönüm alan üzerine inşa edilen projede 1+1, 2+1 ve 3+1 daire tipleri yer alıyor. Sahil yoluna yalnızca 200 metre mesafede konumlanan yapılar; okul, plaj ve günlük ihtiyaç noktalarına yürüme mesafesinde bulunmasıyla dikkat çekiyor. Projede ayrıca açık otopark alanları ve modern mimari çizgiler ön plana çıkıyor. Belediye güvencesiyle üretim yapan Bulancak Beton A.Ş.’nin yalnızca yapı inşa etmediğini, planlı ve uzun vadede değer üreten yaşam alanları oluşturmayı amaçladığını vurgulayan Sıbıç, bu modelin vatandaş nezdinde güven oluşturduğunu söyledi. Şubat ayı itibarıyla lansman sürecine giren projeye ilişkin ayrıntılı bilgi almak isteyen vatandaşların, Bulancak Beton A.Ş. merkez ofisine başvurabilecekleri bildirildi. Yeni konut hamlesinin, Bulancak’ta planlı kentleşme ve sosyal belediyecilik uygulamalarının önemli örneklerinden biri olması bekleniyor.

SAHİL ŞERİDİNDE AĞAÇLARA NEFES ALDIRAN ÇALIŞMA Haber

SAHİL ŞERİDİNDE AĞAÇLARA NEFES ALDIRAN ÇALIŞMA

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN SAHİL ŞERİDİNDE AĞAÇLARA NEFES ALDIRAN ÇALIŞMA Giresun Belediyesi, sahil bandında yürüttüğü çevre düzenleme faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. Kent estetiğini güçlendirmek ve mevcut ağaç dokusunun sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla başlatılan peyzaj ve budama çalışmaları kapsamında sahil şeridindeki ağaçlar tek tek elden geçiriliyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen uygulamada, parke taşları arasında sıkışarak gelişimi olumsuz etkilenen ağaç kökleri için özel düzenlemeler yapılıyor. Ağaç diplerinde zemin açılarak köklerin hava alması sağlanırken, bitkilerin doğal gelişim sürecine katkı sunulması hedefleniyor. Yetkililer, yapılan müdahalenin yalnızca estetik bir düzenleme olmadığını, aynı zamanda ağaç sağlığını korumaya yönelik bilimsel bir uygulama olduğunu vurguladı. Çalışmalar sayesinde hem kök sıkışmasının önüne geçildiği hem de ağaçların daha güçlü ve uzun ömürlü hale gelmesinin amaçlandığı belirtildi. Öte yandan sahil hattında sürdürülen budama faaliyetleriyle ağaçların daha dengeli bir taç yapısına kavuşması ve yaya alanlarında güvenliğin artırılması planlanıyor. Yapılan bakım çalışmaları, sahil bandında görsel bütünlüğü desteklerken vatandaşlar için daha düzenli ve ferah bir yaşam alanı oluşturmayı da hedefliyor. Belediye yetkilileri, program dahilinde benzer peyzaj ve bakım çalışmalarının sahil şeridinin farklı noktalarında da sürdürüleceğini bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.