Hava Durumu

#Yargı

giresunsonhaber - Yargı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ: Haber

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ:

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ: SORULAR CEVAPLANDI, TARTIŞMA DAHA DA SERTLEŞTİ Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı özel röportaj, CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan krizi yatıştırmak yerine yeni tartışma başlıkları açtı. Kılıçdaroğlu, görevi kabul etmesini “kayyımı önleme” gerekçesiyle savundu; ancak belediye operasyonları, yargının siyasallaşması, masumiyet karinesi ve parti içi “arınma” söylemi konusunda verdiği yanıtlar muhalefet tabanındaki soru işaretlerini büyüttü. “ARINMA” SÖYLEMİ KRİZİN MERKEZİNE YERLEŞTİ CHP’de mahkeme kararıyla yeniden genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, röportaj boyunca en güçlü vurgusunu “arınma” kavramı üzerinden yaptı. Kılıçdaroğlu, CHP’nin “ahlaki üstünlüğünü” koruması gerektiğini söyledi, parti içinde para, çıkar ve rüşvet iddialarına karışanların barındırılamayacağını savundu. Ancak bu söylem, röportajın en tartışmalı alanlarından biri haline geldi. Kılıçdaroğlu, parti içinde kirli ilişkiler bulunduğunu öne sürerken isim vermekten kaçındı. “Rüşvetçi belediye başkanları”, “para pul işine girenler” ve “kirli ilişkiler” ifadeleriyle geniş bir çerçeve çizdi; fakat bu iddiaların kimleri kapsadığı, hangi kesinleşmiş belgelere dayandığı ve masumiyet karinesinin nasıl korunacağı sorularına net bir sınır koymadı. Bu durum, CHP’li belediye başkanları ve parti yöneticileri hakkında toplu bir töhmet algısı doğurdu. Kılıçdaroğlu’nun isim vermeden yaptığı ağır suçlamalar, hukuki netlikten çok siyasi gerilimi besleyen bir dil olarak öne çıktı. YARGI SİYASALLAŞTI DEDİ, YOLSUZLUK DOSYALARINI AYRI TUTTU Röportajın en belirgin çelişkilerinden biri yargı değerlendirmesinde ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını, Can Atalay, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi dosyalarda siyasi kararlar verildiğini söyledi. Buna karşılık CHP’li belediyelere yönelik yolsuzluk dosyalarında iddianamelerin ve itirafçı beyanlarının dikkate alınması gerektiğini savundu. Bu ayrım, röportajın en sert sorgulanan noktalarından biri oldu. Gazeteciler, aynı yargı düzeninin CHP’li belediyelere yönelik dosyaları da siyasi amaçla kullanıp kullanamayacağını sordu. Kılıçdaroğlu, yargının siyasallaştığını kabul etmesine rağmen yolsuzluk iddialarının tümüyle siyasi operasyon sayılmasına karşı çıktı. Bu yaklaşım, CHP tabanındaki ana itirazı güçlendirdi. Çünkü Kılıçdaroğlu bir yandan iktidarın yargı üzerindeki etkisini kabul etti, diğer yandan CHP’li isimlere yöneltilen bazı iddiaları parti içi arınmanın gerekçesi haline getirdi. MASUMİYET KARİNESİ TARTIŞMASI AÇIKTA KALDI Röportajda Kılıçdaroğlu’na en doğrudan yöneltilen sorulardan biri masumiyet karinesi oldu. Gazeteciler, hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan belediye başkanları ve parti yöneticileri için “kirli”, “rüşvetçi” ya da “arınması gereken” gibi ifadelerin nasıl kullanılabileceğini sordu. Kılıçdaroğlu, kimseyi suçlu ilan etmediğini, “sorunlu belediye başkanı” ile “suçlu belediye başkanı” arasında fark bulunduğunu söyledi. Ancak röportajın genelinde kullandığı sert ifadeler bu ayrımı zayıflattı. Hukuki kesinlik oluşmadan “aklanın gelin” yaklaşımı, parti içi disiplin sürecinin yargı kararının önüne geçirilip geçirilmediği tartışmasını beraberinde getirdi. Bu başlık, röportajın ardından Kılıçdaroğlu’na yönelen eleştirilerin ana eksenlerinden biri haline geldi. GENEL MERKEZ GÖRÜNTÜLERİ İÇİN SORUMLULUĞU KABUL ETMEDİ CHP Genel Merkezi’nde polisin zorla içeri girdiği, biber gazı ve arbede görüntülerinin yaşandığı süreç de röportajın en kritik bölümlerinden biri oldu. Kılıçdaroğlu, görüntülerin vicdanını sızlattığını söyledi; ancak kendisini sorumlu tutmadı. Kılıçdaroğlu, polisin zorla girmesini istemediğini, kararın tebliği için icra işlemi yapılmasının beklendiğini savundu. Buna karşılık gazeteciler, avukatı Celal Çelik’in Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazdığı “parti genel merkezinin tarafımıza teslimi” içerikli başvuruyu hatırlattı. Kılıçdaroğlu, bu başvurunun polis müdahalesi anlamına gelmediğini söyledi. Ancak bu yanıt, kamuoyunda oluşan “Kılıçdaroğlu’nun görevi kabul etmesi bu görüntülerin yolunu açtı” eleştirisini tamamen ortadan kaldırmadı. “KAYYIMI ÖNLEDİM” SAVUNMASI İKNA KRİZİNİ AŞAMADI Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararını kabul etmeseydi CHP’ye kayyım atanacağını savundu. Bu nedenle görevi üstlenmesini partiye dışarıdan müdahaleyi engelleyen bir adım olarak anlattı. Ancak röportajda bu savunma da sorgulandı. Kılıçdaroğlu’na “Kayyım gelse ne yapardı da siz yapmıyorsunuz?” sorusu yöneltildi. Kılıçdaroğlu, kendisinin parti tüzüğü, Parti Meclisi, MYK ve disiplin kurulu çerçevesinde hareket ettiğini, dışarıdan atanacak bir kayyımın ise bu yapıları devre dışı bırakabileceğini söyledi. Buna rağmen CHP seçmeninin önemli bir bölümünde oluşan “siyasi irade mahkeme kararıyla değiştirildi” algısı röportajla giderilemedi. Kılıçdaroğlu’nun kayyım savunması, hukuki bir gerekçe olarak sunuldu; fakat siyasi meşruiyet tartışmasını kapatmaya yetmedi. İKTİDARLA İŞBİRLİĞİ SORUSUNA NET RET, BUTLAN KARARINA TEMKİNLİ YANIT Kılıçdaroğlu, Erdoğan’la ya da iktidarla gizli bir işbirliği yaptığı iddiasını kesin dille reddetti. Erdoğan’ı en sert eleştiren siyasetçilerden biri olduğunu belirtti, iktidarla perde arkasında herhangi bir anlaşma yürütmediğini söyledi. Ancak butlan kararının iktidarın yargıya müdahalesiyle alınıp alınmadığı sorusunda daha temkinli konuştu. Kararın siyasi sonuçları olduğunu kabul etti; fakat iktidarın doğrudan müdahalesi olup olmadığını bilmediğini söyledi. Bu yanıt, röportajın eleştirel okumalarında önemli bir yer tuttu. Kılıçdaroğlu, geçmişte Akın Gürlek ve siyasi yargı kararları konusunda sert ifadeler kullanırken, kendi lehine sonuç doğuran mutlak butlan kararında aynı kesinlikte bir siyasi müdahale değerlendirmesi yapmadı. GAZETECİLERİN ISRARLI SORULARI RÖPORTAJIN SEYRİNİ BELİRLEDİ Röportajın dikkat çeken yönlerinden biri, gazetecilerin Kılıçdaroğlu’nun yanıtlarını sık sık takip sorularıyla zorlaması oldu. Barış Terkoğlu, Aslı Kurtuluş Mutlu ve program moderasyonu, belediye operasyonları, kurultay davası, iddianameler, fezlekeler, masumiyet karinesi ve Genel Merkez’de yaşananlar konusunda Kılıçdaroğlu’na defalarca aynı eksende sorular yöneltti. Kılıçdaroğlu ise bazı sorularda yanıtı parti içi ahlaki üstünlük tartışmasına çekti. Bu tercih, röportajın haber değerini artırırken aynı zamanda kamuoyunda yeni bir tartışma alanı oluşturdu. CHP’DE KRİZ YATIŞMADI, SİYASİ HAT DAHA DA SERTLEŞTİ Röportaj, Kılıçdaroğlu’nun kendi pozisyonunu savunduğu kapsamlı bir açıklama niteliği taşıdı. Ancak verilen yanıtlar, CHP içindeki ayrışmayı sonlandıracak bir zemin oluşturmadı. Kılıçdaroğlu’nun “arınma” vurgusu, parti içi hesaplaşma mesajı olarak öne çıktı. Belediyelere yönelik dosyalarda yargının siyasal niteliğiyle yolsuzluk iddiaları arasında kurduğu ayrım ise muhalefet tabanındaki güven tartışmasını daha da derinleştirdi. CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan süreç, bu röportajın ardından yalnızca hukuki bir tartışma olmaktan çıktı; parti kimliği, siyasi meşruiyet, seçmen iradesi, yargı güveni ve muhalefetin iktidar karşısındaki ortak hattı üzerinden daha geniş bir krize dönüştü.

ÖZGÜR ÖZEL, ‘ÜÇ FİDAN’I ANMA TÖRENİNE KATILDI Haber

ÖZGÜR ÖZEL, ‘ÜÇ FİDAN’I ANMA TÖRENİNE KATILDI

ÖZGÜR ÖZEL, ‘ÜÇ FİDAN’I ANMA TÖRENİNE KATILDI Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 54’üncü yılında Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı. Özel, “Kendisinden sonraki tüm kuşaklara ilham veren ve önderlik eden 3 önderin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi. KARŞIYAKA MEZARLIĞI’NDA ANMA TÖRENİ Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 54’üncü yılında mezarları başında anıldı. Törende konuşan Özel, 6 Mayıs’ın Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı kararlarından birinin uygulandığı gün olduğunu belirtti. Özel, konuşmasında, “Herkese merhaba. Bugün bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı veren ve en çok yürekleri dağlayan kararlarından bir tanesinin uygulandığı, 6 Mayıs’ın 54’ncü yıldönümünde Deniz Gezmiş’in, Hüseyin İnan’ın ve Yusuf Aslan’ın huzurlarındayız” dedi. “VERDİKLERİ MÜCADELEYİ SAYGIYLA ANIYORUZ” Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 68 kuşağının simge isimleri olduğunu vurguladı. Özel, üç ismin sonraki kuşaklara ilham verdiğini belirterek şunları söyledi: “68 kuşağının ki kendinden sonraki tüm kuşaklara ilham veren, enerji veren ve halen daha önderlik eden bu kuşağın üç önderinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Onları 1968’de yaptıkları, Samsun’dan Ankara’ya tam bağımsız Türkiye için Atatürk’e saygı yürüyüşüyle hatırlıyor ve anıyoruz. Onları birileri karşısında secde ederken, 6. Filo’ya ‘Defol’ diyen, onu denize döken duruşlarıyla anıyoruz. Bugünlerde ki birileri Trump’ın ve İsrail’in yanında, Filistin’e yapılanlara sessiz kalırken, Sumud Filosu’na sahip çıkmak gerekirken Sumud Filosu’nu kınayan bildirilerin altında İsrail ve Amerika ile buluşurken ya da ABD’nin Türkiye’deki büyükelçisi bu topraklarda ‘Tam bağımsızlık’ diyerek kendi ayaklarının altındaki sehpayı tekmelemiş, Deniz Gezmiş’lerin topraklarında ‘Bu ülkeye, buralara demokrasi fazla, buralarda tek adam, güçlü tek adamlar olmalı, biz Amerika güçlü tek adamları tercih ediyoruz’ diyen Barrack’ın karşısına ODTÜ’ye o günlerde girmeye çalışan Amerikan Büyükelçisi’nin Denizler nasıl karşısında durdularsa o şekilde durmak gereken bugünlerde onların verdiği mücadeleyi bir kez daha saygı ile anıyoruz.” “TARİHTEN HUSUMET DEĞİL DERS ÇIKARIYORUZ” Özel, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan hakkında verilen idam kararlarının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihindeki en utanç verici kararlardan biri olduğunu söyledi. CHP iktidarında bu kararların yok hükmüne getirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde karar alınacağını belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “İktidara az kaldı. Türkiye’nin bütün demokratları Meclis’te çoğunluğu sağlayacaklar. Meclis’te çoğunluğu olanların 1960 darbesinden sonra ki idamlardan özür dilediği, Meclis’in iadeyi itibar yaptığı süreçte biz doğru yerde durduk. O idamlara karşı çıktık. ‘Bizden üç, onlardan üç’ diyerek, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamına kalkan eller, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aldığı ve halen geçerli olan en utanç verici karardır. İktidarımızda en öncelikli işlerimizden bir tanesi bu idam kararlarını yok hükmüne getirecek, tarih önünde onlardan özür dileyecek ve Deniz Gezmiş’in, Hüseyin İnan’ın, Yusuf Aslan’ın hatıraları önünde saygıyla eğilecek bir kararı Türkiye Büyük Millet Meclisi mutlaka alacaktır. Tarihten husumet değil ders çıkarıyoruz. Bundan sonraki süreçte burada bulunan herkesin ve Türkiye'deki herkesin sık sık dile getirdiği gibi kurtuluşun tek başımıza olmayacağını, hep beraber olmamız gerektiğini, Türkiye’yi kurtarmak, emperyalistlerin emellerine alet olmayacak tam bağımsız bir Türkiye’yi yeniden inşa edebilmek için yan yana duruyoruz. Omuz omuza duruyoruz. Ben bir kez daha hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Bir tüketim günü olarak değil ama bu üç evladın, bu ülke uğrunda evlatlarını kaybetmiş bütün annelerin ve bu üç evladın annesinin de aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.” ÜÇ FİDAN MEZARLARI BAŞINDA ANILDI Karşıyaka Mezarlığı’ndaki anma programında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın hatırası anıldı. Özgür Özel, konuşmasında üç ismin tam bağımsız Türkiye mücadelesindeki yerini vurguladı ve idam kararlarının tarihsel sorumluluğuna dikkat çekti.

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN BULANCAK’A KAPSAMLI ZİYARET Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN BULANCAK’A KAPSAMLI ZİYARET

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN BULANCAK’A KAPSAMLI ZİYARET Giresun Valisi Mustafa Koç, Bulancak ilçesinde gerçekleştirdiği ziyaret programı kapsamında kamu kurumları, yerel yönetimler, yargı temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi; vatandaşlar ve öğrencilerle sohbet ederek ilçenin genel durumu hakkında bilgi aldı. GİRESUN – Giresun Valisi Mustafa Koç, bir dizi inceleme ve temaslarda bulunmak üzere Bulancak ilçesini ziyaret etti. Gün boyu süren program kapsamında kamu kurumları, yerel yönetimler, yargı temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret eden Vali Koç, vatandaşlarla ve öğrencilerle de bir araya geldi. Kaymakamlıkta Brifing Aldı Vali Mustafa Koç, Bulancak programına Bulancak Kaymakamlığı ziyaretiyle başladı. Kaymakam Ömer Faruk Tuncer tarafından karşılanan Vali Koç, ilçenin sosyo-ekonomik yapısı, eğitim ve sağlık hizmetleri ile devam eden kamu yatırımları hakkında detaylı bir brifing aldı. Belediyede Projeler Değerlendirildi Kaymakamlık ziyaretinin ardından Bulancak Belediyesi’ne geçen Vali Koç, Belediye Başkanı Necmi Sıbıç ve belediye meclis üyeleriyle bir araya geldi. Görüşmede ilçede yürütülen altyapı, ulaşım ve sosyal belediyecilik projeleri hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Yargı Mensuplarına Ziyaret Program kapsamında Bulancak Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Koloğlu’na iade-i ziyarette bulunan Vali Koç, yargı mensuplarına çalışmalarında kolaylıklar diledi. Vatandaşlar ve Öğrencilerle Buluştu Vali Koç, ziyaret programı sırasında ilçenin manevi ve sosyal mekânlarını da ziyaret etti. Sarayburnu Camii’nde Cuma namazının ardından vatandaşlarla sohbet eden Vali Koç, burada karşılaştığı Bulancak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle gelecek planları üzerine konuşarak hatıra fotoğrafı çektirdi. Daha sonra Bulancak Millet Bahçesi içerisinde bulunan kütüphaneyi inceleyen Vali Koç, kütüphanede bulunan vatandaşlarla sohbet etti ve ders çalışan öğrencilere başarılar diledi. STK Temsilcileriyle Görüştü Ziyaret programının sivil toplum ayağında ise Vali Koç, Erenler Sarayburnu Camii Hayırlı Hizmetler Kültür ve Dayanışma Vakfı Başkanı Yusuf Ziya Sipahi ile bir araya gelerek vakfın yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı. Şehit Ailesine Anlamlı Ziyaret Vali Mustafa Koç, Bulancak programını Şehit Piyade Onbaşı Dursun Buz’un ailesine yaptığı ziyaretle tamamladı. Şehidin anne ve babası Memnune ve Metin Buz ile yakından ilgilenen Vali Koç, şehit ailelerinin her zaman devletin ve milletin baş tacı olduğunu vurguladı. Vali Koç, tüm şehitleri rahmet ve minnetle andığını ifade ederek aileye sabır ve başsağlığı dileklerini iletti.

Bolu Belediye Başkanı ve yardımcısı tutuklandı! Haber

Bolu Belediye Başkanı ve yardımcısı tutuklandı!

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. CHP’li isimler karara sert tepki gösterdi. BOLU (İGFA) - Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, “irtikap” suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde Tanju Özcan ile birlikte gözaltına alınan 13 kişi sabah saatlerinde adliyeye sevk edilmişti. Savcılık ifadelerinin ardından Başkan Özcan’ın yanı sıra Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız hakkında da tutuklama talebinde bulunuldu. Mahkeme, Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklanmasına karar verirken, 11 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kararın ardından CHP’li isimlerden art arda açıklamalar geldi. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, öğrencilere burs verilmesi ve ihtiyaç sahiplerine yardım edilmesinin suç olarak gösterilmesini eleştirerek, belediyelerin hedef alındığını savundu. https://twitter.com/veliagbaba/status/2028566270489051187 Milletvekili Ağbaba, somut delil bulunmadığını öne sürerek tutuklama kararının kabul edilemez olduğunu söyledi. CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ise söz konusu karar ardondan Bolu Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, kararın yerel demokrasiye müdahale anlamı taşıdığını ileri sürdü. Başarır, Türkiye’de yargı eliyle belediyelere yönelik müdahalelerin sürdüğünü savunarak, halk iradesine sahip çıkılması çağrısında bulundu.

Bakanı Tunç: Savunmasız bebeğe şiddet asla kabul edilemez Haber

Bakanı Tunç: Savunmasız bebeğe şiddet asla kabul edilemez

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kahramanmaraş’ta bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde bir hemşirenin bebeğe şiddet uyguladığı iddiasına ilişkin yaptığı açıklamada, olayın vicdanları yaraladığını belirterek adaletin eksiksiz şekilde tecelli edeceğini vurguladı. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kahramanmaraş’ta bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde savunmasız bir bebeğe yönelik şiddet uygulandığı iddiasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından konuşan Tunç, olayın toplum vicdanını derinden yaraladığını ifade etti. Bakan Tunç, yaşamı korumakla yükümlü bir kişinin, en korunmasız bir cana zarar vermesinin yalnızca bireysel bir suç olmadığını belirterek, bunun aynı zamanda insanlığa ve mesleki etik değerlere karşı işlenmiş ağır bir ihlal olduğunu vurguladı.Açıklamada, bebeği yaraladığı iddiasıyla söz konusu hemşirenin Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılamasının devam ettiği bilgisi paylaşıldı. Yargı sürecinin titizlikle sürdürüldüğünü belirten Tunç, bu tür olaylara karşı hukukun kararlılıkla işletileceğini ifade etti. https://twitter.com/yilmaztunc/status/2014339707648290959 Adalet Bakanı Tunç, “Hepimizi derinden üzen ve asla kabul edilemeyecek bu şiddet olayıyla ilgili adalet, hiçbir tereddüde yer bırakmadan tecelli edecektir.” ifadelerini kullandı.

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT: “CHP’Lİ BELEDİYELER POLEMİK DEĞİL; ŞEFFAFLIK, HESAP VEREBİLİRLİK VE HALKÇI HİZMET ÜRETİR” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz’ın Giresun Belediyesi’ne yönelik eleştirilerine yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Şenyürek, açıklamasında AK Partili Yılmaz’ın değerlendirmelerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin göreve geldiği günden bu yana tüm zorluklara rağmen halkçı, şeffaf ve kamu yararını önceleyen bir anlayışla çalıştığını vurguladı. “Algı siyaseti, yıllardır yapılamayanların bugün anlatılmasıdır” Yılmaz’ın belediyeyi “algı siyaseti” yapmakla suçlamasının gündem değiştirme çabası olduğunu ifade eden Şenyürek, şu değerlendirmede bulundu: “Giresun halkı algı siyasetinin ne olduğunu çok iyi bilmektedir. Ülkenin dört bir yanında derin yoksulluğun büyüdüğü, gelir adaletsizliğinin her geçen gün daha da derinleştiği, hukukun üstünlüğüne dair kaygıların arttığı bir tabloda; vatandaş geçim derdiyle boğuşurken yıllardır çözülemeyen sorunları bugün ‘proje’ başlığı altında anlatmak inandırıcı değildir. Henüz ihalesi bile yapılmamış işleri yapılmış gibi sunmak algı siyasetinin ta kendisidir. Üstelik merkezi idare tarafından Giresun’a defalarca sözü verilip bir türlü hayata geçirilmeyen yatırımlar ortadayken, sorumluluğu başkalarına yüklemeye çalışmak kamuoyunu yanıltma ve gündem değiştirme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.” “Hazır olmayan alanı proje diye sunmak kamuoyunu yanıltmaktır” Otopark projeleri üzerinden yapılan eleştirilerin gerçeklikten uzak olduğunu belirten Şenyürek, somut bir örnek üzerinden şu ifadeleri kullandı: “Mülkiyet sorunu çözülmemiş, hukuki ve teknik süreçleri tamamlanmamış bir alanı ‘hazır otopark projesi’ olarak anlatmak, kamuoyunu yanıltmaktır. Belediyecilik, kâğıt üzerindeki taslakları değil; mülkiyeti, finansmanı ve uygulanabilirliği netleşmiş projeleri hayata geçirmeyi gerektirir. Nitekim önceki AK Partili belediye başkanlığı dönemlerinde kamuoyuna 3 bin 600 araçlık otopark sözü verilmiş olmasına rağmen, bu vaatler bırakın hayata geçirilmesini, bir araçlık dahi yeni otopark alanı üretilmeden geride bırakılmıştır. Bugün bu eleştiriler, yıllarca yerine getirilmeyen sözlerin oluşturduğu sorumluluğun üzerini örtme çabasından ibarettir.” “Belediyemiz borçla, enkazla ve kısıtlı imkânlarla devralındı” Giresun Belediyesi’nin önceki AK Partili yönetimden ciddi bir borç yükü, plansızlık ve yapısal sorunlarla devralındığını hatırlatan Şenyürek, buna rağmen bahane üretmeden temel hizmetlerin aksatılmadan sürdürüldüğünü vurguladı: “Belediyemiz, ekonomik krizin, yüksek enflasyonun ve merkezi idarenin belediyeler üzerindeki mali baskısının ortasında hizmet üretmektedir. Belediyemiz, tüm çalışanlarının emeğini korumayı temel ilke olarak görmektedir.” “İmar revizyonu gizli değil, kentin geleceği içindir” İmar revizyonu sürecine yönelik eleştirilerin de gerçek dışı olduğunu belirten Şenyürek, sürecin teknik, hukuki ve bilimsel esaslara göre yürütüldüğünü ifade ederek, “İmar revizyonu kişiye özel değil; Giresun’un geleceğini planlamak için yapılmaktadır. Amaç, nefes alan, yeşil alanları artan, sosyal donatıları güçlenen bir kent oluşturmaktır. Süreç paydaşlarla istişare içinde yürütülmekte, kamuoyundan hiçbir şey gizlenmemektedir” dedi. “Usulsüzlük iddialarında yargı neden harekete geçmiyor?” AK Parti İl Başkanı Yılmaz’ın geçmişe dönük bazı iddiaları gündeme getirmesine de dikkat çeken Şenyürek, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Yılmaz’ın atıf yaptığı ve ‘yargıya taşınsın’ şeklinde ifade ettiği usulsüzlüklerle ilgili hukuki işlemler belediyemiz tarafından başlatıldı. Ancak aradan geçen yaklaşık 1,5 yıla rağmen yargı tek adım atmadı. Biz de merak ediyoruz, yargı neden harekete geçmiyor? Bu usulsüzlüklerin aydınlatılması için Keşap örneğinde olduğu gibi, önceki dönem belediye başkanlarının bir gün partilerinden ayrılmasının mı beklendiğini merak ediyoruz.” “CHP’li belediyeler polemik değil, şeffaflık üretir” Şenyürek açıklamasını, “CHP’li belediyeler polemik değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve halkçı hizmet üretir. Giresun halkı kimlerin laf, kimlerin iş ürettiğini çok iyi bilmektedir. Biz geçmişe takılı kalmadan, Giresun’un geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

ESK: Fiyat dalgalanmalarına karşı tüm önlemler alındı Haber

ESK: Fiyat dalgalanmalarına karşı tüm önlemler alındı

Et ve Süt Kurumu (ESK), son zamanlarda et piyasasında meydana gelen fiyat değişimlerini kamuoyuna duyurdu. Kurum, arz güvenliğini sağlamak ve spekülatif fiyat hareketlerini engellemek için gereken tüm önlemlerin alındığını bildirdi. Et ve Süt Kurumu (ESK), et fiyatlarındaki dalgalanmalar üzerine açıklama yapma gereği hissetti. Kurumun açıklamasında, piyasada spekülatif fiyat hareketlerini önlemek için sürecin dikkatlice takip edildiği ve gerekli tüm tedbirlerin alındığı vurgulandı. ESK, yıl sonu, Ramazan dönemi öncesi ve boyunca tüm tedarik planlarını tamamlayarak arz güvenliğini sağlamak adına operasyonel hazırlıklarını tamamladı. Kurum tarafından sağlanan karkas etler, ESK marketleri, PERDER üyesi mağazalar, Tarım Kredi Kooperatif marketler, yemek firmaları ve et sanayisine ulaştırılmaya devam edecek. Açıklamada, üreticilerden tüketicilere kadar tüm paydaşların mağduriyet yaşamaması ve et piyasasında istikrarın korunması için regülasyon faaliyetlerinin kararlılıkla devam edeceği ifade edildi. Bu açıklama, fiyat istikrarının korunmasına ve arz güvenliği sağlanmasına yönelik kurumun kararlılığını yeniden gözler önüne serdi. Öte yandan Türkiye'nin gıda güvenliği ve et fiyatları üzerine tartışmalar derinleşirken, Et ve Süt Kurumu (ESK) Genel Müdürü Mücahit Taylan'ın Macaristan ve Çekya'daki et şirketlerinin Türkiye'ye milyonlarca liralık kırmızı et sattığı iddiaları ülke gündemine oturdu. İddiaların ortaya çıkmasıyla kamuoyunda tepki büyürken, Taylan'ın Macaristan'da ortak olduğu Green Farm And Trade Kft.'nin faaliyetlerini "yıllardır ticaret yapmıyor" diyerek savunması tartışmaları daha da artırdı. Taylan açıklamasında hiçbir ticari faaliyetin bulunmadığını öne sürerek iddiaları "iftira" olarak nitelendirdi. Meclis'te kriz: 'Yasa açık, ESK başındaki kişi et ticareti yapamaz' TBMM'de tansiyonu yükselten açıklama ise İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömezden geldi. Çömez, Genel Kurul kürsüsünden Taylan'ın Macaristan ve Çekya'daki şirketlerinin son dört yılda 1 milyar liralık ticaret yaptığını gösterdiğini söylediği belgeleri gösterdi. Turhan Çömez, "Macaristan'ın Türkiye'ye ihraç ettiği 4 milyon kilogram etin adresi apartman dairesi görünen bu şirket. Gayri faal görünen bir şirketten 1 milyarlık ticaret çıkıyor" derken, ESK Genel Müdürü'nün görev tanımının açık şekilde buna izin vermediğini vurguladı. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise iddiaları reddederek Taylan'ın yaptığı açıklamalara işaret etti: "Genel Müdür bu konuda kamuoyunu bilgilendirdi, iddialar için yargı yolu açıktır." Çömez'in yanıtı sert oldu: "ESK'nin başındaki kişi et ticareti yapan şirketin sahibi olamaz. Yasa açık." Et fiyatları tırmanırken tartışmalar büyüyor Sektörde fiyat artışları sürerken, İstanbul Perakendeci Kasaplar Odası son 10 günde karkas ete yüzde 15 zam geldiğini duyurdu. Dana kıyma İstanbul'da 800–1.100 TL, kuşbaşı 950–1.100 TL seviyesine çıkarken; Balıkesir kıvırcık koyun karkası 650 TL bandına ulaştı. Ulusal Kırmızı Et Konseyi verileri de tabloyu doğruluyor: Dana yağsız et bir ayda %7,2, kuzu yağsız et %2,6 yükseldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.