Hava Durumu

#Yaptırım

giresunsonhaber - Yaptırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaptırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Haber

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Giresun Plajlar Bölgesi’nde “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, sahil hattındaki denetimsizlik, güvenlik açığı, hijyen riski ve bakım eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Kent halkının yoğun kullandığı sahil alanında çadırların kimler tarafından kurulduğu, kimlerin kaldığı, ne kadar süreyle alanda bulunduğu, gece denetiminin nasıl yapıldığı ve yaşanabilecek bir adli olayda hangi yöntemin izleneceği belirsizliğini koruyor. Bölgede alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi, çamur birikintilerinin oluşması ve tuvalet-hijyen ihtiyacının nasıl karşılandığının bilinmemesi, Plajlar Bölgesi’nde yalnızca görüntü kirliliği değil; kamu düzeni, halk sağlığı ve sahil güvenliği sorunu yaşandığını gösteriyor. TABELA YASAK DİYOR, ARKASINDA YASAĞIN TAMAMI YAŞANIYOR Plajlar Bölgesi’nde yer alan uyarı tabelası, bölgede çadır kurmanın, alkol almanın ve ateş yakmanın yasak olduğunu açık biçimde bildiriyor. Ancak tabelanın hemen arkasında çadırların bulunması, sahadaki uygulama eksikliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Ortaya çıkan görüntü, kamu yönetimi açısından ciddi bir çelişki oluşturuyor. Tabela “çadır kurmak yasaktır” diyor, arkasında çadırlar duruyor. Tabela “alkol almak yasaktır” diyor, bölgede alkol şişeleri görülüyor. Tabela “ateş yakmak yasaktır” diyor, ancak gece denetiminin nasıl yapıldığı bilinmiyor. Bu tablo, sahil yönetiminin yalnızca tabela koymakla sınırlı kaldığını gösteren Aziz Nesinlik bir manzaraya dönüşmüş durumda. Kamu alanında yasak ilan etmek, yasağı uygulamak anlamına gelmez. Tabela konulup saha denetimsiz bırakıldığında, o tabela kamu düzenini sağlayan bir uyarı olmaktan çıkar; ihmalin görünür belgesine dönüşür. PLAJLAR BÖLGESİNDE ÖNE ÇIKAN SORUNLAR 1. Kimin kaldığı belli olmayan çadırlar güvenlik riski oluşturuyor Çadırlarda kimlerin kaldığı, bu kişilerin alana ne zaman geldiği, ne kadar süreyle kalacağı ve herhangi bir kayıt tutulup tutulmadığı bilinmiyor. Kamuya açık sahil alanında kimlik ve kullanım bilgisi olmadan çadır konaklamasına izin verilmesi, güvenlik açısından ciddi risk doğuruyor. 2. Adli olay yaşanması halinde sorumluluk zinciri belirsiz Bölgede kavga, hırsızlık, taciz, yaralama, yangın, kayıp çocuk, alkol kaynaklı olay veya başka bir adli durum yaşanırsa, olayın nasıl takip edileceği açık değildir. Çadırda kalanların kimliği, tanıkların tespiti, kamera kaydı, gece devriyesi ve müdahale planı belirsizdir. 3. Gece denetiminin nasıl yapıldığı açıklanmıyor Çadırların bulunduğu alanın gece saatlerinde kim tarafından denetlendiği, güvenlik devriyesi olup olmadığı, alanda kamera veya görevli bulunup bulunmadığı net değildir. Sahil hattında gece kontrolü yoksa, kamu güvenliği zayıflar. 4. Tuvalet ihtiyacının nasıl karşılandığı bilinmiyor Çadır kurulan alanda kalan kişilerin tuvalet ihtiyacını nerede ve nasıl giderdiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Tuvalet altyapısı ve hijyen denetimi olmadan çadır konaklaması, doğrudan halk sağlığı riski üretir. 5. Hijyen koşulları denetlenmiyor El yıkama, kişisel temizlik, yemek hazırlığı, atık su ve çevre temizliği kontrol edilmeden sahil alanında çadır konaklamasına izin verilmesi kabul edilemez. Plajlar Bölgesi ailelerin, çocukların ve denize giren yurttaşların kullandığı ortak alandır. 6. Yemek artıkları ve çöpler haşere riski yaratıyor Çadır çevresinde yemek hazırlanması, yiyecek artıklarının açıkta kalması, çöplerin düzensiz bırakılması ve temizlik takibinin yapılmaması; sinek, böcek, kemirgen, kötü koku ve çevre kirliliği riskini artırır. 7. Alkol şişeleri sahil güvenliğini tehdit ediyor Bölgede alkol şişelerinin bulunması, tabeladaki yasağın uygulanmadığını gösteriyor. Cam şişeler ve kırık cam parçaları çocuklar, aileler, yürüyüş yapanlar ve denize giren yurttaşlar için doğrudan tehlike oluşturur. 8. Ateş yakma ve yangın riski göz ardı edilemez Çadırların bulunduğu alanlarda ateş, mangal, tüp, kamp ocağı ve sigara kullanımı yangın riski oluşturur. İnsan boyunu geçen otların bulunduğu bölgede bu risk daha da büyür. 9. Otlar insan boyunu geçti Plajlar Bölgesi’nde otların insan boyunu geçmesi, sahil bakımının aksadığını gösteriyor. Uzayan otlar kötü görüntünün yanında haşere, yangın, güvenlik ve görüş alanı riski doğurur. 10. Çamur birikintileri ve zemin sorunu sahil kullanımını zorlaştırıyor Çadırların arka bölümündeki çamur birikintileri, drenaj ve zemin bakımının yetersiz olduğunu gösteriyor. Yağmur suyu tahliyesi ve yüzey düzenlemesi yapılmadan sahil alanı sağlıklı kullanım alanı olarak korunamaz. 11. Kamu alanı fiilen konaklama alanına dönüşüyor Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Çadırların sahil hattında sürekli veya belirsiz süreyle kalması, kamu alanını belirli kişi veya grupların kullanımına bırakır. 12. Cankurtaran ve ilk yardım hizmeti açıklığa kavuşturulmalı Denize girilen bölgelerde cankurtaran, ilk yardım noktası, uyarı bayrakları, kurtarma ekipmanı ve acil müdahale planı bulunmalıdır. Plajlar Bölgesi’nde bu hizmetlerin nasıl yürütüldüğü kamuoyuna açıklanmalıdır. 13. Tabela var, uygulama yok görüntüsü kamu otoritesini zayıflatıyor Yasak tabelasının hemen arkasında yasağa konu fiillerin görülmesi, kamu otoritesinin sahadaki görünürlüğünü zayıflatıyor. Yasaklar yalnızca yazıyla değil, denetim ve yaptırımla anlam kazanır. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE UYGUN ÇADIR VE PLAJ YÖNETİMİ İÇİN GEREKENLER 1. Kimlik ve kullanıcı kaydı tutulmalı Çadır kuran herkesin kimlik bilgisi, iletişim bilgisi, giriş-çıkış saati ve kalış süresi kayıt altına alınmalıdır. Kimin kaldığı bilinmeyen çadır alanı güvenli kabul edilemez. 2. Alan sorumlusu belirlenmeli Çadırların bulunduğu bölgeden hangi kurumun, hangi birimin ve hangi görevlinin sorumlu olduğu açıkça belirlenmelidir. Olası adli olay, yangın, sağlık sorunu veya güvenlik ihlalinde müdahale zinciri önceden oluşturulmalıdır. 3. Gece güvenlik denetimi yapılmalı Çadır alanı gece saatlerinde denetlenmelidir. Aydınlatma, kamera, güvenlik devriyesi ve acil çağrı sistemi bulunmadan sahil hattında çadır konaklamasına izin verilmemelidir. 4. Tuvalet ve el yıkama altyapısı kurulmalı Çadır kullanımına izin verilecekse yeterli sayıda tuvalet, lavabo ve el yıkama noktası sağlanmalıdır. Tuvalet ihtiyacının nerede karşılandığı bilinmeyen bir alan halk sağlığı açısından uygun değildir. 5. Duş ve kişisel hijyen alanı oluşturulmalı Plaj ve çadır kullanımı birlikte yürütülecekse duş, soyunma alanı ve kişisel hijyen noktaları bulunmalıdır. Hijyen altyapısı olmayan sahil alanları çadır konaklamasına açılmamalıdır. 6. Atık su ve kirli su sistemi kurulmalı Yemek, temizlik, duş ve lavabo kullanımından doğan kirli suyun çevreye bırakılmasına izin verilmemelidir. Kirli suyun nasıl toplanacağı ve nereye aktarılacağı netleşmelidir. 7. Çöp ve geri dönüşüm sistemi kurulmalı Kapalı çöp kutuları, cam atık noktaları, geri dönüşüm alanları ve düzenli toplama takvimi oluşturulmalıdır. Yemek artıkları ve cam şişeler açıkta bırakılmamalıdır. 8. Alkol yasağı sahada uygulanmalı Alkol almak yasaksa bu yasak düzenli denetimle uygulanmalıdır. Alkol şişelerinin bulunduğu bir sahilde yasak tabelasının varlığı tek başına anlam taşımaz. 9. Ateş, mangal ve açık alev kesin kurala bağlanmalı Ateş yakmak, mangal yapmak, kamp ocağı veya tüp kullanmak açık kurallara bağlanmalıdır. Yasak varsa uygulanmalı; izin varsa yangın ekipmanı, güvenli mesafe ve görevli denetimi sağlanmalıdır. 10. Yangın güvenliği sağlanmalı Çadırlar arasında güvenli mesafe bırakılmalı, yangın söndürme tüpleri, acil çıkış güzergâhı ve yangın müdahale planı bulunmalıdır. Otların uzadığı alanlarda çadır ve açık alev birlikte düşünülemez. 11. Ot biçme ve çevre bakımı düzenli yapılmalı Otların insan boyunu geçmesine izin verilmemelidir. Sahil hattında düzenli ot biçme, temizlik, ilaçlama ve çevre bakımı yapılmalıdır. 12. Haşere ve kötü koku denetimi yapılmalı Yemek atıkları, çöpler, kirli su, tuvalet belirsizliği ve uzayan otlar haşere riskini artırır. Bu nedenle düzenli temizlik, ilaçlama ve kötü koku kontrolü yapılmalıdır. 13. Zemin ve drenaj sorunu çözülmeli Çamur biriken, yağmur suyu tahliyesi yapılmayan, yürüme güvenliği sağlamayan ve zemini bozuk alanlar çadır konaklaması için uygun değildir. 14. Cankurtaran hizmeti sağlanmalı Denize girilen alanlarda cankurtaran görevlendirilmelidir. Cankurtaran noktası, ilk yardım ekipmanı, kurtarma simidi, uyarı bayrakları ve acil müdahale planı bulunmalıdır. 15. İlk yardım noktası kurulmalı Kesik, yanık, boğulma tehlikesi, sıcak çarpması, alkol kaynaklı olay, çocuk yaralanması ve benzeri durumlar için ilk yardım noktası oluşturulmalıdır. 16. Kullanım süresi sınırlandırılmalı Çadırlar kalıcı yerleşim görüntüsü oluşturmamalıdır. Günlük, hafta sonu veya belirli süreli kullanım sınırı getirilmelidir. 17. Alan haritası ve kurallar görünür olmalı Çadır kurulabilecek alan, yasak alan, tuvalet, duş, çöp noktası, ilk yardım noktası, cankurtaran noktası ve acil çıkış güzergâhı harita üzerinde gösterilmelidir. 18. İzinsiz çadırlar kaldırılmalı Kayıtsız, izinsiz ve süresi belirsiz çadırların kamusal sahil alanında kalmasına izin verilmemelidir. İzinli kullanım varsa süresi, amacı ve sorumlusu açıklanmalıdır. 19. Denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı Sahilde kaç çadır bulunduğu, kaçının izinli olduğu, hangi tarihe kadar kalacağı, denetimlerin ne zaman yapıldığı ve hangi işlemlerin uygulandığı kamuoyuna duyurulmalıdır. 20. Sahil yönetimi tek merkezden yürütülmeli Belediye, zabıta, temizlik işleri, çevre birimi, sağlık birimleri, kolluk, cankurtaran ve acil yardım birimleri ortak bir sahil yönetim planı içinde çalışmalıdır. BELEDİYE VE İLGİLİ KURUMLARIN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR Plajlar Bölgesi’nde ortaya çıkan tablo, kamuoyunun yanıt beklediği birçok başlığı gündeme taşımaktadır: 1. Yasak tabelasının arkasındaki çadırlar izinli mi? Çadırlar izinliyse bu izni hangi kurum verdi, izin hangi süre için geçerli ve alanın sorumlusu kimdir? 2. Çadırlar izinsizse neden kaldırılmadı? Yasak tabelasına rağmen çadırlar alanda kalmaya devam ediyorsa, denetim neden yapılmadı? 3. Çadırlarda kimlerin kaldığı kayıt altında mı? Kimlik bilgisi, giriş-çıkış saati, kalış süresi ve sorumlu kişi bilgisi tutuluyor mu? 4. Gece denetimi yapılıyor mu? Alanın gece saatlerinde kim tarafından kontrol edildiği, güvenlik devriyesi ve kamera sistemi olup olmadığı açıklanmalıdır. 5. Tuvalet ve hijyen ihtiyacı nasıl karşılanıyor? Çadırda kalanların tuvalet, el yıkama, duş ve kişisel temizlik ihtiyacını nerede karşıladığı netleşmelidir. 6. Alkol şişeleri neden alanda duruyor? Alkol yasaksa, cam şişelerin sahilde bulunması denetim ve temizlik açısından ayrıca açıklanmalıdır. 7. Otlar neden insan boyunu geçti? Sahil hattında ot biçme ve çevre bakım takviminin neden işlemediği kamuoyuna bildirilmelidir. 8. Cankurtaran hizmeti var mı? Denize girilen bu bölgede cankurtaran, ilk yardım, uyarı bayrakları ve acil müdahale düzeninin olup olmadığı açıklanmalıdır. PLAJLAR BÖLGESİ GÖSTERMELİK TABELALARLA YÖNETİLEMEZ Giresun Plajlar Bölgesi’nde yaşanan görüntü, sahil yönetiminin yalnızca tabela asmakla yürütülemeyeceğini göstermektedir. Yasak tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, alanda alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi ve çamur birikintilerinin oluşması, denetim ve bakım eksikliğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Kamu alanında kural yazmak yeterli değildir. Kuralın sahada uygulanması, denetlenmesi ve ihlal halinde yaptırım uygulanması gerekir. Tabela yasağı duyurur; kamu düzenini ise ancak etkili denetim sağlar. Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Bu alan kimin kaldığı bilinmeyen çadırlara, hijyen belirsizliğine, güvenlik açığına, alkol şişelerine, insan boyunu geçen otlara, çamur birikintilerine ve göstermelik yasak tabelalarına bırakılamaz.

YAĞLIDERE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR İBAŞ’TAN TRAFİK CEZASI TEPKİSİ Haber

YAĞLIDERE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR İBAŞ’TAN TRAFİK CEZASI TEPKİSİ

YAĞLIDERE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR İBAŞ’TAN TRAFİK CEZASI TEPKİSİ Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş, ilçede ve Yağlıdere-Alucra güzergâhında yapılan trafik ve asayiş uygulamalarına sosyal medya hesabından tepki gösterdi. İbaş, denetimlerin Yağlıdere hattında yoğunlaştığını savunurken, açıklama denetimlerde eşitlik ve trafik kurallarına uyum sorumluluğu başlıklarını birlikte gündeme taşıdı. Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş, Giresun’da trafik ve asayiş uygulamalarının ilçeler arasında dengeli yürütülmediğini belirterek sosyal medya hesabından açıklama yaptı. İbaş, Yağlıdere’den Alucra yönüne uzanan güzergahta sık sık denetim yapıldığını, bu durumun vatandaşta rahatsızlık oluşturduğunu ve özellikle yayla yollarını kullanan Yağlıderelilerin uygulamalardan olumsuz etkilendiğini ifade etti. İbaş’ın açıklaması, bir yandan trafik ve asayiş denetimlerinde ilçe bazlı yoğunluk iddiasını gündeme taşırken, diğer yandan yüksek tutarlı cezaların vatandaş üzerindeki ekonomik etkisi ve trafik güvenliğinin kamu yararı boyutunu tartışmaya açtı. “ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI” İbaş, sosyal medya hesabındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Yıllarca Devletimize olan sevgimizden, saygımızdan hep sustuk, sineye çektik, vardır bir bildikleri dedik ama artık bıçak kemiğe dayandı. Bu Giresun’da Yağlıdere’den başka çevirme, asayiş uygulaması yapılacak başka ilçe yok mu? Turizm ile adı geçen ilçelerde ve yayla yollarında hiçbir uygulama yokken, bizim Yağlıdere’den Alucra’ya her 10 km’de bir saat başı uygulama var, artık insanlara nefes alıyorsun, kaşın üstünde gözün var diye ceza kesiliyor, asgari ücret 28 bin ama gencecik çocuklara peynir ekmek gibi 100 bin 200 bin ceza, yazıktır, günahtır. Artık Yağlıdereliler kendi yaylalarına değil illallah ettikleri için başka ilçelerin yaylalarına gider oldular. Adaletse her yere herkese adalet, o zaman amenna... Köydeyse, yayla yollarına, köy ve yayla elektriğine gelirken bize yok, ceza uygulamasına gelirken hay maşallah bize hamuduyla... Alınan, gönül koyan olacaktır, yanlışıyla doğrusuyla, siyasi bedeli şahsen ödenmek üzere, benim görevim Yağlıderelilerin hakkını savunmaktır.” DENETİMLERDE EŞİTLİK VE ŞEFFAFLIK TALEBİ Başkan İbaş’ın açıklamasındaki ilk eleştiri, trafik ve asayiş uygulamalarının Yağlıdere-Alucra hattında yoğunlaştığı iddiasına dayanıyor. İbaş, Giresun’un farklı turizm bölgeleri, yayla yolları ve ilçe güzergâhlarında aynı yoğunlukta denetim yapılmadığını savunarak uygulamaların tüm ilçelere dengeli biçimde yayılması gerektiğini dile getirdi. Bu çıkış, yalnızca ceza tutarlarına yönelik bir tepki olarak değil; kamu hizmetinin ilçeler arasında dengeli yürütülmesi, denetimlerin vatandaş nezdinde adil algılanması ve uygulama politikasının şeffaf biçimde açıklanması yönünde kurumsal bir eleştiri olarak öne çıktı. Trafik ve asayiş denetimlerinin amacı kamu düzenini, yol güvenliğini ve can güvenliğini sağlamak olmalıdır. Ancak denetimlerin belirli bir ilçe veya güzergâhta yoğunlaştığı algısı güçlenirse, vatandaşta uygulamaların güvenlik amacıyla değil, cezalandırma baskısıyla yürütüldüğü düşüncesi oluşabilir. YÜKSEK CEZALAR SOSYAL VE EKONOMİK YÜK OLUŞTURUYOR İbaş, açıklamasında yüksek tutarlı trafik cezalarının özellikle genç sürücüler ve aileler üzerinde oluşturduğu ekonomik yüke dikkat çekti. Asgari ücretle geçinen hanelerde 100 bin lirayı, 200 bin lirayı bulan cezalar yalnızca bireysel yaptırım olarak kalmıyor; aile bütçesini, çalışma hayatını ve sosyal yaşamı da doğrudan etkiliyor. Trafik cezalarının caydırıcı olması kamu güvenliği açısından önem taşır. Buna karşılık ceza uygulamalarında ölçülülük, ihlalin niteliği, tekrar durumu, sürücü davranışı ve kamu güvenliğine yönelik risk birlikte değerlendirilmelidir. Denetim politikası, vatandaşın günlük yaşamını zorlaştıran bir baskı aracına dönüşmeden, yol güvenliğini güçlendiren bir kamu hizmeti olarak yürütülmelidir. TRAFİK KURALLARINA UYUM ÇAĞRISI DA BEKLENİRDİ İbaş’ın açıklamasında ikinci tartışma başlığı, trafik kurallarına uyum sorumluluğu üzerinden şekillendi. Denetimlerin yoğunluğu ve ceza tutarları eleştirilirken, genç sürücüler başta olmak üzere tüm vatandaşların trafik kurallarına uymaya davet edilmesi de aynı metin içinde yer alması beklenen kamusal bir sorumluluk olarak öne çıktı. Hız yapmak, hatalı sollama yapmak, alkollü ya da ehliyetsiz araç kullanmak, emniyet kemeri takmamak, motosiklette kask kullanmamak ve tehlikeli sürüş davranışlarında bulunmak yalnızca idari para cezasıyla sınırlı ihlaller değildir. Bu davranışlar sürücünün, yolcuların ve aynı yolu kullanan diğer vatandaşların hayatını doğrudan tehlikeye atar. Özellikle genç sürücülerin hız ve sürüş kurallarına uymaması, sadece kendi can güvenliklerini değil; ailelerin, çocukların, yayla yoluna çıkan sürücülerin ve yol çevresindeki insanların güvenliğini de riske sokar. Bu nedenle trafik cezalarına yönelik eleştiri, kuralsız sürüşü haklı gösteren bir dile dönüşmemelidir. KAMU GÖREVİ SORUMLULUK ÇAĞRISINI DA GEREKTİRİR Yerel yöneticilerin denetimlerde eşitlik, ölçülülük ve şeffaflık istemesi demokratik temsil görevinin parçasıdır. Belediye başkanlarının vatandaşın yaşadığı ekonomik yükü, uygulama yoğunluğunu ve ilçeler arası denge sorununu gündeme taşıması doğal bir kamu görevidir. Bununla birlikte kamu görevi yürüten kişilerin, ceza uygulamalarını eleştirirken trafik kurallarına uyum çağrısını da açık biçimde yapması beklenir. Çünkü trafik denetimleri yalnızca ceza politikası değil, can güvenliği meselesidir. Vatandaşın hakkını savunan bir açıklamanın, aynı zamanda sürücüleri hızdan, tehlikeli sürüşten ve kural ihlallerinden uzak durmaya çağırması, tartışmayı daha güçlü ve dengeli bir zemine taşır. İLÇE BAZLI VERİLER AÇIKLANMALI Giresun’da 2026 yılına ilişkin ilçe bazlı trafik cezası sayıları, ceza tutarları, ihlal türleri ve uygulama noktaları kamuoyuyla paylaşılmadığı sürece Yağlıdere’de dile getirilen denetim yoğunluğu iddiası eksik bilgiyle tartışılacaktır. Yağlıdere’nin il nüfusu içindeki payı, ilçedeki araç yoğunluğu, yayla sezonunda artan trafik hareketliliği, uygulama noktalarının sayısı, kesilen cezaların toplam tutarı ve ihlal türleri birlikte değerlendirilmeden sağlıklı bir sonuca varılamaz. İl genelinde hangi ilçede kaç denetim yapıldığı, kaç sürücüye ceza kesildiği, toplam ceza miktarının ne olduğu ve cezaların hangi ihlallerde yoğunlaştığı açıklanırsa, Yağlıdere’deki tepkinin dayandığı zemin somut biçimde değerlendirilebilir. Bu açıklık hem vatandaşın denetime güvenini artırır hem de kamu kurumlarının uygulama politikasını daha anlaşılır hale getirir. DENETİM ADALETİ VE CAN GÜVENLİĞİ AYNI ZEMİNDE ELE ALINMALI Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş’ın açıklaması, ilçede trafik ve asayiş uygulamalarına ilişkin biriken rahatsızlığı görünür hale getirdi. Bu rahatsızlık yalnızca ceza kesilmesine karşı bir tepki olarak değil; denetimlerin hangi ölçütlerle, hangi yoğunlukta ve hangi ilçelerde uygulandığına ilişkin şeffaflık talebi olarak da değerlendirilmelidir. Yağlıdere-Alucra hattı ve yayla yolları özellikle yaz aylarında yoğun kullanılan güzergâhlar arasında yer alıyor. Bu yollarda denetim yapılması kamu güvenliği açısından gereklidir. Ancak denetimlerin adil, ölçülü, açıklanabilir ve tüm ilçeler arasında dengeli biçimde yürütülmesi, vatandaşın devlete ve kamu uygulamalarına duyduğu güven açısından önem taşır. Trafik güvenliği ile denetim adaleti birbirinin karşısına konulmadan ele alınmalıdır. Kurallara uymayan sürücülere yönelik yaptırım uygulanmalı; bununla birlikte uygulamaların ilçeler arasında dengesizlik algısı oluşturmayacak biçimde planlanması, Giresun genelinde trafik denetimlerine duyulan güveni güçlendirecektir.

Yemek sipariş platformlarına yeni düzenleme... Gizli ücretler son! Haber

Yemek sipariş platformlarına yeni düzenleme... Gizli ücretler son!

Ticaret Bakanlığı’nın yeni düzenlemesiyle yemek sipariş platformlarının restoranlardan aldığı tüm hizmet bedelleri şeffaf hale getirildi. Zorunlu ek ücretler kaldırılırken, kampanyalara katılım gönüllü oldu. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, elektronik ticaret kapsamında faaliyet gösteren yemek sipariş platformlarına yönelik önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Son dönemde artan şikayetler üzerine yapılan düzenlemeyle, restoranlarla platformlar arasındaki ticari ilişkilerde şeffaflık ve adaletin artırılması hedefleniyor. Yeni düzenlemeye göre, yemek sipariş platformlarının restoranlardan tahsil ettiği tüm hizmet bedelleri artık ayrıntılı şekilde gösterilecek. Restoranlar, komisyon, taşıma ve görünürlük gibi tüm maliyet kalemlerini açık ve karşılaştırılabilir biçimde görebilecek. Ayrıca, platformların sunduğu temel aracılık hizmetleri için ek ücret talep etmesinin önüne geçildi. Kampanyalara katılımın zorunlu tutulması uygulaması kaldırılırken, bu süreç tamamen gönüllülük esasına bağlandı. İndirimli satışlarda uygulanan komisyon sistemi de sadeleştirildi. Buna göre komisyon hesaplamaları daha açık ve anlaşılır hale getirilerek hem restoranlar hem de platformlar açısından dengeli bir yapı oluşturuldu. Düzenleme kapsamında ayrıca restoranların kampanya, reklam ve indirim uygulamalarına katılımı tamamen kendi tercihine bırakıldı. Katılım sağlamayan işletmelere herhangi bir yaptırım uygulanamayacak. Ticaret Bakanlığı, atılan bu adımlarla elektronik ticaret ekosisteminde güveni artırmayı, işletmeler üzerindeki mali yükleri azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir piyasa yapısı oluşturmayı amaçladı.

Gıdalara ilişkin yeni tebliğ yayımlandı... Milyon ürünü etkileyecek değişiklik! Haber

Gıdalara ilişkin yeni tebliğ yayımlandı... Milyon ürünü etkileyecek değişiklik!

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıdaların ait olduğu partiyi tanımlayan işaret ve numaralara ilişkin güncel tebliği Resmî Gazete’de yayımladı. Tebliğe göre, 31 Aralık 2026’dan itibaren piyasaya sunulan tüm gıdalar, ilgili parti işareti veya numarası ile etiketlenecek. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi kapsamında “Gıdaların Ait Olduğu Partiyi Tanımlayan İşaretler veya Numaralar Hakkında Tebliğ”i (Tebliğ No: 2026/11) bugünkü Resmi Gazete’de yayımladı. Tebliğ, gıdaların ait olduğu partiyi tanımlayan işaretleme usul ve esaslarını belirledi. Buna göre, piyasaya arz edilen gıdaların etiketlerinde veya ambalajlarında, üretici tarafından belirlenen bir parti/lot işareti veya numarası bulunması zorunlu olacak. İşaret veya numara, “P” veya “L” harfi ile gösterilecek ve kolayca okunabilir, silinmeyecek şekilde olacak. Hazır ambalajlı gıdalarda parti numarası doğrudan ambalaj üzerinde, ambalajsız gıdalarda ise paket, kap veya ticari belgelerde yer alacak. Tebliğe göre bazı istisnalar bulunuyor: Buna göre tarımsal ürünlerin geçici depolara gönderilmesi, son tüketiciye satış noktasında paketlenen gıdalar, 10 santimetrekareden küçük ambalajlı gıdalar ve kişiye servis edilen porsiyon dondurmalar gibi ürünlerde parti işareti zorunlu olmayacak. Bakanlık, tebliğin Avrupa Birliği mevzuatına uygun hazırlandığını ve 2011/91/AB Direktifi dikkate alındığını belirtirken tebliğe aykırı davranan işletmelere ise 5996 sayılı Kanun çerçevesinde idari yaptırım uygulanacağı kaydedildi. 31 Aralık 2026 tarihine kadar tüm gıda işletmecilerinin tebliğe uygun hareket etmesi gerekiyor; bu tarihten sonra tebliğe uygun olmayan gıdalar piyasada bulundurulamayacak. Ayrıca, ithal edilen gıdaların etiketleri için de aynı kurallar geçerli olacak. Söz konusu tebliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Fahiş zamlara karşı bakanlık harekete geçti Haber

Fahiş zamlara karşı bakanlık harekete geçti

Ticaret Bakanlığı, e-ticaretteki ani fiyat artışlarına karşı ek denetim ve yaptırım önlemleri devreye soktu. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı açıklamasında, "Kamuoyunda 'e-ithalat' olarak anılan Basitleştirilmiş Gümrük Sistemi’nin 1 Şubat’ta yürürlüğe girmesinden sonra Bakanlığımıza çeşitli şikayetler ulaştı." diye belirtildi. Bu bağlamda, çevrimiçi pazaryerlerinde satışa sunulan ve şikayet edilen ürünlerle ilgili tespitlerde bulunulmuştur. Muhtemel fiyat artışlarının; 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Kanunu ile 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Kanunu hükümlerine göre incelenmesi gereksinimi doğmuştur. Bu doğrultuda, Ticaret Bakanlığımız hızlı bir şekilde harekete geçerek ilgili online ticaret platformlarında kapsamlı incelemeler başlatmış; yüksek oranda fiyat artışı yaptığı düşünülen firmalardan düzenli olarak bilgi ve belge talep edilmektedir. MEVZUATA AYKIRI FİYAT ARTIRIMI YAPILAN ÜRÜNLERE ERİŞİM ENGELİ Ticaret Bakanlığına ulaşan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; fiyat artışı tespit edilen ürünlerin, 6585 sayılı Kanunun fahiş fiyat düzenlemelerine aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, 6563 sayılı Kanunun hukuka aykırı içerik düzenlemeleri uyarınca; mevzuata aykırı fiyat artışı yapılan ürünlerin erişiminin derhal engellenmesi için e-ticaret platformlarına talimat verilmiştir. FAHİŞ FİYAT UYGULAYAN FİRMALARA, İHLAL BAŞINA 1 MİLYON 806 BİN TL’YE KADAR PARA CEZASI UYGULANACAK Denetim sürecinin sonuçlarının Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunca görüşülmesi sonucunda; fahiş fiyat artışı yaptığı düşünülen firmalara, ihlal başına 1.806.177 TL’ye kadar idari para cezası uygulanmasına karar verilecektir. Ticaret Bakanlığı olarak; tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması, dürüst ticaretin sağlanması öncelikli olup, şeffaf ve tüketici dostu bir piyasa düzeni kurarken, kurallara uygun faaliyet gösteren ticari işletmelerin haksız rekabetten korunması amacıyla mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğimizi tekrar belirtiyoruz. Toplumun hassasiyetlerini fırsata çevirerek haksız kazanç elde etmeye yönelik bu tür uygulamalara karşı denetimlerimiz aralıksız sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Rekabet Kurulu’ndan Ferrero’ya Fındık Alımında Geçici Revizyon Haber

Rekabet Kurulu’ndan Ferrero’ya Fındık Alımında Geçici Revizyon

Ferrero’ya Fındık Alımında 2025’e Özel Revizyon Rekabet Kurulu, asgari alım yükümlülüğünü 45 bin tondan 30 bin tona düşürdü Kurul, kararın yalnızca 2025 yılı için geçerli olduğunu ve piyasadaki rekabet dengesini korumayı hedeflediğini açıkladı. Ömür Yüksel Rekabet Kurulu, Ferrero’nun Türkiye fındık piyasasındaki taahhütlerinde 2025 yılına özel değişiklik yapılmasını onayladı. Kurul, Ferrero’nun Eylül–Aralık döneminde asgari 45 bin ton kabuklu fındık alım yükümlülüğünü, bu yıl yaşanan rekolte düşüşü ve kalite sorunları nedeniyle 30 bin tona düşürülmesine karar verdi. Açıklamada, bu düzenlemenin sınırlı ve geçici nitelikte olduğu belirtilerek, kararın piyasa dengesini koruma, üretici mağduriyetini önleme ve sektör istikrarını destekleme amacı taşıdığı ifade edildi. Taahhütlerin Çoğu Geçerliliğini Koruyor Rekabet Kurulu’nun 7 Mart 2024 tarihli kararıyla yürürlüğe giren ve 2024–2026 dönemini kapsayan taahhütler ise aynen devam ediyor. Bu kapsamda Ferrero; Müdahale referans fiyatının altında fındık alımı yapamayacak, Bir sezonda 100 bin ton kabuklu fındık alımını aşamayacak, Her yıl Eylül–Aralık döneminde asgari alım yapma yükümlülüğünü sürdürecek. İhlale Günlük Ceza Uyarısı Kurul, taahhütlerin ihlali halinde Ferrero’ya, ihlalin sürdüğü her gün için idari para cezası uygulanabileceğini hatırlattı. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca öngörülen bu yaptırım, ihlalin devam etmesi durumunda cezaların artmasına yol açabilecek. Piyasaya Etkisi Rekolte ve kalite kayıpları nedeniyle yapılan bu geçici revizyonun, Rekabet Kurulu’na göre rekabetçi yapıyı korurken üreticilerin mağduriyetini önlemeyi amaçladığı ifade edildi. Bilindiği üzere Kurul, 2024 yılı başında Ferrero’nun fındık alım politikalarının rekabeti bozabileceği gerekçesiyle bir inceleme yürütmüş; şirketin sunduğu taahhütleri kabul ederek soruşturmayı bu çerçevede sonlandırmıştı. ********************************************************************************** BİLGİ : Rekabet kurulunun bugün yayınlanan açıklaması 6.11.2025 "Ferrero tarafından yapılan başvuru kapsamında; Rekabet Kurulu, Ferrero’nun Türkiye fındık piyasasındaki rekabet sorunlarına yönelik endişeler kapsamında uygulanan taahhütlerde 2025 yılına özgü değişikliğe gitti. Şirketin her yıl Eylül–Aralık döneminde en az 45 bin ton kabuklu fındık alımı yapma yükümlülüğü, bu dönemde yaşanan rekolte düşüşü ve kalite sorunları gerekçesiyle 2025 yılına mahsus olmak üzere revize edildi. Kurul, söz konusu alım taahhüdünün tonajını sadece 2025 yılı için geçerli olacak şekilde aşağı yönlü güncelledi. Ferrero, 2025’in Eylül–Aralık döneminde en az 30 bin ton kabuklu fındık almak zorunda olacak. Mevcut diğer taahhütler de devam ediyor Rekabet Kurulu’nun 7 Mart 2024 tarihli kararıyla bağlayıcılık kazanan ve 2024–2026 dönemini kapsayan taahhütler kapsamında Ferrero; Müdahale referans fiyatının altında fındık alımı yapmama, Sezonda 100 bin ton kabuklu fındık alımını aşmama, Her yıl Eylül–Aralık döneminde asgari alım yapma yükümlülüklerini sürdürmeye devam edecek. Revize kararın sektöre etkisi Rekolte ve kalite kayıpları nedeniyle yapılan bu sınırlı ve geçici revizyon, Rekabet Kuruluna göre piyasadaki rekabetçi dengeyi korurken, üreticilerin mağduriyetini önlemeyi ve sektörün istikrarını desteklemeyi amaçlıyor. Yaptırımlar açık: Günlük para cezası gelebilir Kurul, revize edilen taahhüde ya da diğer taahhütlerden herhangi birine uyulmaması halinde Ferrero’ya taahhütleri yerine getirmediği süre boyunca günlük idari para cezası uygulayacak. Kanun’da öngörülen ve taahhütlere uyulmayan sürenin uzaması ile oldukça ağırlaşan bu yaptırım; soruşturmayı Ferrero gibi taahhütle sonlandırmayı tercih eden teşebbüslerin bu taahhütlere bağlı kalmasını sağlamayı hedefliyor." denildi. https://www.rekabet.gov.tr/tr/Guncel/rekabet-kurulu-ferrero-nun-findik-alim-t-6d9af1d70ebbf01193f10050568585c9 Daha önceki karar 7.Temmuz.2025 tarihinde Rekabet Kurulu bir açıklama yaparak Ferrero ile ilgili alınan mahkeme kararı ile ilgili bilgi paylaşmıştı. Bu paylaşımda: "Ferrero ile İlgili Mahkeme Kararı Hakkında Açıklama (7.7.2025) Rekabet Kurulunun Ferrero Fındık İthalat İhracat ve Tic. AŞ hakkında almış olduğu ve taahhütle sonuçlanan soruşturmaya yönelik kararın Ankara 15. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesine ilişkin olarak basında çıkan yanlış ve yanıltıcı haberler sebebiyle açıklama yapılması gereği hâsıl olmuştur. Hatırlanacağı üzere Ferrero hakkında yürütülen soruşturma; Ferrero tarafından getirilen ve temel olarak kabuklu fındık alım miktarının azaltılması, iç fındık alım miktarının artırılması, fındık alımının pazarın işleyişini bozmayacak şekilde gerçekleştirilmesi ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin referans fiyatının altında alım yapılmaması hususlarını içeren taahhütlerin kabul edilmesiyle 07.03.2024 tarihinde sonlandırılmıştır. Karardan sonra Kurulun bu kararına ilişkin olarak Ankara 15. İdare Mahkemesine iptal davası açılmıştır. Dava sürecinin sonunda Ankara 15. İdare Mahkemesi tarafından temel olarak; fiyat ve miktar odaklı sunulan taahhütlerin, Ferrero’nun hâkim durumunu kötüye kullanma potansiyelini ortadan kaldırdığına veya pazardaki dışlayıcı ve sömürücü eylemlerini kalıcı olarak sonlandırdığına dair somut ve güvenilir bir güvence sağlamadığı, alınan taahhütlerin fındık piyasasındaki etkilerinin bütüncül bir ekonomik analizle değerlendirilmediği dolayısıyla taahhüt kararının bu haliyle yetersiz kaldığı hususları belirtilerek, Kurul kararı iptal edilmiştir. Mahkeme kararında yalnızca, taahhütler temelinde soruşturma dosyasının sonlandırılmış olmasına ilişkin Kurul kararı değerlendirilmiş olup, kararda Ferrero’ya veya diğer ilgili taraflara yönelik herhangi bir yaptırım kararı yer almamaktadır. Bir diğer ifadeyle Ferrero’nun Türkiye’deki fındık alımı ve kırımı ve ihracat faaliyetlerini durduracağı, yalnızca ithalat yapabileceği ve Kurul tarafından teşebbüse idari para cezası uygulanması gerektiği yönünde karar alındığı hususlarını içeren haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Ayrıca konuya ilişkin hukuki sürecin devam ettiği de belirtilmelidir. Mahkeme kararı doğrultusunda, Ferrero tarafından, verilen taahhütlere uyum yükümlülüğü sona ermiş olmakla birlikte, fındık piyasasında rekabetin etkin işleyişinin sağlanması ve sürdürülmesi adına somut verilerle desteklenen bir piyasa analizinin yapılması ve gerekli değerlendirmelerin gerçekleştirilmesi amacıyla konunun yeniden Rekabet Kurulu gündemine alınması ihtiyacı doğmuştur. Bu çerçevede, Rekabet Kurulu yeni bir karar tesis edene kadar, Ferrero’nun hâkim durumunu kötüye kullanmama yükümlülüğü devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." denilmişti. https://www.rekabet.gov.tr/tr/Guncel/ferrero-ile-ilgili-mahkeme-karari-hakkin-cf419e5f455bf01193e80050568585c9

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.