Hava Durumu

#Yapay Zekâ

Giresun Sonhaber - Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçe ve Tarlalarda Yapay Zekâ Nöbeti Başladı Haber

Bahçe ve Tarlalarda Yapay Zekâ Nöbeti Başladı

MERSİN YENİŞEHİR BELEDİYESİ, TARIMSAL ÜRETİMİ İKLİM KRİZİNİN OLUMSUZ ETKİLERİNDEN KORUMAK AMACIYLA YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ TARIMSAL TAHMİN VE ERKEN UYARI SİSTEMİ’Nİ HAYATA GEÇİRDİ. Değirmençay, Karahacılı ve Çavak mahallelerinde kurulan sistemle ilçeye bağlı 9 kırsal mahallede üreticiler; zirai don, aşırı yağış, fırtına ve tarımsal zararlılara karşı önceden SMS yoluyla bilgilendirilecek. Mersin Yenişehir Belediyesi, tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve çiftçilerin iklim değişikliğinden kaynaklanan risklere karşı önceden önlem almasını sağlamak amacıyla akıllı tarım teknolojilerini kırsal mahallelere taşıdı. Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Yapay Zekâ Destekli Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi sayesinde üreticiler, bölgeye özgü hava tahminlerine ve tarımsal zararlılarla ilgili güncel verilere ulaşabilecek. ÜÇ NOKTADA TEKNOLOJİK TAKİP Proje kapsamında Değirmençay, Karahacılı ve Çavak mahallelerinde üç farklı noktaya tarımsal iklim istasyonları, sensörler ve dijital kameralı zararlı takip tuzakları yerleştirildi. Sistem, Yenişehir ilçesindeki tarımsal üretimin gerçekleştirildiği 9 kırsal mahalleyi kapsayacak şekilde planlandı. Sensörler aracılığıyla sıcaklık, hava nemi, yağış miktarı, rüzgâr hızı, toprak sıcaklığı, güneşlenme ve toprak nemi gibi önemli veriler anlık olarak takip edilecek. FieldClimate yazılım platformunda analiz edilen verilerle bölgeye özgü 7 ila 14 günlük hava tahminleri oluşturulacak. Yapay zekâ destekli analizler sayesinde zirai don, aşırı sıcaklık, fırtına, dolu ve aşırı yağış gibi risklere karşı üreticilere SMS ve cep telefonu bildirimleri gönderilecek. Dijital tuzaklarla tarımsal zararlıların yoğunluğu da izlenerek çiftçilerin ilaçlama zamanını daha doğru belirlemesi ve ürün kayıplarının azaltılması hedefleniyor. “AMAÇ, ÜRETİCİLERİN ZAMANINDA ÖNLEM ALMASI” Yenişehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi İsmet Güldoğan, akıllı tarım uygulamalarının sürdürülebilir üretim açısından önem taşıdığını belirtti. İklim değişikliği, su kaynaklarının verimli kullanılması ve bitki hastalıklarıyla mücadelenin tarımsal üretimde belirleyici olduğuna dikkat çeken Güldoğan, sensör teknolojileriyle bitkilerin ve çevrenin ihtiyaçlarının daha doğru analiz edilmesini amaçladıklarını ifade etti. Erken uyarı sistemiyle üreticilerin olumsuz hava koşulları ve hastalıklarla zararlılara karşı önceden bilgilendirileceğini kaydeden Güldoğan, risklerin erkenden tespit edilmesinin zamanında müdahale olanağı sağlayacağını vurguladı. Güldoğan, sürdürülebilir tarımın temelinde kaynakları korumanın, zamanında müdahale etmenin ve bilimsel yöntemlerden yararlanmanın bulunduğunu belirtti. Proje Sorumlusu Çiğdem Yıldırım da kırsal mahallelerde tarımsal üretimin takibini desteklemek amacıyla hava tahmini sensörlerinin ve zararlı takip tuzaklarının kurulduğunu söyledi. Sensörlerin bölgedeki hava koşullarını izlediğini, dijital tuzakların ise tarımsal zararlıların yoğunluğunun belirlenmesine yardımcı olduğunu aktaran Yıldırım, sistemden elde edilen veriler doğrultusunda üreticilerin bilgilendirileceğini ve olası risklere karşı zamanında tedbir almalarının sağlanacağını ifade etti. Yıldırım, erken uyarı sisteminden yararlanmak isteyen üreticilerin Yenişehir Belediyesi Halk Masasına başvurabileceğini belirtti. ÇİFTÇİLERDEN YENİŞEHİR BELEDİYESİ’NE TEŞEKKÜR Bölgede üretim yapan çiftçiler de herhangi bir ek maliyet üstlenmeden sunulan teknolojik hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Üreticiler, sistemin özellikle ilaçlama zamanının belirlenmesi ve doğal afetlere karşı önlem alınması açısından önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Değirmençay Mahallesi’nde çiftçilik yapan Ali Ata, daha önce ilaçlama konusunda bazı eksiklikler yaşadıklarını belirterek, hava tahminlerinin SMS yoluyla kendilerine ulaşmasının işlerini kolaylaştırdığını söyledi. Sistem sayesinde zararlıların daha erken takip edilebildiğini ve hava koşullarına göre önlem alabildiklerini kaydeden Ata, hizmetin üreticilerin ayağına kadar getirilmesinden dolayı Yenişehir Belediyesine teşekkür etti. “TARIM KOLAYLAŞIYOR AMA ÜRETİCİ PARA KAZANAMIYOR” Değirmençaylı üretici Mehmet Dokan da erken uyarı sisteminin zararlılarla mücadele ve doğal afetlerin yol açtığı kayıpları azaltma açısından önemli olduğunu belirtti. Daha önce zararlıları çoğunlukla ağaçların yapraklarında gördükten sonra ilaçlama yaptıklarını anlatan Dokan, yeni sistemle daha erken müdahale edebileceklerini ifade etti. Zirai don ve aşırı yağışların ciddi ürün kayıplarına yol açtığını vurgulayan Dokan, geçen yıl yaşanan don olaylarında geleneksel yöntemlerle önlem alarak zararlarının bir bölümünü azaltabildiklerini söyledi. Erken uyarı sisteminin afetlere karşı hazırlık konusunda üreticilere önemli katkı sunacağını dile getiren Dokan, teknolojik desteğin çiftçilerin bütçesine ek yük getirmeden sağlanmasının önemine dikkat çekti. Ancak tarımsal üretimdeki ekonomik sıkıntıların sürdüğünü belirten Dokan, girdi maliyetleri ve kazanç yetersizliği nedeniyle çiftçilerin üretimi bırakmayı düşündüğünü ifade etti. Dokan, teknolojinin tarıma önemli katkılar sunduğunu ancak üreticilerin bu teknolojilere kendi imkânlarıyla yatırım yapmakta zorlandığını belirterek, erken uyarı sistemini üreticilere ücretsiz ulaştıran Yenişehir Belediyesine teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’ın İlk Dokuz Aylık Hasılatı 151,5 Milyar TL Oldu Haber

ASELSAN’ın İlk Dokuz Aylık Hasılatı 151,5 Milyar TL Oldu

ASELSAN, uzun dönemli hedeflerine ulaşmak amacıyla 2024 yılında uygulamaya başladığı aselsaneXt Programının olumlu çıktılarını elde etmeye 2026 yılının üçüncü çeyreğinde de devam etti. Şirketin 2026 yılının ilk dokuz ayında hasılatı geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak %28 büyüyerek 151,5 milyar TL’ye ulaştı. Yılın ilk dokuz ayında elde edilen hasılatta Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp Sistemleri, Sualtı Sistemleri, Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenliği Sistemleri, Güdümlü Mühimmat Sistemleri, Elektro-Optik ve Haberleşme teknolojileri belirleyici rol oynadı. Söz konusu büyümeyi ASELSAN’ın yüksek teknolojiye sahip ürünlerine yönelik artan talep destekledi. Şirketin bakiye siparişleri bir önceki çeyreğe göre 7,5 milyar dolar artarak 30,7 milyar dolara yükseldi. Yeni ihracat sözleşmeleri bu dönemde %34 artış ile 1,9 milyar dolar oldu. Yeni sözleşmelerde ve bakiye siparişlerde tarihi zirveler görüldü. Kişi Başı Hasılatta Dolar Bazında %4 Artış Güçlü büyümesini operasyonel mükemmellik, yüksek teknoloji ve kurumsal dönüşüm odağıyla destekleyen ASELSAN, verimlilik göstergelerinde de güçlü bir performans sergiledi. Şirketin FAVÖK marjı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 190 baz puan artarak %26,8 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde ASELSAN’ın FAVÖK tutarı da %38 artarak 40,6 milyar TL’ye ulaştı. Verimlilik artışı sağlayan uygulamaların kararlılıkla yürütülmesi, ürün portföyü içerisindeki kritik ve giriş bariyeri yüksek teknolojilere yönelik dönüşüm, ASELSAN’ın büyümesine ve operasyonel marjlarının korunmasına önemli katkı sağladı. Aynı dönemde ASELSAN’ın kişi başı hasılatında dolar bazında %4 oranında artış görüldü. Seri Üretim ve AR-GE’ye Yönelik Yatırımlarda İvme Artıyor Artan bakiye siparişlerle beraber yılın ilk dokuz ayında ASELSAN’a ilave üretim kabiliyeti ve ölçek kazandıracak yatırımlar kesintisiz bir şekilde devam etti. Oğulbey Teknoloji Üssü ve mevcut yerleşkelerde gerçekleştirilen yatırımlar bu dönemde %228 artarak 684 milyon dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu yatırımlar ASELSAN’ın büyüyen sipariş hacmini karşılamasına ve sürdürülebilir büyümesine destek oluyor. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazı bu dönemde faaliyetlerine başladı. Benzer şekilde Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi birçok yeni yatırım bu dönemde devreye alındı. Hava, deniz ve kara savunma sistemlerinin üretiminde robotik ve otomasyon altyapısı önemli ölçüde güçlendirildi. Devreye alınan ve devam eden yatırımlar ile birlikte, ASELSAN'ın teslimat kapasitesi, hız ve kalite kabiliyeti artırıldı. Türkiye’de yürüttüğü Ar-Ge proje sayısında ve mühendis istihdamında lider olan ASELSAN’ın gerçekleştirdiği Ar-Ge harcamaları ilgili dönemde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %36 artarak 1,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Özellikle Uydu Teknolojileri, Kuantum Hesaplama Teknolojileri, Su Altı Teknolojileri, Yüksek Güçlü Mikrodalga Teknolojileri, Mikroelektronik Sistem Teknolojileri, Akıllı Mühimmat ve İtki Sistem Teknolojileri gibi giriş bariyeri yüksek alanlara yönelik yatırımlar hız kazandı. Söz konusu geleceğe yönelik devam eden yatırımlar ASELSAN’ın global savunma sanayii alanındaki görünümünü güçlendirmeye devam edecektir. Yatırım Döneminde Finansal Disiplin ASELSAN, hızlı bir şekilde büyüdüğü ve yatırım harcamalarını artırdığı bir dönemde, finansal sürdürülebilirliğini ve bilanço disiplinini korumayı da sürdürdü. Şirketin operasyonel nakit akışı 2026 yılının ilk 9 ayında 23 milyar TL olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %14 oldu. Etkin finans yönetimi ve geliştirilen yeni stratejiler ile ASELSAN’ın finansman giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %10,3 azaldı. Özkaynak oranı %55 seviyesinde olan ASELSAN, bu alanda sektör ortalamalarının üzerindeki konumunu sürdürdü. ASELSAN’ın bilanço büyüklüğü 2025 yıl sonuna göre %15 arttı. Güçlü bilanço yönetimi, verimlilik artışı sağlayan uygulamalar ve sürdürülen finansal disiplin ile yılın ilk 9 ayında ASELSAN’ın özkaynak kârlılığı 400 baz puan artarak %16,6’ya yükseldi. Aktif kârlılığı ise %9’a yükselerek, sermaye ve varlık verimliliğinde önemli bir iyileşme kaydedildi. ASELSAN’ın FAVÖK marjında da bu dönem 190 baz puan iyileşme görülerek %26,8 seviyesine ulaşıldı. 2025 yıl sonuna göre Şirketin ticari alacakları %11 azaldı. Söz konusu alanlardaki iyileşmeler ASELSAN’ın güçlü bilanço yapısını destekledi. Seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırımların sürdüğü bir dönemde elde edilen güçlü finansal sonuçlar, ASELSAN’ın büyüyen ölçeğini, ihracat hedeflerini ve yüksek teknoloji yatırımlarını sağlıklı bir finansal yapı içinde yönetme kapasitesini destekliyor. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol 2026 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Değerlendirdi: “Daha hızlı, daha çevik ve daha rekabetçi bir ASELSAN inşa ediyoruz” “2026, ASELSAN için yalnızca büyüdüğümüz değil, büyümenin ölçeğini değiştirdiğimiz bir yıl oluyor. aselsaneXt ile ortaya koyduğumuz dönüşüm; siparişlerimizden yatırımlarımıza, üretim kapasitemizden teknolojik derinliğimize kadar şirketimizin tamamında karşılık buluyor. Bugünün ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçtik. Yarının taleplerine cevap verecek kapasiteyi, bugünden oluşturuyoruz. Daha hızlı, daha verimli ve küresel rekabette daha güçlü bir ASELSAN hedefiyle ilerliyoruz. İstikrarlı büyümenin yanı sıra büyüme hızımız da artıyor. Dolar bazında 3. Çeyrek büyüme rakamlarına baktığımızda, 2024’te %18, 2025’te %29 ve bu yıl %42 büyüdük. Büyümede ve birçok iş hacmi göstergesinde sektörümüzün global ortalamalarının çok çok üstünde performans gösteriyoruz. Nitekim Ağustos ayında açıklanan Defense News Top 100 listesinde üç basamak yükselerek 40’ıncı sıraya yerleştik. Forbes Global 2000 listesine giren ilk Türk savunma sanayi şirketi olduk. Benzer şekilde, global yatırım kuruluşlarının raporlarında da şirketimizin başarılarına dikkat çekiliyor. “Büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz” Hasılatımızı geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 28 artırarak 151,5 milyar TL’ye ulaştırdık. FAVÖK marjımızı 190 baz puan iyileştirdik. Bu iyileşmede, Yapay Zekanın süreçlerimizde etkin kullanımı, dijital dönüşümün katkıları ve ürün portföyümüzde daha yüksek katma değerli ürünlerin payının artması etkili oldu. Ölçeğimiz büyürken operasyonel marjlarımızın gelişmesi bizim için özellikle kıymetli. Bu sonuçlar, daha fazla işi başarmanın yanında, yüksek katma değerli işleri daha verimli şekilde gerçekleştirdiğimizi de ortaya koyuyor. Biz büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz. Daha büyük bir şirket olurken daha verimli bir yapıya ulaşmak, aselsaneXt ile hedeflediğimiz dönüşümün en önemli göstergelerinden biri. “Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz” Sipariş tarafında ASELSAN tarihinde yeni rekorlara imza attık. Bakiye siparişlerimiz tarihimizde ilk defa 30 milyar dolar seviyesini geçti. Yeni ihracat sözleşmelerimizi de yüzde 34 artışla 1,9 milyar dolara taşıdık. Alınan İş/Satışlar oranımızın 4,4’e yükselmesi, önümüzdeki yıllara uzanan iş hacmimizin önemli göstergelerinden biri. Bu oran bize yalnızca bugünkü talebin gücünü değil, önümüzdeki dönemin büyüme potansiyelini de gösteriyor. Satışlarımızın çok üzerinde yeni iş alıyor olmamız, önümüzde uzun ve güçlü bir iş yükü bulunduğuna işaret ediyor. Bundan sonraki temel sorumluluğumuz, bu portföyü zamanında teslimata, yeni kapasiteye ve teknolojik üstünlüğe dönüştürmek. “Oğulbey’de ilk üretim başladı” Kapasite artışı ve yüksek teknolojiye yönelik yatırımlarımızı yüzde 228 artırarak 684 milyon dolara çıkardık. Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazını faaliyete aldık. Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi yeni tesislerimizi devreye sokarken robotik ve otomasyon altyapımızı da geliştiriyoruz. Buradaki yaklaşımımız çok net: Siparişlerin, kapasitemizin önüne geçmesini beklemiyoruz. Talebin geleceği noktayı öngörerek altyapımızı bugünden hazırlıyoruz. Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz. “Yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz” Uydu teknolojilerinden kuantum hesaplama teknolojilerine, su altı sistemlerinden yüksek güçlü mikrodalga ve mikroelektronik teknolojilerine kadar giriş bariyeri yüksek alanlara yatırım yapıyoruz. Antalya’da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresinde alçak yörünge uydu konseptimizi ilk defa tanıttık. Kuruluşundan bu yana TSK’nın karada, denizde ve havada haberleşmesini sağlayan ASELSAN, bundan sonra uydu haberleşme hizmetini de sağlayacak. ASTRALINK adını verdiğimiz projemiz uluslararası camianın da yoğun ilgisini çekti. Teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, ihracatta bizi daha yukarı taşıyacak ve yeni kabiliyet alanları açacak bu tür yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz. “Finansal istikrarımızı sürdürüyoruz” Yatırımlarımızı gerçekleştirirken finansal disiplinden taviz vermemek temel önceliklerimizden biri. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz yatırımın neredeyse iki katını bu yılın ilk üç çeyreğinde gerçekleştirmiş olduk. Yatırım temposunun bu ölçüde yükseldiği bir ortamda finansal istikrarımızı başarıyla sürdürüyoruz. Finansal borçlarımızın aktifler içindeki oranını yüzde 14 seviyesinde tutarken finansman giderimizi yüzde 10,3 azalttık. Özkaynak karlılığımızı yüzde 16,6’ya, aktif karlılığımızı yüzde 9’a çıkardık. Biz kapasitemizi hızla artırırken finansal esnekliğimizi de koruyoruz. Bu denge, önümüzdeki dönemde yeni yatırım kararlarını daha sağlam bir zeminde almamıza imkân verecek. “Küresel ilgiyi stratejik bir gelişme olarak görüyoruz” Bugün ASELSAN’a ve geliştirdiğimiz sistemlere hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda giderek artan bir ilgi var. Bu ilgiyi stratejik bir gelişme olarak görüyoruz. Savunma bütçelerinin arttığı, ülkelerin tedarik güvenliğini ve teknolojik egemenliği daha fazla önemsediği bir dönemde ASELSAN’ın geniş ürün portföyü önemli bir avantaj sağlıyor. Kurumsal yönetim anlayışımız ve özveriyle çalışan nitelikli personellerimizle ASELSAN’ı bugünlere getirdik. Hedefimiz açık: ASELSAN’ı dünyanın önde gelen savunma teknolojisi şirketlerinden ve güçlü küresel teknoloji markalarından biri haline getirmek.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler Global pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu her geçen gün güçlendiren ASELSAN, 2026 yılının ilk 9 ayında toplam 14 milyar dolar tutarında yeni sözleşme imzaladı. Söz konusu dönemde ulaşılan hacim ASELSAN tarihinde görülen en yüksek seviye olarak kaydedildi. Özellikle ilave Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Güdüm ve Yapay Zeka Destekli Kent Güvenliği sistemlerine yönelik önemli yeni siparişler alındı. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de kesintisiz bir şekilde artmaya devam etti. ASELSAN’ın bakiye siparişleri yılın ilk 9 ayında 30,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. 2025 sonunda ulaşılan 20 milyar dolar seviyesinin ardından ASELSAN tarihinde bakiye siparişlerde ilk defa 30 milyar dolar seviyesi görülmüş oldu. Alınan İş/Satışlar oranını bir önceki yılın aynı döneminde gerçekleşen 2,5 seviyesinin üzerine taşıyan ASELSAN, 2026 yılının ilk 9 ayında bu oranı 4,4’e yükselterek sektör ortalamaları üzerindeki seyrini korudu. Söz konusu alanlarda yakalanan büyümeler ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. İmzalanan Önemli Sözleşmeler 2026 Yılının 1. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Haberleşme Sistemlerinin ve İnsansız Deniz Araçlarına yönelik faydalı yüklerin ihracatına ilişkin sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma ve Aviyonik Sistemlerin ihracatına yönelik sözleşmeYurt içi bir platform üreticisi ile yurt dışındaki kullanıcılara teslim edilmek üzere imzalanan Elektro-Optik Sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Güdüm Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, 2026 Yılının 2. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Elektro-Optik, Aviyonik ve Haberleşme sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Radar, Hava Savunma, Elektro-Optik ve Haberleşme Sistemleri ile İHA ve İDA faydalı yüklerinin ihracatına ilişkin sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin ilave üretimlerine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Kamu Güvenliği Haberleşme ile Uydu ve Uzay Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan yapay zekâ destekli Kent Güvenliği Yönetim Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. 2026 Yılının 3. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Elektronik Harp, Elektro-Optik, Arayıcı Başlık, Keşif ve Gözetleme, Haberleşme ve Silah Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Silah ve Elektronik Harp Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hibrit Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,ROKETSAN ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin alt bileşenlerine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Radar Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerde Yapay Zekâ Harcamaları 2,7 Trilyon Dolara Ulaşacak Haber

Şirketlerde Yapay Zekâ Harcamaları 2,7 Trilyon Dolara Ulaşacak

Gelişen yapay zekâ ekosisteminde kurumların asıl odaklanması gereken noktanın altyapı dayanıklılığı olduğuna dikkat çeken GBA Bilişim Kurucu Ortağı A. Barkın Gündoğdu, “Kurumlarda devasa büyüme yeni sorumlulukları beraberinde getirirken, veri güvenliğiyle iş sürekliliğini de ön plana çıkarıyor. Kurumlarda asıl mesele yalnızca veriyi korumak değil, olası bir kesintide operasyonların hızlı ve güvenli bir biçimde sürdürebilir olacağıdır. Gartner'ın Temmuz ve Eylül 2026 raporlarına göre veri merkezi harcamalarının 822 milyar dolara, yapay zekâ harcamalarının ise 2,7 trilyon dolara ulaşacak.” dedi. Kurumlarda devasa büyümenin yeni sorumluluklar getirdiğini belirten GBA Bilişim Kurucu Ortağı A. Barkın Gündoğdu, veriyi sadece saklamanın iş sürekliliği için yeterli olmadığını vurguladı. Veri güvenliğiyle iş sürekliliğinin birbirini tamamladığına dikkat çeken Gündoğdu, “Küresel araştırma şirketi Gartner'ın Temmuz ve Eylül 2026 raporları, veri merkezi harcamalarının 822 milyar dolara, yapay zekâ harcamalarının ise 2,7 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Rakamlardan da anlıyoruz ki; kurumlar için asıl mesele yalnızca veriyi korumak değil, olası bir kesinti sonrasında operasyonların ne kadar hızlı ve güvenli biçimde sürdürebileceğidir.” değerlendirmesini yaptı. “Kurumların yalnızca teknolojik kapasiteye değil, operasyonel gereksinimlere de odaklanması gerekiyor” Kamu ve özel sektörde 25 yılı aşan sektörel deneyime sahip olduğunu belirten Gündoğdu, özellikle son yıllarda kurumların veri güvenliği ve iş sürekliliğine yönelik yatırımlarında önemli bir dönüşüm yaşandığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurumların yedekleme, felaket kurtarma ve iş sürekliliği mimarilerini oluştururken yalnızca teknolojik kapasiteye değil, operasyonel gereksinimlere de odaklanması gerekiyor. İş sürekliliği planlamasında RPO ve RTO gibi kavramlar kritik önem taşıyor. Kurumun hangi noktadaki veriye geri dönebileceği ve sistemlerini ne kadar sürede yeniden çalıştırabileceği önceden belirlenmeli. Bu süreçlerin düzenli olarak test edilmesi, sürdürülebilir ve ölçülebilir hale getirilmesi gerekiyor. Çünkü yaşanan bir kesinti yalnızca teknik bir problem değil; mali kayıp, operasyonel aksama ve itibar riski anlamına da geliyor.” Yapay zekâ yatırımlarında altyapı ve yönetişim birlikte ele alınmalı Yapay zekâ yatırımlarının veri merkezi kapasitesi, enerji gereksinimleri ve kurumsal altyapılar üzerindeki etkisine dikkat çeken Gündoğdu, bu alandaki yatırımların bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte kurumların işlem kapasitesi, veri yönetimi ve entegrasyon ihtiyaçları da büyüyor. Ancak yalnızca daha güçlü sunuculara veya daha büyük modellere yatırım yapmak yeterli değil. Bu sistemlerin güvenli, erişilebilir, yönetilebilir ve kesintilere dayanıklı olması gerekiyor. Dolayısıyla yapay zekâ yatırımlarının başarısı, arkasındaki altyapının ve yönetişim mekanizmalarının olgunluğuyla doğrudan ilişkili.” Agentic AI ile bilgi, kontrollü aksiyona dönüşüyor Kurumsal yapay zekâ teknolojilerinin yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Gündoğdu, özellikle Agentic AI yaklaşımının iş süreçlerinde önemli değişiklikler yaratacağını söyledi. “Bugüne kadar yapay zekâyı çoğunlukla sorulara yanıt veren, bilgiye erişimi kolaylaştıran veya içerik üreten sistemler olarak değerlendirdik. Agentic AI ile birlikte bu yaklaşım değişiyor. Artık sistemler yalnızca bilgi üretmekle kalmıyor; belirli hedefler doğrultusunda süreçleri analiz edebiliyor, farklı kurumsal uygulamalarla etkileşime geçebiliyor ve tanımlanan yetkiler çerçevesinde aksiyon başlatabiliyor.” Bu dönüşümde insan unsurunun önemini koruduğunu vurgulayan Gündoğdu, “İnsan unsuru bizim için son derece kıymetli. Yapay zekânın amacı insanı iş süreçlerinden çıkarmak değil, çalışanların zamanını daha yüksek katma değerli alanlara yönlendirmek olmalı. Tekrarlayan ve operasyonel yoğunluğu yüksek süreçlerde yapay zekâdan yararlanırken, kritik karar noktalarında insan gözetimini ve onay mekanizmalarını korumamız gerekiyor. Kurumsal dünyada gerçek değer yaratacak yaklaşımın kontrollü otonomi olduğuna inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Kurumsal yapay zekânın temelinde orkestrasyon bulunuyor Yapay zekâ sistemlerinin kurumsal yapılara entegrasyonunun yalnızca büyük dil modelleriyle çözülemeyeceğini belirten Gündoğdu, orkestrasyon katmanlarının önemine dikkat çekerek “Kurumsal yapılarda ERP, CRM, BT yönetim sistemleri, veri tabanları ve farklı uygulamalardan oluşan karmaşık teknoloji ekosistemleri bulunuyor. Yapay zekânın gerçek iş değeri üretebilmesi için bu sistemlerle güvenli biçimde etkileşime geçebilmesi gerekiyor. Asıl mesele farklı teknolojileri bir araya getirmekten çok, bunların doğru bir mimari içerisinde birlikte çalışmasını sağlamak. Veri kaynaklarını, kurumsal uygulamaları, yapay zekâ ajanlarını ve insan onay mekanizmalarını bir araya getiren orkestrasyon katmanları bu nedenle kritik önem taşıyor. Yetkilendirme, izlenebilirlik ve denetlenebilirlik bu mimarinin ayrılmaz parçaları olmalı” değerlendirmesinde bulundu. GBA Bilişim’in öncelikli pazar hedefi Birleşik Krallık GBA Bilişim’in gelecek hedeflerine ilişkin bilgiler paylaşan Gündoğdu, şunları söyledi: “Türkiye’de edindiğimiz kurumsal teknoloji ve entegrasyon deneyimini daha geniş bir coğrafyaya taşımayı hedefliyoruz. Özellikle Birleşik Krallık, uluslararası büyüme stratejimizde öncelikli değerlendirdiğimiz pazarlardan biri. Amacımız yalnızca yeni pazarlarda faaliyet göstermek değil, Türkiye'de geliştirdiğimiz teknik yetkinliği ve saha deneyimini uluslararası ölçekte değer üreten bir yapıya dönüştürmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Otomobil Markalarının Yapay Zekadaki İtibarı Araştırıldı Haber

Elektrikli Otomobil Markalarının Yapay Zekadaki İtibarı Araştırıldı

Elektrikli otomobil satışları yükselirken itibar.ai’ın Türkiye pazarı özelindeki araştırmasında markaların yapay zekadaki itibarı incelendi. 22 Eylül ve 17 Ekim 2026 ölçümlerinin ortalamasında Tesla itibar ve görünürlükte, Togg ise beğenide ilk sırada yer aldı. Elektrikli otomobil pazarı Avrupa’da ve Türkiye’de büyümeye devam ediyor. E-Mobility Europe, New Automotive ve Fier Automotive verilerine göre Avrupa’nın önde gelen 17 pazarında tam elektrikli otomobil satışları Eylül ayında %70,3 arttı. Bir ayda 300 bin 202 elektrikli otomobil trafiğe kaydolurken elektrikli modellerin toplam satışlardaki payı %32,6’ya ulaştı. Türkiye’de ise Eylül ayında satılan otomobillerin yaklaşık %23’ünü elektrikli modeller oluşturdu. EPDK tarafından yayımlanan ve TÜİK verilerine dayanan Eylül 2026 Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri raporuna göre elektrikli araç sayısı, bir yılda 169 bin 782 adet arttı. Eylül 2025’te 321 bin 710 olan sayı, %52,8 büyümeyle Eylül 2026’da 491 bin 492’ye ulaştı. Pazardaki bu büyümenin ardından StratejiCo. tarafından geliştirilen yapay zeka itibar yönetim modeli itibar.ai, Türkiye’deki elektrikli otomobil markalarının yapay zeka yanıtlarındaki itibarını, görünürlüğünü ve beğenisini karşılaştırdı. Tesla, Hyundai, KIA, BYD, Togg ve Renault markalarının yer aldığı araştırma ChatGPT, Gemini ve Claude modelleri üzerinde 22 Eylül ve 17 Ekim tarihlerinde gerçekleştirildi. Araştırmanın sonuçları https://app.itibar.ai/sektorel adresinde ücretsiz olarak kamuoyuna sunuldu. Tesla itibar ve görünürlükte, Togg ise beğenide ilk sırada yer aldı İtibar metriğinde Tesla %74,3 ile ilk sırada konumlandı. Tesla’yı %67,2 ile Hyundai ve %63,2 ile KIA izledi. BYD %32,9, Togg %19,4 ve Renault %18,5 olarak kaydedildi. Yapay zeka yanıtlarında ne ölçüde yer bulduklarını gösteren görünürlük (Share of Voice) metriğinde Tesla %94,1 ile lider oldu. Hyundai %85,1 ile ikinci, KIA %80,6 ile üçüncü sırada yer aldı. BYD %47,2, Renault %26,2 ve Togg %23,8 görünürlük oranına sahip oldu. Anlatım tonunu gösteren beğeni (Sentiment) metriğinde Togg %80 ile ilk sırada yer aldı. Togg’u %79 ile Tesla ve Hyundai, %78 ile KIA, %73 ile Renault ve %71 ile BYD takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUNLU ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE SİBER VATAN 2027 FIRSATI Haber

GİRESUNLU ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE SİBER VATAN 2027 FIRSATI

GİRESUNLU ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE SİBER VATAN 2027 FIRSATI Türkiye genelinde 81 ilden üniversite öğrencilerinin katılımına açık olan Siber Vatan Programı'nın 2027 dönemi başvuruları başladı. Siber güvenlik ve yapay zekâ alanında eğitim imkânı sunan programa başvurular 30 Ekim 2026 saat 23.59'a kadar yapılabilecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda kalkınma ajanslarının iş birliğiyle yürütülen Türkiye Siber Vatan Programı, 2027 dönemi için başvuruya açıldı. Giresun'daki üniversitelerde öğrenim gören gençlerin de katılabileceği program, siber güvenlik ve yapay zekâ alanında nitelikli insan kaynağının geliştirilmesini amaçlıyor. Yapay Zekâ Destekli Siber Güvenlik Eğitimi Verilecek 2027 döneminde “Yapay Zekâ Destekli Siber Güvenlik Yetenek Programı” modeli uygulanacak. Programın ilk aşamasında öğrenciler yaklaşık üç ay sürecek çevrim içi eğitimlere katılarak siber güvenlik konusunda temel bilgi ve beceriler kazanacak. Çevrim içi eğitim ve değerlendirme sürecinde başarılı olan adaylar, yüz yüze teknik eğitimlere davet edilecek. Bu eğitimlerde sızma testi ve siber güvenlikte yapay zekâ uygulamaları üzerinde durulacak. Eğitim sürecinin ilerleyen aşamalarında katılımcılar, CTF olarak bilinen siber güvenlik yarışmalarında becerilerini uygulama fırsatı bulacak. Başarılı öğrenciler için ileri düzey eğitimlerin, takım çalışmalarının ve sektör buluşmalarının yer aldığı Siber Vatan BootCamp programına katılım imkânı da bulunuyor. Başvuru Koşulları Neler? Duyurulan başvuru koşullarına göre programa 26 yaşını doldurmamış Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı üniversite öğrencileri başvurabilecek. Başvurular, bölüm ayrımı yapılmaksızın açık öğretim, ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerine açık olacak. Adayların ayrıca programın ilan edilen diğer kabul koşullarını sağlaması gerekecek. Siber güvenlik alanında önceden uzmanlık sahibi olmak ise başvuru için zorunlu tutulmuyor. Giresun'daki Öğrenciler DOKA Bölgesinden Başvurabilecek Giresun, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansının (DOKA) faaliyet bölgesinde yer alıyor. Başvuru sırasında öğrencilerin ikamet ettikleri veya nüfusa kayıtlı oldukları ili değil, öğrenim gördükleri üniversitenin bulunduğu ili kapsayan kalkınma ajansını seçmeleri gerekiyor. Bu nedenle Giresun'daki üniversitelerde öğrenim gören adayların DOKA bölgesini seçmesi gerekiyor. Yüz yüze eğitimlerin hangi ilde gerçekleştirileceği ise ilgili kalkınma ajansı tarafından daha sonra duyurulacak. Başvurular 30 Ekim'de Sona Erecek Türkiye Siber Vatan Programı 2027 dönemi için son başvuru tarihi 30 Ekim 2026 Cuma günü saat 23.59 olarak açıklandı. Programa katılmak isteyen öğrenciler, koşulları inceleyerek resmî başvuru sistemi üzerinden işlemlerini gerçekleştirebilecek. Siber Vatan 2027 Programı ile BTK Akademi'nin Giresun'da düzenleyeceği yapay zekâ eğitimi için başvuru takvimleri açıklandı. Siber Vatan 2027: Son Başvuru 30 Ekim Üniversite öğrencilerine yönelik Siber Vatan Programı, siber güvenlik ve yapay zekâ alanlarında eğitim imkânı sunuyor. Türkiye'nin 81 ilinden başvuru kabul edilen programın son başvuru tarihi 30 Ekim 2026, saat 23.59. Siber Vatan başvuru sayfası https://basvuru.sibervatan.org/

İşe Alımı İlandan Teklife Tek Platformda Buluşturan  Yapay Zeka Destekli Hireall Kullanıma Açıldı Haber

İşe Alımı İlandan Teklife Tek Platformda Buluşturan Yapay Zeka Destekli Hireall Kullanıma Açıldı

İlan oluşturmadan aday analizine, video mülakatlardan teklif yönetimine kadar işe alımın pek çok aşamasında yapay zekâ desteği sunan Hireall kullanıma sunuldu. Youthall’un 12 yılı aşan işe alım ve kariyer teknolojileri tecrübesiyle hayat bulan platform; aday takip sistemi, yapay zekâ tabanlı değerlendirme, video mülakat, otomasyonlar ve entegrasyonları tek çatıda toplarken, değerlendirme standartlarının yönetimini işe alım ekiplerine bırakıyor. Yapay zekâ destekli işe alım çözümü Hireall, kurumların işe alım süreçlerini ilan hazırlığından aday değerlendirmeye, mülakatlardan teklif aşamasına kadar tek bir merkezden yönetebilmeleri için geliştirildi. Youthall’un 1.200’den fazla şirketle gerçekleştirdiği operasyonlarda tespit ettiği ihtiyaçlardan hareketle oluşturulan platform; geleneksel aday takip sistemlerini yapay zekâ, otomasyon, ekip içi değerlendirme ve entegrasyonlarla birleştirerek, işe alım ekiplerinin farklı araçlara bölünmüş süreçlerini tek bir akışta toplamayı hedefliyor. Mercer’ın 2026 HR Tech Confidence Check araştırmasına göre, şirketlerde kullanılan İK teknolojilerinin sadece yüzde 14’ü bütünleşik ve uyumlu bir yapıya sahip. Mercer’ın yetenek kazanımı üzerine yaptığı bir diğer çalışmada ise sistem entegrasyonu eksikliği, yüzde 47 ile teknolojiye adaptasyonun önündeki en kritik engel olarak belirlendi. Yapay zekâ işe alım akışının bir parçası Hireall içerisinde yapay zekâ, bağımsız bir özellikten ziyade işe alım sürecinin farklı basamaklarına entegre şekilde çalışıyor. Yeni pozisyon tanımlamaları yapılırken ilan metinlerinin ve ön eleme sorularının oluşturulmasına destek veriyor, değerlendirme kartlarını destekliyor ve aday süreçlerindeki otomasyon kurgularına katkı sağlıyor. Başvurular sisteme düştüğünde, yapay zekâ CV'lerdeki bilgileri yapılandırılmış veriye dönüştürerek şirketin belirlediği kriterler çerçevesinde her aday için bir AI Fit Score üretiyor. Bu sayede yüksek başvuru alan pozisyonlarda ekiplerin adayları çok daha hızlı incelemesi ve önceliklendirmesi kolaylaşıyor. Video mülakat aşamasında ise aday yanıtları belirlenen kriterlere göre analiz edilip özetleniyor ve ayrı bir değerlendirme puanı oluşturuluyor. CV uygunluk skoru ile video mülakat sonuçları aynı ekranda görüntülenebiliyor. Adayların hangi kriterlerle değerlendirileceği yapay zekâ tarafından değil, tamamen işe alım ekibi tarafından belirleniyor. Otomatik eleme sistemi varsayılan olarak kapalı gelmekte; şirketler dilerse kendi belirledikleri eşik değerlere göre bu özelliği aktif edebiliyor. Nihai karar ve kontrol mekanizması şirket bünyesinde kalıyor. Adaylar ve değerlendirmeler tek akışta Hireall sayesinde şirketler, ilanlarını tek merkezden hazırlayıp farklı kanallarda yayına alabiliyor. Google for Jobs, kurumsal kariyer sayfaları, çalışan tavsiye programları ve diğer kaynaklardan gelen tüm adaylar tek bir havuzda birleşiyor. Farklı kanallardan gelen mükerrer başvurular eşleştirilerek engellenirken, mevcut Excel listeleri de toplu olarak sisteme aktarılabiliyor. Platform; aday takip sistemi (ATS), markalı kariyer sayfası, video mülakat, değerlendirme kartları, ortak puanlama, çalışan tavsiye sistemi, kayıtlı filtreler ve teklif yönetimi gibi modülleri barındırıyor. Görüşme notları ve kararlar tek bir aday kartında saklanırken, farklı mülakatçıların değerlendirmeleri ortak puanlama sistemiyle kıyaslanabiliyor; teklif ve onay süreçleri ise aynı akışta yürütülebiliyor. Adaylar mülakat saatlerini kendileri seçebilirken, tanımlanan otomasyonlar sayesinde süreç değişikliklerinde otomatik bilgilendirmeler yapılıyor. Tüm işlemler denetim kaydıyla izlenebilirken, düzenli raporlar sayesinde işe alım performansı takip edilebiliyor. Ayrıca anonim değerlendirme özelliği ile adayların kimlik bilgileri gizlenebiliyor; KVKK süreçleri ve veri silme talepleri de sistem üzerinden yönetilebiliyor. Farklı platformlarla entegre çalışıyor Hireall; LinkedIn, takvim, e-posta ve Slack bağlantılarının yanı sıra çeşitli envanter ve değerlendirme platformlarıyla kurulan entegrasyonlar sayesinde tüm verileri tek akışta topluyor. Ayrıca Youthall ile doğrudan entegre olan platform sayesinde, şirketler oluşturdukları ilanları Youthall'da yayınlayıp başvuruları doğrudan Hireall havuzuna aktarabiliyor. Bu sayede aynı verilerin tekrar girilmesine gerek kalmadan, Youthall’un 2 milyonu aşkın kullanıcılı ekosisteminden faydalanılabiliyor. “Yapay zekâyı insan kararının yerine değil, işe alım ekiplerinin yanına koyuyoruz” Youthall & Hireall Kurucu Ortağı ve CEO’su Emre Aykan, “12 yılı aşkın süredir kurumların işe alım süreçlerini yakından takip ediyoruz. Gözlemlediğimiz temel sorunun araç eksikliği değil, araçların birbirinden kopuk çalışması olduğunu gördük. Hireall’u bu tecrübeyle, işe alımın tüm evrelerini tek platformda birleştirmek için geliştirdik. Yapay zekâyı akışın bir parçası yaptık ancak kriterleri belirleme yetkisini şirkete bıraktık. Yapay zekânın amacı insan kararının yerini almak değil, operasyonel yükü azaltarak ekiplerin daha hızlı ve tutarlı çalışmasını sağlamak. Böylece stratejik konulara ve adaylarla kurulan insani bağa daha fazla vakit ayrılmasını hedefliyoruz” dedi. Kendi iç işe alım süreçlerini de Hireall ile yönettiklerini belirten Aykan, platformu teklif sonrası süreçlere ve çalışanın oryantasyon dönemine kadar genişletmeyi planladıklarını ifade etti. Hireall, Türkiye'deki büyümesini Avrupa ve MENA pazarlarına taşımayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması Başladı Haber

3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması Başladı

Kapadokya Üniversitesi'nin öncülüğünde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ulusal Yapay Zeka Buluşması başladı. 15-16 Ekim tarihlerinde iki gün sürecek buluşmada Türkiye'nin önde gelen yapay zekâ ve teknoloji liderleri sahne alıyor; akademi, kamu, iş dünyası, sivil toplum ve öğrenciler Türkiye'nin yapay zekâ geleceğini birlikte tartışıyor. Buluşma öncesinde düzenlenen basın toplantısına Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan ve Kapadokya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu katıldı. “Yapay zekâ ekosistemi güller kadar dikenler de barındırıyor” Rektör Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, buluşmanın kamu kurumlarını, özel sektörü, üniversiteleri ve öğrencileri bir araya getirerek ortak bir gelecek projeksiyonu oluşturmayı amaçladığını söyledi: “Bilim insanlarını, kamu kurumlarını, iş dünyasını, girişimcileri ve öğrencilerimizi Türkiye'nin yapay zekâ geleceğini birlikte düşünmek üzere üç yıldır bir araya getiriyoruz. Türkiye'nin bu alanda yetişmiş insan kaynağı, gelişen altyapısı ve kullanıma hazır pek çok çözümü var. Önümüzdeki hedef, bu kazanımları güçlendirmek ve sağlanan faydayı daha fazla kuruma, işletmeye ve bireye ulaştırmak.” Yapay zekanın eğitim, araştırma ve topluma hizmetin tüm katmanlarında kullanılmasını istediklerini belirten Karasar, “Ancak yapay zekâ ekosistemi yalnızca güllerle değil, dikenlerle de dolu bir bağ. Bu buluşmada ekonomik değer, ürünleştirme, insan kaynağı ve güvenilir yapay zeka kullanımı konularını ele alıyoruz” dedi. Karasar, üniversitenin çıkış noktası “evrensel” eğitim anlayışına da değindi. Cisco Networking Academy gibi uluslararası kuruluşlarla yapılan anlaşmalar sayesinde öğrencilere New York'ta, Chicago'da ya da Berlin'de okuyan bir öğrencinin aldığı müfredatın aynısının sunulduğunu; mikro yeterlilikler ve disiplinler arası yan dal programlarıyla farklı bölümlerdeki öğrencilerin de yapay zekayı kendi meslek alanlarında kullanmaya teşvik edildiğini anlattı. Üniversitenin akademik ve idari süreçlerinde de yapay zekadan ve geliştirdiği çözümlerden azami ölçüde yararlandığını ekledi. Alev Alatlı'nın mirası: Teknolojiye eleştirel bakış Üniversitenin kurucusu merhum Alev Alatlı'yı anan Karasar, “Seksenli yaşlarında dahi yapay zekâ ve blok zincir teknolojilerini yakından takip ederdi. Bunların insani, etik ve felsefi açıdan sorgulanması gerektiğini bize her zaman hatırlatırdı. Bu buluşmanın ana omurgasını da Alev Hoca'nın bize işaret ettiği bu istikamet oluşturuyor” diye konuştu. Karasar, tüm çalışmaların Alatlı'nın “akıl, ahlak, adalet ve adap” anlayışı doğrultusunda, insanın ve toplumun ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Anadolu'daki işletmelerin, özellikle KOBİ'lerin yeni teknolojilere ve uzmanlık desteğine erişebilmesinin önemine dikkat çeken Karasar, dijitalleşen dünyada Anadolu'daki üreticilerin dünyanın daha avantajlı görülen bölgelerindeki işletmelerle rahatça rekabet edebilmesini sağlayacak teknolojilere ulaşmasını hedeflediklerini söyledi. Veri güvenliği öncelikli meydan okuma Yapay zekâ çağının meydan okumalarına da değinen Karasar, veri güvenliğinin başı çektiğini belirtti: “Stratejik alanlarda verilerin zehirlenmesi ya da yok edilmesi gibi riskler var. Sonuçta bir makinenin analiz gücü ona verilen veriye dayanır; o verilerin korunması en önemli önceliklerden biri.” Karasar, veri ve yapay zekâ teknolojisinin birkaç büyük teknoloji şirketinin elinde toplandığı bir dünyada hem ülkenin stratejik tercihlerini korumak hem de gençlerin ileri teknolojilerden azami ölçüde yararlanmasını sağlamak için bir araya geldiklerini ifade etti. Bu yıl gençlerin katılımına özellikle önem verildiğini belirten Karasar, öğrenci sohbetleri, poster çalışmaları ve yapay zekâ uygulama gösterimleriyle gençlerin üretimlerine yer açıldığını söyledi. Buluşmanın sonunda ortak öncelikleri ve sorun alanlarını görünür kılacak bir bildirge yayımlanması planlanıyor. Karasar, üniversite, kamu, özel sektör ve sivil toplumdan katılımcılarla kamunun hazırladığı yapay zekâ eylem planlarına ve yol haritalarına katkı sunmayı amaçladıklarını da sözlerine ekledi. Nevşehir'e tematik teknopark kuruluyor Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan, Kapadokya Üniversitesi'nin kuruluş felsefesinde topluma faydalı olmak ve bölgesel kalkınmayı desteklemek bulunduğunu hatırlattı. Havacılık, sağlık, turizm ve gastronomi alanlarında sektörün önde gelen kurumlarıyla iş birlikleri yürüttüklerini belirten Aktan, son olarak farklı fakültelerdeki bilişimle ilgili bölümlerin geçen yıl Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi çatısı altında toplandığını söyledi. Aktan, “Lisans ve önlisans düzeyinde şu anda 17 teknoloji programımız var. Veri güvenliğinden yapay zekaya, programlamadan otonom sistemlere kadar sektörün ihtiyaç duyduğu iş gücünü yetiştiriyoruz” dedi. Aktan, Nevşehir Belediyesi ile bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Üniversitenin ana kurucu ortak olarak yer alacağı teknoparkın kuruluş aşamasında olduğunu söyledi. Bölgenin ihtiyaçlarına ve potansiyeline göre şekillenecek tematik teknoparkın tarım teknolojileri, sürdürülebilir turizm ve sürdürülebilirlik teknolojiler alanlarına odaklanması planlanıyor. Aktan, üniversitede geliştirilen çalışmaları ve girişimleri sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturacak Teknoloji Transfer Ofisi çalışmalarının da sürdüğünü belirtti. Aktan, yapay zekanın Türkiye'nin geneline yayılması gerektiğinin altını çizdi: “Yapay zekayı yalnızca teknolojiyi geliştirmek olarak düşünmemek lazım. Geliştirilen teknolojileri Türkiye'nin geneline yayılacak, farklı ölçekteki işletmelerde kullanılabilir ve etki yaratabilir hale getirmemiz gerekiyor. Yapay zekâ, çok küçük yatırımlarla çok önemli kazanımlar sağlanabilecek bir teknoloji.” “Kolektif akılla neler yapılabileceğinin kanıtı” Kapadokya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi ve buluşmanın düzenleme komitesinde yer alan Barış Karakullukçu, üç yıl önce bu işlerin İstanbul ve Ankara dışında da yapılması gerektiği inancıyla yola çıktıklarını söyledi. Karakullukçu, “Anadolu'da ekosistemin, endüstrinin ve toplumun yapay zekayı etik ve güvenli biçimde kullanarak daha iyi noktalara gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu toplantı, kolektif akılla neler yapılabileceğini net şekilde gösteriyor” dedi. Karakullukçu, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri ile Türkiye'de ve dünyada çalışan Türk akademisyen ve teknoloji liderlerinin yanısıra Bilişim Vakfı, TÜBİSAD ve Yapay Zeka Teknoloji Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de organizasyonda yer aldığını belirtti. Karakullukçu, yeni yayımlanan Yapay Zekâ Eylem Planı'nın uygulanmasının iki gün boyunca somut vakalar üzerinden ele alınacağını söyledi. Meslekler yok olmayacak, dönüşecek Basın toplantısında yapay zekanın meslekler üzerindeki etkisinin sorulması üzerine Barış Karakullukçu, yapay zekanın hiçbir mesleği yok etmeyeceğini ancak o mesleğin uygulayıcılarını dönüştüreceğini söyledi: “Radyoloji, yapay zekanın en iyi olduğu alanlardan biri. Ama radyolog yalnızca görüntüyü değerlendirmiyor; teşhisi, hastayla iletişimi ve süreci yönetiyor. Süreçlerin alt adımları değişecek ama roller tamamen ortadan kalkmayacak.” Kaan Aktan ise yapay zekanın önceki teknoloji devrimlerinden farklı olduğunu vurguladı: “Yayılım hızı çok yüksek. Kuralları netleşmeden, neye muktedir olduğu tam anlaşılmadan herkesin kullanmaya başladığı bir teknoloji haline geldi. Bu da bir tedirginlik yaratıyor. Ancak zaman içinde bunun mesleklerde bir dönüşümle sonuçlanacağını düşünmek gerekiyor.” Rektör Karasar da sorumluluğun makineye devredilemeyeceğini, her teknolojiyi kullananın bir sorumlusu olduğunu ve bunun mutlaka insan olması gerektiğini hatırlattı. Önde gelen markalar ve dünyaca ünlü üniversitelerden akademisyenler sahnede Buluşmada Koç Holding, Eczacıbaşı Topluluğu, Pegasus, Türk Telekom, Migros Online, PwC ve Amazon gibi kuruluşların teknoloji liderleri; telekomünikasyon, havacılık, gıda ve perakende sektörlerinden temsilciler deneyimlerini paylaşacak. Stanford ve Harvard gibi yapay zekâ alanında öncü çalışmalar yürüten üniversitelerde görev yapan Türk akademisyenler de programda yer alıyor. Yapay zekâ ajanları ve bu teknolojinin kurumlara güvenli biçimde yerleştirilmesi öne çıkan başlıklar arasında. Cuma günü ise başarılı yapay zekâ girişimlerinin yer alacağı bir Demo Day düzenlenecek. Buluşma öncesinde beş kitap yayımlandı Kapadokya Üniversitesi Yayınları, buluşma öncesinde yapay zeka üzerine beş kitap yayımladı. Kitaplar arasında lise ve üniversite öğrencileri arasında düzenlenen yapay zeka proje ve poster yarışmalarının derlendiği bir kitapçık, Barış Karakullukçu'nun teknoloji ve yapay zeka yolculuğunu anlattığı hatırat, yapay zekanın stratejik boyutlarını ele alan bir eser, Milli Eğitim eski Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer ile İTÜ'den Prof. Dr. Altan Çakır'ın yapay zeka, makine öğrenmesi ve hesap verebilirlik üzerine kaleme aldığı çalışma ve geçen yılki ikinci buluşmanın sonuçlarını derleyen bir kitap yer alıyor. Kitaplar etkinlik boyunca stantlarda katılımcılarla buluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.