Hava Durumu

#Yapay Zekâ

giresunsonhaber - Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay zekâ çağında iletişimcinin rolü değişiyor Haber

Yapay zekâ çağında iletişimcinin rolü değişiyor

Yapay zekâ çağında iletişim sektöründeki dönüşümü, eğitim süreçlerinin geleceğini ve öğrencilerin bu yeni döneme nasıl hazırlandığını değerlendiren İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, geleceğin iletişim mezunlarının algoritmaları yönetebilen, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven tesis eden profesyoneller olacağını vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Yapay zekâ teknolojileri iletişim sektöründeki iş modellerini yeniden yapılandırırken, iletişim eğitimi de bu değişime entegre olacak şekilde güncelleniyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağının iletişim alanında getirdiği değişimleri ve öğrencilerin yarının mesleklerine nasıl hazırlandığını analiz etti. Günümüzde teknolojik ilerlemelerin iletişimi daha erişilebilir kıldığını ancak anlam üretimi ve ortak paydada buluşma süreçlerini zorlaştırdığını belirten Atalay, “Şu an tam anlamıyla bir iletişim çağının içerisindeyiz. İletişim teknolojileri, akıllı telefonlar ve sosyal ağlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu hiper bağlantılı bir dönemden geçiyoruz. Bu ortamda iletişim becerileri konusunda donanımlı olmak, hem özel hem de profesyonel yaşamda ciddi bir fark yaratıyor” dedi. “YAPAY ZEKÂ İNSANI ANALİZ EDEBİLİR AMA HİSSEDEMEZ” Yapay zekânın içerik üretim hızını artırdığını ancak insan yaratıcılığının önemini azaltmadığını kaydeden Prof. Dr. Atalay, gelecekte insan ve yapay zekânın iş birliği içinde çalışacağı bir modelin ön plana çıkacağını belirtti. Yapay zekâ araçlarının saniyeler içerisinde pek çok alternatif sunabildiğine dikkat çeken Atalay, “İşte bu noktada insanın yaratıcı ve duygusal kapasitesi devreye giriyor. Yapay zekâ insanı analiz etme yetisine sahip olsa da insan gibi hissedemez. Bir fikrin toplumsal bir karşılık bulup bulmayacağını, insanların kalbine dokunup dokunmayacağını belirleyen temel unsur hâlâ insan deneyimidir” ifadelerini kullandı. Atalay, yapay zekâ ile içerik üretiminin yaygınlaşmasıyla bilgi kirliliğinin ve yapay içeriklerin artacağını vurgulayarak, “İnsanlar sahiciliği daha çok arayacak. Gerçek bir deneyimden, samimi bir duygudan ve insan dokunuşundan beslenen içerikler çok daha değerli hale gelecek” diye konuştu. İLETİŞİM EĞİTİMİNDE YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ İletişim eğitimini yapay zekâ merkezli dönüşüme göre yeniden yapılandırdıklarını ifade eden Atalay, öğrencilere yapay zekâyı bir rakip olarak değil, destekleyici bir araç olarak konumlandırmayı öğrettiklerini söyledi. “Öğrencilerimize yapay zekânın iletişimcinin rakibi değil, aksine akıllı bir asistanı olduğunu anlatıyoruz” diyen Atalay, fakülte müfredatında yapay zekâ derslerinin zorunlu hale getirildiğini bildirdi. Atalay, öğrencilerin sadece bu araçları kullanmayı değil, aynı zamanda üretilen içerikleri analiz etmeyi, doğrulamayı ve etik çerçeveyi korumayı da öğrendiğini belirtti. Fakültede bölümlere özel yapay zekâ odaklı derslerin yürütüldüğünü kaydeden Atalay; gazetecilikte yapay zekâ, görsel iletişim tasarımında üretken yapay zekâ, reklamcılıkta yapay zekâ uygulamaları, halkla ilişkilerde yapay zekâ, radyo televizyon ve sinemada yapay zekâ destekli film yapımı gibi derslerle öğrencileri geleceğe hazırladıklarını ifade etti. Yapay zekânın beraberinde deepfake, dezenformasyon ve algoritmik manipülasyon risklerini de getirdiğine değinen Prof. Dr. Atalay, iletişim profesyonellerinin yeni yetkinlikler kazanması gerektiğini söyledi. Veri ve algoritma okuryazarlığının kritik önem kazandığını belirten Atalay, “Algoritmaların işleyişini, dijital içeriklerin arka planındaki mekanizmaları ve manipülasyon tekniklerini kavramak artık iletişimciler için temel bir gereklilik haline geldi” dedi. Geleceğin iletişimcilerinin doğrulama araçlarına hakim, dijital itibar yönetimi yapabilen ve yapay zekâ kaynaklı krizleri yönetebilen isimler olacağını ifade eden Atalay; telif hakları, veri gizliliği ve etik değerlerin eğitimlerinin merkezinde yer aldığını vurguladı. GAZETECİLİKTEN REKLAMA TÜM ALANLAR DÖNÜŞÜYOR Yapay zekânın gazetecilikten reklamcılığa ve halkla ilişkilere kadar tüm iletişim disiplinlerinde meslek tanımlarını değiştirdiğini vurgulayan Atalay, gazetecinin rolünün haber yazımından ziyade doğrulama ve anlamlandırmaya evrildiğini belirtti. Atalay, “Rutin haber üretim sürecini artık yapay zekâ yürütebiliyor. Gazetecinin yeni misyonu dezenformasyonu süzmek, derinlemesine analizler yapmak, veri gazeteciliği yürütmek ve verinin ardındaki insan hikâyesini gün yüzüne çıkarmak olacaktır” dedi. Reklamcılık alanında da yapay zekânın çok sayıda alternatif üretebildiğini belirten Atalay, reklamcının temel görevinin artık yalnızca içerik üretmek değil, doğru stratejiyi kurgulamak ve yaratıcı süreci yönetmek olacağını ifade etti.

Yapay zekâ meslekler yerine kullanmayanları geride bırakacak! Haber

Yapay zekâ meslekler yerine kullanmayanları geride bırakacak!

Geleceğin rekabet ortamında yalnızca akademik başarının yeterli olmayacağını belirten Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz.” dedi. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, yapay zekânın dönüştürdüğü yeni dünyada üniversitelerin rolünü değerlendirdi. Tercih maratonunun devam ettiği bu günlerde "Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi" konusunu değerlendiren Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Üniversite bir ekosistemdir. Bu ekosistemin akademisyenleri, öğrencileri ve üniversite-sanayi iş birlikleri gibi birçok bileşeni vardır. Birinci nesil üniversiteler bilgi aktarmaya odaklıydı. İkinci nesil üniversiteler Ar-Ge odaklı hale geldi. Üçüncü nesil üniversiteler ise üretilen bilginin ürüne dönüşmesini hedefleyen girişimcilik odaklı kurumlara dönüştü. Bugün ise dördüncü nesil üniversiteler girişimciliğin küresel ağlar içerisinde rekabet edebilmesini destekleyen yapılara dönüştü." dedi. Bu dönüşümün öğrencilerin eğitim anlayışını da değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu dönüşen ekosistemin içerisinde öğrencilerimizin akademisyenlerle, sanayiyle ve diğer paydaşlarla doğru ilişki kurmasını sağlamak zorundayız. Çünkü artık mezuniyet sadece diploma almak anlamına gelmiyor." diye konuştu. "İYİ PROJE YAZABİLMEK GELECEĞİN EN ÖNEMLİ YETKİNLİKLERİNDEN BİRİ" Projelerin geleceğin mesleklerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "Bir projenin dört temel özelliği vardır. Özgün olması gerekir. Bilimsel yöntemlere dayanması gerekir. Yaygınlaştırılabilir olması gerekir. Elde edilen sonuçların da tekrar üretilebilir olması gerekir. Öğrencilerimizin bu yetkinlikleri kazanması için birinci sınıftan itibaren sistematik şekilde ilerleyen bir eğitim modeli uyguluyoruz." ifadesinde bulundu. Üsküdar Üniversitesi'nde proje temelli eğitimin öğrencilerin ilk yılından itibaren başladığını anlatan Prof. Dr. Ergüzel, "İlk olarak Üniversite Kültürü dersini veriyoruz. Üniversite nedir, öğrenciden beklenti nedir, üniversitenin hayata katacağı değerler nelerdir; bunları konuşuyoruz. Ardından Girişimcilik ve Proje Kültürü dersimiz geliyor. Üçüncü sınıfta projeli seçmeli derslerimiz var. Son sınıfta ise öğrencilerimiz mezuniyet projelerini hazırlıyor. Böylece dört yıl boyunca adım adım gelişen bir proje kültürü oluşturuyoruz." dye konuştu. Sadece teorik bilgiye sahip olmanın artık yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, iş hayatında yalnızca bilgi ölçülmediğini ifade ederek, "Bilgiyi ürüne dönüştürebilme, uygulamaya geçirebilme becerileri de değerlendiriliyor. Bu nedenle öğrencilerimizin bu deneyimi mezun olduktan sonra değil, üniversite yıllarında kazanmasını hedefliyoruz" dedi.

E-ticarette Yeni Dönem 1 Ağustos’ta Başlıyor! Haber

E-ticarette Yeni Dönem 1 Ağustos’ta Başlıyor!

E-ticarette yeni dönem 1 Ağustos'ta başlıyor. Yapay zekâ reklamları ve indirim kampanyalarına yeni kurallar geliyor. Yeni düzenlemeyle sahteciliklerin önüne geçilmesinin hedeflendiğini belirten TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Yeni düzenle e-ticarette uzun süredir tartışılan sahte indirim uygulamalarını önemli ölçüde sınırlandıracak. Dijital altyapıya yatırım yapan şirketler öne çıkacak. Yeni düzenleme sadece tüketiciyi korumakla kalmayacak, e-ticarette yeni bir rekabet anlayışı oluşturacak” dedi. E-ticarette tüketiciyi aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı korumayı amaçlayan yeni düzenlemeler, 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giriyor. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değişikliklerle, yapay zekâ destekli reklamlar, hedefli reklamcılık, influencer paylaşımları, indirim kampanyaları ve tüketici değerlendirmelerine ilişkin daha sıkı kurallar uygulanacak. 1 Temmuz'da Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle dijital ticarette şeffaflığın artırılması ve tüketicilerin yanıltıcı uygulamalara karşı daha etkin korunması hedefleniyor. Düzenlemeler, özellikle e-ticaret platformları ile çevrim içi satış yapan işletmelerin reklam ve pazarlama süreçlerinde önemli değişiklikler yapmasını gerektirecek. Yapay zekâ içeriklerinde açıklama zorunlu Yeni düzenleme kapsamında, reklamlarda yapay zekâ kullanılarak oluşturulan ve gerçek kişiden ayırt edilmesi güç dijital karakterlere yer verilmesi halinde bunun tüketiciye açık, anlaşılır ve fark edilebilir şekilde belirtilmesi zorunlu olacak. Ayrıca yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyaların, gerçek bir kişinin ürünü deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlarda kullanılması yasaklandı. İndirim kampanyalarında "10 gün" kriteri Düzenlemeyle birlikte indirimli satış reklamlarında da yeni bir dönem başlayacak. Buna göre, indirimin başlangıcından önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat, indirim öncesi fiyat olarak gösterilebilecek. Böylece gerçeği yansıtmayan yüksek indirim algısı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Şarta bağlı kampanyalar da aynı kurallara tabi olacak. Şikâyetler daha hızlı yayınlanacak Tüketici değerlendirmelerine ilişkin süreç de değişiyor. Satıcı ve sağlayıcılara tüketici şikâyetlerine yanıt vermeleri için tanınan süre 72 saatten 48 saate indirildi. Süre içinde yanıt verilmemesi halinde değerlendirmeler yayımlanabilecek. Ayrıca yalnızca satın alma süreci doğrulanabilen tüketici yorumlarının yayımlanmasına izin verilecek. Sahte indirimlerin önüne geçilecek Yeni düzenlemenin e-ticarette uzun süredir tartışılan sahte indirim uygulamalarını önemli ölçüde sınırlandıracağını belirten TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Artık bir ürünün fiyatı önce yapay olarak yükseltilip sonra ‘yüzde 50 indirim’ denilmesi daha zor olacak. İndirimli satışlarda referans fiyat olarak son 10 günün en düşük fiyatının esas alınması, kampanyaların daha şeffaf hale gelmesini sağlayacak. Yapay zekâ kaynaklı yanıltıcı reklamlara karşı da koruma sağlanacak. Gerçek olmayan kişilerin veya yapay zekâ ile oluşturulan görüntülerin gerçek kullanıcı ya da uzman gibi sunulması sınırlandırılıyor. Böylece tüketicinin reklam ile gerçeği ayırt etmesi kolaylaşacak. Ürünü gerçekten satın alan kişilerin değerlendirmeleri öne çıkarılacak. Bu sayede sahte veya manipülatif yorumların azaltılması hedefleniyor. İşletmelerin tüketici yorumlarına ve itirazlarına daha kısa sürede yanıt vermesi gerekecek. Bu da sorunların daha hızlı çözüme kavuşmasına katkı sağlayacaktır” dedi. Dijital altyapıya yatırım yapan şirketleri öne çıkaracak Yeni düzenlemelerin sadece tüketiciyi korumayacağını söyleyen Çiğdemli, bunun e-ticarette yeni bir rekabet anlayışı oluşturacağını belirtti. Özellikle fiyat şeffaflığı ve doğrulanabilir müşteri deneyiminin öne çıkacağını ifade eden Çiğdemli, güven inşa eden markaların uzun vadede daha fazla tercih edileceğini söyledi. Yeni düzenlemeyle birlikte, dijital altyapıya yatırım yapan şirketlerin ön plana çıkacağı bilgisini veren Çiğdemli, “Fiyat geçmişini takip etmek, tüketici yorumlarını doğrulamak ve reklam içeriklerini mevzuata uygun hale getirmek güçlü yazılım altyapısı gerektiriyor. Bu nedenle e-ticaret altyapı sağlayıcıları ve dijital dönüşüme yatırım yapan işletmeler daha hızlı uyum sağlayabilecek. Artık yalnızca düşük fiyat değil, güvenilirlik de rekabet unsuru olacak. Şeffaf çalışan markalar tüketicinin gözünde daha fazla tercih edilir konuma ulaşacak. Fiyat manipülasyonu ve yanıltıcı pazarlama yerine şeffaflık, doğrulanabilir bilgi ve tüketici güveni öne çıkarken, dijital altyapısını güçlendiren işletmeler yeni dönemin avantajlı oyuncuları arasında yer alacaktır” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güvenlikte Yeni Dönem Haber

Güvenlikte Yeni Dönem

Güvenlik teknolojileri artık yalnızca olayları kaydetmek veya anlık alarm üretmekle sınırlı değil. Yapay zekâ destekli video analitiği ve akıllı sensör teknolojileri sayesinde kurumlar, mevcut güvenlik altyapılarından elde ettikleri verileri analiz ederek riskleri önceden değerlendirebiliyor, kaynaklarını daha verimli planlayabiliyor ve operasyonel süreçlerini sürekli iyileştirebiliyor. Bugün birçok kamu kurumu ve kritik altyapı işletmesi; kameralar, erişim kontrol sistemleri ve farklı IoT sensörlerinden büyük miktarda veri topluyor. Ancak bu verilerin önemli bir bölümü yalnızca olay anında kullanılıyor. Oysa gelişmiş video analitiği çözümleri, aynı verileri uzun vadeli eğilimleri belirlemek, tekrar eden olayları analiz etmek ve stratejik karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla da değerlendirebiliyor. Reaktif güvenlikten proaktif yönetime Güvenlik operasyonlarında uzun yıllardır temel hedef, meydana gelen olaylara mümkün olan en kısa sürede müdahale etmek oldu. Günümüzde ise kurumlar, olay gerçekleştikten sonra tepki vermek yerine, verilerden elde edilen içgörüler sayesinde riskleri önceden görebilmeyi hedefliyor. Video analitiğinden elde edilen zaman damgalı ve konum bilgisi içeren metadata; belirli bölgelerdeki yoğunluk değişimlerini, tekrar eden güvenlik ihlallerini, trafik akışlarını veya olağan dışı hareketlilikleri ortaya çıkarabiliyor. Böylece güvenlik ekipleri, kaynaklarını yalnızca ihtiyaç duyulan noktalara yönlendirebiliyor. Mevcut yatırımlardan daha fazla değer elde etmek mümkün Bu dönüşümün en önemli avantajlarından biri ise yeni ve yüksek maliyetli yatırımlar gerektirmemesi. Birçok kurumun halihazırda kullandığı ağ kameraları ve video yönetim sistemleri, gelişmiş analitik uygulamalarla birlikte çok daha yüksek katma değer sağlayabiliyor. Video yönetim platformları ve gerçek zamanlı operasyon merkezleri; farklı sensörlerden gelen verileri tek ekranda birleştirerek eğilim analizleri, ısı haritaları ve performans raporları oluşturabiliyor. Bu sayede güvenlik yöneticileri yalnızca bugünü değil, gelecekte oluşabilecek riskleri de daha sağlıklı değerlendirebiliyor. Kamu güvenliğinden şehir yönetimine kadar geniş kullanım alanı Veri odaklı güvenlik yaklaşımı yalnızca kolluk kuvvetleri için değil; akıllı şehir projeleri, ulaşım altyapıları, havaalanları, limanlar, enerji tesisleri, üretim tesisleri ve büyük kampüsler için de önemli avantajlar sunuyor. Yapay zekâ destekli analizler sayesinde kurumlar; Riskli bölgeleri daha doğru belirleyebiliyor, İnsan ve ekipman kaynaklarını daha verimli planlayabiliyor, Operasyonel maliyetleri azaltabiliyor, Karar alma süreçlerini nesnel verilerle destekleyebiliyor, Vatandaş ve çalışan güvenliğini artırabiliyor. "Veri artık yalnızca kayıt değil, stratejik bir karar destek aracı"Axis Communications Türkiye Ülke Müdürü Ayşegül Demirkol, konuyla ilgili şunları söyledi:“Kurumlar bugün sahip oldukları güvenlik altyapısından düşündüklerinden çok daha fazla değer elde edebilir. Yapay zekâ destekli video analitiği sayesinde yalnızca olaylara hızlı müdahale etmek değil, uzun vadeli eğilimleri analiz ederek geleceğe yönelik daha doğru kararlar almak mümkün hale geliyor. Güvenlik verisi artık sadece bir kayıt değil; operasyonel verimlilik ve stratejik planlama için güçlü bir karar destek aracına dönüşüyor.”Geleceğin güvenliği veriyle şekilleniyor Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte güvenlik sistemleri yalnızca görüntü üreten cihazlar olmaktan çıkıyor. Analitik destekli çözümler, mevcut altyapılardan elde edilen verileri anlamlandırarak kurumların hem güvenlik hem de operasyonel performansını geliştiren akıllı platformlara dönüşüyor. Uzmanlara göre geleceğin güvenlik operasyonlarında başarı; daha fazla kamera kurmaktan ziyade mevcut sistemlerden elde edilen veriyi doğru analiz edebilme ve bu bilgiyi karar alma süreçlerine entegre edebilme yeteneğine bağlı olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN’DA GENÇLERE ÜCRETSİZ YAPAY ZEKÂ VE KOMUT MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ Haber

GİRESUN’DA GENÇLERE ÜCRETSİZ YAPAY ZEKÂ VE KOMUT MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ

GİRESUN’DA GENÇLERE ÜCRETSİZ YAPAY ZEKÂ VE KOMUT MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ Giresun’da 18-29 yaş arasındaki gençlere yönelik “Yazılım ve Tasarım İçin Komut Mühendisliğine Giriş Programı” düzenlenecek. Çevrim içi gerçekleştirilecek ücretsiz eğitimde, yapay zekâ araçlarının ve yapay zekâ ajanlarının iş süreçlerinde etkin biçimde kullanılması ele alınacak. Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle Türkiye Belediyeler Birliği, Giresun Belediyesi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı iş birliğinde yürütülen “Bugünün Gençleri, Geleceğin Meslekleri” projesi kapsamında yeni bir eğitim programı başlatılıyor. Kodluyoruz ortaklığında hazırlanan Yazılım ve Tasarım İçin Komut Mühendisliğine Giriş Programı, geleceğin teknolojilerine ilgi duyan gençleri yapay zekâ destekli çalışma yöntemleriyle buluşturacak. YAPAY ZEKÂ ARAÇLARININ ETKİN KULLANIMI ANLATILACAK Eğitim kapsamında katılımcılara, yapay zekâ araçlarına doğru ve etkili komut verme yöntemleri, yazılım ve tasarım süreçlerinde komut mühendisliğinin kullanımı ile yapay zekâ ajanları aracılığıyla iş süreçlerinin kolaylaştırılması konusunda bilgi verilecek. Programla gençlerin dijital becerilerinin geliştirilmesi, yapay zekâ teknolojilerini daha bilinçli kullanmaları ve geleceğin mesleklerine hazırlanması amaçlanıyor. EĞİTİMLER ÇEVRİM İÇİ GERÇEKLEŞTİRİLECEK Ücretsiz eğitim programı, 21 Temmuz 2026 Salı ve 7 Ağustos 2026 Cuma günlerinde, 14.00-18.00 saatleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Programa katılmak isteyenlerin 18-29 yaş aralığında olması ve Dijital Gençlik Merkezlerinin bulunduğu illerden birinde ikamet etmesi gerekiyor. SON BAŞVURU 19 TEMMUZ Programa başvurular 19 Temmuz 2026 tarihinde sona erecek. Gençler, duyuru görselinde yer alan QR kodunu cep telefonlarıyla okutarak başvuru formuna ulaşabilecek. Program ve başvuru süreci hakkında ayrıntılı bilgiye ise Giresun Belediyesi Gençlik Açık Ofisi üzerinden ulaşılabilecek.

Yükseköğretimde 16 yeni program açıldı Haber

Yükseköğretimde 16 yeni program açıldı

YÖK Başkanı Erol Özvar, 2026-2027 akademik yılı itibarıyla yapay zekâ, dijital dönüşüm ve stratejik üretim merkezli; 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni programın yükseköğretim sistemine eklendiğini duyurdu. ANKARA (İGFA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, 2026-2027 akademik yılı için yükseköğretim sistemine 16 yeni programın dahil edildiğini bildirdi. Özvar, söz konusu yeni bölümlerin özellikle yapay zekâ, dijital dönüşüm ve stratejik üretim temalarına odaklandığını dile getirdi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Özvar, genç nesilleri geleceğin dünyasına entegre etmek amacıyla yükseköğretim programlarını modernize etmeye devam ettiklerini vurguladı. 2026-2027 akademik dönemiyle birlikte, 7'si lisans ve 9'u ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni programın ilk defa sisteme kazandırıldığını belirten Özvar, bu programların yapay zekâyı sosyal bilimlerle harmanlayan alanlardan stratejik üretim disiplinlerine kadar geniş bir alanı kapsadığını ifade etti. Yükseköğretim sisteminin sadece günümüzün değil, yarının iş gücü gereksinimleri gözetilerek yeniden yapılandırıldığını kaydeden YÖK Başkanı Erol Özvar, güncelliğini kaybetmiş ve istihdam sağlamayan programlar yerine; yüksek teknoloji, dijital dönüşüm ve stratejik üretim odaklı bir akademik modelin benimsendiğini açıkladı. Özvar, bu dönüşümle birlikte Türkiye'nin beşerî sermayesinin geleceğe hazır hale getirilmesinin hedeflendiğini belirterek, yeni programların gençlere hayırlı olmasını temenni etti.

İKİNCİ EL ARAÇ SATIŞINDA YAPAY ZEKA DÖNEMİ BAŞLADI Haber

İKİNCİ EL ARAÇ SATIŞINDA YAPAY ZEKA DÖNEMİ BAŞLADI

İkinci el otomobil piyasasında isabetli fiyat belirlemek, hem satıcılar hem de alıcılar için en temel öncelikler arasında yer alıyor. Araç değerinin güncel piyasa şartlarına uygun şekilde saptanamaması, satış süreçlerini uzatırken taraflar arasında güven problemlerini de beraberinde getiriyor. Dijital dönüşümün hızlandığı ikinci el otomotiv dünyasında, yapay zeka tabanlı teknolojiler fiyatlandırma aşamalarında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Türkiye'de ikinci el araç satış operasyonlarını teknolojiyle modernize etmeyi amaçlayan Otoboom, geliştirdiği altyapı aracılığıyla araçların piyasa değerini belirleme sürecini, kapsamlı veri setlerini yapay zeka desteğiyle analiz ederek optimize ediyor. Sistem; marka, model, kilometre, yaş, donanım paketleri, bölgesel talep durumu, ilan trendleri ve piyasa hareketleri gibi çok sayıda parametreyi analiz ederek araç sahiplerine daha gerçekçi ön fiyat teklifleri sunuyor. Hızlı, Şeffaf ve Güvenilir Satış Deneyimi İkinci el araç satışındaki en temel sorunlardan biri olan fiyat belirsizliğini minimize etmeyi hedefleyen Otoboom, araç sahiplerinin satış süreçlerini çok daha hızlı ve zahmetsizce yönetmelerine olanak sağlıyor. Kullanıcılar, platform üzerinden araç bilgilerini ileterek ön değerlendirme alabiliyorlar. Uzman ekip tarafından yapılan fiziki kontrollerin ardından ise araçlar için nihai fiyat teklifleri sunuluyor. Araç sahiplerinin ilan yönetimi, alıcılarla yapılan görüşmeler ve satış operasyonlarıyla vakit kaybetmeden araçlarını nakde çevirebildiği sistem, ikinci el araç piyasasında şeffaf ve güven odaklı bir deneyim sağlıyor. Verinin Gücü Otomotiv Sektörünü Dönüştürüyor Dünya genelinde otomotiv sektöründe yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla, veriye dayalı karar verme mekanizmaları daha kritik bir rol oynamaya başladı. Bilhassa ikinci el araç pazarında doğru fiyatlandırma, satış hızını ve müşteri memnuniyetini doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında bulunuyor. Otoboom Ticari Operasyonlar Direktörü Murat Karademir, konuya dair yaptığı açıklamalarda şunları kaydetti: “İkinci el araç satışında en kritik aşamalardan biri doğru fiyatlandırmadır. Geleneksel yöntemlerde kişisel tahminler ve kısıtlı piyasa bilgileri ön plandayken, bugün teknolojinin sunduğu imkanlarla çok daha detaylı analizler yapmak mümkün. Otoboom olarak yapay zeka destekli metodolojimiz ve geniş veri kaynaklarıyla entegre çalışan altyapımız sayesinde piyasa dinamiklerini anlık takip ediyor, araç sahiplerine veriye dayalı fiyatlama desteğiyle daha verimli bir süreç sunuyoruz. Amacımız, ikinci el araç satışını daha hızlı, şeffaf ve herkes için daha güvenilir bir hale getirmek.” Teknoloji Destekli İkinci El Araç Ekosistemi İstanbul ve Ankara merkezli faaliyetlerine devam eden Otoboom, ikinci el araç satış süreçlerini dijitalleştiren teknolojik altyapısıyla kullanıcı deneyimini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Yapay zeka tabanlı değerleme sistemleri, uzman incelemeleri ve operasyonel destek hizmetleriyle araç sahiplerinin satış yükünü hafifleten platform, ikinci el otomotiv sektöründe güven odaklı yeni bir model sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI” Haber

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI”

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI” Giresun Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda Ankara’da düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Buluşması” programına katıldı. YÖK Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda yükseköğretimin 2030 vizyonu, yapay zekâ destekli eğitim modelleri, dijital dönüşüm, bilim iletişimi ve yeni nesil meslek alanları ele alındı. YÜKSEKÖĞRETİMİN 2030 VİZYONU MASAYA YATIRILDI Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Buluşması” programı, 16 Haziran Salı günü Ankara’daki YÖK Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda yükseköğretimin gelecek dönem yol haritası, üniversitelerin dijital dönüşüm sürecine uyumu, yapay zekâ destekli eğitim modelleri, bilim iletişimi faaliyetleri ve yeni nesil meslek alanlarına yönelik stratejik adımlar değerlendirildi. Yükseköğretimde 2030 vizyonunun merkezde olduğu toplantı, üniversitelerin yalnızca mevcut eğitim programlarını sürdürmesinin değil, aynı zamanda değişen iş gücü ihtiyaçlarına göre akademik yapısını güncellemesinin de önemini ortaya koydu. GRÜ’YÜ REKTÖR YARDIMCISI ŞAHİN VE KAHraman TEMSİL ETTİ Toplantıya Giresun Üniversitesi’ni temsilen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şahin ile Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Uğur Kahraman katıldı. GRÜ’nün programda yer alması, üniversitenin yükseköğretimde dijital dönüşüm, bilim iletişimi ve geleceğin mesleklerine yönelik ulusal çalışmalara katılımı açısından önemli bir adım oldu. Toplantıda akademik dünyanın teknolojiyle değişen yapısı, öğrencilerin yeni meslek alanlarına hazırlanması, üniversitelerde bilimsel bilginin topluma daha etkin aktarılması ve eğitim programlarının geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınması başlıkları öne çıktı. YAPAY ZEKÂ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM EĞİTİMİN MERKEZİNE YERLEŞİYOR Yapay zekâ, veri bilimi, dijitalleşme, robotik sistemler, otomasyon ve biyoteknoloji alanlarındaki gelişmeler, yükseköğretimin önceliklerini doğrudan etkiliyor. YÖK’ün “Geleceğin Meslekleri Çalışmaları” başlıklı dokümanında robotik sistemler, otomasyon, yapay zekâ ve biyoteknoloji alanlarındaki gelişmelerin çalışma hayatı ve meslekler üzerinde dönüştürücü etki oluşturduğu vurgulanıyor. (yok.gov.tr) Bu dönüşüm, üniversitelerin bölüm ve program yapılarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, önümüzdeki yılların iş gücü taleplerine göre planlamasını zorunlu hale getiriyor. Mobil internet, bulut teknolojileri, insansız araçlar, nanoteknoloji ve 3D yazıcılar gibi alanların yaygınlaşması, bazı meslekleri dönüştürürken yeni meslek alanlarının da ortaya çıkmasına neden oluyor. (yok.gov.tr) GELECEĞİN MESLEKLERİNDE ÖNE ÇIKAN ALANLAR Dünya Ekonomik Forumu’nun “Future of Jobs Report 2025” çalışması, 2025-2030 döneminde iş gücü piyasasını teknoloji, yeşil dönüşüm, demografik değişim, ekonomik belirsizlikler ve jeoekonomik gelişmelerin şekillendireceğini ortaya koyuyor. Rapor, 55 ekonomiden ve 22 sektör kümesinden 14 milyondan fazla çalışanı temsil eden 1000’i aşkın işverenin değerlendirmelerine dayanıyor. (World Economic Forum) Raporda 2030’a kadar en hızlı büyümesi beklenen meslek alanları arasında büyük veri uzmanlığı, fintech mühendisliği, yapay zekâ ve makine öğrenmesi uzmanlığı öne çıkıyor. Dijital erişimin genişlemesi, iş yapma biçimlerini değiştirirken veri, yapay zekâ, siber güvenlik, yazılım, finans teknolojileri ve yeşil dönüşüm odaklı alanlar yeni istihdam başlıkları olarak güç kazanıyor. (World Economic Forum) Dünya Ekonomik Forumu, 2030’a kadar küresel iş gücü piyasasında ciddi bir dönüşüm bekliyor. Raporda 170 milyon yeni rolün oluşabileceği, 92 milyon mevcut rolün ise ortadan kalkabileceği; net istihdam artışının 78 milyon iş fırsatına ulaşabileceği belirtiliyor. (Eco-Business) ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ DAHA KRİTİK HALE GELİYOR Geleceğin mesleklerine yönelik bu tablo, üniversitelerin klasik bölüm yapısının ötesine geçmesini gerektiriyor. Yapay zekâ okuryazarlığı, veri analitiği, dijital beceriler, sürdürülebilirlik, çevresel farkındalık, bilim iletişimi, etik teknoloji kullanımı ve disiplinler arası çalışma becerileri artık yükseköğretimin temel gündemleri arasında yer alıyor. Eğitim alanında yapay zekâ kullanımı da bu dönüşümün önemli parçalarından biri haline geldi. Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2029 dönemini kapsayan “Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ve Eylem Planı”nda uyarlanabilir ve bireyselleştirilmiş öğrenme sistemleri, öğrenme analitiği, doğal dil işleme, sanal öğrenme asistanları ve yapay zekâ destekli kariyer rehberliği başlıkları öne çıkıyor. (Yegitek) Bu gelişmeler, yükseköğretimde öğrencilere yalnızca diploma kazandıran değil, onları dijitalleşen, otomasyonla dönüşen ve yapay zekâ destekli çalışma hayatına hazırlayan bir eğitim modelinin önemini artırıyor. GRÜ İÇİN STRATEJİK BAŞLIK Giresun Üniversitesi’nin YÖK koordinasyonundaki programa katılımı, üniversitenin gelecek dönem akademik planlamasında dijitalleşme, bilim iletişimi ve yeni meslek alanlarına yönelik çalışmaları daha güçlü biçimde gündemine alması açısından dikkat çekti. Yükseköğretimde 2030 vizyonu, artık yalnızca büyük şehirlerdeki üniversitelerin değil, bölgesel üniversitelerin de akademik yönünü belirleyen ana başlıklardan biri haline geliyor. Giresun Üniversitesi’nin bu sürecin içinde yer alması, kentin yükseköğretim kapasitesi, öğrenci profili, akademik üretimi ve bölgesel kalkınma hedefleri açısından önemli bir zemin oluşturuyor. Program, üniversitelerin geleceğin mesleklerine hazırlık sürecinde daha esnek, daha teknoloji odaklı, daha disiplinler arası ve toplumsal ihtiyaçlarla daha bağlantılı bir eğitim anlayışına yönelmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

Google ve Bakanlıktan 'herkes için yapay zeka' hamlesi... Haber

Google ve Bakanlıktan 'herkes için yapay zeka' hamlesi...

Google ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ortaklığıyla geliştirilen “Herkes İçin Yapay Zeka” platformu tanıtımını gerçekleştirdi. Projenin 2035 yılına dek Türkiye ekonomisine yıllık 96 milyar dolara varan bir katkı sağlaması bekleniyor. ANKARA (İGFA) -Google ile T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye'de yapay zeka yetkinliklerini yaygınlaştırmak ve sosyo-ekonomik gelişimi güçlendirmek hedefiyle “Herkes İçin Yapay Zeka” platformunu devreye aldı. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'nde imzalanan iş birliği protokolü ile duyurulan platformun, Public First'in analizlerine göre 2035 yılına kadar Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasına (GSYİH) yıllık 96 milyar dolara kadar ek katkı sağlayacağı öngörülüyor. Yapılan araştırmalar, halkın yüzde 73'ünün Türkiye'nin yapay zeka alanında öncü bir ülke olmasını stratejik bir öncelik olarak değerlendirdiğini gösteriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Google tarafından hazırlanan platformun, Ulusal Yapay Zeka Vizyonu ile uyumlu olduğu ve hem kamu hem de özel sektörün dijital dönüşüm süreçlerini desteklemeyi amaçladığı kaydedildi. Projenin aynı zamanda “Kamu için Yapay Zeka” rehberiyle paralel bir yapı sunduğu belirtildi. Bakanlık tarafından yapılan bilgilendirmede, Türkiye'nin yapay zeka döneminde sadece teknoloji kullanan değil, aynı zamanda katma değer yaratan bir konuma gelmesinin hedeflendiği vurgulandı. Açıklamada, nitelikli insan kaynağının artırılmasının ve yapay zeka okuryazarlığının tabana yayılmasının stratejik önem taşıdığı ifade edildi. Google Türkiye yetkilileri ise platformun odağına teknolojiyi değil, insanı aldıklarını belirterek; öğrencilerin, girişimcilerin, iş gücünün ve kamu personellerinin yapay zeka yeteneklerinin geliştirileceğini bildirdi. Ücretsiz olarak erişime açılan platformda, 16 farklı kategoride 7 bin dakikayı aşan eğitim materyali bulunuyor. Eğitim içerikleri; temel yapay zeka bilgilerinden yazılım geliştirme süreçlerine, işletme çözümlerinden kamu sektörü uygulamalarına kadar geniş bir alanı kapsıyor. Program dahilinde kullanıcılar; “Yapay Zeka Öğrenenler”, “Yapay Zeka Uygulayıcıları” ve “Yapay Zeka Yenilikçileri” şeklinde belirlenen üç ayrı seviyede eğitim alabilecek. Google’ın Türkiye’deki 20. yılına özel olarak duyurulan bu proje, şirketin ülkedeki dijital dönüşüm stratejilerinin ve yatırımlarının önemli bir parçası olarak görülüyor. Platforma erişim sağlamak için tıklayabilirsiniz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.