Hava Durumu

#Yağmur Suyu

giresunsonhaber - Yağmur Suyu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yağmur Suyu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ordu Şehir Hastanesi’nde otopark kapasitesi 4 bin araca çıkarılıyor Haber

Ordu Şehir Hastanesi’nde otopark kapasitesi 4 bin araca çıkarılıyor

Ordu Büyükşehir Belediyesi, Şehir Hastanesi'ni ziyaret eden vatandaşların ulaşım konforunu artırmak ve yaşanabilecek park sorunlarının önüne geçmek amacıyla otopark kapasitesini genişletme çalışmalarını sürdürüyor. ORDU (İGFA) - Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler tarafından duyurulan proje kapsamında, hastanenin 2 bin araçlık mevcut otopark kapasitesi 4 bine çıkarılıyor. Çalışmaların mümkün olan en kısa sürede tamamlanması planlanıyor. ULAŞIM VE OTOPARK İÇİN BÜYÜKŞEHİR DESTEĞİ Ordu’nun sağlık alanındaki en büyük yatırımları arasında yer alan Şehir Hastanesi; modern yapısı, yüksek teknolojik imkanları ve geniş kapasitesiyle geçtiğimiz ay hizmete girdi. Şehrin sağlık hizmetleri standartlarına önemli katkılar sunması beklenen hastanede, vatandaşların hizmetlere erişimini kolaylaştırmak adına altyapı ve ulaşım projeleri devam ediyor. Şehir Hastanesi'nin açılış aşamasında altyapı, üstyapı ve ulaşım alanlarında destek sağlayan Ordu Büyükşehir Belediyesi, Başkan Güler’in yönetiminde, hastaneye gelenlerin park problemi yaşamaması için çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. KISA SÜRE İÇERİSİNDE HİZMETE HAZIR HALE GELECEK Yakın bir tarihte tamamlanarak kullanıma açılacak otopark alanındaki çalışmalar dahilinde; kazı dolgu, alt temel, menfez, yağmur suyu hatları ve perde duvar işlemleri gerçekleştiriliyor. Bu doğrultuda, mevcut 2 bin araçlık kapasitenin 4 bine yükseltilmesine yönelik yürütülen çalışmalarla, hastaneye başvuran hasta ve hasta yakınlarının park ihtiyacının çok daha rahat bir şekilde karşılanması hedefleniyor.

Karadeniz’in çocukları iklim zirvesi için Ordu’da buluştu Haber

Karadeniz’in çocukları iklim zirvesi için Ordu’da buluştu

COP31 Karadeniz İklim Zirvesi ile “Mavi Gelecek İçin Çocuklar, Küçük Adımlar ve Büyük Dalgalar” Projesi çerçevesinde, Karadeniz'in çeşitli şehirlerinden gelen çocuk temsilciler Ordu'da buluştu. ORDU (İGFA) - Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin illerini temsil eden çocuklar, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in katılımıyla Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda bir araya geldi. Düzenlenen toplantıda; çocukların bakış açısıyla iklim krizi, denizlerin muhafazası, deniz kirliliği, mikroplastikler ve Karadeniz’in biyolojik zenginliği konuşulurken, çocukların çevre sorunlarına dair sunduğu görüş ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. BAŞKAN GÜLER: “TEMEL HEDEFİMİZ DENİZLERİMİZİ KİRLETMEMEK” Program kapsamında çocuklara seslenen Başkan Güler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevinde olduğu dönemde çevre, iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve hava kirliliğiyle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara değindi. Başkan Güler, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “COP31 oldukça büyük ve kritik bir hareket. İnsanlığın ortak problemi olan çevre kirliliği burada ele alınıyor. Karadeniz’in gençleri olarak sizler de burada temsilciler olarak yer alıyorsunuz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığım döneminde yenilenebilir enerji yasasını hayata geçirdik. Rüzgâr, güneş ve jeotermal gibi kaynaklardan elektrik üretimi sağlıyoruz. Bakanlığımız döneminde ayrıca Kyoto Protokolü’nü imzaladık ve İstanbul’daki hava kirliliği sorununu çözüme kavuşturduk.” Söz konusu tecrübelerini Ordu’da da uygulamaya devam ettiklerini kaydeden Başkan Güler, çevrenin korunmasının gelecek nesiller için hayati önem taşıdığını vurgulayarak şöyle devam etti: “Hali hazırda atık yönetimi ve yağmur suyu kontrolü çalışmaları yürütüyoruz. Suyun yönetimi çok kritiktir. Ayrıca Ordu’da aktif karbon üretimi gerçekleştiriyoruz; dünyada su temizliği için aktif karbon kullanılmaktadır. Ordu genelinde yaklaşık 70 gölet inşa ettik ve dalga enerjisinden elektrik üretimini deniyoruz. Ancak tüm bunlardan önce asıl önceliğimiz denizlerimizi kirletmemektir. Karadeniz’den tüm dünyaya bir selam gönderelim. COP31 elçileri olarak mesajlarımızı iletelim: Denizlerimizi kirletmeyelim. Çünkü bu ekosistemi sizlere teslim edeceğiz.” “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BİZ ÇOCUKLAR İÇİN SADECE BİR ÇEVRE MESELESİ DEĞİL” Etkinlikte çocuklar adına söz alan Çocuk Hakları Türkiye Koordinatörü Rukiye Rümeysa YeniYıldız, iklim değişikliğinin çocukların yaşam hakkı ve gelecekleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yeniyıldız, konuşmasında şunları söyledi: “Bugün bu küresel gündeme Karadeniz çocuklarının sesiyle katkı sunmak istiyoruz. Zira iklim değişikliği biz çocuklar için sadece çevresel bir konu değil; sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızı, temiz suya erişimimizi, güvenli yaşam alanlarımızı, doğayla olan bağımızı ve gelecek kuşakların haklarını doğrudan etkileyen bir durumdur. Bu sebeple bugün Karadeniz illerinden gelen çocuk temsilcilerimiz, kendi şehirleri ve bölgeleri özelinde farklı iklim başlıklarını değerlendirecekler.” Program, çocukların daha temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir Karadeniz için paylaştıkları ortak mesajlarla noktalandı.

DAL-ÇIKTA DÜĞMEYE BASILDI: İŞTE TÜM DETAYLAR Haber

DAL-ÇIKTA DÜĞMEYE BASILDI: İŞTE TÜM DETAYLAR

DAL-ÇIKTA DÜĞMEYE BASILDI: İŞTE TÜM DETAYLAR Giresun’un yıllardır beklediği Liman Kavşağı Dal-Çık Projesi’nde yeni dönem başladı. 1 milyar 345 milyon lirayı aşan yeni sözleşmenin ardından sahada altyapı deplaseleri sürerken, projenin yalnız trafik değil; drenaj, taşkın güvenliği ve şehir girişleri açısından da daha kapsamlı ele alındığı görülüyor. Yaklaşık 2 yıl sürmesi planlanan yapım döneminde sahil yolu tamamen kapanmayacak, trafik dağ tarafına kaydırılacak ve kent merkezine ulaşım yeni geçici düzenlemelerle sürdürülecek. Giresun’un şehir içi ulaşımında en kritik noktalardan biri olan Liman Farklı Seviyeli Kavşağı, bilinen adıyla Dal-Çık Projesi’nde çalışmalar yeniden hız kazandı. AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan’ın 18 Eylül’de yaptığı açıklamaya göre ana kazıdan önce elektrik, telefon ve internet hatlarının çalışma alanından taşınmasına yönelik işlemler devam ediyor. Bu etap tamamlandıktan sonra geçici trafik bağlantılarının hazırlanması ve ardından ana Dal-Çık imalatlarına geçilmesi planlanıyor. YENİ SÖZLEŞME İMZALANDI, YÜKLENİCİ BELLİ Karayolları 10. Bölge Müdürlüğünün 2026/872794 numaralı ihalesini S.T.Y. İnşaat kazandı. Sözleşme bedeli 1 milyar 345 milyon 114 bin 450 TL olarak açıklandı. Yaklaşık maliyeti ise 1 milyar 682 milyon 664 bin 873 TL olarak kayda geçti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da TBMM’ye verdiği resmî cevapta “Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı Yapım İşi” sözleşmesinin 4 Haziran 2026 tarihinde imzalandığını doğruladı. Bakanlık, çalışmaların bütçe ödenekleri doğrultusunda başlayacağını bildirdi. 1,6 KİLOMETRELİK ANA ULAŞIM PROJESİ Bakanlığın açıkladığı projeye göre Dal-Çık yaklaşık 1,6 kilometrelik bir kesimi kapsıyor. Mevcut Karadeniz Sahil Yolu’nun bu bölümünün altgeçide alınması ve transit trafiğin şehir içi sinyalizasyonuna takılmadan devam etmesi hedefleniyor. Bakanlık, 2024’te güzergâhtan günlük ortalama 32 bin 500 araç geçtiğini açıklamış; proje tamamlandığında Karadeniz Sahil Yolu, şehir merkezi ve liman bağlantılarında daha hızlı ve kesintisiz ulaşım hedeflendiğini bildirmişti. PROJE SADECE YOL OLARAK ELE ALINMIYOR Dal-Çık’ın önceki uygulama sürecinde yağmur suyu, dere yatakları ve drenaj konusu önemli bir teknik başlık haline geldi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası da Temmuz 2026’da kot farkı, dere yatakları ve yağmur suyu drenajına ilişkin teknik değerlendirmeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a iletti. Bakan Kacır’ın da projenin teknik yönden yeniden değerlendirilmesi ve alternatiflerin gözden geçirilmesi yönünde görüş bildirdiği açıklandı. Bu sürecin olumlu tarafı, yeni uygulamada trafik, drenaj ve taşkın güvenliğinin aynı proje bütünü içerisinde daha kapsamlı ele alınması oldu. KARAYOLLARI VE DSİ AYNI DOSYA ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR Edinilen bilgilere göre Dal-Çık’ın Giresun’a en az trafik yüküyle kazandırılması amacıyla Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında ilgili kurumların katılımıyla koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Karayolları mühendisleri yapım sırasındaki yol güzergâhı, geçici kavşaklar ve trafik akışını çalışırken; DSİ mühendisleri yağmur suyu tahliyesi, dere yatakları ve taşkın güvenliği üzerinde teknik çalışma yürütüyor. Böylece proje yalnızca betonarme bir altgeçit olarak değil, çevresindeki altyapıyla birlikte değerlendiriliyor. DAL-ÇIK YAPILIRKEN SAHİL YOLU KAPANMAYACAK Giresunluların en çok merak ettiği konulardan biri de yapım süresince Karadeniz Sahil Yolu’nun ne olacağı. Edinilen uygulama bilgilerine göre sahil yolu tamamen kapatılmayacak. Trafik çalışma alanında dağ tarafına doğru kaydırılacak ve gidiş-geliş yönlerinde 6’şar metrelik geçiş alanı bırakılacak. Amaç, Dal-Çık inşaatı sürerken Giresun’dan geçen şehirlerarası trafiğin ve kent içi ulaşımın mümkün olduğunca kesintisiz devam etmesi. BULANCAK DURAĞI GİRİŞİ GEÇİCİ OLARAK KAPATILACAK Yapım süresindeki geçici trafik planında en önemli değişikliklerden biri Bulancak Durağı bölgesinde uygulanacak. Buradaki mevcut şehir girişinin kapatılması ve trafiğin farklı kavşak ve bağlantı noktalarına dağıtılması planlanıyor. Bu düzenleme Dal-Çık tamamlandıktan sonraki nihai trafik sisteminden ziyade, inşaat döneminde güvenli ve kesintisiz ulaşımı sağlayacak geçici düzenlemelerin bir parçası olacak. YENİ U DÖNÜŞLERİYLE TRAFİK DAĞITILACAK Dal-Çık yapım süresince ana yol üzerindeki araç yükünün tek noktada birikmesini önlemek için çeşitli bölgelerde U dönüş noktaları oluşturulması planlanıyor. Bazı dönüşlerin trafik lambasına ihtiyaç duyulmadan kullanılabilmesi üzerinde çalışılıyor. Böylece şehre giriş ve geri dönüş trafiğinin Liman Kavşağı üzerinde yoğunlaşması engellenmeye çalışılacak. VALİLİK ÖNÜNDE YENİ GİRİŞ SENARYOLARI Geçici trafik planındaki önemli noktalardan biri de Giresun Valiliği önü. Bu bölgede hem sinyalizasyonlu hem sinyalizasyonsuz şehir giriş alternatifleri değerlendiriliyor. Amaç, yapım boyunca kent merkezine ulaşımı tek bir noktaya bağımlı bırakmadan farklı bağlantılar üzerinden sürdürmek. EN HASSAS KONUYA ÖZEL ÇALIŞMA: YAĞMUR VE TAŞKIN Dal-Çık’ın teknik olarak en hassas taraflarından biri Giresun’un yoğun yağış rejimi. Bu nedenle yeni süreçte yalnızca altgeçit içerisindeki suyun tahliyesi değil; dere yataklarından, üst kotlardan ve çevre altyapısından gelebilecek suların nasıl yönetileceği de çalışılıyor. Edinilen teknik bilgilere göre Karayolları ve DSİ mühendisleri, saatte 450 kilogram olarak ifade edilen çok yüksek yağış senaryosunda dahi su baskını yaşanmamasını sağlayacak kapasitenin oluşturulması üzerinde duruyor. Bu bilgiye ilişkin ayrıntılı hidrolik proje paftaları kamuya açık hale geldiğinde teknik hesapların birimleri ve kapasitesi ayrıca netleştirilebilecek. GEÇMİŞTEKİ SORULAR, YENİ PROJEDE TEKNİK ÇALIŞMAYA DÖNÜŞTÜ Dal-Çık dosyasının en dikkat çekici yanı, önceki süreçte kamuoyunda tartışılan drenaj, dere yatakları, trafik ve altyapı başlıklarının yeni uygulamada mühendislik çalışmasının doğrudan parçaları haline gelmiş olması. Bu açıdan 2026 süreci yalnızca yeni bir ihale değil, projenin saha şartlarına göre daha kapsamlı ele alındığı yeni bir uygulama dönemi olarak öne çıkıyor. DAL-ÇIK YAPILIRKEN GİRESUN’UN TRAFİK DÜZENİ GEÇİCİ OLARAK DEĞİŞECEK Yaklaşık iki yıllık yapım süresinde; sahil yolu dağ tarafına kaydırılacak, gidiş ve geliş için 6’şar metrelik trafik koridoru korunacak, Bulancak Durağı girişi geçici olarak kapatılacak, yeni U dönüşleri oluşturulacak, Valilik önündeki şehir girişleri geçici trafik planına göre yeniden düzenlenecek. Bütün bu hazırlıkların amacı, Dal-Çık yapılırken Giresun’un günlük yaşamını ve Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki ulaşımı mümkün olan en düşük seviyede etkilemek. ÖNCE ALTYAPI, SONRA TRAFİK HAZIRLIĞI, ARDINDAN ANA İMALAT Projenin sahadaki sıralaması da netleşiyor. Önce elektrik, telefon ve internet başta olmak üzere mevcut altyapı hatları taşınacak. Ardından yapım döneminde kullanılacak yol ve kavşak bağlantıları hazırlanacak. Sonrasında Dal-Çık’ın ana kazı ve imalat çalışmalarına ağırlık verilecek. Projenin yaklaşık 2 yıl içerisinde tamamlanması hedefleniyor.

Yağış sonrası deniz uyarısı! Bulanık ve kötü kokulu suda yüzmeyin Haber

Yağış sonrası deniz uyarısı! Bulanık ve kötü kokulu suda yüzmeyin

Şiddetli yağışların ardından yağmur sularıyla taşınan mikroorganizmaların deniz suyuna karışabileceğini ifade eden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya; özellikle dere ağızları, yağmur suyu tahliye kanalları ve şehir kıyılarında enfeksiyon tehlikesinin artabileceği konusunda uyardı. İSTANBUL (İGFA) - Yoğun yağışlar sonrası deniz suyu kalitesinde değişimler meydana gelebileceğine dikkat çekildi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, yağışlarla birlikte sokaklarda, toprakta ve atık bölgelerinde yer alan mikroorganizmaların denize taşınabileceğini kaydetti. Kanalizasyon altyapısının yetersiz kaldığı noktalarda atık suların denize karışma riskinin olduğunu vurgulayan Çetinkaya, bilhassa şehir kıyıları, dere ağızları ve yağmur suyu kanallarının çevresinde enfeksiyon riskinin yükselebileceğini belirtti. Her yağmur sonrası tüm plajların riskli olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu belirten Çetinkaya, “Suyun bulanık veya kötü kokulu olduğu durumlarda, bölgede yüzme yasağı uygulandığında ya da şiddetli yağışlar henüz yeni dinmişse denize girilmemesi daha güvenli bir yaklaşım olacaktır” dedi. DENİZ SUYU YUTULMASINA DİKKAT Deniz suyu yutmanın sağlıklı bireylerin çoğunda ciddi bir probleme yol açmayabileceğini söyleyen Çetinkaya, kirli sularda bakteri, virüs ya da parazitlerin bulunabileceği uyarısında bulundu. Kontamine olmuş deniz suyunun ishal, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ateş gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarını tetikleyebileceğini aktaran Çetinkaya, çocukların yüzerken daha fazla su yutma eğiliminde olduğu için daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Deniz suyu yutulduktan sonra şiddetli veya uzun süreli ishal, yüksek ateş, durmayan kusma veya belirgin sıvı kaybı yaşanması durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiği kaydedildi.

GİRESUN’DA ASBESTLİ BORULARA NEŞTER: İKİNCİ ETAP BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA ASBESTLİ BORULARA NEŞTER: İKİNCİ ETAP BAŞLADI

GİRESUN’DA ASBESTLİ BORULARA NEŞTER: İKİNCİ ETAP BAŞLADI Giresun Belediyesi, Teyyaredüzü’nde tamamlanan ilk etabın ardından Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki yaklaşık 6 kilometrelik hatta asbestli içme suyu borularını yeni nesil polietilen borularla değiştirmeye başladı. 31 milyon 500 bin liralık yatırımla şebekenin kapasitesinin artırılması, su kayıplarının azaltılması ve daha güvenli bir altyapı oluşturulması hedefleniyor. Giresun Belediyesi, kentin yıllardır kullanılan eski içme suyu hatlarını yenilemek amacıyla yürüttüğü çalışmalarda ikinci etaba geçti. Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından sürdürülen çalışma kapsamında, ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento boruları sökülerek yerlerine uzun ömürlü, yüksek sızdırmazlık özelliğine sahip yeni nesil polietilen borular döşeniyor. Yatırımla birlikte eski hatlardan kaynaklanan arızaların ve su kayıplarının azaltılması, içme suyu şebekesinin güçlendirilmesi ve bölgeye daha kesintisiz hizmet verilmesi amaçlanıyor. 6 KİLOMETRELİK HAT BAŞTAN SONA YENİLENİYOR Teyyaredüzü Mahallesi’nde tamamlanan ilk etabın ardından başlayan ikinci etap, Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki yaklaşık 6 kilometrelik güzergâhı kapsıyor. Toplam yatırım bedeli 31 milyon 500 bin TL olarak açıklanan çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte bölgenin içme suyu altyapısının bütünüyle yenilenmesi planlanıyor. Yeni hatla birlikte şebeke kapasitesinin artırılması, su kayıplarının azaltılması ve uzun yıllar hizmet verecek daha dayanıklı bir sistem kurulması hedefleniyor. ALTYAPI ÇALIŞMALARI KENTİN FARKLI NOKTALARINDA SÜRÜYOR Giresun Belediyesi, asbestli boru değişiminin yanı sıra kanalizasyon, yağmur suyu ve şebeke yenileme çalışmalarını da farklı mahallelerde eş zamanlı olarak sürdürüyor. Nizamiye Mahallesi Yazar Sokak’ta kanalizasyon ve yağmur suyu hattı imalatı devam ederken, Aksu Mahallesi 37 No’lu Sokak’ta içme suyu şebekesinde tamirat yapılıyor. Aksu Mahallesi Mehmet İzmen Caddesi ile Uzuncakum mevkisinde ise ayrı ayrı 200 metrelik yeni kanalizasyon hattı inşa ediliyor. ASBEST NEDİR, NEDEN TEHLİKELİDİR? Asbest; ısıya, aşınmaya ve kimyasal maddelere dayanıklı, lifli yapıya sahip doğal silikat minerallerinin ortak adıdır. Uzun yıllar boyunca dayanıklılığı, yanmazlığı ve düşük maliyeti nedeniyle inşaat, sanayi, gemi, otomotiv ve altyapı sektörlerinde yaygın biçimde kullanıldı. Ancak asbestin mikroskobik lifleri havaya karıştığında ve solunduğunda insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Asbestin asıl tehlikesi, borunun sağlam halde bulunmasından çok; kesilmesi, kırılması, taşlanması, delinmesi veya kontrolsüz biçimde sökülmesi sırasında liflerin havaya yayılmasıyla ortaya çıkıyor. BİNALARDAN SU HATLARINA KADAR GENİŞ BİR ALANDA KULLANILDI Asbest, özellikle 20. yüzyıl boyunca çok sayıda üründe tercih edildi. Başlıca kullanım alanları arasında şunlar yer aldı: Asbestli çimento içme suyu ve kanalizasyon boruları Çatı ve cephe kaplama levhaları Isı, ses ve yangın yalıtım malzemeleri Kazan ve tesisat izolasyonları Fren ve debriyaj balataları Conta, fitil ve sanayi ürünleri Eski yapılardaki sıva, döşeme ve yalıtım malzemeleri Asbestli çimento boruları da geçmişte dayanıklı, ekonomik ve korozyona dirençli oldukları gerekçesiyle içme suyu şebekelerinde yaygın olarak kullanıldı. HASTALIKLAR YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKABİLİYOR Asbest liflerinin solunması, liflerin akciğer dokusuna yerleşmesine ve vücuttan kolaylıkla atılamamasına neden olabiliyor. Uzun süreli veya yoğun maruziyet sonucunda; Asbestozis Akciğer kanseri Mezotelyoma Akciğer zarında kalınlaşma Gırtlak ve yumurtalık kanseri gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor. Bu hastalıkların önemli bir bölümü maruziyetten hemen sonra değil, 10 ila 40 yılı aşabilen uzun bir sürenin ardından belirti verebiliyor. İÇME SUYUNDAKİ RİSK İLE SÖKÜMDEKİ RİSK AYNI DEĞİL Asbest konusunda en güçlü ve en iyi bilinen sağlık riski, liflerin solunum yoluyla vücuda alınmasıdır. Asbestli çimento borular bakımından en büyük mesleki tehlike; boruların kesilmesi, kırılması, delinmesi ve sökülmesi sırasında ortaya çıkan tozdur. Bu nedenle boruların değiştirilmesi sırasında yalnızca yeni hattın döşenmesi değil, eski hattın hangi yöntemle söküldüğü de doğrudan sağlık ve çevre güvenliği konusu haline geliyor. ASBESTLİ BORULAR SIRADAN KAZI YÖNTEMİYLE SÖKÜLEMEZ Asbestli boru değişimi, klasik bir altyapı kazısı gibi yürütülmemeli. Çalışma başlamadan önce borunun türü, durumu, konumu ve asbest içeriği belirlenmeli; ayrıntılı bir risk değerlendirmesi ile söküm planı hazırlanmalıdır. Uygulama sırasında; Çalışma alanı çevrilmeli Yetkisiz kişilerin alana girişi engellenmeli Borular kontrollü biçimde nemlendirilmeli Kırma, taşlama ve yüksek devirli kesimden kaçınılmalı Borular mümkün olduğunca bütün halde çıkarılmalı Uygun solunum koruyucu ekipman kullanılmalı Çalışanlara tek kullanımlık koruyucu kıyafet verilmelidir Asbestli malzemenin kuru halde kırılması veya iş makineleriyle parçalanması, liflerin çevreye yayılmasına neden olabileceği için en riskli uygulamalar arasında yer alıyor. SÖKÜLEN BORULAR HAFRİYATA KARIŞTIRILAMAZ Sökülen asbestli borular, sıradan inşaat atığı veya hafriyat olarak değerlendirilemez. Boruların mümkün olduğunca parçalanmadan çıkarılması, yüzeylerinin nemli tutulması, dayanıklı ve sızdırmaz malzemelerle paketlenmesi gerekiyor. Kırılan boru parçaları, temizlik malzemeleri, filtreler ve kullanılan koruyucu kıyafetler de asbestli atık kabul ediliyor. Ambalajların üzerinde tehlike uyarısı bulunmalı ve atıklar açık kasalı araçlarla, üzeri kapatılmadan veya çevreye lif yayabilecek biçimde taşınmamalıdır. ASBESTLİ ATIKLAR YAKILAMAZ, GERİ DÖNÜŞÜME GÖNDERİLEMEZ Asbestli atıkların yakılması, yeniden kullanılması, geri dönüşüm malzemelerine karıştırılması veya yol dolgusuna verilmesi uygun değildir. Bertaraf sürecinde; Atık kaynağında ayrı toplanmalı Uygun atık koduyla kayıt altına alınmalı Sızdırmaz biçimde paketlenmeli Lisanslı araçlarla taşınmalı Yetkili bertaraf tesislerine gönderilmeli Teslim ve taşıma belgeleri saklanmalıdır Asbestli boruların başka bir altyapı çalışmasında dolgu veya yapı malzemesi olarak yeniden kullanılması, sağlık ve çevre güvenliği açısından kabul edilemez. YATIRIMIN BAŞARISI SÖKÜM VE BERTARAF SÜRECİYLE ÖLÇÜLECEK Giresun’daki asbestli çimento borularının yeni nesil polietilen borularla değiştirilmesi, kentin içme suyu altyapısının yenilenmesi açısından önemli bir yatırım niteliği taşıyor. Ancak çalışmanın başarısı yalnızca yeni boruların döşenmesiyle değil; eski boruların kırılmadan sökülmesi, çalışanların korunması, çevreye lif yayılmasının önlenmesi ve çıkarılan malzemenin lisanslı tesislerde mevzuata uygun biçimde bertaraf edilmesiyle birlikte değerlendirilecek.

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN NİZAMİYE MAHALLESİ’NE ALTYAPI YATIRIMI Haber

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN NİZAMİYE MAHALLESİ’NE ALTYAPI YATIRIMI

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN NİZAMİYE MAHALLESİ’NE ALTYAPI YATIRIMI Giresun Belediyesi, kent genelinde altyapıyı güçlendirme çalışmaları kapsamında Nizamiye Mahallesi Yüzbaşı Suyu Caddesi’nde yaklaşık 400 metrelik yağmur suyu ve kanalizasyon hattı yapımına başladı. Çalışmayla bölgede yağışlı havalarda yaşanabilecek su birikintilerinin önüne geçilmesi ve kanalizasyon altyapısının daha sağlıklı hale getirilmesi hedefleniyor. GİRESUN — Giresun Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ekipleri, şehir genelinde altyapı yatırımlarını sürdürüyor. Kentin farklı noktalarında ihtiyaç duyulan bölgelerde çalışma yürüten ekipler, bu kez Nizamiye Mahallesi’nde altyapıyı güçlendirmek için sahaya indi. Nizamiye Mahallesi Yüzbaşı Suyu Caddesi’nde başlatılan çalışma kapsamında, yaklaşık 400 metrelik yağmur suyu ve kanalizasyon hattı yapımı gerçekleştiriliyor. NİZAMİYE MAHALLESİ’NDE 400 METRELİK HAT ÇALIŞMASI Giresun Belediyesi ekipleri tarafından yürütülen çalışmayla, bölgede hem yağmur suyu tahliyesinin güçlendirilmesi hem de kanalizasyon altyapısının daha sağlıklı hale getirilmesi amaçlanıyor. Özellikle yağışlı havalarda yaşanabilecek su birikintilerinin önüne geçilmesi hedeflenen yatırımın, mahallede altyapı güvenliğini artırması bekleniyor. YAĞIŞLI HAVALARDA YAŞANAN SORUNLARA KALICI ÇÖZÜM Yüzbaşı Suyu Caddesi’nde sürdürülen yağmur suyu ve kanalizasyon hattı çalışmasının tamamlanmasıyla birlikte, bölgede olası su baskını ve birikinti risklerinin azaltılması hedefleniyor. Çalışma, vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen altyapı sorunlarına yönelik kalıcı çözüm adımı olarak değerlendiriliyor. EKİPLER SAHADA YOĞUN MESAİ HARCIYOR Giresun Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların daha güvenli ve modern bir altyapıya kavuşması için ihtiyaç duyulan bölgelerde yatırımların sürdürüldüğünü belirtti. Yetkililer, Nizamiye Mahallesi’nde başlatılan çalışmanın planlanan süre içerisinde tamamlanacağını ifade etti. “GÜÇLÜ BİR ALTYAPI İÇİN SAHADAYIZ” Altyapı yatırımlarının şehir genelinde program dahilinde devam ettiğini vurgulayan belediye yetkilileri, çalışmalara ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıracak kalıcı hizmetleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Güçlü bir altyapı için ekiplerimiz sahada yoğun mesai harcıyor.” ŞEHİR GENELİNDE ALTYAPI YATIRIMLARI SÜRECEK Giresun Belediyesi’nin altyapı yatırımlarının, ihtiyaç önceliğine göre kent genelinde devam edeceği bildirildi. Nizamiye Mahallesi’nde yürütülen çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte, bölgenin yağmur suyu ve kanalizasyon altyapısının daha güvenli, düzenli ve modern bir yapıya kavuşması hedefleniyor.

PAZARSUYU’NDA 25 MİLYON TL’LİK ALTYAPI HAMLESİ Haber

PAZARSUYU’NDA 25 MİLYON TL’LİK ALTYAPI HAMLESİ

PAZARSUYU’NDA 25 MİLYON TL’LİK ALTYAPI HAMLESİ Bulancak Belediyesi, Pazarsuyu Mahallesi’nde uzun süredir çözüm bekleyen atık su ve yağmur suyu altyapısı için 25 milyon TL’lik yatırımı başlattı. Proje kapsamında mahalleye 3 bin 168 metre kanalizasyon hattı, 3 bin 750 metre yağmur suyu hattı ve 2 bin 500 kişilik terfi istasyonu kazandırılacak. PAZARSUYU’NDA İLK KAZMA VURULDU Bulancak Belediyesi, Pazarsuyu Mahallesi’nin yıllardır beklediği atık su ve yağmur suyu altyapısı için temel atma töreni düzenledi. Törene katılan Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, çalışmanın mahallede kronik hale gelen altyapı sorununu kalıcı biçimde çözmeyi hedeflediğini söyledi. Pazarsuyu Mahallesi’nde başlatılan proje ile 3 bin 168 metre yeni kanalizasyon hattı ve 3 bin 750 metre yağmur suyu hattı yapılacak. Çalışmalarla birlikte mahalledeki atık su hatları Bulancak Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisi’ne bağlanacak, yağışlı havalarda yaşanan su baskını ve taşkın sorunlarının azaltılması hedeflenecek. ATIK SU ARITMA TESİSİNE BAĞLANTI SAĞLANACAK Başkan Necmi Sıbıç, Pazarsuyu Mahallesi’nin Bulancak için önemli bir yerleşim alanı olduğunu belirterek, altyapı hizmetlerinin şehir yaşamının temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti. Sıbıç, “Pazarsuyu Mahallemizin uzun süredir beklediği atık su ve yağmur suyu altyapısı yatırımını bugün başlatıyoruz. Bu çalışma sadece bugünün değil, mahallemizin geleceğinin de ihtiyacına cevap verecek. Amacımız, vatandaşlarımızın daha sağlıklı, güvenli ve modern bir altyapıya kavuşmasını sağlamak” dedi. Pazarsuyu Mahallesi’nin geçmişte köy statüsünde olduğunu, ancak belediye yönetimi olarak bölgeyi her zaman mahalle anlayışıyla ele aldıklarını vurgulayan Sıbıç, altyapı eksikliğinin özellikle yağışlı dönemlerde günlük yaşamı olumsuz etkilediğini söyledi. “YAĞMURDA YOLLAR TAŞIYOR, ÇOCUKLAR OKULA ZOR GİDİYORDU” Başkan Sıbıç, Organize Sanayi Bölgesi’nin yanında bulunan Pazarsuyu Mahallesi’nde yağmur suyu altyapısının yetersizliği nedeniyle ciddi sorunlar yaşandığını belirtti. Sıbıç, “Yağmur yağdığında yollarımız, sokaklarımız taşıyor; çocuklarımız okula gitmekte zorlanıyordu. Bu problemin farkındaydık. Bugün bu çalışmanın temelini atıyoruz. Bir süre toz olacak, gürültü olacak; ancak sonunda mahallemize uzun yıllar hizmet verecek kanalizasyon ve yağmur suyu altyapısını tamamlamış olacağız” ifadelerini kullandı. İÇME SUYU İÇİN ÜÇ YENİ KUYU AÇILDI Başkan Sıbıç, Bulancak’ın en önemli ihtiyaçlarından birinin kaliteli, sağlıklı ve kesintisiz içme suyu olduğunu da dile getirdi. Göreve geldikten sonra su temini konusunda önemli adımlar attıklarını belirten Sıbıç, bölgede üç yeni içme suyu kuyusu açıldığını söyledi. Sıbıç, yeni kuyularla birlikte ilçeye kaynak suyu kalitesinde içme suyu kazandırdıklarını ifade ederek, “Bugün itibarıyla market suyu kalitesinde, kaynak suyu kalitesinde içme suyunu halkımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. TERFİ İSTASYONU 2 BİN 500 KİŞİYE HİZMET VERECEK Pazarsuyu Mahallesi’nde yürütülecek altyapı projesinin en önemli ayaklarından biri de terfi istasyonu olacak. Proje kapsamında 2 bin 500 kişiye yetecek kapasitede paket terfi istasyonu kurulacak. Başkan Sıbıç, yalnızca kanalizasyonun derenin karşısına aktarılmasını sağlayacak paket terfi istasyonunun maliyetinin 3,5 milyon TL olduğunu, kanalizasyon ve atık su imalatının 15 milyon TL’ye ulaşacağını, üst yapı çalışmalarıyla birlikte toplam maliyetin 25 milyon TL’yi bulacağını açıkladı. MAHALLEDE UZUN SÜRELİ SORUN ÇÖZÜME KAVUŞACAK Çalışmaların tamamlanmasıyla Pazarsuyu Mahallesi’nde uzun süredir devam eden kanalizasyon ve yağmur suyu altyapısı sorununun büyük ölçüde ortadan kaldırılması bekleniyor. Proje, hem çevre sağlığı hem de mahallede güvenli ulaşım açısından kalıcı bir altyapı yatırımı olarak hayata geçirilecek. Başkan Sıbıç, yatırımın Pazarsuyu Mahallesi’ne hayırlı olmasını dileyerek, belediyenin altyapı çalışmalarını planlı, kalıcı ve ihtiyaç odaklı biçimde sürdüreceğini söyledi.

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN ŞEHRİN DÖRT BİR YANINDA YOĞUN MESAİ Haber

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN ŞEHRİN DÖRT BİR YANINDA YOĞUN MESAİ

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN ŞEHRİN DÖRT BİR YANINDA YOĞUN MESAİ Giresun Belediyesi, kent genelinde üstyapı, altyapı, yeşil alan, çevre düzenleme ve temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Belediye ekipleri Erikliman, Teyyaredüzü, Çıtlakkale, Hacısiyam, Seldeğirmeni ve Fevzi Çakmak mahallelerinde farklı alanlarda çalışma yürüttü. EKİPLER SAHADA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR Giresun Belediyesi, vatandaşların yaşam kalitesini artırmak ve mahallelerdeki ihtiyaçlara hızlı çözüm üretmek amacıyla kent genelindeki çalışmalarına devam ediyor. Fen İşleri Müdürlüğü, Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, şehrin farklı noktalarında üstyapı, altyapı, çevre düzenleme ve temizlik çalışması gerçekleştirdi. ÜSTYAPI ÇALIŞMALARI MAHALLELERDE DEVAM EDİYOR Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Erikliman Mahallesi 169 Nolu Sokak’ta yeni imar yolu açma çalışmalarını sürdürdü. Teyyaredüzü Mahallesi 153 Nolu Sokak’ta kaldırım düzenleme çalışması yapılırken, Çıtlakkale Mahallesi Çizmeci Sokak’ta yol betonlama çalışması gerçekleştirildi. Hacısiyam Mahallesi Kısa Sokak’ta parke yol tamiratı yapan ekipler, Seldeğirmeni Mahallesi Yükselen Sokak’ta ise ana yol kenarında yol silme, genişletme ve temizlik çalışması yürüttü. ÇITLAKKALE’DE ALTYAPI ÇALIŞMASI Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ekipleri, Çıtlakkale Mahallesi Çizmeci Sokak’ta yağmur suyu hattı ve kanalizasyon hattı çalışması yaptı. Ekipler ayrıca Ürün Sokak’ta şebeke hattı tamiratı gerçekleştirdi. Belediye, altyapı çalışmalarının daha sağlıklı, güvenli ve sorunsuz bir kent yaşamı için sürdürüldüğünü bildirdi. SAHİLDE AĞAÇ BUDAMA ÇALIŞMASI YAPILDI Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, sahil güzergâhında ağaç budama çalışması gerçekleştirdi. Çalışmalarla ağaçların sağlıklı gelişiminin desteklenmesi ve kent estetiğine katkı sağlanması hedeflendi. FEVZİ ÇAKMAK MAHALLESİ’NDE OT BİÇME VE TEMİZLİK Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ot biçme ekipleri, Fevzi Çakmak Mahallesi Yayla Sokak çevresinde ot biçme ve çevre temizliği çalışması yaptı. Mahallelerde yürütülen temizlik çalışmalarıyla ortak kullanım alanlarının daha düzenli ve sağlıklı hale getirilmesi amaçlandı. “HER MAHALLEYE EŞİT HİZMET ULAŞTIRMAK İÇİN SAHADAYIZ” Belediye yetkilileri, kent genelindeki çalışmaların vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda planlandığını ve belirlenen program dahilinde sürdüğünü açıkladı. Açıklamada, “Giresun’un her mahallesine eşit hizmet ulaştırmak için ekiplerimiz sahada yoğun mesai harcıyor. Üstyapı, altyapı, çevre düzenleme ve temizlik çalışmalarımızı belirlenen program dahilinde sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın daha konforlu, güvenli ve yaşanabilir bir şehirde yaşamaları için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

SAHİLLERDE GÜVENLİ YÜZME İÇİN DENİZ SUYU TAKİBİ ŞART Haber

SAHİLLERDE GÜVENLİ YÜZME İÇİN DENİZ SUYU TAKİBİ ŞART

SAHİLLERDE GÜVENLİ YÜZME İÇİN DENİZ SUYU TAKİBİ ŞART Yaz sezonuyla birlikte sahillerde güvenli kullanımın yolu düzenli analiz, yetkin laboratuvar, güçlü altyapı kontrolü ve açık bilgilendirmeden geçiyor. Deniz suyunda halk sağlığı açısından asıl güvence, sezon boyunca sürdürülen mikrobiyolojik takip ve riskli dönemlerde yapılan ek kontrollerle sağlanıyor. Sahillerin yaz aylarında güvenli şekilde kullanılabilmesi için deniz suyunun yalnızca temiz görünmesi yeterli değildir. Halk sağlığı açısından önemli olan, deniz suyunda mikrobiyolojik kirlilik bulunup bulunmadığının düzenli olarak ölçülmesidir. Yüzme suyu takibi, denize giren vatandaşların sağlık risklerinden korunması için yürütülen temel halk sağlığı çalışmalarından biridir. Bu takip sayesinde sahillerde dışkısal kirlilik, altyapı kaynaklı riskler, yağış sonrası geçici bozulmalar ve yoğun kullanım dönemlerinde oluşabilecek mikrobiyolojik değişimler izlenir. ANALİZLERİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜKLERİ TAKİP EDER Yüzme suyu analizleri Sağlık Bakanlığı’nın izleme sistemi kapsamında yürütülür. İl düzeyinde süreç İl Sağlık Müdürlükleri tarafından takip edilir. Belirlenen yüzme alanlarından numuneler, yüzme sezonu boyunca hazırlanan programa göre alınır ve analizler Halk Sağlığı Laboratuvarlarında yapılır. Bu sistemde yerel yönetimler, çevre birimleri ve ilgili kurumlar sahadaki altyapı, plaj temizliği, kıyı kullanımı ve çevresel risk kaynaklarının kontrolünde tamamlayıcı sorumluluk üstlenir. Deniz suyunun halk sağlığı açısından laboratuvar analizi ise yetkilendirilmiş sağlık sistemi içinde yürütülür. Deniz suyu analizi, basit bir gözlem ya da sahada yapılan yüzeysel kontrol değildir. Numunenin doğru noktadan alınması, uygun kaplarla taşınması, belirlenen süre içinde laboratuvara ulaştırılması ve standart yöntemlerle incelenmesi gerekir. Bu nedenle analizlerin güvenilirliği, yalnızca cihazla değil; numune alma düzeni, taşıma koşulları, laboratuvar altyapısı, uzman personel, kalite kontrol ve resmi raporlama zinciriyle birlikte sağlanır. Laboratuvar gerekliliği Neden önemlidir? Mikrobiyolojik analiz altyapısı E. coli ve intestinal enterokok gibi göstergelerin doğru ölçülmesini sağlar Yetkin laboratuvar personeli Numune kabulü, analiz ve değerlendirme sürecinde hata riskini azaltır Uygun numune taşıma koşulları Numunenin bozulmadan laboratuvara ulaşmasını sağlar Kalite kontrol sistemi Sonuçların güvenilir ve karşılaştırılabilir olmasını sağlar Kayıt ve raporlama düzeni Sonuçların resmi olarak izlenmesini ve açıklanmasını mümkün kılar Yetkilendirilmiş kurum yapısı Analizin resmi geçerlilik taşımasını sağlar ANALİZLERDE MİKROBİYOLOJİK RİSK GÖSTERGELERİNE BAKILIR Deniz suyunda halk sağlığı açısından temel risk, dışkısal kirlilik kaynaklı mikrobiyolojik bulaştır. Bu nedenle yüzme suyu analizlerinde özellikle Escherichia coli ve intestinal enterokok değerleri izlenir. Bu iki parametre, deniz suyuna kanalizasyon, fosseptik, dere akışı, yağmur suyu, hayvansal atık veya yüzeysel kirlilik karışıp karışmadığını gösteren temel halk sağlığı göstergeleri arasında yer alır. Analiz parametresi Değerlendirme ölçütü Halk sağlığı açısından anlamı Escherichia coli / E. coli Mevzuat limitinin altında olmalı Dışkısal kirlilik ve bağırsak kaynaklı enfeksiyon riski açısından temel göstergedir İntestinal enterokok Mevzuat limitinin altında olmalı Deniz ve kıyı sularında mikrobiyolojik kirlilik takibinde önemli göstergedir Görsel kirlilik Yağ, köpük, çöp, kötü koku ve renk değişimi bulunmamalı Ani çevresel kirlilik veya deşarj riski açısından uyarıcıdır Kısa dönem kirlilik bulgusu Yağış, taşkın ve altyapı arızası sonrası ayrıca izlenmeli Geçici fakat halk sağlığını etkileyebilecek riskleri gösterir YÜZME SEZONU BOYUNCA DÜZENLİ NUMUNE ALINMALI Sahillerde güvenli yüzme ortamının korunması için deniz suyu analizleri yalnızca sezon başında yapılmamalıdır. Yüzme sezonu boyunca belirli aralıklarla numune alınması, sonuçların karşılaştırılması ve değişimlerin izlenmesi gerekir. Yaz aylarında sahillerde kullanım yoğunluğu artar. Bu yoğunluk, özellikle altyapı riski bulunan bölgelerde deniz suyu kalitesini etkileyebilir. Düzenli analizler, olası değişimleri erken fark etmeyi ve gerekli önlemleri zamanında almayı sağlar. Dönem / durum İzleme ihtiyacı Neden önemlidir? Yüzme sezonu başlangıcı Sezon başı temel ölçüm yapılmalı Plajların yaz kullanımına uygunluğu belirlenir Yüzme sezonu boyunca Düzenli aralıklarla numune alınmalı Deniz suyu kalitesindeki değişim takip edilir Yoğun kullanım dönemleri Ek kontrol yapılmalı Bayram, tatil ve hafta sonlarında sahil yükü artar Şiddetli yağış sonrası Riskli noktalardan yeniden numune alınmalı Dere, yağmur suyu ve yüzey akışı kirlilik taşıyabilir Altyapı arızası sonrası Hızlı kontrol yapılmalı Kanalizasyon, terfi merkezi veya arıtma kaynaklı risk oluşabilir Koku, köpük, renk değişimi veya çöp görüldüğünde Sahada inceleme ve gerekirse numune alınmalı Görsel bulgular ani kirlilik işareti olabilir RİSKLİ DÖNEMLERDE EK KONTROL HAYATİ ÖNEM TAŞIR Deniz suyu kalitesi her zaman sabit kalmaz. Akıntı, yağış, sıcaklık, dere debisi, kanalizasyon altyapısı, arıtma tesislerinin çalışma durumu ve insan yoğunluğu deniz suyunu kısa sürede etkileyebilir. Bu nedenle rutin analizlerin yanında riskli dönemlerde ek numune alınması gerekir. Özellikle yağış sonrası kıyılara taşınan yüzeysel kirlilik, dere ağızları ve altyapı bağlantıları sahillerde geçici mikrobiyolojik bozulmalara yol açabilir. SAHİL GÜVENLİĞİ ALTYAPI KONTROLÜYLE GÜÇLENİR Güvenli yüzme ortamı yalnızca deniz suyundan alınan numunelerle sağlanmaz. Kıyıdaki altyapı, çevre temizliği, dere yatakları, yağmur suyu hatları, kanalizasyon sistemi, arıtma tesisleri ve plaj kullanım yoğunluğu birlikte değerlendirilmelidir. Kontrol edilmesi gereken alan Ne takip edilmeli? Halk sağlığına etkisi Deniz suyu mikrobiyolojisi E. coli ve intestinal enterokok değerleri Dışkısal kirlilik ve enfeksiyon riski belirlenir Kanalizasyon hatları Kaçak, taşma ve bağlantı sorunu Denize kirletici girişinin önüne geçilir Yağmur suyu hatları Yağış sonrası taşınan kirlilik Kısa süreli mikrobiyolojik bozulmalar izlenir Arıtma tesisleri Düzenli çalışma, arıza ve deşarj durumu Kıyı sularına ulaşabilecek kirlilik riski azaltılır Dere ağızları Debi, taşkın ve atık taşınımı Yağış sonrası deniz suyu kalitesi korunur Plaj temizliği Çöp, plastik, atık ve kötü koku Fiziksel ve çevresel hijyen sağlanır Görsel denetim Köpük, yağ tabakası, renk değişimi ve bulanıklık Ani kirlilik belirtileri erken fark edilir Kullanım yoğunluğu Tatil, hafta sonu ve bayram yoğunluğu Kalabalık dönemlerde ek kontrol ihtiyacı belirlenir Bilgilendirme panoları Güncel analiz sonucu ve uyarılar Vatandaşın güvenli karar vermesi sağlanır SONUÇLAR VATANDAŞIN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE PAYLAŞILMALI Deniz suyu analizlerinin etkili olabilmesi için sonuçların açık, düzenli ve anlaşılır biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Vatandaş, hangi plajdan ne zaman numune alındığını, hangi parametrelerin ölçüldüğünü ve sonuçların mevzuat sınırına göre ne anlama geldiğini görebilmelidir. Bu bilgilendirme, sahillerde güven duygusunu güçlendirir. Aynı zamanda deniz suyu kalitesinin yalnızca kurumlar tarafından değil, vatandaşlar tarafından da takip edilebilir hale gelmesini sağlar. TÜM SAHİLLERDE ORTAK GÜVENLİK STANDARDI OLUŞTURULMALI Yüzme suyu güvenliği yalnızca belirli plajların meselesi değildir. Halkın denize girdiği tüm sahiller, belediye plajları, aile plajları, turistik kıyılar, dere ağızlarına yakın noktalar ve yoğun kullanılan alanlar aynı hassasiyetle izlenmelidir. Tüm sahillerde ortak güvenlik standardı için düzenli analiz, yetkin laboratuvar, güçlü altyapı kontrolü, çevresel denetim ve açık bilgilendirme birlikte yürütülmelidir. Sağlıklı deniz, ancak sahadaki çevre yönetimi ile laboratuvar verisinin aynı sistem içinde çalışmasıyla korunabilir. SAĞLIKLI SAHİLLER İÇİN SÜREKLİ TAKİP GEREKİYOR Yaz sezonunda vatandaşların denizden güvenle yararlanabilmesi için yüzme suyu kalitesinin düzenli olarak izlenmesi, riskli dönemlerde ek kontrollerin yapılması ve sonuçların şeffaf biçimde paylaşılması gerekiyor. Sahillerde güvenli yüzme ortamı; temiz kıyı, çalışan altyapı, düzenli laboratuvar analizi, çevresel kontrol ve doğru bilgilendirme ile sağlanır. Denizlerin sağlıklı kalması, yalnızca sezon başında yapılan ölçümlerle değil, yaz boyunca kesintisiz sürdürülen halk sağlığı takibiyle mümkün olur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.