Hava Durumu

#Whatsapp Yazışmaları

giresunsonhaber - Whatsapp Yazışmaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Whatsapp Yazışmaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMO 255 TL, PİYASA 180–200 TL:  DÜŞÜK TEKLİF SERBEST, ORTAK FİYAT YASAK Haber

TMO 255 TL, PİYASA 180–200 TL: DÜŞÜK TEKLİF SERBEST, ORTAK FİYAT YASAK

TMO 255 TL, PİYASA 180–200 TL: DÜŞÜK TEKLİF SERBEST, ORTAK FİYAT YASAK TMO’NUN ALIM FİYATI ÖZEL SEKTÖR İÇİN YASAL TABAN OLUŞTURMUYOR; MANAVLARIN VE BÜYÜK ALICILARIN FİYATI BİRLİKTE BELİRLEMESİ İSE REKABET İHLALİNE GİREBİLİR TMO’nun Giresun kalite fındığı 255, Levant kaliteyi 250 TL’den almasına karşılık serbest piyasada 180–200 TL arasında fiyatlar görülüyor. Aradaki büyük fark tek başına suçun kanıtı değil. Ancak manavların veya büyük alıcıların ortak fiyat belirlemesi, fiyat talimatı vermesi ya da piyasa gücünü kötüye kullanması halinde Rekabet Kanunu devreye giriyor. Geçmiş Rekabet Kurulu kararları, fındık piyasasında bu yönde inceleme ve cezaların bulunduğunu gösteriyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 ürünü yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite kabuklu fındığı kilogram başına 255 TL, Levant kaliteyi 250 TL, Sivri kaliteyi ise 245 TL’den almaya başladı. Buna karşılık yerel piyasa bildirimlerinde 50 randıman yeni mahsul fındık için Giresun’da ağırlıklı olarak 190–200 TL, Ordu’da ise 180–190 TL arasında fiyatlar verildiği belirtiliyor. Böylece TMO ile serbest piyasa arasında Giresun kalite fındıkta kilogram başına 55–65 TL, Levant kalitede ise 60–70 TL’ye ulaşan fark oluşuyor. Bir ton fındıkta üreticinin gelir farkı 55 bin liradan başlayarak 70 bin liraya kadar çıkıyor. 255 TL HUKUKEN MECBURİ TABAN FİYAT DEĞİL Kamuoyunda sıklıkla “taban fiyat” olarak ifade edilmesine rağmen Tarım ve Orman Bakanlığının 6 Ağustos 2026 tarihli resmî duyurusunda belirlenen rakamlar, “TMO kabuklu fındık alım fiyatları” olarak tanımlanıyor. Duyuruda özel sektörün bu fiyatların altında fındık almasını yasaklayan veya 255 TL’yi bütün alıcılar için zorunlu asgari fiyat haline getiren bir hüküm bulunmuyor. Bu nedenle bir manavın veya tüccarın kendi ticari kararıyla TMO fiyatının altında teklif vermesi, fiyat üretici açısından kabul edilemez ölçüde düşük olsa bile tek başına kanun ihlali oluşturmuyor. Ancak serbest fiyat belirleme hakkı, alıcıların birlikte hareket ederek üreticinin karşısına ortak fiyatla çıkmasını kapsamıyor. ALIM FİYATINI BİRLİKTE BELİRLEMEK YASAK 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesi; işletmeler arasında mal veya hizmetlerin alım ve satım fiyatlarının, fiyatı oluşturan maliyet ve kâr unsurlarının ya da diğer ticari şartların birlikte belirlenmesini yasaklıyor. Bu hüküm yalnızca tüketiciye uygulanan satış fiyatlarını değil, üreticiden yapılan alım fiyatlarını da kapsıyor. Manavların, tüccarların veya büyük alıcıların; “190 TL’nin üzerine çıkılmaması” yönünde anlaşması,Birbirlerine günlük alım fiyatı bildirmesi,WhatsApp gruplarında fiyat istişaresi yapması,Aynı anda fiyat düşürme kararı alması,Daha yüksek fiyat veren alıcıya baskı uygulaması,Bölge veya üretici paylaşımı yapması,Büyük bir alıcının belirlediği ortak fiyatı uygulaması halinde 4054 sayılı Kanun kapsamında soruşturma açılabiliyor. İhlalin belirlenmesi durumunda teşebbüslere yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde 10’una kadar idari para cezası uygulanabiliyor. 4054 sayılı Rekabet Kanunu DÜZCE’DE WHATSAPP YAZIŞMALARI CEZA GETİRDİ Fındık piyasasında alım fiyatının birlikte belirlenmesine ilişkin doğrudan bir Rekabet Kurulu kararı bulunuyor. Ferrero hakkında yürütülen incelemeler sırasında Düzce’de faaliyet gösteren bazı fındık tüccarlarının, üreticiden yapılacak alımlarda fiyat görüşmek amacıyla WhatsApp grubu kurduğuna ilişkin belgelere ulaşıldı. Rekabet Kurulu, elde edilen yazışmalar üzerine fındık alım ve satımı yapan işletmeler hakkında soruşturma açtı. Bazı tüccarlar ihlalin varlığını kabul ederek uzlaşmaya gitti ve haklarında idari para cezaları uygulandı. Bu karar, fındık manavlarının alım fiyatını kendi aralarında görüşmesinin “piyasa sohbeti” olarak değerlendirilemeyeceğini; somut yazışma ve anlaşma bulunması halinde açık bir rekabet ihlaline dönüşebileceğini ortaya koydu. Rekabet Kurulunun Düzce kararı SAMSUN’DA İLETİŞİM DELİLİ BULUNAMADI Rekabet Kurulu, Samsun’daki fındık alıcılarını da fiyatların birlikte belirlenip belirlenmediği yönünden inceledi. Manav ve tüccarların iş yerlerinde yapılan incelemelerde, ortak fiyat belirlediklerini gösteren yazışma, WhatsApp grubu, toplantı kaydı veya başka bir iletişim belgesine ulaşılamadı. Bu nedenle işletmeler hakkında soruşturma açılmadı. Kurul kararında, rekabet hukukunun yalnız piyasada ortaya çıkan sonuca değil, o sonucu oluşturan sürece müdahale ettiği vurgulandı. Başka bir ifadeyle çok sayıda manavın aynı fiyatı vermesi şüphe oluşturabiliyor; ancak yaptırım uygulanabilmesi için fiyatların bağımsız ticari kararlarla değil, doğrudan veya dolaylı iletişim sonucunda belirlendiğinin ortaya konulması gerekiyor. Rekabet Kurulunun Samsun kararı GİRESUN VE ORDU DAHA ÖNCE İNCELENDİ Rekabet Kurulu, 2024 yılında Giresun ve Ordu’da fındık alımı yapan teşebbüslerin aralarında anlaşarak alım fiyatlarını belirlediği iddialarını da ön araştırmaya konu etti. Bu dosyalar, fındık manavlarının faaliyetlerinin Rekabet Kanunu dışında olmadığını ve bölgesel alım piyasalarının gerektiğinde Rekabet Kurumu tarafından incelenebileceğini gösteriyor. Dolayısıyla “Serbest piyasadır, herkes istediği fiyatı verir” açıklaması tek başına yeterli değil. Her işletmenin fiyatını bağımsız belirlemesi serbest; rakiplerle görüşerek ortak alım fiyatı oluşturması ise yasak. BÜYÜK ALICININ FİYAT TALİMATI DA İNCELENEBİLİR Fındık tedarik zincirinde manavlar, üreticiden topladıkları ürünü kırıcı, sanayici ve ihracatçılara satıyor. Manavın üreticiye verdiği fiyatın gerçekten kendi bağımsız ticari kararı mı olduğu, yoksa ürünü sattığı büyük alıcının talimatıyla mı belirlendiği hukuken önem taşıyor. Büyük bir sanayi alıcısının farklı bölgelerdeki manavlara aynı fiyatı veya fiyat üst sınırını bildirmesi, alıcılar arasında bilgi akışını sağlaması ya da üreticiden yapılacak alımları tek merkezden yönlendirmesi halinde Rekabet Kanunu’nun 4 ve 6’ncı maddeleri gündeme gelebilir. Özellikle piyasada hâkim durumda bulunan bir alıcının, ekonomik gücünü kullanarak alım fiyatlarını yapay biçimde bastırması “hâkim durumun kötüye kullanılması” yönünden incelenebilir. FERRERO TMO REFERANS FİYATININ ALTINDA ALIM YAPAMAYACAK Rekabet Kurumunun 6 Kasım 2025 tarihli açıklamasına göre Ferrero’nun 2024–2026 dönemini kapsayan yükümlülükleri devam ediyor. Bu yükümlülükler arasında; Müdahale referans fiyatının altında kabuklu fındık almamak,Bir sezonda 100 bin ton kabuklu fındık alımını aşmamak,Eylül–Aralık döneminde belirlenen asgari miktarda alım yapmak bulunuyor. Ancak bu taahhüt, Ferrero’ya ürün satan her bağımsız manavı otomatik olarak TMO fiyatından alım yapmaya zorlayan genel bir taban fiyat düzenlemesi niteliğinde değil. Bu nedenle incelenmesi gereken nokta, üreticiden 180–190 TL’ye ürün alan manavların bağımsız tüccar mı olduğu, yoksa büyük alıcı adına veya büyük alıcının fiyat talimatlarıyla mı hareket ettiğidir. Rekabet Kurulunun Ferrero açıklaması YALAN HABERLE FİYAT DÜŞÜRÜLÜRSE CEZA HUKUKU DEVREYE GİRER Türk Ceza Kanunu’nun 237’nci maddesi, malların değerini artırmak veya düşürmek amacıyla yalan haber yayan ya da hileli yollara başvuran kişiler hakkında hapis ve adli para cezası öngörüyor. “TMO yeterli ürün almayacak”, “randevular kapandı”, “büyük alıcı piyasaya girmeyecek” veya “rekolte çok yüksek” gibi açıklamaların bilerek gerçeğe aykırı şekilde ve fiyatı düşürmek amacıyla yayılması halinde bu madde kapsamında adli inceleme yapılabilir. Bununla birlikte yalnızca düşük fiyat vermek, piyasa tahmininde bulunmak veya geleceğe ilişkin olumsuz değerlendirme yapmak suçun oluşması için yeterli değil. Yalan veya hile, fiyatı etkileme amacı ve bunu gösteren somut delil gerekiyor. Türk Ceza Kanunu ANAYASA DEVLETE ÜRETİCİYİ KORUMA GÖREVİ VERİYOR Anayasa’nın 45’inci maddesi, devletin bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gerekli tedbirleri almasını öngörüyor. Anayasa’nın 167’nci maddesi ise mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlama, fiilî veya anlaşma sonucu oluşacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önleme görevini devlete veriyor. Bu hükümler özel alıcılar için doğrudan zorunlu bir fındık fiyatı belirlemiyor. Ancak kamu kurumlarına fındık piyasasını izleme, alım gücünün kötüye kullanılmasını önleme ve üreticinin korunması için etkili tedbirler geliştirme sorumluluğu yüklüyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 55–70 LİRALIK FARK AYRINTILI İNCELEMEYİ GEREKTİRİYOR TMO fiyatıyla serbest piyasa arasında oluşan 55–70 liralık fark, tek başına kartel veya suç kanıtı sayılamaz. Ancak çok sayıda alıcının aynı fiyatı aynı anda uygulaması, fiyatların merkezî bir talimatla değişmesi veya büyük alıcılarla manavlar arasında koordinasyon bulunması halinde Rekabet Kurumunun harekete geçmesi gerekir. İncelemede manavların günlük fiyat listeleri, telefon ve mesaj kayıtları, büyük alıcılarla yapılan sözleşmeler, alış ve satış faturaları, randıman uygulamaları ve ticaret borsasına tescil edilen işlemler karşılaştırılmalıdır. Giresun ve Ordu ticaret borsaları da günlük işlemlerde yalnız genel bir fiyat açıklamakla yetinmemeli; kalite ve randımana göre gerçekleşen en düşük, en yüksek ve ağırlıklı ortalama fiyatlarla işlem miktarlarını düzenli olarak kamuoyuyla paylaşmalıdır. 180–200 TL’lik fiyatların bağımsız ticari kararlarla mı, yoksa ortak bir alım politikasıyla mı oluştuğu ancak bu kayıtların incelenmesiyle belirlenebilir. Fiyat farkının büyüklüğü, Rekabet Kurumunun fındık alım piyasasını yakından izlemesi için yeterli ve ciddi bir gerekçe oluşturuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.