Hava Durumu

#Veri Bilimi

giresunsonhaber - Veri Bilimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Bilimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Veri Mühendisliği, Gelecek 10 Yılın En Yüksek Gelirli Meslekleri Arasında İlk Sıralarda Yer Alacak Haber

Veri Mühendisliği, Gelecek 10 Yılın En Yüksek Gelirli Meslekleri Arasında İlk Sıralarda Yer Alacak

Veri, dijital dünyanın pusulasına dönüşürken veri mühendisliği de şirketlerin karar alma süreçlerinin merkezine yerleşiyor. İstinye Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliğinin önümüzdeki 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında olacağını vurguluyor. Yapay zekâyı besleyen bu alan, gençler için sınırsız bir kariyer ve istihdam fırsatı sunuyor. Veri biliminin giderek artan önemi veri mühendisliğini de popüler ve çok kazandıran bir meslek haline dönüştürüyor. İstinye Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliğinin gelecek 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacağını söyledi. Tunga, günümüzde verinin neden şirketlerin en kritik stratejik varlığı hâline geldiğini, ise “Veri, dijital dünyanın ‘yeni pusulasıdır’. Eskiden şirketler kararlarını tecrübelere dayanarak alırken, bugün milyonlarca veriyi analiz ederek en doğru adımı atıyorlar. Bu sayede şirketler, hangi ürünün sevileceğini veya gelecekte neye ihtiyaç duyulacağını önceden bilerek rakiplerinin önüne geçiyor” diyerek açıkladı. “Kişiye özel hizmet sunma gibi dev fırsatlar kapısı aralanıyor” Veri miktarındaki hızlı artışın işletmeler için yarattığı riskler ve fırsatlarla ilgili de konuşan Prof. Dr. Tunga, şunları söyledi: “Elimizdeki veri miktarının katlanarak artışını doğru değerlendirdiğimizde kişiye özel hizmet sunma gibi dev fırsatlar kapısı aralanıyor. Ancak bu devasa yığını yönetemeyen şirketler, bilgi kirliliği içinde boğulma ve yanlış kararlar alma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Genç mühendis adaylarımız için bu durum, çözülmeyi bekleyen dev bir bulmaca ve uçsuz bucaksız bir istihdam alanı anlamına geliyor.” Yapay zekayı besleyen devasa sistemlerin mimarlığı Veri mühendisliğinin basit bir "veri depolama" işinden, yapay zekayı besleyen devasa sistemlerin mimarlığına dönüştüğünün altını çizen Tunga, “Artık veri sadece bir yerden bir yere taşınmıyor; verinin bulut sistemlerde anlık olarak işlendiği, kendi kendine öğrenen akıllı altyapılar kuruluyor. Bu disiplin, yazılım ve bilgisayar mühendisliğinin en hızlı büyüyen ve en çok aranan uzmanlık alanlarından biri haline geldi” dedi. Bir veri mühendisinin en kritik sorumluluklarına dair ise “Bir veri mühendisi, dijital dünyanın ‘altyapı mimarıdır’. En büyük sorumluluğu; milyarlarca verinin akacağı güvenli, hızlı ve temiz boru hatlarını inşa etmektir. Veri bilimcilerin analiz yapabilmesi için ham veriyi işlenebilir ve anlamlı bir hale getirmek, sistemlerin verimli çalışmasını sağlamak modern bir veri mühendisinin temel görevidir” yorumunu yaptı. “Size anında öneri sunulması bu teknoloji sayesindedir” Gerçek zamanlı veri işlemenin hangi sektörlerde kritik hale geldiğini de belirten Tunga, şöyle konuştu: “Bankacılıkta bir kredi kartı işleminin saniyeler içinde onaylanması, sahtekarlık işlemlerinin hızlıca tespit edilerek önlenmesi veya e-ticaret sitelerinde size anında öneri sunulması bu teknoloji sayesindedir. Sürücüsüz araçların anlık yol analizleri yapması veya fabrikalardaki robotların hata payını sıfıra indirmesi için verinin "ışık hızında" işlenmesi gerekir. Bu nedenle finans, sağlık, oyun ve otomotiv gibi pek çok sektörde veri mühendisliği vazgeçilmezdir. Çalışanların siber güvenlik bilincinin düşük olması sızıntılara davetiye çıkarıyor Veri mahremiyeti ve güvenliğiyle ilgili de konuşan Prof. Dr. Tunga, şunları söyledi: “Şirketlerin en büyük hatası, veri güvenliğini sadece teknik bir kilit olarak görüp işin insani boyutunu ihmal etmeleridir. Verilere kimlerin erişebileceği konusunda sıkı politikalar uygulanmaması ve çalışanların siber güvenlik bilincinin düşük olması sızıntılara davetiye çıkarıyor. Güvenlik, sadece bir yazılım değil, bir kurum kültürü olarak benimsenmelidir. Dijital dünyada yüzde 100 ‘Hiçbir şey olmaz’ demek zordur, ancak modern koruma yöntemleriyle hırsızlığı neredeyse imkânsız hale getirmek mümkündür. Veriyi en başından şifrelemek, en gelişmiş yapay zekâ koruma kalkanlarını kullanmak ve sistemleri sürekli test etmek savunmayı güçlendirir. Mühendislik fakültelerimizde yetiştirdiğimiz uzmanlar, bu saldırıları daha gerçekleşmeden fark edecek donanıma sahip olmaktadır.” “Veri okuryazarlığı çalışanlar için temel yetenek hâline gelecek” Veri okuryazarlığının çalışanlar için zorunlu temel yetenek hâline geleceğine dikkat çeken Profesör, “Gelecekte veri okuryazarı olmayan bir çalışan, okuma yazma bilmeyen biri kadar zorlanacaktır. Sadece mühendislerin değil; doktorların, avukatların, pazarlamacıların, öğretmenlerin, tüm meslek kollarının verileri doğru yorumlayabilmesi gerekecek. Veriyi okuyabilen bireyler, iş hayatında daha doğru tahminlerde bulunacak ve daha başarılı olacaktır” dedi. Şirketlerin karar alma mekanizmalarının tam merkezinde Veri mühendisliğinin geleceğiyle ilgili öngörüleri de paylaşan Prof. Dr. Tunga, “Veri mühendisliği, önümüzdeki 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacaktır. Şirketlerin karar alma mekanizmalarının tam merkezinde yer alacakları için bu uzmanlar, sadece teknik eleman değil, aynı zamanda yönetici adayı olarak görülecektir. Üniversite adayı gençlerimize, bu heyecan verici ve geleceği parlak alana yönelmelerini gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Gelecekte veri mühendisliği, yapay zekayı sadece kullanan değil, onu ‘eğiten ve yöneten’ bir konuma gelecek. Rutin ve sıkıcı işlerin birçoğunu yapay zekâ üstlenirken, mühendisler sistemin etik tasarımı ve yaratıcı çözümler ile karmaşık mimariler üzerine kafa yoracak. Bu meslek, statik bir işten ziyade, sürekli yenilenen ve dijital dünyanın kalbinde yer alan bir ‘strateji merkezine’ dönüşecek.” Veri bilimci ile veri mühendisi arasındaki fark Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliği ile veri bilimi arasındaki farkı ise şöyle açıklıyor: “Bu iki alanı bir restoranın işleyişine benzetebiliriz: Veri mühendisi, mutfağın altyapısını kuran, malzemelerin taze ve kesintisiz bir şekilde depodan tezgâha gelmesini sağlayan kişidir; yani sistemin mimarıdır. Veri bilimci ise o malzemeleri kullanarak harika yemekler yapan, veriden geleceğe dair tahminler ve anlamlı sonuçlar çıkaran şeftir. Kısacası; veri mühendisi verinin güvenli ve ulaşılabilir ‘yolculuğunu’ tasarlarken, veri bilimci o yolculuğun sonunda elde edilen veriden ‘stratejik anlamlar’ çıkarır. Biri olmadan diğerinin başarılı olması mümkün değildir; bu yüzden her iki alan da dijital dönüşümün ayrılmaz iki parçasıdır.” “Öğrencilerimizi yarının teknolojilerine de hazırlıyoruz” Adaylara ve ailelerine seslenen Tunga, şöyle devam etti: “Veri mühendisliği, ‘inşa etmeyi, sistem kurmayı ve kodlamayı’ sevenlere; Veri bilimi ise, ‘istatistiği, modelleme yapmayı ve analiz etmeyi’ sevenlere hitap eder. Buradan hem adaylarımıza hem de kıymetli ailelerine seslenmek isterim: Mühendislik sadece teknoloji üretmek değil, dünyayı daha iyi ve güvenli bir yer haline getirmektir. Fakültemizde öğrencilerimizi sadece bugünün değil, yarının teknolojilerine de hazırlıyoruz. Veri mühendisliği gibi vizyoner alanları seçen gençlerimiz, sadece bir meslek sahibi olmayacak, geleceğin mimarları arasına isimlerini yazdıracaklardır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDEN TÜBİTAK 1001 ÇİFTE PROJE BAŞARISI Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDEN TÜBİTAK 1001 ÇİFTE PROJE BAŞARISI

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDEN TÜBİTAK 1001 ÇİFTE PROJE BAŞARISI Giresun Üniversitesi akademisyenleri, hem mühendislik ve yapay zekâ alanında hem de tıbbi biyoteknoloji alanında önemli projelerle TÜBİTAK desteği almaya hak kazandı. Üniversitenin farklı fakültelerinden yürütülen iki proje, bilimsel yenilik ve uygulamaya dönük çıktılarıyla dikkat çekiyor. YAPAY ZEKÂ ALANINDA YENİLİKÇİ SİNİR AĞI MODELİ Fen Edebiyat Fakültesi Veri Bilimi ve Analitiği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Eren Baş’ın yürütücülüğünü üstlendiği, aynı bölümden Prof. Dr. Erol Eğrioğlu’nun araştırmacı olarak yer aldığı proje, yapay zekâ alanında yeni bir yaklaşım geliştirmeyi hedefliyor. “Yeni Bir Dayanıklı Çarpımsal Spiking Medyan Nöron Model Yapay Sinir Ağı” başlıklı proje kapsamında, daha dayanıklı, gürültüye karşı daha sağlam ve analitik gücü yüksek bir yapay sinir ağı modeli tasarlanması amaçlanıyor. Bu çalışmanın; veri bilimi analitik modelleme hesaplamalı zekâ alanlarında önemli bilimsel katkılar sunması bekleniyor. Geliştirilecek modelin, karmaşık veri yapılarının analizinde ve yeni nesil makine öğrenmesi uygulamalarında kullanılabileceği ifade ediliyor. SAĞLIK ALANINDA YENİLİKÇİ BİYOSENSÖR GELİŞTİRİLECEK Üniversitenin ikinci TÜBİTAK 1001 başarısı ise sağlık teknolojileri alanından geldi. Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Ömer Emecen’in yürütücülüğünü yaptığı projede, Prof. Dr. Murat Usta ile Atılım Üniversitesi Araştırmadan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Veli Cengiz Özalp araştırmacı olarak görev alıyor. “Pankreatit İlişkili Proteine (PAP) Karşı DNA Aptamerleri ve Aptamer Temelli Kuvars Kristal Mikroterazi Biyosensörünün Geliştirilmesi” başlıklı proje ile, özellikle kistik fibrozis hastalığının tanı ve izlenmesine yönelik yenilikçi bir biyosensör teknolojisi geliştirilmesi hedefleniyor. Bu proje sayesinde: Hastalıkların erken ve hassas tespiti Biyokimya alanında yeni tanı yaklaşımları Uygulamaya dönük biyosensör sistemleri gibi alanlarda özgün bilimsel çıktılar elde edilmesi amaçlanıyor. ÜNİVERSİTE ADINA ÖNEMLİ BİLİMSEL BAŞARI Farklı disiplinlerde yürütülen bu iki projenin de TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenmesi, Giresun Üniversitesi’nin araştırma kapasitesini ve bilimsel üretkenliğini bir kez daha ortaya koydu. Üniversite yönetimi, projelerde görev alan akademisyenleri tebrik ederek, çalışmalarının hem ulusal hem de uluslararası bilim dünyasına katkı sunmasını temenni etti.

İNSAN EMEĞİNDEN DİJİTAL ZEKÂ ÇAĞINA KONFERANSI Haber

İNSAN EMEĞİNDEN DİJİTAL ZEKÂ ÇAĞINA KONFERANSI

YAPAY ZEKÂNIN YÜKSELİŞİ: İNSAN EMEĞİNDEN DİJİTAL ZEKÂ ÇAĞINA KONFERANSI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Giresun Üniversitesi Veri Bilimi ve Yapay Zekâ Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen “Yapay Zekânın Yükselişi: İnsan Emeğinden Dijital Zekâ Çağına” başlıklı konferans, 17 Aralık Çarşamba günü Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Hüseyin Şahin, yapay zekânın günümüz dünyasında yalnızca teknolojik bir yenilik değil; ekonomik, toplumsal ve stratejik bir zorunluluk hâline geldiğini vurguladı. Dijitalleşme, büyük veri ve yapay zekânın küresel rekabetin temel unsurları olduğunu belirten Prof. Dr. Şahin, Türkiye’nin güçlü insan kaynağı, akademik altyapısı ve genç nüfusu ile bu dönüşüm sürecinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Üniversitelerin ve gençlerin bu süreçte aktif rol almasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Konferansa konuşmacı olarak katılan Türkiye Düşüne Platformu Başkanı Taşkın Koçak, yapay zekânın tarihsel gelişim sürecinden başlayarak günümüzde ulaştığı noktayı kapsamlı bir sunumla ele aldı. Koçak, yapay zekânın iş gücü ve meslekler üzerindeki mevcut ve gelecekteki etkilerine değinerek, dönüşen meslekler, yeni ortaya çıkan kariyer alanları ve yetkinlik gereksinimleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekânın sunduğu fırsatların yanı sıra etik, güvenlik ve istihdam boyutundaki risklerine de dikkat çeken Koçak, özellikle bu alanda kariyer planlayan öğrencilere yönelik yol gösterici öneriler paylaştı. Öğrencilerin teknik bilgi kadar analitik düşünme, problem çözme ve sürekli öğrenme becerilerini geliştirmelerinin önemine vurgu yaptı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe; Rektörümüz Prof. Dr. Yılmaz Can, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Güven Özdem, Prof. Dr. Hüseyin Şahin ve Prof. Dr. Emel Uzunoğlu, Rektör Danışmanlarımız Prof. Dr. Eren Baş ve Doç. Dr. Seda Nur Atasoy, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atila Gürhan Çelik, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Akoğlu, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Günay Kaya ve Genel Sekreter Vekili Hüseyin Özdemir katıldı. Konferans, öğrencilerden gelen soruların cevaplanmasının ardından konuşmacıya teşekkür belgesi ve hediye takdimi ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.