Hava Durumu

#Vahşi Madencilik

giresunsonhaber - Vahşi Madencilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vahşi Madencilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ Haber

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’un birçok ilçesinde art arda verilen madencilik izinlerine sert tepki gösterdi. Taşgöz, kentte madencilik baskısının büyüdüğünü söyledi, milletvekillerini sessizlikle suçladı. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’da son dönemde genişleyen madencilik faaliyetlerine karşı sert bir açıklama yaptı. Taşgöz, kent genelinde verilen izinlerin doğal yapıyı, tarım alanlarını ve meraları tehdit ettiğini belirterek sürecin artık “vahşi madencilik” boyutuna ulaştığını savundu. Taşgöz, Giresun’da yalnızca belli birkaç bölgenin değil, çok daha geniş bir coğrafyanın madencilik baskısıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Piraziz’den Doğankent’e uzanan hatta ciddi bir baskı oluştuğunu söyleyen Taşgöz, Tirebolu, Doğankent ve Dereli’de başlayan faaliyetlerin Giresun merkez, Görele, Şebinkarahisar, Bulancak ve Piraziz hattına doğru yayıldığını ifade etti. “TARIM ARAZİLERİ VE MERALAR TEHDİT ALTINDA” Giresun’un doğal dokusunun geri dönüşü zor bir tahribat riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten Taşgöz, tarım arazileri, meralar ve doğal kaynakların ciddi tehdit altında bulunduğunu söyledi. Taşgöz, bu alanların Giresunluların elinden alınarak özel şirketlere devredildiğini ileri sürdü. Taşgöz, madencilik projelerinin kısa vadeli ekonomik gerekçelerle savunulduğunu ancak uzun vadede bölgeye büyük zarar vereceğini savundu. “Bu süreç Giresun için bir felaket tablosudur” diyen Taşgöz, doğa, üretim ve kırsal yaşamın aynı anda baskı altına girdiğini söyledi. “MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ KALIYOR” Açıklamasında Giresun milletvekillerini de hedef alan Taşgöz, kentte yaşanan gelişmeler karşısında siyasi temsilcilerin sessiz kaldığını öne sürdü. Milletvekillerinin kentin hakkını savunmak yerine suskun kaldığını söyleyen Taşgöz, bu tavrın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Taşgöz, “görmedim, duymadım, bilmiyorum” anlayışıyla hareket edildiğini savunarak, milletvekillerinin Giresun’un yaşadığı çevresel tehdit karşısında etkili bir duruş sergilemediğini dile getirdi. Bu sessizliğin kamu vicdanında ciddi bir rahatsızlık yarattığını belirtti. “BU MESELE SİYASET ÜSTÜDÜR” Giresun’un doğal zenginliklerinin korunmasının yalnızca bir siyasi tartışma başlığı olmadığını vurgulayan Taşgöz, bunun kentin geleceğini ilgilendiren temel bir mesele olduğunu söyledi. Doğanın, su kaynaklarının, meraların ve tarım alanlarının korunmasının herkes için ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Taşgöz, tüm yetkililere sürece karşı daha duyarlı davranma çağrısı yaptı. Giresun’un geleceğinin kısa vadeli ekonomik hesaplara feda edilmemesi gerektiğini söyleyen Taşgöz, kamuoyunun da bu süreçte daha bilinçli ve takipçi olması gerektiğini belirtti.

“TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR” Haber

“TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR”

DERELİ DOĞA VE YAŞAM DERNEĞİ SÖZCÜSÜ TÜRK’TEN MADEN PROJELERİNE SERT TEPKİ “TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR” Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, Giresun ve ilçelerinde gündemde olan maden projelerine sert tepki gösterdi. Türk, son ihalenin ardından Giresun Merkez’e bağlı 14 köyün daha maden sahası kapsamına alındığını savundu, kentteki ruhsatlandırma sürecinin doğa ve yaşam alanları üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu söyledi. İbrahim Türk, yaptığı açıklamada Giresun’daki maden projelerinin büyüyen bir çevre ve yaşam sorunu haline geldiğini belirtti. Türk, maden sahalarının genişlemesinin kentin doğal yapısını, su havzalarını ve tarımsal üretim alanlarını tehdit ettiğini ifade etti. Türk, açıklamasında Giresun coğrafyasının önemli bölümünün madencilik faaliyetleri için ruhsatlandırıldığını öne sürdü. Son ihale süreciyle birlikte Giresun Merkez’e bağlı 14 köyün daha bu kapsamda gündeme geldiğini belirten Türk, yaşanan tabloyu “yok oluş sarmalı” olarak niteledi. SİYASETE TEPKİ GÖSTERDİ İbrahim Türk, açıklamasında siyaset kurumuna da sert eleştiriler yöneltti. Maden projelerinin her tepeyi ve vadiyi adım adım kuşattığını savunan Türk, sessiz kalan siyasetçilerin bu süreç karşısında sorumluluk taşıdığını dile getirdi. Türk, “Halkın oylarıyla koltuk sahibi olup, Giresun’un doğası şirketlere peşkeş çekilirken dilsizleşenler, bu vebalin ortağıdır. Kimse bu sessizliği kabulleniş sanmasın” ifadelerini kullandı. HUKUK VE MEŞRUİYET VURGUSU Açıklamasında Giresun’un tarihsel mücadele hafızasına da dikkat çeken Türk, kentin geçmişte olduğu gibi bugün de toprağını ve suyunu koruma iradesi göstereceğini söyledi. Türk, bu mücadelenin hukuk ve meşruiyet zemini içinde sürdürüleceğini belirtti. “GİRESUN SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Maden kuşatmasının yalnızca çevresel bir başlık olmadığını, aynı zamanda bir yaşam ve varoluş meselesi haline geldiğini söyleyen Türk, fındık bahçeleri ile su havzalarının baskı altında kaldığını ifade etti. Türk, “Giresun halkı, atalarından miras kalan gönüllülük bilinciyle doğasını vahşi madencilik şirketlerinin kâr hırsına teslim etmeyecektir. Giresun bir maden şantiyesi değil, vatan toprağıdır” dedi. Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, doğa tahribatına sessiz kalanların değil, toprağına sahip çıkanların kazanacağını savundu. Açıklama, kentte maden projeleri etrafında süren tartışmayı bir kez daha büyüttü.

GİRESUN’DA 31 MART’TA İKİ KRİTİK MADEN DAVASI GÖRÜLECEK Haber

GİRESUN’DA 31 MART’TA İKİ KRİTİK MADEN DAVASI GÖRÜLECEK

GİRESUN’DA 31 MART’TA İKİ KRİTİK MADEN DAVASI GÖRÜLECEK Giresun’da doğa, su kaynakları ve yaşam alanlarını ilgilendiren iki ayrı maden davası 31 Mart günü art arda görülecek. Bulancak’taki 4. Grup madencilik projesi ile Tirebolu-Görele hattındaki maden arama girişimi yargıya taşındı. Her iki dosyada da verilen yürütmeyi durdurma kararları, kentte çevresel tahribat tartışmasını yeni bir aşamaya taşıdı. Giresun’da maden faaliyetlerine karşı açılan iki ayrı dava aynı gün Giresun Adliyesi’nde görülecek. Duruşmalar, hem bölge halkının hem de çevre örgütlerinin dikkatini Bulancak, Tirebolu ve Görele hattına çevirdi. Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim bölgeleri ve doğal yaşam üzerindeki riskler, iki dosyanın da merkezinde yer alıyor. İKİ DAVA, İKİ DOSYA Bulancak dosyası: 4. Grup maden projesi yargıda İlk dava, Bulancak ilçesine bağlı Tandır köyü ile Kovanlık beldesi Ahurlu Mahallesi sınırlarında planlanan 4. Grup madencilik faaliyetiyle ilgili açıldı. Davayı Bulancak Piraziz Çevre ve Doğa Derneği açtı. Dosyada, Akan Madencilik’in bölgede yürütmek istediği faaliyetin iptali isteniyor. Bu dosyanın ilk duruşması 31 Mart günü saat 10.00’da Giresun Adliyesi’nde yapılacak. Mahkemenin duruşma öncesinde yürütmeyi durdurma kararı vermesi, davanın ağırlığını artırdı. Dava dosyasında, planlanan madencilik faaliyetinin su kaynakları, tarım arazileri ve yerleşim alanları üzerinde ciddi risk oluşturduğu vurgulanıyor. Bölgedeki çevresel dengenin bozulacağı, yaşam alanlarının zarar göreceği ve doğa tahribatının büyüyeceği belirtiliyor. Tirebolu-Görele dosyası: maden arama projesine karşı iptal davası Aynı gün görülecek ikinci dava ise Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği tarafından açıldı. Bu dosya, Görele ilçesi Karlıbel mevkii ile Tirebolu ilçesi Sekü mevkiinde planlanan maden arama projesini kapsıyor. Bu davanın duruşması da 31 Mart günü saat 10.15’te Giresun Adliyesi’nde görülecek. Bu dosyada da yürütmeyi durdurma kararı verildi. Dava içeriğinde, maden arama faaliyetinin bölgenin doğal yapısına, su havzalarına ve yaşam alanlarına geri dönüşü olmayan zararlar verebileceği belirtiliyor. Dernek, projeye karşı çıkarken bölgedeki ekolojik dengenin bozulacağına ve vahşi madencilik anlayışının yeni bir tahribat yaratacağına dikkat çekiyor. ORTAK BAŞLIK: SU, TARIM VE YAŞAM ALANLARI İki dava farklı bölgeleri kapsasa da itiraz başlıkları aynı noktada birleşiyor. Her iki dosyada da su kaynaklarının kirlenmesi, tarım alanlarının zarar görmesi, doğal yapının bozulması ve yerleşim alanlarının baskı altına girmesi temel risk alanları olarak öne çıkıyor. 31 Mart’ta görülecek bu iki dava, yalnızca iki ayrı proje dosyası olarak değil, Giresun’da doğa ile madencilik arasındaki gerilimin yargıdaki en önemli başlıklarından biri olarak görülüyor. ORTAK RİSK BAŞLIKLARI Bulancak ile Tirebolu-Görele davalarında su kaynakları, tarım alanları, orman varlığı ve yaşam alanları üzerindeki tehdit öne çıkıyor. İtirazlar; sondaj, yol açımı ve kazı çalışmalarının su düzenini bozacağı, erozyonu artıracağı, toz, gürültü ve titreşimle bölge yaşamını olumsuz etkileyeceği noktasında birleşiyor. DERELİ DOSYASI NEDEN AYRI DEĞERLENDİRİLİYOR? Dereli dosyası, çinko-bakır projesi olması nedeniyle teknik olarak ayrı duruyor. Bu sahada yalnız genel çevre riski değil, madenin niteliğine bağlı özel teknik başlıklar da tartışılıyor. Bu yüzden Dereli’deki dosya, Bulancak ile Tirebolu-Görele’deki ortak risklerden ayrı bir başlık olarak ele alınıyor.

CHP HEYETİNDEN GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ’NE ZİYARET Haber

CHP HEYETİNDEN GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ’NE ZİYARET

CHP HEYETİNDEN GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ’NE ZİYARET Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, beraberinde İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu ile yönetim kurulu üyeleri Mustafa Cem Akar, Hava Ceylan, Ömür Yüksel, Şakir Usta, Tamer Şahin, Gürol Gökalp ve Savaş Kadıoğlu ile birlikte Giresun Gazeteciler Derneği’ni ziyaret etti. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen ziyarette, Dernek Başkanı Bekir Bayram ile dernek yöneticileri Namık Baltaoğlu, Kamil İşcan ve basın mensuplarıyla bir araya gelen CHP heyeti, gazetecilerin özel gününü kutlayarak başarı dileklerini iletti. “Basın özgürlüğü ciddi baskı altında” Ziyarette konuşan Dernek Başkanı Bekir Bayram, Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesinin uluslararası ölçekte oldukça kötü bir noktada olduğunu belirterek, gazetecilerin ciddi baskılar altında görev yaptığını ifade etti. Yerel basının da ekonomik ve yapısal sorunlarla mücadele ettiğine dikkat çeken Bayram, resmi ilan gelirlerinin yetersizliği nedeniyle Giresun’un ilçelerinde yayın yapan 11 nitelikli gazeteden 7’sinin resmi ilan alma hakkını kaybettiğini söyledi. “Basının sorunlarını yakından takip ediyoruz” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ise Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem ulusal hem de yerel basının yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini vurguladı. Şenyürek, iktidar olmaları halinde medyanın ve gazetecilerin özgürce yayın yapabilmesi için gerekli tüm yasal ve yapısal düzenlemelerin hayata geçirileceğini ifade etti. Vahşi madencilik vurgusu Ziyarette bir soru üzerine bölgedeki vahşi madencilik faaliyetlerine de değinen Şenyürek, Doğankent, Tirebolu ve Dereli başta olmak üzere maden şirketlerinin bölgenin doğal yapısını tehdit ettiğini söyledi. Parti teşkilatları olarak halkın protesto eylemlerine destek verdiklerini belirten Şenyürek, “Ancak halkımızdan, Artvin’de olduğu gibi çok daha güçlü ve kararlı bir mücadele bekliyoruz” dedi. Şenyürek, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in vahşi madencilik konusunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sık sık gündeme taşıdığını hatırlatarak, “Bölgemizde yaşanan doğa katliamına siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve halk olarak topyekûn karşı çıkmalıyız” ifadelerini kullandı.

VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ MESAJ: “TOPRAK BİZİM, YAŞAM BİZİM” Haber

VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ MESAJ: “TOPRAK BİZİM, YAŞAM BİZİM”

Bulancak’ta Vahşi Madenciliğe Karşı Geniş Katılımlı Miting: “Toprak Bizim, Yaşam Bizim” Bulancak’ta, vahşi madencilik faaliyetlerine karşı toplumsal itiraz güçlü bir mitingle dile getirildi. Giresun–Bulancak–Piraziz Çevre ve Doğa Derneği öncülüğünde 20 Aralık 2025 Cumartesi günü Bulancak Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen miting, “Toprak Bizim, Yaşam Bizim” başlığıyla gerçekleştirildi. Giresun ve Ordu’nun farklı ilçe ve beldelerinden yüzlerce yurttaşın katıldığı etkinlikte, doğa ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik ortak irade vurgulandı. Mitinge; CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Emek Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Yeşil Sol Parti ve SYKP’nin yanı sıra KESK, Giresun Barosu, Belediye-İş Sendikası, Atatürkçü Düşünce Derneği, NE-DER, Türkiye Ormancılar Derneği, Birleşik Emekliler Sendikası, Emekliler Dayanışma Sendikası, Bulancak Sanat Tiyatrosu ve çok sayıda sivil toplum örgütü destek verdi. Geniş katılım, çevre mücadelesinin parti ve kurum sınırlarını aşan toplumsal bir talep olduğunu ortaya koydu. Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinge; Gökhan Şenyürek, Bülent Akpınar, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, Çanakçı Belediye Başkanı Tuncay Kasım, Soğukpınar Belediye Başkanı Mustafa Eyice ile siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Yapılan konuşmalarda, “arama” adı altında yürütülen faaliyetlerin fiilen doğayı tahrip ettiği; ÇED süreçlerinin şirketler lehine hızlandırılmasının kamu yararı ilkesini zedelediği dile getirildi. Giresun topraklarının önemli bir bölümünün maden arama ruhsat sahası ilan edilmesinin, tarım alanları, içme suyu kaynakları ve doğal yaşam üzerinde ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi. Özellikle Bulancak’ın birçok köyünü doğrudan etkilemesi beklenen maden çalışmalarına ilişkin kaygılar paylaşılırken, köylülerin rızası alınmadan yürütülen süreçlerin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Konuşmalarda fındık başta olmak üzere tarımsal üretimin, su havzalarının ve bölgenin ekosisteminin geri dönülmez zarar riskiyle karşı karşıya olduğunun altı çizildi. “Toprakların, derelerin ve yaşam alanlarının şirketlerin değil halkın olduğu” vurgusu öne çıkarken, çevre mücadelesinin yalnızca yerel değil, tüm toplumun ortak meselesi olduğu ifade edildi. Miting, “Toprak bizim, yaşam bizim” sloganları ve doğaya sahip çıkma çağrıları eşliğinde sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.