Hava Durumu

#Uzmanlar

giresunsonhaber - Uzmanlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uzmanlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VEREM HÂLÂ ARAMIZDA: ERKEN TANI VE DÜZENLİ TEDAVİ HAYAT KURTARIYOR Haber

VEREM HÂLÂ ARAMIZDA: ERKEN TANI VE DÜZENLİ TEDAVİ HAYAT KURTARIYOR

VEREM HÂLÂ ARAMIZDA: ERKEN TANI VE DÜZENLİ TEDAVİ HAYAT KURTARIYOR Her yıl ocak ayının ilk pazar gününü izleyen hafta boyunca düzenlenen Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası, tüberkülozun hâlâ önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye’de 1947 yılından bu yana sürdürülen bu farkındalık çalışmaları, hastalığın erken tanısı ve tedaviye uyumun hayati önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Verem Nedir, Nasıl Bulaşır? Verem, Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalık. En sık akciğerleri tutmakla birlikte, saç ve tırnak hariç vücudun hemen her organını etkileyebiliyor. Hastalık; tedavi almamış ya da düzensiz tedavi gören hastaların öksürük ve hapşırıklarıyla havaya yayılan mikropların solunması yoluyla bulaşıyor. Uzun süre kapalı ortamlarda bulunmak, havalandırmanın yetersiz olması ve yakın temas bulaş riskini artırıyor. Belirtiler Hafife Alınmamalı İki-üç haftadan uzun süren öksürük, balgam, kilo kaybı, gece terlemesi, ateş ve halsizlik veremin en sık görülen belirtileri arasında yer alıyor. Bazı hastalarda ise özellikle ileri yaşta ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde belirtiler silik seyredebildiği için tanı gecikebiliyor. Uzmanlar, uzun süren öksürükte mutlaka verem ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Tedavisi Var ve Ücretsiz Verem tedavisi, Sağlık Bakanlığı rehberlerine göre standart ilaçlarla en az 6 ay sürüyor. Tedavide kullanılan tüm ilaçlar ücretsiz olarak temin ediliyor. İlaçların düzenli ve kesintisiz kullanılması tedavinin başarısında belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle “doğrudan gözetimli tedavi” uygulamasıyla hastaların ilaçlarını düzenli alması sağlanıyor. Türkiye’de Verem Azalıyor Ama Bitmedi Son yıllarda Türkiye’de verem görülme sıklığında belirgin bir düşüş yaşandı. 2024 yılında ülkede 9.027 tüberküloz vakası kayıtlara geçti. Vakaların yaklaşık üçte ikisi akciğer tüberkülozu, üçte biri ise akciğer dışı organ tutulumlarından oluştu. Uzmanlar bu düşüşte etkin tanı, ücretsiz tedavi ve güçlü izlem sistemlerinin etkili olduğunu belirtiyor. Aşı ve Temaslı Takibi Hayat Kurtarıyor Veremden korunmada BCG aşısı, özellikle bebek ve çocuklarda ağır seyirli hastalıkları önlemede büyük önem taşıyor. Ayrıca verem hastalarıyla temas eden kişilerin ücretsiz muayene edilmesi ve gerekirse koruyucu tedaviye alınması, hastalığın yayılımını engelleyen en etkili yöntemler arasında bulunuyor. Küresel Ölçekte de Önemini Koruyor Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tüberküloz, dünya genelinde tek bir bulaşıcı etkenin neden olduğu ölümler arasında hâlâ ilk sıralarda yer alıyor. Ancak etkin tanı ve tedavi programları sayesinde son 20 yılda milyonlarca hayat kurtarıldı. Uzmanlar uyarıyor: Verem, erken tanı ve düzenli tedaviyle tamamen iyileşebilen bir hastalık. Uzun süren öksürük ve benzeri şikâyetlerde sağlık kuruluşlarına başvurmak, hem bireyin hem de toplumun sağlığını korumanın en önemli adımı.

FINDIKTA BÜYÜK ÇÖKÜŞ! Haber

FINDIKTA BÜYÜK ÇÖKÜŞ!

FINDIKTA BÜYÜK ÇÖKÜŞ! FİSKOBİRLİK 285 TL’ye Çekti, Piyasa 270 TL’ye İndi, TMO 200 TL’de Kaldı** Üretici üç farklı fiyat arasında sıkıştı: Uzmanlar TMO’nun düşük alım fiyatının piyasada taban referansı oluşturduğunu, serbest piyasanın ise buna paralel hareket ettiğini belirtiyor. Fındıkta yapısal reform çağrısı büyüyor. Fındıkta Sert Düşüş: FİSKOBİRLİK 285 TL’ye Çekti, Serbest Piyasa 270 TL’ye Geriledi, TMO 200 TL’de Kaldı Karadeniz Bölgesi’nde fındık fiyatlarında hızlı gerileme yaşanıyor. FİSKOBİRLİK’in bugün 50 randıman tombul fındık için alım fiyatını 285 TL/kg olarak açıklamasının ardından, serbest piyasada fiyatlar 270 TL/kg seviyesine kadar düştü. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) ise hâlâ 200 TL/kg fiyatla alım yapması, üretici kesiminde tepkilere yol açtı. TMO’nun Fiyat Politikası Tepki Çekiyor Sezon başından bu yana 200 TL/kg seviyesinde kalan TMO alım fiyatı, sektör çevrelerinde “piyasaya taban referansı” oluşturduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Tarım ekonomistleri, mevcut maliyetler dikkate alındığında bu fiyat seviyesinin üretici açısından sürdürülebilir olmadığı görüşünde birleşiyor. Üretici temsilcileri, TMO’nun düşük fiyat uygulamasının özel sektör alıcılarını da yukarı yönlü fiyat revizyonundan uzak tuttuğunu vurgulayarak, “Piyasa psikolojisi bu seviyede baskılanıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Serbest Piyasada Gerileme Devam Ediyor Bölgedeki birçok ilde serbest piyasa fiyatlarının 270 TL/kg düzeyine gerilemesi, sezonun başındaki yükseliş beklentilerini gölgede bıraktı. Sektör aktörleri, düşüşün temel nedeninin TMO fiyatının yukarı yönlü güncellenmemesi ve büyük alıcıların fiyat artırma konusunda çekimser kalması olduğunu ifade ediyor. Rekolte Tartışmaları Yeniden Gündemde Bazı piyasa yorumcularının 2026 sezonu için yüksek rekolte tahminlerini gündeme taşıması, üretici çevrelerinde tepkiye neden oldu. Uzmanlar, henüz sağlıklı tahmin yapılabilecek bir dönem olmadığına dikkat çekerek, spekülatif açıklamaların fiyat oluşumunu olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Spot Borsa Tartışması Yeniden Canlandı Ziraat Odaları ile FİSKOBİRLİK arasında yıllardır süren görüş ayrılıkları bu sezon da devam ediyor. Ziraat Odası fındık sorununu sadece Fiskobirlik özelinde yaptığı eleştirilerle yaparken, fındıkta uzun zamandır gündemde olan spot borsa sisteminin hayata geçirilememiş olması, fiyat şeffaflığını sınırlıyor ve piyasa oluşumunun sınırlı sayıda alıcının elinde şekillenmesine yol açıyor. Uzmanlar, spot borsanın kurulması hâlinde mevcut fiyat dalgalanmalarının büyük ölçüde önüne geçilebileceğini belirtiyor. Üreticinin Geliri Baskı Altında Piyasada üç farklı fiyat aralığının aynı anda görülmesi, üretici gelirlerini baskılayan bir tablo oluşturuyor: FİSKOBİRLİK: 285 TL/kg Serbest Piyasa: 270 TL/kg TMO: 200 TL/kg Sektör temsilcileri, bu fiyatların üreticiyi güç duruma soktuğunu, alıcı tarafının ise avantajlı konumda olduğunu dile getiriyor. Tarım ekonomistleri ve üretici örgütleri, fındık piyasasında fiyat istikrarının sağlanması için yapısal politikaların devreye alınması gerektiğini belirtiyor. Uzmanların öne çıkan önerileri arasında; güncel maliyet analizlerine dayalı taban fiyat belirleme, spot borsa kurulması, piyasa gözetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.