Hava Durumu

#Uygulamalı Eğitim

giresunsonhaber - Uygulamalı Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uygulamalı Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ:  Haber

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ: 

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ: Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ile Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü, kentte mesleki eğitimin geliştirilmesi ve meslek liseleri ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla protokol imzaladı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası hizmet binasında düzenlenen imza törenine Giresun İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, Giresun’daki meslek liselerinin müdürleri, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu ve oda yönetim kurulu üyeleri katıldı. MESLEK LİSELERİ İÇİN YENİ İŞ BİRLİĞİ Törende, Giresun’da eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüren meslek liselerinin mevcut durumu ele alındı. Öğrencilerin mesleki gelişimlerini destekleyecek projeler, iş dünyasıyla kurulacak temaslar, uygulamalı eğitim olanakları ve ortak etkinlikler konusunda değerlendirmeler yapıldı. Protokolün, meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin iş dünyasıyla daha yakın temas kurmasını, uygulamalı eğitim imkanlarının geliştirilmesini ve okul-işletme iş birliğinin daha düzenli hale getirilmesini hedeflediği belirtildi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, mesleki eğitimin iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Çakırmelikoğlu, gençlerin kariyer hedeflerine katkı sağlayacak projelerde İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirterek, “Gençlerimizin hedeflerine katkı sağlayacak projelerde birlikte yol yürümekten mutluluk duyarız. Mesleki eğitim, günümüzde iş dünyası için elzem bir konumdadır” dedi. UYGULAMA TAKVİMİ VE KAPSAM NETLEŞMELİ İmzalanan protokol kapsamında meslek liseleri öğrencilerinin iş dünyasıyla daha yakın temas kurması, uygulamalı eğitim imkanlarının artırılması ve çeşitli ortak faaliyetlerin hayata geçirilmesi planlanıyor. Ancak protokolün sahadaki karşılığını belirleyecek asıl başlıklar henüz kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanmadı. Protokolün hangi meslek liselerini ve hangi bölümleri kapsayacağı, programa kaç öğrencinin dahil edileceği, öğrencilerin işletmelerde haftanın hangi günleri bulunacağı, SGK bildirimlerinin okul tarafından mı yoksa işletme tarafından mı yapılacağı netlik kazanmalı. Öğrencilerin sosyal güvenlik kayıtlarının emeklilik başlangıcı sayılıp sayılmayacağı ya da yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı kapsamıyla mı sınırlı olacağı da aileler açısından açık biçimde duyurulması gereken konular arasında yer alıyor. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin kim tarafından verileceği, işletmelerin hangi kriterlere göre seçileceği, denetimin hangi kurumlar tarafından yürütüleceği, öğrencilere ücret, yol veya yemek desteği sağlanıp sağlanmayacağı da protokolün güvenilir ve sürdürülebilir biçimde uygulanması açısından yanıt bekleyen başlıklar arasında bulunuyor. MEVZUAT AÇISINDAN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BAŞLIKLAR Giresun’da meslek liseleri ile iş dünyası arasında kurulacak iş birliğinin sağlıklı yürütülebilmesi için protokolün yalnızca eğitim hedefleriyle sınırlı kalmaması gerekiyor. Öğrencilerin sosyal güvenlik, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma düzeni, denetim ve hukuki sorumluluk bakımından açık hükümlerle korunması gerekiyor. Bu kapsamda uygulamada dikkat edilmesi gereken başlıklar şöyle sıralanıyor: Öğrencilerin statüsü açık yazılmalı: Programa katılacak öğrencilerin “stajyer”, “işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenci”, “çırak” veya “aday çırak” statülerinden hangisi kapsamında değerlendirileceği netleştirilmeli. Öğrencinin statüsü belirsiz bırakılırsa SGK, ücret, sorumluluk, denetim ve iş kazası süreçlerinde sorun yaşanabilir. SGK bildirimleri belirsiz bırakılmamalı: Öğrencilerin sosyal güvenlik kayıtlarının kim tarafından yapılacağı, prim bildirimlerinin hangi kurum üzerinden yürütüleceği ve hangi sigorta kollarının uygulanacağı protokolde açıkça gösterilmeli. Okul, işletme ve ilgili kurumlar arasında sorumluluk paylaşımı yazılı hale getirilmeli. Emeklilik başlangıcı konusu doğru anlatılmalı: Mesleki eğitim veya staj kapsamında yapılan sigorta kayıtlarının emeklilik başlangıcı sayılıp sayılmadığı öğrenciler ve aileleri açısından en kritik başlıklardan biri. Bu konuda yanlış beklenti oluşturulmamalı; öğrencilerin hangi sigorta kolları kapsamında güvenceye alındığı açık biçimde duyurulmalı. İş sağlığı ve güvenliği eğitimi zorunlu başlık olmalı: Öğrenciler işletmeye başlamadan önce işyerinin riskleri, kullanılacak ekipmanlar, acil durum kuralları, kişisel koruyucu donanım, iş kazası bildirimi ve güvenli çalışma yöntemleri konusunda eğitim almalı. Eğitim yalnızca imza formuyla sınırlı kalmamalı; öğrencinin fiilen bilgilendirildiği ve uygulamayı anladığı takip edilmeli. İşletmelerin uygunluğu önceden denetlenmeli: Öğrencilerin yönlendirileceği işletmeler yalnızca sektör ihtiyacına göre seçilmemeli. İşletmenin iş güvenliği altyapısı, çalışma ortamı, risk sınıfı, ekipman güvenliği, öğrenciye rehberlik edecek personel durumu ve eğitim verebilecek kapasitesi önceden incelenmeli. Çalışma günleri ve saatleri eğitim takvimine uygun belirlenmeli: Öğrencilerin hangi dönemlerde, haftanın hangi günlerinde ve kaç saat işletmede bulunacağı açık takvime bağlanmalı. İşletmelerde geçirilen süre, öğrencinin örgün eğitimini aksatmamalı; çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimini olumsuz etkilememeli. Çocuk ve genç işçi hükümleri dikkate alınmalı: Öğrencilerin yaş durumu, çalıştırılabilecekleri işler, çalışma süreleri, ara dinlenmeleri ve yasaklı işler bakımından çocuk ve genç işçilerin korunmasına ilişkin hükümler dikkate alınmalı. Mesleki eğitim adı altında öğrencilerin üretim baskısı altına alınması, eğitim dışı işlerde çalıştırılması veya ucuz iş gücü gibi görülmesi kabul edilemez. Eğitim takibi kayıt altına alınmalı: Öğrencinin işletmede hangi işi öğrendiği, hangi eğitimleri aldığı, hangi becerileri kazandığı ve hangi günlerde işletmede bulunduğu düzenli formlarla takip edilmeli. Okul, işletme ve oda arasında yalnızca protokol değil, izleme ve raporlama sistemi de kurulmalı. Koordinatör öğretmen takibi güçlendirilmeli: Meslek lisesi öğrencilerinin işletmelerde geçirdiği süre, okuldan kopuk bir uygulama gibi yürütülmemeli. Koordinatör öğretmenlerin düzenli kontrol yapması, öğrencinin eğitim sürecini izlemesi, işletmedeki görevlerin müfredatla uyumlu olup olmadığını değerlendirmesi gerekiyor. İş kazası ve meslek hastalığı süreçleri netleştirilmeli: Öğrencinin işletmede bulunduğu sırada yaşayabileceği iş kazası veya meslek hastalığı şüphesinde bildirim, sağlık hizmetine erişim, tutanak, veli bilgilendirmesi, okulun sorumluluğu ve işletmenin yükümlülüğü önceden belirlenmeli. İş Kanunu ve çalışma ilişkileri yönünden sınırlar korunmalı: Öğrencilerin işletmedeki varlığı eğitim amacı taşımalı. Öğrenci, işyerinin normal personel açığını kapatan, sürekli üretim yükü verilen veya denetimsiz çalıştırılan kişi konumuna düşürülmemeli. Eğitim ile fiili çalışma arasındaki sınır açık biçimde korunmalı. Borçlar Kanunu bakımından gözetme borcu unutulmamalı: İşverenin işyerinde kişiliği, sağlığı ve güvenliği koruma yükümlülüğü, mesleki eğitim gören öğrenciler açısından da önem taşıyor. Öğrenciler güvenli, saygılı, denetlenebilir ve koruyucu bir işyeri ortamında bulunmalı; psikolojik baskı, kötü muamele, ayrımcılık, taciz ve benzeri risklere karşı açık koruma mekanizması kurulmalı. Ücret, yemek, yol ve sosyal destekler açıklanmalı: Öğrencilere ödeme yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa bunun hangi mevzuat kapsamında hesaplanacağı, yemek ve ulaşım desteğinin sağlanıp sağlanmayacağı, devamsızlık ve izin süreçlerinin nasıl işleyeceği önceden duyurulmalı. Veliler bilgilendirilmeli ve yazılı süreçler tamamlanmalı: Öğrencilerin hangi işletmede, hangi saatlerde, hangi işlerde ve hangi güvenlik koşulları altında eğitim alacağı velilere açık biçimde bildirilmeli. Özellikle yaşı küçük öğrencilerde veli bilgilendirmesi, onay ve takip süreçleri eksiksiz yürütülmeli. Denetim mekanizması kurulmalı: İl Milli Eğitim Müdürlüğü, okul yönetimleri, koordinatör öğretmenler, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ve ilgili işletmeler arasında düzenli denetim sistemi oluşturulmalı. Denetim yalnızca imza ve yoklama kontrolüyle sınırlı kalmamalı; öğrencinin gerçekten mesleki eğitim alıp almadığı, güvenli ortamda bulunup bulunmadığı ve işletmenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği sahada izlenmeli. Şikayet ve bildirim kanalı oluşturulmalı: Öğrenciler, veliler ve öğretmenler için ulaşılabilir bir başvuru ve bildirim mekanizması kurulmalı. Öğrencinin işyerinde güvenlik riski, eğitim dışı çalıştırılma, kötü muamele veya hak kaybı yaşaması halinde kime, nasıl ve hangi sürede başvuracağı önceden belirlenmeli. Protokol kamuoyuna açık ve ölçülebilir hale getirilmeli: Kaç öğrencinin programa alınacağı, hangi sektörlerin dahil edileceği, hangi meslek liselerinin kapsama gireceği, uygulamanın hangi tarihte başlayacağı, başarı ölçütünün ne olacağı ve yıl sonunda nasıl raporlanacağı açıklanmalı. Mesleki eğitim protokolü, yalnızca iyi niyet beyanı değil; öğrencinin hakkını, güvenliğini ve mesleki kazanımını koruyan somut bir uygulama planı olarak yürütülmeli. Giresun’da imzalanan protokol, mesleki eğitimin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor Meslek liseleri ile iş dünyası arasında kurulacak bağ, öğrenciyi üretim baskısına değil, güvenli ve nitelikli mesleki gelişime taşımalı. SGK kayıtları, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, çalışma takvimi, işletme denetimleri, veli bilgilendirmesi ve eğitim takibi açık biçimde planlandığında protokol, Giresun’da mesleki eğitim için güçlü ve örnek bir modele dönüşebilir.

BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİM ŞENLİĞİ GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİNİ ÖNE ÇIKARDI Haber

BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİM ŞENLİĞİ GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİNİ ÖNE ÇIKARDI

BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİM ŞENLİĞİ GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİNİ ÖNE ÇIKARDI Millî Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda yürütülen “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik” programı Bulancak’ta öğrencilerin üretim, teknoloji, mesleki beceri, el emeği ve kültürel çalışmalarını sergilediği geniş katılımlı bir etkinlikle gerçekleştirildi. Bulancak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi BATEM Salonu’ndaki programa ilçe protokolü, eğitim yöneticileri ve siyasi parti temsilcileri katıldı. GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİ SERGİLENDİ Bulancak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi BATEM Salonu, “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik” programı kapsamında Mesleki Eğitim Şenliği’ne ev sahipliği yaptı. Programda öğrenciler; teknoloji, mesleki eğitim, el becerileri, kültürel çalışmalar ve farklı alanlardaki projelerini ziyaretçilere tanıttı. Öğrencilerin yıl boyunca öğretmenleri rehberliğinde hazırladığı çalışmalar, katılımcılardan beğeni topladı. PROTOKOL VE TEMSİLCİLER STANTLARI GEZDİ Programa Bulancak Kaymakamı Ömer Faruk Tuncer ve eşi Çiğdem Tuncer, Bulancak Belediye Başkan Yardımcısı Merve Yılmaz Göksu, Giresun İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Evren Özdemir, İlçe Millî Eğitim Müdürü Şenel Bulut, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz ve İl Kadın Kolları Başkanı Fatmanur Çakır Öztürk katıldı. Katılımcılar, öğrencilerin hazırladığı stantları gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin üretim süreçleri, projeleri ve uygulamalı mesleki eğitim kapsamında ortaya koyduğu ürünler ilgiyle incelendi. MESLEKİ EĞİTİM ÜRETİMLE BULUŞTU Etkinlik, mesleki ve teknik eğitimin yalnızca sınıf ve atölye ortamında kalmadığını; üretim, tasarım, uygulama, sosyal sorumluluk ve toplumsal katkı alanlarıyla doğrudan buluştuğunu gösterdi. Öğrenciler, stantlarda ürünlerini sergilemenin yanı sıra çalışma süreçlerini, proje fikirlerini ve mesleki kazanımlarını da anlattı. Program, gençlerin iletişim, sunum, ekip çalışması ve problem çözme becerilerini de görünür kıldı. BAKANLIK PROGRAMI MESLEKİ EĞİTİMİN TOPLUMLA BAĞINI GÜÇLENDİRİYOR Millî Eğitim Bakanlığı, “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik” etkinliklerini Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin erdem-değer-eylem yaklaşımı doğrultusunda yürütüyor. Program, mesleki ve teknik eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin üretim süreçlerine katılmasını, yeteneklerini keşfetmesini ve becerilerini toplumla paylaşmasını amaçlıyor. “Herkesin Bir Mesleği Olmalı” anlayışıyla yürütülen çalışmalar; üretim, bakım, onarım, tasarım, hizmet, sosyal sorumluluk ve kültürel faaliyetler üzerinden öğrencilerin mesleki gelişimini destekliyor. BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİME GÜÇLÜ VURGU Bulancak’ta düzenlenen program, ilçedeki mesleki ve teknik eğitimin üretime dönük yönünü öne çıkardı. Öğrencilerin farklı alanlarda hazırladığı projeler, meslek liselerinin nitelikli insan kaynağı yetiştirme, üretim kültürünü geliştirme ve yerel kalkınmaya katkı sağlama potansiyelini ortaya koydu. Programda öğretmenlerin rehberliği, öğrencilerin emeği ve okulun uygulamalı eğitim altyapısı dikkat çekti. Gençlerin azmi, üretkenliği ve mesleki başarıları etkinliğin ana odağını oluşturdu.

SİGORTACILIK ÖĞRENCİSİ DERSLİKTE SEKTÖRLE BULUŞTU Haber

SİGORTACILIK ÖĞRENCİSİ DERSLİKTE SEKTÖRLE BULUŞTU

ÜNİVERSİTE-SAHA HATTI GÜÇLENİYOR: SİGORTACILIK ÖĞRENCİSİ DERSLİKTE SEKTÖRLE BULUŞTU Giresun Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Banka ve Sigortacılık Programı öğrencileri, Hasar ve Reasürans dersinde eksper ve bilirkişi Alaattin Kısa’yı dinledi. Ders, yalnızca bir konuk buluşması olarak kalmadı; bilimsel literatürün de işaret ettiği biçimde, öğrencilerin mesleki farkındalığını, kariyer yönelimini ve istihdam hazırlığını güçlendiren uygulamalı eğitim örneğine dönüştü. Giresun Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Banka ve Sigortacılık Programı’nda verilen Hasar ve Reasürans dersine konuk olan eksper ve mahkeme bilirkişisi Alaattin Kısa, öğrencilerle sektörün sahadaki gerçeklerini paylaştı. Motorlu taşıtlar ve kara araçları alanında eksperlik yapan, aynı zamanda mahkeme ve tahkim süreçlerinde bilirkişi olarak görev alan Kısa, eksperlik mesleğinin çalışma alanlarını, sorumluluklarını ve sigorta sistemindeki kritik rolünü derste ayrıntılı biçimde anlattı. Ders boyunca öğrencilerin karşısına yalnızca meslek tanımı değil, doğrudan iş hayatının pratiği çıktı. Kısa, özellikle mesleğe girişte deneyimin belirleyici olduğunu vurgulayarak, öğrencilerin eksper asistanlığı ve raportörlük gibi alanlarda erken dönemde saha tecrübesi edinmesinin önemine dikkat çekti. Bu vurgu, mesleki eğitimde okul ile iş dünyası arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini savunan araştırmalarla da örtüşüyor. OECD, iş temelli ve uygulama ağırlıklı öğrenmenin öğrencilerle potansiyel işverenler arasında doğrudan köprü kurduğunu; okuldan işe geçiş sürecini kolaylaştırdığını belirtiyor. Bilimsel çalışmalar, bu tür ders içi sektör buluşmalarının öğrenci üzerinde üç temel etkisi bulunduğunu gösteriyor. İlk olarak, teorik bilgi soyut olmaktan çıkıyor; öğrenci mesleğin günlük işleyişini, vaka mantığını ve karar süreçlerini somut örneklerle kavrıyor. İkinci olarak, kariyer beklentisi netleşiyor; öğrenci mezuniyet sonrası hangi unvanlarla, hangi basamaklardan ilerleyebileceğini daha açık görüyor. Üçüncü olarak da mesleki özgüven artıyor; öğrenci sınıfta öğrendiği bilginin gerçek piyasada nerede karşılık bulduğunu görerek kendi yol haritasını daha erken oluşturuyor. Konuk konuşmacıların ve sektör odaklı uygulamalı öğrenmenin, öğrencilerin istihdam becerileri algısını ve aktif öğrenme düzeyini artırdığına ilişkin akademik bulgular bu tabloyu destekliyor. Meslek yüksekokulları açısından bakıldığında tablo daha da kritik hale geliyor. Türkiye’de YÖK ve TOBB arasında geliştirilen yeni iş birliği modelinde de temel hedef, MYO öğrencisini doğrudan sektörle buluşturmak, uygulamalı eğitimi artırmak ve mezuniyet sonrası istihdam kanallarını genişletmek olarak tanımlanıyor. YÖK’ün 2025 ve 2026’daki açıklamaları, mesleki yükseköğretimde niteliğin artık istihdam ve uygulama ekseninde yeniden kurulduğunu ortaya koyuyor. Aynı çerçevede, organize sanayi bölgelerindeki MYO mezunlarının yüksek istihdam oranları da okul-sektör temasının yalnızca pedagojik değil, ekonomik sonuç üreten bir model olduğunu gösteriyor. Bu nedenle Giresun Üniversitesi’nde gerçekleştirilen buluşma, tek günlük bir ders etkinliğinin ötesinde okunmalı. Çünkü sigortacılık gibi mevzuat, teknik değerlendirme, hasar yönetimi ve hukuki süreçlerin iç içe geçtiği alanlarda öğrencinin yalnızca kitap bilgisiyle yetinmesi, mezuniyet sonrasında ciddi uyum sorunları doğurabiliyor. Sektörden gelen bir uzmanın doğrudan sınıfa girmesi ise öğrenciyi daha okul sırasındayken gerçek dosya mantığı, uzmanlık alanları, mesleki etik ve kariyer geçişleriyle tanıştırıyor. Bu da eğitim ile piyasa arasındaki boşluğu daraltıyor. Bu sonuç, mevcut kaynakların ortak okumasına dayanan analitik bir çıkarımdır. Hasar ve Reasürans dersinin hocası Öğr. Gör. Kamil Patan’ın, teorik bilginin sektör deneyimiyle pekiştirilmesi gerektiğine yönelik değerlendirmesi de literatürle aynı hatta duruyor. Uzmanlar, geleceğin iş dünyasında yalnızca diploma değil; problem çözme, analitik düşünme, uyum kapasitesi ve sahaya dönük mesleki çeviklik gibi becerilerin öne çıkacağını vurguluyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 raporu da iş gücü piyasasında beceri dönüşümünün hızlandığını, bu nedenle öğrencilerin gerçek sektör temasına daha erken ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Dersin soru-cevap bölümüyle sürmesi ve öğrencilerin eksperlik mesleği ile sigorta sektöründeki kariyer imkânlarına ilişkin sorular yöneltmesi de bu açıdan dikkat çekici bulundu. Çünkü bilimsel araştırmalar, öğrencinin yalnızca dinleyici değil, etkileşimli katılımcı olduğu uygulamaların öğrenme kalıcılığını ve mesleki yönelim netliğini artırdığını gösteriyor. Kısacası, bu buluşma öğrencilere sadece bilgi vermedi; mesleğin kapısını, işin ritmini ve sahadaki beklentiyi gösterdi. Üniversite kürsüsünde başlayan bu temasın, doğru kurgulandığında istihdama uzanan somut bir hatta dönüşebileceği değerlendiriliyor

TÜRKİYE GENELİNDE GENÇLERE 36 AY ÜCRETSİZ TEKNOLOJİ EĞİTİMİ FIRSATI Haber

TÜRKİYE GENELİNDE GENÇLERE 36 AY ÜCRETSİZ TEKNOLOJİ EĞİTİMİ FIRSATI

DENEYAP TEKNOLOJİ ATÖLYELERİ 2026 BAŞVURULARI BAŞLADI TÜRKİYE GENELİNDE GENÇLERE 36 AY ÜCRETSİZ TEKNOLOJİ EĞİTİMİ FIRSATI Türkiye genelinde gençlerin teknoloji alanındaki yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri Programı için 2026 yılı başvuruları başladı. Program kapsamında Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösteren Deneyap atölyelerinde öğrencilere uzun süreli ve uygulamalı teknoloji eğitimi verilecek. Tanıtım görselinde yer alan bilgilere göre program kapsamında: 81 ilde faaliyet gösteren Deneyap atölyeleri 132 Deneyap Teknoloji Atölyesi 36 ay süren ücretsiz teknoloji eğitimi imkânı gençlere sunuluyor. Başvurular 4. ve 5. sınıf öğrencileri ile 8., 9. ve lise hazırlık sınıfı öğrencilerine açık olacak. Program için son başvuru tarihi 30 Mart 2026 olarak duyuruldu. Amaç: Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini artırmak Deneyap Teknoloji Atölyeleri; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) iş birliğiyle yürütülen ulusal bir eğitim programıdır. Programın temel amacı, gençlerin erken yaşta teknoloji ile tanışmasını sağlamak ve geleceğin mühendisleri, bilim insanları ve teknoloji girişimcilerini yetiştirmektir. Resmî açıklamalara göre Deneyap atölyelerinde öğrencilere; Tasarım ve üretim Robotik ve kodlama Elektronik programlama Yapay zekâ Nesnelerin interneti Enerji teknolojileri Havacılık ve uzay teknolojileri gibi alanlarda uygulamalı eğitim verilmektedir. 3 aşamalı öğrenci seçimi yapılıyor Deneyap programına katılacak öğrenciler çok aşamalı bir değerlendirme sürecinden geçiyor. Açık kaynaklara göre süreç genel olarak şu aşamalardan oluşuyor: E-yazılı sınav Uygulama sınavı (proje veya tasarım görevi) Eğitim programına kabul Bu aşamaları başarıyla geçen öğrenciler, yaklaşık 3 yıl süren eğitim programına katılma hakkı kazanıyor. Gençler geleceğin teknolojilerine hazırlanıyor Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu kapsamında yürütülen en önemli gençlik ve eğitim projelerinden biri olarak gösteriliyor. Program sayesinde öğrenciler yalnızca teorik bilgi değil, aynı zamanda proje geliştirme, takım çalışması ve inovasyon becerileri kazanıyor. Yetkililer, teknolojiye ilgi duyan öğrencilerin başvurularını kaçırmaması gerektiğini belirterek detaylı bilgi ve başvuru işlemlerinin resmî Deneyap başvuru platformları ve ilgili kurumların duyuruları üzerinden yapılabileceğini ifade ediyor. Kaynaklar T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı – Deneyap Teknoloji Atölyeleri Programı TÜBİTAK – Deneyap Teknoloji Atölyeleri eğitim modeli Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) program duyuruları Deneyap Türkiye resmî tanıtım içerikleri ve başvuru çağrıları

GRÜ, İSTANBUL’DAKİ ÜNİVERSİTE TANITIM FUARINDA ADAY ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU Haber

GRÜ, İSTANBUL’DAKİ ÜNİVERSİTE TANITIM FUARINDA ADAY ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU

GRÜ, İSTANBUL’DAKİ ÜNİVERSİTE TANITIM FUARINDA ADAY ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU Giresun Üniversitesi, yükseköğretim tercih sürecine hazırlanan öğrencilerle buluşmak üzere İstanbul’da düzenlenen önemli bir tanıtım organizasyonuna katıldı. EKET Fuarcılık tarafından 4 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen “2. İstanbul (Anadolu) Üniversite Tanıtım Fuarı”, İstanbul Ataşehir’deki Selectum City Ataşehir Hotel’de yoğun katılımla yapıldı. Yaklaşık 50 devlet ve vakıf üniversitesinin stant açtığı fuarda, üniversite adayları farklı yükseköğretim kurumlarını yakından tanıma fırsatı buldu. Organizasyona 150’nin üzerinde liseden yaklaşık 5 bin öğrenci katılım sağladı. Gün boyu süren etkinlikte öğrenciler; bölümler, eğitim imkanları, kampüs yaşamı ve kariyer olanakları hakkında doğrudan üniversite temsilcilerinden bilgi aldı. Giresun Üniversitesi standında ise Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü ile Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı personeli görev yaptı. Üniversite temsilcileri, aday öğrencilere fakülteler ve bölümler hakkında ayrıntılı bilgi verirken; taban puanlar, burs ve barınma olanakları ile Giresun’da öğrenci yaşamı konularında da kapsamlı bilgilendirme gerçekleştirdi. Özellikle Karadeniz Bölgesi dışında eğitim görmeyi düşünen öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği stantta, Giresun Üniversitesi’nin akademik kadrosu, uygulamalı eğitim imkanları ve sosyal-kültürel yaşam olanakları ön plana çıkarıldı. Üniversite yetkilileri, bu tür fuarların hem aday öğrencilerle birebir iletişim kurma hem de üniversitenin vizyonunu geniş kitlelere tanıtma açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Fuar boyunca öğrencilerle bireysel görüşmeler yapılırken, tanıtım materyalleri dağıtıldı ve tercih sürecine yönelik sorular yanıtlandı. Giresun Üniversitesi, farklı şehirlerde düzenlenen tanıtım organizasyonlarına katılım sağlayarak öğrencilere doğrudan ulaşmayı sürdürmeyi hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.