Hava Durumu

#Ürün Kalitesi

giresunsonhaber - Ürün Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürün Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DÜNYA FINDIK HARİTASI YARIN ŞİLİ’DE MASAYA YATIRILACAK Haber

DÜNYA FINDIK HARİTASI YARIN ŞİLİ’DE MASAYA YATIRILACAK

ŞİLİ FINDIKTA YENİ DÖNEMİN YOL HARİTASINI ÇİZİYOR FINDIKTA KÜRESEL REKABETİN YENİ CEPHESİ ŞİLİ’DE AÇILIYOR 120 BİN TONU AŞAN ŞİLİ, FINDIKTA LİDERLİK STRATEJİSİNİ TARTIŞACAK FINDIĞIN GELECEĞİ YARIN LOS ÁNGELES’TE MASAYA YATIRILACAK DÜNYA FINDIK HARİTASI YARIN ŞİLİ’DE MASAYA YATIRILACAK PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026, ÜRETİMDEN KÜRESEL PAZARA YENİ DÖNEMİN YOL HARİTASINI ÇİZECEK Dünya fındık sektörünün yükselen üretim merkezlerinden Şili, üretim artışının ardından kalite, hastalık yönetimi, mekanizasyon, işleme kapasitesi ve küresel pazar hedeflerine odaklanıyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026, yarın Los Ángeles’te üreticileri, bilim insanlarını, sanayicileri, danışmanları ve teknoloji şirketlerini buluşturacak. Etkinliğin son duyurularında İspanya kökenli TAVAN Latam ile Şilili PROUTDOOR sponsor ağına katılırken, INIA Quilamapu’nun Avrupa fındığında odun hastalıkları üzerine çalışan Meyve Fitopatolojisi Laboratuvarı da kurumsal katılımcı olarak programa dahil edildi. Şili’nin Avrupa fındığındaki hızlı büyümesi, yarın düzenlenecek kapsamlı bir sektör toplantısıyla teknik ve ticari yönleriyle ele alınacak. PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos Perşembe günü saat 09.30–15.00 arasında, Biobío Bölgesi’ndeki Los Ángeles kentinde bulunan Casa Laura’da gerçekleştirilecek. “Fındıkta güçlü ülke Şili: Geleceğe liderlik etmenin teknik ve ticari anahtarları” temasıyla düzenlenecek toplantı; üreticileri, danışmanları, akademisyenleri, şirket yöneticilerini, teknoloji sağlayıcılarını, fidanlıkları ve sektör liderlerini aynı platformda buluşturacak. Etkinliğin gerçekleştirileceği Casa Laura’nın adresi Av. Las Industrias 504, Los Ángeles, Şili olarak açıklandı. Katılım ve bilet işlemleri Welcu’daki resmî etkinlik sayfası üzerinden yürütülüyor. BİR SEMİNERDEN DAHA FAZLASI: SEKTÖRÜN ORTAK SORUNLARI TARTIŞILACAK PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın temel amacı yalnızca yeni teknik bilgilerin aktarılması değil. Organizasyon, Şili fındık sektörünün büyürken karşılaştığı üretim, kalite, hastalık, iklim, işleme ve pazarlama sorunlarını doğrudan sektör temsilcileriyle tartışmayı hedefliyor. Ana sunumların ardından düzenlenecek Mesa Técnica Colaborativa–İşbirlikçi Teknik Masa, üreticilerin sahadaki deneyimlerini uzman ve şirket temsilcilerine doğrudan aktarabilecekleri açık bir tartışma alanı oluşturacak. Üreticiler; bahçe kuruluşu, çeşit seçimi, budama, bitki besleme, sulama, hastalıklarla mücadele, hasat zamanı, işçilik, mekanizasyon, depolama ve ürün kalitesi gibi konularda karşılaştıkları sorunları paylaşacak. Uzmanlar ve sektör danışmanları ise teknik çözüm önerilerini ve farklı bahçelerde elde edilen sonuçları değerlendirecek. Bu format, toplantıyı tek yönlü sunumların yapıldığı klasik bir tarım seminerinden ayırıyor. Organizasyondan bağlayıcı bir sektör kararı çıkması beklenmese de toplantının teknik bilgi transferi, üretici-sanayi ilişkilerinin geliştirilmesi ve büyüme sürecindeki risklerin belirlenmesi açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. ÜÇ ANA KONUŞMACI ÜRETİMİN KRİTİK BAŞLIKLARINI ELE ALACAK Etkinliğin ana konuşmacıları Avrupa fındığı danışmanı Gabriel Aguilar, AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco ile fitopatolog ve akademisyen Dr. Ernesto Moya Elizondo olacak. Gabriel Aguilar’ın sunumunda, Avrupa fındığında üretim başarısını belirleyen bahçe yönetimi uygulamalarının ve sahadan edinilen deneyimlerin öne çıkması bekleniyor. Aguilar aynı zamanda teknik masada üreticilerin sorularını yanıtlayacak. AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco’nun katılımı, toplantının üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. AgriChile, İtalyan Ferrero Grubu’nun Şili’deki fındık yapılanmasının merkezinde bulunuyor. Bu nedenle Scocco’nun değerlendirmelerinin üretici-sanayi ilişkileri, ürün alımı, kalite talepleri, işleme kapasitesi ve Şili fındığının uluslararası pazardaki geleceği açısından önem taşıması bekleniyor. Concepción Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Ernesto Moya Elizondo ise “Avrupa fındığında hastalık yönetimi stratejileri” başlıklı sunumuyla programa katılacak. Moya’nın sunumunda mantari hastalıklar, odun dokusuna zarar veren etmenler, enfeksiyon risklerinin izlenmesi ve koruyucu mücadele stratejileri ele alınacak. PlanetNuts’ın teknik değerlendirmelerinde kış budaması sırasında oluşan yaraların odun hastalıkları bakımından önemli giriş noktaları oluşturduğuna dikkat çekiliyor. SON TEKNİK MASA DUYURUSUNDA DÖRT İSİM AÇIKLANDI PlanetNuts’ın son teknik masa duyurusunda Gabriel Aguilar, Camilo Scocco, Ernesto Moya ve José Pablo Correa ile önde gelen fındık üreticilerinin panele katılacağı açıklandı. José Pablo Correa; kuru yemiş danışmanı, Trinuts yöneticisi ve PlanetNuts’un kurucu isimlerinden biri olarak teknik masada yer alacak. Correa’nın katılımı, bahçedeki üretim kararları ile kuru yemiş sanayisi ve pazar beklentileri arasındaki bağlantının değerlendirilmesini sağlayacak. Önceki etkinlik görsellerinde organik tarım uzmanı Antonio Gaete de teknik masa katılımcıları arasında gösterilmişti. Ancak organizasyonun son panel duyurusunda Gaete’nin adına yer verilmedi. PlanetNuts tarafından Gaete’nin katılımına ilişkin ayrıca bir iptal açıklaması yapılmadığı için, kesinleşmiş son panel listesi dört isim üzerinden değerlendiriliyor. Son açıklamalarda Şili dışından yeni bir konuşmacı ilan edilmedi. Etkinliğin uluslararası boyutu, konuşmacı ülkelerinden çok Şili üretiminin dünya pazarıyla ilişkisi ve sponsor şirketlerin uluslararası teknoloji ağı üzerinden şekilleniyor. İKİ YENİ SPONSOR, BİR YENİ KURUMSAL KATILIMCI Önceki sponsor görselinde 24 firma bulunuyordu. PlanetNuts’ın son paylaşımlarında TAVAN Latam ve PROUTDOOR yeni sponsorlar olarak açıklandı. Böylece herhangi bir çekilme olmadığı takdirde açıklanmış sponsor sayısı 26’ya yükseldi. İspanya’nın Valencia kentinde kurulan TAVAN, biyolojik tarım kimyasalları, bitki sağlığı ürünleri, biyogübreler ve yüksek teknolojili sıvı gübreler alanında faaliyet gösteriyor. Şili ve Peru’da da faaliyetleri bulunan şirket, özellikle bitki sağlığı ve odun hastalıklarına yönelik çözümleriyle sponsor ağına uluslararası bir bağlantı ekledi. Şirketin faaliyet alanları TAVAN Chile’nin resmî sitesinde yer alıyor. Yeni sponsor PROUTDOOR ise Şili merkezli bir saha, koruyucu giyim ve outdoor ekipmanları şirketi. Rodrigo Correa tarafından kurulan şirketin katılımı, tarımsal üretimde çalışan güvenliği, saha koşulları ve koruyucu ekipman başlıklarını destekçi ağına taşıyor. Son duyuruların bir diğer önemli gelişmesi, INIA Quilamapu’nun kurumsal katılımı oldu. INIA Quilamapu sponsor olarak değil, bilimsel ve kurumsal katılımcı statüsünde etkinlikte bulunacak. Kurumun Meyve Fitopatolojisi Laboratuvarı, Avrupa fındığında odun hastalıkları üzerine yürüttüğü çalışmaları özel bir stantta tanıtacak. INIA araştırmalarında hastalık belirtisi gösteren 330 örnek üzerinde yapılan incelemelerde Chondrostereum purpureum etmeni yüzde 20 oranıyla en sık karşılaşılan ve en yüksek hastalık oluşturma gücüne sahip etmenlerden biri olarak belirlendi. Kurum, meyve ağaçlarında odun mantarlarına karşı “Trunkguard” adı verilen biyolojik bir inokulant üzerinde de çalışıyor. Ürün henüz ticari kullanıma sunulmuş değil. INIA, odun hastalıklarının bazı fındık bahçelerinde verim kayıplarını yüzde 65’e kadar çıkarabildiğini bildiriyor. INIA’nın odun hastalıkları araştırması ve biyolojik inokulant çalışması bu riskin neden toplantı gündeminde önemli yer tuttuğunu gösteriyor. SPONSOR AĞI ÜRETİMDEN İHRACATA UZANAN ZİNCİRİ YANSITIYOR Son etkinlik görselinde yer alan sponsorlar şöyle sıralanıyor: Tattersall Agroinsumos, Iansa Nutrición Vegetal, Rovensa Next, Certa, IDM Bioburn Tech, QualityLab, Anagra, Point, Sumitomo Chemical, UNITEC, UPL, Neogreen, Grapro Sur, Vivero Castaño Austral, Aminochem, Agroimec, Fertiamérica–FertiGlobal, TriNuts, Fitotecnología, Pack-Man, Vitrofarm, Biomasoil, Nitro Brake–Vals AgroSolutions, Netafim–Gross, TAVAN Latam ve PROUTDOOR. Sponsor yapısı, toplantıya mali destek veren şirketlerin listesinden daha geniş bir anlam taşıyor. Bu ağ; fidan ve bitki materyalinden bitki beslemeye, biyolojik çözümlerden sulamaya, hastalık yönetiminden hasat makinelerine, laboratuvar analizlerinden işleme, sınıflandırma ve paketlemeye kadar uzanan teknik zinciri gösteriyor. UNITEC, Pack-Man, QualityLab ve IDM Bioburn Tech hasat sonrası işleme, analiz ve sınıflandırma hattında; Netafim ve Gross sulama teknolojilerinde; Vitrofarm ve Vivero Castaño Austral bitki materyali ve fidan üretiminde; UPL, Sumitomo Chemical, Rovensa Next, Point, Neogreen ve Fitotecnología ise bitki sağlığı ve biyolojik çözümler alanında öne çıkıyor. Bu tablo, Şili’nin üretim alanını büyütürken aynı zamanda ürünü işleyecek, standardize edecek ve sanayiye ulaştıracak altyapıyı geliştirmeye çalıştığını ortaya koyuyor. 2024’TE VERİM, 2025’TE KÜRESEL PAZAR KONUŞULDU PlanetNuts Day Avellanos serisi, Şili fındık sektöründeki değişimi yıllar itibarıyla izlemeyi sağlayan önemli bir gösterge oluşturuyor. Los Ángeles’te 23 Mayıs 2024’te düzenlenen buluşmanın ana teması “Yükselişteki fındık: İyi verim için planlama” olmuştu. Toprak biyolojisi, mikorizalar, kış dinlenme döneminin yönetimi, Avrupa fındığında in vitro üretim teknolojileri ve odun mantarlarıyla mücadele programın başlıca konuları arasındaydı. 2024 etkinliğinin resmî değerlendirmesi, sektörün o dönemde ağırlıklı olarak bahçe verimi ve temel üretim sorunlarına odaklandığını gösteriyor. Serinin ikinci buluşması 5 Haziran 2025’te yine Casa Laura’da gerçekleştirildi. “Genişleyen fındık: Küresel pazarda fırsatlar ve zorluklar” temasıyla düzenlenen etkinlikte hasat başarısını belirleyen faktörler, yüksek verim için bitki besleme ve hormonal yönetim stratejileri ele alındı. 2025 programında Gabriel Aguilar, Antonio Gaete ve José Pablo Correa öne çıkan konuşmacılar arasında yer aldı. 2024, 2025 ve 2026 programları birlikte değerlendirildiğinde belirgin bir dönüşüm görülüyor: İlk buluşmada iyi verimin nasıl elde edileceği, ikinci buluşmada genişleyen üretimin küresel pazardaki karşılığı, üçüncü buluşmada ise Şili’nin dünya fındık sektöründe nasıl kalıcı bir liderlik konumu oluşturabileceği tartışılıyor. TALCA’DAKİ ULUSAL BULUŞMALAR ULUSLARARASI İLGİYİ BÜYÜTTÜ PlanetNuts Day toplantılarının dışında Şili’de iki yılda bir düzenlenen Ulusal Avrupa Fındığı Günü de sektörün kurumsallaşmasında önemli rol oynuyor. Talca’da yapılan üçüncü ulusal buluşma 400’ün üzerinde katılımcıyı, yaklaşık 60 destekçi firmayı ve 11 konuşmacıyı bir araya getirdi. Rejeneratif tarım, biyolojik çözümler, bahçe yönetimi ve küresel üretim eğilimleri toplantının temel başlıkları arasındaydı. 26 Mart 2026’da düzenlenen dördüncü ulusal buluşmanın programında ise Şili’nin yanı sıra Türkiye, İspanya ve Avrupa’dan uzmanlara yer verildi. İklim değişikliği, agrometeoroloji, Türk fındık sektörünün üretim ve ticaret deneyimi, yeni anaç çalışmaları, zararlılar ve Şili’nin küresel pazardaki konumu tartışıldı. Talca buluşmasının programı, Şili’deki teknik toplantıların artık ulusal üretim sorunlarının ötesine geçerek uluslararası rekabeti ele aldığını gösteriyor. ŞİLİ 120 BİN TON EŞİĞİNİ AŞTI PlanetNuts tarafından açıklanan sektör tahminine göre Şili, 2025/26 sezonunda yaklaşık 120 bin 700 ton kabuklu fındık üreterek Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yükseldi ve İtalya’yı geride bıraktı. Aynı sektör değerlendirmesinde Şili’deki fındık alanının 70 bin hektara yaklaştığı ve 2030’a kadar 80 bin hektarı aşabileceği belirtiliyor. PlanetNuts’ın üretim değerlendirmesi bu büyümeyi yeni bahçeler, yüksek mekanizasyon ve sanayi yatırımlarıyla ilişkilendiriyor. Resmî veriler ile sektör tahminleri arasında alan büyüklüğü bakımından farklılık bulunuyor. Şili Tarım Araştırmaları ve Politikaları Ofisi ODEPA’nın 2025 meyvecilik tablosunda Avrupa fındığı alanı 49 bin 264 hektar olarak yer alıyor. Bu rakam ülkenin toplam meyve alanının yüzde 12,9’una karşılık geliyor. Sektör tahminlerindeki yaklaşık 70 bin hektarlık rakam ise güncellenme tarihleri ve henüz resmî kayıtlara bütünüyle girmeyen yeni dikimler nedeniyle daha yüksek bulunuyor. Bu nedenle iki rakamın farklı veri kapsamlarını temsil ettiği dikkate alınmalı. ODEPA’nın Mart 2026 meyve bülteni resmî tabloyu içeriyor. Şili fındık bahçelerinde hektar başına ortalama verimin 3 bin–3 bin 500 kilogram düzeyine ulaşabildiği belirtiliyor. Üretimin yaklaşık yüzde 99’u çikolata ve gıda sanayisine yönlendiriliyor. Ülkede en yaygın çeşit Tonda di Giffoni olurken Barcelona, Tonda Gentile delle Langhe, Yamhill, Lewis ve Romana da yetiştiriliyor. İHRACAT GELİRİ 563 MİLYON DOLARA ULAŞTI Şili’nin 2025/26 sezonundaki fındık ihracat geliri 563 milyon dolar FOB olarak açıklandı. İhracat değerinin yüzde 87,6’sını iç fındık, yüzde 12,4’ünü kabuklu fındık oluşturdu. Aynı dönemde yaklaşık 46 bin 300 ton iç fındık ve 15 bin 700 ton kabuklu fındık ihraç edildi. İtalya yüzde 47,5’lik payla en büyük pazar olurken Almanya yüzde 17, Polonya ise yüzde 16 pay aldı. Bu yapı, Şili fındığının Avrupa çikolata ve şekerleme sanayisine güçlü biçimde bağlandığını gösteriyor. İhracat rakamları PlanetNuts’ın ODEPA verilerine dayanan analizinde yer alıyor. TradeMap verilerine dayanan ODEPA değerlendirmesine göre Türkiye, 2025 yılında yaklaşık 112 bin 780 tonla iç fındık ihracatında dünya liderliğini korudu. Şili 46 bin 700 tonla ikinci, ABD ise yaklaşık 22 bin tonla üçüncü sırada yer aldı. Kabuklu fındık ihracatında ise Şili yaklaşık 14 bin 600 tonla ilk sıraya çıktı. Onu ABD ve İspanya izledi. ODEPA’nın Temmuz 2026 bülteni, Şili’nin özellikle kabuklu fındık ticaretinde ulaştığı konumu ortaya koyuyor. BÜYÜMENİN ÖNÜNDE DEPOLAMA, HASTALIK VE İKLİM SINAVI VAR Şili fındığının önündeki en önemli fırsat, genç bahçelerin önümüzdeki yıllarda tam verime geçmesi olacak. Ancak aynı gelişme, hasat edilen ürünün kısa sürede teslim alınması, kurutulması, depolanması, işlenmesi ve ihraç edilmesi bakımından ciddi bir kapasite ihtiyacı doğuracak. AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco, teknik altyapı ve sanayi yatırımlarının büyümeyi desteklemesi halinde Şili’nin uzun vadede 300 bin tona yaklaşabilecek bir üretim potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Bu rakam resmî bir devlet hedefi veya toplantıda kabul edilmiş bir üretim planı değil; sektörün gelişme ihtimaline ilişkin uzun vadeli bir senaryo niteliği taşıyor. Scocco’nun değerlendirmesinde araştırma, sulama, besleme, hastalık yönetimi, karbon ayak izi, lojistik ve ara depolama kapasitesinin büyümeye paralel geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. İklim değişikliği, düzensiz soğuklanma, su ihtiyacı, ilkbahar donları, artan hastalık baskısı ve yeni zararlıların görülme ihtimali sektörün diğer risklerini oluşturuyor. Bu nedenle Şili’nin gelecekteki rekabet gücü yalnızca yeni bahçelerin kurulmasına değil; verim ve kalitenin her sezon korunabilmesine bağlı olacak. TERS MEVSİM AVANTAJI KÜRESEL TEDARİK DENGESİNİ DEĞİŞTİRİYOR Şili, Güney Yarımküre’de bulunması nedeniyle Türkiye, İtalya, İspanya ve ABD’den farklı bir hasat takvimine sahip. Kuzey Yarımküre’deki stokların azalmaya başladığı dönemde pazara yeni ürün sunabilmesi, Şili’ye önemli bir ticari avantaj sağlıyor. Bu özellik, dünya çikolata sanayisinin yıl boyunca düzenli hammadde temin etmesine imkân tanırken büyük alıcıların tek bir üretici ülkeye bağımlılığını da azaltıyor. Şili’nin dünya pazarındaki etkisi bu nedenle yalnızca toplam üretim miktarıyla ölçülemez. Düzenli teslimat, sözleşmeli üretim, sanayi bağlantısı, mekanizasyon ve standart kalite, ülkenin pazarlık gücünü artıran temel unsurlar arasında bulunuyor. TÜRKİYE’NİN LİDERLİĞİ SÜRÜYOR, REKABETİN ŞARTLARI DEĞİŞİYOR Şili’nin büyümesi, Türkiye’nin dünya fındık sektöründeki liderliğini kısa vadede ortadan kaldıracak bir gelişme değil. Türkiye; üretim alanı, toplam ürün miktarı, ihracat deneyimi ve tedarik zinciri bakımından açık ara en büyük aktör olmayı sürdürüyor. Buna karşılık Şili’nin yükselişi, uluslararası sanayicilerin tedarik seçeneklerini artırıyor. Rekabet artık yalnızca hangi ülkenin daha fazla fındık ürettiği üzerinden değil; hangi ülkenin standart kalitede ürünü zamanında teslim ettiği, izlenebilirlik sağladığı, hastalık ve kalıntı riskini yönettiği ve üreticiyi sanayiyle uzun vadeli sözleşmeler üzerinden buluşturduğu üzerinden şekilleniyor. Türkiye açısından bu gelişmenin anlamı, üretim üstünlüğünün tek başına yeterli olmayacağıdır. Yaşlanan bahçelerin yenilenmesi, verimin yükseltilmesi, hastalık takibinin bilimsel temele oturtulması, kurutma ve depolama kayıplarının azaltılması, kalite sınıflandırmasının güçlendirilmesi ve üreticinin kaliteli üründen daha yüksek gelir elde etmesi gerekiyor. GİRESUN KALİTE FINDIĞI AYRI BİR STRATEJİYLE KORUNMALI Şili’nin geniş ve çoğunlukla düz arazilerde mekanizasyona dayalı olarak geliştirdiği model, Giresun’un eğimli arazilerine ve küçük aile işletmelerine doğrudan uygulanamaz. Giresun için topoğrafyaya uygun üretim ve mekanizasyon modellerinin geliştirilmesi gerekiyor. Giresun kalite fındığının aroma, yağ yapısı, coğrafi kimlik ve üretim kültüründen kaynaklanan özellikleri; daha güçlü coğrafi işaret denetimi, parselden ürüne izlenebilirlik, bağımsız laboratuvar analizleri ve kaliteye göre ayrı fiyatlandırmayla korunmalı. Şili’nin büyümesi Giresun için yalnızca bir rekabet uyarısı olarak görülmemeli. Aynı zamanda üretici eğitimi, araştırma, fidan kalitesi, hastalık yönetimi, işleme teknolojisi ve pazarlamanın tek bir sektör politikası içinde ele alınmasının önemini gösteren bir örnek olarak değerlendirilmeli. YARINKİ TOPLANTI ŞİLİ’NİN BÜYÜME SONRASI SINAVINI GÖSTERECEK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili’nin fındık üretim alanlarını ne kadar büyüttüğünden çok, büyüyen üretimi nasıl yöneteceğine odaklanacak. Genç bahçelerin tam verime geçmesi, işleme ve depolama kapasitesinin artırılması, odun hastalıklarının kontrol altına alınması, su ve iklim risklerinin yönetilmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve Avrupa sanayisine düzenli ürün gönderilmesi önümüzdeki dönemin temel başlıkları olacak. 2024’te iyi verim için bahçe planlamasını, 2025’te küresel pazardaki fırsat ve riskleri tartışan Şili fındık sektörü, 2026 toplantısında artık küresel ölçekte nasıl kalıcı bir güç olacağını konuşacak. Yarın Los Ángeles’te kurulacak teknik masa, tek başına dünya fındık piyasasının yönünü değiştirmeyecek. Ancak açıklanan üretim ve ihracat rakamları, büyüyen teknoloji ağı, araştırma kurumlarının katılımı ve sanayi yatırımları Şili’nin geçici bir üretici değil, uzun vadeli bir küresel rakip olarak planlandığını ortaya koyuyor. Türkiye ve Giresun açısından toplantının en önemli mesajı da burada bulunuyor: Dünya fındık piyasasında tarihî üstünlüğü korumanın yolu yalnızca daha fazla üretmekten değil; kaliteyi korumaktan, üreticiyi güçlendirmekten, bilimi bahçeye taşımaktan ve ürünü doğru zamanda, doğru standartla dünya pazarına sunmaktan geçiyor.

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI Haber

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI FINDIK SEZONUNU TÖRENLE KARŞILAMA GELENEĞİNİN KAYITLARI 112 YIL ÖNCESİNE UZANIYOR Espiye’nin Taflancık köyünde düzenlenen “Fındık Hasat Töreni”, üreticiler ile tarım kuruluşlarını yeni sezon öncesinde bir araya getirdi. Bugün bahçede temsili hasatla gerçekleştirilen etkinliklerin tarihsel karşılığını oluşturan “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimlerine” ilişkin Giresun’daki ulaşılabilen kayıtlar 1914 yılına kadar uzanıyor. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Taflancık köyünde, 2026 yılı fındık hasat sezonu dolayısıyla “Fındık Hasat Töreni” gerçekleştirildi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Espiye Ziraat Odası Başkanlığı ve Taflancık Köyü Muhtarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen tören, 7 Ağustos 2026 tarihinde üreticiler ile ilçe protokolünü bir araya getirdi. Etkinlikte fındığın Espiye ve bölge ekonomisindeki önemine dikkat çekilirken, üreticilere bol ve bereketli bir hasat dönemi dileğinde bulunuldu. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, “Değerli üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu diliyoruz” ifadelerine yer verildi. Taflancık köyündeki törene ilişkin açıklama, İl Müdürlüğünün duyurusunun ardından kamuoyuna yansıdı. FINDIK HASAT TÖRENİ NEDİR? Fındık hasat törenleri; hasat döneminin başlaması dolayısıyla üreticileri, tarım kuruluşlarını, ziraat odalarını, yerel yöneticileri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren sezon açılışı niteliğindeki etkinlikler olarak düzenleniyor. Programlarda genellikle bereket duası yapılıyor, temsili olarak ilk fındıklar toplanıyor ve üreticilere doğru hasat, ürün kalitesi, iş güvenliği, mevsimlik tarım işçileri ile açıklanan hasat takvimine uyulması konularında mesajlar veriliyor. Geçmiş ve günümüzdeki uygulamalar incelendiğinde, törenlerin tek merkezden ve değişmeyen bir programla yürütülmediği görülüyor. Organizasyonlar; valilikler, tarım ve orman müdürlükleri, belediyeler, ziraat odaları, ticaret borsaları ve köy muhtarlıklarının iş birliğiyle farklı yerlerde gerçekleştiriliyor. Bu nedenle “Fındık Hasat Töreni”, resmî hasat tarihini belirleyen idari bir toplantıdan çok, sezonun başlangıcını duyuran ve üreticiyle dayanışmayı amaçlayan sembolik bir buluşma niteliği taşıyor. TÖREN, AÇIKLANAN TAKVİMDEN BİR GÜN ÖNCE YAPILDI Giresun’da 2026 yılı için açıklanan fındık hasat takvimine göre sahil kesiminde 8 Ağustos, orta kesimde 15 Ağustos, yüksek kesimlerde ise 22 Ağustos’tan itibaren hasada başlanacak. Taflancık köyündeki törenin sahil kesimi için açıklanan tarihten bir gün önce, 7 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de programın teknik bir hasat izninden ziyade sezon öncesi sembolik başlangıç niteliğinde olduğunu gösteriyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, erken veya geç hasadın ürünün verimini ve randımanını olumsuz etkileyebileceğini belirterek üreticilerden açıklanan tarihlere uygun hareket etmelerini istedi. Giresun’un 2026 yılı rakıma dayalı hasat takvimi 8, 15 ve 22 Ağustos olarak duyuruldu. HASAT TARİHLERİ NEDEN DEĞİŞİYOR? Giresun’daki fındık bahçeleri rakımlarına göre sahil, orta ve yüksek kesim olmak üzere üç grupta değerlendiriliyor. Fındığın olgunlaşma zamanı; rakım, sıcaklık, yağış, bahçenin konumu ve yetiştirilen çeşide bağlı olarak değiştiği için bütün üreticiler aynı gün bahçeye girmiyor. Hasada başlanabilmesi için dalda bulunan fındığın nem oranının yüzde 30’un altına düşmesi, sert kabuğun büyük ölçüde kızarması, iç fındığın kabuktan kolay ayrılması ve olgunlaşan meyvelerin dallar sallandığında dökülmesi gibi teknik ölçütler dikkate alınıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, olgunlaşmadan toplanan fındıkta kalite ve randıman kaybı yaşanabileceğini, ürünün muhafaza süresinin kısalabileceğini ve erken hasadın üretici açısından ekonomik kayba yol açabileceğini bildiriyor. Müdürlüğün teknik açıklamasında doğru hasat olgunluğunun ölçütleri ayrıntılı şekilde sıralanıyor. GİRESUN’DA 80 BİNE YAKIN ÜRETİCİNİN GEÇİM KAYNAĞI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2026 yılında açıkladığı verilere göre kentte yaklaşık 120 bin hektarlık alanda 80 bine yakın üretici fındık tarımı yapıyor. İldeki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 76’sını fındık bahçeleri oluşturuyor. 2026 yılı rekolte tespit çalışmaları, sahil, orta ve yüksek kesimleri temsil eden 13 ilçedeki 130 bahçede 12 kişilik komisyon tarafından yürütüldü. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, rekolte çalışmalarına ilişkin verileri 14 Temmuz 2026 tarihinde açıkladı. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasındaki kurumsal bilgilere göre ise ilçe ekonomisi büyük ölçüde fındığa dayanıyor. İlçede 8 bin 596 hektarlık alanda fındık yetiştirildiği, yaklaşık 5 bin 150 ailenin üretimle ilgilendiği ve tarıma elverişli arazilerin yüzde 80’inde fındık bulunduğu belirtiliyor. Söz konusu sayfanın güncelleme tarihi açıklanmadığı için bu rakamların güncel üretici kaydı olarak değil, ilçenin tarımsal yapısını gösteren kurumsal bilgiler olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasında ilçedeki fındık üretimine ilişkin ayrıntılar yer alıyor. FINDIK BAYRAMININ TARİHSEL YOLCULUĞUOSMANLI’DAN CUMHURİYET’E UZANAN BİR GİRESUN GELENEĞİ Bugünkü “Fındık Hasat Töreni” organizasyonlarının tarihsel karşılığını, Osmanlı’nın son dönemleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında düzenlenen “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimleri” oluşturuyor. Ancak eski törenlerle günümüzdeki etkinlikler arasında önemli bir fark bulunuyor. Günümüzdeki programlar genellikle fındık bahçesinde temsili hasat yapılmasıyla gerçekleştirilirken, geçmişteki törenlerin merkezinde yılın ilk mahsulünün limandan dış ülkelere gönderilmesi yer alıyordu. O dönemde fındığın ilk ihraç edildiği gün, yalnızca ticari bir sevkiyat olarak görülmüyor; üretici, tüccar, kamu yöneticileri ve kent halkının katıldığı büyük bir kutlamaya dönüştürülüyordu. GİRESUN’DAKİ İLK SOMUT KAYIT 1914 YILINA AİT Giresun’da fındık sezonunun törenle karşılanmasına ilişkin ulaşılabilen en eski somut kayıtlardan biri 1914 yılına ait. Akademik araştırmalarda yer verilen bilgilere göre ilk fındık sevk merasimi, 14 Ağustos 1914 tarihinde Feridunzade Hacı Hasan Efendi ve Ticaret Odasının ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törenin anlatıldığı dönemin kayıtlarında uygulamadan “öteden beri” sürdürülen güzel bir gelenek olarak söz edilmesi, fındık sevk merasimlerinin 1914’ten önce de gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Ancak eldeki belgeler bu uygulamanın ilk kez hangi yıl başlatıldığını kesin olarak ortaya koymuyor. Bu nedenle 1914 tarihi, geleneğin başlangıcı olarak değil, bugün için ulaşılabilen en eski somut örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Muzaffer Başkaya’nın yerel basın ve arşiv belgelerine dayanan araştırması, törenlerin Cumhuriyet öncesine uzandığını ortaya koyuyor. CUMHURİYET İLAN EDİLMEDEN ÖNCE TRABZON’DA DA YAPILDI Fındık Bayramı’nın 29 Ekim 1923’ten önce gerçekleştirildiğini gösteren bir başka kayıt ise Trabzon’a ait. İstikbal gazetesinin 10 Ağustos 1923 tarihli nüshasında yer alan habere göre yeni mahsul fındığın ilk partisi Gülcemal Vapuru’na törenle yüklendi. Fındığı vapura taşıyan kayıklar defne dalları ve bayraklarla süslendi. Gülcemal Vapuru’nun baş ve kıç direklerine bayraklar asıldı; kayıklardan havai fişekler atılırken vapurdan selamlama düdükleri çalındı. Törende yeni mahsulün ve yapılacak ihracatın bereketli olması temennisinde bulunuldu. Dönemin gazete haberinde merasimden eski bir gelenek olarak söz edilmesi, uygulamanın 1923’ten daha önceye uzandığını destekleyen bir başka kayıt oldu. 1926’DA GİRESUN BAYRAKLARLA DONATILDI Cumhuriyet’in ilanından sonraki en ayrıntılı Fındık Bayramı kayıtlarından biri 27 Ağustos 1926 tarihine ait. Cumhuriyet gazetesinin 8 Eylül 1926 tarihli nüshasında yayımlanan habere göre Giresun Ticaret Odası, törenden bir gün önce davetiyeler hazırladı. Tören sabahı kentin çeşitli noktaları bayraklarla donatıldı. Saat 10.00’da dönemin Giresun Valisi Rami Bey ile davetliler Ticaret Odasında bir araya geldi. Ardından farklı ticarethanelere ait, bayraklarla süslenmiş fındık çuvalları hamalların sırtlarında limana doğru taşındı. Tüccarlar, kamu kurumlarının yöneticileri, memurlar, fındıkçı esnafı ve çok sayıda vatandaş iskelede toplandı. Yeni mahsulün bereketli olması için dualar edildi ve kurbanlar kesildi. Fındık çuvalları daha sonra kayıklara yerleştirilerek Cumhuriyet Vapuru’na götürüldü. Bayraklarla donatılan vapurun düdük çalarak yeni mahsulü selamladığı, davetlilerin de vapurun yemek salonunda verilen programa katıldığı kayıtlara geçti. 1926 yılındaki törenin ayrıntıları, dönemin Cumhuriyet gazetesi kayıtlarından aktarıldı. 1928’DE “MİLLÎ BAYRAM” BENZETMESİ YAPILDI 1928 yılında yayımlanan bir gazete haberinde, yılın ilk mahsulünün Avrupa pazarlarına gönderilmesi sırasında yapılan törenin daha önceki yıllardan beri sürdürüldüğü belirtildi. Dönemin basını, ilk sevkiyat gününün kentte taşıdığı önemi anlatmak amacıyla kutlamayı “millî bir bayram” benzetmesiyle aktardı. Ancak bu ifade, Fındık Bayramı’nın kanunla kabul edilmiş resmî veya millî bir bayram olduğu anlamına gelmiyor. Tören, Giresun’un ekonomik ve toplumsal hayatında büyük önem taşıyan yerel bir kutlama niteliğindeydi. Fındık sezonunun iyi geçmesi doğrudan üreticinin, tüccarın, esnafın ve kent ekonomisinin geleceğini etkilediği için ilk ihracat günü şehir genelinde büyük heyecan oluşturuyordu. 1930’DA İLK MAHSUL ANKARA VAPURU’NA YÜKLENDİ 21 Ağustos 1930 tarihli Yeşilgiresun gazetesinde, ilk fındık mahsulünün Ankara Vapuru’na özel bir törenle yükleneceği ilan edildi. Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan duyuruda kentteki bütün tüccarlar törene davet edildi. Takip eden gazete nüshasında ise yeni sezon mahsulünün Ankara Vapuru ile ihraç edildiği ve törenin geniş katılımla gerçekleştirildiği bildirildi. Bu kayıtlar, Fındık Bayramı’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarında yalnızca üreticiye yönelik bir etkinlik olmadığını; Ticaret ve Sanayi Odasının öncülüğünde kamu yöneticilerini, tüccarları, esnafı ve halkı buluşturan kent çapında bir organizasyon olduğunu gösteriyor. 1930 yılındaki törenin duyuru ve haberleri Yeşilgiresun gazetesinin arşiv kayıtlarında yer alıyor. 1939’DA BANDO, İSTİKLAL MARŞI VE ÖDÜL TÖRENİ Arşivlerde ayrıntıları bulunan en kapsamlı Fındık Bayramlarından biri 18 Ağustos 1939 tarihinde Giresun’da gerçekleştirildi. Törenden bir gün önce yerel basın aracılığıyla halka duyuru yapıldı. Kırmızı ipek çuvallara doldurulan fındıklar; kurdeleler, çiçekler ve sırmalarla süslendi. Fındık çuvalları, önünde şehir bandosu bulunduğu hâlde otomobillerle Giresun’un bayraklarla donatılmış sokaklarında dolaştırıldı. Ticaret Odasının önünde binlerce vatandaşın katıldığı bir program düzenlendi. İyi ürün yetiştirdiği belirlenen sekiz üreticiye ödül verildi. İstiklal Marşı’nın ardından konuşmalar yapıldı ve hatıra fotoğrafları çekildi. Daha sonra oluşturulan kortej, halkın tezahüratları eşliğinde iskeleye hareket etti. Limanda dualar edildi, kurbanlar kesildi ve rengârenk süslenen ilk fındık çuvalları vapura yüklendi. Akgün gazetesinin 17 ve 24 Ağustos 1939 tarihli nüshalarında aktarılan tören, fındığın o yıllarda Giresun ekonomisinin yanı sıra sosyal ve kültürel hayatındaki yerini de ortaya koydu. 1939 yılındaki törenin ayrıntıları akademik araştırmada dönemin Akgün gazetesi kayıtlarına dayanılarak aktarıldı. ESKİ FINDIK BAYRAMLARI NASIL YAPILIYORDU? Tarihsel belgeler ve akademik araştırmalar bir arada değerlendirildiğinde eski Fındık Bayramlarının genel programı şu aşamalardan oluşuyordu: Ticaret Odası tarafından günler öncesinden hazırlık yapılıyor, davetiyeler dağıtılıyor ve kent halkı törene çağrılıyordu. İlk ihraç edilecek fındıklar özel çuvallara dolduruluyor; çuvallar ipek kumaş, kurdele, çiçek ve bayraklarla süsleniyordu. Süslenen çuvallar hamalların sırtlarında, el arabalarında veya otomobillerle şehir merkezinden limana taşınıyordu. Bazı yıllarda korteje şehir bandosu eşlik ediyor, sokaklar bayraklarla donatılıyordu. Limanda yöneticiler, tüccarlar ve sektör temsilcileri konuşmalar yapıyor; İstiklal Marşı çalınıyor, dualar ediliyor ve kurbanlar kesiliyordu. Başarılı üreticilerin ödüllendirildiği programlar da düzenleniyordu. Fındık çuvalları önce kayıklara veya mavnalara, ardından açıkta bekleyen vapurlara yükleniyordu. Gemiler düdük çalarak, kayıklar ise bayraklar ve havai fişekler eşliğinde yeni mahsulü selamlıyordu. Bazı törenlerin sonunda tüccarlar tarafından davetlilere yemek veya çeşitli ikramlar sunuluyordu. TÖRENLER ORDU VE TRABZON’DA DA YAPILIYORDU Fındık Bayramı yalnızca Giresun’da gerçekleştirilen bir etkinlik değildi. Fındık üretimi ve ihracatının yoğun olduğu Ordu ve Trabzon’da da ilk mahsulün piyasaya ve dış pazarlara çıkarıldığı gün benzer törenler düzenleniyordu. Trabzon’da 1923, 1934, 1935 ve 1939 yıllarında gerçekleştirilen kutlamalara ilişkin kayıtlar bulunuyor. Törenlerde süslenen fındık çuvalları motorlarla vapurlara taşınıyor, bando ve fişekler eşliğinde ilk ihracat gerçekleştiriliyordu. Ordu’da da fındığın ilk kez piyasaya çıkarıldığı gün kutlama programları düzenleniyor; konuşmaların ardından süslenmiş ilk mahsul çuvalları gemilere yükleniyordu. Bu örnekler, Fındık Bayramı’nın yalnızca bir kent geleneği değil, Doğu Karadeniz’in başlıca fındık üretim ve ihracat merkezlerinde görülen bölgesel bir uygulama olduğunu ortaya koyuyor. ULAŞIM VE İHRACAT YÖNTEMLERİ DEĞİŞİNCE UNUTULDU Eski Fındık Bayramlarının merkezinde liman ve deniz yoluyla yapılan ilk ihracat bulunuyordu. Karayolu ulaşımının gelişmesi, ürünün limanlardan küçük kayık ve mavnalarla vapurlara taşınması uygulamasının sona ermesi ve ihracat yöntemlerinin değişmesiyle törenlerin dayandığı geleneksel yapı da zaman içerisinde ortadan kalktı. BETAM tarafından yayımlanan ve sözlü tarih görüşmelerini de içeren araştırmada, Fındık Bayramı’nın 1930–1960 yılları arasında Giresun’un tamamının katıldığı büyük bir etkinlik olarak toplumsal hafızada yer aldığı belirtiliyor. Araştırmada; ipek kumaşla kaplanan fındık çuvallarının kurdelelerle süslendiği, mühürlendiği, limana getirildiği, konuşmalar ve millî marşın ardından gemilere yüklendiği aktarılıyor. Ancak çalışmada da belirtildiği üzere bu gelenek günümüzde büyük ölçüde arşivlerde, eski gazete sayfalarında ve sözlü tarih anlatılarında varlığını sürdürüyor. Giresun’un kırsal hafızasına ilişkin araştırmada Fındık Bayramı’na ayrı bir bölüm ayrıldı. 1996’DA TİREBOLU’DA FINDIK FESTİVALİ DÜZENLENDİ Fındıkla ilgili kutlamaların modern dönemde yeniden farklı isim ve formatlarda ortaya çıktığı görülüyor. Giresun Ticaret Borsasının tarihçesine göre 6–7 Eylül 1996 tarihlerinde Tirebolu’da Birinci Fındık Festivali düzenlendi. Bu organizasyon, eski liman merkezli Fındık Bayramlarının birebir devamı olmamakla birlikte, fındığın üretim, ticaret ve kültürel değerini toplumsal etkinliklerle yaşatma anlayışının modern örneklerinden biri oldu. Giresun Ticaret Borsası, 1996 yılındaki Tirebolu Fındık Festivali’ne kurumsal tarihçesinde yer veriyor. 2019’DA ORHANİYE KÖYÜNDE RESMÎ AÇILIŞ YAPILDI Giresun’da 6 Ağustos 2019 tarihinde Merkez Orhaniye köyünde “Fındık Hasadına Başlama Töreni” düzenlendi. Dönemin Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları ile Milletvekili Kadir Aydın, yörede “gıdık” olarak adlandırılan fındık sepetlerini bellerine bağlayarak temsili hasat yaptı. Törene FİSKOBİRLİK, Giresun Ziraat Odası ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticileri ile çiftçiler katıldı. Programda üreticilere bereketli sezon dileklerinin yanı sıra mevsimlik tarım işçileri ve çocuk işçiliği konusunda da mesajlar verildi. 2019 yılındaki tören Giresun Valiliğinin resmî arşivinde yer alıyor. 2022’DE BELEDİYE İLK KEZ HASAT ŞENLİĞİ DÜZENLEDİ Giresun Belediyesi, 4 Ağustos 2022 tarihinde Teyyaredüzü Mahallesi’nde “Fındık Hasat Şenliği” düzenledi. Temsili hasadın yanı sıra fındık toplama yarışması, resim sergisi, kemençe, horon ve yöresel ürün ikramlarının gerçekleştirildiği programda dönemin Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, belediye tarafından ilk kez bu adla bir hasat şenliği düzenlendiğini açıkladı. Bu açıklama, Giresun’daki fındık kutlamalarının ilk kez 2022’de başladığı anlamına gelmiyor. Şenlik, belediyenin kendi kurumsal organizasyonu açısından ilk olma özelliği taşıyordu. Giresun Belediyesi, 2023 yılında da Kavaklar Mahallesi’nin Karadağ mevkisindeki bir fındık bahçesinde benzer bir şenlik gerçekleştirdi. Katılımcılar kemençe ve yöresel türküler eşliğinde bahçeye girerek temsili hasat yaptı. ESPİYE’DE 2025 VE 2026’DA ART ARDA ETKİNLİK YAPILDI Espiye’de ulaşılabilen basın kayıtlarına göre 7 Ağustos 2025 tarihinde Kadere Mahallesi’nde fındık hasadı etkinliği düzenlendi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Ziraat Odasının düzenlediği programda bereket duası yapıldı ve dönemin Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz üreticilerle birlikte fındık topladı. 2025 yılındaki Espiye etkinliğinin Kadere Mahallesi’nde gerçekleştirildiği basına yansıdı. 7 Ağustos 2026 tarihinde Taflancık köyünde gerçekleştirilen tören ise Espiye’de art arda ikinci yıl hasat etkinliği yapıldığını gösteriyor. Ancak 2026 yılı açıklamasında organizasyonun kaçıncısının düzenlendiği veya bundan sonra her yıl aynı köyde gerçekleştirileceği yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Taflancık’taki etkinliği şimdilik “geleneksel” ya da “her yıl düzenlenen” bir tören olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. ESKİ GELENEĞİN MODERN YORUMU Tarihsel Fındık Bayramları ile günümüzde düzenlenen hasat törenleri aynı kurumsal organizasyonun kesintisiz devamı değil. Buna karşılık her iki uygulamanın da üreticiyi, kamu yöneticilerini, ticaret çevrelerini ve halkı fındık sezonunun başlangıcında bir araya getirmesi bakımından ortak bir kültürel temele sahip olduğu görülüyor. Geçmişte yılın ilk fındığı süslenen çuvallarla limandan vapurlara yüklenirken, bugün katılımcılar bahçeye girerek temsili hasat yapıyor. Değişmeyen unsur ise fındığın Giresun ekonomisi ve toplumsal yaşamı açısından taşıdığı önem ile yeni sezonun bereketli geçmesi yönündeki ortak temenni olarak öne çıkıyor.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ:  HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Şili’de Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263 hektara ulaştı. Ülkedeki toplam meyve alanlarının yüzde 9,7’sini kaplayan fındık, Şili’yi Türkiye’nin ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna taşıdı. Sektör temsilcileri, dikim alanlarının gelecek 10 yılda 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Şili, Avrupa fındığı üretiminde son yıllarda gerçekleştirdiği hızlı büyümeyle dünya pazarındaki ağırlığını artırıyor. Ülkede dikili her 10 meyve ağacından yaklaşık birinin artık fındık olması, bu ürünün Şili tarımındaki yükselişini ortaya koyuyor. Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi Odepa, Şili Gümrük İdaresi ve sektör temsilcilerinin verilerine göre Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263,6 hektara yükseldi. Bu alan, Şili’deki toplam meyve üretim sahalarının yüzde 9,7’sine karşılık geliyor. Ülkede 1999 yılında yalnızca 30 hektar olan fındık bahçelerinin yaklaşık çeyrek asır içinde 49 bin hektarın üzerine çıkması, sektörde yaşanan dönüşümün boyutunu gösteriyor. Bu büyümeyle birlikte Şili; ABD ve İtalya’yı geride bırakarak, dünya fındık üretiminde Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti. Türkiye, küresel fındık üretimindeki tarihsel liderliğini sürdürürken Şili özellikle Güney Yarım Küre’deki üretim takvimi, yüksek verim ve sanayiye yönelik kaliteli ürün avantajıyla öne çıkıyor. FINDIK ÜRETİMİNİN MERKEZİ MAULE Şili’de Avrupa fındığı üretiminin en yoğun olduğu bölge Maule oldu. Odepa’nın meyve alanları envanterine göre Maule’de 21 bin 857,2 hektar fındık bahçesi bulunuyor. Maule’yi şu bölgeler izliyor: La Araucanía: 9 bin 768,3 hektarÑuble: 8 bin 850,2 hektarBiobío: 4 bin 956,3 hektarLos Ríos: 2 bin 331,9 hektarLos Lagos: 1.433,8 hektar Bu dağılım, Şili’de fındık üretiminin ağırlıklı olarak ülkenin orta ve güney kesimlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. İklim koşulları, geniş tarım alanları ve mekanizasyona elverişli bahçeler, bölgedeki büyümeyi destekleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor. HEDEF 10 YILDA 120 BİN HEKTARIN ÜZERİ Şilili üretici ve “La Avellana, el sabor que conquista al mundo” adlı kitabın yazarı Christian Chadwick, ülkedeki fındık dikim alanlarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Chadwick’e göre Şili’de sektörün güncel saha tahminleri yaklaşık 70 bin hektarlık bir üretim potansiyeline işaret ediyor. Resmî envanterlerde kayıtlı alan daha düşük görünmesine rağmen yeni tesis edilen ve henüz tümüyle üretime geçmeyen bahçelerle birlikte sektörün fiilî büyüklüğünün daha yüksek olduğu değerlendiriliyor. Küresel pazarda yüksek kaliteli Avrupa fındığı arzının sınırlı kaldığını belirten Chadwick, yakın gelecekte dünya arzını köklü biçimde artırabilecek güçlü yeni üretici ülkelerin bulunmadığına dikkat çekiyor. Bu tablonun, uzun vadede satış fiyatlarını desteklemesi ve Şili’deki yeni bahçe yatırımlarını teşvik etmesi bekleniyor. İHRACATTA 504,9 MİLYON DOLARLIK REKOR Fındık üretimindeki büyüme, Şili’nin dış ticaret rakamlarına da doğrudan yansıdı. Şili Gümrük İdaresi verilerine göre ülkenin fındık ihracatı 2025 yılında 504,9 milyon dolar FOB değere ulaştı. Bu rakam, Şili fındık sektörünün bugüne kadar kaydettiği en yüksek ihracat değeri oldu. Şili fındığının 2025 yılındaki başlıca pazarları şöyle sıralandı: İtalya: 237,7 milyon dolarAlmanya: 93,3 milyon dolarPolonya: 81,1 milyon dolarBrezilya: 39,2 milyon dolar 2026 yılının ocak-mayıs döneminde ise ihracat değeri 122,5 milyon dolar FOB olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk beş aylık rakamlarının sezonun tamamını kapsamadığı ve ihracatın hasat, işleme ve sevkiyat takvimine bağlı olarak yıl içinde değişebildiği belirtiliyor. TONDA DE GİFFONİ EN YAYGIN ÇEŞİT Şili’deki fındık bahçelerinde farklı ticari çeşitler yetiştiriliyor. Ülkede en fazla kullanılan çeşitler arasında: BarcelonaTonda de GiffoniTonda Gentile delle LangheYamhillLewisRomana yer alıyor. Bu çeşitler arasında Tonda de Giffoni, Şili’de en yaygın yetiştirilen fındık çeşidi olarak öne çıkıyor. İtalyan kökenli bu çeşit; sanayiye uygunluğu, iç kalitesi ve çikolata sektöründeki kullanım özellikleri nedeniyle üreticiler ve alıcılar tarafından tercih ediliyor. Şili’de Avrupa fındığının ortalama veriminin hektar başına 3 bin ile 3 bin 500 kilogram arasında değiştiği belirtiliyor. Ürünün vegetatif gelişim süreci yaklaşık 190 ile 220 gün sürerken tüketim ve işleme aşamasında tane neminin yaklaşık yüzde 6 seviyesine kadar düşürülmesi gerekiyor. Fındığın su ihtiyacının diğer bazı ticari meyve türlerine göre daha sınırlı olduğu, sulama gereksiniminin hektar başına yaklaşık saniyede 0,75 litre düzeyinde bulunduğu ifade ediliyor. Ancak ihtiyaç duyulan su miktarı; bölgenin iklimine, toprağın yapısına, bahçenin yaşına ve sulama sisteminin verimliliğine göre değişebiliyor. ÜRETİMİN YÜZDE 99’U ÇİKOLATA SANAYİSİNE GİDİYOR Şili’de üretilen fındığın yaklaşık yüzde 99’u çikolata ve şekerleme sanayisinde değerlendiriliyor. Bu oran, ülkedeki üretim modelinin büyük ölçüde sanayi talebi ve ihracat üzerine kurulduğunu gösteriyor. Fındık; çikolata, pralin, sürülebilir krema, dondurma, atıştırmalık, unlu mamul, bitkisel yağ, kozmetik ürün ve bitkisel içecek üretiminde kullanılıyor. Dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden Ferrero’nun ürünleri, Şili’deki fındık sektörünün büyümesinde önemli rol oynuyor. PlanetNuts’un aktardığı verilere göre Nutella’nın içeriğinin yaklaşık yüzde 13’ünü fındık oluşturuyor. Bir Ferrero Rocher çikolatasının üretiminde ise doğrudan ve işlenmiş bileşenleriyle yaklaşık dört fındığın kullanıldığı belirtiliyor. FERRERO İÇİN STRATEJİK ÜLKE Ferrero’nun Şili’deki tarımsal faaliyetlerini yürüten AgriChile’nin Genel Müdürü Camillo Scocco, Şili’nin şirketin küresel tedarik zincirinde stratejik bir konuma ulaştığını belirtiyor. Scocco’ya göre ülkenin iklim koşulları, üretilen fındığın kalitesi ve üreticilerle sanayi arasında kurulan iş birliği, Şili’yi küresel pazarda güçlü bir tedarik merkezine dönüştürdü. 2025 sezonundaki üretim performansının Şili’yi dünyanın ikinci büyük fındık üreticisi konumuna taşıdığını vurgulayan Scocco, büyümenin devam edebilmesi için yalnızca üretim miktarının artırılmasının yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Scocco, sektörün geleceğini belirleyecek iki temel unsurun yüksek kaliteli ürün ve sürdürülebilir üretim olduğunu ifade ediyor. Üretim alanları genişlerken toprak, su, iş gücü, izlenebilirlik ve çevresel etkilerin de birlikte yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. ABD İLE İKİNCİLİK REKABETİ SÜRECEK Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres de ülkenin dünya üretimindeki ikinci sırasını koruyabileceği görüşünde. Viñambres, özellikle ABD ile ikinci sırada ciddi bir rekabet yaşandığını ancak Şili’nin hızla genişleyen dikim alanları, hektar başına yüksek verimi ve ürün kalitesi sayesinde önemli avantajlara sahip olduğunu belirtiyor. Şili’nin Güney Yarım Küre’de bulunması da ülkeye farklı bir ticari üstünlük sağlıyor. Kuzey Yarım Küre’deki büyük üretici ülkelerin hasat dönemlerinden farklı zamanda piyasaya ürün sunabilen Şili, çikolata ve gıda sanayisinin yıl boyunca devam eden ham madde ihtiyacına cevap verebiliyor. BÜYÜMENİN SINAVI KALİTE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK OLACAK Şili’de Avrupa fındığı, ülkenin en hızlı büyüyen tarımsal ürünlerinden biri haline geldi. Dikim alanlarının genişlemesi, ihracat gelirlerinin rekor seviyeye ulaşması ve uluslararası çikolata sanayisinin güçlü talebi, sektörün önümüzdeki yıllarda da büyümeye devam edeceğine işaret ediyor. Ancak hızlı büyüme aynı zamanda yeni ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. Hasat ve işleme tesislerinin kapasitesi, depolama ve lojistik altyapısı, nitelikli iş gücü, sulama yönetimi, ürün izlenebilirliği ve çevresel sürdürülebilirlik, sektörün yeni döneminde belirleyici olacak. Şili’nin Türkiye’nin ardından dünya fındık üretiminde ikinci sıraya yükselmesi, küresel fındık pazarının artık yalnızca geleneksel üretici ülkeler üzerinden şekillenmediğini gösteriyor. Üretim alanlarını hızla artıran Şili, önümüzdeki 10 yılda hem çikolata sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri olmayı hem de dünya fındık ticaretindeki payını daha da büyütmeyi hedefliyor. HABER KÜNYESİ Özgün haberin yazarı: Camila Muñoz Silva – PlanetNuts gazetecisi Yayın tarihi: 13 Temmuz 2026 Özgün yayın: PlanetNuts Ana kaynak: Economía y Negocios – El Mercurio Veri kaynakları: Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi (Odepa), Şili Gümrük İdaresi, AgriChile ve Şili Fındık Komitesi KAYNAKÇA PlanetNuts, “Chile consolida su liderazgo en avellanos: uno de cada diez frutales plantados en el país corresponde a este cultivo”, Camila Muñoz Silva, Temmuz 2026. Economía y Negocios – El Mercurio, Şili Avrupa fındığı üretimi ve ihracatına ilişkin sektör araştırması. Odepa, Şili meyve üretim alanları ve bölgesel dikim envanteri. Şili Gümrük İdaresi, 2025 ve 2026 fındık ihracat verileri. AgriChile Genel Müdürü Camillo Scocco’nun sektör değerlendirmeleri. Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres’in üretim ve pazar öngörüleri. Christian Chadwick, La Avellana, el sabor que conquista al mundo.

AVRUPA FINDIĞINDA DÜZENSİZ SULAMA VE HASATTA YAĞIŞ RİSKİ VERİMİ TEHDİT EDİYOR Haber

AVRUPA FINDIĞINDA DÜZENSİZ SULAMA VE HASATTA YAĞIŞ RİSKİ VERİMİ TEHDİT EDİYOR

AVRUPA FINDIĞINDA DÜZENSİZ SULAMA VE HASATTA YAĞIŞ RİSKİ VERİMİ TEHDİT EDİYOR Redagrícola / RedGold’un Avrupa fındığına ilişkin içeriği, modern fındık üretiminde iki kritik başlığı öne çıkardı: Hasat döneminde yağışa hazırlık ve sulama sistemlerinde homojenlik. Irrifer yöneticisi ve akademisyen Dr. Iván Vidal, damla sulama yapılan bazı bahçelerde uniformitenin yüzde 50-60 seviyelerine kadar düştüğünü belirterek, bu tablonun aynı bahçede hem aşırı hem de yetersiz su ve gübre alan bitkiler oluşturduğunu vurguladı. REDAGRÍCOLA / REDGOLD AVRUPA FINDIĞINDA KRİTİK BAŞLIKLARI GÜNDEME TAŞIDI Redagrícola / RedGold, Avrupa fındığında üretim yönetimine ilişkin içeriğini şu başlıkla duyurdu: “RedGold: la información del avellano europeo en imágenes” İçerikte Avrupa fındığında sulama, fertirigasyon, hasat döneminde yağış riski, makine planlaması ve kurutucu altyapısı birlikte ele alındı. RedGold’un bölüm girişinde şu sorular öne çıkarıldı: “¿Cómo lograr un fertiriego parejo? ¿Cómo enfrentan las lluvias en cosecha en la zona centro norte del Avellano?” Bu iki soru, Avrupa fındığı üretiminde sezon başarısını belirleyen temel sorunları işaret ediyor. Bir tarafta gübreli suyun bahçeye eşit dağıtılması, diğer tarafta hasat döneminde yağışa karşı hazırlıklı olunması gerekiyor. Her iki başlık da doğrudan verim, kalite, ürün kaybı ve üretici maliyetiyle bağlantılı. HASATTA YAĞIŞ RİSKİ ORGANİZASYON EKSİKLİĞİNİ GÖRÜNÜR HALE GETİRİYOR Videoda, Avrupa fındığı üretiminde merkez-kuzey bölgelerde hasat dönemindeki yağışların üreticiyi zorladığı belirtildi. Değerlendirmede üreticilerin her zaman organizasyon, makine parkı ve kurutucu altyapısı bakımından yeterince hazırlıklı olmadığı ifade edildi: “Generalmente no están muy bien preparados del punto de vista de organización, de maquinaria y secadores, por lo tanto, claro, este tipo de eventos climáticos como las lluvias perjudica.” Bu değerlendirme, hasat döneminde yağışın yalnızca meteorolojik bir risk olmadığını gösteriyor. Sorun, yağmurun kendisi kadar üreticinin bu yağmura karşı ne kadar hazırlıklı olduğuyla da bağlantılı. Makine yetersizliği, kurutucu kapasitesinin düşük olması ve hasat organizasyonunun zayıf kurulması, yağışın etkisini büyütüyor. Yağmurla birlikte hasat zemini ağırlaşıyor, ürünün yerde kalma süresi uzuyor, nem riski artıyor ve hasat sonrası kurutma ihtiyacı daha kritik hale geliyor. Üretici bu sürece hazırlıksız yakalandığında ürün kalitesi ve ticari değer baskı altına giriyor. SICAKLIK DÜŞÜNCE YAPRAK DÖKÜMÜ BAŞLIYOR, HASAT ZORLAŞIYOR Videoda yalnızca yağış değil, sıcaklık düşüşünün bitki üzerindeki etkisi de vurgulandı. Sıcaklıklar düşmeye başladığında bitki bu sinyali alıyor ve yaprak dökümü başlıyor: “Una vez que empiezan a bajar las temperaturas, ya la planta toma esa señal y las hojas comienzan a caer.” Yaprakların yere düşmesi, hasat sürecini doğrudan zorlaştırıyor. Nemli zemin üzerinde yaprak birikmesi, ürünün toplanmasını güçleştiriyor ve hasat operasyonunu daha karmaşık hale getiriyor. Videoda bu durum şöyle ifade edildi: “Ya se te vuelve un poco más compleja la cosecha con hojas en el suelo y con humedad.” Bu nedenle Avrupa fındığında hasat başarısı yalnızca ürünün olgunlaşmasına bağlı değil. Hasat zamanı, hava koşulları, yaprak dökümü, makine kapasitesi ve kurutma altyapısı birlikte planlanmak zorunda. MAKİNE KAPASİTESİ DOĞRU HESAPLANMALI RedGold içeriğinde üreticinin hasat döneminde ihtiyaç duyduğu makine kapasitesini doğru belirlemesi gerektiği vurgulandı: “Hoy en día tú tienes que verificar muy bien la cantidad de maquinaria que necesitas para poder cosechar lo más rápido posible.” Bu ifade, hasat döneminde hızın kaliteyi koruyan temel unsurlardan biri olduğunu gösteriyor. Yağış riski bulunan bölgelerde ürünün tarlada ya da bahçede uzun süre beklemesi, nem, kirlenme, yaprakla karışma ve kurutma yükünün artması gibi sorunları büyütüyor. Makine planlaması bu nedenle yalnızca operasyonel bir hesap değildir. Doğru makine kapasitesi, ürün kaybını azaltan, hasat süresini kısaltan ve kaliteyi koruyan stratejik bir üretim kararıdır. YAZ STRESİ YAPRAK DÖKÜMÜNÜ VE HASADI ETKİLİYOR Videoda, yaprağın bitki üzerinde mümkün olduğunca uzun süre kalmasının önemine de dikkat çekildi. Bunun için yaz döneminden gelen streslerin önlenmesi gerektiği belirtildi: “Tratar de que esta hoja permanezca lo más tiempo posible en la planta y que no se nos caiga y eso evitar obviamente los estrés que vienen del verano.” Bu değerlendirme, sulama ve bitki stresinin yalnızca yaz aylarındaki gelişimle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Yaz boyunca su stresi yaşayan, beslenme dengesi bozulan veya fizyolojik baskı altında kalan bitkilerde hasat dönemine girilirken yaprak dökümü daha önemli bir sorun haline gelebilir. Bu nedenle fındıkta sulama, fertirigasyon ve stres yönetimi doğrudan hasat kalitesiyle bağlantılıdır. Üretici yaz aylarında bahçeyi dengeli yönetemezse, bunun etkisi hasat döneminde yaprak dökümü, nem ve operasyon güçlüğü olarak karşısına çıkar. YETİŞKİN BAHÇELERDE IŞIKLANMA VE DOĞAL KURUMA ÖNE ÇIKIYOR RedGold içeriğinde yetişkin bahçelerde ışıklanmanın artırılması da önemli bir uygulama olarak değerlendirildi: “Una de las prácticas también en huertos adultos es tratar de iluminar lo mayor posible, para que esa fruta también en el suelo logre ventilación y un secado también natural.” Yetişkin fındık bahçelerinde taç yapısının yoğunlaşması, bahçe içinde ışık ve hava dolaşımını azaltabiliyor. Bu durum özellikle yağışlı ve nemli dönemlerde hasat edilen ürün için risk oluşturuyor. Bahçede daha iyi ışıklanma ve hava akımı, yere düşen ürünün havalanmasına ve doğal kuruma sürecine destek veriyor. Bu başlık, budama ve bahçe içi açıklığın hasat sonrası kaliteyle de ilişkili olduğunu gösteriyor. Fındıkta bahçe yönetimi yalnızca dal, sürgün ve verim hesabı üzerinden değil, hasat zemini, ürün kuruması ve nem yönetimi üzerinden de düşünülmelidir. KURUTUCU TEMİZLİĞİ VE HASAT SONRASI ALTYAPI ARTIK ZORUNLULUK Videoda kurutucuların temizliği ve hasat sonrası altyapı hazırlığının özellikle vurgulandığı bölüm dikkat çekti: “Muy importante también la organización en lo que es la limpieza de los secadores.” Maule ve Ñuble bölgelerinde üreticilerin hasat sonrası kurutucu yatırımlarına yeterince alışık olmadığı, ancak bu yatırımın artık bir ihtiyaç haline geldiği belirtildi: “La región Maule y Ñuble principalmente no están muy acostumbradas a la implementación de postcosecha con inversión en los secadores, que hoy en día una realidad y una necesidad.” Bu ifade, iklim koşullarının değiştiği ve yağış riskinin arttığı üretim alanlarında kurutucu altyapısının ertelenemez hale geldiğini gösteriyor. Ürün bahçeden alındıktan sonra kurutma sürecinin iyi yönetilememesi, hasatta gösterilen emeğin değerini düşürebilir. Kurutucuların temizliği, kapasitesi ve kullanıma hazır olması; özellikle nemli hasat koşullarında ürün kalitesi için belirleyici hale gelir. Hasat sonrası süreç, üretim zincirinin ayrı bir bölümü değil, sezon başarısının doğrudan parçasıdır. DAMLA SULAMADA EN BÜYÜK RİSK: SİSTEMİN HOMOJEN ÇALIŞMAMASI RedGold içeriğinde ikinci kritik başlık fertirigasyon ve sulama homojenliği oldu. Dr. Iván Vidal, damla sulama yapılan bahçelerde ciddi dengesizliklerle karşılaştıklarını belirtti: “Hemos encontrado situaciones bien extremas en el sentido de que huertos con riego por goteo se hacen mucho esfuerzo en dosificar los fertilizantes, en aplicar como corresponde estos fertilizantes y dejando muchas veces de lado este factor que es la uniformidad del sistema de riego.” Bu değerlendirme, üreticilerin gübre dozlamasına büyük emek verdiğini ancak gübreli suyun bahçeye eşit ulaşıp ulaşmadığını çoğu zaman ikinci plana bıraktığını gösteriyor. Oysa fertirigasyonda başarı yalnızca doğru gübre miktarını belirlemekle sağlanmaz. Belirlenen gübrenin her bitkiye dengeli ulaşması gerekir. Damla sulama sistemi kurulu olan bir bahçede bile homojenlik otomatik olarak sağlanmaz. Basınç farkları, damlatıcı tıkanmaları, tuz birikimi, biyolojik oluşumlar, filtre bakımının aksaması ve hat planlamasındaki sorunlar, aynı sistem içinde farklı bitkilerin farklı miktarda su ve gübre almasına neden olabilir. YÜZDE 50-60 UNİFORMİTE BAHÇEDE BÜYÜK DENGESİZLİK DEMEK Dr. Vidal, bazı bahçelerde sulama uniformitesinin yüzde 50-60 seviyelerine kadar düştüğünü ifade etti: “Hemos encontrado situaciones de 50 60% de uniformidad.” Bu oran, üretici açısından ciddi bir uyarıdır. Uniformitenin bu seviyelere düşmesi, aynı bahçede bitkilerin su ve gübreye eşit erişemediğini gösterir. Vidal bu durumu şöyle açıkladı: “Significa que hay plantas sobrefertilizadas y hay plantas que están recibiendo una fertilización insuficiente.” Bu tablo, bahçede bazı bitkilerin aşırı gübrelendiği, bazı bitkilerin ise yetersiz gübre aldığı anlamına gelir. Aynı zamanda su dağılımı da bozulur: “Van a haber plantas que están recibiendo más aguas que otras. Otras pueden estar con problemas de déficit de agua y otras con un problema de exceso de agua.” Aynı bahçede bazı bitkilerin fazla su alması, bazılarının ise su eksikliği yaşaması, üretim dengesini bozar. Bu durum yalnızca bitki görünümünü değil; sürgün gelişimini, meyve tutumunu, dane dolumunu, kaliteyi ve verim potansiyelini doğrudan etkiler. FERTİRİGASYONDA ASIL MESELE DOĞRU DAĞILIM Fındık bahçelerinde üretici gübreyi doğru seçebilir, doğru dozda hazırlayabilir ve doğru zamanda uygulayabilir. Ancak sulama sistemi homojen çalışmıyorsa bu doğru planlama bahçenin tamamına aynı şekilde yansımaz. Fertirigasyonda gübre suyla birlikte taşındığı için sulamadaki her dengesizlik gübrelemede de dengesizlik yaratır. Daha fazla su alan bitkiler daha fazla gübre alırken, daha az su alan bitkiler yetersiz beslenir. Bu durum bahçede gelişim farkını büyütür. Bu nedenle sulama uniformitesi, yalnızca sulama mühendisliğiyle ilgili teknik bir konu değildir. Aynı zamanda besleme yönetiminin, verim planlamasının ve kalite standardının temelidir. ÜRETİCİ ÖNCE SİSTEMİN UNİFORMİTE KATSAYISINI BİLMELİ Vidal, üreticilere ilk uyarısını sulama sisteminin uniformite katsayısını ölçmeleri yönünde yaptı: “Los productores se preocupen en primer lugar de conocer el coeficiente de uniformidad de su sistema de riego.” Bu ölçüm yapılmadan sistemin gerçekten dengeli çalışıp çalışmadığını anlamak mümkün değildir. Bahçenin genel görünümü üreticiyi yanıltabilir. Bir bölümde güçlü gelişim görülürken başka bir bölümde gizli su stresi yaşanabilir. Uniformite katsayısı, sulama sisteminin bahçeye suyu ne kadar eşit dağıttığını gösterir. Bu değer bilinmeden yapılan sulama ve fertirigasyon planı eksik kalır. Üretici önce sistemin mevcut performansını bilmeli, ardından bakım ve düzeltme planını buna göre kurmalıdır. BAKIM YILDA BİR KEZLE SINIRLI KALMAMALI RedGold içeriğinde sistem bakımının da düzenli yapılması gerektiği vurgulandı. Vidal, bakımın en az yılda bir kez yapılması gerektiğini, sorunlu sistemlerde ise iki veya üç ayda bir kontrol yapılmasının önem taşıdığını belirtti: “Por lo menos anualmente o cada dos o tres meses hagan dependiendo de los problemas que tenga.” Bu ifade, sulama sistemlerinin sezon boyunca performans kaybedebileceğini gösteriyor. Damlatıcılar tıkanabilir, filtreler kirlenebilir, basınç dengesi bozulabilir, hatlarda tuz birikimi veya biyolojik büyüme oluşabilir. Düzensizliğin nedeni belirlenmeden yapılan müdahaleler kalıcı çözüm üretmez. Bu nedenle üretici, önce sorunun kaynağını tespit etmeli, ardından düzeltici ve önleyici uygulamaları devreye almalıdır. TUZ, BİYOLOJİK BÜYÜME VE TIKANMA SİSTEMİ BOZUYOR Videoda sulama sistemindeki desuniformitenin nedenleri arasında tuzlar ve biyolojik büyüme özellikle belirtildi: “A qué se deben la desuniformidad, que pueden ser sales, crecimiento biológico.” Tuz birikimi ve biyolojik oluşumlar damlatıcıların debisini düşürebilir. Bu durum bazı bitkilere daha az su ve gübre ulaşmasına neden olur. Sistem dışarıdan çalışıyor gibi görünse bile damlatıcı seviyesinde ciddi performans kaybı oluşabilir. Bu nedenle filtre temizliği, hat yıkama, damlatıcı kontrolü, basınç ölçümü ve su kalitesi takibi düzenli yapılmalıdır. Bakımı ihmal edilen sistemlerde üretici, fark etmeden bahçesinin bir bölümünü eksik sulayabilir. TÜRKİYE İÇİN DE DOĞRUDAN UYARI NİTELİĞİ TAŞIYOR RedGold’un Avrupa fındığı üzerinden gündeme taşıdığı başlıklar Türkiye için de önem taşıyor. Türkiye’de fındık üretimi uzun yıllar büyük ölçüde doğal yağışa dayalı yürütüldü. Ancak düzensiz yağış, yaz sıcaklıkları, kurak dönemler ve hasat dönemindeki nem riski, sulama ve hasat sonrası yönetimi daha kritik hale getiriyor. Karadeniz’de geleneksel bahçelerde sulama her bölgede yaygın olmasa da yeni kurulan bahçeler, verim hedefi yüksek üretim alanları ve kuraklık baskısı yaşayan bölgeler için su yönetimi artık daha ciddi biçimde ele alınmalıdır. Türkiye açısından çıkarılacak temel ders açıktır: Bahçeye su vermek tek başına yeterli değildir. Suyun ve gübrenin bitkilere eşit ulaşıp ulaşmadığı ölçülmelidir. Hasat döneminde ise yağış, makine kapasitesi, yaprak dökümü, zemin nemi ve kurutma altyapısı birlikte planlanmalıdır. ÜRETİCİ İÇİN KRİTİK KONTROL BAŞLIKLARI Avrupa fındığında ve fındık bahçelerinde üreticinin sulama, fertirigasyon ve hasat yönetiminde şu başlıklara odaklanması gerekir: Sulama sisteminin uniformite katsayısı ölçülmeli. Damlatıcı debileri farklı noktalarda kontrol edilmeli. Hat başı ve hat sonu basınç değerleri karşılaştırılmalı. Filtreler düzenli temizlenmeli. Sulama hatları sezon içinde yıkanmalı. Tuz birikimi ve biyolojik oluşum riski takip edilmeli. Sorunlu sistemlerde bakım iki veya üç ayda bir yapılmalı. Gübre dozlaması kadar gübreli suyun dağılımı da kontrol edilmeli. Hasat döneminde makine kapasitesi önceden planlanmalı. Kurutucular hasat başlamadan temizlenmeli ve hazır hale getirilmeli. Yetişkin bahçelerde ışıklanma ve hava dolaşımı artırılmalı. Yaz stresi azaltılarak yaprak dökümü ve hasat zorluğu sınırlandırılmalı. MODERN FINDIK ÜRETİMİNDE ÖLÇÜM, BAKIM VE ORGANİZASYON ZORUNLU HALE GELDİ Redagrícola / RedGold’un içeriği, Avrupa fındığında üretim başarısının artık yalnızca bahçenin varlığına, sulama sisteminin kurulmasına veya gübre uygulamasına bağlı olmadığını gösteriyor. Modern fındık üretiminde ölçüm, bakım ve organizasyon belirleyici hale geldi. Hasat döneminde yağışa hazırlıksız yakalanan, yeterli makine kapasitesi bulunmayan, kurutucularını hazır tutmayan, sulama sisteminin uniformitesini ölçmeyen ve fertirigasyonda dağılımı kontrol etmeyen üretici, sezon sonunda verim ve kalite kaybı riskiyle karşı karşıya kalır. Dr. Iván Vidal’ın uyarısı, üreticiler için net bir teknik mesaj içeriyor. Sulama sistemi homojen çalışmıyorsa, doğru gübreleme de doğru sonuç vermez. Bahçede bazı bitkiler fazla su ve gübre alırken bazıları eksik kalıyorsa, üretici aynı parselde farklı gelişim düzeyleriyle karşılaşır. Fındıkta yüksek ve istikrarlı verim, yalnızca daha fazla girdi kullanmakla sağlanmaz. Asıl başarı, suyun, gübrenin, hasat ekipmanının ve hasat sonrası altyapının doğru zamanda, doğru ölçümle ve dengeli şekilde yönetilmesine bağlıdır. Kaynak: https://www.facebook.com/revistaredagricola

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.