Hava Durumu

#Üretim Kapasitesi

giresunsonhaber - Üretim Kapasitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Kapasitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor Haber

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor

Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi ve otomotiv teknolojilerindeki dönüşüm, akülerin araçlardaki rolünü yeniden şekillendiriyor. Türkiye'de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım, yenileme ve yedek parça pazarındaki ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısı 33,6 milyonun üzerine çıkarken, araç parkının ortalama yaşı 14,2 yıl olarak hesaplandı. Araçların daha uzun süre kullanımda kalması ve otomotiv teknolojilerindeki hızlı dönüşüm, aküleri yalnızca motorun çalıştırılmasını sağlayan bir ekipman olmaktan çıkararak araçların enerji yönetimi ve elektronik sistemlerinin sürekliliğinde kritik rol üstlenen stratejik bir bileşen haline getiriyor. Güvenlik, konfor ve sürüş destek sistemlerinin yanı sıra Start-Stop teknolojileri ve artan elektronik donanım kullanımı, akülerden beklenen performans kriterlerini de her geçen gün yükseltiyor. Bu dönüşüm, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun; yüksek marş gücü, uzun çevrim ömrü, titreşim dayanımı ve güvenilir performans sunan akü teknolojilerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Türkiye'nin yerli sermayeli sanayi kuruluşlarından AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Akü Fabrikamız, gelişmiş üretim altyapısı, Ar-Ge yetkinliği ve geniş ürün portföyüyle otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Artan elektriksel yük, akü seçiminde doğru tercihi öne çıkarıyor Türkiye'deki araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, otomobillerin daha uzun süre kullanımda kaldığını ve bakım ile yenileme gereksinimlerinin önem kazandığını ortaya koyuyor. Özellikle uzun yıllardır trafikte bulunan araçlarda akü, güvenilir ilk çalıştırma performansı ve aracın elektrik sistemlerinin kesintisiz çalışması açısından kritik bir bileşen olarak öne çıkıyor. Yeni nesil araçlarda elektronik sistemlerin yaygınlaşması ise akülerden beklenen performans seviyesini daha da yukarı taşıyor. Start-Stop sistemleri, gelişmiş sürüş destek teknolojileri ile güvenlik ve konfor donanımları; akünün yalnızca motoru çalıştıran bir ekipman değil, aracın enerji altyapısının temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Bu nedenle doğru akü seçiminin; aracın teknik özellikleri, kullanım koşulları, elektriksel yükü ve üretici gereksinimleriyle uyumlu olması önem taşıyor. “Akü, modern araçların enerji altyapısında stratejik bir rol üstleniyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Akü Fabrika Genel Müdürü Hüseyin Koca, şunları söyledi: “Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım ve yenileme pazarında akülerin önemini artırıyor. Otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte akü; yalnızca aracın çalışmasını sağlayan bir komponent olmaktan çıkarak güvenlik, konfor, sürüş destek sistemleri ve diğer elektronik donanımlar için kritik bir enerji kaynağı haline geliyor. Bu doğrultuda, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun, yüksek performanslı ve güvenilir akü teknolojilerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor. AKO Grup olarak gelişmiş üretim altyapımız, Ar-Ge yetkinliğimiz ve başta Matrix Press (Punch) olmak üzere ileri üretim teknolojilerimizle sektörün değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarımızla farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden geniş bir ürün portföyü sunuyoruz. Güçlü üretim kabiliyetimizi teknoloji odaklı yaklaşımımızla birleştirerek güvenilir, uzun ömürlü ve yüksek performanslı enerji çözümleri sunmayı ve Türkiye’nin akü sektöründeki teknolojik yetkinliğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” Değişen mobilite ihtiyaçları, yeni nesil akü teknolojilerini öne çıkarıyor Otomotiv sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması ve elektronik sistemlerin araçlardaki kullanımının artması, akü teknolojilerinin de sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Özellikle Start-Stop sistemine sahip araçlarda kullanılan yeni nesil aküler; yüksek çevrim ömrü, güçlü marş performansı ve yoğun şarj-deşarj koşullarına dayanıklılık gibi özellikleriyle öne çıkıyor. AKO Akü'nin üretim altyapısında Matrix Press (Punch) ve Kaizen Tüneli üretim modelleri kullanılırken, ürün portföyünde konvansiyonel akülerin yanı sıra EFB ve AGM gibi yeni nesil teknolojiler de yer alıyor. Bu ürün ve teknoloji çeşitliliği, farklı araçların teknik gereksinimlerine ve kullanım koşullarına uygun çözümler sunulmasına olanak sağlıyor. AKO Grup'un Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarından oluşan portföyü; farklı araç segmentlerine ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik ürünleri bir araya getiriyor. Konvansiyonel akülerden EFB ve AGM teknolojilerine uzanan ürün gamı, otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte çeşitlenen enerji ihtiyaçlarına cevap veriyor. Entegre üretim altyapısı ve teknoloji odaklı yaklaşım AKO Grup'un akü üretim ekosistemi; plastik enjeksiyon, kurşun geri kazanım ve akü üretim faaliyetlerini entegre bir yapı ile aynı yerleşke içerisinde buluşturuyor. Hammaddeden nihai ürüne uzanan bu yapı; üretim süreçlerinde kontrolün güçlendirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir kalite anlayışının desteklenmesine katkı sağlıyor. AKO Akü'nin yıllık üretim kapasitesi 5 milyon adede ulaşırken, şirket ileri üretim teknolojileri, Ar-Ge çalışmaları ve entegre üretim kabiliyetiyle akü sektöründeki teknolojik gelişime katkı sunuyor. AKO Grup; güçlü üretim altyapısını, ileri teknolojilerini, Ar-Ge yetkinliğini ve geniş marka portföyünü bir araya getirerek Türkiye'nin ve global otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Grup, farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden ürün çeşitliliğiyle güvenilir, yüksek performanslı ve sürdürülebilir akü çözümlerini otomotiv sektörünün kullanımına sunarken, Türkiye'nin akü sektöründeki teknolojik ve üretim yetkinliğinin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ŞEBİNKARAHİSAR OSB’DE 700 MİLYONLUK UMUT: RAKAMLAR BÜYÜDÜ, TAKVİM DEĞİŞTİ Haber

ŞEBİNKARAHİSAR OSB’DE 700 MİLYONLUK UMUT: RAKAMLAR BÜYÜDÜ, TAKVİM DEĞİŞTİ

ŞEBİNKARAHİSAR OSB’DE 700 MİLYONLUK UMUT: RAKAMLAR BÜYÜDÜ, TAKVİM DEĞİŞTİ Şebinkarahisar Organize Sanayi Bölgesi için önce 450–500 milyon TL olarak açıklanan altyapı maliyeti yaklaşık 700 milyon TL’ye yükseldi; temmuz denilen ihale ağustosa kaldı. Bir firmanın kesin yatırım kararı aldığı, en az üç firmanın da sırada olduğu açıklandı. Ancak firmaların adları, yatırım tutarları, istihdam taahhütleri ve parsel tahsisleri henüz paylaşılmadı. Şebinkarahisar için büyük umut oluşturan projenin gücünü artık tanıtım filmi değil, şeffaf ihale süreci ve sahada başlayacak yatırımlar gösterecek. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Meclisi, Meclis Başkanı N. Şükrü Ataün başkanlığında 35 meclis üyesinin katılımıyla toplandı. Toplantıda Şebinkarahisar Organize Sanayi Bölgesi için hazırlanan tanıtım filmi meclis üyelerine izletildi; ardından projenin altyapı, yatırımcı tahsisi ve üretime geçiş sürecine ilişkin yeni açıklamalar yapıldı. GTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, 75 hektarlık alanda 71 sanayi parselinden oluşan OSB’nin yaklaşık 700 milyon TL keşif bedelli altyapı ihalesinin ağustos ayında yapılmasının planlandığını açıkladı. Bu açıklama Şebinkarahisar için önemli bir yatırım beklentisi oluştururken, kısa süre içerisinde değişen maliyet ve takvim de bazı soruları beraberinde getirdi. 500 MİLYONDU, 700 MİLYONA ÇIKTI Şebinkarahisar OSB’nin altyapı yatırım bedeli haziran sonunda 450–500 milyon TL aralığında açıklanmıştı. Yaklaşık bir ay sonra yapılan GTSO Meclis Toplantısı’nda ise keşif bedelinin 700 milyon TL’ye ulaştığı bildirildi. Böylece projenin açıklanan maliyeti kısa süre içerisinde 200–250 milyon TL arttı. Bu artışın güncellenen fiyatlardan mı, genişletilen proje kapsamından mı, yoksa sonradan eklenen altyapı kalemlerinden mi kaynaklandığı açıklanmadı. Maliyet artışı olağan ekonomik koşullardan kaynaklanabilir; ancak böylesine büyük bir farkın hangi hesaplamayla oluştuğunun paylaşılması, projeye duyulan güveni güçlendirecektir. TEMMUZ DENİLEN İHALE AĞUSTOSA KALDI Haziran ayındaki açıklamada altyapı ihalesinin temmuz ayında yapılması, ağustosta ise yüklenici firmaya yer teslimine geçilmesi planlanıyordu. Yeni takvimde ihale tarihi ağustos ayına taşındı. Yer tesliminin ne zaman yapılacağına ilişkin ayrıntılı bir tarih ise verilmedi. Toplantıda ihaleye yaklaşık 20 firmanın katılmasının beklendiği belirtildi. Ancak bu sayı henüz gerçekleşmiş katılımı değil, ihale öncesindeki beklentiyi ifade ediyor. Bu aşamada “700 milyon TL’lik ihale yapılıyor” demek yerine, yaklaşık 700 milyon TL keşif bedelli ihalenin ağustos ayında yapılmasının planlandığını belirtmek daha doğru olacaktır. İHALE İLANI VE ŞARTNAME SÜRECİ NETLEŞTİRECEK Yol, elektrik ve kanalizasyon başta olmak üzere temel altyapı çalışmalarını kapsayacağı açıklanan ihalenin ayrıntıları, ilan ve şartnamenin yayımlanmasıyla görülebilecek. Yaklaşık maliyetin hangi işlerden oluştuğu, ihale tarihi, yapım süresi, teklif veren firma sayısı, ihale sonucu ve sözleşme bedeli bu aşamadan sonra kesinlik kazanacak. Şebinkarahisar’ın yıllardır beklediği OSB yatırımında yeni bir gecikme yaşanmaması için ihale ve yer teslimi takviminin düzenli biçimde paylaşılması önem taşıyor. “KESİN KARAR VERDİ” DENİLDİ, FİRMANIN ADI AÇIKLANMADI Çakırmelikoğlu, İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımcılarla görüşmeler gerçekleştirildiğini, yeraltı kablosu üretecek bir firmanın Şebinkarahisar’da yatırım yapmak için kesin karar verdiğini söyledi. En az üç firmanın daha süreci beklediği, yerel yatırımcıların da OSB’ye yoğun ilgi gösterdiği açıklandı. Ancak yatırım kararı aldığı belirtilen firmanın adı, yatırımın büyüklüğü, kurulacak tesisin kapasitesi, oluşturulacak istihdam, talep edilen parsel ve tahsis durumu paylaşılmadı. Yatırımcı ilgisi proje açısından sevindirici olsa da “kesin yatırım kararı”nın somut karşılığı; parsel tahsisi, yatırım programı, finansman hazırlığı, ruhsat süreci ve fabrika inşaatıyla ortaya çıkacak. ALTYAPI BİTMEDEN PARSEL TAHSİSİ YAPILACAK Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın, altyapı çalışmaları devam ederken yatırımcı firmalara yer tahsisi yapılması yönünde talimat verdiği aktarıldı. Bu yöntem, yatırımcıların hazırlıklarını altyapı çalışmalarıyla eş zamanlı yürütmesini ve üretime geçiş süresinin kısalmasını sağlayabilir. Ancak tahsislerin hangi kriterlerle yapılacağı, kaç firmanın başvuruda bulunduğu, hangi sektörlere öncelik verileceği ve tahsis edilen parsellerin yatırım yapılmadan bekletilmesini önleyecek koşullar da açıklanmalıdır. 2027 ALTYAPI, 2028 ÜRETİM HEDEFİ Çakırmelikoğlu, OSB’nin altyapı çalışmalarının 2027 yılı sonuna kadar tamamlanmasını, fabrikaların ise 2028 itibarıyla üretime başlamasını hedeflediklerini bildirdi. Bu takvim, ihalenin ağustos ayında gerçekleştirilmesi ve yer tesliminin gecikmeden yapılması hâlinde mümkün olabilecek. Fabrikaların 2028’de üretime başlayabilmesi ise yalnızca altyapının tamamlanmasına bağlı değil. Parsel tahsisleri, yatırımcıların finansman sağlaması, projelerin hazırlanması, ruhsatların alınması ve fabrika inşaatlarının tamamlanması da aynı takvimin parçaları. Bu nedenle 2028 tarihi kesin üretim başlangıcı değil, bütün aşamaların zamanında tamamlanmasına bağlı bir hedef olarak değerlendirilmelidir. İSTİHDAM RAKAMLARI BİRBİRİNİ TUTMUYOR GTSO Meclis Toplantısı’nda Giresun’da faaliyet gösteren iki organize sanayi bölgesinde 77 tesis bulunduğu ve yaklaşık 5 bin kişinin istihdam edildiği açıklandı. Buna karşılık Nisan 2026’da Anadolu Ajansı kaynaklı yayımlanan verilerde, iki OSB’deki çalışan sayısının 2025 yılı sonu itibarıyla 6 bini aştığı bildirilmişti. Aynı kentteki aynı iki OSB için birkaç ay arayla açıklanan rakamlar arasında bini aşkın kişilik fark bulunuyor. Bu farkın kullanılan dönemden, çalışan tanımından veya veri kaynağından kaynaklanıp kaynaklanmadığı açıklığa kavuşturulmalı. İstihdam hedeflerinin sağlıklı değerlendirilebilmesi için mevcut çalışan sayısının öncelikle ortak ve güncel bir veriyle ortaya konulması gerekiyor. 2 MİLYAR DOLAR İHRACAT HEDEFİ Giresun’un 2025 yılını 1 milyar doların üzerinde ihracatla tamamladığını belirten Çakırmelikoğlu, hedeflerinin 10 binin üzerinde istihdam ve 2 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmak olduğunu söyledi. Yeni organize sanayi bölgelerinin faaliyete geçmesi, bu hedef açısından önemli bir üretim kapasitesi oluşturabilir. Ancak hedefin hangi yıl için belirlendiği, yeni OSB’lerden beklenen ihracat ve istihdam katkısının ne kadar olduğu açıklanmadı. İki milyar dolarlık ihracat hedefinin güçlü bir ekonomik programa dönüşebilmesi için sektör, yatırım, üretim kapasitesi ve takvim bazında desteklenmesi gerekiyor. 71 PARSELİN KAÇI ÜRETİME DÖNÜŞECEK? Şebinkarahisar OSB’de oluşturulan 71 sanayi parseli, projenin önemli bir fiziksel kapasiteye sahip olduğunu gösteriyor. Fakat bir OSB’nin başarısı yalnızca parsel sayısıyla ölçülmüyor. Kaç parselin tahsis edildiği, kaç yatırımcının inşaata başladığı, fabrikaların ne kadar sürede üretime geçtiği ve kaç kişiye kalıcı istihdam sağlandığı belirleyici olacak. Şebinkarahisar’ın ihtiyacı yalnızca yatırımcı ilgisi açıklaması değil; yatırımcı adı, sektör, yatırım tutarı, istihdam taahhüdü ve üretime geçiş takvimiyle desteklenen somut bir yatırım tablosu. TANITIM FİLMİNDEN ŞANTİYEYE GEÇİŞ ZAMANI Şebinkarahisar OSB, ilçenin üretim gücünü artırabilecek, yeni istihdam alanları oluşturabilecek ve göçün azaltılmasına katkı sağlayabilecek önemli bir proje. Gelinen aşama küçümsenemez. Ancak maliyetin kısa sürede 500 milyon TL seviyesinden 700 milyon TL’ye çıkması, ihale tarihinin temmuzdan ağustosa kayması, yatırımcıların isimlerinin açıklanmaması ve istihdam rakamlarındaki farklılık cevaplandırılması gereken başlıklar olarak duruyor. Projenin geleceğini artık tanıtım filmi ve hedef açıklamaları değil; yayımlanacak ihale, yapılacak yer teslimi, şeffaf parsel tahsisleri ve sahada yükselecek fabrikalar belirleyecek. MECLİSTE SGK SUNUMU DA YAPILDI Toplantının son bölümünde Sosyal Güvenlik Kurumu Giresun İl Müdürü Mustafa Karakaya, meclis üyelerine SGK mevzuatı ve yeni uygulamalar hakkında bilgi verdi.

GİRESUN TSO’DAN KADEMELİ ÜCRET ÇAĞRISI Haber

GİRESUN TSO’DAN KADEMELİ ÜCRET ÇAĞRISI

GİRESUN TSO’DAN KADEMELİ ÜCRET ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kalkınmada öncelikli illerde istihdamı artırmak, mesleki eğitimi güçlendirmek ve nitelikli iş gücü yetişmesini desteklemek için usta, kalfa ve çırak ayrımına dayalı kademeli ücret sisteminin devlet tarafından uygulamaya alınması gerektiğini söyledi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, üretim ve sanayi sektörlerinde nitelikli eleman ihtiyacının giderek arttığını belirterek, mevcut ücret yapısının mesleki deneyim, yeterlilik ve üretime katkı farklarını yeterince karşılamadığını vurguladı. Çakırmelikoğlu, kalkınmada öncelikli illerde istihdamı artıracak, gençleri mesleki eğitime yönlendirecek ve iş gücü piyasasında daha dengeli bir yapı oluşturacak yeni bir ücret modeline ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. “KADEMELİ ÜCRET UYGULAMASI DEVREYE ALINMALIDIR” Hasan Çakırmelikoğlu, usta, kalfa ve çırak ayrımına dayalı ücret sisteminin hem çalışan hem de işveren açısından daha gerçekçi bir yapı oluşturacağını belirtti. Çakırmelikoğlu, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Kalkınmada öncelikli illerimizin ekonomik gelişimine katkı sunacak, istihdamı teşvik edecek ve mesleki eğitimi özendirecek kapsamlı bir kademeli ücret uygulaması devletimiz tarafından devreye alınmalıdır. Usta, kalfa ve çırak statülerine göre belirlenecek ücret sistemi, iş gücü piyasasında denge oluşturacak ve nitelikli eleman yetişmesine katkı sağlayacaktır.” “MESLEKİ YETERLİLİK ÜCRETE YANSIMALIDIR” Çakırmelikoğlu, özellikle üretim ve sanayi sektörlerinde deneyim ile mesleki yeterliliğin ücretlendirme sistemine yansımasının zorunlu hale geldiğini belirtti. Çakırmelikoğlu, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: “Mevcut ücret politikaları, iş gücü piyasasındaki farklılıkları yeterince gözetmemektedir. Üretim ve sanayi sektörlerinde deneyim, mesleki yeterlilik ve üretime katkı ücretlendirme sisteminde karşılık bulmalıdır. Bu yapı, çalışan açısından mesleki gelişimi teşvik ederken, işveren açısından da nitelikli iş gücüne ulaşmayı kolaylaştıracaktır.” “GENÇLERİN MESLEK EDİNMESİ TEŞVİK EDİLMELİDİR” Kademeli ücret modelinin gençlerin meslek edinme sürecini güçlendireceğini ifade eden Çakırmelikoğlu, sistemin yalnızca ücret düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda mesleki eğitim ve bölgesel kalkınma politikası olarak ele alınması gerektiğini kaydetti. Çakırmelikoğlu, şunları söyledi: “Kademeli ücret modeli, gençlerin meslek edinmesini teşvik edecek, nitelikli eleman yetişmesini destekleyecek ve kalkınmada öncelikli illerde üretim kapasitesinin artmasına katkı sunacaktır. Bu yöndeki çalışmaların bakanlıklar düzeyinde ele alınması, sanayi ve üretim sektörleri açısından büyük önem taşımaktadır.” ÖNERİ ŞEHİR FARKINA DEĞİL MESLEKİ STATÜYE DAYANIYOR Giresun TSO’nun gündeme taşıdığı model, İstanbul, Bursa ya da Giresun gibi iller arasında doğrudan farklı asgari ücret uygulanmasını değil; usta, kalfa ve çırak ayrımına dayalı mesleki statü sisteminin ücret politikasına yansıtılmasını öne çıkarıyor. Bu çerçevede ücret farkının şehirden değil, çalışanın mesleki yeterliliğinden, deneyiminden, belge düzeyinden ve üretime katkısından kaynaklanması hedefleniyor. Modelin sosyal adalet dengesini koruyabilmesi için çıraklık geçici ve eğitim bağlantılı bir kademe olarak ele alınırken, kalfalık ve ustalık daha yüksek gelir basamaklarıyla desteklenmelidir. DÜNYA ÖRNEKLERİNDE KADEMELİ ÜCRET NASIL UYGULANIYOR? Dünyadaki örnekler, kademeli ücret sisteminin tek tip işlemediğini gösteriyor. Bazı ülkelerde çırak, genç çalışan ve yetişkin çalışan için ayrı ücret basamakları bulunurken, bazı ülkelerde mesleki eğitim yılı, sektör, yaş ve çalışma statüsü ücretin belirlenmesinde etkili oluyor. Her ülkede “usta” için ayrı bir yasal taban ücret bulunmadığından, karşılaştırmada çırak ücreti ile yetişkin çalışan ya da genel asgari ücret düzeyi birlikte değerlendiriliyor. İNGİLTERE’DE ÇIRAK ÜCRETİ YETİŞKİN ÜCRETİNDEN AYRI İngiltere’de asgari ücret sistemi, yetişkin çalışanlar ve çıraklar için farklı basamaklar üzerinden uygulanıyor. 1 Nisan 2026 itibarıyla çıraklar için saatlik ücret 8 sterlin, 21 yaş ve üzeri çalışanlar için saatlik ulusal yaşam ücreti 12,71 sterlin olarak belirlendi. 25 Haziran 2026 tarihli yaklaşık 1 sterlin = 61,33 TL kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre, İngiltere’de çırak ücretinin saatlik karşılığı yaklaşık 491 TL, yetişkin çalışan ücretinin saatlik karşılığı ise yaklaşık 780 TL seviyesinde bulunuyor. Haftalık 37,5 saatlik çalışma esas alındığında çırak için aylık karşılık yaklaşık 79 bin 700 TL, yetişkin çalışan için ise yaklaşık 126 bin 700 TL düzeyine ulaşıyor. İngiltere’de yıllık tüketici enflasyonu Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 2,8 seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, çırak ücretinin yetişkin çalışan ücretinden düşük tutulduğunu, ancak sistemin çıraklığı kalıcı düşük ücret alanı değil, eğitim bağlantılı geçiş basamağı olarak düzenlediğini gösteriyor. ALMANYA’DA ÇIRAK ÜCRETİ EĞİTİM YILINA GÖRE ARTIYOR Almanya’da mesleki eğitim sistemi içinde çıraklara yapılan ödeme eğitim yılına göre kademeli biçimde yükseliyor. 2026 yılı için çıraklıkta aylık asgari eğitim ödemesi birinci yılda 724 avro, ikinci yılda 854 avro, üçüncü yılda 977 avro, dördüncü yılda ise 1.014 avro olarak uygulanıyor. 25 Haziran 2026 tarihli yaklaşık 1 avro = 52,81 TL kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Almanya’da çıraklık ödemesi birinci yıl için yaklaşık 38 bin 200 TL, ikinci yıl için 45 bin 100 TL, üçüncü yıl için 51 bin 600 TL, dördüncü yıl için ise 53 bin 500 TL seviyesine karşılık geliyor. Almanya’da genel yasal asgari ücret 2026 yılında saatlik 13,90 avro düzeyinde bulunuyor. Tam zamanlı çalışma karşılığı aylık brüt asgari ücret yaklaşık 2.343 avro olarak hesaplandığında, bunun TL karşılığı yaklaşık 123 bin 700 TL seviyesine ulaşıyor. Almanya’da yıllık enflasyon Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 2,6 olarak açıklandı. Almanya modeli, çıraklık ücretinin sabit ve düşük bir seviyede bırakılmadığını; eğitim yılı ilerledikçe ücretin de yükseldiğini gösteriyor. AVUSTRALYA’DA ÜCRETİ SEKTÖR, MESLEK VE EĞİTİM STATÜSÜ BELİRLİYOR Avustralya’da ücret sistemi yalnızca tek bir genel asgari ücret rakamına bağlı işlemiyor. Çırak ve stajyer ücretleri, çalışanın bağlı olduğu mesleğe, eğitim sözleşmesine, yaşına, eğitim yılına ve sektörel düzenlemeye göre değişiyor. 1 Temmuz 2026 itibarıyla Avustralya’da ulusal asgari ücret saatlik 26,44 Avustralya doları, haftalık 1.004,90 Avustralya doları olarak belirlendi. 25 Haziran 2026 tarihli yaklaşık 1 Avustralya doları = 32,09 TL kuru üzerinden hesaplandığında, saatlik genel asgari ücret yaklaşık 848 TL, haftalık ücret ise yaklaşık 32 bin 200 TL seviyesine denk geliyor. Avustralya’da çırak ücretleri tek bir ulusal rakamla değil, meslek ve sektöre göre belirlendiği için doğrudan “tek çırak maaşı” bulunmuyor. Ancak bazı sektörlerde ilk yıl çırak ücretlerinin saatlik yaklaşık 16 Avustralya doları seviyesine kadar inebildiği görülüyor. Bu tutar TL karşılığıyla saatlik yaklaşık 513 TL, haftalık 38 saatlik çalışma esas alındığında yaklaşık 19 bin 500 TL seviyesine karşılık geliyor. Avustralya’da yıllık tüketici enflasyonu Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 4,0 düzeyinde bulunuyor. Bu model, ücret kademesinin yalnızca yaşa ya da genel asgari ücrete göre değil; meslek, eğitim yılı, sektör ve sınıflandırma üzerinden belirlendiğini ortaya koyuyor. JAPONYA’DA ÜCRET BÖLGEYE GÖRE DEĞİŞİYOR Japonya’da asgari ücret, ülke genelinde tek rakam olarak değil, bölgelere göre belirleniyor. 2025-2026 dönemi için Japonya’da ulusal ağırlıklı ortalama saatlik asgari ücret 1.118 yen seviyesine yükselirken, Tokyo’da saatlik asgari ücret 1.226 yen, Kanagawa’da ise 1.225 yen düzeyine çıktı. 25 Haziran 2026 tarihli yaklaşık 1 yen = 0,2875 TL kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Japonya’da ulusal ortalama saatlik asgari ücret yaklaşık 321 TL, Tokyo’daki saatlik asgari ücret ise yaklaşık 352 TL seviyesine denk geliyor. Aylık 173 saatlik çalışma esas alındığında Tokyo’daki taban ücretin TL karşılığı yaklaşık 61 bin TL düzeyine ulaşıyor. Japonya’da Mayıs 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yaklaşık yüzde 1,4 seviyesinde bulunuyor. Japonya örneği, Giresun TSO’nun önerdiği mesleki statüye dayalı modelden farklı olarak bölgesel asgari ücret yapısını öne çıkarıyor. Bu nedenle Japonya modeli, şehirler ve bölgeler arasında ücret farklılaşmasına örnek oluştururken; İngiltere, Almanya ve Avustralya örnekleri mesleki statüye dayalı kademeli ücret tartışmasına daha yakın duruyor. KADEMELİ ÜCRET UCUZ İŞÇİLİĞE DÖNÜŞMEMELİ Dünya örnekleri, kademeli ücret sisteminin sosyal adalet dengesini koruyabilmesi için çıraklık kademesinin kalıcı düşük ücret alanına dönüşmemesi gerektiğini gösteriyor. Çıraklık mesleğe giriş ve eğitim dönemi olarak tanımlanmalı; çalışan mesleki eğitimde ilerledikçe daha yüksek ücret basamağına geçebilmelidir. Kalfa ve usta statüleri ise asgari ücret düzeyine sıkışmamalı; deneyim, belge, üretim sorumluluğu ve mesleki yeterlilik daha yüksek gelir basamaklarıyla karşılık bulmalıdır. Giresun TSO’nun gündeme taşıdığı model, bu yönüyle yalnızca ücret tartışması değil; mesleki eğitim, nitelikli iş gücü, üretim kapasitesi ve bölgesel kalkınma açısından da yeni bir düzenleme ihtiyacını gündeme getiriyor.

ŞİLİ FINDIKTA VERİMLİLİK İÇİN BUDAMA TEKNİĞİNE ODAKLANDI Haber

ŞİLİ FINDIKTA VERİMLİLİK İÇİN BUDAMA TEKNİĞİNE ODAKLANDI

ŞİLİ FINDIKTA VERİMLİLİK İÇİN BUDAMA TEKNİĞİNE ODAKLANDI Şili’nin Ñuble Bölgesi’nde düzenlenen teknik saha gününde, Avrupa fındığında verimlilik, bahçe yönetimi ve odun yenileme uygulamaları ele alındı. 70’ten fazla üretici ve danışmanın katıldığı program, fındıkta küresel rekabetin yalnızca dikim alanı üzerinden değil, teknik üretim kapasitesi üzerinden de şekillendiğini gösterdi. FINDIKTA VERİMLİLİK İÇİN SAHA ÇALIŞMASI Şili’de Avrupa fındığı üretiminde verimliliği artırmaya yönelik teknik çalışmalar hız kazandı. Ñuble Bölgesi’ndeki Bulnes kentinde düzenlenen saha gününde, üreticiler ve tarım danışmanları fındık bahçelerinde manuel ve mekanize budama uygulamalarını yerinde inceledi. Viña Casanueva’da gerçekleştirilen programa 70’ten fazla üretici ve danışman katıldı. Etkinlikte fındık ağaçlarında ışık geçirgenliği, odun yenileme, bitki dengesi, düzenli meyve üretimi ve bahçe yönetimi başlıkları öne çıktı. MANUEL VE MEKANİZE BUDAMA BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİ Programda Avrupa fındığı konusunda uzman danışman Dr. Khristopher Ogass, manuel ve mekanize budamanın birbirini dışlayan değil, doğru planlandığında birbirini tamamlayan iki yöntem olduğunu vurguladı. Manuel budamanın özellikle genç bahçelerde ağacın form kazanması ve üretim yapısının oluşturulması açısından kritik rol taşıdığı belirtildi. Daha gelişmiş bahçelerde ise mekanize budamanın, yoğun ve kapalı taç yapısını kontrol altına almak, ışık girişini artırmak ve üretim dengesini korumak için önemli avantaj sağladığı aktarıldı. ÜRETİMDE DALGALANMAYA KARŞI TEKNİK ÖNLEM Saha çalışmasında fındık bahçelerinde düzenli üretim kapasitesinin korunması ana gündemlerden biri oldu. Olgun bahçelerde görülebilen dönemsel verim dalgalanmalarına karşı budama, yalnızca bakım işlemi değil, ekonomik verimliliği doğrudan etkileyen bir üretim yönetimi aracı olarak ele alındı. Ağaçların dengeli gelişmesi, ışık ve hava sirkülasyonunun sağlanması, yaşlanan odunun yenilenmesi ve meyve yükünün düzenlenmesi; fındık üretiminde sürdürülebilir gelir, kalite ve rekabet gücü açısından kritik başlıklar arasında yer aldı. KÜRESEL FINDIK REKABETİNDE TEKNİK ÜRETİM ÖNE ÇIKIYOR Şili’de düzenlenen bu çalışma, fındıkta uluslararası rekabetin giderek daha fazla teknik bilgi, bahçe yönetimi ve verimlilik planlaması üzerinden ilerlediğini ortaya koydu. Türkiye ve özellikle Giresun kalite fındığı açısından bu gelişme dikkatle izlenmesi gereken bir başlık oluşturuyor. Giresun’da eğimli, parçalı ve emek yoğun arazilerde üretilen kaliteli fındık, yalnızca geleneksel üretim gücüyle değil; budama, bahçe yenileme, verim planlaması, kalite standardı ve üretici gelirini koruyan sürdürülebilir bir modelle desteklenmek zorunda. Şili’de üreticilerin teknik saha çalışmalarıyla verimlilik arayışını artırması, dünya fındık piyasasında kalite kadar üretim maliyeti, bahçe yönetimi ve teknoloji kullanımının da belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Türkiye’nin fındıktaki tarihsel üstünlüğünü koruması, özellikle Giresun kalite fındığının farklı üretim koşullarını ve aroma değerini merkeze alan daha güçlü bir üretim politikasıyla mümkün olacak.

GİRESUN 2. OSB’DE ÜRETİM, YATIRIM VE İSTİHDAM GÜNDEMİ Haber

GİRESUN 2. OSB’DE ÜRETİM, YATIRIM VE İSTİHDAM GÜNDEMİ

GİRESUN 2. OSB’DE ÜRETİM, YATIRIM VE İSTİHDAM GÜNDEMİ Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında gerçekleştirilen Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti toplantısında bölgenin mevcut durumu, üretim altyapısı, yatırım süreci ve sanayi kuruluşlarının çalışmaları ele alındı. Toplantının ardından OSB’de faaliyet gösteren firmalar ziyaret edilerek üretim tesislerinde incelemelerde bulunuldu. MÜTEŞEBBİS HEYETİ TOPLANTISI VALİ KOÇ BAŞKANLIĞINDA YAPILDI Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti toplantısı, Giresun Valisi Mustafa Koç’un başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda 2. OSB’nin mevcut durumu, sanayi bölgesindeki üretim faaliyetleri, yatırım süreçleri ve gündemde bulunan başlıklar değerlendirildi. Giresun 2. OSB Müdürü Mete Bahadır Yılmaz, toplantıda bölgenin genel işleyişi, sanayi parselleri, üretim kapasitesi ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi paylaştı. Müteşebbis heyeti, bölgenin ekonomik katkısını artıracak adımları ve sanayicilerin ihtiyaçlarını gündeme aldı. SANAYİ TESİSLERİNDE ÜRETİM İNCELEMESİ Toplantının ardından Giresun 2. OSB’de üretim faaliyetlerini sürdüren firmalara ziyaret programı gerçekleştirildi. Heyet, üretim tesislerini gezerek firma temsilcilerinden çalışmalar, kapasite, yatırım planları ve istihdam süreçleri hakkında bilgi aldı. Ziyaret programı kapsamında GİRSAN A.Ş. firmasında Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Cürgül, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Nevzat Cürgül ve İbrahim Cürgül ile bir araya gelindi. Firmanın üretim alanları incelendi, yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Heyet daha sonra Zere Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasını ziyaret etti. Ziyarette Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Zere ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Zere ile görüşüldü. Firmanın üretim faaliyetleri ve sanayi bölgesindeki çalışmaları hakkında bilgi alındı. MAKİNE, ASANSÖR VE SAVUNMA SANAYİ TESİSLERİ ZİYARET EDİLDİ Program kapsamında Simya Makine firmasında firma yetkilisi Büşra Kesik ile görüşüldü. Üretim sahasında yapılan incelemede firmanın yürüttüğü çalışmalar ve üretim süreçleri değerlendirildi. TPM Asansör firmasında Yönetim Kurulu Başkanı Erol Batuk ile bir araya gelindi. Firmanın üretim kapasitesi, sektörel çalışmaları ve yatırım süreci hakkında bilgi alındı. Heyet ayrıca Drone Tech Savunma Sanayi firmasını ziyaret etti. Ziyarette Genel Müdür Mehmet Eroğlu ve Fabrika Müdürü Osman Demirel ile görüşüldü. Firmanın savunma sanayi alanındaki üretim faaliyetleri ve tesis çalışmaları yerinde incelendi. SARIGÖL KONVEYÖR SİSTEMLERİ’NDE ÜRETİM SÜRECİ İNCELENDİ Ziyaret programının bir diğer durağı Sarıgöl Konveyör Sistemleri Ltd. Şti. oldu. Yönetim Kurulu Başkanı Salih Sarıgöl ile yapılan görüşmede firmanın üretim faaliyetleri, sanayi bölgesindeki çalışmaları ve sektörel katkıları ele alındı. OSB’NİN EKONOMİK KATKISI ÖNE ÇIKTI Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren firmaların üretim, istihdam ve yatırım kapasitesi programın ana gündemini oluşturdu. Sanayi kuruluşlarının Giresun ekonomisine sağladığı katkı, bölgenin üretim gücünü artıran temel başlıklardan biri olarak değerlendirildi. Giresun 2. OSB yönetimi, üretim faaliyetlerini sürdüren firmaların kent ve ülke ekonomisine sağladığı katkının önem taşıdığını vurguladı. Programda sanayicilere teşekkür edilirken, üretim, istihdam ve yatırımların artarak devam etmesi temennisinde bulunuldu.

VALİ SERDENGEÇTİ BATLAMA SANAYİ SİTESİNDE İNCELEME YAPTI Haber

VALİ SERDENGEÇTİ BATLAMA SANAYİ SİTESİNDE İNCELEME YAPTI

VALİ SERDENGEÇTİ BATLAMA SANAYİ SİTESİNDE İNCELEME YAPTI Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, Giresun’un önemli üretim alanlarından biri olan Batlama Sanayi Sitesinde esnaf ve zanaatkârlarla buluşarak yerinde değerlendirmeler yaptı. Geleneksel ustalık kültürünü sürdüren maharetli ustalarla görüşen Vali Serdengeçti, üretim alanlarındaki çalışmalar, mesleki ihtiyaçlar ve sektörün güncel durumu hakkında bilgi edindi. Sanayi sitesinde faaliyet gösteren esnafla gerçekleştirilen görüşmelerde, ustalık geleneğini sürdüren meslek erbaplarının çabası, dikkati ve meslek ahlâkının önemi vurgulandı. Vali Serdengeçti, usta–kalfa–çırak ilişkisinin medeniyetimizin sessiz ama sağlam unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek bu kültürel bağın korunmasının önemine işaret etti. Marangoz, otomotiv, metal işleme, makine ve tekstil gibi çeşitli üretim kollarında faaliyet gösteren işletmeleri gezen Vali Serdengeçti, üretim süreçlerini inceleyerek çalışanlarla sohbet etti. Üreticilerin karşılaştıkları günlük problemler, ihtiyaç duydukları destekler ve geliştirilmesi düşünülen çalışma alanları üzerine görüş alışverişinde bulundu. Program kapsamında sanayi esnafıyla yapılan toplu görüşmelerde, mesleki talepler, üretim kapasitesi, iş gücü durumu ve sektörün geleceğine dair meseleler tartışıldı. Vali Serdengeçti, alınan geri bildirimlerin yürütülen çalışmalar için yol gösterici olduğunu vurgulayarak üreticilerin fikir ve önerilerinin önemine dikkat çekti. Ziyaretin sonunda Batlama Sanayi Sitesinin, şehrin ekonomik gücünü oluşturan önemli bir yapı taşı olduğunu ifade eden Vali Serdengeçti, gösterilen içten misafirperverlik için esnafa teşekkür ederek ziyaretini sonlandırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.