Hava Durumu

#Unesco

Giresun Sonhaber - Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI UNESCO’nun Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Giresun’un dünyaca ünlü Islık Dili, 27. Islık Dili Festivali ile yeniden gündemin merkezine taşındı. Festivalin Giresun şehir merkezindeki tanıtım programında protokol üyeleri, öğrenciler, yöresel ekipler ve vatandaşlar Debboy’dan Atatürk Meydanı’na yürüdü. Islık Dili gösterileri, horon, yöresel lezzetler ve renkli görüntülerle başlayan festival coşkusu, 6 Eylül Pazar günü Çanakçı’nın Kuşköy köyündeki ana programla devam edecek. Giresun’un Çanakçı ilçesinde nesiller boyunca vadiden vadiye haberleşme yöntemi olarak kullanılan ve bugün kentin dünyaya açılan önemli kültürel değerlerinden biri haline gelen Islık Dili için düzenlenen festivalin 27’ncisi başladı. Çanakçı Kaymakamlığı koordinasyonunda 4-6 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen festivalin ilk büyük buluşması Giresun şehir merkezinde yapıldı. Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayan geleneksel festival yürüyüşüne Giresun Valisi Mustafa Koç, milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, siyasi parti ve teşkilat temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, dernek üyeleri, öğrenciler, yöresel ekipler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş, Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerle devam etti. DEBBOY’DAN ATATÜRK MEYDANI’NA FESTİVAL YÜRÜYÜŞÜ Festivalin daha geniş kitlelere tanıtılması amacıyla bu yıl programın bir bölümü Giresun şehir merkezine taşındı. Protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüşte yöresel kıyafetler, halk oyunları ekipleri ve festivalin simgesi haline gelen Islık Dili ön plana çıktı. Giresun Valiliği de programın temel amacının UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında yer alan Islık Dili’nin ve Giresun’un yöresel kültürünün tanıtılması, korunması ve yaşatılması olduğunu vurguladı. Atatürk Meydanı’nda devam eden programda katılımcılar Islık Dili ile konuşmanın nasıl gerçekleştirildiğini yakından görme fırsatı buldu. ISLIK DİLİ MEYDANDA YANKILANDI Festival programının en dikkat çekici bölümlerinden biri Islık Dili ile konuşma tanıtımı oldu. Çanakçı’nın sarp vadilerinde geçmişte insanların kilometrelerce uzaktan birbirleriyle haberleşmesini sağlayan bu geleneksel iletişim biçimi, Giresun şehir merkezinde gerçekleştirilen gösteriyle vatandaşlara tanıtıldı. Islık Dili’nin yalnızca belirli seslerin çıkarılmasından ibaret olmadığı, Türkçedeki kelime ve cümlelerin ıslık seslerine dönüştürülerek karşı tarafa aktarılabildiği gösterildi. Bu yönüyle festival, bir eğlence organizasyonunun ötesinde kaybolma riski taşıyan kültürel bir iletişim geleneğinin canlı biçimde tanıtıldığı bir kültür buluşmasına dönüştü. HORONLA KARADENİZ COŞKUSU Programda Karadeniz kültürünün vazgeçilmez unsurlarından horon da yer aldı. Yöresel ekiplerin gerçekleştirdiği gösteriler festival alanına renk katarken katılımcılar stantları gezerek festival kapsamında hazırlanan etkinlikleri takip etti. Milletvekili Nazım Elmas da programın ardından yaptığı değerlendirmede festivalin renkli görüntülere sahne olduğunu belirterek, halk oyunları gösterilerini izlediklerini, festival alanındaki stantları ziyaret ettiklerini ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini ifade etti. Elmas, Islık Dili gibi kültürel değerlerin yaşatılmasının önemine dikkat çekerek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Milletvekili Ali Temür de Giresun’daki 27. Islık Dili Festivali tanıtım yürüyüşüne katıldığını açıkladı. PANCAR ÇORBASI VE MISIR EKMEĞİ İKRAM EDİLDİ Festivalde yalnızca Islık Dili değil, Giresun mutfağının geleneksel lezzetleri de tanıtıldı. Katılımcılara pancar çorbası ikram edilirken festival alanında Giresun’a özgü mısır ekmeği de yer aldı. Böylece programda Islık Dili, halk oyunları ve yöresel mutfak aynı çatı altında buluşturularak Giresun kültürünün farklı unsurları ziyaretçilere tanıtıldı. DÜNYANIN TANIĞI OLDUĞU GİRESUN MİRASI Islık Dili’nin uluslararası ölçekte tanınmasında en önemli gelişme 6 Aralık 2017’de yaşandı. Türkiye’nin başvurusu üzerine Islık Dili, UNESCO tarafından Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alındı. UNESCO kararıyla birlikte Giresun’un Çanakçı ilçesi ve özellikle Kuşköy ile özdeşleşen iletişim kültürü dünya ölçeğinde tescil edilmiş oldu. Ancak “acil koruma” statüsü, Islık Dili’nin gelecek kuşaklara aktarılması konusunda önemli bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Cep telefonları ve modern iletişim araçlarının yaygınlaşması, köylerden kentlere göç ve günlük yaşam biçiminin değişmesiyle birlikte Islık Dili’nin kullanım alanı yıllar içerisinde daraldı. Bu nedenle festivalin temel hedeflerinden biri Islık Dili’ni yalnızca hatırlatmak değil, çocuklara ve gençlere öğretmek ve yaşayan bir kültür olarak geleceğe taşımak. VADİLERİN HABERLEŞME YÖNTEMİYDİ Islık Dili’nin ortaya çıkışında Doğu Karadeniz’in coğrafi şartları belirleyici oldu. Çanakçı ve çevresindeki derin vadiler, yüksek tepeler ve birbirinden uzak yerleşimlerde normal insan sesinin karşı yamaya ulaşması çoğu zaman mümkün değildi. Bölge halkı bu sorunu kelimeleri ıslığa dönüştürerek çözdü. Geçmişte Islık Dili; düğün ve cenaze haberlerinin verilmesinden imece çağrılarına, komşuların birbirlerine seslenmesinden hayvanların yönlendirilmesine kadar günlük hayatın birçok alanında kullanıldı. Telefonun bulunmadığı yıllarda vadinin bir ucundan diğerine gönderilen bir ıslık, kimi zaman insanların en hızlı haberleşme aracı oldu. FESTİVAL GELENEĞİ 1997’DEN BU YANA SÜRÜYOR Islık Dili’nin tanıtılması ve korunması amacıyla Kuşköy’de başlatılan festival geleneğinin geçmişi 1997 yılına kadar uzanıyor. Başlangıçta yerel ölçekte gerçekleştirilen organizasyon, yıllar içerisinde büyüyerek Giresun’un önemli kültür etkinliklerinden biri haline geldi. Festivalin vazgeçilmez etkinlikleri arasında Islık Dili ile konuşma ve mesaj aktarma yarışmaları bulunuyor. Geçmiş yıllarda yarışmacılar kendilerine verilen günlük konuşma cümlelerini ıslıkla başka bir kişiye aktararak Islık Dili’nin gerçek bir iletişim sistemi olarak nasıl çalıştığını ziyaretçilere gösterdi. SON ÜÇ YILDA GELENEK KESİNTİSİZ SÜRDÜ Festivalin 24’üncüsü 2023, 25’incisi 2024, 26’ncısı ise 2025 yılında gerçekleştirildi. 2023 yılındaki festivalde günlük hayatta kullanılan çeşitli cümlelerin Islık Dili’yle karşı tarafa aktarılması büyük ilgi gördü. 2024 ve 2025 organizasyonlarında da Islık Dili yarışmaları ve kültürel etkinlikler devam ederken özellikle geleneğin genç kuşaklara aktarılması yönündeki çağrılar ön plana çıktı. Bu yıl 27’ncisi gerçekleştirilen festivalle birlikte yaklaşık 30 yıllık organizasyon geleneği bir kez daha sürdürüldü. ŞİMDİ SIRA KUŞKÖY’DE Giresun şehir merkezindeki yürüyüş ve tanıtım etkinliklerinin ardından festivalin asıl buluşması 6 Eylül Pazar günü Çanakçı’nın Kuşköy köyünde gerçekleştirilecek. Açıklanan programa göre Kuşköy Festival Alanı’ndaki etkinlikler 10.00-18.00 saatleri arasında devam edecek. Festival programında Islık Dili gösterilerinin yanı sıra kültürel etkinlikler ve müzik programları yer alacak. Böylece 4 Eylül’de Giresun şehir merkezinde başlayan festival, Islık Dili’nin doğduğu ve bugün en güçlü biçimde yaşatıldığı vadilere taşınacak. GİRESUN’UN SESİ KUŞKÖY’DEN DÜNYAYA ULAŞACAK Giresun’da bugün gerçekleştirilen yürüyüş, yalnızca 27. festivalin başlangıcı olmadı. Program aynı zamanda UNESCO tarafından dünya kültür mirası olarak kabul edilen bir Giresun değerinin şehir merkezinden yeniden görünür hale getirilmesi anlamını taşıdı. Bir dönem Çanakçı’nın vadilerinde insanların birbirlerine haber ulaştırmak için kullandıkları ıslıklar, bugün Giresun’un kültürel kimliğini dünyaya anlatan en özgün değerlerden birine dönüşmüş durumda. Giresun merkezindeki renkli başlangıcın ardından gözler şimdi 6 Eylül Pazar günü Kuşköy’de yapılacak ana festival programına çevrildi. Islık Dili, bu kez doğduğu vadilerde yeniden yankılanacak.

GİRESUN’DA ISLIK DİLİ FESTİVALİ HEYECANI: 27. BULUŞMA YARIN BAŞLIYOR Haber

GİRESUN’DA ISLIK DİLİ FESTİVALİ HEYECANI: 27. BULUŞMA YARIN BAŞLIYOR

GİRESUN’DA ISLIK DİLİ FESTİVALİ HEYECANI: 27. BULUŞMA YARIN BAŞLIYOR Giresun’un dünyaya tanıttığı en özgün kültürel değerlerden Islık Dili, 27. Islık Dili Festivali ile yeniden hayat buluyor. Çanakçı Kaymakamlığı koordinasyonunda düzenlenecek festival, 4 Eylül Cuma günü Giresun şehir merkezindeki yürüyüş ve Atatürk Meydanı’ndaki etkinliklerle başlayacak. Festivalin ana buluşması ise 6 Eylül Pazar günü Islık Dili’nin merkezi olarak kabul edilen Çanakçı’nın Kuşköy köyünde gerçekleştirilecek. Çanakçı’nın vadilerinde kuşaktan kuşağa aktarılan, insanların kilometrelerce uzaktan ıslıkla haberleşmesini sağlayan Islık Dili, bu hafta sonu bir kez daha Giresun’un kültür gündeminin merkezinde olacak. Çanakçı Kaymakamlığı koordinesinde bu yıl 27’ncisi düzenlenen festival kapsamında ilk etkinlik, 4 Eylül 2026 Cuma günü saat 13.30’da Giresun şehir merkezinde gerçekleştirilecek. Protokol üyeleri, davetliler ve vatandaşların katılımıyla Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayacak toplu yürüyüş, Atatürk Meydanı’nda sona erecek. Yürüyüşün ardından meydanda festival şöleni gerçekleştirilecek. Organizasyon komitesi tarafından basın kuruluşlarına yapılan davette de Giresun’daki basın mensupları yarınki programa davet edildi. FESTİVALİN ASIL ADRESİ KUŞKÖY Giresun merkezde gerçekleştirilecek tanıtım etkinliklerinin ardından festivalin ana programı 6 Eylül Pazar günü Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy’de yapılacak. Saat 10.00 ile 18.00 arasında gerçekleştirilecek programda Islık Dili gösterileri, geleneksel etkinlikler, kültürel buluşmalar ve müzik programlarının yer alması bekleniyor. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise geçmiş yıllarda olduğu gibi Islık Dili’nin günlük yaşam içerisindeki kullanımını ortaya koyan gösteriler oluşturacak. Katılımcıların birbirlerine verilen mesajları ıslıkla aktarmaları, vadinin karşı yakasındaki kişilerle haberleşmeleri ve Islık Dili’nin iletişim gücünü göstermeleri festivalin yıllardır değişmeyen gelenekleri arasında bulunuyor. BİR FESTİVALDEN DAHA FAZLASI Islık Dili Festivali, yalnızca eğlence ve müzik etkinliklerinden oluşan geleneksel bir şenlik niteliği taşımıyor. Festival aynı zamanda giderek daha az kullanılan ve yeni kuşaklara aktarılması konusunda ciddi çalışmalar gerektiren kültürel bir iletişim biçiminin yaşatılması açısından büyük önem taşıyor. Giresun’un özellikle Çanakçı ilçesinde yüzyıllardır kullanılan Islık Dili, bölgenin sarp coğrafi yapısının ortaya çıkardığı doğal bir haberleşme yöntemi olarak gelişti. Derin vadiler, yüksek tepeler ve birbirinden uzak yerleşimlerde yaşayan vatandaşlar geçmişte normal insan sesinin ulaşamayacağı mesafelere mesajlarını ıslıkla ulaştırdı. Düğünlerden cenazelere, imece çağrılarından günlük ihtiyaçlara, karşı yamadaki komşuya seslenmekten hayvanların yönlendirilmesine kadar pek çok alanda Islık Dili kullanıldı. Telefonun bulunmadığı, ulaşımın bugünkü kadar kolay olmadığı dönemlerde bu iletişim yöntemi bölge insanının günlük hayatının önemli bir parçasıydı. DÜNYA GİRESUN’UN ISLIK DİLİNİ 2017’DE TESCİL ETTİ Giresun’un Islık Dili açısından en önemli dönüm noktalarından biri 6 Aralık 2017 tarihinde yaşandı. Islık Dili, UNESCO tarafından Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edildi. Böylece Çanakçı ve çevresinde nesiller boyunca kullanılan haberleşme kültürü uluslararası düzeyde de tescillenmiş oldu. Ancak UNESCO’nun Islık Dili’ni “acil koruma gerektiren” kültürel miraslar arasına alması, aynı zamanda geleneğin geleceği açısından önemli bir uyarıyı da beraberinde getirdi. Cep telefonlarının ve diğer iletişim teknolojilerinin yaygınlaşması, köy nüfuslarının azalması ve genç kuşakların büyük kentlere göç etmesi nedeniyle Islık Dili’ni günlük hayat içerisinde kullananların sayısı zaman içerisinde azaldı. Bu nedenle Kuşköy’de düzenlenen festivalin temel amaçlarından biri de yalnızca geçmişi hatırlamak değil, Islık Dili’ni çocuklara ve gençlere aktarabilmek. FESTİVAL GELENEĞİ YAKLAŞIK 30 YILDIR SÜRÜYOR Kuşköy’de Islık Dili’nin tanıtılması ve yaşatılması amacıyla başlatılan festival geleneği 1997 yılına kadar uzanıyor. Yıllar içerisinde yerel bir kültür etkinliği olmaktan çıkan organizasyon, Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve zaman zaman yurt dışından ziyaretçilerin takip ettiği bir festivale dönüştü. Festival programlarında Islık Dili yarışmaları, yöresel kültür gösterileri, halk oyunları ve sanatçı programları gerçekleştirildi. Özellikle Islık Dili yarışmaları festivalin hafızasında ayrı bir yer edindi. Yarışmacılardan kendilerine verilen günlük konuşma cümlelerini ıslıkla başka bir yarışmacıya iletmeleri istendi. Mesajın doğru anlaşılması, Islık Dili’nin yalnızca birtakım seslerden değil, anlamlı ve sistemli bir haberleşme yönteminden oluştuğunu da ziyaretçilere gösterdi. 2023’TE GÜNLÜK CÜMLELER ISLIKLA ANLATILDI 2023 yılında gerçekleştirilen 24. festivalde de Islık Dili yarışması büyük ilgi gördü. Katılımcılar “Yarın yaylaya gidelim”, “Ayakkabını çıkar” ve günlük yaşamda kullanılan benzeri mesajları Islık Dili aracılığıyla karşı tarafa aktardı. Vadinin iki yakası arasında gerçekleştirilen bu haberleşme, festival ziyaretçilerine Islık Dili’nin gerçek kullanım biçimini görme imkânı verdi. 2024 VE 2025’TE GELENEK DEVAM ETTİ Festivalin 25’incisi 2024 yılında, 26’ncısı ise 2025 yılında yine Kuşköy’de gerçekleştirildi. Her iki festivalde de Islık Dili’nin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması ön plana çıktı. Özellikle gençlerin ve çocukların Islık Dili öğrenmesi gerektiğine yönelik mesajlar festival programlarının önemli başlıklarından biri oldu. Geçen yıl gerçekleştirilen 26. festivalde de Islık Dili ile konuşma ve mesaj aktarma etkinlikleri devam ederken, yöresel kültür ve müzik programlarıyla Kuşköy gün boyunca ziyaretçileri ağırladı. 27. FESTİVAL ŞEHİR MERKEZİNE TAŞIYOR Bu yılki festivalin dikkat çeken yönlerinden biri ise Islık Dili tanıtımının doğrudan Giresun şehir merkezine taşınması olacak. Debboy mevkiinden Atatürk Meydanı’na yapılacak toplu yürüyüşle Islık Dili, Kuşköy'den önce Giresun’un en yoğun noktalarından birinde vatandaşlarla buluşacak. Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilecek festival şöleniyle hem 6 Eylül’deki Kuşköy programına dikkat çekilecek hem de Giresun’un UNESCO tarafından tescillenen kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanacak. HEDEF, ISLIK DİLİNİ GELECEĞE TAŞIMAK Yüzyıllar boyunca Giresun’un vadilerinde insanların birbirleriyle haberleşmesini sağlayan Islık Dili artık telefon çağında eski iletişim işlevini büyük ölçüde kaybetmiş olsa da taşıdığı kültürel değer devam ediyor. Bu nedenle 27. Islık Dili Festivali'nin en önemli mesajı da geçmiş yıllarda olduğu gibi geleneğin yalnızca gösterilerle hatırlanması değil, yaşayan bir kültür olarak gelecek nesillere aktarılması olacak. Festival yarın saat 13.30’da Giresun Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayacak yürüyüşle start alacak. Yürüyüşün ardından Atatürk Meydanı festival şölenine ev sahipliği yapacak. Islık Dili’nin vadilerde yeniden yankılanacağı büyük buluşma ise 6 Eylül Pazar günü Çanakçı Kuşköy’de gerçekleştirilecek.

Trabzon mutfağı UNESCO yolunda Haber

Trabzon mutfağı UNESCO yolunda

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, şehrin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı 2027 Gastronomi Şehri adaylık sürecinin resmen başladığını duyurdu. Trabzon mutfağının sahip olduğu zenginliğe ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarına olan katkısına vurgu yapan Başkan Genç, kentin gastronomi mirasını dünya çapında tanıtma konusundaki kararlılıklarını dile getirerek, "Trabzon mutfağı ömrü uzatır" ifadesini kullandı. TRABZON (İGFA) - Trabzon’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı 2027 Gastronomi Şehri ünvanı alması amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediyesi koordinesinde kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Süreçle ilgili kamuoyunu bilgilendirmek adına bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Trabzon’un değerli gastronomi mirasının uluslararası ve ulusal düzeyde tanıtılması, kentin bu alandaki potansiyelinin ön plana çıkarılması için planlanan UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı adaylık sürecinin detaylandırıldığı toplantıya; Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Başkan Danışmanı Mustafa Yaylalı, Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Selim, adaylık sürecini yönetecek olan Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, Bilim Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Mehmet Akif Şen, Yönetim ve İletişim Danışmanı Dr. Muhammed Attila Sevim, Proje Asistanı Büşra Kadir, Ulusal Basın ve Medya Danışmanı Füsun Özer, UNESCO Küresel Şehirler İletişim Danışmanı Genco Demirer ve DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar katılım sağladı. TRABZON HAK EDİYOR Trabzon’un gastronomik, kültürel ve tarihi birikimiyle 'Gastronomi Şehri' ünvanını fazlasıyla hak ettiğini vurgulayan Başkan Genç, “Trabzon’umuzun UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı bünyesinde Gastronomi Şehri ünvanı için adaylık sürecini başlatıyoruz. Şehirler, bir medeniyetin en belirgin göstergeleridir. Kentlerin kimliği, tarihi, kültürü ve barındırdığı değerler, o medeniyetin en güçlü yansımalarıdır. Trabzon, bu bakımdan oldukça özel ve güçlü bir konumdadır. Yaklaşık dört bin yıllık geçmişiyle pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış köklü bir şehirden bahsediyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın fethettiği, Yavuz Sultan Selim Han’ın 22 yıl şehzadelik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman’ın yetiştiği ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üç kez ziyaret ettiği bir şehirdir burası. Trabzon; doğasıyla, yeşiliyle, mavisiyle, insanıyla ve kültürüyle çok güçlü bir şehir kimliğine sahiptir” şeklinde konuştu. HAZIRLIK SÜRECİNİ BAŞLATIYORUZ Trabzon’un küresel marka değerini yükseltecek projelere öncelik verdiklerini belirten Başkan Genç, “Bugün sizlerle paylaştığımız UNESCO Gastronomi Şehri hedefi, bu vizyonun temel parçalarından biridir. Trabzon, sadece doğal ve tarihi güzellikleriyle değil, özgün mutfak kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen gastronomi merkezlerinden biridir. Coğrafi işaret tescili almış ürünlerimizin büyük bir kısmı gastronomi alanındadır. Bunun yanı sıra kuşaktan kuşağa aktarılan yüzlerce yıllık tariflerimiz ve zengin bir mutfak kültürümüz mevcuttur. Tüm bu değerlerin dünya ölçeğinde karşılık bulması amacıyla UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri başvurusu için profesyonel hazırlıklarımıza başlıyoruz. Bu ünvanı aldığımızda Trabzon’un uluslararası bilinirliği artacak, gastronomi turizminde marka bir kent haline gelecek ve dünya şehirleri arasında daha görünür olacaktır” dedi. ASIRLARDIR DEVAM EDEN GÜÇLÜ BİR MİRAS Trabzon’un UNESCO Gastronomi Şehri hedefinin arkasında çok güçlü tarihi belgelerin olduğunu kaydeden Başkan Genç, “Hedefimizi destekleyen çok kıymetli tarihi kaynaklar var. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Trabzon mutfağına geniş yer verilmiş; hamsili pilaktan meyvelerin çeşitliliğine kadar mutfak kültürümüz detaylandırılmıştır. Osmanlı salnamelerinde Tonya tereyağına özel olarak değinilmiş, bölgedeki ürünlerin kalitesi vurgulanmıştır. Tüm bunlar, Trabzon’un gastronomi kültürünün yeni olmadığını, asırlardır süregelen güçlü bir miras olduğunu kanıtlamaktadır. Kentin yüksek rakımlı yapısı, yayla kültürü, iklimi, üretim modelleri ve yaşam biçimi mutfağımızı şekillendiren temel unsurlar olmuştur. Vakfıkebir ekmeğinden Akçaabat köftesine, Tonya tereyağından Hamsiköy sütlacına kadar pek çok ürünümüz bu birikimin günümüzdeki en önemli temsilcileridir” ifadelerini kullandı. BİN 282 FARKLI YEME İÇME İŞLETMESİNE SAHİBİZ UNESCO Gastronomi Şehri adaylığı için hazırlanan başvuru dosyasının, bilimsel çalışmalarla desteklenen tarihi ve kültürel veriler üzerine kurulduğunu belirten Başkan Genç, “Tüm bu verileri bilimsel temellere dayandırarak güçlü bir başvuru dosyası oluşturuyoruz. Trabzon’un bir diğer avantajı ise köklü gastronomi işletmeleridir. Bugün şehrimize gelen misafirler, yaklaşık bin 282 farklı yeme içme işletmesinde Trabzon mutfağını tatma imkanı bulmaktadır. Geleneksel pişirme yöntemlerini yaşatan esnafımız, kuşaklar boyu aktarılan işletmecilik anlayışımız ve elli yılı aşan restoranlarımız başvurumuzun en güçlü yanlarındandır. Arzumuz, Trabzon mutfağının sadece lezzetiyle değil; hikayesi, tarihi, üretim kültürü ve sürdürülebilirliğiyle dünyada hak ettiği konuma gelmesidir. Bu yolda üniversitelerimiz, kamu kurumlarımız, sektör temsilcilerimiz, meslek odalarımız ve değerli basınımızla ortak hareket edeceğiz. İnanıyorum ki Trabzon, sahip olduğu gastronomik, kültürel ve tarihi zenginliklerle UNESCO Gastronomi Şehri ünvanını fazlasıyla hak etmektedir. Bu süreçteki destekleriniz ve katkılarınız bizim için çok değerlidir” diyerek sözlerini tamamladı.

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU Haber

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU Giresun Valisi Mustafa Koç, 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda kardeşlik, dayanışma, huzur ve bereket vurgusu yaptı. Baharın habercisi olarak kabul edilen Nevruz’un, binlerce yıllık kültürel mirasıyla yalnızca bir mevsim geçişini değil; toplumsal birlik, yenilenme ve ortak hafızayı da simgelediği bir kez daha öne çıktı. Vali Mustafa Koç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Baharın müjdecisi, kardeşliğin ve dayanışmanın sembolü Nevruz Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum” ifadelerini kullandı. Koç, mesajında bu kadim geleneğin gönüllere huzur, ülkeye ve Giresun’a ise bereket getirmesi temennisinde bulundu. Paylaşımda, Nevruz’un yalnızca kültürel bir bayram değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendiren ortak bir değer olduğuna işaret edildi. Her yıl 21 Mart’ta kutlanan Nevruz, “yeni gün” anlamını taşıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na göre bu tarih, gece ile gündüzün eşitlendiği; doğanın yeniden canlandığı, toprağın uyandığı ve baharın başladığı gün olarak kabul ediliyor. UNESCO da Nevruz’u doğanın yenilenmesini simgeleyen, törenler, aile ziyaretleri, özel sofralar ve toplumsal buluşmalarla yaşatılan köklü bir gelenek olarak tanımlıyor. UNESCO verilerine göre Nevruz, Balkanlar’dan Karadeniz havzasına, Kafkasya’dan Orta Asya ve Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada 3 bin yılı aşkın süredir kutlanıyor. Aynı kaynaklarda Nevruz’un kuşaklar arası dayanışma, komşuluk, barış ve toplumsal uzlaşı gibi değerleri taşıdığı vurgulanıyor. Bu yönüyle Nevruz, yalnızca bir takvim günü değil, farklı toplumları ortak kültürel hafızada buluşturan güçlü bir sembol niteliği taşıyor. Nevruz, 2009 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedildi; çok uluslu dosya 2016 yılında genişletildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da 2010 yılında 21 Mart’ı “Uluslararası Nevruz Günü” olarak ilan etti. Böylece Nevruz, yerel ve bölgesel kutlamaların ötesine geçerek uluslararası düzeyde de tanınan kültürel bir miras statüsü kazandı. Giresun’dan verilen son mesaj da bu çerçevede, Nevruz’un taşıdığı tarihsel ve kültürel anlamı yerel düzeyde yeniden görünür kıldı. Vali Koç’un kutlama paylaşımı, baharın gelişiyle birlikte kardeşlik, dayanışma ve ortak yaşam iradesinin altını çizen bir mesaj olarak kayda geçti.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ KÜRESEL VİTRİNDE Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ KÜRESEL VİTRİNDE

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ KÜRESEL VİTRİNDE: "STEAM ve Kadın" Vizyonu UNESCO’dan Tam Not Aldı GİRESUN – Giresun Üniversitesi, akademik dünyada "devler ligi" olarak kabul edilen prestijli bir başarıya daha imza attı. Üniversite bünyesindeki Birleşmiş Milletler UNESCO / UNITWIN Kürsüsü, sunduğu yenilikçi vizyonla UNESCO’dan tam not alarak akreditasyonunu 31 Aralık 2028 tarihine kadar yeniledi. Türkiye’de Boğaziçi ve Koç Üniversitesi gibi sayılı araştırma üniversitesinin sahip olduğu bu uluslararası "Mükemmeliyet Ağı" üyeliği, Giresun Üniversitesi’nin küresel bilim diplomasisindeki yerini bir kez daha tescilledi. VİZYON DEĞİŞİMİ: "STEAM ALANINDA KADINLAR" DÖNEMİ BAŞLIYOR 2016 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren Kürsü, 10. yılına girerken stratejik bir makas değişikliğine gitti. Eski teması olan "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği"ni, dünyanın yeni bilimsel önceliği olan "STEAM Alanında Kadınlar ve Sürdürülebilir Kalkınma" başlığına dönüştürdü. Kürsü Başkanı Prof. Dr. Emel Uzunoğlu liderliğinde; Prof. Dr. Erol Eğrioğlu ve Doç. Dr. Eda Başustaoğlu Şahin’in eş başkanlıklarında yürütülecek yeni dönem, sadece teorik çalışmalarla değil, sahaya inen projelerle de adından söz ettirecek. UNESCO/UNITWIN Nedir? Üniversiteye Ne Kazandırıyor? Kamuoyunda bir "etiket"ten çok daha fazlası olan UNESCO/UNITWIN Programı, üniversiteler arası bilgi transferini sağlayan dünyanın en büyük akademik ağıdır. Bu üyelik sayesinde Giresun Üniversitesi: Küresel Karar Masasında: Birleşmiş Milletler’in 2030 hedeflerine doğrudan katkı sunan politikaların geliştirilmesinde söz sahibi oluyor. Uluslararası Görünürlük: Dünyanın dört bir yanındaki elit üniversitelerle "Kuzey-Güney" ekseninde proje ortaklıkları kuruyor. HEDEF: TARLADAN LABORATUVARA GÜÇLÜ KADINLAR Yenilenen vizyonun en dikkat çekici yönü ise Giresun ve bölge ekonomisini yakından ilgilendiren "Tarım ve Teknoloji" hamlesi oldu. Yeni dönem eylem planına göre: Kız Çocuklarına Teknoloji Aşısı: Eğitim çağındaki kız çocuklarının Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat ve Matematik (STEAM) alanlarına yönelmesi için özel teşvik modelleri uygulanacak. Modern Tarımda Kadın Eli: Tarım sektöründeki kadınların geleneksel yöntemlerden sıyrılarak mühendislik ve teknoloji tabanlı araçları kullanması sağlanacak. Giresun Üniversitesi, bu stratejik hamleyle hem ulusal hem de uluslararası düzeyde bilimsel görünürlüğünü pekiştirirken, toplumsal kalkınmada kadın liderliğini merkeze alan öncü rolünü sürdürmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.