Hava Durumu

#Uluslararası

giresunsonhaber - Uluslararası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

15. ULUSLARARASI TARIM ORMAN VE İNSAN FOTOĞRAF SERGİSİ Haber

15. ULUSLARARASI TARIM ORMAN VE İNSAN FOTOĞRAF SERGİSİ

GİRESUN’DA 15. ULUSLARARASI TARIM ORMAN VE İNSAN FOTOĞRAF SERGİSİ AÇILDI Tarım ve Orman Bakanlığı’nın düzenlediği 15. Uluslararası Tarım Orman ve İnsan Fotoğraf Yarışması’nda sergilenmeye değer bulunan eserler, Giresun Can Akengin Sanat Galerisi’nde ziyarete açıldı. Sergi, 3 gün boyunca açık kalacak. Giresun’da 15. Uluslararası Tarım Orman ve İnsan Fotoğraf Sergisi açıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından DenizBank desteğiyle düzenlenen organizasyonda, yarışmada sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar 14 Nisan 2026 Salı günü saat 14.00’te Giresun Can Akengin Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası Tarım Orman ve İnsan Fotoğraf Yarışması, “Genel”, “Çiftçi”, “Öğrenci”, “Tarım ve Orman Bakanlığı Çalışanları”, “DenizBank Çalışanları” ve “Bereketin Yüzyılı” olmak üzere 6 ayrı kategoride gerçekleştirildi. Tarım, hayvancılık, orman, toprak, su, su ürünleri, gıda, üretim, çiftçi emeği ve köy yaşamını konu alan yarışmaya 2 bin 11 katılımcı, 6 bin 71 eserle başvurdu. Seçici kurul, 13 eseri ödüle layık gördü. 109 eser sergilenmek üzere seçildi. Ayrıca bir eser, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından “Bakan Özel Ödülü”ne değer bulundu. AÇILIŞA YOĞUN KATILIM Serginin açılışına Giresun Vali Yardımcısı Şahin Bayhan, İl Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Nihat Özkök, Belediye Başkan Yardımcısı Özer Pazarlı, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. “BU YÜZYIL, TARIMIN VE ÜRETİMİN YÜZYILI OLACAK” Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, açılışta yaptığı konuşmada “Bereketin Yüzyılı” vizyonunun yalnızca üretim artışını değil, toprağın, suyun ve ormanın korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasını da hedeflediğini söyledi. Yılmaz, fotoğraf karelerine yansıyan bir damla suyun, filizlenen bir fidanın ve üreticinin emeğinin gıda arz güvenliğinin temel unsurları arasında yer aldığını belirtti. 2009 yılında başlayan bu yolculukta üreticinin emeğini sanatla buluşturan fotoğrafçılara teşekkür eden Yılmaz, tüm fotoğrafseverleri gelecek yıl düzenlenecek yarışmaya katılmaya davet etti. SERGİ 3 GÜN AÇIK KALACAK Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından organize edilen ve tarımsal farkındalığı artırmayı amaçlayan sergi, 3 gün boyunca ziyaretçilere açık olacak.

GBŞT, AKÇAABAT’TA SAHNEYE ÇIKTI Haber

GBŞT, AKÇAABAT’TA SAHNEYE ÇIKTI

GBŞT, AKÇAABAT’TA SAHNEYE ÇIKTI Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Akçaabat’ta düzenlenen 13. Uluslararası Erol Günaydın Tiyatro Günleri’nde “Kavuklu Yapay Zekaya Karşı” oyununu sahneledi. Giresun ekibi, festivalde sergilediği performansla izleyiciden güçlü alkış aldı. Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Akçaabat Belediyesi’nin bu yıl 13’üncüsünü düzenlediği Uluslararası Erol Günaydın Tiyatro Günleri’nde seyirciyle buluştu. 25-31 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen festival kapsamında sahneye çıkan ekip, “Kavuklu Yapay Zekaya Karşı” adlı oyunla dikkat çekti. Geleneksel Türk tiyatrosu ögelerini güncel bir temayla buluşturan oyun, hem konusu hem de sahne diliyle izleyicinin ilgisini topladı. Salonun yoğun ilgi gösterdiği gösterimde, GBŞT oyuncularının performansı uzun süre alkışlandı. FESTİVAL ÇOK SESLİ BİR BULUŞMAYA DÖNÜŞTÜ Akçaabat’taki organizasyon, farklı kent ve ülkelerden gelen tiyatro topluluklarını aynı sahnede buluşturdu. Festival programında Gürcistan, Nahçıvan, Ordu, Trabzon, Erzurum ve Akçaabat’tan tiyatro ekipleri de yer aldı. GİRESUN EKİBİ BEĞENİ TOPLADI Festival yetkilileri, farklı şehirlerden gelen ekiplerin etkinliğe önemli katkı sunduğunu vurguladı. Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu da sahnelediği oyun ve ortaya koyduğu performansla organizasyonun öne çıkan toplulukları arasında yer aldı.

ŞİLİ’YE GÖTÜRÜLEN “MODEL”, GİRESUN’DA HÂLÂ RAKAM BEKLİYOR Haber

ŞİLİ’YE GÖTÜRÜLEN “MODEL”, GİRESUN’DA HÂLÂ RAKAM BEKLİYOR

ŞİLİ’YE GÖTÜRÜLEN “MODEL”, GİRESUN’DA HÂLÂ RAKAM BEKLİYOR Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük’ün 26 Mart 2026’da Şili’de lisanslı depoculuk sistemini anlatacak olması, Giresun’daki depo ve spot borsa tartışmasını alevlendirdi. 2017’de açılan, ilk yıllarında ürün alan ve uluslararası vitrine çıkarılan sistem için kentte sorulan temel soru değişmedi: Bu yapı bugün gerçekten ne kadar çalışıyor? Giresun’da lisanslı depo projesi, sıradan bir yatırım başlığı olarak duyurulmadı. Giresun Ticaret Borsası’nın proje sayfasına ve TOBB kayıtlarına göre tesis 10 Mart 2017’de kesin kabul sürecini tamamladı, 8 Eylül 2017’de açılarak faaliyete başladı. Kurumsal kayıtlarda yapı, 24 çelik silodan oluşan 17 bin ton kapasiteli bir sistem olarak tanımlandı. Açılışla birlikte verilen mesaj da netti: Fındıkta yalnızca depolama değil, standardizasyonu ve kayıtlı ticareti büyütecek yeni bir dönem başlayacaktı. İlk yıllardaki tabloya bakıldığında, sistemin tamamen işlemediğini söylemek mümkün değil. Anadolu Ajansı’nın 8 Kasım 2017 tarihli haberine göre açılıştan sonraki yaklaşık bir buçuk ay içinde 1.605 üreticiden yaklaşık 2 bin 500 ton fındık alımı yapıldı. İki yıl sonra yayımlanan başka bir AA haberinde ise depoda üç yılda toplam 32 bin 570 ton fındık depolandığı bilgisi yer aldı. Bu veriler, tesisin en azından ilk dönemde belirli bir ürün akışı yakaladığını gösterdi. Ama tartışma da tam burada başladı. Çünkü mesele artık 2017’de ne olduğu değil, 2026’da ne kaldığıdır. Giresun Ticaret Borsası’nın 2022 tarihli çalıştay yayınına yansıyan değerlendirmelerde, lisanslı deponun TMO tarafından alım yeri olarak seçilmesinin işletme açısından belirleyici olduğu görülüyor. Aynı içerikte, TMO tarafından Giresun’da alınan ürünlerin lisanslı depoda depolanmasının işletmeye kira geliri sağladığı vurgulanıyor. Bu tablo, sistemin kendi doğal piyasa gücüyle mi ayakta kaldığı, yoksa kamu alım mekanizmasıyla mı nefes aldığı sorusunu büyütüyor. Depo açıldı ama piyasa kuruldu mu? Giresun’daki asıl kırılma noktası burada duruyor. Bir tesisin kurulmuş olması ile o yapının piyasa kurucu güce dönüşmesi aynı şey değil. Bugün erişilebilen açık kaynaklarda deponun 2024, 2025 ve 2026 dönemlerinde kaç ton ürün aldığına, aktif stok büyüklüğüne, kaç üreticinin sistemi kullandığına ve spot piyasada güncel olarak ne kadar işlem oluştuğuna dair düzenli, ayrıntılı ve kamuya açık bir bilanço görünmüyor. Açılış tarihi ve ilk yıllardaki ürün girişi biliniyor; ancak bugünkü performans tablosu kamuoyu önünde net değil. TMO desteği olmadan ayakta kalabildi mi? Bu soru, yıllardır süren eleştirinin merkezinde yer alıyor. AA’nın 2019 tarihli haberinde lisanslı deponun aynı yıl TMO ile iş birliğine gittiği açıkça yazıldı. GTB’nin çalıştay metninde de TMO’nun Giresun’da aldığı fındığın satış dönemine kadar lisanslı depoda tutulmasının işletmeye gelir sağladığı kayda geçti. Bu nedenle bugün yapılan “örnek model” vurgusu, beraberinde şu itirazı getiriyor: Giresun’daki yapı serbest piyasanın kendi dinamiğiyle mi işliyor, yoksa TMO kampanya dönemlerinin taşıdığı bir mekanizma olarak mı varlığını sürdürüyor? 2026’da tarifeler var, peki 2026 bilançosu nerede? Açık kaynaklarda dikkat çeken bir başka tablo da bu. Lisanslı depo sistemi hukuken ve kurumsal olarak tamamen ortadan kalkmış görünmüyor; GTB’nin proje kayıtları ve kurumsal duyurular bunu doğruluyor. Ancak kamuoyunun ihtiyaç duyduğu asıl veri, ücret tarifesi ya da kurumsal mevcudiyet değil; fiili kullanımın bugünkü düzeyi. Depoya son üç sezonda kaç ton ürün girdiği, kaç üreticinin sisteme dahil olduğu ve bu yapının fiyat oluşumuna ne ölçüde etki ettiği açıklanmadıkça, “çalışan sistem” iddiası tartışmalı kalmayı sürdürüyor. Şili’ye taşınan açıklama ne söylüyor? GTB’nin kamuoyuna yansıyan açıklamasında, Şili programı yalnızca teknik bir sunum olarak değil, Türk fındığının küresel temsili olarak tarif ediliyor. Açıklamada, “Giresun Ticaret Borsası olarak misyonumuz sadece yerel ticaret değil, Türk fındığını dünya genelinde en doğru şekilde konumlandırmaktır. Şili, fındık üretiminde yükselen bir ivmeye sahip. Burada gerçekleştireceğimiz masterclass ile Türkiye'nin yüzyıllara dayanan tecrübesini ve hayata geçirdiğimiz lisanslı depoculuk gibi modern modelleri anlatarak, küresel fındık ekosistemindeki liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz” denildi. Bu cümle, GTB’nin Şili programını bir sektör diplomasisi ve prestij hamlesi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Ancak aynı açıklama, Giresun’da depo sisteminin bugünkü performansına dair sayısal bir bilanço sunmuyor. Şili’de anlatılacak şey model mi, sonuç mu? Haberde düğüm tam da burada atılıyor. Çünkü uluslararası platformda anlatılacak başlıklar elbette var: Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki ağırlığı, Giresun’un tarihsel rolü, lisanslı depoculuğun teorik katkıları ve kalite standardizasyonu bunların başında geliyor. Fakat piyas açısından belirleyici olan şey vitrin değil, sonuçtur. Giresun kamuoyu artık töreni değil veriyi, söylemi değil etkiyi görmek istiyor. Son üç sezonda kaç ton ürün alındı, kaç üretici bu yapıyı kullandı, sistem üreticinin pazarlık gücünü artırdı mı, spot piyasa gerçekten işler hale geldi mi? Açık kaynaklar bu sorulara güncel ve kapsamlı cevap vermediği sürece, Şili’de kurulacak her cümle Giresun’da aynı sert soruya çarpacaktır. Asıl mesele bina değil, ekonomik etki Giresun’daki lisanslı depo için artık açılış fotoğrafı değil, güncel ekonomik bilanço isteniyor. Çünkü bir modelin değeri, kurulduğu günle değil, yıllar sonra piyasada ürettiği sonuçla ölçülür. Şili’ye taşınan başlık “başarı” olabilir; ancak Giresun’da beklenen cevap hâlâ değişmedi: Kaç ton, kaç üretici, ne kadar işlem, ne kadar etki? Bu rakamlar ortaya konulmadıkça, anlatılan model güven tazelemekten çok soru büyütmeye devam edecek.

SARSILMAZ Enforce Tac’de AB ile Bağlarını Güçlendirecek Haber

SARSILMAZ Enforce Tac’de AB ile Bağlarını Güçlendirecek

Türk savunma sanayi sektörünün lider kuruluşu SARSILMAZ, 23-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenecek olan Enforce Tac 2026 fuarına katılarak kolluk kuvvetleri ve iç güvenliğe yönelik makineli tüfekler, piyade tüfekleri ve yeni nesil tabancalarını sergileyecek. Savunma ve güvenlik sektörünün en prestijli global organizasyonlarından biri olan Enforce Tac 2026, 23-25 Şubat tarihleri arasında kolluk kuvvetleri, güvenlik birimleri ve acil durum ekiplerine yönelik yenilikçi çözümler sunan pek çok uluslararası şirketi bir araya getirecek. Özellikle iç güvenlik uzmanlarının ihtiyaçlarına odaklanarak genel savunma fuarlarından ayrılan Enforce Tac, resmi güvenlik kurumları ve silahlı kuvvetler mensupları için yeni teknolojileri ve operasyonel stratejileri değerlendirme noktasında kritik buluşmalardan biri olarak öne çıkıyor. Türk savunma sanayiinin lider şirketi SARSILMAZ, polis, yargı, sınır koruma, gümrük, askeri polis ve silahlı kuvvetlerden sadece doğrulanmış ticari ziyaretçilerin kabul edildiği, sıkı erişim kontrolüne sahip bu özel platformda kolluk kuvvetleri ve askeri kullanıma yönelik makineli tüfekler, piyade tüfekleri ve yeni nesil tabancalarını sergileyecek. SARSILMAZ yaklaşık 150 yıllık deneyimiyle geliştirdiği büyük ilgi gören modeller; SAR9 GEN3 ve SAR 7/24 tabanca, 5.56x45 mm kalibrede piyade tüfeği SAR 56, 7.62x51 mm kalibrede piyade tüfeği MPT 76 SH, 7.62x39 mm kalibrede SAR 39 piyade tüfeği ve 12.7 mm kalibrede makineli tüfek gibi silahları tanıtacak. “Yeni iş birlikleri için verimli bir dönemdeyiz” Bu yıl organizasyonda daha yüksek ve nitelikli katılım beklediklerini söyleyen SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan, “Uluslararası Kolluk Kuvvetleri, Güvenlik ve Taktiksel Çözümler Fuarı Enforce Tac, her yıl heyecanla katıldığımız ve güçlü ağlar kurduğumuz özel bir platform. Steadfast Dart 26 NATO tatbikatının Almanya’da icra ediliyor olması sebebiyle bu yıl organizasyonun çok daha farklı ve yoğun geçeceğini değerlendiriyoruz. Fuar, AB’nin SAFE (Security Action for Europe) Projesi açısından da doğru zamanda doğru bağlantılara ürünlerimizi tanıtacağımız bir organizasyon olacak. Savunma sanayiinde uzun vadeli iş birliklerinin temellerinin atıldığı stratejik bir buluşma noktası olan Enforce Tac Fuarı, güvenlik alanında yeni ihtiyaçları anlamak, yenilikleri görmek, uluslararası ağımızı geliştirmek bakımından büyük fırsatlar sunuyor.” değerlendirmesini yaptı. Türkiye’nin öncü savunma sanayii şirketlerinden biri olarak 80’den fazla ülkeye ihracat yaptıklarını ve yakın dönemde Avrupa Birliği stratejilerini kapsamlı şekilde gözden geçirdiklerini vurgulayan Nuri Kızıltan, “Sarsılmaz olarak mühendislik gücü, üretim kapasitemiz, kaliteli ve yenilikçi teknolojilerimizle dünya çapında rekabet ediyor, fark yaratıyoruz. Bu doğrultuda birçok yeni bağlantı kurduk ve çeşitli iş birlikleri üzerine çalışmalar yürütüyoruz.” dedi. Sarsılmaz aynı zamanda Enforce Tac fuarının hemen ardından gerçekleşecek 26 Şubat – 1 Mart tarihlerinde gerçekleşecek olan IWA Outdoor Classics fuarında ise avcılık, atıcılık, outdoor ve sivil güvenlik ekipmanlarıyla ilgilenen profesyonellerle bir araya gelecek. SARSILMAZ, bu fuarda sivil pazara da yönelik ürün gamını tanıtarak Avrupa’daki bireysel kullanıcılara ulaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE BİR İLK: Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE BİR İLK:

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE BİR İLK: İKİ PROGRAMA 4 YILLIK TAM AKREDİTASYON Giresun Üniversitesi, kalite güvencesi alanında önemli bir başarıya imza attı. Üniversite tarihinde ilk kez birimler akreditasyon belgesi alırken, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bünyesindeki iki program 4 yıl süreyle tam akreditasyon almaya hak kazandı. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’na bağlı “İlk ve Acil Yardım” ile “Tıbbi Laboratuvar Teknikleri” programları, Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından yapılan değerlendirme sonucunda kalite standartlarını karşılayarak akredite edildi. REKTÖR CAN’DAN TEBRİK Rektör Prof. Dr. Yılmaz Can, akreditasyon başarısının ardından Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu yöneticilerini makamında kabul etti. Üniversite tarihinde ilk kez alınan bu akreditasyonun kurumsal kalite kültürü açısından dönüm noktası olduğunu vurgulayan Rektör Can, emeği geçen akademik ve idari personele teşekkür etti. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Aytaç Güder’in koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda oluşturulan Birim Kalite ve Akreditasyon Ekibi, MEDEK tarafından takdim edilen belgeleri Rektör Can’a sundu. AKREDİTASYON NE İFADE EDİYOR? MEDEK tarafından verilen 4 yıllık tam akreditasyon; Eğitim müfredatının yeterliliğini, Akademik kadronun niteliğini, Laboratuvar ve teknik altyapının uygunluğunu, Ölçme ve değerlendirme sisteminin etkinliğini, Sürekli iyileştirme mekanizmasının varlığını resmî olarak belgeleyen bir kalite göstergesi niteliği taşıyor. Öğrencilere ve Mezunlara Katkı Akredite programlardan mezun olan öğrenciler, işverenler nezdinde daha güçlü bir referansa sahip oluyor. Kamu ve özel sektörde tercih avantajı sağlayan bu durum, özellikle kurumsal firmalarda önemli bir artı değer oluşturuyor. Ayrıca MEDEK’in uluslararası kalite sistemleriyle uyumlu çalışması sayesinde; Yurt dışı lisansüstü başvurularda avantaj, Diploma denkliği süreçlerinde kolaylık, Uluslararası mesleki hareketlilikte artış gibi fırsatlar da gündeme geliyor. KURUMSAL PRESTİJ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALİTE Akreditasyon süreci, üniversitelerin eğitim-öğretim faaliyetlerini sürekli gözden geçirmesini, eksiklerini gidermesini ve kalite standartlarını kurumsal bir yapı içinde sürdürmesini teşvik ediyor. Bu kapsamda alınan belge, yalnızca iki programın değil, aynı zamanda üniversitenin kurumsal prestijinin güçlenmesi açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Üniversite yönetimi, kalite odaklı çalışmaların artarak devam edeceğini belirterek, akreditasyon sürecine katkı sunan tüm personele teşekkür etti.

Nazım Hikmet Bornova’da doğum gününde anıldı Haber

Nazım Hikmet Bornova’da doğum gününde anıldı

Türk Edebiyatı’nın dünyaca tanınan usta ismi, Şair Nazım Hikmet, Bornova Belediyesi ve Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı iş birliğiyle doğum gününde şiir, müzik ve sanatla anıldı. İZMİR (İGFA) - Söyleşi, şarkılar ve “Kız Çocuğu” şiirinden ilham alan, dünyanın farklı ülkelerinden çocukların barış temalı resimlerinin yer aldığı sergiyle etkinlik anlam kazandı. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Nazım Hikmet’in barış, özgürlük ve vicdanın simgesi olduğunu vurguladı. Nazım Hikmet, doğum gününde Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinlikle anıldı. Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde şiir, müzik ve resimle zenginleşen anma programı, büyük şairin devrimci kimliğini ve bugünlere miras bıraktığı barış düşüncesini bir kez daha görünür kıldı. NAZIM’IN DEVRİMCİ DURUŞU SÖYLEŞİDE ANLATILDI Etkinlik kapsamında düzenlenen söyleşide, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı kurucu üyeleri Zeynep Oral ve Özcan Arca, Nazım Hikmet’in devrimci kişiliğini, bedel ödeyerek sürdürdüğü mücadelesini ve güncelliğini koruyan düşüncelerini anlattı. Söyleşi, katılımcılar tarafından büyük ilgiyle takip edildi. OCAK AYININ KARANLIĞINA KARŞI NAZIM’IN IŞIĞI Açılış konuşmasını yapan Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Altıok, Ocak ayının Türkiye tarihinde gazeteci cinayetleri ve katliamlarla anılan ağır bir dönem olduğuna dikkat çekti. Altıok, Nazım Hikmet’in devrimci kimliğiyle Metin Göktepe, Hrant Dink, Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy gibi gazetecilerin mücadelesi arasında güçlü bir bağ olduğunu vurgulayarak, bu anmaların bir sorumluluk ve mücadele geleneği olduğunun altını çizdi. “KIZ ÇOCUĞU” ŞİİRİ BORNOVA’DA BARIŞA DÖNÜŞTÜ Etkinliğin düzenlendiği salonun girişinde, Nazım Hikmet’in savaşa karşı yazdığı “Kız Çocuğu” şiirinden ilham alan resimler sergilendi. Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen sergi, şiirin gönderildiği farklı ülkelerdeki çocukların barış hayallerini resmettiği eserlerden oluştu. Sergi, İzmir’de ilk kez Bornova’da sanatseverlerle buluştu. ŞİİR VE ŞARKILARLA NAZIM HİKMET Bornova Belediyesi Başkan Yardımcısı Cem Arıkan’ın da katıldığı anma programı; Ruhi Su, Zülfü Livaneli, Timur Selçuk ve Cem Karaca’nın eserleriyle, Nazım Hikmet şiirlerinin müzikle buluştuğu duygusal anlara sahne oldu. Şarkılar ve şiirler, salonu dolduran izleyicilere umut ve dayanışma duygusu yaşattı.

BAŞKA ŞEHİRLERİN GASTRO PLANINA BAK !.. Haber

BAŞKA ŞEHİRLERİN GASTRO PLANINA BAK !..

Antalya, bu yıl da gastronomi dünyasının en heyecan verici etkinliklerinden birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 21-23 Kasım 2025 tarihlerinde Antalya Cam Piramit’te kapılarını açacak. Mesut IŞIK / ANTALYA (İGFA) - GastroAntalya, 50 ülkeden 278’i uluslararası 578’i Türk olmak üzere 856 şefin katılımı ile bu yıl 6’ncı kez kapılarını 21-23 Kasım 2025 tarihlerinde Antalya Cam Piramit’te açacak. Akdeniz Şefler Kulübü Derneği önderliğinde düzenlenen organizasyon; üç gün boyunca farklı ülkelerden şefleri, miksologları, sektör profesyonellerini ve gastronomi tutkunlarını Antalya’da buluşturacak. Aralarında gastronomi öğrencilerinin, usta şeflerin ve ülke takımlarının bulunduğu toplamda 1292 yarışmacının yer alacağı organizasyon, yetenekli şefleri ve yaratıcı miksologları bir araya getirecek. Ulusal ve uluslararası şefleri buluşturacak GastroAntalya, gastronomi sanatlarının tüm yönlerini kucaklayarak, katılımcılara kendini gösterme fırsatı sunacak. Etkinlik; profesyonel şeflerden öğrencilere, amatör aşçılardan miksologlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsayacak. Yerel mutfaklardan dünya mutfaklarına, tatlı ve pastacılıktan deniz ürünlerine, vegan mutfağından sokak lezzetlerine kadar uzanan kategoriler, alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek. Katılımcılar, uluslararası arenada parlamak için güçlü bir fırsat elde edecek. Ayrıca bu yıl İranlı Pastry Art (şeker sanatçısı) Sara Yousefi de 3 gün boyunca GastroAntalya’da ekibi ile birlikte misafirlere şeker hamurundan dev heykel yapacak. VEFA MUTFAĞI GASTROANTALYA’DA KURULACAK Bu arada sosyal sorumluluk projesi ile de dikkatleri üzerine çeken GastroAntalya, Kahramanmaraş merkezli 7.7 büyüklüğündeki depremden etkilenen 11 ilden mutfaklar GastroAntalya’da bir araya gelecek. “GastroAntalya Vefa Mutfağı” adı altında; Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa’dan gelecek usta şefler bölgelerinin meşhur yemeklerini katılımcılara sunacak.

10 suçlu daha yurt dışından Türkiye'ye getirildi Haber

10 suçlu daha yurt dışından Türkiye'ye getirildi

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı ve ulusal bültenle aranan 10 suçlunun Almanya, Gürcistan, Kuzey Makedonya ve Fas'tan ülkemize geri getirildiğini bildirdi. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, uluslararası ve ulusal düzeyde kırmızı bültenle aranan toplamda 10 suçlunun yurt dışından Türkiye'ye nakledildiğini açıkladı. Yerlikaya'nın ifadelerine göre, kırmızı bültenle uluslararası alanda aranan B.Ö., S.B., E.G., R.D., T.Ö.A., D.Ö., Y.A. ve ulusal düzeyde aranan E.F., A.Ç., N.Ş. isimli şahıslar, Almanya, Gürcistan, Kuzey Makedonya ve Fas'tan iade edildi. https://twitter.com/AliYerlikaya/status/1989973706936848413 Operasyon, Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, çeşitli istihbarat birimleri, KOM ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları as well as Asayiş, Siber Suçlarla Mücadele, Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları, TEM Daire Başkanlıkları'nın koordinasyonunda gerçekleştirildi. İlgili ülkelerin güvenlik birimleri ile yapılan iş birliği ile kaçaklara ulaşıldı. Suçluların işlediği suçlar arasında organize suç örgütüne üyelik, kasten yaralama, silahla tehdit, uyuşturucu ticareti, taksirle adam öldürme, terör örgütüne üyelik, dolandırıcılık ve sahte belge düzenleme gibi suçlar yer aldı. Yerlikaya, "Hangi bültenle aranıyor olursa olsun, nerede bulunursa bulunsun suç işleyen şahısları tek tek yakalayıp ülkemize getiriyoruz. Milletimizin huzur ve güvenliği için kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.