Hava Durumu

#Tütün Kontrolü

giresunsonhaber - Tütün Kontrolü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tütün Kontrolü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE İL KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ Haber

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE İL KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE İL KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti başkanlığında, ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 11 Aralık 2025 tarihinde Valilik Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıda, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 2025 yılının ilk 11 ayında bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sunuldu. Eğitim, farkındalık, saha taramaları, danışmanlık hizmetleri ve riskli gruplara yönelik koruyucu çalışmaların sonuçları kurul üyeleriyle paylaşıldı. Toplantıda ayrıca Giresun Üniversitesi ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 2024–2028 Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Eylem Planı çerçevesinde yürütülen ve yürütülmesi planlanan faaliyetlere ilişkin detaylı sunumlar yapıldı. Üniversite, akademik araştırmalar, saha analizleri ve öğrenci odaklı önleyici programları aktarırken; Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ise aile temelli koruyucu hizmetler, sosyal destek mekanizmaları ve dezavantajlı bireylere yönelik müdahale süreçlerini kurulun dikkatine sundu. VALİ SERDENGEÇTİ'DEN TOPLUMSAL GÜVENLİK VURGUSU Vali Serdengeçti, açılış konuşmasında bağımlılığın türü ne olursa olsun "bireyin sağlığını, aile düzenini ve toplumsal huzuru tehdit eden ciddi bir sorun" olduğunu belirtti. Bağımlılığın artık sadece uyuşturucu ve tütün ürünleriyle sınırlı kalmayıp, dijital alışkanlıklar, çevrim içi oyunlar ve sosyal medya gibi davranışsal bağımlılıkları da içerdiğini vurgularken, bu konunun bir toplumsal güvenlik ve gelecek nesilleri koruma meselesi olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Vali Serdengeçti’nin toplantıda yaptığı açılış konuşması şöyle;“Bağımlılıkla mücadele amacıyla düzenlediğimiz bu toplantıda sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyor, hepinize hoş geldiniz diyorum. Bağımlılık; türü ne olursa olsun, bireyin sağlığını, aile düzenini ve toplumsal huzuru tehdit eden ciddi bir sorundur. Günümüzde yalnızca uyuşturucu ve tütün ürünleri değil; dijital alışkanlıklar, çevrim içi oyunlar ve sosyal medya da bağımlılık davranışlarını tetiklemektedir. Bu nedenle bağımlılığı sadece sağlık meselesi değil, aynı zamanda bir toplumsal güvenlik ve gelecek nesilleri koruma meselesi olarak görüyoruz. 2024–2028 Ulusal Eylem Planı doğrultusunda ilimizde hem tütün kontrolü hem uyuşturucu ile mücadele hem de davranışsal bağımlılık alanlarında etkin çalışmalar yürütmekteyiz. 2025 yılı boyunca tütün ürünü kullanımına yönelik denetimler yoğunlaştırılmış, gençlere yönelik bilinçlendirme programları genişletilmiş ve kapalı alanlarda tütün kullanımının önlenmesine yönelik kontroller daha sıkı şekilde uygulanmıştır. Uyuşturucu ile mücadelede ise hem arzın azaltılması hem de talebin önlenmesi için kurumlarımız arasında güçlü bir koordinasyon sağlanmaktadır. Riskli gruplara yönelik erken müdahale programları, aile eğitimleri ve okul temelli farkındalık faaliyetleri kararlılıkla sürdürülmektedir. Davranışsal bağımlılıkların hızla arttığı bir dönemdeyiz. Bu nedenle dijital okuryazarlığın artırılması, teknoloji kullanımının bilinçli bir çerçeveye oturtulması ve özellikle çocuklarımızın güvenli dijital ortamlarla buluşturulması artık stratejik bir zorunluluktur. Kurumlarımızca yürütülen eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri bu mücadelenin önemli bir ayağını oluşturmaktadır.Bağımlılıkla mücadele yalnızca bir kurumun değil, tüm toplumun görevidir. Ne kadar geniş bir farkındalık oluşturur, ne kadar güçlü bir dayanışma sergilersek, o kadar başarılı oluruz. Gençlerimizi bağımlılığın karanlık alanlarına bırakmayacak; onların sağlıklı, üretken ve iradesi güçlü bireyler olarak yetişmesi için hep birlikte çalışacağız." TÜRKİYE GENELİNDE BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR; • Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’nin (YEDAM) ülke çapında yaygınlaştırılması ve bağımlı bireylere ücretsiz psikososyal destek sağlanması, • Narko-Tim, Narko-Okul ve Narko-Gençlik projeleriyle gençlerin ve öğrenci çevrelerinin korunmasına yönelik polis teşkilatı tarafından geliştirilen önleyici güvenlik uygulamaları, • ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma Hattı üzerinden anlık psikolojik danışmanlık ve yönlendirme hizmetlerinin güçlendirilmesi, • Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen bağımlılık karşıtı müfredat entegrasyonu, okul rehberlik faaliyetleri ve velilere yönelik farkındalık eğitimleri, • Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda AMATEM ve ÇEMATEM merkezlerinin kapasite artırımı, tedavi sürekliliği ve rehabilitasyon alanlarının geliştirilmesi, • Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın gençleri riskli ortamlardan uzak tutmaya yönelik kulüp, spor faaliyeti ve gençlik merkezi programlarının genişletilmesi, • Dijital bağımlılık, tütün ve alkol bağımlılığı gibi alanlarda ulusal kampanyalar, düzenleyici politikalar ve medya farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması şeklinde devam ediyor. Toplantıda kurumlar arası veri paylaşımı, koordinasyonun güçlendirilmesi, riskli alanların tespiti, yerel eylem planlarının güncellenmesi ve 2026 yılı hedeflerinin belirlenmesi konuları da ele alındı. Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu’nun yıl boyunca düzenli aralıklarla toplanarak hem yerel hem ulusal politikalara katkı sunmaya devam edeceği bildirildi.

Nefes Al, Farkında Ol, Harekete Geç! Haber

Nefes Al, Farkında Ol, Harekete Geç!

Akciğer Kanseri Farkındalığına Dikkat! Kasım ayı, tüm dünyada dikkatleri akciğer kanserine çekmek amacıyla "Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı" olarak anılmakta, 17 Kasım ise "Akciğer Kanseri Farkındalık Günü" olarak belirlenmiştir. Akciğer kanseri, her yıl 1,69 milyon kişinin yaşamını yitirmesiyle kanser kaynaklı ölümler arasında başı çekmektedir. Bu ölümler, kolon, meme ve prostat kanserleri gibi hastalıkların toplamından daha fazladır. Tütün ve sigara kullanımı, akciğer kanseri ölümlerinin en büyük sebebidir ve dünya çapında kanser ölümlerinin yüzde 22'si ile akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 71'ine neden olmaktadır. Akciğer kanserlerinin yüzde 70'i sigarayla doğrudan bağlantılıdır. Çevresel toksik maddeler (radon, asbest, arsenik vb.), genetik faktörler ve bazı hastalıklar da risk faktörleri arasındadır. Semptomlar genelde; geçmeyen öksürük, nefes darlığı, kanlı balgam, göğüs ağrısı, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, ses kısıklığı ve sık tekrarlayan bronşit ya da zatürredir. Erken tanı, akciğer kanseri tedavisinde büyük önem taşır. Erken evre tanısı konulan hastalarda ortalama sağ kalım oranı yüzde 70 civarındadır. Multidisipliner yaklaşımlar ve ülkeye özgü risk faktörlerinin incelenmesi, erken teşhis süreçlerini güçlendirebilir. Her hastanın tedavi süreci, kanserin konumu, evresi, hastanın yaşı ve sağlık durumu gibi faktörlere göre kişiselleştirilir. Cerrahi, hedefe yönelik tedaviler, radyoterapi ve kemoterapi gibi multidisipliner yaklaşımlar mevcuttur. Etkin bir tarama yöntemi olmamakla birlikte, en etkili savunma mekanizması tütün kontrolüdür. Akciğer, vücudun oksijen ihtiyacını karşılayan başlıca solunum organıdır. Hücrelerden oluşan bu organ, gerektiğinde hücrelerin çoğalmasını sağlar. Ancak kontrolsüz hücre artışı, akciğerde kitleye ve sonuçta kansere dönüşebilir. Başlangıçta kitle büyümeye devam eder ve ileri aşamalarda diğer organlara yayılabilir. Akciğer kanseri iki ana gruba ayrılır: • Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri (KHDAK): Bu grup, akciğer kanseri vakalarının yaklaşık %85'ini kapsar ve diğer türe göre daha yavaş ilerler. • Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (KHAK): Bu tür, daha az yaygın olup, hızlı bir şekilde diğer organlara yayılabilir. Akciğer kanseri erkeklerde en sık, kadınlarda ise ikinci sıklıkla görülen bir kanserdir ve kanser kaynaklı ölümler arasında birinci sıradadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (IARC) GLOBOCAN 2022 raporlarına göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 2,5 milyon yeni vaka ve 1,8 milyon ölüm görülmektedir. Akciğer kanseri risk faktörleri ise şu şekildedir: · Sigara, pipo, nargile gibi tütün ürünleri tüketimi, · Pasif içicilik, · Çeşitli kimyasal maddelere mesleki ya da çevresel maruziyet, · Yüksek radyasyon, · Yoğun hava kirliliği olan bölgelerde yaşam, · Ailede kanser geçmişi. Tütün dumanında kansere neden olabilecek 70’ten fazla kimyasal içeren 7000'in üzerinde madde vardır. Sigara, pipo, puro gibi modern ürünler de akciğer kanseri riskini artırabilir. İçindeki toksik maddeler, bronş epitelinde DNA hasarına yol açarak tümör oluşumunu tetikleyebilir. DSÖ'nün raporuna göre her sene 1,3 milyon insan pasif içicilik nedeniyle ölmektedir. Pasif içicilik akciğer kanserine yol açabilir ve "güvenli" bir düzeyi yoktur. Dumansız hava sahası politikaları ve ev ortamında maruziyeti azaltmak, tütün kullanımını ve dolayısıyla kanser yükünü hafifletebilir. Türkiye’de erkeklerde en yaygın görülen kanser türü trakea, bronş ve akciğer kanseri olup 49,3/100.000 oranında teşhis edilmektedir. Kadınlarda sıklık dördüncü sırada olup oran 10,8/100.000'dir. Her yıl yaklaşık 30 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konulmakta ve 23 bin kişi bu nedenle ölmektedir. Vakaların sadece %17'si erken evrede belirlenebilirken, %24,3'ü bölgesel, %58,6'sı uzak organlara yayıldıktan sonra teşhis edilmektedir. Tanı yaşı ortalama 65'tir. Akciğer kanserinin sık görülen belirtileri: · Geçmeyen veya kötüleşen öksürük, · Kanlı balgam veya kanla karışık öksürük, · Nefes alırken artan göğüs ağrısı, · İştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, · Ses kısılması, · Nefes darlığı, · Tekrarlayan bronşit ve/veya zatürre atakları. Erken teşhis tedavi başarısını artırır ancak semptomlar genellikle ileri evreye kadar fark edilmez. Akciğer kanseri belirtileri enfeksiyonlar veya sigara kullanımıyla karıştırılabildiği için teşhis gecikebilir. Akciğer kanseri tanısı; fizik muayene, akciğer grafisi, BT, MR, bronkoskopi ve biyopsi ile konur. Genetik mutasyon ve biyobelirteçlerin analizi için yapılan testler, kesin teşhis koymak ve kişiye uygun tedavi planı yapmak adına önem taşır. Tedavi yöntemleri hastalığın evresine, yerine, hastanın yaşına ve diğer sağlık durumlarına göre belirlenir. Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik terapiler ve immünoterapiler multidisipliner bir bakış açısıyla uygulanabilir. Erkeklerde yüzde 89,9, kadınlarda yüzde 43 oranında akciğer kanseri vakaları tütün kullanımı kaynaklıdır. Türkiye'de tespit edilen yıllık yaklaşık 25 bin akciğer kanseri vakası önlenebilir durumdadır. Tütünü bırakmak, her yaşta ve sağlık durumunda yararlıdır. Sigara bırakıldıktan 10 yıl sonra, akciğer kanseri riski içmeye devam edenlere göre %50 düşmektedir. Tütün alışkanlığından kurtulmak isteyen bireyler, Sağlık Bakanlığı'nın sunduğu şu hizmetlerden yararlanabilir: · ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı · Sigara Bırakma Poliklinikleri · Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri Bu merkezlerde kanıta dayalı ilaç tedavilerine ücretsiz erişim imkânı sağlanmaktadır. Akciğer kanseri çoğunlukla belirgin semptomlar göstermediği için geç teşhis edilir, bu da tedaviyi zorlaştırır. Farkındalık yaratma, erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle akciğer kanseri önlenebilir ve erken evrede yakalanabilir. Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında herkesi; · Tütün kullanmaktan kaçınmaya, · Dumansız hava sahası politikalarına destek vermeye, · Sağlıklı yaşam tarzını benimsemeye davet ediyoruz. "Kanserle Erken Mücadele Hayat Kurtarır" "Farkında Ol, Erken Tespit Hayat Kurtarır!" "Nefes Al, Farkında Ol, Harekete Geç!" "Dumansız Nefes Sağlıklı Hayat Demektir"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.