Hava Durumu

#Tübi̇tak

giresunsonhaber - Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN TOMBUL FINDIĞINDA YENİ DÖNEM: YOĞUN DİKİM VERİM UMUDU OLDU Haber

GİRESUN TOMBUL FINDIĞINDA YENİ DÖNEM: YOĞUN DİKİM VERİM UMUDU OLDU

GİRESUN TOMBUL FINDIĞINDA YENİ DÖNEM: YOĞUN DİKİM VERİM UMUDU OLDU Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü ile Ankara Üniversitesi iş birliğinde yürütülen TÜBİTAK destekli çalışma, tescilli Giresun tombul fındığında klasik ocak sistemi yerine yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemlerinin verim, kalite ve erken ürün potansiyelini artırabileceğini bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Giresun’un tarımsal kimliğinin en güçlü değeri olan tescilli Giresun tombul fındığı, bu kez yalnızca fiyat, rekolte ve piyasa tartışmalarıyla değil, üretim modelini değiştirebilecek bilimsel bir çalışmayla gündeme geldi. Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Ankara Üniversitesi iş birliğinde yürütülen TÜBİTAK destekli projede, klasik ocak dikim sistemi ile tekli, ikili ve üçlü yoğun dikim modelleri karşılaştırılıyor. Araştırmada, genç fındık bitkilerinde yan dal oluşumunu artırmaya yönelik yeni terbiye yöntemlerinin bitkinin gelişimine, çotanak oluşumuna, verim potansiyeline ve meyve kalitesine etkileri inceleniyor. Anadolu Ajansı’nın haberinde, kendine özgü aromasıyla öne çıkan tescilli Giresun tombul fındığında farklı dikim ve dallandırma tekniklerinin ürün verimini artırdığı belirtilirken, projenin Giresun’da Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde yürütüldüğü bilgisi paylaşıldı. (Anadolu Ajansı) PROJENİN MERKEZİNDE GİRESUN TOMBUL FINDIĞI VAR Çalışmanın akademik başlığı, “Fındıkta (Corylus avellana L. cv. Tombul) Yoğun Dikim Sistemlerinde Yeni Bir Terbiye Yönteminin Bitkilerin Gençlik Döneminde Vejetatif ve Generatif Gelişmesi Üzerine Etkilerinin Araştırılması” olarak yer alıyor. Araştırmanın merkezinde Giresun’un coğrafi, ekonomik ve ticari değeriyle öne çıkan Tombul fındık çeşidi bulunuyor. Bu yönüyle proje, sıradan bir dikim denemesi olmanın ötesinde, Giresun kalite fındığın gelecekte nasıl yetiştirileceğine dair bilimsel bir yol arayışı niteliği taşıyor. Projenin yürütücülüğünü Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Dumanoğlu üstlenirken, çalışmada Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Veli Erdoğan, Prof. Dr. Nurdan Tuna Güneş, Prof. Dr. Esra Koç, Ordu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali İslam, Giresun Üniversitesi’nden Dr. Aysun Akar ve Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü’nden Meryem Nur Şenel’in yer aldığı proje kayıtlarında görülüyor. (AVESİS) PROJE 2021’DEN BU YANA SAHADA İZLENİYOR Çalışma, sahada bir anda ortaya çıkan kısa süreli bir deneme değil, birkaç yıla yayılan bilimsel bir takip süreci olarak ilerledi. Proje çalışmaları 2021 yılında başlatılırken, 2022 yılında fidanlar toprak seviyesinden yaklaşık 5 santimetreden kesilerek standart hale getirildi. 2023 yılında ise proje kapsamında dallandırma uygulamalarına geçildi; tekli, ikili, üçlü yoğun dikim sistemleri ile klasik ocak sistemi karşılaştırmalı olarak izlenmeye başlandı. Sonraki süreçte genç bitkilerin vejetatif gelişimi, yan dal oluşumu, çiçeklenme, çotanak sayısı, verim potansiyeli ve kalite parametreleri takip edildi. İlk bulgular, yoğun dikim ve yeni terbiye uygulamalarının Giresun tombul fındığında erken yaşta daha güçlü gelişim, daha fazla çotanak oluşumu ve daha yüksek verim potansiyeli oluşturabileceğini gösterdi. (Anadolu Ajansı) ARAŞTIRMA BAHÇESİ FAE ARAZİSİNDE KURULDU Araştırma bahçesi, Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde oluşturuldu. Proje sürecinde fidanların gelişimi yıllar itibarıyla takip edilirken, genç bitkiler üzerinde farklı dikim sistemleri ve terbiye uygulamaları denendi. Çalışmada klasik ocak sistemi kontrol grubu olarak ele alınırken, modern yoğun dikim modelleri tek sıralı, iki sıralı ve üç sıralı sistemler üzerinden karşılaştırılıyor. Proje kayıtlarına göre bir sıralı yoğun dikimde dekara 285 bitki, iki sıralı sistemde dekara 444 bitki, üç sıralı sistemde dekara 545 bitki, klasik ocak dikiminde ise dekara 222 bitki üzerinden değerlendirme yapılıyor. Bu tablo, fındıkta birim alanda daha fazla bitkiyle, daha kontrollü ve yönetilebilir bir bitki mimarisi oluşturma arayışını ortaya koyuyor. (DAPSİS) Ancak çalışmanın asıl önemi yalnızca bitki sayısındaki artışta değil; bu bitkilerin nasıl şekillendirileceği, nasıl dallandırılacağı, hangi sistemde daha verimli hale geleceği ve Giresun koşullarında hangi modelin daha sürdürülebilir sonuç vereceği sorusuna bilimsel cevap aranmasında yatıyor. AMAÇ DAHA ERKEN YAN DAL, DAHA ERKEN VERİM Fındık üretiminde verimi belirleyen en önemli unsurlardan biri, bitkinin sağlıklı ve dengeli yan dal oluşturmasıdır. Bu nedenle proje, genç fındık bitkilerinde yan dal oluşumunu erken yaşta teşvik etmeye odaklanıyor. Araştırmada, fındık bitkisinin ana gövdesi üzerinde geniş açılı, kuvvetli ve ürün taşıyabilecek yan dalların oluşturulması hedefleniyor. Bu sayede bitkinin ilerleyen yıllarda çıplaklaşmasının önüne geçilmesi, ışıklanmanın artırılması ve verim potansiyelinin daha erken yaşta devreye girmesi amaçlanıyor. Proje kayıtlarında, yeni terbiye yöntemi ve çok sıralı yoğun dikim sistemlerinin fındıkta ilk kez araştırılacak olmasının çalışmanın özgün değerini artırdığı, ayrıca fındık bitkisinde büyüme ve gelişmeyle ilgili hormonlar konusunda literatüre yeni bilgi kazandırılmasının hedeflendiği belirtiliyor. (DAPSİS) DÖRT FARKLI TERBİYE UYGULAMASI DENENİYOR Proje kapsamında genç fındık bitkilerinde yan dal oluşumunu artırmak amacıyla farklı terbiye uygulamaları karşılaştırılıyor. Bu uygulamalar arasında gövde üzerinde çizik atma, Perlan uygulaması, çizik atma ile Perlan uygulamasının birlikte kullanılması ve kontrol yöntemi olarak tepe vurma yer alıyor. Çizik atma uygulamasında, bitkinin gövdesinde belirli noktalara müdahale edilerek yan tomurcukların uyanması hedefleniyor. Perlan uygulamasında ise bitkide yan dal oluşumunu teşvik eden bitki gelişim düzenleyicisi kullanılıyor. Bu yöntemlerle fındıkta ana gövdenin dik gelişmesi, yan dalların dengeli biçimde oluşması ve genç yaşta ürün taşıyabilecek bir bitki yapısının kurulması amaçlanıyor. Çalışmanın hedefi, yalnızca daha sık dikim yapmak değil; daha kontrollü bitki mimarisi, daha iyi ışıklanma, daha erken dallanma ve sürdürülebilir verim sağlayabilecek bir yetiştiricilik modeli geliştirmek. VEJETATİF VE GENERATİF GELİŞME BİRLİKTE İZLENİYOR Projede yalnızca bitkinin boyu ya da dal sayısı değil, üretim açısından belirleyici olan çok sayıda veri birlikte takip ediliyor. Vejetatif gelişme kapsamında ana gövde çapı, bitki boyu, gövde kesit alanı, yan dal sayısı, yan dalların yerden yüksekliği, dal açısı, dal uzunluğu, dal çapı ve ikincil yan dal oluşumu inceleniyor. Generatif gelişme kapsamında ise erkek ve dişi çiçek sayısı, çotanak sayısı, çotanaktaki meyve sayısı, verim, kabuklu meyve ağırlığı, iç meyve ağırlığı, iç oranı, kabuk kalınlığı, sağlam iç oranı, boş meyve, buruşuk iç ve meyve iriliği gibi kalite parametreleri değerlendiriliyor. Bu nedenle çalışma, fındıkta yalnızca ürün miktarını değil, kaliteyi, randımanı, meyve yapısını, ticari değeri ve bahçenin uzun vadeli verim gücünü aynı bütünlük içinde ele alıyor. BİTKİ FİZYOLOJİSİ DE ARAŞTIRMANIN PARÇASI Projeyi akademik açıdan önemli kılan başlıklardan biri de bitki fizyolojisine ilişkin analizler. Çalışmada, fındık bitkisinin gelişim sürecinde hormon, karbonhidrat ve besin elementi düzeyindeki değişimler de inceleniyor. Bu kapsamda bitkide büyüme, dallanma, çiçeklenme ve meyve oluşumu ile ilişkili hormonların ve karbonhidrat birikiminin izlenmesi hedefleniyor. Böylece fındıkta yan dal oluşumu ve verim ilişkisi yalnızca dış gözlemlerle değil, bitkinin iç gelişim mekanizması üzerinden de değerlendiriliyor. Bu yönüyle çalışma, Giresun tombul fındığı için hem üreticiye sahada uygulanabilir bilgi sunabilecek hem de akademik literatüre katkı sağlayabilecek nitelik taşıyor. İLK BULGULAR YOĞUN DİKİMİN POTANSİYELİNİ GÖSTERDİ Anadolu Ajansı’na yansıyan değerlendirmelere göre, çalışmanın ilk gözlemlerinde modern dikim sistemlerinde klasik ocak sistemine kıyasla daha fazla çotanak oluşumu dikkat çekti. Fındık Araştırma Enstitüsü yetkilileri, bitkilerin henüz genç yaşta olduğunu, kesin sonuçların proje tamamlandıktan sonra ortaya çıkacağını belirtirken, ilk veriler yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemlerinin verim potansiyeli açısından umut verdiğini gösteriyor. (Anadolu Ajansı) Bu noktada özellikle genç bitkilerde daha fazla çotanak gözlenmesi, ilerleyen yıllarda birim alandan alınacak ürün miktarı bakımından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. TEKNİK ETKİNLİK FAE ARAZİSİNDE YAPILDI Proje kapsamında Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde teknik bilgilendirme ve tarla günü etkinliği de düzenlendi. Etkinlikte, proje kapsamında yetiştirilen fındık ağaçları incelendi; üreticilere teorik bilgi aktarıldı ve katılımcıların soruları uzmanlar tarafından yanıtlandı. (Son Dakika) Projenin yürütücüsü Prof. Dr. Hatice Dumanoğlu, yoğun dikim sistemlerinde uygulanabilecek yeni terbiye yöntemlerini sahada anlattı. Katılımcılara genç fındık bitkilerinde vejetatif gelişim, generatif gelişme, yan dal oluşumu, çotanak sayısı ve modern dikim sistemlerinin üretime etkileri hakkında bilgi verildi. Açık kaynaklarda etkinliğe hangi köylerden üretici katıldığına ilişkin köy bazlı bir liste yer almazken, yerel kaynaklarda programa Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Fındık Araştırma Enstitüsü personelinin katıldığı, teknik bilgilerin üreticilere aktarılmasının hedeflendiği bilgisi paylaşıldı. (Giresun Öncü Gazetesi) PROJE GİRESUN MERKEZLİ YÜRÜTÜLÜYOR Açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre, TÜBİTAK 1001 desteğiyle yürütülen yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemi çalışması, doğrudan tescilli Giresun tombul fındığı üzerine kurgulandı ve saha uygulaması Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde gerçekleştirildi. Aynı proje kapsamında Giresun’da daha önce de tarla günü ve teknik bilgilendirme etkinlikleri düzenlenirken, açık kaynaklarda projenin Ordu, Trabzon, Samsun, Sakarya, Düzce ya da başka fındık üretim illerinde ayrı bir uygulama alanında yürütüldüğüne ilişkin doğrulanmış bir kayda ulaşılamadı. Bu yönüyle çalışma, Giresun tombul fındığının üretim modelini yenilemeye dönük Giresun merkezli bilimsel bir saha denemesi olarak öne çıkıyor. GİRESUN FINDIĞI İÇİN ASIL TARTIŞMA: GELENEKSEL ALIŞKANLIK MI, BİLİMSEL MODEL Mİ? Giresun fındığı uzun yıllardır fiyat, rekolte, alım politikası ve kalite başlıkları üzerinden tartışılıyor. Ancak bu çalışma, üretim modelinin de aynı ciddiyetle ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Çünkü Giresun tombul fındığının geleceği yalnızca yüksek fiyat beklentisiyle değil, bahçelerin gençleştirilmesi, doğru dikim sistemlerinin seçilmesi, mekanizasyona uygun yapıların kurulması, bakım ve budama standardının geliştirilmesi, ışıklanma ve verim ilişkisinin bilimsel temelde yönetilmesiyle korunabilir. Dünya fındık piyasasında rekabet artık yalnızca kimin daha fazla ürettiğiyle değil, hasat zamanı, ürünün pazara giriş takvimi, kabuklu-iç fındık dengesi, sanayi bağlantısı, mekanizasyon, kurutma standardı, stok yönetimi, alıcı davranışı, coğrafi kimlik ve kalite farkı ile belirlenirken, Giresun tombul fındığında yürütülen bu proje üreticinin bahçeye bakışını değiştirebilecek bilimsel bir zemin oluşturuyor. GİRESUN BU ÇALIŞMAYI SAHAYA TAŞIMALI Giresun bu tabloda sıradan bir üretim bölgesi değildir. Türkiye fındık piyasasında “kalite” denildiğinde ayrı bir yere sahip olan Giresun tombul fındığının geleceği, geleneksel üretim alışkanlıklarının bilimsel verilerle yenilenmesine bağlıdır. Bu nedenle Fındık Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemi çalışması, yalnızca bir araştırma projesi olarak görülmemeli; üreticinin anlayabileceği, uygulayabileceği ve sonuçlarını izleyebileceği bir saha rehberine dönüştürülmelidir. Proje tamamlandığında hangi dikim sisteminin, hangi terbiye yönteminin ve hangi bakım modelinin Giresun koşullarında daha başarılı sonuç verdiği açık biçimde üreticiyle paylaşılmalıdır. SONUÇLAR FINDIKTA YENİ BİR YETİŞTİRİCİLİK DÖNEMİNE KAPI AÇABİLİR Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü ve Ankara Üniversitesi iş birliğinde yürütülen TÜBİTAK destekli çalışma, Giresun tombul fındığında üretim modelini yenileme potansiyeli taşıyor. İlk gözlemler, yoğun dikim sistemleri ve yeni terbiye yöntemlerinin genç bitkilerde çotanak oluşumunu artırabileceğini gösterirken, kesin sonuçların proje tamamlandığında ortaya çıkması bekleniyor. Bu çalışma başarıyla sahaya aktarılırsa, Giresun’da yeni kurulacak fındık bahçeleri için klasik ocak sistemi dışında daha verimli, daha kontrollü, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir üretim modelleri gündeme gelebilir. Giresun’un dünya fındık rekabetindeki yeri miktar yarışıyla korunamaz. Bu yer, kaliteyi bilimle, üretimi teknik bilgiyle, bahçeyi modern yetiştiricilikle buluşturan modellerle güçlendirilebilir.

Giresun’da Öğretmenler İçin Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Haber

Giresun’da Öğretmenler İçin Yenilikçi Eğitim Uygulamaları

Giresun’da Öğretmenler İçin Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Giresun’da TÜBİTAK Destekli Dijital Oyunlaştırma Projesi Tamamlandı Giresun Bilim ve Sanat Merkezi tarafından yürütülen, TÜBİTAK 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında desteklenen “Konuşma Becerilerine Yenilikçi Bir Yaklaşım: Dijital Oyunlaştırma” projesi tamamlandı. Proje kapsamında farklı illerden gelen İngilizce öğretmenlerine dijital öyküleme, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve oyunlaştırılmış konuşma etkinlikleri üzerine eğitimler verildi. Giresun Bilim ve Sanat Merkezi tarafından hazırlanan ve TÜBİTAK 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında desteklenen “Konuşma Becerilerine Yenilikçi Bir Yaklaşım: Dijital Oyunlaştırma” adlı proje, düzenlenen programla tamamlandı. Projenin açılış programına Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti’nin eşi Neslihan Gül Koç, Giresun İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, İl Millî Eğitim Müdürlüğü yöneticileri, akademisyenler, proje ekibi üyeleri ve Türkiye’nin farklı illerinden gelen 30 İngilizce öğretmeni katıldı. Öğretmenlere Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Anlatıldı Program kapsamında İngilizce öğretmenlerine, konuşma becerilerinin geliştirilmesine yönelik yenilikçi eğitim uygulamaları konusunda teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Eğitimlerde dijital öyküleme, dijital kaçış oyunları, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve oyunlaştırılmış konuşma etkinlikleri ele alındı. Katılımcı öğretmenler, dijital araçların sınıf ortamında nasıl kullanılabileceğine yönelik uygulamalı çalışmalar gerçekleştirdi. Müfredata Uygun Dijital Portfolyo Hazırlandı Proje sonunda, Millî Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun olarak “Dijital Oyunlaştırılmış Konuşma Etkinlikleri Portfolyosu” hazırlandı. Hazırlanan portfolyo ile İngilizce derslerinde öğrencilerin konuşma becerilerini geliştirmeye yönelik dijital, etkileşimli ve oyunlaştırılmış etkinliklerin eğitim süreçlerine kazandırılması hedefleniyor. Proje Ekibine Teşekkür Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, eğitimde yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesine katkı sunan projenin önemine dikkat çekildi. Açıklamada, proje yürütücüsü Özlem Çukurlu Aydın başta olmak üzere projede görev alan tüm ekibe teşekkür edilerek, çalışmanın öğretmenlerin mesleki gelişimine ve öğrencilerin yabancı dil öğrenme süreçlerine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Hava kalitesi verileri dayanıklı makine öğrenmesiyle modellenecek Haber

Hava kalitesi verileri dayanıklı makine öğrenmesiyle modellenecek

Hava kalitesi verileri dayanıklı makine öğrenmesiyle modellenecek GRÜ’lü akademisyenin yer aldığı proje TÜBİTAK tarafından desteklendi Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Veri Bilimi ve Analitiği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Zehra Doğru’nun araştırmacı olarak yer aldığı proje, TÜBİTAK 1002 – Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Projede, hava kalitesi indeksinin aykırı gözlemlere karşı daha güvenilir sonuçlar üretebilen makine öğrenmesi yöntemleriyle modellenmesi hedefleniyor. GİRESUN – Giresun Üniversitesi akademisyenlerinin bilimsel araştırma projelerindeki başarılarına bir yenisi daha eklendi. Üniversitemiz Fen-Edebiyat Fakültesi Veri Bilimi ve Analitiği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Zehra Doğru’nun araştırmacı olarak görev aldığı proje, TÜBİTAK 1002 – Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. GRÜ’lü akademisyen TÜBİTAK destekli projede yer aldı “Dayanıklı Makine Öğrenmesi Yöntemleri ile Hava Kalitesi İndeksinin Modellenmesi: Ankara, Türkiye Uygulaması” başlıklı projenin yürütücülüğünü Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Kaymaz üstleniyor. Projede, Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatma Zehra Doğru ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Fatma Gül Akgül araştırmacı olarak yer alıyor. Ankara’nın hava kalitesi verileri modellenecek Proje kapsamında, Ankara’ya ait hava kalitesi verileri üzerinden hava kalitesi indeksinin daha güçlü ve güvenilir biçimde modellenmesi amaçlanıyor. Çalışmada, çevresel veri analizinde karşılaşılan ani değişimler, olağan dışı değerler ve aykırı gözlemlerin model sonuçları üzerindeki etkisinin azaltılması hedefleniyor. Makine öğrenmesi dayanıklı istatistikle buluşuyor Araştırmada Support Vector Regression, Random Forest ve XGBoost gibi makine öğrenmesi yöntemleri kullanılacak. Bu yöntemler, dayanıklı istatistik alanında kullanılan Huber, Tukey Biweight ve Hampel kayıp fonksiyonlarıyla entegre edilerek geliştirilecek. Bu yönüyle proje, yalnızca hava kalitesi verilerinin modellenmesine değil; aynı zamanda dayanıklı istatistik yöntemlerinin makine öğrenmesi algoritmalarına uyarlanmasına da katkı sunacak. Aykırı gözlemlere karşı daha güvenilir tahmin hedefi Çevresel verilerde ölçüm hataları, ani hava olayları, olağan dışı kirlilik artışları veya veri setindeki uç değerler, tahmin modellerinin başarısını etkileyebiliyor. TÜBİTAK destekli proje ile bu tür aykırı gözlemlere karşı daha dirençli modeller geliştirilmesi ve hava kalitesi indeksinin daha sağlıklı biçimde tahmin edilmesi amaçlanıyor. Disiplinler arası çalışma çevresel veri analizine katkı sunacak İstatistik, veri bilimi, bilgisayar bilimleri ve çevresel veri analizi alanlarını bir araya getiren proje, disiplinler arası niteliğiyle dikkat çekiyor. Çalışmanın, hava kalitesine ilişkin karar süreçlerinde kullanılabilecek daha güvenilir veri modelleme yaklaşımlarına bilimsel katkı sağlaması bekleniyor. Giresun Üniversitesi, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan projede yer alan Prof. Dr. Fatma Zehra Doğru’yu ve proje ekibini tebrik ederek, çalışmalarında başarılar diledi.

Fındık atıkları proteine dönüşüyor Haber

Fındık atıkları proteine dönüşüyor

Bursa Teknik Üniversitesi, TÜBİTAK tarafından desteklenen bir proje aracılığıyla, fındık yağı üretimi sonrası ortaya çıkan küspeleri yüksek katma değerli bitkisel proteinlere dönüştürerek gıda israfını önlemeyi ve sürdürülebilir üretim modellerine katkı sunmayı amaçlıyor. BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) gerçekleştirilen “Fındık Küspesi Proteinlerinin Ohmik Destekli Isıtma ile Modifikasyonu ve Yapısal-Fonksiyonel Özelliklerinin İncelenmesi” isimli proje, fındık yağı üretiminden geriye kalan küspelerin yeniden ekonomiye kazandırılmasını hedefliyor. TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında hayata geçirilen projenin yürütücülüğünü Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu yaparken, projede Şükran Aşgın Uzun bursiyer olarak yer alıyor. Normal şartlarda fındık yağı üretimi esnasında oluşan küspeler, genellikle düşük katma değerli alanlarda değerlendiriliyor. Ancak uzman isimler, bu yan ürünün aslında oldukça zengin bir protein kaynağı olduğunu vurguluyor. BTÜ bünyesinde yürütülen bu çalışma ile fındık küspesindeki proteinlerin özel tekniklerle ayrıştırılması ve gıda sanayisinde kullanılabilir niteliğe getirilmesi amaçlanıyor. FINDIK ATIKLARI BİTKİSEL PROTEİN KAYNAĞINA DÖNÜŞECEK Yürütülen araştırmada, fındık küspesinden elde edilen proteinlerin gıda ürünlerinde daha verimli bir şekilde kullanılabilmesi adına çeşitli işlemler uygulanacak. Bu sayede bitkisel proteinlerin çözünürlük, karışım oluşturma ve yapı iyileştirici gibi fonksiyonel özelliklerinin artırılması hedefleniyor. Projede "ohmik destekli ısıtma" teknolojisinden faydalanacaklarını belirten Doç. Dr. Sarıcaoğlu, “Bu teknoloji sayesinde protein yapısını çok daha kontrollü bir şekilde modifiye edebileceğiz” ifadelerini kullandı. GIDA ATIKLARI AZALACAK KATMA DEĞER ARTACAK Projenin tamamlanmasıyla, fındık işleme süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin çok daha etkin bir şekilde değerlendirilmesi öngörülüyor. Böylelikle hem gıda atıklarının minimize edilmesi hem de Türkiye'nin stratejik tarım ürünlerinden fındığın ekonomik değerinin yükseltilmesi hedefleniyor. Elde edilen bulguların bitki bazlı gıdaların ve alternatif protein kaynaklarının gelişimine katkı sunması, çevre dostu üretim ve sürdürülebilir gıda sistemlerini desteklemesi bekleniyor. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN TEBRİK BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim odaklı araştırmaların destekçisi olduklarını vurgulayarak, "Tarımsal üretim süreçlerinden çıkan yan ürünlerin ekonomiye kazandırılması, hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük bir önem arz ediyor. Akademisyenimiz tarafından yürütülen bu çalışma, atık olarak görülen bir maddenin yüksek değerli bir gıda bileşenine dönüştürülebileceğini kanıtlıyor. TÜBİTAK destekli bu projenin, gıda sektörüne ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ciddi katkılar sağlayacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.

TÜBİTAK BİLİM FUARLARI FESTİVALİ GİRESUN’DA AÇILDI Haber

TÜBİTAK BİLİM FUARLARI FESTİVALİ GİRESUN’DA AÇILDI

TÜBİTAK BİLİM FUARLARI FESTİVALİ GİRESUN’DA AÇILDI Giresun Fen Lisesi Spor Salonu’nda düzenlenen TÜBİTAK 4006-C Bilim Fuarları Festivali’nin açılış programına Neslihan Gül Koç, İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz ve Seçil Özkök katıldı. Festivalde, kent genelindeki okullarda hazırlanan bilim fuarı projeleri arasından seçilen 55 çalışma sergilendi. 55 PROJE ZİYARETÇİLERLE BULUŞTU TÜBİTAK 4006-C Bilim Fuarları Festivali, Giresun Fen Lisesi Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Festivalde, Giresun genelindeki okullarda yürütülen bilim fuarlarında öne çıkan 55 proje ziyaretçilerin incelemesine sunuldu. Açılış programına Giresun Valisi Mustafa Koç’un eşi Neslihan Gül Koç, İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz ile İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Nihat Özkök’ün eşi Seçil Özkök katıldı. ÖĞRENCİLER PROJELERİNİ ANLATTI Neslihan Gül Koç ve İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, festival alanındaki stantları gezerek öğrencilerden projeleri hakkında bilgi aldı. Öğrenciler, araştırma süreçlerini, ürettikleri çalışmaları ve projelerin amaçlarını katılımcılara aktardı. Festival, öğrencilerin bilimsel düşünme, araştırma yapma ve üretme becerilerini görünür kılarken, öğretmenlerin rehberliğinde hazırlanan çalışmalar eğitim camiası tarafından ilgiyle takip edildi. EMEĞİ GEÇENLERE TEBRİK Neslihan Gül Koç, festivalde görev alan öğrenci, öğretmen ve idarecileri tebrik etti. Koç, öğrencilerin ortaya koyduğu çalışmaların gelecek adına umut verdiğini belirtti.

KEŞAP FEN LİSESİ ÖĞRENCİLERİ ULUSAL KONGREDE GİRESUN’U TEMSİL ETTİ Haber

KEŞAP FEN LİSESİ ÖĞRENCİLERİ ULUSAL KONGREDE GİRESUN’U TEMSİL ETTİ

KEŞAP FEN LİSESİ ÖĞRENCİLERİ ULUSAL KONGREDE GİRESUN’U TEMSİL ETTİ Keşap Fen Lisesi öğrencileri Nevra Çilesiz, Rümeysa Köse ve Ayşe Ayaz, Matematik Öğretmeni Olcay Esen danışmanlığında hazırladıkları “Farklı E-Öğrenme Platformlarının Karşılaştırmalı Analizi” adlı çalışmayla İstanbul’da düzenlenen VIII. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’ne katıldı. Öğrenciler, EBA, Khan Academy ve YouTube gibi dijital öğrenme platformlarının eğitim süreçlerine etkisini inceleyerek Giresun’u bilimsel bir çalışmayla temsil etti. GİRESUNLU ÖĞRENCİLERDEN DİJİTAL ÖĞRENME ARAŞTIRMASI Giresun’un Keşap ilçesinden üç lise öğrencisi, dijital eğitim platformlarını konu alan çalışmalarıyla ulusal düzeyde düzenlenen bilimsel kongrede yer aldı. Keşap Fen Lisesi öğrencileri Nevra Çilesiz, Rümeysa Köse ve Ayşe Ayaz ile Matematik Öğretmeni Olcay Esen, İstanbul’da gerçekleştirilen VIII. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’ne katıldı. Öğrenciler, “Farklı E-Öğrenme Platformlarının Karşılaştırmalı Analizi” adlı çalışmalarında EBA, Khan Academy ve YouTube gibi yaygın kullanılan dijital öğrenme platformlarının öğrenme süreçleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Çalışmada, çevrim içi eğitim kaynaklarının öğrencilerin öğrenme alışkanlıkları, bilgiye erişim biçimleri ve ders destek süreçleri üzerindeki yansımaları karşılaştırmalı olarak ele alındı. KONGRE İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ’NDE DÜZENLENDİ VIII. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi, 7-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul Aydın Üniversitesi Florya Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Kongre; İstanbul Aydın Üniversitesi, Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı ve İAÜ Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle düzenlendi. Kongre, ilkokuldan liseye kadar 1-12. sınıf düzeyindeki öğrencilerin bilimsel problem, yöntem ve bulgulara dayalı araştırmalarını gerçek bir kongre ortamında sunabildiği ulusal bir platform olarak öne çıktı. Programda sözlü bildiri sunumlarının yanı sıra öğrenci ve öğretmen atölyeleri, bilimsel proje sergileri ve alanında uzman konuşmacılar yer aldı. 47 İLDEN YÜZLERCE ÇALIŞMA BAŞVURDU Kongreye bu yıl 47 ilden 843 bilimsel çalışma başvurusu yapıldı. 786 öğretmenin danışmanlığında 2 bin 17 öğrenci araştırma süreçlerinde aktif rol aldı. Alanında uzman 87 kişilik bilim kurulu tarafından çift kör hakemlik yöntemiyle değerlendirilen çalışmalar arasından seçilen 540 bildiri, üç gün boyunca 60 bilimsel oturumda sunuldu. Sunulan araştırmaların yaklaşık yüzde 41’i STEM ve teknoloji alanlarında yoğunlaştı. Yapay zekâ ve dijital teknolojiler, kongrede öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Eğitim, çevre, psikoloji ve değerler eğitimi alanındaki çalışmalar da öğrencilerin sosyal konulara yönelik ilgisini ortaya koydu. KEŞAP FEN LİSESİ’NİN BİLİMSEL ÇALIŞMA GELENEĞİNE KATKI Keşap Fen Lisesi, Giresun il merkezine 13 kilometre, Keşap ilçe merkezine ise 1,5 kilometre mesafede eğitim veriyor. Okul, bilimsel etkinlikler kapsamında düzenli olarak TÜBİTAK 4006 ve TÜBİTAK 2204 projelerine başvuru yapıyor; ulusal ve uluslararası projelere katılım sağlıyor. Okulun öğretmen kadrosunda yer alan Olcay Esen de Keşap Fen Lisesi’nin resmî teşkilat şemasında uzman öğretmen olarak bulunuyor. GİRESUN’U BİLİMSEL PLATFORMDA TEMSİL ETTİLER Nevra Çilesiz, Rümeysa Köse ve Ayşe Ayaz’ın hazırladığı çalışma, dijital öğrenme araçlarının eğitimdeki rolünü öğrenci bakışıyla değerlendirmesi bakımından dikkat çekti. Öğrenciler, öğretmenleri Olcay Esen’in rehberliğinde yürüttükleri araştırmayla hem Keşap Fen Lisesi’ni hem de Giresun’u ulusal bilimsel platformda temsil etti. Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü, öğrencileri, öğretmenlerini ve okul idarecilerini çalışmalarından dolayı tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE MİLLİ TEKNOLOJİ ATÖLYESİ KURULDU Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE MİLLİ TEKNOLOJİ ATÖLYESİ KURULDU

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE MİLLİ TEKNOLOJİ ATÖLYESİ KURULDU TÜBİTAK destekli yeni merkez, öğrencilerin proje üretiminden prototiplemeye kadar birçok alanda aktif kullanımına açıldı Giresun Üniversitesi bünyesinde, TÜBİTAK tarafından yürütülen 4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği kapsamında kurulan Milli Teknoloji Atölyesi öğrencilerin kullanımına açıldı. Üniversitenin duyurusuna göre atölye, çevrim içi randevu sistemi üzerinden erişime sunuldu. Böylece öğrenciler, planlama yaparak atölyeden doğrudan yararlanabilecek. Milli Teknoloji Atölyeleri projesi, gençlere üretim kültürü kazandırmayı, fikirlerini somut projelere dönüştürebilecekleri nitelikli ortamlar oluşturmayı ve üniversitelerde uygulamalı teknoloji geliştirme altyapısını güçlendirmeyi amaçlıyor. TÜBİTAK’ın program metnine göre destek modeli iki ana başlıkta ilerliyor: ilki atölyenin kurulumu ve faaliyete geçirilmesi, ikincisi ise sürdürülebilirlik ve kapasite artırımı. Kurulum aşamasındaki atölyelerin en az 200 metrekarelik bir alana sahip olması ve sözleşmeden sonra en geç 12 ay içinde faaliyete geçmesi gerekiyor. Giresun Üniversitesi’nde kurulan atölye de bu ulusal modelin yeni halkalarından biri oldu. Üniversitenin açıklamasında, atölyede prototipleme cihazları, elektronik ve mekanik geliştirme alanları, sarf malzeme destekleri, eğitim ve mentorluk imkânları bulunduğu belirtildi. Bu yapı sayesinde öğrenciler, projelerini yalnızca teorik düzeyde geliştirmekle kalmayıp tasarım, üretim ve test süreçlerini de aynı merkezde yürütebilecek. Atölyenin aynı zamanda teknoloji yarışmalarına hazırlık süreçlerine destek vereceği de duyuruldu. Projeyi dikkat çekici kılan nokta, bunun klasik bir laboratuvar açılışının ötesine geçmesi. TÜBİTAK çağrı metninde; ekipman, atölye tefrişi, sarf malzemesi, proje faaliyet harcamaları ve insan kaynağı desteği gibi unsurların birlikte ele alındığı görülüyor. Bu da Milli Teknoloji Atölyeleri’ni, yalnızca fiziksel mekân sağlayan bir yapı değil; öğrenci ekiplerinin üretim yapmasını, proje geliştirmesini ve teknik becerilerini artırmasını hedefleyen daha geniş bir teknoloji ekosistemi haline getiriyor. Giresun’daki gelişmeyi daha önemli hale getiren unsur ise projenin Türkiye genelinde hızla yayılıyor olması. TÜBİTAK, 2024 yılında yaptığı duyuruda hedefin 81 ilde Milli Teknoloji Atölyeleri kurmak olduğunu açıkladı. Aynı süreçte ilk aşamada 50 atölyenin sözleşme ve kurulum sürecinin başlatıldığı da resmî açıklamalarda yer aldı. Bu tablo, Giresun Üniversitesi’ndeki atölyenin tekil bir girişim değil, ülke çapında kurulan geniş bir ağın parçası olduğunu gösteriyor. Açılışı resmî olarak duyurulan ilk örnek Bursa Uludağ Üniversitesi oldu. TÜBİTAK, ilk Milli Teknoloji Atölyesi’nin 3 Ekim 2025’te Bursa’da açıldığını açıkladı. Ardından Kocaeli Üniversitesi’ndeki atölye 12 Kasım 2025’te faaliyete geçti. Kastamonu Üniversitesi’ndeki atölyenin 28 Kasım 2025’te açıldığı, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’ndeki atölyenin ise 9 Ocak 2026’da hizmete girdiği yine TÜBİTAK duyurularında yer aldı. Bu yayılım 2026’da da sürdü. TÜBİTAK’ın duyurularına göre Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi 31 Ocak 2026’da açıldı. İnönü Üniversitesi’nde ise 22 Şubat 2026 itibarıyla Milli Teknoloji Atölyesi faaliyete geçti. Ayrıca TÜBİTAK’ın resmî sayfasındaki atölye listeleri ve haber akışı, Sakarya gibi başka üniversitelerde de bu altyapının açıldığını gösteriyor. Bu yönüyle bakıldığında, Giresun Üniversitesi’nde kurulan Milli Teknoloji Atölyesi sadece yeni bir birim açılışı değil; öğrencilerin proje üretme, prototip geliştirme, takım halinde çalışma ve ulusal teknoloji yarışmalarına hazırlanma kapasitesini artıracak somut bir altyapı yatırımı niteliği taşıyor. Üniversite öğrencileri için teori ile pratiği aynı zeminde buluşturacak bu merkez, Giresun’un da TÜBİTAK destekli milli teknoloji üretim ağına dahil olduğunu ortaya koyuyor

TÜRKİYE GENELİNDE GENÇLERE 36 AY ÜCRETSİZ TEKNOLOJİ EĞİTİMİ FIRSATI Haber

TÜRKİYE GENELİNDE GENÇLERE 36 AY ÜCRETSİZ TEKNOLOJİ EĞİTİMİ FIRSATI

DENEYAP TEKNOLOJİ ATÖLYELERİ 2026 BAŞVURULARI BAŞLADI TÜRKİYE GENELİNDE GENÇLERE 36 AY ÜCRETSİZ TEKNOLOJİ EĞİTİMİ FIRSATI Türkiye genelinde gençlerin teknoloji alanındaki yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri Programı için 2026 yılı başvuruları başladı. Program kapsamında Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösteren Deneyap atölyelerinde öğrencilere uzun süreli ve uygulamalı teknoloji eğitimi verilecek. Tanıtım görselinde yer alan bilgilere göre program kapsamında: 81 ilde faaliyet gösteren Deneyap atölyeleri 132 Deneyap Teknoloji Atölyesi 36 ay süren ücretsiz teknoloji eğitimi imkânı gençlere sunuluyor. Başvurular 4. ve 5. sınıf öğrencileri ile 8., 9. ve lise hazırlık sınıfı öğrencilerine açık olacak. Program için son başvuru tarihi 30 Mart 2026 olarak duyuruldu. Amaç: Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini artırmak Deneyap Teknoloji Atölyeleri; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) iş birliğiyle yürütülen ulusal bir eğitim programıdır. Programın temel amacı, gençlerin erken yaşta teknoloji ile tanışmasını sağlamak ve geleceğin mühendisleri, bilim insanları ve teknoloji girişimcilerini yetiştirmektir. Resmî açıklamalara göre Deneyap atölyelerinde öğrencilere; Tasarım ve üretim Robotik ve kodlama Elektronik programlama Yapay zekâ Nesnelerin interneti Enerji teknolojileri Havacılık ve uzay teknolojileri gibi alanlarda uygulamalı eğitim verilmektedir. 3 aşamalı öğrenci seçimi yapılıyor Deneyap programına katılacak öğrenciler çok aşamalı bir değerlendirme sürecinden geçiyor. Açık kaynaklara göre süreç genel olarak şu aşamalardan oluşuyor: E-yazılı sınav Uygulama sınavı (proje veya tasarım görevi) Eğitim programına kabul Bu aşamaları başarıyla geçen öğrenciler, yaklaşık 3 yıl süren eğitim programına katılma hakkı kazanıyor. Gençler geleceğin teknolojilerine hazırlanıyor Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu kapsamında yürütülen en önemli gençlik ve eğitim projelerinden biri olarak gösteriliyor. Program sayesinde öğrenciler yalnızca teorik bilgi değil, aynı zamanda proje geliştirme, takım çalışması ve inovasyon becerileri kazanıyor. Yetkililer, teknolojiye ilgi duyan öğrencilerin başvurularını kaçırmaması gerektiğini belirterek detaylı bilgi ve başvuru işlemlerinin resmî Deneyap başvuru platformları ve ilgili kurumların duyuruları üzerinden yapılabileceğini ifade ediyor. Kaynaklar T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı – Deneyap Teknoloji Atölyeleri Programı TÜBİTAK – Deneyap Teknoloji Atölyeleri eğitim modeli Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) program duyuruları Deneyap Türkiye resmî tanıtım içerikleri ve başvuru çağrıları

ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÖĞRENCİLER ORGANİK TARIMLA Haber

ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÖĞRENCİLER ORGANİK TARIMLA

ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÖĞRENCİLER ORGANİK TARIMLA DOĞAYA DOKUNUYOR 02.03.2026 – Giresun Giresun’da özel gereksinimli bireylerin doğayla buluşmasını amaçlayan “Organik Tarımla Doğaya Dokunuş” projesinin açılış programı gerçekleştirildi. Programa, Giresun Valisi Mustafa Koç’un eşi Neslihan Gül Koç Hanımefendi de katıldı. TÜBİTAK 4008 – Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında desteklenen proje, Giresun Özel Eğitim Meslek Okulu tarafından 2 Mart Pazartesi günü başlatıldı. Projenin ilk gün etkinlikleri yoğun katılımla gerçekleştirildi. Proje, okulun Rehber Öğretmeni ve Proje Yürütücüsü Büşra Hilal Yücel koordinasyonunda yürütülüyor. Beş gün sürecek çalışma kapsamında 25 özel gereksinimli öğrenci, toplam 11 uygulamalı etkinliğe katılacak. Etkinliklerle öğrencilerin doğayla birebir etkileşim kurarak çok yönlü gelişim göstermeleri hedefleniyor. 5 Gün, 11 Uygulamalı Etkinlik Program süresince öğrenciler; organik tarımı tanıma, tohum ekimi, mini sera yapımı, kompost hazırlama, doğal böcek ilaçları üretimi, tohum günlüğü tutma, böcek oteli yapımı gibi doğayla bağ kurmalarını sağlayacak uygulamalara katılıyor. Bu çalışmalarla; çevre bilincinin geliştirilmesi, motor ve bilişsel becerilerin desteklenmesi, sorumluluk duygusunun güçlendirilmesi, sosyal uyumun artırılması amaçlanıyor. Kapsayıcı Eğitim ve Toplumsal Farkındalık Vurgusu Açılış programında konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, projenin özel gereksinimli öğrencilerin bireysel ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlandığını belirterek, kapsayıcı eğitim uygulamalarının önemine dikkat çekti. Programa katılan Neslihan Gül Koç Hanımefendi ise etkinlikleri yakından takip ederek öğrencilerle bir araya geldi. Özel gereksinimli bireylerin doğayla temas ederek öğrenmelerinin önemine vurgu yapan Koç, bu tür projelerin toplumsal farkındalık oluşturmadaki rolünün altını çizdi. Giresun Özel Eğitim Meslek Okulu’nda gerçekleştirilen program, uygulama alanlarının gezilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle devam etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.