Hava Durumu

#Toplum Sağlığı

giresunsonhaber - Toplum Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KARAVAN SORUNU: KONTROLSÜZ KONAKLAMA ÇEVRE VE TOPLUM SAĞLIĞI RİSKİ Haber

KARAVAN SORUNU: KONTROLSÜZ KONAKLAMA ÇEVRE VE TOPLUM SAĞLIĞI RİSKİ

KARAVAN SORUNU: ŞEHİR İÇİNDE KONTROLSÜZ KONAKLAMA ÇEVRE VE TOPLUM SAĞLIĞI RİSKİ Giresun şehir içinde kalan Erikliman sahil hattında karavanların uzun süreli beklemesi; çevre kirliliği, atık su, tuvalet, kanalizasyon, hijyen, kötü koku, görüntü kirliliği ve kamu alanının kullanımı açısından yeni bir yerel yönetim sorunu olarak öne çıkıyor. Dünyadaki uygulamalar, karavan turizmini yasaklamak yerine bu faaliyeti şehir içinden çıkaran, altyapısı tamamlanmış, denetimli ve kayıtlı karavan park alanlarına yönlendiren bir modeli esas alıyor. Giresun’un Erikliman bölgesinde sahil hattına ve yol kenarına çekilen karavanlar, kent yaşamı içinde giderek daha görünür hale gelen bir çevre sağlığı sorununu gündeme taşıyor. Bölgenin şehir içinde, deniz kıyısında ve yoğun kullanılan ulaşım hattı üzerinde bulunması; karavanların yalnızca park düzeniyle değil, halk sağlığı, çevre hijyeni, kıyı kullanımı ve atık yönetimiyle birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Karavanların uzun süreli şekilde altyapısız alanlarda beklemesi, özellikle gri su, siyah su, kimyasal tuvalet atıkları, evsel çöp, kötü koku, haşere oluşumu ve zemine yayılan kirleticiler bakımından risk oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü, atık su, dışkı ve gri suyun güvenli yönetimini bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve halk sağlığının korunması bakımından temel başlıklar arasında ele alıyor. Bu yaklaşım, karavanların şehir içindeki kontrolsüz konaklamasının basit bir görüntü veya park sorunu olmadığını; doğrudan çevre sağlığı ve toplum sağlığı meselesi olduğunu ortaya koyuyor. ŞEHİR İÇİNDE ALTYAPISIZ KARAVAN KONAKLAMASI RİSK ÜRETİYOR Erikliman gibi şehir içinde kalan sahil bölgelerinde karavanların uzun süreli beklemesi, ilk bakışta turizm veya konaklama özgürlüğü gibi görülebilir. Ancak altyapısı bulunmayan noktalarda oluşan tablo farklıdır. Karavanlar, kendi içinde geçici yaşam alanı oluşturduğu için su kullanımı, tuvalet ihtiyacı, atık su üretimi, çöp birikimi ve çevreye temas eden evsel atıklar üretir. Bu atıkların kanalizasyon bağlantısı, özel boşaltım noktası, kimyasal tuvalet bertaraf sistemi ve düzenli temizlik altyapısı olmadan yönetilmesi mümkün değildir. ABD Çevre Koruma Ajansı, karavan, tekne ve mobil yaşam alanı kullanıcıları için yayımladığı atık su rehberinde bu araçlardan kaynaklanan atık suyun güvenli şekilde bertaraf edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşım, karavanların altyapısız şehir içi alanlarda uzun süreli bekletilmesinin çevre ve halk sağlığı bakımından kabul edilebilir bir model olmadığını gösteriyor. Karavan kaynaklı risk yalnızca görünür çöpten ibaret değildir. Tuvalet atıkları, kimyasal içerikler, deterjanlı gri su, yemek artıkları, yağlı atıklar ve kontrolsüz boşaltımlar; toprak, yağmur suyu kanalları, deniz kıyısı ve yeraltı suyu üzerinde kirletici baskı oluşturabilir. Sahil hattında bu risk daha da büyür. Çünkü kıyı alanları hem ekolojik açıdan hassas hem de kamusal kullanım bakımından ortak alan niteliği taşır. ERİKLİMAN’DA SORUN PARK SORUNUNU AŞMIŞ DURUMDA Erikliman’da karavanların bulunduğu alan, şehir dışı bir kamp bölgesi değil; Giresun’un şehir içi ulaşım aksı, sahil bandı ve kamusal görünürlüğü yüksek bölgelerinden biridir. Bu nedenle burada oluşan karavan yoğunluğu, çevrede yaşayan yurttaşların günlük yaşamını, sahil kullanımını, temizlik düzenini ve kent estetiğini doğrudan etkiliyor. Karavanların uzun süre aynı bölgede beklemesiyle birlikte kamu alanı fiilen özel konaklama alanına dönüşmektedir. Şehir içinde kıyı hattının daralması, yol kenarı ve yeşil alanların uzun süreli işgal edilmesi, görüntü kirliliği, çöp birikimi, tuvalet ve atık su ihtimali, bölgenin halk sağlığı açısından denetlenmesini zorunlu hale getiriyor. Bu tablo karşısında mesele “karavanlar burada dursun mu, durmasın mı?” sorusuna indirgenemez. Esas değerlendirme; şehir içinde, altyapısız, kontrolsüz ve denetimsiz karavan konaklamasının çevre sağlığı bakımından uygun olup olmadığıdır. Bilimsel çevre sağlığı yaklaşımı, bu tür alanlarda atık üretimi varsa mutlaka toplama, arıtma, bertaraf, temizlik, kayıt ve denetim sisteminin kurulmasını gerektirir. DÜNYA NE YAPIYOR? Dünyadaki uygulamalar, karavan turizmini tümden yasaklayan değil; onu kurallı, altyapılı ve denetlenebilir alanlara taşıyan bir anlayışla şekilleniyor. Avrupa Birliği’nin kentsel atık su politikasında insan sağlığı ve çevrenin arıtılmamış atık sudan korunması temel hedef olarak tanımlanıyor. 1 Ocak 2025’te yürürlüğe giren güncellenmiş Kentsel Atık Su Arıtma Direktifi de insan sağlığını, nehirleri, gölleri, yeraltı sularını ve kıyıları zararlı deşarjlardan korumayı amaçlıyor. Yeni Zelanda modeli, şehir içi ve doğal alanlarda gelişigüzel kampçılığı sınırlayan önemli örneklerden biridir. Ülkede “freedom camping” uygulaması kurallara bağlanmış, kamp yapanların insan atığı dahil atıklarından sorumlu olduğu açıkça belirtilmiş, bazı alanlar yalnızca kendi kendine yeterli araçlara açılmış ve kurallara uymayanlara para cezası sistemi getirilmiştir. 2023’te yapılan düzenlemeyle kendi kendine yeterli araçlar için zorunlu standartlar güçlendirilmiş; geçiş sürecinin 7 Haziran 2026’da tamamlanacağı açıklanmıştır. Yeni Zelanda’daki yerel uygulama örneklerinde, kendi kendine yeterli kabul edilecek araçlarda sabit tuvalet, su sistemi ve havalandırma gibi koşullar aranması, çevresel etkilerin azaltılması ve belediyelerin kampçılığı daha etkili yönetmesi bakımından önemli görülmektedir. Bu model, Giresun gibi kıyı kentlerinde karavanların tamamen başıboş bırakılmaması gerektiğini gösteren güçlü bir örnektir. ABD’de karavan, tekne ve mobil yaşam alanları için güvenli atık su bertarafı ayrı bir çevre sağlığı başlığı olarak ele alınmaktadır. EPA’nın rehberleri, bu tür araçlardan kaynaklanan atıkların rastgele çevreye bırakılmaması, uygun septik veya atık su sistemleriyle yönetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. BİLİMSEL ÇEVRE SAĞLIĞI AÇISINDAN TEMEL RİSKLER Karavanların şehir içinde altyapısız alanlarda uzun süre beklemesi, çevre sağlığı bakımından birden fazla risk üretir. Birinci risk, atık su ve tuvalet atığıdır. Karavanlarda oluşan siyah su, insan dışkısı ve idrar kaynaklı mikrobiyolojik risk taşır. Bu atıkların uygun şekilde toplanmaması; bakteri, virüs, parazit ve kötü koku açısından halk sağlığı tehdidi oluşturabilir. Gri su ise duş, lavabo, mutfak ve temizlik sularından kaynaklanır; deterjan, yağ, organik madde ve mikroorganizma içerebilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün atık su, dışkı ve gri suya ilişkin güvenli kullanım rehberleri, bu alanın doğrudan hastalık önleme ve risk yönetimiyle bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. İkinci risk, kıyı ve deniz kirliliğidir. Erikliman sahil hattı denizle temas eden bir bölgedir. Yağmurla taşınan kirleticiler, zemine bırakılan atıklar veya kontrolsüz boşaltımlar kıyı ekosistemini etkileyebilir. Avrupa Birliği’nin atık su düzenlemelerinde kıyıların, yeraltı sularının, göllerin ve nehirlerin zararlı deşarjlardan korunmasının özellikle vurgulanması, sahil kentlerinde bu konunun neden daha hassas ele alınması gerektiğini göstermektedir. Üçüncü risk, haşere ve kötü koku oluşumudur. Evsel çöp, yemek artığı, açıkta bırakılan atık ve düzensiz temizlik; sinek, böcek, kemirgen ve kötü koku sorununu büyütebilir. Şehir içindeki karavan yoğunluğu, çevrede yaşayanların yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Dördüncü risk, kamu alanının özel kullanım alanına dönüşmesidir. Sahil şeridi, park alanı, yol kenarı ve yeşil alanlar herkesin ortak kullanımına açık kamusal alanlardır. Karavanların uzun süreli beklemesi, bu alanların bir grup kullanıcı tarafından fiilen konaklama alanı gibi kullanılmasına yol açar. Bu durum hem kent estetiğini hem de yurttaşların sahil erişimini zayıflatır. Beşinci risk, yangın, güvenlik ve acil müdahale sorunudur. Karavanlarda tüp, elektrik bağlantısı, ısıtıcı, pişirme ekipmanı ve yanıcı malzemeler bulunabilir. Altyapısız, görevlisiz ve denetimsiz alanlarda bu riskler büyür. Resmi karavan parklarında aydınlatma, yangın tedbiri, kamera, görevli personel ve acil müdahale imkânı bulunmasının nedeni budur. KARAVAN TURİZMİ ŞEHİR İÇİNDEN ÇIKARILMALI, ALTYAPILI ALANA TAŞINMALI Giresun’da karavan turizmi desteklenecekse bu destek, Erikliman gibi şehir içi sahil bölgelerinin kontrolsüz konaklama alanına dönüşmesine izin verilerek yapılamaz. Karavan turizmi, ancak altyapısı tamamlanmış, çevre sağlığı kurallarına uygun, kayıtlı ve denetimli alanlarla sürdürülebilir hale getirilebilir. Birinci önerimiz, Erikliman ve benzeri şehir içi sahil bölgelerinde uzun süreli karavan konaklamasının yasaklanmasıdır. Bu alanlarda kısa süreli park düzenlemesi yapılabilir; ancak geceleme, kamp kurma, masa-sandalye açma, çamaşır asma, atık bırakma, tuvalet ve gri su boşaltımı kesin şekilde engellenmelidir. İkinci önerimiz, Giresun’da şehir dışına yakın, yerleşim alanlarını rahatsız etmeyecek, ulaşımı kolay ve çevresel etkisi yönetilebilir resmi karavan park alanı kurulmasıdır. Bu alan turizme hizmet etmeli; ancak çevre ve toplum sağlığı kurallarını merkeze almalıdır. Üçüncü önerimiz, resmi karavan parkında kanalizasyon bağlantısı veya lisanslı atık su toplama sistemi kurulmasıdır. Karavanlardan çıkan siyah su ve gri su, özel boşaltım noktalarından alınmalı; çevreye, toprağa, yağmur suyu kanallarına veya denize karışmasına izin verilmemelidir. Dördüncü önerimiz, kimyasal tuvalet bertaraf ünitesinin zorunlu hale getirilmesidir. Karavan kullanıcıları tuvalet atıklarını yalnızca bu noktaya boşaltmalı; gelişigüzel boşaltım ağır idari yaptırıma bağlanmalıdır. İngiltere ve benzeri ülkelerde kimyasal tuvalet atıklarının depolanması ve işlenmesi çevre izinleriyle ilişkilendirilmekte, bu atıklar sıradan evsel çöp gibi görülmemektedir. Beşinci önerimiz, karavan park alanlarında temiz su, elektrik, WC, duş, lavabo, çöp toplama, geri dönüşüm, aydınlatma, kamera, yangın tedbiri ve görevli personel zorunluluğudur. Altyapısı olmayan hiçbir alan karavan konaklamasına açılmamalıdır. Altıncı önerimiz, plaka ve kullanıcı kaydı sistemidir. Resmi alana giren her karavanın plakası, giriş-çıkış saati ve kullanıcı bilgisi kayıt altına alınmalıdır. Bu kayıt hem güvenlik hem temizlik hem de çevre denetimi açısından gereklidir. Yedinci önerimiz, süre sınırıdır. Karavan parkları kalıcı yerleşim alanına dönüşmemelidir. Karavanların aynı noktada haftalarca veya aylarca kalmasına izin verilmemeli; günlük, haftalık ve sezonluk kullanım sınırı açık şekilde belirlenmelidir. Sekizinci önerimiz, Erikliman’da düzenli zabıta, çevre koruma ve sağlık denetimi yapılmasıdır. Denetim yalnızca araç parkına değil; çöp, atık su, kötü koku, çevreye zarar, kamu alanı işgali ve hijyen başlıklarına göre yapılmalıdır. Dokuzuncu önerimiz, sahil hattında uyarı levhaları ve açık yasak alan haritası oluşturulmasıdır. Karavanların nerede durabileceği, nerede konaklayamayacağı, hangi fiillerin yasak olduğu ve yaptırımlar açık biçimde ilan edilmelidir. Onuncu önerimiz, karavan turizminin Giresun için plansız değil, yönetilebilir bir turizm başlığı olarak ele alınmasıdır. Karavan kullanıcıları kente ekonomik katkı sağlayabilir; ancak bu katkı şehir içi sahil alanlarının çevre ve hijyen yükü altına sokulmasıyla değil, doğru yerde kurulmuş resmi alanlarla sağlanmalıdır. YEREL YÖNETİMİN ATMASI GEREKEN ADIMLAR Giresun Belediyesi, ilgili kamu kurumları ve çevre sağlığı birimleri Erikliman’daki tabloyu yerinde incelemeli, bölgeyi yalnızca trafik veya park düzeni açısından değil; çevre sağlığı açısından da değerlendirmelidir. İlk aşamada Erikliman ve şehir içi sahil hattı için karavan konaklamasına ilişkin açık bir karar alınmalıdır. Bu kararda; uzun süreli bekleme, geceleme, atık bırakma, tuvalet boşaltımı, gri su boşaltımı, kamp ekipmanı açma ve kamu alanını işgal etme fiilleri net biçimde tanımlanmalıdır. İkinci aşamada resmi karavan parkı için alternatif alan belirlenmelidir. Bu alan şehir merkezinin içinde olmamalı; ancak ulaşımı mümkün, güvenliği sağlanabilir, kanalizasyon veya atık su sistemi kurulabilir, çevreye etkisi kontrol edilebilir bir noktada planlanmalıdır. Üçüncü aşamada denetim takvimi oluşturulmalıdır. Zabıta, temizlik işleri, çevre koruma, sağlık ve güvenlik birimleri ortak çalışma yapmalı; yalnızca şikâyet geldikçe değil, düzenli periyotlarla kontrol sağlamalıdır. Dördüncü aşamada yaptırım uygulanmalıdır. Uyarı levhaları ve süre tanındıktan sonra, kurallara uymayan karavanlara idari işlem yapılmalı; tekrar eden ihlallerde çekme ve men kararı uygulanmalıdır. KARAVAN TURİZMİNE KARŞI DEĞİL, KONTROLSÜZLÜĞE KARŞI BİR DÜZENLEME GEREKİYOR Giresun’un doğal güzellikleri, sahil hattı ve Karadeniz turizmi açısından karavan kullanıcıları için cazip olduğu açıktır. Ancak turizm, çevre sağlığı kurallarının yerine geçemez. Kentin sahil alanları, tuvalet ve atık su altyapısı olmayan mobil konaklama noktalarına dönüştürülemez. Dünyadaki örnekler, karavan turizminin ancak kurallı olduğunda sürdürülebilir hale geldiğini gösteriyor. Yeni Zelanda’da kendi kendine yeterli araç standardı, Avrupa Birliği’nde atık suyun insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkilerine karşı güçlendirilen düzenlemeler, ABD’de mobil yaşam alanları için güvenli atık su bertaraf rehberleri aynı noktada birleşiyor: Atık üreten hiçbir konaklama faaliyeti denetimsiz ve altyapısız bırakılamaz. Erikliman’da yapılması gereken, karavanları görmezden gelmek değil; şehir içi sahil hattında kontrolsüz konaklamayı bitiren, karavanları resmi ve altyapılı alanlara taşıyan, halk sağlığını ve çevreyi koruyan kalıcı bir düzen kurmaktır. Erikliman’daki karavan yoğunluğu, Giresun’da kent yönetimi, çevre sağlığı ve kıyı kullanımı açısından acil düzenleme gerektiren bir başlıktır. Şehir içinde, sahil hattında ve altyapısız bölgelerde karavanların uzun süreli beklemesi; temizlik, tuvalet, kanalizasyon, atık su, kötü koku, haşere, görüntü kirliliği ve kamu alanı işgali risklerini birlikte büyütmektedir. Giresun için en doğru model; şehir içi sahil alanlarında kontrolsüz karavan konaklamasını sonlandırmak, resmi karavan park alanı oluşturmak, bu alanı kanalizasyon, atık su, kimyasal tuvalet, çöp toplama, temiz su, elektrik, WC, duş, güvenlik ve denetim altyapısıyla donatmak, kurallara uymayanlara yaptırım uygulamaktır. Karavan turizmi plansız bırakıldığında çevre sorunu üretir; doğru yerde, doğru altyapıyla ve sıkı denetimle yönetildiğinde ise kente zarar vermeden turizm değerine dönüşebilir. Erikliman gibi şehir içinde kalan kıyı bölgeleri ise bu iş için uygun değildir.

HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLANDI Haber

HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLANDI

HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLANDI İnsan hayatına doğrudan temas eden, hastaların iyileşme ve bakım aşamalarında kritik sorumluluklar üstlenen hemşireler, 12 Mayıs Hemşireler Günü vesilesiyle Giresun’da gerçekleştirilen programla onurlandırıldı. SAĞLIK HİZMETİNİN VAZGEÇİLMEZ GÜCÜ Hemşirelik, sadece bir sağlık branşı değil; yaşamı koruyan, hastalara umut aşılayan, ailelere güven veren ve sağlık sisteminin kesintisiz işlemesini sağlayan en temel mesleklerden biridir. Hastanelerden aile sağlığı merkezlerine, acil servislerden yoğun bakımlara, ameliyathanelerden toplum sağlığı hizmetlerine kadar her alanda görev yapan hemşireler; tedavi takibinden hasta bakımına, eğitim çalışmalarından koruyucu sağlık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede insanlığa hizmet sunmaktadır. İNSAN HAYATINA DOKUNAN MESLEK Hemşireler, hastaların en zor anlarında yanlarında olan sağlık profesyonelleridir. Gece gündüz demeden özveriyle çalışan hemşireler, tıbbi bakımın yanı sıra hastaların moralini yükseltmekte, ailelerin endişelerini gidermekte ve tedavi sürecine insani bir destek katmaktadır. Bu yönüyle hemşirelik, sağlık hizmetlerinin bilimsel temelleri kadar vicdani ve insani değerlerini de temsil eder. Toplum sağlığının muhafazasında, hastalıkların önlenmesinde, iyileşme süreçlerinin hızlanmasında ve sağlık bilincinin artırılmasında hemşirelerin emeği büyük önem taşır. HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLU OLSUN İnsan sağlığı adına fedakârca çalışan, mesleğini sabır, emek ve yüksek sorumlulukla icra eden tüm hemşirelerin 12 Mayıs Hemşireler Günü kutlu olsun. Sağlık hizmetlerinin her kademesinde kritik görevler üstlenen hemşireler, gösterdikleri özveri ve insan hayatına sağladıkları değerli katkılarla toplumun en saygın meslek grupları arasında yer almaktadır. GİRESUN’DA HASTANEDE PROGRAM DÜZENLENDİ Giresun’da 12 Mayıs Hemşireler Günü etkinlikleri kapsamında Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde özel bir kutlama programı organize edildi. Programa Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Köksal, hastane yöneticileri ve çok sayıda sağlık çalışanı katılım sağladı. İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMŞİRELERLE BİR ARAYA GELDİ Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy ve Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Köksal, Hemşireler Günü dolayısıyla Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen etkinliğe katılarak sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi. Program, hemşirelerin sağlık sistemine sunduğu emeklerin ve kıymetli katkıların vurgulandığı anlamlı bir buluşma şeklinde gerçekleşti.

İL SAĞLIK MÜDÜRÜ AKSOY’DAN ECZACILIK GÜNÜ ZİYARETİ Haber

İL SAĞLIK MÜDÜRÜ AKSOY’DAN ECZACILIK GÜNÜ ZİYARETİ

İL SAĞLIK MÜDÜRÜ AKSOY’DAN ECZACILIK GÜNÜ ZİYARETİ Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla Giresun Eczacı Odasını ziyaret ederek eczacıların sağlık hizmetlerindeki kritik rolüne dikkat çekti. Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy, 14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında Giresun Eczacı Odasına ziyarette bulundu. Ziyarette Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Ünal Özek, Destek Hizmetleri Başkanı Mehmet Şahin ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Bekir Bulut da yer aldı. ECZACILAR SAĞLIK SİSTEMİNİN SAHADAKİ GÜÇLÜ HALKASI İl Sağlık Müdürü Aksoy ve beraberindeki heyet, Giresun Eczacı Odasında eczacılarla bir araya gelerek 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutladı. Ziyarette, eczacıların ilacın güvenli temini, doğru ilaç kullanımı, hasta bilgilendirmesi ve koruyucu sağlık hizmetleri açısından üstlendiği sorumluluk öne çıktı. Eczaneler, vatandaşların sağlık hizmetine en hızlı ulaştığı birimler arasında yer alıyor. Eczacılar yalnızca ilaç temin eden meslek mensupları olarak değil; tedavi sürecine destek veren, akılcı ilaç kullanımını anlatan, hastaları doğru yönlendiren ve toplum sağlığının korunmasına katkı sunan sağlık profesyonelleri olarak görev yapıyor. 14 MAYIS, TÜRKİYE’DE BİLİMSEL ECZACILIĞIN BAŞLANGICI Türkiye’de 14 Mayıs, bilimsel eczacılığın başlangıcı kabul edilen tarih olması nedeniyle Eczacılık Günü olarak kutlanıyor. Osmanlı döneminde eczacılık eğitimi, 14 Mayıs 1839’da Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane bünyesinde açılan Eczacılık Sınıfı ile başladı. Bu tarih, Türkiye’de modern ve bilimsel eczacılık eğitiminin temeli olarak kabul ediliyor. Türk Eczacıları Birliği de 14 Mayıs’ın eczacılar açısından özel anlamını, Türkiye’de eczacılık faaliyetlerine bilimsel nitelik kazandıran tarih olmasıyla açıklıyor. MESLEKİ DAYANIŞMA VE TOPLUM SAĞLIĞI VURGUSU Giresun’da gerçekleştirilen ziyaret, Eczacılık Günü dolayısıyla sağlık camiası ile eczacılar arasındaki iş birliği ve dayanışmayı güçlendiren bir buluşma oldu. Sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesinde eczacıların rolü, özellikle ilaç güvenliği, hasta danışmanlığı ve halk sağlığı uygulamaları açısından önem taşıyor. İl Sağlık Müdürlüğü heyetinin ziyareti, eczacıların sağlık sistemindeki yerini ve toplum sağlığına sunduğu katkıyı bir kez daha gündeme taşıdı.

GİRESUN’A 11 YENİ HEKİM KADROSU AÇILDI Haber

GİRESUN’A 11 YENİ HEKİM KADROSU AÇILDI

GİRESUN’A 11 YENİ HEKİM KADROSU AÇILDI Giresun, 128. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında 11 yeni hekim kadrosu aldı. Yeni kadrolar tabip, genel cerrahi, tıbbi mikrobiyoloji, iç hastalıkları, aile hekimliği ve üroloji branşlarında il genelindeki sağlık birimlerine dağıtıldı. Giresun’un sağlık hizmet kapasitesini artıracak yeni hekim kadroları 128. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü münhal listesinde yer aldı. Kent merkezi, ilçe devlet hastaneleri, toplum sağlığı merkezleri, acil sağlık hizmetleri istasyonu ve halk sağlığı laboratuvarı için toplam 11 kadro açıldı. Yeni kadrolar, il genelinde hem temel sağlık hizmetlerinin hem de uzman hekim hizmetlerinin güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. 5 TABİP, 6 UZMAN HEKİM KADROSU Giresun’a açılan kadroların 5’i tabip, 6’sı uzman tabip branşlarında belirlendi. Uzman hekim kadroları arasında genel cerrahi, tıbbi mikrobiyoloji, iç hastalıkları, aile hekimliği ve üroloji yer aldı. Giresun 1 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’na 1 tabip, Çanakçı Toplum Sağlığı Merkezi’ne 1 tabip, Doğankent İlçe Devlet Hastanesi’ne 2 tabip, Görele Op. Dr. Ergun Özdemir Devlet Hastanesi’ne 1 tabip kadrosu ayrıldı. Uzman tabip kadrolarında ise Alucra İlçe Devlet Hastanesi’ne 1 aile hekimliği uzmanı, Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’ne 1 genel cerrahi uzmanı, Görele Op. Dr. Ergun Özdemir Devlet Hastanesi’ne 1 iç hastalıkları uzmanı, Giresun Halk Sağlığı Laboratuvarı’na 1 tıbbi mikrobiyoloji uzmanı, Espiye Devlet Hastanesi’ne 1 üroloji uzmanı ve Giresun Merkez Toplum Sağlığı Merkezi’ne 1 aile hekimliği uzmanı kadrosu verildi. ATAMA SÜRECİ SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN YÜRÜTÜLÜYOR Hekim kadrolarının planlanması, münhal kadroların açılması, kura sürecinin yürütülmesi ve atama işlemleri Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştiriliyor. İl sağlık müdürlükleri, illerdeki ihtiyaçları Bakanlığa bildiriyor; Bakanlık ise ülke genelindeki ihtiyaç ve kadro planlamasına göre münhal kadroları açıklıyor. Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında tabipler ve uzman tabipler, ilan edilen münhal kadrolar üzerinden tercih yapıyor. Tercih sürecinin ardından yerleştirme kura yöntemiyle tamamlanıyor. TEMÜR: SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİM GÜÇLENECEK AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Giresun’a kazandırılan 11 yeni hekim kadrosunun sağlık altyapısını güçlendireceğini belirtti. Temür, yeni görevlendirmelerle hastanelerin hizmet gücünün artacağını, vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişeceğini ifade etti. Temür, uzman hekim kadrosunun güçlendirilmesinin teşhis ve tedavi süreçlerinde kaliteyi artıracağını kaydetti. Temür, destekleri nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na teşekkür etti. ELMAS: GİRESUN’UN HEKİM KADROSU GÜÇLENİYOR AK Parti Giresun İl Başkanı Nazım Elmas da Giresun’daki hastanelerin hekim kadrosunun güçlendirildiğini belirtti. Elmas, 128. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında Giresun’a 5 tabip, 1 genel cerrahi uzmanı, 1 tıbbi mikrobiyoloji uzmanı, 1 iç hastalıkları uzmanı, 2 aile hekimliği uzmanı ve 1 üroloji uzmanı olmak üzere toplam 11 hekim kadrosu kazandırıldığını açıkladı. Elmas, Giresun’un sağlık altyapısını güçlendiren destekler nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na teşekkür etti. İLÇELERDE HİZMET KAPASİTESİ ARTACAK Yeni kadrolar, Giresun’da ilçe sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi açısından da dikkat çekti. Doğankent İlçe Devlet Hastanesi’ne 2 tabip kadrosu ayrılması, ilçedeki temel hekim hizmetlerine katkı sağlayacak. Çanakçı Toplum Sağlığı Merkezi’ne verilen tabip kadrosu, ilçedeki birinci basamak sağlık hizmetlerini destekleyecek. Alucra İlçe Devlet Hastanesi’ne aile hekimliği uzmanı kadrosu açılması, ilçede sağlık hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sunacak. Görele Op. Dr. Ergun Özdemir Devlet Hastanesi’nin hem tabip hem de iç hastalıkları uzmanı kadrosu alması, ilçede hastane hizmetlerinin güçlenmesini sağlayacak. KALICI HİZMET PLANLAMASI ÖNEMİNİ KORUYOR Giresun’a açılan 11 yeni kadro, sağlık hizmetleri açısından önemli bir destek oluşturdu. Bundan sonraki süreçte, yeni hekimlerin göreve başlamasıyla birlikte ilçe hastanelerinde ve sağlık birimlerinde hizmet akışının daha da güçlenmesi bekleniyor. Merkeze uzak ilçelerde sağlık hizmetlerine erişimin düzenli biçimde izlenmesi, branş bazlı ihtiyaçların güncel tutulması ve kadro planlamasının bu ihtiyaçlara göre sürdürülmesi önem taşıyor. Giresun’da özellikle ilçe hastaneleri, toplum sağlığı merkezleri ve aile hekimliği hizmetlerinde yeni kadroların sahaya yansıması yakından takip edilecek. GİRESUN SAĞLIKTA YENİ KADROLARLA GÜÇLENİYOR 128. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında açılan 11 hekim kadrosu, Giresun’un sağlık altyapısına yeni bir katkı sağladı. Kadroların göreve başlamasıyla birlikte kent genelinde sağlık hizmetlerinin daha hızlı, daha etkin ve daha ulaşılabilir hale gelmesi hedefleniyor. Yeni kadrolar, hem merkezdeki sağlık birimlerinde hem de ilçelerde vatandaşların sağlık hizmetine erişimini destekleyecek.

Türkiye’de her 10 yetişkinden 7’si risk altında Haber

Türkiye’de her 10 yetişkinden 7’si risk altında

Obezitenin sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ dokusu birikimi ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, tanıda en sık kullanılan ölçütlerin Beden Kitle İndeksi (BKİ), bel çevresi ve vücut yağ oranı olduğunu söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), obeziteyi ‘sağlık riskini artıran anormal/aşırı yağ birikimi' olarak tanımlar.” OBEZİTE DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ARTIYOR Obezitenin Türkiye'de ve dünyada artış eğilimi devam ettiğini; konunun yalnızca ‘kilo' değil, sağlık sistemi ve toplum sağlığı açısından büyüyen bir risk olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “World Obesity Atlas 2025 Türkiye verilerine göre 2025'te yetişkinlerin yüzde 36'sı obez. Aynı veriler, yüksek BKİ (BMI ≥25) ile yaşayan yetişkin oranının 2025'te yüzde 71 olacağını söylüyor. Yani Türkiye'de her 10 yetişkinden yaklaşık yedisi fazla kilolu/obez aralığında. 2030'a geldiğimizde yüksek BKİ ile yaşayan yetişkin sayısının 47,44 milyona ulaşılacağı öngörülüyor. Bu, yükün büyümeye devam edeceğini anlatıyor” diyor. GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR OBEZİTE RİSKİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR Günlük yaşam alışkanlıklarının obezite gelişiminde belirleyici rol oynadığını söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “Obezite gelişimi, enerji alımı ve enerji harcaması dengesinin uzun süre alım yönünde bozulmasıyla hızlanır. Hareketsizlik ve düşük günlük adım sayısı toplam enerji harcamasını düşürür ve insülin direnci eğilimini artırır. Ekran süresinin artması hem sedanter süreyi artırır hem de atıştırma ve reklam tetiklenmesi ile enerji alımını yükseltebilir. Uyku düzensizliği, iştahı düzenleyici hormonları etkiler ve sağlıklı seçim yapmayı zorlaştırarak enerji alımının artmasına neden olabilir. Ultra işlenmiş gıdalar ve sıvı kaloriler ise doyma sinyalinin zayıf olması nedeniyle porsiyon kontrolünü zorlaştırır” şeklinde konuşuyor. KİMLER DAHA YÜKSEK RİSK ALTINDA? Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi. Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı. ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ VE AİLELERİN ROLÜ Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Diyetisyen Canberk Yaşar, artışın temel nedenlerini ekran süresi, hareket azalması, yüksek kalorili gıdalar ve uyku düzensizliği olarak açıklıyor. Ailelerin evde şekerli içecekleri rutin olmaktan çıkarması, ara öğün standardı oluşturması, günlük hareket kuralı koyması ve ekran süresi için net sınırlar belirlemesi gerektiğini belirterek, “Çocuğu kilo ile değil performans, enerji ve uyku çıktıları üzerinden motive etmek daha etkili olur” şeklinde konuşuyor. OBEZİTE TEDAVİSİNDE İLAÇLARIN YERİ Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi. Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı.

BEYAZ ÖNLÜKLE MESLEĞE İLK ADIM Haber

BEYAZ ÖNLÜKLE MESLEĞE İLK ADIM

BEYAZ ÖNLÜKLE MESLEĞE İLK ADIM Giresun Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde eğitim gören 3. sınıf öğrencileri, düzenlenen Önlük Giyme Töreni ile meslek hayatlarının en anlamlı eşiklerinden birini geçti. Teorik eğitimi geride bırakan öğrenciler, beyaz önlüklerini giyerek klinik uygulamalara resmen başladı. Fakültenin akademik ve idari kadrosunun ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene; Rektör Yardımcıları Güven Özdem, Hüseyin Şahin ve Emel Uzunoğlu, Rektör Danışmanları Eren Baş ve Seda Nur Atasoy, **Giresun İl Sağlık Müdürlüğü**nü temsilen İskender Aksoy, Giresun Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Ömer Faruk Dizdar, Ordu Diş Hekimleri Odası Başkanı Rana Oral, üniversite protokolü, öğrenci velileri ve çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından kürsüye çıkan Fakülte Dekanı Çağrı Ural, önlük giyme töreninin yalnızca sembolik bir etkinlik olmadığını vurguladı. Prof. Dr. Ural, “Bugün giyilen her önlük; bilgi kadar sorumluluğu, yetkinlik kadar etik bilinci de temsil ediyor. Öğrencilerimiz artık hasta ile birebir temas edecek, mesleklerinin insani yönünü sahada öğrenecek” ifadelerini kullandı. Ural ayrıca fakültenin akademik kadrosunun güçlenmesi ve uygulama hastanesinin artan hizmet kapasitesine dikkat çekti. Törende söz alan sağlık kurumlarının temsilcileri de diş hekimliği mesleğinin toplum sağlığı açısından taşıdığı kritik role işaret ederek, genç meslek adaylarına bilimsel gelişmeleri yakından takip etmeleri ve etik ilkelere sıkı sıkıya bağlı kalmaları yönünde çağrıda bulundu. Konuşmaların ardından 3. sınıf öğrencileri, akademisyenlerin eşliğinde tek tek önlüklerini giydi. Salonda duygu dolu anlar yaşanırken, ailelerin gururu öğrencilerin heyecanına karıştı. Alkışlar eşliğinde giyilen beyaz önlükler, klinik eğitime atılan ilk adımın sessiz ama güçlü tanığı oldu. Giresun Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Önlük Giyme Töreni, günün anısına çekilen toplu fotoğrafla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.