Hava Durumu

#Tobb

giresunsonhaber - Tobb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tobb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Meme kanserine karşı güç birliği Haber

Meme kanserine karşı güç birliği

“Meme Kanseri Farkındalık Ayı” nedeniyle Bursa Özel Hayat Hastanesi ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğinde bir eğitim semineri düzenlendi. Hastane konferans salonunda düzenlenen seminerde, Op. Dr. Servet Yetgin katılımcılarla meme kanserinde erken teşhisin önemi ve tedavi yollarıyla ilgili bilgiler paylaştı. BURSA (İGFA) - Etkinliğe, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sabriye Şen ve Yönetim Kurulu, Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Betül Özkul Kabalar, iş dünyasından kadın temsilciler ve Özel Hayat Hastanesi çalışanları katıldı. Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, açılış konuşmasında “Hayat Hastanesi olarak, çalışanlarımızın büyük bir bölümü kadınlardan oluşuyor. Kadınların yönetimde söz sahibi olması, titizlikleriyle dinamik bir doku katması bizim için gerçekten çok önemli. Bu bağlamda gerçekleştirdiğimiz etkinlikle birlikte kadınların, meme kanserini önceden fark etmesini sağlamayı amaçlıyoruz ” dedi. TOBB Bursa KGK Başkanı Sabriye Şen ise “Bugün hepimizi yakından ilgilendiren bir konuda bilgi sahibi olacağız. Bildiğiniz üzere Ekim ayı ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak nitelendiriliyor. Biz Kadın Girişimciler Kurulu olarak, çevremizdekileri bilgilendirecek, etkileyebilecek bir güce sahibiz. Bu buluşmaya ev sahipliği yaptığı için İcra Kurulu Üyemiz Betül Özkul Kabalar’a, Hayat Hastanesi’ne ve Kıymetli Hocamız Op. Dr. Servet Yetgin’e çok teşekkür ederim. Seminerde meme kanseri ile ilgili merak ettiklerimizi ve erken teşhis için yapmamız gerekenleri öğreneceğiz” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Özel Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, meme kanseri ve tedavi yöntemleri ile ilgili bir sunum yaptı. Op. Dr. Yetgin, “Kadınlar tarihin her döneminde çok değerli ve önemlidir. Tarihin neresinde başarılı bir erkek görülse, hemen yanı başında ona destek veren onunla beraber aynı yolda yürüyen bir kadın vardır. Kadınlarımızın sağlığı bizim için çok önemli. Meme kanseri erken teşhis yapıldığında tedavisinin başarı oranı oldukça yüksek bir kanser türüdür. Erken teşhis özellikle meme kanserinde hayat kurtarır” dedi. Meme kanserine karşı alınması gereken önlemleri sıralayan Op. Dr. Yetgin, “Meme kanserini erken teşhis edebilmek için önce kadınların kendi vücutlarını tanıması gerekir. Meme kanseri vakalarının yüzde 70’i kadınların kendi kendine yaptığı muayeneler sayesinde tespit edilmiştir. Bu bağlamda önce vücudumuzu tanımalıyız ki kanseri erken tespit edebilelim. Unutmayın erken teşhis her şeyden önemli” diyerek sözlerini tamamladı.

E-ticarette 4,5 trilyon liralık hacim Haber

E-ticarette 4,5 trilyon liralık hacim

Türkiye’de e-ticaret hacmi 2025 yılında yüzde 52 artarak 4,5 trilyon TL’yi aşarken, Kasım ayında alışveriş hareketliliği de hız kazandı. 2026 Kasım indirimleri öncesinde işletmeler kampanyalara hazırlanırken, tüketicilerin fiyat karşılaştırması yaparak gerçek indirimleri takip etmesi önem kazanıyor. İSTANBUL (İGFA) - Yılın en yoğun alışveriş dönemlerinden biri olan kasım indirimleri için hazırlıklar başladı. Elektronikten giyime, mobilyadan kişisel bakıma kadar pek çok kategoride kampanyalar düzenlenmesi beklenirken, tüketiciler de ihtiyaçlarını daha uygun fiyatlarla karşılamak için fırsatları takip ediyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de e-ticaret hacmi 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 52 artarak 4,5 trilyon TL’yi aştı. Kasım ayında e-ticaret hacmi yıllık bazda yüzde 42 büyürken, satılan ürün ve hizmet sayısı da yüzde 12 arttı. Söz konusu veriler, kasım kampanyalarının Türkiye’deki çevrim içi alışveriş faaliyetlerinde önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor. “KASIM AYINDA YİNE CİDDİ BİR ALIŞVERİŞ HAREKETLİLİĞİ BEKLİYORUZ” TOBB E-Ticaret Meclis Üyesi Sinan Akdal, geçmiş yılların sonuçları ve mevcut eğilimler doğrultusunda Kasım 2026’da da yoğun bir alışveriş dönemi beklediklerini belirtti. Kasım ayının tüketicilerin alışverişlerini önceden planladığı özel bir döneme dönüştüğünü ifade eden Akdal, tüketicilerin telefon, ev ürünleri ve kışlık ihtiyaçları gibi alışverişlerini bu döneme bırakabildiğini söyledi. Akdal, işletmelerin de kampanya dönemini yeni müşterilere ulaşmak ve mevcut müşterileriyle ilişkilerini güçlendirmek için değerlendirdiğini vurguladı. İNDİRİMLERDE FİYAT ŞEFFAFLIĞI ÖNE ÇIKIYOR Kasım kampanyalarında tüketicilerin dikkat etmesi gereken başlıkların başında fiyat şeffaflığı geldiğine dikkati çeken Akdal, yüksek indirim oranlarının tek başına bir ürünün avantajlı fiyatla satışa sunulduğunu göstermediğine dikkat çekerek alışveriş öncesinde fiyatların takip edilmesini önerdi. Tüketicilerin satın almak istedikleri ürünleri önceden belirlemesi ve farklı satıcıların fiyatlarını karşılaştırması gerektiğini belirten Akdal, bu yöntemin kampanya döneminde daha bilinçli karar verilmesini sağlayacağını ifade etti. İşletmeler açısından da açık ve anlaşılır fiyatlandırmanın müşteri güvenini kazanmak için önemli olduğunu kaydeden Akdal, fiyat avantajının tüketici tarafından doğrulanabilir olmasının önemine işaret etti. ELEKTRONİK, MODA VE MOBİLYADA DİKKAT ÇEKEN BÜYÜME Bu arada Kasım ayı indirimleri artık yalnızca elektronik ve giyim ürünleriyle sınırlı kalamdığı; kitap, gıda, ev ürünleri ve kişisel bakım gibi farklı kategoriler de kampanya döneminin öne çıkan alanları arasında yer aldığı verilere yansıdı. Kasım 2025 verilerine göre, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla elektronik sektöründe işlem hacmi yüzde 49, moda ve tekstilde yüzde 47, mobilyada ise yüzde 39 arttı. Söz konusu veriler, kampanya dönemindeki alışveriş hareketliliğinin farklı sektörlere yayıldığını gösterdi. Aynı zamanda ideasoft CEO'su olan TOBB E-Ticaret Meclis Üyesi Sinan Akdal, Kasım ayı indirimlerinin yalnızca büyük markalar için değil, doğru hazırlık yapan küçük işletmeler için de önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Başarılı kampanyaların yalnızca yüksek indirim oranlarına değil, tüketici ihtiyaçlarının doğru anlaşılmasına ve iyi bir alışveriş deneyimine dayanması gerektiğini vurguladı.

E-ticarette Yeni Dönem 1 Ağustos’ta Başlıyor! Haber

E-ticarette Yeni Dönem 1 Ağustos’ta Başlıyor!

E-ticarette yeni dönem 1 Ağustos'ta başlıyor. Yapay zekâ reklamları ve indirim kampanyalarına yeni kurallar geliyor. Yeni düzenlemeyle sahteciliklerin önüne geçilmesinin hedeflendiğini belirten TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Yeni düzenle e-ticarette uzun süredir tartışılan sahte indirim uygulamalarını önemli ölçüde sınırlandıracak. Dijital altyapıya yatırım yapan şirketler öne çıkacak. Yeni düzenleme sadece tüketiciyi korumakla kalmayacak, e-ticarette yeni bir rekabet anlayışı oluşturacak” dedi. E-ticarette tüketiciyi aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı korumayı amaçlayan yeni düzenlemeler, 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giriyor. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değişikliklerle, yapay zekâ destekli reklamlar, hedefli reklamcılık, influencer paylaşımları, indirim kampanyaları ve tüketici değerlendirmelerine ilişkin daha sıkı kurallar uygulanacak. 1 Temmuz'da Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle dijital ticarette şeffaflığın artırılması ve tüketicilerin yanıltıcı uygulamalara karşı daha etkin korunması hedefleniyor. Düzenlemeler, özellikle e-ticaret platformları ile çevrim içi satış yapan işletmelerin reklam ve pazarlama süreçlerinde önemli değişiklikler yapmasını gerektirecek. Yapay zekâ içeriklerinde açıklama zorunlu Yeni düzenleme kapsamında, reklamlarda yapay zekâ kullanılarak oluşturulan ve gerçek kişiden ayırt edilmesi güç dijital karakterlere yer verilmesi halinde bunun tüketiciye açık, anlaşılır ve fark edilebilir şekilde belirtilmesi zorunlu olacak. Ayrıca yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyaların, gerçek bir kişinin ürünü deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlarda kullanılması yasaklandı. İndirim kampanyalarında "10 gün" kriteri Düzenlemeyle birlikte indirimli satış reklamlarında da yeni bir dönem başlayacak. Buna göre, indirimin başlangıcından önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat, indirim öncesi fiyat olarak gösterilebilecek. Böylece gerçeği yansıtmayan yüksek indirim algısı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Şarta bağlı kampanyalar da aynı kurallara tabi olacak. Şikâyetler daha hızlı yayınlanacak Tüketici değerlendirmelerine ilişkin süreç de değişiyor. Satıcı ve sağlayıcılara tüketici şikâyetlerine yanıt vermeleri için tanınan süre 72 saatten 48 saate indirildi. Süre içinde yanıt verilmemesi halinde değerlendirmeler yayımlanabilecek. Ayrıca yalnızca satın alma süreci doğrulanabilen tüketici yorumlarının yayımlanmasına izin verilecek. Sahte indirimlerin önüne geçilecek Yeni düzenlemenin e-ticarette uzun süredir tartışılan sahte indirim uygulamalarını önemli ölçüde sınırlandıracağını belirten TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Artık bir ürünün fiyatı önce yapay olarak yükseltilip sonra ‘yüzde 50 indirim’ denilmesi daha zor olacak. İndirimli satışlarda referans fiyat olarak son 10 günün en düşük fiyatının esas alınması, kampanyaların daha şeffaf hale gelmesini sağlayacak. Yapay zekâ kaynaklı yanıltıcı reklamlara karşı da koruma sağlanacak. Gerçek olmayan kişilerin veya yapay zekâ ile oluşturulan görüntülerin gerçek kullanıcı ya da uzman gibi sunulması sınırlandırılıyor. Böylece tüketicinin reklam ile gerçeği ayırt etmesi kolaylaşacak. Ürünü gerçekten satın alan kişilerin değerlendirmeleri öne çıkarılacak. Bu sayede sahte veya manipülatif yorumların azaltılması hedefleniyor. İşletmelerin tüketici yorumlarına ve itirazlarına daha kısa sürede yanıt vermesi gerekecek. Bu da sorunların daha hızlı çözüme kavuşmasına katkı sağlayacaktır” dedi. Dijital altyapıya yatırım yapan şirketleri öne çıkaracak Yeni düzenlemelerin sadece tüketiciyi korumayacağını söyleyen Çiğdemli, bunun e-ticarette yeni bir rekabet anlayışı oluşturacağını belirtti. Özellikle fiyat şeffaflığı ve doğrulanabilir müşteri deneyiminin öne çıkacağını ifade eden Çiğdemli, güven inşa eden markaların uzun vadede daha fazla tercih edileceğini söyledi. Yeni düzenlemeyle birlikte, dijital altyapıya yatırım yapan şirketlerin ön plana çıkacağı bilgisini veren Çiğdemli, “Fiyat geçmişini takip etmek, tüketici yorumlarını doğrulamak ve reklam içeriklerini mevzuata uygun hale getirmek güçlü yazılım altyapısı gerektiriyor. Bu nedenle e-ticaret altyapı sağlayıcıları ve dijital dönüşüme yatırım yapan işletmeler daha hızlı uyum sağlayabilecek. Artık yalnızca düşük fiyat değil, güvenilirlik de rekabet unsuru olacak. Şeffaf çalışan markalar tüketicinin gözünde daha fazla tercih edilir konuma ulaşacak. Fiyat manipülasyonu ve yanıltıcı pazarlama yerine şeffaflık, doğrulanabilir bilgi ve tüketici güveni öne çıkarken, dijital altyapısını güçlendiren işletmeler yeni dönemin avantajlı oyuncuları arasında yer alacaktır” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SİGORTACILIK ÖĞRENCİSİ DERSLİKTE SEKTÖRLE BULUŞTU Haber

SİGORTACILIK ÖĞRENCİSİ DERSLİKTE SEKTÖRLE BULUŞTU

ÜNİVERSİTE-SAHA HATTI GÜÇLENİYOR: SİGORTACILIK ÖĞRENCİSİ DERSLİKTE SEKTÖRLE BULUŞTU Giresun Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Banka ve Sigortacılık Programı öğrencileri, Hasar ve Reasürans dersinde eksper ve bilirkişi Alaattin Kısa’yı dinledi. Ders, yalnızca bir konuk buluşması olarak kalmadı; bilimsel literatürün de işaret ettiği biçimde, öğrencilerin mesleki farkındalığını, kariyer yönelimini ve istihdam hazırlığını güçlendiren uygulamalı eğitim örneğine dönüştü. Giresun Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Banka ve Sigortacılık Programı’nda verilen Hasar ve Reasürans dersine konuk olan eksper ve mahkeme bilirkişisi Alaattin Kısa, öğrencilerle sektörün sahadaki gerçeklerini paylaştı. Motorlu taşıtlar ve kara araçları alanında eksperlik yapan, aynı zamanda mahkeme ve tahkim süreçlerinde bilirkişi olarak görev alan Kısa, eksperlik mesleğinin çalışma alanlarını, sorumluluklarını ve sigorta sistemindeki kritik rolünü derste ayrıntılı biçimde anlattı. Ders boyunca öğrencilerin karşısına yalnızca meslek tanımı değil, doğrudan iş hayatının pratiği çıktı. Kısa, özellikle mesleğe girişte deneyimin belirleyici olduğunu vurgulayarak, öğrencilerin eksper asistanlığı ve raportörlük gibi alanlarda erken dönemde saha tecrübesi edinmesinin önemine dikkat çekti. Bu vurgu, mesleki eğitimde okul ile iş dünyası arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini savunan araştırmalarla da örtüşüyor. OECD, iş temelli ve uygulama ağırlıklı öğrenmenin öğrencilerle potansiyel işverenler arasında doğrudan köprü kurduğunu; okuldan işe geçiş sürecini kolaylaştırdığını belirtiyor. Bilimsel çalışmalar, bu tür ders içi sektör buluşmalarının öğrenci üzerinde üç temel etkisi bulunduğunu gösteriyor. İlk olarak, teorik bilgi soyut olmaktan çıkıyor; öğrenci mesleğin günlük işleyişini, vaka mantığını ve karar süreçlerini somut örneklerle kavrıyor. İkinci olarak, kariyer beklentisi netleşiyor; öğrenci mezuniyet sonrası hangi unvanlarla, hangi basamaklardan ilerleyebileceğini daha açık görüyor. Üçüncü olarak da mesleki özgüven artıyor; öğrenci sınıfta öğrendiği bilginin gerçek piyasada nerede karşılık bulduğunu görerek kendi yol haritasını daha erken oluşturuyor. Konuk konuşmacıların ve sektör odaklı uygulamalı öğrenmenin, öğrencilerin istihdam becerileri algısını ve aktif öğrenme düzeyini artırdığına ilişkin akademik bulgular bu tabloyu destekliyor. Meslek yüksekokulları açısından bakıldığında tablo daha da kritik hale geliyor. Türkiye’de YÖK ve TOBB arasında geliştirilen yeni iş birliği modelinde de temel hedef, MYO öğrencisini doğrudan sektörle buluşturmak, uygulamalı eğitimi artırmak ve mezuniyet sonrası istihdam kanallarını genişletmek olarak tanımlanıyor. YÖK’ün 2025 ve 2026’daki açıklamaları, mesleki yükseköğretimde niteliğin artık istihdam ve uygulama ekseninde yeniden kurulduğunu ortaya koyuyor. Aynı çerçevede, organize sanayi bölgelerindeki MYO mezunlarının yüksek istihdam oranları da okul-sektör temasının yalnızca pedagojik değil, ekonomik sonuç üreten bir model olduğunu gösteriyor. Bu nedenle Giresun Üniversitesi’nde gerçekleştirilen buluşma, tek günlük bir ders etkinliğinin ötesinde okunmalı. Çünkü sigortacılık gibi mevzuat, teknik değerlendirme, hasar yönetimi ve hukuki süreçlerin iç içe geçtiği alanlarda öğrencinin yalnızca kitap bilgisiyle yetinmesi, mezuniyet sonrasında ciddi uyum sorunları doğurabiliyor. Sektörden gelen bir uzmanın doğrudan sınıfa girmesi ise öğrenciyi daha okul sırasındayken gerçek dosya mantığı, uzmanlık alanları, mesleki etik ve kariyer geçişleriyle tanıştırıyor. Bu da eğitim ile piyasa arasındaki boşluğu daraltıyor. Bu sonuç, mevcut kaynakların ortak okumasına dayanan analitik bir çıkarımdır. Hasar ve Reasürans dersinin hocası Öğr. Gör. Kamil Patan’ın, teorik bilginin sektör deneyimiyle pekiştirilmesi gerektiğine yönelik değerlendirmesi de literatürle aynı hatta duruyor. Uzmanlar, geleceğin iş dünyasında yalnızca diploma değil; problem çözme, analitik düşünme, uyum kapasitesi ve sahaya dönük mesleki çeviklik gibi becerilerin öne çıkacağını vurguluyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 raporu da iş gücü piyasasında beceri dönüşümünün hızlandığını, bu nedenle öğrencilerin gerçek sektör temasına daha erken ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Dersin soru-cevap bölümüyle sürmesi ve öğrencilerin eksperlik mesleği ile sigorta sektöründeki kariyer imkânlarına ilişkin sorular yöneltmesi de bu açıdan dikkat çekici bulundu. Çünkü bilimsel araştırmalar, öğrencinin yalnızca dinleyici değil, etkileşimli katılımcı olduğu uygulamaların öğrenme kalıcılığını ve mesleki yönelim netliğini artırdığını gösteriyor. Kısacası, bu buluşma öğrencilere sadece bilgi vermedi; mesleğin kapısını, işin ritmini ve sahadaki beklentiyi gösterdi. Üniversite kürsüsünde başlayan bu temasın, doğru kurgulandığında istihdama uzanan somut bir hatta dönüşebileceği değerlendiriliyor

ÇAKIRMELİKOĞLU, TÜRKİYE–MISIR ÜÇÜNCÜ ÜLKELERDE İŞBİRLİĞİ TOPLANTISI’NA KATILDI Haber

ÇAKIRMELİKOĞLU, TÜRKİYE–MISIR ÜÇÜNCÜ ÜLKELERDE İŞBİRLİĞİ TOPLANTISI’NA KATILDI

ÇAKIRMELİKOĞLU, TÜRKİYE–MISIR ÜÇÜNCÜ ÜLKELERDE İŞBİRLİĞİ TOPLANTISI’NA KATILDI Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen Türkiye–Mısır Üçüncü Ülkelerde İşbirliği Toplantısı’na, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu da iştirak etti. Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye ile Mısır arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi, karşılıklı yatırım olanaklarının artırılması ve Afrika başta olmak üzere üçüncü ülkelerde geliştirilebilecek işbirliği modelleri ele alındı. Görüşmelerde ayrıca, önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası değerlendirilerek iki ülke iş dünyası arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik ortaklık kurulması hedefi vurgulandı. Toplantı kapsamında konuşan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye–Mısır ekonomik ilişkilerinin mevcut potansiyelin üzerinde bir seviyeye taşınabileceğine dikkat çekerek, iş dünyaları arasındaki temasların artırılmasının önemine işaret etti. Giresun TSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu ise toplantının bölgesel ve küresel ticaret açısından stratejik bir zemin sunduğunu belirtti. Çakırmelikoğlu, Türkiye ile Mısır arasında gelişen ekonomik ilişkilerin ve üçüncü ülkelerde kurulacak ortaklıkların, yalnızca iki ülke için değil, Anadolu’daki üretici ve ihracatçı firmalar için de yeni fırsatlar doğurduğunu ifade etti. Afrika pazarının giderek artan önemine dikkat çeken Çakırmelikoğlu, bu coğrafyada oluşturulacak ortak ticaret ve yatırım modellerinin Giresun iş dünyasının dış pazarlara açılımını hızlandıracağını ve ihracat kapasitesine somut katkılar sağlayacağını dile getirdi. Giresun TSO olarak üyelerin uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik her platformda aktif rol almaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi. Toplantının, Türkiye ile Mısır iş dünyaları arasında kurumsal işbirliğini güçlendirecek yeni temaslara zemin hazırlaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.