Hava Durumu

#Tiyatro

Giresun Sonhaber - Tiyatro haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tiyatro haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KAMİL SÖNMEZ İÇİN GİRESUN’DA VEFA GECESİ Haber

KAMİL SÖNMEZ İÇİN GİRESUN’DA VEFA GECESİ

KAMİL SÖNMEZ İÇİN GİRESUN’DA VEFA GECESİ Karadeniz türkülerinin unutulmaz yorumcularından Kamil Sönmez, Giresun’da düzenlenecek özel bir programla anılacak. Sanatçı Temel Reis’in organize ettiği gecede Sönmez’in türküleri seslendirilecek, sanat yaşamından anılar ve Karadeniz’e özgü fıkralar paylaşılacak. 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 19.00’da Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek program halka açık ve ücretsiz olacak. Karadeniz müziğinin güçlü seslerinden, tiyatro ve sinema oyuncusu Kamil Sönmez için Giresun’da vefa gecesi düzenleniyor. Giresun Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleştirilecek programı, Karadenizli sanatçı Temel Reis organize ediyor. Gecede Kamil Sönmez’in hafızalara kazınan türküleri yeniden seslendirilirken, sanatçının nüktedan kişiliği, sanat yaşamı ve Karadeniz kültürüne bıraktığı iz de anlatılacak. Program 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 19.00’da Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde başlayacak. Etkinliğe katılım ücretsiz olacak. TEMEL REİS: “KARADENİZ MÜZİĞİNİN KUTUP YILDIZIYDI” Kamil Sönmez ile aynı sahneyi paylaşan Temel Reis, gecenin bir vefa borcunun ifadesi olduğunu belirterek usta sanatçının Karadeniz müziğinde ayrı bir yere sahip olduğunu söyledi. Temel Reis, “Kamil ağabeyle aynı sahneyi paylaştık. O Karadeniz müziğinin kutup yıldızıydı. Aynı zamanda sinema ve filmlerde bölgemizi en iyi temsil eden yüzlerden biri oldu” dedi. Sönmez’in yalnızca güçlü sesiyle değil, sahne kişiliği ve Karadeniz insanını temsil eden üslubuyla da geniş kitlelerin sevgisini kazandığını dile getiren Temel Reis, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamil Sönmez’i anlatmaya kelimeler yetmez. 20 Aralık 2012’de aramızdan ayrıldığında 65 yaşındaydı. Çok üretkendi. Karadeniz müziğinin genele yayılmasında Erkan Ocaklı ile birlikte onun büyük etkisi olmuştur. Bundan üç yıl önce mezarını anıt mezar olarak düzenledik. Aile her zaman benim yanımda oldu. Anıt mezar yapalım dediğimde tamam dediler. Şimdi de 16 Ekim 2026 Cuma günü onu kendi türküleriyle anacağız. Giresun Belediyesi’ne bu anlamlı organizasyona verdiği destek için teşekkür ediyorum.” Temel Reis, anma gecesinde Kamil Sönmez’in repertuvarından eserler seslendirecek. Program bazı duyurularda “ölüm yıldönümüne özel” olarak tanımlansa da Kamil Sönmez 20 Aralık 2012’de hayatını kaybetti. Bu nedenle 16 Ekim’de yapılacak etkinlik, takvim olarak ölüm yıldönümünden önce gerçekleştirilen bir vefa ve anma gecesi niteliği taşıyor. KAMİL SÖNMEZ KİMDİR? Kamil Sönmez, 1947 yılında Ordu’nun Perşembe ilçesinde dünyaya geldi. Eğitimine Perşembe’de başlayan Sönmez’in sanat yaşamının şekillenmesinde ise Giresun’un önemli bir yeri oldu. Eğitimine Giresun Öğretmen Okulu’nda devam eden Sönmez, daha sonra Ankara Devlet Konservatuvarı Opera-Şan Bölümü’nde öğrenim gördü. 1968 yılında Avni Dilligil Tiyatrosu’nda profesyonel oyunculuğa başlayan sanatçı, Ankara Sahnesi ve Ankara Kardeş Oyuncular Tiyatrosu’nda da çeşitli rollerde yer aldı. Müzik alanında halk türküleri sınavını kazanarak TRT Radyosu’na giren Sönmez, özellikle Karadeniz türkülerini kendine özgü güçlü sesi ve yorumuyla Türkiye’nin farklı bölgelerindeki dinleyicilere ulaştıran isimlerden biri oldu. GİRESUN’LA BAĞI YALNIZCA ANMA GECESİNDEN İBARET DEĞİL Kamil Sönmez’in Giresun’da anılması, sanatçının kentle gençlik yıllarına uzanan bağı nedeniyle ayrıca anlam taşıyor. Sönmez’in Giresun Öğretmen Okulu’nda eğitim görmesi, Giresun’u sanatçının yaşam öyküsündeki önemli şehirlerden biri haline getiriyor. Bunun yanında Sönmez’in repertuvarında Giresun yöresine ait türküler de bulunuyor. Sanatçının yorumladığı eserlerden biri olan “Giresun’un İçinde”, Giresun halk müziğinin bilinen ağıtlarından biri. Eserin TRT repertuvar numarası 3618. Kaynak kişileri Ali Osman Özyakupoğlu ve Mustafa Küçük, derleyen ve notaya alan ise Azize Gürses. Dolayısıyla “Giresun’un İçinde”, Kamil Sönmez’in bestesi değil; Sönmez’in güçlü yorumuyla seslendirdiği bir Giresun yöresi halk türküsü. “YAYLANIN SOĞUK SUYU” DA GİRESUN TÜRKÜSÜ Kamil Sönmez’in repertuvarında yer alan ve Karadeniz müziğiyle özdeşleşen önemli eserlerden “Yaylanın Soğuk Suyu” da Giresun’a ait. Türkü, Giresun’un Görele ilçesi Çavuşlu yöresinden derlenmiş bir halk ezgisi. TRT repertuvarında 164 numarayla kayıtlı eserin kaynak kişisi Ömer Akpınar, derleyen ve notaya alan isim ise Türk halk müziğinin önemli ustalarından Nida Tüfekçi. Bu nedenle “Yaylanın Soğuk Suyu” da Kamil Sönmez’in bestelediği bir eser değil; sanatçının yorumlayarak geniş kitlelere taşıdığı Giresun/Görele türküsü. İLK PLAĞINDA “HEKİMOĞLU” VE “İNCE MEMED” Kamil Sönmez’in müzik kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri, ilk 45’lik plağı oldu. Sönmez bu plağı Zülfü Livaneli’nin yapımcılığında hazırladı. Plağın bir yüzünde “Hekimoğlu”, diğer yüzünde ise “İnce Memed” yer aldı. “Hekimoğlu”, Ordu’nun Fatsa yöresine ait ünlü halk ağıtlarından biri. TRT repertuvarında 110 numarayla kayıtlı eserde repertuvar kitabında kaynak kişi Kadir İnanır, derleyen ve notaya alan ise Ümit Tokcan olarak gösteriliyor. Kaynak kişi bilgisine ilişkin eski nota kayıtlarında bazı farklılıklar bulunmakla birlikte eser, Ordu/Fatsa halk kültürüyle özdeşleşmiş durumda. “İnce Memed” ise farklı bir yapıya sahip. Anadolu Ajansı’nın Kamil Sönmez biyografisinde eser, Zülfü Livaneli’nin Çukurova’dan derlediği sözleri besteleyerek oluşturduğu çalışma olarak belirtiliyor. Sönmez, eseri ilk plağında yorumladı. “ÇİFT JANDARMA” ARTVİN-ŞAVŞAT YÖRESİNDEN Kamil Sönmez’in “Merhaba” adlı uzunçalarında yorumladığı eserlerden biri de “Çift Jandarma” oldu. “Çift Jandarma Geliyor” olarak da bilinen eser Artvin-Şavşat yöresine ait anonim bir halk türküsü. Eser, Şavşat yöresindeki halk kültüründe Şavşat Barı ile de ilişkilendiriliyor. Türkünün hikâyesinde birbirini seven iki gencin yaşadıkları ve jandarmaların gelişi anlatılıyor. TRT repertuvarını aktaran kayıtlarda eser 2999 numarayla yer alıyor. Derleyen Muazzez Türing, notaya alan Salih Turhan. Kaynak kişi bilgisinde arşivler arasında farklılık bulunuyor; bazı kayıtlarda “Yöre Ekibi”, bazı ikincil arşivlerde ise Düriye Keskin adı geçiyor. Bu nedenle eseri belirli bir besteciye aitmiş gibi göstermek yerine Artvin-Şavşat yöresine ait anonim halk türküsü olarak tanımlamak en doğru ifade. “MAÇKA’DA BULUŞALIM”IN ASIL REPERTUVAR ADI “DİVANE ÂŞIK GİBİ” Kamil Sönmez’in yorumları arasında yer alan **“Maçka’da Buluşalım”**ın repertuvar geçmişinde de önemli bir ayrıntı bulunuyor. Eser, TRT Türk Halk Müziği repertuvarında “Divane Âşık Gibi” adıyla kayıtlı. Türkünün sonunda yer alan “Sen yağmur ol ben bulut, Maçka’da buluşalım” bölümü nedeniyle eser, dinleyiciler arasında “Maçka’da Buluşalım” adıyla da tanındı. Trabzon’un Maçka yöresine ait türkünün TRT repertuvar numarası 2598. Kaynak kişisi Hasan Tunç, derleyen Cemile Cevher, notaya alan ise Ahmet Yamacı. Dolayısıyla “Maçka’da Buluşalım” da Kamil Sönmez’e ait bir beste değil; onun yorumladığı Trabzon/Maçka yöresi halk türkülerinden biri. TÜRKÜLERİN KÜNYESİ Haberde adı geçen eserlerin doğru künyeleri şöyle özetlenebilir: Eser Yöre / Eser bilgisi Kaynak – Derleyen Giresun’un İçinde Giresun – TRT No: 3618 Ali Osman Özyakupoğlu, Mustafa Küçük / Azize Gürses Yaylanın Soğuk Suyu Giresun-Görele-Çavuşlu – TRT No: 164 Ömer Akpınar / Nida Tüfekçi Hekimoğlu Ordu-Fatsa – TRT No: 110 TRT kitabında Kadir İnanır / Ümit Tokcan İnce Memed Çukurova’dan derlenen sözler Beste: Zülfü Livaneli Çift Jandarma Artvin-Şavşat – anonim – TRT No: 2999 Derleyen: Muazzez Türing / Notaya alan: Salih Turhan Maçka’da Buluşalım – Divane Âşık Gibi Trabzon-Maçka – TRT No: 2598 Hasan Tunç / Cemile Cevher / Nota: Ahmet Yamacı Bu eserlerde Kamil Sönmez’in temel rolü bestecilikten çok yorumculuk. Sönmez, farklı Karadeniz yörelerinin halk müziği mirasını kendine özgü üslubuyla Türkiye çapında tanıtan sanatçılar arasında yer aldı. SAHNEDEKİ NÜKTEDAN KİŞİLİĞİYLE DE TANINDI Kamil Sönmez’i farklılaştıran özelliklerden biri yalnızca güçlü sesi değildi. Karadeniz insanının mizahını, anlatım biçimini ve nüktedanlığını sahneye taşıyan Sönmez; türküler arasında anlattığı hikâyeler, fıkralar ve kendine özgü konuşma biçimiyle de geniş bir izleyici kitlesinin sevgisini kazandı. Bu nedenle 16 Ekim’deki Giresun buluşmasında yalnızca türkülerinin değil, Sönmez’in fıkralarının ve hatıralarının da anlatılacak olması gecenin içeriği açısından ayrı bir anlam taşıyor. TİYATRODAN SİNEMAYA UZANAN SANAT YAŞAMI Kamil Sönmez, müzik çalışmalarının yanında tiyatro, sinema ve televizyon dünyasında da uzun yıllar yer aldı. 1979’dan itibaren “Düşman”, “Eşek Şakası”, “Deli Kan” gibi yapımlarda rol aldı. Daha sonraki yıllarda “Bizim Mahalle”, “Tirvana”, “Kınalı Kar”, “Kumsaldaki İzler”, “Ölümsüz Aşk”, “Sensiz Olmuyor”, “Sev Kardeşim”, “Karagümrük Yanıyor”, “Amerikalılar Karadeniz’de 2” ve “Aşkım Aşkım” gibi yapımlarla televizyon ve sinema izleyicisinin karşısına çıktı. Sönmez, 2009 yılında Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiği “Güneşi Gördüm” filminde de rol aldı. 1998’DE DEVLET SANATÇISI OLDU Sönmez, 1993 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Türk Halk Müziği Korosu’nda solist olarak görev yapmaya başladı. Karadeniz türkülerinin yorumlanması ve geniş kitlelere ulaştırılmasına yaptığı katkılar nedeniyle 1998 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görüldü. Müzik, tiyatro ve sinemayı aynı sanat yaşamı içinde buluşturan Sönmez, özellikle Karadeniz insanının sesini, mizahını ve kültürünü ulusal ölçekte temsil eden sanatçılar arasında yer aldı. 20 ARALIK 2012’DE HAYATINI KAYBETTİ Kamil Sönmez, geçirdiği ağır beyin kanamasının ardından İstanbul’da tedavi altına alındı. Usta sanatçı 20 Aralık 2012’de 65 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi, memleketi Ordu’nun Perşembe ilçesine götürülerek Kozağzı Mahallesi’ndeki aile kabristanlığına defnedildi. Aradan geçen yıllara rağmen Kamil Sönmez’in sesi, yorumladığı türküler ve Karadeniz’e özgü sahne kişiliği yaşamaya devam ediyor. Giresun’da gerçekleştirilecek vefa gecesi de Sönmez’in hem Karadeniz müziğine bıraktığı mirası hem de Giresun Öğretmen Okulu yıllarından Giresun türkülerine uzanan şehirle bağını yeniden hatırlatacak. Kamil Sönmez Vefa Gecesi, 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 19.00’da Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Program halka açık ve ücretsiz olacak. . KAYNAKLAR TAKA Medya ve TAKA Gazetesi – 16 Ekim 2026 Giresun Kamil Sönmez Vefa Gecesi, Temel Reis’in açıklamaları, program yeri ve saati. TAKAMEDYA.COM Anadolu Ajansı – Kamil Sönmez’in biyografisi; Giresun Öğretmen Okulu, Ankara Devlet Konservatuvarı, ilk plağı, repertuvarı, TRT, Devlet Sanatçısı unvanı, oyunculuk kariyeri ve ölüm bilgileri. Anadolu Ajansı Millî Eğitim Bakanlığı/EBA ve repertuvar kayıtları – “Giresun’un İçinde”; kaynak kişiler Ali Osman Özyakupoğlu-Mustafa Küçük, derleyen ve notaya alan Azize Gürses. EBA Kitap Türk halk müziği repertuvar kayıtları – “Yaylanın Soğuk Suyu”; Giresun/Görele, Ömer Akpınar, Nida Tüfekçi, repertuvar no 164. notaarsivleri.com Repertükül – “Hekimoğlu”; Ordu/Fatsa, repertuvar no 110, kaynak ve derleme kayıtları. Repertükül Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı ile repertuvar kaynakları – “Çift Jandarma/Şavşat Barı”nın Artvin-Şavşat kültüründeki yeri ve repertuvar bilgileri. Kültür Portali Türk halk müziği repertuvar kayıtları – “Divane Âşık Gibi/Maçka’da Buluşalım”; Trabzon-Maçka, Hasan Tunç, Cemile Cevher, Ahmet Yamacı, repertuvar no 2598. Defteriniz Kamil Sönmez’in “Giresun’un İçinde” yorumuna ilişkin arşiv kaydı. youtube.com

Türk sinemasının 'Altın Çocuk'u hayatını kaybetti Haber

Türk sinemasının 'Altın Çocuk'u hayatını kaybetti

Yeşilçam'ın "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy, 90 yaşında yaşamını yitirdi. Arsoy'un vefatı sanat dünyasını yasa boğdu. İSTANBUL (İGFA) -Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden, Yeşilçam'ın "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy 90 yaşında yaşamını yitirdi. Usta sanatçının vefatı sanat camiasında ve sevenleri arasında büyük bir üzüntü yaratırken, cenaze töreninin çarşamba günü gerçekleştirileceği açıklandı. GÖKSEL ARSOY KİMDİR? Kayseri'de 1936 yılında doğan Türk sinema ve tiyatro oyuncusu Göksel Arsoy, Klasik Türk müziğinin önemli bestekârı, söz yazarı ve yorumcusu olan Yesari Asım Arsoy'un yeğenidir. İstanbul Üniversitesi İktisat fakültesinde okurken, yakınlardaki Yeşilköy Havalimanı'nda çalışmaya başlayan Arsoy, yapımcı Fuat Rutkay'ın yönlendirmesiyle 1957 yılında Sırrı Gültekin'in yönettiği Kara Günlerim adlı ilk filmi ile sinemaya adım attı ve bunu takiben 1958'de Kelepçe ve 1959'da Samanyolu gibi filmlerde rol al adlı. Samanyolu adlı filmiyle Ün yaptı (1959). Bu filmlerin çoğunda aktris Belgin Doruk ile oynadı. "Altın Çocuk" takma adıyla bilinen Göksel Arsoy, özellikle 1960'lı yılların ilk yarısında birçok filmde rol alırken, "Bulunmaz Uşak" ve "Taş Bebek" en sükse yapan filmlerindendir. 1999'da 36. Altın Portakal Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü"ne layık görğğlen Arsoy, Sinema Oyuncuları Derneği (SODER), İstanbul Tenis Kulübü (İTK) ve 2002 ile 2008 yılları arasında Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu başkanlığını yürütürken, 2024 yılında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Oğlu Gökhan Arsoy da oyunculuk yapmaktadır. Tüm Haberler

GİRESUN’A YENİ KÜLTÜR MERKEZİ İÇİN ÖNEMLİ ADIM Haber

GİRESUN’A YENİ KÜLTÜR MERKEZİ İÇİN ÖNEMLİ ADIM

GİRESUN’A YENİ KÜLTÜR MERKEZİ İÇİN ÖNEMLİ ADIM Giresun’un kültür ve sanat altyapısını güçlendirecek yeni Kültür Merkezi için yapım ihalesi 7 Eylül 2026’da gerçekleştirildi. Teyyaredüzü’nde kurulacak 7 bin 380 metrekarelik merkez; 779 kişilik salonu, sanat atölyeleri ve kütüphanesiyle kentin önemli kültür yatırımlarından biri olacak. 7 BİN 380 METREKARELİK YENİ YAŞAM ALANI Giresun İl Özel İdaresi tarafından yürütülen proje kapsamında Kültür Merkezi, Teyyaredüzü’nde toplam 7 bin 380,98 metrekarelik alanda inşa edilecek. Bodrum, zemin ve iki normal kattan oluşacak yapı, farklı yaş gruplarına ve kültürel etkinliklere hizmet verecek çok amaçlı bir merkez olarak planlandı. Merkezde 779 kişilik ana salonun yanı sıra sanat atölyeleri, kütüphane ve çeşitli sosyal-kültürel kullanım alanları yer alacak. Projenin tamamlanmasıyla Giresun’da tiyatro, konser, konferans, sergi, eğitim ve atölye çalışmalarının daha kapsamlı mekânlarda gerçekleştirilmesi mümkün olacak. YAPIM SÜRESİ 700 TAKVİM GÜNÜ İhale dokümanına göre projenin yapım süresi, yer tesliminden itibaren 700 takvim günü olarak belirlendi. Sözleşmenin ardından yer tesliminin yapılmasıyla inşaat süreci başlayacak. Yaklaşık iki yıllık yapım sürecinin ardından hizmete girmesi planlanan merkezin, yalnızca kent merkezine değil ilçelerden gelecek sanatseverlere de hitap etmesi bekleniyor. KÜLTÜR VE SANAT ETKİNLİKLERİNE YENİ KAPASİTE Yeni Kültür Merkezi, Giresun’un uzun süredir ihtiyaç duyduğu büyük ölçekli etkinlik alanlarından biri olacak. Özellikle kalabalık katılımlı tiyatro gösterileri, konserler, konferanslar, söyleşiler ve kültürel organizasyonlar için yeni bir kapasite oluşturacak. Sanat atölyeleri sayesinde çocuklar, gençler ve yetişkinlere yönelik eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesi; kütüphane ile de merkezin yalnızca etkinlik günlerinde değil, günlük yaşam içinde de kullanılan bir kültür noktası haline gelmesi hedefleniyor. GİRESUN’UN KÜLTÜR ALTYAPISINA GÜÇLÜ YATIRIM Kültür Merkezi projesi, kentin sosyal ve kültürel yaşamını geliştirecek önemli yatırımlar arasında yer alıyor. Teyyaredüzü’nde hayata geçirilecek merkezin tamamlanmasıyla Giresun’da kültür, sanat ve eğitim faaliyetlerinin daha modern ve kapsamlı bir yapıda sürdürülmesi hedefleniyor. KAYNAK: Giresun İl Özel İdaresi ihale ilanı, EKAP ihale bilgileri.

GİRESUN KÜLTÜR MERKEZİ İÇİN İHALE YARIN: Haber

GİRESUN KÜLTÜR MERKEZİ İÇİN İHALE YARIN:

GİRESUN KÜLTÜR MERKEZİ İÇİN İHALE YARIN: 779 KİŞİLİK SALONDAN SANAT ATÖLYELERİNE DEV PROJE Giresun’un uzun yıllardır beklediği Kültür Merkezi Projesi’nde yapım aşamasına geçiliyor. Teyyaredüzü Mahallesi’nde yaklaşık 13 dönümlük alanda planlanan, toplam 7 bin 380,98 metrekare inşaat alanına sahip merkezin yapım ihalesi 7 Eylül 2026 Pazartesi günü saat 10.30’da gerçekleştirilecek. Projede 779 kişilik çok amaçlı salon, kütüphaneler, sanat atölyeleri, sergi ve etkinlik alanları, kafeterya ve 91 araçlık otopark yer alacak. Giresun’un kültür ve sanat altyapısının önemli yatırımlarından biri olması hedeflenen Kültür Merkezi Projesi’nde ihale günü geldi. AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, projenin yapım ihalesinin 7 Eylül 2026 Pazartesi günü Giresun İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirileceğini açıkladı. İhale kayıtlarına göre “Giresun Kültür Merkezi Binası Yapımı” işi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında açık ihale usulüyle gerçekleştirilecek. Teklifler EKAP üzerinden elektronik ortamda alınacak ve saat 10.30’da açılacak. İhale Kayıt Numarası 2026/1489165 olarak belirlendi. (İhale Portalı) 7 BİN 380 METREKARELİK KÜLTÜR KOMPLEKSİ Proje, Teyyaredüzü Mahallesi’nde yaklaşık 13 dönümlük arazi üzerinde hayata geçirilecek. İhale dokümanına göre Kültür Merkezi; bodrum, zemin ve iki normal kat olmak üzere dört katlı, toplam 7.380,98 metrekare inşaat alanına sahip olacak. (İhale Portalı) Merkezin en önemli bölümlerinden birini 779 kişilik çok amaçlı salon oluşturacak. Salonun tiyatro, opera, konser, konferans, gösteri ve farklı kültür-sanat etkinliklerine ev sahipliği yapması planlanıyor. KÜTÜPHANEDEN SANAT ATÖLYELERİNE Kültür Merkezi yalnızca büyük bir gösteri salonundan oluşmayacak. Açıklanan proje ayrıntılarına göre yapıda; kütüphane alanları, sanat atölyeleri ve eğitim birimleri, sergi salonları, toplantı ve etkinlik alanları ile kafeterya ve sosyal alanlar bulunacak. Böylece merkezin yıl boyunca eğitim, sanat, sergi, toplantı ve sosyal etkinliklerle kullanılan yaşayan bir kültür alanına dönüştürülmesi hedefleniyor. Projede tam erişilebilirlik esas alınırken çevreci ve sürdürülebilir tasarım yaklaşımına da yer verilecek. 91 ARAÇLIK OTOPARK Projenin dikkat çeken ayrıntılarından biri de otopark kapasitesi. Kültür Merkezi bünyesinde 91 araçlık otopark oluşturulacak. Bunun 5 araçlık bölümü engelli bireyler, 9 araçlık bölümü ise elektrikli araçlar için ayrılacak. Bu düzenlemeyle merkezin hem erişilebilirlik hem de yeni nesil ulaşım ihtiyaçları açısından kapsamlı bir yapı haline getirilmesi amaçlanıyor. YAPIM İÇİN 700 TAKVİM GÜNÜ İhale dokümanında yapım süresi yer tesliminden itibaren 700 takvim günü olarak belirlendi. İhale sürecinin tamamlanması ve sözleşmenin imzalanmasının ardından en geç 15 gün içerisinde yer teslimi yapılarak inşaata başlanacak. (İhale Portalı) Bu takvime göre Kültür Merkezi'nin yapım süreci yaklaşık iki yılı kapsayacak. FİNANSMAN KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINDAN İhale dokümanında projenin finansman modeline ilişkin önemli ayrıntılar da bulunuyor. Sözleşme tasarısına göre hazırlanan ve onaylanan hakedişlerin bedelleri Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gönderilecek ödeneklerle karşılanacak. Hakediş bilgileri Bakanlığa iletilmek üzere Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne gönderilecek. (İhale Portalı) Proje için sözleşme bedeli üzerinden ödenek dağılımı da 2026 yılı için yüzde 15, 2027 için yüzde 20 ve 2028 için yüzde 65 olarak planlandı. (İhale Portalı) Bu düzenleme, Kültür ve Turizm Bakanlığının projedeki mali rolünü de somutlaştırıyor. ELMAS: “YAŞAYAN BİR MERKEZ OLUŞTURUYORUZ” Milletvekili Nazım Elmas, yatırımın yalnızca yeni bir bina olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek projenin çocuklar, gençler, sanatçılar ve Giresunlular için kültür ve sanatın merkezi olacağını ifade etti. Elmas, Kültür Merkezi’nin şehrin kültür ve sanat hayatına önemli değer katacağını belirterek Cumhurbaşkanlığına, Kültür ve Turizm Bakanlığına ve projede emeği geçenlere teşekkür etti. 7 EYLÜL’de gerçekleştirilecek yapım ihalesinin ardından tekliflerin değerlendirilmesi, ihale kararının kesinleşmesi ve sözleşme süreci tamamlanacak. Yer tesliminin yapılmasıyla Giresun’un uzun yıllardır gündeminde bulunan Kültür Merkezi yatırımında fiili inşaat dönemi başlayacak.

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI Haber

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI 102 yıllık kültür mirasını 100. sayıya taşıyan İzler Dergisi, Büyük Taarruz’un yıl dönümünde “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi” ile Giresunlularla buluştu. Sergi, 26-27 Ağustos tarihlerinde Can Akengin Sanat Galerisi’nde gerçekleştirildi. Giresun’un kültür, sanat ve edebiyat hayatında önemli bir yere sahip olan Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği ile İzler Dergisi, 100. sayı kutlamalarını Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz’un yıl dönümüne taşıdı. Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği tarafından düzenlenen “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”, 26 Ağustos 2026’da Can Akengin Sanat Galerisi’nde açıldı, 27 Ağustos’a kadar Giresunluların ziyaretine sunuldu. İki gün süren sergide, araştırmacı-yazar Akın Aktaş’ın yıllara yayılan çalışmaları sonucunda oluşturduğu Atatürk bibliyografyaları, katalogları ve kaynak eserlerden oluşan koleksiyon ziyaretçilerle buluştu. Etkinlik böylece yalnızca bir kitap sergisi olmaktan çıkarak, 1924’te başlayan İzler yayıncılığının, Can Akengin Bilgi Yurdu’nun kültür mirasının ve Atatürk üzerine yaklaşık bir asırlık bibliyografik hafızanın aynı mekânda buluştuğu özel bir kültür etkinliğine dönüştü. 1924’TE BAŞLAYAN İZLER YOLCULUĞU 100. SAYIYA ULAŞTI İzler’in hikâyesi Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanıyor. Dergi, Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık dört ay sonra, 21 Şubat 1924’te, Bilgi Yurdu’nun yayın organı olarak “İzler Mecmuası” adıyla yayın hayatına başladı. Şiirden hikâyeye, eğitimden bilime, spordan gezi yazılarına ve toplumsal yaşama kadar geniş bir içerik alanına sahip olan İzler, dönemin Giresun’daki kültür ve düşünce hayatının önemli yayınlarından biri haline geldi. “Anadolu’muzun İyilik ve Güzellik İzleri” anlayışıyla yayımlanan dergi yalnızca Giresun’u değil, Anadolu’nun farklı şehirlerindeki kültürel ve toplumsal gelişmeleri de sayfalarına taşıdı. Dönemin gençleri, öğretmenleri, şairleri ve aydınlarının katkısıyla yaşatılan derginin yayın sorumluluğunu çeşitli dönemlerde Cemil Hüseyin Gökdeniz, Nuri Ahmet Çimşit ve Can Akengin üstlendi. İzler Mecmuası, 15 Mayıs 1927 tarihli 27. sayısının ardından yayın hayatına ara verdi. 93 YILLIK ARADAN SONRA 28. SAYIDAN DEVAM ETTİ İzler’in tarihindeki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise 93 yıl sonra gerçekleşti. Gürsel Ekmekçi ve arkadaşlarının girişimiyle Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği 2019 yılının sonunda yeniden oluşturuldu. Yeni dönemde alınan en önemli kararlardan biri, İzler’in tarihsel yayın zincirinin korunması oldu. Derginin numarası yeniden “1”den başlatılmadı. İzler, Ağustos 2020’de yayımlanan 28. sayısıyla, 1927’de bıraktığı yerden yayın hayatına devam etti. 2020’den 2026’ya kadar aylık yayın düzenini sürdüren İzler, Ağustos 2026’da 100. sayıya ulaştı. Bu nedenle İzler’i “102 yıldır kesintisiz yayımlanan” bir dergi olarak değil; kökleri 1924’e uzanan, 93 yıllık aranın ardından tarihsel numaralandırmasını koruyarak yeniden yayımlanmaya başlayan ve bugün 100. sayıya ulaşan bir Giresun kültür mirası olarak tanımlamak gerekiyor. BİLGİ YURDU YALNIZCA DERGİ YAYIMLAMADI Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği’nin yeniden kuruluşunun ardından yürüttüğü çalışmalar yalnızca İzler’in yayımlanmasıyla sınırlı kalmadı. Dernek bünyesinde Türk halk müziği ve Türk sanat müziği koroları oluşturuldu; konserler, sergiler, edebiyat buluşmaları, tiyatro çalışmaları ve kültürel etkinlikler gerçekleştirildi. Bilgi Yurdu Temsil Heyeti yeniden oluşturularak tiyatro çalışmalarına başlanırken, halk oyunları, fotoğrafçılık ve kent kültürünün yaşatılmasına yönelik farklı alanlarda faaliyetler yürütüldü. “Giresun’un Değerleri: Bizim Uşaklar” gibi çalışmalarla kentin tarihî ve kültürel kişiliklerinin sahneye taşınması hedeflendi. İzler Dergisi ise bu süreçte Giresun’un sanatçılarını, şairlerini, yazarlarını, tarihini, geleneklerini ve kent belleğini sayfalarında kayıt altına almaya devam etti. KADINLAR BANDOSU BİLGİ YURDU’NUN DİKKAT ÇEKEN ÇALIŞMALARINDAN OLDU Can Akengin Bilgi Yurdu’nun son dönemde dikkat çeken çalışmalarından biri de Kadınlar Bandosu oldu. 2025 yılında gönüllü kadınların katılımıyla oluşturulan ekip, kısa sürede düzenli çalışma disiplini kazanarak millî bayramlarda ve çeşitli kültürel etkinliklerde Giresunluların karşısına çıktı. Cumhuriyet Bayramı, yeni yıl programları ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı gibi etkinliklerde yer alan Kadınlar Bandosu, yalnızca müzik performansıyla değil, kadınların kültürel ve kamusal hayattaki görünürlüğünü artıran yapısıyla da Bilgi Yurdu’nun çalışmalarında ayrı bir yer edindi. Böylece Can Akengin Bilgi Yurdu, 1924’te dergi ve kültür çevresi olarak başlayan tarihsel mirasını bugün yayıncılık, müzik, tiyatro, sergi ve kent belleği çalışmalarıyla sürdürmeye devam ediyor. 100. SAYI KUTLAMASI BÜYÜK TAARRUZ’UN BAŞLADIĞI GÜNDE İzler’in 100. sayı etkinliklerinin ilk büyük buluşmasının 26 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de tesadüf değildi. Türk ordusunun işgal kuvvetlerine karşı başlattığı Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı başladı. Harekâtın belirleyici aşaması 30 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanıldı. Bu nedenle İzler’in 100. sayı etkinlikleri kapsamında Atatürk üzerine hazırlanmış bibliyografya ve katalogların 26 Ağustos’ta sergilenmesi, Cumhuriyet’in askerî kuruluş mücadelesiyle kültürel hafıza arasında doğrudan bir bağ kurdu. ATATÜRK’ÜN FİKİR VE YAYIN DÜNYASI AYNI SALONDA Sergide Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamı, fikirleri, askerî ve siyasi mücadelesi üzerine hazırlanmış bibliyografyalar, kataloglar, kitaplar ve tarihî kaynaklar yer aldı. Etkinliğe ilişkin açıklamalarda, koleksiyonda Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde hazırlanmış Atatürk bibliyografyaları ile katalogların bulunduğu belirtildi. Böylece ziyaretçiler yalnızca Atatürk hakkında yazılan kitapları değil, Atatürk üzerine yapılan araştırmaların ve yayıncılığın yaklaşık bir asırlık gelişimini de inceleme fırsatı buldu. Serginin açılışına YENİ Parti Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten, ADD önceki dönem Giresun Başkanı Hilmi Taşkın, dernek üyeleri ve davetliler katıldı. Etkinliğin açılışına ilişkin açıklamalarda serginin Türkiye’de ilk kez Giresun’da gerçekleştirildiği ifade edildi. AKIN AKTAŞ’IN YILLARA YAYILAN ATATÜRK ARŞİVİ GİRESUNLULARLA BULUŞTU Sergide ziyaretçilerle buluşan koleksiyonun arkasında ise araştırmacı-yazar Akın Aktaş’ın uzun yıllara yayılan akademik, bibliyografik ve arşiv çalışmaları bulunuyor. Aktaş’ın çalışmaları sıradan bir kitap koleksiyonculuğunun ötesinde; Atatürk, Millî Mücadele, Cumhuriyet tarihi, bibliyografya ve arşiv belgeleri üzerine sistematik araştırmalardan oluşuyor. Bu birikimin en önemli ürünlerinden biri, Aktaş’ın 2023 yılında yayımlanan “Atatürk’ün 100 Yıllık Bibliyografyası – Kırmızı Kitap” adlı çalışması. 386 sayfalık eser, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına armağan edildi; kaynakça, dizin, bibliyografya ve eklerden oluşan kapsamlı bir başvuru çalışması olarak yayımlandı. YILLAR ÖNCE BAŞLAYAN BİBLİYOGRAFYA ÇALIŞMASI Akın Aktaş’ın bibliyografya alanındaki akademik çalışmaları, Nene Hatun üzerine yaptığı lisansüstü araştırmayla başladı. Daha sonra Cumhuriyet dönemi ve Atatürk araştırmalarına ağırlık veren Aktaş; Erzurum Kongresi bibliyografyası, Atatürk’ün akademik tezlerdeki yeri ve Millî Mücadele kaynakları üzerinde çalışmalar yürüttü. Bu süreç zamanla daha kapsamlı bir Atatürk bibliyografyası projesine dönüştü. TÜRKİYE, KKTC VE AZERBAYCAN TARANDI Aktaş, “Kırmızı Kitap”ı hazırlarken Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’da Atatürk hakkında Türkçe yayımlanan kitapları bir araya getirmeyi hedefledi. Araştırma kapsamında Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Millî Kütüphane, Türk Tarih Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Azerbaycan Atatürk Merkezi, resmî ve özel kütüphaneler, sahaflar, bibliyografyalar, kataloglar ve akademik veri tabanlarından yararlanıldı. Bu nedenle Can Akengin Sanat Galerisi’nde sergilenen eserlerin arkasında yıllar süren tarama, araştırma, kaynak toplama ve tasnif faaliyeti bulunuyor. 100’DEN FAZLA BİBLİYOGRAFYA VE KATALOG İNCELENDİ “Kırmızı Kitap”ta 100’den fazla Atatürk bibliyografyası ve kataloğunun içerik bilgileri ele alındı. Aktaş, çalışmasında Atatürk üzerine yazılmış bütün eserleri eksiksiz biçimde topladığı iddiasında bulunmuyor. Aksine, bu alanın son derece geniş olduğunu belirterek temel amacını Atatürk hakkında yazılan eserlerin kayıt altına alınmasına katkıda bulunmak ve geçmişten geleceğe bir köprü kurmak şeklinde ortaya koyuyor. 1941’DEN GÜNÜMÜZE BİBLİYOGRAFİK HAFIZA Aktaş’ın oluşturduğu kronoloji, Türkiye’de Atatürk bibliyografyalarının gelişimini de ortaya koyuyor. 1941’de yayımlanan ilk dönem çalışmalarından başlayarak Atatürk ve Devrimleri Bibliyografyası, Atatürk Bibliyografyalarının Bibliyografyası, Atatürk Belgeliği Bibliyografyası, Kemal Atatürk A Centennial Bibliography (1881-1981) ve Atatürk hakkında yurt dışında yayımlanan eserleri kapsayan çalışmalar kronolojik olarak kayıt altına alınmış durumda. Kataloglar bölümünde de Atatürk’ün Özel Kütüphanesinin Kataloğu, Harp Akademileri Kütüphanesi Atatürk Kitapları Kataloğu, İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve farklı bölgelerdeki halk kütüphanelerinin Atatürk kitapları toplu katalogları bulunuyor. BULANCAKLI ÖĞRENCİLER DE ARAŞTIRMAYA KATILDI Çalışmanın Giresun açısından önemli ayrıntılarından biri de Bulancak Kadir Karabaş Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu öğrencilerinin veri toplama sürecine katkısı oldu. Aktaş’ın eserinde aktardığına göre Turizm İşletmeciliği, Uluslararası Ticaret ve Finansman ile Lojistik bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerden, yaşadıkları şehirlerdeki kütüphanelerde bulunan Atatürk hakkında yazılmış eserleri araştırmaları istendi. Öğrencilerin gerçekleştirdiği bu çalışma, bibliyografyanın eksiklerinin giderilmesine katkı sağladığı gibi gençlerin kütüphaneleri ve bibliyografik araştırma yöntemlerini tanımalarına da imkân sağladı. AKTAŞ’IN ÇALIŞMALARI ATATÜRK BİBLİYOGRAFYASIYLA SINIRLI DEĞİL Akın Aktaş’ın araştırma alanları geniş bir yakın tarih çerçevesine yayılıyor. “Akademi Dünyasında Atatürk – Lisansüstü Tezler”, “Erzurum Kongresi Bibliyografyası 1919-2020”, “Selanikli Ali Rıza Efendi 1841-1886 – Atatürk’ün Babası”, Nene Hatun üzerine araştırmalar, Hasan Tahsin Uzer ve Üçüncü Umumi Müfettişlik çalışmaları, Doğu Gazetesi incelemeleri ve arşiv belgeleri üzerinden çocuk haklarını ele aldığı akademik çalışmalar bu araştırma alanının parçaları arasında bulunuyor. Dolayısıyla Giresun’daki sergide görülen koleksiyon, yıllara yayılan tarihçilik, bibliyografya ve arşiv araştırmasının somut bir sonucu niteliğini taşıyor. İKİ AYRI TARİHSEL HAFIZA AYNI SERGİDE BULUŞTU “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”ni özel kılan da bu noktada ortaya çıkıyor. Bir tarafta 1924’te başlayan Can Akengin Bilgi Yurdu ve İzler geleneği, diğer tarafta Akın Aktaş’ın Atatürk üzerine yaklaşık bir asırlık yayın hafızasını ortaya koyan araştırması bulunuyor. İzler’in 100. sayısı vesilesiyle bu iki kültürel birikim Büyük Taarruz’un başladığı tarihte aynı salonda buluştu. Bu nedenle etkinlik yalnızca iki gün süren bir kitap sergisi olarak değil, Giresun’un tarih, yayıncılık, Cumhuriyet ve kent belleğine eklenen yeni bir kültür kaydı olarak değerlendirilebilir. SIRADA 19 EYLÜL VAR İzler’in 100. sayı kutlamaları sergiyle sona ermiyor. Programın bir başka ayağı 19 Eylül 2026’da, Mustafa Kemal Atatürk’ün Giresun’a gelişinin ve Bilgi Yurdu ile buluşmasının yıl dönümünde gerçekleştirilecek. Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu’nun da yer alacağı etkinlikle, 19 Eylül 1924’te Mustafa Kemal Paşa’nın Giresun ziyareti yeniden kent hafızasına taşınacak. Böylece İzler’in 100. sayı kutlamaları, 1924’teki Bilgi Yurdu-Atatürk buluşmasını 102 yıl sonra yeniden hatırlatan bir programla devam edecek. CAN AKENGİN BİLGİ YURDU’NA, İZLER’E VE AKIN AKTAŞ’A TEŞEKKÜR 26-27 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen serginin ardından geriye yalnızca iki günlük bir etkinliğin fotoğrafları değil, önemli bir kültürel kayıt kaldı. Yıllara yayılan Atatürk bibliyografyası ve koleksiyonunu Giresunlularla buluşturan Akın Aktaş’a; sergiyi İzler’in 100. sayı programı içerisine taşıyarak düzenleyen Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği’ne; İzler’i 1924’ten bugüne uzanan tarihsel yayın zincirinde 100. sayıya ulaştıran yayın emekçilerine; serginin hazırlanması, düzenlenmesi ve ziyaretçilerle buluşturulmasında görev alan herkese teşekkür etmek gerekiyor. Aktaş da kendi eserinde çalışmasına destek veren akademisyenleri, Millî Kütüphane çalışanlarını, Bulancak Kadir Karabaş Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu yönetimini ve öğrencilerini ayrıca anıyor. Can Akengin Bilgi Yurdu ve İzler’in 102 yıllık kültür mirası, yalnızca geçmişe ait bir hatıra olarak korunmuyor; dergi, sergi, müzik, tiyatro ve farklı kültür-sanat çalışmalarıyla yeniden üretilerek yeni kuşaklara aktarılıyor. Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi sona erdi; İzler’in 100. sayı yolculuğu, Can Akengin Bilgi Yurdu’nun kültür çalışmaları ve Akın Aktaş’ın bilimsel araştırmaları ise yeni izler bırakmaya devam ediyor.

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI Haber

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI 102 yıllık kültür mirasını 100. sayıya taşıyan İzler Dergisi, Büyük Taarruz’un yıl dönümünde “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi” açıyor. Giresunlular, 26 Ağustos Çarşamba günü saat 14.00’te Can Akengin Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilecek açılışa davet edildi. Giresun’un köklü kültür, sanat ve edebiyat yayınlarından İzler Dergisi, 100. sayısını yalnızca yeni bir yayınla değil, Cumhuriyet’in tarihsel ve kültürel belleğini yaşatacak etkinliklerle kutluyor. Kutlama programının ilk etkinliği olan “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”, 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te açılacak. Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği tarafından düzenlenen sergi, Bekir Paşa Caddesi’ndeki Can Akengin Sanat Galerisi’nde 26 ve 27 Ağustos tarihlerinde ziyaret edilebilecek. İzler Dergisi ve Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği, Giresunlulara “Biz geldik, sizi de bekleriz” sözleriyle çağrıda bulunarak bütün kent halkını serginin açılışına davet etti. BÜYÜK TAARRUZ’UN BAŞLADIĞI GÜN AÇILACAK Serginin açılış tarihi, taşıdığı tarihsel anlam nedeniyle özel bir önem taşıyor. Türk ordusunun işgal kuvvetlerine karşı başlattığı Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı başladı. Beş gün süren harekâtın belirleyici aşaması, 30 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanıldı. Büyük Zafer, yalnızca askerî bir başarının değil; Anadolu’nun bağımsızlık iradesinin, işgale karşı direnişinin ve Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan kuruluş sürecinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Bu nedenle Büyük Taarruz’un başladığı 26 Ağustos’ta açılacak Atatürk kitapları sergisi, yalnızca bir koleksiyonun ziyaretçilerle buluşturulması anlamına gelmiyor. Sergi aynı zamanda Büyük Taarruz’u, 30 Ağustos Zaferi’ni ve Cumhuriyet’in kuruluş iradesini yayınlar üzerinden yeniden hatırlama çağrısı niteliği taşıyor. Sergide, Mustafa Kemal Atatürk hakkında hazırlanan bibliyografyalar ve kataloglar ziyaretçilerin incelemesine sunulacak. 1924’TE BAŞLAYAN YOLCULUK 100. SAYIYA ULAŞTI İzler’in yayın yolculuğu, Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık dört ay sonra, 21 Şubat 1924’te başladı. Bilgi Yurdu’nun yayın organı olarak “İzler Mecmuası” adıyla çıkarılan dergi; şiir, hikâye, hatıra, gezi, eğitim, spor, bilim ve toplumsal yaşam gibi geniş bir içerik alanına sahipti. “Anadolu’muzun İyilik ve Güzellik İzleri” anlayışıyla yayımlanan İzler, yalnızca Giresun’u değil, Anadolu’nun farklı şehirlerini ve kültürel birikimini de sayfalarına taşıdı. Dönemin gençleri, öğretmenleri, şairleri ve aydınları tarafından yaşatılan derginin yayın sorumluluğunu çeşitli dönemlerde Cemil Hüseyin Gökdeniz, Nuri Ahmet Çimşit ve Can Akengin üstlendi. İzler Mecmuası, 15 Mayıs 1927 tarihli 27. sayısının ardından yayın hayatına ara verdi. 93 YIL SONRA 28. SAYIDAN DEVAM ETTİ Gürsel Ekmekçi ve arkadaşlarının girişimiyle Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği, 2019 yılının sonunda yeniden kuruldu. Yeni oluşumun en önemli hedeflerinden biri, İzler’i tarihsel kimliğini ve yayın zincirini koruyarak yeniden okurla buluşturmaktı. Derginin sayı numarası yeniden “1”den başlatılmadı. İzler, Ağustos 2020’de yayımlanan 28. sayısıyla 1927’de yarım kalan yolculuğuna kaldığı yerden devam etti. Ağustos 2020’den Ağustos 2026’ya kadar aylık yayın düzenini sürdüren dergi, 100. sayısına ulaştı. Böylece İzler, 102 yıllık tarihsel geçmişi ve 100 sayılık yayın zinciri bulunan önemli bir Giresun kültür mirası olarak yoluna devam etti. İzler’i “102 yıldır aralıksız yayımlanan bir dergi” olarak değil; kökleri 1924’e uzanan, 93 yıllık aranın ardından yeniden yayımlanmaya başlayan ve bugün 100. sayıya ulaşan bir kültür emaneti olarak tanımlamak gerekiyor. BİLGİ YURDU YALNIZCA DERGİYLE SINIRLI KALMADI Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği, yeniden kuruluşunun ardından çalışmalarını farklı kültür ve sanat alanlarına taşıdı. İzler’in düzenli olarak yayımlanmasının yanı sıra Türk halk müziği ve Türk sanat müziği koroları oluşturuldu; konserler, sergiler, edebiyat buluşmaları ve kültürel etkinlikler düzenlendi. Bilgi Yurdu Temsil Heyeti yeniden oluşturularak tiyatro çalışmalarına başlandı. Halk oyunları, fotoğrafçılık ve kentin kültürel değerlerinin yaşatılmasına yönelik farklı projeler hayata geçirildi. Derneğin Türk halk müziği korosu çeşitli tarihlerde Giresunlularla buluşurken, “Giresun’un Değerleri: Bizim Uşaklar” adlı tiyatro çalışmasıyla kentin tarihî ve kültürel kişiliklerinin sahneye taşınması amaçlandı. İzler Dergisi ise Giresun’un sanatçılarını, şairlerini, yazarlarını, tarihini, geleneklerini ve kent belleğini dosyalar halinde kayıt altına almayı sürdürdü. Bu çalışmaların en dikkat çekici halkalarından biri de Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu oldu. GİRESUN’UN İLK VE TEK KADIN BANDOSU Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği, özellikle millî bayramlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve kentin önemli tarihleri için gösteriler yapmak amacıyla 2025 yılında kadınlardan oluşan bir bando kurulması yönünde çağrı yaptı. Gönüllü kadınların katılımıyla oluşturulan ekip, kısa sürede düzenli çalışma disiplini kazandı ve Giresun’daki resmî bayramların, yürüyüşlerin ve kültürel etkinliklerin dikkat çeken topluluklarından biri haline geldi. Kadınlar Bandosu; Cumhuriyet Bayramı, yeni yıl etkinlikleri ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı korteji gibi farklı programlarda sahne aldı. Ekip, müziğin yanı sıra kadınların kamusal ve kültürel yaşamdaki görünürlüğünü güçlendiren bir toplumsal dayanışma örneği ortaya koydu. Türkiye’de Samsun’daki Cumhuriyet Kadınları Bandosu, Bursa’daki Barış Kadın Bando Takımı ve Yenişehir Belediyesi Kadın Bandosu gibi başka kadın bando toplulukları da bulunuyor. Ancak Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu; bir kültür derneği çatısı altında gönüllü kadınların katılımıyla kurulması, kısa sürede düzenli çalışma disiplini kazanması ve millî bayramlardan toplumsal farkındalık etkinliklerine kadar geniş bir alanda sahne almasıyla benzerlerinden ayrılıyor. Giresun’un ilk ve tek kadın bandosu olan ekip, kuruluş biçimi, üstlendiği kültürel misyon ve gerçekleştirdiği etkinliklerle Türkiye’deki kadın bando toplulukları arasında öne çıkıyor. 23 NİSAN’DA SİYAH KIYAFETLERLE MESAJ VERDİLER Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu, 23 Nisan 2026 tarihinde Gazi Caddesi’nden Atapark’a kadar gerçekleştirilen kortejde tamamen siyah kıyafetlerle yer aldı. Bu tercih, çocuklara yönelik şiddet ve yaşanan üzücü olaylara karşı yas ve duyarlılık mesajı olarak kamuoyuna yansıdı. Kadınlar Bandosu böylece müziğin yalnızca bir eğlence ve gösteri aracı olmadığını; toplumsal hafızanın, dayanışmanın ve vicdanın sesi olarak da kullanılabileceğini ortaya koydu. Ekip, performansı kadar taşıdığı toplumsal mesajla da Giresunluların dikkatini çekti. 19 EYLÜL’DE ATATÜRK İÇİN YÜRÜYECEKLER İzler Dergisi’nin 100. sayı kutlamalarının ikinci etkinliği, 19 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu, Mustafa Kemal Atatürk’ün Giresun’a gelişinin ve Bilgi Yurdu ile buluşmasının yıl dönümü dolayısıyla kentte bir yürüyüş düzenleyecek. Mustafa Kemal Paşa, eşi Latife Hanım ve beraberindeki heyetle birlikte 19 Eylül 1924’te Hamidiye Kruvazörü ile Giresun’a geldi. Kent halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılanan Mustafa Kemal Paşa’nın Giresun’daki güzergâhında Bilgi Yurdu da bulunuyordu. Tarihî kayıtlara göre Bilgi Yurdu mensubu gençler, Mustafa Kemal Paşa’ya duydukları sevgi ve bağlılığı bu ziyaret sırasında doğrudan ifade etti. Aradan 102 yıl geçtikten sonra aynı tarih; İzler Dergisi, Can Akengin Bilgi Yurdu ve Kadınlar Bandosu aracılığıyla yeniden Giresun’un kültürel hafızasına taşınacak. 100. SAYI BİR SON DEĞİL, YENİ BİR BAŞLANGIÇ İzler Dergisi’nin 100. sayıya ulaşması, yalnızca rakamsal bir yayın başarısı değil; Giresun’un geçmişiyle bugününü birbirine bağlayan uzun soluklu bir kültür çalışması olarak önem taşıyor. 1924 yılında Bilgi Yurdu çevresinde bir araya gelen gençlerin, öğretmenlerin, şairlerin ve aydınların başlattığı yolculuk; bugün dergi, sergi, tiyatro, müzik, halk oyunları ve Kadınlar Bandosu gibi farklı çalışmalarla sürdürülüyor. İzler’in 100. sayı etkinlikleri de geçmişi yalnızca anmakla kalmayıp, tarihsel ve kültürel birikimi yeni kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Dernek yönetiminin “Devamını bekleyiniz” açıklaması ise 100. sayı kutlamalarının yeni etkinliklerle süreceğini gösteriyor. GİRESUNLULAR SERGİYE DAVETLİ İzler Dergisi’nin 100. sayı kutlamalarının ilk buluşması olan “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”, 26 Ağustos Çarşamba günü saat 14.00’te Can Akengin Sanat Galerisi’nde açılacak. Sergi, 26 ve 27 Ağustos tarihlerinde ziyaret edilebilecek. Etkinlik bilgileri: Sergi: Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Açılış: 26 Ağustos 2026 Çarşamba Saat: 14.00 Sergi tarihleri: 26–27 Ağustos 2026 Adres: Can Akengin Sanat Galerisi, Bekir Paşa Caddesi, Giresun Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği ile İzler Dergisi, bütün Giresunlulara sesleniyor: “BİZ GELDİK… SİZİ DE BEKLERİZ.”

GİRESUN KÜLTÜR MERKEZİ 610 MİLYON TL’LİK YATIRIM PROGRAMI Haber

GİRESUN KÜLTÜR MERKEZİ 610 MİLYON TL’LİK YATIRIM PROGRAMI

GİRESUN KÜLTÜR MERKEZİ 610 MİLYON TL’LİK YATIRIM PROGRAMI Giresun’un yıllardır beklediği Kültür Merkezi projesi, 610 milyon TL’lik proje bedeliyle kamu yatırım programında yer aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı yatırımı olarak kayıtlara giren projeye 2026 yılı için 100 milyon TL ödenek ayrıldı. Programda yatırımın 2027 yılında tamamlanması hedefleniyor. TEMÜR: GİRESUN İÇİN ÖNEMLİ BİR PROJENİN ONAYI ALINDI AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, 800 kişilik ana salona sahip Giresun Kültür Merkezi projesinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylandığını açıkladı. Temür, Bakanlıkla yürütülen görüşmelerin ve proje hazırlık sürecinin tamamlandığını belirterek, yatırımın ihale onayının alındığını ve gerekli işlemlerin ardından ihalenin kısa süre içinde yapılacağını duyurdu. GİRESUN’A KÜLTÜR MERKEZİ MÜJDESİ Temür, Giresun’un uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu kültür merkezi yatırımının kent için önemli bir müjde olduğunu belirtti. Projenin Giresun’un sosyal, kültürel ve sanatsal yaşamına güçlü katkı sunacağını vurgulayan Temür, merkezin tiyatrodan konsere, konferanstan sergiye kadar geniş bir etkinlik alanı oluşturacağını ifade etti. Temür, yatırımın Giresun’a kazandırılmasındaki destekleri nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a, Bakan Yardımcısı Nadir Alparslan’a ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel’e teşekkür etti. PROJE 1995H04-229788 NUMARASIYLA KAYITTA Giresun Kültür Merkezi Yapımı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yatırımları arasında 1995H04-229788 proje numarasıyla yer aldı. Resmî yatırım kaydında projenin toplam bedeli 610 milyon TL, 2026 yılı ödeneği ise 100 milyon TL olarak gösterildi. Programda yatırımın karakteristiği 8 bin 707 metrekarelik kültür merkezi olarak yazıldı. Bu kayıt, Giresun’da uzun süredir ihtiyaç olarak dile getirilen büyük ölçekli kültür yapısının bütçe karşılığı bulunan kamu yatırımları arasına alındığını ortaya koydu. PROJENİN SON YILLARDAKİ SÜRECİ Giresun Kültür Merkezi projesi, kentte uzun süredir gündemde olan yer arayışı ve yatırım beklentisinin ardından 2025 yılında somut aşamaya taşındı. Mart 2025’te Teyyaredüzü Mahallesi’ndeki eski SSK Hastanesi arazisi proje için öne çıktı. Hazineye ait 10 bin 399 metrekarelik bölümün kültür merkezi yapılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı adına tahsis edilmesi için imar planı süreci başlatıldı. Nisan 2025’te eski SSK Hastanesi arsasının 10 bin 399 metrekarelik bölümünün kültür merkezi yapılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edildiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişme, Giresun’da 2012 yılında Vali Sami Oytun Kültür Sitesi’nin yıkılmasının ardından gündemde kalan kültür merkezi ihtiyacında önemli bir eşik oluşturdu. Kasım 2025’te projede kapasite revizyonu gündeme geldi. Daha önce daha düşük kapasiteyle planlanan çok amaçlı konferans salonunun, Giresun’un kültürel ve sosyal ihtiyaçları dikkate alınarak 800 kişilik ana salona çıkarıldığı açıklandı. Bu değişiklik, projenin yalnızca yerel etkinlikler için değil, daha geniş katılımlı kültür, sanat ve akademik organizasyonlar için de kullanılabilecek ölçekte ele alınmasını sağladı. Aynı dönemde projenin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2025 yılı yatırım programına dahil edildiği, fizibilite çalışmalarının tamamlandığı, gerekli güncellemelerin yapıldığı ve projenin ihale aşamasına getirildiği açıklandı. Böylece proje, yer tartışması ve hazırlık sürecinden çıkarak uygulama takvimine yaklaşan yatırım başlığına dönüştü. Ocak 2026’da Giresun Kültür Merkezi, Giresun İl Halk Kütüphanesi projesiyle birlikte 2026 yılı yatırım programı kapsamında yeniden gündeme geldi. Açıklamalarda projenin yapım ihalesi sürecine taşınacağı ve inşaatın 2027 yılında tamamlanmasının planlandığı belirtildi. Giresun Valiliği’nin 2026 yılı yatırım programı tablosunda Giresun Kültür Merkezi Yapımı, 1995H04-229788 proje numarasıyla yer aldı. Resmî kayıtta projenin toplam bedeli 610 milyon TL, 2026 yılı ödeneği 100 milyon TL, karakteristiği ise 8 bin 707 metrekarelik kültür merkezi olarak gösterildi. Bu kayıtla birlikte proje, bütçe karşılığı bulunan kamu yatırımları arasında net biçimde yer aldı. TEYYAREDÜZÜ’NDE 13 DÖNÜMLÜK ALANDA YÜKSELECEK Kültür merkezinin Giresun Merkez’e bağlı Teyyaredüzü Mahallesi’nde yaklaşık 13 dönümlük alan üzerinde hayata geçirilmesi planlanıyor. Proje, çağdaş mimari anlayışla tasarlanmış çok amaçlı bir kültür kompleksi olarak hazırlandı. Merkezde 800 kişilik ana salonun yanı sıra kütüphane alanları, toplantı salonları, atölye ve eğitim birimleri, açık ve kapalı sergi alanları, fuaye bölümleri, kafeterya ve idari ofisler yer alacak. 800 KİŞİLİK ANA SALON KENTİN ETKİNLİK GÜCÜNÜ ARTIRACAK Projenin merkezinde 800 kişilik çok amaçlı ana salon bulunacak. Salon; tiyatro, konser, konferans, panel, sempozyum, gösteri ve farklı kültürel etkinliklere ev sahipliği yapabilecek şekilde planlandı. Bu kapasiteyle Giresun, ulusal ve bölgesel ölçekte daha büyük organizasyonları ağırlayabilecek yeni bir kültür-sanat altyapısına kavuşacak. KÜTÜPHANE, ATÖLYE VE SERGİ ALANLARI AYNI ÇATI ALTINDA OLACAK Kültür Merkezi yalnızca gösteri ve etkinlik salonundan oluşmayacak. Yapı, yıl boyunca yaşayan bir kültür kompleksi olarak planlandı. Kütüphane alanları öğrenciler, araştırmacılar ve vatandaşlar için yeni bir çalışma zemini oluşturacak. Atölye ve eğitim birimleri kültür-sanat faaliyetlerinin süreklilik kazanmasını sağlayacak. Açık ve kapalı sergi alanları ise yerel sanatçılar, kurumlar ve kültür etkinlikleri için yeni bir kamusal alan sunacak. ERİŞİLEBİLİRLİK VE TEKNİK ALTYAPI ÖNE ÇIKIYOR Projenin tasarımında erişilebilirlik, kullanıcı konforu ve sürdürülebilirlik başlıkları öne çıkarıldı. Engelli bireylerin yapının tüm alanlarına rahat erişebilmesi için düzenlemeler yapılacak. Modern mekanik sistemler, sahne teknolojileri ve akustik altyapı, merkezin yalnızca yerel etkinliklere değil, daha kapsamlı kültürel ve akademik organizasyonlara da hizmet verebilmesi için projeye dahil edildi. 91 ARAÇLIK OTOPARK YAPILACAK Kültür Merkezi çevresinde açık otopark düzenlemesi de planlandı. Proje kapsamında 91 araç kapasiteli açık otopark oluşturulacak. Bu alanın 5’i engelli bireyler, 9’u elektrikli araç şarj altyapısı için ayrılacak. Otopark ve çevre düzenlemesiyle birlikte merkez, yalnızca bina ölçeğinde değil, çevresiyle birlikte sosyal etkileşim alanı olarak kurgulanıyor. İHALE SÜRECİYLE UYGULAMA TAKVİMİ NETLEŞECEK Projede ihale onayının alındığı açıklanırken, uygulama takvimi ihale ilanı, teklif değerlendirmesi, sözleşme ve yer teslimi aşamalarının ardından kesinleşecek. Yüklenici firma da ihale sonuçlandıktan sonra belli olacak. Firma adı, sözleşme imzalanmadan resmî olarak yazılamayacak. İnşaatın fiilî başlangıç tarihi ise yer teslimiyle birlikte netleşecek. 2027 HEDEFİ PROGRAMDA YER ALDI Resmî yatırım programında projenin bitiş yılı 2027 olarak yer aldı. Bu tarih, kamu yatırım programındaki hedef tamamlanma yılını gösteriyor. Yatırımın ilerleme hızı; ihale süreci, ödenek kullanımı, sözleşme takvimi, yer teslimi ve inşaat uygulama programına bağlı olarak şekillenecek. GİRESUN’UN KÜLTÜR ALTYAPISINDA YENİ DÖNEM Giresun Kültür Merkezi tamamlandığında kent; tiyatro, konser, panel, sempozyum, sergi, eğitim programı ve akademik toplantılar için daha güçlü bir altyapıya sahip olacak. Kütüphane, atölye, toplantı ve sergi alanlarıyla desteklenen proje, Giresun’un kültür-sanat yaşamını yalnızca dönemsel etkinliklerle sınırlı bırakmayacak; yıl boyunca kullanılan çok amaçlı bir kamusal merkez oluşturacak. 610 milyon TL’lik yatırım, Giresun’un sosyal yaşamı, kültürel üretimi, turizm hareketliliği ve şehir ekonomisi açısından kentin gelecek yıllardaki en önemli kamu yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor.

65 YAŞINDA GAZETECİLİK BÖLÜMÜ BİRİNCİSİ OLDU Haber

65 YAŞINDA GAZETECİLİK BÖLÜMÜ BİRİNCİSİ OLDU

65 YAŞINDA GAZETECİLİK BÖLÜMÜ BİRİNCİSİ OLDU Giresunlu gazeteci Ufuk Kekül, 40 yıllık meslek yaşamının ardından Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nü 65 yaşında bölüm birincisi olarak bitirdi. Kekül, “Alaylı gazetecilik pratiğimi akademik bilgiyle güçlendirmek ve mektepli gazeteci olmak istedim. Başardım, amacıma ulaştım” dedi. Giresun Üniversitesi’nde 2025-2026 eğitim öğretim yılı tamamlandı. Üniversiteye bağlı fakülte ve yüksekokullardan bu dönem 5 bini aşkın lisans öğrencisi mezun oldu. Mezunlar arasında dikkat çeken isimlerden biri, 40 yıldır gazetecilik yapan Ufuk Kekül oldu. Yerel ve ulusal gazetelerde, radyolarda ve televizyonlarda görev alan, mesleğini dijital platformlarda aktif biçimde sürdüren Kekül, dört yıl önce başladığı üniversite eğitimini 65 yaşında tamamladı. Kekül, Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden bölüm birincisi olarak mezun oldu. 40 YILLIK MESLEK DENEYİMİNE AKADEMİK DİPLOMA EKLEDİ Ufuk Kekül, gazetecilikte uzun yıllara dayanan saha deneyimini akademik bilgiyle tamamlamak istediğini belirtti. Kekül, “Benim için muhteşem bir deneyim oldu. Alaylı gazetecilik pratiğimi iletişim biliminin akademik bilgisi, teorisi, kavramları ve kuramlarıyla güçlendirmek, mektepli gazeteci olmak istedim. Dört yıllık süreçte deneyimimi, görgümü ve bilgimi öğrenci arkadaşlarımla paylaşmaya çalıştım. Başardım, amacıma ulaştım. Gazeteciliğimi diplomamla taçlandırdım” ifadelerini kullandı. “OKUMAK İÇİMDE HEP BİR UKDEYDİ” Tiyatro kökenli bir gazeteci olduğunu belirten Kekül, 17 yıl tiyatro yaptığını ve oyunlar yönettiğini, ardından gazeteciliğe yöneldiğini söyledi. Gazetecilikten ilk parasını 1986 yılında Yeşilgiresun Gazetesi’nin açtığı yarışmadan kazandığını anlatan Kekül, aynı gazetede köşe yazarlığı yaptığını, 2023’e kadar iki yerel gazetede yazı işleri ve haber müdürlüğü görevlerinde bulunduğunu, dergi ve gazeteler çıkardığını ifade etti. Kekül, radyoculuk ve televizyonculuk alanında da uzun yıllar görev yaptığını belirterek, mikrofon karşısına geçen ilk erkek radyo sunucularından biri olduğunu, iki yerel televizyonun yöneticiliğini üstlendiğini ve yüzlerce programa imza attığını söyledi. 2000’li yıllarda iki ulusal gazetenin il temsilciliğini yürüttüğünü belirten Kekül, yoğun ve yorucu geçen meslek yaşamında okumayı hep ertelemek zorunda kaldığını dile getirdi. Kekül, “Okumak içimde hep bir ukdeydi. Zamanını emekli olduktan sonra, 60 yaşımdan sonra buldum” dedi. 12 EYLÜL’ÜN YARIM BIRAKTIĞI EĞİTİMİ TAMAMLADI Eğitim hakkının 12 Eylül döneminde kesintiye uğradığını belirten Kekül, o dönemde yaşanan mahkeme süreçleri, yargılamalar ve hapislikler nedeniyle okuma imkânı bulamadığını söyledi. Daha önce Radyo-Televizyon Bölümü’nü bitirerek üniversitenin ilk Giresunlu gazeteci mezunlarından biri olduğunu ifade eden Kekül, asıl hedefinin iletişim eğitimi almak olduğunu vurguladı. Tirebolu İletişim Fakültesi’nin kuruluş sürecini basın mensubu olarak takip ettiğini anlatan Kekül, fakültenin açılışında dönemin Rektörü Prof. Dr. Aygün Attar ile merhum Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva’nın açılış kurdelesini kendisine verdiğini ve “Bu fakültede okumak sana yakışır” dediğini aktardı. Kekül, yıllardır sakladığı o kurdelenin eğitim yolculuğunda kendisini etkileyen önemli bir hatıra olduğunu belirtti. “ÖĞRENMENİN YAŞLA İLGİSİ OLMADIĞINI GÖSTERMEK İSTEDİM” Dört yıl boyunca eğitim için 60 kilometre yol yaptığını, yaklaşık 40 ders aldığını, onlarca vize ve final sınavına girdiğini, yüzlerce makale ve sunum hazırladığını belirten Kekül, bölüm birinciliğine ulaşmanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu söyledi. Kekül, “Öğrenmenin, öğrenerek düşünceyi güçlendirmenin ve bilimsel bilgi edinmenin yaşla ilgisi olmadığını göstermek istedim. Topluma mesaj vermek, meslektaşlarıma örnek olmak istedim. Fakülte birinciliğini 1 puanla kaçırmış olsam da bölüm birincisi olmaktan mutluyum. Bu süreçte bütün öğretmenlerime teşekkür ediyorum. Bütün mezun arkadaşlarıma başarılar diliyorum” dedi. HEDEFİNDE YÜKSEK LİSANS VE HABER BELGESEL ÇALIŞMALARI VAR Ufuk Kekül, mezuniyetin ardından gazeteciliğe akademik birikimiyle katkı sunmak istediğini belirtti. Yüksek lisans yapmayı da hedeflediğini ifade eden Kekül, haberciliğini meslek ilkelerine ve etik değerlere bağlı kalarak, toplumsal çıkarı gözeten ve gerçeği merkeze alan bir anlayışla sürdüreceğini söyledi. Kekül, köşe yazarlığını akademik makalelere taşımak istediğini belirterek, dijital teknolojiler, algoritmalar ve yapay zekâ sistemlerinin toplum, iletişim alışkanlıkları, medya ve okur-izleyici davranışları üzerindeki etkilerinin ilgisini çektiğini dile getirdi. Haber-belgesel alanında da çalışmalar yapmak istediğini belirten Kekül, toplumsal hafızaya belgesellerle katkı sunmayı hedeflediğini ve bu yönde hazırlıklarının bulunduğunu söyledi. DİPLOMASINI BABASINA, AİLESİNE VE EĞİTİM HAKKI ELİNDEN ALINAN KUŞAĞA ARMAĞAN ETTİ Ufuk Kekül, diplomasını okumasını çok isteyen Köy Enstitülü eğitimci babası Mustafa Kekül’e, kendisini destekleyen eşine, oğluna, ailesine ve dostlarına armağan ettiğini söyledi. Kekül, 12 Eylül döneminde baskı gören, eğitim hakkını kaybeden ve kendi kuşağının yaşadığı acıları taşıyan insanları da unutmadığını belirterek diplomasını Hasan Tahsin başta olmak üzere basın, demokrasi, cumhuriyet ve vatan şehitlerine armağan etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.