Hava Durumu

#Ticaret Bakanlığı

giresunsonhaber - Ticaret Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Restoranlarda zorunlu servis ve kuver ücretine son! Haber

Restoranlarda zorunlu servis ve kuver ücretine son!

Ticaret Bakanlığı, tüketici mağduriyetlerini önlemek amacıyla Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde değişikliğe gitti. Yeni düzenlemeyle restoran, kafe ve benzeri işletmeler artık servis, kuver ya da masa ücreti adı altında zorunlu ek ücret talep edemeyecek. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen mevzuat çalışmaları kapsamında Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan düzenleme ile yiyecek ve içecek hizmeti sunan işletmelerin tüketicilerden zorunlu servis ücreti, kuver ücreti, masa ücreti veya benzeri ek bedeller talep etmesi yasaklandı. Önceki uygulamada işletmeler, menü veya fiyat listesinde açıkça belirtmek şartıyla servis ücreti gibi ek bedelleri tüketicilerden isteyebiliyordu. Yeni düzenleme ile bu uygulamaya son verildi. Buna göre tüketiciler, sipariş ettikleri yiyecek ve içeceklerin bedeli dışında yalnızca bahşiş gibi gönüllülük esasına dayalı ödemeler yapabilecek. KUVER VE APERATİFLER DE ÜCRETSİZ OLACAK Yönetmelik değişikliğiyle, tüketicinin talebi olmaksızın sipariş öncesinde masaya getirilen kuver, aperatif yiyecek ve içeceklerin bedelinin de tüketicilerden alınamayacağı hüküm altına alındı. Böylece tüketicilerin, talep etmedikleri ürünler için ödeme yapmasının önüne geçilmesi amaçlandı. MENÜLERDE YALNIZCA ÜRÜN FİYATLARI YER ALACAK Yeni düzenleme kapsamında restoran, lokanta, kafe, pastane ve benzeri işletmeler; menü, tarife ve fiyat listelerinde servis ücreti, kuver bedeli veya herhangi bir ek ücrete ilişkin ifadelere yer veremeyecek. Menülerde yalnızca tüketicinin talep edebileceği ürünlerin fiyatlarının bulunması zorunlu olacak. Bu uygulamayla tüketicilerin işletmeler arasında daha şeffaf fiyat karşılaştırması yapabilmesi, yanıltıcı uygulamaların önüne geçilmesi ve hizmet sunumunda rekabetçi bir ortam oluşturulması hedefleniyor.

Fahiş zamlara karşı bakanlık harekete geçti Haber

Fahiş zamlara karşı bakanlık harekete geçti

Ticaret Bakanlığı, e-ticaretteki ani fiyat artışlarına karşı ek denetim ve yaptırım önlemleri devreye soktu. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı açıklamasında, "Kamuoyunda 'e-ithalat' olarak anılan Basitleştirilmiş Gümrük Sistemi’nin 1 Şubat’ta yürürlüğe girmesinden sonra Bakanlığımıza çeşitli şikayetler ulaştı." diye belirtildi. Bu bağlamda, çevrimiçi pazaryerlerinde satışa sunulan ve şikayet edilen ürünlerle ilgili tespitlerde bulunulmuştur. Muhtemel fiyat artışlarının; 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Kanunu ile 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Kanunu hükümlerine göre incelenmesi gereksinimi doğmuştur. Bu doğrultuda, Ticaret Bakanlığımız hızlı bir şekilde harekete geçerek ilgili online ticaret platformlarında kapsamlı incelemeler başlatmış; yüksek oranda fiyat artışı yaptığı düşünülen firmalardan düzenli olarak bilgi ve belge talep edilmektedir. MEVZUATA AYKIRI FİYAT ARTIRIMI YAPILAN ÜRÜNLERE ERİŞİM ENGELİ Ticaret Bakanlığına ulaşan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; fiyat artışı tespit edilen ürünlerin, 6585 sayılı Kanunun fahiş fiyat düzenlemelerine aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, 6563 sayılı Kanunun hukuka aykırı içerik düzenlemeleri uyarınca; mevzuata aykırı fiyat artışı yapılan ürünlerin erişiminin derhal engellenmesi için e-ticaret platformlarına talimat verilmiştir. FAHİŞ FİYAT UYGULAYAN FİRMALARA, İHLAL BAŞINA 1 MİLYON 806 BİN TL’YE KADAR PARA CEZASI UYGULANACAK Denetim sürecinin sonuçlarının Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunca görüşülmesi sonucunda; fahiş fiyat artışı yaptığı düşünülen firmalara, ihlal başına 1.806.177 TL’ye kadar idari para cezası uygulanmasına karar verilecektir. Ticaret Bakanlığı olarak; tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması, dürüst ticaretin sağlanması öncelikli olup, şeffaf ve tüketici dostu bir piyasa düzeni kurarken, kurallara uygun faaliyet gösteren ticari işletmelerin haksız rekabetten korunması amacıyla mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğimizi tekrar belirtiyoruz. Toplumun hassasiyetlerini fırsata çevirerek haksız kazanç elde etmeye yönelik bu tür uygulamalara karşı denetimlerimiz aralıksız sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Esnafın fiyat tarifelerine yeni ayar... Simit ve ekmekte fiyat belirleyici bakanlık olacak Haber

Esnafın fiyat tarifelerine yeni ayar... Simit ve ekmekte fiyat belirleyici bakanlık olacak

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu tarafından duyurulan yönetmelik değişikliği, esnaf ve sanatkârların mal ve hizmet fiyat tarifelerinin belirlenmesi ve onay süreçlerini yeniden düzenledi. ANKARA (İGFA) - Bugün Resmi Gazete’de yayımlanan güncelleme ile, “Esnaf ve Sanatkârlarca Üretilen Mal ve Hizmetlerin Fiyat Tarifeleri Hakkında Yönetmelik”te değişiklik yapıldı. Yapılan değişiklikle, fiyat tarifelerinin hazırlanması, onaylanması ve uygulamaya konulması aşamaları netleştirildi. Buna göre; odalar, esnaf ve sanatkârların mal ve hizmetlerine dair maliyet hesaplarını yaparak hazırladıkları tarifeleri birlik yönetim kuruluna iletecek. Birlik, tarifeleri 30 gün içinde değerlendirerek onaylayacak ya da reddedecek. Bakanlık görüşüne tabi olan tarifelerde bu süre, Bakanlığa gönderildiği andan itibaren durdurulacak ve görüş ulaştığında devam edecek. Tarifeler onaylandıktan sonra, mülki idare, belediye ve ilgili odaya bildirilecek. Bildirimin ardından, tarifeye dair uzlaşma komisyonuna on beş gün içinde itiraz edilmezse tarife yürürlüğe girecek. Ancak simit ve ekmek tarifeleri, Türkiye Fırıncılar Federasyonu ve Ticaret Bakanlığı’nın olumlu görüşü olmadan uygulamaya konulamayacak. Uzlaşma komisyonu, bölgenin mülki amirinin başkanlığında, belediye ve ilgili oda temsilcilerinden oluşacak. Komisyon, tarife taleplerinde itiraz olması durumunda 15 gün içinde toplanarak nihai kararını verecek. Bu yönetmelik değişikliğinin tam metnine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz

Yurt dışından gümrüksüz alışveriş dönemi bitti... 30 Euro muafiyeti kaldırıldı! Haber

Yurt dışından gümrüksüz alışveriş dönemi bitti... 30 Euro muafiyeti kaldırıldı!

Cumhurbaşkanı Kararı ile posta/kargo yoluyla gelen ürünlerde 30 Euro'luk gümrük vergisi muafiyeti sona erdi. Bundan böyle her tutarda vergi ve beyanname zorunlu olacak. ANKARA (İGFA) - Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin önemli bir değişiklik yapıldı. Söz konusu kararla, “30 Avro'yu aşan ancak...” ibaresi yürürlükten kaldırılarak, yurt dışından posta veya hızlı kargo yoluyla gelen eşyaların gümrük vergisi muafiyeti tamamen ortadan kaldırıldı. Bundan böyle ürün bedeli ne olursa olsun (1 Euro bile olsa), ayrıntılı gümrük beyannamesi düzenlenmesi ve gümrük vergisi ödenmesi zorunlu hale getirildi. Hatırlanacağı gibi önceki düzenlemede 30 Euro'ya kadar olan eşyalar gümrüksüz getirilebiliyor, 30 Euro'yu aşan ancak belirli limitlere kadar olanlarda maktu vergi uygulanıyordu. Yeni kararla bu muafiyet kalktı ve Ticaret Bakanlığı'nın daha önce 150 Euro'dan 30 Euro'ya indirdiği limit de tamamıyla sıfırlanmış oldu. Öte yandan karar kapsamında, vatandaşların tedavi ve sağlık nedeniyle, sağlık kurumu raporu veya doktor reçetesine istinaden kullanmaları gereken ilaç ve takviye edici gıdalara ulaşmalarının engellenmemesini teminen, kıymeti 1.500 Avro’yu geçmemek üzere, söz konusu eşyanın posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla muafiyet hükümleri kapsamında getirilerek basitleştirilmiş gümrük prosedürlerine tabi tutulmasına imkân sağlandı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada inceleme, test ve analiz eşyası, üretici ve ihracatçı firmalarımızın ihtiyaç duyduğu numunelik eşya ve modeller, kitap ve benzeri basılı yayınlar, diplomatik eşya, yolcu eşyası, eğitim, bilim ve analiz eşyası gibi eşyanın Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi ile ithal edilebilmesi de mümkün kılınmaya devam edildiği belirtilirken, 1 Şubat 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, yurt dışı e-ticaret platformları üzerinden satışı yapılan tüm ürünler bakımından, sipariş edilen eşyanın değerine bakılmaksızın “Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi” uygulamasına son verildiğinin altı çizildi.

Ticaret Bakanlığı 2026 ithalat politikalarını güncelledi Haber

Ticaret Bakanlığı 2026 ithalat politikalarını güncelledi

Ticaret Bakanlığı, 2026 yılı itibarıyla uygulanacak ithalat rejimi kararlarını Resmî Gazete'de duyurdu. Bu yeni düzenlemelerle, yerel üretimi desteklemek amacıyla ithalatta ek gümrük vergileri ve tarife kontenjanları getirilecek ve bazı ürünlere yönelik gözetim ve korunma tedbirleri uygulanacak. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, Türkiye'nin yerli sanayisini desteklemek, adil rekabeti sağlamak, istihdamı artırmak ve cari açığı azaltmak için 2026 yılı ithalat politikalarını yeniledi. 31 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan bu kararlar, 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bu kararlarla birlikte, birtakım ürünlerde ilave gümrük vergisi getirilecek, 35 sanayi ürününde tarife kontenjanı tanımlanacak ve ithalat duyuruları güncellenecektir. Özellikle altın ve mücevher gibi ürünlerde uygulanan yüzde 20 oranındaki ek mali yükümlülük, ilave gümrük vergisi olarak tahsil edilecektir. Buna ek olarak, ithalat gözetimi uygulamaları da genişletilmiştir. 47 ürün grubunda fiyat güncellemeleri ve yeni gözetim kriterleri tanımlanmıştır. İhracatçı Kayıt Formu’nun geçerliliği 1 yıldan 3 yıla uzatılmıştır. Bakanlık, bazı ürünlerin ithalatına karşı korunma önlemi soruşturması başlatmıştır. PET Resin, Tereftalik Asit ve çeşitli karton ürünleri gibi ürünlerin ithalat artışının ve ithalat koşullarının yerli üretime zarar verip vermediği incelenecektir. Bakanlık, yerel üretimin korunması ve geliştirilmesi için gerekli tüm önlemleri alacaklarını belirtti.

GAYRİMENKULDE SAHTE İLAN DÖNEMİ BİTİYOR! EİDS 1 ŞUBAT 2026’DA ZORUNLULUK OLUYOR Haber

GAYRİMENKULDE SAHTE İLAN DÖNEMİ BİTİYOR! EİDS 1 ŞUBAT 2026’DA ZORUNLULUK OLUYOR

Ticaret Bakanlığı’nın getirdiği Elektronik İlan Doğrulama Sistemi sayesinde, satılık taşınmaz ilanları artık doğrulama sürecinden geçmeden yayımlanamayacak. Sektör uzmanları, bu yenilikle birlikte yapay fiyat artışlarının son bulacağını belirtiyor. Ankara’da bulunan emlak ofisleri bu düzenleme ile yaklaşık yüzde 40 oranında azalabilir. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, gayrimenkul sektöründe uzun zamandır tartışılan sahte ve aldatıcı ilanlara yönelik kritik bir düzenleme yaptı. Bakanlık tarafından yayımlanan genelgeye göre, seri ilan sitelerinde yer alacak tüm satılık konut ve arsa ilanları için, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) 1 Şubat 2026’dan itibaren zorunlu olacak. Yeni sistemle birlikte, satılık taşınmaz ilanları sadece mülk sahibi veya yetkilendirilen kişiler tarafından doğrulandıktan sonra aktif edilebilecek. Düzenleme ile piyasada fiyat algısını çarpıtan sahte, mükerrer ve manipülatif ilanların engellenmesi hedefleniyor. Konuya dair görüş bildiren Ankara merkezli Gayrimenkul PR temsilcileri, EİDS’nin konut piyasasında yapay fiyat artışını sona erdireceğini dile getirdi. Açıklamada, “Sahte ve asılsız ilanların engellenmesiyle birlikte, piyasa ilk kez gerçek arz-talep dengesiyle hareket edecek. Bugüne kadar birçok ilan, satılmış fiyat algısı yaratılarak konut ve arsa fiyatlarını yapay olarak artırıyordu. Otomotiv sektöründe benzer bir sistem devreye girdikten sonra fiyat balonu hızla söndü. Gayrimenkulde de benzer bir sürecin kaçınılmaz olduğu aşikardır” denildi. Gerçekte satılmayan ya da hiç var olmayan taşınmaz ilanlarının EİDS ile tamamen ortadan kalkacağı ve bununla birlikte konut fiyatlarının kısa vadede dengeleneceği belirtilirken, yeni sistemin alıcı güvenini yeniden sağlayacağı ve nitelikli emlak ofislerinin kalıcılığını artıracağı ifade edildi.

PERAKENDE TİCARETTE 2026 YILI İDARİ PARA CEZALARI BELLİ OLDU Haber

PERAKENDE TİCARETTE 2026 YILI İDARİ PARA CEZALARI BELLİ OLDU

Ticaret Bakanlığı, Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında 2026 yılında uygulanacak idari para cezalarını yeniden belirledi. Cezalar, yüzde 25,49’luk yeniden değerleme oranıyla artırıldı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan “6585 Sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 18’inci Maddesine Göre 2026 Yılında Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ”, Resmî Gazete’de yayımlandı. Tebliğle birlikte, 6585 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinde yer alan idari para cezaları, 2025 yılı için belirlenen yüzde 25,49’luk yeniden değerleme oranı esas alınarak artırıldı. Yeni ceza tutarları 1 Ocak 2026 – 31 Aralık 2026 tarihleri arasında geçerli olacak. Tebliğe göre, Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında uygulanacak bazı idari para cezaları şu şekilde güncellendi. ZİNCİR MARKETLERDE 2026 CEZA REJİMİ: 57 BİN TL’LİK “ŞEKLİ HATA”DAN 1,8 MİLYAR TL’LİK TAVANA SPOT: 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 18. maddesine göre 2026’da uygulanacak idari para cezaları zincir marketler için yeni bir dönemin kapısını araladı. Şube sayısı arttıkça “tekil ihlal” sahada “çoklu tespit”e dönüşüyor; bazı bentlerde ceza üst sınırları 28,6 milyon TL ve 143,1 milyon TL’ye kadar yükselirken, büyük ölçekli işletmeler için toplam üst sınır 1.806.177.570 TL seviyesine çıktı. Türkiye perakende sektörünün lokomotifi olan zincir marketler, 2026 itibarıyla denetim ve yaptırım cephesinde daha sert bir tabloyla karşı karşıya. 6585 sayılı Kanun’un 18. maddesinde yer alan idari para cezaları, yeniden değerleme etkisiyle birlikte yalnızca “caydırıcı” olmaktan çıkıp, özellikle çok şubeli yapılar için mali sürdürülebilirlik ve itibar riskine dönüşüyor. Sektör kaynakları, denetimlerin artık yalnızca raf ve kasa başlığıyla sınırlı kalmadığını; kampanya kurgusundan tedarikçi sözleşmesine, etiket–fiyat uyumundan belge düzenine uzanan geniş bir alanda “iz bırakan” incelemeler yapıldığını vurguluyor. Aşağıda, 2026 ceza tablosuna göre zincir marketleri doğrudan ilgilendiren ihlal başlıkları, ceza tutarları ve sahadaki karşılığı ile birlikte sıralanıyor: • (a) bendinin (1) numaralı alt bendi: 57.241 TL Bu başlık, zincir marketlerde en sık “rutin” görülen alanlardan biri: kayıt, bildirim ve temel yükümlülüklerin aksaması. Tek mağaza ölçeğinde 57.241 TL olarak görülen ceza, zincir yapı açısından kritik çünkü aynı tip eksiklik farklı şubelerde tespit edildiğinde uygulamada “çoklu tespit” etkisi yaratabiliyor. Sektörel etki: Ulusal ve bölgesel zincirler, franchise ağları. Ceza artışının anlamı: “Prosedür hatası” mali tabloya hızla yansıyabiliyor. Savcılık boyutu: Doğrudan ceza hukuku değil; ancak süreklilik, kasıt ve yanıltıcı kayıt iddiası tartışmalarıyla dosya büyüyebilir. Dikkat edilmesi gereken: Merkez–şube kayıt standardı, bildirim takvimi, denetime hazır dosyalama. • (c) bendi: 180.429 TL Yetkisiz veya mevzuata aykırı ticari uygulamalar bu başlık altında değerlendiriliyor. Zincir marketlerde kampanya tasarımı, raf–kasa fiyat uyumsuzluğu, duyuru ve uygulama onayı süreçleri bu risk alanının merkezinde. Sektörel etki: Zincir marketler ve omnichannel (mağaza + online) satış yapan perakendeciler. Ceza artışının anlamı: Kampanya hatası “operasyon kazası” olmaktan çıkıp, yüksek maliyetli bir uyum problemine dönüşüyor. Savcılık boyutu: Tüketiciyi aldatma/yanıltıcı uygulama iddiası oluşursa süreç idari sınırı aşabilir. Dikkat edilmesi gereken: Kampanya onay zinciri, saha uygulama kontrolü, fiyat doğrulama mekanizmaları. • (ç) bendi: 90.195 TL Bilgilendirme/bildirim ve görünürlük alanındaki aykırılıklar bu grupta. Etiket, içerik, menşe, kampanya koşulları, raf–tanıtım uyumu gibi noktalar, zincir marketlerde yüksek hacim nedeniyle daha sık risk üretir. Sektörel etki: Gıda ve hızlı tüketim ürünleri ağırlıklı zincirler, e-ticaretle entegre çalışanlar. Ceza artışının anlamı: “Etiket–bilgi hatası” bile ciddi bir yaptırıma dönüştü. Savcılık boyutu: Sistematik ve yanıltıcı nitelik kazanırsa dosya ağırlaşabilir. Dikkat edilmesi gereken: Etiket/ürün bilgi versiyon yönetimi, raf–online senkronizasyonu, düzenli saha denetimi. • (d) bendi: 360.884 TL Zincir marketlerin tedarik ekosisteminde en tartışmalı alanlardan biri: sözleşme ve ödeme düzeni ile ticari uygulamalar. Ödeme vadeleri, sözleşme değişiklikleri, uygulama baskısı iddiaları bu başlıkla ilişkilendiriliyor. Sektörel etki: Büyük tedarikçi ağlarıyla çalışan zincir marketler. Ceza artışının anlamı: Tedarik ilişkilerindeki her uyumsuzluk, “yüksek riskli” sınıfa girdi. Savcılık boyutu: İddiaların niteliğine göre güveni kötüye kullanma/hile tartışmaları tetiklenebilir. Dikkat edilmesi gereken: Standart sözleşme seti, ödeme planı ispat kayıtları, tedarikçi şikayet yönetimi. • (e) bendi: 902.256 TL Ağır nitelikli ihlaller için en dikkat çeken rakamlardan biri. Rekabeti bozucu etkiler doğurabilecek uygulamalar ve piyasa gücünün kötüye kullanımı iddiaları zincir marketler açısından hassas. Sektörel etki: Büyük ölçekli ve yüksek pazar paylı zincirler. Ceza artışının anlamı: Tek dosyada milyonluk maliyet ve itibar riski. Savcılık boyutu: Rekabet hukuku boyutu ağırlaştığında süreç farklı kurumlarla birlikte büyüyebilir. Dikkat edilmesi gereken: Rekabet uyum programı, karar izleri, iç denetim ve eğitim. • (g) bendi: 57.241 TL Belge/defter düzeni ve kayıt uyumu. Zincir marketlerde merkez–şube veri akışı, dijital sistemlerden doğan uyumsuzluklar bu başlığı büyütür. Sektörel etki: Tüm zincirler. Ceza artışının anlamı: “Kayıt hatası” tekrarlandığında toplam ceza yükü hızla artar. Savcılık boyutu: Sahte/yanıltıcı belge iddiası doğarsa risk seviyesi yükselir. Dikkat edilmesi gereken: Dijital arşiv standardı, yetkilendirme, log kayıtları ve belge bütünlüğü. • (h) bendi: 360.884 TL Operasyonel yükümlülükler ve işletme işleyişine ilişkin aykırılıklar. Zincir marketlerde saha uygulamaları, prosedür dışı davranışlar ve standartların şube bazında dağılması bu başlığın tipik nedenleri. Sektörel etki: Çok şubeli perakende. Ceza artışının anlamı: Operasyon hatası artık “yüksek ceza” bandında. Savcılık boyutu: Bilinçli/sistematik organizasyon kusuru tartışmalarıyla büyüyebilir. Dikkat edilmesi gereken: SOP’ler (standart operasyon prosedürleri), saha auditleri, şube performans–uyum puanlaması. • (ı) bendi: 17.988 TL Hafif nitelikte şekli ihlaller için öngörülen ceza. Zincir marketlerde tekil rakam düşük görünse de çok şube ve tekrar nedeniyle toplamda önem kazanır. Sektörel etki: Tüm zincirler. Ceza artışının anlamı: “Küçük hata” bile çoklanarak maliyete dönüşür. Savcılık boyutu: Normalde sınırlı; ancak kasıt/süreklilik iddialarıyla tartışma genişleyebilir. Dikkat edilmesi gereken: İlk tespitte hızlı düzeltme, tekrar önleyici mekanizma. “BÜYÜK DOSYA” EŞİKLERİ: (i) ve (j) bentleri Zincir marketler açısından 2026’nın asıl kırılma noktası, üst sınıra dayanan büyük cezalar. • (i) bendi: 28.620.858 TL’ye kadar Ağır ve kapsamlı ihlallerde uygulanabilen bu bant, zincir marketlerde tek bir denetim dosyasının bile kurumsal ölçekte sarsıcı olabileceğini gösteriyor. Üst sınıra yaklaşma ihtimali, denetim bulgularının niteliği ve ihlalin yaygınlığına göre artıyor. • (j) bendi: 143.102.715 TL’ye kadar En ağır bantlardan biri. Zincirleme ve sistematik ihlallerde risk büyüyor. Bu seviye, yalnız para cezası değil; finansman, tedarik ilişkileri ve itibar açısından “kritik eşik” olarak değerlendiriliyor. Ek Madde 1’e bağlı (k) bendi: 180.617 – 21.674.130 TL 2026 tablosunda (k) bendi, Ek Madde 1 üzerinden iki ayrı aralıkla geliyor: Birinci fıkraya aykırılık: 180.617 – 1.806.177 TL İkinci fıkraya aykırılık: 1.806.177 – 21.674.130 TL Zincir marketler için burada en kritik nokta, ihlalin hangi fıkraya girdiğinin doğru tespiti. Yanlış sınıflandırma, itiraz ve savunma stratejisini zayıflatıp ceza riskini artırabiliyor. Toplam ceza üst sınırları: ölçeğe göre “tavan” 2026’da 18. maddenin yedinci fıkrası kapsamında toplam cezalarda işletme ölçeğine göre üst sınırlar şöyle: Küçük ölçekli işletme: 36.123.551 TL Orta ölçekli işletme: 361.235.514 TL Büyük ölçekli işletme (zincir market ölçeği): 1.806.177.570 TL Bu tablo, birden fazla ihlalin aynı dönemde veya aynı denetim döngüsünde birikmesi halinde, büyük ölçekli zincirlerin toplam riskinin milyar TL bandına taşınabildiğini ortaya koyuyor. 2026’DA ZİNCİR MARKETLERİ NE BEKLİYOR, SEKTÖR NEREYE GİDİYOR? Sektörün yönü netleşiyor: Denetim alanı genişliyor, cezalar sertleşiyor, uyum maliyeti yükseliyor. Zincir marketler açısından 2026, “operasyonel verimlilik” ile “hukuki uyum”un aynı masada oturacağı bir dönem. Kampanya yönetimi, fiyat bütünlüğü, tedarikçi sözleşmeleri, etiket–bilgi doğruluğu ve belge düzeni gibi alanlarda standartlaşma sağlayamayan zincirlerin, yalnız para cezası değil; marka güveni, tedarikçi ilişkileri ve finansal dayanıklılık açısından da zorlanacağı ifade ediliyor. DENETİM VE RİSK YÖNETİMİ İÇİN KRİTİK UYARILAR Zincir marketler için 2026’da dikkat edilmesi gereken temel başlıklar özetle şunlar: Merkez–şube standartları: Aynı kuralın tüm mağazalarda aynı uygulanması Kampanya disiplinleri: Onay zinciri, fiyat doğrulama, saha kontrolü Etiket ve bilgilendirme bütünlüğü: Raf–kasa–online senkronu Tedarikçi sözleşmeleri ve ödeme düzeni: İspat kayıtları, şikayet yönetimi Belge ve kayıt güvenliği: Dijital arşiv, log ve yetkilendirme Tekrarın önlenmesi: İlk tespitte düzeltme, kök neden analizi Tebliğ, 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.