Hava Durumu

#Temiz Enerji

giresunsonhaber - Temiz Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Temiz Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bankacılık Sektöründen Enerjiye 1 Trilyon TL’yi Aşan Finansman Haber

Bankacılık Sektöründen Enerjiye 1 Trilyon TL’yi Aşan Finansman

TBB Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL’yi aştığını, proje finansmanında yenilenebilir enerjinin payının yüzde 53’e ulaştığını belirterek sektörün yeşil dönüşümün finansmanında daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. TBB Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL’yi aştığını, proje finansmanında yenilenebilir enerjinin payının yüzde 53’e ulaştığını belirterek sektörün yeşil dönüşümün finansmanında daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol ise COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak, Antalya’da elektriğin küresel enerji sistemlerindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasına yönelik güçlü bir uluslararası taahhüt hedeflendiğini ifade etti. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol ise COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak, Antalya’da elektriğin küresel enerji sistemlerindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasına yönelik güçlü bir uluslararası taahhüt hedeflendiğini ifade etti. TBB Başkanı Alpaslan Çakar: “Bugün yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, sanayimizin düşük karbonlu üretime geçişi ve yeni teknolojilere uyum, önümüzdeki dönemin önemli yatırım alanları olarak karşımıza çıkıyor. Enerjideki bu dönüşüm, çok büyük bir yatırım ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı, 2026 yılında küresel enerji yatırımlarının 3,4 trilyon dolara ulaşmasını, bunun yaklaşık 2,2 trilyon dolarının temiz enerji alanlarına yönelmesini bekliyor. Türk bankacılık sektörü olarak biz de bu alanda önemli bir sorumluluk üstleniyoruz. Yenilenebilir enerjiden enerji verimliliğine; sanayiden ulaşıma, inşaattan tarıma kadar farklı sektörleri destekleyen finansman araçlarımızla ülkemizin enerji dönüşümünün finansmanında aktif biçimde yer alıyoruz. Bugün itibarıyla bankacılık sektörümüzün enerji sektörüne kullandırdığı kredi miktarı 1 trilyon TL’nin üzerindedir. Proje finansmanı tarafında ise 695 milyar TL’lik enerji kredilerinin 347 milyar TL’lik bölümünü yenilenebilir enerji kredileri oluşturuyor. Bir başka ifadeyle, enerji sektörüne verilen her 100 TL’lik proje finansmanının 53 TL’si yenilenebilir enerjiye sağlanmış durumda. Bankacılık sektörü olarak daha fazla kaynağı yeşil ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmayı, uluslararası finansman imkânlarını ülkemize kazandırmayı ve yeni finansman modelleri geliştirmeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. 1,5 derece hedefi için yıllık yaklaşık 7,8 trilyon dolarlık iklim yatırımına ihtiyaç duyulurken, küresel iklim finansmanı yaklaşık 2 trilyon dolar seviyesinde. Türk bankacılık sektörü olarak sermayeyi nitelikli ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmada önemli bir rol üstleniyoruz. COP31’in yeni finansman modelleri ve iş birlikleri için önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz.” dedi. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol: “COP31, Türkiye için muazzam bir fırsat. Antalya’da önemli kararların alınmasının yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadeleyi ve bu alanda atılabilecek somut adımları Türkiye kamuoyuna anlatmak için de önemli bir platform olacak. Elektrifikasyon konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla Antalya’nın ana hedeflerinden biri, bugün dünyada yüzde 23 olan elektriğin enerji sistemlerindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarmak. Böyle bir karar alınması, piyasalara çok güçlü bir sinyal verecek: Gelecek elektrikte. Elektrifikasyon hedefinin arkasında çok uzun bir yatırım zinciri var. Türkiye’nin uluslararası temaslarında, Avustralya’yla birlikte ortaya koyduğu bu hedefin giderek daha geniş bir kabul gördüğünü görüyoruz. Antalya’da birçok ülkenin bu konuda taahhüt vermesini sağlayabilirsek, bu yalnızca Türkiye için değil, dünya için de önemli bir kazanım olacak ve Antalya yıllar boyunca hatırlanacak. Dünyada enerji yatırımlarının dağılımına baktığımızda çok önemli bir dönüşüm görüyoruz. Geçmişte yatırımların yüzde 40’ı yenilenebilir enerjiye, yüzde 60’ı fosil kaynaklara giderken, bu yıl tablo tam tersine döndü. Yenilenebilir enerji yatırımları çok hızlı büyüyor. Bunun iklim politikalarından bağımsız olarak teknolojiyle de güçlü bir ilişkisi var. Bu dönüşüm bana umut veriyor; çünkü Antalya’da güçlü bir taahhüt ortaya koyabilirsek, bu yatırımların daha da büyümesinin önünü açabiliriz.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maarif İklim İdeathonu ile iklim çözümleri geliştirilecek Haber

Maarif İklim İdeathonu ile iklim çözümleri geliştirilecek

MEB, ortaöğretim öğrencilerine yönelik "Maarif İklim İdeathonu"nu başlattı. COP31 vizyonuyla düzenlenen yarışmanın finalistleri 23 Ekim'de açıklanacak, final maratonu 18-19 Kasım'da Antalya'da yapılacak. Ödül töreni ise 20 Kasım 2026'da gerçekleşecek. ANKARA (İGFA)- Milli Eğitim Bakanlığı'nın, "Maarif İklim İdeathonu" yarışması Antalya'da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31 Antalya) resmî vizyonu ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin erdem-değer-eylem odaklı yaklaşımı, OB8: Sürdürülebilirlik Okuryazarlığı Becerisi ve Millî Eğitim Bakanlığı 2026-2030 İklim Değişikliği Eylem Planı stratejileri doğrultusunda düzenleniyor. Yarışmanın ilk aşamasında katılımcı takımlar fikir başvurularını; "Sıfır Atık, Okyanuslar ve Denizler, Gıda Güvenliği, İklim Dirençli Şehirler, İklim Uygulama Köprüsü, Gençlik ve Eğitim, Yeşil Sanayileşme, Temiz Enerji Dönüşümü, Rio Sinerjisi ile Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri" temalarından en az biri kapsamında geliştirecek. Ön eleme aşamasının ardından finalist takımların proje geliştirme yetkinlikleri çevrim içi mentörlük desteği programıyla güçlendirilecek. Antalya'da gerçekleştirilecek final maratonunda ise takımlardan ilk aşamada kullanılan COP31 temaları kapsamında kendilerine yöneltilecek yeni bir probleme belirlenen süre içerisinde özgün, uygulanabilir ve yaratıcı bir iklim çözümü geliştirmeleri beklenecek. Yarışmaya Türkiye genelinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ve özel ortaöğretim kurumlarının hazırlık, 9, 10, 11 ve 12. sınıflarında öğrenim gören öğrenciler katılabilecek. Başvurular, resmi yarışma portalı "meslegimhayatim.meb.gov.tr"adresi üzerinden çevrim içi olarak alınıyor. Yarışma kapsamında finalistlerin ilanı, 23 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek. Bu tarihte mentörlük programına ve finale katılmaya hak kazanan takımlar duyurulacak. Antalya Final İdeathonu 18-19 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Finalde finalist takımlar, yerinde verilen yeni tema üzerinden fikir geliştirme maratonuna katılacak ve canlı jüri sunumları gerçekleştirecek. Ödül töreni ise 20 Kasım 2026 Cuma günü yapılacak.

BULANCAK’TA GÜNEŞTEN GELEN ÜCRETSİZ ŞARJ DÖNEMİ Haber

BULANCAK’TA GÜNEŞTEN GELEN ÜCRETSİZ ŞARJ DÖNEMİ

BULANCAK’TA GÜNEŞTEN GELEN ÜCRETSİZ ŞARJ DÖNEMİ Bulancak Belediyesi, çevre dostu kent hizmetleri kapsamında güneş enerjili Solar Şarj İstasyonlarını vatandaşların kullanımına sundu. İlçede 4 farklı noktaya kurulan istasyonlarla yurttaşlar, mobil cihazlarını ücretsiz olarak güneş enerjisiyle şarj edebilecek. Bulancak Belediyesi, sürdürülebilir kent anlayışı ve çevreci belediyecilik hedefi doğrultusunda yeni bir hizmeti daha hayata geçirdi. Belediye Başkanı Necmi Sıbıç’ın öncülüğünde, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından kurulan güneş enerjili Solar Şarj İstasyonları vatandaşların hizmetine sunuldu. İlçe genelinde Bulancak Meydanı’na 2, Bulancak Devlet Hastanesi’ne 1 ve Millet Bahçesi’ne 1 olmak üzere toplam 4 adet Solar Şarj İstasyonu yerleştirildi. Yeni nesil şarj üniteleri sayesinde vatandaşlar, cep telefonu ve mobil cihazlarını güneş enerjisinden elde edilen elektrikle ücretsiz olarak şarj edebilecek. GÜNEŞ ENERJİSİ KENT HİZMETİNE DÖNÜŞÜYOR Solar şarj istasyonları, yenilenebilir enerjinin günlük yaşamda doğrudan kullanılmasına imkân sağlayan çevreci kent uygulamaları arasında yer alıyor. Güneşten elde edilen enerjiyle çalışan bu sistemler, fosil kaynaklara olan bağımlılığı azaltırken vatandaşlara ücretsiz, erişilebilir ve pratik bir kamu hizmeti sunuyor. Bulancak’ta meydan, hastane ve millet bahçesi gibi vatandaş yoğunluğunun yüksek olduğu noktalara kurulan istasyonlar; çevre duyarlılığı, kamusal hizmete erişim ve sürdürülebilir şehircilik açısından dikkat çekiyor. Uygulama, temiz enerjinin yalnızca büyük ölçekli enerji yatırımlarıyla değil, kent yaşamının içinde doğrudan hissedilen küçük ama etkili hizmetlerle de yaygınlaştırılabileceğini gösteriyor. KAMU HİZMETİNDE TEMİZ ENERJİ DÖNEMİ Günümüzde mobil cihazlar, yalnızca haberleşme aracı değil; sağlık hizmetlerine ulaşım, acil durum iletişimi, ulaşım bilgisi, bankacılık işlemleri ve kamu hizmetlerine erişim açısından da günlük yaşamın temel parçalarından biri haline geldi. Bu nedenle kamusal alanlarda ücretsiz şarj imkânı sunulması, vatandaşın iletişim ve dijital erişim ihtiyacını destekleyen önemli bir hizmet olarak öne çıkıyor. Özellikle hastane çevresi, meydanlar ve sosyal yaşam alanları gibi yoğun kullanılan noktalarda bu hizmetin sunulması, uygulamanın kamu yararı yönünü güçlendiriyor. BULANCAK’TA ÇEVRECİ KENT HİZMETİ Solar şarj istasyonları, çevreci belediyecilik anlayışının görünür ve günlük hayata dokunan örneklerinden biri oldu. Vatandaşlar, herhangi bir ücret ödemeden mobil cihazlarını şarj ederken aynı zamanda yenilenebilir enerji kullanımını doğrudan deneyimleme imkânı bulacak. Bu yönüyle uygulama, hem çevre bilincini artıran hem de kent yaşamında pratik bir ihtiyaca cevap veren sosyal belediyecilik hizmeti olarak değerlendiriliyor. Güneş enerjisinin kamusal alanda görünür hale gelmesi, sürdürülebilirlik kültürünün toplumda yaygınlaşmasına da katkı sağlayacak. SIBIÇ: “ÇEVRECİ YATIRIMLARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ” Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, çevre dostu yatırımları hayata geçirmeye devam ettiklerini belirterek, yenilenebilir enerji uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi. Başkan Sıbıç açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Geleceğe daha temiz ve yaşanabilir bir Bulancak bırakmak için çevreye duyarlı projeleri birer birer hayata geçiriyoruz. Güneş enerjisiyle çalışan şarj istasyonlarımız hem vatandaşlarımıza ücretsiz bir hizmet sunuyor hem de yenilenebilir enerji kullanımına dikkat çekiyor. Sıfır atık ve sürdürülebilirlik anlayışımız doğrultusunda çevreci yatırımlarımıza devam edeceğiz. Bulancak için üretmeye, ilçemize değer katacak projeleri hayata geçirmeye kararlıyız.” YENİLENEBİLİR ENERJİ GÜNLÜK YAŞAMA TAŞINDI Bulancak Belediyesi’nin hayata geçirdiği güneş enerjili şarj istasyonları, ilçede çevreci kent hizmetlerinin yaygınlaştırılması adına önemli bir adım oldu. Uygulama; ücretsiz kamu hizmeti, yenilenebilir enerji kullanımı, sıfır atık yaklaşımı ve sürdürülebilir şehircilik hedeflerini aynı başlık altında buluşturdu. Bulancak’ta hizmete alınan solar istasyonlar, temiz enerjinin kent yaşamında doğrudan kullanılabileceğini ortaya koyarken, belediyenin çevre dostu yatırımlarına devam edeceği mesajını da güçlendirdi.

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Şebinkarahisar’da meraların Güneş Enerji Santrali projelerine tahsis edilmesine tepki gösterdi. Bölgede üreticilerle bir araya gelen Gezmiş, hayvancılığın temel dayanağı olan meraların korunması gerektiğini belirterek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. KÖYLÜNÜN ASIRLIK OTLAKLARI MECLİS GÜNDEMİNDE Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde meraların Güneş Enerji Santrali projelerine tahsis edilmesi, bölgede hayvancılıkla geçinen üreticilerin tepkisine neden oldu. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Çiftlik Mahallesi ve çevre köylerde yaşayan üreticilerin itirazlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Gezmiş, Şebinkarahisar’daki mera alanlarının enerji proje sahasına dahil edilmesinin, bölgede küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkla geçinen vatandaşların üretim düzenini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. “KÖYLÜNÜN OTLAĞINA DOKUNMAYIN” Bölgedeki üreticiler, yüzyıllardır hayvanlarını otlattıkları kadastral mera alanlarının GES projelerine açılmasına karşı çıkıyor. Yem maliyetlerinin ağırlaştığı bir dönemde meraların köylünün elindeki en önemli doğal kaynak olduğunu belirten üreticiler, otlakların kaybedilmesi halinde hayvancılığın daha da zorlaşacağını ifade ediyor. Meraların enerji projeleri için gündeme gelmesi, Şebinkarahisar’da yalnızca arazi kullanımı tartışması olarak değil; kırsal üretim, hayvancılık, geçim kaynakları ve köy yaşamının geleceği açısından da kritik görülüyor. GEZMİŞ SAHADA ÜRETİCİLERLE GÖRÜŞTÜ CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Şebinkarahisar’da saha çalışması yaparak muhtarlar, üreticiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Bölgede yapılan incelemelerin ardından açıklama yapan Gezmiş, yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak bu yatırımların tarımsal değeri bulunan alanlarda ve hayvancılığın dayandığı meralarda yapılmaması gerektiğini söyledi. Gezmiş, “Bizler elbette yenilenebilir enerjiye, temiz enerji yatırımlarına karşı değiliz. Ancak bu yatırımlar, köylünün yüzyıllardır hayvancılık yaptığı, hayvanını otlattığı asırlık meralarda, tarımsal değeri olan topraklarda yapılmamalıdır” dedi. “HALKI YOK SAYAN PROJELERİN KARŞISINDAYIZ” Gezmiş, Şebinkarahisar’da yaşayan vatandaşların meralarından edilmek istendiğini belirterek, projelerin halkın görüşü alınmadan yürütülmesine tepki gösterdi. Köylülerin hayvanlarını nerede otlatacaklarını düşünmek zorunda bırakıldığını söyleyen Gezmiş, “Halkımız meralarından ediliyor, hayvanlarını nerede otlatacaklarını kara kara düşünüyor. Kimseye sormadan, halkı yok sayarak yapılan bu projelerin karşısındayız” ifadelerini kullandı. SORU ÖNERGESİ TBMM’YE SUNULDU Şebinkarahisar’daki incelemelerinin ardından TBMM’ye dönen CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu. Gezmiş, önergesinde 4342 sayılı Mera Kanunu’na dikkat çekerek meraların devlet güvencesi altında olduğunu hatırlattı. Vatandaşın sorunlarını Meclis gündemine taşımaya devam edeceklerini belirten Gezmiş, “Vatandaşımızın Meclis’teki sesi olduk, Bakanlığa önergemizi verdik. Bu haklı mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi. BAKANLIĞA MERA TAHSİSİ SORULARI Gezmiş’in TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Şebinkarahisar’daki mera tahsisleriyle ilgili Bakanlıktan yanıt istendi. Önergede şu başlıklar öne çıktı: Şebinkarahisar ilçesinde son 5 yılda enerji yatırımları için tahsis edilen toplam mera alanı miktarının ne kadar olduğu, bu tahsis işlemleri yapılırken bölge halkının, muhtarların ve üreticilerin görüşünün alınıp alınmadığı soruldu. Gezmiş ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı ile İl Mera Komisyonu’ndan söz konusu enerji yatırımı için tahsis amacı değişikliği onayı alınıp alınmadığının, onay alındıysa bunun hukuki gerekçesinin açıklanmasını istedi. Önergede, hayvancılıkla geçinen Çiftlik Mahallesi ve bölge halkının uğradığı ekonomik zararların tazmin edilip edilmeyeceği ve köylüye eşdeğer nitelikte alternatif otlak alanı sağlanması için bir çalışma yapılıp yapılmayacağı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı. HAYVANCILIK VE KIRSAL YAŞAM RİSK ALTINDA Şebinkarahisar’da yaşanan mera tartışması, kırsal bölgelerde enerji yatırımları ile tarımsal üretim alanları arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Meraların hayvancılıkla geçinen köylüler için yalnızca otlak değil, üretim zincirinin temel unsuru olduğunu belirten Gezmiş, bu alanların kaybının yem maliyetlerini artıracağını, küçük üreticiyi daha da zor durumda bırakacağını ve kırsal göçü hızlandıracağını söyledi. ŞEBİNKARAHİSAR’DA HAYVANCILIK MERAYA DAYANIYOR Şebinkarahisar, Giresun’un hayvancılık açısından en güçlü ilçeleri arasında yer alıyor. Eldeki verilere göre ilçede büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık birlikte yürütülürken, üretimin ana dayanağını geniş mera ve yayla alanları oluşturuyor. İlçede 27 bin 437 büyükbaş, 21 bin 322 küçükbaş olmak üzere toplam 48 bin 759 baş hayvan varlığı bulunuyor. Bu tablo, Şebinkarahisar’daki meraların yalnızca boş arazi olarak değerlendirilemeyeceğini; süt üretimi, besicilik, küçükbaş hayvancılık, yem maliyeti ve kırsal geçim kaynakları açısından doğrudan üretim alanı olduğunu gösteriyor. Yem maliyetlerinin arttığı bir dönemde üreticiler için meralar, hayvan besleme sürecinde en önemli doğal kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Çiftlik Mahallesi ve çevresindeki mera alanlarının GES projeleri için gündeme gelmesi, bölgede hayvancılığın geleceği ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da değerlendiriliyor. Şebinkarahisar’daki tartışmanın merkezinde, enerji yatırımlarının hangi alanlarda yapılacağı kadar, bu yatırımların köylünün üretim düzenini, hayvan varlığını, otlatma imkânlarını ve geçim kaynaklarını nasıl etkileyeceği de yer alıyor. Etkilenecek aile sayısı, proje sahasını kullanan üretici sayısı, merada otlayan hayvan varlığı ve alternatif otlak alanı sağlanıp sağlanmayacağı ise Bakanlık yanıtı ve yerel kurumların yapacağı açıklamalarla netleşecek. “MERA TALANINA HAYIR” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, enerji yatırımlarında kamu yararı, üretici hakkı ve çevresel denge ilkesinin birlikte gözetilmesi gerektiğini belirtti. Gezmiş, Şebinkarahisar’daki meraların korunması için konunun takipçisi olacaklarını vurgulayarak, köylünün asırlık otlaklarının enerji projelerine feda edilmemesi gerektiğini söyledi. Şebinkarahisar’daki üreticilerin itirazı, TBMM’ye taşınan soru önergesiyle birlikte hem yerel hem ulusal düzeyde siyasi gündeme girdi.

SÜT-D, İklim Değişikliğiyle Mücadelede 'Hızımızı Artıralım' Çağrısı Yaptı  Haber

SÜT-D, İklim Değişikliğiyle Mücadelede 'Hızımızı Artıralım' Çağrısı Yaptı 

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, Uluslararası Temiz Enerji Günü vesilesiyle yayımladığı bildiride, enerji dönüşümünü adil ve kapsayıcı bir geçişle hızlandırma vurgusu yaparak iklim değişikliğiyle mücadelede temiz enerjinin kritik rolüne dikkat çekti. 26 Ocak'ta kutlanan Uluslararası Temiz Enerji Günü, temiz enerjiye adil ve kapsayıcı bir geçiş için farkındalığı artırmayı ve harekete geçmeyi amaçlayan bir gün olarak öne çıkıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapan ve aynı zamanda Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı olan Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, insan ve gezegenin yararına temiz enerji için yenilenebilir enerji kullanımı, enerji verimliliği uygulamaları ve mevcut en temiz enerji teknolojileriyle iklim değişikliği mücadelesini kimseyi geride bırakmadan sürdürme önerisinde bulundu. İklim Dostu, Erişilebilir ve Temiz Enerji 2015 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından belirlenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKA) ile 2030'a kadar aşırı yoksulluğun sona erdirilmesi, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele edilmesi, iklim değişikliğine karşı harekete geçilmesi hedefleniyor. Bu bağlamda, küresel anlamda SKA7: Erişilebilir ve Temiz Enerji ve SKA13: İklim Eylemi hedeflerinin önemi büyük. BM verilerine göre dünya genelinde 750 milyon kişinin enerjiye erişimi bulunmazken, her yıl kirletici pişirme yöntemleri nedeniyle 3,2 milyon kişi erken hayatını kaybediyor, fosil yakıt kullanımı ise 6 milyon ölüme ve küresel sera gazı salımlarının yüzde 75'inden fazlasına neden oluyor. Yenilenebilir enerji yatırımları gelişmekte olan ülkelerde her yıl artış gösterse de, mevcut kişi başı enerji kapasitesi istenilen seviyenin altında bulunuyor. Prof. Dr. Karaosmanoğlu, 2030 yılına kadar yapılması gereken yıllık 4 trilyon dolarlık yatırımın önemini vurgulayarak, iklim dostu enerjiye erişimin insan ve gezegenin hakkı olduğunun altını çiziyor. Ülkemizin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi için Enerji Prof. Karaosmanoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2025 Kasım ayı sonu verilerine göre, Türkiye'nin kurulu gücünün yüzde 26,5'inin hidrolik, yüzde 19,7'sinin doğal gaz, yüzde 18'inin kömür, yüzde 11,9'unun rüzgar, yüzde 20,3'ünün güneş, yüzde 1,4'ünün jeotermal ve yüzde 2,1'inin diğer kaynaklardan oluştuğunu belirtiyor. Güneş ve rüzgar enerjisinin üçte bir oranındaki payının artarak 2035'te dört katına çıkması beklenirken, Türkiye İstatistik Kurumu'nun son verilerine göre 2023'te enerji, yüzde 73,8; tarım, yüzde 12; endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı, yüzde 11; atık ise yüzde 2,3 emisyon oranlarına sebep oluyor. Tüm bu veriler ışığında, ülkemizin iklim değişikliği ile mücadelesinde en iyi enerji yönetiminin şart olduğunu vurguluyor. Enerjisini En İyi Yöneten İklimini de En İyi Yönetir Türkiye'nin uzun vadeli iklim stratejisi kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, enerji verimliliği uygulamaları ve mevcut en temiz enerji teknolojilerinin gerekliliği açıkça ortaya konuluyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve sürdürülebilirlik odaklı projelerle 2048 yılı için belirlenen "Karbon Nötr İTÜ" hedefi doğrultusunda İstanbul Teknik Üniversitesi'nin desteğiyle 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde "Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri" temalı 11. İstanbul Karbon Zirvesi'nde enerji konusu gündemde yer alacak. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31; 9-20 Kasım 2026) öncesinde mevzuatının geliştirilmesi amaçlanan Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi ve Karbon Piyasası gibi konular zirvede öncelikli olarak ele alınacak. SKA7 ve SKA13'ün detaylı bir şekilde değerlendirileceğini belirten Dr. Karaosmanoğlu, SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödül başvurularının devam ettiğini ifade ediyor. Temiz Enerji Lokomotifi Dr. Karaosmanoğlu, ülkemizin yeşil alanları, mavi suları ve yüksek potansiyele sahip yenilenebilir kaynaklarının iklim dostu temiz enerji yatırımları için son derece uygun olduğunu belirtiyor ve temiz enerji lokomotifiyle bu yönde hızımızı artırma çağrısında bulunarak Uluslararası Temiz Enerji Günü'nü kutluyor. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D): SÜT-D, sürdürülebilir üretim ve tüketim konularında toplumsal etki yaratmak amacıyla çalışmalar yürütmektedir. Dernek, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynakların verimli kullanılmasını, çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybına karşı mücadele edilmesini teşvik ederek sürdürülebilir kalkınma bilincini artırmak amacıyla 2013 yılında kurulmuştur. Akademi, eğitim kurumları, iş dünyası, medya, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimlerle iş birliği yaparak "Sürdürülebilirlik Yönetimi" üzerine yoğunlaşan dernek, bugün ve gelecekte insan refahı ve konforu için çalışmalarını sürdürmektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.