Hava Durumu

#Teknoloji

Giresun Sonhaber - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Range Rover’dan Londra’nın İkonik Ruhunu Yansıtan İki Yeni Özel Kürasyon Haber

Range Rover’dan Londra’nın İkonik Ruhunu Yansıtan İki Yeni Özel Kürasyon

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü yürüttüğü Range Rover, marka mirasının merkezindeki İngiltere'nin başkenti Londra'dan esinlenen iki yeni özel edisyonu tanıttı. Londra’nın tarihi atmosferini ve dinamik enerjisini tasarımlarına yansıtan Range Rover Velar Belgravia Edition ve Range Rover Evoque Hoxton Edition, markanın karakteristik çizgilerini seçkin detaylarla birleştiriyor. Yeni model yılı güncellemeleriyle ürün gamına eklenen bu özel seriler, İngiliz geleneklerini gelişmiş donanım özellikleriyle harmanlıyor. Mimari ve Modern Lüksün Uyumu: Range Rover Velar Belgravia Edition Tasarım ve mimariden aldığı ilhamla, ilk kez Londra Tasarım Müzesi'nde sergilenmesinin ardından Dünya Genelinde Yılın Otomobil Tasarımı ödülünün sahibi olan Range Rover Velar, çağdaş lüks anlayışını yeniden yorumlayan Belgravia Edition ile markaya taze bir soluk katıyor. İsmini, klasik Georgian mimarisiyle modern lüks yaşamı sentezleyen Londra’nın seçkin bölgesi Belgravia’dan alan model, bölgenin zarif ruhunu taşıyor. Range Rover'ın köklü geçmişini ve detaylardaki titizliği buluşturan Belgravia Edition, markanın özgün kimliğini ön plana çıkarıyor. Dış tasarımda modele özgü 20 inç Dark Agate Grey jantlar, "Belgravia Edition" dış armaları ve zemin aydınlatmaları dikkat çekiyor. İç mekanda ise aydınlatmalı eşikler, özel siyah fırçalanmış alüminyum detaylar ve kontrast renkli dikişlere sahip deri koltuklar oldukça şık bir ambiyans sunuyor. Teknoloji ve konforun ön planda olduğu kabinde, 11,4 inç kavisli dokunmatik merkezi ekran pratik bir kullanım imkanı tanırken; Konfigüre Edilebilir Kabin Aydınlatması, Head-up Display, Park Asistanı ve Gelişmiş İç Mekan Hava Temizleme Sistemi gibi donanımlar standart olarak yer alıyor. Şehrin Modern ve Dinamik Yüzü: Range Rover Evoque Hoxton Edition Ailenin şehirli ve kompakt temsilcisi Range Rover Evoque, yeni Hoxton Edition ile Londra'nın trend belirleyen enerjik yapısını yollara taşıyor. Yenilikçiliğin merkezi olan ve moda ile tasarım dünyasındaki etkisiyle tanınan Hoxton bölgesinden ilham alan model, semtin canlı kültürünü kendine has tasarım dokunuşlarıyla sergiliyor. Yeni Platinum Atlas dış detaylar ve 20 inç Satin Gold jantlar, modelin iddialı görünümünü tamamlıyor. İç mekanda bulunan "Hoxton Edition" imzalı aydınlatmalı eşikler, özel alüminyum kaplamalar ve dikiş detaylı deri koltuklar bu yenilikçi yaklaşımı pekiştiriyor. Standart özellikler arasında yer alan Head-up Display, 3D Çevresel Görüş Kamera Sistemi ve Gelişmiş İç Mekan Hava Temizleme Sistemi teknolojileri, Evoque'un konforlu sürüş deneyimini bir üst seviyeye çıkarıyor. Borusan Otomotiv Yetkili Satıcılarında Sergileniyor Range Rover ailesinin bu iki özel üyesi Range Rover Velar Belgravia Edition ve Range Rover Evoque Hoxton Edition, 17–18 Ekim tarihleri itibarıyla tüm Borusan Otomotiv Land Rover Yetkili Satıcılarında görülebilecek. Modeller, Ekim ayına özel takas desteği avantajıyla satışa sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması Başladı Haber

3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması Başladı

Kapadokya Üniversitesi'nin öncülüğünde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ulusal Yapay Zeka Buluşması başladı. 15-16 Ekim tarihlerinde iki gün sürecek buluşmada Türkiye'nin önde gelen yapay zekâ ve teknoloji liderleri sahne alıyor; akademi, kamu, iş dünyası, sivil toplum ve öğrenciler Türkiye'nin yapay zekâ geleceğini birlikte tartışıyor. Buluşma öncesinde düzenlenen basın toplantısına Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan ve Kapadokya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu katıldı. “Yapay zekâ ekosistemi güller kadar dikenler de barındırıyor” Rektör Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, buluşmanın kamu kurumlarını, özel sektörü, üniversiteleri ve öğrencileri bir araya getirerek ortak bir gelecek projeksiyonu oluşturmayı amaçladığını söyledi: “Bilim insanlarını, kamu kurumlarını, iş dünyasını, girişimcileri ve öğrencilerimizi Türkiye'nin yapay zekâ geleceğini birlikte düşünmek üzere üç yıldır bir araya getiriyoruz. Türkiye'nin bu alanda yetişmiş insan kaynağı, gelişen altyapısı ve kullanıma hazır pek çok çözümü var. Önümüzdeki hedef, bu kazanımları güçlendirmek ve sağlanan faydayı daha fazla kuruma, işletmeye ve bireye ulaştırmak.” Yapay zekanın eğitim, araştırma ve topluma hizmetin tüm katmanlarında kullanılmasını istediklerini belirten Karasar, “Ancak yapay zekâ ekosistemi yalnızca güllerle değil, dikenlerle de dolu bir bağ. Bu buluşmada ekonomik değer, ürünleştirme, insan kaynağı ve güvenilir yapay zeka kullanımı konularını ele alıyoruz” dedi. Karasar, üniversitenin çıkış noktası “evrensel” eğitim anlayışına da değindi. Cisco Networking Academy gibi uluslararası kuruluşlarla yapılan anlaşmalar sayesinde öğrencilere New York'ta, Chicago'da ya da Berlin'de okuyan bir öğrencinin aldığı müfredatın aynısının sunulduğunu; mikro yeterlilikler ve disiplinler arası yan dal programlarıyla farklı bölümlerdeki öğrencilerin de yapay zekayı kendi meslek alanlarında kullanmaya teşvik edildiğini anlattı. Üniversitenin akademik ve idari süreçlerinde de yapay zekadan ve geliştirdiği çözümlerden azami ölçüde yararlandığını ekledi. Alev Alatlı'nın mirası: Teknolojiye eleştirel bakış Üniversitenin kurucusu merhum Alev Alatlı'yı anan Karasar, “Seksenli yaşlarında dahi yapay zekâ ve blok zincir teknolojilerini yakından takip ederdi. Bunların insani, etik ve felsefi açıdan sorgulanması gerektiğini bize her zaman hatırlatırdı. Bu buluşmanın ana omurgasını da Alev Hoca'nın bize işaret ettiği bu istikamet oluşturuyor” diye konuştu. Karasar, tüm çalışmaların Alatlı'nın “akıl, ahlak, adalet ve adap” anlayışı doğrultusunda, insanın ve toplumun ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Anadolu'daki işletmelerin, özellikle KOBİ'lerin yeni teknolojilere ve uzmanlık desteğine erişebilmesinin önemine dikkat çeken Karasar, dijitalleşen dünyada Anadolu'daki üreticilerin dünyanın daha avantajlı görülen bölgelerindeki işletmelerle rahatça rekabet edebilmesini sağlayacak teknolojilere ulaşmasını hedeflediklerini söyledi. Veri güvenliği öncelikli meydan okuma Yapay zekâ çağının meydan okumalarına da değinen Karasar, veri güvenliğinin başı çektiğini belirtti: “Stratejik alanlarda verilerin zehirlenmesi ya da yok edilmesi gibi riskler var. Sonuçta bir makinenin analiz gücü ona verilen veriye dayanır; o verilerin korunması en önemli önceliklerden biri.” Karasar, veri ve yapay zekâ teknolojisinin birkaç büyük teknoloji şirketinin elinde toplandığı bir dünyada hem ülkenin stratejik tercihlerini korumak hem de gençlerin ileri teknolojilerden azami ölçüde yararlanmasını sağlamak için bir araya geldiklerini ifade etti. Bu yıl gençlerin katılımına özellikle önem verildiğini belirten Karasar, öğrenci sohbetleri, poster çalışmaları ve yapay zekâ uygulama gösterimleriyle gençlerin üretimlerine yer açıldığını söyledi. Buluşmanın sonunda ortak öncelikleri ve sorun alanlarını görünür kılacak bir bildirge yayımlanması planlanıyor. Karasar, üniversite, kamu, özel sektör ve sivil toplumdan katılımcılarla kamunun hazırladığı yapay zekâ eylem planlarına ve yol haritalarına katkı sunmayı amaçladıklarını da sözlerine ekledi. Nevşehir'e tematik teknopark kuruluyor Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan, Kapadokya Üniversitesi'nin kuruluş felsefesinde topluma faydalı olmak ve bölgesel kalkınmayı desteklemek bulunduğunu hatırlattı. Havacılık, sağlık, turizm ve gastronomi alanlarında sektörün önde gelen kurumlarıyla iş birlikleri yürüttüklerini belirten Aktan, son olarak farklı fakültelerdeki bilişimle ilgili bölümlerin geçen yıl Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi çatısı altında toplandığını söyledi. Aktan, “Lisans ve önlisans düzeyinde şu anda 17 teknoloji programımız var. Veri güvenliğinden yapay zekaya, programlamadan otonom sistemlere kadar sektörün ihtiyaç duyduğu iş gücünü yetiştiriyoruz” dedi. Aktan, Nevşehir Belediyesi ile bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Üniversitenin ana kurucu ortak olarak yer alacağı teknoparkın kuruluş aşamasında olduğunu söyledi. Bölgenin ihtiyaçlarına ve potansiyeline göre şekillenecek tematik teknoparkın tarım teknolojileri, sürdürülebilir turizm ve sürdürülebilirlik teknolojiler alanlarına odaklanması planlanıyor. Aktan, üniversitede geliştirilen çalışmaları ve girişimleri sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturacak Teknoloji Transfer Ofisi çalışmalarının da sürdüğünü belirtti. Aktan, yapay zekanın Türkiye'nin geneline yayılması gerektiğinin altını çizdi: “Yapay zekayı yalnızca teknolojiyi geliştirmek olarak düşünmemek lazım. Geliştirilen teknolojileri Türkiye'nin geneline yayılacak, farklı ölçekteki işletmelerde kullanılabilir ve etki yaratabilir hale getirmemiz gerekiyor. Yapay zekâ, çok küçük yatırımlarla çok önemli kazanımlar sağlanabilecek bir teknoloji.” “Kolektif akılla neler yapılabileceğinin kanıtı” Kapadokya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi ve buluşmanın düzenleme komitesinde yer alan Barış Karakullukçu, üç yıl önce bu işlerin İstanbul ve Ankara dışında da yapılması gerektiği inancıyla yola çıktıklarını söyledi. Karakullukçu, “Anadolu'da ekosistemin, endüstrinin ve toplumun yapay zekayı etik ve güvenli biçimde kullanarak daha iyi noktalara gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu toplantı, kolektif akılla neler yapılabileceğini net şekilde gösteriyor” dedi. Karakullukçu, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri ile Türkiye'de ve dünyada çalışan Türk akademisyen ve teknoloji liderlerinin yanısıra Bilişim Vakfı, TÜBİSAD ve Yapay Zeka Teknoloji Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de organizasyonda yer aldığını belirtti. Karakullukçu, yeni yayımlanan Yapay Zekâ Eylem Planı'nın uygulanmasının iki gün boyunca somut vakalar üzerinden ele alınacağını söyledi. Meslekler yok olmayacak, dönüşecek Basın toplantısında yapay zekanın meslekler üzerindeki etkisinin sorulması üzerine Barış Karakullukçu, yapay zekanın hiçbir mesleği yok etmeyeceğini ancak o mesleğin uygulayıcılarını dönüştüreceğini söyledi: “Radyoloji, yapay zekanın en iyi olduğu alanlardan biri. Ama radyolog yalnızca görüntüyü değerlendirmiyor; teşhisi, hastayla iletişimi ve süreci yönetiyor. Süreçlerin alt adımları değişecek ama roller tamamen ortadan kalkmayacak.” Kaan Aktan ise yapay zekanın önceki teknoloji devrimlerinden farklı olduğunu vurguladı: “Yayılım hızı çok yüksek. Kuralları netleşmeden, neye muktedir olduğu tam anlaşılmadan herkesin kullanmaya başladığı bir teknoloji haline geldi. Bu da bir tedirginlik yaratıyor. Ancak zaman içinde bunun mesleklerde bir dönüşümle sonuçlanacağını düşünmek gerekiyor.” Rektör Karasar da sorumluluğun makineye devredilemeyeceğini, her teknolojiyi kullananın bir sorumlusu olduğunu ve bunun mutlaka insan olması gerektiğini hatırlattı. Önde gelen markalar ve dünyaca ünlü üniversitelerden akademisyenler sahnede Buluşmada Koç Holding, Eczacıbaşı Topluluğu, Pegasus, Türk Telekom, Migros Online, PwC ve Amazon gibi kuruluşların teknoloji liderleri; telekomünikasyon, havacılık, gıda ve perakende sektörlerinden temsilciler deneyimlerini paylaşacak. Stanford ve Harvard gibi yapay zekâ alanında öncü çalışmalar yürüten üniversitelerde görev yapan Türk akademisyenler de programda yer alıyor. Yapay zekâ ajanları ve bu teknolojinin kurumlara güvenli biçimde yerleştirilmesi öne çıkan başlıklar arasında. Cuma günü ise başarılı yapay zekâ girişimlerinin yer alacağı bir Demo Day düzenlenecek. Buluşma öncesinde beş kitap yayımlandı Kapadokya Üniversitesi Yayınları, buluşma öncesinde yapay zeka üzerine beş kitap yayımladı. Kitaplar arasında lise ve üniversite öğrencileri arasında düzenlenen yapay zeka proje ve poster yarışmalarının derlendiği bir kitapçık, Barış Karakullukçu'nun teknoloji ve yapay zeka yolculuğunu anlattığı hatırat, yapay zekanın stratejik boyutlarını ele alan bir eser, Milli Eğitim eski Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer ile İTÜ'den Prof. Dr. Altan Çakır'ın yapay zeka, makine öğrenmesi ve hesap verebilirlik üzerine kaleme aldığı çalışma ve geçen yılki ikinci buluşmanın sonuçlarını derleyen bir kitap yer alıyor. Kitaplar etkinlik boyunca stantlarda katılımcılarla buluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN EXPO 2026: İSTANBUL'DA ÜRETİM, TİCARET VE YATIRIM BULUŞMASI Haber

GİRESUN EXPO 2026: İSTANBUL'DA ÜRETİM, TİCARET VE YATIRIM BULUŞMASI

GİRESUN EXPO 2026: İSTANBUL'DA ÜRETİM, TİCARET VE YATIRIM BULUŞMASI Giresun’un ekonomik potansiyelini İstanbul’da tanıtmak amacıyla düzenlenen Giresun EXPO 2026, 8-11 Ekim tarihleri arasında Yenikapı’daki Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Şebinkarahisarlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ŞEBİNSİAD), Giresun Federasyonu ve Giresun Vakfı iş birliğiyle düzenlenen organizasyon, Giresun'da ve Türkiye'nin farklı şehirlerinde faaliyet gösteren iş insanlarını, üreticileri, sanayicileri ve yatırımcıları aynı platformda buluşturuyor. “Giresun İçin İş Birliği, Türkiye İçin Güç Birliği” sloganıyla gerçekleştirilen dört günlük etkinlikte, Giresun’un yalnızca tarım ve fındık üretimindeki gücü değil, sanayi, teknoloji, turizm ve hizmet sektörlerindeki faaliyetleri de tanıtılıyor. KATILIMCI FİRMALAR FARKLI SEKTÖRLERDEN Giresun EXPO'nun resmî internet sitesinde 86 katılımcı firma ve 100 stant bilgisi yer alırken, açılışın ardından yayımlanan bazı haberlerde katılımın 120 firmaya ulaştığı belirtildi. Farklı rakamların kapsamına ilişkin nihai bir açıklama bulunmuyor. Fuarda gıda ve tarım ürünlerinden metal ve makine sanayisine, enerji teknolojilerinden mobilyaya, turizmden sağlık hizmetlerine kadar çok sayıda sektör temsil ediliyor. Katılımcılar arasında fındık ve gıda sektöründen Fındıko Gıda, Hıdır Fındık ve Freşa; teknoloji alanında Giresun Teknopark, sanayi alanında ise farklı metal ve makine üreticileri yer alıyor. Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi de organizasyona katılarak bölgenin üretim altyapısını ve sanayi potansiyelini tanıttı. GİRESUNLU FİRMALAR İÇİN YENİ PAZAR VE İŞ BİRLİĞİ HEDEFİ Organizasyonun ekonomik açıdan öne çıkan hedeflerinden biri, Giresunlu firmaların yalnızca ürünlerini sergilemesi değil, yeni müşteriler, tedarikçiler ve yatırımcılarla doğrudan iletişim kurabilmesi. Fuar hazırlıkları kapsamında şirketler arasında işletmeden işletmeye (B2B) ticari görüşmeler yapılması, savunma sanayisi ve tersaneler başta olmak üzere farklı sektörlerin satın alma temsilcileriyle üreticilerin buluşturulması hedeflendi. Bu temasların yeni siparişlere, tedarik anlaşmalarına, ortak üretim çalışmalarına ve farklı pazarlara açılma imkânlarına dönüşmesi amaçlanıyor. Özellikle Giresun'daki küçük ve orta ölçekli işletmelerin İstanbul'daki iş çevreleriyle bağlantı kurabilmesi, organizasyonun uzun vadeli ekonomik hedefleri arasında bulunuyor. GİRESUN EKONOMİSİNE KATKISI NASIL ÖLÇÜLECEK? Giresun EXPO 2026, farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların ve Giresunlu iş insanlarının bir araya gelmesini sağlayarak kentin üretim ve yatırım potansiyelinin tanıtılmasına katkıda bulundu. Bununla birlikte organizasyon kapsamında gerçekleşen toplam satış tutarı, imzalanan ticari sözleşmelerin değeri, kesinleşmiş yeni yatırımlar ve oluşturulan istihdam hakkında henüz doğrulanmış toplu sonuçlar açıklanmadı. Bu nedenle fuarın Giresun ekonomisine sağladığı doğrudan mali katkının büyüklüğü şu aşamada belirlenemiyor. Organizasyonun ekonomik başarısının daha somut değerlendirilebilmesi için fuar sonrasında kurulan ticari bağlantıların, gerçekleşen siparişlerin, yatırım anlaşmalarının ve yeni iş birliklerinin sonuçlarının ortaya konulması gerekiyor. GİRESUN'UN TANITIMINDAN TİCARİ KAZANIMA Giresun EXPO 2026’nın bir diğer önemli yönünü, İstanbul'da yaşayan Giresunlular ile memleketlerinde üretim ve ticaret yapan işletmeler arasında yeni bağlantılar kurulması oluşturuyor. Giresun'un yöresel değerlerinin, markalarının, sanayi altyapısının ve yatırım imkânlarının aynı organizasyonda tanıtılması, kentin ekonomik kimliğinin daha geniş çevrelerde görünür olmasına imkân sağlıyor. Dört günlük buluşmanın ardından asıl beklenti ise kurulan ilişkilerin kalıcı ticari ortaklıklara dönüşmesi ve ortaya çıkacak ekonomik fırsatların Giresun'daki üretim, yatırım ve istihdama yansıması. Kaynaklar: Giresun EXPO 2026 resmî katılımcı ve basın kayıtları; Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi'nin 9 Ekim 2026 tarihli açıklaması; GiresunSonhaber'in 17 Eylül 2026 tarihli organizasyon hazırlıkları haberi;

Akıncı’dan MGK Mühimmatı ile İlk Atışta Tam İsabet Haber

Akıncı’dan MGK Mühimmatı ile İlk Atışta Tam İsabet

Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Türkiye’nin taarruzi insansız hava aracı savaş uçağı AKINCI, test programı kapsamında MGK mühimmatı ile gerçekleştirdiği ilk atış testini tam isabet bularak başarıyla tamamladı. Baykar tarafından millî ve özgün olarak geliştirilen AKINCI TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı), yerli ve millî alt sistemler ile mühimmatların entegrasyonu sayesinde kabiliyetlerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda AKINCI, Aselsan tarafından milli imkânlarla geliştirilen Morfoz Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirilen atış testinde hedefini tam isabetle vurdu. İLK ATIŞTA HEDEFİNİ VURDU AKINCI, test faaliyeti kapsamında Tekirdağ’daki Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden Aselsan tarafından tamamen yerli bileşenlerle geliştirilen MGK ve Roketsan ile STM tarafından geliştirilen Alpagut mühimmatlarıyla havalandı. Saros Körfezi’nde gerçekleştirilen ilk atış testinde MGK ile belirlenen hedefi tam isabetle vuran AKINCI, atış testinin başarıyla tamamlanmasının ardından Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’ne geri döndü. MİLLİ MÜHİMMAT ÇEŞİTLİLİĞİ Bugüne kadar milli TİHA’nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-300 Süpersonik Füze, İHA-230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze, ÇAKIR Seyir Füzesi ile EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat, SUNGUR Hava Savunma Füzesi ve en son MGK başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip bu milli mühimmat çeşitliliği sayesinde AKINCI, farklı hedef türlerine karşı görev yapabilen bir harekât ve taarruz kabiliyeti kazandı. İHRACAT ŞAMPİYONU Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR 2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

Mobilitenin Geleceği Praticar ile Şekilleniyor Haber

Mobilitenin Geleceği Praticar ile Şekilleniyor

Praticar, araç kiralama deneyimini teknolojinin sunduğu yeni olanaklar ve değişen kullanıcı beklentileri doğrultusunda geliştirerek mobilite ekosisteminin dönüşen ihtiyaçlarına yeni çözümlerle katkı sağlamayı hedefliyor. Yapay zekâ, veri analitiği ve yeni nesil ulaşım çözümlerini odağına alan Praticar, araç kiralamanın ötesine geçerek daha bütüncül ve esnek bir mobilite deneyiminin temellerini atıyor. İnsanların şehirlerle, zamanla ve birbirleriyle kurduğu ilişkinin niteliği değiştikçe mobilite biçimleri de yeniden şekilleniyor. İhtiyaç duyulan anda doğru seçeneğe erişebilmek, farklı ulaşım biçimleri arasında geçiş yapabilmek ve bütün bu süreci mümkün olduğunca kişiselleştirebilmek giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu dönüşüm, mobiliteyi tek bir hizmet kategorisinden çıkararak birbirine entegre ihtiyaçların oluşturduğu daha geniş bir alan haline getiriyor. Anadolu Grubu’nun yeni nesil mobilite markası Praticar, geleceğe ilişkin yaklaşımını bu değişim üzerinden şekillendiriyor. Farklılaşan kullanıcı beklentilerini ve mobilite dünyasında yaşanan teknolojik gelişmeleri yakından takip eden marka, araç kiralama deneyimini sürekli geliştiren ve bu alandaki yeni ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verebilen bir yapıya ulaşmayı hedefliyor. Bu yaklaşımda araç kiralama, Praticar’ın bugün sunduğu hizmetlerin merkezinde yer alırken, markanın gelecekteki gelişim alanları için de önemli bir başlangıç noktası oluşturuyor. Praticar’ın entegre bir mobilite platformuna dönüşme hedefinin merkezinde ise kullanıcının değişen hareketlilik ihtiyaçlarına yanıt verebilen esnek bir dijital altyapı bulunuyor. Yapay zekâ, veri analitiği ve yeni nesil ulaşım çözümlerini odağına alan Praticar, böylece araç kiralamanın sınırlarını genişletirken mobilite deneyimini de daha bütüncül bir yapıya taşımaya hazırlanıyor. Veriden Kişiselleştirilmiş Mobilite Deneyimine Praticar, dijital altyapısını kullanıcı deneyimini geliştirmeyi destekleyen önemli bir alan olarak görüyor. Marka, veri analitiği ve yapay zekâ gibi teknolojilerin sunduğu olanaklardan yararlanarak kullanıcı ihtiyaçlarını daha yakından anlamayı ve hizmetlerini bu doğrultuda geliştirmeyi amaçlıyor. Yeni nesil teknolojiler, operasyonel süreçlerin yanı sıra kullanıcı deneyiminde iyileştirme alanlarının belirlenmesine de katkı sağlayabilecek araçlar olarak değerlendiriliyor. Praticar, düzenli olarak gerçekleştirdiği memnuniyet araştırmalarıyla da binlerce kullanıcı geri bildirimi topluyor. Bu verileri analiz ederek kullanıcıların hangi aşamalarda zorlandığını ve deneyimin hangi noktalarında iyileştirmeye ihtiyacı olduğunu daha iyi anlamaya çalışıyor. Böylece kullanıcıdan gelen bilgi geçmiş deneyimi ölçen bir gösterge olmanın yanında gelecekte sunulacak hizmetlerin tasarımını da yönlendiren değerli bir girdiye dönüşüyor. Praticar’ın teknoloji yaklaşımı bununla da sınırlı kalmıyor. Akıllı fiyatlama modelleri, veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarıyla desteklenen altyapının orta ve uzun vadede daha da geliştirilmesi planlanıyor. Buradaki amaç, hizmetin arka planındaki karar mekanizmalarını veriyle destekleyerek geliştirmek ve kullanıcı ihtiyaçlarına daha uygun çözümler sunabilmek. Bu bakış açısı sayesinde Praticar, her geçen gün kullanıcının ihtiyaçlarını daha fazla anlayabilen, değişen koşullara kusursuzca yanıt verebilen ve deneyimi zaman içinde kişiselleştirebilen bir mobilite platformu olma yolunda hızla ilerliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUNLU GENÇLER TEKNOFEST’TE TÜRKİYE ŞAMPİYONU Haber

GİRESUNLU GENÇLER TEKNOFEST’TE TÜRKİYE ŞAMPİYONU

GİRESUNLU GENÇLER TEKNOFEST’TE TÜRKİYE ŞAMPİYONU Giresun Gençlik Merkezi bünyesinde çalışmalarını sürdüren OG Mühendisleri takımı, TEKNOFEST 2026 Mesleki Yetenek Yarışması’nın Orta Gerilim Teknolojileri Kategorisi’nde 90,35 puanla Türkiye birinciliğini elde etti. Emre Canbay, Mert Kuru ve danışman Melikşah Enis Özkaya’dan oluşan ekip, Giresun’a teknoloji ve mesleki yeterlilik alanında Türkiye şampiyonluğu kazandırdı. GİRESUN’DAN DİYARBAKIR’A UZANAN ŞAMPİYONLUK Giresun Gençlik Merkezi bünyesinde hazırlanan OG Mühendisleri takımında takım kaptanı Emre Canbay, takım üyesi Mert Kuru ve danışman Melikşah Enis Özkaya yer aldı. Takım, Diyarbakır’daki Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen TEKNOFEST 2026 Mesleki Yetenek Yarışması finalinde, Orta Gerilim Teknolojileri Kategorisi’nde yarıştı ve 90,35 puanla Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. TEKNOFEST’in resmî takvimine göre Mesleki Yetenek Yarışması final etabı 18–20 Eylül 2026 tarihlerinde Diyarbakır’da gerçekleştirildi. TEKNİK BİLGİ VE SAHA BECERİSİYLE GELEN BİRİNCİLİK TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması; elektrik, enerji, otomasyon, üretim ve elektronik gibi alanlarda katılımcıların teknik bilgi ve uygulama becerilerini gerçek çalışma koşullarına yakın görevlerle ölçüyor. Giresun ekibinin şampiyon olduğu Orta Gerilim Teknolojileri Kategorisi’nde enerji altyapılarında güvenli çalışma, arıza tespiti ve manevra süreçlerine yönelik mesleki yetkinlikler değerlendiriliyor. Yarışma genelinde teknik bilgiyle birlikte el becerisi, problem çözme ve takım çalışması da değerlendirme kapsamında bulunuyor. GİRESUN’A TEKNOLOJİ ALANINDA GURUR VEREN BAŞARI Türkiye’nin farklı illerinden gençlerin ve teknik ekiplerin katıldığı organizasyondan birincilikle dönen OG Mühendisleri’nin başarısı, Giresun adına önemli bir teknoloji ve mesleki eğitim başarısı olarak kayıtlara geçti. Giresun’u Türkiye şampiyonluğuna taşıyan Emre Canbay’ı, Mert Kuru’yu, danışman Melikşah Enis Özkaya’yı ve çalışmalarına imkân sağlayan Giresun Gençlik Merkezi’ni kutluyoruz. Takımın şampiyonluk ödülünün, Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün açıklamasına göre 30 Eylül–4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında takdim edilmesi bekleniyor.

Tüp Bebekte 6 Yenilikçi Yöntem Haber

Tüp Bebekte 6 Yenilikçi Yöntem

Bilim ilerledikçe çocuk sahibi olma yolculuğu da değişiyor. Bir zamanlar bilim kurgu gibi görünen teknolojiler artık tüp bebek laboratuvarlarının kapısından içeri giriyor. Embriyoların gelişimini 24 saat izleyen kameralar, transfer için en uygun embriyoyu belirlemeye yardımcı olan yapay zeka sistemleri, genetik analizler ve kişiye özel tedaviler… Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Merkezi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş tüp bebekte yeni dönemin, “daha fazla işlem” değil, doğru embriyoyu ve doğru tedaviyi daha hassas biçimde belirleme üzerine kurulduğunu vurguluyor. Milyonlarca çift için yıllardır önemli bir seçenek olan tüp bebek tedavisinde, günümüzde laboratuvarlarda kullanılan yöntemlerin çok daha ileri bir noktaya ulaştığını belirten Prof. Dr. Tıraş “Artık yumurta ile spermin laboratuvarda buluşturulmasının ötesinde bir dönemden söz ediyoruz. Embriyonun gelişimi saat saat takip edilebiliyor, genetik özellikleri transferden önce değerlendirilebiliyor hatta yapay zekadan hangi embriyonun öncelikli olarak transfer edilebileceği konusunda destek alınabiliyor” diyor. Prof. Dr. Bülent Tıraş, tüp bebek tedavisinde son yıllarda yaşanan gelişmeleri, ileri teknolojiyle birlikte öne çıkan 6 yenilikçi yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Embriyoyu 24 saat izleyen teknoloji Prof. Dr. Bülent Tıraş, tüp bebek tedavisinin en kritik sorularından birinin ‘hangi embriyonun transfer edilmesi gerektiği’ olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Klasik yöntemde embriyoların gelişimi belirli zamanlarda mikroskop altında değerlendiriliyor. Ancak yeni nesil zaman atlamalı ( time-lapse) görüntüleme sistemleri, embriyoların gelişimini, bulundukları özel cihazdan çıkarılmadan belirli aralıklarla görüntülemeye olanak sağlıyor. Böylece birkaç günlük gelişim süreci adeta bir film gibi izlenebiliyor. Hücre ne zaman bölündü? Bölünmeler düzenli gerçekleşti mi? Embriyo hangi hızda gelişti? Bu bilgiler embriyologlara embriyonun gelişim süreci hakkında çok daha ayrıntılı bir tablo sunabiliyor. Yapay zeka tüp bebek laboratuvarında Tüp bebekte dikkat çeken gelişmelerden biri de; görüntülerin artık yapay zeka tarafından da analiz edilebilmesi. Yapay zeka, embriyoların gelişim sürecine ait görüntüleri inceleyerek gelişim özelliklerini değerlendirmeye ve embriyologların hangi embriyoların öncelikli değerlendirilebileceğine karar vermesine yardımcı oluyor. Prof. Dr. Tıraş “Bu durum kulağa ‘Bebeği yapay zeka seçiyor’ gibi gelebilir. Ancak gerçek bundan daha farklı. Son kararı hala hekim ve embriyolog veriyor. Yapay zeka ise uzmanların karar sürecini destekleyebilecek yeni bir araç olarak araştırılıyor ve bazı merkezlerde kullanılıyor” diyor. Embriyoya transferden önce genetik inceleme Tüp bebek tedavisindeki en önemli gelişmelerden biri de embriyoların genetik olarak değerlendirilebilmesi. Preimplantasyon Genetik Testleri (PGT) sayesinde belirli durumlarda embriyolar rahme transfer edilmeden önce genetik açıdan incelenebiliyor. Örneğin; ailede bilinen belirli bir tek gen hastalığının bulunması durumunda PGT-M kullanılabilirken, PGT-A ile embriyolardaki kromozom sayısı farklılıkları değerlendirilebiliyor. Ancak genetik test yapılması, her hastada gebelik garantisi anlamına gelmiyor. Özellikle PGT-A’nın tüm tüp bebek hastalarına rutin olarak uygulanmasının canlı doğum oranını artırdığı gösterilmiş değil. Bu nedenle genetik testlerin gerekliliği hastanın yaşı, öyküsü ve tedavinin özelliklerine göre değerlendirilmek zorunda. Tüp bebekte kişiye özel tedavi dönemi Günümüzde herkese aynı tedavinin uygulandığı yaklaşımdan giderek uzaklaşılıyor. Anahtar kelime; kişiselleştirme! Tedavinin daha ilk aşamasında kişiselleştirme giderek önem kazanıyor. Çünkü 25 yaşındaki bir hastanın yumurtalık rezervi ve tedaviye vereceği yanıt ile 39 yaşındaki bir hastanınki aynı değil. Yaş, yumurtalık rezervi, hormon değerleri, önceki tedavilerde alınan sonuçlar ve yumurta sayısı gibi faktörler değerlendirilerek yumurtalık uyarımında kullanılan ilaçların dozları ve protokolleri kişiye göre planlanabiliyor. Yumurta ve embriyoların dondurulmasında teknoloji ilerliyor Tüp bebek tedavisini değiştiren en önemli teknolojilerden biri de vitrifikasyon, yani hızlı dondurma yöntemi. Bu teknik sayesinde yumurta ve embriyolar çok hızlı şekilde dondurularak daha sonra kullanılmak üzere saklanabiliyor. Özellikle embriyo dondurma, günümüzde tüp bebek tedavisinin rutin ve önemli parçalarından biri haline gelmiş durumda. Robotik teknolojiler de tüp bebek laboratuvarına giriyor Prof. Dr. Bülent Tıraş “Belki de geleceğin tüp bebek merkezlerinde bugünkünden çok daha farklı laboratuvarlarla karşılaşacağız. Görüntü destekli robotik mikropipet sistemleri, otomatik embriyo değerlendirme teknolojileri, mikroakışkan kültür sistemleri ve yapay zeka destekli analizler araştırmaların odağında. Bu teknolojilerin önemli bir bölümü henüz gelişim ve klinik doğrulama aşamasında olsa da hedef oldukça net: Daha az hata, daha standart laboratuvar koşulları ve daha kişiselleştirilmiş tedavi. Ancak en pahalı veya en teknolojik tedavi, her zaman en başarılı tedavi anlamına gelmiyor. Tüp bebekte başarı, doğru teknolojinin, doğru hastaya, doğru zamanda uygulanmasından geçiyor” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.