Hava Durumu

#Teknoloji

giresunsonhaber - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ZABITA KOORDİNASYON MERKEZİ DEVREDE Haber

ZABITA KOORDİNASYON MERKEZİ DEVREDE

GİRESUN’DA KENT GÜVENLİĞİNDE YENİ DÖNEM ZABITA KOORDİNASYON MERKEZİ DEVREDE Giresun Belediyesi, kent düzenini sağlamak ve zabıta denetimlerini daha hızlı hale getirmek amacıyla Zabıta Kent Güvenliği Koordinasyon Merkezi’ni hizmete açtı. Şehrin ana arterlerine yerleştirilen kameralarla kaldırım işgali, çöp bırakılması, sigara izmariti atılması ve yasak saatlerde araç girişi gibi ihlaller anlık olarak izlenecek. Belediye, 45 aktif kameraya ek olarak 19 yeni kamerayı da sisteme dahil etmeye hazırlanıyor. TEKNOLOJİ DESTEKLİ DENETİM BAŞLADI Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü bünyesinde kurulan yeni koordinasyon merkeziyle birlikte kent denetiminde teknoloji destekli yeni bir aşamaya geçildi. Belediye yönetimi, şehir genelindeki yoğun noktaları izleyen sistem sayesinde zabıta ekiplerinin sahaya daha hızlı yönlendirileceğini ve müdahalenin daha etkin hale geleceğini açıkladı. Yeni uygulama kapsamında, özellikle yayaların kullanım alanlarını işgal eden unsurlar, çevre kirliliğine yol açan görüntüler ve belirlenen kurallara aykırı araç hareketleri merkeze yansıyacak. Böylece ekipler, tespit edilen ihlallere kısa sürede müdahale edebilecek. 45 AKTİF KAMERA, 19 YENİ TAKVİYE Belediye tarafından yapılan bilgilendirmeye göre sistem şu anda 45 aktif kamerayla çalışıyor. Yakın süreçte kurulacak 19 ilave kamerayla birlikte kapsama alanının daha da genişletilmesi planlanıyor. Kameraların 7 gün 24 saat kayıt yapacağı belirtilirken, uygulamanın özellikle ana arterler ve yoğun noktalarda devreye alındığı bildirildi. BAŞKAN KÖSE SİSTEMİ YERİNDE İNCELEDİ Koordinasyon Merkezi’nin açılışı Belediye Başkanı Fuat Köse’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Merkezde incelemelerde bulunan Köse, yetkililerden sistemin işleyişine ilişkin bilgi aldı. Kamera görüntülerini izleyen Köse’nin, tespit edilen aykırılıklar konusunda sahadaki ekiplere telsizle talimat verdiği görüldü. Açılışta konuşan Köse, zabıta ekiplerinin şehir düzeni ve kamu yaşamının işleyişi açısından önemli bir görev üstlendiğini belirterek, yeni merkezin bu çalışmaları daha güçlü hale getireceğini ifade etti. “KENT DÜZENİ DAHA YAKINDAN TAKİP EDİLECEK” Başkan Fuat Köse, sistemin yalnızca görüntü izleme merkezi olmadığını, aynı zamanda kent düzenini korumaya dönük aktif bir denetim altyapısı oluşturduğunu söyledi. Köse, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Sistemimizde 45 aktif kamera bulunuyor. İlave olarak yakın zamanda 19 yeni kamera ile sistemimizi daha da güçlendireceğiz. Bu kameralar 7 gün 24 saat boyunca kayıtta olacak. Bu sayede şehrimizde olup biten her hareketi güvenle takip edeceğiz. Bu sistemle, özellikle kaldırım işgalleri, gelişigüzel çöp bırakılması, halkın dini duygularını suistimal eden dilenciler, sigara izmariti atılması gibi zabıtanın denetiminde olan birçok konuyu anında tespit edeceğiz. Ayrıca, cadde ve sokaklarımızda encümen kararlarıyla belirlenmiş saatler dışında araç girişlerini de takip edeceğiz.” HEDEF: DAHA DÜZENLİ, DAHA KONTROLLÜ BİR KENT Belediye yönetimi, yeni sistemin hem yaya güvenliğine katkı sunacağını hem de kent yaşamındaki düzensizliklerin daha hızlı tespit edilmesini sağlayacağını vurguluyor. Özellikle yoğun kullanılan cadde ve sokaklarda kuralların uygulanabilirliğini artırması beklenen koordinasyon merkezinin, zabıta hizmetlerinde yeni bir dönemin kapısını araladığı değerlendiriliyor. Başkan Köse de, Giresun’u daha modern ve güvenli bir şehir haline getirmek için çalışmayı sürdüreceklerini belirterek, kurulan merkezin kente hayırlı olmasını diledi.

SARSILMAZ’dan Enforce TAC Fuarı’nda İki Yeni Global İş Birliği Haber

SARSILMAZ’dan Enforce TAC Fuarı’nda İki Yeni Global İş Birliği

Türk savunma sanayi sektörünün lider şirketi SARSILMAZ, Enforce TAC Fuarı’nda insansız savunma sistemleri konusunda Macaristan ve AB Bölgesi’nde başarılı çözümler geliştiren HT Division ve ağır tonajlı araç üreticisi Slovenyalı PK Auto şirketleri ile stratejik iş birlikleri için görüşmelere başladı. Her iki görüşme, NATO üyesi ülkelerin şirketleri arasında gerçekleşmesi bakımından stratejik önem taşıyor. Türk savunma sanayi sektörünün lider şirketi SARSILMAZ, Enforce TAC Fuarı’na uluslararası firmalarla gerçekleştirdiği işbirliği görüşmeleriyle damga vurdu. İlk görüşme insansız savunma sistemleri konusunda Macaristan ve AB Bölgesin’de başarılı çözümler geliştiren HT Division şirketi ile gerçekleştirildi. Proje kapsamında HT Division’ın atış destek göreviyle geliştirdiği insansız kara aracına, SARSILMAZ/BEST Savunma UKSS silah sistemi entegre edilecek. SARSILMAZ/BEST Savunma Uzaktan Komutalı Savunma Sistemi (UKSS) HT Divison insansız operasyon aracına entegre edilerek fuarda HT Division standında sergileniyor. SARSILMAZ TUSAŞ ortaklığıyla faaliyet gösteren TR MEKATRONİK’in halihazırda orta kalibreli silahlarının entegre edildiği Slovenyalı PK Auto ile gerçekleştirilen görüşme kapsamında ise işbirliği ve yeni projeler gündeme geldi. İki şirket fuar sonrasında temas ve görüşmelerini sürdürerek yakında zamanda yeni işbirliklerini duyurmaya hazırlanıyor. PK Auto savunma ve arama-kurtarma alanlarında kullanılmak üzere geniş bir yelpazede düşük voltajlı otonom elektrikli araçlar geliştirme konusunda bölgenin öncü firmalarından biri olarak dikkat çekiyor. Avrupa Savunma sanayii sektöründeki vizyoner şirketlerden Macar HT Division ve Slovenyalı PK Auto ile gerçekleştirilen görüşme ve çalışmaların, bilgi transferi ve teknolojik ilerleme açısından son derece yararlı olduğunu vurgulayan SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M.Nuri Kızıltan, “Değişen dünyanın güvenlik zorluklarını karşılayacak yenilikçi savunma sistemleri tasarlayan global şirketler olarak güçlerimizi birleştiriyoruz. SARSILMAZ’ın 150 yıla yakın tecrübesi ve vizyonu ile son yıllarda odaklandığı alanlardan biri olan uzaktan komutalı silah sistemlerini (UKSS) HT Division’ın insansız kara aracına entegre ediyoruz. Öte yandan SARSILMAZ’ın TR MEKATRONİK orta kalibreli silahlarını, Slovenya’nın öncü şirketlerinden olan PK Auto araçlarına entegre ediyoruz. Bu iş birlikleri, SARSILMAZ’ın geliştirdiği savunma sistemlerinin üstün performans ve uyumluluğunun da bir göstergesi niteliğinde. Elde ettiğimiz bu başarıdan dolayı çok mutluyuz. NATO üyesi ülkelerin şirketleri olarak geliştirdiğimiz bu ortak sinerjinin farklı yeni iş birliklerinin doğmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” değerlendirmesini yaptı. Türk şirketlerinin başarılı projeleriyle savunma ihracatında Türkiye’nin payının her geçen yıl arttığını hatırlatan Nuri Kızıltan, “Savunma alanında ülkemizin köklü şirketlerinden biri olarak gerçekleştirdiğimiz ihracatla ülke ekonomisine katma değerli katkı sunmanın gururunu yaşıyoruz. İleri teknoloji alanında yeni iş birlikleriyle ülkemize olan katkımızı artırmak için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN TEKNOPARK’TA ANA İDARE BİNASI VE KULUÇKA MERKEZİ YÜKSELİYOR Haber

GİRESUN TEKNOPARK’TA ANA İDARE BİNASI VE KULUÇKA MERKEZİ YÜKSELİYOR

GİRESUN TEKNOPARK’TA ANA İDARE BİNASI VE KULUÇKA MERKEZİ YÜKSELİYOR Giresun Teknopark Ana İdare Binası ve Kuluçka Merkezi Projesinde inşaat çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Kurucu ortakları arasında **Giresun Üniversitesi**nin de bulunduğu Giresun Teknopark, bu yatırımla birlikte bölgenin teknoloji, AR-GE ve inovasyon altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Projenin Ocak 2027 tarihinde hizmete alınması planlanıyor. AR-GE ve girişimcilik faaliyetlerini tek çatı altında toplayacak şekilde tasarlanan projede, Test Laboratuvarı ve Prototip Atölyesi araştırmacıların kullanımına sunulacak. Fikirlerin ticarileşmesini desteklemek amacıyla Ön Kuluçka Merkezi ve Kuluçka Merkezi alanları oluşturulurken, teknopark bünyesinde faaliyet gösterecek firmalar için AR-GE Ofisleri ve İdari Ofisler de projede yer alıyor. Akademik ve sektörel etkileşimin artırılması amacıyla yapıda Konferans Salonu, Fuaye Alanı ve Toplantı Salonları planlandı. Bunun yanı sıra depo alanları, hizmetli odaları ve teknik hacimler ile binanın tüm operasyonel ihtiyaçlarının karşılanması öngörülüyor. Sosyal donatılarıyla da dikkat çeken projede, yoğun çalışma temposu içindeki personel ve girişimciler için Fitness Salonu, Dinlenme Odası, Restoran ve tam donanımlı Mutfak alanları yer alacak. Böylece modern, konforlu ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşturulması amaçlanıyor. Projenin geldiği aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Muhammet Anıl Kaya, tamamlandığında merkezin yalnızca bir bina değil, girişimcilerin tüm ihtiyaçlarına tek noktadan yanıt veren yaşayan bir teknoloji üssü olacağını vurguladı. Kaya, modern ofislerden ileri teknik donanımlı laboratuvarlara, sosyal alanlardan konferans salonlarına kadar bütünleşik bir ekosistem inşa ettiklerini ifade etti. İnşaat sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Giresun Teknopark Ana İdare Binası ve Kuluçka Merkezinin, bölge ekonomisine, istihdama ve girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sağlaması bekleniyor.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE TOPLULUĞU’NDAN 10. YILDA GURURLANDIRAN BAŞARI Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE TOPLULUĞU’NDAN 10. YILDA GURURLANDIRAN BAŞARI

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE TOPLULUĞU’NDAN 10. YILDA GURURLANDIRAN BAŞARI Giresun Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Çevre Topluluğu, kuruluşunun 10. yılında önemli bir başarıya imza atarak Milli Teknoloji Kulüpler Birliği’ne kabul edildi. Kurulduğu günden bu yana çevre bilincinin geliştirilmesi, doğa sevgisinin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir yaşam farkındalığının artırılması amacıyla çalışmalar yürüten topluluk; il içi ve il dışındaki etkinlikleri, gönüllülük esaslı projeleri ve farkındalık faaliyetleriyle dikkat çekiyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda ve TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirilen Milli Teknoloji Kulüpler Birliği bünyesine dâhil olan Giresun Üniversitesi Çevre Topluluğu, bu platform sayesinde çevre bilincini teknoloji ve inovasyonla birleştirmeyi hedefliyor. Topluluk, yeni dönemde Türkiye’nin farklı üniversitelerindeki öğrenci kulüpleriyle iş birliği yaparak ortak projelerde yer alma imkânı da elde edecek. Topluluğun akademik danışmanlığını yürüten Özlem Tunç Dede, topluluk başkanı Arda Çetinkaya, genel koordinatör Hatice Ece Kırk, yönetim kurulu üyeleri ve emeği geçen tüm öğrenciler tebrik edilerek, çevre odaklı çalışmalarında başarılar dilendi. Giresun Üniversitesi Çevre Topluluğu’nun bu başarısı, üniversite gençliğinin çevre, bilim ve teknoloji ekseninde artan etkinliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek Haber

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek

EY’ın Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi'ndeki Nadir Toprak Elementleri Çalışmasına göre; akıllı telefonlar, hibrit ve elektrikli araçlar, yeşil enerji sistemleri, veri merkezleri, savunma ve sağlık teknolojileri gibi çoğalan uygulama alanları, nadir toprak elementlerine (NTE) olan dünya çapındaki talebi hızla artırıyor. Özellikle bileşenlerde bulunan “mıknatıs” kullanımı, önümüzdeki 10 yıllık süreçte yıllık %9 büyüme gösterecek şekilde tahmin ediliyor. Öte yandan Avrupa'nın nadir toprak elementleri hammaddesi ve mıknatıs tedarikinde Çin'e duyduğu bağımlılık devam ediyor. Ancak Çin'in 2023 yılından bu yana nadir toprak elementleri ihracatına uyguladığı lisans ve kontrol tedbirleri, birçok sektörün hammadde ikmalinde gecikmelere ve zorluklara neden oluyor. Bunun sonucu olarak yaşanan darboğazlar, bazı sektörlerde üretimi durma noktasına getiriyor. Araştırma, nadir toprak elementlerinin tedarik güvencesi endişeleri nedeniyle, 2025'in ilk 10 ayında belirli (en büyük beş) NTE üretici firmasının piyasa değerinin %175 artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Uluslararası danışmanlık hizmetleri firması EY; önde gelen ekonomilerin politika oluşturmasında etkili olan nadir toprak elementlerine (NTE’ler) yönelik araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Araştırma; nadir toprak elementlerinin modern teknolojiler için önemi ve Çin’in küresel tedarik zincirindeki baskın konumunu ve bu konudaki jeopolitik ve ekonomik riskleri vurguluyor. Araştırmaya göre; Çin’in, stratejik kaynak olarak tanımladığı nadir toprak elementleri alanındaki üstünlüğü sürüyor. Avrupa Bölgesi ise alternatif kaynaklar ve geri dönüşüm stratejileriyle nadir toprak elementlerine bağımlılığını azaltma çabası içerisinde. 2026 sonuna kadar nadir toprak elementleri temsil eden 17 elementin 12'sine ihracat lisansı getirilebileceği belirtiliyor. Yeni elementler eklenmediği durumda, Çin’in şu anda yalnızca yedi NTE ürününde uyguladığı düzenlemelerin daha da genişleyebileceği, bu durumun AB’nin kritik mineral olarak tanımladığı hammaddelere erişimini daha da zorlaştıracağı ifade ediliyor. Küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik artıyor Nadir toprak elementleri, periyodik tabloda 21, 39 ve 57-71 numaralarına sahip benzersiz manyetik, ışık yayan ve elektrokimyasal özelliklere sahip 17 elementten oluşuyor. Yeni ve geniş bir kullanım alanı bulan nadir toprak elementleri, fiziksel, manyetik ve kimyasal doğaları itibariyle günlük yaşamda önemli roller üstleniyor. Özellikle, dış enerjiye ihtiyaç duymadan manyetik özelliklerini sürekli koruyan mıknatısların önemi büyük ve 2023 yılı verilerine göre küresel NTE talebinin %45’ini oluşturuyor. Nadir toprak elementleri; akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar, hibrit otomobiller, rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri gibi birçok ileri teknoloji ürünün yanı sıra savunma sanayisinde de kullanılıyor. Örneğin; jet motorları, füze savunma mekanizmaları, uzay tabanlı uydular ve iletişim sistemleri bu elementleri içeriyor. Araştırmaya göre; yeşil enerji teknolojileri, ileri elektronik ve savunma uygulamaları, nadir toprak elementlerine (NTE) olan talebi hızla artırıyor. Özellikle, global ölçekte mıknatıs kullanımında önümüzdeki 10 yılda %9 oranında büyüme öngörülüyor. Çin, global NTE üretiminin %70’ini ve rafinasyon işlemlerinin %90’ını elinde bulunduruyor. Ayrıca sinterlenmiş kalıcı mıknatıs üretiminde (PETRM) %94’lük bir paya sahip. Araştırmada, jeopolitik risklere de vurgu yapılıyor. Çin’in, 2025’te yedi tür NTE için ihracat sınırlamaları uygulaması ve yıl sonunda beş ek element için kontrollerin askıya alınmasının global tedarik zinciri güvenliği endişelerini artırdığı belirtiliyor. Diğer yandan, tedarik güvenliği endişeleri nedeniyle NTE şirketlerinin piyasa değerinin 2025’in ilk 10 ayında %175 artış gösterdiği; bu büyümenin enerji ve teknoloji devlerini geride bıraktığı gözleniyor. 2025 yılı ilk 10 ayında piyasa değeri %175 arttı Avrupa, Çin'in ham nadir toprak elementleri ve kalıcı mıknatıs ihracatında en önemli noktalardan biri olmaya devam ediyor. Almanya, İtalya ve İspanya başta olmak üzere Avrupa, modern teknolojinin vazgeçilmezi olan bu elementleri Çin’den ithal ediyor. Bahsi geçen lisans süreçleri, Avrupa’da üretim duraksamalarına yol açabiliyor. Çin, NTE rezervlerinin %50’sine sahip olmasına rağmen Brezilya, Hindistan, Avustralya ve Orta Asya’da bu alanda yeni projeler geliştiriliyor. Avrupa’da İsveç, Norveç, Finlandiya ve Polonya gibi ülkeler stratejik maden ve rafineri yatırımlarına yöneliyor. AB stratejik hammaddeleri geri dönüşümle karşılamayı hedefliyor NTE’ler, jeolojik olarak nadir olmamalarına rağmen, genellikle yoğun ve işletilebilir cevher yataklarında olmadıkları için bu şekilde adlandırılıyor. Prometyum hariç tüm nadir toprak elementlerin, dünya genelinde gümüş, altın veya platinden daha bol olduğu söyleniyor. Kimyasal benzerlikleri, çıkartma süreçlerini teknik ve ekonomik olarak zorlaştırıyor. NTE'lerin büyük ölçekli üretimi önemli ölçüde su ve enerji tüketimi gerektiriyor; ayrıca kimyasal sızıntı riski ve uranyum ve toryum gibi nadir toprak mineralleriyle birlikte doğal radyoaktif elementlerin ortaya çıkması çevresel riskleri de beraberinde getiriyor. Avrupa Birliği bu kapsamda 2030'a kadar stratejik hammaddelerin %25'ini geri dönüşümle karşılamayı hedefliyor. Ancak yeni madenlerin işletime alınması 8-10 yıl, rafinerilerin kurulması 5 yıl sürebiliyor. Merkez Avrupa ve Türkiye AB’nin NTE tedarikinde önemli avantajlar sunuyor Merkezi Avrupa ülkeleri, AB endüstrisinin ihtiyaç duyduğu nadir toprak elementleri tedarikinde önemli avantajlara sahip. Örneğin, İsveç, Norveç ve Finlandiya’da keşfedilen yeni NTE oksit rezervleri, tahmini 11 milyon ton üretimle AB’nin NTE ihtiyacının üçte birini karşılayabilir. Türkiye’de ise, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na göre, Eskişehir Beylikova ve Sivrihisar arasında bulunan sahada 694 milyon ton nadir toprak elementi (NTE) rezervi yer alıyor. Tahminler, bu maden sahasının Çin'deki 800 milyon tonluk “Bayan Obo” sahasından sonra dünyanın en büyük ikinci rezervi olduğunu gösteriyor. Bakanlık, Ekim 2024`te nadir toprak elementleri çıkarma ve işleme konularında bilgi paylaşımı, madencilik teknolojilerinin geliştirilmesi ve ortak yatırımlar için Çin ile "Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanlarında İşbirliği Mutabakat Zaptı" imzaladığını duyurdu. EY Enerji Sektörü Lideri Cem Çamlı, konuyla ilgili şu bilgileri aktardı: “Nadir toprak elementleri, enerji, teknoloji, mobilite, savunma ve sanayi üretim sektörlerinin görünmez omurgasını oluşturuyor. Artan jeopolitik gelişmeler, küresel talebin önemli ölçüde büyümesi ve stratejik ulusal çıkarlar ülkelerin stratejik planlamalarını ve yatırımcıların öncelik sıralamalarını yeniden şekillendiriyor. Türkiye, Asya ve Avrupa arasındaki coğrafi konumu, gelişen sanayi altyapısı ve nadir toprak elementleri rezervleri ile bu dönüşümde daha etkin bir rol alabilir. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, elektrikli araç ekosistemimiz ve savunma sanayimiz, NTE arz güvenliğini artık bir rekabet avantajı değil, zorunlu bir stratejik gereklilik haline getiriyor. Bu yüzden nadir toprak elementleri değer zinciri boyunca sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın aktif rol oynaması, AR-GE yatırımları ve teşvikleri ile ekosistemin büyütülmesi ve bilgi birikiminin artırılması kritik önem taşıyor. Böylece, nadir toprak elementleriyle oluşturulacak ekonomik değer ülkemiz ekonomisine ve istihdamına katkı sağlayacak ve AB ile olan ticari iş birliğimizin daha da sağlamlaşmasını sağlayacaktır. Yakın zamanda, Türkiye’de nadir toprak elementleri değer zincirinde yeni yatırımlar, girişimler ve kamu-özel sektör iş birliklerini göreceğimiz öngörülüyor. EY-Parthenon olarak, global ve bölgesel bilgi birikimimizle bu alanda sektörün öncüsü müşterilerimize stratejiden uygulamaya kadar uçtan uca hizmet sunmaya ve rekabet avantajı yaratmaya devam ediyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin 2025 alışveriş haritası ortaya çıktı... Teknoloji ve günlük bakım zirvede Haber

Türkiye’nin 2025 alışveriş haritası ortaya çıktı... Teknoloji ve günlük bakım zirvede

Türkiye’deki alışveriş alışkanlıklarına ilişkin ortaya çıkan 2025 verilerine göre; kullanıcıların alışveriş tercihlerinde teknolojinin güçlü konumunu koruduğunu gösterdi. Veriler, Türk tüketicisinin teknolojiye, ev yaşamını kolaylaştıran ürünlere ve günlük bakım alışkanlıklarına yoğun ilgi gösterdiğini ortaya koydu. İSTANBUL (İGFA) - Hepsiburada, 2025 yılı boyunca platformda verilen milyonlarca siparişi analiz ederek Türkiye’nin alışveriş alışkanlıklarını gözler önüne seren kapsamlı veriler paylaştı. Yıl genelinde teknoloji kategorisinde cep telefonu, tablet ve oyun konsolları en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı. Küçük ev aletlerinde robot süpürge ve espresso makineleri popülerliğini korurken, 2025’in dikkat çeken yeni ürünü halı yıkama makineleri oldu. Ev bakımına artan ilgi, bu ürün grubunu öne çıkardı. Giyim kategorisinde blazer ceket, gömlek ve çorap en çok satılan ürünler arasında yer alırken, kozmetikte nemlendirici krem, maskara ve güneş kremi tüketicilerin favorileri oldu. Veriler, günlük bakım ürünlerine olan talebin arttığını gösterdi. Platformda en çok aranan markalar arasında Stanley, Apple, Dyson, Fissler, Lego ve adidas yer aldı. En yoğun alışveriş Kasım ayında gerçekleşirken, siparişlerin büyük bölümü 20.00–23.00 saatleri arasında verildi. Yılın en yoğun günü ise 11 Kasım oldu. İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından en çok alışveriş yapan iller Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı. Satış hacminde ise Kocaeli, Çorum ve Bursa öne çıktı. Bu arada platformun Premium üyeleri, 2025’te verilen siparişlerin yüzde 70’ini gerçekleştirerek platformun en aktif kullanıcı grubu oldu. Premium üyeler yıl boyunca 4 milyar TL’nin üzerinde tasarruf sağlarken, en çok sağlık-güzellik, giyim ve temel tüketim kategorilerinde alışveriş yaptı.

EN ÇOK SOYUTLANMIŞ HİSSEDEN GRUP: Z KUŞAĞI Haber

EN ÇOK SOYUTLANMIŞ HİSSEDEN GRUP: Z KUŞAĞI

EY'in Çalışan Aidiyet Barometresi verilerine göre; dünya genelinde çalışanların %85'i iş yerinde artan bir yalnızlık ve kopukluk duygusunu dile getiriyor. Bununla birlikte "iş yeri", çalışanların aidiyet duygusu geliştirmek istedikleri önemli bir ortam olmaya devam ediyor. Katılımcıların %76'sı evde, %47'si ise iş yerinde güçlü bir aidiyet duygusu hissettiklerini belirtiyor. Uluslararası danışmanlık firması EY, farklı sektörlerden ve kurumlardan 18-64 yaş arası 5.000'den fazla çalışanın katıldığı Çalışan Aidiyet Barometresi'nin (EY Belonging Barometer) sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonuçları, ekonomik ve toplumsal dalgalanmaların iş yerinde paradoks yarattığını ortaya koyuyor. Dünya daha bağlantılı hale geldikçe, çalışanlar geçmiş yıllara kıyasla daha izole olduğunu ifade ediyor. İş yerlerinde izolasyon ve kopukluk duygusu artış gösteriyor Barometre verilere göre; dünya genelindeki çalışanların %85'i iş yerinde artan bir yalnızlık hissini paylaşıyor. 2023'e göre %10 artan bu duygu, özellikle genç kuşaklarda daha yaygın. Z kuşağının %92'si ve Y kuşağının %87'si bu hisleri deneyimlediğini söylüyor. Buna karşın, iş yeri halen çalışanlar için en çok aidiyet hissi duyulan ikinci yer. Ev ortamı %76 ile ilk sırada gelirken, katılımcıların %47'si iş yerinde güçlü bir aidiyet duygusu hissettiğini belirtiyor. Z ve Y kuşakları, iş yerinde artan izolasyonla mücadele ediyor Küresel araştırmaya göre, genç katılımcıların %54'ü haftada en az bir kez, hiçbir yüz yüze veya çevrimiçi konuşma olmadan tam bir iş günü geçirdiğini belirtiyor. Bu oran Y kuşağında %50, X kuşağında %35, baby boomers kuşağında ise %27 olarak görülüyor. Uzaktan çalışanlar arasında fark daha belirgin. Uzaktan çalışanların %63'ü haftada en az bir kere gerçek zamanlı bir iletişim olmadan çalışırken, ofiste çalışanlar için bu oran %35. Hibrit çalışanlarda oran %51'e ulaşıyor. İş yerindeki yalnızlık hissi, aidiyet duygusunu zedeliyor Katılımcılara göre; aidiyet duygusunu en çok etkileyen iki faktör başarılarının göz ardı edilmesi ve toplantılara dahil edilmeme olarak öne çıkıyor. Bu durum, dışlanmış ve yalnız hissetmelerine neden olabiliyor. Katılımcıların %58'i kişisel özelliklerini iş ortamında paylaşırken rahat hissetmediğini belirtiyor. Özellikle Z kuşağı bu konuda %71 oranıyla diğer kuşaklara göre daha az rahat. Barometreye göre, aidiyet hissini en çok artıran unsur %41 oranıyla psikolojik olarak güvende hissetme. Ekonomik dalgalanmalar (%32) ve toplumsal olaylar (%25) ruhsal güveni olumsuz etkilerken, psikolojik güvenliği artıran faktörler arasında hata yapmanın kabulü ve yardım isteme açıklığı (%48) ile meslektaşlarla güvene dayalı ilişkiler kurma (%47) öne çıkıyor. Z ve Y kuşakları, ekonomik belirsizlik nedeniyle baby boomers kuşağından iki kat daha fazla sıkışmış hissediyor. Z kuşağında bu oran %74, Y kuşağında %68, X kuşağında %52, baby boomers kuşağında ise %34. Aidiyet duygusunu güçlendiren diğer etkenler arasında esneklik (%38), ruhsal iyilik hali (wellbeing, %37), gelişim odaklı geri bildirim almak (%31), ve profesyonel ve kişisel gelişimin düzenli olarak izlenmesi (%29) yer alıyor. Yapay zekâ ve teknoloji, aidiyet duygusunu destekliyor Katılımcıların %32’si, teknoloji ve yapay zekâ araçlarının artan kullanımının iş yerindeki aitlik hissini güçlendirdiğini düşünüyor. Z kuşağı bu konuda %40 ile ön planda, baby boomers kuşağında bu oran %13'e düşüyor. Yapay zekâ, yalnızlık hissini azaltıyor Katılımcıların %26’sı, yalnız veya izole hissettiğinde yapay zekâ uygulamalarına veya sohbet robotlarına yöneldiğini belirtiyor. Ancak, çalışma çevresindeki insan etkileşimi kapsayıcılığın kritik bir unsuru olarak kalmaya devam ediyor. Katılımcıların neredeyse yarısı (%48’i), farklı kuşaklardan meslektaşlarla çalışmanın aidiyet hissini artırdığını söylüyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü, çalışan aidiyetiyle ilgili şunları söyledi: "Teknolojinin gelişimiyle iş hayatı son yıllarda önemli ölçüde değişti. Bu değişim, pandeminin teşvik ettiği uzaktan ve hibrit çalışma modelleriyle hız kazandı. Yeni iş modelleri, çalışanlar için soyutlanma, yalnızlık, psikolojik güven eksikliği; işverenler için ise kapsayıcılık ve çalışanları elde tutma konularını beraberinde getiriyor. Bağlantılı bir dünyada yaşamamıza rağmen, çalışanlar izole ve yalnız hissedebiliyor. Araştırmaya katılanlar için iş yerinde aidiyet duygusunu artıran en önemli faktör, endişelerinin özgürce ifade edilmesi ve fikirlerini paylaşabilme fırsatıdır. Bu durum, işverenler için uzun vadede çalışan bağlılığını ve aidiyeti teşvik eden daha kapsayıcı bir iş kültürü oluşturmak adına önemli bir fırsat. Özellikle yeni nesil için bu koşulları sağlayan kurumlar kazanan bir konumda olacaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.