Hava Durumu

#Teknik Rapor

giresunsonhaber - Teknik Rapor haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknik Rapor haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI Haber

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI Giresun’un Görele ilçesinde iki kız kardeşin hayatını kaybettiği, annelerinin ise kaybolduğu taşkının ardından sürdürülen arama çalışmaları acı haberle sonuçlandı. Anne Zekiye Kırca’nın cansız bedenine bu sabah Kırıklı köyü mevkiinde ulaşıldı. Baba Mehmet Kırca’nın kendi imkânlarıyla kurtulduğu olayda aynı aileden üç kişi yaşamını yitirdi. Görele ve Eynesil ilçeleri sınırlarında bulunan Sis Dağı Yaylası’nda 12 Ağustos günü etkili olan yoğun yağışın ardından, Hamzalı köyü sınırlarındaki Zıva Deresi’nde ani su yükselmesi ve taşkın meydana geldi. Dere kenarında bulunan Kırca ailesi hızla yükselen sulara kapıldı. Baba Mehmet Kırca kendi imkânlarıyla kurtulurken, eşi Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca akıntıda kayboldu. VALİLİK: OLAY SAAT 15.00 SIRALARINDA MEYDANA GELDİ Giresun Valiliği tarafından yapılan ilk açıklamada, olayın saat 15.00 sıralarında meydana geldiği belirtildi. İhbarın ardından bölgeye AFAD, Jandarma, Emniyet, İtfaiye, Sağlık, UMKE, ATAK ve İHH ekipleri sevk edildi. Valilik, çalışmalarda 107 personel, 20 araç ve 7 dalgıcın görev aldığını açıkladı. Su altı ve su üstü arama ekipleri, Zıva Deresi’nin yatağı ve çevresiyle derenin denize ulaştığı hat boyunca arama çalışması yürüttü. Giresun Valisi Mustafa Koç da olay yerine giderek ekiplerden bilgi aldı. Valilikten yapılan açıklamada, arama-kurtarma faaliyetlerinin koordineli ve titizlikle sürdürülmesi talimatının verildiği bildirildi. İKİ KIZ KARDEŞTEN ACI HABER GELDİ Valiliğin açıklamasına göre, kayıp vatandaşlardan ilkinin cansız bedenine saat 16.52’de, suya kapıldığı noktadan yaklaşık 9 kilometre uzaklıkta dere içerisinde ulaşıldı. Diğer kayıp vatandaşın cansız bedeni ise saat 19.20 sıralarında, olay yerinden yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki deniz kenarında bulundu. Arama çalışmalarının ilk gününde Burcu ve Burçin Kırca’nın cansız bedenlerine ulaşılırken, anne Zekiye Kırca’nın bulunması için çalışmalar gece boyunca devam etti. ANNE ZEKİYE KIRCA DA BULUNDU Dere yatağı, çevresi ve deniz hattında sürdürülen çalışmalardan 13 Ağustos sabahı bir acı haber daha geldi. İhlas Haber Ajansının aktardığı bilgiye göre, anne Zekiye Kırca’nın cansız bedeni Kırıklı köyü mevkiindeki balık havuzları yakınlarında bulundu. Böylece Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesi sonucu akıntıya kapılan anne ile iki kızının da cansız bedenlerine ulaşılmış oldu. Zekiye, Burcu ve Burçin Kırca’ya Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. ANİ SU YÜKSELMESİNİN TEKNİK NEDENİ ARAŞTIRILMALI Üç kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından Zıva Deresi’ndeki suyun neden bu kadar hızlı yükseldiğinin teknik verilerle ortaya konulması önem taşıyor. Giresun Valiliği, taşkının Sis Dağı Yaylası’nda etkili olan yoğun yağışın ardından meydana geldiğini açıkladı. Ancak olay saatlerinde üst havzaya düşen yağışın miktarı, kısa süreli şiddeti, yoğunlaştığı dere kolu ve taşkın sırasında oluşan debi konusunda henüz ayrıntılı bir teknik rapor yayımlanmadı. Taşkının geliş anını gösteren cep telefonu görüntüleri, suyun dere yatağına kısa sürede güçlü bir akış halinde ulaştığını ortaya koyuyor. Ancak görüntüler, yükselmenin hangi dere kolunda başladığını veya taşkının oluşum mekanizmasını tek başına açıklamaya yeterli değil. YAĞIŞIN KISA SÜRELİ ŞİDDETİ HENÜZ BİLİNMİYOR Sis Dağı’nın üst havzasına 12 Ağustos günü saat 14.00 ile 16.00 arasında düşen toplam yağış miktarı kamuoyuna açıklanmadı. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün kamuya açık sayfasında 24 saatlik toplam yağış değerleri yer alıyor. Buna karşılık ani taşkınların değerlendirilmesinde beş, on ve on beş dakikalık yağış şiddetleri büyük önem taşıyor. Taşkının oluşumunda yağışın etkisinin bilimsel olarak değerlendirilebilmesi için Sis Dağı çevresindeki otomatik meteoroloji istasyonlarının ham kayıtlarıyla olay saatine ait Trabzon Meteoroloji Radarı verilerinin birlikte incelenmesi gerekiyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü de yalnızca PPI radar görüntüsüne bakılarak kesin değerlendirme yapılamayacağını, MAX ve CAPPI gibi hacimsel radar ürünlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. TAŞKIN YÜKSEKLİĞİ VE DEBİ ÖLÇÜMÜ AÇIKLANMADI Olay yerinde taşkın yüksekliği veya debi ölçümü yapılıp yapılmadığına ilişkin kamuoyuna yansıyan bir bilgi bulunmuyor. Dere yatağındaki yüksek su izleri, sürüklenen malzemelerin ulaştığı noktalar ve köprü kesitleri üzerinden geriye dönük hidrolik hesaplama yapılabiliyor. Böyle bir teknik çalışma gerçekleştirildiyse sonuçlarının açıklanması, taşkının büyüklüğünün ve gelişme biçiminin anlaşılmasını sağlayabilir. Dere yatağında heyelan, doğal set veya kopma izi bulunup bulunmadığıyla köprü ve menfezlerde tıkanma tespit edilip edilmediği de yapılacak saha incelemesinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Mevcut aşamada bu ihtimallerden herhangi birini doğrulayan resmî bir tespit açıklanmış değil. ZIVA DERESİ’NDE DEVAM EDEN ÇALIŞMALAR BULUNUYORDU Açık kaynaklarda yer alan 18 Temmuz 2026 tarihli kayda göre DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi, Sis Dağı Sel Kapanı inşaatıyla birlikte Çavuşlu beldesi Zıva Deresi’nde sürdürülen taşkın kontrolü ve köprü imalatlarını yerinde inceledi. Bu kayıt, olaydan yaklaşık 25 gün önce Zıva Deresi üzerinde aktif çalışmalar bulunduğunu gösteriyor. Ancak söz konusu imalatların taşkınla bağlantılı olduğuna veya taşkının etkisini artırdığına ilişkin açıklanmış bir teknik bulgu bulunmuyor. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılabilmesi için çalışma alanlarında geçici dere geçişi, menfez, boru, dolgu veya kazı malzemesi bulunup bulunmadığının; varsa bunların dere kesiti üzerindeki etkisinin teknik raporla ortaya konulması gerekiyor. SEL KAPANI PROJESİ BAŞLANGIÇ AŞAMASINDAYDI Giresun Valiliğinin 22 Mayıs 2026 tarihli açıklamasında, Sis Dağı Sel Kapanı projesinin fiziki gerçekleşme oranının yüzde 1 olduğu ve projenin başlangıç aşamasında bulunduğu bildirildi. Açıklamaya göre ilk etapta sel kapanının yapılacağı noktaya ulaşmak amacıyla 7 metre genişliğinde ve 3 bin 584 metre uzunluğunda yol açılması planlandı. Bu yolun ilk 200 metrelik bölümünde kazı çalışmalarına başlandığı belirtildi. 18 Temmuz tarihli saha inceleme kaydı da Sel Kapanı inşaatının sürdüğünü gösteriyor. Ancak projenin olay tarihi olan 12 Ağustos’taki kesin fiziki seviyesi kamuoyuna açıklanmadı. Mevcut resmî bilgiler, olay tarihinde tamamlanmış ve planlanan 157 bin metreküplük kapasiteyle su depolayan bir Sel Kapanı bulunduğunu göstermiyor. SEL KAPANI KAYASİS DERESİ ÜZERİNDE PLANLANDI İhale belgelerinde Sis Dağı Sel Kapanı’nın Eynesil sınırlarındaki Kayasis Deresi üzerinde inşa edileceği belirtiliyor. Can kayıplarının yaşandığı olay ise Zıva Deresi’nde meydana geldi. Kayasis Deresi’nin olay noktasını besleyen Zıva koluyla bağlantısı ve suyun izlediği güzergâh, kamuya açık belgeler üzerinden kesin olarak belirlenemiyor. Bu nedenle Sel Kapanı şantiyesi ile taşkın arasında herhangi bir değerlendirme yapılabilmesi için dere kollarını, şantiye alanını ve olay noktasını birlikte gösteren koordinatlı havza haritasına ihtiyaç bulunuyor. İhale belgelerinde derivasyon tüneli tesisatı, dipsavak kapakları, boru, kazı ve dolgu gibi imalat kalemlerinin yer alması da bu yapıların olay tarihinde tamamlandığını veya faal olduğunu göstermiyor. Şantiye sahasının olay günündeki durumu, ancak günlük çalışma kayıtları ve saha inceleme raporuyla belirlenebilir. HAVZADAKİ SU YAPILARININ GÜNCEL DURUMU Zıva–Çavuşlu havzasında geçmiş yıllarda Akasya, Kırıklı ve Koyunhamza adlarıyla bazı regülatör ve HES projeleri gündeme geldi. Akasya Regülatörü ve HES için 2016 yılında “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi. Ancak bu karar, projenin inşa edildiğini veya işletmeye alındığını tek başına göstermiyor. Koyunhamza HES, 2014 yılında EPDK tarafından üretim lisansı iptal edilen projeler arasında yer aldı. Kırıklı Regülatörü ve HES için ise eski tarihli bir mühendislik-jeolojisi ön inceleme raporu bulunuyor. Bu projelerin olay tarihindeki güncel hukuki ve fiziki durumları açık kaynaklardan kesinleştirilemedi. Söz konusu kayıtlar üzerinden taşkın ile bu projeler arasında doğrudan bir bağlantı kurulması mümkün değil. Olay tarihinde havzada faal bir regülatör, su alma yapısı veya enerji tesisi bulunup bulunmadığının kesin cevabı; EPDK lisansları, DSİ su kullanım hakkı kayıtları ve varsa işletme ile geçici kabul belgeleri üzerinden verilebilir. BALIK HAVUZLARI BULUNMA NOKTASI OLARAK KAYITLARA GEÇTİ Anne Zekiye Kırca’nın cansız bedeninin Kırıklı köyü mevkiindeki balık havuzları yakınlarında bulunması, mevcut bilgilerle yalnızca bulunma noktasını gösteriyor. Bölgede bulunan herhangi bir balık havuzunda taşma, set kopması veya olağan dışı su boşalması meydana geldiğine ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle balık havuzlarıyla taşkın arasında teknik rapora dayanmadan bağlantı kurulması doğru olmayacaktır. ERKEN UYARI KAYITLARI DA İNCELENMELİ DSİ Genel Müdürlüğü, 2023 yılında Giresun genelinde 49 Taşkın Erken Uyarı Sistemi istasyonunun kurularak işletmeye alındığını açıklamıştı. Bu istasyonlardan birinin Zıva Deresi veya onu besleyen kollarda bulunup bulunmadığı kamuya açık bilgilerden anlaşılamıyor. Zıva vadisinde bir erken uyarı istasyonu bulunuyorsa olay gününe ait su seviyesi ve alarm kayıtlarının incelenmesi; istasyon bulunmuyorsa derenin güncel taşkın risk haritasındaki yerinin açıklanması gerekiyor. KESİN SONUÇ TEKNİK RAPORLA ORTAYA ÇIKACAK Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesinin oluşum mekanizması konusunda kurumlar tarafından henüz ayrıntılı bir teknik rapor yayımlanmadı. Yağış ve radar kayıtları, dere kollarındaki su hareketleri, taşkın yüksekliği ve debi hesapları, köprü-menfez incelemeleri, şantiye günlükleri, olay sonrası hava görüntüleri ve varsa erken uyarı verileri birlikte değerlendirilmeden kesin bir sonuca varılması mümkün görünmüyor. Üç kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından kamuoyunun beklentisi, herhangi bir kişi veya kurumu teknik inceleme tamamlanmadan sorumlu ilan etmek değil; Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesinin bütün yönleriyle araştırılması ve elde edilen sonuçların şeffaf biçimde açıklanmasıdır.

JENERATÖR CEZASI TARTIŞMA YARATTI Haber

JENERATÖR CEZASI TARTIŞMA YARATTI

JENERATÖR CEZASI TARTIŞMA YARATTI Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından jeneratör bağlantıları gerekçe gösterilerek iş yeri ve konut abonelerine “kaçak elektrik kullanımı” tahakkuku çıkarılması tartışma konusu oldu. Giresun’da bir işletmeye gönderilen 105 bin 92 liralık fatura, özellikle jeneratörlerin iç ihtiyaç beslemesi, sayaç bağlantısı ve gerçek tüketim hesabı konusunda yeni bir tartışma başlattı. Jeneratör Kullanan Abonelere Kaçak Elektrik Tahakkuku Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin, bazı iş yerleri ve konutlarda bulunan jeneratör bağlantıları nedeniyle “kaçak elektrik kullanımı” gerekçesiyle tahakkuk düzenlediği iddia edildi. Elektrik kesintilerinde binalara enerji sağlamak amacıyla kullanılan jeneratörler üzerinden çıkarılan yüksek tutarlı faturalar, aboneler açısından hem teknik hem de hukuki yönüyle soru işaretleri oluşturdu. Giresun’da bir işletmeye gönderilen belgelerde, jeneratörün “iç ihtiyaç beslemesinin” sayaçtan geçmeden doğrudan dağıtım şebekesinden alındığı ileri sürüldü. Çoruh EDAŞ tarafından düzenlenen faturada, 5.000 watt tespit gücü, 10.800 kWh kaçak tüketim ve 105.092,24 TL ödenecek tutar yer aldı. Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği; dağıtım şirketleri, tüketiciler ve tedarikçiler arasındaki sayaç, sayaca erişim, kaçak/usulsüz elektrik kullanımının tespiti ve buna ilişkin işlemleri düzenleyen hükümler içeriyor. Yönetmelik, EPDK’nın elektrik piyasası tüketici hizmetlerine ilişkin temel düzenlemeleri arasında yer alıyor. (EPDK) Ceza Jeneratörün Ürettiği Enerjiye mi, İç Beslemeye mi? Tartışmanın merkezinde önemli bir teknik ayrım bulunuyor. Jeneratörler, elektrik kesintisi sırasında şebekeden enerji almaz; aksine yakıt kullanarak kendi enerjisini üretir ve binanın elektrik ihtiyacını karşılar. Bu nedenle, jeneratörün kesinti sırasında ürettiği enerjinin doğrudan “şebekeden kaçak tüketim” olarak değerlendirilmesi teknik açıdan tartışmalı görülüyor. Ancak dağıtım şirketinin iddiası, jeneratörün binaya verdiği enerji değil; jeneratörün çalışmaya hazır beklemesi için kullanılan akü şarj cihazı, motor ısıtıcısı, pano otomasyonu veya benzeri yardımcı besleme hattının sayaç öncesinden alınması üzerine kuruluyor. Bu durumda kritik soru şu oluyor: Sayaçtan geçmeden alındığı iddia edilen enerji gerçekten ne kadardır? Aboneler, tahakkukun jeneratörün gerçek yardımcı tüketimi üzerinden değil, varsayımsal bir güç ve süre hesabı üzerinden yapıldığını ileri sürerek hesaplamaya itiraz ediyor. 105 Bin Liralık Faturada 10.800 kWh Hesabı İncelenen faturada, kaçak tüketim miktarı 10.800 kWh olarak gösterildi. Bu rakamın, 5 kW tespit gücü üzerinden uzun dönemli bir hesaplamayla oluşturulduğu anlaşılıyor. Faturadaki temel kalemler şöyle: Kalem Faturadaki Bilgi Tespit gücü 5.000 W Kaçak tüketim 10.800 kWh Çarpan 2,0 Enerji bedeli 93.327,29 TL Toplam ödenecek tutar 105.092,24 TL Son ödeme tarihi 06.07.2026 Aboneler açısından itiraz noktası ise şu: Eğer sayaç öncesinden alınan enerji yalnızca jeneratörün yardımcı beslemesine aitse, bu tüketimin gerçek cihaz gücü, fiili çalışma süresi ve teknik ölçümle ortaya konulması gerekiyor. Aksi halde jeneratörün tüm kapasitesi ya da varsayımsal bir çalışma süresi üzerinden yüksek tahakkuk oluşturulması, tüketici aleyhine sonuç doğurabiliyor. Aboneler Gerçek Tüketim Hesabı İstiyor Jeneratör bulunan iş yerleri ve konutlarda asıl belirleyici noktanın, bağlantının hangi noktadan yapıldığı ve sayaç dışı kaldığı iddia edilen hattın hangi cihazları beslediği olduğu belirtiliyor. Elektrik teknik uzmanlarına göre bu tür durumlarda şu soruların netleşmesi gerekiyor: Jeneratörün iç ihtiyaç beslemesi sayaç öncesinden mi, sayaç sonrasından mı alınmış? Sayaç dışı kaldığı iddia edilen hat hangi cihazları besliyor? Bu cihazların gerçek kurulu gücü kaç watt? Jeneratör yıl içinde kaç saat çalıştı? Elektrik kesintisi kayıtları ile jeneratör çalışma saatleri örtüşüyor mu? Dağıtım şirketinin hesapladığı tüketim, somut ölçüme mi yoksa varsayıma mı dayanıyor? Kaçak elektrik tüketimiyle ilgili mevzuatta, dağıtım sistemine müdahale edilerek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik tüketilmesi kaçak tüketim halleri arasında sayılıyor. Ancak böyle bir tahakkukun teknik tespit, tutanak, hesap yöntemi ve tüketim miktarı yönünden somut verilere dayanması gerekiyor. Yönetmeliğin kaçak tüketim halleriyle ilgili maddelerinde sayaçtan geçirilmeksizin tüketim ve ölçü sistemine müdahale gibi durumlar düzenleniyor. (Zumbul Avukatlık Bürosu) “Jeneratör Enerjisi Şebeke Enerjisi Değildir” İtirazı Abonelerin en temel itirazı, jeneratörün kesinti sırasında ürettiği enerjinin dağıtım şirketinden alınmış elektrik olarak kabul edilemeyeceği yönünde. Bu görüşe göre, jeneratörün ürettiği enerji yakıtla elde edilen özel üretimdir. Dolayısıyla kaçak tahakkuk yapılacaksa, yalnızca sayaç dışı kaldığı teknik olarak ispatlanan yardımcı besleme hattı dikkate alınmalıdır. Başka bir ifadeyle, jeneratörün tüm kapasitesi ya da binaya verdiği enerji değil, varsa sayaç öncesinden alınan küçük yardımcı tüketim kalemleri hesaplanmalıdır. Bu ayrım yapılmadan düzenlenen yüksek tutarlı faturaların, tüketici nezdinde mağduriyet oluşturabileceği ifade ediliyor. Çoruh EDAŞ Ne Diyor? Çoruh EDAŞ tarafından gönderilen bildirimde, yapılan kontrolde jeneratör iç ihtiyaç beslemesinin herhangi bir ölçü devresinde ve tesisata ait sayaçta kaydedilmeksizin doğrudan dağıtım şebekesinden sağlandığının belirlendiği ifade edildi. Yazıda, bağlantının dağıtım şebekesinden ayrılması amacıyla çalışma sırasında jeneratörün otomatik olarak devreye girmesi nedeniyle iç tesisat tarafındaki bağlantıya müdahale edilemediği belirtildi. Şirket, mevcut bağlantının jeneratörü kuran firma veya yetkili elektrik tesisatçısı tarafından sökülerek, jeneratör iç ihtiyaç beslemesinin tesisata ait sayaç sonrasından sağlanacak şekilde yeniden düzenlenmesini istedi. Çoruh EDAŞ’ın resmi internet sitesinde tüketici başvurusu, planlı kesintiler, borç sorgulama ve arıza ihbar gibi başvuru kanalları yer alıyor. Şirketin iletişim bölümünde Giresun İl Müdürlüğü de ayrı başvuru noktaları arasında gösteriliyor. (Çoruh EDAŞ) Tüketici Ne Yapmalı? Bu tür tahakkuklarla karşılaşan abonelerin, faturayı yalnızca ödeme belgesi olarak değil, aynı zamanda teknik ve hukuki yönden incelenmesi gereken bir işlem olarak değerlendirmesi gerekiyor. Uzmanlara göre aboneler şu belgeleri yazılı olarak talep etmeli: Kaçak elektrik tespit tutanağı Tespit anına ait fotoğraflar Bağlantı noktasını gösteren kroki veya tek hat şeması Tespit edilen 5 kW gücün hangi cihazlardan oluştuğuna dair teknik açıklama 10.800 kWh tüketimin nasıl hesaplandığını gösteren ayrıntılı hesap cetveli İlgili dönemdeki elektrik kesinti kayıtları Jeneratörün bakım, servis ve çalışma saati kayıtları Ayrıca yetkili elektrik mühendisi veya elektrik tesisatçısı tarafından hazırlanacak teknik rapor, itiraz sürecinde belirleyici olabilir. Konu Yalnızca Bir İşletmenin Sorunu Değil Jeneratörler özellikle marketler, fırınlar, soğuk hava depoları, apartmanlar, siteler, sağlık hizmeti veren işletmeler ve inşaat alanlarında yaygın olarak kullanılıyor. Elektrik kesintilerinde hizmetin aksamaması, gıda ürünlerinin bozulmaması, asansör ve güvenlik sistemlerinin çalışması için jeneratörler birçok yapıda zorunlu ihtiyaç haline gelmiş durumda. Bu nedenle Çoruh EDAŞ’ın jeneratör bağlantıları üzerinden yaptığı denetimlerin, yalnızca tekil aboneleri değil, bölgede jeneratör kullanan çok sayıda iş yeri ve konutu ilgilendirdiği belirtiliyor. Ancak denetimlerin hukuka uygunluğu kadar, tahakkukların gerçek tüketimle orantılı olup olmadığı da kamuoyunun yanıt beklediği başlıklar arasında yer alıyor. Yanıt Bekleyen Sorular Kamuoyunda tartışma yaratan jeneratör cezalarıyla ilgili şu soruların açıklığa kavuşturulması bekleniyor: Jeneratör iç ihtiyaç beslemesinde sayaç öncesi bağlantı tespit edilen abone sayısı kaç? Bu abonelere çıkarılan toplam tahakkuk tutarı ne kadar? Tespit edilen tüketim gerçek ölçüme mi, varsayımsal hesaba mı dayanıyor? Jeneratörün ürettiği enerji ile yardımcı besleme tüketimi birbirinden ayrılıyor mu? Abonelere bağlantıyı düzeltmeleri için önceden süre tanındı mı? Tespit tutanakları abonelere ayrıntılı olarak veriliyor mu? Elektrik kesinti kayıtları hesaplamaya dahil ediliyor mu? Sonuç: Denetim Gerekli, Hesap Şeffaf Olmalı Elektrik tesisatlarında sayaç dışı bağlantı yapılmaması, hem mevzuat hem de can ve mal güvenliği açısından zorunlu. Ancak jeneratör gibi özel teknik sistemlerde yapılacak kaçak elektrik tahakkuklarının, gerçek tüketim ve somut teknik tespitlere dayanması gerekiyor. Çoruh EDAŞ’ın kaçak elektrikle mücadele kapsamında denetim yapması yasal yetki alanı içinde görülse de, abonelere çıkarılan yüksek tutarlı faturaların hangi hesaplama yöntemiyle oluşturulduğunun şeffaf biçimde açıklanması bekleniyor. Jeneratör kullanan aboneler ise “kaçak elektrik” suçlamasıyla karşı karşıya kalmadan önce, bağlantıların sayaç sonrası düzenlenmesi için teknik bilgilendirme ve makul düzeltme süreci işletilmesi gerektiğini savunuyor. Konu, yalnızca bir fatura meselesi değil; elektrik kesintilerine karşı jeneratör kullanan binlerce abonenin teknik güvenliği, tüketici hakkı ve adil faturalandırma beklentisi açısından yakından izlenmesi gereken bir başlık olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.