Hava Durumu

#Tek Sağlık

giresunsonhaber - Tek Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tek Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AZMİ YÜKSEL: VETERİNER HEKİMLER GIDA VE SAĞLIĞIN KORUYUCUSUDUR Haber

AZMİ YÜKSEL: VETERİNER HEKİMLER GIDA VE SAĞLIĞIN KORUYUCUSUDUR

AZMİ YÜKSEL: VETERİNER HEKİMLER GIDA VE SAĞLIĞIN KORUYUCUSUDUR Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi Yüksel, 25 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada veteriner hekimliğin gıda güvenliği, zoonotik hastalıklarla mücadele ve halk sağlığının korunmasında kritik görev üstlendiğini vurguladı. İSTANBUL — Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi Yüksel, 25 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Dünya Veteriner Hekimler Birliği tarafından 2026 yılı teması olarak belirlenen “Veteriner Hekimler: Gıda ve Sağlığın Koruyucuları” başlığının, veteriner hekimliğin çiftlikten sofraya uzanan zincirdeki hayati rolünü açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Yüksel, veteriner hekimlik hizmetlerinin yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı olmadığını, gıda güvenliği ve güvencesi, zoonotik hastalıkların önlenmesi, antimikrobiyal dirençle mücadele ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin kurulmasında temel işlev gördüğünü belirtti. TEK SAĞLIK VURGUSU Azmi Yüksel, veteriner hekimliğin insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan Tek Sağlık yaklaşımının ana bileşenlerinden biri olduğunu ifade etti. Enfeksiyon hastalıklarının önemli bölümünün zoonotik kökenli olduğuna dikkat çeken Yüksel, gıdadan bulaşan pek çok hastalığın da hayvansal ürünlerle ilişkili olduğunu kaydetti. Veteriner hekimlerin hastalık takibi, risk değerlendirmesi, erken uyarı ve çok disiplinli müdahale planlarında aktif rol aldığını belirten Yüksel, sürveyans, risk analizi ve erken uyarı sistemlerinde bu meslek grubunun kritik konumda bulunduğunu söyledi. Yüksel, COVID-19, kuş gribi, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, tüberküloz, bruselloz ve hantavirüs gibi hastalıkların Tek Sağlık yaklaşımının önemini açık biçimde gösterdiğini dile getirdi. “TÜRKİYE’DE YAPISAL SORUNLAR VAR” Açıklamada Türkiye’de veteriner halk sağlığı hizmetlerinin kurumsal parçalanmışlık, koordinasyon eksikliği ve saha kapasitesindeki yetersizlikler nedeniyle yapısal sorunlar yaşadığı vurgulandı. Yüksel, bu tablonun biyogüvenlik uygulamalarını, antimikrobiyal direncin izlenmesini ve zoonoz kontrolünü zayıflattığını, bunun da gıda güvencesi ve halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu ifade etti. ULUSAL VETERİNER OTORİTESİ ÇAĞRISI Azmi Yüksel, bilimsel veriler ışığında toplum sağlığının korunması ve güvenli gıdaya erişim için bir dizi adımın atılması gerektiğini belirtti. Yüksel, veteriner hekimlik hizmetlerinin etkin, bilim temelli ve bağımsız yapıya kavuşturulması amacıyla idari ve teknik özerkliğe sahip bir Ulusal Veteriner Otoritesi kurulması çağrısı yaptı. Yüksel ayrıca, Tek Sağlık yaklaşımının yasal statüye kavuşturulmasını, bu çerçevede Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu oluşturulmasını ve sektörler arası entegrasyonun güçlendirilmesini istedi. ANTİBİYOTİK KULLANIMI VE HAYVAN REFAHI GÜNDEMİ Açıklamada antimikrobiyal kullanım politikalarının sıkı denetime tabi tutulması, antibiyotiklerin yalnızca veteriner hekim reçetesi ve kontrolünde kullanılması gerektiği belirtildi. Hayvan refahı standartlarının uluslararası normlarla uyumlu hale getirilmesi ve etkin denetim mekanizmalarının kurulması da çağrı başlıkları arasında yer aldı. Sürdürülebilir hayvancılık politikalarının geliştirilmesini isteyen Yüksel, çevre dostu, yerel ve dirençli üretim modellerinin teşvik edilmesi gerektiğini kaydetti. YEREL YÖNETİMLERE VE KAMUYA ÇAĞRI Yüksel, yerel yönetimlerde veteriner hekimlik hizmetlerinin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi ve hizmet sunumunda standardizasyon sağlanmasının önemine işaret etti. Veteriner hekimlerin özlük haklarının da mesleki risk ve sorumluluklarıyla uyumlu şekilde iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. “TEK SAĞLIK YOKSA, SÜRDÜRÜLEBİLİR GÜVENLİK DE YOKTUR” Güçlü, bilim temelli ve kamusal bir veteriner hekimlik altyapısı olmadan etkili zoonoz kontrolünün mümkün olmayacağını vurgulayan Yüksel, antimikrobiyal direnç gibi küresel tehditlerle mücadelenin de bu altyapıya bağlı olduğunu ifade etti. Azmi Yüksel, açıklamasını “Tek Sağlık yoksa, sürdürülebilir güvenlik de yoktur” sözleriyle tamamladı. DÜNYA VETERİNER HEKİMLER GÜNÜ MESAJI Veteriner Halk Sağlığı Derneği Başkanı Yüksel, mesleki risk ve sorumluluk bilinciyle çalışan tüm veteriner hekimlerin ve veteriner halk sağlığı emekçilerinin 25 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladı. Yüksel, emeklerinin ve bilimsel katkılarının değerinin anlaşılması için yetkilileri gerekli adımları atmaya çağırdı.

GELECEĞİN SAĞLIK POLİTİKALARINDA “TEK SAĞLIK” VURGUSU Haber

GELECEĞİN SAĞLIK POLİTİKALARINDA “TEK SAĞLIK” VURGUSU

GELECEĞİN SAĞLIK POLİTİKALARINDA “TEK SAĞLIK” VURGUSU CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politikaları Kurulu’nun düzenlediği çalıştayda veteriner hekimlerin toplum sağlığındaki rolü masaya yatırıldı. Zoonotik hastalıklar, gıda güvenliği, antimikrobiyal direnç ve afet yönetimi başlıklarında “Tek Sağlık” yaklaşımının kurumsal zemine kavuşturulması istendi. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politikaları Kurulu, “Geleceğin Sağlık Politikaları” çalışmaları kapsamında 15 Nisan 2026’da Veteriner Hekimlerin Toplum Sağlığındaki Rolü Çalıştayı’nı düzenledi. Akademisyenler, kamu temsilcileri, yerel yönetimlerde görev yapan veteriner hekimler ve serbest çalışan meslek mensuplarının katıldığı çalıştayda, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımı öne çıktı. Toplantıda, zoonotik hastalıklardan gıda güvenliğine, epidemiyolojik sürveyanstan afet ve pandemi yönetimine kadar geniş bir çerçevede veteriner hekimliğin halk sağlığı içindeki kritik konumu değerlendirildi. Katılımcılar, sağlık politikalarının yalnızca insan sağlığı merkezli kurulmasının güncel risklere karşı yetersiz kaldığını, hayvan ve çevre sağlığını dışlayan yaklaşımın yeni krizleri derinleştirdiğini vurguladı. HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞI AYNI SİSTEMİN PARÇASI Çalıştayda yapılan değerlendirmelerde, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden bağımsız ele alınamayacağı açık biçimde ortaya kondu. Katılımcılar, zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç, gıda güvenliği ve afet yönetimi gibi alanlarda parçalı değil, koordineli ve entegre bir politika çerçevesi gerektiğini belirtti. Sunumlarda, son 30 yılda insanlarda görülen bulaşıcı hastalıkların yaklaşık yüzde 70’inin hayvan kaynaklı olduğuna dikkat çekildi. Türkiye’nin coğrafi konumu ve hayvancılık yapısı nedeniyle Brucella, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ve çeşitli influenza suşları gibi risklerle karşı karşıya bulunduğu ifade edildi. Veteriner hekimlerin, bu etkenlerin hayvan rezervuarındayken tanımlanması, izlenmesi ve erken teşhis süreçlerinde temel rol oynadığı kaydedildi. SÜRVEYANS SİSTEMİNDE ENTEGRASYON ÇAĞRISI Çalıştayın en dikkat çeken başlıklarından biri, mevcut sürveyans yapısındaki dağınıklık oldu. Katılımcılar, hayvan ve insan sağlığı verilerinin birbirinden kopuk sistemlerde tutulmasının risk yönetimini zayıflattığını, oysa hayvan popülasyonlarındaki hareketliliğin insan vakalarından haftalar önce uyarı sinyali verebildiğini belirtti. Bu nedenle üç temel politika önerisi öne çıktı. Hayvan ve insan sağlığı verilerini birleştiren Ulusal Entegre Sentinel Sürveyans Platformu’nun kurulması, rutin veteriner klinik ve nekropsi verilerinin sistematik biçimde raporlanması ve bölgesel veteriner halk sağlığı laboratuvarlarının güçlendirilmesi istendi. Ayrıca referans laboratuvar ağının genişletilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı. GIDA GÜVENLİĞİ VE GIDA GÜVENCESİ AYNI MASADA Çalıştayda yalnızca salgın riskleri değil, gıda güvenliği ve gıda güvencesi başlıkları da ayrıntılı biçimde ele alındı. Katılımcılar, Türkiye’de gıda güvenliği denetimlerinde mevzuat ve teknik altyapının belirli ölçüde mevcut olduğunu, ancak uygulama kalitesi ve şeffaflık alanında önemli sorunlar bulunduğunu belirtti. Denetimlerin yalnızca sayısal olarak artırılmasının yeterli olmayacağı, risk bazlı ve nitelik odaklı bir sisteme geçilmesi gerektiği ifade edildi. Gıda güvenilirliğinin yanında, özellikle dar gelirli kesimler ve çocuklar açısından gıda güvencesinin de temel bir halk sağlığı sorunu haline geldiği kaydedildi. Bu çerçevede okul temelli gıda desteği politikalarının yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı. YEREL YÖNETİMLERE VETERİNER HALK SAĞLIĞI GÖREVİ Çalıştay sonunda veteriner hekimliğin halk sağlığı sistemi içindeki yerinin yalnızca mesleki bir başlık değil, doğrudan kamusal bir ihtiyaç olduğu yönünde ortak görüş ortaya çıktı. Katılımcılar, bu alanın yasal ve mali karşılığının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek somut politika önerileri sundu. Öneriler arasında Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu’nun kurulması, bakanlıklar arası veri paylaşımının mevzuatla zorunlu hale getirilmesi, Ulusal Gıda Güvenliği Otoritesi’nin oluşturulması ve yerel yönetimlerde Veteriner Halk Sağlığı birimlerinin zorunlu hale getirilmesi yer aldı. Ayrıca veteriner halk sağlığı uzmanlarının pandemi ve afet planlarında tanımlı roller üstlenmesi ve “Tek Sağlık” yaklaşımının eğitim müfredatına dahil edilmesi istendi. CHP RAPORU POLİTİKAYA TAŞIYACAK CHP Sağlık Politikaları Kurulu, çalıştay raporunun hazırlıklarının sürdüğünü açıkladı. Kurul, toplantıda ortaya çıkan stratejik önerilerin partinin sağlık politikalarına dahil edilmesi için sürecin takip edileceğini bildirdi. Ankara’daki çalıştay, veteriner hekimliğin yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı bir alan olmadığını, toplum sağlığının korunmasında doğrudan belirleyici bir role sahip olduğunu yeniden gündeme taşıdı. Toplantıdan çıkan tablo, yeni dönemde sağlık politikalarının “Tek Sağlık” ekseninde yeniden kurulması yönündeki talebin daha yüksek sesle dile getirildiğini gösterdi.

TEK SAĞLIKTA ALARM: TÜRKİYE İÇİN KRİTİK EŞİK Haber

TEK SAĞLIKTA ALARM: TÜRKİYE İÇİN KRİTİK EŞİK

TEK SAĞLIKTA ALARM: TÜRKİYE İÇİN KRİTİK EŞİK FAO, “Tek Sağlık” yaklaşımında küresel yatırım açığının büyüdüğünü ortaya koydu. Veteriner Halk Sağlığı Derneği Başkanı Azmi YÜKSEL, Türkiye’nin biyolojik risklerin kavşağında bulunduğunu söyledi ve uyardı: “Önlemek, tedavi etmekten 11 kat daha ucuz. Türkiye için bu bir tercih değil, ulusal güvenlik meselesidir.” ÖZEL HABER – Pandemiler, antimikrobiyal direnç ve iklim şokları aynı küresel tehdidin parçaları haline geldi. FAO, 30 Mart 2026 tarihli raporunda insan, hayvan ve çevre sağlığını tek çerçevede ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımının artık ertelenemeyecek bir yatırım alanına dönüştüğünü ortaya koydu. Veteriner Halk Sağlığı Derneği (VHSD) Başkanı Azmi YÜKSEL, bu tablonun Türkiye açısından yalnızca sağlık başlığıyla sınırlı olmadığını, doğrudan ekonomi, gıda güvenliği ve ulusal dayanıklılık meselesi olduğunu vurguladı. 3 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM, 37 MİLYAR DOLARLIK KORUMA VHSD Başkanı Azmi YÜKSEL, FAO raporunda yer alan verilerin çarpıcı bir ekonomik gerçeği ortaya koyduğunu belirtti: “Tek Sağlık yaklaşımlarına yıllık 3 milyar dolar yatırım yapılması, salgınların önlenmesiyle küresel ekonomide 37 milyar dolar tasarruf sağlayabilir. Bu, %1100’lük bir getiri demektir. Reaktif yani kriz kapıya dayandıktan sonra müdahale etmek yerine, koruyucu hekimliği ve veteriner halk sağlığını önceleyen bir model, Türkiye ekonomisinin sırtındaki tedavi yükünü de hafifletecektir.” Bu tablo, geç müdahalenin maliyetini bir kez daha açığa çıkardı. Salgın kapıya dayandıktan sonra yapılan harcamalar hem kamu bütçelerini büyütüyor hem de sağlık sistemleri, üretim zinciri ve gıda arzı üzerinde ağır baskı oluşturuyor. Koruyucu sistemlere yapılacak erken yatırım ise çok daha düşük maliyetle çok daha büyük kaybı önlüyor. TÜRKİYE, BİYOLOJİK RİSKLERİN TAM ORTASINDA Azmi YÜKSEL, Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle biyolojik tehditlere karşı daha kırılgan bir hatta bulunduğunu söyledi. İklim değişikliği, hayvan hareketliliği, göç yolları ve ekolojik kırılmaların aynı anda yeni riskler ürettiğini belirten YÜKSEL, şu uyarılarda bulundu: “İklim değişikliği sadece bir çevre sorunu değildir; bir hastalık çarpanıdır. Değişen yağış rejimleri ve sıcaklık artışları, vektörle bulaşan hastalıkların ekolojisini değiştiriyor. Yaban hayatı ile evcil hayvan etkileşiminin artması, yeni zoonotik (hayvandan insana geçen) hastalıklar için ciddi bir risk alanıdır. Türkiye, göç yolları ve sınır ötesi hayvan hareketliliği nedeniyle 'Tek Sağlık' kalkanını en güçlü tutması gereken ülkelerin başında gelmektedir.” Uzmanlara göre bu başlık, yalnızca veterinerlik ya da halk sağlığı sınırlarında değerlendirilemez. Hayvan hastalıklarından gıda arzına, çevresel bozulmadan insan sağlığına kadar uzanan zincir, tek merkezden ve entegre bir sistemle yönetilmediği sürece kırılganlık artıyor. TÜRKİYE İÇİN 4 MADDELİK ACİL EYLEM ÇAĞRISI Azmi YÜKSEL, Türkiye’nin bu küresel darboğazdan çıkması için dört başlıkta acil adım atılması gerektiğini söyledi. Kurumsal Entegrasyon: “Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasındaki iş birliği kâğıt üzerinde kalmamalı; 'Tek Sağlık' bütçesiyle yönetilen ortak sürveyans ve veri paylaşım sistemleri kurulmalıdır.”Aile İşletmeciliği ve Gıda Güvenliği: “Türkiye hayvancılığının temel direği olan aile işletmeleri, biyogüvenlik standartları açısından desteklenmelidir. Güvenilir gıda arzı, ahırdaki hayvan sağlığından başlar.”Antimikrobiyal Dirençle Mücadele: “Geleceğin 'sessiz pandemisi' olan antibiyotik direncine karşı, hayvancılıkta bilinçsiz ilaç kullanımı durdurulmalıdır. Bu, sadece hayvanları değil, tıp dünyasının geleceğini korumaktır.”Sektörler Arası İş Gücü: “Veteriner hekimler, tabipler ve çevre uzmanları aynı masa etrafında, ortak bir yönetim şemasıyla çalışmalıdır.” Bu dört madde, yalnızca teknik öneri değil; sahada uygulanabilir bir ulusal savunma hattı olarak öne çıkıyor. Kurumlar arası parçalı yapı sürdükçe, Türkiye’nin salgınlar, dirençli enfeksiyonlar ve gıda güvenliği krizleri karşısında savunma gücü zayıflıyor. LYON ZİRVESİ, ANKARA İÇİN YOL HARİTASI OLABİLİR 7 Nisan 2026’da Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenecek olan Tek Sağlık Zirvesi, bu alandaki küresel yönelim açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Finansman modelleri, yönetişim reformları ve saha uygulamaları bu zirvede yeniden tartışmaya açılacak. Azmi YÜKSEL, zirvenin Türkiye açısından da dikkatle izlenmesi gerektiğini belirterek sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Lyon’da konuşulacak olan finansman modelleri ve yönetim reformları, Türkiye’nin hayvancılık ve sağlık vizyonu için bir yol haritasıdır. Hükümetler artık 'sessiz kahramanlar' olan veteriner hekimlerin saha gücüne yatırım yapmalıdır. Unutmayalım; önlem almak manşetlere çıkmaz ama milyonlarca hayatı kurtarır.”

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Haber

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Gıda güvenliği, halk sağlığı ve çevresel riskler aynı anda büyüyor. Uzmanlar, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını birlikte izleyen Tek Sağlık gözetiminin erken uyarı ve hızlı müdahale için kritik hale geldiğini vurguluyor. Güney ve Güneydoğu Asya’da yaşanan kuş gribi salgını, sağlık tehditlerinin artık tek bir alanla sınırlı kalmadığını bir kez daha ortaya koydu. İnsanlarda görülen vaka sayısı sınırlı kaldı ancak salgın, gıda güvenliği, geçim kaynakları ve halk sağlığı üzerinde büyüyen risklerin erken teşhis edilmeden kontrol altına alınamayacağını gösterdi. Bugün birçok kriz sessiz başlıyor. Hayvan hastalıkları, bitki zararlıları, zoonotik enfeksiyonlar ve çevresel bozulmalar, daha büyük tehditlerin ilk işaretlerini veriyor. Buna rağmen müdahale çoğu zaman insanlar hastalandıktan ya da gıda tedarik zinciri aksadıktan sonra başlıyor. Bu tablo, mevcut gözetim sistemlerinin geç kaldığını gösteriyor. Dar izleme modeli riski büyütüyor Mevcut gözetim uygulamalarının önemli bölümü insan hastalıklarının tespiti ya da çiftlik düzeyindeki kayıplarla sınırlı kalıyor. Bu yaklaşım, hayvan, bitki ve çevre alanlarından gelen erken uyarı sinyallerini kaçırıyor. Sonuçta sistem, tehdidi önleyen değil, büyüdükten sonra karşılamaya çalışan reaktif bir yapıya dönüşüyor. Tek Sağlık modeli ortak risk haritası çıkarıyor Tek Sağlık yaklaşımı, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını tek bir çerçevede ele alıyor. Bu model, birbirinden kopuk veri toplama yöntemleri yerine sektörler arası bilgi paylaşımını esas alan entegre sistemler kurulmasını öngörüyor. Böylece risk, tek bir noktada patlak vermeden önce daha geniş bir çerçevede izlenebiliyor. Sahadaki uygulamalar bu yaklaşımın sonuç verdiğini gösteriyor. Tayland’da hayvan ısırığı bildirimleri için geliştirilen ortak mobil uygulama, kuduz vakalarının hızlı tespitini sağladı. Kamboçya’da insan ve hayvan laboratuvarlarının birbirine bağlanmasıyla leptospiroz ve kuş gribi gibi patojenlerde erken müdahale kapasitesi güçlendi. Ruanda’da ise çevresel veriler üzerinden yürütülen erken uyarı sistemi sayesinde Rift Vadisi humması salgını sınırlı alanda tutuldu. Asıl sorun koordinasyon ve altyapı eksikliği Tek Sağlık gözetiminin önünde ciddi yapısal engeller bulunuyor. Veterinerlik hizmetlerinin yetersiz finansmanı, çevresel izlemedeki düzensizlik, veri paylaşımını zorlaştıran bürokratik ve teknolojik bariyerler, erken teşhisi zayıflatıyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde dijital altyapı eksikliği sorunu büyütüyor. Ancak daha varlıklı ülkelerde de kurumsal parçalanma ve yasal kısıtlar benzer sonuçlar doğuruyor. FAO, WHO, WOAH ve UNEP iş birliğiyle geliştirilen çalışmalar, ülkelerde entegre gözetim sistemlerinin kurulmasını hedefliyor. Sierra Leone’de hayvan hastalıkları raporlamasının dijitalleştirilmesi, Özbekistan’da mobil veteriner saha verilerinin sisteme alınması ve Pakistan ile Nepal’de laboratuvar uyumu ile il düzeyi gözetim ağlarının güçlendirilmesi, bu dönüşümün somut örnekleri arasında yer alıyor. Krizden sonra değil, krizden önce müdahale Tek Sağlık gözetimi yalnızca salgınları izlemek için değil, gıda sistemlerini korumak, ekosistem bozulmasını takip etmek, üretim kayıplarını önlemek ve geçim kaynaklarını güvence altına almak için de öne çıkıyor. Erken teşhis, geç müdahalenin yüksek maliyetini düşürüyor; kamu sağlığı ile tarımsal üretim arasındaki bağı görünür hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde küresel sağlık ve gıda güvenliği tehditlerinin büyük bölümü insan, hayvan, bitki ve çevre kesişiminde ortaya çıkacak. Bu nedenle uzmanlar, teknoloji kadar siyasi irade, ortaklık ve sürekli yatırım çağrısı yapıyor. Erken teşhis artık yalnızca sağlık politikası değil, doğrudan bir güvenlik ve sürdürülebilirlik meselesi olarak görülüyor.

KANSERDEN KORUNMADA “TEK SAĞLIK” GERÇEĞİ: VETERİNER HEKİMLİK KRİTİK ROLDE Haber

KANSERDEN KORUNMADA “TEK SAĞLIK” GERÇEĞİ: VETERİNER HEKİMLİK KRİTİK ROLDE

KANSERDEN KORUNMADA “TEK SAĞLIK” GERÇEĞİ: VETERİNER HEKİMLİK KRİTİK ROLDE Dünya Kanser Günü kapsamında yapılan açıklamada, kanserin yalnızca bireysel bir hastalık olmadığı; çevre, gıda zinciri ve enfeksiyonlarla bağlantılı önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulandı. Veteriner hekimliğin bu mücadelede kilit konumda olduğu belirtildi. 4 Şubat Dünya Kanser Günü ve Kanser Haftası dolayısıyla yapılan değerlendirmelerde, kanserin yalnızca bireysel yaşam tarzlarıyla açıklanamayacak kadar karmaşık ve çok boyutlu bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekildi. Uzmanlara göre kanser; çevresel etkenler, enfeksiyöz riskler ve üretim süreçleriyle doğrudan bağlantılı, önemli ölçüde önlenebilir bir hastalık yükü oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı tarafından ortaya konan bilimsel veriler; kanser vakalarının kayda değer bir bölümünün hava kirliliği, gıda zincirindeki fiziksel, biyolojik ve kimyasal riskler ile zoonotik ve gıda kaynaklı enfeksiyonlar gibi kontrol edilebilir faktörlerle ilişkili olduğunu gösteriyor. Buna karşın kanserle mücadele politikalarının birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de ağırlıklı olarak tedavi odaklı yürütüldüğü, önleme ve risk azaltma boyutunun geri planda kaldığı ifade ediliyor. İNSAN SAĞLIĞI TEK BAŞINA ELE ALINAMAZ Veteriner Halk Sağlığı Derneği (VHSD) Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi Yüksel, kanserden korunmanın insan sağlığını hayvan, bitki ve çevre sağlığından bağımsız ele alan yaklaşımlarla mümkün olamayacağını belirterek, çözümün “Tek Sağlık” yaklaşımında yattığını söyledi. Tek Sağlık yaklaşımı; insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirine bağlı olduğunu kabul eden bilimsel bir çerçeve olarak tanımlanıyor. Bu modele göre güvenli gıda üretimi, zoonotik enfeksiyonların önlenmesi, çevresel kirleticilerin izlenmesi ve kimyasal maruziyetlerin kontrolü, kanser riskini doğrudan etkileyen başlıca alanlar arasında yer alıyor. Bu alanların tamamı ise veteriner hekimliğin uzmanlık ve sorumluluk alanına giriyor. GIDA ZİNCİRİNDEN ÇEVRESEL KİRLİLİĞE UZANAN SORUMLULUK Yüksel, veteriner hekimlerin üretimden tüketime kadar gıda zincirinin tüm aşamalarında görev aldığını belirterek, zoonotik patojenlerin kontrolü, veteriner ilaç ve pestisit kalıntılarının denetimi, mikotoksinlerin ve çevresel kirleticilerin izlenmesinde kritik rol üstlendiklerini vurguladı. Bu görevlerin yalnızca hayvan sağlığını değil, toplumun uzun vadeli kanser riskini de doğrudan belirlediğini ifade etti. Bu alanlarda yaşanan yapısal zafiyetlerin yıllar içinde biriken ve çoğu zaman fark edilmeden büyüyen halk sağlığı sorunlarına yol açtığını belirten Yüksel, kanser riskinin büyük ölçüde üretim ve çevre politikalarıyla da ilişkili olduğuna dikkat çekti. KURUMSAL PARÇALANMIŞLIK RİSK YÖNETİMİNİ ZAYIFLATIYOR Açıklamada, Türkiye’de veteriner halk sağlığını ve Tek Sağlık yaklaşımını esas alan bağımsız, güçlü ve yetkili bir veteriner otoritesinin bulunmamasının önemli bir yapısal eksiklik olduğuna işaret edildi. Gıda güvenliği, çevre sağlığı ve zoonotik hastalıklarla mücadelede kurumsal parçalanmışlık, eşgüdüm eksikliği ve yetki karmaşasının bilimsel gerekliliklerle bağdaşmadığı belirtildi. 2025 yılında gerçekleştirilen Tarım ve Orman Şûrası Sonuç Bildirgesi’nde yer alan “Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu”nun oluşturulması yönündeki kararın bu ihtiyacın resmî düzeyde de kabul edildiğini gösterdiği ifade edilirken, söz konusu yapının henüz hayata geçirilmemiş olmasının önemli bir gecikme olduğu kaydedildi. “KANSER KADER DEĞİLDİR” VHSD Başkanı Yüksel, kanserin kader olmadığını vurgulayarak, Tek Sağlık yaklaşımını ve veteriner hekimliği dışlayan politikaların kanseri toplum için kaçınılmaz bir yüke dönüştürdüğünü belirtti. Kanserden korunmanın; insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan, veteriner hekimliği bu sürecin ayrılmaz bir parçası olarak gören bilim temelli ve kamucu politikalarla mümkün olabileceğini ifade etti. Dünya Kanser Günü ve Kanser Haftası’nın, bu bütüncül yaklaşımı hatırlatmak ve karar vericileri sorumluluk almaya davet etmek açısından önemli bir fırsat olduğu belirtilirken, Tek Sağlık yaklaşımının kurumsal olarak hayata geçirilmesi ve bağımsız bir veteriner otoritesinin oluşturulmasının ertelenemez bir gereklilik olduğu vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.