Hava Durumu

#Tedavi Süreci

giresunsonhaber - Tedavi Süreci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tedavi Süreci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HANTAVİRÜS BİR SALGINA DÖNÜŞÜR MÜ? Haber

HANTAVİRÜS BİR SALGINA DÖNÜŞÜR MÜ?

Genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ya da tükürüğü aracılığıyla insanlara bulaşan hantavirüs; bazı vakalarda ciddi solunum, kalp ve böbrek yetmezliklerine yol açarak can kayıplarına neden olabilen bir enfeksiyona sebebiyet veriyor. Bilhassa uzun süre kapalı tutulan ve yetersiz havalandırılan mekanlarda yapılan temizlik esnasında, virüs yüklü partiküllerin havaya karışması bulaşma riskini artırabiliyor. Depolar, ahırlar, kilerler, bağ evleri ve uzun süre kullanılmayan yazlıklar bu açıdan riskli bölgeler arasında yer alıyor. Sadece Bir Türü İnsandan İnsana Geçiyor Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Andes virüsü, insandan insana bulaşabildiği bilinen tek hantavirüs türüdür. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplum içerisinde kolayca yayılan bir enfeksiyon olmadığını vurgulayarak şunları ekliyor: “Bugüne dek insandan insana bulaşma durumu, temel olarak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle Şili ve Arjantin’de rapor edilen Andes virüsü vakalarında, uzun süreli ve yakın temas sonrası sınırlı bir bulaş gözlemlenmiştir. Asya ve Avrupa’da rastlanan hantavirüs türlerinde ise insandan insana bulaşma kanıtlanmamıştır.” Belirtileri Grip Benzeri Şikayetlerle Karışabilir Hantavirüsün belirtileri, genellikle virüsle temas edildikten 1 ila 8 hafta sonra ortaya çıkabiliyor. Başlangıç aşamasındaki semptomlar sıklıkla grip benzeri şikayetlerle karıştırılabiliyor. Erken evrede; yüksek ateş, baş ağrısı, yaygın kas ağrıları, halsizlik, karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler görülüyor. Bazı hastalarda ise tablo ağırlaşarak öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı toplanması, tansiyon düşüklüğü, kanama bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi kritik klinik durumlara yol açabiliyor. Bilhassa kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerde, nedeni açıklanamayan ateş, kas ağrısı veya solunum güçlüğü geliştiğinde hantavirüs ihtimali üzerinde durulmalıdır. Hantavirüs Enfeksiyonunda Tedavi Süreci Hantavirüs enfeksiyonuna yakalanan tüm hastalar için kesin etkinliği kanıtlanmış antiviral bir ilaç mevcut değildir. Bu süreçte temel yaklaşım, hastanın yakın takibi ve destekleyici tedavilerin uygulanmasıdır. Hastalığın ağır seyrettiği vakalarda yoğun bakım ünitesinde takip gerekebilmektedir. Ayrıca günümüzde hantavirüslere karşı geliştirilmiş bir aşı henüz bulunmamaktadır. Hantavirüsten Nasıl Korunabiliriz? Hantavirüsten korunmada çevre hijyeni kritik bir rol oynamaktadır. Evlere ve depolara kemirgen girişini önleyecek tedbirler alınmalı, riskli alanlar iyice havalandırılmalı, kemirgen dışkısının olduğu bölgeler kesinlikle süpürülmemeli, bunun yerine nemlendirilerek temizlenmelidir. Kemirgenlerle temas olasılığı yüksek olan kişiler ciddi risk altındadır. Özellikle depo çalışanları, hayvancılık ve tarımla uğraşanlar ile ahır ve kiler temizliği yapanlar daha dikkatli olmalıdır. Riskli alanların süpürülmesi, virüs partiküllerinin havaya yayılmasına neden olacağı için önerilmez. Temizlik esnasında mutlaka maske ve eldiven kullanılmalı, işlem sonrası eller vakit kaybetmeden yıkanmalıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat! Haber

Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat!

Dijital oyunların çocukların yaşamında giderek daha fazla yer kapladığını belirten uzmanlar, oyun bağımlılığının ebeveynler için önemli bir endişe kaynağı hâline geldiğini söylüyor. Oyun bağımlılığının yalnızca ekran süresinin artmasıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerekir.” dedi. Oyun oynarken öfke kontrolünde zorlanma, uyku düzeninin bozulması ve sorumlulukların ihmal edilmesi gibi belirtilerin önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, ebeveynlerin bu süreçte rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmesinin, koruyucu bir yaklaşım sunduğunu vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, çocuklarda oyun bağımlılığının belirtileri, ailelerin dikkat etmesi gerekenleri, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi. Oyun bağımlılığı, çocuğun yaşamını çok yönlü etkileyen ciddi bir sorun! Dijital teknolojilerin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, çocuklar ve gençlerin oyunlarla çok daha erken yaşlarda ve yoğun biçimde karşılaştığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu durum, ebeveynlerde ‘Çocuğum oyun bağımlısı mı?’ sorusunu da beraberinde getiriyor.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Çetin, oyun bağımlılığının, yalnızca oyun oynama süresinin artmasıyla sınırlı olmayan; çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerektiği uyarısında bulundu. Bu belirtiler oyun bağımlılığına işaret ediyor! Oyun bağımlılığına işaret edebilecek pek çok önemli belirteç bulunduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun ekran karşısında geçirdiği sürenin giderek artması; bu sürenin cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da oyun konsolu aracılığıyla gerçekleşmesi fark etmeksizin dikkatle değerlendirilmeli.” dedi. Özellikle çocuğun, planladığından ya da ebeveynleri tarafından uygun görülen süreden daha fazla oyun oynamaya başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Çetin sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun yanı sıra, oyun oynadığı zamanlarda öfke kontrolünde zorlanması, oyunu bırakması istendiğinde yoğun tepkiler vermesi ve gündelik yaşam düzeninin oyun nedeniyle bozulması da dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır. Uyku düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden uzaklaşma ve sorumluluklarını ihmal etme gibi durumlar, oyunla kurulan ilişkinin sağlıklı sınırların dışına çıktığını gösterebilir.” Ebeveynler rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmeli! Elektronik cihazların yaygınlaşmasının yanında, çocukların bu araçlarla temasının belirli bir kontrol ve sınır çerçevesinde olmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun cep telefonu ve diğer dijital cihazları kullanımı, yaşamının merkezine yerleşmemeli; kullanım süreleri ve zamanları ebeveynler tarafından belirlenmeli.” dedi. Bilgisayar ya da oyun konsolu ile vakit geçirmek isteyen çocukların, ebeveynlerin uygun gördüğü saat ve sürelerde oyun oynamasına izin verilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kuralların net, tutarlı ve takip edilebilir olması koruyucu bir yaklaşım sunar. Ebeveynlerin rehberlik edici ve denetleyici rolü, çocuğun sağlıklı bir dijital denge kurmasına yardımcı olur.” açıklamasını yaptı. Tedavide psikoterapi süreci önemli! Oyun bağımlılığı tedavisinde ilk adımın, bireyin kendisi ve yakınlarıyla yapılan ayrıntılı değerlendirme süreci olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu süreçte, oyun davranışının günlük yaşamın ne kadarını kapladığı, hangi alanlarda işlev kaybına yol açtığı ve kişinin nerede durmakta zorlandığı ayrıntılı biçimde ele alınır.” dedi. Gerekli görüldüğünde beyin tetkikleri ve psikolojik değerlendirme testleri uygulandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı: “Tedavi sürecinde, bazı durumlarda oyun oynama isteğini azaltmaya yönelik ilaç tedavileri ya da eşlik eden ruhsal sorunlara yönelik farmakolojik destekler kullanılabilir. Ancak oyun bağımlılığında tek başına ilaç tedavisi yeterli değildir. Mutlaka psikoterapi sürecinin tedaviye eşlik etmesi gerekir. Psikoterapi sürecinde, oyunu kontrol edebilme becerilerinin geliştirilmesi ve bağımlılığı besleyen faktörlerin ele alınması hedeflenir. Uygun görülen vakalarda, beyin uyarım tedavileri de tedavi seçenekleri arasında yer alabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.