Hava Durumu

#Tazminat

giresunsonhaber - Tazminat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tazminat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ordu-Giresun'da Uçuş Krizi: Sis Nedeniyle Sefeler İptal, Yolcular Saatlerce Bekledi Haber

Ordu-Giresun'da Uçuş Krizi: Sis Nedeniyle Sefeler İptal, Yolcular Saatlerce Bekledi

SİS HAVA ULAŞIMINI FELÇ ETTİ: SABİHA’DA 51 AJET SEFERİ İPTAL, ORDU-GİRESUN HATTINDA MAĞDURİYET TEPKİSİ İstanbul’da 29 Mart 2026 Pazar günü etkisini artıran olumsuz hava koşulları hava trafiğini ağır biçimde aksattı. Sabiha Gökçen Havalimanı ve Ordu-Giresun Havalimanı 29 ve 30 Mart için iptal uyarısı yayımladı. AJet, 29 Mart Pazar günü Sabiha Gökçen kalkışlı ve varışlı 51 seferini iptal etti, 11 seferini başka havalimanlarına yönlendirdi. Aynı kriz Ordu-Giresun hattında da yolcu mağduriyeti iddialarını artırdı. Türkiye genelinde yağış ve düşük görüş mesafesi pazar günü hava ulaşımını vurdu. Ordu-Giresun havaalınından uçaklar kalkmadı, Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş için alçalan çok sayıda uçak havada tur atmak zorunda kaldı. Bazı uçaklar yakıt durumu nedeniyle başka meydanlara yönlendirildi. Anadolu Ajansı, Pegasus ve AJet’e ait çok sayıda uçağın İstanbul Havalimanı’na iniş yaptığını bildirdi. Sabiha Gökçen Havalimanı işletmesi de krizi resmen duyurdu. Havalimanının ana sayfasında yer alan uyarıda, meteorolojik değerlendirmeler doğrultusunda 29 Mart 2026 ile 30 Mart 2026 tarihlerinde hava muhalefeti nedeniyle iptaller beklendiği açıkça belirtildi. Yolculara, havalimanına gelmeden önce uçuş bilgilerini havayolu şirketlerinin resmi kanallarından kontrol etmeleri çağrısı yapıldı. AJet, 29 Mart Pazar günü planlanan 51 seferini iptal etti. Şirket ayrıca 11 seferin başka havalimanlarına yönlendirildiğini açıkladı. Bu durum, İstanbul merkezli hava trafiği krizinin yalnızca terminal yoğunluğu yaratmadığını, çevre hatları da doğrudan etkilediğini gösterdi. Ordu-Giresun Havalimanı’nda da hafta sonu mağduriyet yaşandığı yönünde şikayetler arttı. Edinilen bilgilere göre 28 Mart 2026 Cumartesi günü birçok sefer iptal edildi. 29 Mart 2026 Pazar günü ise bazı yolcular yaklaşık 8 saat havalimanında bekletildikten sonra uçuşlarının iptal edildiği bildirildi. Aynı yolcular, AJet tarafından sadece kek ve meyve suyu ikram edildiği ifade edildi. Ayrıca Havalimanlarından geri dönüş için Havaş seferi bile konulmadı. Bu noktada yolcu hakları gündeme geldi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü mevzuatına göre uçuş iptali halinde havayolu şirketi yolcuya yardım teklif etmek, alternatif ulaşım yolları hakkında bilgi vermek ve gecikme süresine göre ikram, haberleşme, gerekiyorsa konaklama ve ulaşım desteği sağlamak zorunda. İç hatlarda 2 saat ve üzeri gecikmede yardım yükümlülüğü başlıyor; AJet’in kendi yolcu hakları broşüründe de 5 saat ve üzeri beklemelerde ana yemek ve ek hizmetler yer alıyor. Meteorolojik olağanüstü koşullar tazminat yükümlülüğünü kaldırabilse de yardım ve bilgilendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor.

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME Haber

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu 29 maddelik yasa teklifi; tarım arazilerinin korunmasından orman kadastrosuna, şeker pancarı üretiminden alkollü içki reklamlarına kadar birçok alanda yeni kurallar getiriyor. Teklifte, 80 bin davanın önüne geçileceği ve kamunun 516 milyar liralık olası yükten korunacağı vurgulandı. AK Parti, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu başta olmak üzere bazı kanunlarda değişiklik öngören 29 maddelik yasa teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, tarımsal üretim, mülkiyet ihtilafları, çevre politikaları, enerji yatırımları ve reklam sınırlamaları gibi geniş bir alanı kapsıyor. Teklifin ayrıntılarını açıklayan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin özellikle orman kadastrosu ile tapu mülkiyetinden kaynaklanan uzun yıllara dayalı sorunları çözmeyi amaçladığını söyledi. Güler, bu alandaki mülkiyet karmaşasının sona erdirileceğini belirterek, “Orman ve tapu kadastrosu gibi farklı uygulamalar nedeniyle on yıllardır süregelen mülkiyet karmaşasına son vererek; mülkiyeti nizalı olan ve bugüne kadar davaya konu olmayan taşınmazların tapularını geçerli kabul ediyor veya vatandaşa iade ediyoruz. Bu taşınmaz alanlarından az olmamak üzere ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğümüze saha tahsisi yapıyoruz. Bugüne kadar davaya konu olan taşınmazlar sahiplerine ise aldıkları tazminat bedellerini rayici üzerinden ödemeleri kaydıyla taşınmazlarını iade ediyoruz” dedi. Teklifin en dikkat çeken başlıklarından biri de yargıya ilişkin düzenleme oldu. Abdullah Güler, halen süren ve açılması öngörülen çok sayıda davanın bu düzenlemeyle engelleneceğini savunarak, “Böylece devletimizi; tazminat bedelleri, birikmiş faizler ve yargılama giderleriyle birlikte tam 516 Milyar TL gibi devasa bir mali yükten kurtarıyoruz. Hem vatandaşımızın tapu güvenliğini sağlıyor hem de kamu kaynaklarımızın yarım trilyon lirasını koruma altına alıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklife göre, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesi yasaklanacak. Ayrıca izin alınmadan tarım arazileri üzerine yapılan yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesi engellenecek. Düzenlemeye aykırı işlem yapan kurumlara her bir abone için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak. Abonelik iptal edilmediği sürece bu ceza her ay yinelenecek. Abdullah Güler, tarım arazilerine ilişkin düzenlemeyi şu sözlerle savundu: “Gıda güvenliğimizin sarsılmaz kalesi, milli servetimiz ve gelecek nesillerimize bırakacağımız en kıymetli mirasımız hiç şüphesiz toprağımızdır. Bizim temel önceliğimiz, vatan toprağının her bir karışının üretimde kalması, bereketinin korunması ve ekilebilir alanlarımızın amaç dışı kullanımının önüne geçilmesidir. Özellikle son yıllarda "hobi bahçesi" adı altında, kooperatif çatısı kullanılarak tarım arazilerimizin hukuka aykırı şekilde küçültülmesi ve üretimden koparılması, tarımsal geleceğimiz için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Vatandaşlarımızın doğa ile iç içe olma isteğini anlıyoruz; ancak bu ihtiyacın, gıda arz güvenliğimizi tehlikeye atacak ve verimli topraklarımızı betonlaştıracak bir yapıya dönüşmesine izin veremeyiz. Bu doğrultuda, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklıyor; üretim disiplinimizi ve planlamamızı tahkim ediyoruz. İzin alınmadan tarım arazilerine inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesini engelliyoruz. Bu yasağı ihlal eden kurumlara, her bir abone için 100 bin TL idari para cezası öngörüyoruz. Abonelik iptal edilmediği sürece bu cezayı her ay tekrarlayarak suiistimallerin önüne geçiyoruz. Bu düzenleme ile hem toprağımızın kıymetini biliyor hem de vatandaşlarımızı yasal dayanağı olmayan süreçlerin mağduru olmaktan koruyoruz.” Teklifte çevre ve iklim başlığı altında da yeni bir dönem öngörülüyor. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda “Karbon Yutak Ormanları” kurulmasının önü açılıyor. Orman Genel Müdürlüğü’ne bu alanın kurulması ve işletilmesi konusunda yetki verilmesi planlanıyor. Güler, düzenlemenin ekonomik boyutuna da dikkat çekerek, “ Sera gazı tutum kapasitemizi artıracak ‘Karbon Yutak Ormanları’nın kurulması ve işletilmesi için Orman Genel Müdürlüğü'ne tam yetki veriyoruz. Bu düzenleme ile sadece çevremizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda sanayicimizin uluslararası piyasada "karbon vergisi" yükleri altında ezilmesinin önüne geçecek yerli karbon kredisi altyapısını inşa ediyoruz. Üretimde Disiplin ve Gıda Arz Güvenliğini tesis ediyoruz” dedi. Tarım ve hayvancılık alanındaki değişiklikler de teklifin öne çıkan maddeleri arasında yer aldı. Buna göre şeker pancarında sözleşmesiz ekim yasaklanacak. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezalar artırılacak. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime sevk edilmesi uygulamasına son verilmesi ve uygun olanların kayıt altına alınması hedefleniyor. Güler, “Şeker pancarında sözleşmesiz ekimi yasaklayarak hem arz güvenliğimizi koruyor hem de çiftçimizin emeğini garanti altına alıyoruz. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezaları güncel tütün bedellerine göre artırarak caydırıcılığı yeniden sağlıyoruz. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime gönderilerek heba edilmesine son veriyor; şartları uygunsa kayıt altına alarak vatandaşımızın mağduriyetini gideriyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Düzenleme, su yapıları ve enerji yatırımlarını da kapsıyor. Baraj ve sulama kanallarının çevresinde can ve mal güvenliğine yönelik önlemlerin alınmasında belediye ve ilgili idarelere sorumluluk yükleniyor. Ayrıca Devlet Su İşleri’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi kurma yetkisinin 2040 yılına kadar uzatılması öngörülüyor. Güler, “Diğer yandan DSİ’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi inşa etme yetkisini 2040 yılına kadar uzatarak ülkemizin enerji arz güvenliğini ve geleceğini güvence altına alıyoruz” dedi. Teklifte Atatürk Orman Çiftliği’ne yönelik özel düzenlemeler de bulunuyor. Buna göre çiftlik adına kayıtlı taşınmazların bina ve arazi vergileri yönünden muafiyetinde birlik sağlanacak, geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçilecek. Arazilerin parçalı yapısından doğan hukuki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanıyor. Güler, bu başlıkta, “Ülkemizin en kıymetli varlıklarından olan Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin korunması, geleceğe aktarılması ve asli misyonunun devam ettirilmesi için özel bir düzenleme getiriyoruz. Çiftlik adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde birlik sağlıyoruz. Geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçerek, arazilerin parçalı yapısından kaynaklanan hukuki belirsizliklere son veriyor ve bu milli mirasımızın üzerindeki mali yükü tamamen kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklifin dikkat çeken bir diğer ayağını ise alkollü içkilere ilişkin reklam ve tanıtım sınırlamaları oluşturdu. Buna göre alkollü içki üreticilerinin isim, marka, amblem veya logolarını kullanarak herhangi bir etkinliğe destek vermesine ya da gizli reklam yapmasına izin verilmeyecek. 22.00 ile 06.00 saatleri arasındaki satış yasağının ihlalinde ceza yetkisi mülki amirlere devredilecek. İş yerlerinin vitrinlerinde bağımlılığı teşvik edici yazı, işaret ve görsellerin kaldırılması da hükme bağlanacak. Abdullah Güler, bu düzenlemeyi şu sözlerle anlattı: “Gençlerimizin marka aşinalığından faydalanarak düşük alkollü içki markalarının yüksek alkollü içkilerde kullanılması gibi satın almayı teşvik edici sinsi uygulamaları yasaklıyoruz. 22:00 ile 06:00 saatleri arasındaki alkol satış yasağı ihlallerinde ceza yetkisini mülki amirlere devrederek denetimi yerinde ve süratle sağlıyoruz. Vatandaşımızı ve evlatlarımızı alkol bağımlılığına teşvik eden her türlü işaret, yazı ve görselin iş yerlerinin vitrinlerinden dahi temizlenmesini hükme bağlıyoruz”

AV SEZONU 1 MART İTİBARIYLA KAPANDI Haber

AV SEZONU 1 MART İTİBARIYLA KAPANDI

AV SEZONU 1 MART İTİBARIYLA KAPANDI Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü Giresun Şube Müdürlüğü, 2025–2026 av sezonunun 1 Mart 2026 tarihi itibarıyla ülke genelinde kapandığını duyurdu. Yasal Dayanak: 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu Türkiye’de kara avcılığını düzenleyen temel mevzuat, 11 Temmuz 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu. Söz konusu kanun, av ve yaban hayvanlarının yaşama ortamlarıyla birlikte korunması ve geliştirilmesini esas alıyor . Kanun kapsamında; 18 yaşını doldurmuş, Silah taşıma ehliyetine sahip, Av ve yaban hayatı eğitimi alarak sınavda başarılı olmuş, Avcılık belgesi ve avlanma izin kartı bulunan kişiler yasal olarak avcılık yapabiliyor .MERKEZ AV KOMİSYONU KARARI RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANDI 4915 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca oluşturulan Merkez Av Komisyonu (MAK), her yıl av ve yaban hayatının korunmasına yönelik karar alıyor. 2025–2026 Av Dönemi’ne ilişkin MAK Kararı, 6 Temmuz 2025 tarihli ve 32948 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı . Bu karar doğrultusunda: Av sezonu 1 Mart 2026 itibarıyla ülke genelinde sona erdi. Üreme döneminin başlaması nedeniyle Ağustos ayına kadar avcılık faaliyetleri yasaklandı .ÜREME DÖNEMİNDE HASSASİYET ÇAĞRISI Yetkililer, av ve yaban hayvanlarının eş tutma, üreme, yavru büyütme ve erginleşme dönemine girildiğine dikkat çekerek vatandaşlara uyarıda bulundu. Bu süreçte: Yaban hayvanlarının yavrularına ve yumurtalarına zarar verilmemesi, Doğal alanlarda daha dikkatli ve hassas davranılması, Kanun ve MAK kararlarında yasaklanan fiillerden kaçınılması gerektiği vurgulandı .KURALLARA UYMAYANLARA CEZA 4915 sayılı Kanun ve Merkez Av Komisyonu kararlarına aykırı hareket edenler hakkında: İdari para cezası uygulanacak, Av hayvanı türüne göre değişen tazminat bedelleri talep edilecek .YENİ DÖNEM KARARI MAYIS’TA Merkez Av Komisyonu’nun Mayıs ayında toplanarak 2026–2027 av dönemine ilişkin yeni kararını alacağı bildirildi. Yeni kararda, avlanma usul ve esasları ile tür bazlı açılış tarihleri yeniden belirlenecek Yetkililer, alınan kararların hem biyolojik dengeyi korumak hem de sürdürülebilir avcılığı sağlamak amacı taşıdığını belirterek, tüm avcıları ve vatandaşları mevzuata uygun hareket etmeye davet etti.

CHP’li Yontar: Askeri liseler ve hastaneler yeniden açılmalı Haber

CHP’li Yontar: Askeri liseler ve hastaneler yeniden açılmalı

CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, TBMM’deki Millî Savunma Bakanlığı bütçe görüşmeleri sırasında askeri okullar ve sağlık kurumlarının tekrar faaliyete geçmesi gerektiğini belirterek, astsubaylar ile uzman çavuşların özlük haklarındaki eşitsizliklerin düzeltilmesini talep etti. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, TBMM'de gerçekleşen Millî Savunma Bakanlığı bütçe görüşmelerinde, askeri eğitim ve sağlık kuruluşlarının önemine vurgu yaparak askeri liselerin ve hastanelerin tekrar açılması gerektiğini dile getirdi. CHP'li Yontar, konuşmasında ayrıca savunma alımlarıyla ilgili önerilerde bulunarak, diğer ülkelerin artık kullanmadığı ekipman, makineler ve uçakların alınmaması gerektiğini savundu. Astsubay ve uzman çavuşların hakları konusunda açıklamalarda bulunan Yontar, "Astsubay emekli maaşlarındaki statüye bağlı adaletsizliklerin giderilmesi, kalkınmada öncelikli bölgelerde görev yapan astsubayların kademelerinin artırılması, 2000-2003 mezunu astsubayların sigorta başlangıç tarihlerinin güncellenmesi, uzman çavuşların özlük haklarının iyileştirilmesi, sözleşmelerin kaldırılarak kadrolu hale gelmeleri ve orduevlerinden faydalanabilmeleri" gerektiğini belirtti. Gazilerle ilgili öneriler sunan Yontar, tedavi süreçlerindeki yetersizliklerin giderilmesi, fiziksel ve ruhsal rehabilitasyon imkanlarının güçlendirilmesi, derece aylık, istihdam, tazminat ve maluliyet konusundaki eşitsizliklerin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti. Gazilere yeşil pasaport verilmesinin mümkün olmaması durumunda hizmet pasaportunun sağlanması gerektiğini de ekledi. Milletvekili Yontar’ın bu açıklamaları, özellikle askeri personelin hakları ve gazilerin sosyal güvenliği konularında meclis gündemindeki dikkat çekici talepler arasında yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.