Hava Durumu

#Taşkın

giresunsonhaber - Taşkın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taşkın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ Haber

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ Yağmur doğal, kayıp kaçınılmaz değil 1919’dan 12–13 Ağustos 2026’ya uzanan kayıtlar, Giresun’un kısa ve dik havzalarında tehlikenin yeni olmadığını gösteriyor. Son olaylarda üç kişi yaşamını yitirdi, iki kişi için arama başlatıldı; 217 ihbar ve 31 milyon lirayı aşan ara hasar kayda geçti. Devletin 2020 sonrasındaki yatırımları önemli, ancak asıl soru hâlâ açık: Hangi tesis, hangi havzada, hangi riski ne kadar azalttı? 12 AĞUSTOS: ZIVA’DA ÜÇ CAN KAYBI Giresun Valiliğinin ilk açıklamasına göre Sis Dağı çevresindeki yoğun yağışın ardından Görele’nin Hamzalı köyü Zıva mevkisinde saat 15.00 dolayında ani su yükselmesi meydana geldi. Dört kişilik aile akıntıya kapıldı; baba kurtarıldı, iki kız çocuğunun cansız bedenlerine olay yerinden kilometrelerce aşağıda ulaşıldı. Arama çalışmaları 107 personel, 20 araç ve 7 dalgıçla yürütüldü. Daha sonraki resmî ve yerel açıklamalar annenin de yaşamını yitirdiğini doğruladı. [1] Zıva’daki olay, küçük ve dar bir alt havzada kısa tepki süreli ani taşkın olasılığını öne çıkarıyor. Ancak olay hidrografı, ölçülmüş pik debi, 5-15 dakikalık yağış serisi, dere enkesiti, olay öncesi rüsubat durumu ve devam eden taşkın kontrol işinin o günkü fiziki durumu kamuya açıklanmış değil. Bu veriler olmadan ne şantiyeyi suçlayan ne de mevcut projeyi peşinen aklayan kesin bir hüküm kurulabilir. 13 AĞUSTOS: İHBARLAR İL GENELİNE YAYILDI Ertesi gün meteorolojik uyarı; merkez ilçe ile Piraziz, Bulancak, Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele, Eynesil, Dereli, Çanakçı, Güce, Yağlıdere ve Doğankent’i kapsadı. Yağış sonrasında su baskını, heyelan, yol kapanması ve altyapı hasarı ihbarları geniş bir alana yayıldı. Resmî bültenlerde ilk saatlerde yükselen ihbar sayısı 217’ye ulaştı. 16 Ağustos itibarıyla 26 noktada afet etkisi kayda geçirilmiş, açıklanan ara hasar toplamı 31 milyon 40 bin 20 liraya çıkmıştı. Bu rakam nihai bilanço değil; tespit sürecinin o andaki ara toplamıydı. [2-6] KEŞAP’TA ARAÇ AKINTIYA KAPILDI Keşap–Karadere/Karabulduk yolunda üç kişinin bulunduğu araç akıntıya kapıldı. Sürücü kurtuldu; Mehmet Akkaya ile 16 yaşındaki yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu için arama başlatıldı. Valiliğin 16 Ağustos saat 17.30 tarihli bülteninde çalışmaların beş sektörde 159 personel ve 42 araçla sürdüğü bildirildi. Bu dosya 17 Ağustos sabahı hazırlanırken aramanın resmî olarak sonuçlandığını gösteren yeni bir açıklama yoktu. [2- 6] Bu olayda yalnız müdahalenin büyüklüğü değil, önleme zinciri de incelenmeli: Meteorolojik uyarı ne zaman alındı, havza sensörleri hangi eşiği gördü, yolun kapatılması için önceden tanımlı bir seviye var mıydı, karar kim tarafından ve kaç dakikada uygulandı? Personel ve araç sayısı müdahale kapasitesini gösterir; önleme kapasitesini tek başına kanıtlamaz. YAĞIŞ TABLOSU TEHLİKEYİ GÖSTERİYOR, NEDENİ TEK BAŞINA AÇIKLAMIYOR İstasyon 6 saat (mm) 12 saat (mm) 24 saat (mm) Görele / Kuşçulu 42,59 90,45 90,53 Çanakçı 11,20 81,60 81,60 Keşap / Yivdincik 54,19 57,80 58,96 Yağlıdere 34,11 44,43 49,36 Eynesil / Ören 16,12 45,02 45,02 Güce 35,85 42,64 42,64 Doğankent 5,70 40,30 40,50 Kaynak: Giresun Valiliği 13 Ağustos 2026 bülteni ve ekli MGM tablosu. Milimetre yağışı, metreküp/saniye ise akımı ifade eder. [6] En yüksek 24 saatlik değer Görele/Kuşçulu’da 90,53 milimetre, Çanakçı’da 81,60, Keşap/Yivdincik’te 58,96 milimetre olarak ölçüldü. Keşap/Yivdincik’te toplamın 54,19 milimetresinin altı saatte gerçekleşmesi, hızlı yüzey akışı potansiyeline işaret ediyor. Fakat istasyonun küçük olay havzasını ne ölçüde temsil ettiği, yağışın dakikalık dağılımı, toprağın önceki nemi, dere debisi, taşınan kaya-çamur-ağaç miktarı ve menfezlerin durumu bilinmeden ‘tesis kapasitesi aşıldı’ sonucu çıkarılamaz. ‘90 milimetre yağdı’ ile ‘90 metreküp/saniye su geçti’ aynı şey değildir. Pik debi ve hidrograf yayımlanmadan köprü, menfez veya taşkın tesisinin performansı doğrulanamaz. YÜZYILLIK KRONOLOJİ: BU, GİRESUN’UN İLK UYARISI DEĞİL Yıl Kayıtlı etki Bugüne kalan ders 1919 Görele; dokuz can kaybı ve büyük tarımsal zarar kaydı. Tehlike kıyı ve vadi yerleşimleri için yeni değil. 1929 Giresun çevresi; dört can kaybı kaydı. Kayıp üretme potansiyeli Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri belgeli. 1956 İl genelinde taşkın; üç can kaybı. Uzun aralıklar riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. 1965 Taşkın; iki can kaybı. Yerleşim ve ulaşım kararları tarihsel birikim taşıyor. 1990 Taşkın; bir can kaybı. Küçük olaylar da mekânsal hafızaya alınmalı. 2002 Geniş altyapı ve tarım zararı. Ekonomik kayıp yalnız konut hasarıyla ölçülemez. 2006 Keşap; iki can kaybı. Keşap havzalarında tekrar eden risk açık. 2009–2011 Farklı ilçelerde toplam dört can kaybı kaydı. Dağınık olaylar il ölçeğinde ortak veri tabanında izlenmeli. 2019 Eynesil; bir can kaybı. Küçük kıyı havzaları ani tepki verebilir. 2020 Dereli ve çevre ilçeler; AFAD’a göre 11 can kaybı, 47 yaralı. Rüsubat, daralan kesit, köprü ve yerleşim birlikte incelenmeli. 2023 Yağlıdere; bir can kaybı. Bakım, yol güvenliği ve yerel uyarı süreklilik ister. 2025 Çanakçı merkezli çok şiddetli yağış; 382,4 mm ve yaygın altyapı etkisi. İlk ve nihai bülten ayrımı veri doğruluğu için kritik. 2026 Zıva’da üç can kaybı; Keşap’ta iki kişi için arama. Tesis sayısından havza performansına geçiş zorunlu. Kaynak: Mustafa Cin’in tarihsel derlemesi, AFAD ve Giresun Valiliği bilançoları. Erken dönem sayıları arşiv kapsamına göre değişebilir. [7, 8, 18] 2020 FELAKETİ NEDEN TEMEL KARŞILAŞTIRMA NOKTASI? 22 Ağustos 2020’de Giresun’da 11 kişi yaşamını yitirdi, 47 kişi yaralandı, 172 kişi kurtarıldı. AFAD’ın daha sonraki bilançosuna göre müdahaleye 3 bin 672 personel ve bin 264 araç katıldı. Akademik incelemede Yağlıdere/Sınırköy’de 24 saatte 137,6, sekiz saatte 133,1 milimetre yağış ölçüldü; sekiz saatlik değerin yaklaşık 48 yıllık tekerrür düzeyine karşılık geldiği hesaplandı. [7, 15] Bu karşılaştırma doğrudan kapasite kanıtı değildir. Tekerrür süresi ‘48 yılda yalnız bir kez olur’ anlamına gelmez; yıllık aşılma olasılığını anlatır. Ayrıca 2020’deki istasyon ve havza ile 2026’daki Zıva ve Keşap aynı değildir. 2020 verisinin asıl değeri, yağışla birlikte topoğrafya, yerleşim, rüsubat ve altyapının aynı modelde incelenmesi gerektiğini göstermesidir. AFETİN FİZİĞİ: KISA, DİK VE RÜSUBATLI HAVZALAR Doğu Karadeniz kıyısında dağlar denize kısa mesafede yükselir. Akarsu boyları kısa, kanal eğimleri yüksektir; küçük havzalar şiddetli yağışa dakikalar içinde tepki verebilir. Taşkın yalnız su hacminden oluşmaz. Yamaç erozyonu, heyelan, kaya, toprak ve ağaç parçaları akışın yoğunluğunu ve çarpma gücünü büyütür. [14-17] Dereli/Aksu havzasındaki Apaydın Deresi üzerine yapılan çalışma; ayrışmış kaya ve toprak özelliklerinin yüksek rüsubat üretme potansiyeline, yerleşimle daralan kesitlere ve malzemeyle tıkanan köprü açıklıklarına dikkat çekti. Bu bulgu her dere için otomatik hüküm olmasa da ; Zıva ve Keşap’ta da suyla birlikte katı madde bütçesinin ölçülmesi gerektiğini gösterir. [14] TOPRAK NEMİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ: DOĞRU CÜMLE NEDİR? MGM’nin 2026 su yılı değerlendirmesi, Giresun’un dokuz aylık toplam yağışının son 66 yılın en yüksek düzeyine çıktığını belirtiyor. Bu, yılın olağanüstü nemli seyrettiğini gösteren güçlü bir arka plan verisidir; ancak 12–13 Ağustos günü toprağın doygun olduğunu tek başına kanıtlamaz. Son 3, 7 ve 15 günlük yağış, toprak nemi, yeraltı suyu ve uzaktan algılama verileri birlikte açıklanmalıdır. [23] IPCC, insan kaynaklı ısınmanın birçok kara bölgesinde şiddetli yağışların sıklık ve şiddetini artırdığına yüksek güvenle işaret ediyor. Buna karşın özel bir olay atıf çalışması olmadan ‘bu taşkının nedeni iklim değişikliğidir’ denilemez. Doğru ifade: İklim değişikliği ağır yağış olasılığını büyüten bir risk çarpanıdır; kaybın boyutunu yerleşim, altyapı kapasitesi, bakım ve uyarı zinciri belirler. [24] SOSYAL COĞRAFYA: VADİ TABANINA SIKIŞAN HAYAT Giresun’un kıyı gerisinde eğim hızla artar. Tarıma, ulaşıma ve toplu yerleşime uygun düz alanlar çoğunlukla dere ağızları, vadi tabanları ve alüvyal düzlüklerdir. Konut, küçük sanayi, pazar, okul, sağlık birimi ve yolların suya yaklaşması bu nedenle yalnız bireysel tercih değil; tarihsel planlama, mülkiyet, ulaşım ve geçim baskısının sonucudur. Riskli alanda yaşayan yurttaşı suçlamak; imar kararlarını, ruhsatları ve güvenli alternatif üretme sorumluluğunu görünmez kılar. Risk herkesi eşit etkilemez. Yaşlılar, çocuklar, engelliler, aracı olmayanlar, telefon kapsaması zayıf mahalleler ve dereye paralel yolu kullanmak zorunda kalanlar aynı uyarıya aynı hızla yanıt veremez. Yazın yayla, fındık hasadı, ziyaret ve piknik hareketliliği küçük yerleşimlerin gündüz nüfusunu artırabilir. Tahliye planları yalnız ikamet nüfusuna değil, mevsimsel ve saatlik nüfusa göre hazırlanmalıdır. DEREYE PARALEL YOL, TAŞKINDA İKİNCİ BİR KANALA DÖNÜŞEBİLİR Dağlık arazide yol için en düşük eğimli koridor çoğu zaman vadi tabanıdır. Ancak şev ve dolgu akış alanını daraltabilir; yan dereler ana yola dar menfezlerle bağlandığında tıkanma, yol üzerinden aşma ve güzergâhın geçici kanala dönüşmesi mümkün olur. Keşap’taki araç olayı bu nedenle yol kapatma protokolü, menfez envanteri ve alternatif güzergâhların açıklanmasını zorunlu kılıyor. ERKEN UYARI, SENSÖRDEN İBARET DEĞİL Erken uyarı; tehlikeyi ölçmek, eşiğin aşıldığını algılamak, yetkili kararı üretmek ve son kişiye anlaşılır eylem talimatı ulaştırmak olmak üzere dört halkalı bir zincirdir. Son halka çalışmıyorsa sensör yalnız veri toplar. SMS; telefonun çekmediği, kişinin araç kullandığı veya mesajın genel kaldığı durumda yeterli olmayabilir. Kritik yol kesimlerinde otomatik bariyer, yerel siren, değişken mesaj levhası, muhtar ağı, telsiz ve kısa eylem cümlesi birlikte tasarlanmalıdır: ‘Bu yolu kullanma’, ‘Bu köprüyü geçme’, ‘Şu kotun üstüne çık.’ DERELİ’DE YENİDEN İNŞA: HARİTA İLE PROJE KOTU BİRLİKTE AÇIKLANMALI 2023 tarihli bir çalışma, Dereli ilçe merkezinin çok büyük bölümünü yüksek veya çok yüksek taşkın duyarlılığı sınıfında değerlendirdi; 2020 taşkın ayak izinin yaklaşık yüzde 80’inin ‘çok yüksek’, kalanının ‘yüksek’ sınıfta bulunduğunu bildirdi. Yeni yapıların da bu sınıflarla çakışabildiği belirtildi. Duyarlılık haritası tek başına bir binayı güvensiz ilan etmez; yapı kotu, temel sistemi, bodrum kullanımı, DSİ tasarım su seviyesi ve tahliye rotası da bilinmelidir. [19] DERE HAVZASINDA İNŞAAT: ‘YASAL’ İLE ‘GÜVENLİ’ AYNI ŞEY DEĞİL ‘Dere havzasına inşaat’ ifadesi tek başına yeterli değildir. Aktif dere yatağı, taşkın düzlüğü, vadi yamacı–heyelan kuşağı ve yukarı havza birbirinden ayrılmalıdır. Aktif yataktaki daraltma doğrudan hidrolik etki yaratabilir; taşkın düzlüğündeki dolgu suyu başka parsele yöneltebilir; yamaçtaki yol yarması ve drenaj kesintisi heyelanı tetikleyebilir; yukarı havzadaki hafriyat, taş ocağı veya tarla yolu ise akış ve rüsubat üretimini artırabilir. Dere kesitinin daralması veya pürüzlülüğün değişmesi, aynı debide su seviyesini yükseltebilir. Dolgu, taşkın suyunun geçici depolandığı hacmi azaltıp akışı karşı kıyıya ya da aşağı kesime yöneltebilir. Dar köprü ve menfezler kaya, ağaç ve çöple geçici baraj oluşturabilir; ani boşalma darbe dalgası yaratabilir. Geçirimsiz yüzeyler sızmayı azaltıp küçük havzalarda pik debiyi öne çekebilir. Hafriyat ve şantiye malzemesi akışa karışırsa tıkanma riski büyüyebilir. Yol drenajı doğal akış yönünü değiştirerek suyu tek bir menfeze veya yerleşime yoğunlaştırabilir. MEVZUAT NE DİYOR, NE DEMİYOR? 4373 sayılı Kanun, taşkına uğrama ihtimali bulunan alanlarda koruma ve yasaklama mekanizmaları kuruyor. 2006/27 sayılı genelge; köprü ve menfezlerin DSİ ölçütlerine uygun yapılmasını, dereye malzeme dökülmemesini ve akışı engelleyen birikintilerin temizlenmesini istiyor. 2010/5 sayılı genelge de akarsu üzerindeki yapıların DSİ kriterleriyle denetlenmesi ve planlamada DSİ görüşü alınması çerçevesini güçlendiriyor. [20–22] Buna karşılık Türkiye genelinde her dere için geçerli tek ve değişmez bir ‘iki yandan şu kadar metre’ kuralı yoktur. Hukuki durum; taşkın sınırı, imar planı, DSİ görüşü, ruhsat, riskli alan kararı ve yapıldığı tarihteki mevzuatla incelenir. Bilimsel güvenlik ise daha ileri bir sorudur: Yapı izinli olsa bile tasarım taşkınına, rüsubata, iklim payına ve tahliye gereksinimine karşı kabul edilebilir risk düzeyinde mi? ZIVA’DAKİ ÇALIŞMALAR VE HES İDDİALARI: KANIT STANDARDI ŞART DSİ 22. Bölge Müdürlüğü heyetinin 18 Temmuz 2026’da Eynesil Sis Dağı taşkın ve rüsubat kontrol yapısı ile Görele’de Oğuz ve Çavuşlu/Zıva derelerindeki taşkın kontrol-köprü işlerini incelediği duyuruldu. Bu ziyaret bölgede çalışma yürütüldüğünü gösterir; 12 Ağustos’taki kaybın şantiyeden kaynaklandığını veya şantiyenin olayı önlediğini tek başına kanıtlamaz. Sis Dağı Kayasis Deresi projesi ile Zıva alt havzasının bağlantısı, proje haritası ve su bölümü sınırları görülmeden varsayılamaz. [11, 12] Aynı kanıt standardı HES ve baraj iddiaları için de geçerlidir. Olay saatlerindeki rezervuar seviyesi, giriş–çıkış debisi, kapak hareketleri, mansap uyarıları, üretim kaydı ve işletme talimatı yayımlanmadan nedensellik kurulamaz. İncelenen açık kaynaklarda Zıva veya Keşap olayını belirli bir HES ya da baraj işletmesine bağlayan yeterli veri bulunmadı. Kayıtların açıklanması hem iddianın sınanması hem kuşkunun giderilmesi için gereklidir. DEVLET NE YAPTI? YATIRIMLARIN KRONOLOJİSİ 2020 SONRASI: 783 MİLYON LİRAYI AŞAN İYİLEŞTİRME AFAD’ın 2022’de yayımladığı toplu bilançoya göre Giresun’daki iyileştirme harcaması 783 milyon lirayı aşarken bunun 589 milyon lirası AFAD kaynaklarından karşılandı. 178 konut üretildi, 271 riskli yapı yıkıldı. İçme suyunda 54 kilometre ana hat ve 237 kilometre köy hattı yapıldığı, 10 ilçede 66 projenin yürütüldüğü açıklandı. Kırsal ulaşımda 338 köy yolunda çalışma; istinat duvarı, taş duvar, menfez ve benzeri toplam 1.259 sanat yapısı kayda geçirildi. [7] 2024: İRAP VE DERE ÇALIŞMALARI İl Risk Azaltma Planı kapsamında 3 amaç, 17 hedef ve 78 eylem tanımlandı; Ekim 2024 açıklamasında 27 eylemin tamamlandığı, 48’inin sürdüğü, 3’ünün başladığı bildirildi. Sekiz ekskavatörle 30,27 kilometrelik dere kesiminde çalışma yapıldığı ve 222 bin 218 metreküp malzeme çıkarıldığı açıklandı. Bu rakamlar faaliyetin büyüklüğünü gösteriyor; hangi alt havzada riskin ne kadar azaldığını tek başına göstermiyor. [9] 2025: 382,4 MİLİMETRELİK YAĞIŞ VE DÜZELTİLEN BİLANÇO Çanakçı, Doğankent, Görele ve Güce’de etkili olan yağış sonrasında 57 ihbar kaydedildi, 19 kişi kurtarıldı; 908 personel, 225 araç ve 110 iş makinesi görev yaptı. İlk açıklamalardaki 303 milimetrelik değer, nihai Valilik değerlendirmesinde 382,4 milimetre olarak güncellendi. Bu düzeltme, afet bültenlerinde saat ve sürüm bilgisinin neden vazgeçilmez olduğunu gösteriyor. [8] ŞUBAT 2026: 100 TAŞKIN TESİSİ, 49 ERKEN UYARI SİSTEMİ DSİ, son 23 yılda Giresun’da 158 tesisin hizmete alındığını; bunların 8 baraj, 2 gölet, 4 sulama tesisi, 44 HES ve 100 taşkın kontrol tesisinden oluştuğunu açıkladı. Aynı açıklamada 34 taşkın kontrol işinin sürdüğü ve 49 erken uyarı sisteminin işletildiği belirtildi. Bu envanter önemli bir kurumsal kapasiteyi gösteriyor; ancak tesislerin tasarım debisi, bakım tarihi ve 12-13 Ağustos olayındaki performansı tek bir açık veri tabanında yer almıyor. [13] KORUNAN ALAN VERİSİNDE AÇIKLANMASI GEREKEN FARK 2025’te kamuya yansıyan açıklamada 99 taşkın tesisinin 169 yerleşim ve 1.569 dekar alanı koruduğu belirtilirken, Şubat 2026 açıklamasında 100 tesis için 14.582 hektar korunan alan beyan edildi. Yerleşim sayısı değişmez, tesis sayısı yalnız bir artarken alanın bu ölçüde büyümesi kapsam, yazım veya birim farkını düşündürüyor. Hangi sayının yanlış olduğuna veri olmadan hükmedilemez; tesis bazlı alan listesinin açıklanması gerekiyor. [13, 26] TEMMUZ–AĞUSTOS 2026: SAHA İNCELEMESİ VE MÜDAHALE Temmuzda Sis Dağı, Oğuz ve Zıva projelerinde saha incelemesi yapıldı. 13-16 Ağustos arasında Valilik, AFAD, DSİ, belediyeler, kolluk, sağlık ve diğer birimler; arama-kurtarma, yol açma, su baskını ve altyapı müdahalesi için yüzlerce personel ve aracı sahaya yönlendirdi. Kurumların yaptığı işler yok sayılamaz. Ancak yatırım listesi ile olay performans raporu ayrı tutulmalı; ‘kaç tesis yapıldı?’ sorusunun yanına ‘olay günü nasıl çalıştı?’ sorusu eklenmelidir. ‘DERE TEMİZLENDİ’ DEMEK İÇİN HACİM YETMEZ 30,27 kilometrelik kesimden 222 bin 218 metreküp malzeme çıkarılması önemli bir bakım faaliyetidir. Fakat kapasite yalnız toplam hacimle ölçülemez. Temizlenen kesimin enkesiti, hedef kotu, çıkarılan malzemenin türü, depolama yeri, yeniden birikme hızı ve ekolojik etkisi de açıklanmalıdır. Amaç dereyi bütünüyle düzleştirmek değil; ekosistemi korurken kritik kesit ve yapıların güvenli taşıma kapasitesini sürdürmektir. SORUN NEREDE? SEKİZ BAŞLIKTA NET TEŞHİS Alt havza ölçeğinde veri eksik: İlçe toplamı veya tek istasyon, Zıva gibi küçük havzalarda yağışın mekânsal desenini göstermiyor. Dakikalık yağış, radar, toprak nemi, seviye ve debi aynı zaman ekseninde birleştirilmiyor. Su debisi ile rüsubat birlikte tasarlanmıyor: Köprü ve menfez suyu geçirse bile kaya, tomruk ve çamurla tıkanabiliyor. Yerleşim ve yollar taşkın koridorunda birikmiş durumda: Yeni hassas kullanımların eklenmesi durdurulmadan yalnız yapı güçlendirmesi yeterli olmuyor. Köprü–menfez envanteri kamuya açık değil: Tasarım debisi, açıklık, serbest tahta, rüsubat payı, son muayene ve tıkanma geçmişi bilinmiyor. Erken uyarıda ‘son metre’ eksik: Sensör sayısı korunan insan sayısı değildir. Alarmdan yol kapatmaya ve tahliyeye kadar geçen süre ölçülmüyor. Şantiye ve hafriyat denetimi izlenebilir değil: Geçici derivasyon, stok alanı ve yağışlı dönem acil kapatma planları önceden kamuya açıklanmıyor. Sorumluluk zinciri parçalı görünüyor: MGM uyarıyor, DSİ yapıyı yönetiyor, yerel yönetimler ve özel idare yol–menfezi işletiyor, kolluk kapatıyor, AFAD koordine ediyor; fakat vatandaş için sonuç tek zincir. Başarı faaliyet sayısıyla ölçülüyor: Kilometre, metreküp, personel ve tesis sayısı önemlidir; riskin ne kadar azaldığını ancak alarm süresi, çalışan menfez, açık kalan yol ve azalan maruziyet gösterir. ÇÖZÜM: İKİ NOKTAYA DEĞİL, GİRESUN’UN TÜM AFET RİSKLERİNE Zıva ve Keşap için olay raporu hazırlanması zorunludur; ancak çözüm yalnız bu iki noktaya indirgenmemelidir. Giresun’un sel ve ani taşkınla birlikte heyelan, kaya düşmesi, kıyı fırtınası, orman yangını, deprem ve diğer afetleri aynı mekânsal veri sistemi içinde ele alan çoklu afet yönetimine geçmesi gerekir. Aynı yol, köprü, hastane, okul, haberleşme hattı veya enerji tesisi birden fazla tehlike karşısında kritik olabilir. Bu nedenle yatırım önceliği ilçe sınırına değil, can kaybı riski ve kritik hizmet sürekliliğine göre belirlenmelidir. İLK 90 GÜN: OLAYIN HESABI VE ACİL GÜVENLİK Zıva ve Keşap için ayrı, bağımsız teknik olay inceleme kurulları oluşturulmalı; hidroloji, hidrolik, jeomorfoloji, geoteknik, meteoroloji, ulaşım, şehir planlama ve sosyal bilim uzmanları birlikte çalışmalı. 5/10/15/30/60 dakikalık yağış, radar, son 15 günlük yağış, toprak nemi, seviye-debi, sensör alarmı ve kurum kararları tek zaman çizelgesinde yayımlanmalı. Zıva’daki uygulama projesi, geçici derivasyon ve olay günü şantiye durumu; Keşap’taki yol, köprü ve menfezlerin kapasitesi kamuya açılmalı. Sel, heyelan ve kaya düşmesi riski bulunan kritik yol kesimleri geçici bariyer, nöbet planı ve alternatif güzergâhla güvenceye alınmalı. Etkilenen aileler ve köylerle travma duyarlı görüşmeler yapılarak uyarının ulaşıp ulaşmadığı ve yerel afet hafızası rapora eklenmeli. BİR YIL İÇİNDE: HAVZA VE İLÇE PERFORMANS KARTLARI Her kritik alt havza ve yerleşim için ‘Afet Performans Kartı’ yayımlanmalı: eğim, arazi örtüsü, mevsimsel nüfus, taşkın debileri, heyelan–kaya düşmesi sınıfı, kritik yapı kapasitesi, son bakım, tahliye rotası ve alarm zinciri aynı kartta görülmeli. Yağış, dere seviyesi, toprak nemi ve yamaç hareketi sensörleri küçük yan kolları ve riskli yamaçları temsil edecek biçimde sıklaştırılmalı; veriler gerçek zamanlı ve arşivli sunulmalı. Hücresel yayın/SMS, siren, otomatik yol bariyeri, değişken mesaj levhası, yerel telsiz ve muhtar ağı tek protokolde birleştirilmeli; sistem yılda en az iki tatbikatta sınanmalı. Köprü, menfez, istinat duvarı, okul, hastane, itfaiye, enerji ve haberleşme tesisleri çoklu afet risk puanıyla taranmalı. İmar planları taşkın, heyelan, kaya düşmesi, deprem ve kıyı tehlikesi haritalarıyla parsel ölçeğinde çakıştırılmalı; yeni hassas yapılar yüksek riskli alanlara yerleştirilmemeli. İKİ–BEŞ YIL: ADİL DÖNÜŞÜM VE DOĞA TEMELLİ KORUMA Aktif dere yatağı, çok yüksek riskli taşkın koridoru ve hareketli heyelan alanlarında yeni hassas kullanıma izin verilmemeli; en riskli mevcut yapılar için gerçek değerli kamulaştırma, kira-taşınma desteği ve geçim erişimini koruyan gönüllü geri çekilme uygulanmalı. Taşkın düzlüklerinin su depolama işlevi geri kazandırılmalı; uygun kesimlerde taşkın parkı, sulak alan, geçirgen yüzey ve kontrollü yayılma alanı oluşturulmalı. Yukarı havzada erozyon kontrolü, yol drenajı, yamaç stabilizasyonu, şantiye–hafriyat denetimi ve orman–mera yönetimi birlikte yürütülmeli. Köprü ve menfezler iklim emniyet payı, rüsubat ve tomruk senaryolarına göre yenilenmeli; tıkanma hâlinde suyun yerleşime değil güvenli koridora yönelmesi tasarlanmalı. İl düzeyinde yıllık bağımsız afet denetimi yapılmalı; yatırımlar ‘tamamlandı’ etiketiyle değil, azalan can kaybı riski ve kritik hizmetlerin kesintisizliğiyle puanlanmalı. KURUMLARDAN YANIT BEKLEYEN SEKİZ DOSYA Yağış ve akım dosyası: Zıva’da 12 Ağustos 14.00–16.00 arasındaki 5 ve 15 dakikalık en yüksek yağış neydi? Zıva ve Keşap için ölçülmüş ya da modellenmiş pik debi, hidrograf ve belirsizlik aralığı nedir? Son 3, 7 ve 15 günlük yağış ile toprak nemi neydi? Zıva şantiyesi dosyası: Taşkın kontrol ve köprü işinin fiziki gerçekleşme oranı, geçici derivasyonu, dolgu–hafriyat–stok sahası ve olay günü kesiti ne durumdaydı? Sis Dağı bağlantısı dosyası: Kayasis Deresi yapısı ile Zıva alt havzası arasındaki hidrolik bağlantı proje haritasında nasıl tanımlanıyor? Keşap yol güvenliği dosyası: Karadere/Karabulduk yolundaki köprü ve menfezlerin tasarım debisi, açıklığı, son bakım tarihi ile olay günü rüsubat ve odunsu malzeme miktarı nedir? Erken uyarı dosyası: 49 sistemden hangileri bu havzaları kapsadı, hangi alarmları üretti, ilk alarm kuruma kaç dakikada ulaştı, yol kapatma eşiği neydi ve vatandaşlara gönderilen mesajın saati–metni–hedef alanı neydi? Bakım ve yatırım verisi dosyası: 2024’te temizlenen 30,27 kilometrenin hangi bölümü olay alanlarıyla çakışıyor? 2025’teki 1.569 dekar ile 2026’daki 14.582 hektar korunan alan farkı nasıl açıklanıyor? Yerleşim ve planlama dosyası: 2020 sonrası yıkılan 271 riskli yapının konumu ve yeniden yapılaşma durumu nedir? Dereli’de yeni yapıların tehlike sınıfı ve tasarım kotu doğrulandı mı? İmar planları en güncel risk haritalarıyla ne zaman çakıştırıldı, kaç yapı yüksek riskte? Şeffaflık dosyası: Olay havzalarındaki HES/baraj giriş–çıkış ve kapak kayıtları açıklanacak mı? 31 milyon 40 bin 20 liralık ara hasarın tarım, yol, içme suyu ve özel mülk dağılımı ne zaman kesinleşecek? Bağımsız olay raporları için yayımlanma takvimi verilecek mi? DAHA FAZLA TESİS SAYISI DEĞİL, DAHA FAZLA HESAP VEREBİLİRLİK Giresun’un yüzyılı aşan kayıtları, taşkının bu coğrafyanın kalıcı tehlikelerinden biri olduğunu gösteriyor. Kısa ve dik havzalar, şiddetli yağış, rüsubat ve heyelan doğanın kurduğu denklem. Kaybı büyüten taraf ise yerleşim ve yolların taşkın koridoruna sıkışması, bazı açıklıkların suyla malzemeyi birlikte geçirememesi, bakımın ölçülememesi, alarmın fiziksel eyleme dönüşmemesi ve olay verisinin kamuya açılmaması. 2020’den sonra yapılan yatırımlar küçümsenemez. Konut, yol, içme suyu, dere ıslahı, taşkın tesisi, temizlik ve erken uyarı yatırımları kapasiteyi artırmış; bazı yerlerde daha büyük zararı önlemiş olabilir. Fakat bunun bilimsel karşılığı yatırım tutarı değil, tesis bazlı performanstır. Giresun’un ihtiyacı; her havza ve riskli yamaç için açık harita, her kritik yapı için tasarım-bakım kaydı, her alarm için dakika dakika günlük, her olay için bağımsız rapor ve çok yüksek riskli yerleşimler için sosyal olarak adil dönüşüm seçeneğidir. Yağmur doğaldır. Afetin can kaybına dönüşmesi ise planlama, mühendislik, bakım, uyarı ve toplumsal eşitsizliklerin birlikte ürettiği, ölçülebilir bir kamu politikası sonucudur. . KAYNAKLAR VE YÖNTEM NOTU Bu dosya, 17 Ağustos 2026 sabahına kadar erişilebilen açık kaynaklardan hazırlandı. Resmî bültenler olayın zaman çizelgesi ve kurum açıklamaları; hakemli çalışmalar fiziksel süreç ve tarihsel bağlam; mevzuat ise sorumluluk çerçevesi için kullanıldı. Açık veri bulunmayan yerde kesin nedensellik kurulmadı. Köşeli parantez içindeki numaralar aşağıdaki kaynaklara karşılık geliyor. [1] Giresun Valiliği — Görele/Hamzalı Zıva mevkisinde ani su yükselmesi açıklaması, 12 Ağustos 2026. [2] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/33, 16 Ağustos 2026. [3] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/32. [4] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/31. [5] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/30. [6] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/29 ve yağış ekleri. [7] AFAD — Giresun sel afetinin ikinci yılında iyileştirme çalışmaları bilançosu. [8] Giresun Valiliği — 2025 Çanakçı, Doğankent, Görele ve Güce aşırı yağış nihai değerlendirmesi. [9] Giresun Valiliği — İRAP çalışmaları, Ekim 2024. [10] Anadolu Ajansı — DSİ yetkilisinin Keşap havzası değerlendirmesi, 15 Ağustos 2026. [11] DSİ 22. Bölge Müdürlüğü — Eynesil Sis Dağı Taşkın ve Rüsubat Kontrolü. [12] Giresun Öncü — DSİ’nin Sis Dağı, Oğuz ve Zıva projeleri saha incelemesi, 18 Temmuz 2026. [13] DSİ 22. Bölge Müdürlüğü — Son 23 yılda Giresun yatırımları, Şubat 2026. [14] Apaydın vd. — Dereli taşkınında Apaydın Deresi havzasının etkisi, Karadeniz Fen Bilimleri Dergisi. [15] 22 Ağustos 2020 Giresun taşkınının hidrometeorolojik analizi, Su Kaynakları. [16] Doğu Karadeniz Havzası akım karakteristikleri ve fiziksel etkenler, Türkiye Hidroloji Dergisi. [17] Bulancak akarsularının morfometrik analizi. [18] Mustafa Cin — Sel ve Taşkın Riski Açısından Giresun İlinin Değerlendirilmesi. [19] Dereli ilçesi taşkın duyarlılık değerlendirmesi, 2023. [20] 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu. [21] 2006/27 sayılı Dere Yatakları ve Taşkınlar Genelgesi. [22] 2010/5 sayılı Akarsu ve Dere Yataklarının Islahı Genelgesi. [23] Meteoroloji Genel Müdürlüğü — 2026 su yılı yağış değerlendirmesi. [24] IPCC AR6 WG1, Bölüm 11 — aşırı hava ve iklim olayları. [25] Tarım ve Orman Bakanlığı — Doğu Karadeniz Havzası Taşkın Yönetim Planı. [26] Yeni Giresun — DSİ’nin 2025 tarihli 99 tesis, 169 yerleşim ve 1.569 dekar açıklaması. SINIRLILIKLAR 12–13 Ağustos 2026 olayları için ham debi, hidrograf, çok kısa süreli yağış ve bütün alarm kayıtları kamuya açık değildir. Erken dönem tarihsel kayıtlarda can kaybı ve hasar sayıları arşiv kapsamına göre değişebilir. Arama ve hasar tespiti sürdüğü için 2026 bilançosu nihai değildir. Kamu yatırımlarına ilişkin toplu beyanlar, tesis bazlı performans verisinin yerini tutmaz.

83 PERSONEL SAHADA, KAYIP DAYI İLE YEĞEN ARANIYOR Haber

83 PERSONEL SAHADA, KAYIP DAYI İLE YEĞEN ARANIYOR

GİRESUN’DA SEL SEFERBERLİĞİ: 783 PERSONEL SAHADA, KAYIP DAYI İLE YEĞEN ARANIYOR Giresun’da şiddetli sağanağın ardından meydana gelen sel, taşkın ve heyelanlara 332 araç ve 783 personelle müdahale ediliyor. Keşap’ta sel sularının sürüklediği araç bulundu; bilgisayar öğretmeni Mehmet Akkaya ile 16 yaşındaki yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu’nu arama çalışmaları sürüyor. Giresun’da 13 Ağustos Perşembe günü öğle saatlerinden sonra başlayan ve özellikle ilin doğu kesimlerinde etkisini artıran şiddetli sağanak, sel, taşkın ve heyelanlara neden oldu. Giresun Valiliği, yağışların ardından bütün kurumların teyakkuz durumuna geçirildiğini açıkladı. 332 ARAÇ, 783 PERSONEL SAHADA Valilik İl AFAD Merkezi koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda 332 araç ile 783 personelin görev yaptığı bildirildi. Ekipler bir yandan sel ve heyelan ihbarlarına müdahale ederken diğer yandan kapanan yolların ulaşıma açılması, enerji ve iletişim altyapısında meydana gelen bölgesel arızaların giderilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. SELİN SÜRÜKLEDİĞİ ARAÇ BULUNDU Keşap ilçesinde sel sularına kapılan araç, ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda dere içerisinde bulundu. Valilik, araçta olduğu değerlendirilen iki kişiyi arama çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü açıkladı. Ajanslara yansıyan bilgilere göre olay, 13 Ağustos akşamı saat 21.30 sıralarında Keşap–Karabulduk yolu üzerinde meydana geldi. Ahmet Yılmaz’ın kendi imkânlarıyla araçtan çıkarak kurtulduğu; bilgisayar öğretmeni Mehmet Akkaya ile 16 yaşındaki yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu’nun ise kaybolduğu bildirildi. AFAD, AKUT, İHH ve diğer arama kurtarma ekipleri, iş makinelerinin desteğiyle Karabulduk beldesi Karadere köyü çevresinde çalışmalarını sürdürüyor. Dere içinde ağır hasarlı halde bulunan araçta kayıp iki kişiye ulaşılamadığı belirtildi. İHA’nın aktardığı olay bilgileri TİREBOLU–DOĞANKENT YOLU KONTROLLÜ AÇILDI Aşırı yağışlar nedeniyle ulaşıma kapanan Tirebolu–Doğankent kara yolu, ekiplerin yürüttüğü temizleme çalışmalarının ardından kontrollü olarak yeniden ulaşıma açıldı. Kent genelinden gelen ihbarların değerlendirildiğini belirten Valilik, ulaşım, enerji ve iletişim altyapısındaki bölgesel aksaklıkların giderilmesi amacıyla yol açma ve onarım çalışmalarının aralıksız devam ettiğini bildirdi. DERE YATAKLARINDAN UZAK DURUN UYARISI Valilik, yağışların oluşturabileceği yeni risklere karşı vatandaşların dere yataklarından ve heyelan tehlikesi bulunan bölgelerden uzak durmasını istedi. Resmî kurumların uyarı ve yönlendirmelerine uyulmasının can ve mal güvenliği açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.

GİRESUN’U SAĞANAK VURDU: Haber

GİRESUN’U SAĞANAK VURDU:

GİRESUN’U SAĞANAK VURDU: DERELER TAŞTI, YOLLAR KAPANDI, TAMP KURULU TOPLANDI Giresun’da 13 Ağustos Perşembe akşamı şiddetini artıran sağanak; taşkın, su baskını, heyelan ve ulaşım sorunlarına yol açtı. Duroğlu’nda iş yerlerini su basarken Keşap Deresi taştı, Tirebolu–Doğankent kara yolu kapatıldı, Yağlıdere’deki bir hidroelektrik santrali zarar gördü. Vali Mustafa Koç başkanlığında toplanan TAMP Koordinasyon Kurulu, sahadaki müdahaleleri ve alınacak tedbirleri değerlendirdi. Giresun genelinde öğleden sonra başlayan ve gece saatlerinde kuvvetini artıran sağanak yağış, özellikle kentin merkez ve doğu ilçelerinde hayatı olumsuz etkiledi. Doğankent, Espiye, Güce, Tirebolu, Yağlıdere ve Keşap’ta derelerin debisi yükselirken bazı mahalle ve köy yollarında taşkınlar, toprak kaymaları ve menfezlerde su baskınları meydana geldi. Merkeze bağlı Duroğlu beldesinde ise taşan dere suları yerleşim alanlarına ulaştı. AFAD, İl Özel İdaresi, DSİ, Karayolları, belediyeler, jandarma ve emniyet ekipleri gece boyunca su tahliyesi, yol temizliği ve güvenlik çalışması yürüttü. DUROĞLU’NDA İŞ YERLERİNİ SU BASTI Duroğlu beldesinde Aksu Deresi ile yan kollarının debisi sağanakla birlikte kısa sürede yükseldi. Taşkın sularının belde merkezine ulaşması sonucu çok sayıda iş yerini ve bazı yapıların zemin katlarını su bastı. Cadde ve sokaklarda çamur, su ve rüsubat birikirken ulaşımda aksamalar yaşandı. Belediye ekipleri iş makineleriyle su tahliyesi ve çamur temizliği başlattı. Esnaf ve vatandaşlar da suların çekilmeye başlamasının ardından iş yerlerinde temizlik yaptı. Taşkının dere yatağındaki bazı bölümlerde hasara neden olduğu bildirilirken toplam maddi zararın yapılacak incelemelerin ardından belirlenmesi bekleniyor. Duroğlu’ndaki taşkına ilişkin saha bilgileri KEŞAP DERESİ TAŞTI, VALİ KOÇ SAHAYA İNDİ Kuvvetli yağışın ardından Keşap Deresi’nde taşkın meydana geldi. Giresun Valisi Mustafa Koç bölgeye giderek müdahale çalışmalarını yerinde inceledi ve ekiplerden mevcut durum hakkında bilgi aldı. Vali Koç; vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla çalışmaların aralıksız sürdürülmesini, risk taşıyan noktalarda gerekli önlemlerin ivedilikle alınmasını ve müdahalenin kurumlar arası koordinasyon içerisinde yürütülmesini istedi. Valilik, ekiplerin taşkın bölgesindeki çalışmalarının devam ettiğini ve gelişmelerin yakından takip edildiğini bildirdi. TİREBOLU–DOĞANKENT KARA YOLU KAPATILDI Aşırı yağış nedeniyle Tirebolu–Doğankent kara yoluna taş, toprak ve ağaç parçaları sürüklendi. Güzergâh, gece saatlerinde can güvenliği gerekçesiyle çift yönlü olarak ulaşıma kapatıldı. Yolu kapatan malzemelerin temizlenmesi için Karayolları ekipleri çalışma başlattı. Sürücülerden bölgedeki görevlilerin uyarı ve yönlendirmelerine uymaları istendi. Son resmî açıklama yolun güvenlik amacıyla kapatıldığı yönünde. Son baskıya kadar güzergâhın tamamen ulaşıma açıldığına ilişkin yeni bir resmî duyuru yayımlanmadı. Bu nedenle yolu kullanacak sürücülerin güncel durumu kontrol etmesi gerekiyor. Giresun Valiliğinin yol açıklaması ve AA’nın aktardığı bilgiler TİREBOLU AÇIKLARINDA HORTUM Olumsuz hava şartlarının etkili olduğu saatlerde Tirebolu açıklarında denizde hortum meydana geldi. Vatandaşların cep telefonu kameralarıyla kaydettiği hortum, kıyıya ulaşmadan kısa sürede etkisini kaybetti. İlk belirlemelere göre hortum nedeniyle herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmadı. YAĞLIDERE’DE DERE TAŞTI, HES HASAR GÖRDÜ Yağlıdere ilçesinin Günece köyündeki Dalıp Deresi, şiddetli yağışın ardından taştı. Sel sularının beraberinde taşıdığı taş, ağaç ve rüsubat yolları kaplarken dere üzerindeki hidroelektrik santralinde hasar oluştuğu bildirildi. Kurucalı Çitlibeli, Günece Dal Köprü, Küçükköy ve Şahinyuva çevresindeki bazı güzergâhlarda ulaşım aksadı. Ekipler, taşkından etkilenen yolları yeniden ulaşıma açmak için çalışma başlattı. Hidroelektrik santralindeki hasarın teknik boyutu ve üretime etkisi konusunda yetkili kurumlardan henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. AA ve İHA tarafından aktarılan saha bilgileri ESPİYE, GÜCE VE DOĞANKENT’TE ULAŞIM AKSADI Espiye’de aşırı yağış bazı mahalle ve köy yollarında hasara neden oldu. Güce, Tirebolu ve Doğankent’te derelerin taşması, menfezlerin kapasitesini aşan su ve yamaçlardan sürüklenen malzemeler ulaşımı olumsuz etkiledi. Bazı grup yollarının taşkın ve heyelanlar nedeniyle geçici olarak kullanılamadığı, ekiplerin iş makineleriyle müdahalelerini sürdürdüğü bildirildi. Merkez, Keşap, Espiye, Yağlıdere, Güce, Tirebolu ve Doğankent’te somut taşkın ve ulaşım sorunları kamuoyuna yansırken Görele, Çanakçı ve Eynesil’deki riskli noktalar da ekipler tarafından takip edildi. Ancak ilçelerin tamamını kapsayan resmî bir hasar bilançosu henüz açıklanmadı. TAMP KOORDİNASYON KURULU TOPLANDI Yaşanan gelişmeler üzerine Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında, ilgili kurum amirlerinin katılımıyla Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında Koordinasyon Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi. Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’ndeki toplantıda; Kuvvetli ve yer yer şiddetli yağışın oluşturduğu riskler,İlçelerdeki mevcut durum,Kapanan yollar ve taşkın noktaları,Sahada görev yapan ekiplerin çalışmaları,Alınan ve alınması gereken ilave tedbirler değerlendirildi. Valilik, yağışların etkilerinin en aza indirilmesi ve vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla ekiplerin sahadaki çalışmalarını sürdüreceğini, gelişmelerin ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yakından takip edildiğini açıkladı. Giresun Valiliğinin TAMP toplantısı açıklaması GİRESUN BELEDİYESİ DE TOPLANTIDA YER ALDI Giresun Belediye Başkan Vekili Salih Önal da Vali Mustafa Koç başkanlığındaki TAMP Koordinasyon Kurulu Toplantısı’na katıldı. Giresun Belediyesinden yapılan açıklamada, toplantıda şehir genelindeki sağanak yağışların oluşturduğu risklere karşı alınan tedbirlerin, sahadaki mevcut durumun ve ekiplerin yürüttüğü çalışmaların değerlendirildiği bildirildi. Belediye ile ilgili kamu kurumlarının ihtiyaç halinde personel, araç ve ekipman koordinasyonu içerisinde hareket etmesi kararlaştırıldı. YENİ CAN KAYBI AÇIKLANMADI Son baskıya girildiği saate kadar 13 Ağustos akşamı başlayıp gece boyunca etkili olan yeni yağış dalgasıyla bağlantılı resmî bir can kaybı açıklaması yapılmadı. Bu yağış dalgasının, 12 Ağustos’ta Görele’nin Zıva Deresi’nde anne Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca’nın hayatını kaybettiği olaydan ayrı olduğu özellikle belirtiliyor. Gece yaşanan taşkınların maddi boyutu; konut, iş yeri, tarım arazisi, köy yolu, köprü ve menfezlerde yürütülecek hasar tespit çalışmalarının ardından netleşecek. YAĞLIDERE İÇİN GEÇMİŞ OLSUN ÇAĞRISI Yağlıdere’de yaşanan taşkınların ardından vatandaşlara geçmiş olsun dilekleri iletilerek şu uyarılar yapıldı: “Afetten etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, Rabbimizden can ve mal kayıplarının yaşanmamasını niyaz ediyoruz. Tedbiri elden bırakmayalım. Yetkili kurumların uyarılarını dikkatle takip edelim. Sel ve heyelan riski bulunan bölgelerden uzak duralım. Zorunlu olmadıkça riskli alanlara gitmeyelim. Acil durumlar dışında trafiğe çıkmayalım. Birbirimize destek olalım, dayanışma içerisinde hareket edelim. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin.” GEZMİŞ: “GEÇMİŞ OLSUN GİRESUN’UM” Milletvekili Elvan Işık Gezmiş de yağışlardan etkilenen bölgelere geçmiş olsun dileklerini iletti. Gezmiş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Giresun Merkez, Keşap, Espiye, Yağlıdere, Güce, Tirebolu, Doğankent, Görele, Çanakçı ve Eynesil ilçelerimiz ile Duroğlu beldemizde etkili olan şiddetli yağışlar nedeniyle felaketler yaşandı. Yağışlardan etkilenen bölgelerde görev yapan tüm ekiplerimize kolaylıklar diliyor; can kaybı yaşanmamasını ve daha büyük zararların meydana gelmemesini temenni ediyorum.” YAĞIŞ UYARISI VE DENİZE GİRME YASAĞI Meteoroloji’nin değerlendirmesine göre yağışların Giresun’un kuzey ilçelerinde metrekareye 51–75 kilogram, yer yer 76–100 kilogram düzeyine ulaşabileceği bildirilmişti. Valilik; ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, yerel dolu, kuvvetli rüzgâr ve ulaşımda aksama risklerine karşı vatandaşlardan dikkatli ve tedbirli olmalarını istedi. Olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle 14, 15 ve 16 Ağustos tarihlerinde Giresun genelindeki bütün sahil ve plajlarda denize girmek yasaklandı. Vatandaşların; Dere yataklarından ve su geçişlerinden uzak durmaları, Heyelan riski bulunan yamaçların çevresinde beklememeleri, Araçla suyla kaplı yollardan geçmeye çalışmamaları, Zorunlu olmadıkça riskli güzergâhlara girmemeleri, Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramaları, Valilik, AFAD ve belediyelerin resmî açıklamalarını takip etmeleri istendi. Sahadaki müdahale, yol açma, su tahliyesi ve hasar tespit çalışmaları devam ediyor.

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI Haber

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI Giresun’un Görele ilçesinde iki kız kardeşin hayatını kaybettiği, annelerinin ise kaybolduğu taşkının ardından sürdürülen arama çalışmaları acı haberle sonuçlandı. Anne Zekiye Kırca’nın cansız bedenine bu sabah Kırıklı köyü mevkiinde ulaşıldı. Baba Mehmet Kırca’nın kendi imkânlarıyla kurtulduğu olayda aynı aileden üç kişi yaşamını yitirdi. Görele ve Eynesil ilçeleri sınırlarında bulunan Sis Dağı Yaylası’nda 12 Ağustos günü etkili olan yoğun yağışın ardından, Hamzalı köyü sınırlarındaki Zıva Deresi’nde ani su yükselmesi ve taşkın meydana geldi. Dere kenarında bulunan Kırca ailesi hızla yükselen sulara kapıldı. Baba Mehmet Kırca kendi imkânlarıyla kurtulurken, eşi Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca akıntıda kayboldu. VALİLİK: OLAY SAAT 15.00 SIRALARINDA MEYDANA GELDİ Giresun Valiliği tarafından yapılan ilk açıklamada, olayın saat 15.00 sıralarında meydana geldiği belirtildi. İhbarın ardından bölgeye AFAD, Jandarma, Emniyet, İtfaiye, Sağlık, UMKE, ATAK ve İHH ekipleri sevk edildi. Valilik, çalışmalarda 107 personel, 20 araç ve 7 dalgıcın görev aldığını açıkladı. Su altı ve su üstü arama ekipleri, Zıva Deresi’nin yatağı ve çevresiyle derenin denize ulaştığı hat boyunca arama çalışması yürüttü. Giresun Valisi Mustafa Koç da olay yerine giderek ekiplerden bilgi aldı. Valilikten yapılan açıklamada, arama-kurtarma faaliyetlerinin koordineli ve titizlikle sürdürülmesi talimatının verildiği bildirildi. İKİ KIZ KARDEŞTEN ACI HABER GELDİ Valiliğin açıklamasına göre, kayıp vatandaşlardan ilkinin cansız bedenine saat 16.52’de, suya kapıldığı noktadan yaklaşık 9 kilometre uzaklıkta dere içerisinde ulaşıldı. Diğer kayıp vatandaşın cansız bedeni ise saat 19.20 sıralarında, olay yerinden yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki deniz kenarında bulundu. Arama çalışmalarının ilk gününde Burcu ve Burçin Kırca’nın cansız bedenlerine ulaşılırken, anne Zekiye Kırca’nın bulunması için çalışmalar gece boyunca devam etti. ANNE ZEKİYE KIRCA DA BULUNDU Dere yatağı, çevresi ve deniz hattında sürdürülen çalışmalardan 13 Ağustos sabahı bir acı haber daha geldi. İhlas Haber Ajansının aktardığı bilgiye göre, anne Zekiye Kırca’nın cansız bedeni Kırıklı köyü mevkiindeki balık havuzları yakınlarında bulundu. Böylece Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesi sonucu akıntıya kapılan anne ile iki kızının da cansız bedenlerine ulaşılmış oldu. Zekiye, Burcu ve Burçin Kırca’ya Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. ANİ SU YÜKSELMESİNİN TEKNİK NEDENİ ARAŞTIRILMALI Üç kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından Zıva Deresi’ndeki suyun neden bu kadar hızlı yükseldiğinin teknik verilerle ortaya konulması önem taşıyor. Giresun Valiliği, taşkının Sis Dağı Yaylası’nda etkili olan yoğun yağışın ardından meydana geldiğini açıkladı. Ancak olay saatlerinde üst havzaya düşen yağışın miktarı, kısa süreli şiddeti, yoğunlaştığı dere kolu ve taşkın sırasında oluşan debi konusunda henüz ayrıntılı bir teknik rapor yayımlanmadı. Taşkının geliş anını gösteren cep telefonu görüntüleri, suyun dere yatağına kısa sürede güçlü bir akış halinde ulaştığını ortaya koyuyor. Ancak görüntüler, yükselmenin hangi dere kolunda başladığını veya taşkının oluşum mekanizmasını tek başına açıklamaya yeterli değil. YAĞIŞIN KISA SÜRELİ ŞİDDETİ HENÜZ BİLİNMİYOR Sis Dağı’nın üst havzasına 12 Ağustos günü saat 14.00 ile 16.00 arasında düşen toplam yağış miktarı kamuoyuna açıklanmadı. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün kamuya açık sayfasında 24 saatlik toplam yağış değerleri yer alıyor. Buna karşılık ani taşkınların değerlendirilmesinde beş, on ve on beş dakikalık yağış şiddetleri büyük önem taşıyor. Taşkının oluşumunda yağışın etkisinin bilimsel olarak değerlendirilebilmesi için Sis Dağı çevresindeki otomatik meteoroloji istasyonlarının ham kayıtlarıyla olay saatine ait Trabzon Meteoroloji Radarı verilerinin birlikte incelenmesi gerekiyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü de yalnızca PPI radar görüntüsüne bakılarak kesin değerlendirme yapılamayacağını, MAX ve CAPPI gibi hacimsel radar ürünlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. TAŞKIN YÜKSEKLİĞİ VE DEBİ ÖLÇÜMÜ AÇIKLANMADI Olay yerinde taşkın yüksekliği veya debi ölçümü yapılıp yapılmadığına ilişkin kamuoyuna yansıyan bir bilgi bulunmuyor. Dere yatağındaki yüksek su izleri, sürüklenen malzemelerin ulaştığı noktalar ve köprü kesitleri üzerinden geriye dönük hidrolik hesaplama yapılabiliyor. Böyle bir teknik çalışma gerçekleştirildiyse sonuçlarının açıklanması, taşkının büyüklüğünün ve gelişme biçiminin anlaşılmasını sağlayabilir. Dere yatağında heyelan, doğal set veya kopma izi bulunup bulunmadığıyla köprü ve menfezlerde tıkanma tespit edilip edilmediği de yapılacak saha incelemesinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Mevcut aşamada bu ihtimallerden herhangi birini doğrulayan resmî bir tespit açıklanmış değil. ZIVA DERESİ’NDE DEVAM EDEN ÇALIŞMALAR BULUNUYORDU Açık kaynaklarda yer alan 18 Temmuz 2026 tarihli kayda göre DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi, Sis Dağı Sel Kapanı inşaatıyla birlikte Çavuşlu beldesi Zıva Deresi’nde sürdürülen taşkın kontrolü ve köprü imalatlarını yerinde inceledi. Bu kayıt, olaydan yaklaşık 25 gün önce Zıva Deresi üzerinde aktif çalışmalar bulunduğunu gösteriyor. Ancak söz konusu imalatların taşkınla bağlantılı olduğuna veya taşkının etkisini artırdığına ilişkin açıklanmış bir teknik bulgu bulunmuyor. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılabilmesi için çalışma alanlarında geçici dere geçişi, menfez, boru, dolgu veya kazı malzemesi bulunup bulunmadığının; varsa bunların dere kesiti üzerindeki etkisinin teknik raporla ortaya konulması gerekiyor. SEL KAPANI PROJESİ BAŞLANGIÇ AŞAMASINDAYDI Giresun Valiliğinin 22 Mayıs 2026 tarihli açıklamasında, Sis Dağı Sel Kapanı projesinin fiziki gerçekleşme oranının yüzde 1 olduğu ve projenin başlangıç aşamasında bulunduğu bildirildi. Açıklamaya göre ilk etapta sel kapanının yapılacağı noktaya ulaşmak amacıyla 7 metre genişliğinde ve 3 bin 584 metre uzunluğunda yol açılması planlandı. Bu yolun ilk 200 metrelik bölümünde kazı çalışmalarına başlandığı belirtildi. 18 Temmuz tarihli saha inceleme kaydı da Sel Kapanı inşaatının sürdüğünü gösteriyor. Ancak projenin olay tarihi olan 12 Ağustos’taki kesin fiziki seviyesi kamuoyuna açıklanmadı. Mevcut resmî bilgiler, olay tarihinde tamamlanmış ve planlanan 157 bin metreküplük kapasiteyle su depolayan bir Sel Kapanı bulunduğunu göstermiyor. SEL KAPANI KAYASİS DERESİ ÜZERİNDE PLANLANDI İhale belgelerinde Sis Dağı Sel Kapanı’nın Eynesil sınırlarındaki Kayasis Deresi üzerinde inşa edileceği belirtiliyor. Can kayıplarının yaşandığı olay ise Zıva Deresi’nde meydana geldi. Kayasis Deresi’nin olay noktasını besleyen Zıva koluyla bağlantısı ve suyun izlediği güzergâh, kamuya açık belgeler üzerinden kesin olarak belirlenemiyor. Bu nedenle Sel Kapanı şantiyesi ile taşkın arasında herhangi bir değerlendirme yapılabilmesi için dere kollarını, şantiye alanını ve olay noktasını birlikte gösteren koordinatlı havza haritasına ihtiyaç bulunuyor. İhale belgelerinde derivasyon tüneli tesisatı, dipsavak kapakları, boru, kazı ve dolgu gibi imalat kalemlerinin yer alması da bu yapıların olay tarihinde tamamlandığını veya faal olduğunu göstermiyor. Şantiye sahasının olay günündeki durumu, ancak günlük çalışma kayıtları ve saha inceleme raporuyla belirlenebilir. HAVZADAKİ SU YAPILARININ GÜNCEL DURUMU Zıva–Çavuşlu havzasında geçmiş yıllarda Akasya, Kırıklı ve Koyunhamza adlarıyla bazı regülatör ve HES projeleri gündeme geldi. Akasya Regülatörü ve HES için 2016 yılında “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi. Ancak bu karar, projenin inşa edildiğini veya işletmeye alındığını tek başına göstermiyor. Koyunhamza HES, 2014 yılında EPDK tarafından üretim lisansı iptal edilen projeler arasında yer aldı. Kırıklı Regülatörü ve HES için ise eski tarihli bir mühendislik-jeolojisi ön inceleme raporu bulunuyor. Bu projelerin olay tarihindeki güncel hukuki ve fiziki durumları açık kaynaklardan kesinleştirilemedi. Söz konusu kayıtlar üzerinden taşkın ile bu projeler arasında doğrudan bir bağlantı kurulması mümkün değil. Olay tarihinde havzada faal bir regülatör, su alma yapısı veya enerji tesisi bulunup bulunmadığının kesin cevabı; EPDK lisansları, DSİ su kullanım hakkı kayıtları ve varsa işletme ile geçici kabul belgeleri üzerinden verilebilir. BALIK HAVUZLARI BULUNMA NOKTASI OLARAK KAYITLARA GEÇTİ Anne Zekiye Kırca’nın cansız bedeninin Kırıklı köyü mevkiindeki balık havuzları yakınlarında bulunması, mevcut bilgilerle yalnızca bulunma noktasını gösteriyor. Bölgede bulunan herhangi bir balık havuzunda taşma, set kopması veya olağan dışı su boşalması meydana geldiğine ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle balık havuzlarıyla taşkın arasında teknik rapora dayanmadan bağlantı kurulması doğru olmayacaktır. ERKEN UYARI KAYITLARI DA İNCELENMELİ DSİ Genel Müdürlüğü, 2023 yılında Giresun genelinde 49 Taşkın Erken Uyarı Sistemi istasyonunun kurularak işletmeye alındığını açıklamıştı. Bu istasyonlardan birinin Zıva Deresi veya onu besleyen kollarda bulunup bulunmadığı kamuya açık bilgilerden anlaşılamıyor. Zıva vadisinde bir erken uyarı istasyonu bulunuyorsa olay gününe ait su seviyesi ve alarm kayıtlarının incelenmesi; istasyon bulunmuyorsa derenin güncel taşkın risk haritasındaki yerinin açıklanması gerekiyor. KESİN SONUÇ TEKNİK RAPORLA ORTAYA ÇIKACAK Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesinin oluşum mekanizması konusunda kurumlar tarafından henüz ayrıntılı bir teknik rapor yayımlanmadı. Yağış ve radar kayıtları, dere kollarındaki su hareketleri, taşkın yüksekliği ve debi hesapları, köprü-menfez incelemeleri, şantiye günlükleri, olay sonrası hava görüntüleri ve varsa erken uyarı verileri birlikte değerlendirilmeden kesin bir sonuca varılması mümkün görünmüyor. Üç kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından kamuoyunun beklentisi, herhangi bir kişi veya kurumu teknik inceleme tamamlanmadan sorumlu ilan etmek değil; Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesinin bütün yönleriyle araştırılması ve elde edilen sonuçların şeffaf biçimde açıklanmasıdır.

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Haber

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’ndeki Alagöz Maden sahasında atık havuzundan dere yatağına yeni sızıntı olduğu iddiası gündeme geldi. Aynı saha son dört yılda resmi ceza, kirlilik tespiti, denetim, kapasite artışı kararı ve yargı süreciyle art arda çevre tartışmalarının odağında yer aldı. Alagöz Maden’in Çatalağaç’taki sahasında yeni görüntüler çevre tartışmasını yeniden alevlendirdi. 30 Mart 2026’da yayımlanan görüntülerde, atık havuzundan sızdığı öne sürülen bulanık suyun dere yatağına karıştığı görüldü. İddiaya konu akışın Çatalağaç deresinden Harşit Çayı’na, oradan da Karadeniz’e ulaşabileceği belirtildi. Gün sonuna kadar şirketten ya da yetkili kurumlardan bu görüntülere ilişkin yeni bir resmi açıklama gelmedi. Aynı sahada ilk resmi ceza 2022’de kesildi Çatalağaç’taki çevre dosyasının resmi başlangıcı 2022’ye uzanıyor. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında, maden faaliyet alanından geçen Derindere’nin yan kollarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığını duyurdu. Valilik, yapılan inceleme sonrasında şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandığını ve çevreye verilen olumsuzluğun giderilmesi için süre tanındığını açıkladı. Bu kayıtla birlikte sahadaki kirlilik tartışması ilk kez resmi işlemle doğrulanmış oldu. 2024’te numune sonucu kirlilik tespiti yapıldı Dosya 2024’te daha ağır bir bulguyla yeniden gündeme geldi. Basına yansıyan denetim kayıtlarında, 18 Nisan 2024’te alınan numuneler sonrasında tesis sahasına ulaşan yüzeysel suların maden faaliyeti nedeniyle “atık su vasfı” kazandığı aktarıldı. Aynı süreçte şirkete 464 bin 585 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bu aşama, sahadaki çevre tartışmasının yalnızca yurttaş şikâyetlerine değil, numune ve denetim bulgularına da dayandığını gösterdi. 2025’te taşkın ve denetim tartışması büyüdü Giresun Valiliği, 18 Mayıs 2025’te Çatalağaç’taki maden işletmesine ilişkin iddialar nedeniyle denetim ve inceleme süreci başlatıldığını açıkladı. Aynı yıl eylül ayında ise yoğun yağış sonrası atık havuzunun taştığı, kirli akışın dereye ve toprağa yayıldığı yönünde yeni haberler yayımlandı. Şirket cephesi o dönemde taşan suyun zararsız olduğu savunmasını yaptı. Bölge sakinleri ise suyun renginde değişim, kötü koku ve çevresel tahribat yaşandığını söyledi. Risk yalnızca saha sınırında kalmıyor Çatalağaç’taki en büyük çevre endişesi, sızıntının yayılım hattında ortaya çıkıyor. Köy deresinin kısa sürede Harşit Çayı’na bağlanması, olası kirleticilerin daha geniş bir su havzasına taşınma riskini artırıyor. Harşit Çayı’nın Karadeniz’e dökülmesi nedeniyle olası bir sızıntı ya da taşkın yalnızca dere yatağını değil, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve deniz ekosistemini de etkileyebilecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşıyor. Basına yansıyan teknik değerlendirmelerde de aşırı yağış koşullarında atık havuzundan kaynaklanan kirleticilerin Harşit havzasına ulaşabileceği uyarıları yer aldı. ÇED onayı verildi, ardından dava açıldı Çevre tartışmaları sürerken idari süreç de ilerledi. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün duyurusuna göre, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için 21 Ocak 2026’da “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu karar, çevresel tartışmalar sürerken sahadaki kapasite büyütme sürecinin de sürdüğünü gösterdi. Ancak dosya kısa süre sonra yargıya taşındı. Şubat 2026’da çevre örgütleri, köy muhtarlıkları ve yurttaşlar projeye verilen ÇED olumlu kararına karşı dava açtı. Basına yansıyan bilgilere göre Giresun İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece sahadaki çevre tartışması yalnızca idari değil, aynı zamanda hukuki bir dosyaya da dönüştü. Bölge halkının talebi net Çatalağaç’taki son sızıntı iddiası, tek başına bugünün görüntülerinden ibaret değil. Ortada 2022’de resmi ceza alan, 2024’te kirlilik bulgusuyla yeniden yaptırım gören, 2025’te denetlenen, 2026’da kapasite artışı onayı alırken aynı zamanda mahkemelik olan bir maden sahası bulunuyor. Bölge halkı, dere hattında bağımsız numune alınmasını, düzenli kamu denetimi yapılmasını, atık havuzunun güvenliğinin sağlanmasını ve çevreye zarar veren riskler ortadan kaldırılıncaya kadar etkili önlem uygulanmasını istiyor.

GİRESUN DAL-ÇIK DOSYASINDA TAKVİM YENİDEN YAZILDI Haber

GİRESUN DAL-ÇIK DOSYASINDA TAKVİM YENİDEN YAZILDI

GİRESUN DAL-ÇIK DOSYASINDA TAKVİM YENİDEN YAZILDI Giresun’un sahil geçişini rahatlatması beklenen proje için bu kez nisan sonu tarihi verildi. AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, sosyal medya paylaşımında Dal-Çık Projesi’nin nisan ayı sonunda başlayacağını açıkladı. Ancak aynı işin resmi dosyasında 2023’te iş yeri teslimi, 2024’te temel atma ve 7 Ocak 2025 bitiş tarihi yer alıyor. Giresun’da kamuoyunun “dal-çık” diye bildiği iş, resmi kayıtlarda “Karadeniz Sahil Yolu, Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı” adıyla geçiyor. İhale kaydında proje, km:3+400-5+000 arasında toprak işleri, sanat yapıları, köprü işleri ve üstyapı işleri olarak tanımlandı. İhale süreci 2023’te yürütüldü. RESMİ ADI DOSYADA, YENİ TARİH PAYLAŞIMDA Nazım Elmas’ın 24 Mart tarihli paylaşımında, TBMM’de Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz ile Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen’le görüşme yapıldığı, bu görüşmenin ardından Giresun Dal-Çık Projesi için nisan ayı sonunun işaret edildiği belirtildi. Aynı paylaşımda Yenimahalle’de tersip bendi ve Tabaklar Deresi hattındaki taşkın önleme hazırlıkları da öne çıkarıldı. DOSYADA 2023 BAŞLANGICI, 2025 BİTİŞİ VAR Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın TBMM’ye gönderdiği resmi yanıtta, Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı için 15 Eylül 2023’te iş yeri teslimi yapıldığı, imalatta yeraltı ve deniz sularına dayanıklı sistemler kullanılacağı ve sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 7 Ocak 2025 olduğu açıkça yazıldı. Bu kayıt, dosyada projenin çok daha önce sahaya indirilmiş göründüğünü ortaya koyuyor. 2024’TE TEMEL ATILDI Resmi açıklamalar yalnızca proje dosyasıyla sınırlı değil. Giresun Valiliği’nin 8 Mart 2024 tarihli duyurusunda Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı Temel Atma Töreninin gerçekleştirildiği bildirildi. Aynı gün Anadolu Ajansı da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun temel atma törenine katıldığını haberleştirdi. Valilik açıklamasında ve törendeki konuşmalarda proje, Giresun sahil geçişini rahatlatacak ana müdahalelerden biri olarak tanımlandı. Resmi metinlerde kavşağın şehir merkezi ile liman bağlantısını hızlandırmasının ve Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki yükü hafifletmesinin hedeflendiği vurgulandı. TAKVİM NEDEN YİNE DEĞİŞTİ? Dosyanın en dikkat çekici tarafı, farklı tarihler arasındaki açık çelişki oldu. 2024 Kasımında yerel basında yayımlanan açıklamalarda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun projeye 2025 içinde başlanacağını söylediği aktarıldı. Buna karşın resmi yanıtta 2023 iş yeri teslimi ve 2025 başı bitiş tarihi yer aldı; şimdi ise 2026 Mart sonunda yeni bir başlangıç tarihi duyuruldu. Bu tablo, Giresun’daki tartışmanın artık “proje yapılacak mı?” sorusunu aştığını gösteriyor. Asıl mesele, resmi kayıtlardaki takvim ile siyasi açıklamalardaki takvimin neden birbirini tutmadığı ve nisan sonu için verilen yeni tarihin sahada gerçekten karşılık bulup bulmayacağı. Eldeki resmi belgeler, projenin yeni bir vaat değil; ihalesi yapılmış, iş yeri teslimi yapılmış ve temel atma töreni düzenlenmiş bir dosya olduğunu gösteriyor. KAYNAKÇA Nazım Elmas’ın 24 Mart 2026 tarihli sosyal medya paylaşımı; Giresun Valiliği’nin 8 Mart 2024 tarihli temel atma duyurusu; Anadolu Ajansı’nın 8 Mart 2024 tarihli haberi; TBMM’ye sunulan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı resmi yanıtı; 2023 ihale kayıtları ve yerel basında yayımlanan 2024 tarihli takvim haberleri.

GİRESUN’DA ALTYAPI HAMLESİ SÜRÜYOR Haber

GİRESUN’DA ALTYAPI HAMLESİ SÜRÜYOR

GİRESUN’DA ALTYAPI HAMLESİ SÜRÜYOR Giresun Belediyesi, şehir genelinde altyapıyı güçlendirmeye yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Kavaklar Mahallesi 108 Nolu Sokak’ta yağmur suyu ve kanalizasyon hattı yenileme çalışmaları başlatıldı. Belediye ekipleri, planlanan program doğrultusunda bölgede hem yağmur suyu drenaj hattını hem de mevcut kanalizasyon altyapısını modernize ediyor. Çalışmaların kısa sürede tamamlanması hedeflenirken, özellikle yoğun yağış dönemlerinde yaşanan su birikintisi, taşkın ve altyapı kaynaklı sorunların kalıcı olarak çözülmesi amaçlanıyor. Yağışlara Karşı Güçlü Altyapı Yetkililer, Kavaklar Mahallesi’nde yapılan çalışmanın yalnızca bir yol düzenlemesi olmadığını, uzun vadeli bir altyapı yatırımı olduğunu vurguladı. Yeni döşenen hatlar sayesinde yağmur sularının daha hızlı ve kontrollü şekilde tahliye edileceği, böylece hem yolların hem de konutların olumsuz hava koşullarından daha az etkileneceği belirtildi. Özellikle son yıllarda artan ani ve yoğun yağışların şehir altyapısı üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken teknik ekipler, yapılan bu tür yatırımların iklim koşullarına karşı dayanıklı şehircilik anlayışının bir parçası olduğuna işaret etti. Mahalle Sakinlerine Uzun Vadeli Çözüm Çalışmalar süresince sokakta kontrollü kazı ve hat döşeme işlemleri yürütülürken, ekiplerin hem güvenlik hem de trafik akışı konusunda gerekli önlemleri aldığı bildirildi. Altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından yol üst yapısının da yenilenerek sokağın modern bir görünüme kavuşturulacağı ifade edildi. Mahalle sakinleri ise uzun süredir özellikle sağanak yağışlarda yaşanan su taşkınlarının günlük yaşamı olumsuz etkilediğini belirterek, yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Çalışmalar Diğer Mahallelerde de Sürecek Belediye yetkilileri, altyapı yatırımlarının yalnızca Kavaklar Mahallesi ile sınırlı olmadığını, ihtiyaç tespit edilen farklı mahallelerde de benzer çalışmaların etap etap sürdürüleceğini açıkladı. Amaçlarının, şehir genelinde daha sağlam, daha güvenli ve uzun ömürlü bir altyapı ağı oluşturmak olduğu vurgulandı. Giresun Belediyesi’nin sürdürdüğü bu çalışmalar, hem mevcut sorunları çözmeyi hem de gelecekte yaşanabilecek altyapı problemlerini en aza indirmeyi hedefleyen planlı şehircilik adımları arasında yer alıyor. Şehir büyürken yerin altı da güçleniyo

GİRESUN’DA MADEN PROJESİNE “ÇED OLUMLU” KARARI Haber

GİRESUN’DA MADEN PROJESİNE “ÇED OLUMLU” KARARI

GİRESUN’DA MADEN PROJESİNE “ÇED OLUMLU” KARARI Bakanlık onay verdi, uzmanlar ise en büyük riskin atık depolama ve su sistemlerinde olduğuna dikkat çekiyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Giresun’un Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçeleri sınırlarında; Söğütağzı, Çatalağaç, Çatak, Süttaşı, Karadere, Delmece, Sazlıyatlak–Olucaktepe, Gavraz Deresi, Nişane, Eymür, Gariygen, Soğukpınar ve Patan Mahallesi mevkilerini kapsayan alanda, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan “Bakır–Kurşun–Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları (S: 51499 ve S: 57312 ruhsat numaralı IV. Grup maden ocakları) ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi hakkında yürütülen incelemeler sonucunda “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı verildiğini açıkladı. Kararın, ÇED Yönetmeliği’nin 14. maddesi uyarınca İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu çalışmaları ile halk görüşleri dikkate alınarak verildiği bildirildi. Ancak teknik raporun detayları incelendiğinde, projenin özellikle uzun vadeli çevresel etkiler açısından önemli başlıklar barındırdığı görülüyor. BÜYÜME SADECE ÜRETİMDE DEĞİL, ATIKTA DA Proje yeni bir maden açılışı değil, mevcut yeraltı maden ocakları ve zenginleştirme tesisinin kapasite artışı niteliği taşıyor. Bu artışla birlikte daha fazla cevher çıkarılacak, daha fazla malzeme flotasyon tesisinde işlenecek ve buna paralel olarak daha fazla maden atığı oluşacak. Bu atıklar, kimyasal işlem görmüş ince taneli çamur formunda olup, genişletilecek maden atık depolama tesisinde depolanacak. Uzmanlara göre projenin çevresel kaderi, en çok bu tesisin güvenliği ve uzun vadeli performansına bağlı. EN KRİTİK BAŞLIK: ASİT KAYA DRENAJI Bakır, kurşun ve çinko gibi sülfürlü cevherlerin işlendiği sahalarda en büyük çevresel risklerden biri asit kaya drenajı. Sülfürlü mineraller su ve oksijenle temas ettiğinde sülfürik asit oluşuyor. Bu asidik ortam ise kayaçlardaki ağır metalleri çözerek metal yüklü kirli su meydana getiriyor. Bu süreç bazen yıllar sonra hızlanabiliyor. Yani risk sadece işletme döneminde değil, maden kapandıktan sonra da devam edebiliyor. Olası sonuçlar: Yeraltı sularında ağır metal birikimi Derelerde su kalitesinin bozulması Tarımsal sulama suyunun etkilenmesi Ekosistem zincirinin zarar görmesi SU SİSTEMLERİ EN HASSAS NOKTA Proje sahası dere vadileri ve yüksek yağış alan Karadeniz coğrafyasında bulunuyor. Bu durum iki önemli sonucu beraberinde getiriyor: Yoğun yüzey akışı → Yağışlarla kirleticiler dere sistemlerine taşınabilir Hassas yeraltı su sistemleri → Sızıntılar geniş alana yayılabilir Uzman değerlendirmesine göre bu tür sahalarda oluşabilecek kirlilik, sadece maden çevresiyle sınırlı kalmayıp havza ölçeğinde yayılma potansiyeli taşıyor. HEYELAN, TAŞKIN VE DEPREM RİSKİ Doğu Karadeniz; dik topoğrafyası, yüksek yağış miktarı ve heyelan geçmişiyle biliniyor. Maden atık depolama tesisleri ise toprak dolgu baraj mantığıyla çalışıyor. Bu nedenle: Aşırı yağış Heyelan Deprem gibi doğal olaylar, tesis stabilitesi açısından risk oluşturuyor. Dünyada yaşanan birçok maden atık barajı kazasının, bu tür doğal tetikleyiciler sonrasında gerçekleştiği biliniyor. ORMAN VE YABAN HAYATI Proje sahası orman ekosistemleri içinde yer alıyor. Kapasite artışıyla birlikte: Orman örtüsünde kayıplar Habitat parçalanması Yaban hayatı geçiş yollarının bozulması gibi etkiler söz konusu olabilecek. Gürültü, ışık ve insan faaliyetlerindeki artış da yaban hayatı üzerinde baskı oluşturabilecek unsurlar arasında. TARIM VE KIRSAL YAŞAM Bölgedeki tarım faaliyetleri açısından en önemli riskler: Toz yayılımı Su kalitesinde olası bozulma Ağır metal birikimi Bu tür etkiler uzun vadede ürün kalitesini ve verimini etkileyebilir. Yerleşim yerlerine yakınlık ise kamyon trafiği, gürültü ve titreşim gibi faktörlerle kırsal yaşam kalitesini etkileyebilecek başlıklar arasında yer alıyor. EKONOMİK KATKI – ÇEVRESEL YÜK DENGESİ Projenin işletme aşamasında yaklaşık 520 kişilik istihdam sağlayacağı belirtiliyor. Bu durum yerel ekonomi açısından önemli bir katkı anlamına geliyor. Ancak uzmanlar şu noktaya dikkat çekiyor: Ekonomik katkı maden ömrüyle sınırlı, çevresel etkiler ise maden kapandıktan sonra da sürebilir. MADEN KAPATILDIĞINDA HER ŞEY BİTMİYOR Maden kapatma sürecinde alanın rehabilite edilmesi planlansa da, özellikle atık depolama tesislerinde kimyasal süreçler tamamen durmuyor. Asit üretimi ve metal sızıntısı riski uzun yıllar devam edebiliyor. Bu nedenle kapatma sonrası uzun vadeli izleme ve bakım hayati önem taşıyor. Teknik raporlar ışığında proje için öne çıkan risk başlıkları: Alan Risk Seviyesi Atık depolama güvenliği Çok Yüksek Asit kaya drenajı Çok Yüksek Yeraltı suyu kirliliği Çok Yüksek Yüzey suları Yüksek Heyelan ve taşkın Yüksek Ekosistem etkisi Yüksek Hava kalitesi ve toz Orta–Yüksek Sosyoekonomik olumlu etki Orta Bakanlık kararı projeye hukuki açıdan yol açmış olsa da, teknik inceleme projenin özellikle su sistemleri, atık depolama güvenliği ve uzun vadeli kimyasal riskler açısından hassas bir zeminde yürütüleceğini ortaya koyuyor. Bu proje, yalnızca bir madencilik yatırımı değil; aynı zamanda on yıllara yayılacak bir çevresel yönetim sorumluluğu anlamına geliyor. “Bu değerlendirmeler, ÇED raporunda yer alan teknik veriler ışığında yapılan çevresel risk analizine dayanmaktadır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.