Hava Durumu

#Tarla Günü

giresunsonhaber - Tarla Günü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarla Günü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN TOMBUL FINDIĞINDA YENİ DÖNEM: YOĞUN DİKİM VERİM UMUDU OLDU Haber

GİRESUN TOMBUL FINDIĞINDA YENİ DÖNEM: YOĞUN DİKİM VERİM UMUDU OLDU

GİRESUN TOMBUL FINDIĞINDA YENİ DÖNEM: YOĞUN DİKİM VERİM UMUDU OLDU Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü ile Ankara Üniversitesi iş birliğinde yürütülen TÜBİTAK destekli çalışma, tescilli Giresun tombul fındığında klasik ocak sistemi yerine yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemlerinin verim, kalite ve erken ürün potansiyelini artırabileceğini bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Giresun’un tarımsal kimliğinin en güçlü değeri olan tescilli Giresun tombul fındığı, bu kez yalnızca fiyat, rekolte ve piyasa tartışmalarıyla değil, üretim modelini değiştirebilecek bilimsel bir çalışmayla gündeme geldi. Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Ankara Üniversitesi iş birliğinde yürütülen TÜBİTAK destekli projede, klasik ocak dikim sistemi ile tekli, ikili ve üçlü yoğun dikim modelleri karşılaştırılıyor. Araştırmada, genç fındık bitkilerinde yan dal oluşumunu artırmaya yönelik yeni terbiye yöntemlerinin bitkinin gelişimine, çotanak oluşumuna, verim potansiyeline ve meyve kalitesine etkileri inceleniyor. Anadolu Ajansı’nın haberinde, kendine özgü aromasıyla öne çıkan tescilli Giresun tombul fındığında farklı dikim ve dallandırma tekniklerinin ürün verimini artırdığı belirtilirken, projenin Giresun’da Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde yürütüldüğü bilgisi paylaşıldı. (Anadolu Ajansı) PROJENİN MERKEZİNDE GİRESUN TOMBUL FINDIĞI VAR Çalışmanın akademik başlığı, “Fındıkta (Corylus avellana L. cv. Tombul) Yoğun Dikim Sistemlerinde Yeni Bir Terbiye Yönteminin Bitkilerin Gençlik Döneminde Vejetatif ve Generatif Gelişmesi Üzerine Etkilerinin Araştırılması” olarak yer alıyor. Araştırmanın merkezinde Giresun’un coğrafi, ekonomik ve ticari değeriyle öne çıkan Tombul fındık çeşidi bulunuyor. Bu yönüyle proje, sıradan bir dikim denemesi olmanın ötesinde, Giresun kalite fındığın gelecekte nasıl yetiştirileceğine dair bilimsel bir yol arayışı niteliği taşıyor. Projenin yürütücülüğünü Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Dumanoğlu üstlenirken, çalışmada Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Veli Erdoğan, Prof. Dr. Nurdan Tuna Güneş, Prof. Dr. Esra Koç, Ordu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali İslam, Giresun Üniversitesi’nden Dr. Aysun Akar ve Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü’nden Meryem Nur Şenel’in yer aldığı proje kayıtlarında görülüyor. (AVESİS) PROJE 2021’DEN BU YANA SAHADA İZLENİYOR Çalışma, sahada bir anda ortaya çıkan kısa süreli bir deneme değil, birkaç yıla yayılan bilimsel bir takip süreci olarak ilerledi. Proje çalışmaları 2021 yılında başlatılırken, 2022 yılında fidanlar toprak seviyesinden yaklaşık 5 santimetreden kesilerek standart hale getirildi. 2023 yılında ise proje kapsamında dallandırma uygulamalarına geçildi; tekli, ikili, üçlü yoğun dikim sistemleri ile klasik ocak sistemi karşılaştırmalı olarak izlenmeye başlandı. Sonraki süreçte genç bitkilerin vejetatif gelişimi, yan dal oluşumu, çiçeklenme, çotanak sayısı, verim potansiyeli ve kalite parametreleri takip edildi. İlk bulgular, yoğun dikim ve yeni terbiye uygulamalarının Giresun tombul fındığında erken yaşta daha güçlü gelişim, daha fazla çotanak oluşumu ve daha yüksek verim potansiyeli oluşturabileceğini gösterdi. (Anadolu Ajansı) ARAŞTIRMA BAHÇESİ FAE ARAZİSİNDE KURULDU Araştırma bahçesi, Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde oluşturuldu. Proje sürecinde fidanların gelişimi yıllar itibarıyla takip edilirken, genç bitkiler üzerinde farklı dikim sistemleri ve terbiye uygulamaları denendi. Çalışmada klasik ocak sistemi kontrol grubu olarak ele alınırken, modern yoğun dikim modelleri tek sıralı, iki sıralı ve üç sıralı sistemler üzerinden karşılaştırılıyor. Proje kayıtlarına göre bir sıralı yoğun dikimde dekara 285 bitki, iki sıralı sistemde dekara 444 bitki, üç sıralı sistemde dekara 545 bitki, klasik ocak dikiminde ise dekara 222 bitki üzerinden değerlendirme yapılıyor. Bu tablo, fındıkta birim alanda daha fazla bitkiyle, daha kontrollü ve yönetilebilir bir bitki mimarisi oluşturma arayışını ortaya koyuyor. (DAPSİS) Ancak çalışmanın asıl önemi yalnızca bitki sayısındaki artışta değil; bu bitkilerin nasıl şekillendirileceği, nasıl dallandırılacağı, hangi sistemde daha verimli hale geleceği ve Giresun koşullarında hangi modelin daha sürdürülebilir sonuç vereceği sorusuna bilimsel cevap aranmasında yatıyor. AMAÇ DAHA ERKEN YAN DAL, DAHA ERKEN VERİM Fındık üretiminde verimi belirleyen en önemli unsurlardan biri, bitkinin sağlıklı ve dengeli yan dal oluşturmasıdır. Bu nedenle proje, genç fındık bitkilerinde yan dal oluşumunu erken yaşta teşvik etmeye odaklanıyor. Araştırmada, fındık bitkisinin ana gövdesi üzerinde geniş açılı, kuvvetli ve ürün taşıyabilecek yan dalların oluşturulması hedefleniyor. Bu sayede bitkinin ilerleyen yıllarda çıplaklaşmasının önüne geçilmesi, ışıklanmanın artırılması ve verim potansiyelinin daha erken yaşta devreye girmesi amaçlanıyor. Proje kayıtlarında, yeni terbiye yöntemi ve çok sıralı yoğun dikim sistemlerinin fındıkta ilk kez araştırılacak olmasının çalışmanın özgün değerini artırdığı, ayrıca fındık bitkisinde büyüme ve gelişmeyle ilgili hormonlar konusunda literatüre yeni bilgi kazandırılmasının hedeflendiği belirtiliyor. (DAPSİS) DÖRT FARKLI TERBİYE UYGULAMASI DENENİYOR Proje kapsamında genç fındık bitkilerinde yan dal oluşumunu artırmak amacıyla farklı terbiye uygulamaları karşılaştırılıyor. Bu uygulamalar arasında gövde üzerinde çizik atma, Perlan uygulaması, çizik atma ile Perlan uygulamasının birlikte kullanılması ve kontrol yöntemi olarak tepe vurma yer alıyor. Çizik atma uygulamasında, bitkinin gövdesinde belirli noktalara müdahale edilerek yan tomurcukların uyanması hedefleniyor. Perlan uygulamasında ise bitkide yan dal oluşumunu teşvik eden bitki gelişim düzenleyicisi kullanılıyor. Bu yöntemlerle fındıkta ana gövdenin dik gelişmesi, yan dalların dengeli biçimde oluşması ve genç yaşta ürün taşıyabilecek bir bitki yapısının kurulması amaçlanıyor. Çalışmanın hedefi, yalnızca daha sık dikim yapmak değil; daha kontrollü bitki mimarisi, daha iyi ışıklanma, daha erken dallanma ve sürdürülebilir verim sağlayabilecek bir yetiştiricilik modeli geliştirmek. VEJETATİF VE GENERATİF GELİŞME BİRLİKTE İZLENİYOR Projede yalnızca bitkinin boyu ya da dal sayısı değil, üretim açısından belirleyici olan çok sayıda veri birlikte takip ediliyor. Vejetatif gelişme kapsamında ana gövde çapı, bitki boyu, gövde kesit alanı, yan dal sayısı, yan dalların yerden yüksekliği, dal açısı, dal uzunluğu, dal çapı ve ikincil yan dal oluşumu inceleniyor. Generatif gelişme kapsamında ise erkek ve dişi çiçek sayısı, çotanak sayısı, çotanaktaki meyve sayısı, verim, kabuklu meyve ağırlığı, iç meyve ağırlığı, iç oranı, kabuk kalınlığı, sağlam iç oranı, boş meyve, buruşuk iç ve meyve iriliği gibi kalite parametreleri değerlendiriliyor. Bu nedenle çalışma, fındıkta yalnızca ürün miktarını değil, kaliteyi, randımanı, meyve yapısını, ticari değeri ve bahçenin uzun vadeli verim gücünü aynı bütünlük içinde ele alıyor. BİTKİ FİZYOLOJİSİ DE ARAŞTIRMANIN PARÇASI Projeyi akademik açıdan önemli kılan başlıklardan biri de bitki fizyolojisine ilişkin analizler. Çalışmada, fındık bitkisinin gelişim sürecinde hormon, karbonhidrat ve besin elementi düzeyindeki değişimler de inceleniyor. Bu kapsamda bitkide büyüme, dallanma, çiçeklenme ve meyve oluşumu ile ilişkili hormonların ve karbonhidrat birikiminin izlenmesi hedefleniyor. Böylece fındıkta yan dal oluşumu ve verim ilişkisi yalnızca dış gözlemlerle değil, bitkinin iç gelişim mekanizması üzerinden de değerlendiriliyor. Bu yönüyle çalışma, Giresun tombul fındığı için hem üreticiye sahada uygulanabilir bilgi sunabilecek hem de akademik literatüre katkı sağlayabilecek nitelik taşıyor. İLK BULGULAR YOĞUN DİKİMİN POTANSİYELİNİ GÖSTERDİ Anadolu Ajansı’na yansıyan değerlendirmelere göre, çalışmanın ilk gözlemlerinde modern dikim sistemlerinde klasik ocak sistemine kıyasla daha fazla çotanak oluşumu dikkat çekti. Fındık Araştırma Enstitüsü yetkilileri, bitkilerin henüz genç yaşta olduğunu, kesin sonuçların proje tamamlandıktan sonra ortaya çıkacağını belirtirken, ilk veriler yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemlerinin verim potansiyeli açısından umut verdiğini gösteriyor. (Anadolu Ajansı) Bu noktada özellikle genç bitkilerde daha fazla çotanak gözlenmesi, ilerleyen yıllarda birim alandan alınacak ürün miktarı bakımından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. TEKNİK ETKİNLİK FAE ARAZİSİNDE YAPILDI Proje kapsamında Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde teknik bilgilendirme ve tarla günü etkinliği de düzenlendi. Etkinlikte, proje kapsamında yetiştirilen fındık ağaçları incelendi; üreticilere teorik bilgi aktarıldı ve katılımcıların soruları uzmanlar tarafından yanıtlandı. (Son Dakika) Projenin yürütücüsü Prof. Dr. Hatice Dumanoğlu, yoğun dikim sistemlerinde uygulanabilecek yeni terbiye yöntemlerini sahada anlattı. Katılımcılara genç fındık bitkilerinde vejetatif gelişim, generatif gelişme, yan dal oluşumu, çotanak sayısı ve modern dikim sistemlerinin üretime etkileri hakkında bilgi verildi. Açık kaynaklarda etkinliğe hangi köylerden üretici katıldığına ilişkin köy bazlı bir liste yer almazken, yerel kaynaklarda programa Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Fındık Araştırma Enstitüsü personelinin katıldığı, teknik bilgilerin üreticilere aktarılmasının hedeflendiği bilgisi paylaşıldı. (Giresun Öncü Gazetesi) PROJE GİRESUN MERKEZLİ YÜRÜTÜLÜYOR Açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre, TÜBİTAK 1001 desteğiyle yürütülen yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemi çalışması, doğrudan tescilli Giresun tombul fındığı üzerine kurgulandı ve saha uygulaması Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde gerçekleştirildi. Aynı proje kapsamında Giresun’da daha önce de tarla günü ve teknik bilgilendirme etkinlikleri düzenlenirken, açık kaynaklarda projenin Ordu, Trabzon, Samsun, Sakarya, Düzce ya da başka fındık üretim illerinde ayrı bir uygulama alanında yürütüldüğüne ilişkin doğrulanmış bir kayda ulaşılamadı. Bu yönüyle çalışma, Giresun tombul fındığının üretim modelini yenilemeye dönük Giresun merkezli bilimsel bir saha denemesi olarak öne çıkıyor. GİRESUN FINDIĞI İÇİN ASIL TARTIŞMA: GELENEKSEL ALIŞKANLIK MI, BİLİMSEL MODEL Mİ? Giresun fındığı uzun yıllardır fiyat, rekolte, alım politikası ve kalite başlıkları üzerinden tartışılıyor. Ancak bu çalışma, üretim modelinin de aynı ciddiyetle ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Çünkü Giresun tombul fındığının geleceği yalnızca yüksek fiyat beklentisiyle değil, bahçelerin gençleştirilmesi, doğru dikim sistemlerinin seçilmesi, mekanizasyona uygun yapıların kurulması, bakım ve budama standardının geliştirilmesi, ışıklanma ve verim ilişkisinin bilimsel temelde yönetilmesiyle korunabilir. Dünya fındık piyasasında rekabet artık yalnızca kimin daha fazla ürettiğiyle değil, hasat zamanı, ürünün pazara giriş takvimi, kabuklu-iç fındık dengesi, sanayi bağlantısı, mekanizasyon, kurutma standardı, stok yönetimi, alıcı davranışı, coğrafi kimlik ve kalite farkı ile belirlenirken, Giresun tombul fındığında yürütülen bu proje üreticinin bahçeye bakışını değiştirebilecek bilimsel bir zemin oluşturuyor. GİRESUN BU ÇALIŞMAYI SAHAYA TAŞIMALI Giresun bu tabloda sıradan bir üretim bölgesi değildir. Türkiye fındık piyasasında “kalite” denildiğinde ayrı bir yere sahip olan Giresun tombul fındığının geleceği, geleneksel üretim alışkanlıklarının bilimsel verilerle yenilenmesine bağlıdır. Bu nedenle Fındık Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemi çalışması, yalnızca bir araştırma projesi olarak görülmemeli; üreticinin anlayabileceği, uygulayabileceği ve sonuçlarını izleyebileceği bir saha rehberine dönüştürülmelidir. Proje tamamlandığında hangi dikim sisteminin, hangi terbiye yönteminin ve hangi bakım modelinin Giresun koşullarında daha başarılı sonuç verdiği açık biçimde üreticiyle paylaşılmalıdır. SONUÇLAR FINDIKTA YENİ BİR YETİŞTİRİCİLİK DÖNEMİNE KAPI AÇABİLİR Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü ve Ankara Üniversitesi iş birliğinde yürütülen TÜBİTAK destekli çalışma, Giresun tombul fındığında üretim modelini yenileme potansiyeli taşıyor. İlk gözlemler, yoğun dikim sistemleri ve yeni terbiye yöntemlerinin genç bitkilerde çotanak oluşumunu artırabileceğini gösterirken, kesin sonuçların proje tamamlandığında ortaya çıkması bekleniyor. Bu çalışma başarıyla sahaya aktarılırsa, Giresun’da yeni kurulacak fındık bahçeleri için klasik ocak sistemi dışında daha verimli, daha kontrollü, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir üretim modelleri gündeme gelebilir. Giresun’un dünya fındık rekabetindeki yeri miktar yarışıyla korunamaz. Bu yer, kaliteyi bilimle, üretimi teknik bilgiyle, bahçeyi modern yetiştiricilikle buluşturan modellerle güçlendirilebilir.

ŞİLİ’DE AVRUPA FINDIĞI İÇİN SAHADA BUDAMA EĞİTİMİ Haber

ŞİLİ’DE AVRUPA FINDIĞI İÇİN SAHADA BUDAMA EĞİTİMİ

ŞİLİ’DE AVRUPA FINDIĞI İÇİN SAHADA BUDAMA EĞİTİMİ Şili’nin Ñuble Bölgesi’nde Avrupa fındığı üreticilerine yönelik yeni tarla günü düzenlendi. Bulnes’teki Viña Casanueva’da yapılan teknik buluşmada mekanize budama, manuel budama, drone uygulamaları ve hastalıklara karşı yara koruma yöntemleri sahada gösterildi. Şili’de Avrupa fındığı üretiminde verim, bahçe yenileme ve hastalık yönetimi sahaya taşındı. Redagrícola ve Redagrícola Films’in izlediği teknik etkinlik, Bulnes ilçesindeki Viña Casanueva’da gerçekleştirildi. Comité del Avellano tarafından organize edilen tarla günü, 2026 yılı boyunca Şili’nin farklı üretim bölgelerinde yapılacak teknik faaliyet dizisinin yeni halkası oldu. Üreticiler, danışmanlar ve sektör temsilcileri Avrupa fındığı bahçelerinde uygulanabilecek budama stratejilerini doğrudan arazide görme imkânı buldu. MEKANİZE VE MANUEL BUDAMA SAHADA GÖSTERİLDİ Etkinlikte Avrupa fındığı ağaçlarında farklı budama uygulamaları ele alındı. Mekanize budama gösterileri, manuel budama uygulamaları ve drone destekli tarımsal uygulamalar üreticilere sahada aktarıldı. Teknik programda budamanın yalnızca şekil verme işlemi olmadığı; bahçenin gelişimi, yenilenmesi, ışık kullanımı, verim dengesi ve uzun vadeli üretim kapasitesi açısından kritik bir müdahale olduğu vurgulandı. OGASS, MEKANİZE BUDAMANIN ETKİLERİNİ ANLATTI Avrupa fındığı danışmanı Dr. Khristopher Ogass, mekanize budamanın avantajlarını, doğru uygulama koşullarını ve bahçelerde oluşturma-yenileme süreçlerine etkisini değerlendirdi. Ogass, budama uygulamalarının verimlilik üzerindeki etkisine dikkat çekti. Programda ayrıca budama yaralarının korunması, mantar ve bakteri kaynaklı enfeksiyon riskinin azaltılması ve sağlıklı bahçe yönetimi için uygulanabilecek stratejiler ele alındı. ŞİLİ FINDIKTA TEKNİK BİLGİYİ SAHAYA İNDİRİYOR Şili’de Avrupa fındığı sektörü son yıllarda büyüyen üretim alanları, artan teknik ihtiyaçlar ve ihracat hedefleriyle öne çıkıyor. Bu nedenle sahada yapılan eğitimler, üreticilerin budama, hastalık yönetimi, mekanizasyon ve verim planlaması konularında daha doğru karar almasını sağlıyor. Bulnes’teki tarla günü, üreticinin doğrudan bahçede uygulama görmesi açısından önemli bir teknik buluşma oldu. 2026 programı kapsamında benzer faaliyetlerin ülkenin farklı bölgelerinde sürdürülmesi bekleniyor. BUDAMADA HASTALIK RİSKİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Etkinlikte budamanın yalnızca verimi artıran bir uygulama olmadığı, aynı zamanda bahçenin sağlık yönetimi açısından da kritik rol taşıdığı vurgulandı. Uzmanlar, özellikle büyük kesimlerden sonra oluşan yara yüzeylerinin mantar ve bakteri kaynaklı enfeksiyonlara açık hale geldiğine dikkat çekti. Üreticilere kuru, kırık, zayıf ve hastalıklı dalların temizlenmesi; ağaç içinin havalandırılması; ışık girişini engelleyen sık dalların azaltılması ve kesim yüzeylerinin korunması gerektiği aktarıldı. Mekanize budamanın geniş bahçelerde iş gücü ve zaman avantajı sağladığı, ancak manuel budamayla desteklenmediği durumlarda ağaç formu, hastalıklı dal temizliği ve iç bölge düzenlemesinde eksik kalabileceği belirtildi. Teknik değerlendirmelerde budama sonrası yara koruma uygulamalarının ihmal edilmemesi, bahçede hastalık kaynağı oluşturabilecek kesilmiş dalların bırakılmaması ve her bahçenin yaşı, gelişim durumu ve verim hedeflerine göre ayrı budama planı yapılması gerektiği öne çıktı. Bulnes’teki tarla gününde şu başlıklar öne çıktı: Mekanize budama: Makineyle yapılan budamanın işçilik yükünü azaltması, geniş alanlarda daha hızlı uygulama sağlaması ve bahçe yenileme sürecinde kullanımı ele alındı. Redagrícola’nın Avrupa fındığı konferansı duyurusunda da mekanize üretim, modern bahçe yönetimi ve budama çalışmaları Şili fındık sektörü için öne çıkan teknik başlıklar arasında gösteriliyor. Manuel budama: Ağaç formunun korunması, iç kısımların havalanması, güneşlenmenin artırılması, kuru-zayıf-hastalıklı dalların temizlenmesi ve verim dengesinin sağlanması anlatıldı. Budama yaralarının korunması: Budama sonrası açık kalan kesim yüzeylerinin mantar ve bakteri girişine açık olduğu vurgulandı. Şili’de Avrupa fındığında hastalık yönetimi üzerine yapılan teknik değerlendirmelerde budama yaralarının kapatılması, gerekirse biyolojik ürünlerle desteklenmesi ve hastalıklı dalların uzaklaştırılması öneriliyor. Drone uygulaması: Bahçenin izlenmesi, ağaç gelişiminin takip edilmesi ve bazı uygulamaların daha kontrollü yapılması açısından drone teknolojisinin kullanımı gösterildi. Bahçe yenileme ve verimlilik: Budamanın yalnızca dal kesmek olmadığı; bahçenin gençleştirilmesi, verim sürekliliği, ışık-hava dengesi ve üretim kapasitesiyle doğrudan bağlantılı olduğu anlatıldı. Comité del Avellano, tarla günlerinde üreticilere budama, besleme, sulama, sağlık yönetimi, toprak ve hasat kalitesi gibi başlıkların sahada aktarıldığını belirtiyor. Budamada nelere dikkat edilecek? Haberde teknik bölüm olarak şu noktalar kullanılabilir: Ağacın içi havalandırılacak. Çok sık, iç içe geçmiş ve ışığı kesen dallar azaltılacak. Kuru, kırık ve hastalıklı dallar temizlenecek. Bu dallar bahçede bırakılmayacak; hastalık kaynağı olmaması için uzaklaştırılacak .Kesim yüzeyleri korunacak. Büyük kesimlerden sonra yara yerleri mantar ve bakteri girişine karşı korunacak. Özellikle nemli dönemlerde bu konu daha kritik. Mekanize budama tek başına yeterli görülmeyecek. Makine hızlı ve pratik avantaj sağlar; ancak ağaç içi düzen, hastalıklı dal temizliği ve form kontrolü için manuel müdahale gerekebilir. Aşırı budamadan kaçınılacak. Sert budama ağacı strese sokabilir, verim dengesini bozabilir. Ama zayıf budama da ışık ve hava sorununu büyütür. Bahçenin yaşı ve amacı dikkate alınacak. Genç bahçede şekil verme, verimli bahçede denge, yaşlı bahçede yenileme öncelik kazanır. Budama zamanı iklimle birlikte değerlendirilecek. Yağışlı ve hastalık riski yüksek dönemlerde açık yara yüzeyleri daha fazla risk taşır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.