Hava Durumu

#Tarım Ve Orman

giresunsonhaber - Tarım Ve Orman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN ARICILIĞINA 2 BİN MODERN KOVAN DESTEĞİ Haber

GİRESUN ARICILIĞINA 2 BİN MODERN KOVAN DESTEĞİ

GİRESUN ARICILIĞINA 2 BİN MODERN KOVAN DESTEĞİ 100 ÜRETİCİYE YÜZDE 70 HİBELİ STRAFOR KOVAN DAĞITILDI Giresun’da arıcılığın geliştirilmesi amacıyla 100 üreticiye toplam 2 bin Langstroth tipi strafor kovan dağıtıldı. Yüzde 70’i DOKAP hibesiyle karşılanan proje, Giresun’un ülke ortalamasının altında kalan kovan başına bal verimini yükseltme hedefi açısından önem taşıyor. Ancak bilimsel çalışmalar, başarının yalnızca kovan malzemesine değil; havalandırma, koloni gücü, ana arı kalitesi, hastalıklarla mücadele ve teknik takibe de bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından finanse edilen “Arıcılığın Desteklenmesi ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında modern kovan dağıtımı gerçekleştirildi. Yüzde 70 hibe ve yüzde 30 üretici katkısıyla yürütülen proje kapsamında Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği ile Bulancak ve Şebinkarahisar bal üreticileri birliklerine üye 100 arıcıya toplam 2 bin Langstroth tipi strafor kovan teslim edildi. Böylece her üreticiye 20 kovan desteği sağlandı. DAĞITIM PROGRAMI İL MÜDÜRLÜĞÜ KAMPÜSÜNDE YAPILDI 20 Ağustos 2026 tarihinde Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kampüsünde düzenlenen programa İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kubilay Elevli, Bulancak Bal Üreticileri Birliği Başkanı Erdoğan Üstün, kurum personeli ve arı yetiştiricileri katıldı. Projenin, arıcıların modern üretim teknikleriyle tanıştırılması, işletmelerin fiziki altyapısının güçlendirilmesi ve bal üretiminde verimliliğin artırılması amacıyla hayata geçirildiği bildirildi. STRAFOR KOVANLAR NE SAĞLIYOR? Yüksek yoğunluklu polistirenden üretilen strafor kovanlar, ahşap kovanlara göre daha hafif olmaları ve yüksek ısı yalıtımı sağlamalarıyla öne çıkıyor. Kovan içi sıcaklık değişiminin sınırlandırılması, arıların kış döneminde ısı üretmek için harcadığı enerjinin ve bal tüketiminin azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Isı yalıtımının ilkbahar döneminde koloninin daha erken gelişmesine katkı sağlaması da bekleniyor. Hafif yapı ise özellikle gezginci arıcılık yapan üreticiler açısından taşıma ve yer değiştirme işlemlerini kolaylaştırıyor. Ancak bilimsel bulgular, strafor kovanların her bölgede ve her koşulda tek başına daha yüksek bal üretimi sağlayacağı yönünde kesin bir sonuç ortaya koymuyor. TÜRKİYE DÜNYANIN EN BÜYÜK ÜÇ ARICILIK ÜLKESİNDEN BİRİ Tarım ve Orman Bakanlığı Arıcılık Araştırma Enstitüsü tarafından yayımlanan FAO verilerine göre Türkiye, 2024 yılında hem arılı kovan sayısı hem de bal üretimi bakımından dünyada üçüncü sırada yer aldı. TÜİK’in 2025 verilerine göre ise Türkiye genelinde: 96 bin 646 arıcılık işletmesi,8 milyon 817 bin 155 koloni,97 bin 253 ton bal üretimi,3 bin 258 ton balmumu üretimi bulunuyor. Türkiye’de kovan başına ortalama bal verimi 11,03 kilogram olarak gerçekleşti. Bal üretimi 2024’e göre yüzde 1,8 artarken koloni sayısı yüzde 1,6 azaldı. Kovan başına verim ise 10,66 kilogramdan 11,03 kilograma yükseldi. Tarım ve Orman Bakanlığı Arıcılık Araştırma Enstitüsü GİRESUN’DA VERİM ÜLKE ORTALAMASININ ALTINDA Aynı verilere göre Giresun’da 2025 yılında 1.803 arıcılık işletmesi ve 116 bin 223 koloni bulunuyor. Kentte 1.041 ton bal üretilirken kovan başına ortalama verim 8,96 kilogramda kaldı. Bu rakam, 11,03 kilogramlık Türkiye ortalamasının yaklaşık yüzde 19 altında bulunuyor. Giresun, Türkiye’deki toplam kolonilerin yaklaşık yüzde 1,32’sine sahip olmasına rağmen ülke bal üretiminin yüzde 1,07’sini karşılıyor. Dağıtılan 2 bin kovan, Giresun’un kayıtlı koloni varlığının sayısal olarak yaklaşık yüzde 1,7’sine karşılık gelen bir fiziki kapasite oluşturuyor. Ancak bu kovanların yeni kolonilerle mi kullanılacağı, yoksa eski kovanların yenilenmesinde mi değerlendirileceği üretime sağlayacağı gerçek katkıyı belirleyecek. TÜRKİYE’NİN FARKLI İLLERİNDE BENZER DESTEKLER VERİLİYOR Giresun’daki proje, Türkiye genelinde arıcılıkta ekipman yenileme ve modern kovan kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlayan çalışmaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ordu’da Haziran 2026’da 50 arıcıya 1.500 polen ve propolis tuzaklı arılı kovan dağıtıldı. Yüzde 70 hibeli projede iki yılda dağıtılan kovan sayısı 3 bin 900’e ulaştı. Ordu’daki uygulamanın yalnızca bal üretimini değil, polen ve propolis gibi katma değerli ürünleri de hedeflemesi dikkat çekti. Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Düzce’de Temmuz 2026’da FAO ile Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde eğitim alan 10 genç üreticiye 280 normal ve 100 ruşet olmak üzere toplam 380 arısız strafor kovan verildi. Projede arıcılığın yanı sıra girişimcilik, finansal okuryazarlık, dijital pazarlama ve e-ticaret eğitimleri de uygulandı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Muş’ta Aralık 2025’te 100 arıcıya yüzde 75 hibeyle toplam 1.000 yeni kovan dağıtıldı. Proje özellikle eskimiş kovanların yenilenmesini hedefledi. Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Antalya’da ise 2026 yılında 100 arıcıya 500 ana arı üretim kovanı verilerek kovan desteği, ana arı yetiştiriciliği eğitimi ve yerel gen kaynaklarının korunmasıyla birleştirildi. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bu örnekler, arıcılık desteklerinde yalnızca kovan sayısının artırılmasından eğitim, ürün çeşitlendirme, ana arı kalitesi ve pazarlama kapasitesinin geliştirilmesine doğru daha kapsamlı bir modele geçildiğini gösteriyor. BİLİMSEL ÇALIŞMALAR NE SÖYLÜYOR? Hatay’ın Samandağ ilçesinde 75 koloni üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmada, strafor kovanlarda kışlama kabiliyeti yüzde 86,67; ahşap kovanlarda ise yüzde 65,89 olarak ölçüldü. Ancak araştırmanın farklı iklim ve flora koşullarında yapıldığı, sonuçların doğrudan Giresun’a uyarlanamayacağı belirtilmeli. Uludağ Arıcılık Dergisi’ndeki araştırma 2019 yılında yayımlanan başka bir çalışmada, ısı yalıtımlı kompozit kovanların strafor kovanlardan yüzde 14,23, ahşap kovanlardan ise yüzde 34,89 daha fazla bal verdiği belirlendi. Aynı çalışmada strafor kovanlarda yetersiz havalandırmaya bağlı olarak en yüksek azami nem değerlerinin ölçüldüğü bildirildi. Italian Journal of Animal Science araştırması Malatya koşullarında Kafkas ve Karniyol arılarıyla yapılan 2025 tarihli çalışmada ise ahşap ve strafor kovanlar arasında bal verimi bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Araştırmacılar ayrıca strafor kovanların arı ürünlerinde kalıntı oluşturup oluşturmadığı konusunda daha ayrıntılı çalışmalara ihtiyaç bulunduğuna dikkat çekti. Hayvan Bilimi ve Ürünleri Dergisi Bu sonuçlar, kovan malzemesinin önemli olduğunu ancak verimliliği tek başına belirlemediğini ortaya koyuyor. GİRESUN’UN NEMLİ İKLİMİNDE HAVALANDIRMA ÖNEMLİ Strafor kovanların yüksek ısı yalıtımı avantaj sağlarken kovan içi nemin kontrolünü daha önemli hâle getirdiği görülüyor. Bu nedenle Giresun’un yağışlı ve yüksek nemli ikliminde kovan girişleri, taban havalandırması ve arılığın konumu doğru planlanmalı. Koloni gücü, genç ve kaliteli ana arı kullanımı, yeterli besin stoku, Varroa ve diğer hastalıklarla mücadele, bitki çeşitliliği ve arıcının uyguladığı bakım yöntemleri sonuç üzerinde kovan malzemesi kadar etkili olabiliyor. PROJENİN BAŞARISI SAHADA ÖLÇÜLMELİ Giresun’daki 2 bin kovanlık destek, adet bakımından son yıllarda gerçekleştirilen dikkat çekici arıcılık projelerinden biri. Ancak gerçek başarı, dağıtım töreniyle değil sahadan alınacak sonuçlarla ölçülebilecek. Bu kapsamda destek alan işletmelerde: Kışlama sonrası yaşayan koloni oranı,Koloni başına yem ve bal tüketimi,İlkbahar gelişim hızı,Arılı ve yavrulu çerçeve sayısı,Kovan içi sıcaklık ve nem değerleri,Varroa ve diğer hastalıkların görülme durumu,Kovan başına bal üretimi,Kovanların dayanıklılığı ve kullanım ömrü düzenli olarak takip edilmeli. Projenin toplam bütçesi, kovan başına maliyeti, yararlanıcıların ilçelere göre dağılımı, seçim kriterleri ve bir veya iki yıllık üretim sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması, desteğin verimliliğinin şeffaf biçimde değerlendirilmesini sağlayacaktır. HEDEF SADECE DAHA FAZLA KOVAN DEĞİL, DAHA YÜKSEK VERİM OLMALI Türkiye, kovan sayısı ve bal üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunmasına rağmen koloni başına verimlilikte geliştirilmesi gereken bir tabloya sahip. Giresun’un da zengin florası ve arıcılık geleneğine karşın kovan başına verimde ülke ortalamasının altında kaldığı görülüyor. Bu nedenle 2 bin modern kovan desteğinin; teknik eğitim, ana arı ıslahı, hastalıklarla mücadele, ürün çeşitlendirme, markalaşma ve pazarlama çalışmalarıyla tamamlanması gerekiyor. Kovan dağıtımı doğru takip ve eğitimle desteklendiğinde Giresun arıcılığının verimliliğini ve üreticinin gelirini artırabilecek önemli bir başlangıç niteliği taşıyor.

GİRESUN’DA B-REÇETE DENETİMİ: ZİRAİ İLAÇ SATIŞI PARSEL VE DOZA BAĞLANDI Haber

GİRESUN’DA B-REÇETE DENETİMİ: ZİRAİ İLAÇ SATIŞI PARSEL VE DOZA BAĞLANDI

GİRESUN’DA B-REÇETE DENETİMİ: ZİRAİ İLAÇ SATIŞI PARSEL VE DOZA BAĞLANDI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, 3 Ağustos 2026’da Doğankent ve Eynesil’deki bitki koruma ürünü bayilerinde B-Reçete uygulamasını yerinde inceledi. Türkiye genelinde 1 Temmuz’da devreye giren sistem, zirai ilaç satışını üreticinin kaydı, üretim alanı, ürünü, zararlı organizma, ruhsatlı doz ve uygulama sayısıyla ilişkilendiriyor. Beş aktif madde reçeteye bağlanırken diğer ürünlerde de kimlik ve SMS doğrulamasıyla kayıtlı satış zorunluluğu getirildi. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre, İl ve İlçe Müdürlüğü teknik personeli tarafından Doğankent ve Eynesil’de faaliyet gösteren bitki koruma ürünü bayileri 3 Ağustos 2026’da ziyaret edildi. Çalışmada, B-Reçete sisteminin bayilerde nasıl uygulandığı, satış ve kayıt işlemlerinin sisteme uygun yürütülüp yürütülmediği yerinde incelendi. Bu çalışma, zirai ilaç satışında Türkiye genelinde başlayan yeni dönemin Giresun’daki saha uygulamasını ortaya koydu. B-Reçete; reçete düzenlenmesi, satış, uygulama ve üretici kayıtlarının ÇKS, TÜKAS ve KOBÜKS gibi Bakanlık sistemleriyle elektronik ortamda ilişkilendirilmesini öngörüyor. Pilot uygulama 12 Ocak 2026’da Ankara, Kırklareli, Mersin ve Samsun’da başladı; sistem 1 Temmuz 2026’da 81 ilin tamamında ulusal ölçekte devreye alındı. B-REÇETE SADECE “REÇETE”DEN İBARET DEĞİL Sistemin adı reçeteyi öne çıkarsa da B-Reçete, bütün bitki koruma ürünlerini aynı satış biçimine sokmuyor. Bakanlığın açıklamasına göre satışlar üç temel yöntemle yürütülüyor: reçeteli satış, reçetesiz satış ve taahhütlü satış. Bazı il müdürlüğü duyurularında bakır ve kükürt içerikli ürünler ayrıca “kapsam dışı” satış grubu olarak gösteriliyor. Buradaki “reçetesiz satış”, eski anlamıyla kimliksiz, kayıtsız veya sınırsız satış demek değil. Reçeteye tabi olmayan bir ürün alınırken de üreticinin T.C. kimlik numarası sisteme giriliyor, cep telefonuna doğrulama kodu gönderiliyor ve üreticinin kayıtlı parseli, yetiştirdiği ürün, mücadele edeceği zararlı organizma, ürünün ruhsatlı dozu, uygulama sayısı ve alan büyüklüğü üzerinden satılabilecek miktar hesaplanıyor. Bakanlık kayıtlarına göre ilk aşamada beş aktif maddeyi içeren 349 bitki koruma ürünü reçeteli satış kapsamına alındı. Bu aktif maddeler abamectin, acetamiprid, diflubenzuron, pyriproxyfen ve quinclorac olarak açıklandı. Bu maddeleri veya bunların karışımlarını içeren ürünlerin reçetesiz satılması mümkün değil. Reçete, Bakanlıktan yetki almış ve ziraat fakültelerinin bitki koruma bölümünden mezun ziraat mühendislerince elektronik sistemde düzenleniyor. Üretici, reçeteli ürünü bayiden elektronik reçete numarası üzerinden temin edebiliyor. Yönetmelik, Bakanlığın reçeteli satışa bağladığı ürünlerin reçetesiz satılmasını açık biçimde yasaklıyor. KAYDI OLMAYAN ÜRETİCİ İÇİN TAAHHÜTLÜ SATIŞ YOLU VAR ÇKS, TÜKAS veya KOBÜKS’e kaydedilmesi mümkün olmayan üretim alanları için sistem tamamen kapalı değil. Üretici; ekili veya dikili alanını, ürününü ve mücadele edilecek zararlı organizmayı İl ya da İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne beyan ederek taahhüt kaydı oluşturabiliyor. Sistem bir taahhüt numarası veriyor ve üretici bu numara ile T.C. kimlik numarası üzerinden yetkili bayiden ürün alabiliyor. Taahhüt kaydının geçerlilik süresi bir ay. Bu yöntem de kayıt dışı satış anlamına gelmiyor. Tam tersine, Bakanlığın standart üretici kayıt sistemlerine giremeyen alanlar için oluşturduğu alternatif bir kayıt kanalı niteliğinde. UYGULAMAYI YAPAN KİŞİ DE KAYIT ALTINDA Yeni düzenleme satışla sınırlı değil. Ticari bitkisel üretim alanlarında bitki koruma ürünü uygulamasının, Bakanlıktan uygulama belgesi almış profesyonel uygulayıcı, yetkilendirilmiş üretici veya yardımcı uygulayıcı tarafından yapılması gerekiyor. Yetkilendirilmiş üretici yalnız kendi veya kiraladığı üretim alanında uygulama yapabiliyor; profesyonel uygulayıcı ise ülke genelinde çalışabiliyor. Uygulama kayıtlarının en geç üç gün içinde sisteme girilmesi ve beş yıl muhafaza edilmesi öngörülüyor. Yönetmelik ayrıca uygulayıcının sürüklenmeyi ve komşu parsele bulaşmayı önlemesini, kişisel koruyucu donanım kullanmasını, ekipmanın bakım ve kalibrasyonundan sorumlu olmasını ve arı ölümlerini önlemek amacıyla ilaçlama öncesinde arıcılar ile muhtarlıkları bilgilendirmesini düzenliyor. FINDIK B-REÇETE DIŞINDA DEĞİL, ANCAK E-ÜKD AYRIMI VAR Giresun açısından en fazla karıştırılan başlıklardan biri B-Reçete ile e-Üretici Kayıt Defteri’nin aynı şey sanılması. Bakanlığın 2026 listesinde zorunlu e-Üretici Kayıt Defteri tutulacak 27 ürün arasında fındık yer almıyor. Liste; armut, ayva, biber, çilek, domates, elma, erik, greyfurt, hıyar, ıspanak, incir, kabak, kayısı, kiraz, kültür mantarı, limon, mandalina, marul, nar, nektarin, patlıcan, portakal, şeftali, taze fasulye, üzüm, maydanoz ve vişneden oluşuyor. Fındığın bu 27 ürün arasında bulunmaması, fındık üreticisinin bitki koruma ürünü satış ve uygulama kurallarından muaf olduğu anlamına gelmiyor. Fındık üreticisi de yetkili bayiden, kayıtlı üretim alanı ve ruhsatlı kullanım bilgileri üzerinden ürün alacak; reçeteye tabi aktif madde içeren bir ürün söz konusuysa elektronik reçete gerekecek ve uygulama yetkili kişi tarafından yapılacak. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de fındıkta kahverengi kokarca, fındık kurdu ve külleme mücadelesinde yalnız ruhsatlı ürünlerin kullanılmasını ve uygulamanın belge sahibi kişilerce yapılmasını düzenli olarak duyuruyor. SİSTEM NE GETİRDİ? B-Reçete’nin en güçlü yönü, satış anını tarımsal üretim verisiyle ilişkilendirmesi. Sistem, “hangi ürün satıldı?” sorusuna ek olarak “kime, hangi parsel için, hangi üründe, hangi zararlıya karşı, hangi doz ve kaç uygulama için satıldı?” sorularının da cevabını kayda bağlıyor. Karekodlu ürün hareketleri üreticiye kadar izlenebiliyor. Bu yapı; fazla miktarda satışın, ruhsatsız kullanımın, başka bir üretici adına ürün alınmasının ve kalıntı tespit edildiğinde kaynağın belirsiz kalmasının önlenmesi için daha güçlü bir denetim zemini oluşturuyor. İkinci kazanım, reçeteli aktif maddelerde kararın yalnız satış tezgâhında verilmemesi. Kimyasal mücadelenin gerekli olup olmadığı, ürün-zararlı eşleşmesi ve kullanılabilecek miktar yetkili teknik personelin sorumluluğuna giriyor. Bu yaklaşım, pestisit yönetiminde risk esaslı kontrol ve izlenebilirlik ilkeleriyle uyumlu. FAO ve Dünya Sağlık Örgütünün uluslararası pestisit yönetimi çerçevesi de pestisitlerin üretimden kullanıma ve bertarafa kadar bütün yaşam döngüsünün düzenlenmesini, yetkilendirmeyi, eğitimi ve denetimi temel araçlar arasında gösteriyor. Üçüncü kazanım, uygulama kayıtlarının kalıntı denetimleriyle karşılaştırılabilmesi. Bir üründe hangi aktif maddenin, ne zaman ve hangi dozda kullanıldığı kayda girerse, hasat öncesi analizde çıkan sonuç ile üretim kaydı arasında bağ kurulabilir. Bu, yalnız ceza uygulamak için değil; hatalı doz, yanlış ürün seçimi, bekleme süresine uyulmaması veya eğitim açığı gibi nedenleri belirlemek için de kullanılabilir. Yönetmelik, hasat öncesi pestisit denetimini ve uygunsuzluk görülen ürün, alan ve aktif maddelerin takibini açıkça düzenliyor. SİSTEM NE GÖTÜRDÜ, NEREDE ZORLANABİLİR? Yeni sistem üretici, bayi ve teknik personel açısından ilave işlem yükü getiriyor. Üreticinin kayıtlarının güncel olması, cep telefonu bilgisinin sistemde bulunması, SMS doğrulamasının çalışması, parsel ve ürün bilgilerinin doğru eşleşmesi gerekiyor. Kayıt sistemlerine giremeyen alanlarda İl veya İlçe Müdürlüğünden taahhüt oluşturulması zorunlu. İnternet, SMS veya merkezi sistem kesintileri satışın gecikmesine; kayıt hataları ise gerçekte ihtiyaç duyulan ürünün sistem tarafından reddedilmesine yol açabilir. Bunlar sistemin amaçlanan sonucu değil, dijital altyapıya bağımlı bir modelin yönetilmesi gereken operasyonel riskleri. Reçete yazma yetkisinin yalnız bitki koruma bölümü mezunu ve Bakanlıktan yetkilendirilmiş ziraat mühendislerine verilmesi teknik sorumluluğu güçlendiriyor; ancak reçete yazabilecek kişi sayısının yetersiz olduğu ilçelerde erişim ve bekleme süresi sorunu doğurabilir. Sistem başarısı, yalnız mevzuatın varlığına değil, üreticinin ihtiyaç duyduğu anda sahaya erişebilen yeterli sayıda yetkili teknik personelin bulunmasına bağlı. Bayiler açısından da stok planı değişiyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 1 Temmuz öncesindeki eğitimde bayileri ihtiyaçtan fazla ürün satılamayacağı, stokların bölgedeki ruhsatlı tavsiyelere göre planlanması gerektiği ve satılamayan ürünlerin raf ömrü sonunda imha riski taşıdığı konusunda uyarmıştı. Bu durum gereksiz stoklamayı azaltabilir; ancak küçük ilçelerde düşük talep gören ürünlerin bulunabilirliğini de zayıflatabilir. Sistemin miktar algoritması alan büyüklüğü, ürün, zararlı organizma, uygulama sayısı, aktif madde ve doz gibi değişkenleri kullanıyor. Buna karşılık üreticinin yanlış parsel kaydı, hastalık veya zararlı yoğunluğunun olağan dışı seyretmesi, iklim koşulları ya da yeniden uygulama gereksinimi gibi durumlarda nasıl hızlı düzeltme ve itiraz yapılacağı sahadaki başarının önemli ölçütlerinden biri olacak. Bakanlığın yayımladığı tanıtım ve soru-cevap metinleri hesaplama parametrelerini açıklıyor; ancak algoritmanın ayrıntılı karar kuralları ile hata ve itiraz süreçlerini aynı açıklıkta ortaya koymuyor. REÇETE TEK BAŞINA PESTİSİT SORUNUNU ÇÖZMEZ Pestisitler, zararlı organizmaları kontrol etmek için kullanılsa da doğaları gereği insanlar ve hedef dışı canlılar açısından toksik olabilen maddeler. Dünya Sağlık Örgütü, güvenli kullanım ve doğru bertarafın zorunlu olduğunu vurguluyor. FAO ise entegre mücadelede kimyasal ürünlerin otomatik ve takvime bağlı biçimde değil, ekonomik zarar eşiği ve sahadaki gerçek ihtiyaç dikkate alınarak, diğer yöntemler yeterli olmadığında kullanılması gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle B-Reçete’nin bilimsel başarısı yalnız satılan litre veya kilogramı sınırlamakla ölçülemez. Sistem; düzenli sürvey, doğru zararlı teşhisi, ekonomik zarar eşiği, biyolojik ve biyoteknik mücadele, direnç yönetimi, kalibrasyon, uygun uygulama zamanı ve hasat aralığıyla birlikte işletilirse gereksiz kullanımı azaltabilir. Reçete, sahayı görmeyen otomatik bir onaya dönüşürse veya üretici yalnız bürokratik bir kod almak için sisteme yönelirse hedeflenen risk azalması sınırlı kalır. DÜNYADA AYNI SİSTEM VAR MI? İncelenen uluslararası örneklerde Türkiye’deki B-Reçete ile birebir aynı ad ve merkezi mimariye sahip tek tip bir modelden çok, benzer amaçları farklı araçlarla yerine getiren sistemler bulunuyor. Avrupa Birliği mevzuatı, profesyonel pestisit kullanıcıları, dağıtıcılar ve danışmanlar için eğitim ve sertifikasyon sistemleri kurulmasını; satış sırasında sağlık, çevre ve güvenli kullanıma ilişkin yeterli bilginin sağlanmasını öngörüyor. AB’nin 2023/564 sayılı uygulama düzenlemesi ise profesyonel kullanıcıların bitki koruma ürünü kullanım kayıtlarını ürün, zaman, doz, alan, ürün çeşidi ve uygulama yeri gibi bilgilerle elektronik ve makine tarafından okunabilir biçimde tutmasını düzenliyor. Fransa’da profesyonel bitki koruma ürünlerini satın almak, kullanmak, satmak veya bu ürünler hakkında danışmanlık yapmak için Certiphyto adlı bireysel sertifika gerekiyor. Sistem, Türkiye’deki reçeteden farklı olarak daha çok kullanıcının, satıcının ve danışmanın yeterliliğini belgeliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde Çevre Koruma Ajansı, yüksek riskli kabul edilen “restricted use pesticide” ürünlerini genel kullanımdan ayırıyor. Bu ürünler yalnız sertifikalı uygulayıcılar tarafından veya onların doğrudan gözetimi altında kullanılabiliyor; satış ve uygulama kayıtlarında ürün, alan, tarih, miktar ve uygulayıcı sertifika bilgileri tutuluyor. Danimarka ise ruhsatlı pestisitlerin yıllık satış miktarlarını, aktif maddeleri, uygulama sıklığını ve “pestisit yükü göstergesi”ni yayımlıyor. Bu model, tek tek çiftçiye reçete yazmaktan çok ulusal tüketimi ve çevresel yükü ölçmeye odaklanıyor. Türkiye’nin B-Reçete modeli; reçete, kimlik doğrulama, parsel-ürün eşleştirmesi, satış miktarı hesabı, uygulayıcı yetkisi ve üretici kayıtlarını aynı merkezi altyapıda birleştirmesi bakımından bu araçların birkaçını tek sistemde topluyor. Bunun gerçek etkisi ise ulusal ölçekte yayımlanacak sonuçlarla görülebilecek.

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU: Haber

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU:

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU: 86 PROJE İÇİN 172,6 MİLYON LİRA HİBE TALEP EDİLDİ Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’nın 17. Etabına Giresun’dan 86 proje sunuldu. Projeler için talep edilen toplam hibe 172 milyon 594 bin 378 liraya ulaştı. Başvuru sayısı önceki dönemin yaklaşık 2,3 katına, talep edilen hibe tutarı ise yaklaşık üç katına çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’nın 2026 yılı 17. Etap başvuru süreci, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre 3 Temmuz 2026 tarihinde tamamlandı. Giresun’da üreticiler, tarımsal işletmeler, kooperatifler ve kırsal alanda yatırım yapmayı planlayan girişimciler tarafından programa toplam 86 proje başvurusu yapıldı. Bu projeler kapsamında Bakanlıktan talep edilen hibe tutarı 172 milyon 594 bin 378 lira oldu. Programın mevzuat altyapısını oluşturan 2026/9 sayılı Tebliğ, 3 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlık daha sonra uygulama esaslarını, başvuru rehberini, satın alma esaslarını, işletme planını ve hibe sözleşmesi belgelerini yayımladı. Uygulama esaslarında son değişiklik 29 Haziran 2026 tarihinde yapıldı. BAŞVURU SAYISI 37’DEN 86’YA ÇIKTI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, bir önceki uygulama döneminde Giresun’dan 37 proje için başvuru yapılmış ve 57 milyon 987 bin 321 lira hibe talep edilmişti. 2026 yılında proje sayısının 86’ya yükselmesiyle başvurular önceki dönemin yüzde 232’sine ulaştı. Başka bir ifadeyle, proje sayısındaki net artış yaklaşık yüzde 132 oldu. Talep edilen hibe tutarı da 57 milyon 987 bin 321 liradan 172 milyon 594 bin 378 liraya çıktı. Böylece toplam talep önceki dönemin yaklaşık yüzde 298’ine ulaşırken, hibe talebindeki net artış yaklaşık yüzde 198 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, Giresun’da kırsal kalkınma desteklerine yönelik ilginin yalnızca proje sayısında değil, yatırımların mali büyüklüğünde de ciddi biçimde arttığını gösterdi. PROJE BAŞINA ORTALAMA HİBE TALEBİ 2 MİLYON LİRAYI AŞTI Giresun’dan sunulan 86 proje için talep edilen toplam hibe dikkate alındığında, proje başına ortalama hibe talebi yaklaşık 2 milyon 7 bin lira oldu. Önceki dönemde ise 37 proje için talep edilen 57 milyon 987 bin 321 liralık toplam tutar, proje başına yaklaşık 1 milyon 567 bin lira seviyesindeydi. Buna göre proje başına ortalama talep de yaklaşık yüzde 28 arttı. Bu artış, başvuruların daha yüksek maliyetli makine, ekipman, tesis, teknoloji ve modernizasyon yatırımlarına yöneldiğine işaret ediyor. HİBE ORANI YÜZDE 50 İLE 70 ARASINDA Program kapsamında uygun bulunan yatırımlara, yatırımın niteliği ve başvuru sahibinin durumuna göre KDV dahil yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği verilebiliyor. Başvurular gerçek kişiler, tüzel kişiler ve tarımsal amaçlı örgütler tarafından yapılabiliyor. Program kapsamında açıklanan üst yatırım limiti ise 30 milyon lira olarak duyuruldu. Ancak yapılan başvuru, projenin doğrudan destek almaya hak kazandığı anlamına gelmiyor. Başvuruların teknik, idari ve mali uygunluk yönünden incelenmesi; yatırımın program amaçlarına, üretim planlamasına ve açıklanan bütçe koşullarına uygun bulunması gerekiyor. Hibe hesabı da başvuruda belirtilen toplam tutar üzerinden otomatik olarak yapılmıyor. Bakanlık tarafından uygun kabul edilen ve hibeye esas proje tutarı içinde değerlendirilen harcamalar dikkate alınıyor. Program dışındaki giderler, uygun bulunmayan maliyetler ve ayni katkılar yatırımcı tarafından karşılanıyor. HANGİ YATIRIMLAR DESTEKLENİYOR? Kırsal Kalkınma Yatırım Programı; tarımsal üretimin artırılmasından ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına, tarımsal işletmelerin modernizasyonundan yeni teknoloji kullanımına kadar geniş bir yatırım alanını kapsıyor. Bakanlığın 2026 programında öne çıkan başlıklar arasında şunlar bulunuyor: Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması,Tarıma dayalı sanayi yatırımları,Hayvansal ve bitkisel üretim tesisleri,Kapalı ortamda bitkisel üretim üniteleri,Soğuk hava deposu ve ürün muhafaza sistemleri,Yenilenebilir enerji kullanılan tarımsal yatırımlar,Tarımsal işletmelerde teknoloji yenileme ve otomasyon,Akıllı tarım, sensör, veri yönetimi ve nesnelerin interneti sistemleri,Yapay zekâ tabanlı üretim izleme ve karar destek sistemleri,Tarımsal robotik ve görüntü işleme uygulamaları,İpek böceği yetiştiriciliği,Kırsal ekonomik altyapının geliştirilmesine yönelik yatırımlar. Bakanlığın program sayfasında akıllı tarım, yapay zekâ tabanlı karar destek sistemleri, otomasyon, görüntü işleme, tarımsal bilişim, yenilenebilir enerji ve ipek böceği yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar da destek başlıkları arasında sıralanıyor. KADINLAR, GENÇLER VE ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ ÖNE ÇIKIYOR Program yalnızca yeni tesislerin kurulmasını değil, faaliyette bulunan işletmelerin kapasite artırımı, teknoloji yenilemesi, modernizasyonu ve otomasyonunu da kapsıyor. Mevzuatta kadın girişimciler, genç girişimciler ve üretici örgütleri kırsal kalkınmanın öncelikli aktörleri arasında ele alınıyor. Genç girişimci, başvuru tarihinde 18 yaşını doldurmuş ancak 41 yaşından gün almamış gerçek kişi olarak tanımlanıyor. Kooperatifler, üretici birlikleri, yetiştirici birlikleri, sulama birlikleri ve tarımsal amaçlı diğer örgütlenmeler de gerekli şartları taşımaları halinde programa başvurabiliyor. Bu yapı, bireysel işletmelerin yanı sıra ortak üretim, ortak işleme, ortak depolama ve pazarlama yatırımlarının da desteklenmesini amaçlıyor. PROJELER İKİ AŞAMALI DEĞERLENDİRİLECEK Başvurular ilk olarak il düzeyinde oluşturulan İl Proje Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenecek. Komisyon; vali yardımcısının başkanlığında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Özel İdaresi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Ticaret Müdürlüğü, Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü ile gerekli görülmesi halinde üniversite, kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşturuluyor. İl komisyonunun uygun bulduğu projeler daha sonra Bakanlık bünyesindeki Merkez Proje Değerlendirme Komisyonuna gönderiliyor. Merkez komisyonu projeleri program esasları, üretim planlaması, yatırım bütçesi ve illere ayrılabilecek kaynaklar doğrultusunda değerlendiriyor. Bu nedenle Giresun’dan yapılan 86 başvurunun tamamının desteklenmesi kesin değil. Desteklenecek proje sayısı; teknik uygunluk, puanlama, bütçe imkânı ve Bakanlığın nihai değerlendirmesi sonucunda belirlenecek. DESTEK ALAN YATIRIMLAR BEŞ YIL İZLENECEK Projesi kabul edilen yatırımcılarla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü arasında hibe sözleşmesi imzalanacak. Yatırımların, onaylanan proje ve satın alma kurallarına uygun olarak tamamlanması gerekecek. Mevzuata göre yatırımcıların uygulama sürecinde belirli dönemlerde ilerleme raporu sunması gerekiyor. Tamamlanan yatırımlar ise nihai ödemenin ardından beş yıl boyunca izlenecek. Bu dönemde yatırımın amacına uygun biçimde faaliyet göstermesi, desteklenen makine ve ekipmanın korunması ve işletmenin sürdürülebilirliğinin devam ettirilmesi gerekecek. AMAÇ SADECE TESİS KURMAK DEĞİL Programın temel amacı yalnızca yeni bina, tesis veya makine yatırımı yapılması değil. Bakanlık, desteklerle birlikte kırsal alanda üretim kapasitesinin artırılmasını, tarım ile sanayi arasındaki bağın güçlendirilmesini ve yerel ürünlerin daha yüksek katma değerle pazara sunulmasını hedefliyor. Program ayrıca; Kırsal nüfusun gelir düzeyinin yükseltilmesini,Aile işletmeleri ile mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin güçlendirilmesini,Tarımsal ürünlerin işlenmeden bölge dışına çıkmasının azaltılmasını,Depolama, paketleme ve pazarlama altyapısının geliştirilmesini,Gıda güvenilirliğinin güçlendirilmesini,Kırsalda yeni istihdam alanları oluşturulmasını,Alternatif gelir kaynaklarının geliştirilmesini,Yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanılmasını amaçlıyor. 2026/9 sayılı Tebliğ de programın temel çerçevesini; kırsal gelirlerin yükseltilmesi, tarımsal üretim ile tarıma dayalı sanayinin bütünleştirilmesi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, kırsal ekonomik altyapının güçlendirilmesi ve yeni teknolojilerin yaygınlaştırılması üzerine kuruyor. GİRESUN İÇİN FINDIKTAN DAHA GENİŞ BİR YATIRIM ALANI Giresun açısından program; fındığın kurutulması, depolanması, işlenmesi, paketlenmesi ve farklı ürünlere dönüştürülmesinin yanında hayvancılık, arıcılık, bitkisel üretim, yöresel ürünler, soğuk zincir, kırsal turizm bağlantılı üretim faaliyetleri ve yenilenebilir enerji yatırımları bakımından da önem taşıyor. Başvuruların yatırıma dönüşmesi halinde Giresun’da yalnızca üretim miktarının değil, ürünlerin işlenme kapasitesinin, raf ömrünün, pazarlama gücünün ve katma değerinin de artması bekleniyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, üreticilerin ve girişimcilerin Bakanlık desteklerinden en yüksek ölçüde yararlanmasını sağlamak amacıyla çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti. Giresun’dan yapılan 86 başvurunun kaçının destekleneceği ve kente tahsis edilecek toplam hibe tutarı, Bakanlığın değerlendirme ve bütçe dağılımının tamamlanmasının ardından kesinleşecek.

GİRESUN’DA FINDIK REKOLTESİ İÇİN KOMİSYON SAHAYA ÇIKIYOR Haber

GİRESUN’DA FINDIK REKOLTESİ İÇİN KOMİSYON SAHAYA ÇIKIYOR

GİRESUN’DA FINDIK REKOLTESİ İÇİN KOMİSYON SAHAYA ÇIKIYOR Giresun’da 2026 yılı fındık rekoltesinin belirlenmesi için oluşturulan Fındık Rekolte Tahmin Komisyonu toplandı. Komisyon, 6-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında 13 ilçede, 130 örnek bahçede sayım yaparak sezonun tahmini rekoltesini ortaya koyacak. Giresun’da fındık üreticisinin, ihracatçının, sanayicinin ve piyasanın yakından takip ettiği 2026 yılı fındık rekoltesi için resmi süreç başladı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Fındık Rekolte Tahmin Komisyonu, İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz başkanlığında 6 Temmuz 2026 tarihinde saat 09.00’da İl Müdürlüğü toplantı salonunda bir araya geldi. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) 13 İLÇEDE 130 ÖRNEK BAHÇEDE SAYIM YAPILACAK Toplantıda, 2026 yılı rekolte tahmin çalışmalarının 6-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında yürütüleceği açıklandı. Buna göre komisyon, Giresun’un 13 ilçesinde belirlenen 130 örnek bahçede inceleme yapacak. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) Çalışmalar kapsamında bahçelerde çotanak, dal ve meyve durumu incelenerek fındığın üretim potansiyeli tespit edilmeye çalışılacak. Elde edilen veriler, 2026 yılı Giresun fındık rekoltesinin tahmini olarak belirlenmesinde esas alınacak. YILMAZ: ÇALIŞMALAR ÜRETİCİMİZ İÇİN KIYMETLİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, toplantıda yaptığı değerlendirmede komisyon üyelerinin sahada yürüteceği çalışmaların büyük önem taşıdığını belirtti. Yılmaz, İl Müdürlüğü olarak komisyona her türlü desteğin sağlanacağını ifade ederek, 2026 yılı rekolte tahmin çalışmalarının üreticilere, Giresun’a ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) GİRESUN’DA GÖZLER SAHADAN GELECEK VERİLERDE Fındıkta sezon öncesi en kritik başlıklardan biri olan rekolte tahmini, üretici fiyat beklentilerinden ihracat planlamasına kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Giresun’da yapılacak saha çalışmalarıyla birlikte, özellikle sahil, orta ve yüksek kesimlerdeki bahçelerin durumu daha net ortaya çıkacak. Komisyonun çalışmaları tamamlamasının ardından elde edilen verilerin ilgili kurumlara iletilmesi bekleniyor. ORDU’DA FINDIK REKOLTE TAHMİN KOMİSYONU SAHADA Giresun’da komisyon toplantısıyla süreç başlarken, fındığın en önemli üretim merkezlerinden Ordu’da da 2026 yılı rekolte tahmin çalışmaları daha önce sahada başlamıştı. Ordu’da İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda oluşturulan Fındık Rekolte Tahmin Komisyonu, 2026 yılı fındık rekoltesinin belirlenmesi amacıyla çalışma yürütüyor. Yaklaşık 130 bin üreticinin geçim kaynağı olan fındıkta, gerçeğe en yakın rekolte tahminine ulaşılması hedefleniyor. ORDU’DA 400 NOKTADA SAYIM YAPILACAK Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, ziraat odası başkanlarıyla birlikte komisyonun sahadaki çalışmalarını yerinde inceledi. Ay, komisyonun çalışmalarını hassasiyetle yürüttüğünü belirterek, hastalık ve zararlıların fındık üzerindeki etkilerinin de dikkate alındığını söyledi. Ordu’da sayımların il genelini temsil edecek şekilde yaklaşık 400 noktada yapılacağı açıklandı. Çalışmaların sahil kesimden başladığı, ardından orta ve yüksek kesimlerde devam edeceği bildirildi. 100 FINDIK KIRILARAK DOLULUK ORANI İNCELENİYOR Ordu’daki rekolte tahmin çalışmalarında yalnızca dal ve çotanak sayımı yapılmıyor. Aynı zamanda 100 fındık kırılarak doluluk ve meyveye dönüşüm oranı da inceleniyor. Bu yöntemle fındığın dış görünümünün yanında iç doluluk durumu da dikkate alınarak daha sağlıklı bir rekolte tahminine ulaşılması amaçlanıyor. SONUÇLAR BAKANLIĞA BİLDİRİLECEK Ordu’da yürütülen çalışmaların Temmuz ayının 23’üne kadar tamamlanması planlanıyor. Komisyonun sahadan elde edeceği veriler raporlanarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na bildirilecek. Böylece hem Giresun’da hem Ordu’da yürütülen çalışmalarla, 2026 yılı fındık sezonuna ilişkin resmi rekolte tahmin süreci adım adım şekillenecek.

ORDU’DA FINDIK REKOLTE TAHMİN KOMİSYONU SAHADA Haber

ORDU’DA FINDIK REKOLTE TAHMİN KOMİSYONU SAHADA

ORDU’DA FINDIK REKOLTE TAHMİN KOMİSYONU SAHADA Ordu’da 2026 yılı fındık rekoltesinin belirlenmesi amacıyla oluşturulan Fındık Rekolte Tahmin Komisyonu, saha çalışmalarına başladı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, ilin ana tarımsal ürünü olan fındıkta gerçeğe en yakın rekolte tahminine ulaşılması hedefleniyor. Yaklaşık 130 bin üreticinin geçim kaynağı olan fındıkta rekolte tahmininin doğru yapılabilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, sektördeki paydaş kurumların temsilcilerinden oluşan komisyon sahaya çıktı. 400 NOKTADA SAYIM YAPILACAK Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, ziraat odası başkanlarıyla birlikte 2026 Yılı Fındık Rekolte Tahmin Komisyonu’nun sahada yürüttüğü çalışmaları yerinde inceledi. Komisyonun çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü belirten İl Müdürü Bayram Ay, “Komisyon en doğru tahmini yapabilmek için çalışmalarını büyük bir hassasiyetle yürütüyor. Hastalık ve zararlıların fındıkta yapmış olduğu etkiler dikkate alınarak sayım işlemleri gerçekleştiriliyor” dedi. Sayım işlemlerinin il genelini temsil edecek şekilde yaklaşık 400 noktada yapıldığını vurgulayan Ay, çalışmaların sahil kesimden başladığını, ardından orta kesim ve yüksek kesimlerde devam edeceğini ifade etti. Ay, “Fındık rekolte tahmin komisyonu sahil kesimden başlamak üzere çalışmalarını yürütüyor. Bunun devamında çalışmalar orta kesimde devam edecek ve orta kesimden sonra yüksek kesimlerde rekolte tespitine yönelik çalışmalar yapılacak. Komisyonumuz 400 noktada sayım yaparak ilimizin tamamını ve mevcut tüm çeşitleri tam olarak temsil edecek şekilde sayımlar yapmakta ve gerçeğe en yakın sonuca ulaşmaya çalışmaktadır. Çünkü sayım yapılan nokta ne kadar fazla ise doğru sonuca ulaşmak o kadar mümkün olacaktır” ifadelerini kullandı. 100 FINDIK KIRILARAK MEYVEYE DÖNÜŞÜM ORANI İNCELENİYOR Rekolte tahmin çalışmalarında yalnızca çotanak ve dal sayımı yapılmadığı, aynı zamanda fındığın meyveye dönüşüm oranının da incelendiği belirtildi. Bu kapsamda sahada yapılan kontrollerde 100 fındık kırılarak doluluk ve meyveye dönüşüm oranı tespit ediliyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün önceki bilgilendirmelerinde de komisyonun gerçeğe en yakın sonuca ulaşmak amacıyla bu yöntemi kullandığı ifade edilmişti. SONUÇLAR BAKANLIĞA BİLDİRİLECEK Rekolte tahmin çalışmalarının sektördeki tüm paydaşların yer aldığı komisyon aracılığıyla yürütüldüğünü belirten İl Müdürü Bayram Ay, çalışmaların Temmuz ayının 23’üne kadar tamamlanmasının planlandığını söyledi. Ay, “Rekolte tahmin çalışmaları sektördeki tüm paydaşların yer aldığı komisyon marifetiyle yürütülmektedir. Temmuz ayının 23’üne kadar bu çalışmalar tamamlanmış olacak ve bu çalışmalardan elde edilen tahmini rekolteyi Bakanlığımıza bildirmiş olacağız. Her zaman olduğu gibi bu sene de rekoltede en doğru sonuca ulaşmayı amaçlıyoruz. Arkadaşlarımız son derece hassas ve titizlikle çalışmalarını yürütüyorlar. Bu komisyona katkı veren tüm kuruluşlara, sivil toplum örgütleri ve onların çok değerli temsilcilerine teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki komisyonumuz en doğru tespiti yapacak ve 2026 rekoltesini en sağlıklı şekilde ortaya koyacaktır” dedi. Fındık Rekolte Tahmin Komisyonu’nun saha çalışmaları tamamlandıktan sonra elde edilen veriler raporlanarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na iletilecek. 2026 yılı tahmini fındık rekoltesi, bu çalışmaların ardından netleşecek.

GİRESUN’DA KURBAN BAYRAMI TEDBİRLERİ ARTIRILDI Haber

GİRESUN’DA KURBAN BAYRAMI TEDBİRLERİ ARTIRILDI

GİRESUN’DA KURBAN BAYRAMI TEDBİRLERİ ARTIRILDI Giresun’da Kurban Bayramı boyunca jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve tarım ekipleri sahada olacak. İl genelinde güvenlik, trafik, hayvan sevki, kurban satış yerleri ve kesim alanlarına yönelik denetimler artırıldı. JANDARMA 2 BİN 230 PERSONELLE GÖREV YAPACAK Giresun’da Kurban Bayramı tedbirleri kapsamında jandarma ekipleri il genelinde yoğun güvenlik ve trafik uygulaması yapacak. Giresun İl Jandarma Komutanlığı, bayram süresince 308 uygulama noktası, 411 trafik timi ve sivil unsur, 473 devriye aracı, 20 drone ve 2 bin 230 personel ile sahada olacak. Jandarma ekipleri, arife gününden bayramın son gününe kadar şehirler arası yollar, kırsal güzergâhlar, yayla yolları, mezarlık çevreleri, kurban satış noktaları ve yoğunluk oluşabilecek bölgelerde denetimlerini sürdürecek. EMNİYET TRAFİK VE ASAYİŞ DENETİMLERİNİ YOĞUNLAŞTIRACAK Giresun İl Emniyet Müdürlüğü, bayram tedbirleri kapsamında kent merkezi ve sorumluluk alanlarında 715 personel ile görev alacak. Denetimlerde 2 deniz aracı/polis botu, 3 radar aracı, 2 motosikletli trafik unsuru ve 1 mobil drone kullanılacak. Ekipler, trafik yoğunluğunun arttığı güzergâhlarda hız, hatalı sollama, emniyet kemeri, sürücü belgesi, araç uygunluğu ve genel asayiş kontrollerini artıracak. Kent içi hareketliliğin yoğunlaştığı alışveriş bölgeleri, mezarlık çevreleri, ibadethaneler ve toplu kullanım alanları da denetim programına alındı. SAHİL GÜVENLİK DENİZDE GÖREVDE OLACAK Sahil Güvenlik Komutanlığı, bayram süresince 50 personel, 3 hizmet aracı ve 5 yüzer unsur ile görev yapacak. Deniz trafiği, sahil hattı ve risk oluşturabilecek bölgelerde kontrol faaliyetleri yürütülecek. Mevcut botun tersanede bulunması nedeniyle Trabzon’dan bot görevlendirmesi yapılacak. Bu planlama ile deniz güvenliği ve acil müdahale kapasitesi bayram boyunca desteklenecek. KURBANLIK HAYVAN SEVKLERİ KONTROL ALTINDA TUTULACAK Giresun’da kurbanlık hayvan hareketliliği nedeniyle hayvan sevkleri, belge kontrolleri ve sağlık denetimleri artırıldı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, sağlık kontrolünden geçmemiş, gerekli aşı ve kayıt işlemleri tamamlanmamış hayvanların yurtiçinde naklinin salgın hayvan hastalıklarının yayılması açısından risk oluşturduğunu duyurdu. Kurbanlık hayvan taşıyan araçlarda veteriner sağlık raporu, pasaport, küpe ve nakil belgeleri kontrol edilecek. Kurban satış yerlerinde hayvanların yaş, sağlık, kayıt ve uygunluk kontrolleri yapılacak. SATIŞ VE KESİM YERLERİNDE VETERİNER KONTROLÜ SÜRECEK Kurban satış ve kesim yerlerinde veteriner hekimler görev yapacak. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bayram öncesinde ve bayram boyunca il ve ilçe müdürlükleri tarafından kurban satış ve kesim yerlerinde nöbetçi veteriner hekimlerin kontrol ve denetim hizmetlerine devam edeceğini bildirdi. Vatandaşlar, kurbanlık hayvanların küpe numarasını TarımCebimde uygulaması üzerinden sorgulayarak hayvanın tür, ırk, cinsiyet, yaş ve aşılama bilgilerine ulaşabilecek. KAÇAK VE SAĞLIKSIZ KURBANA GEÇİT VERİLMEYECEK Giresun’da bayram tedbirleri yalnızca trafik ve asayişle sınırlı kalmayacak. Hayvan sağlığı, halk sağlığı, çevre temizliği, kurban satış yerlerindeki düzen ve kesim alanlarının hijyeni de denetimlerin ana başlıkları arasında yer alacak. Kayıtsız, belgesiz, hastalık şüphesi taşıyan veya kurbanlık şartlarını karşılamayan hayvanların satışına izin verilmeyecek. Kesimlerin belirlenen alanlarda yapılması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve vatandaşların dini vecibelerini güvenli şekilde yerine getirmesi için kurumlar koordineli çalışacak. BAYRAM BOYUNCA KOORDİNELİ DENETİM Giresun’da jandarma, emniyet, sahil güvenlik, belediyeler ve tarım teşkilatı bayram süresince ortak tedbir planı uygulayacak. Denetimler trafik güvenliği, asayiş, sahil güvenliği, kurbanlık hayvan sevki, satış yerleri, kesim alanları ve halk sağlığı başlıklarında yoğunlaştırılacak.

KURBAN ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Haber

KURBAN ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Kurban Bayramı öncesi kurbanlık ayırtan vatandaşlara, kurban alırken dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili önemli bilgilendirme yapıldı. ANKARA (İGFA) – Kurban Bayramı öncesi vatandaşlar, kurbanlık hayvan telaşına düştü. Kimileri, kurbanı erken ayırtarak garantiye alıyor, kimileri ise bayram günü fiyatlar düşer düşüncesiyle kurbanlığını son güne bırakıyor. Kurban alırken nelere dikkat edilmeli? Tarım ve Orman Genel Müdürlüğü, kurbanlık hayvan alımında dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili bilgilendirme yaptı. KURBAN ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR Kurban edilebilmesi için koyun ve keçinin bir, sığır ve mandanın iki, devenin ise beş yaşını doldurmuş olması gerekir. Ancak altı ayını tamamlayan koyun bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebilir. Sığır ve manda ile koyun ve keçinin küpesinin olup olmadığına bakılmalı. Çok zayıf, gebe ya da yeni doğum yapmış hayvanlar olmamalı. Hayvanın kılları düzgün ve parlak, bakışları ve dış görünümü canlı olmalı. Yüksek ateş, salyası ve gözde akıntısı olmamalı. Pis kokulu ishali ve burun akıntısı olmamalı. Öksürük ve nefes darlığı yaşamamalı. Çevreye karşı aşırı tepkili veya çok duyarsız olmamalı. Yara, şişlik ve ödemi olmamalı. Cinsiyet organları ve memede kötü kokulu akıntısı bulunmamalı. Hayvan varlığının devamı açısından öncelikle erkek hayvanlar kurban olarak tercih edilmelidir. Hayvanların yaşlarının tayininde düzgün tutulmuş çiftlik kayıtları kesin sonucu verir. Kayıtlar yok ise, en iyi yaş tespiti diş gelişimine bakarak tayin edilir. Sığır veya mandanın alt çenesinin önünde gelişimini tamamlamış iki kalıcı kesici dişin bulunması o hayvanın iki yaşını doldurduğunu göstermektedir. Koyunların dış görünüşüne bakılarak, altı aydan büyük ve anası veya erişkin bir koyun kadar olması kurban edilebilmesi için yeterli sayılmaktadır. Keçilerin kurban edilebilmesi için bir yaşını doldurmuş olması gerekir. Sığırlarda olduğu gibi keçilerde de yaş tayini, ön kesici süt dişlerinin çıkıp yerlerini kalıcı dişlerinin alması esasına dayanmaktadır. Devenin kurban edilebilmesi için beş yaşında değişen ikinci kesici süt dişlerinin çıkıp yerlerini kalıcı dişlerin alması gerekir.

KÜÇÜKBAŞ DESTEK PROJESİNDE BAŞVURULAR 1 NİSAN’DA BAŞLIYOR Haber

KÜÇÜKBAŞ DESTEK PROJESİNDE BAŞVURULAR 1 NİSAN’DA BAŞLIYOR

KÜÇÜKBAŞ DESTEK PROJESİNDE BAŞVURULAR 1 NİSAN’DA BAŞLIYOR Giresun’da Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi için başvuru süreci 1 Nisan 2026’da açılıyor. İl ve ilçe tarım müdürlüklerinden yapılacak başvurular 30 Nisan 2026 mesai bitiminde sona erecek. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi kapsamında üreticilere küçükbaş hayvan verileceğini açıkladı. Proje, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülecek, hayvan temini ise Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü üzerinden sağlanacak. BAŞVURULAR İL VE İLÇE MÜDÜRLÜKLERİNE YAPILACAK Başvurular 1 Nisan 2026 tarihinde başlayacak ve 30 Nisan 2026 mesai bitiminde tamamlanacak. Başvuru sahibi, işletmesinin bulunduğu yerdeki İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne şahsen ya da noter onaylı vekili aracılığıyla müracaat edecek. Başvuru süreci sonunda il ve ilçe listeleri 5-12 Mayıs 2026 tarihleri arasında askıya çıkarılacak. KİMLER BAŞVURABİLECEK? Projeye Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerçek kişiler başvurabilecek. İşletmesi bulunan üreticiler için 31 Aralık 2025 tarihli TÜRKVET kaydında en fazla 105 dişi anaç küçükbaş hayvan şartı aranacak. İşletmesi bulunmayan kişiler de başvuru yapabilecek; ancak hak sahibi olmaları halinde belirlenen süre içinde mevzuata uygun işletme açmaları gerekecek. Aynı haneden yalnızca bir kişi başvurabilecek. Kamu kurum ve kuruluşları, kamu personeli, tüzel kişiler, 18 yaşından küçükler ve 5488 sayılı Tarım Kanunu kapsamında cezalandırılmış kişiler projeden yararlanamayacak. Ayrıca daha önce belirli destek programlarından yararlanan bazı üreticiler ile proje şartlarını taşımayan büyükbaş işletme sahipleri de kapsam dışında tutulacak. 100 BAŞ KÜÇÜKBAŞ HAYVAN VERİLECEK Projede hak sahibi olan yetiştiricilere 95 dişi ve 5 erkek olmak üzere toplam 100 baş küçükbaş hayvan teslim edilecek. Hak sahipleri, hayvan bedelini peşin ya da krediyle ödeyebilecek. Proje kapsamında Ziraat Bankası Temel Hayvancılık Kredisi de kullanılabilecek. Giresun için dağıtılacak küçükbaş hayvan ırklarında birinci tercih Bafra, ikinci tercih ise Akkaraman olarak belirlendi. Teslim edilen hayvanların bir yıllık TARSİM sigortası TİGEM tarafından karşılanacak. BAKIM VE BESLEME DESTEĞİ DE VERİLECEK Hayvan tesliminden sonraki ilk aydan itibaren, 12 ay boyunca, üç ayda bir bakım ve besleme gideri desteği ödenecek. Ödeme, denetimlerde tespit edilen hayvan sayısı üzerinden gerçekleştirilecek. BAŞVURU İÇİN HANGİ BELGELER İSTENECEK? Başvuru dilekçesi ve formunun yanı sıra nüfus cüzdanı fotokopisi, varsa mesleki diploma veya çıkış belgesi, gazi, engelli ya da şehit yakını belgesi, tarımsal örgüt üyelik belgesi ve küçükbaş hayvancılıkla ilgili eğitim belgesi başvuru dosyasına eklenecek. Başvuru için ayrıca güncel döner sermaye ücreti alınacak. https://giresun.tarimorman.gov.tr/Duyuru/634/Kirsalda-Bereket-Kucukbasa-Destek-Projesi-Icin-Muracaatlar-1-Nisanda-Basliyor

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.