Hava Durumu

#Tarım Teknolojileri

giresunsonhaber - Tarım Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026, 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE SEKTÖRÜN YENİ YOL HARİTASINI ÇİZECEK Şili’de Avrupa fındığı sektörü, 70 bin hektarı aşan dikim alanı, güçlenen sanayi bağlantıları, teknik danışmanlık ağı, fidanlık yatırımları, bitki sağlığı çözümleri ve işleme teknolojileriyle yeni bir eşiğe geldi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticiden sanayiye, bilim insanından teknoloji firmalarına kadar fındık zincirinin bütün aktörlerini aynı masada buluşturacak. Şili, Avrupa fındığında artık yalnızca büyüyen bir üretici ülke değil; teknik kapasitesini geliştiren, sanayi bağlantılarını güçlendiren, fidanlık altyapısını kuran, hasat sonrası işleme teknolojilerine yatırım yapan ve küresel pazarla daha doğrudan ilişki kuran yeni bir fındık gücü olarak öne çıkıyor. Bu yükselişin en önemli buluşmalarından biri olan PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Şili’nin Los Ángeles kentinde, Casa Laura ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Program, 09.30 ile 15.00 saatleri arasında düzenlenecek. PlanetNuts’un güncel duyurusuyla yeniden gündeme gelen etkinlik, “fındık ağacını yeniden başrole taşıyan” bir teknik ve ticari buluşma olarak hazırlandı. Organizasyon; üreticileri, danışmanları, şirketleri, fidanlıkları, araştırmacıları, sanayi temsilcilerini ve sektör liderlerini Şili Avrupa fındığının geleceğini tartışmak üzere bir araya getirecek. Etkinliğin ana teması, Şili’nin fındıkta ulaştığı büyüme seviyesinden sonra artık nasıl daha kaliteli, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi bir üretim modeline geçeceği üzerine kuruluyor. FINDIKTA YENİ GÜÇ MERKEZİ: ŞİLİ Avrupa fındığı üretiminde son yıllarda dikkat çeken Şili, dikim alanlarını artırmanın ötesinde, sektörün bütün zincirini yeniden kuran bir model geliştiriyor. Bu modelde yalnızca bahçe kurmak ya da üretim miktarını büyütmek yok; doğru fidan, doğru çeşit, sağlıklı bahçe yönetimi, bitki sağlığı, hastalık kontrolü, besleme programı, hasat sonrası işleme, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik ve ihracat bağlantısı aynı anda ele alınıyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026 bu nedenle klasik bir tarım toplantısı değil. Etkinlik, Şili fındığının büyüme sonrası dönemde hangi teknik, ticari ve stratejik başlıklara odaklanacağını gösterecek geniş kapsamlı bir sektör platformu niteliği taşıyor. Şili’nin fındıkta geldiği nokta, küresel piyasa açısından da önem taşıyor. Dünya fındık piyasasında Türkiye hâlâ ana üretici ülke konumunu korurken, Şili’nin planlı ve teknoloji odaklı büyümesi, rekabetin artık yalnızca rekolte miktarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Yeni dönemde rekabet; verimlilik, kalite standardı, ürün sağlığı, sanayi kapasitesi, sürdürülebilirlik, üretici-sanayi ilişkisi, işleme teknolojisi ve pazar disiplini üzerinden şekilleniyor. LOS ÁNGELES’TE TEKNİK VE TİCARİ BULUŞMA PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün farklı aktörlerini aynı çatı altında toplayacak. Etkinlik alanı olarak belirlenen Casa Laura, üreticiler, danışmanlar, akademisyenler, şirket temsilcileri ve sanayi aktörleri için teknik bilgi paylaşımının yapılacağı bir merkez haline gelecek. Programda Şili’de Avrupa fındığı yetiştiriciliğinin temel sorunları, yeni fırsatları ve önümüzdeki yıllarda sektörün karşı karşıya kalacağı rekabet başlıkları ele alınacak. Etkinlikte özellikle şu konuların öne çıkması bekleniyor: Avrupa fındığında verimlilik artışı, bahçe yönetimi, hastalık ve zararlı baskısı, bitki besleme, iklim değişikliğine uyum, fidan kalitesi, hasat sonrası işleme kapasitesi, kalite sınıflandırması, paketleme teknolojileri, sanayi bağlantıları, üretici deneyimleri ve ihracat perspektifi. Bu başlıklar, Şili fındığının artık yalnızca tarımsal üretim alanında değil, aynı zamanda küresel gıda ve sanayi zinciri içinde de daha güçlü bir konuma yerleşmek istediğini gösteriyor. KONUŞMACILAR: ÜRETİM, SANAYİ VE BİTKİ SAĞLIĞI AYNI MASADA PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın açıklanan ilk konuşmacıları, etkinliğin yönünü de ortaya koyuyor. Programda Avrupa fındığı danışmanı Gabriel Aguilar, AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco ve fitopatolog-akademisyen Ernesto Moya yer alacak. Gabriel Aguilar’ın katılımı, toplantının üretici uygulamaları, bahçe yönetimi, sezon içi karar alma süreçleri ve verimlilik başlıklarına güçlü biçimde odaklanacağını gösteriyor. Aguilar’ın sahaya dayalı danışmanlık perspektifi, üreticilerin karşılaştığı pratik sorunların teknik zeminde değerlendirilmesini sağlayacak. Camilo Scocco’nun AgriChile Genel Müdürü olarak programda yer alması ise etkinliğin yalnızca üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını ortaya koyuyor. Scocco’nun katılımı, Şili fındığında sanayi kapasitesi, ürün alımı, işleme altyapısı, ihracat bağlantıları, üretici-sanayi ilişkisi ve küresel pazar boyutunun da gündemde olacağını gösteriyor. Ernesto Moya’nın fitopatolog ve akademisyen kimliğiyle etkinlikte yer alması, bitki sağlığı başlığının programın en kritik bölümlerinden biri olacağını ortaya koyuyor. Avrupa fındığında hastalık baskısı, patojenler, odun hastalıkları, kök ve dal sağlığı, koruyucu uygulamalar ve sürdürülebilir mücadele yöntemleri Şili üreticileri için giderek daha önemli hale geliyor. Bu üç konuşmacı profili birlikte değerlendirildiğinde, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın üç temel eksene oturduğu görülüyor: sahada verimli üretim, sanayiyle güçlü bağlantı ve hastalıklara karşı bilimsel mücadele. ÜRETİCİ MASASI: SAHADAKİ GERÇEK DENEYİM MERKEZE ALINIYOR Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de teknik üretici paneli olacak. Bu panelde üreticiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları stratejileri, sezon içinde karşılaştıkları sorunları, aldıkları sonuçları ve edindikleri deneyimleri sektörle paylaşacak. Bu yaklaşım, Şili fındık sektöründe bilginin yalnızca akademik sunumlarla ya da şirket tanıtımlarıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Üretici masası, doğrudan sahadan gelen deneyimi merkeze alarak teknik tartışmayı daha gerçekçi bir zemine taşıyacak. Çünkü Avrupa fındığında başarı, artık sadece dikim alanını büyütmekle elde edilmiyor. Bahçede yapılan budama, sulama, bitki besleme, hastalık takibi, zararlı mücadelesi, soğuklanma izleme, hasat zamanı belirleme ve maliyet kontrolü gibi kararlar, ürünün verimini ve kalitesini doğrudan etkiliyor. Üretici masasında paylaşılacak saha deneyimleri, danışmanlar ve şirketler için de önemli bir veri alanı oluşturacak. Hangi uygulamanın sahada karşılık bulduğu, hangi teknik çözümün üreticinin sorununu azalttığı, hangi risklerin yeni sezonda daha fazla öne çıkacağı bu bölümde daha görünür hale gelecek. SPONSORLAR FINDIK ZİNCİRİNİN TAMAMINI GÖSTERİYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsor yapısı, etkinliğin kapsamını açık biçimde ortaya koyuyor. Sponsorlar yalnızca bir tanıtım listesi değil; Şili fındık sektörünün hangi alanlarda büyüdüğünü, hangi teknolojilere ihtiyaç duyduğunu ve hangi başlıklarda profesyonelleştiğini gösteren önemli bir veri niteliği taşıyor. Açıklanan sponsorlar arasında Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica, Sumitomo Chemical Chile, Anagra, UNITEC, Point Chile ve Castaño Austral Vivero gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren firmalar yer alıyor. Bu yapı, fındıkta üretimden pazara uzanan bütün zincirin gündeme taşındığını gösteriyor. Teknik danışmanlık, biyoteknoloji, bitki besleme, biyoçözümler, ürün koruma, fidanlık, işleme teknolojileri, otomasyon, kalite sınıflandırması, kalibrasyon, paketleme ve izlenebilirlik başlıkları etkinliğin ana omurgasını oluşturuyor. TRINUTS: BAHÇE YÖNETİMİ VE TEKNİK DANIŞMANLIK Trinuts’un sponsorlar arasında yer alması, etkinliğin üretici sahasına güçlü biçimde odaklanacağını gösteriyor. Fındık, ceviz, badem ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde teknik danışmanlık yapan şirket, üreticilere bahçe koşullarına göre uyarlanmış çözümler sunuyor. Trinuts’un yaklaşımı, Şili fındığında teknik danışmanlığın artık tamamlayıcı değil, doğrudan üretim başarısını belirleyen bir unsur haline geldiğini ortaya koyuyor. Bahçe verimliliği, kârlılık, saha gözlemi, budama programı, besleme stratejisi ve sezon yönetimi gibi başlıklar, profesyonel danışmanlıkla birlikte daha sistemli hale geliyor. Fındıkta yeni dönemin üreticisi artık yalnızca toprağa fidan diken kişi değil; teknik veriyle karar alan, maliyetini izleyen, verimini ölçen ve kalite standardını yöneten profesyonel bir tarımsal aktör haline geliyor. FITOTECNOLOGÍA: BİYOTEKNOLOJİ VE DOĞAL KAYNAKLI TARIMSAL GİRDİLER Fitotecnología’nın programa dahil olması, Şili fındık sektöründe biyoteknoloji ve doğal kaynaklı tarımsal girdilerin önem kazandığını gösteriyor. Şirket, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli çözümler üzerine çalışan yapısıyla dikkat çekiyor. Bu başlık, Avrupa fındığında sürdürülebilir üretim tartışmasının merkezinde yer alıyor. Bitki besleme, biyostimülasyon, ürün koruma ve çevreyle uyumlu tarımsal girdiler, özellikle iklim baskısının arttığı ve üretim maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde daha stratejik hale geliyor. Şili’nin bu alandaki ilgisi, fındıkta geleceğin yalnızca daha fazla kimyasal kullanımıyla değil, daha doğru, daha ölçülü ve daha sürdürülebilir girdi yönetimiyle kurulacağını gösteriyor. PACK-MAN: HASAT SONRASI İŞLEMEDE TEKNOLOJİ HAMLESİ Pack-Man’in sponsorlar arasında yer alması, Şili fındığında hasat sonrası işleme kapasitesinin stratejik bir konu haline geldiğini gösteriyor. Üretim miktarı büyüdükçe, ürünün yalnızca bahçeden alınması yeterli olmuyor; kurutma, ayıklama, sınıflandırma, paketleme ve sanayiye uygun hale getirme süreçleri de aynı ölçüde önem kazanıyor. Pack-Man’in meyve ve kuru yemiş işleme teknolojilerindeki uzmanlığı, Şili fındığının sanayiyle entegrasyon sürecinde daha fazla teknolojiye ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Fındıkta değer artık yalnızca dalda değil; hasattan sonra ürünün nasıl işlendiği, nasıl sınıflandırıldığı ve pazara hangi standartla sunulduğu aşamada oluşuyor. UPL: ÜRÜN KORUMA, BİTKİ BESLEME VE BİYOÇÖZÜMLER UPL’nin etkinlikte yer alması, ürün koruma ve bitki sağlığı başlığının Şili fındık sektörünün merkezinde olduğunu gösteriyor. Küresel ölçekte tarım çözümleri geliştiren şirket, ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyüyle üreticilere destek sunuyor. Avrupa fındığında hastalık ve zararlı baskısı, iklim değişkenliğiyle birlikte daha karmaşık hale geliyor. Bu nedenle üreticilerin yalnızca sezon sonunda değil, sezon boyunca bitki sağlığını izleyen ve önleyici yaklaşımı güçlendiren sistemlere yönelmesi gerekiyor. UPL’nin programdaki varlığı, Şili fındık sektöründe verim istikrarı, bitki dayanıklılığı ve sürdürülebilir koruma stratejilerinin daha fazla öne çıkacağını gösteriyor. ROVENSA NEXT CHILE: SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE BİYOÇÖZÜMLER Rovensa Next Chile’nin sponsorluğu, Avrupa fındığında biyolojik çözümler ve sürdürülebilir üretim arayışının güçlendiğini ortaya koyuyor. Biyostimülantlar, biyogübreler, biyokontrol ürünleri ve adjuvantlar gibi başlıklar, modern meyvecilikte giderek daha fazla önem kazanıyor. Şili’nin fındıkta büyüme stratejisi, yalnızca üretim miktarını artırmaya değil, bu üretimin çevresel ve ekonomik açıdan sürdürülebilir olmasına da odaklanıyor. Bu nedenle biyoçözümler, fındıkta yeni dönemin önemli rekabet araçlarından biri haline geliyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMERICA: BESLEME TEKNOLOJİLERİ ÖNE ÇIKIYOR FertiGlobal ve Fertiamerica’nın sponsor yapısında yer alması, bitki besleme teknolojilerinin etkinliğin önemli başlıklarından biri olacağını gösteriyor. Avrupa fındığında verim ve kalite, toprağın genel durumu kadar bitkinin doğru dönemde doğru besin maddesine ulaşabilmesiyle de yakından ilişkili. FertiGlobal’in biyostimülantlar ve bitki besleme teknolojileri alanındaki çalışmaları, Fertiamerica’nın ise bu teknolojileri Şili üreticisine ulaştıran yapıdaki rolü, fındıkta modern besleme yaklaşımının önemini artırıyor. Yeni dönemde yüksek verim, yalnızca daha fazla gübre kullanmakla değil; bitkinin ihtiyacını doğru okumak, stresi azaltmak ve besleme programını bilimsel veriye göre kurmakla mümkün olacak. SUMITOMO CHEMICAL CHILE: ÜRÜN KORUMA VE TARIMSAL ÜRETKENLİK Sumitomo Chemical Chile’nin programa dahil olması, ürün koruma ve tarımsal üretkenlik başlıklarını daha da güçlendiriyor. Küresel tarım teknolojileri alanında faaliyet gösteren şirketin kimyasal ve biyolojik çözümleri birlikte ele alan yaklaşımı, fındıkta hastalık ve zararlı yönetiminin çok boyutlu hale geldiğini gösteriyor. Fındık bahçelerinde üretim maliyetlerinin yükseldiği, iklim risklerinin arttığı ve kalite beklentilerinin daha sıkı hale geldiği bir dönemde ürün koruma çözümleri, doğrudan üretici gelirini etkileyen bir faktör haline geliyor. ANAGRA: BİTKİ BESLEME, ÜRÜN KORUMA VE TARIMSAL TEKNOLOJİ Anagra’nın sponsorluğu, Şili fındığında geniş kapsamlı tarımsal çözüm sağlayıcılarının rolünü ortaya koyuyor. Bitki besleme, ürün koruma, biyostimülasyon ve tarımsal teknoloji başlıklarını birlikte ele alan şirket, üreticinin yalnızca tek bir soruna değil, bütün üretim sürecine çözüm aradığını gösteriyor. Bu durum, Şili fındık sektöründe profesyonelleşmenin hızlandığını ortaya koyuyor. Üretici artık yalnızca ürün satan firmalarla değil, bütün sezonu planlayan teknik çözüm ortaklarıyla çalışmak istiyor. UNITEC: KALİTE SINIFLANDIRMASI, KALİBRASYON VE PAKETLEME UNITEC’in sponsorlar arasında yer alması, Şili fındığında hasat sonrası kalite yönetiminin kritik hale geldiğini gösteriyor. Meyve, kuru yemiş ve sebze işleme teknolojilerindeki uluslararası deneyimiyle tanınan şirket, kalite sınıflandırması, kalibrasyon, paketleme ve izlenebilirlik alanlarında çözüm üretiyor. Bu başlık, fındıkta küresel pazar için hayati önemdedir. Çünkü ihracat pazarında ürün yalnızca miktarıyla değil; homojenliği, kalibresi, temizliği, standardı, izlenebilirliği ve işlenebilirliğiyle değer kazanıyor. Dünya fındık ticaretinde gelecek, yalnızca ürünü yetiştirenlerin değil; ürünü doğru sınıflandıran, doğru işleyen ve doğru pazara doğru standartla sunanların olacak. POINT CHILE: AGROKİMYA, BİYOLOJİK ÜRÜNLER VE SAHA DESTEĞİ Point Chile’nin PlanetNuts Day Avellanos sponsorları arasında yer alması, fındıkta saha destekli ürün koruma ve besleme yaklaşımının önem kazandığını gösteriyor. Agrokimyasallar, biyolojik ürünler ve bitki besleme çözümlerinden oluşan portföyüyle şirket, üreticilere farklı üretim koşullarına göre çözüm sunuyor. Şili’nin farklı tarım bölgelerinde teknik ekiplerle sahada bulunması, fındıkta danışmanlık ve ürün çözümünün birlikte ilerlediğini gösteriyor. Artık üretici, yalnızca ürün almak değil; ürünü ne zaman, nasıl ve hangi stratejiyle kullanacağını da bilmek istiyor. CASTAÑO AUSTRAL VIVERO: KALİTELİ FİDAN VE YENİ BAHÇE KURULUMU Castaño Austral Vivero’nun programa dahil edilmesi, Şili fındık sektöründe fidanlık ve kaliteli bitki üretiminin stratejik önemini ortaya koyuyor. Avrupa fındığında uzun vadeli başarı, bahçenin kurulduğu ilk günden başlıyor. Doğru fidan materyali, sağlıklı kök yapısı, uygun çeşit seçimi, hastalıksız bitki üretimi ve bölge koşullarına uyumlu bahçe kurulumu, gelecek yılların verimini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle fidanlık başlığı, yalnızca yeni dikim yapan üreticiler için değil, sektörün genel rekabet gücü için de kritik hale geliyor. Kalitesiz fidanla kurulan bir bahçe, yıllar boyunca düşük verim, hastalık riski ve ekonomik kayıp anlamına gelebiliyor. ALICAHUE İLE GENİŞLEYEN PARTNER AĞI PlanetNuts’un güncel duyurularında Alicahue’nin genel partner ağına katıldığı da açıklandı. Alicahue’nin ceviz üretimi ve pazarlaması alanındaki deneyimi, PlanetNuts’un yalnızca fındıkta değil, daha geniş sert kabuklu meyve ekosisteminde de iş birliği ağını büyüttüğünü gösteriyor. Bu gelişme, PlanetNuts Day Avellanos’un doğrudan etkinlik sponsorluğu listesiyle karıştırılmamalı. Ancak sektör açısından bakıldığında, sert kabuklu meyvelerde bilgi, teknoloji, üretici ağı ve pazar deneyiminin giderek daha entegre hale geldiği görülüyor. KIŞ DÖNEMİ TEKNİK GÜNDEMİ: BUDAMA, SOĞUKLANMA VE HASTALIK RİSKİ PlanetNuts’un güncel teknik paylaşımlarında kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıkıyor. TriNuts danışmanı ve PlanetNuts kurucu ortağı Rodrigo Rivadeneira’nın değerlendirmelerinde kış budamasının gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde belirleyici olduğu vurgulanıyor. Bu başlık, Avrupa fındığında sezon başarısının yalnızca hasat döneminde değil, kış aylarında alınan teknik kararlarla başladığını gösteriyor. Kış budaması, odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskine karşı bakır uygulamaları, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi ve düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması, yeni dönemin en kritik teknik başlıkları arasında yer alıyor. Bu tablo, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca genel bir sektör toplantısı değil; üreticinin günlük bahçe kararlarını doğrudan ilgilendiren teknik bir platform olduğunu gösteriyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ FINDIKTA OYUNU DEĞİŞTİRİYOR Şili fındık sektörünün önündeki en önemli risklerden biri de iklim değişikliği. Çiçeklenme düzeni, soğuklanma ihtiyacı, su yönetimi, hastalık baskısı, zararlı popülasyonu, verim dalgalanması ve hasat kalitesi, iklim değişkenliğinden doğrudan etkileniyor. Bu nedenle Şili’nin yeni dönem fındık stratejisinde yalnızca üretim alanı büyümesi değil, iklim risklerine karşı teknik uyum da önem kazanıyor. Fındıkta iklim baskısı, özellikle soğuklanma ihtiyacı ve çiçeklenme senkronizasyonu açısından kritik sonuçlar doğurabiliyor. Yanlış zamanda gelen sıcaklık değişimleri, yetersiz soğuklanma, düzensiz çiçeklenme veya hastalık baskısındaki artış, bahçe verimini ve kaliteyi doğrudan etkiliyor. Şili’nin teknik toplantılarında bu başlıkların öne çıkması, sektörün geleceğe dönük riskleri şimdiden masaya yatırdığını gösteriyor. ŞİLİ MODELİ: BÜYÜME SONRASI PROFESYONELLEŞME DÖNEMİ Şili’de Avrupa fındığı artık büyüme döneminden profesyonelleşme dönemine geçiyor. Bu yeni dönemde mesele yalnızca kaç hektar bahçe kurulduğu değil; bu bahçelerin nasıl yönetileceği, hangi verim düzeyine ulaşacağı, hangi kalite standardını yakalayacağı ve küresel pazara nasıl entegre olacağıdır. Şili modeli, fındıkta şu başlıkları aynı anda güçlendirmeye çalışıyor: Kaliteli fidan üretimi, teknik danışmanlık, bitki sağlığı, biyolojik çözümler, ürün koruma, modern bitki besleme, hasat sonrası işleme, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik, sanayi bağlantısı ve ihracat disiplini. Bu başlıklar, dünya fındık piyasasında geleceğin rekabet eksenini de gösteriyor. Üretim miktarı hâlâ önemli olmakla birlikte, artık tek başına yeterli değil. Pazar, daha standart, daha izlenebilir, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir ürün talep ediyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN SESSİZ AMA GÜÇLÜ UYARI Şili’nin fındıkta planlı biçimde büyümesi, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye dünya fındığında ana üretici ülke konumunu koruyor; ancak küresel rekabetin niteliği değişiyor. Artık mesele yalnızca “kim daha çok fındık üretiyor?” sorusu değildir. Asıl rekabet, ürünün hangi kalitede üretildiği, nasıl işlendiği, hangi standartla pazara sunulduğu, üreticinin ne kadar kazandığı, sanayinin nasıl yapılandığı ve ülkenin fındıkta nasıl bir marka değeri oluşturduğu üzerinden şekilleniyor. Giresun kalite fındığı açısından bu tablo daha özel bir anlam taşıyor. Giresun fındığı, kendine özgü aroması, coğrafi kimliği, eğimli arazilerde emek yoğun üretim yapısı ve kalite farkıyla sıradan bir emtia gibi değerlendirilmemelidir. Giresun kalite fındığının en büyük riski, dünya piyasasında ortalama fiyat mantığı içinde eritilmesidir. Şili’nin planlı büyümesi, Türkiye’ye ve özellikle Giresun’a şu gerçeği hatırlatıyor: Kalite yalnızca söylemle korunmaz. Kalite; üretici geliri, bahçe yenileme, teknik danışmanlık, işleme altyapısı, kalite sınıflandırması, coğrafi işaret bilinci, markalaşma, izlenebilirlik ve sürdürülebilir piyasa politikasıyla korunur. FINDIKTA GELECEK REKABETİ: BAHÇEDEN PAZARA TAM ZİNCİR Dünya fındık piyasasında yeni dönem, bahçeden pazara kadar uzanan tam zincir yönetimiyle şekilleniyor. Bir ülkenin üretim alanını artırması önemli olabilir; ancak asıl değer, o ürünün nasıl yönetildiği ve pazara nasıl sunulduğuyla ortaya çıkıyor. Şili, Avrupa fındığında bu zinciri kurmaya çalışıyor. Üretici eğitimleri, teknik paneller, sektör buluşmaları, fidanlık yatırımları, işleme teknolojileri, ürün koruma şirketleri, biyoçözüm sağlayıcıları ve sanayi temsilcileri aynı ekosistemin parçaları haline geliyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, yalnızca Şili’de yapılacak bir teknik toplantı olarak okunmamalıdır. Etkinlik, dünya fındık rekabetinde yönün nereye gittiğini gösteren bir işaret fişeğidir. PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026 SEKTÖRÜN NABZINI TUTACAK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde nasıl bir teknik ve ticari model kuracağını gösterecek en önemli buluşmalardan biri olacak. Gabriel Aguilar’ın üretici odaklı teknik danışmanlık perspektifi, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar bağlantısı, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı ve hastalık yönetimi yaklaşımı, sponsor firmaların üretimden işlemeye uzanan geniş teknik kapasitesiyle birleştiğinde, etkinlik Avrupa fındığında yeni rekabet döneminin ana hatlarını ortaya koyacak. Şili, fındıkta artık yalnızca büyüdüğünü değil, bu büyümeyi teknoloji, bilgi, kalite ve sanayi bağlantısıyla yönetmek istediğini gösteriyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, sadece bir etkinlik takvimi değil; Şili fındığının dünya pazarında daha güçlü, daha görünür ve daha organize bir aktör olma iradesinin sahaya yansımasıdır. Türkiye ve Giresun açısından bakıldığında ise bu gelişme, fındıkta rehavete yer olmadığını gösteriyor. Dünya değişiyor, üretim haritası genişliyor, teknoloji hızlanıyor, kalite standartları yükseliyor. Fındıkta gelecek; yalnızca rekolte açıklayanların değil, kaliteyi yönetenlerin, üreticiyi koruyanların, sanayiyi planlayanların, pazarı okuyanların ve coğrafi değerini markaya dönüştürenlerin olacak. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin Şili’deki en güçlü vitrini olarak 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün karşısına çıkacak.

TALCA’DA FINDIK GÜNÜ, GİRESUN’DA BÜYÜYEN BASKI Haber

TALCA’DA FINDIK GÜNÜ, GİRESUN’DA BÜYÜYEN BASKI

TALCA’DA FINDIK GÜNÜ, GİRESUN’DA BÜYÜYEN BASKI Talca’da 26 Mart’ta yapılan 4. Ulusal Avrupa Fındık Günü, Şili’nin fındıkta üretim takvimi, teknoloji, iklim yönetimi ve pazara çıkış zamanını aynı başlıkta topladığını gösterdi. Aynı hafta Giresun Sonhaber’de yayımlanan haberler ise Giresun’da fiyatın çözülmesi, girdi maliyetinin ağırlaşması, kahverengi kokarca baskısı ve pazar gücü kaybı tartışmasının üst üste bindiğini ortaya koydu. TALCA’DAKİ BULUŞMA Grupo Avexa’nın düzenlediği 4. Ulusal Avrupa Fındık Günü, Maule bölgesindeki Villa Golf’te yapıldı. Resmî etkinlik kaydı programın 26 Mart 2026 Perşembe günü 08.00’de başladığını ve akşam saatlerine kadar sürdüğünü gösterdi. Giresun Sonhaber’in 25 Mart tarihli haberinde de toplantının Talca’da yapılacağı, Şili, Avrupa ve Türkiye’den uzmanların üretim, iklim değişikliği, tarım teknolojileri ve pazar analizleri başlıklarında bir araya geleceği yazıldı. Açık erişimli program akışında Antonio Walker, Gianfranco Marcone, Şemsettin Kulaç, Muzaffer Taviloglu, Andrés Reyes, Ernesto Moya, Luca Giordani, ADV ve Jorge Mohr başlıkları yer aldı. Günün sonunda Andrés Reyes’in kitabının lansmanı yapıldı. PlanetNuts, etkinlik öncesinde medya ortağı olarak sahada olacağını duyurdu; Salfa Agrícola da makine alanında yer alacağını ilan etti. Bu tablo, Talca’daki günün yalnız konuşma salonuna sıkışmadığını, aynı zamanda sektör şirketlerini ve tedarik ağını da sahaya indirdiğini gösterdi. Etkinlik sonrası Redagrícola, Talca’daki toplantının Şili, Türkiye, İtalya ve İspanya’dan uzmanlar ile sektör temsilcilerini bir araya getirdiğini yazdı. Aynı paylaşımda Şili’nin küresel fındık yetiştiriciliği haritasındaki yerinin özellikle vurgulandığı belirtildi. PlanetNuts’ın etkinlik sonrası özetinde de gün boyunca iklim değişikliği, Türkiye’nin üretim ve ticaret deneyimi, Şili’nin küresel Avrupa fındığı pazarındaki konumu, hastalık yönetimi, sürdürülebilir üretim stratejileri, pazarlama ve ürün projeksiyonlarının öne çıktığı işlendi. PlanetNuts’ın ön haberinde Muzaffer Taviloglu ile birlikte Umut Küçük ve Hamza Bölük de anıldı. Buna karşılık erişilebilen Welcu akışında Umut Küçük ve Hamza Bölük adına ayrı bir oturum başlığın ulaşılamadı. FINDIKTA ÜRETİM TAKVİMİ REKABETİ Fındık üretimiyle ilgili en önemli ayrıntılardan biri, artık takvime dayalı rekabetin daha görünür hale gelmesi oldu. Şili’de yayımlanan güncel akademik çalışma, hasadın bazı alanlarda mart ortasında başladığını gösteriyor. Uluslararası sektör kaynakları da Şili’yi kuzey yarımküreye karşı “karşı sezon” tedarikçisi olarak tanımlıyor ve ürünün marttan ağustosa kadar taze arz avantajı yarattığını vurguluyor. ODEPA’nın Şubat 2026 bülteninde ise Şili’de avellano alanının 2025 itibarıyla 49 bin 264 hektara ulaştığı kaydedildi. Türkiye’de ise ana hasat penceresi yaz sonuna oturuyor. Türkiye üzerine derleme niteliğindeki akademik kaynaklar hasadın genel olarak ağustosta yapıldığını, çeşit ve ekolojiye göre değişebildiğini belirtiyor. Ordu merkezli çalışmalar da hasat ve kalite değerlendirmelerinin ağustos ortası ile eylül başı bandında yoğunlaştığını gösteriyor. Başka bir ifadeyle, Türkiye yeni sezona yaz sonunda yürürken Şili pazara daha erken aylarda ürün sunuyor. Rekabet bu nedenle yalnız tonajla değil, ürünün yılın hangi ayında piyasaya girdiğiyle de kuruluyor. GİRESUN SONHABER’İN SON BİR HAFTASI Giresun Sonhaber, 22 Mart’ta Talca dosyasını açtı. “Şili’de Fındık Günü Büyüyor: Türk Fındığı İçin Yeni Rekabet Hattı” başlıklı haberde, 26 Mart’ta Maule’de yapılacak toplantının 500’ün üzerinde sektör profesyonelini buluşturacağı, Türkiye’nin üretim ve ticaret deneyiminin programın merkezinde yer aldığı ve Şili’nin yükselen bir tedarik merkezi olarak öne çıktığı yazıldı. Haberde Balsu Agro Chile yatırımları da ayrıca vurgulandı. 23 Mart’ta dosya fiyat cephesine döndü. “Sert Çözülme: 50 Randıman Tombul Fındık 257 TL” başlıklı haberde, FİSKOBİRLİK’te 50 randıman tombul fındığın 257 liraya düştüğü belirtildi. Aynı haberde 257 liralık seviye, TMO’nun 2025-2026 sezonu için açıkladığı 200 liralık Giresun kalite tabanının üstünde kalsa da, üretici lehine kurulan yüksek fiyat havasının çözülmeye başladığı bir eşik olarak yorumlandı. 24 Mart’ta gündem maliyete kaydı. “Fındıkta 10 Yıllık Erime: Maliyet Patladı, Üretici Ezildi” haberinde Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, üreticinin alım gücünün sert biçimde düştüğünü söyledi. Haberde “4 kilo fındık 1 torba gübreye yetmiyor” çıkışı öne taşındı; 2016’da üç kilo fındıkla alınabilen gübrenin 2026’da dört kilo fındığa rağmen zor alındığı, dönüm başına desteklerin de gübre maliyetini karşılamadığı aktarıldı. 25 Mart’ta Giresun Sonhaber aynı gün içinde üç ayrı fındık başlığı verdi. İlkinde Talca’daki 4. Ulusal Avrupa Fındık Günü programı okura aktarıldı. İkincisinde FİSKOBİRLİK’in 50 randıman tombul fındık fiyatını iki günde 15 lira düşürerek 242 liraya çektiği duyuruldu. Üçüncü haberde ise Vali Mustafa Koç’un Fındık Araştırma Enstitüsü’nde kahverengi kokarcaya karşı samuray arısı üretimini incelediği, 2026 hedefinin 500 bin arı üretimi olduğu ve Karadeniz’de 300 bine yakın salım yapıldığı bilgisi verildi. 26 Mart’ta dosyanın ekonomik ve siyasi sertliği daha da büyüdü. “Fındıkta Alarm: Türkiye Pazar Gücünü Kaybediyor” haberinde Sencer Solakoğlu, yanlış politikalar, işlevsiz kooperatif yapıları, maliyet farkları ve markalaşma eksikliği nedeniyle Türkiye’nin pazar üstünlüğünün aşındığını savundu. Aynı gün yayımlanan “TBMM’de Fındık Alarmı: Üretici Kiloda 110 Lira Kaybetti” haberinde ise CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, fiyatın 350 liradan 240 liraya indiğini, üreticinin kilogram başına 110 lira kayıp yaşadığını söyledi ve TMO taban fiyatının en az 300 liraya çıkarılması çağrısı yaptı. FİYAT ÇİZGİSİ Sezon içi fiyat hareketi, haberlerin neden bu kadar sertleştiğini tek başına anlatıyor. Giresun Sonhaber’in 20 Ocak tarihli kronolojisine göre FİSKOBİRLİK, 22 Ağustos 2025’te 50 randıman fındık için 230 lira açıkladı; fiyat 23 Eylül 2025’te 347 liraya çıkarak zirveyi gördü. 19 Ocak 2026’da 292 lira açıklandı. 21 Ocak’ta fiyat 287 liraya indi, 3 Şubat’ta 272 liraya geriledi. 23 Mart’ta 257 lira görüldü, 25 Mart’ta ise fiyat 242 liraya çekildi. Böylece 23 Eylül’deki 347 liralık zirve ile 25 Mart’taki 242 lira arasında 105 liralık erime oluştu. Bu geri çekilmenin arka planında erken rekolte dili de yer aldı. Giresun Sonhaber’in 8 Mart tarihli haberinde, 2026-2027 sezonu için ilk rekolte tahmininin 829 bin 239 ton olarak açıklandığı ve üretici cephesinde bunun hasat başlamadan fiyat üzerinde baskı kuracağı endişesinin büyüdüğü yazıldı. 25 Mart tarihli 242 liralık fiyat haberinde de aynı rekolte tahmininin piyasa üzerindeki baskı unsurlarından biri olarak yeniden işlendiği görüldü. DOSYANIN ORTAK SONUCU Talca’daki toplantı ile Giresun Sonhaber’in son bir haftalık fındık dosyası birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo açıktır: Şili üretim alanını büyütüyor, karşı sezon avantajını kullanıyor, teknik toplantılarla üretim ve pazar hattını tahkim ediyor; Giresun’da ise aynı günlerde fiyat geri çekiliyor, maliyet baskısı ağırlaşıyor, kahverengi kokarcaya karşı biyolojik savunma büyütülüyor ve pazar gücü kaybı siyasetin de ana başlıklarından biri haline geliyor. Fındıkta mücadele artık yalnız bahçede ya da borsada yürümüyor; takvimde, maliyette, verimde ve pazardaki yerinizde aynı anda yaşanıyor.

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor! Haber

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor!

Dünyanın en kritik sorunları arasında yer alan gıda güvenliği ve tarımın dönüşümü, 16'ncı Boğaziçi Zirvesi'nde düzenlenen bir panelde detaylıca tartışıldı. Panelde, tarımda verimliliğin artırılmasının ve dijital dönüşümün zorunluluğu vurgulanarak, Türkiye'nin bu alanda öncülüğe soyunabileceğine dikkat çekildi. 16'ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Tonbul moderatörlüğünde gerçekleşen 'Bolluğun Ötesinde: Dayanıklı Bir Gelecek için Tarımı, İklimi ve Gıda Güvenliğini Yeniden Düşünmek' paneline, Cargill CEO'su Murat Tarakçıoğlu, Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryaki, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof Dr. Ece Turhan, Eskişehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ANT Systems CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Can Yurdakul ve UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu katılım sağladı. Panelde tarım ve gıda üretimi ile su kaynaklarının yönetimi konularında sürdürülebilir çözümler ve yenilikler ele alındı. Katılımcılar, iklim değişikliği ve artan nüfusun getirdiği küresel gıda güvenliği ile su kaynaklarının yönetiminde yaşanan önemli zorluklar; acil çözüm arayışları ve tarım ile suyun geleceğine yön verecek stratejiler ve teknolojik yenilikleri değerlendirdi. DÜNYA ÜZERİNDE GIDANIN ÜÇTE BİRİ İSRAFA GİDİYOR, 700 MİLYON İNSAN GECEYİ AÇ GEÇİRİYOR Tarım ve gıda güvenliğinin artık sessiz sektörler olmanın ötesinde, küresel istikrar ve insanlığın geleceği için temel oluşturduğunu belirten Neslihan Tonbul, dünyadaki gıdanın üçte birinin israf edildiğini veya kaybedildiğini, buna rağmen 700 milyon kişinin aç yattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca bir istatistik değil, çözüm gerektiren büyük bir kriz olduğunun altını çizen Tonbul, "İklim değişikliği bu tabloyu daha da karışık hale getiriyor. Değişen yağış modelleri, azalan verimlilik, uzun kuraklık dönemleri, ani sel baskınları ve Avrupa'daki rekor sıcaklıklar... Tüm bu unsurlar üretimi, tedariki ve yaşamı tehdit ediyor. Sorun sadece üretim yapmak değil; adil, akıllı ve sürdürülebilir üretim yapabilmek." değerlendirmesinde bulundu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir olarak su kaynaklarını koruma ve tarımın geleceğini güvence altına alma amacıyla yeni modeller geliştirdiklerini ifade etti. Ünlüce, "Yerel üreticilere birlikte rejeneratif tarım uygulamaları, akıllı sulama sistemleri ve gıda atıklarının enerjiye dönüştürüldüğü döngüsel ekonomi modellerine destek veriyoruz. Gıda sadece toprak değil, bilimin, ekonominin, teknolojinin, diplomasinin ve etığın da bir meselesi." diye belirtti. İZLENEBİLİR TARIM SİSTEMLERİNİN YAYGINLAŞMASI Cargill Türkiye CEO'su Murat Tarakçıoğlu da dünyayı sorumlu, güvenli ve sürdürülebilir şekilde besleme sorumluluğunu üstlendiklerini belirterek, "Tarımda verimliliği artırmak, israfı önlemek ve karbon ayak izini azaltmak için teknoloji, veri ve çiftçiyi bir araya getiriyoruz. Toprak ve teknoloji arasında köprü kurarak, geleceğin tarımını bugünden planlıyoruz." dedi. Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryakioğlu ise tarımın geleceğinde sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve dijital dönüşümün bir arada yürütülmesi gerektiğine vurgu yaptı. 50'den fazla ülkede üreticilerle çalıştıklarını belirten Tiryakioğlu, "Çiftçi desteklenmediği takdirde, ne inovasyonun ne de teknolojinin anlamı kalıyor. Tedarik zincirinin her aşamasında şeffaflık, izlenebilirlik ve verimlilik esastır. Bu nedenle izlenebilir tarım sistemlerini hızlı bir şekilde yaygınlaştırıyoruz." diye açıkladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Ece Turhan, 'akademi ve özel sektörün tarımın geleceğinde nasıl bir rol oynaması gerektiği' sorusunu şu şekilde cevapladı: "Bilim tarımın merkezindedir. Üniversiteler artık yalnızca bilgi üreten değil; bu bilgiyi sahaya ulaştıran, çiftçilere ve sanayiye uygulayan kurumlar olmalıdır. İklim kriziyle mücadelede en büyük kozumuz veri tabanlı tarım ve yerel bilgi birikiminin birleşimi olacaktır. Gençleri tarıma çekmek ve geleceğin çiftçilerini eğitmek zorundayız." TÜRKİYE TARIMSAL YENİLİĞİN MERKEZİ HALİNE GELEBİLİR Tarım teknolojileri konusunda faaliyet gösteren ANT Systems'in CEO'su Can Yurdakul da tarımda dijital dönüşümün bir tercih değil, bir gereklilik olduğunu vurguladı. Yurdakul, teknoloji tarafında yaptıklarını şu sözlerle anlattı: "Sensörlerden toplanan verilerle toprağın nemi, bitkilerin sağlığı, hava durumu gibi durumları anlık olarak izliyoruz. Yapay zekâ destekli sistemlerle çiftçilere 'ne zaman, ne kadar sulama yapılmalı, hangi gübre kullanılmalı' gibi karar destek sistemleri sunuyoruz. Bu sadece verimliliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda doğayı da koruyor." UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu ise tarımın artık yerel bir mesele olmanın ötesinde, bölgesel ve küresel bir dayanışma alanına dönüştüğünü belirterek, "UPL olarak Orta Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında köprüler kuruyoruz. Amaç sadece daha fazla üretim yapmak değil; çiftçiyi bilgi ile güçlendirmek, sürdürülebilir üretimi yaygınlaştırmak. Türkiye, bu coğrafyada tarımsal yeniliğin merkezi olabilir." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.