Hava Durumu

#Taban Fiyat

giresunsonhaber - Taban Fiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taban Fiyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GEZMİŞ: “ÜRETİCİYE YÜZDE 30 REFAH PAYI, GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 FARK VERİLMELİ” Haber

GEZMİŞ: “ÜRETİCİYE YÜZDE 30 REFAH PAYI, GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 FARK VERİLMELİ”

GEZMİŞ: “ÜRETİCİYE YÜZDE 30 REFAH PAYI, GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 FARK VERİLMELİ” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, hasada sayılı günler kala fındık üreticisinin artan girdi maliyetleri ve fiyat belirsizliğiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Gezmiş, taban fiyatın üretim maliyetleri esas alınarak açıklanmasını, üreticiye en az yüzde 30 refah payı verilmesini, Giresun kalite fındığa yüzde 10 kalite farkı uygulanmasını ve Toprak Mahsulleri Ofisinin güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmesini istedi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada yaklaşan fındık hasadı öncesinde üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunları gündeme taşıdı. Karadeniz’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındıkta üreticinin yeni sezona kaygıyla girdiğini belirten Gezmiş, fiyat politikasının maliyet ve üretici refahı temelinde kurulması gerektiğini söyledi. Gezmiş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Giresun’un ve Karadeniz’in en önemli geçim kaynağı olan fındıkta hasat sezonuna sayılı günler kaldı. Üreticimiz büyük bir belirsizlik içinde bırakıldı. Geçtiğimiz yıl 350 TL’ye kadar alıcı bulan fındık bugün 190 TL seviyelerine kadar geriledi. Buna karşılık gübre, ilaç, işçilik ve akaryakıt başta olmak üzere bütün üretim maliyetleri hızla arttı, girdi maliyetleri iki katına çıktı. Bu tablo üreticimizi her geçen gün daha zor durumda bırakıyor. Üretici yıl boyunca emek veriyor ancak emeğinin karşılığını alamıyor.” “TABAN FİYAT ÜRETİM MALİYETLERİ ESAS ALINARAK BELİRLENMELİ” Gezmiş, hasat öncesinde açıklanacak fiyatın yalnızca üretim giderlerini karşılayan bir seviyede kalmaması gerektiğini belirterek taleplerini şöyle sıraladı: “Fındık hasadına girerken üreticinin emeğinin karşılığı olan fiyat belirlenmelidir. Taban fiyat, üretim maliyetleri esas alınarak açıklanmalı; üreticiye en az yüzde 30 refah payı verilmelidir. Giresun kalite fındığa yüzde 10 kalite farkı uygulanmalıdır.” “TMO GÜÇLÜ BİR ALIM POLİTİKASIYLA PİYASAYA GİRMELİ” Piyasanın yalnızca serbest alıcılara bırakılmaması gerektiğini savunan Gezmiş, Toprak Mahsulleri Ofisine de çağrıda bulundu: “TMO, güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmelidir. Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve yeni sezona kaygıyla değil güvenle başlayabilmesi için fındık fiyatı maliyetlerin üzerinde belirlenmelidir.” Gezmiş, konuşmasını haberleştiren Giresun Öncü, Giresun Time, Ordu Olay ve Aretias TV’nin haber görsellerini sosyal medya hesabından paylaşarak basın emekçilerine teşekkür etti. Giresun Time tarafından yayımlanan haberde 15 Temmuz 2026 tarihi ve Dursun Onur imzası yer aldı.

KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ Haber

KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ

“FINDIK ÜRETİCİSİ KENDİ ÜRÜNÜNÜN KÖLESİ HALİNE GELDİ” KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ FINDIKTA HASAT ÖNCESİ ALARM: ÜRETİCİ MALİYETİN ALTINDA EZİLİYOR Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin son bir yılda artan girdi maliyetleri ve düşen ürün fiyatları karşısında ağır bir ekonomik baskı altında kaldığını belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin vakit kaybetmeden 2026 yılı alım kriterlerini ve taban fiyatını açıklaması gerektiğini söyledi. Karan, geçtiğimiz Eylül–Ekim döneminde serbest piyasada 350 TL seviyelerine kadar çıkan fındığın bugün 200 TL bandında işlem gördüğünü ifade ederek, buna karşılık üreticinin gübre, ilaç, bakım, işçilik ve hasat maliyetlerinin yüzde 100’e yakın arttığını vurguladı. “TMO VAKİT KAYBETMEDEN FİYATI AÇIKLAMALI” 2026 fındık hasat sezonuna yaklaşık bir ay kaldığını hatırlatan Karan, üreticinin bahçeye girmeden önce önünü görmesi gerektiğini belirtti. Fındığın Türkiye, Karadeniz ve Giresun için stratejik bir ürün olduğuna dikkat çeken Karan, özellikle milletvekillerine çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Fındık bahçelerinden poz vermeyi bırakıp üretici lehine adım atmalarını bekliyoruz. Hasada sayılı günler kaldı.” “BİR KİLO FINDIĞIN MALİYETİ 230 TL’YE ÇIKIYOR” Üreticinin artık kendi ürünü karşısında ezildiğini söyleyen Karan, fındıkta maliyet hesabının üreticinin içinde bulunduğu tabloyu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Karan, “Bir üretici bakım, ilaçlama, gübreleme, ot biçme ve hasat dahil tüm işçiliği kendisi yapsa bir kilogram fındığın maliyeti 150 TL. İşçilikle birlikte bu rakam 230 TL’ye çıkıyor. Üretici kendi ürününün kölesi haline gelmiş durumda” dedi. Kahverengi kokarca zararlısı ve külleme hastalığıyla mücadelenin de üreticiye ek yük getirdiğini belirten Karan, bu nedenle maliyetlerin ikiye değil, üçe katlandığını söyledi. “300 TL’NİN ALTINDA FİYAT KABUL ETMİYORUZ” 2026 yılı girdi maliyetleri dikkate alındığında TMO’nun açıklayacağı taban fiyatın kesinlikle 300 TL’nin altında olmaması gerektiğini kaydeden Karan, üreticinin yalnızca maliyetini değil, emeğinin karşılığını da almak istediğini ifade etti. Karan, “Çok bir şey istemiyoruz. Yüzde 30 refah payı istiyoruz. Bu da fındık üreticisinin hakkıdır” diye konuştu. “TMO EN AZ 250 BİN TON ALIM YAPMALI” Karan, TMO’nun sezon başında güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmesi gerektiğini belirterek, en az 250 bin tonluk alım yapılmasının serbest piyasayı dengeleyeceğini söyledi. Aksi halde serbest piyasanın yeniden üretici aleyhine şekilleneceğini vurgulayan Karan, kaybedenin üretici, kazananın ise “fındık baronları” olacağını dile getirdi. “GÖZÜMÜZ TMO’DA VE SİYASETÇİLERDE” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu saatten sonra gözümüz, kulağımız TMO’da ve fındık bahçelerinden poz veren siyasetçilerde.”

GEZMİŞ: “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ADALET, ÜRETİM VE DOĞAYI KORUYAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞIDIR” Haber

GEZMİŞ: “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ADALET, ÜRETİM VE DOĞAYI KORUYAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞIDIR”

GEZMİŞ: “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ADALET, ÜRETİM VE DOĞAYI KORUYAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞIDIR” Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tele2 Haber’de Zeynel Lüle’nin hazırlayıp sunduğu Ankara Günlüğü programında Türkiye gündeminden Giresun’un sorunlarına kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. Gezmiş, “Ülkemizin umuda, adalete, üretime ve doğayı koruyan bir yönetim anlayışına ihtiyacı var” dedi. MECLİS, SAHA VE KOMİSYON ÇALIŞMALARI YOĞUN ŞEKİLDE SÜRÜYOR CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tele2 Haber’in canlı yayın konuğu olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma takvimi, CHP’de yaşanan gelişmeler, Giresun’un ekonomik sorunları, fındık üreticisinin beklentileri, göç, çevre mücadelesi ve Karadeniz’de artan maden faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Meclis çalışmalarının yalnızca Genel Kurul oturumlarıyla sınırlı olmadığını belirten Gezmiş, milletvekillerinin komisyonlarda, sahada ve görevlendirildikleri bölgelerde yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyledi. Gezmiş, “Resmi çalışma günlerimizin dışında da komisyon toplantıları ve saha çalışmaları nedeniyle sürekli görev başındayız. Giresun’da, bölgemizde ve görevlendirildiğimiz her yerde vatandaşlarımızın sorunlarını dinlemeye, çözüm üretmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “HALKIMIZIN DESTEĞİ BİZE GÜÇ VERİYOR” Programda CHP’de yaşanan gelişmelere ilişkin soruları da yanıtlayan Milletvekili Gezmiş, Genel Başkan Özgür Özel’in Türkiye’nin farklı bölgelerinde vatandaşlarla buluşmasının toplumda güçlü bir karşılık bulduğunu dile getirdi. Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesi verdiğini belirten Gezmiş, yaşanan sürecin yalnızca siyasi rekabet olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Gezmiş, “Bugün yaşananların siyasi rekabetin ötesinde demokrasi meselesi olduğunu vatandaşlarımız çok iyi görüyor. Gittiğimiz her ilde, her ilçede farklı siyasi görüşlerden insanlarla buluşuyoruz. Halkımız büyük bir ilgi gösteriyor ve bu destek bize güç veriyor” dedi. Partiye yönelik hukuki süreçlerin ve siyasi operasyonların toplumda beklenen karşılığı bulmadığını savunan Gezmiş, CHP’nin her süreçten daha da güçlenerek çıktığını ifade etti. “PARTİMİZİN KÜLTÜRÜNDE ATAMA DEĞİL, SEÇİM VAR” Parti içi tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Elvan Işık Gezmiş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü bir demokrasi geleneğine sahip olduğunu söyledi. İl ve ilçe örgütlerinin üyelerin iradesiyle belirlendiğini vurgulayan Gezmiş, seçilmiş örgütlerin yanında olduklarını belirtti. Gezmiş, “Cumhuriyet Halk Partisi seçimle yönetilen bir partidir. Mahalle delegesinden başlayarak tüm kademeler demokratik seçimlerle oluşur. Üyelerimizin iradesiyle seçilmiş yöneticilerin yerine atamayla görevlendirme yapılmasını doğru bulmuyoruz. Biz seçilmiş örgütlerimizin yanındayız” diye konuştu. FINDIK ÜRETİCİSİ MALİYETLERİN ALTINDA EZİLİYOR Giresun ekonomisinin temelini oluşturan fındık üretimine de dikkat çeken Milletvekili Gezmiş, üreticinin artan maliyetler karşısında zor durumda kaldığını söyledi. Gübre, ilaç, işçilik ve diğer girdilerdeki artışın üreticiyi ciddi biçimde etkilediğini belirten Gezmiş, fındığın yalnızca bölgesel değil, Türkiye açısından stratejik bir ürün olduğunu vurguladı. Gezmiş, “Gübre, ilaç, işçilik ve tüm girdi maliyetleri katlanırken üretici emeğinin karşılığını alamıyor. Fındık bizim sadece bölgemizin değil, ülkemizin stratejik ürünüdür. Üretici bahçeye girmeden önce taban fiyat açıklanmalı ve çiftçimiz korunmalıdır” dedi. Çay üreticilerinin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Gezmiş, üreticilerin emeklerinin karşılığını alamadan ürünlerini düşük fiyatlarla satmak zorunda bırakıldığını dile getirdi. “GİRESUN GENÇLERİNİ MEMLEKETİNDE TUTACAK YATIRIMLARA İHTİYAÇ VAR” Giresun’un en önemli sorunlarından birinin göç olduğunu belirten CHP Giresun Milletvekili Gezmiş, kentte yeterli yatırım ve istihdam alanı oluşturulamamasının gençleri büyükşehirlere ve yurt dışına yönelttiğini söyledi. Gezmiş, “Giresun’un nüfusu yaklaşık 460 bin ama dünyanın birçok yerinde milyonlarca Giresunlu yaşıyor. Gençlerimiz eğitim alıyor ancak kendi memleketlerinde iş bulamıyor. Bu nedenle doğdukları toprakları terk etmek zorunda kalıyorlar. Giresun’un pozitif ayrımcılığa, yeni yatırımlara ve gençleri memleketinde tutacak projelere ihtiyacı var” ifadelerini kullandı. Kentte üretimi, istihdamı ve yerel kalkınmayı destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Gezmiş, Giresun’un sahip olduğu potansiyele rağmen hak ettiği yatırımları alamadığını söyledi. “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Karadeniz’de artan maden faaliyetleri, HES projeleri, kafes balıkçılığı ve plansız enerji yatırımlarına da değinen Gezmiş, doğayı korumanın siyasi değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Giresun’un büyük bölümünün maden ruhsatlarıyla karşı karşıya bulunduğunu belirten Gezmiş, ormanların, su kaynaklarının, tarım alanlarının ve yaylaların korunması gerektiğini söyledi. Gezmiş, “Ormanlarımızı, su kaynaklarımızı ve tarım alanlarımızı korumak zorundayız. Dünyanın en kaliteli fındığını üreten topraklarımızı, derelerimizi ve yaylalarımızı kaybetme lüksümüz yok. Toprağın üstü altından daha değerlidir” dedi. HES projeleri, kafes balıkçılığı ve plansız enerji yatırımlarının bölgenin doğal dengesini bozduğunu ifade eden Gezmiş, gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. “ÜLKEMİZİN UMUDA İHTİYACI VAR” Programda Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlar da veren Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, ülkenin içinde bulunduğu sorunların kalıcı olmadığını, çözümün adalet, demokrasi, üretim ve liyakat temelinde kurulacak yeni bir yönetim anlayışında olduğunu söyledi. Gezmiş, “Türkiye’nin içinde bulunduğu bu süreç geçicidir. Biz halkımızla birlikte ülkemizin sorunlarını çözecek kadrolara ve projelere sahibiz. Umutsuzluğa gerek yok. Türkiye’nin yeniden adaletin, demokrasinin, üretimin ve liyakatin egemen olduğu günlere kavuşacağına inanıyoruz. Bu ülkenin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı. Gezmiş’in açıklamaları, Giresun’un ekonomik beklentilerinden çevre mücadelesine, üreticinin sorunlarından Türkiye’nin demokrasi gündemine kadar birçok başlıkta dikkat çeken mesajlar olarak öne çıktı.

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR” Haber

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR”

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı için açıklanan yaş çay alım fiyatının üreticinin maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fiyatın yeniden belirlenmesini istedi. Şenyürek, kilogram başına en az 45 TL seviyesinde alım fiyatı açıklanması gerektiğini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı yaş çay alım fiyatına tepki gösterdi. Açıklanan fiyatın üreticinin artan maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirten Şenyürek, “Üreticiye geçim değil, yoksulluk dayatılıyor” dedi. Çayın yalnızca Rize’nin değil, Giresun’da da binlerce ailenin temel geçim kaynakları arasında yer aldığını vurgulayan Şenyürek, kentte yaklaşık 15 bin kayıtlı çay üreticisi bulunduğunu ifade etti. Şenyürek, Eynesil başta olmak üzere Tirebolu, Görele, Çanakçı, Güce ve Espiye ilçelerinde çay tarımının önemli bir ekonomik faaliyet olduğunu belirtti. Giresun’da yaklaşık 16 bin 578 dekarlık alanda çay üretimi yapıldığını, yıllık yaş çay üretiminin ise 26 bin tonu aştığını kaydeden Şenyürek, açıklanan fiyatın bölgedeki binlerce aileyi doğrudan ilgilendirdiğini söyledi. “MALİYETİN 31 TL’YE DAYANDIĞI BİR ORTAMDA 35 TL YETERLİ GÖSTERİLEMEZ” Yaş çay fiyatının yalnızca ekonomik bir karar olarak görülemeyeceğini belirten Şenyürek, üreticinin gübre, işçilik, nakliye ve günlük yaşam giderlerinde büyük artışlarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Şenyürek, “Bugün gübreden işçiliğe, nakliyeden günlük yaşam giderlerine kadar her kalemde ciddi artış yaşanırken, üreticiye verilen fiyat adeta ‘yoksullaşmaya devam edin’ demektir. Maliyetin 31 TL’ye dayandığı bir ortamda 35 TL’lik alım fiyatını yeterli göstermek, üreticinin aklıyla alay etmektir” ifadelerini kullandı. “ÜRETİCİ ÖZEL SEKTÖR KARŞISINDA SAVUNMASIZ BIRAKILIYOR” Şenyürek, üreticinin yalnızca düşük fiyat nedeniyle değil, ÇAYKUR’un kota uygulaması nedeniyle de mağduriyet yaşadığını belirtti. Kota sisteminin üreticiyi özel sektör karşısında zayıf bıraktığını söyleyen Şenyürek, üreticinin ürününü ÇAYKUR’a yeterli miktarda teslim edemediği için özel sektörün düşük fiyat ve geç ödeme baskısıyla karşılaştığını ifade etti. Şenyürek, “Üretici, kotaya takıldığı için çayını ÇAYKUR’a yeterli miktarda teslim edememekte; bu nedenle özel sektörün düşük fiyat ve geç ödeme dayatmasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bugün birçok üretici, borçla yaptığı üretimin bedelini ancak 9 aya varan sürelerin sonunda alabilmektedir. Bu kabul edilemez bir mağduriyettir” dedi. Çayın Karadeniz insanı için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını vurgulayan Şenyürek, açıklanan fiyatın üreticiyi korumadığını, özel sektör karşısında daha savunmasız hale getirdiğini kaydetti. “ÇAY ÜRETİCİSİNİN EMEĞİ DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR” Şenyürek, kamuoyunda “taban fiyat” algısı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek açıklanan rakamın yalnızca ÇAYKUR’un alım fiyatı olduğunu söyledi. Özel sektörün bu fiyatın altında alım yapabildiğine dikkat çeken Şenyürek, üreticiyi koruyacak yasal düzenlemenin eksikliğine işaret etti. Şenyürek, “Özel sektör bugün bunun altında alım yapabilmektedir. Çünkü üreticiyi gerçekten koruyacak bir Çay Kanunu hala çıkarılmış değildir. Çay üreticisinin emeği göz göre göre değersizleştirilmektedir” ifadelerini kullandı. “ÇAYKUR İŞÇİLERİNİN KADRO TALEBİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ” Çay üretiminin yalnızca üreticilerle sınırlı olmadığını belirten Şenyürek, ÇAYKUR bünyesinde çalışan geçici işçilerin de yıllardır güvencesiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Şenyürek, “ÇAYKUR’da çalışan geçici işçilerimizin kadro beklentisi yıllardır çözümsüz bırakılmıştır. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in de açıkça ifade ettiği gibi, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ÇAYKUR emekçilerinin kadro sorunu çözülecek, alın teriyle çalışan hiçbir emekçi güvencesizliğe mahkum edilmeyecektir” dedi. “YAŞ ÇAY FİYATI YENİDEN BELİRLENMELİ” Yaş çay alım fiyatının günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Şenyürek, kilogram başına en az 45 TL seviyesinde fiyat açıklanmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Şenyürek, üreticiyi koruyacak Çay Kanunu’nun acilen çıkarılması, özel sektörün düşük fiyat dayatmasının önlenmesi, ÇAYKUR’un kota uygulamasının üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi, destekleme priminin yeniden uygulanması ve çay üreticisinin emeğinin korunması gerektiğini belirtti. CHP’nin Karadeniz’de çay üreticisinin emeğini savunmaya devam edeceğini söyleyen Şenyürek, “Üreticinin sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

KARADENİZ RİZE’DE ÇAY ÜRETİCİSİ İÇİN AYAĞA KALKTI Haber

KARADENİZ RİZE’DE ÇAY ÜRETİCİSİ İÇİN AYAĞA KALKTI

KARADENİZ RİZE’DE ÇAY ÜRETİCİSİ İÇİN AYAĞA KALKTI CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Rize’de düzenlenen Çay Mitingi’nde çay üreticilerinin sorunlarını gündeme taşıdı. CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, belediye başkanları ve Giresun örgütü de mitinge katılarak üreticilerin emeğine ve toprağına sahip çıkma çağrısı yaptı. RİZE MEYDANINDA ÇAY ÜRETİCİSİ İÇİN BULUŞMA Cumhuriyet Halk Partisi, yaş çay sezonu öncesinde üreticilerin sorunlarını gündeme taşımak amacıyla Rize’de Çay Mitingi düzenledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katıldığı miting, Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda saat 13.30’da gerçekleştirildi. Mitingde çay üreticisinin taban fiyat beklentisi, artan üretim maliyetleri, kota ve kontenjan uygulamaları ile ÇAYKUR’un yapısı gündeme taşındı. CHP Rize İl Başkanlığı tarafından organize edilen program, çay tarımıyla geçinen üreticilerin ve çay ekonomisinden etkilenen vatandaşların sorunlarına dikkat çekmek amacıyla düzenlendi. GİRESUN ÖRGÜTÜ RİZE’DEKİ MİTİNGE KATILDI CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, beraberinde Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, belediye başkanları ve CHP Giresun örgütüyle birlikte Rize’deki mitinge katıldı. Giresun heyeti, çay üreticisinin emeğinin korunması, Karadeniz’in toprağına ve geleceğine sahip çıkılması mesajıyla Rize meydanında yer aldı. “KARADENİZ BUGÜN RİZE’DE AYAĞA KALKTI” CHP Giresun İl Başkanlığı, mitingin ardından yaptığı değerlendirmede Karadeniz’in çay üreticisi için Rize’de güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Açıklamada, yıllardır “sabredin” denilen insanların meydanlardan cevap verdiği vurgulandı. Rizelilerin emeğini de toprağını da teslim etmeye niyeti olmadığı ifade edildi. ÇAYDA TABAN FİYAT VE KOTA TEPKİSİ Rize’de düzenlenen mitingin ana gündemini çay üreticisinin ekonomik sorunları oluşturdu. Yaş çay alım fiyatı, üretim maliyetleri, destekleme politikaları, kota ve kontenjan uygulamaları ile üreticiyi koruyacak kapsamlı bir Çay Kanunu talebi öne çıktı. CHP Rize İl Başkanlığı daha önce yaptığı açıklamalarda, çay fiyatının maliyetler ve enflasyon karşısında üreticiyi koruyacak seviyeye çıkarılması, kota ve kontenjan uygulamalarının kaldırılması ve sektörün geleceğini güvence altına alacak yasal düzenlemenin yapılması gerektiğini vurgulamıştı. “BU MEMLEKETİN ALIN TERİ DE TOPRAĞI DA SAHİPSİZ DEĞİL” CHP Giresun İl Başkanlığı, Rize’deki mitingin yalnızca çay fiyatı tartışması olmadığını, Karadeniz’in emeğine, toprağına ve geleceğine sahip çıkma iradesi taşıdığını belirtti. Açıklamada şu ifadeler öne çıktı: “Karadeniz bugün Rize’de ayağa kalktı. Yıllardır ‘sabredin’ dedikleri insanlar bugün meydanlardan cevap verdi. Rizelilerin, emeğini de toprağını da teslim etmeye niyeti yok. Bu memleketin alın teri de toprağı da sahipsiz değil.” ÜRETİCİNİN TALEPLERİ TÜRKİYE GÜNDEMİNE TAŞINDI Rize’deki Çay Mitingi, Doğu Karadeniz’de çay üretimiyle geçinen geniş kesimlerin yaşadığı ekonomik sorunları Türkiye gündemine taşıdı. Bölgedeki çay üreticileri, artan gübre, işçilik ve üretim maliyetleri karşısında yaş çay fiyatının üreticiyi koruyacak düzeyde açıklanmasını bekliyor. CHP, Rize mitingiyle çay üreticisinin emeğinin, toprağının ve geleceğinin korunması gerektiği mesajını verdi. Giresun örgütünün katılımı, çay tarımı yapılan Karadeniz illerinin ortak talebinin Rize meydanında birleştiğini gösterdi.

FINDIKTA FKB: 277 TL/KG - SERBEST PİYASA: 240 TL/KG Haber

FINDIKTA FKB: 277 TL/KG - SERBEST PİYASA: 240 TL/KG

FINDIKTA GERÇEK REFERANS SERBEST PİYASA: 240 TL/KG SEVİYESİ ÖNE ÇIKIYOR Fındık piyasasında son haftalarda dikkat çeken en önemli veri, serbest piyasada oluşan 240 TL/kg seviyesi oldu. Üreticinin fiilen satış yapabildiği bu fiyat, sahadaki gerçek piyasa dengesini yansıtırken, kurumsal açıklanan fiyatlar ise daha çok karşılaştırma unsuru olarak değerlendiriliyor. Serbest piyasadaki bu hareketlilik, arz-talep dengesinin canlı olduğunu gösteriyor. Özellikle ihracat bağlantılı alımların etkisiyle oluşan 240 TL bandı, üreticinin nakde dönüş sağlayabildiği en somut gösterge olarak öne çıkıyor. FİSKOBİRLİK FİYATLARI DALGALI SEYREDİYOR Öte yandan Fiskobirlik son haftalarda ilan ettiği fiyatlarla dikkat çekse de, fiyat politikasındaki dalgalanmalar piyasa üzerinde kalıcı yön etkisi oluşturamadı. 20 Ocak’ta 287 TL/KG 03 Şubat’ta 272 TL/KG 06 Şubat’ta 277 TL/KG Bu değişimler, fiyatın kısa sürede geri çekilip kısmen artırıldığını gösteriyor. Ancak piyasada fiilen oluşan 240 TL seviyesinin üzerinde açıklanan bu rakamlar, alım hacmi sınırlı kaldığında yön belirleyici olamıyor. Analistlere göre burada temel mesele, açıklanan fiyatın yüksekliği değil, sürdürülebilirliği ve piyasaya ne kadar yansıdığı. TMO FİYATI TABAN OLUŞTURUYOR Piyasanın en alt referansı ise Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından sürdürülen 200 TL/kg alım fiyatı. Bu seviye, piyasada bir güvenlik ağı ve taban fiyat işlevi görüyor. Ancak güncel ticari işlemler bu bandın oldukça üzerinde gerçekleşiyor. Bu nedenle TMO fiyatı daha çok “en düşük güvence” olarak değerlendirilirken, piyasa dinamiklerini belirleyen ana unsur serbest alımlar oluyor. Uzmanlar, piyasada artık referansın kurumsal ilanlardan çok fiili alım fiyatları olduğunu vurguluyor. Serbest piyasada oluşan 240 TL seviyesi, arz ve talebin gerçek kesişim noktasını temsil ediyor. Fiskobirlik’in fiyat açıklamalarının ise piyasayı yukarı taşıyacak hacim ve istikrarla desteklenmesi gerektiği belirtiliyor. Aksi halde fiyat duyurularının psikolojik etkisi sınırlı kalıyor. Ortaya çıkan dengede üretici açısından üç katmanlı bir fiyat yapısı bulunuyor: Serbest Piyasa: 240 TL Fiili satış ve nakit dönüş Fiskobirlik: 277 TL Açıklanan fakat sınırlı alım etkisi TMO: 200 TL Taban güvence fiyatı Fındık piyasasında yönü belirleyen ana gösterge şu an için serbest piyasada oluşan fiyatlar. Kurumsal açıklamalar önemli olmakla birlikte, sürdürülebilir ve yüksek hacimli alımlarla desteklenmediği sürece piyasa üzerindeki etkileri sınırlı kalıyor. Bugünkü tablo gösteriyor ki, fındıkta gerçek referans serbest piyasada oluşuyor.

FINDIKTA  DÜŞÜŞ DURDURULAMIYOR! Haber

FINDIKTA DÜŞÜŞ DURDURULAMIYOR!

FİSKOBİRLİK 280 TL’YE ÇEKTİ- TMO HÂLÂ 200 TL’DE DİRENİYOR SERBEST PİYASA 260 TL/KG Karadeniz’de fındık fiyatlarında yeni bir düşüş furyası patladı. FİSKOBİRLİK’in bugün (05.12.2025) Giresun kalite tombul fındıkta alım fiyatını 280 TL/kg olarak açıkladı. Fiskobirlik ekonomik durumu nedeniyle büyük alıcı olmamasına rağmen üretici adına direnmeye çalışması sonuçsuz kalıyor. Son 48 saatte ikinci kez yapılan indirim, piyasayı altüst etti. Serbest piyasa 260 TL’de çakılı kalırken, TMO’nun aylar önce belirlediği 200 TL/kg fiyatı güncellememesi büyük tepki çekiyor. Bölgede tepkiler çığ gibi. Üretici artık TMO’nun düşük fiyat politikasının “siyasi bir tercih” olduğu gerçeği ile yüzleşti. “TMO fiyatı güncellemiyor, hükümet sessiz.” “Üretici değil, büyük alıcılar korunuyor.” “400 bin aile geçimini fındıktan sağlıyor; bu politika bölgeyi ekonomik olarak yaralar.” Üreticinin durumu her geçen gün ağırlaşıyor. Gübre, ilaç, işçilik, mazot ve kur artışıyla maliyetler yüzde 60’a yakın yükselirken, fındık fiyatı geri gidiyor. Tarım ekonomistleri, TMO’nun düşük fiyatının piyasada “taban referans” oluşturduğunu belirterek: “TMO artırmadan kimse artırmaz. Piyasa bilinçli şekilde baskılanıyor.” açıklamasında birleştiler. ÜRETİCİDE YÜZLER ASIK Fiyatların düşmesi Karadeniz köylerinde büyük moral bozukluğuna neden oldu. Üreticiler borçlarını ödeyebilmek için fındığı düşük fiyata satmaya zorlanıyor. Spot borsa yine gündemde: ŞEFFAFLIK YOK, PİYASA ÜÇ ALICININ ELİNDE Fındıkta yıllardır tartışılan spot borsa sistemi hâlâ hayata geçirilmedi. Bu nedenle fiyat oluşumu birkaç büyük alıcının yönlendirmesine bırakılmış durumda. Uzmanlara göre çözüm çok açık: Güncel maliyetlere göre gerçekçi taban fiyat, Fındık spot borsasının kurulması, TMO’nun üreticiyi koruyan aktif fiyat politikası, FİSKOBİRLİK’in güçlendirilmesi, Bahçelerde Verimlilik artışı sağlanması Ürünün hammadde olarak satışından daha çok son mamul olarak satılmasına yönelik çalışmalar. Bölgede bugün en çok konuşulan söz: “Bu milletin alın teriyle oynanıyor.” Karadeniz’de üretici, siyaset ve ekonomi çevreleri tek bir cümlede birleşiyor: “Fındıkta bu çöküş kader değil, siyasi tercih.”

FINDIKTA BÜYÜK ÇÖKÜŞ! Haber

FINDIKTA BÜYÜK ÇÖKÜŞ!

FINDIKTA BÜYÜK ÇÖKÜŞ! FİSKOBİRLİK 285 TL’ye Çekti, Piyasa 270 TL’ye İndi, TMO 200 TL’de Kaldı** Üretici üç farklı fiyat arasında sıkıştı: Uzmanlar TMO’nun düşük alım fiyatının piyasada taban referansı oluşturduğunu, serbest piyasanın ise buna paralel hareket ettiğini belirtiyor. Fındıkta yapısal reform çağrısı büyüyor. Fındıkta Sert Düşüş: FİSKOBİRLİK 285 TL’ye Çekti, Serbest Piyasa 270 TL’ye Geriledi, TMO 200 TL’de Kaldı Karadeniz Bölgesi’nde fındık fiyatlarında hızlı gerileme yaşanıyor. FİSKOBİRLİK’in bugün 50 randıman tombul fındık için alım fiyatını 285 TL/kg olarak açıklamasının ardından, serbest piyasada fiyatlar 270 TL/kg seviyesine kadar düştü. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) ise hâlâ 200 TL/kg fiyatla alım yapması, üretici kesiminde tepkilere yol açtı. TMO’nun Fiyat Politikası Tepki Çekiyor Sezon başından bu yana 200 TL/kg seviyesinde kalan TMO alım fiyatı, sektör çevrelerinde “piyasaya taban referansı” oluşturduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Tarım ekonomistleri, mevcut maliyetler dikkate alındığında bu fiyat seviyesinin üretici açısından sürdürülebilir olmadığı görüşünde birleşiyor. Üretici temsilcileri, TMO’nun düşük fiyat uygulamasının özel sektör alıcılarını da yukarı yönlü fiyat revizyonundan uzak tuttuğunu vurgulayarak, “Piyasa psikolojisi bu seviyede baskılanıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Serbest Piyasada Gerileme Devam Ediyor Bölgedeki birçok ilde serbest piyasa fiyatlarının 270 TL/kg düzeyine gerilemesi, sezonun başındaki yükseliş beklentilerini gölgede bıraktı. Sektör aktörleri, düşüşün temel nedeninin TMO fiyatının yukarı yönlü güncellenmemesi ve büyük alıcıların fiyat artırma konusunda çekimser kalması olduğunu ifade ediyor. Rekolte Tartışmaları Yeniden Gündemde Bazı piyasa yorumcularının 2026 sezonu için yüksek rekolte tahminlerini gündeme taşıması, üretici çevrelerinde tepkiye neden oldu. Uzmanlar, henüz sağlıklı tahmin yapılabilecek bir dönem olmadığına dikkat çekerek, spekülatif açıklamaların fiyat oluşumunu olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Spot Borsa Tartışması Yeniden Canlandı Ziraat Odaları ile FİSKOBİRLİK arasında yıllardır süren görüş ayrılıkları bu sezon da devam ediyor. Ziraat Odası fındık sorununu sadece Fiskobirlik özelinde yaptığı eleştirilerle yaparken, fındıkta uzun zamandır gündemde olan spot borsa sisteminin hayata geçirilememiş olması, fiyat şeffaflığını sınırlıyor ve piyasa oluşumunun sınırlı sayıda alıcının elinde şekillenmesine yol açıyor. Uzmanlar, spot borsanın kurulması hâlinde mevcut fiyat dalgalanmalarının büyük ölçüde önüne geçilebileceğini belirtiyor. Üreticinin Geliri Baskı Altında Piyasada üç farklı fiyat aralığının aynı anda görülmesi, üretici gelirlerini baskılayan bir tablo oluşturuyor: FİSKOBİRLİK: 285 TL/kg Serbest Piyasa: 270 TL/kg TMO: 200 TL/kg Sektör temsilcileri, bu fiyatların üreticiyi güç duruma soktuğunu, alıcı tarafının ise avantajlı konumda olduğunu dile getiriyor. Tarım ekonomistleri ve üretici örgütleri, fındık piyasasında fiyat istikrarının sağlanması için yapısal politikaların devreye alınması gerektiğini belirtiyor. Uzmanların öne çıkan önerileri arasında; güncel maliyet analizlerine dayalı taban fiyat belirleme, spot borsa kurulması, piyasa gözetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması yer alıyor.

BİR İLERİ İKİ GERİ!.. FINDIK  297 TL/KG Haber

BİR İLERİ İKİ GERİ!.. FINDIK 297 TL/KG

FINDIKTA FİYAT DENGESİZLİĞİ SÜRÜYOR: ÜRETİCİ UMduğunu BULAMIYOR Fındık Trim Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK), serbest piyasadaki dalgalanmaların etkisiyle alım fiyatlarında yeniden değişikliğe gitti. 19 Kasım 2025 tarihinde Giresun kalite 50 randıman fındık için 290 TL/kg olarak açıkladığı fiyatı, piyasa hareketliliği ve döviz etkisi nedeniyle 25 Kasım 2025 itibarıyla 297 TL/kg seviyesine yükseltti. Ancak fiyat artışı üreticinin beklentisini karşılamaya yetmedi. Fiyat “iki ileri bir geri” hareket ediyor Serbest piyasanın kontrolsüz dalgalanması, üreticiyi belirsizlik içinde bırakıyor. Son günlerde yaşanan hareketlilik “fındık fiyatı iki geri bir ileri gidiyor” şeklinde yorumlanıyor. Kooperatif fiyatı 7 TL artırsa da üreticiler, maliyet artışları düşünüldüğünde bu artışın yeterli olmadığını dile getiriyor. Ferrero ve TMO fiyatları üreticiyi tatmin etmedi Bölgede etkili olan Ferrero’nun alım fiyatı ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) limitli kabulleri, üreticiyi zorlayan diğer başlıklar oldu. Ferrero’nun piyasa alım fiyatlarının düşük kalması, TMO’nun ürün kabul limitlerinin üreticiyi karşılamaması, Serbest piyasada tüccarın fiyatı baskılaması, gibi nedenlerle üretici beklediği geliri elde edemiyor. Üretici: “Maliyet 260 TL’nin üzerinde, bu fiyat yetmez” Gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetlerinin son bir yılda ciddi oranda yükseldiğini hatırlatan üreticiler, 297 TL’nin ancak maliyeti karşılar seviyede olduğunu söylüyor. Üreticiler, en az 320–340 TL bandının gerçekçi bir taban fiyat olması gerektiğini savunuyor. Piyasada belirsizlik hâkim Uzmanlar, önümüzdeki günlerde fiyatlarda yeniden hareketlilik yaşanabileceğini ancak serbest piyasanın tekelleşme riski nedeniyle belirleyici güç olmaya devam ettiğini ifade ediyor. Üretici sezonu yine kaygıyla sürdürüyor FİSKOBİRLİK’in fiyat artışı olumlu karşılanırken, piyasadaki genel tablo üreticiyi memnun etmekten uzak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.