Hava Durumu

#Taban Fiyat

giresunsonhaber - Taban Fiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taban Fiyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU” Haber

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU”

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU” TMO 255 TL, FİSKOBİRLİK 205 TL: “EMEĞİNİN KARŞILIĞI VERİLMEDİ” YENİ Parti Parti Meclisi Üyesi ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 2026 ürünü fındık için açıklanan alım fiyatlarının artan üretim maliyetleri karşısında üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek, “Bu sezon da fındık üreticisi mağdur edildi; alın terinin ve emeğinin karşılığı verilmedi” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026/2027 sezonunda yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite fındık için 255 TL/kg, Levant kalite için 250 TL/kg alım fiyatı açıkladı. Yüzde 50 randımanın üzerindeki her bir puan için Giresun kalitede 5,10 TL, Levant kalitede ise 5 TL ilave ödeme yapılacak. TMO alımları 24 Ağustos'ta başladı. Gezmiş ise açıklanan rakamların gübre, ilaç, mazot, işçilik, patoz ve nakliye maliyetlerindeki artışı karşılamadığını savundu. “MALİYETİN ÜZERİNE REFAH PAYI EKLENMELİ” Her sezon öncesinde ziraat odaları, sendikalar, üretici örgütleri ve çiftçilerle görüşerek fındık üreticisinin beklentilerini gündeme taşıdıklarını belirten Gezmiş, fiyatın üretim maliyeti esas alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Gezmiş şöyle konuştu: “Üreticimizin beklentisini ve olması gereken fiyatı her platformda anlatıyoruz. Fındığın kilogram fiyatının maliyetin üzerine en az yüzde 30 refah payı eklenerek belirlenmesini ve Giresun kalite fındığa en az yüzde 10 fiyat farkı verilmesini istiyoruz. Ancak görüyoruz ki üreticinin alın terine ve emeğine gereken değer verilmiyor.” “İŞÇİ YEVMİYESİ 2 BİN 500 LİRAYA ULAŞTI” Üretim maliyetlerinin özellikle hasat döneminde önemli ölçüde yükseldiğini belirten Gezmiş, tarım işçisi yevmiyelerinin 2 bin 500 liraya kadar çıktığını ifade etti. Gübre, zirai ilaç, mazot, patoz ve nakliye giderlerindeki artışa da dikkat çeken Gezmiş, açıklanan fiyatın üreticinin maliyet ve gelir dengesini sağlamaktan uzak olduğunu savundu. “Üretici bütün bu masrafları karşıladıktan sonra elinde ne kalacak? Bu fiyat hangi yaraya merhem olacak?” diyen Gezmiş, fiyat politikasının yeniden değerlendirilmesini istedi. FİSKOBİRLİK 205 TL AÇIKLADI Gezmiş'in açıklamasında FİSKOBİRLİK'in üreticinin yanında daha güçlü biçimde yer alması gerektiği vurgulanırken, Birliğin 2026 sezonuna ilişkin ilk fiyatları da belli oldu. FİSKOBİRLİK, yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındıkta ortak üretici için 205 TL/kg, Levant kalite fındıkta ise 195 TL/kg taban fiyat belirledi. Böylece Giresun kalite fındıkta FİSKOBİRLİK'in taban fiyatı TMO'nun 255 TL'lik fiyatının 50 TL altında kaldı. Bu nedenle Gezmiş'in ilk açıklamasındaki “FİSKOBİRLİK neden suskun?” eleştirisi yerine, güncel tabloda Birliğin açıkladığı fiyatın üreticinin beklentisini ne ölçüde karşılayacağının tartışılması daha doğru hale geldi. TMO'DA ÇKS VE RANDEVU SİSTEMİ Gezmiş, üreticinin ürününün önemli bölümünün serbest piyasada daha düşük fiyatlarla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekerek TMO'nun piyasada daha güçlü alıcı olması gerektiğini savundu. Güncel TMO alım şartlarına göre üreticinin ÇKS kaydının güncel olması gerekiyor. Randevular da ÇKS belgesinde kayıtlı üretim miktarı üzerinden oluşturuluyor. Bir tona kadar ürün için en fazla bir, bir tonun üzerindeki kayıtlı üretim için ise en fazla iki randevu veriliyor. Ürün bedellerinin teslimden itibaren 21. günden başlayarak ödeneceği duyuruldu. Bu nedenle açıklamadaki “TMO dekar başına sınırlı miktarda alım yapıyor” ifadesi yerine, güncel resmî koşullara uygun olarak “TMO alımları ÇKS'de kayıtlı üretim miktarı ve randevu sistemi üzerinden yürütüyor” ifadesinin kullanılması daha doğru. “ÜRETİCİ SANDIKTA HESABINI SORACAK” Giresun'un Türkiye'nin en önemli fındık üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Gezmiş, üreticinin düşük fiyat ve yükselen maliyet baskısı altında bırakıldığını söyledi. Gezmiş, iktidarın fındık politikasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Giresunlu üretici ağır maliyetlerle, düşük fiyatlarla ve tekellerin baskısıyla mücadele ediyor. İktidar, üreticinin alın terini yok saymanın ve onu her sezon mağdur etmenin karşılığını sandıkta görecektir. Üretici kendisine yapılan bu haksızlığın hesabını mutlaka soracaktır.” Fındığın yalnızca bölgesel bir geçim kaynağı değil, Türkiye'nin tarımsal ihracatı açısından da stratejik bir ürün olduğunu vurgulayan Gezmiş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Fındık sıradan bir tarım ürünü değildir; Karadeniz'in emeği, alın teri ve geleceğidir.”

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP Haber

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben yayımladığı açık mektupta, TMO’nun 2026/2027 sezonu için duyurduğu fındık alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesini istedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, sosyal medya hesabından yayımladığı açık mektupla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. Karan, mektubunda Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 lira, levant kalite fındık için ise 250 lira olarak açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığı görüşünü dile getirdi. Gübre, ilaç, işçilik, mazot ve diğer üretim giderlerindeki artışa dikkat çeken Karan, açıklanan fiyatların üreticinin mali koşulları dikkate alınarak yeniden ele alınmasını talep etti. “FINDIK KARADENİZ’İN EKMEĞİDİR” Fındığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Karan, ürünün Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Düzce, Sakarya ve bütün Karadeniz için temel geçim kaynaklarından biri olduğunu ifade etti. Karan, “Karadeniz’in dik yamaçlarında, yağmurun ve güneşin altında alın teriyle fındık yetiştiren üretici bugün ciddi bir hayal kırıklığı yaşamaktadır” dedi. Türkiye’nin fındık ihracatından önemli miktarda döviz geliri elde ettiğini belirten Karan, bu gelirin temelini oluşturan üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını savundu. “ÜRETİCİ LÜTUF DEĞİL, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Üreticinin her sezon benzer fiyat tartışmalarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Karan, açık mektubunda şu sorulara yer verdi: “Dünya fındığının büyük bölümünü üreten Türkiye, neden kendi fındığının fiyatını belirleyemiyor? Neden üretici maliyetlerin altında ezilirken fındığın asıl değerini başkaları belirliyor? Neden fındık üreticisi her sezon aynı fiyat tartışmasını yaşamak zorunda bırakılıyor?” KALICI FINDIK POLİTİKASI ÇAĞRISI Karadeniz’deki üreticilerin yalnızca yıllık fiyat açıklaması değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir fındık politikası beklediğini kaydeden Karan, taleplerini şöyle sıraladı: TMO’nun gerektiğinde piyasaya güçlü şekilde müdahale etmesi,Üretim giderlerini dikkate alan gerçekçi bir taban fiyat uygulanması,Fındık piyasasında rekabetin güçlendirilmesi,Üreticinin piyasa baskısı karşısında korunması,Üreticinin emeğinin karşılığını almasının sağlanması. “BAHÇELERİN BOŞ KALMASI KARADENİZ’İN KAYBI OLUR” Fındık üreticisinin yeterli gelir elde edememesi durumunda bahçelerin geleceğinin tehlikeye gireceğini savunan Karan, “Bugün fındık üreticisi kazanamazsa yarın bu bahçeler boş kalacaktır. Boş kalan bahçe sadece bir tarım alanının kaybı değildir; Karadeniz’in geleceğinin kaybıdır” ifadelerini kullandı. Bir üreticinin yılda yalnızca bir kez ürün aldığını ve bu gelirle bütün yıl geçinmeye çalıştığını hatırlatan Karan, fiyattaki birkaç liralık değişikliğin dahi bölgedeki çok sayıda ailenin ekonomik hayatını doğrudan etkilediğini belirtti. “FINDIK FİYATINI YENİDEN DEĞERLENDİRİN” Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fındık üreticisinin taleplerine karşılık verecek bir irade beklediklerini ifade eden Karan, açık mektubunu şu sözlerle tamamladı: “Biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz. Karadeniz’in fındık bahçelerinde bugün sadece fındık değil, üreticinin umudu da yetişiyor. O umudu söndürmeyin. Fındık üreticisinin sesine kulak verin.”

TAŞGÖZ: “MİLLETİN DERDİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?” Haber

TAŞGÖZ: “MİLLETİN DERDİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?”

TAŞGÖZ: “MİLLETİN DERDİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, açıklanan fındık alım fiyatlarına tepki göstererek Giresun milletvekillerine üreticinin haklarını savunma çağrısında bulundu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 TL, Levant kalite fındık için ise 250 TL olarak açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını savundu. Fındığın Giresun ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Taşgöz, yaptığı yazılı açıklamada iktidar ve Cumhur İttifakı milletvekillerine seslendi. “GİRESUN’UN SESİ OLMAK YERİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?” Taşgöz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Terör örgütü elebaşıyla ilgili statü tartışmaları ve siyasi düzenlemeler gündeme geldiğinde gösterilen hassasiyet, Giresun’un alın teri olan fındık söz konusu olduğunda neden gösterilmiyor? Sayın Ali Temür, Sayın Nazım Elmas, Sayın Konal… Siz bu şehrin milletvekillerisiniz. Giresunlu üreticinin hakkını savunmak, sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımak ve çözüm aramak sizin sorumluluğunuz değil midir? Bir yıl boyunca dağda, bayırda, yağmurun ve sıcağın altında emek veren üreticinin ürünü 250–255 liraya mahkûm edilirken neden sessiz kalıyorsunuz?” “FINDIK, GİRESUN EKONOMİSİNİN TEMEL DİREĞİDİR” Fındığın yalnızca bir tarım ürünü olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Taşgöz, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Fındık; bu şehrin ekonomisi, esnafın nefesi, köylünün umudu ve gençlerin geleceğidir. Fındık değer kaybettiğinde yalnızca üretici değil, Giresun’un tamamı kaybeder. Üreticinin maliyetleri her geçen gün artarken açıklanan fiyatın beklentileri karşılamadığı açıktır. Üretici borçlarını nasıl ödeyeceğini, bahçesine gelecek yıl nasıl bakacağını ve ailesinin geçimini nasıl sağlayacağını düşünmektedir.” TMO’YA ETKİN MÜDAHALE ÇAĞRISI İYİ Parti olarak üreticinin tüccarların ve büyük alıcıların karşısında korunması gerektiğini yıllardır dile getirdiklerini ifade eden Taşgöz, şunları kaydetti: “TMO, hasat başlamadan önce üreticiyi koruyacak güçlü bir taban fiyat açıklamalı ve piyasaya etkin biçimde müdahale etmelidir. Fiyat politikası belirlenirken üretim maliyetlerinin yanı sıra üreticinin insanca yaşayabilmesi için gerekli refah payı da dikkate alınmalıdır. Üreticiyi piyasanın insafına bırakan anlayış terk edilmelidir. Fındıkta sürdürülebilir, öngörülebilir ve üreticiyi koruyan kalıcı bir politika hayata geçirilmelidir.” “GİRESUN SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Taşgöz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz, alın terinin karşılığını isteyenlerin tarafındayız. Emeğin günlük siyasi hesaplardan daha kıymetli olduğuna inanıyoruz. Bugün üreticinin yaşadığı mağduriyet karşısında sessiz kalanlar, yarın Giresun halkına bunun hesabını vermek zorunda kalacaktır. Giresun sahipsiz değildir. Üreticimizin hakkını savunmaya ve haksızlığa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

KARAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATI TAM BİR YIKIM Haber

KARAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATI TAM BİR YIKIM

KARAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATI TAM BİR YIKIM KARAN’DAN KARAN’DAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATINA SERT TEPKİ: ÜRETİCİ İÇİN TAM BİR YIKIM Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı fındık alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek, “Açıklanan fiyat tam bir hayal kırıklığıdır. Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürer” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 2026-2027 sezonu için Giresun kalite kabuklu fındığın kilogramı 255 TL, levant kalite fındığın kilogramı ise 250 TL olarak açıklandı. Karara Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan sert tepki geldi. Doğudan batıya bütün fındık üreticileri adına konuştuğunu belirten Karan, açıklanan fiyatların üretim maliyetlerinden ve mevcut ekonomik şartlardan uzak olduğunu söyledi. “AÇIKLANAN FİYAT TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR” Karan, fiyat kararına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Doğudan batıya tüm fındık üreticileri adına ifade etmek isteriz ki açıklanan 2026 yılı fındık taban fiyatı tam bir hayal kırıklığıdır. Giresun kalite fındık için belirlenen 255 TL, levant kalite için belirlenen 250 TL taban fiyat; maliyetlerden ve içinde bulunduğumuz ekonomik şartlardan çok uzaktır.” “BU FİYAT TEKELCİLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRER” Açıklanan rakamların üreticiden çok piyasadaki güçlü alıcıların işine yarayacağını savunan Karan, “Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürecek bir fiyattır” dedi. Üreticinin ve kamuoyunun en az 300 TL taban fiyat beklentisi içinde olduğunu vurgulayan Karan, belirlenen fiyatın geçen sezon serbest piyasada oluşan rakamların da yaklaşık 100 TL altında kaldığını ileri sürdü. Karan, “Üreticinin ve toplumun en az 300 TL beklenti içinde olduğu bir ortamda, üstelik geçen sezonun serbest piyasa fiyatının yaklaşık 100 TL altında kalan bu taban fiyat, fındık üreticisi için tam anlamıyla bir yıkımdır” ifadelerini kullandı. MİLLETVEKİLLERİNE “240 TL” TEPKİSİ Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 240 TL taban fiyat önerdiği yönündeki iddialara da tepki gösteren Karan, böyle bir teklifin üreticinin beklentileriyle bağdaşmadığını söyledi. Karan, “Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanımıza 240 TL taban fiyat teklifi sunduğu iddiası, fındık üreticisine yapılmış bir ihanettir” değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu iddianın doğru olması hâlinde açıklanan rakamın şaşırtıcı olmayacağını savunan Karan, “Bu teklif karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızın üzerine 10 TL daha koyarak fiyat belirlemesi gayet normaldir” dedi. “ÜRETİCİNİN YÜZÜNE NASIL BAKACAKLAR?” Karan, 240 TL teklif sunduğu ileri sürülen milletvekillerine yönelik eleştirisini şöyle sürdürdü: “Fındık taban fiyatı için 240 TL isteyen bu milletvekillerinin üreticinin yüzüne nasıl bakacağı, üreticinin yanına nasıl gideceği merak konusudur.” “BAHÇEYE GİRMEMEYİ BİLE DÜŞÜNÜR HÂLE GELDİK” Açıklanan fiyatın üreticinin hasat kararını dahi etkileyebilecek düzeyde olduğunu dile getiren Karan, fındık üreticilerinin tepkisini şu sözlerle aktardı: “Açıklanan fiyat karşısında üreticiler olarak bahçeye girmemeyi bile düşünür hâle geldik. Takdir tüm üreticilerimizindir.” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı fındık alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek, “Açıklanan fiyat tam bir hayal kırıklığıdır. Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürer” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 2026-2027 sezonu için Giresun kalite kabuklu fındığın kilogramı 255 TL, levant kalite fındığın kilogramı ise 250 TL olarak açıklandı. Karara Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan sert tepki geldi. Doğudan batıya bütün fındık üreticileri adına konuştuğunu belirten Karan, açıklanan fiyatların üretim maliyetlerinden ve mevcut ekonomik şartlardan uzak olduğunu söyledi. “AÇIKLANAN FİYAT TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR” Karan, fiyat kararına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Doğudan batıya tüm fındık üreticileri adına ifade etmek isteriz ki açıklanan 2026 yılı fındık taban fiyatı tam bir hayal kırıklığıdır. Giresun kalite fındık için belirlenen 255 TL, levant kalite için belirlenen 250 TL taban fiyat; maliyetlerden ve içinde bulunduğumuz ekonomik şartlardan çok uzaktır.” “BU FİYAT TEKELCİLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRER” Açıklanan rakamların üreticiden çok piyasadaki güçlü alıcıların işine yarayacağını savunan Karan, “Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürecek bir fiyattır” dedi. Üreticinin ve kamuoyunun en az 300 TL taban fiyat beklentisi içinde olduğunu vurgulayan Karan, belirlenen fiyatın geçen sezon serbest piyasada oluşan rakamların da yaklaşık 100 TL altında kaldığını ileri sürdü. Karan, “Üreticinin ve toplumun en az 300 TL beklenti içinde olduğu bir ortamda, üstelik geçen sezonun serbest piyasa fiyatının yaklaşık 100 TL altında kalan bu taban fiyat, fındık üreticisi için tam anlamıyla bir yıkımdır” ifadelerini kullandı. MİLLETVEKİLLERİNE “240 TL” TEPKİSİ Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 240 TL taban fiyat önerdiği yönündeki iddialara da tepki gösteren Karan, böyle bir teklifin üreticinin beklentileriyle bağdaşmadığını söyledi. Karan, “Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanımıza 240 TL taban fiyat teklifi sunduğu iddiası, fındık üreticisine yapılmış bir ihanettir” değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu iddianın doğru olması hâlinde açıklanan rakamın şaşırtıcı olmayacağını savunan Karan, “Bu teklif karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızın üzerine 10 TL daha koyarak fiyat belirlemesi gayet normaldir” dedi. “ÜRETİCİNİN YÜZÜNE NASIL BAKACAKLAR?” Karan, 240 TL teklif sunduğu ileri sürülen milletvekillerine yönelik eleştirisini şöyle sürdürdü: “Fındık taban fiyatı için 240 TL isteyen bu milletvekillerinin üreticinin yüzüne nasıl bakacağı, üreticinin yanına nasıl gideceği merak konusudur.” “BAHÇEYE GİRMEMEYİ BİLE DÜŞÜNÜR HÂLE GELDİK” Açıklanan fiyatın üreticinin hasat kararını dahi etkileyebilecek düzeyde olduğunu dile getiren Karan, fındık üreticilerinin tepkisini şu sözlerle aktardı: “Açıklanan fiyat karşısında üreticiler olarak bahçeye girmemeyi bile düşünür hâle geldik. Takdir tüm üreticilerimizindir.”

FINDIKTA FİYAT YARIŞI Haber

FINDIKTA FİYAT YARIŞI

FINDIKTA FİYAT YARIŞI FINDIKTA RAKAM YARIŞI DEĞİL, AÇIK MALİYET VE DÜNYA ARZI HESABI GEREKİYOR Yeni Parti Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in 350 lira, İYİ Parti’nin Giresun kalite için 320, Levant kalite için 310 lira ve Giresun Ziraat Odasının en az 300 lira olarak açıkladığı fiyat önerileri arasındaki fark, fındık tartışmasının ortak ve denetlenebilir bir maliyet hesabına dayanması gerektiğini gösterdi. Türkiye’nin 704 bin 941 tonluk 2026 rekoltesi esas alınarak üreticiyi koruyacak gerçekçi fiyat; maliyet, enflasyon, refah payı, bölgesel üretim farkı, dünya üretimi, ihracat, Güney Yarım Küre’den gelen ürün ve TMO’nun alım hedefi birlikte değerlendirilerek açıklanmalı. Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026 yılı fındık alım fiyatı beklenirken siyasi partiler ve üretici kuruluşlarından farklı rakamlar geliyor. Açıklanan fiyatların 300 liradan başlayarak 350 liraya kadar çıkması, tartışmayı üreticinin gerçek maliyetinden uzaklaştırıp siyasi bir rakam yarışına dönüştürme riski taşıyor. Yeni Parti Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TMO’nun taban alım fiyatını en az 350 lira olarak açıklamasını, fiyatın enflasyona göre güncellenmesini ve Giresun kalite fındığa en az yüzde 10 kalite farkı verilmesini istedi. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Enver Yılmaz ise Samsun Milletvekili Erhan Usta ve partisinin yöneticileriyle düzenlediği basın toplantısında, fındığın kilogram maliyetinin 240–260 lira arasında olduğunu belirterek peşin ödeme şartıyla Giresun kalite fındığa 320, Levant kaliteye 310 lira önerdi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan da dışarıdan işçilik kullanılması durumunda bir kilogram fındığın maliyetini 230 lira olarak açıkladı. Karan, bu maliyete yüzde 30 refah payı eklenmesi gerektiğini belirterek TMO fiyatının 300 liranın altında olmamasını istedi. 300, 320 VE 350 LİRA: FARK HANGİ HESAPTAN ÇIKIYOR? Üç ayrı açıklamadaki fiyat farkının anlaşılabilmesi için yalnızca sonuç rakamlarının değil, bu rakamlara ulaşılırken kullanılan hesapların da yayımlanması gerekiyor. Giresun Ziraat Odasının açıkladığı 230 liralık maliyete yüzde 30 refah payı eklendiğinde kilogram başına 299 liralık fiyat ortaya çıkıyor. Bu hesap, odanın en az 300 liralık önerisiyle örtüşüyor. İYİ Parti’nin açıkladığı 240–260 liralık maliyet bandında ise 310–320 liralık fiyat, esas alınan maliyete göre yaklaşık yüzde 19 ile yüzde 33 arasında değişen bir pay taşıyor. Ancak Giresun ve Levant kalite için maliyetlerin ayrı ayrı gösterilmesi, kalite farkının hangi ölçüyle hesaplandığının açıklanması gerekiyor. Gezmiş’in önerdiği 350 liranın da üretim maliyeti, enflasyon, refah payı ve Giresun kalite farkı bakımından ayrıntılı bir hesap tablosuyla desteklenmesi, önerinin ekonomik karşılığını güçlendirecektir. Fiyat açıklayan her siyasi parti, milletvekili ve meslek kuruluşu; hangi ilde, hangi rakımda, kaç kilogram dekar verimi ve hangi işçilik modeli üzerinden hesap yaptığını ortaya koymalı. Aksi hâlde birbirinden farklı rakamlar, üreticinin beklentisini yükselten ancak uygulanabilirlik zemini gösterilmeyen siyasi açıklamalar olarak kalır. MALİYET SADECE İŞÇİLİK VE GÜBREDEN OLUŞMUYOR Gerçekçi bir kilogram maliyetinde gübre, ilaç, akaryakıt, bahçe bakımı, ot biçme, budama, toplama, taşıma, patoz, çuval, kurutma, depolama ve finansman giderleri ayrı ayrı gösterilmeli. Aile işçiliğinin ücretsiz kabul edilmesi maliyeti yapay biçimde düşürür. Üreticinin ve ailesinin bahçede çalıştığı süre, dışarıdan işçi tutulmasa bile emek maliyeti olarak hesaplanmalı. Arazi sahibinin bahçesi için harcadığı zaman ve iş gücü yok sayılamaz. Doğu Karadeniz’in dik ve parçalı arazileri, düşük dekar verimi ve yüksek toplama maliyeti de Samsun, Sakarya ve Düzce’deki üretim şartlarıyla aynı değerlendirilmemeli. Giresun kalite fındık için önerilen fiyat farkı, yalnızca ürün niteliği üzerinden değil, bölgenin yüksek üretim maliyeti üzerinden de hesaplanmalı. Maliyet hesabına enflasyon ve makul refah payı eklendikten sonra üreticinin köyünde kalmasını, bahçesine bakmasını ve gelecek yıl yeniden üretmesini sağlayacak gelir düzeyi belirlenmeli. Fındık fiyatı yalnızca bir yıllık ürün bedeli olarak değil, Karadeniz’in kırsal nüfusunu ve sosyoekonomik yapısını koruyan bir politika aracı olarak ele alınmalı. SİYASİLER ÖNCE VERİYE, SONRA FİYATA BAKMALI Fındık fiyatı açıklayan siyasiler önce gerçekçi bir hesap ortaya koymalı. Türkiye’nin 704 bin 941 tonluk rekoltesi, dünya üretimi, Güney Yarım Küre’den gelen ürün, iç tüketim, ihracat beklentisi ve TMO’nun piyasadan çekmeyi planladığı miktar birlikte değerlendirilerek gerçek arz tablosu çıkarılmalı. Bunun ardından üretim maliyeti kalem kalem hesaplanmalı. Valilik tarafından belirlenen günlük fındık toplama ücreti tek başına işçilik maliyeti olarak kabul edilemez. Budama, gübreleme, ilaçlama, ot biçme, bahçe temizliği, toplama, taşıma, patoz, kurutma ve depolama süreçlerinde kullanılan toplam iş gücü ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Üreticinin, eşinin ve çocuklarının bahçede karşılıksız çalıştığı varsayımıyla maliyet düşürülemez. Ev halkının emeği de dışarıdan alınan işçilik gibi parasal karşılığı bulunan bir üretim gideridir. Üretici ailesinin emeğini yok sayan hesap, gerçek maliyeti değil, yalnızca üreticinin cebinden çıkan nakit harcamayı gösterir. Siyasi partiler ve milletvekilleri; rekolteyi, dünya arzını, ihracatı, bölgesel verim farkını, gerçek işçilik giderini, diğer üretim maliyetlerini, enflasyonu, refah payını ve TMO’nun alım hedefini aynı tabloda göstermeden fiyat yarışına girmemeli. Açıklanan fiyatın hangi maliyet hesabına dayandığı, üreticiye ne kadar gelir bıraktığı, TMO’nun bu fiyattan kaç ton ürün alacağı ve fiyatın ihracatçı ile sanayici açısından nasıl karşılanacağı açıkça ortaya konulmalı. TÜRKİYE’NİN 2026 REKOLTESİ 704 BİN 941 TON Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, il tarım müdürlükleri bünyesinde oluşturulan rekolte tespit komisyonlarının çalışması sonucunda Türkiye’nin 2026 yılı tahmini kabuklu fındık rekoltesi 704 bin 941 ton olarak belirlendi. Fiyat ve arz hesaplarında bu rakam esas alınmalı. Rekoltenin yüzde 50 randıman üzerinden yaklaşık iç fındık karşılığı 352 bin 471 ton olarak hesaplanıyor. Türkiye 2025 takvim yılında 238 bin 704 ton iç fındık ihraç etti. Bunun yaklaşık kabuklu karşılığı 477 bin 408 ton. Buna göre 2026 rekoltesinin iç fındık karşılığı, 2025 takvim yılı ihracatının yaklaşık 113 bin 767 ton üzerinde bulunuyor. Gösterge Kabuklu fındık İç fındık karşılığı Türkiye 2026 rekoltesi 704.941 ton 352.471 ton Türkiye’nin 2025 ihracatı 477.408 ton 238.704 ton Aradaki fark 227.533 ton 113.767 ton Ancak bu farkın tamamı arz fazlası olarak değerlendirilemez. İç tüketim, çerezlik, randıman farklılıkları, işleme kayıpları, kalite sorunları ve sezon içinde oluşabilecek stok ihtiyacı da toplam rekolteden karşılanacak. İHRACATTAKİ GERİLEME HEM RİSK HEM TOPARLANMA ALANI 2025-2026 ihracat sezonunun ilk 10 ayında Türkiye 169 bin 480 ton iç fındık ihraç etti. Önceki sezonun aynı döneminde bu miktar 276 bin 374 tondu. İhracat miktarı bir önceki sezonun aynı dönemine göre yaklaşık 106 bin 894 ton azaldı. Bu gerileme yeni sezon için önemli bir risk oluştururken aynı zamanda ihracatın yeniden yükselmesi hâlinde kullanılabilecek bir pazar alanı bulunduğunu da gösteriyor. İhracat önceki sezon seviyesine dönerse 704 bin 941 tonluk rekoltenin önemli bölümü pazarlanabilir. Dış satışlar düşük kalırsa iç piyasada arz baskısı oluşabilir ve TMO’nun alım kapasitesi fiyat açısından daha belirleyici hâle gelir. Türkiye’nin ihracatı yalnızca tonaj üzerinden değil, ihraç edilen ürünün ortalama fiyatı, işlenmiş ürün payı, döviz geliri ve kilogram başına katma değeri üzerinden de değerlendirilmelidir. DÜNYA FINDIK ÜRETİMİNDE ARTIŞ BEKLENİYOR Türkiye’de fındık fiyatı yalnızca ülke içindeki rekolte üzerinden belirlenemez. ABD, Şili, İtalya, Çin, Azerbaycan, Gürcistan, İspanya ve diğer üretici ülkelerin rekoltesindeki değişiklikler, küresel alıcıların satın alma seçeneklerini doğrudan etkiliyor. Türkiye için 704 bin 941 tonluk Bakanlık koordinasyonlu rekolte esas alınarak uluslararası ülke tahminleriyle birlikte yapılan hesaplama, dünya kabuklu fındık üretiminin yaklaşık 1 milyon 327 bin ton düzeyine ulaşabileceğini gösteriyor. Bu rakam, farklı ülkeler için açıklanan tahminlerin Türkiye’nin 704 bin 941 tonluk rekoltesiyle birleştirilmesi sonucunda elde edilen analitik bir göstergedir; resmî bir dünya rekolte açıklaması değildir. Önceki sezon için açıklanan yaklaşık 1 milyon 80 bin tonluk dünya üretimiyle karşılaştırıldığında küresel üretimde yaklaşık 247 bin tonluk, başka bir ifadeyle yüzde 22,8 oranında artış ortaya çıkıyor. Dünya üretimindeki bu artış, alıcıların ürün bulmasını kolaylaştırabilir ve uluslararası fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı azaltabilir. Ancak dünya piyasasına sunulacak gerçek miktar; randıman, kalite, zararlı etkisi, ihracata uygun ürün oranı ve ülkelerin stok politikalarına göre değişecek. TÜRKİYE DIŞINDAKİ ÜRETİCİLERİN DURUMU 2026-2027 sezonuna ilişkin uluslararası tahminlerde Türkiye dışındaki başlıca üretici ülkeler için şu rakamlar yer alıyor: Ülke Üretim tahmini Önceki sezona göre değişim ABD 123.500 ton %12,3 artış Şili 120.000 ton %0,6 azalış Çin 100.000 ton %13,6 artış İtalya 90.000 ton %38,5 artış Azerbaycan 65.000 ton %8,3 artış Gürcistan 45.000 ton Değişim beklenmiyor İran 22.600 ton %5,8 azalış İspanya 10.530 ton %40,4 artış Fransa 9.500 ton %5,6 artış Türkiye dışındaki bu dokuz üretici ülkenin toplam tahmini üretimi yaklaşık 586 bin 630 tona ulaşıyor. Küresel alıcıların tamamı aynı kalite ve özellikte ürün sunmasa da bu ülkeler Türkiye’ye alternatif kaynak oluşturuyor. ABD, Çin, İtalya, Azerbaycan, İspanya ve Fransa’da üretim artışı beklenmesi, Türkiye’nin dünya pazarındaki fiyat ve satış politikasını daha dikkatli oluşturmasını gerektiriyor. Türkiye üretimde açık ara liderliğini koruyor. Ancak bu üstünlüğün devamı yalnızca yüksek tonaja değil; kaliteye, izlenebilirliğe, zamanında teslimata, istikrarlı fiyat politikasına ve üreticinin bahçede kalmasına bağlı. GÜNEY YARIM KÜRE 2026 ÜRÜNÜNÜ PAZARA SUNDU Türkiye, ABD, İtalya, Gürcistan ve Azerbaycan’da 2026 ürünü henüz hasat aşamasına gelirken Güney Yarım Küre’de üretim takvimi farklı işliyor. Güney Yarım Küre’nin en önemli fındık üreticisi Şili, 2026 mahsulünü yılın ilk aylarında topladı ve Türkiye yeni sezona başlamadan uluslararası pazara sundu. Şili’nin 2026 yılı üretimi yaklaşık 120 bin ton olarak tahmin ediliyor. Bu miktar önceki sezona göre artış değil, yaklaşık yüzde 0,6 oranında sınırlı bir gerilemeye işaret ediyor. Bununla birlikte Şili’nin üretim kapasitesi uzun vadede hızlı biçimde büyüyor. Şili Tarım Bakanlığına bağlı ODEPA verilerine göre ülkedeki fındık bahçelerinin alanı 2020’de 24 bin 430 hektarken 2025’te 49 bin 264 hektara ulaştı. Beş yılda fındık alanı yaklaşık iki katına çıktı. Yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 15,1 olarak hesaplandı. Yeni bahçelerin verime yatmasıyla Şili’nin gelecek yıllarda üretimini artırma potansiyeli bulunuyor. Şili’nin 2026 üretimi geçen sezona göre belirgin biçimde artmamış olsa da 120 bin tonluk ürününü Türkiye’den önce pazara sunması önemli. Dünya sanayicisi ve büyük alıcılar, Türkiye’nin yeni mahsulü piyasaya çıkmadan Şili’den ürün temin edebiliyor. Bu nedenle Türkiye’de taban fiyat belirlenirken yalnızca ağustos ayında bahçeden çıkacak yerli fındık değil, Şili’nin yılın ilk yarısında dünya pazarına sunduğu ürünün miktarı, satış fiyatı ve alıcıların elindeki stok da analiz edilmeli. ALICILARIN ALTERNATİFİ ARTIYOR ABD’nin 123 bin 500, Şili’nin 120 bin, Çin’in 100 bin ve İtalya’nın 90 bin tonluk üretim tahminleri birlikte değerlendirildiğinde yalnızca bu dört ülkenin toplam üretimi 433 bin 500 tona ulaşıyor. Azerbaycan, Gürcistan, İspanya ve Fransa da hesaba katıldığında Türkiye dışındaki arz genişliyor. Türkiye hâlâ dünya fındık üretiminin en büyük bölümünü karşılıyor ancak uluslararası alıcıların alternatif tedarik kaynakları artıyor. Bu durum üretici fiyatını düşürmek için gerekçe yapılmamalı. Türkiye’nin rekabet gücü üreticiyi maliyetinin altında ürün satmaya zorlayarak korunamaz. Kalite, verimlilik, kahverengi kokarca ve diğer zararlılarla mücadele, işlenmiş ürün ihracatı, marka değeri ve pazar çeşitliliği artırılmalı. Üreticinin maliyeti ile dünya piyasasının ödeme kapasitesi arasındaki fark, üreticinin gelirinden kesilerek kapatılmamalı. TMO’NUN KAÇ TON FINDIK ALACAĞI ÖNCEDEN AÇIKLANMALI Yeni sezonda fiyatın yönünü yalnızca açıklanacak taban fiyat değil, TMO’nun piyasadan ne kadar fındık almayı planladığı da belirleyecek. TMO’nun alım hedefi bilinmeden açıklanan fiyatın piyasayı ne ölçüde destekleyeceği hesaplanamaz. TMO’nun 100 bin ton alım yapmasıyla 200 bin ton alım yapması, serbest piyasadaki kısa vadeli arz bakımından aynı sonucu doğurmaz. Türkiye’nin 704 bin 941 tonluk rekoltesi esas alındığında, TMO’nun 100 bin ton ürün alması hâlinde yaklaşık 604 bin 941 ton; 200 bin ton alması hâlinde ise yaklaşık 504 bin 941 tonluk ürün özel piyasa, iç tüketim ve ihracat kanallarında kalır. Türkiye rekoltesi TMO alım hedefi Diğer kanallarda kalabilecek miktar 704.941 ton 100.000 ton 604.941 ton 704.941 ton 200.000 ton 504.941 ton Alım hedefindeki 100 bin tonluk fark, toplam rekoltenin yaklaşık yüzde 14,2’sine karşılık geliyor. Bu büyüklük, hasat döneminde piyasaya gelecek ürün miktarını ve üreticinin pazarlık gücünü doğrudan etkileyebilir. Bu hesap, TMO’nun aldığı ürünü aynı sezon içinde yeniden satışa çıkarmadığı varsayımına dayanıyor. Kurum ürünü piyasadan aldıktan kısa süre sonra yeniden satarsa alımın arz üzerindeki düzenleyici etkisi zayıflar. Bu nedenle yalnızca alım hedefi değil, alınan fındığın ne kadar süre stokta tutulacağı ve hangi koşullarda satışa çıkarılacağı da önceden açıklanmalı. TMO’nun yüksek bir fiyat açıklayıp sınırlı miktarda ürün alması üreticiyi yeterince korumayabilir. Alım kotası düşük tutulur, randevu sistemi yavaş işler veya ürün bedelleri gecikirse üretici yeniden tüccara yönelmek zorunda kalabilir. Bu durumda açıklanan fiyat, piyasanın tamamını yönlendiren taban fiyat olmaktan çıkar. TMO FİYATLA BİRLİKTE ALIM PROGRAMINI DA YAYIMLAMALI TMO yalnızca kilogram başına alım fiyatını duyurmamalı. Kurum, her sezon öncesinde uygulanabilir ve denetlenebilir bir alım programı yayımlamalı. Bu programda şu bilgiler yer almalı: Sezon boyunca alınması planlanan toplam fındık miktarı, Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun ve Batı Karadeniz için ayrılan alım kapasitesi, Giresun, Levant ve Sivri kaliteye göre hedeflenen alım miktarları, İl ve ilçelerde açılacak alım noktaları, Alım noktalarının günlük ve haftalık kapasitesi, Üretici başına uygulanacak teslimat sınırı, Randevu takvimi ve ürün kabul kriterleri, Ürün bedellerinin kesin ödeme süresi, Alınan ürünün ne kadar süre stokta tutulacağı, Sezon içinde yapılabilecek satışların takvimi ve yöntemi. TMO’nun 100 bin ton mu, 200 bin ton mu yoksa daha yüksek miktarda mı fındık alacağını üretici hasattan önce bilmeli. Çünkü alım hedefindeki her 100 bin tonluk fark, piyasaya kısa dönemde girecek ürün miktarını ve üreticinin pazarlık gücünü doğrudan etkiler. ÜRETİCİNİN SÜRDÜREBİLECEĞİ, ALICININ KARŞILAYABİLECEĞİ FİYAT Fındık fiyatı yalnızca üreticinin maliyetine veya yalnızca alıcının ödeme isteğine göre belirlenemez. Sağlıklı bir fiyat için üretim maliyeti, aile emeği, enflasyon, refah payı, bölgesel kalite farkı, 704 bin 941 tonluk Türkiye rekoltesi, dünya üretimi, ihracat fiyatı, döviz kuru, sanayicinin işleme maliyeti ve TMO’nun alım kapasitesi aynı model içinde değerlendirilmelidir. Üreticinin maliyetinin altında kalan fiyat bahçe bakımını azaltır, kırsaldan göçü hızlandırır ve gelecek yıllardaki üretimi tehlikeye atar. Dünya piyasasından tamamen kopan ve hesaplanabilir ticari karşılığı gösterilmeyen fiyat ise ihracatın gerilemesine, alıcının başka ülkelere yönelmesine ve ürünün iç piyasada birikmesine yol açabilir. Bu nedenle açıklanacak fiyatın hesabı kamuoyuna açık olmalı. Üreticinin üretimi sürdürebileceği, ailesinin emeğinin karşılığını alabileceği ve makul bir refah payına ulaşabileceği fiyatla; ihracatçı ve sanayicinin dünya pazarında alım yapıp rekabet edebileceği fiyat arasında sürdürülebilir bir denge kurulmalı. Bu dengeyi sağlamak için üreticinin gelirinden vazgeçmesi istenmemeli. Devlet; alan bazlı destek, kalite primi, bölgesel üretim desteği, uygun finansman, ihracat teşviki, lisanslı depoculuk ve güçlü TMO alımıyla maliyet ile piyasa fiyatı arasındaki baskıyı azaltmalı. Üretici yalnızca açıklanan fiyatı değil, TMO’nun o fiyattan kaç ton ürün alacağını da bilmek zorundadır. Alıcı da sezon boyunca uygulanacak alım, stok ve satış politikasını öngörebilmelidir. Fındık politikası popüler rakam açıklamalarıyla değil, denetlenebilir veri ve sürdürülebilir üretim hesabıyla kurulabilir. Doğru fiyat; yalnızca o gün en yüksek söylenen rakam değil, üreticinin emeğini karşılayan, üretimin devamını sağlayan, alıcının dünya pazarında karşılık bulabildiği ve uygulanabilir bir alım programıyla desteklenen fiyattır.

FINDIKTA 100 BİN TONLUK “MASA BAŞI” HESABI! Haber

FINDIKTA 100 BİN TONLUK “MASA BAŞI” HESABI!

FINDIKTA 100 BİN TONLUK “MASA BAŞI” HESABI! KARAN: “DEVLETİN TESPİT ETTİĞİ REKOLTENİN ÜZERİNE 100 BİN TON EKLEMEK KANUN TANIMAMAKTIR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Tarım ve Orman Bakanlığının 704 bin 941 tonluk resmî rekolte tespitine karşılık ihracatçıların 805 bin 246 ton açıklamasına sert tepki gösterdi. Aradaki 100 bin 305 tonluk farkın taban fiyatını baskılamaya yönelik olduğunu savunan Karan, “Uçuk kaçık rakamlar çuvala girmez. Amaç, alivre satışları kurtarmak ve üreticinin fındığını ucuza almaktır” dedi. Türkiye’nin 2026 yılı tahmini fındık rekoltesi üzerinden başlayan tartışma büyüyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından açıklanan 805 bin 246 tonluk tahmine sert sözlerle karşı çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Türkiye’nin 2026 yılı tahmini fındık rekoltesinin 704 bin 941 ton olarak tespit edilip kayıt altına alındığını belirten Karan, ihracatçıların bu rakamın 100 bin 305 ton üzerine çıkmasını piyasa müdahalesi olarak değerlendirdi. “DEVLETİN RAKAMINI YOK SAYMAK KABUL EDİLEMEZ” Karan, ihracatçıların ayrı bir rekolte rakamı açıklamasını “kanun ve kural tanımamak” olarak nitelendirerek şunları söyledi: “Devletin resmî mercileri tarafından tespit edilen rakamın üzerine 100 bin ton ekleyerek rekolte açıklamak kabul edilemez. O zaman ziraat odaları, ticaret borsaları, FİSKOBİRLİK, TMO ve diğer kurumlar da kafasına göre rekolte açıklasın.” “İHRACATÇI 805 BİN DİYORSA BİZE GÖRE 570 BİN TON” İhracatçıların açıkladığı rakamın sahadaki tabloyu yansıtmadığını savunan Karan, üreticiden aldıkları bilgilere göre çok daha düşük bir rekolte beklendiğini ifade etti: “Eğer ihracatçılara göre rekolte 805 bin tonsa, bize göre de 570 bin ton. Biz bunu masa başında değil, yılın 12 ayı bahçede olan üreticinin ağzından söylüyoruz.” “AMAÇ TABAN FİYATINI AŞAĞI ÇEKMEK” Yüksek rekolte açıklamasının zamanlamasına dikkat çeken Karan, taban fiyat ilan edilmeden hemen önce kamuoyuna sunulan rakamların tesadüf olmadığını ileri sürdü. Karan, yüksek rekolte algısı oluşturularak üreticinin fiyat beklentisinin düşürülmek istendiğini belirterek şöyle konuştu: “Hasat sonunda çuvala giren rakam belli olur. Ancak birilerinin masa başında, taban fiyatını aşağı çekmek için açıkladığı uçuk kaçık rakamların çuvala girmeyeceğini adımız gibi biliyoruz.” “ALİVRE SATIŞLARINI KURTARMA ÇABASI” İhracatçıların yüksek rekolte tahminiyle hasat öncesinde yapılan alivre satışları güvence altına almaya çalıştığını öne süren Karan, açıklanan rakamların üreticinin değil, piyasadaki belirli çevrelerin çıkarına hizmet ettiğini savundu: “Sırf kendi alivre satışlarını kurtarmak için çırpınan bu tekelci severlere devletimiz fırsat vermeyecektir. Türk fındık üreticisi devletine güvenmektedir.” “ÜRETİCİ DOSTU OLMADIKLARINI BİR KEZ DAHA GÖRDÜK” Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin yaklaşımının üreticiyi korumadığını dile getiren Karan, resmî rekolte dışında yapılan açıklamaları dikkate almadıklarını söyledi: “Bu açıklamayla üretici dostu olmadıklarını bir kez daha gösterdiler. Bizim için esas olan, devletin yetkili kurumlarının sahada yaptığı çalışmalar sonucunda belirlediği resmî rekoltedir.” “BAKANLIK DIŞINDA REKOLTE AÇIKLAMAK YASAKTIR” Tarım ve Orman Bakanlığı dışında rekolte açıklanmasının yasak olduğunu ifade eden Karan, devletin yetkili mercilerine çağrıda bulundu: “Kanun ve kurallar herkes için geçerlidir. Bakanlığın kayıt altına aldığı resmî rakama rağmen farklı rekolte açıklayanlar hakkında gerekli inceleme yapılmalı ve mevzuatın öngördüğü yaptırımlar uygulanmalıdır.” Karan’ın sert çıkışı, fındık piyasasında yıllardır tartışılan kritik soruyu yeniden gündeme taşıdı: REKOLTEYİ SAHA MI BELİRLEYECEK, ALİVRE HESABI MI?

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.