Hava Durumu

#Sürdürülebilir Tarım

Giresun Sonhaber - Sürdürülebilir Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN'DA 120 FINDIK BAKIM TEKNİSYENİ SERTİFİKA ALDI Haber

GİRESUN'DA 120 FINDIK BAKIM TEKNİSYENİ SERTİFİKA ALDI

GİRESUN'DA 120 FINDIK BAKIM TEKNİSYENİ SERTİFİKA ALDI Giresun'da fındık üretim verimi ve kaliteyi artırmak amacıyla Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirme Projesi tamamlandı. Teorik ve uygulamalı eğitimleri başarıyla alarak 120 kursiyer sertifika almaya hak kazanırken, proje kapsamında yaklaşık 1.000 dönümlük alanda bakım ve istihdam modeli iklimi elde edildi. Giresun Valiliği koordinesinde yürütülen “Sürdürülebilir Tarım İçin Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirilmesi Projesi” kapsamında eğitimlerini dikkate alan 120 kursiyere sertifikası verildi. Kapanış ve sertifika töreni, 22 Ekim 2026 Perşembe günü , Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Konferans Salonu'nda Vali Mustafa Koç'un katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikle. Törende konuşan Vali Koç, fındığın Giresun ekonomisi ve binlerce ailenin geçim açısından baktığı noktaya dikkat çekti. Üretimde verimi ve kaliteyi artırmanın ortak sorumluluğunu üstlenen Koç, kursiyerlerden eğitimlerde edindikleri bilgi ve deneyimleri kendi bölgelerindeki yaşamlarıyla paylaşmalarını istedi. FINDIK ÜRETİMİNDE BİLİMSEL BAKIM YÖNTEMLERİ ÖĞRETİLDİ Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Sosyal Kalkınmayı Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) desteğiyle ödemeli projede, 13–16 Ekim tarihlerinde teorik, 20–22 Ekim tarihlerinde uygulamalı eğitimler düzenlendi. Eğitimlerde fındık ürünleri, toprak sağlığı, bitki besleme ve gübreleme, hastalıklar ve zararlılarla mücadele, hasat ve depolama, dijital tarım, kooperatifçilik ve çalışma hayatı konuları ele alındı. Kursiyerler, teorik olarak bahçe ortamındaki uygulamalarla pekiştirildi. 1.000 DÖNÜMLÜK ALANDA BAKIM MODELİ GELİŞTİRİLDİ Projenin önemli çıktılarından biri de TEKFINDIK Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi aracılığıyla üretim ve üretim modeli oldu. Fındık bahçelerinin bakımının planlı ve düzenli olarak saklanmasını amaçlayan model, yaklaşık 1.000 dönümlük alanda çalıştırılıyor. Bu yeteneği beş kişi yıl boyunca korunur ve sigortalı istihdam kesilir. Ayrıca rezervasyonun kayıt kaydının birleştirilmesi amacıyla kaydedilmesi DİJİNUT sistemi ve sürdürülebilirliğe yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi. VALİ KOÇ: EDİNİLEN BİLGİLER ÜRETİCİLERE AKTARLMALI Vali Mustafa Koç, Giresun'daki insan kaynaklarının yetiştirilmesinin geleceğe dönük önem taşıdığını vurguladı. Doğru bakım yöntemlerinin sahasındaki hastaların üretim kalitesine katkı sağladığını belirterek, eğitimlerin etkisinin kursiyerlerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Programda Valilik Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Büro Koordinatörü Cem Mutlu Türkseven amaçlarını ve sona erdiklerini anlattı. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Tuğba Er ile kursiyerler adına Ümit Çığtay Bozlak da konuşma yaptı. Vali Yardımcısı Şahin Bayhan, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, ilgili kamu kurumlarının dağıtıldığı, Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurettin Karan, Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, şirketlerin temsilcileri, eğitmenler ve kursiyerlerin katıldığı törenler, sertifikaların takdim edilmesiyle sona erdi.

FINDIKTA VERİM İÇİN YENİ ADIM: BAKIM TEKNİSYENLERİ YETİŞTİRİLİYOR Haber

FINDIKTA VERİM İÇİN YENİ ADIM: BAKIM TEKNİSYENLERİ YETİŞTİRİLİYOR

GİRESUN'DA FINDIKTA VERİM İÇİN YENİ ADIM: BAKIM TEKNİSYENLERİ YETİŞTİRİLİYOR Giresun’da fındık üretiminde verim ve kaliteyi artırmak, bahçe bakımında nitelikli personel yetiştirmek amacıyla yeni bir eğitim programı başlatıldı. Valilik koordinasyonunda yürütülen projede katılımcılar, modern fındık yetiştiriciliğinden toprak sağlığına, gübrelemeden hastalık ve zararlılarla mücadeleye kadar birçok alanda eğitim alıyor. Giresun Valiliği koordinasyonunda, Fındık Araştırma Enstitüsü iş birliği ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) desteğiyle yürütülen “Sürdürülebilir Tarım İçin Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirilmesi Projesi” kapsamında eğitimler başladı. Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) çerçevesinde hayata geçirilen projenin eğitim faaliyetleri, Giresun Fındık Araştırma Enstitüsünde yoğun katılımla gerçekleştiriliyor. FINDIK BAHÇELERİNİN BAKIMI VE YÖNETİMİ ÖĞRETİLİYOR Program kapsamında katılımcılara fındık bahçelerinin bakımı ve yönetimi, modern sulama sistemleri, toprak sağlığı, doğru gübreleme yöntemleri, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sürdürülebilir tarım uygulamaları konusunda teorik eğitimler veriliyor. Eğitimlerle, fındık üretiminde bilimsel yöntemlerin uygulanması ve bahçe bakımını gerçekleştirecek nitelikli personelin yetiştirilmesi amaçlanıyor. 20–22 EKİM'DE BAHÇELERDE UYGULAMALI EĞİTİM Teorik eğitimin ardından katılımcılar, 20–22 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek uygulamalı eğitimlere katılacak. Fındık bahçelerinde gerçekleştirilecek uygulamalarla katılımcıların edindikleri teorik bilgileri sahada kullanmaları ve mesleki becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. HEDEF: VERİMLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR FINDIK ÜRETİMİ Giresun Valiliği tarafından yapılan açıklamada, projenin temel amacının fındık üretiminde nitelikli bakım personeli yetiştirilmesine, verim ve ürün kalitesinin artırılmasına ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasına katkı sağlamak olduğu belirtildi. Valilik, eğitim programına destek veren kurumlara ve katılımcılara teşekkür etti. Proje, Giresun'un temel tarımsal ürünü olan fındıkta bahçe bakımının daha bilinçli ve teknik yöntemlerle yürütülmesine yönelik mesleki eğitim çalışmaları arasında yer alıyor.

FINDIK BAKIM TEKNİSYENLERİ YETİŞTİRİLECEK Haber

FINDIK BAKIM TEKNİSYENLERİ YETİŞTİRİLECEK

GİRESUN’DA c8 GÜNLÜK TEORİK VE UYGULAMALI EĞİTİM Giresun’da fındık tarımında verim, kalite ve sürdürülebilirliği artırmak amacıyla hayata geçirilen “Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirilmesi Projesi” kapsamında 8 günlük eğitim programı düzenlenecek. Eğitimlerde bahçe yönetiminden budamaya, toprak analizinden modern sulamaya, hastalık ve zararlılarla mücadeleden dijital çiftçi kayıt sistemine kadar üretimin tüm aşamaları ele alınacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) desteğiyle yürütülen “Sürdürülebilir Tarım İçin Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirilmesi Projesi” için eğitim takvimi ve programın ayrıntıları açıklandı. “Daha verimli bahçeler, daha güçlü yarınlar” sloganıyla yürütülen projede, fındık üretiminde sahada görev yapabilecek nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi hedefleniyor. DÖRT GÜN TEORİK, DÖRT GÜN SAHADA UYGULAMA Eğitimin teorik bölümü 13-14-15-16 Ekim 2026 tarihlerinde Fındık Araştırma Enstitüsünde gerçekleştirilecek. Katılımcılar daha sonra 20-21-22-23 Ekim 2026 tarihlerinde Fındık Araştırma Enstitüsü Uygulama Bahçesine geçerek öğrendikleri bilgileri doğrudan sahada uygulayacak. Böylece eğitim yalnızca sınıf ortamında verilecek bilgilerle sınırlı kalmayacak; budama, gübreleme, sulama, bahçe bakımı ve kayıt işlemleri de uygulamalı olarak gösterilecek. FINDIK BAHÇESİNİN YÖNETİMİ BAŞTAN SONA ANLATILACAK Teorik eğitim programında fındık üretiminin farklı aşamalarını kapsayan geniş bir içerik bulunuyor. Katılımcılara; sürdürülebilir tarım uygulamaları,fındık bahçesi yönetimi ve bakımı,toprak sağlığı ve gübreleme teknikleri,su yönetimi ve modern sulama sistemleri,tarımda teknoloji kullanımı ve dijital çiftçi kayıt defteri,kooperatifçilik ve iş geliştirme,sosyal güvence ve işçi hakları,çevresel sürdürülebilirlik ve biyolojik çeşitlilik,fındık çeşitleri ve tozlayıcı seçimi,hasat, harman ve depolamaya yönelik modern yaklaşımlar konularında eğitim verilecek. BUDAMA VE TOPRAK ANALİZİ BAHÇEDE GÖSTERİLECEK Programın ikinci aşamasını oluşturan pratik eğitimlerde ise katılımcılar doğrudan fındık bahçesinde çalışacak. Uygulama programında fındık bahçelerinde bakım ve yönetim teknikleri, budama ve hasat yöntemleri, toprak analizi ve gübreleme pratiği yer alacak. Ayrıca modern sulama sistemlerinin kurulumu ve kullanımı, hastalık ve zararlılarla mücadele uygulamaları ile dijital çiftçi kayıt defterine veri girişi de sahada uygulamalı olarak gösterilecek. 9 EĞİTMEN PROGRAMDA GÖREV ALACAK Eğitim programında Fındık Araştırma Enstitüsünden Dr. Yusuf Bilgen, Dr. Çağla Temiz, Dr. Tuğba Er, Ziraat Yüksek Mühendisi Çiğdem Bulam Köse, Ziraat Yüksek Mühendisi Elif Taştekin ve Ziraat Yüksek Mühendisi Habip Aydın eğitmen olarak görev yapacak. TEKFINDIK Kooperatifinden Aykut Apaydın ve Nadir Şimşek ile Giresun İŞKUR’dan Cem Serdar Akalın da kendi çalışma alanlarında katılımcılara eğitim verecek. SADECE FINDIK BAKIMI DEĞİL, MESLEKİ ALTYAPI DA HEDEFLENİYOR Programın içeriği yalnızca fındık bahçesindeki teknik işlemlerle sınırlı tutulmadı. Kooperatifçilik, iş geliştirme, sosyal güvence ve işçi haklarının da programa dahil edilmesiyle katılımcıların fındık sektöründe mesleki bir çalışma alanı oluşturabilecek bilgi ve beceriye sahip olması amaçlanıyor. Proje kapsamında özellikle üretimde verim ve kalitenin yükseltilmesi, doğru bakım uygulamalarının yaygınlaştırılması, girdilerin bahçenin ihtiyacına göre kullanılması ve fındık üretiminde daha sistemli bir bakım modelinin oluşturulması hedefleniyor. VALİLİK KOORDİNASYONUNDA ÇOK SAYIDA KURUM PROJEDE Giresun Valiliğinin koordinasyonunda yürütülen projede Giresun Üniversitesi, Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Giresun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, Karadeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Kuzey Yıldızı Derneği ortak olarak yer alıyor. Proje materyallerinde ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, SOGEP, DOKA, TAGEM, İŞKUR ve Giresun Üniversitesi de destekleyen kurum ve kuruluşlar arasında gösteriliyor. BAŞVURUYA QR KODLA DA ULAŞILABİLECEK Eğitime katılmak isteyenler Giresun Valiliğinin duyurusunda yer alan başvuru sistemi üzerinden müracaat edebilecek. Eğitim afişinde bulunan QR kod okutularak da ayrıntılı bilgi ve başvuru ekranına ulaşılabilecek. Katılımcıların teorik ve pratik olmak üzere toplam sekiz eğitim gününün tamamına devam etmesi gerekiyor. TARİH: 2 Ekim 2026 KAYNAK: Giresun Valiliği 2026/187 sayılı duyurusu ve “Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirilmesi Projesi” eğitim afişi.

FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ DİJİTOPRAK PROJESİNDE YER ALDI Haber

FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ DİJİTOPRAK PROJESİNDE YER ALDI

FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ DİJİTOPRAK PROJESİNDE YER ALDI TÜBİTAK 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları kapsamındaki “DİJİTOPRAK” Projesi tamamlandı. Toprak sağlığı, sürdürülebilir tarım ve çevre bilincine odaklanan projede Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü proje arkadaşı olarak görev aldı. Proje kapsamında toprak özellikleri, toprak-su ilişkileri, toprak dağılımları, sürdürülebilir toprak yönetimi, koruyucu tarım uygulamaları ve toprak analizleri ele alındı. Katılımcılara verilen teorik bilgiler saha ve uygulama çalışmalarıyla desteklendi. Fındık Araştırma Enstitüsü Teknik Koordinatörü Dr. Çağla Temiz eğitimci, Müdür Yardımcısı Dr. Tuğba Er ile Kimyager Hilal Tarakçı ise rehber olarak çocuklara katkı sundu. TÜBİTAK 4005 NEYİ AMAÇLIYOR? DİJİTOPRAK'ın yer aldığı TÜBİTAK 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı, öğretmenler ve akademisyenlere kendi alanlarında eğitimli eğitim yaklaşımları, yöntem ve tekniklerini etkileşimli biçimde kazandırmayı amaçlıyor. Program kapsamındaki saha çalışmaları, öğrenme, simülasyonlar, dijital uygulamalar, oyunlaştırma, probleme dayalı, STEM/STEAM uygulamaları ve çalıştaylar gibi çözünürlükler desteklenmektedir. TÜBİTAK programı 2007'den bu yana sağlanan Bilim ve Toplum desteklerinin bir parçası olarak sürüyor. 2026 yılı sonuçlarının uygulandığı 13. dönem 4005 programında da Türkiye'nin farklı illerinden çok sayıda eğitim projesi destek kapsamına alındı. Giresun'da Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesinin “Eko-Eğitim 5.0” projesi ile Giresun Bilim ve Sanat Merkezinin dijital oyunlaştırmaya dayalı yabancı dil eğitim projesi de TÜBİTAK 4005 programında yer aldı. Böylece DİJİTOPRAK, Giresun'un 2026'da programı kapsamında yer alan bilim-toplum ve gelişmiş eğitim tarım tarım ve toprak sağlığı ayağını oluşturdu

Türkiye Kıtalar Arasında Girişimcilik Ekosistemlerini Buluşturuyor Haber

Türkiye Kıtalar Arasında Girişimcilik Ekosistemlerini Buluşturuyor

Yükselen girişimler, yatırımcılar ve teknoloji devleri, GITEX Ai Türkiye’nin ilk edisyonunda yeni pazarlara açılmak, iş birlikleri geliştirmek ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek üzere bir araya gelecek. Türkiye’nin teknoloji ve yapay zekâ alanındaki en kapsamlı uluslararası buluşmalarından biri olacak etkinlik; 300’ü aşkın şirket ve girişimin yanı sıra, dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcıları, kamu temsilcilerini, alanında uzman konuşmacıları ve teknoloji dünyasının önde gelen yöneticilerini ağırlayacak. İki gün sürecek etkinlik, İstanbul’un küresel girişimcilik ekosistemindeki konumunu hızla güçlendirdiği bir dönemde gerçekleştirilecek. İstanbul, 2025 Küresel Girişimcilik Ekosistemi Raporu’nda gelişmekte olan girişimcilik ekosistemleri arasında üçüncü sıraya yükselirken, son beş yılda 13 basamaklık ilerleme kaydetti. Türkiye’de bugüne kadar sekiz yerli girişim, 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşarak “unicorn” unvanı kazandı.2025 Türkiye Yapay Zekâ Ekosistemi ve Küresel Etki Raporu’na göre ise ülkede yapay zekâ alanında faaliyet gösteren 1.188 aktif girişim bulunuyor. Uluslararası girişimler, farklı sektörlerdeki yenilikçi çözümlerini tanıtacak Etkinliğe katılan girişimler; sürdürülebilir tarım, yapay zekâ destekli eğitim, kurumsal teknolojiler, sağlık ve altyapı başta olmak üzere birçok alandaki sorunlara çözüm sunan teknolojilerini sergileyecek. Malezya’daki Universiti Putra Malaysia bünyesinden doğan AgroPV Integrated SB, güneş enerjisi üretimi ile tarımsal faaliyetleri aynı alanda buluşturan ticari tarım-güneş enerjisi çözümlerini tanıtacak. Pakistan merkezli Nosmai ise e-ticaret, perakende ve tüketici platformları için geliştirdiği artırılmış gerçeklik ve kamera tabanlı yapay zekâ teknolojilerini İstanbul’da sektör temsilcileriyle buluşturacak. Konu hakkında açıklama yapan Nosmai Kurucu Ortağı ve CEO’su Ismail Qasim, “Pakistan, güçlü bir mühendislik birikimine, genç ve geniş bir teknik iş gücüne ve küresel pazarlar için ürün geliştiren, giderek olgunlaşan bir şirket ekosistemine sahip. Türkiye ise tüketici ve ticaret alanlarında güçlü şirketleri, geniş iç pazarı, aktif yatırımcı topluluğu ve Avrupa, Körfez ülkeleri ile Orta Asya’ya açılan köklü ticari bağlantılarıyla öne çıkıyor. Her iki ülke de bugün küresel ölçekte sahip oldukları görünürlüğün çok ötesinde bir yetenek ve üretim kapasitesine sahip” dedi. Uluslararası katılımcılar arasında ayrıca yapay zekâ ile entegre multimedya eğitim sistemleriyle 130 binden fazla öğrenciye ulaşan Nijeryalı Zenafri; bilgi teknolojileri alanındaki sorunların çözümüne yönelik kurumsal yapay zekâ sistemleri geliştiren Polonyalı AI Tech Matrix; kurumların yeni teknolojileri prototip aşamasından uygulamaya taşımasına yardımcı olan Perulu Ourabyte ile inşaat, su ve sanitasyonun yanı sıra, yenilenebilir enerji alanlarında mühendislik çözümleri sunan Ürdünlü SOLVillion da bulunuyor. Turcorn 100 Programı küresel sahneye çıkıyor Türkiye, farklı ülkelerden teknoloji girişimlerinin yanı sıra yüksek büyüme potansiyeline sahip yerli teknoloji şirketlerini de küresel sahneye taşıyacak. Girişimlerin ve ölçeklenme aşamasındaki şirketlerin uluslararası pazarlara açılmasını hızlandırmak ve unicorn olma yolculuklarını desteklemek amacıyla yürütülen Türkiye’nin bu alandaki öncü programlarından Turcorn 100’e, 30 Nisan 2026 itibarıyla 39 şirket kabul edildi. Bu şirketlerin 24’ü, GITEX Ai Türkiye’ye katılarak teknoloji ve çözümlerini sergileyecek. Katılımcılar arasında son yatırım turunda 104 milyon ABD doları yatırım alan finansal teknoloji şirketi Colendi; 15 milyon ABD doları yatırım alan perakende sektörüne yönelik görüntü tanıma teknolojileri geliştiren Vispera; 4 milyon ABD doları yatırım alan Saha Robotics; 3,1 milyon ABD doları yatırım alan yapay zekâ destekli reklam SaaS platformu WASK ve 1,7 milyon ABD doları yatırım alan dijital kimlik ve imza teknolojileri şirketi TechSign bulunuyor. Veriler Turcorn 100 raporuna dayanıyor. Turcorn 100 şirketlerinin yanı sıra, Türkiye’nin yükselen yapay zekâ girişimleri de farklı sektörlerin ve iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik geliştirdikleri çözümleri sergileyecek. İTÜ ARI Teknokent ekosisteminde faaliyet gösteren Lavren, hukuk ve profesyonel hizmetler alanlarına yönelik ileri düzey yapay zekâ çözümleri geliştiriyor. Lavren Kurucu Ortağı Cem Şanap, “Bizim için asıl önemli olan, ‘Bu model neler yapabilir?’ sorusundan, ‘Bu yetenek artık elimizde olduğuna göre kurumun çalışma biçimi nasıl değişmeli?’ sorusuna geçebilmek” açıklamasında bulundu. Türkiye merkezli Syntina AI ise üretken yapay zekâyı mimarlık ve tasarım alanlarında kullanıyor. Syntina AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Halil İbrahim Can, “Sektörün ‘Yapay zekâ mimarların yerini alacak mı?’ tartışmasını geride bırakarak, daha doğru bir soruya yönelmesini umuyoruz: Mimarlık gibi belirli bir alanın ihtiyaçları için özel olarak geliştirilen bir yapay zekâ nasıl olmalı?” dedi. Yapay zekâ odaklı iş yönetimi platformu Workiom da etkinlikte uluslararası büyüme hedeflerine odaklanacak. Workiom Kurucu Ortağı ve COO’su Nurettin Şendoğan, “Hedefimiz, yapay zekâyı merkeze alan bir şirketin Türkiye’de kurulabileceğini ve küresel ölçekte rekabet edebileceğini kanıtlamak” dedi. 100 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten yatırımcılar, Türkiye’nin yeni küresel başarı hikâyelerini arayacak Türkiye’deki girişimlere yapılan yatırımlar son beş yılda on kat artarak 2025 yılında 700 milyon ABD dolarına ulaştı. Türk girişimleri 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek bir önceki yılın aynı dönemindeki tutarın yedi katından fazlasına ulaştı. Buna karşın Ernst & Young tarafından hazırlanan rapora göre sermayeye erişim hâlâ önemli bir engel oluşturuyor ve Türkiye’deki girişimcilerin yüzde 71’i finansmanı temel zorluklardan biri olarak görüyor. 20 ülkeden, yönettikleri toplam varlık büyüklüğü 100 milyar ABD dolarını aşan 100’den fazla yatırımcı; ölçeklenme potansiyeli taşıyan bir sonraki büyük yapay zekâ girişimini keşfetmek üzere GITEX Ai Türkiye’de bir araya gelecek. Katılımcılar arasında ABD’den 3 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Manhattan Ventures, Birleşik Krallık’tan 2 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Molten Ventures, Malezya’dan 2 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Gobi Partners, BAE’den 200 milyon ABD dolarının üzerinde varlık yöneten Jasoor VC ve Katar’dan 200 milyon ABD dolarının üzerinde varlık yöneten Utopia Capital bulunuyor. Uluslararası pazarlarda büyüyebilecek girişimleri değerlendirmek üzere etkinliğe katılacak yatırımcılardan biri de 3,5 milyar avro büyüklüğündeki WALTER GROUP tarafından desteklenen Avusturya merkezli erken aşama girişim sermayesi yatırımcısı WaVe-X olacak. WaVe-X, otonom karar alabilen yapay zekâ teknolojileri geliştiren HappyRobot’un 1,2 milyar ABD doları değerleme üzerinden 150 milyon ABD doları yatırım almasıyla portföyündeki ilk unicorn’u çıkardı. WaVe-X Genel Müdürü Thomas Muscher, “Küresel potansiyele sahip bir girişimi farklılaştıran unsur; sektörün gerçek bir ihtiyacına yanıt veren bir ürün geliştirmesi ve bu ürünü farklı ülkelere kolaylıkla taşıyabilecek ölçeklenebilir bir iş modeli kurmasıdır” dedi. Türkiye’nin yatırım ekosistemi de etkinlikte önemli bir rol üstlenecek. ÜNLÜ & Co., girişim sermayesi kolu ÜNLÜ Ventures aracılığıyla GITEX Ai Türkiye’ye katılacak. Bloomberg’in 2010–2026 dönemini kapsayan verilerine göre, İstanbul’da kurulan varlık yönetimi grubu, özelleştirmeler hariç, hisse senedi sermaye piyasası işlemlerinde Türkiye’deki özel finans kuruluşları arasında ikinci sırada yer aldı. Şirket, toplam değeri 3,4 milyar ABD dolarına ulaşan 37 işlemde yüzde 23 pazar payı elde etti. ÜNLÜ & Co. Direktörü Emre Dilbe, “Türkiye, küresel ölçekte başarılı teknoloji şirketleri yaratabilecek yeteneğe ve girişimcilik kapasitesine sahip olduğunu şimdiden kanıtladı. Yeni nesil unicorn’ların ortaya çıkabilmesi için daha büyük ve kurumsal yapıya sahip girişim sermayesi fonlarına, yerli kurumsal yatırımcıların ekosisteme daha fazla katılmasına ve uluslararası sermayeyle daha güçlü bağlar kurulmasına ihtiyaç var” açıklamasında bulundu. İnovasyon farklı pazarlarla buluşuyor GITEX Ai Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında gerçekleştirilecek. Etkinlik, GITEX organizasyonlarını dünya genelinde düzenleyen Dubai World Trade Centre ile Informa’nın ortak girişimi inD tarafından organize edilecek. Google Cloud, HPE & NVIDIA, AWS, Schneider Electric, Huawei, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Trendyol, Andevos ve Halkbank gibi bölgesel liderler de etkinlikte yer alacak. Bu güçlü buluşma, girişimlere sektör liderleriyle doğrudan bağlantı kurma, yeni ticari iş birlikleri geliştirme, farklı pazarlara açılma ve potansiyel yatırımcılarla bir araya gelme fırsatı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İKLİM KRİZİ TARIMI ZORLUYOR: ÜRETİMDE YENİ KIRILMA NOKTASI Haber

İKLİM KRİZİ TARIMI ZORLUYOR: ÜRETİMDE YENİ KIRILMA NOKTASI

İKLİM KRİZİ TARIMI ZORLUYOR: ÜRETİMDE YENİ KIRILMA NOKTASI İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve artan gıda talebi, tarım ve gıda sektöründe sürdürülebilirliği artık tercih değil zorunluluk haline getirdi. Artan sıcaklıklar, kuraklık, ani sağanaklar, dolu ve don olayları üretimi doğrudan etkilerken, sektör iklim dirençli tarım modeline geçiş için kritik bir eşiğe geldi. İSTANBUL — Tarım ve gıda sektöründe iklim değişikliği, su stresi, kaynak verimliliği ve gıda israfı başlıkları üretim planlamasının merkezine yerleşti. Değişen iklim koşulları, yalnızca maliyetleri artırmakla kalmıyor; doğrudan üretimin devamlılığını, ürün kalitesini ve rekolteyi tehdit ediyor. Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, tarımda en büyük riskin artık yalnızca girdi maliyetleri olmadığını belirterek, iklim değişikliğinin üretimin kendisini hedef alan temel bir tehdit haline geldiğini vurguladı. İKLİM RİSKİ ÜRETİMİN MERKEZİNDE Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklıklar, ani sağanaklar, dolu ve don olayları ile değişen mevsim düzeni tarımsal üretimde ciddi baskı oluşturuyor. Bu tablo, birçok bölgede verim ve kalite kayıplarına yol açarken, ürün desenlerinin de yeniden şekillenmesine neden oluyor. Uzmanlara göre rekolte kayıpları artık olağanüstü bir durum değil, tarımsal üretimde önceden hesaplanması gereken temel risk kalemlerinden biri haline geldi. İklim değişikliğinin etkileri yalnızca bitkisel üretimle sınırlı kalmıyor. Hayvancılıkta sıcaklık stresi, su yetersizliği ve yem kaynaklarındaki azalma hem maliyetleri artırıyor hem de verimliliği düşürüyor. Tozlaşmada kritik rol üstlenen arılar başta olmak üzere birçok canlı türünün popülasyonundaki azalma ise ekosistem dengesini zayıflatıyor. SU YÖNETİMİ KRİTİK EŞİKTE Tarımda suyun verimli kullanımı, üretimin geleceği açısından en stratejik başlıklardan biri haline geldi. Damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, su tüketiminin düzenli izlenmesi ve alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi giderek daha fazla önem kazanıyor. Suya erişimin zorlaştığı yeni dönemde yalnızca toplam üretim miktarı değil, birim su tüketimi başına elde edilen üretim de temel performans göstergesi olarak öne çıkıyor. Buna karşın tarımda vahşi sulama uygulamaları, kaçak kuyuların yeterince kontrol altına alınamaması ve sanayide plansız su tüketimi, kaynak yönetimindeki en önemli sorunlar arasında yer almayı sürdürüyor. TÜKETİCİ ARTIK ÜRETİM SÜRECİNİ SORGUYOR Gıda sektöründe değişen yalnızca üretim koşulları değil, tüketici beklentileri de oldu. Tüketiciler artık yalnızca ürünün fiyatına değil; nasıl üretildiğine, hangi kaynakların kullanıldığına ve çevresel etkilerine de dikkat ediyor. Dijital teknolojiler sayesinde tarladan sofraya uzanan üretim zincirinin izlenebilir hale gelmesi, hem tüketici güvenini artırıyor hem de ihracat pazarlarında üreticilere önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. GIDA İSRAFI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN EN KRİTİK BAŞLIKLARINDAN Sürdürülebilir tarım ve gıda politikalarının önemli başlıklarından biri de gıda israfının azaltılması olarak öne çıkıyor. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de her yıl kişi başına yaklaşık 93 kilogram gıda çöpe atılıyor. Küresel ölçekte ise tüketime hazır gıdanın yaklaşık yüzde 17’si perakende, hane ve restoran aşamalarında israf ediliyor. Bu tablo, üretimden tüketime kadar tüm zincirde kaynakların daha verimli kullanılmasını zorunlu kılıyor. “İKLİM DİRENÇLİ TARIM ARTIK ZORUNLULUK” Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, sürdürülebilir tarım için kaynak verimliliğinin artırılmasının kritik önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “İsrafı önleyerek tüketimi düşürmeli, tarımda su başta olmak üzere kaynak tüketiminde verimliliği mutlaka sağlamalı ve iklim değişikliğine dirençli tarımı odağımıza almalıyız. Küresel ısınma ve iklim krizi tüm dünyanın ortak sorunu ancak tarım ve gıda sektöründeki etkileri sürdürülebilir bir gelecek için kritik öneme sahip.” Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde tarımda başarı, yalnızca daha fazla üretmekle değil; daha az kaynakla, daha dirençli, izlenebilir ve sürdürülebilir üretim yapabilmekle ölçülecek.

Ata Tohumları Geleceğe Taşınıyor: Haber

Ata Tohumları Geleceğe Taşınıyor:

Türkiye'nin tarımsal mirasını muhafaza etmek ve gelecek kuşaklara taşımak hedefiyle yürütülen ata tohumu çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Son dönemde artan bilinçle beraber ata tohumu, yerli tohum ve sürdürülebilir tarım metotları hem üreticiler hem de tüketiciler nezdinde daha fazla rağbet görüyor. Uzmanlar, ata tohumlarının korunmasının sadece tarımsal üretim için değil, aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin devamlılığı ve gıda güvenliğinin tesis edilmesi açısından da kritik önem taşıdığını vurguluyor. Nesiller boyu aktarılan yerli tohumlar, bulundukları bölgenin iklimsel ve toprak özelliklerine adapte olarak doğal üretimin sürekliliğine destek veriyor. Tarımsal üretimde yerli ve milli imkanların önemine işaret eden yetkililer, ata tohumlarının yaygın hale gelmesiyle çiftçilerin daha sürdürülebilir ve verimli bir üretim süreci yürütebileceğini ifade ediyor. Bilhassa iklim değişikliğinin etkilerinin derinleştiği günümüzde, yerel türlerin korunması tarımsal direncin artırılmasında kilit rol oynuyor. Ata Tohumları Biyolojik Çeşitliliği Koruyor Ata tohumları, genetik çeşitliliğin sürdürülmesine katkı sunarak tarımsal üretimdeki tek tip ürün anlayışının önüne geçiyor. Uzmanlara göre, farklı iklim şartlarına uyum gösterebilen yerli tohum türleri, gelecekte oluşabilecek gıda krizlerine karşı stratejik bir güvence teşkil ediyor. Aynı zamanda doğal üretim döngülerini destekleyen ata tohumları, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına da yardımcı oluyor. Kimyasal kullanımının azaltılması ve doğal üretimin teşvik edilmesi, çevresel sürdürülebilirlik bakımından önemli avantajlar sağlıyor. Gelecek Nesillere Bırakılan Değerli Miras Tarımsal kültürün temel taşlarından olan ata tohumları, sadece bir üretim aracı değil, aynı zamanda kültürel bir değer olarak görülüyor. Yerel tohumların korunması ve envantere kaydedilmesiyle birlikte Türkiye'nin zengin tarımsal çeşitliliğinin gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor. Uzmanlar, tüketicilerin de yerli üretimi destekleyip ata tohumuyla yetiştirilen ürünlere yönelmesinin hem çiftçiye hem de ülke ekonomisine fayda sağlayacağını belirtiyor. Ata tohumlarının yaygınlaşmasıyla birlikte sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması hususunda önemli kazanımlar elde edilmesi öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TARIM VE HAYVANCILIK BİLGİLENDİRME TOPLANTILARI Haber

TARIM VE HAYVANCILIK BİLGİLENDİRME TOPLANTILARI

ALUCRA’DA ÇİFTÇİLERE YÖNELİK TARIM VE HAYVANCILIK BİLGİLENDİRME TOPLANTILARI SÜRÜYOR Alucra ilçesinde tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik bilgilendirme toplantıları aralıksız devam ediyor. Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksekokulu ile Alucra İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen çalışmalar kapsamında Boyluca, Doludere, Yeşilyurt ve Aktepe köylerinde çiftçilerle bir araya gelindi. Düzenlenen toplantılarda, Alucra Turan Bulutçu MYO Müdürü ve Veterinerlik Bölümü Öğretim Görevlisi Mehmet Akif Sarı, Öğretim Görevlisi Sinan Kuzucu ile Alucra İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ferhat Çelik tarafından üreticilere bilimsel temelli bilgilendirmeler yapıldı. Şap Hastalığına Dikkat Çekildi Toplantıların önemli başlıklarından biri, hayvancılıkta ciddi verim kayıplarına yol açan şap hastalığı oldu. Hastalığın görülme sıklığındaki artışa dikkat çekilirken, alınması gereken koruyucu önlemler ayrıntılı şekilde üreticilere aktarıldı. Şap hastalığının yalnızca işletmeler için değil, ülke ekonomisi açısından da milyarlarca liralık kayıplara neden olduğu vurgulandı. Ayrıca tarımsal destekleme programları, bitkisel ve hayvansal üretimde karşılaşılan hastalıklar ile koruyucu uygulamalar hakkında da bilgilendirme yapıldı. Üreticilere doğru üretim teknikleri ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının önemi anlatıldı. Buzağı Ölümlerinin Azaltılması Hedefleniyor Hayvancılıkta verimliliğin temel unsurlarından biri olan buzağı ölümlerinin önlenmesi konusu da toplantıların ana gündem maddeleri arasında yer aldı. Yapılan sunumlarda, buzağılarda doğum sonrası ilk saatlerin kritik önemi, kolostrum yönetimi, uygun barınak koşulları ve enfeksiyonlardan korunma yöntemleri detaylı şekilde ele alındı. Buzağı kayıplarının hem ekonomik kayıplara yol açtığı hem de sürü devamlılığı açısından ciddi riskler oluşturduğu, somut örneklerle üreticilere aktarıldı. Yetkililer, bilgilendirme toplantılarıyla üreticilerin bilinç düzeyinin artırılmasının ve bölgedeki tarımsal ile hayvansal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlanmasının hedeflendiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.