Hava Durumu

#Sulama

giresunsonhaber - Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ALUCRA BARAJINDA İNCELEME Haber

ALUCRA BARAJINDA İNCELEME

ALUCRA BARAJINDA İNCELEME Giresun Valisi Mustafa Koç, Alucra Kaymakamı Emrah Azman, Alucra Belediye Başkanı Faruk Demirağ ve DSİ Giresun Şube Müdürü Okan Yonkuç ile birlikte Alucra Barajı’nda inceleme yaptı. Valilik, saha ziyaretinde barajın teknik detayları ile sulama kapasitesinin yerinde değerlendirildiğini açıkladı. Alucra Barajı, 12 bin dekar zirai arazinin sulanmasına hizmet verecek kapasiteyle öne çıkıyor. Giresun’da tamamlanan önemli su yatırımlarından biri olan Alucra Barajı, bu kez üst düzey saha incelemesine konu oldu. Vali Mustafa Koç, beraberindeki heyetle baraj alanını gezdi; projenin fiziki durumu, teknik yapısı ve bölge tarımına sağlayacağı katkı başlıklarında bilgi aldı. Valilik paylaşımında, teknik sunumun DSİ Giresun Şube Müdürü Okan Yonkuç tarafından yapıldığı belirtildi. TEKNİK KAPASİTE SAHADA DEĞERLENDİRİLDİ DSİ 22. Bölge Müdürlüğü kayıtlarına göre Alucra Barajı 46 metre gövde yüksekliğine ve 3,42 hm³ depolama kapasitesine sahip. Kurumun yayımladığı resmî bilgide, barajın 12 bin dekar tarım arazisini suyla buluşturacağı ve gövde imalatının tamamlandığı ifade edildi. TARIMSAL SULAMA HEDEFİ ÖNE ÇIKTI Alucra Barajı’nın devreye girmesiyle ilçedeki geniş tarım alanlarının sulama altyapısının güçlenmesi hedefleniyor. Resmî veriler, projenin özellikle zirai üretimde su teminini düzenli hale getirmek için planlandığını gösteriyor. Bu yönüyle baraj, yalnızca bir inşaat yatırımı değil, doğrudan üretim kapasitesini etkileyecek bir tarım altyapısı projesi niteliği taşıyor. SAHADAKİ İNCELEME YATIRIMIN SON AŞAMASINA ODAKLANDI Valilik açıklamasında, inceleme sırasında projenin teknik ayrıntıları ve sulama kapasitesi üzerinde durulduğu kaydedildi. DSİ’nin daha önce yayımladığı resmî açıklama da baraj gövdesindeki imalatın tamamlandığını ortaya koydu. Böylece Alucra Barajı’nda saha ziyareti, yatırımın son durumunun doğrudan yerinde değerlendirilmesi açısından öne çıktı.

SERT ÇÖZÜLME: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 257 TL Haber

SERT ÇÖZÜLME: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 257 TL

FİSKOBİRLİK’TE SERT ÇÖZÜLME: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 257 LİRAYA İNDİ 23 Mart 2026 tarihli FİSKOBİRLİK fiyat tablosunda 50 randıman Giresun kalite tombul fındık 257 TL/kg olarak yer aldı. Bu rakam, 8 Ocak 2026’daki 307 liranın 50 lira, 19 Ocak’taki 292 liranın 35 lira altında. Eylül 2025’te görülen 347 liralık zirveye göre kayıp 90 liraya, oran olarak da yaklaşık yüzde 26’ya ulaştı. Fındıkta artık konuşulan yalnızca düşen rakam değil; düşüşün hangi iklimde üretildiği ve bu baskının kimin sırtına yıkıldığıdır. MART TABLOSU: YÜKSELİŞ HİKÂYESİ DAĞILDI Sezonun başında 22 Ağustos 2025’te 230 liradan açılan FİSKOBİRLİK fiyatı, 23 Eylül 2025’te 347 liraya kadar tırmanmıştı. Aynı kronolojiye göre fiyat aralıkta 270 liraya kadar indi, ocakta kısa süreli tepki verdi, 19 Ocak’ta 292 lira olarak açıklandı. Kullanıcı tarafından paylaşılan 23 Mart 2026 tarihli son tabloda ise 50 randıman yeniden 257 liraya çekildi. Bu çizgi, piyasanın yalnızca yavaşlamadığını, 2025 sonbaharında oluşan yüksek primin önemli bölümünü geri verdiğini gösteriyor. TMO TABANI AYAKTA, AMA ÜRETİCİ LEHİNE OLUŞAN ÜST BAND ERİDİ Toprak Mahsulleri Ofisi, 2025-2026 sezonu için Giresun kalite kabuklu fındık alım fiyatını 200 TL/kg olarak açıkladı. Teknik olarak 257 lira bu tabanın üstünde. Ancak bugünkü tabloyu “tabanın üstünde kaldı” diye okumak eksik olur. Çünkü piyasa, bir dönem 200 liralık resmî tabanın çok üstünde üretici lehine güçlü bir beklenti üretmiş, sonra o beklentiyi taşıyamamıştır. Mart sonunda görülen 257 lira, tabanın korunduğunu ama üretici lehine kurulan yüksek fiyat havasının çözüldüğünü gösteriyor. REKOLTE RAKAMI, ÜRÜN DAHA DALDAYKEN FİYATIN ÜSTÜNE BİNDİ Bu düşüşün en sert başlıklarından biri, 2026-2027 sezonu için açıklanan 829 bin 239 tonluk ilk rekolte tahminidir. Giresun Son Haber’in haberine göre bu ilk tahmin çiçek sayımına dayanıyor; haberde ayrıca üretici tarafında maliyet, kalite ve arazi farklılıklarının yeterince hesaba katılmadığı, bu tür erken yüksek tahminlerin fiyat üzerinde baskı yaratabileceği kaygısına yer veriliyor. Kısacası yeni sezonun pazarlık dili, ürün daha daldayken kurulmaya başladı. 2025’TE AZ ÜRÜN FİYATI YUKARI İTTİ, 2026’DA YENİ MAHSUL BEKLENTİSİ FREN OLDU Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Konseyi’nin 2025 görünümünde, Türkiye’de kuraklığın verim, dane büyüklüğü ve kalite üzerinde baskı yarattığı; piyasada 2025 mahsulü için 450 bin ile 550 bin ton arasında geniş bir belirsizlik yaşandığı belirtilmişti. 2025 sonbaharındaki sert sıçramanın arkasında da bu arz daralması vardı. Ancak 2026’ya girilirken denklem tersine döndü: yüksek fiyatın sürüklediği piyasa, bu kez zayıflayan talep ve güçlü yeni mahsul beklentisiyle karşı karşıya kaldı. ŞİLİ DOSYASI: REKABET ARTIK SADECE FİYATTA DEĞİL, TAKVİMDE KURULUYOR Şili’nin Maule bölgesinde 26 Mart 2026’da düzenlenecek 4. Ulusal Avrupa Fındığı Günü için 500’ün üzerinde üretici, danışman, şirket temsilcisi ve sektör profesyonelinin bir araya geleceği, programın üretimden ticarete, iklimden küresel rekabete uzanan geniş bir içerikle kurgulandığı bildirildi. Aynı dosyada sponsor ağının sulama, bitki koruma, makine, lojistik ve teknoloji şirketleriyle büyüdüğü; Şili’de fındığın yalnızca tarımsal bir ürün değil, sanayi-ekosistemi haline geldiği vurgulanıyor. Haberde ayrıca Balsu’nun Şili’de 2017’den beri yatırım yaptığı, Maule’de 160 hektarlık alanda yaklaşık 70 bin fındık ağacına ulaştığı bilgisi yer alıyor. Bu tablo, rekabetin artık yalnızca bahçede değil, yatırım ve tedarik zinciri düzeyinde kurulduğunu gösteriyor. KUZEY-GÜNEY HATTI KURULUYOR, ÜRETİCİDE KAYGI BÜYÜYOR Ferrero da fındıkta yıl boyunca taze ve kaliteli tedarik sağlamak için hem kuzey hem güney yarımkürede üretim içinde olduklarını, ana kaynak ülkeler arasında Türkiye, İtalya, Şili ve ABD’nin bulunduğunu açıkça söylüyor. Aynı sayfada Şili, Arjantin, Gürcistan ve Sırbistan’da agrifarm yapıları kurulduğu da belirtiliyor. Bu veriler birlikte okunduğunda ortaya çıkan sonuç şudur: küresel alıcılar artık tek ülkeye yaslanan bir fındık düzeni değil, mevsime yayılmış çok merkezli bir tedarik sistemi kuruyor. “Kışın bir ülkede, yazın başka bir ülkede üretim planlanıyor; yerli üretici oyunun dışına mı itiliyor?” sorusu üretici cephesinde tam da bu nedenle büyüyor. Bunun son cümlesi bir yorumdur; ancak iki yarımküreye yayılan üretim modeli ve Şili’deki yatırım/organizasyon hattı bu kaygının boş olmadığını düşündürüyor. ASIL DÜŞÜŞ, SADECE RAKAMDA DEĞİL PAZARLIK GÜCÜNDE Bugün 257 lira yalnızca tabeladaki son sayı değildir. Bu rakam, bir yandan yüksek rekolte beklentisinin fiyatı erkenden bastırdığını, öte yandan dünya fındığında üretim ve tedarikin farklı coğrafyalara yayıldığını gösteren bir işarettir. Türkiye hâlâ ana üretim merkezi olabilir; ancak yeni denklemde tek belirleyici merkez olma avantajı aşınmaktadır. Fiyatın geri çekilmesi kadar ağır olan da budur. 23 Mart 2026’daki 257 TL/kg fiyat, sıradan bir güncelleme değil, bir çözülme işaretidir. Eylül 2025’te zirve yapan piyasa mart sonunda sert biçimde aşağı gelmiş; üretici lehine kurulan yüksek primli hava dağılmıştır. Bu düşüş hikâyesi yalnızca arz-talep cümlesiyle açıklanamaz. Masada aynı anda üç baskı vardır: erken rekolte dili, zayıflayan fiyatlama gücü ve Şili başta olmak üzere mevsime yayılmış yeni küresel tedarik hatları. Üretici açısından soru artık şudur: Fındıkta yalnızca fiyat mı düşüyor, yoksa fiyatı belirleme gücü de mi el değiştiriyor? Mevcut tablo, ikinci sorunun giderek daha yüksek sesle sorulacağını gösteriyor. . Kaynakça Giresun Son Haber, “FİSKOBİRLİK 19 Ocak’ta Yeniden Fiyat Açıkladı.” Giresun Son Haber, “2026-2027 İlk Tahmini Fındık Rekoltesi Açıklandı: 829 Bin 239 Ton.” Giresun Son Haber, “Şili’de Fındık Günü Büyüyor: Türk Fındığı İçin Yeni Rekabet Hattı.” Tarım ve Orman Bakanlığı, “2025-2026 Sezonu Kabuklu Fındık Alım Fiyatları Belirlendi.” Ferrero Group, “Our aim to source hazelnuts sustainably.”

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME Haber

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu 29 maddelik yasa teklifi; tarım arazilerinin korunmasından orman kadastrosuna, şeker pancarı üretiminden alkollü içki reklamlarına kadar birçok alanda yeni kurallar getiriyor. Teklifte, 80 bin davanın önüne geçileceği ve kamunun 516 milyar liralık olası yükten korunacağı vurgulandı. AK Parti, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu başta olmak üzere bazı kanunlarda değişiklik öngören 29 maddelik yasa teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, tarımsal üretim, mülkiyet ihtilafları, çevre politikaları, enerji yatırımları ve reklam sınırlamaları gibi geniş bir alanı kapsıyor. Teklifin ayrıntılarını açıklayan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin özellikle orman kadastrosu ile tapu mülkiyetinden kaynaklanan uzun yıllara dayalı sorunları çözmeyi amaçladığını söyledi. Güler, bu alandaki mülkiyet karmaşasının sona erdirileceğini belirterek, “Orman ve tapu kadastrosu gibi farklı uygulamalar nedeniyle on yıllardır süregelen mülkiyet karmaşasına son vererek; mülkiyeti nizalı olan ve bugüne kadar davaya konu olmayan taşınmazların tapularını geçerli kabul ediyor veya vatandaşa iade ediyoruz. Bu taşınmaz alanlarından az olmamak üzere ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğümüze saha tahsisi yapıyoruz. Bugüne kadar davaya konu olan taşınmazlar sahiplerine ise aldıkları tazminat bedellerini rayici üzerinden ödemeleri kaydıyla taşınmazlarını iade ediyoruz” dedi. Teklifin en dikkat çeken başlıklarından biri de yargıya ilişkin düzenleme oldu. Abdullah Güler, halen süren ve açılması öngörülen çok sayıda davanın bu düzenlemeyle engelleneceğini savunarak, “Böylece devletimizi; tazminat bedelleri, birikmiş faizler ve yargılama giderleriyle birlikte tam 516 Milyar TL gibi devasa bir mali yükten kurtarıyoruz. Hem vatandaşımızın tapu güvenliğini sağlıyor hem de kamu kaynaklarımızın yarım trilyon lirasını koruma altına alıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklife göre, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesi yasaklanacak. Ayrıca izin alınmadan tarım arazileri üzerine yapılan yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesi engellenecek. Düzenlemeye aykırı işlem yapan kurumlara her bir abone için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak. Abonelik iptal edilmediği sürece bu ceza her ay yinelenecek. Abdullah Güler, tarım arazilerine ilişkin düzenlemeyi şu sözlerle savundu: “Gıda güvenliğimizin sarsılmaz kalesi, milli servetimiz ve gelecek nesillerimize bırakacağımız en kıymetli mirasımız hiç şüphesiz toprağımızdır. Bizim temel önceliğimiz, vatan toprağının her bir karışının üretimde kalması, bereketinin korunması ve ekilebilir alanlarımızın amaç dışı kullanımının önüne geçilmesidir. Özellikle son yıllarda "hobi bahçesi" adı altında, kooperatif çatısı kullanılarak tarım arazilerimizin hukuka aykırı şekilde küçültülmesi ve üretimden koparılması, tarımsal geleceğimiz için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Vatandaşlarımızın doğa ile iç içe olma isteğini anlıyoruz; ancak bu ihtiyacın, gıda arz güvenliğimizi tehlikeye atacak ve verimli topraklarımızı betonlaştıracak bir yapıya dönüşmesine izin veremeyiz. Bu doğrultuda, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklıyor; üretim disiplinimizi ve planlamamızı tahkim ediyoruz. İzin alınmadan tarım arazilerine inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesini engelliyoruz. Bu yasağı ihlal eden kurumlara, her bir abone için 100 bin TL idari para cezası öngörüyoruz. Abonelik iptal edilmediği sürece bu cezayı her ay tekrarlayarak suiistimallerin önüne geçiyoruz. Bu düzenleme ile hem toprağımızın kıymetini biliyor hem de vatandaşlarımızı yasal dayanağı olmayan süreçlerin mağduru olmaktan koruyoruz.” Teklifte çevre ve iklim başlığı altında da yeni bir dönem öngörülüyor. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda “Karbon Yutak Ormanları” kurulmasının önü açılıyor. Orman Genel Müdürlüğü’ne bu alanın kurulması ve işletilmesi konusunda yetki verilmesi planlanıyor. Güler, düzenlemenin ekonomik boyutuna da dikkat çekerek, “ Sera gazı tutum kapasitemizi artıracak ‘Karbon Yutak Ormanları’nın kurulması ve işletilmesi için Orman Genel Müdürlüğü'ne tam yetki veriyoruz. Bu düzenleme ile sadece çevremizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda sanayicimizin uluslararası piyasada "karbon vergisi" yükleri altında ezilmesinin önüne geçecek yerli karbon kredisi altyapısını inşa ediyoruz. Üretimde Disiplin ve Gıda Arz Güvenliğini tesis ediyoruz” dedi. Tarım ve hayvancılık alanındaki değişiklikler de teklifin öne çıkan maddeleri arasında yer aldı. Buna göre şeker pancarında sözleşmesiz ekim yasaklanacak. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezalar artırılacak. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime sevk edilmesi uygulamasına son verilmesi ve uygun olanların kayıt altına alınması hedefleniyor. Güler, “Şeker pancarında sözleşmesiz ekimi yasaklayarak hem arz güvenliğimizi koruyor hem de çiftçimizin emeğini garanti altına alıyoruz. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezaları güncel tütün bedellerine göre artırarak caydırıcılığı yeniden sağlıyoruz. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime gönderilerek heba edilmesine son veriyor; şartları uygunsa kayıt altına alarak vatandaşımızın mağduriyetini gideriyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Düzenleme, su yapıları ve enerji yatırımlarını da kapsıyor. Baraj ve sulama kanallarının çevresinde can ve mal güvenliğine yönelik önlemlerin alınmasında belediye ve ilgili idarelere sorumluluk yükleniyor. Ayrıca Devlet Su İşleri’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi kurma yetkisinin 2040 yılına kadar uzatılması öngörülüyor. Güler, “Diğer yandan DSİ’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi inşa etme yetkisini 2040 yılına kadar uzatarak ülkemizin enerji arz güvenliğini ve geleceğini güvence altına alıyoruz” dedi. Teklifte Atatürk Orman Çiftliği’ne yönelik özel düzenlemeler de bulunuyor. Buna göre çiftlik adına kayıtlı taşınmazların bina ve arazi vergileri yönünden muafiyetinde birlik sağlanacak, geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçilecek. Arazilerin parçalı yapısından doğan hukuki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanıyor. Güler, bu başlıkta, “Ülkemizin en kıymetli varlıklarından olan Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin korunması, geleceğe aktarılması ve asli misyonunun devam ettirilmesi için özel bir düzenleme getiriyoruz. Çiftlik adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde birlik sağlıyoruz. Geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçerek, arazilerin parçalı yapısından kaynaklanan hukuki belirsizliklere son veriyor ve bu milli mirasımızın üzerindeki mali yükü tamamen kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklifin dikkat çeken bir diğer ayağını ise alkollü içkilere ilişkin reklam ve tanıtım sınırlamaları oluşturdu. Buna göre alkollü içki üreticilerinin isim, marka, amblem veya logolarını kullanarak herhangi bir etkinliğe destek vermesine ya da gizli reklam yapmasına izin verilmeyecek. 22.00 ile 06.00 saatleri arasındaki satış yasağının ihlalinde ceza yetkisi mülki amirlere devredilecek. İş yerlerinin vitrinlerinde bağımlılığı teşvik edici yazı, işaret ve görsellerin kaldırılması da hükme bağlanacak. Abdullah Güler, bu düzenlemeyi şu sözlerle anlattı: “Gençlerimizin marka aşinalığından faydalanarak düşük alkollü içki markalarının yüksek alkollü içkilerde kullanılması gibi satın almayı teşvik edici sinsi uygulamaları yasaklıyoruz. 22:00 ile 06:00 saatleri arasındaki alkol satış yasağı ihlallerinde ceza yetkisini mülki amirlere devrederek denetimi yerinde ve süratle sağlıyoruz. Vatandaşımızı ve evlatlarımızı alkol bağımlılığına teşvik eden her türlü işaret, yazı ve görselin iş yerlerinin vitrinlerinden dahi temizlenmesini hükme bağlıyoruz”

Yer Altındaki Kaçak Trafolar Haber

Yer Altındaki Kaçak Trafolar

Dicle Elektrik, Şanlıurfa'da Tarım ve Orman Bakanlığı'nın mısır ekim yasağına rağmen, yer altına gizlenmiş 3 kaçak trafoyu, dron yardımıyla yürüttüğü denetimlerle ortaya çıkardı. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji sağlamayı amaçlayan Dicle Elektrik, bölgesindeki kaçak elektrik kullanımına karşı teknolojiyi kullanarak mücadele hızını artırdı. Bu kapsamda Şanlıurfa’da dron destekli denetimlerle kaçak trafo arayışına giren şirket, yapay zeka destekli dronları kullanarak tarım alanlarında izinsiz elektrik kullanımını tespit etti. Viranşehir'deki kırsal mahallelerde yapılan incelemelerde, yasak olmasına karşın sulama amacıyla yer altına saklanmış 3 kaçak trafo bulundu. “Kaçak kullanım, kamusal kaynakların israfıdır” Yüksek enerji tüketimiyle altyapıya zarar verip, abonelerin hizmet kalitesini düşüren kaçak trafoların bulunup el konması sebebiyle Dicle Elektrik yetkililerince savcılığa suç ihbarında bulunuldu. Durum hakkında açıklama yapan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, “Yalnızca kaçak elektrik kullanımıyla değil, aynı zamanda doğa, tarım ve kamu kaynaklarının amacına uygun kullanılmamasıyla da savaşıyoruz. Bu, enerji sektörünün ötesinde topluma karşı olan yükümlülüğümüzdür. Dolayısıyla kaçakla mücadelenin, kaynak israfını önleme adına bir kamu hizmeti olduğunu vurgulamak isterim” şeklinde konuştu. Kaçak trafolar ne kadar gizlenirse gizlensin bulundu Dicle Elektrik’in yapay zeka destekli dronları, Şanlıurfa Viranşehir'deki Kızlarsarayı ve Samanlı mahallelerinde gerçekleştirilen denetimlerde, taş, toprak ve sulama borularıyla kapatılmış yer altındaki iki ayrı trafonun varlığını ortaya çıkardı. Her biri 160 KVA olan bu trafolar ile toplamda 250 dönümlük bir mısır tarlasının yasa dışı bir şekilde sulandığı belirlendi. Yayık Mahallesi’nde yapılan incelemelerde ise kayalarla örülen ve taşlarla gizlenmiş başka bir kaçak trafo saptandı. Bu trafoyla 50 dönümlük bir alanın sulaması yapılmaktaydı. Bu üç kaçak trafonun toplam gücünün 480 KVA olduğu ve yaklaşık 250 ailenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek bir kapasiteye sahip olduğu aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.