Hava Durumu

#Su Tasarrufu

giresunsonhaber - Su Tasarrufu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Tasarrufu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Böbrek Vakfı’ndan Bir İlk Haber

Türk Böbrek Vakfı’ndan Bir İlk

Türkiye genelinde yaklaşık 72 bin hasta, yaşamlarını diyaliz tedavisi desteğiyle sürdürüyor. Bu tedavi kapsamında, her bir diyaliz seansı için ortalama 200 litre su tüketiliyor. Yıllık bazda yaklaşık 10 milyon seans gerçekleştirildiği göz önüne alındığında, toplam su kullanımı 2 milyar litreye ulaşmış durumda. Su kaynaklarının kritik öneme sahip olduğu günümüzde bu tablo, sağlık hizmetlerinde sürdürülebilir su yönetimini zorunlu kılıyor. Türk Böbrek Vakfı (TBV), hizmet kalitesinden ödün vermeden bu soruna çözüm getiren “Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli”ni hayata geçirerek, Türkiye'de bu sistemi uygulayan ilk diyaliz merkezi olma başarısını gösterdi. Türk Böbrek Vakfı tarafından Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nde devreye alınan “Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli” ile hemodiyaliz işlemi öncesi ters ozmoz sisteminden drenaja aktarılan sular yeniden değerlendirilmeye başlandı. Uygulamanın hayata geçtiği ilk ay içerisinde 46 bin litre (46 metreküp) su tasarrufu elde edildi. Böbrek sağlığını korumak, hastalıklarla ilgili toplumsal bilinci artırmak ve kronik böbrek hastalarının yaşam standartlarını yükseltmek için çalışan Türk Böbrek Vakfı (TBV), diyalizdeki yüksek su sarfiyatını azaltmak amacıyla somut bir adım attı. Vakıf, tedavi süreçlerini çevre dostu ve kaynak koruyucu bir modele dönüştürme projesini başlattı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) bu yıl Türkiye’de düzenlenecek olması, projenin önemini daha da artırdı. Ağustos ortası itibarıyla TBV Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nde uygulanmaya başlanan Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli sayesinde, hemodiyaliz tedavisindeki Ters Ozmoz (R.O.) su arıtma sisteminde drenaja giden sular, kurulan geri kazanım altyapısıyla tekrar kullanıma sunuldu. Bu çalışma, Türkiye’deki diyaliz merkezlerinde arıtma atık sularının sistematik olarak yeniden değerlendirildiği ilk uygulama olma özelliğini taşıyor. Klinik tedavi alanına girmeyen, hastalarla hiçbir teması olmayan ve yalnızca arıtma aşamasında mineral/iletkenlik dengesi nedeniyle ayrıştırılarak kanalizasyona verilen bu sular, artık temizlik ve çamaşırhane işlerinde kullanılıyor. İlk Ayın Sonuçları ve Elde Edilen Kazanımlar Temmuz 2026'da start alan proje ile ilk ayda 46 bin litre şebeke suyunun israf edilmesi engellendi. Şebeke suyu tüketimindeki ve atık su miktarındaki bu düşüş, çevresel faydanın yanı sıra kurumsal giderlerin azaltılmasına da katkı sağladı. Sağlık Bakanlığı laboratuvar testleri sonucunda hijyen standartlarına uygunluğu onaylanan sular, merkez genelinde güvenle kullanılmaya başlandı. "Suyu İsraf Etme, Hem Böbreğini Hem Doğayı Koru" Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nden alınan olumlu verilerin ardından, projenin Türk Böbrek Vakfı’nın diğer tüm merkezlerinde de yaygınlaştırılması planlanıyor. Diyaliz tedavisinin su kaynaklarına olan yüksek bağımlılığına dikkat çeken Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, çalışmanın önemiyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: "Vakıf olarak uzun yıllardır 'Suyu israf etme, hem böbreğini hem doğayı koru' diyerek suyun hem insan vücudu hem de gezegenimiz için ne kadar hayati olduğunu vurguluyoruz. Hemodiyaliz süreci doğası gereği saf su gerektirse de arıtma sırasında dışarı atılan suyun israf olmaması adına Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezimizde kurduğumuz geri kazanım sistemiyle ilk ayda 46 bin litre tasarruf sağladık. Sağlık hizmeti sunarken doğal kaynaklara ve çevreye yük olmamak temel sorumluluğumuzdur. Hedefimiz, bu uygulamayı diğer merkezlerimize de taşıyarak böbrek sağlığı alanında sürdürülebilir ve örnek bir model oluşturmaktır... Bu yıl COP31’in ülkemizde yapılacak olması, iklim krizi ve çevresel sürdürülebilirliği gündemimizin merkezine taşıyor. Türk Böbrek Vakfı olarak, sağlık hizmetlerinin çevre üzerindeki etkilerini minimize etme yönündeki çalışmalarımızla bu sürece destek vermeyi ve su başta olmak üzere doğal kaynakların verimli kullanımı konusunda sektöre öncülük etmeyi amaçlıyoruz.” Her Yıl Diyalizde 400-500 Milyon Litre Su Tasarruf Edilebilir Diyaliz sürecinde kullanılan suyun tamamının geri kazanılması mümkün olmasa da, uygun nitelikteki suyun yaklaşık yüzde 18-20’sinin geri kazanılabileceği hesaplandığında, Türkiye genelinde yıllık yaklaşık 400-500 milyon litre suyun yeniden kullanılma potansiyeli olduğu görülüyor. Diğer bir ifadeyle, bu sistemler yaygınlaştırıldığında her yıl yüz milyonlarca litre suyun boşa gitmesi engellenebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TZOB: 30 yılda 3 milyon hektar tarım arazisi kaybedildi! Haber

TZOB: 30 yılda 3 milyon hektar tarım arazisi kaybedildi!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Bayramı vesilesiyle gerçekleştirdiği açıklamada, tarım arazilerindeki hızlı azalmaya işaret ederek; iklim krizi, çölleşme ve hatalı arazi kullanımının Türkiye'nin gıda güvenliği önünde ciddi bir risk teşkil ettiğini belirtti. ANKARA (İGFA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Bayramı dolayısıyla yaptığı değerlendirmelerde, toprağın muhafaza edilmesinin sadece tarımsal faaliyetler için değil, ülkenin istikbali açısından da kritik önemde olduğunu vurguladı. Her sene 11 Haziran'ı izleyen ilk pazar gününün Toprak Bayramı olarak kutlandığını anımsatan Bayraktar, toprağın insanlık adına vazgeçilmez bir doğal varlık olduğunu ifade ederek, "Sadece 1 santimetrelik verimli bir toprağın meydana gelmesi yüzlerce yıl alıyor. Kaybedilen toprağın geri kazanılması ise oldukça güç" şeklinde konuştu. Tarımın esasının toprak olduğuna vurgu yapan Bayraktar, son 30 yıllık süreçte Türkiye'deki tarım alanlarının yaklaşık 27 milyon hektardan 24 milyon hektara düştüğünü belirtti. Plansız şehirleşme, sanayileşme, altyapı çalışmaları ve yanlış arazi kullanımının etkisiyle yaklaşık 3 milyon hektar tarım arazisinin yitirildiğini kaydeden Bayraktar, erozyonun da büyük bir tehdit olmayı sürdürdüğünü dile getirdi. İklim krizi ve küresel ısınmanın etkilerinin Türkiye genelinde daha belirgin hale geldiğini belirten Bayraktar, bilhassa İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin ciddi bir çölleşme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Toprakların korunması adına koruyucu tarım yöntemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyleyen Bayraktar; su tasarrufu sağlayan damlama ve yağmurlama sulama sistemlerinin artırılmasını, organik gübrelemenin desteklenmesini ve dijital tarım teknolojilerinin daha etkin kullanılmasını tavsiye etti. Hobi bahçelerinin tarım arazilerinde parçalanmaya yol açtığına değinen Bayraktar, bu alandaki denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca konut, sanayi, turizm ve altyapı projelerinin planlama aşamasında, verimli tarım topraklarının korunmasına öncelik verilmesi gerektiğini kaydetti. Arazi toplulaştırma faaliyetlerinin hızlandırılmasının kritik olduğuna değinen Bayraktar; birinci sınıf sulanabilir tarım arazilerinin, meyve bahçelerinin ve zeytinliklerin gelecek nesiller için titizlikle muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti. Toprağın gelecek kuşaklara bırakılması gereken en kıymetli miras olduğunu vurgulayan Bayraktar, "Verimli topraklarımızın korunması, gıda güvencemizin, ekonomik bağımsızlığımızın ve geleceğimizin en sağlam teminatıdır" dedi.

ŞEBİNKARAHİSAR VE ÇAMOLUK’TA ÇİFTÇİYE CEVİZ, BADEM VE DAMLA SULAMA DESTEĞİ Haber

ŞEBİNKARAHİSAR VE ÇAMOLUK’TA ÇİFTÇİYE CEVİZ, BADEM VE DAMLA SULAMA DESTEĞİ

ŞEBİNKARAHİSAR VE ÇAMOLUK’TA ÇİFTÇİYE CEVİZ, BADEM VE DAMLA SULAMA DESTEĞİ: “TARIMDA VERİMLİLİK YENİDEN FİLİZLENİYOR” Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) İdaresi Başkanlığınca finanse edilen “Kabuklu Meyve Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Projesi”, kırsal ilçelerde yeni bir üretim dalgası başlattı. Proje kapsamında Şebinkarahisar ve Çamoluk’taki çiftçilere toplam 2.632 adet sertifikalı ceviz, 150 adet sertifikalı badem fidanı ve damla sulama sistemleri dağıtıldı. Yeni Bahçeler Kuruluyor İl ve ilçe müdürlüklerinde görevli teknik personelin gözetimiyle: Şebinkarahisar’da 34 dekar ceviz, 3 dekar badem ve Çamoluk’ta 60 dekar ceviz bahçesinin kurulumu yapılacak. Bu yeni bahçeler, birkaç yıl içinde hem çiftçinin cebine hem de bölgenin kırsal ekonomisine güçlü bir katkı sağlayacak. Damla Sulama Sistemi Nedir? Çiftçiye Ne Faydası Var? Damla sulama, suyu doğrudan bitkinin kök bölgesine ileten modern bir sulama yöntemi. Yani suyu tarlaya serpip buharlaşmaya bırakmak yerine, her bitkiye “hassas bir musluk” tanımlamak gibi bir teknoloji. Peki, bölgeye ve çiftçiye getirisi ne? 1. Su Tasarrufu Suyun her damlası bitkiye gider; boşa akma, buharlaşma, yüzey akışı olmaz. Bu da özellikle yaz aylarında altın değerinde. 2. Verimde Artış Bitki ihtiyacı olan suyu düzenli aldığı için: Daha hızlı gelişir Meyve tutumu güçlenir Kalite artar Ceviz ve badem gibi suya duyarlı türlerde sonuçlar çok belirgindir. 3. İşçilik Azalır Saatlerce sulama yapmak yerine sistem vanadan yönetilir. Çiftçi zamanını bakım, budama ve diğer işlere ayırabilir. 4. Erozyon ve Toprak Kaybı Önlenir Yüzeyi aşındıran salma sulamaya göre toprak yerinde kalır. Bu durum özellikle Çamoluk ve Şebinkarahisar’ın eğimli arazilerinde büyük avantaj sağlar. 5. Gübre ve İlaçta Ekonomiklik Damla sulama sistemi gübrelemeyi de kontrollü yapabilir. Hem tasarruf hem daha etkili besleme sağlar. “Bu Proje Bölgeye Yeni Bir Ekonomik Soluk Getirecek” İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, fidanların tamamının sertifikalı olmasına özellikle dikkat etti. Çünkü bu, hem hastalıklara dayanıklılık hem yüksek verim hem de uzun ömürlü bahçeler anlamına geliyor. Yetkililer, önümüzdeki birkaç yıl içinde: Daha yüksek ceviz ve badem üretimi Geliri daha yüksek bahçeler Genç çiftçinin tarıma dönüşü Kırsalda ekonomik canlanma beklendiklerini ifade ediyor. Kısacası, bugün dağıtılan her ceviz ve badem fidanı, birkaç yıl sonra Giresun’un kırsalında güçlü bir üretim ağacına dönüşecek. Damla sulama sistemi de bu ağacın gizli motoru olacak.

ORDU'DA FINDIKTA VERİMLİLİK İÇİN DAMLAMA YÖNTEMİ Haber

ORDU'DA FINDIKTA VERİMLİLİK İÇİN DAMLAMA YÖNTEMİ

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in fındık bahçelerinde verimi artırmak için başlattığı Fındık Verimliliği Projesi (FINVER) çerçevesinde, fındık bahçelerine toprak altı damla sulama sistemi monte ediliyor. ORDU (İGFA) - Büyükşehir Belediyesinin tarım iştiraki ORTAR A.Ş. tarafından sürdürülen proje ile fındıkta yüzde 100'e varan verim artışı hedefleniyor. Proje dahilinde kurulan sistemle su, bitkinin kök bölgesine doğrudan ulaştırılacak. Böylece hem su tasarrufu sağlanacak hem de bitki beslenmesi ve üründe kalite önemli ölçüde artırılacak. Ordu’da belirlenen pilot bölgelerde başlatılan bu çalışmaların, çiftçilerden gelen talepler doğrultusunda yaygınlaştırılması planlanıyor. VERİMDE ÖNEMLİ ARTIŞ SAĞLIYOR Ziraat Mühendisi Abdulkerim Kurucu, uygulamanın bölge tarımı için büyük bir değişim yaratacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Toprak altı damla sulama sistemiyle su ve gübre doğrudan kök bölgesine taşınıyor. Bu hem kaynak kullanımında tasarruf sağlıyor hem de beslenme etkinliğini üst seviyeye çıkarıyor. Çiftçi gübre maliyetlerinden tasarruf ederken, işçilik masrafları neredeyse sıfır seviyesine iniyor. Kullanım etkinliği söz konusu olduğunda yüzde 100'e varan verim artışı sağlamak olası.” Özellikle yaz aylarında meydana gelen kuraklık dönemlerinde sistemin önemine vurgu yapan Ziraat Mühendisi Kurucu, sözlerine şöyle devam etti: “Bu sistemle toprağın düzenli nem seviyesi korunabiliyor. Suyun kontrollü ve doğrudan kök bölgesine verilmesi, su kayıplarını minimize ederken bitki gelişimini dengeliyor. Bu da doğrudan ürün kalitesine ve miktarına olumlu şekilde yansıyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.