Hava Durumu

#Su Stresi

giresunsonhaber - Su Stresi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Stresi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AVRUPA FINDIĞINDA DÜZENSİZ SULAMA VE HASATTA YAĞIŞ RİSKİ VERİMİ TEHDİT EDİYOR Haber

AVRUPA FINDIĞINDA DÜZENSİZ SULAMA VE HASATTA YAĞIŞ RİSKİ VERİMİ TEHDİT EDİYOR

AVRUPA FINDIĞINDA DÜZENSİZ SULAMA VE HASATTA YAĞIŞ RİSKİ VERİMİ TEHDİT EDİYOR Redagrícola / RedGold’un Avrupa fındığına ilişkin içeriği, modern fındık üretiminde iki kritik başlığı öne çıkardı: Hasat döneminde yağışa hazırlık ve sulama sistemlerinde homojenlik. Irrifer yöneticisi ve akademisyen Dr. Iván Vidal, damla sulama yapılan bazı bahçelerde uniformitenin yüzde 50-60 seviyelerine kadar düştüğünü belirterek, bu tablonun aynı bahçede hem aşırı hem de yetersiz su ve gübre alan bitkiler oluşturduğunu vurguladı. REDAGRÍCOLA / REDGOLD AVRUPA FINDIĞINDA KRİTİK BAŞLIKLARI GÜNDEME TAŞIDI Redagrícola / RedGold, Avrupa fındığında üretim yönetimine ilişkin içeriğini şu başlıkla duyurdu: “RedGold: la información del avellano europeo en imágenes” İçerikte Avrupa fındığında sulama, fertirigasyon, hasat döneminde yağış riski, makine planlaması ve kurutucu altyapısı birlikte ele alındı. RedGold’un bölüm girişinde şu sorular öne çıkarıldı: “¿Cómo lograr un fertiriego parejo? ¿Cómo enfrentan las lluvias en cosecha en la zona centro norte del Avellano?” Bu iki soru, Avrupa fındığı üretiminde sezon başarısını belirleyen temel sorunları işaret ediyor. Bir tarafta gübreli suyun bahçeye eşit dağıtılması, diğer tarafta hasat döneminde yağışa karşı hazırlıklı olunması gerekiyor. Her iki başlık da doğrudan verim, kalite, ürün kaybı ve üretici maliyetiyle bağlantılı. HASATTA YAĞIŞ RİSKİ ORGANİZASYON EKSİKLİĞİNİ GÖRÜNÜR HALE GETİRİYOR Videoda, Avrupa fındığı üretiminde merkez-kuzey bölgelerde hasat dönemindeki yağışların üreticiyi zorladığı belirtildi. Değerlendirmede üreticilerin her zaman organizasyon, makine parkı ve kurutucu altyapısı bakımından yeterince hazırlıklı olmadığı ifade edildi: “Generalmente no están muy bien preparados del punto de vista de organización, de maquinaria y secadores, por lo tanto, claro, este tipo de eventos climáticos como las lluvias perjudica.” Bu değerlendirme, hasat döneminde yağışın yalnızca meteorolojik bir risk olmadığını gösteriyor. Sorun, yağmurun kendisi kadar üreticinin bu yağmura karşı ne kadar hazırlıklı olduğuyla da bağlantılı. Makine yetersizliği, kurutucu kapasitesinin düşük olması ve hasat organizasyonunun zayıf kurulması, yağışın etkisini büyütüyor. Yağmurla birlikte hasat zemini ağırlaşıyor, ürünün yerde kalma süresi uzuyor, nem riski artıyor ve hasat sonrası kurutma ihtiyacı daha kritik hale geliyor. Üretici bu sürece hazırlıksız yakalandığında ürün kalitesi ve ticari değer baskı altına giriyor. SICAKLIK DÜŞÜNCE YAPRAK DÖKÜMÜ BAŞLIYOR, HASAT ZORLAŞIYOR Videoda yalnızca yağış değil, sıcaklık düşüşünün bitki üzerindeki etkisi de vurgulandı. Sıcaklıklar düşmeye başladığında bitki bu sinyali alıyor ve yaprak dökümü başlıyor: “Una vez que empiezan a bajar las temperaturas, ya la planta toma esa señal y las hojas comienzan a caer.” Yaprakların yere düşmesi, hasat sürecini doğrudan zorlaştırıyor. Nemli zemin üzerinde yaprak birikmesi, ürünün toplanmasını güçleştiriyor ve hasat operasyonunu daha karmaşık hale getiriyor. Videoda bu durum şöyle ifade edildi: “Ya se te vuelve un poco más compleja la cosecha con hojas en el suelo y con humedad.” Bu nedenle Avrupa fındığında hasat başarısı yalnızca ürünün olgunlaşmasına bağlı değil. Hasat zamanı, hava koşulları, yaprak dökümü, makine kapasitesi ve kurutma altyapısı birlikte planlanmak zorunda. MAKİNE KAPASİTESİ DOĞRU HESAPLANMALI RedGold içeriğinde üreticinin hasat döneminde ihtiyaç duyduğu makine kapasitesini doğru belirlemesi gerektiği vurgulandı: “Hoy en día tú tienes que verificar muy bien la cantidad de maquinaria que necesitas para poder cosechar lo más rápido posible.” Bu ifade, hasat döneminde hızın kaliteyi koruyan temel unsurlardan biri olduğunu gösteriyor. Yağış riski bulunan bölgelerde ürünün tarlada ya da bahçede uzun süre beklemesi, nem, kirlenme, yaprakla karışma ve kurutma yükünün artması gibi sorunları büyütüyor. Makine planlaması bu nedenle yalnızca operasyonel bir hesap değildir. Doğru makine kapasitesi, ürün kaybını azaltan, hasat süresini kısaltan ve kaliteyi koruyan stratejik bir üretim kararıdır. YAZ STRESİ YAPRAK DÖKÜMÜNÜ VE HASADI ETKİLİYOR Videoda, yaprağın bitki üzerinde mümkün olduğunca uzun süre kalmasının önemine de dikkat çekildi. Bunun için yaz döneminden gelen streslerin önlenmesi gerektiği belirtildi: “Tratar de que esta hoja permanezca lo más tiempo posible en la planta y que no se nos caiga y eso evitar obviamente los estrés que vienen del verano.” Bu değerlendirme, sulama ve bitki stresinin yalnızca yaz aylarındaki gelişimle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Yaz boyunca su stresi yaşayan, beslenme dengesi bozulan veya fizyolojik baskı altında kalan bitkilerde hasat dönemine girilirken yaprak dökümü daha önemli bir sorun haline gelebilir. Bu nedenle fındıkta sulama, fertirigasyon ve stres yönetimi doğrudan hasat kalitesiyle bağlantılıdır. Üretici yaz aylarında bahçeyi dengeli yönetemezse, bunun etkisi hasat döneminde yaprak dökümü, nem ve operasyon güçlüğü olarak karşısına çıkar. YETİŞKİN BAHÇELERDE IŞIKLANMA VE DOĞAL KURUMA ÖNE ÇIKIYOR RedGold içeriğinde yetişkin bahçelerde ışıklanmanın artırılması da önemli bir uygulama olarak değerlendirildi: “Una de las prácticas también en huertos adultos es tratar de iluminar lo mayor posible, para que esa fruta también en el suelo logre ventilación y un secado también natural.” Yetişkin fındık bahçelerinde taç yapısının yoğunlaşması, bahçe içinde ışık ve hava dolaşımını azaltabiliyor. Bu durum özellikle yağışlı ve nemli dönemlerde hasat edilen ürün için risk oluşturuyor. Bahçede daha iyi ışıklanma ve hava akımı, yere düşen ürünün havalanmasına ve doğal kuruma sürecine destek veriyor. Bu başlık, budama ve bahçe içi açıklığın hasat sonrası kaliteyle de ilişkili olduğunu gösteriyor. Fındıkta bahçe yönetimi yalnızca dal, sürgün ve verim hesabı üzerinden değil, hasat zemini, ürün kuruması ve nem yönetimi üzerinden de düşünülmelidir. KURUTUCU TEMİZLİĞİ VE HASAT SONRASI ALTYAPI ARTIK ZORUNLULUK Videoda kurutucuların temizliği ve hasat sonrası altyapı hazırlığının özellikle vurgulandığı bölüm dikkat çekti: “Muy importante también la organización en lo que es la limpieza de los secadores.” Maule ve Ñuble bölgelerinde üreticilerin hasat sonrası kurutucu yatırımlarına yeterince alışık olmadığı, ancak bu yatırımın artık bir ihtiyaç haline geldiği belirtildi: “La región Maule y Ñuble principalmente no están muy acostumbradas a la implementación de postcosecha con inversión en los secadores, que hoy en día una realidad y una necesidad.” Bu ifade, iklim koşullarının değiştiği ve yağış riskinin arttığı üretim alanlarında kurutucu altyapısının ertelenemez hale geldiğini gösteriyor. Ürün bahçeden alındıktan sonra kurutma sürecinin iyi yönetilememesi, hasatta gösterilen emeğin değerini düşürebilir. Kurutucuların temizliği, kapasitesi ve kullanıma hazır olması; özellikle nemli hasat koşullarında ürün kalitesi için belirleyici hale gelir. Hasat sonrası süreç, üretim zincirinin ayrı bir bölümü değil, sezon başarısının doğrudan parçasıdır. DAMLA SULAMADA EN BÜYÜK RİSK: SİSTEMİN HOMOJEN ÇALIŞMAMASI RedGold içeriğinde ikinci kritik başlık fertirigasyon ve sulama homojenliği oldu. Dr. Iván Vidal, damla sulama yapılan bahçelerde ciddi dengesizliklerle karşılaştıklarını belirtti: “Hemos encontrado situaciones bien extremas en el sentido de que huertos con riego por goteo se hacen mucho esfuerzo en dosificar los fertilizantes, en aplicar como corresponde estos fertilizantes y dejando muchas veces de lado este factor que es la uniformidad del sistema de riego.” Bu değerlendirme, üreticilerin gübre dozlamasına büyük emek verdiğini ancak gübreli suyun bahçeye eşit ulaşıp ulaşmadığını çoğu zaman ikinci plana bıraktığını gösteriyor. Oysa fertirigasyonda başarı yalnızca doğru gübre miktarını belirlemekle sağlanmaz. Belirlenen gübrenin her bitkiye dengeli ulaşması gerekir. Damla sulama sistemi kurulu olan bir bahçede bile homojenlik otomatik olarak sağlanmaz. Basınç farkları, damlatıcı tıkanmaları, tuz birikimi, biyolojik oluşumlar, filtre bakımının aksaması ve hat planlamasındaki sorunlar, aynı sistem içinde farklı bitkilerin farklı miktarda su ve gübre almasına neden olabilir. YÜZDE 50-60 UNİFORMİTE BAHÇEDE BÜYÜK DENGESİZLİK DEMEK Dr. Vidal, bazı bahçelerde sulama uniformitesinin yüzde 50-60 seviyelerine kadar düştüğünü ifade etti: “Hemos encontrado situaciones de 50 60% de uniformidad.” Bu oran, üretici açısından ciddi bir uyarıdır. Uniformitenin bu seviyelere düşmesi, aynı bahçede bitkilerin su ve gübreye eşit erişemediğini gösterir. Vidal bu durumu şöyle açıkladı: “Significa que hay plantas sobrefertilizadas y hay plantas que están recibiendo una fertilización insuficiente.” Bu tablo, bahçede bazı bitkilerin aşırı gübrelendiği, bazı bitkilerin ise yetersiz gübre aldığı anlamına gelir. Aynı zamanda su dağılımı da bozulur: “Van a haber plantas que están recibiendo más aguas que otras. Otras pueden estar con problemas de déficit de agua y otras con un problema de exceso de agua.” Aynı bahçede bazı bitkilerin fazla su alması, bazılarının ise su eksikliği yaşaması, üretim dengesini bozar. Bu durum yalnızca bitki görünümünü değil; sürgün gelişimini, meyve tutumunu, dane dolumunu, kaliteyi ve verim potansiyelini doğrudan etkiler. FERTİRİGASYONDA ASIL MESELE DOĞRU DAĞILIM Fındık bahçelerinde üretici gübreyi doğru seçebilir, doğru dozda hazırlayabilir ve doğru zamanda uygulayabilir. Ancak sulama sistemi homojen çalışmıyorsa bu doğru planlama bahçenin tamamına aynı şekilde yansımaz. Fertirigasyonda gübre suyla birlikte taşındığı için sulamadaki her dengesizlik gübrelemede de dengesizlik yaratır. Daha fazla su alan bitkiler daha fazla gübre alırken, daha az su alan bitkiler yetersiz beslenir. Bu durum bahçede gelişim farkını büyütür. Bu nedenle sulama uniformitesi, yalnızca sulama mühendisliğiyle ilgili teknik bir konu değildir. Aynı zamanda besleme yönetiminin, verim planlamasının ve kalite standardının temelidir. ÜRETİCİ ÖNCE SİSTEMİN UNİFORMİTE KATSAYISINI BİLMELİ Vidal, üreticilere ilk uyarısını sulama sisteminin uniformite katsayısını ölçmeleri yönünde yaptı: “Los productores se preocupen en primer lugar de conocer el coeficiente de uniformidad de su sistema de riego.” Bu ölçüm yapılmadan sistemin gerçekten dengeli çalışıp çalışmadığını anlamak mümkün değildir. Bahçenin genel görünümü üreticiyi yanıltabilir. Bir bölümde güçlü gelişim görülürken başka bir bölümde gizli su stresi yaşanabilir. Uniformite katsayısı, sulama sisteminin bahçeye suyu ne kadar eşit dağıttığını gösterir. Bu değer bilinmeden yapılan sulama ve fertirigasyon planı eksik kalır. Üretici önce sistemin mevcut performansını bilmeli, ardından bakım ve düzeltme planını buna göre kurmalıdır. BAKIM YILDA BİR KEZLE SINIRLI KALMAMALI RedGold içeriğinde sistem bakımının da düzenli yapılması gerektiği vurgulandı. Vidal, bakımın en az yılda bir kez yapılması gerektiğini, sorunlu sistemlerde ise iki veya üç ayda bir kontrol yapılmasının önem taşıdığını belirtti: “Por lo menos anualmente o cada dos o tres meses hagan dependiendo de los problemas que tenga.” Bu ifade, sulama sistemlerinin sezon boyunca performans kaybedebileceğini gösteriyor. Damlatıcılar tıkanabilir, filtreler kirlenebilir, basınç dengesi bozulabilir, hatlarda tuz birikimi veya biyolojik büyüme oluşabilir. Düzensizliğin nedeni belirlenmeden yapılan müdahaleler kalıcı çözüm üretmez. Bu nedenle üretici, önce sorunun kaynağını tespit etmeli, ardından düzeltici ve önleyici uygulamaları devreye almalıdır. TUZ, BİYOLOJİK BÜYÜME VE TIKANMA SİSTEMİ BOZUYOR Videoda sulama sistemindeki desuniformitenin nedenleri arasında tuzlar ve biyolojik büyüme özellikle belirtildi: “A qué se deben la desuniformidad, que pueden ser sales, crecimiento biológico.” Tuz birikimi ve biyolojik oluşumlar damlatıcıların debisini düşürebilir. Bu durum bazı bitkilere daha az su ve gübre ulaşmasına neden olur. Sistem dışarıdan çalışıyor gibi görünse bile damlatıcı seviyesinde ciddi performans kaybı oluşabilir. Bu nedenle filtre temizliği, hat yıkama, damlatıcı kontrolü, basınç ölçümü ve su kalitesi takibi düzenli yapılmalıdır. Bakımı ihmal edilen sistemlerde üretici, fark etmeden bahçesinin bir bölümünü eksik sulayabilir. TÜRKİYE İÇİN DE DOĞRUDAN UYARI NİTELİĞİ TAŞIYOR RedGold’un Avrupa fındığı üzerinden gündeme taşıdığı başlıklar Türkiye için de önem taşıyor. Türkiye’de fındık üretimi uzun yıllar büyük ölçüde doğal yağışa dayalı yürütüldü. Ancak düzensiz yağış, yaz sıcaklıkları, kurak dönemler ve hasat dönemindeki nem riski, sulama ve hasat sonrası yönetimi daha kritik hale getiriyor. Karadeniz’de geleneksel bahçelerde sulama her bölgede yaygın olmasa da yeni kurulan bahçeler, verim hedefi yüksek üretim alanları ve kuraklık baskısı yaşayan bölgeler için su yönetimi artık daha ciddi biçimde ele alınmalıdır. Türkiye açısından çıkarılacak temel ders açıktır: Bahçeye su vermek tek başına yeterli değildir. Suyun ve gübrenin bitkilere eşit ulaşıp ulaşmadığı ölçülmelidir. Hasat döneminde ise yağış, makine kapasitesi, yaprak dökümü, zemin nemi ve kurutma altyapısı birlikte planlanmalıdır. ÜRETİCİ İÇİN KRİTİK KONTROL BAŞLIKLARI Avrupa fındığında ve fındık bahçelerinde üreticinin sulama, fertirigasyon ve hasat yönetiminde şu başlıklara odaklanması gerekir: Sulama sisteminin uniformite katsayısı ölçülmeli. Damlatıcı debileri farklı noktalarda kontrol edilmeli. Hat başı ve hat sonu basınç değerleri karşılaştırılmalı. Filtreler düzenli temizlenmeli. Sulama hatları sezon içinde yıkanmalı. Tuz birikimi ve biyolojik oluşum riski takip edilmeli. Sorunlu sistemlerde bakım iki veya üç ayda bir yapılmalı. Gübre dozlaması kadar gübreli suyun dağılımı da kontrol edilmeli. Hasat döneminde makine kapasitesi önceden planlanmalı. Kurutucular hasat başlamadan temizlenmeli ve hazır hale getirilmeli. Yetişkin bahçelerde ışıklanma ve hava dolaşımı artırılmalı. Yaz stresi azaltılarak yaprak dökümü ve hasat zorluğu sınırlandırılmalı. MODERN FINDIK ÜRETİMİNDE ÖLÇÜM, BAKIM VE ORGANİZASYON ZORUNLU HALE GELDİ Redagrícola / RedGold’un içeriği, Avrupa fındığında üretim başarısının artık yalnızca bahçenin varlığına, sulama sisteminin kurulmasına veya gübre uygulamasına bağlı olmadığını gösteriyor. Modern fındık üretiminde ölçüm, bakım ve organizasyon belirleyici hale geldi. Hasat döneminde yağışa hazırlıksız yakalanan, yeterli makine kapasitesi bulunmayan, kurutucularını hazır tutmayan, sulama sisteminin uniformitesini ölçmeyen ve fertirigasyonda dağılımı kontrol etmeyen üretici, sezon sonunda verim ve kalite kaybı riskiyle karşı karşıya kalır. Dr. Iván Vidal’ın uyarısı, üreticiler için net bir teknik mesaj içeriyor. Sulama sistemi homojen çalışmıyorsa, doğru gübreleme de doğru sonuç vermez. Bahçede bazı bitkiler fazla su ve gübre alırken bazıları eksik kalıyorsa, üretici aynı parselde farklı gelişim düzeyleriyle karşılaşır. Fındıkta yüksek ve istikrarlı verim, yalnızca daha fazla girdi kullanmakla sağlanmaz. Asıl başarı, suyun, gübrenin, hasat ekipmanının ve hasat sonrası altyapının doğru zamanda, doğru ölçümle ve dengeli şekilde yönetilmesine bağlıdır. Kaynak: https://www.facebook.com/revistaredagricola

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA Haber

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA Şili’de 2025 Avrupa fındığı sezonu rekor üretim ve güçlü fiyatlarla tamamlandı. Üretim alanı 50 bin hektarı aşan ülkede sektör, yeni dönemde bakteriyel hastalık baskısını azaltan, su stresine karşı dayanıklılığı artıran ve kimyasal yükü düşüren biyolojik ve entegre çözümlere yöneldi. Bu tablo, dünya fındık piyasasında rekabetin artık yalnızca miktarla değil, bahçe sağlığı ve sürdürülebilir üretim kapasitesiyle belirlendiğini ortaya koydu. GİRESUN — Dünya fındık üretiminde ağırlığı giderek artan Şili, 2025 sezonunda Avrupa fındığında yeni bir üretim eşiğini geçti. PlanetNuts’ta yayımlanan sektörel değerlendirme yazısında, ülkede son 10 yılda hızlı büyüyen fındık üretiminin 50 bin hektarın üzerine çıktığı, Maule, Ñuble, Biobío, La Araucanía, Los Ríos ve Los Lagos bölgelerinin ana üretim merkezleri haline geldiği belirtildi. Aynı metinde, 2025 hasadının sektör uzmanları tarafından “önemli bir dönüm noktası” olarak tanımlandığı kaydedildi. REKOR HASAT TEK BAŞINA ALAN ARTIŞIYLA AÇIKLANMADI Şili’de elde edilen yüksek verim yalnızca yeni dikim alanlarının devreye girmesiyle oluşmadı. Haberde, bahçe sağlığı yönetimindeki ilerleme, çevresel strese karşı daha dayanıklı üretim yapısı ve verimi destekleyen iklim koşullarının da sezon başarısında belirleyici rol oynadığı vurgulandı. Uzmanlar yeni sezon öncesinde ağaçlarda nişasta ve arginin düzeylerinin izlenmesini, güçlü sürgün ve düzenli verim açısından kritik başlıklardan biri olarak öne çıkardı. HASTALIK BASKISINA KARŞI BİYOLOJİK VE ÖNLEYİCİ MODEL Yeni dönemin merkezine klasik mücadele kadar biyolojik ve önleyici koruma programları yerleşti. Haberde, UPL’nin “Natural Plant Protection” başlığı altında Avrupa fındığında bakteriyel hastalıklar, külleme ve çevresel stres için hem doğal kökenli hem de sentez temelli çözümleri bir arada sunduğu aktarıldı. Özellikle Xanthomonas arboricola pv. corylina baskısına karşı yaprak dökümü öncesi ve ilkbahar sürgün döneminde dengeli bakır kullanımının öne çıktığı, NORDOX SUPER’in organik sertifikalı fungisit-bakterisit olarak uzun koruma süresi ve yağışla yıkanmaya karşı direnciyle dikkat çektiği belirtildi. Metin, ürünün mikronize yapısı nedeniyle uçak ve dron uygulamalarına da uygun olduğunu yazdı. KÜLLEME, BAKTERİ VE STRES YÖNETİMİ AYNI PROGRAMDA TOPLANDI Aynı haberde AMYLO-X’in Bacillus amyloliquefaciens D 747 temelli biyofungisit-bakterisit olarak ilkbaharda bakteriyel baskıya karşı kullanıldığı bilgisi yer aldı. VACCIPLANT’in ise laminarin içeriğiyle bitkinin savunma mekanizmasını hızlandıran bir direnç indükleyici olarak tanımlandığı, Xanthomonas arboricola pv. corylina ile külleme etmeni Phylactinia guttata için önleyici kullanım etiketi taşıdığı ifade edildi. Freire-Villarrica hattındaki ticari bahçede ve Universidad de la Frontera bağlantılı deneme sahasında elde edilen sonuçların, külleme kontrolünde istikrarlı etki gösterdiği kaydedildi. SICAKLIK VE SU STRESİNE KARŞI YENİ ÜRETİM HATTI Şili fındığında asıl mücadele başlıklarından biri de ilkbahar ve yaz dönemindeki sıcaklık ile su stresi oldu. PlanetNuts’taki metin, OPTIMAT adlı bitkisel kökenli biyostimülantın aminoasit ve biyoaktif içerikle güçlü antioksidan yanıt oluşturduğunu, terleme ve su kullanım verimliliği üzerinde etkili olduğunu aktardı. PILATUS’un ise yüzde 100 doğal bitkisel kökenli biyostimülant olarak kök kütlesini, emici kök tüylerini ve rizosfer mikrobiyal yaşamını desteklediği, özellikle hasat sonrası yaz dönemindeki ikinci kök gelişim atağında önem kazandığı belirtildi. Maule Bölgesi’ndeki Camarico ticari bahçesinden paylaşılan sonuçlar da bu yaklaşımın sahadaki etkisine örnek gösterildi. AKAR MÜCADELESİ VE REJENERATİF TARIM VURGUSU Haberde, BIOMITE isimli ürünün fındık akarı Tetranycopsis horridus için geliştirilen insektisit-akarisit çözümü olarak öne çıkarıldığı belirtildi. Dört bitkisel terpen türevi içeren formülasyonun farklı etki mekanizmalarıyla sürdürülebilir ve anti-direnç yaklaşımı sunduğu savunuldu. Metin ayrıca karbon tutulumu, su ayak izinin azaltılması, bitki savunmasının güçlendirilmesi ve biyokontrol mikroorganizmalarının üretim sistemine dahil edilmesini rejeneratif tarım anlayışının temel unsurları arasında sıraladı. GİRESUN İÇİN MESAJ AÇIK Şili’nin attığı bu adım, dünya fındığında yarışın yalnızca tonaj yarışı olmadığını gösterdi. Bahçesini koruyan, suyu verimli kullanan, kök yapısını güçlendiren ve hastalığı erkenden yöneten üretici öne çıkıyor. Giresun ve Karadeniz için asıl başlık da burada duruyor: dünya pazarı büyürken yalnızca geleneksel üretim refleksiyle ayakta kalmak zorlaşıyor; kaliteyi, verimi ve maliyet kontrolünü birlikte taşıyan yeni bir üretim modeli zorunluluk haline geliyor. KAYNAKÇA: Haber, PlanetNuts’ta 10 Nisan 2026 tarihli sayfada yayımlanan “Natural Plant Protection (NPP): Herramientas sustentables para potenciar el cultivo del avellano” başlıklı içerikten Türkçeye uyarlanarak hazırlandı. Sayfada içerik, gazeteci Camila Muñoz Silva künyesiyle yer alırken metin içinde yazının Patricio Cerda, UPL Crop Leader imzası taşıdığı ve ayrıca Mundoagro kaynak notuna dayandığı belirtildi.

İklim değişikliği Türkiye’de insan hareketliliğini etkiliyor Haber

İklim değişikliği Türkiye’de insan hareketliliğini etkiliyor

Boğaziçi Üniversitesi ile Vrije Universiteit Brussel araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen ve Schneider Electric'in desteklediği araştırma, iklim değişikliğinin Türkiye ile çevresindeki göç, kalıcı yerleşim ve bölgesel dayanıklılık üzerindeki etkilerini veriye dayalı olarak ortaya koydu. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye Bilişim Vakfı – Be Node Research yayını altında yayımlanan rapor, IPCC Altıncı Değerlendirme Raporu (AR6) senaryoları, ulusal veriler ve sosyal araştırmalarla iklim değişikliğinin insan hareketliliği üzerindeki etkilerini ele alıyor. Araştırma, sıcaklık artışları, su stresi ve tarımsal üretimdeki gerilemenin kırsal kaynaklar ve şehirleşme şekillerini geniş ölçüde etkilediğini öne sürüyor. Rapor, su kıtlığı ve tarımsal üretimdeki azalma nedeniyle iç göçün artacağını, şehirlerde altyapı ve hizmetler üzerinde baskılar oluşacağını, yaşlılar, kadınlar ve engelli bireylerin "zorunlu hareketsizlik" sebebiyle yeni hassasiyetlerle karşılaşabileceğini belirtiyor. Türkiye'nin, Suriye, Irak, İran ve Orta Asya'daki çevresel hassasiyetler nedeniyle hem hedeflenen hem transit hem de yönlendirici bir pozisyonda olduğu belirtilen rapor, Türkiye'nin iklim değişikliğine karşı önleyici stratejiler geliştirmesi gerektiğinin altını çiziyor. Kırsal bölgelerde yerinde kalmayı teşvik edecek sosyal ve ekonomik şartların güçlendirilmesi, tarımsal üretimin iklim dirençli hale getirilmesi ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi; şehirlerde büyüyen mahallelerin planlı altyapı ve sosyal uyum politikalarıyla desteklenmesi, raporda öne çıkan politikalar arasında bulunuyor. Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı İsmail Yamangil, çalışmanın iklim değişikliğinin toplumsal etkilerini çok katmanlı bir şekilde gösterdiğine dikkat çekerek, veriye dayalı ve disiplinler arası yaklaşımların önemini vurguladı. Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase, raporun, kurumlar ve topluluklar için hazırlıklı bir gelecek inşa etme yolunda rehberlik sunduğunu belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.