Hava Durumu

#Stok Miktarı

giresunsonhaber - Stok Miktarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stok Miktarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KAĞITTA 805 BİN TON, BAHÇEDE AYNI FINDIK VAR MI? Haber

KAĞITTA 805 BİN TON, BAHÇEDE AYNI FINDIK VAR MI?

KAĞITTA 805 BİN TON, BAHÇEDE AYNI FINDIK VAR MI? İHRACATÇI 805 BİN, RESMÎ KOMİSYON 705 BİN TON DİYOR; ÜRETİCİNİN BAHÇE GÖZLEMLERİ DAHA DÜŞÜK REKOLTE İHTİMALİ Türkiye’nin 2026 yılı fındık üretimine ilişkin farklı kurum ve sektör kuruluşları tarafından yapılan tahminler arasında 100 bin tonu aşan fark bulunuyor. İhracatçı birliklerinin son çalışmasında rekolte 805 bin 246 ton, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonundaki komisyonların çalışmasında ise 704 bin 941 ton olarak hesaplandı. Buna karşılık üretim bölgelerinden gelen bazı saha gözlemleri, bahçelerdeki ürün miktarının açıklanan tahminlerin altında kalabileceği yönündeki tartışmaları artırıyor. Üreticilerin “Karanfil vardı ancak daha sonra beklenen miktarda fındık oluşmadı” şeklindeki gözlemleri biyolojik olarak mümkün görülürken, sektörde dile getirilen 400–500 bin tonluk düşük üretim senaryosu henüz Türkiye genelini temsil eden bilimsel bir rekolte çalışmasıyla doğrulanmış değil. Gerçek üretim miktarı hasat, ticari hareketler ve sezon sonu resmî verileriyle netleşecek. Türkiye’nin 2026 yılı fındık rekoltesi, hasat dönemine girilmesiyle birlikte sektörün en önemli tartışma başlıklarından biri haline geldi. Yılın farklı dönemlerinde yapılan tahminler; kullanılan yöntem, örnekleme zamanı, incelenen bahçe sayısı ve ürünün gelişim dönemine bağlı olarak önemli farklılıklar gösterdi. Bu nedenle rekolte rakamlarının yalnızca toplam ton üzerinden değil, hangi tarihte, hangi fenolojik dönemde, kaç bahçe ve dal üzerinde ve hangi yöntemle hesaplandığı dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor. İLK TAHMİN 829 BİN 239 TONDU İhracatçı birliklerinin 2026 yılının şubat-mart döneminde gerçekleştirdiği ilk saha çalışmasında Türkiye fındık rekoltesi 829 bin 239 ton olarak tahmin edildi. Açıklanan bilgilere göre çalışmada 12 ildeki 79 ilçede bulunan 446 bahçede toplam 1.483 dal üzerinde inceleme yapıldı. Bu dönemde ürün henüz erken gelişim aşamasında bulunduğu için hesaplamalarda karanfil yoğunluğu gibi sezon başı göstergeleri önemli yer tuttu. Bu nedenle söz konusu rakamın, nihai üretim miktarından ziyade sezon başındaki potansiyel ürün miktarını gösteren erken dönem tahmini olarak değerlendirilmesi gerekiyor. İlk çalışmaya ilişkin kamuoyuna yansıyan verilere göre Türkiye rekoltesi 829 bin 239 ton seviyesinde hesaplandı. İKİNCİ ÇALIŞMADA 809 BİN 940 TON Nisan-mayıs döneminde gerçekleştirilen ikinci değerlendirmede Türkiye’nin tahmini fındık rekoltesi 809 bin 940 ton olarak hesaplandı. Bu rakam 12–14 Mayıs tarihlerinde Makao’da düzenlenen Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi Kongresi’nde de paylaşıldı. Böylece ihracatçıların ilk tahmini birkaç ay içerisinde yaklaşık 19 bin ton aşağı yönlü revize edilmiş oldu. TEMMUZ ÇALIŞMASI: 805 BİN 246 TON Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından 13–28 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen son çalışmada ise örnekleme alanı genişletildi. Açıklanan verilere göre 15 il, 87 ilçe ve 477 bahçede toplam 1.625 dal üzerinde inceleme yapıldı. Bu aşamada yalnızca çotanak sayısının değil, çotanakların kırılarak sağlam tane, randıman ve meyve tutum durumlarının da değerlendirildiği bildirildi. Çalışmanın sonucunda Türkiye’nin 2026 yılı tahmini fındık rekoltesi 805 bin 246 ton olarak hesaplandı. Böylece ihracatçı birliklerinin şubat-mart dönemindeki 829 bin 239 tonluk ilk tahmini temmuz sonunda yaklaşık 24 bin ton aşağı çekilmiş oldu. BAKANLIK KOMİSYONLARI 704 BİN 941 TON HESAPLADI Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, fındık üretilen illerde oluşturulan rekolte tahmin komisyonlarının çalışmalarında ise Türkiye’nin 2026 yılı fındık rekoltesi 704 bin 941 ton olarak belirlendi. Bu rakam, ihracatçı birliklerinin 805 bin 246 tonluk son tahmininden 100 bin 305 ton daha düşük. İki tahmin arasındaki fark yaklaşık yüzde 14 seviyesinde bulunuyor. Bu farkın; örnekleme yöntemi, bahçe seçimi, rakım dağılımı, kullanılan verim katsayıları, boş tane oranları ve çalışma tarihleri gibi metodolojik unsurlardan kaynaklanması mümkün. Dolayısıyla iki rakam arasındaki farklılığın sağlıklı değerlendirilebilmesi için yalnızca nihai tonajların değil, kullanılan yöntemlerin de karşılaştırılması gerekiyor. ORDU’DA YAKLAŞIK 400 NOKTA İNCELENDİ Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı il müdürlüğünün açıklamasına göre Ordu’da sahil, orta ve yüksek kesimleri temsil edecek şekilde yaklaşık 400 noktada rekolte çalışması yapıldı. Sayım çalışmalarında hastalık ve zararlıların ürün üzerindeki etkilerinin de değerlendirmeye alındığı bildirildi. GİRESUN’DA 13 İLÇEDE 130 ÖRNEK BAHÇE Giresun’da ise 6–17 Temmuz tarihleri arasında 13 ilçedeki 130 örnek bahçede rekolte tespit çalışması gerçekleştirildi. Bakanlık koordinasyonundaki çalışmalar sonucunda ortaya çıkan 704 bin 941 tonluk tahmin, ihracatçıların hesabından önemli ölçüde düşük kaldı. TÜİK’İN İLK TAHMİNİ 715 BİN 350 TON TÜİK’in 2026 yılına ilişkin ilk bitkisel üretim tahmininde ise Türkiye’nin fındık üretimi 715 bin 350 ton olarak öngörüldü. Bu rakam, ihracatçı birliklerinin 805 bin tonluk tahmininden ziyade Bakanlık koordinasyonundaki komisyonların 704 bin 941 tonluk hesabına daha yakın bulunuyor. Mevcut durumda üç önemli kurumsal rakam ortaya çıkıyor: Kurum / Çalışma 2026 Tahmini İhracatçı birlikleri son tahmini 805.246 ton Bakanlık koordinasyonundaki rekolte komisyonları 704.941 ton TÜİK ilk bitkisel üretim tahmini 715.350 ton Bu farklılıklar, sezon tamamlanmadan açıklanan rekolte rakamlarının kesin üretim miktarı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor. ÜRETİCİNİN BAHÇE GÖZLEMİ FARKLI BİR TABLOYA İŞARET EDİYOR Rekolte tartışmasının diğer tarafında üreticilerin doğrudan bahçe gözlemleri bulunuyor. Giresun başta olmak üzere farklı üretim bölgelerinden bazı üreticiler, kış ve ilkbahar döneminde dallarda yoğun karanfil görülmesine rağmen ilerleyen aylarda aynı oranda fındık oluşmadığını belirtiyor. Bazı üreticiler bu durumu: “Karanfil vardı ancak daha sonra beklenen miktarda fındık oluşmadı.” sözleriyle ifade ediyor. Bu gözlemin bitki fizyolojisi bakımından mümkün olduğu biliniyor. Çünkü bir fındık dalında karanfil görülmesi, o çiçeğin mutlaka içi dolu ve hasat edilebilir bir fındığa dönüşeceği anlamına gelmiyor. KARANFİL SAYISI NEDEN TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL? Fındıkta dişi çiçeklerin görülmesi ile nihai meyvenin oluşması arasında uzun ve çok aşamalı bir biyolojik süreç bulunuyor. Nihai ürün miktarı; uygun ve yeterli tozlanmaya, çeşit uyumuna, döllenme başarısına, hava sıcaklıklarına, yağış durumuna, kuraklık ve su stresine, beslenme koşullarına, hastalık ve zararlı baskısına, fizyolojik dökülmelere, meyvenin iç doldurma başarısına bağlı olarak değişebiliyor. Dolayısıyla kış döneminde yoğun karanfil bulunması, aynı oranda hasat edilebilir ürün elde edileceğini garanti etmiyor. Bilimsel çalışmalarda da fındıkta nihai meyve tutumu ve tane oluşumunun, başarılı tozlanma ve döllenmenin yanı sıra çok sayıda çevresel ve fizyolojik etkene bağlı olduğu ortaya konuluyor. 500–600 BİN TON İHTİMALİ KONUŞULUYOR AMA HENÜZ BİLİMSEL TAHMİN DEĞİL Bahçelerden aktarılan düşük ürün gözlemleri, 2026 yılı Türkiye fındık rekoltesinin açıklanan kurumsal tahminlerin altında gerçekleşebileceği yönündeki değerlendirmeleri artırıyor. Bu kapsamda üretici ve sektör çevrelerinde 500–600 bin ton seviyeleri de gündeme getiriliyor. Ancak bu rakamların mevcut aşamada Türkiye’nin 2026 yılı için bilimsel yöntemlerle doğrulanmış ulusal rekolte tahmini olarak kabul edilmesi mümkün değil. Çünkü kamuoyuna açıklanmış; Türkiye genelini temsil eden,örnekleme yöntemi ortaya konulan,il ve ilçe dağılımı açıklanan,örnek bahçe sayısı belirtilen,kullanılan verim katsayıları yayımlanan yeni bir çalışmanın sonucu değil. Dolayısıyla 500–600 bin tonluk aralık, bazı üretici saha gözlemleri ve sektör değerlendirmelerinden hareketle gündeme gelen olası bir düşük üretim senaryosu olarak değerlendirilmelidir. Belirli bölgelerde veya bahçelerde görülen ürün kayıplarının bütün üretim alanlarına aynı oranda yansıdığını kabul etmek bilimsel açıdan doğru olmaz. 2025 SEZONU ÖNEMLİ BİR ÖRNEK Geçen sezon yaşanan gelişmeler, erken dönem rekolte tahminlerinin neden ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir örnek oluşturuyor. İhracatçı birliklerinin 2025 ürünü için şubat ayında açıkladığı ilk rekolte tahmini 768 bin 715 ton seviyesindeydi. Nisan ayında yaşanan zirai donun ardından tahminler aşağı yönlü revize edildi. Mayıs ayında 609 bin 384 ton, temmuz ayında 601 bin 206 ton, kasım ayındaki revizyonda ise 528 bin 808 ton seviyeleri açıklandı. TÜİK’in daha sonra yayımladığı 2025 yılı nihai üretim verisinde Türkiye’nin fındık üretimi 441 bin ton olarak gerçekleşti. 2025 Rekolte Süreci Açıklanan / Tahmin Edilen Miktar İlk Tahmine Göre Fark Şubat – İlk ihracatçı tahmini 768.715 ton — Mayıs – Don sonrası tahmin 609.384 ton -159.331 ton Temmuz – Yeni saha tahmini 601.206 ton -167.509 ton Kasım – İhracatçı revizyonu 528.808 ton -239.907 ton TÜİK nihai üretimi 441.000 ton -327.715 ton İLK TAHMİNLE NİHAİ ÜRETİM ARASINDA 327 BİN TON FARK 2025 sezonunda şubat ayında açıklanan 768 bin 715 tonluk ilk tahmin ile TÜİK’in açıkladığı 441 bin tonluk nihai üretim arasında 327 bin 715 ton fark oluştu. Başka bir ifadeyle nihai üretim, ilk tahminin yaklaşık yüzde 43 altında kaldı. Kasım ayında 528 bin 808 tona kadar düşürülen son ihracatçı tahmini dahi TÜİK’in açıkladığı üretimin 87 bin 808 ton üzerinde gerçekleşti. Bu tablo, erken dönemde karanfil veya daha sonraki dönemde çotanak sayımlarına dayanan rekolte çalışmalarının önemli göstergeler olmakla birlikte, nihai üretim miktarıyla aynı anlama gelmediğini gösteriyor. Ancak burada önemli bir bilimsel sınırlama bulunuyor: 2025 yılında yaşanan yüzde 43’lük farktan hareketle 2026 yılında da aynı oranda sapma yaşanacağı sonucuna varılamaz. Her sezonun iklim, don, kuraklık, hastalık, zararlı, döllenme ve verim koşulları farklıdır. Bu nedenle 2025 verileri, 2026 için doğrudan matematiksel bir düzeltme katsayısı olarak değil, erken dönem tahminlerinde oluşabilecek sapmaların mümkün olduğunu gösteren tarihsel bir örnek olarak değerlendirilmelidir. DEVREDEN STOK REKOLTEDEN AYRI TUTULMALI 2026 fındık piyasasının değerlendirilmesinde rekolte kadar önemli diğer bir unsur da önceki sezondan devreden stok miktarı. Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyinin mayıs ayında yayımlanan arz çalışmasında Türkiye’nin 2026–2027 sezonuna yaklaşık 150 bin ton kabuklu fındık stoku ile girebileceği öngörüldü. Aynı çalışmada 809 bin 940 tonluk üretim tahmini üzerinden Türkiye’nin toplam arzının 959 bin 940 ton olabileceği hesaplandı. Ancak söz konusu 150 bin ton, TMO depolarında fiilen sayılmış ve TMO tarafından resmen açıklanmış stok miktarı değil. Bu tahmini stok miktarının; ne kadarının TMO’da, ne kadarının üreticide, ne kadarının tüccar veya manavlarda, ne kadarının ihracatçılarda, ne kadarının sanayi kuruluşlarının depolarında bulunduğu kamuoyuna açıklanan tabloda ayrıştırılmıyor. Bu nedenle 150 bin tonluk rakamın doğrudan “TMO’nun elindeki stok” olarak ifade edilmesi doğru değil. TMO’NUN GÜNCEL STOK MİKTARI NET OLARAK AÇIKLANMIŞ DEĞİL TMO’nun 2026 yılı fındık alım kampanyasına ilişkin açıklamalarında Kurumun elindeki toplam fındık stokunun güncel miktarına ilişkin ayrıntılı bir stok cetveli kamuoyuyla paylaşılmış değil. Bu nedenle doğrulanabilir resmî veriler üzerinden; “TMO’nun elinde şu kadar, üreticinin elinde bu kadar fındık bulunmaktadır” şeklinde kesin bir tonaj dağılımı yapmak mümkün değil. Ordu Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Bayhan, 13 Şubat 2026 tarihinde yaptığı açıklamada TMO’nun elinde piyasayı baskılayabilecek ölçüde fındık kalmadığını ve üreticide de sınırlı miktarda ürün bulunduğunu savundu. Ancak bu açıklama, TMO tarafından yayımlanmış resmî bir stok cetveli değil; sektör ve meslek kuruluşu temsilcisinin değerlendirmesi niteliğinde. Ağustos ayında ziraat odası temsilcilerinin yaptığı bazı açıklamalar ise bazı üreticilerin ellerinde hâlen 2025 mahsulü bulunduğunu gösteriyor. Ancak üretici elindeki eski mahsulün Türkiye genelindeki toplam miktarına ilişkin de doğrulanmış bir tonaj bulunmuyor. TMO YALNIZCA YENİ MAHSULÜ KABUL EDİYOR TMO’nun 2026 yılı alım esaslarına göre Kurum, yeni sezon ürünü dışında eski mahsul veya eski ve yeni mahsulün karıştırıldığı ürünleri kabul etmiyor. Bu nedenle üreticinin elinde kalmış olan 2025 mahsulü fındık, TMO’nun 2026 sezonu için açıkladığı yeni mahsul alım fiyatından değerlendirilemiyor. Bu durum, eski mahsul üretici stokunun serbest piyasadaki davranışının yeni sezon ürününden ayrı değerlendirilmesini gerektiriyor. STOK İLE REKOLTE BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMALI Fındık piyasasında iki temel kavramın birbirinden ayrılması gerekiyor: Rekolte, belirli üretim yılında bahçeden elde edilen yeni ürün miktarıdır. Toplam arz ise yeni üretimin yanı sıra önceki yıllardan devreden stokları da kapsayabilir. Dolayısıyla geçen yıldan kaldığı tahmin edilen 150 bin tonluk stok, 2026 yılında bahçelerde üretilen fındık miktarının bir parçası değildir. Örneğin 2026 yılı yeni mahsul üretiminin 700 bin ton ve devreden stokun 150 bin ton olduğu varsayıldığında toplam arz 850 bin tona ulaşabilir. Ancak bu durumda 2026 rekoltesi yine 700 bin tondur. Bu ayrım fiyat analizi açısından da önem taşıyor. Üreticinin elindeki fındıkla büyük sanayi kuruluşlarının, ihracatçıların veya ticari depoların elindeki stokların piyasaya çıkış zamanı ve fiyat davranışı aynı olmayabilir. Bu nedenle sağlıklı bir piyasa analizi yapılabilmesi için stokların ekonomik aktörlere göre mümkün olduğunca ayrıştırılması gerekiyor. REKOLTE ÇALIŞMALARINDA DAHA FAZLA ŞEFFAFLIK GEREKİYOR İhracatçıların 805 bin 246 tonluk hesabı ile Bakanlık koordinasyonundaki komisyonların 704 bin 941 tonluk tahmini arasında yaklaşık 100 bin ton fark bulunması, rekolte çalışmalarının metodolojisinin daha ayrıntılı açıklanmasının önemini artırıyor. Bilimsel karşılaştırmanın yapılabilmesi için mümkün olduğunca şu bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması yararlı olacaktır: Örnek bahçelerin il ve ilçe dağılımı, rakım grupları, çeşit dağılımı, bahçelerin bakım durumu, dekara düşen ocak sayısı, dal başına çotanak miktarı, çotanaktaki ortalama tane sayısı, boş ve gelişmemiş tane oranı, randıman, hastalık ve zararlı etkisi, kullanılan verim katsayıları, sonuçların hata payı veya güven aralığı. Bu veriler yayımlandığında iki farklı kurumsal tahmin arasındaki yaklaşık 100 bin tonluk farkın nedenleri daha sağlıklı biçimde analiz edilebilir. YÜKSEK REKOLTE TAHMİNİ FİYATI ETKİLEYEBİLİR Mİ? Rekolte tahminleri yalnızca teknik veya istatistiksel bir konu değil. Tarımsal ürün piyasalarında beklenen üretim miktarı, arz beklentilerini ve buna bağlı olarak alıcıların, satıcıların ve sanayi kuruluşlarının piyasa davranışlarını etkileyebilen unsurlardan biri. Ancak belirli bir rekolte açıklamasının tek başına piyasa fiyatını düşürdüğünü söyleyebilmek için ayrıca ekonomik veri ve nedensellik analizi yapılması gerekir. Bu nedenle daha doğru değerlendirme şudur: Gerçekleşenden yüksek bir rekolte beklentisinin oluşması, diğer piyasa koşullarıyla birlikte, üreticinin pazarlık gücü ve fiyat beklentileri üzerinde etkili olabilecek faktörlerden biridir. Bu etkinin derecesi; dünya fındık üretimi, devreden stok, ihracat talebi, sanayi talebi, döviz kuru, büyük alıcıların satın alma politikaları, TMO ve diğer kamu müdahaleleri ile birlikte değerlendirilmelidir. BUGÜN İÇİN ÜÇ AYRI TABLO VAR 29 Ağustos 2026 itibarıyla kamuoyuna yansıyan bilgiler değerlendirildiğinde üç ayrı seviye öne çıkıyor: İhracatçı birliklerinin son tahmini: 805 bin 246 ton. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonundaki komisyonların tahmini: 704 bin 941 ton. Bazı üretici ve sektör çevrelerinin saha gözlemlerinden hareketle dile getirdiği düşük üretim senaryosu: 500–600 bin ton. Ancak üçüncü rakamın ilk iki tahminle aynı bilimsel ve kurumsal statüde olmadığı özellikle belirtilmeli. 805 bin ve 704 bin tonluk rakamlar belirli örnekleme ve saha çalışmalarına dayanırken, 500–600 bin tonluk seviye henüz kamuoyuna açıklanmış ulusal ölçekli yeni bir rekolte çalışmasıyla doğrulanmış değil. GERÇEK TABLO HARMANDA VE SEZON SONUNDA ORTAYA ÇIKACAK Fındıkta kesin üretim miktarının hasat tamamlanmadan tam olarak belirlenmesi oldukça güç. Sezon ilerledikçe; üreticinin harmana indirdiği ürün, TMO alımları, FİSKOBİRLİK ve diğer alıcıların alımları, ticaret borsalarının tescil rakamları, ihracat miktarları, iç tüketim, sanayi kullanımı, devreden stoklar birlikte değerlendirilmeli. TÜİK’in sezon sonunda açıklayacağı nihai üretim verisi de 2026 yılı rekoltesinin resmî istatistikler açısından temel referansı olacak. SONUÇ: TAHMİN, SAHA GÖZLEMİ VE GERÇEK ÜRETİM AYRI AYRI DEĞERLENDİRİLMELİ 2026 yılı fındık rekoltesinde bugün için kesin bir rakamdan değil, farklı yöntemlerle oluşturulmuş tahminlerden söz etmek daha doğru. İhracatçı birliklerinin 805 bin 246 tonluk son tahmini ile Bakanlık koordinasyonundaki komisyonların 704 bin 941 tonluk hesabı arasında yaklaşık 100 bin tonluk fark bulunuyor. TÜİK’in 715 bin 350 tonluk ilk tahmini ise Bakanlık komisyonlarının rakamına daha yakın duruyor. Bahçelerden gelen ve “karanfil vardı ancak beklenen miktarda fındık oluşmadı” şeklinde özetlenen üretici gözlemleri de biyolojik açıdan dikkate alınması gereken saha bulguları arasında. Ancak bu gözlemlerden hareketle Türkiye rekoltesinin kesin olarak 400–500 bin tona gerilediği sonucuna ulaşmak için henüz yeterli ulusal ve karşılaştırılabilir veri bulunmuyor. 2025 yılında ilk tahminle nihai üretim arasında 327 bin 715 tonluk fark yaşanmış olması da erken dönem tahminlerinin ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Bununla birlikte geçen yıl yaşanan sapmanın 2026 yılına doğrudan uygulanması da bilimsel olarak doğru değil. Sağlıklı değerlendirme için kurumsal rekolte tahminlerinin tahmin olarak, üreticilerin bahçe gözlemlerinin saha bulgusu olarak, geçen yıldan devreden stokların ise yeni mahsul üretiminden ayrı bir arz unsuru olarak ele alınması gerekiyor. İhracatçı birliklerinin ve Bakanlık koordinasyonundaki komisyonların kullandıkları yöntemleri, ilçe ve rakım bazlı verileri, boş tane oranlarını ve verim katsayılarını daha ayrıntılı paylaşması; TMO’nun da elindeki stok ile sezon boyunca gerçekleştirdiği günlük ve toplam alım miktarlarını düzenli olarak kamuoyuna açıklaması, piyasadaki belirsizliği azaltacaktır. Çünkü fındıkta rekolte hesabı yalnızca istatistikten ibaret değil. Üretim beklentisine ilişkin açıklamalar, piyasanın arz algısını ve dolayısıyla üreticinin fiyat beklentisini ve pazarlık koşullarını etkileyebilecek ekonomik göstergeler arasında yer alıyor. 2026 sezonunun gerçek fındık rekoltesi ise tahmin tablolarından çok, harmana giren ürün ve sezon sonunda ortaya çıkacak resmî kayıtlarla belli olacak.

FİSKOBİRLİK 207 TL’YE İNDİ, ÜRETİCİDE YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT BASKISI Haber

FİSKOBİRLİK 207 TL’YE İNDİ, ÜRETİCİDE YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT BASKISI

FİSKOBİRLİK 207 TL’YE İNDİ, ÜRETİCİDE YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT BASKISI FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi, Giresun kalite 50 randıman fındık fiyatını 207 TL olarak açıkladı. G eçen hafta 215 TL üzerinden tartışma yaratan fiyatın bugün 8 TL daha aşağı çekilmesi, yeni mahsul öncesinde piyasada düşük fiyat zemini oluşturulduğu yönündeki endişeleri artırdı. YENİ LİSTEDE 50 RANDIMAN GİRESUN KALİTE 207 TL OLDU FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi’nin bugün yayımladığı yeni fiyat tablosunda 50 randıman Giresun kalite fındık 207 TL, coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı 210 TL, sivri/kara kalite fındık ise 160 TL olarak yer aldı. Tabloda coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı üretici belgesine sahip üreticilere kilogram başına 3 TL ek ödeme yapılacağı belirtildi. Bu ek ödeme, 50 randıman Giresun kalite fındıkta fiyatı 210 TL’ye taşıdı. FİSKOBİRLİK fiyatların net olduğunu, herhangi bir kesinti uygulanmadığını açıkladı. Ancak üretici cephesindeki tartışma kesinti başlığında değil, fiyatın seviyesi, düşüşün hızı ve yeni mahsul öncesindeki piyasa etkisi üzerinde yoğunlaştı. BUGÜNKÜ FİYAT TABLOSU Randıman Giresun Kalite Coğrafi İşaretli Sivri/Kara 50 randıman 207,00 TL 210,00 TL 160,00 TL 51 randıman 211,14 TL 214,14 TL 163,20 TL 52 randıman 215,28 TL 218,28 TL 166,40 TL 53 randıman 219,42 TL 222,42 TL 169,60 TL 54 randıman 223,56 TL 226,56 TL 172,80 TL 55 randıman 227,70 TL 230,70 TL 176,00 TL 56 randıman 231,84 TL 234,84 TL 179,20 TL Yeni tablo, FİSKOBİRLİK’in önceki fiyat açıklamalarına kıyasla düşüş eğilimini sürdürdüğünü gösterdi. 50 randıman Giresun kalite fındıkta geçen hafta 215 TL olan fiyat bugün 207 TL’ye indi. BİR HAFTADA 8 TL DAHA DÜŞTÜ Giresun Sonhaber’in geçen hafta yayımladığı değerlendirme haberinde FİSKOBİRLİK’in 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatını 215 TL’ye çekmesinin üreticide şaşkınlık ve endişe yarattığı vurgulanmıştı. Haberde, Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan fiyatın yeni mahsul öncesinde 215 TL’ye gerilemesinin piyasa baskısı tartışmasını büyüttüğü ifade edilmişti. Bugünkü yeni listeyle birlikte fiyat 215 TL’den 207 TL’ye düştü. Böylece bir hafta içinde kilogram başına 8 TL’lik yeni bir gerileme yaşandı. 7 Mayıs 2026’da 227 TL seviyesinde bulunan 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatı, bugünkü tabloyla birlikte 20 TL aşağı indi. Bu düşüş yaklaşık yüzde 8,8’lik kayba karşılık geldi. 347 TL’DEN 207 TL’YE: ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ ZAYIFLATILIYOR FİSKOBİRLİK’in 2025 mahsulü Giresun kalite fındık fiyatı sezon içinde 347 TL’ye kadar yükselmişti. Bugünkü 207 TL’lik fiyat, zirve seviyeye göre kilogram başına 140 TL’lik düşüş anlamına geliyor. Bu tablo, yalnızca eski mahsul fiyatındaki gerilemeyi göstermiyor. Yeni mahsulün hasadına kısa süre kala açıklanan her düşük fiyat, serbest piyasada beklenti oluşturan bir referans haline geliyor. Üretici açısından risk burada başlıyor. FİSKOBİRLİK’in fiyatı teknik olarak eski mahsule dönük görünse de açıklamanın zamanı yeni sezon pazarlığını doğrudan etkiliyor. Hasat öncesi dönemde 207 TL seviyesinin ortaya konulması, yeni mahsul için daha düşük fiyat beklentisinin güçlenmesine yol açabilecek bir zemin oluşturuyor. FİSKOBİRLİK’İN FİYATI ALIM GÜCÜYLE DESTEKLENMİYORSA PİYASADA BASKI UNSURUNA DÖNÜŞÜR FİSKOBİRLİK geçmişte üretici adına piyasada denge kuran bir kurum olarak görülüyordu. Bugün ise kurumun fiyat açıklamalarının arkasındaki fiili alım gücü, stok miktarı ve piyasa ağırlığı tartışma konusu olmayı sürdürüyor. FİSKOBİRLİK’in 2025/2026 sezonunda üreticiden kaç ton kabuklu fındık aldığı, bu fiyatlarla ne kadar ürün alacağı ve elindeki stokun hangi seviyede bulunduğu kamuoyuna açık biçimde paylaşılmıyor. Bu belirsizlik devam ederken yayımlanan düşük fiyat listeleri, üretici lehine güven veren bir alım politikası olarak değil, piyasaya aşağı yönlü fiyat sinyali veren bir açıklama olarak okunuyor. Fiyat açıklayan kurumun piyasada güçlü alıcı olup olmadığı kritik önem taşıyor. Çünkü yüksek tonajlı alım yapılmayan bir fiyat listesi, üreticinin elindeki ürüne gerçek talep oluşturmaz; buna karşılık sanayici ve tüccar tarafında düşük referans fiyat algısı yaratabilir. GİRESUN KALİTE FINDIK ORTALAMA FİYAT MANTIĞINA SIKIŞTIRILAMAZ Giresun kalite fındık, üretim koşulları bakımından Türkiye’deki birçok bölgeden farklı bir maliyet yapısına sahip bulunuyor. Giresun’da fındık büyük ölçüde yamaçlarda, parçalı ve eğimli arazilerde, yoğun insan emeğiyle üretiliyor. Ova bölgelerinde makineleşmeye daha uygun koşullar varken Giresun’da üretici daha düşük verim, daha yüksek işçilik maliyeti ve daha zor arazi koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. Buna rağmen Giresun kalite fındığın aroma ve kalite değeri piyasa fiyatına yeterince yansımıyor. Bugün açıklanan 207 TL’lik fiyat, bu üretim gerçekliğini karşılamaktan uzak bir tablo ortaya koyuyor. Giresun kalite fındık, yalnızca randıman üzerinden ve ortalama piyasa mantığıyla fiyatlandırıldığında üreticinin maliyeti, emeği ve ürünün kalite farkı görünmez hale geliyor. YENİ MAHSUL ÖNCESİ DÜŞÜK REFERANS RİSKİ BÜYÜYOR Fındık piyasasında hasat öncesi açıklanan fiyatlar, yalnızca mevcut ürünün değil, yeni sezonun pazarlık sınırlarının da şekillenmesine neden oluyor. Bu nedenle FİSKOBİRLİK’in 207 TL’lik fiyatı üretici açısından kritik bir eşik haline geldi. Üretici, artan bahçe bakım maliyetleri, gübre, ilaç, patoz, taşıma ve işçilik giderleriyle yeni sezona hazırlanırken fiyatın aşağı çekilmesi beklentiyi zayıflatıyor. Üstelik bu fiyatı açıklayan kurumun piyasadan ne kadar ürün alacağı da bilinmiyor. Bu şartlarda 207 TL’lik fiyat, üreticinin yeni mahsul için güçlü pazarlık yapmasını zorlaştırabilecek bir referans olarak öne çıkıyor. Sanayici ve ihracatçı tarafının bu seviyeyi yeni sezon öncesi dayanak fiyat gibi kullanması üretici aleyhine sonuç doğurabilir. YANIT BEKLEYEN BAŞLIKLAR ARTTI FİSKOBİRLİK’in bugün açıkladığı yeni fiyat tablosu, kurumun kamuoyuna açıklaması gereken başlıkları daha da önemli hale getirdi. Yanıt Bekleyen Başlık Üretici Açısından Önemi 2025/2026 sezonunda kaç ton fındık alındı? Fiyat açıklamasının gerçek piyasa ağırlığını gösterir. 207 TL fiyatıyla ne kadar alım yapılacak? Listenin fiili alım mı, piyasa sinyali mi olduğunu ortaya koyar. Mevcut stok miktarı nedir? Kurumun piyasaya müdahale kapasitesini belirler. Fiyat neden 215 TL’den 207 TL’ye çekildi? Düşüşün gerekçesini ve yeni mahsule etkisini açıklar. Ödeme takvimi nasıl işleyecek? Üreticinin ürünü teslim etme kararını etkiler. Yeni sezon beklentisine etkisi hesaplandı mı? 2026 mahsulü pazarlığı açısından belirleyici olur. FİSKOBİRLİK bu başlıklarda açık, belgeli ve ölçülebilir bilgi vermediği sürece üretici güveni güçlenmez. Fiyat listesi yayımlamak tek başına piyasa düzenleyici bir adım değildir. Üretici lehine sonuç doğurması için açıklanan fiyatın alım tonajı, ödeme gücü ve şeffaf stok bilgisiyle desteklenmesi gerekir. ÜRETİCİ 207 TL’Yİ ALIM FİYATI DEĞİL, YENİ SEZON MESAJI OLARAK OKUYOR Bugünkü tablo, FİSKOBİRLİK’in fiyat politikasına yönelik tartışmayı daha sert bir noktaya taşıdı. Geçen hafta 215 TL üzerinden başlayan tepki, bugün 207 TL ile daha da büyüdü. Fındık üreticisi açısından bu rakam yalnızca elde kalan eski mahsulün fiyatı değildir. Hasat öncesi dönemde açıklanan 207 TL, yeni mahsul pazarlığında üreticinin karşısına çıkabilecek düşük bir eşik anlamı taşıyor. FİSKOBİRLİK üretici lehine hareket ettiğini göstermek istiyorsa fiyat listesi yayımlamakla yetinmemeli; kaç ton alım yaptığını, hangi fiyatla ne kadar ürün alacağını, stok durumunu, ödeme planını ve fiyat düşüşünün gerekçesini kamuoyuna açıklamalıdır. Şeffaflık sağlanmadığı sürece 207 TL’lik fiyat, üretici tarafından güven veren bir alım politikası olarak değil, yeni mahsul öncesi düşük fiyat beklentisini güçlendiren bir hamle olarak değerlendirilecektir. KAYNAKÇA FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi bugün yayımlanan fiyat tablosu: 50 randıman Giresun kalite 207 TL, coğrafi işaretli Giresun tombul 210 TL, sivri/kara 160 TL. Giresun Sonhaber, “FİSKOBİRLİK ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI”, 02.06.2026, güncelleme: 03.06.2026. https://www.giresunsonhaber.com/ekonomi/fiskobirlik-ureticide-saskinlik-ve-endise-yaratti-14450

FİSKOBİRLİK ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI Haber

FİSKOBİRLİK ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI

FİSKOBİRLİK’İN 215 TL’LİK FINDIK FİYATI YENİ MAHSUL ÖNCESİ ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI FINDIKTA 347 TL’DEN 215 TL’YE: FİSKOBİRLİK’İN FİYATI PİYASA BASKISI TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ YENİ MAHSUL ÖNCESİ 215 TL GERİLİMİ: FİSKOBİRLİK FİYAT MI AÇIKLADI, PİYASAYA ÇIPA MI ATTI? FİSKOBİRLİK’İN 215 TL’LİK FINDIK FİYATI YENİ MAHSUL ÖNCESİ ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi’nin yeni fiyat listesinde 2025 mahsulü Giresun kalite 50 randıman fındık için alım fiyatı 215 TL/kg olarak açıklandı. Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan fiyatın, 2026 mahsulünün toplanmasına yaklaşık iki ay kala 215 TL’ye kadar gerilemesi üretici cephesinde şaşkınlık ve endişe yarattı. Alım gücü, stok miktarı ve fiili piyasa ağırlığı belirsiz olan bir kurumun fiyat açıklamalarıyla yeni sezon beklentisini aşağı çekip çekmediği sorusu yeniden gündemin merkezine yerleşti. YENİ LİSTEDE 50 RANDIMAN FINDIK 215 TL OLDU Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ne bağlı Giresun Kooperatifi yeni fiyat tablosunu yayımladı. Açıklanan tablo, fındık piyasasında yeni mahsul öncesi sert bir tartışma başlattı. FİSKOBİRLİK, 2025 mahsulü Giresun kalite fındıkta 50 randıman için alım fiyatını 215 TL/kg olarak duyurdu. Coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı üretici belgesine sahip üreticilere kilogram başına 3 TL ek ödeme yapılacağı belirtildi. Bu farkla 50 randıman coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı fiyatı 218 TL/kg oldu. Sivri/kara kalite fındıkta 50 randıman fiyatı ise 160 TL/kg seviyesinde kaldı. FİSKOBİRLİK, tabloda yer alan fiyatların net olduğunu ve herhangi bir kesinti uygulanmadığını bildirdi. Ancak üretici açısından tartışma kesinti başlığında değil, fiyatın seviyesi, zamanlaması ve piyasa etkisi üzerinde yoğunlaştı. BUGÜNKÜ FİSKOBİRLİK FİYAT TABLOSU Randıman Giresun Kalite Coğrafi İşaretli Giresun Tombul Sivri/Kara 50 randıman 215,00 TL 218,00 TL 160,00 TL 53 randıman 227,90 TL 230,90 TL 169,60 TL 54 randıman 232,20 TL 235,20 TL 172,80 TL 56 randıman 240,80 TL 243,80 TL 179,20 TL Kaynak: FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi’nin bugün yayımlanan fiyat tablosu. Bu tablo eski mahsule dönük teknik bir liste olarak okunamaz. Fındıkta fiyat açıklaması, özellikle yeni mahsul öncesinde, serbest piyasanın beklentisini doğrudan etkiler. FİSKOBİRLİK’in 215 TL’lik fiyatı bu nedenle yalnızca alım fiyatı değil, aynı zamanda yeni sezon öncesi piyasa mesajıdır. 7 MAYIS’A GÖRE 12 TL’LİK DÜŞÜŞ VAR FİSKOBİRLİK’in 7 Mayıs 2026’da yayımlanan önceki fiyat tablosunda 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatı 227 TL/kg seviyesindeydi. Bugünkü listede aynı kalite ve randımanda fiyat 215 TL/kg olarak açıklandı. Bu tablo, yaklaşık bir ay içinde 12 TL’lik düşüş anlamına geliyor. Gerileme, 7 Mayıs fiyatına göre yaklaşık yüzde 5,3 seviyesinde. Karşılaştırma 50 Randıman Giresun Kalite Fiyatı Değişim 7 Mayıs 2026 227 TL/kg - Bugünkü tablo 215 TL/kg -12 TL Oransal değişim - Yaklaşık -%5,3 Düşüşün zamanlaması üretici cephesindeki tepkinin ana nedenidir. 2026 mahsulünün toplanmasına yaklaşık iki ay kala yapılan bu açıklama, yalnızca 2025 mahsulü için cari bir alım fiyatı değildir. Bu fiyat, yeni sezon beklentisini aşağı çekebilecek doğrudan bir piyasa sinyalidir. EYLÜL 2025’TE 347 TL’YE ÇIKAN FİYAT 215 TL’YE GERİLEDİ FİSKOBİRLİK’in 2025 mahsulü için açıkladığı fiyatlar sezon içinde sert yükseldi, ardından kademeli biçimde geri çekildi. Giresun kalite 50 randıman fındıkta fiyat, Ağustos 2025’te 190 TL seviyesinden başladı. Eylül ayında 347 TL’ye kadar çıktı. 2026 yılına girildikten sonra fiyatlarda belirgin düşüş yaşandı. Bugünkü 215 TL’lik fiyat, Eylül 2025’teki 347 TL seviyesinden 132 TL daha düşük bir noktaya işaret ediyor. Bu gerileme üretici açısından ağırdır. Yeni mahsul öncesinde böyle bir fiyat seviyesi üreticinin beklentisini güçlendirmez, zayıflatır. FİYAT KRONOLOJİSİ: 50 RANDIMAN GİRESUN KALİTE Tarih Açıklanan Fiyat 5 Ağustos 2025 190 TL 18 Ağustos 2025 220 TL 22 Ağustos 2025 230 TL 26 Ağustos 2025 245 TL 30 Ağustos 2025 260 TL 1 Eylül 2025 272 TL 10 Eylül 2025 310 TL 23 Eylül 2025 347 TL 27 Eylül 2025 337 TL 9 Ekim 2025 325 TL 13 Ekim 2025 335 TL 4 Kasım 2025 302 TL 14 Kasım 2025 290 TL 9 Aralık 2025 270 TL 8 Ocak 2026 307 TL 3 Şubat 2026 272 TL 23 Mart 2026 257 TL 25 Mart 2026 242 TL 7 Mayıs 2026 227 TL Bugünkü tablo 215 TL Not: Kronoloji, FİSKOBİRLİK’in kamuya yansıyan fiyat paylaşımları ve yerel haber kaynaklarında yayımlanan fiyat listeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Fiyat kronolojisi açık bir tablo ortaya koyuyor. FİSKOBİRLİK’in 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatı, Eylül 2025’te zirveye çıktıktan sonra 2026 mahsulü öncesinde 215 TL’ye kadar çekildi. Üreticinin tepkisi bu gerilemeye ve bu gerilemenin zamanlamasına yöneliyor. ASIL SORU: FİSKOBİRLİK GERÇEKTEN NE KADAR FINDIK ALIYOR? Bugünkü fiyat açıklamasının tartışma yaratmasının nedeni yalnızca fiyatın düşmesi değildir. Daha kritik sorun, FİSKOBİRLİK’in bu fiyatların arkasında ne kadar fiili alım yaptığıdır. Kurumun 2025/2026 sezonunda üreticiden kaç ton kabuklu fındık aldığı bilinmiyor. Elindeki stok miktarı düzenli biçimde açıklanmıyor. Açıklanan fiyatlarla piyasadan ne kadar ürün çekildiği kamuoyuna açık, düzenli ve denetlenebilir biçimde paylaşılmıyor. Bu nedenle üretici çevrelerinde şu soru öne çıkıyor: FİSKOBİRLİK yüksek tonajlı alım yapan güçlü bir piyasa oyuncusu gibi fiyat açıklıyor; ancak bu açıklamaların arkasında gerçekten ne kadar fiili alım var? Bu soru yanıtlanmadan açıklanan fiyatın piyasa etkisi sağlıklı biçimde değerlendirilemez. Fiyat açıklamak tek başına yeterli değildir. Fiyatın arkasında tonaj, stok, ödeme takvimi ve gerçek alım gücü olmalıdır. PİYASA HAKİMİYETİ Mİ, ALGI ETKİSİ Mİ? FİSKOBİRLİK geçmişte üretici adına piyasada denge unsuru olarak görülen bir kurumdu. Ancak son yıllarda kurumun piyasadaki fiili ağırlığını kaybettiği yönündeki eleştiriler arttı. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, daha önce yaptığı açıklamalarda FİSKOBİRLİK’in artık fındık üretilen ilçelerde dahi belirleyici bir piyasa gücü kalmadığını savundu. Karan, kurumun üretici lehine fiyat oluşturma kabiliyetini kaybettiğini ileri sürdü. Bu eleştiriler, 215 TL’lik fiyat açıklamasıyla yeniden gündeme geldi. Piyasa hakimiyeti olmayan ya da alım tonajı bilinmeyen bir kurumun fiyat açıklaması, fiili alım gücünden çok piyasa beklentisi üzerinde etkili olur. Bu noktada tartışma dört soruda düğümleniyor: Soru Önemi FİSKOBİRLİK kaç ton fındık aldı? Açıklanan fiyatın gerçek piyasa ağırlığını gösterir. Elindeki stok ne kadar? Kurumun piyasaya müdahale kapasitesini gösterir. Fiyat açıklanan günlerde fiili alım yapılıyor mu? Fiyatın gerçek alım fiyatı mı, referans sinyali mi olduğunu gösterir. Yeni mahsul öncesi fiyat düşüşü neden yapıldı? 2026 mahsulü fiyat beklentisine etkisini gösterir. Bu soruların yanıtı verilmeden 215 TL’lik fiyatın üretici lehine çalıştığı söylenemez. YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT ÇIPASI TARTIŞMASI BÜYÜDÜ Ekonomi çevrelerinde fiyat çıpası, piyasadaki aktörlerin beklentilerini belirleyen referans fiyat anlamına gelir. FİSKOBİRLİK’in 215 TL’lik fiyat açıklaması da bu açıdan tartışılıyor. Açıklanan fiyat teknik olarak 2025 mahsulüne ilişkin olsa da zamanlama açısından 2026 mahsulü öncesine denk geliyor. Yeni sezon fındığının toplanmasına yaklaşık iki ay kala eski mahsul fiyatının aşağı çekilmesi, üreticinin yeni sezon pazarlık gücünü zayıflatabilecek bir beklenti oluşturabilir. Üretici açısından risk açıktır: Olası Etki Üretici Açısından Sonuç Eski mahsul fiyatı aşağı çekilir Yeni mahsul için düşük beklenti oluşabilir. Alım tonajı açıklanmaz Fiyatın gerçek piyasa ağırlığı bilinmez. Kurum güçlü alıcı gibi görünür Piyasada düşük referans fiyat oluşabilir. Sanayici/ihracatçı bu fiyatı baz alır Üreticinin pazarlık alanı daralabilir. Bu nedenle bugünkü fiyat listesi yalnızca 2025 mahsulü alım fiyatı olarak görülemez. Liste, 2026 sezonu öncesinde piyasanın psikolojik eşiğini belirleyebilecek bir açıklama niteliği taşıyor. Piyasa, FİSKOBİRLİK’in kaç ton fındık aldığını bilmek istiyor. Hangi fiyattan ne kadar alım yapıldığını görmek istiyor. Stok miktarının açıklanmasını istiyor. Yeni mahsul öncesi fiyat düşüşünün gerekçesini öğrenmek istiyor. Bu bilgiler verilmediği sürece fiyat açıklamaları üretici lehine güven verici bir mekanizma olmaktan çıkar. Piyasa beklentisini aşağı çeken bir araca dönüşür. Fındık üreticisi için 215 TL yalnızca bir kilogram fiyatı değildir. Bu rakam, yeni sezon pazarlığının nereden başlayacağını belirleyebilecek bir eşiktir. YANIT BEKLEYEN SORULAR FİSKOBİRLİK yönetiminin bugünkü fiyat tablosunun ardından kamuoyuna açık yanıt vermesi gereken sorular şunlardır: Soru Beklenen Açıklama 2025/2026 sezonunda kaç ton fındık alındı? İl/kooperatif bazında toplam alım miktarı 215 TL fiyatıyla fiilen ne kadar alım yapılacak? Tonaj ve süre bilgisi Elinizdeki mevcut stok nedir? Kabuklu, iç ve mamul ürün kırılımı Fiyat neden 347 TL’den 215 TL’ye kadar indi? Piyasa, stok, finansman ve satış gerekçesi Yeni mahsul öncesi bu fiyatın etkisi hesaplandı mı? 2026 mahsulü beklentisine etkisi Gayrimenkul satışlarından elde edilen gelir nereye harcandı? Borç, faiz, yatırım veya işletme gideri kırılımı Kurumun fiyat açıklama yeteneği fiili alım gücüyle uyumlu mu? Alım kapasitesi ve piyasa payı Bu sorulara açık, belgeli ve ölçülebilir yanıt verilmeden üretici güveni kurulamaz. FİSKOBİRLİK’in bugün açıkladığı 215 TL’lik fiyat, teknik olarak 2025 mahsulü için geçerli bir alım fiyatıdır. Ancak açıklamanın zamanlaması ve kurumun alım tonajındaki belirsizlik, bu listeyi sıradan bir fiyat duyurusu olmaktan çıkardı. Yeni mahsule kısa süre kala yapılan aşağı yönlü fiyat açıklaması, piyasada üretici aleyhine beklenti oluşturma riski taşıyor. Bu fiyatı açıklayan kurumun ne kadar ürün aldığı, piyasada ne kadar ağırlığı bulunduğu ve stok gücünün ne seviyede olduğu bilinmiyorsa, açıklamanın piyasa üzerindeki etkisi daha da tartışmalı hale gelir. Bugünkü tablo, FİSKOBİRLİK’in artık yalnızca kaç lira fiyat açıkladığı üzerinden değil, bu fiyatı hangi güçle, hangi amaçla ve kimin çıkarına açıkladığı üzerinden tartışılması gerektiğini gösteriyor. Fındık piyasasında üreticinin korunması için fiyat listelerinden önce şeffaflık gerekir. FİSKOBİRLİK’in alım tonajını, stokunu, finansal durumunu ve fiyat politikası gerekçesini açıklaması üretici güveni ve piyasa sağlığı açısından zorunlu hale gelmiştir. 215 TL’LİK FİYAT LİSTESİ KAPANMIŞ BİR KONU DEĞİL Bugün açıklanan 215 TL’lik FİSKOBİRLİK fiyatı, 2025 mahsulü için bir alım listesi olmanın ötesine geçti. Bu fiyat, 2026 mahsulü öncesinde piyasa beklentisini etkileyebilecek kritik bir gelişmeye dönüştü. Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatının yeni sezon öncesinde 215 TL’ye kadar çekilmesi üretici cephesinde haklı sorular doğurdu. FİSKOBİRLİK bu sorulara açık ve belgeli yanıt vermediği sürece bugünkü fiyat listesi üretici tarafından alım duyurusu olarak değil, yeni mahsul öncesi fiyat baskısı olarak okunmaya devam edecektir. KAYNAKÇA FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi bugün yayımlanan fiyat tablosu 50 randıman Giresun kalite 215 TL, coğrafi işaretli 218 TL, sivri/kara 160 TL. FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi 7 Mayıs 2026 fiyat tablosu 50 randıman Giresun kalite 227 TL, coğrafi işaretli 230 TL. Kelkit Vadisi, 7 Mayıs 2026 “FİSKOBİRLİK’ten fındık fiyatlarında revize: Güncel alım listesi açıklandı.” https://kelkitvadisi.com.tr/haber/631-fi-skobi-rli-k-ten-findik-fiyatlarinda-revize-guncel-alim-listesi-aciklandi Giresun Sonhaber fiyat kronolojisi FİSKOBİRLİK’in 2025 mahsulü için Ağustos 2025’ten itibaren açıkladığı fiyatlara ilişkin haber arşivi. https://www.giresunsonhaber.com/haberleri/giresun-kalite Yeni Şebinkarahisar, Ağustos 2025 fiyat artışları FİSKOBİRLİK’in Ağustos 2025’te bir hafta içinde yaptığı fiyat güncellemeleri. https://yenisebinkarahisar.net/haber/26020719/fiskobirlikten-bir-haftada-3-kez-findik-fiyati-artisi-iste-guncel-giresun-kalite-findik-fiyatlari TBMM Lütfi Bayraktar özgeçmişi Lütfi Bayraktar’ın siyasi geçmişi, FİSKOBİRLİK yönetim kurulu görevi ve milletvekilliği bilgileri. https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/milletvekilidetay?DonemId=134155f0-c3d6-4d24-893b-f3a2ef695ae7&Id=4d804eac-0ad4-4397-b33d-01886762726e TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeleri Lütfi Bayraktar’ın komisyon üyeliği. https://tbmm.gov.tr/ihtisas-komisyonlari/KomisyonUyeleri/tarim-orman-ve-koyisleri-komisyonu/f72877d1-b476-037b-e050-007f01005610 FİSKOBİRLİK açıklaması, 27 Mayıs 2025 Kurumun borç, yatırım ve gayrimenkul iddialarına ilişkin yanıtı. https://www.fiskobirlik.com.tr/tr/fiskobirlikten-medyada-cikan-iddialara-iliskin-yalanlama/bdetay/155 Haberler / ANKA, 4 Aralık 2025 Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’ın FİSKOBİRLİK ve Lütfi Bayraktar’a yönelik eleştirileri. https://www.haberler.com/yerel/giresun-ziraat-odasi-baskani-karan-dan-fiskobirlik-19323762-haberi/ Haberler / ANKA, 21 Nisan 2025 FİSKOBİRLİK’in gayrimenkul satışları ve üretici çevrelerinde oluşan tartışmalar. https://www.haberler.com/ekonomi/fiskobirlik-in-gayrimenkul-satisi-tartisma-yaratti-18534725-haberi/

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.